ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

289 haber · Sayfa 9

Afrin’de Tarımsal Destek ve Kullanıma Kapalı Araziler Gündemde
Görsel kaynağı: North Press Agency · Özgün haber
Veri haberi

Afrin’de Tarımsal Destek ve Kullanıma Kapalı Araziler Gündemde

Suriye’nin kuzeyindeki Halep vilayetine bağlı Afrin bölgesinden milletvekili ve Halk Meclisi Tarım ve Gıda Güvenliği Komitesi üyesi Şeyh Said Zade, çiftçilere yakıt, gübre ve tarımsal ilaç desteği sağlanmasına yönelik çalışma ve öneriler hazırlandığını söyledi. Zade, tarımsal ilaçların denetlenmesi ile ürün fiyatlarına sınır getirilmesinin de değerlendirildiğini belirtti. Zade, hazırlanan önerilerin önce koordine edilerek görüşüleceğini, ardından tarım bakanıyla yapılacak toplantıda uygulama imkânlarının ele alınacağını aktardı. Tarımsal destekten sorumlu kurumların henüz istenen ölçüde etkinleştirilmediğini belirten Zade, bu başlıkların uygulamaya geçmiş kararlar olmadığını ifade etti. Kullanıma kapalı araziler konusunda resmi makamlardan kendilerine bilgi ulaşmadığını söyleyen Zade, sorunun Suriye-Türkiye sınırının çizilmesinden sonra bazı Türk vatandaşlarının arazilerinin Suriye’de, bazı Suriyeli vatandaşların taşınmazlarının ise Türkiye’de kalmasıyla bağlantılı olduğunu anlattı. Bu taşınmazların Afrin, Azez, Cerablus ve İdlib’de bulunduğunu belirtti. Ekonomik Büroya bağlı İktifa şirketinin çiftçilerden yatırım sözleşmeleri için imza aldığını ve üründen %35 pay talep ettiğini söyleyen Zade, oranın düşürülmesini istediklerini ancak henüz sonuç alınmadığını kaydetti.

Fars’ta Sonbahar Elması Hasadında 270 Bin Tonun Üzerinde Ürün Bekleniyor
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Fars’ta Sonbahar Elması Hasadında 270 Bin Tonun Üzerinde Ürün Bekleniyor

İran’ın Fars eyaletinde sonbahar elması hasadı başladı. Eyaletin Tarım Cihadı Teşkilatının bahçecilik işleri yöneticisi Muhammed Sadık Fani, bu yıl 270 bin tonun üzerinde ürün alınmasının öngörüldüğünü açıkladı. Sipidan, Eqlid, Şiraz, Abade, Mervdeşt, Bवनat ve Hürrembid, üretimin başlıca merkezleri arasında gösterildi. Hasat edilen elmaların bir bölümü, yaklaşan dönemde piyasayı düzenlemek amacıyla standart soğuk hava depolarında saklanacak ve başta Tahran olmak üzere diğer eyaletlerdeki tüketim merkezlerine gönderilecek. Ürünün önemli bir bölümünün de dünya pazarlarına ihraç edilmesi bekleniyor. Doğrudan satışa uygun olmayan düşük kaliteli elmaların işlenmesi için Fars dışındaki tesislere gönderildiği belirtilirken, eyalette işleme altyapısının güçlendirilmesi gerektiği kaydedildi.

Macaristan’da Kişi Başına Gıda Atığı AB Ortalamasının Altında
Görsel kaynağı: HVG · Özgün haber
Veri haberi

Macaristan’da Kişi Başına Gıda Atığı AB Ortalamasının Altında

Eurostat’ın 2024 verilerine göre Macaristan’da kişi başına 87 kilogram gıda atığı oluştu. Bu miktar, Avrupa Birliği’ndeki 129 kilogramlık ortalamanın yaklaşık üçte bir altında kaldı. Macaristan’ın göstergesi 2021’deki 92 kilograma kıyasla %5,4 gerilerken, AB ortalaması aynı dönemde değişmedi. Veriler yalnızca hanelerin çöpe attığı yenilebilir gıdaları kapsamıyor. Üretim, işleme, ticaret ve haneler dahil olmak üzere tüm gıda zincirinde oluşan atıklar; kabuk ve kemik gibi yenilemeyen bölümlerle birlikte hesaplanıyor. Bu nedenle Eurostat göstergesi, doğrudan hanehalkı gıda israfını değil, gıda zincirinin tamamındaki toplam atığı ifade ediyor. Macaristan’daki miktar, bölgedeki bazı ülkelere göre daha düşük. 2024’te Polonya’da kişi başına 130, Avusturya’da 128, Çekya’da ise 101 kilogram atık kaydedildi. Slovakya’daki 72 ve Slovenya’daki 79 kilogramlık değerler ise Macaristan’ın altında kaldı. Avrupa genelinde en yüksek miktarlar Kıbrıs’ta 295, Danimarka’da 261 ve Yunanistan’da 208 kilogram olarak ölçülürken, İspanya 54, Litvanya 68 ve Slovakya 72 kilogramla en düşük değerler arasında yer aldı. Ulusal Gıda Zinciri Güvenliği Hivatalı’nın (Nébih) hane araştırmasına göre, hanelerde kişi başına düşen gıda atığı 2016’daki 33,1 kilogramdan 2024 sonu itibarıyla 21,5 kilograma indi. Nébih, iyileşmede yeni kuşağın daha sürdürülebilir düşünmesini, beslenme alışkanlıklarındaki değişimi ve Maradék nélkül programının farkındalık çalışmalarını etkili unsurlar arasında gösterdi. Buna rağmen hane kaynaklı gıda israfının yıllık 206 bin ton düzeyinde olduğu belirtildi.

Tarım Girdilerinde Şirket Yoğunlaşması Çiftçilerin Seçeneklerini Daraltıyor
Görsel kaynağı: RTBF · Özgün haber
Veri haberi

