ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

256 haber · Sayfa 9

İrlanda’da Bir Süt Çiftliği: 290 Gün Mera ve Robotlu Sağım
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

İrlanda’da Bir Süt Çiftliği: 290 Gün Mera ve Robotlu Sağım

İrlanda’nın Daingean kentindeki McIntyre ailesi çiftliğinde 105 süt ineği yılın büyük bölümünü merada geçiriyor. Hayvanlar yılda yaklaşık 290 gün dışarıda tutuluyor; bu süre İrlanda ortalamasından yaklaşık 20 gün daha uzun. İnekler, günde üç kez kendileri sağım robotuna gidiyor ve sağım sırasında ek yem alıyor. Çiftlikte yedi yıldır kullanılan robotlu sağım sistemi, yapay zekâ yardımıyla hayvanların sağlık durumunu, süt verimini ve sütün bileşimini izliyor. Sistemle birlikte enerji tüketimi bir miktar artarken süt kalitesinin iyileştiği belirtiliyor. Millie McIntyre’ye göre teknoloji, işletmede daha fazla boş zaman sağlamadı; fiziksel işlerin bir bölümü bakım, bilgisayar üzerinden veri kontrolü ve analiz çalışmalarına dönüştü. İrlanda’da tarım arazilerinin %92’den fazlasını çayırlar oluşturuyor. Ülkenin ılıman ve yağışlı ikliminin meralara uzun bir büyüme dönemi sağladığı aktarılıyor. McIntyre ailesi ise çim miktarını düzenli ölçüyor, verileri Teagasc’ın hava durumu temelli büyüme tahminleriyle karşılaştırıyor, meralara az miktarda yonca ekiyor ve gerekli besinleri belirlemek için toprak analizleri yaptırıyor.

Avrupa’da 2026 Yazı: Aşırı Sıcaklar Rekor Kırdı, Hasatlar Zarar Gördü
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa’da 2026 Yazı: Aşırı Sıcaklar Rekor Kırdı, Hasatlar Zarar Gördü

Batı Avrupa, ölçümlerin başlamasından bu yana en sıcak yazını yaşadı. Avrupa Birliği’nin iklim izleme servisi Copernicus’un raporuna göre, haziran-ağustos döneminde bölgedeki yüzey hava sıcaklıkları son 10 yılın ortalamasının 2,5 derece üzerine çıktı. Avrupa genelinde yaz mevsimi, kayıtlardaki en sıcak üçüncü yaz oldu. Sıcak hava dalgaları on binlerce kişinin ölümüne, hasatların zarar görmesine ve bazı elektrik santrallerinin durmasına yol açtı. Sıcaklık koşulları yaz başlamadan önce, mayıs sonundaki güçlü bir sıcak hava dalgasıyla ortaya çıktı ve eylül ayında da sürdü. Avrupa’nın yarısından fazlası, hissedilen sıcaklıkların 38 derecenin üzerine çıktığı çok güçlü termal stres koşullarından etkilendi. Batı Avrupa’nın en az %60’ında sıcaklıkların 30 dereceyi aştığı gün sayısı 17’ye ulaştı. Bu sayı 2003’te 11, 2025’te ise yedi gündü. Bölgede çok güçlü termal stresin görüldüğü gün sayısı da rekor düzeyde 13 olarak kaydedildi. Aşırı sıcaklar, kuraklık ve yangınların birleşimi tarımsal üretim, su kaynakları, enerji sistemleri, ulaşım, ekosistemler ve insan sağlığı üzerinde etkili oldu. Avrupa’daki nehirlerin yaz debileri 30 yılı aşkın sürenin en düşük seviyesine inerken, deniz yüzeyi sıcaklıkları da rekor seviyelere ulaştı. Kuraklık ve sıcak hava, bitki örtüsü yangınlarının kontrolsüz biçimde yayılmasını kolaylaştırdı. 2026’da eylül sonuna kadar yangınlardan 680 bin hektar etkilendi; bu, aynı dönem için kaydedilen en ağır üçüncü bilanço oldu. Rapora göre Avrupa’daki yangınlardan çıkan duman, son 20 yıl ortalamasına kıyasla havaya %30 daha fazla ince parçacık saldı. Copernicus yetkilisi Samantha Burgess, sonuçların yalnızca sıcaklık rekorlarıyla sınırlı kalmadığını, birbirine bağlı iklim risklerine karşı hazırlık kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Haberde, aşırı sıcakların iklim değişikliği nedeniyle daha yoğun ve sık hale geldiği, Avrupa’da El Niño’nun etkilerinin ise daha çok gıda fiyatlarının ve enflasyonun yükselmesi gibi dolaylı biçimlerde görüldüğü aktarıldı. Doktorlar ve klimatologlar, fosil yakıt kullanımından vazgeçilmesi, binalarda gölgelendirme ve kentlerde yeşil alanların artırılması çağrısında bulundu.

FAO Gıda Fiyat Endeksi Eylülde Yıllık Bazda %5,8 Arttı
Görsel kaynağı: Todo el Campo · Özgün haber
Veri haberi