Tarım Girdilerinde Şirket Yoğunlaşması Çiftçilerin Seçeneklerini Daraltıyor

Belçika merkezli RTBF’nin “Avrupa’dan Görünüm” dosyası, az sayıda büyük şirketin tohum, bitki koruma ürünleri, gübre ve tarım makineleri gibi girdilerdeki ağırlığını inceliyor. Dosyaya göre yoğunlaşma, üretim girdileriyle sınırlı kalmıyor; gıda işleme ve perakende pazarlarında da az sayıda şirket belirleyici oluyor. Bu yapı, çiftçileri tedarik zincirinin hem başında hem de sonunda yoğunlaşmış piyasalar arasında bırakabiliyor. Dosyada İsviçre merkezli Syngenta’nın bitki koruma ürünleri alanındaki konumu örnek gösteriliyor. Şirket, 2025’te bu ürünlerin satışından 13,7 milyar dolar gelir elde etti; söz konusu gelir bir önceki yıla göre %4 arttı. Syngenta’nın yaklaşık 1.800 bitki koruma ürününün ruhsatını kaydettirdiği, yeniden kaydettirdiği veya uzattığı aktarılıyor. Kamu otoritelerinin insan sağlığı ve çevre kaygıları nedeniyle ruhsat yenileme ve yeni ürünlere izin verme konusunda daha sıkı davranması, mevcut geniş ürün portföylerine sahip şirketlerin önemini artırıyor. Avrupa Birliği’nde pestisitlerde izin verilen etkin madde sayısının 25 yılda 1.000’in üzerinden yaklaşık 500’e gerilediği belirtiliyor. Yeni bir pestisitin ruhsatlandırılması 7 ila 10 yıl sürebiliyor ve ruhsatın geçerliliği en fazla 15 yıl olabiliyor. Dosyaya göre uzun ve maliyetli süreçler, ruhsat yenileme kapasitesi yüksek şirketlere avantaj sağlarken yeni şirketlerin pazara girişini zorlaştırıyor. Bu koşulların çiftçilerin tohum, kimyasal ürün ve makine seçeneklerini daraltabileceği ifade ediliyor. Şirket yoğunlaşmasının yaklaşık 150 yıllık bir geçmişe sahip olduğu, birleşmelerin özellikle 1980’lerden itibaren hızlandığı aktarılıyor. Bayer’in Monsanto’yu 2018’de satın alması, Dow ile DuPont’un 2019’da Corteva Agriscience adı altında birleşmesi, Potash Corporation ile Agrium’un 2018’de Nutrien’i oluşturması ve Syngenta’nın ChemChina tarafından 2017’de satın alınması bu sürecin örnekleri arasında gösteriliyor. ETC araştırma kolektifine göre, küresel tohum pazarında en büyük 10 şirketin 10 yıl önce kontrol ettiği %40’lık paya bugün en büyük iki şirket sahip. Dosyada, az sayıda şirkete bağımlılığın tedarik şoklarında çiftçileri ve gıda sistemini daha kırılgan hâle getirebileceği yönündeki eleştirilere de yer veriliyor. Bununla birlikte yoğunlaşmanın tek başına rekabet hukukunu ihlal etmediği belirtiliyor. Rekabeti ortadan kaldırmaya yönelik uygulamalar veya az sayıda aktörün bulunduğu bir pazarda gücü artıran birleşmeler incelemeye alınabiliyor. Wageningen Üniversitesi ve Araştırma Merkezi’nden Max Koppenberg ise yoğunlaşmanın her zaman hâkim durumun kötüye kullanılması anlamına gelmediğini, bazı perakende pazarlarında yoğun rekabetin düşük kâr marjları ve görece düşük tüketici fiyatlarıyla sonuçlanabildiğini söylüyor. Yeni girişleri kolaylaştırmak için ruhsat süreçlerinin hızlandırılması ve patent sürelerinin sınırlandırılması önerilirken, patent süresini kısaltmanın ters sonuç doğurabileceği uyarısı yapılıyor.

AB’nin Kahve İthalatının Değeri 2025’te 18,7 Milyar Avroya Ulaştı
Görsel kaynağı: Cyprus Mail · Özgün haber
Veri haberi

AB’nin Kahve İthalatının Değeri 2025’te 18,7 Milyar Avroya Ulaştı

Avrupa Birliği (AB), 2025’te AB dışındaki ülkelerden 2,9 milyon ton kahve ithal etti. Eurostat verilerine dayanan habere göre ithalatın toplam değeri, 2015’teki 8,6 milyar avrodan 18,7 milyar avroya yükseldi. Fiziksel ithalat hacmi ise aynı dönemde 2,7 milyon tondan yalnızca sınırlı ölçüde arttı. Brezilya, 1 milyon 5 bin 200 tonluk sevkiyatla AB’nin en büyük kahve tedarikçisi oldu ve toplam AB dışı ithalatın %34’ünü karşıladı. Vietnam 587 bin 500 ton ve %20 payla ikinci sırada yer alırken Uganda, Kolombiya ve Honduras da önde gelen tedarikçiler arasında bulundu. Üye ülkeler arasında Almanya 1 milyon 10 bin 500 tonla en fazla kahve ithal eden ülke olurken, İtalya 608 bin tonla ikinci sırada yer aldı. AB ülkelerinde 2025’te 2,2 milyon tondan fazla kavrulmuş veya kafeinsiz kahve ile kahve ikamesi işlendi. Bu üretimin toplam değeri yaklaşık 19 milyar avroya ulaştı; işleme hacmi 2015’e göre %12 arttı.

AB'de Gıda İsrafı 2024'te Kişi Başına 129 Kiloya Ulaştı
Görsel kaynağı: in.gr · Özgün haber
Veri haberi

AB'de Gıda İsrafı 2024'te Kişi Başına 129 Kiloya Ulaştı

Avrupa Birliği'nde (AB) 2024 yılında kişi başına yaklaşık 129 kilogram gıda atığı oluştu. Eurostat verilerine göre toplam gıda atığı 57,9 milyon tona ulaşırken, bu miktar 2023'teki 57,5 milyon tona kıyasla %0,7 arttı. Hesaplamaya hem yenilebilir hem de atığa dönüşen yenilemeyen gıda bölümleri dahil edildi. Gıda israfında en büyük pay hanelere ait oldu. Haneler, kişi başına 69 kilogramla toplam atığın %53'ünü oluşturdu. Restoranlar ve diğer yemek hizmetleri kişi başına 15 kilogramlık ek atık üretirken, gıda ve içecek sanayisinden kaynaklanan atık kişi başına yaklaşık 25 kilogram olarak hesaplandı. Birincil üretim ile perakende ve dağıtımın her biri kişi başına yaklaşık 10 kilogramlık atıkla ilişkilendirildi. Yunanistan, kişi başına gıda atığında AB ülkeleri arasında üçüncü sırada yer aldı. Ülkede kişi başına toplam yaklaşık 207 kilogram atık oluştu. Bu değer, AB ortalamasının belirgin biçimde üzerinde bulunurken, Kıbrıs yaklaşık 294 kilogramla ilk, Danimarka ise yaklaşık 260 kilogramla ikinci sırada gösterildi. Yunanistan'ı Romanya ve Portekiz izledi. Yunanistan'da 2024 yılı toplam gıda atığı 2.159.056 tona ulaştı. Bunun 907.454 tonu, toplamın yaklaşık %42'sine karşılık gelecek şekilde hanelerden kaynaklandı. Veriler, gıda israfının yalnızca tüketim aşamasında değil, gıda zincirinin üretim, işleme, perakende ve dağıtım aşamalarında da ortaya çıktığını gösteriyor. Gıda israfı, üretim ve taşıma için kullanılan toprak, su ve yakıt gibi kaynakların beslenme amacı gerçekleşmeden tüketilmesine yol açıyor. Atıkların depolama alanlarına gönderilmesi de sera gazı emisyonlarına katkıda bulunuyor. Kaynakta, gıda israfının AB gıda sisteminin sera gazı emisyonlarının yaklaşık %16'sına, 252 milyon ton karbondioksit eşdeğerine karşılık geldiği belirtiliyor. Eurostat'ın AB toplamını hesaplarken Romanya için 2024 verileri yerine 2023'teki son mevcut verileri kullandığı aktarıldı. Metnin başka bir bölümünde AB toplamı kişi başına 131 kilogram olarak da ifade ediliyor; bu nedenle kaynakta kişi başına toplam miktar konusunda farklı rakamlar yer alıyor.

Almanya’da 2026 Patates Hasadında Düşüş Bekleniyor
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber
Veri haberi

Almanya’da 2026 Patates Hasadında Düşüş Bekleniyor

Almanya’da 2026 patates üretiminin, sıcak hava dalgaları ve kuraklığın etkisiyle geçen yıla göre gerilemesi bekleniyor. Üretim tahmini 10,4 milyon ton olarak verilirken bu miktar, 2025’teki 13,9 milyon tona göre %25 düşüşe işaret ediyor. Haziran sonundan itibaren etkili olan yüksek sıcaklıklar bitki gelişimini yavaşlattı ve birçok bölgede yumruların beklenenden küçük kalmasına yol açtı. Benzer sorunlar Fransa, Belçika ve Hollanda’da da görülüyor. Küçük yumrular, özellikle patates kızartması ve diğer endüstriyel ürünleri üreten işleme sanayisini zorluyor. Almanya’da sofralık ve işleme patatesi fiyatlarında artış görülse de uzmanlar tüketiciler açısından sert bir fiyat şoku beklemiyor.

Paraguay’da Pirinç Üretimi On Departmana Yayıldı
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay’da Pirinç Üretimi On Departmana Yayıldı

Paraguay’da sulamalı pirinç üretiminin yeni bölgelere yayılması, ülkenin Mercosur’daki üretim haritasını değiştiriyor. Sergio Cardoso’nun değerlendirmesine göre 2025/26 sezonunda pirinç üretimi 10 Paraguay departmanında görülüyor. CAPARROZ ve FEPARROZ tarafından yayımlanan levantamento, üretim alanlarının Presidente Hayes, San Pedro, Cordillera, Central, Paraguarí, Ñeembucú, Misiones, Guairá, Caazapá ve Itapúa’ya yayıldığını gösteriyor. Genişleme yalnızca ekim alanlarının artmasıyla sınırlı kalmıyor; istihdam, yatırımlar, taşımacılık, hizmetler ve tarımsal sanayi zincirinin farklı halkalarını da etkiliyor. Bu gelişmeyle Paraguay, Mercosur pirinç piyasasında daha önceki ikincil konumundan çıkarak bölgesel arz, ticaret ve fiyat oluşumuna ilişkin değerlendirmelerde daha fazla ağırlık taşıyor. Ancak büyümenin ne kadar süreceği; arazi ve sulama suyu bulunabilirliği, krediye erişim, altyapı, lojistik, kârlılık ve pazarın daha yüksek üretim hacimlerini karşılayabilmesine bağlı olacak. Kaynakta, ülkenin pirinç sanayisi, lojistiği ve ihracatının da bu dönüşümle birlikte izlenmesi gereken alanlar olduğu belirtiliyor.

Kaşgar’da Tarım Teknolojileri Kuraklık ve Tuzluluğa Uyum Sağlıyor
Görsel kaynağı: Kazakhstanskaya Pravda · Özgün haber
Veri haberi

Kaşgar’da Tarım Teknolojileri Kuraklık ve Tuzluluğa Uyum Sağlıyor

Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Kaşgar vilayetinde tarımsal üretim, su kıtlığı, kurak iklim ve tuzlu toprakların oluşturduğu sınırlamalara teknoloji ve işleme yatırımlarıyla yanıt vermeye çalışıyor. 2025’te vilayette tarım, ormancılık, balıkçılık ve hayvancılık ürünlerinin toplam değeri 92,74 milyar yuana ulaşırken, tarım sektörünün katma değeri 52,15 milyar yuan oldu. Bu tutarın bölgesel gayrisafi hasılanın yaklaşık %30’una karşılık geldiği bildirildi. Kaşgar’daki uygulamalar arasında damla ve mikro sulama, boru hatlarıyla su dağıtımı, otomatik ölçüm ve toprak nemi kontrolü bulunuyor. 2024 sonu itibarıyla yüksek standartlı tarım arazilerinin alanı yaklaşık 507 bin hektara çıkarken, 418 bin hektarda su tasarrufu sağlayan teknolojiler kullanıldı. Şufu ilçesindeki yaklaşık 17 hektarlık meyve bahçesinde otomatik sulama sistemi, sensörler ve bir meteoroloji istasyonu bulunuyor. Sulama cep telefonu üzerinden yönetilebiliyor; sistem toprak ve bitkilerin durumunu izleyerek nem eksikliği veya zararlı tehdidi konusunda uyarı veriyor. Şule ilçesindeki bir mantar üretim parkında 26 modern sera, toplam 24 bin metrekarelik sera alanı ve 12 bin metrekare üretim tesisi bulunuyor. Tesisin günlük üretim kapasitesi 60 bin mantar bloğuna kadar çıkıyor. İşletme yılda yaklaşık 300 ton kurutulmuş mantar üretiyor; mantar sosu, atıştırmalık ve diğer işlenmiş ürünlerin üretimi de geliştiriliyor. Parkta yaklaşık 100 kişi sürekli çalışırken, mevsimlik istihdam bini aşıyor ve üretimin bir bölümü beş komşu köye yayılıyor. Meyvecilikte de üretim, işleme ve yeni çeşitlere yönelim öne çıkıyor. 2025’te Kaşgar’daki meyve bahçeleri yaklaşık 360 bin hektar alan kapladı ve 2,4 milyon ton meyve toplandı; bu miktar bir önceki yıla göre %6 arttı. Vilayetteki 152 meyve işleme işletmesi 285,5 bin ton hammadde işledi. Ana meyve türlerinde ileri işleme oranı %38,4’e ulaştı; kuru meyve, meyve suyu ve konsantre, bitkisel yağ, ezme ve toz ürünler üretildi. Tuzlu arazilerin değerlendirilmesi için 2025 sonunda seralarda kayısı yetiştirme projesi onaylandı. Projede mikroiklimin düzenlenmesi, tuzlu toprakların iyileştirilmesi ve su ile gübrenin hassas uygulanması öngörülüyor. Hesaplanan hedefler su ve gübre kullanım verimliliğinde %15, verimde %20 artış ve meyvelerin yaklaşık iki hafta daha erken olgunlaşması. Bu sonuçlar proje parametreleri olarak veriliyor; gerçekleşmiş üretim sonucu olarak sunulmuyor.