FAO Gıda Fiyat Endeksi Eylülde Yıllık Bazda %5,8 Arttı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) verilerine göre gıda fiyatları endeksi Eylül 2026'da ağustosa göre %1,5 artarak 136,0 puana çıktı. Endeks, geçen yılın aynı ayına göre %5,8 yükselmesine rağmen Mart 2022'deki rekor seviyenin %15,1 altında kaldı. Todo el Campo'nun aktardığı değerlendirmede artışın savaşlar, kuraklık ve lojistik aksamalarla bağlantılı olduğu belirtildi. Tahıl fiyatları endeksi eylülde aylık %5,1, yıllık %17,2 yükseldi. Buğday fiyatları Karadeniz'deki lojistik kısıtlamalar ve Kuzey Amerika'nın bazı bölgelerindeki kuraklık nedeniyle %6,3 arttı. Mısır fiyatlarındaki %5,6'lık artışta ise ABD'de beklenenden düşük verim beklentileri, Brezilya'nın ihracata ayırabileceği ürün miktarındaki azalma ve Karadeniz'deki ticaret aksamaları etkili oldu. Bitkisel yağ fiyatları, palm yağına yönelik güçlü ithalat talebi ve Güneydoğu Asya'daki kuraklık endişeleriyle %0,9 yükseldi. Şeker fiyatları da 2026/27 sezonunda küresel arzın daha sıkı olacağı beklentisiyle %6,1 arttı. Ana makalede et fiyat endeksinin %1,1, süt ürünleri endeksinin ise %0,1 gerilediği bildirildi; FAO'nun resmi sayfasında süt ürünleri endeksi sabit olarak tanımlanıyor. FAO, 2026 dünya tahıl üretiminin 2025'e göre %2,1 azalarak 2.979 milyon tona ineceğini öngörüyor. Üretimin, önceki yılın rekor seviyesinin ardından kaydedilen en yüksek ikinci hasat olması bekleniyor. Dünya tahıl ticaretinin de 2025/26 dönemindeki rekor seviyeden %3,5 düşerek 505,8 milyon tona gerileyeceği tahmin ediliyor. FAO Başekonomisti Máximo Torero, Hürmüz Boğazı ve Karadeniz'deki taşımacılık aksamalarının enerji, navlun ve temel gıda ürünleri üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi. FAO'nun Tarımsal Piyasa Bilgi Sistemi (AMIS) ise yüksek navlun ücretleri, sıkılaşan gübre piyasaları ve süregelen lojistik sorunların piyasa belirsizliğini artırdığını bildirdi. Güçlenen El Niño'nun Güney ve Güneydoğu Asya'daki pirinç üretimi görünümünü de belirsizleştirdiği aktarıldı.

Mısır ve Soya Fiyatlarını İhracat, Üretim ve Enerji Politikası Etkileyebilir
Görsel kaynağı: Brownfield Ag News · Özgün haber

Mısır ve Soya Fiyatlarını İhracat, Üretim ve Enerji Politikası Etkileyebilir

Mısır ve soya fiyatlarının önümüzdeki aylardaki seyrinde ihracat, üretim ve enerji politikasına ilişkin gelişmeler etkili olabilir. Compeer Financial ekonomisti Dr. Megan Roberts, son dönemdeki fiyat dalgalanmalarının piyasanın yönünü öngörmeyi zorlaştırdığını söyledi. Roberts’a göre verim ve üretim, fiyatları belirleyecek başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Kaynakta, bu değerlendirmelerin ABD mısır ve soya piyasasına ilişkin kısa vadeli görünüm kapsamında yapıldığı aktarılıyor.

Brezilya’da Tütün, Üretici Gelirlerinin %55,4’ünü Oluşturdu
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Tütün, Üretici Gelirlerinin %55,4’ünü Oluşturdu

Brezilya’da 136 bin tütün üreticisi, 2025/26 sezonunda toplam 23,2 milyar Brezilya reali gelir elde etti. Brezilya Tütün Üreticileri Birliğinin (Afubra) verilerine göre tütün, işletmelerdeki gelirin %55,4’ünü oluşturarak 12,8 milyar realden fazla gelirle en büyük payı aldı. Çeşitli tarım ürünleri gelirin %24’ünü, hayvancılık ve kanatlı ürünleri ise %20,6’sını sağladı. Ortalama işletme büyüklüğü 14,71 hektar olurken tütün bu alanın %20,3’ünde yetiştirildi. Kaynakta, bu dağılım tütün işletmelerindeki üretim çeşitliliğiyle birlikte değerlendirildi. SindiTabaco Başkanı Valmor Thesing, tütün üretiminin kârlılığının üreticilerin kırsal alanda kalmasına katkı sağladığını belirtti. Thesing ayrıca, Tütün Entegre Üretim Sisteminin ekonomik yönetim ve çeşitlendirilmiş işletmelerin niteliği konusunda üreticilere destek olduğunu söyledi. Çeşitlendirme programı 1985’te tütün hasadından sonra mısır ve fasulye ekimini teşvik etmek üzere başlatıldı. Program 2017’de meralık yem bitkilerini de kapsadı, 2025’te ise Tabaco é Agro: Diversificação das Propriedades adını aldı. Girişim Güney Brezilya’da SindiTabaco, bağlı şirketler ve üretici kuruluşlarıyla kamu kurumlarının desteğiyle yürütülüyor.

Küresel Gıda Fiyatları, Kasım 2022'den Bu Yana En Yüksek Seviyede
Görsel kaynağı: Investitor · Özgün haber

Küresel Gıda Fiyatları, Kasım 2022'den Bu Yana En Yüksek Seviyede

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), küresel gıda fiyatlarının eylülde Kasım 2022'den bu yana en yüksek seviyeye çıktığını açıkladı. Temel gıda hammaddelerinin uluslararası fiyatlarını izleyen endeks, Eylül 2026'da ortalama 136 puan oldu ve ağustosa göre %1,5 yükseldi. FAO, taşımacılıktaki uzun süreli aksamalar ile hava olaylarının tüketiciler için yeni zam baskısı yaratabileceği uyarısında bulundu. FAO Başekonomisti Maximo Torero'ya göre Hürmüz Boğazı ve Karadeniz'deki aksamalar, iklim şoklarıyla birlikte enerji ve taşımacılık maliyetlerini artırıyor.