Çin’in Rekor Soya Stokları Alım Beklentilerini Değiştiriyor
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Çin’in Rekor Soya Stokları Alım Beklentilerini Değiştiriyor

Chicago’da soya fiyatı, ABD hasadının ilerlemesi ve Çin’den gelen talep sinyallerinin zayıflamasıyla geriledi. Central Internacional de Análises Econômicas e de Estudos de Mercado Agropecuário (CEEMA) verilerine göre ilk ay soya kontratı eylül sonunda 12,93 dolar/bushel düzeyindeyken 1 Ekim’de 12,84 dolara geriledi. Bu değer, yaklaşık 472 dolar/tona karşılık geliyor. Soya, temmuz-eylül döneminde %16 yükselmiş, eylül ayı ortalaması da ağustosa göre %9 artmıştı. ABD’de 27 Eylül itibarıyla ekili soya alanlarının %17’sinde hasat tamamlandı ve ülke üretiminin 123 milyon tonun biraz üzerinde gerçekleşmesi bekleniyor. ABD Tarım Bakanlığı (USDA), aynı tarih itibarıyla ürünlerin %58’ini iyi veya mükemmel durumda sınıflandırdı. ABD’nin soya ihracatı da 24 Eylül’de sona eren haftada 1,15 milyon tona ulaştı; 1 Eylül’de başlayan mevcut ticaret yılının birikimli ihracatı 2,8 milyon tona çıkarak geçen yılın aynı döneminin %26 üzerine çıktı. Fiyatlar üzerindeki başlıca baskı Çin’den geldi. Çin’de zayıf yem talebi ve negatif soya işleme marjları, önümüzdeki aylarda alımların azalabileceği beklentisini güçlendirdi. Ülkedeki özel yağlı tohum işleme şirketleri, şubat başına kadarki ihtiyaçlarının büyük bölümünü Brezilya ve Arjantin’den yapılan alımlarla ve devlet rezervleriyle karşıladı. Çin’deki 111 işleme tesisinin soya stokları 25 Eylül haftasında 7,96 milyon tona yükselerek en az 15 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. ABD ile Çin liderleri arasındaki son görüşmede soya, tarife indirimi önerisinin dışında kaldı. Soya küspesi de 24 Eylül’deki 376,10 dolar/kısa ton seviyesinden 1 Ekim’de yaklaşık 388 dolar/metrik tona geriledi; kaynakta bu hareket beş iş gününde %6,4 düşüş olarak verildi.

Lihtenştayn'da Tarım Ürünleri Destek Başvuruları İki Ay Öne Çekildi
Görsel kaynağı: Lie:zeit · Özgün haber

Lihtenştayn'da Tarım Ürünleri Destek Başvuruları İki Ay Öne Çekildi

Lihtenştayn Hükümeti, yerli tarım ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanmasına yönelik destek yönetmeliğini değiştirdi. Yeni düzenlemeye göre işleme ve proje desteği başvuruları, katkı yılından önceki yılın 31 Aralık tarihine kadar Orman, Doğa ve Tarım Dairesine sunulacak. Başvuru süresi iki ay öne çekildi. Değişiklikle, komisyonun olumlu kararından sonra projelerin uygulanması için başvuru sahiplerine daha fazla zaman tanınması amaçlanıyor. Düzenleme, özellikle karmaşık projelerde mevcut uygulama süresinin yetersiz kaldığı deneyimine dayanıyor. Komisyon ayrıca olası geri alma kararlarından da sorumlu olacak. Yönetmelik 1 Kasım 2026'da yürürlüğe girecek.

Kanatlı Çiftliklerinde Biyogüvenlik İçin Katmanlı Koruma
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber

Kanatlı Çiftliklerinde Biyogüvenlik İçin Katmanlı Koruma

Kanatlı çiftliklerinde hastalıkların sürüler ve işletmeler arasında yayılmasını azaltmak için biyogüvenliğin tek bir uygulamaya değil, birbirini tamamlayan koruma katmanlarına dayandırılması öneriliyor. Güney Afrika Western Cape Tarım Departmanı’ndan Dr Thapelo W Kekana’nın aktardığı uygulamalara göre önlemler, kişilerin kümese girmesinden önce çiftlik kapısında başlamalı. Giriş yapan herkes, daha önce evinde duş almış olsa bile kıyafetlerini çıkarıp duş almalı; ardından çiftliğin sağladığı temiz kıyafet, çizme, tulum ve gerekli diğer kişisel koruyucu ekipmanı kullanmalı. Bir çalışan kapı binasının son kapısından kısa süreliğine ayrılsa bile dönüşte duş alma ve kıyafet değiştirme işlemlerini baştan tekrarlamalı. Çalışan ve ziyaretçi otoparklarının üretim alanlarının dışında tutulması, idari ofislerin kümeslerden ayrılması ve üretim bölgesine erişimin sınırlı tek bir yolla sağlanması isteniyor. Koruyucu kıyafet ve kişisel koruyucu ekipman çiftlik dışına çıkarılmamalı; çalışanların ekipmanı vardiya sonunda doğrudan temizlik ve dezenfeksiyon işlemine alınmalı. Ziyaretçilere verilen ekipman ise kullanılmamış malzemelerden ayrı tutulmalı. Bakım teknisyenleri ve yükleniciler de çalışanlarla aynı yıkama, duş alma ve kıyafet değiştirme kurallarına uymalı; yakın zamanda kanatlı, canlı hayvan pazarı, avcılık, işleme tesisi, laboratuvar veya başka bir kanatlı çiftliğiyle temasları kayda geçirilmelidir. Yabani kuşlar, kemirgenler, böcekler, araçlar ve yem sevkiyatları olası hastalık taşıma yolları arasında sıralanıyor. Yem siloları ile kümesler arasındaki bağlantılar her gün kontrol edilmeli, dökülen yem hemen temizlenmeli ve kümesler dış etkenlerin girişini sınırlayacak şekilde tamamen kapalı tutulmalı. Kümeslerin çevresindeki bitki ve çimler 3 ila 5 metre genişliğinde temizlenerek bitkisiz bir şerit oluşturulmalı; yapıların çevresinde kemirgen tuzakları ve dezenfektan kullanılmalı. Araçların tesise girişinden önce sorumlu kişi, mevcut hastalık durumunu, ziyaret amacını ve uygulanması gereken temizlik ile dezenfeksiyon işlemlerini değerlendirmeli. Girişe izin verilen araçlar önce organik materyalden arındırılmalı, ardından etiket talimatlarına uygun dezenfektanla işlem görmeli. Aynı çiftlikteki farklı kümesler arasında da izolasyon korunmalı; çalışanlar belirli alanlara atanmalı ve ilgisiz sürüler arasında paylaşılmamalı. Bu uygulama zorunluysa veteriner onaylı hareket talimatı ile tam kıyafet değişimi ve hijyen işlemleri uygulanmalı. Ekipman paylaşımının önlenmesi için her kümese özel aletler ve depolama alanları ayrılmalı. Her kümes için bağımsız yem silosu kullanılması, suyun içilebilir ve düzenli test edilmiş olması, temiz altlığın kapalı yerde tutulması; gübre, kullanılmış altlık ve ölü hayvanların ise hastalık riski oluşturmayacak şekilde taşınıp depolanması öneriliyor. Başka kanatlılarla temas eden çalışanların temiz kümeslere dönmeden önce iki ila üç gün beklemesi ve işletmenin kuralları kapsamında çiftlikte ya da yakınında arka bahçe kanatlısı bulundurmaması gerekiyor.

Brezilya’da Soya Piyasası Ekim Ayına Düşük Likiditeyle Başladı
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Soya Piyasası Ekim Ayına Düşük Likiditeyle Başladı

Brezilya soya piyasasında ekim ayının ilk işlem gününde hareketlilik düşük kaldı. Başlıca ticaret merkezlerinde fiyatlar farklı yönlerde seyrederken bazı bölgelerde gerileme, bazı bölgelerde ise değişmezlik görüldü. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira, üreticilerin satış görüşmelerinden uzak durduğunu, alıcıların da tekliflerini düşürdüğünü belirtti. Bu tablo, işlemlerin yavaşlamasına ve piyasanın sıkışık kalmasına yol açtı. Chicago Ticaret Borsası’nda (CBOT) soya vadeli işlemleri de düşüşle kapandı. ABD’de hasadın ilerlemesini destekleyecek hava koşulları beklentisi, uluslararası piyasalardaki riskten kaçış ve fonların pozisyonlarını tasfiye etmesi satış baskısını artırdı. Reuters’ın aktardığı talep endişeleri ve ABD’de eylül ayındaki soya kırma faaliyetlerinin daha düşük olabileceği beklentisi de fiyatları baskılayan unsurlar arasında yer aldı. Brezilya piyasasındaki düşüşün daha sert olmasını ise doların değer kazanması ve primlerdeki hafif artış sınırladı. Buna karşın bu gelişmeler, işlemlerde güçlü bir toparlanma sağlamadı. ABD’nin 2026/27 sezonuna ilişkin net soya ihracat satışları, 24 Eylül’de sona eren haftada 1,033 milyon ton oldu. Çin, 589,4 bin tonla en büyük alıcı olurken toplam satışlar analistlerin 500 bin ila 1,4 milyon tonluk beklenti aralığında kaldı. Çin talebinin hızına ilişkin kaygılar ve ülkedeki işleme tesislerinin yüksek stokları, uluslararası piyasada daha kalıcı bir yükselişi sınırladı. Kasım 2026 teslimatlı soya kontratı %0,36, ocak 2027 kontratı ise %0,26 geriledi. Ticari dolar %0,98 yükselerek satışta 5,2237 Brezilya realinden kapandı.

ABD Süt Pazarında Kooperatif Yoğunlaşması Üretici Denetimi Tartışmasını Gündeme Getirdi
Görsel kaynağı: AgDaily · Özgün haber
Veri haberi

ABD Süt Pazarında Kooperatif Yoğunlaşması Üretici Denetimi Tartışmasını Gündeme Getirdi

ABD’de süt sektöründeki yoğunlaşma, yalnızca büyük işletmelerin artan payıyla değil, üreticileri temsil eden kooperatiflerin sayısındaki azalmayla da belirginleşti. 2022 itibarıyla en az 2.500 ineği bulunan büyük ölçekli işletmeler, ülkedeki toplam süt satışlarının yaklaşık %45’ini gerçekleştiriyor. Süt üreticilerinin çoğu ürününü kooperatifler aracılığıyla satıyor. Kaynakta aktarılan verilere göre ABD’deki süt kooperatiflerinin sayısı 1952’de 1.900’ün üzerindeyken 2023’te 107’ye geriledi. Food and Water Watch verilerine göre Dairy Farmers of America, Land O’Lakes ve California Dairies adlı üç büyük kooperatif, ABD’deki tüm süt satışlarının yaklaşık %83’ünü pazarlıyor. Kooperatiflerin birleşerek büyümesi ve süt sektörünün başka alanlarına yayılması, bazı üreticilerin bu yapıların kendilerine hizmet etme amacından uzaklaştığını savunmasına yol açtı. Bazı kooperatiflerin, üreticilerin süt sattığı işleme şirketlerini satın alması çıkar çatışması iddialarını beraberinde getirdi ve kimi üreticiler bu gerekçeyle dava açtı. ABD Hükümeti Hesap Verebilirlik Ofisi de 2019’da, kooperatifler büyüyüp potansiyel olarak rekabet eden çıkarları bünyesinde topladıkça üreticilerin kooperatiflerin öncelikleri ve stratejik yönü üzerindeki denetimini kaybetmiş hissedebileceği uyarısında bulundu.

Yunanistan’da Hayvan Hastalıkları ve Balık Yetiştiriciliği Gündemde
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan’da Hayvan Hastalıkları ve Balık Yetiştiriciliği Gündemde

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Yunanistan Tarım ve Gıda Bakanı Margaritis Schoinas, ülkenin yedi Merkezi Olmayan Yönetiminin sekreterleriyle bir araya gelerek birincil sektörün ülke genelinde daha etkili işlemesini ve kamu hizmetleri arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesini görüştü. Toplantıda kamu yetkilerinin daha etkin kullanılması, hukuka uygunluğun güvence altına alınması ve bürokrasinin azaltılması da ele alındı. Görüşmenin başlıca gündemlerinden birini hayvan hastalıkları ve hayvancılık sektöründe yaşanan son krizlerin yönetiminden çıkarılan sonuçlar oluşturdu. Katılımcılar, olağanüstü ihtiyaçlar ortaya çıktığında devletin insan kaynağı ve hizmetleri hızlı biçimde harekete geçirebilmesi gerektiğini değerlendirdi. Toplantıda, veterinerler ile diğer kritik uzmanlıkların ihtiyaç duyulan bölgelere hızla gönderilebilmesi için kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi ve mevcut bilimsel personelden daha iyi yararlanılması gerektiği belirtildi. Bu kapsamda bakanlığın hayvan hastalıklarına karşı operasyonel kapasitesinin artırılması ve sağlık krizlerinde hızla devreye girecek daha etkili bir ulusal mekanizma kurulması değerlendirildi. Balık yetiştiriciliğiyle ilgili konular da gündeme gelirken, bakanlık ile Merkezi Olmayan Yönetimler arasındaki daha iyi iş birliğinin idari gecikmeleri ve görev çakışmalarını azaltabileceği alanlar ele alındı.