Kuzey Makedonya'da Asgari Ücretin Gıda Alım Gücü Beş Yılda %19 Arttı
Görsel kaynağı: MIA — Makedonya Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Kuzey Makedonya'da Asgari Ücretin Gıda Alım Gücü Beş Yılda %19 Arttı

Kuzey Makedonya'da asgari ücretle satın alınabilen gıda miktarı, Ağustos 2021 ile Ağustos 2026 arasındaki beş yıllık dönemde yaklaşık %19 arttı. Makedonya Devlet İstatistik Kurumu verilerine dayanan hesaplamaya göre bu gelişme, gıda ve alkolsüz içecek fiyatları %46 yükselmesine rağmen asgari ücretin aynı dönemde %74 artmasıyla gerçekleşti. Böylece Ağustos 2026'da tek bir asgari ücretle, beş yıl önceye kıyasla daha fazla gıda alınabildi. Ortalama ücretlerde de benzer bir artış görüldü. Temmuz 2026'da ortalama aylık brüt ücret 72.935 denara ulaşırken, Temmuz 2021'de bu tutar 42.776 denardı. Bu, beş yılda yaklaşık %71'lik nominal artış anlamına geliyor. Ağustos 2026'da tüketici fiyatları da Ağustos 2021'e göre yaklaşık %46 daha yüksek oldu; veriler ücretlerin nominal olarak fiyatlardan daha hızlı arttığını gösterdi. EuroNews Business'ın Eurostat verileriyle yaptığı karşılaştırmaya göre Avrupa Birliği'nde gıda ve alkolsüz içecek fiyatları aynı dönemde ortalama %34 yükseldi. Kuzey Makedonya'daki %46'lık artış, AB ortalamasının 12 puan üzerinde kaldı. Avrupa Birliği içinde en yüksek artışlar Macaristan'da %57, Bulgaristan'da %54 ve Romanya'da %53 olarak kaydedildi. Kıbrıs'ta artış %21 olurken, 35 Avrupa ülkesini kapsayan daha geniş karşılaştırmada en düşük yükseliş İsviçre'de %5 oldu. Buna karşılık asgari ücretin gıda karşısındaki alım gücü, karşılaştırılan 26 ülkenin çoğunda arttı. Sırbistan ve Karadağ'da artış %37 ile en yüksek düzeye ulaşırken, Kuzey Makedonya'daki %19'luk yükseliş bazı Batı Avrupa ülkelerinin üzerinde kaldı. İrlanda'da artış %10, Almanya'da %9, Yunanistan'da %7, Belçika ve Hollanda'da %6, Portekiz'de ise %3 oldu. Malta'da alım gücü %6, İspanya'da %5, Fransa'da %4 geriledi. Gıda fiyatlarındaki artışın Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinden önce başladığı, savaşın ise enerji, gübre ve taşıma maliyetlerini artırarak tarım piyasalarındaki bozulmaları derinleştirdiği belirtildi. Türkiye'de aynı dönemde gıda ve alkolsüz içecek fiyatları %752 yükseldi; EuroNews bu artışı yüksek enflasyon ve Türk lirasındaki değer kaybıyla ilişkilendirdi. Ancak karşılaştırma brüt asgari ücretleri ve gıda fiyatlarını esas alıyor; vergiler, kira, faturalar, ulaşım ve diğer zorunlu yaşam giderlerini hesaba katmadığı için hanelerin bu giderlerden sonra gıdaya ayırabildiği gerçek tutarı göstermiyor.

Suriye’de Gübre Maliyeti Sebze Fiyatlarını Baskılıyor
Görsel kaynağı: Al-Watan Syria · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de Gübre Maliyeti Sebze Fiyatlarını Baskılıyor

Suriye’de sebze fiyatlarının yalnızca üretim alanı, taşıma ve pazarlama giderleriyle değil, tarladaki girdi maliyetleriyle de şekillendiği bildirildi. Gübre, sebze üretim maliyetlerinin yaklaşık %10-15’ini oluştururken, fiyatındaki artışın ürün maliyetine doğrudan yansıdığı belirtildi. Gübre tedarikinin bir bölümünün ithalata bağlı olması ve enerji ile taşıma giderlerindeki baskı da maliyetleri artıran unsurlar arasında gösterildi. Şam ve kırsalındaki tarım müdürlüğü, kimyasal gübrelere alternatifler konusunda bir atölye düzenledi. Uzman Muhammed el-Munavver, hayvansal ve tarımsal atıkların organik gübreye dönüştürülmesinin ithal kimyasal gübreye bağımlılığı azaltabileceğini söyledi. Ancak kimyasal gübrelerin bir anda kaldırılması değil, standartlar, tarımsal denetim ve çiftçiyi destekleyen kademeli bir geçiş öneriliyor.

Avrupa Komisyonu, Bulgaristan’ın 170 Milyon Avroluk Tarım Desteğini Onayladı
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa Komisyonu, Bulgaristan’ın 170 Milyon Avroluk Tarım Desteğini Onayladı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupa Komisyonu, Bulgaristan’ın Orta Doğu’daki kriz nedeniyle yakıt ve gübre fiyatlarında yaşanan artıştan etkilenen tarım işletmelerine yönelik 170 milyon avroluk devlet yardımı planını onayladı. Plan, Bulgaristan’daki tarım sektöründe faaliyet gösteren şirketlere destek sağlanmasını ve artan girdi maliyetlerinin etkisinin azaltılmasını öngörüyor. Yardım, doğrudan hibe biçiminde verilecek ve şirket başına en fazla 50 bin avro olacak. Şema 31 Aralık 2026’ya kadar uygulanacak. Avrupa Komisyonu, planı Avrupa Birliği devlet yardımı kuralları, Avrupa Birliği’nin İşleyişi Hakkında Antlaşma’nın 107. maddesinin 3. fıkrasının c bendi ve Orta Doğu Krizi Geçici Devlet Yardımı Çerçevesi kapsamında değerlendirdi. Komisyon, planın açık bir tahmini bütçeye dayandığı ve tarımsal ürünlerin birincil üretiminde faaliyet gösteren şirketlere geçici destek sağladığı sonucuna vardı. Değerlendirmede yardımın, ilgili ekonomik faaliyetin gelişimini kolaylaştırmak için gerekli, uygun ve orantılı olduğu; ticaret koşullarını ortak çıkara aykırı olacak ölçüde olumsuz etkilemediği belirtildi. Avrupa Komisyonu, söz konusu çerçeveyi 29 Nisan 2026’da Orta Doğu krizinin Avrupa Birliği ekonomisi üzerindeki etkilerini sınırlamak amacıyla kabul etmişti. Çerçeve tarımın yanı sıra balıkçılık, taşımacılık ve enerji yoğun sektörleri de kapsıyor.

Düşük Doz Biberiye Uçucu Yağı Kuzularda Canlı Ağırlık Artışını Destekledi
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

Düşük Doz Biberiye Uçucu Yağı Kuzularda Canlı Ağırlık Artışını Destekledi

Cavalheiro Junior ve çalışma arkadaşlarının araştırması, yüksek enerjili rasyonlarla beslenen kuzuların yemine eklenen sarımsak ve biberiye uçucu yağlarının üretim performansı, karkas özellikleri ve et kalitesi üzerindeki etkisini inceledi. Denemede Texel, Dorper ve Santa Inês melezi 35 erkek kuzu, yalnızca uçucu yağların kullanım düzeyleri bakımından farklılaşan beş yem grubuna ayrıldı ve 105 gün boyunca izlendi. Rasyonlar enerji ve protein bakımından eşdeğerdi; kaba yem-konsantre oranı 30:70 olarak düzenlendi. En olumlu sonuçlar, kilogram kuru madde başına 86 miligram düşük doz biberiye uçucu yağı verilen grupta görüldü. Bu grupta günlük ortalama canlı ağırlık artışı yaklaşık 193 grama ulaşırken, uçucu yağ eklenmeyen kontrol grubunda 132 gramda kaldı. Biberiye verilen kuzularda yemden yararlanma da iyileşti. Denemenin son aşamalarında bu gruptaki kuru madde tüketiminin artması, araştırmacıların değerlendirmesine göre rasyona uyumun güçlenmiş olabileceğine işaret etti. Araştırmacılar, biberiye yağının düşük dozlarda rumen mikrobiyotasını ve fermantasyon süreçlerini olumlu yönde etkileyebileceğini, yüksek dozlarda ise lifleri parçalayan yararlı mikroorganizmaları da baskılayabilecek güçlü bir antimikrobiyal etki oluşturabileceğini belirtti. Bu nedenle çalışmada dozun önemli olduğu vurgulandı. Biberiye yağının olumlu etkileri denemenin özellikle ilk 30 gününden sonra belirginleşti. Deneme boyunca canlı ağırlık artışının kademeli olarak azalması ise kuzuların büyümesi sırasında görülen fizyolojik bir süreç olarak değerlendirildi. Düşük doz biberiye grubundaki kuzular en yüksek son canlı ağırlığa ve daha ağır karkaslara ulaştı. Bununla birlikte, kesim randımanları uygulamalar arasında değişmedi. Sarımsak uçucu yağının düşük veya yüksek dozları, üretim performansında kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı bir iyileşme sağlamadı. Araştırmacılar, kullanılan sarımsak yağı düzeylerinin büyümeyi etkilemek için yetersiz kalmış olabileceğini belirtti. Uçucu yağ takviyesi etin son pH'ını, rengini ve lipid oksidasyonunu değerlendiren göstergeleri de anlamlı biçimde değiştirmedi; bu ölçümler tüm gruplarda benzer kaldı.

Meksika’da Tarım ve Gıda Ürünlerini Çeşitlendirme Çağrısı
Görsel kaynağı: El Economista · Özgün haber
Veri haberi

Meksika’da Tarım ve Gıda Ürünlerini Çeşitlendirme Çağrısı

Meksika’da tarım ve gıda sektörünün önündeki öncelikli zorluğun yalnızca yeni ihracat pazarları bulmak olmadığı, aynı zamanda ürün çeşitliliğini artırmak ve mevcut ihracata daha fazla katma değer kazandırmak olduğu belirtildi. Açıklama, El Economista ile Consejo Nacional Agropecuario iş birliğinde düzenlenen “Pulso agroalimentario, los retos que definirán al sector” forumunda yapıldı. Julio Berdegué, bu yaklaşımın kırsal bölgelerde istihdamı ve toplulukların refahını destekleyebileceğini söyledi. Berdegué’ye göre ilerlemek için en uygulanabilir fırsatların belirlenmesi ve ilgili tarafların bir araya gelerek planlama yapması gerekiyor. Bu kapsamda sanayi ve değer zincirleri, kalkınma bankacılığı ile bilim ve teknoloji alanları arasında ittifaklar kurulmasını önerdi. Juan Cortina ise çeşitlendirmenin, Meksika’nın hangi ürünlerde rekabetçi olabileceğinin belirlenmesiyle başlaması gerektiğini ifade etti. Cortina, küçük üreticilerin de sürece dahil edilmesi için mekanizmalara ihtiyaç bulunduğunu söyledi. Berdegué, canlı sığır ihracatına yönelik ABD kısıtlamalarını örnek gösterdi. Meksika’nın sınırın kapanmasının ardından hayvanları ülke içinde besleyip işleyerek et olarak ihraç etmeye yöneldiğini ve bunun et ihracatını %20 artırdığını belirtti. Şeker sektöründe ise üretimin bir bölümünün etanole dönüştürülmesi için sanayi, Pemex ve Enerji Bakanlığının birlikte çalışmasını önerdi. Avokadoda da daha yüksek katma değerli ürünlerin hazırlanıp ihraç edilmesi için fırsat bulunduğunu söyledi. Cortina, bu dönüşümün yeni tohumlardan makinelere kadar bilim ve teknolojiyle desteklenmesi gerektiğini belirtti. Pazarın yıl boyunca hizmet, verimlilik ve hacim güvencesi talep ettiğini söyleyen Cortina, bu beklentilerin üretim zincirlerinin planlanmasını ve küçük üreticilerin entegrasyonunu önemli hale getirdiğini kaydetti.

Hollanda’da Yıllık Enflasyon Eylülde %3,4 Oldu
Görsel kaynağı: Het Financieele Dagblad · Özgün haber
Veri haberi

Hollanda’da Yıllık Enflasyon Eylülde %3,4 Oldu

Hollanda’da yıllık tüketici enflasyonu, CBS’nin geçici verilerine göre eylülde %3,4 olarak gerçekleşti. Böylece tüketici fiyatlarındaki yıllık artış, ağustosta kaydedilen %3,3’lük seviyenin üzerine çıktı. Enerji fiyatları bir yılda %13,9 artarken, gıda fiyatları aynı dönemde geriledi. Veriler, genel enflasyonun yükselmesine rağmen gıda grubunun enerji fiyatlarından farklı bir seyir izlediğini gösteriyor.