Arjantin’de Süt Üretimi Artıyor, Üretici Fiyatları Geride Kalıyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Süt Üretimi Artıyor, Üretici Fiyatları Geride Kalıyor

Arjantin’de süt üretimi artmasına rağmen bu büyüme üreticilerin gelirlerine aynı ölçüde yansımıyor. Süt sektörünü izleyen danışman Marcos Snyder, üreticilerin geride kalan süt fiyatları ve yükselen yem maliyetleri nedeniyle daralan marjlarla karşı karşıya olduğunu, süt sanayisinin ise verimlilik ve ölçek arayışıyla yeniden şekillendiğini belirtti. Snyder’e göre sanayinin fiyatları yeniden ayarlaması gerekecek. Gözlemevi verilerine göre ağustos ayında süt üretimi geçen yılın aynı ayına göre %2,2 artarak 1.114.792.553 litreye ulaştı. Üretim temmuza göre de %6 yükseldi. Ocak-ağustos dönemindeki yıllık artış %4,5 olarak hesaplandı. Ancak üretimdeki artış, zincir içindeki fiyat hareketleriyle desteklenmedi. Aynı dönemde mısır fiyatı %40, toptan süt ürünleri fiyatları %18 ve raf fiyatları %23 artarken, üreticinin aldığı süt fiyatındaki artış %9’da kaldı. Snyder, bu farkın zincir tarafından üreticiye yeterince aktarılmadığını ve sanayinin daha düşük enflasyon ile artan maliyetler arasında marjlarını korumaya çalıştığını söyledi. Bununla birlikte danışman, geçen ilkbaharda olağanüstü ot arzının üretimde ani sıçramaya ve bir miktar sütün ticari hedef bulamamasına yol açan koşulların bu yıl tekrarlanmasını beklemiyor. Daha düşük nem koşullarının üretimi sınırlayabileceğini belirten Snyder, süt arzının yaklaşık %70’inin iç pazarda tüketildiğini, kalan %30’un ise ihraç edildiğini aktardı. Üreticilerin temel beklentilerinden biri, satın alınan yemlerin bir bölümünün otla ikame edilmesi. Ancak bazı bölgelerdeki nem eksikliği, yem bitkilerindeki büyümeyi sınırlamaya başladı. İhracat ise fazla sütü değerlendirmek için bir kanal olmayı sürdürüyor. Snyder, ton başına 3.600-3.800 dolar aralığındaki işlemlerin hâlâ ihracat yapılmasına olanak verdiğini, Brezilya’nın artan bir pazar haline geldiğini ve Cezayir’e satışların geçen yıla göre zorlaştığını söyledi. Danışmana göre 2026’nın sonunda üretim artışı, El Niño’nun güçlü bir etkisi hesaba katılmadığında %2 ila 3 arasında olabilir. 1997’ye benzer bir hava koşulunun yaşanması halinde ise üretimin geçen yıla göre %1 daha düşük tamamlanabileceğini öngördü. Snyder ayrıca Arjantin süt sektöründe yoğunlaşmanın süreceğini, büyük işletmelerin yılda %4 ila 5 büyürken orta ve küçük işletmelerin genişlemekte zorlandığını belirtti. Daha büyük ölçek, teknoloji yatırımları ve uygun finansman ihtiyacının hem işletmeler hem de sanayi için belirleyici olacağını kaydetti.

Slovakya’da Kuraklık Mısır Verimini Düşürüyor
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Kuraklık Mısır Verimini Düşürüyor

Slovakya’da kuraklık, mısır hasadında düşük verim beklentilerini artırdı. Selice’de düzenlenen mısır tarla gününde, arazilerde uzun dönem ortalamasına göre 180 milimetrelik yağış açığı bulunduğu belirtildi. AGRO Divízia Selice işletmesi, dane mısırında hektar başına 4 tona kadar verim bekliyor. Ülkede dane mısır alanlarının yaklaşık %20’si hasat edilirken, üreticiler diğer bölgelerde de iyimser olmadıklarını bildirdi. Güney Slovakya’daki bazı işletmelerde hasat daha ileri aşamaya geldi. Galanta Bölgesel Tarım ve Gıda Odası verilerine göre, bölgede yaklaşık 12 bin hektarlık mısır ekiminin %60’ı tamamlandı ve dane mısırında ortalama verim 4 ton/hektar seviyesinde bulunuyor. Selice’de hasadın gelecek hafta başlaması beklenirken, kritik dönemde alınan 27 milimetrelik yağışın verimi 4 ton/hektar seviyesine taşıyabileceği umuluyor. Ancak bu sonuç, uzun süre 10 ton/hektar verime ulaşan işletme açısından yine de zayıf kabul ediliyor. Palárikovo’da ise bin hektarlık mısır hasadı tamamlandı ve ortalama verim 2,5 ton/hektar oldu. Nitra’nın kuzeyindeki bir işletme, 130 hektarlık alanda verimin 4-7 ton/hektar aralığında gerçekleşmesini bekliyor. Üreticilere göre buğdaydan sonra ekilen mısır daha iyi, şeker pancarından sonra ekilen mısır ise daha kötü durumda. Yağışların birçok bölgede ortalamanın yalnızca %25-30’una ulaşması, mısırın yanı sıra ayçiçeğinde de verim farkını daralttı. Düşük dane verimi nedeniyle bazı üreticiler, başlangıçta dane mısırı olarak planlanan ürünleri hayvancılık işletmelerine silajlık mısır olarak sattı. Bölgede silajlık mısır verimi 18-28 ton/hektar arasında bildirilirken, silajın besin değerinin beklenen düzeye ulaşmadığı belirtildi. Bir işletmede silajdaki nişasta oranı geçen yıl %38-42 iken bu yıl %20’ye düştü. Üreticiler, hayvanların verim kaybını sınırlamak için yeşil çavdar ve kışlık arpa ekim alanlarını artırmayı planlıyor. Mısır üretimindeki düşüşün, Slovakya’nın yıllar sonra yeniden ithalatçı konuma gelmesine yol açabileceği ve üretimin iç işleme sanayisi ile yem ihtiyacını karşılamayacağı ifade edildi. Kuraklık nedeniyle hükümetin 30 milyon avroluk tazminat sözüne Yeşil Mazot’tan 5 milyon avro daha eklendi. Ancak açıklamanın üzerinden bir ay geçmesine rağmen, ödemelerin işletmeler arasında hangi ölçütlerle dağıtılacağı henüz belirlenmedi.

Kısa Dönemli Ayçiçeği Romanya’da Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı İçin Fırsat Sunuyor
Görsel kaynağı: AgroTV · Özgün haber
Veri haberi

Kısa Dönemli Ayçiçeği Romanya’da Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı İçin Fırsat Sunuyor

Romanya tarımının, Avrupa’da büyüyen sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) pazarına hammadde sağlayabileceği Corteva Agriscience’ın düzenlediği toplantıda ele alındı. Tartışmada, ana ürünler arasındaki dönemde yetiştirilebilen kısa dönemli ayçiçeğinin Romanyalı çiftçiler için yeni bir pazar ve ek gelir olanağı oluşturup oluşturamayacağı değerlendirildi. Avrupa Birliği’nin ReFuelEU Aviation girişimi, uçak yakıtında SAF payının 2025’te %2’den 2030’da %6’ya, 2050’de ise %70’e çıkarılmasını öngörüyor. Toplantıda, sonbahar tahıllarından sonra normalde kullanılmayan arazilere ekilebilen kısa dönemli ayçiçeğinin gıda üretiminin yerine geçmeden yağlı tohum hammaddesi sağlayabileceği belirtildi. Bu ara ürünlerin mevcut tarım arazilerinde yetiştirilerek toprağın örtülü kalmasına da katkı sağlayabileceği ifade edildi. Corteva Avrupa Bölgesel Portföy Lideri Etienne Bouquet, uygunluk ve sertifikasyon kurallarının tarladaki üretim koşullarını doğru yansıtması gerektiğini söyledi. Yenilenebilir Enerji Direktifi’nin (RED III) ve biyoyakıtlar için uygun hammaddeleri sıralayan Ek IX’un ara ürünleri tanıdığı, ancak teknik tanım ile sertifikasyon kurallarının gerçek tarımsal uygulamalarla daha iyi örtüşmesi gerektiği aktarıldı. Bouquet, aşırı kısıtlayıcı kuralların çiftçilerin iklim ve münavebe koşullarına uygun kısa dönemli hibritleri seçme esnekliğini azaltabileceği uyarısında bulundu. Corteva ile bp’nin tarımsal üretimi biyoyakıt pazarlarına bağlamak amacıyla kurduğu Etlas, ilk teslimatlara 2027’de başlamayı ve 2030’ların ortasına kadar yıllık 1 milyon ton yağlı tohum hammaddesine ulaşmayı hedefliyor. Şirket, bu miktarın yaklaşık 800 bin ton biyoyakıta karşılık geleceğini belirtiyor. Etlas yöneticisi Ignacio Conti’ye göre Romanya, 2025’te AB’de ayçiçeği ekim alanı ve üretiminde ilk sırada yer aldı; ülkenin enerji stratejisi de 2030’a kadar gelişmiş biyoyakıtlara %3,5 pay öngörüyor. Üretici açısından modelin temel koşulu, kısa dönemli hibritin sonraki ana ürünü geciktirmeyecek kadar erkenci olması. Toplantıda ayrıca ikinci ürün ayçiçeğinin ekonomik başarısının yalnızca yetiştirme performansına değil, hasat sonrasında satış koşullarına da bağlı olduğu belirtildi. İşleme sonucunda elde edilen ayçiçeği küspesinin hayvan yemi için protein kaynağı olarak kullanılabileceği aktarıldı. Tartışmanın ardından Giurgiu’daki TOTAGRO çiftliğinde, sonbahar tahıllarından sonra ekilmiş kısa dönemli ayçiçeği parselleri incelendi.

Şam'da 120 Şirketin Katıldığı 360 Food Syria Fuarı Açıldı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Şam'da 120 Şirketin Katıldığı 360 Food Syria Fuarı Açıldı

Şam'da 360 Food Syria gıda sanayileri fuarı, 18 ülkeden 120 yerel, Arap ve yabancı şirketin katılımıyla başladı. Şam Fuar Alanı'nda düzenlenen etkinlikte hassas tarım, sulama ve tohum teknolojilerinin yanı sıra gıda işleme, paketleme ve ambalaj makineleri ile nihai gıda ürünleri sergileniyor. Evex Events ve Pyramids Group tarafından düzenlenen fuar, Suriyeli üreticileri bölgesel distribütörler, uluslararası tedarikçiler ve yatırımcılarla buluşturan bir platform olarak tanımlanıyor. Etkinlik, ayın 3'üne kadar 12.00-20.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek. Suriye Tarım Bakanlığı, tarım sektörünü güncellemek üzere politikaların ve düzenleyici çerçevenin yenilenmesini, tarımsal yatırımlar için uygun koşullar oluşturulmasını ve kamu-özel sektör ortaklıklarının kolaylaştırılmasını içeren bir yol haritası hazırladığını bildirdi. Bakanlık ayrıca geleneksel destek modellerinden verimlilik ve üretime dayalı desteğe geçiş hedefini açıkladı. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) temsilcisi, tarımın Suriye'nin ekonomik toparlanması ve gıda güvenliği için temel bir sektör olduğunu belirterek çiftçilere destek, sulama ve tarımsal hizmetlerin geliştirilmesi, depolama, işleme ve pazarlama süreçlerinin iyileştirilmesi çağrısı yaptı.

Bulgaristan’da Ekim İçin Don ve Hastalık Uyarısı
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Ekim İçin Don ve Hastalık Uyarısı

Bulgaristan’da ekim ayının ilk on gününde değişken, serin ve yağışlı hava bekleniyor. Ulusal Meteoroloji ve Hidroloji Enstitüsü agrometeoroloğu Dukena Joleva’nın aktardığı tahmine göre sıcaklıklar iklim normalleri civarında veya altında seyredecek. Dönemin sonunda yaygın don beklendiği için dona maruz kalabilecek sebze ürünlerinin zamanında hasat edilmesi gerekiyor. Nemli koşulların sonbahar meyvelerinde geç kahverengi çürüklük, hasat edilmemiş üzümde ise gri çürüklük gelişimini kolaylaştıracağı belirtildi. Yağışların üst toprak katmanlarını ve mevsimlik toprak işleme koşullarını iyileştirmesi beklenirken, yaz sonundaki kuraklık nedeniyle eylülde kışlık kolza ekimi için bazı teknik sürelerin kaçırıldığı kaydedildi. Ekim ayı kışlık tahılların ekimi için uygun dönem olarak gösterildi. Buğday ekimi için teknik süre Kuzey Bulgaristan’da ayın ilk on günü, Güney Bulgaristan’da 15-25 Ekim, Karadeniz kıyısında ise ay sonu olarak belirtildi. Ay içindeki yağışların 50 santimetrelik toprak katmanındaki nem rezervlerini artırarak ekilen ürünlerin başlangıç gelişimini desteklemesi bekleniyor. Kışlık tahıllarda tarla faresi, tahıl böceği ve tahıl sineklerinin izlenmesi istendi. Tarla faresi için ekonomik zarar eşiği dekarda iki aktif koloni, adi tahıl böceği larvaları için metrekarede üç olarak verildi.