Altın Sarılıkta Yalnızca Zararlıya Karşı Mücadele Yetmiyor
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

Altın Sarılıkta Yalnızca Zararlıya Karşı Mücadele Yetmiyor

Bir değerlendirmede, üzümde görülen Flavescence dorée (FD) olarak adlandırılan altın sarılık fitoplazma hastalığıyla mücadelede yalnızca hastalık etmenine odaklanmanın yeterli olmayabileceği belirtildi. Hastalık ve zararın ortaya çıkışında zararlı organizmanın yanı sıra duyarlı bitki ile uygun çevre koşullarının birlikte rol oynadığı ifade edildi. Makaleye göre iklim değişikliğiyle artan çevresel stresler, bitkilerin parazitlere karşı duyarlılığını yükseltiyor. Uzun kuraklık dönemleri, sıcak hava dalgaları, yoğun morötesi ışınım, su dengesindeki ani değişimler, ani seller ve artan atmosferik kuraklık bitkilerde kalıcı fizyolojik stres oluşturabiliyor. Bu koşulların yalnızca verim kaybına değil, enfeksiyona yatkınlığın artmasına da yol açabileceği aktarıldı. Değerlendirmede bitkinin güncel fizyolojik durumunun, belirtilerin ortaya çıkışı ve zararın şiddeti bakımından zararlı organizma kadar önemli olduğu vurgulandı. Enerji ve su dengesi, beslenme, antioksidan sistem ile genel stres toleransının birlikte ele alınması gerektiği belirtildi. Üzümdeki FD hastalığının ise daha genel bir bitki fizyolojisi sürecini görünür kılan model bir örnek olduğu kaydedildi.

Kısa Dönemli Ayçiçeği Romanya’da Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı İçin Fırsat Sunuyor
Görsel kaynağı: AgroTV · Özgün haber
Veri haberi

Kısa Dönemli Ayçiçeği Romanya’da Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı İçin Fırsat Sunuyor

Romanya tarımının, Avrupa’da büyüyen sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) pazarına hammadde sağlayabileceği Corteva Agriscience’ın düzenlediği toplantıda ele alındı. Tartışmada, ana ürünler arasındaki dönemde yetiştirilebilen kısa dönemli ayçiçeğinin Romanyalı çiftçiler için yeni bir pazar ve ek gelir olanağı oluşturup oluşturamayacağı değerlendirildi. Avrupa Birliği’nin ReFuelEU Aviation girişimi, uçak yakıtında SAF payının 2025’te %2’den 2030’da %6’ya, 2050’de ise %70’e çıkarılmasını öngörüyor. Toplantıda, sonbahar tahıllarından sonra normalde kullanılmayan arazilere ekilebilen kısa dönemli ayçiçeğinin gıda üretiminin yerine geçmeden yağlı tohum hammaddesi sağlayabileceği belirtildi. Bu ara ürünlerin mevcut tarım arazilerinde yetiştirilerek toprağın örtülü kalmasına da katkı sağlayabileceği ifade edildi. Corteva Avrupa Bölgesel Portföy Lideri Etienne Bouquet, uygunluk ve sertifikasyon kurallarının tarladaki üretim koşullarını doğru yansıtması gerektiğini söyledi. Yenilenebilir Enerji Direktifi’nin (RED III) ve biyoyakıtlar için uygun hammaddeleri sıralayan Ek IX’un ara ürünleri tanıdığı, ancak teknik tanım ile sertifikasyon kurallarının gerçek tarımsal uygulamalarla daha iyi örtüşmesi gerektiği aktarıldı. Bouquet, aşırı kısıtlayıcı kuralların çiftçilerin iklim ve münavebe koşullarına uygun kısa dönemli hibritleri seçme esnekliğini azaltabileceği uyarısında bulundu. Corteva ile bp’nin tarımsal üretimi biyoyakıt pazarlarına bağlamak amacıyla kurduğu Etlas, ilk teslimatlara 2027’de başlamayı ve 2030’ların ortasına kadar yıllık 1 milyon ton yağlı tohum hammaddesine ulaşmayı hedefliyor. Şirket, bu miktarın yaklaşık 800 bin ton biyoyakıta karşılık geleceğini belirtiyor. Etlas yöneticisi Ignacio Conti’ye göre Romanya, 2025’te AB’de ayçiçeği ekim alanı ve üretiminde ilk sırada yer aldı; ülkenin enerji stratejisi de 2030’a kadar gelişmiş biyoyakıtlara %3,5 pay öngörüyor. Üretici açısından modelin temel koşulu, kısa dönemli hibritin sonraki ana ürünü geciktirmeyecek kadar erkenci olması. Toplantıda ayrıca ikinci ürün ayçiçeğinin ekonomik başarısının yalnızca yetiştirme performansına değil, hasat sonrasında satış koşullarına da bağlı olduğu belirtildi. İşleme sonucunda elde edilen ayçiçeği küspesinin hayvan yemi için protein kaynağı olarak kullanılabileceği aktarıldı. Tartışmanın ardından Giurgiu’daki TOTAGRO çiftliğinde, sonbahar tahıllarından sonra ekilmiş kısa dönemli ayçiçeği parselleri incelendi.