Zimbabve Buğday Üretimini İklim Risklerine rağmen Büyütüyor
Görsel kaynağı: Kilimo News · Özgün haber
Veri haberi

Zimbabve Buğday Üretimini İklim Risklerine rağmen Büyütüyor

Zimbabve, buğday üretiminde son altı yılda önemli bir genişleme sağladı. Ulusal TAAT Buğday Tarla Günü 2026’da konuşan Tarım, Mekanizasyon ve Su Kaynaklarının Geliştirilmesinden Sorumlu Daimi Sekreter Obert Jiri, ekim alanının 2020’de yaklaşık 60.000 hektardan 130.000 hektarın üzerine çıktığını söyledi. Aynı dönemde tüm sektörlerde ortalama verim hektar başına yaklaşık 2 tondan 5,3 tonun üzerine yükseldi. Küçük üreticilerin sektöre katılımı ve özel sektör yatırımları da arttı. Buğdayın büyüyen rolü, 2024 kuraklığında tahılın savunmasız hanelere dağıtılan gıdalar arasında yer almasıyla daha belirgin hale geldi. Jiri, ülkenin yerel olarak üretebildiği ürünleri ithal etmek istemediğini belirtirken, Zimbabve’nin bazı sanayi ihtiyaçlarını karşılamak için sert buğday ithal etmeyi sürdürdüğünü aktardı. Islahçılar ve tohum şirketleri, sert buğday özelliklerine sahip çeşitler geliştiriyor; tohum arzını artırmak için Nhema çeşidinin çoğaltılması da sürüyor. Bununla birlikte El Niño kaynaklı riskler ve değişen iklim, üretim artışlarının korunmasını zorlaştırıyor. Jiri, daha yüksek verimli, kuraklığa, hastalıklara ve zararlılara dayanıklı, daha az su isteyen çeşitlerin geliştirilmesi çağrısında bulundu. İklim değişikliğine uyum kapsamında yazlık buğday üretiminin olanaklarının da yeniden değerlendirilmesini istedi. Ülke ayrıca yalnızca üretimi artırmayı değil, yerli buğdayın işlenmesini ve daha fazla ürüne dönüştürülmesini hedefliyor. TAAT Buğday Programı, özellikle küçük üreticilerin verimliliğini ve gelirlerini artırmak için kanıtlanmış teknolojileri çiftçilere ulaştırırken, değer zincirini işleme aşamasına genişletmeye çalışıyor.

Estonya, Rusya ve Belarus Tahıllarının Transitini Yasakladı
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber

Estonya, Rusya ve Belarus Tahıllarının Transitini Yasakladı

Estonya, Rusya ve Belarus’tan gelen tahılların kendi topraklarından transit geçişini yasakladı. Dışişleri Bakanı Tsahkna, kararı Rusya’nın Ukrayna limanlarına saldırması, Ukrayna’nın tahıl ihracatını engellemesi ve kendi ürünleri için yeni güzergâhlar aramasıyla ilişkilendirdi. Bakan, daha önce Rus tahılının Estonya üzerinden taşınmaması konusunda uyarıda bulunduklarını belirtti. Tallinn yönetimi, Rusya’nın Baltık limanlarını alternatif bir transit yolu olarak kullanmasını önlemek için Letonya ve Litvanya ile eş güdüm sağlamaya çalışıyor. Estonya’ya göre Rusya, Ukrayna’ya yönelik saldırıları sürerken ticaretini devam ettirmek için bölgedeki liman ve güzergâhlardan yararlanmak istiyor. Avrupa Birliği, Rusya ve Belarus menşeli tahıl ürünlerinin ortak pazara erişimini sınırlamak amacıyla gümrük vergileri uygulamaya koymuştu. Ancak bu düzenlemeler, ürünlerin Avrupa Birliği topraklarından üçüncü ülkelere transit geçişini her durumda engellemediği için Estonya kendi yasağını getirdi. Karar, Karadeniz’deki taşımacılığın aksamasının ardından Rusya’nın alternatif ihracat yolları aradığı bir dönemde alındı. Rus şirketlerinin Baltık Denizi ve Arktik Okyanusu’ndaki bazı liman terminallerini daha fazla tahıl işlemek üzere uyarladığı bildirildi.

Bulgaristan’da Gül Üretimi 2026’da Artış Gösterdi
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Bulgaristan’da Gül Üretimi 2026’da Artış Gösterdi

Bulgaristan’da yağlık gül üretimi 2026’da 9.555,9 tona ulaştı. Tarım ve Gıda Bakanı Plamen Abrovski’nin açıklamasına göre bu miktar, 2025’teki 6.607,8 tona kıyasla arttı. Kaynakta artış oranı %31 olarak verildi. Üretim verileri, Yağlık Gül Danışma Konseyi toplantısında paylaşıldı. Mevcut kampanyada 9.308,7 ton gül işlenmek üzere sevk edildi; bu miktar toplam üretimin yaklaşık %98’ine karşılık geldi. İşlenen miktar 9.290,4 ton olurken, kaynakta bunun önceki yıla göre %41 arttığı belirtildi. Toplantıda bitki koruma ürünleri, iş gücü, üreticilere daha sürdürülebilir destek sağlanması ve Bulgar gül yağının rekabet gücü de ele alındı. Bakan Abrovski, gül yağının özgünlüğünün korunması için kalite kontrol laboratuvarı kurulmasına yönelik kaynak sağlandığını ve Bakanlar Kurulu kararı bulunduğunu açıkladı. 30 Eylül itibarıyla kayıtlı yağlık gül alanı 5.336 hektar, üretici sayısı 2.975 olarak kaydedildi. Ayrıca 82 işleyici ve 57 gül çiçeği işleme tesisi kayıtlı bulunuyor.

Moldova, Tarım ve Gıda İşlemeye Suudi Yatırımı Çekmek İstiyor
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber

Moldova, Tarım ve Gıda İşlemeye Suudi Yatırımı Çekmek İstiyor

Moldova, tarım ve gıda işleme sektörlerine Suudi Arabistan’dan daha fazla yatırım çekmeyi ve tarım ürünleri ihracatını genişletmeyi hedefliyor. Konu, Moldova Başbakanı Vasile Tofan ile Suudi Arabistan’ın Bükreş’te ikamet eden Moldova Büyükelçisi Khalid Eid Alshammri’nin Kişinev’deki görüşmesinde ele alındı. Görüşmede iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi, Suudi sermayesinin çekilmesi ve ticari fırsatların değerlendirilmesi konuşuldu. Tofan, özellikle tarım sektörü ile gıda ürünlerinin işlenmesine ilgi bulunduğunu belirtti. Alshammri ise Moldova’daki yatırım fırsatlarının Suudi Arabistan iş çevrelerinde tanıtılmasına açık olduğunu ve bunun görevindeki temel hedeflerden biri olduğunu ifade etti. Kaynak, herhangi bir yatırım anlaşması veya kesinleşmiş proje açıklamıyor.