Çiftçiler Şeker Vergisine Karşı Ülke Çapında Protesto Başlattı
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Çiftçiler Şeker Vergisine Karşı Ülke Çapında Protesto Başlattı

Almanya’da çiftçiler ve taşıma işletmecileri, şeker pancarı hasadının başlamasıyla planlanan şeker vergisine karşı ülke çapında araçlı protesto başlattı. Pancar taşıyan kamyonlara “Şeker vergisine hayır!” yazılı etiketler yapıştırılırken, eylemle verginin şeker pancarı üretimi ve kırsal bölgeler üzerindeki olası sonuçlarına dikkat çekiliyor. Vergi henüz yürürlüğe girmiş değil; koalisyon gruplarının hazırladığı yasa taslağı bu hafta basına yansıdı. Taslağa göre 100 mililitrede 5 gramdan fazla ilave şeker içeren içecekler, Temmuz 2027’den itibaren üç kademeli bir tarifeyle vergilendirilecek. Federal Tarım Bakanlığı hesaplamalarına göre içecek pazarı üzerinden yılda 440.000 ila 556.000 ton şeker satılıyor. Agrarheute’nin aktardığı yaklaşık hesaplamada, verginin 11.500 ila 17.300 hektarlık şeker pancarı ekimini, yani yıllık alanın %3 ila 5’ini riske atabileceği belirtiliyor. Üreticiler, tüketicilerin şekerli içeceklerden uzaklaşmasıyla bölgesel pancar şekerinin yerini yapay tatlandırıcıların alabileceğinden endişe ediyor. Şeker üreticilerini temsil eden Wirtschaftliche Vereinigung Zucker’ın (WVZ) başkanı Stefan Streng, düşük şeker fiyatları, kuraklık, tarımsal zararlılar ile enerji ve iklim koruma maliyetlerinin sektörü zaten zorladığını söyledi. Hükümet, vergi artışının üretici ve perakendeciler tarafından tüketicilere yansıtılmasını ve kalıcı olarak yılda 1 milyar avronun üzerinde ek gelir sağlanmasını bekliyor. WVZ ayrıca yeni bildirim, denetim ve idari yüklerin de dolaylı olarak tüketicilere yansıyacağını savunuyor.

Romanya’da Gıda Fiyatlarında Ekim Ayında Yeni Artış Bekleniyor
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber
Veri haberi

Romanya’da Gıda Fiyatlarında Ekim Ayında Yeni Artış Bekleniyor

Romanya’da gıda fiyatlarının ekim ayında yeniden yükselmesi bekleniyor. Piyasa tahminlerine göre artışlar gıda ürünlerinde %4 ila 8 arasında değişecek. En yüksek artışın süt ürünlerinde görülmesi, kaşar peynirinde fiyatların %8’e kadar yükselmesi öngörülüyor. Salam ve diğer işlenmiş et ürünleri için üreticilerin perakendecilere %3 ila 4 arasında değişen fiyat artışları bildirdiği aktarılıyor. Artış beklentisinin temelinde akaryakıt, elektrik ve doğal gaz maliyetlerindeki yükseliş bulunuyor. Gıda sektöründeki bu giderlerin bir ürünün toplam maliyetinde %10 ila 12 paya sahip olduğu belirtiliyor. Ekonomik analist Adrian Negrescu, enerji ve yakıt fiyatlarındaki artışın yanı sıra ulusal para biriminin avro karşısındaki değer kaybının da, ithal ürünlerin ağırlığı nedeniyle fiyatları etkileyebileceğini söyledi. Süt ürünleri sektöründe faaliyet gösteren Mirdatod Prod, hammadde sütünün alım fiyatı ile yakıt, enerji ve ambalaj maliyetlerinde öngörülebilirlik bulunmadığını açıkladı. Şirket, Lactate de Ibăneşti markasının fiyatlarında yıl sonuna kadar artış talep edeceğini ve artışın %8’den az olmayacağını belirtti. Ancak şirket, tüketici üzerindeki etkiyi sınırlamak için hesaplamaların sürdüğünü ifade etti. Gıda Sanayisi Ulusal Sendikalar Federasyonu Başkanı Dragoş Frumosu, üreticilerin artan maliyetler ve düşen satışlar arasında sınırlı hareket alanına sahip olduğunu söyledi. Frumosu’ya göre eylül ayına kıyasla ekim ayında gıda fiyatları %5 ila 6 artabilir; yıl başına göre ortalama artış ise %10 ila 15’e ulaşabilir. Bu değerlendirme, piyasa beklentilerinden ayrı bir sektör açıklaması olarak aktarıldı. Kanatlı eti üreticisi Familia Safir’in yöneticisi George Safir de yakıt, plastik ambalaj ve kamu hizmetleri maliyetlerindeki yükselişin şirket üzerindeki baskıyı artırdığını belirtti. Şirket, fiyat artışı konusunda henüz karar vermediğini ve tüketici talebi ile alım gücünü değerlendireceğini açıkladı. Analist Negrescu ise enflasyonun önümüzdeki 6 ila 12 ay içinde artış ve düşüş dönemleri yaşayabileceğini, yüksek fiyatların satışları azaltarak üreticileri fiyat politikalarını yeniden değerlendirmeye zorlayabileceğini ifade etti.

Gübre Piyasasındaki Şoklar Küresel Tahıl Üretimini Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Gübre Piyasasındaki Şoklar Küresel Tahıl Üretimini Tehdit Ediyor

Gübre ve diğer temel girdilerin tedarikindeki kesintiler, küresel tahıl üretimi ile gıda güvenliği için risk oluşturuyor. Uluslararası Gübre Sanayisi Birliği (IFA), São Paulo’da yayımladığı değerlendirmede, uluslararası üre piyasasındaki darboğazların özellikle buğday arzında önemli kayıplara yol açabileceğini bildirdi. IFA Genel Müdürü Alzbeta Klein’a göre, uluslararası piyasadan yaklaşık 8 milyon ton ürenin çekilmesi, 75 milyon ila 100 milyon ton arasında buğday üretim kaybına neden olabilir. Tahmin, dünya buğday üretiminin 800 milyon tonun biraz üzerinde olduğu varsayımına dayanıyor. Klein, dünyada tüketilen gıdanın yaklaşık yarısının, doğal gazı azotlu gübreye dönüştüren Haber-Bosch sürecine bağlı olduğunu belirtti. Bu yapısal bağımlılık nedeniyle enerji arzındaki istikrarsızlıklar üretim maliyetlerini, fiyat oluşumunu ve bitki besleme ticaretini etkileyerek ekim kararları ile verim üzerinde baskı yaratıyor. IFA ayrıca Hürmüz Boğazı’ndaki lojistik darboğazlara ve sevkiyatların sıhhi sertifikasyonundaki düzenleyici engellere dikkat çekti. Birliğe göre gübre, enerji ve deniz taşımacılığı küresel arz stratejilerinde birlikte ele alınmalı; düşük karbonlu amonyak, verimliliği artırılmış gübreler ve biyolojik ürünler de çözüm seçenekleri arasında değerlendirilmeli.

Mısır’da Çöl Tarımında Özel Sektör Katılımı Görüşüldü
Görsel kaynağı: Daily News Egypt · Özgün haber

Mısır’da Çöl Tarımında Özel Sektör Katılımı Görüşüldü

Mısır Tarım ve Arazi Islahı Bakanı Alaa Farouk, özel sektörün tarımsal yatay genişleme projelerine katılımını artırma yollarını görüşmek üzere Çöl Arazi Geliştirme ve Islah Odası yönetimiyle bir araya geldi. Mısır Sanayi Federasyonu’ndaki toplantıda sektörün temel sorunları, tarımsal arazi ıslahını geliştirmeye yönelik öneriler ve yatırımcıların karşılaştığı engeller ele alındı. Görüşmelerde tarımsal ihracatın artırılması, Mısır ürünleri için yeni pazarlar açılması ve çöl bölgelerindeki tarımsal yatırımların talepleri ile zorlukları değerlendirildi. Toplantıya Tarım Bakan Yardımcısı Mostafa El-Sayyad, Çöl Araştırma Merkezi Başkanı Hossam Shawky ve odaya bağlı şirketlerle yatırım faaliyetlerinin temsilcileri katıldı. Katılımcılar ayrıca tarımsal operasyonlarda, arazi ve ürünlerin izlenmesinde modern teknolojilerin kullanımını ve yenilenebilir enerjiden daha fazla yararlanılmasını görüştü. Farouk, yatırımcılara teknik ve yayım desteği sağlamak için oda ile Çöl Araştırma Merkezi arasındaki koordinasyonun sürdürülmesini istedi. Toprak ve su arıtımında güncel bilimsel araştırmaların uygulanmasını da talep eden Farouk, bu çalışmaların engelleri kaldıracağını, çöl arazilerinin kullanım verimliliğini ve ekonomik getiriyi artıracağını söyledi. Bakan, devletin özel sektöre destek verme taahhüdünü vurgularken, bakanlığın yerli ve yabancı yatırımı teşvik ederek gıda güvenliğine ve tarımsal ihracata katkı sağlayan stratejik projeleri genişletmeye önem verdiğini belirtti.

ABD’de Etanol Üretimi Ocak Sonundan Bu Yana En Düşük Seviyede
Görsel kaynağı: Brownfield Ag News · Özgün haber
Veri haberi

ABD’de Etanol Üretimi Ocak Sonundan Bu Yana En Düşük Seviyede

ABD’de etanol üretimi art arda ikinci haftada geriledi. ABD Enerji Bilgi İdaresine göre üretim, ocak sonundan bu yana en düşük seviyeye inerek günlük 1,007 milyon varil oldu. Haftalık üretim 21 bin varil azaldı. Kaynak, düşüşü tesislerdeki mevsimsel bakım çalışmalarına ve sektörün yeni mahsul mısırın piyasaya çıkmasını beklemesine bağlıyor.

Şili’de Gıda Kayıplarının Su, Toprak ve Enerjiye Etkisine Dikkat Çekildi
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Gıda Kayıplarının Su, Toprak ve Enerjiye Etkisine Dikkat Çekildi

Şili’de O’Higgins Üniversitesi (UOH) bünyesindeki Tarım, Hayvan Bilimleri ve Çevre Bilimleri Enstitüsü’nde görev yapan araştırmacı Cristian Hernández, gıda kaybı ile gıda israfının ayrıştırılması gerektiğini belirtti. Hernández’e göre kayıp; üretim, hasat sonrası işlemler, depolama ve işleme aşamalarında, israf ise perakendeciler, yemek hizmetleri ve tüketicilerin kararlarıyla zincirin son bölümünde ortaya çıkıyor. Bu ayrım, hangi aşamaya müdahale edileceğinin, hangi teknolojinin kullanılacağının ve sonucun hangi göstergeyle ölçüleceğinin belirlenmesini sağlıyor. Tarım ve gıda ihracatında önemli bir ülke olan Şili’de kayıpların en fazla hangi aşamada oluştuğunu ortaya koyan kesin veriler henüz bulunmuyor. Oficina de Estudios y Políticas Agrarias’ın (ODEPA) işaret ettiği üzere ölçüm; ürüne, bölgeye, mevsime ve fiyatlara göre değişiyor. Bu nedenle Gıda Kayıplarının ve İsrafının Önlenmesi ve Azaltılması Ulusal Komisyonu, ortak bir Gıda Kayıpları Endeksi yöntemi hazırlıyor. Üretim ve hasadın yanı sıra hasat sonrası işlemler, ambalajlama, depolama, işleme ve taşıma kritik aşamalar arasında sayılıyor. Boyut, renk veya biçim bakımından ticari ölçütleri karşılamayan ancak besin değerini koruyan ürünler de bu kayıplara dahil olabiliyor. Hernández, kuraklık ve iklim değişikliği koşullarında sorunun çevresel boyutunun büyüdüğünü aktardı. Gıda üretiminde kullanılan tatlı suyun yaklaşık %70’inin, kaybedilen veya israf edilen gıdaların üretimine ayrılan bölümünün ise yaklaşık %20 olduğu belirtildi. FAO tahminlerine göre tüketilmeyen gıdalar, dünya tarım arazilerinin %28’inin kullanımını, küresel gıda sisteminin enerji tüketiminin yaklaşık %38’ini ve sera gazı emisyonlarının %8 ila 10’unu temsil ediyor.

Chicago’da Buğday, Soya ve Mısır Kontratları Yükseldi
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Chicago’da Buğday, Soya ve Mısır Kontratları Yükseldi

Chicago’da işlem gören başlıca tarım emtiaları, ABD Tarım Bakanlığının (USDA) açıklayacağı veriler, ABD’deki hava koşulları ve Karadeniz’deki gelişmelerin etkisiyle çarşamba sabahına yükselişle başladı. Buğday, soya ve mısır kontratlarında pozitif bir görünüm oluşurken, piyasaların her üründe farklı temel göstergelere odaklandığı bildirildi. Buğday kontratları, kışlık tahıl üretimine ilişkin yıllık özet raporun açıklanması öncesinde değer kazandı. Karadeniz bölgesindeki yeni saldırılar ise Rusya ve Ukrayna’nın ihracatını kolaylaştırabilecek olası bir anlaşmaya yönelik beklentileri zayıflattı. Kiev ve çevresindeki enerji altyapısının yanı sıra Ukrayna’daki bazı kritik tesislerin ve İzmail liman altyapısının hedefler arasında yer aldığı aktarıldı. Soya piyasasında toparlanma Çin talebine ilişkin temkin nedeniyle sınırlı kaldı. Kasım 2026 vadeli kontrat 3,75 sent artışla bushel başına 13,01 dolara, Ocak 2027 vadeli kontrat ise 4 sent yükselişle 13,16 dolara çıktı. Çin’in ABD soya fasulyesine %10 gümrük vergisini sürdürdüğü, ülkedeki işleme tesislerinin stoklarının 15 yılın en yüksek seviyesine ulaştığı ve ekim-kasım ihtiyaçlarının bir bölümünün Brezilya ile Arjantin’den karşılandığı belirtildi. Piyasa ayrıca 1 Eylül tarihli üç aylık stok raporunu bekliyor. Soya stokları için tahmin 8,82 milyon ton olurken, mısır fiyatları yağışların ABD hasadını geciktirebileceği beklentisi ve Amerikan ürünlerinin Avrupa Birliği’ne ihracat görünümünden destek buldu. Petrol ve döviz piyasalarındaki hareketler de tarım emtialarının açılış görünümüne eşlik etti.

AB’de Sığır Varlıklarındaki Düşüş Yavaşladı
Görsel kaynağı: Agrobiznis · Özgün haber
Veri haberi

AB’de Sığır Varlıklarındaki Düşüş Yavaşladı

Avrupa Birliği’nde (AB) sığır varlıkları 2025’te azalmayı sürdürdü ancak gerileme hızı yavaşladı. USDA raporuna göre hayvan sayısı 1,05 milyon azalırken, 2024’teki düşüş 1,85 milyon olmuştu. Sığır varlıkları AB’de 2017’den bu yana kesintisiz geriliyor. Süt fiyatlarının görece yüksek seyretmesi üreticileri hayvanlarını sürülerinde tutmaya yöneltti. Kesimlik sığır fiyatlarındaki artış da özellikle Orta Avrupa’daki etçi inek yetiştiricilerinin sürülerini büyütmesini destekledi. Buna karşın enerji, iş gücü ve arazi maliyetleri, çevre ve hayvan refahı gereklilikleri, aile işletmelerinde halef eksikliği ve hastalıklar sektördeki sorunları sürdürüyor. Mavi dil hastalığının yanı sıra şap, epizootik hemorajik hastalık ve nodüler dermatit üretimi etkiliyor.

Hollanda Sera Tarımı Robotik ve Veriye Yöneliyor
Görsel kaynağı: Nieuwe Oogst · Özgün haber

Hollanda Sera Tarımı Robotik ve Veriye Yöneliyor

Hollanda sera tarımı, elverişli piyasa koşullarından yararlanırken gelecekte karşılaşacağı zorluklara odaklanıyor. ABN AMRO’nun son sektör analizine göre işletmeler, sektörün büyümesini ve rekabet gücünü korumak için yeni yatırım alanlarına yöneliyor. İş gücü kıtlığı, artan enerji maliyetleri ve daha sıkı düzenlemeler, sera işletmelerini robotik sistemlere, veriye dayalı yetiştiriciliğe ve daha ileri profesyonelleşmeye yatırım yapmaya zorluyor.

AB'de Yunan Balıkçı Filosuna Finansman İçin Ön Anlaşma
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

AB'de Yunan Balıkçı Filosuna Finansman İçin Ön Anlaşma

Brüksel'de Avrupa Birliği'nin (AB) 2028-2034 dönemindeki yeni Ortak Balıkçılık Politikası çerçevesi üzerinde ön anlaşmaya varıldı. Anlaşma, 12 yıl sonra ilk kez balıkçı filosunun yenilenmesi ve modernleştirilmesi için Avrupa finansmanı yolunu açıyor. Yunanistan Tarım ve Gıda Bakanı Margaritis Schoinas, gelişmenin ülkenin yaşlı balıkçı filosu ve küçük ölçekli kıyı balıkçılığı açısından önem taşıdığını belirtti. Yeni çerçeve kapsamında destek, yalnızca mevcut teknelerdeki yatırımlarla sınırlı olmayacak; yeni teknelerin inşası veya satın alınması da öngörülen koşullar çerçevesinde finanse edilebilecek. Amaç, daha genç, güvenli ve modern bir filo oluşturmak. Ayrıca küçük ölçekli kıyı balıkçılığı teknelerinin kapasite kurallarında, yenileme ve modernleştirme yatırımlarını kolaylaştıracak daha fazla esneklik sağlanması planlanıyor. Finansman olanakları, gerekli stok iyileştirme önlemlerinin uygulanması koşuluyla aşırı avlanmış stokların bulunduğu filonun bazı kesimlerini de kapsayabilecek. Bunun yanında daha temiz ve verimli motorlar ile sevk sistemlerine yatırımlar desteklenebilecek; enerji verimliliğini artıran veya karbondioksit salımını azaltan yatırımlarla bağlantılı kapasite esnekliği uygulanabilecek. Metin, balıkçılığa ilişkin özel koşulları önemli zarar vermeme (DNSH) ilkesiyle ilişkilendirirken, küçük ve orta ölçekli işletmelerin idari yükünün artırılmamasını da öngörüyor. Schoinas, anlaşmanın ardından Avrupa Parlamentosu ile görüşmelerin sürdürüleceğini ve sürecin henüz tamamlanmadığını söyledi.