ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3068 haber · Sayfa 98

Irak’ta Gıda İsrafının Su ve Doğal Kaynaklara Etkisine Dikkat Çekildi
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Irak’ta Gıda İsrafının Su ve Doğal Kaynaklara Etkisine Dikkat Çekildi

Irak’ta Yinda çevre örgütü, gıda israfının yalnızca ekonomik kayıp yaratmadığını, aynı zamanda su, toprak ve diğer doğal kaynaklar üzerindeki baskıyı artırdığını bildirdi. Örgüt, gıdaların çöpe atılmasının üretimde kullanılan enerji ve arazinin de boşa harcanması anlamına geldiğini, ayrıca sera gazı emisyonlarına katkıda bulunduğunu açıkladı. Örgütün açıklamasına göre tarım ve hayvancılık, dünya genelindeki su tüketiminin yaklaşık %70'ini oluşturuyor. Kuruluş, bir kilogram sığır etinin israfının yaklaşık 50 bin litre suyun, bir bardak sütün çöpe atılmasının ise yaklaşık bin litre tatlı suyun boşa gitmesine eşdeğer olduğunu belirtti. Bazı Avrupa ülkelerinde ticari standartlar nedeniyle avlanan balıkların bir bölümünün atıldığı da açıklamada yer aldı. Dünya genelinde her yıl 1,05 milyar tondan fazla gıdanın israf edildiği, bunun tüketicilere sunulan toplam gıdanın yaklaşık %19'una karşılık geldiği kaydedildi. Örgüt, çöplüklerde ayrışan gıda artıklarının, atmosferde ısı tutma kapasitesi karbondioksitten daha yüksek olan metan gazı ürettiğini ve gıda atıklarının küresel sera gazı emisyonlarının %8 ila 10'unu oluşturduğunu aktardı. Irak’ta evlerde kişi başına yıllık gıda israfının yaklaşık 101 kilogram olduğu, ülkedeki toplam yıllık israfın ise 4,5 milyon tonu aştığı belirtildi. Örgüt, israfı azaltmak için ihtiyaç kadar alışveriş yapılmasını, organik atıkların ayrıştırılarak kompost üretiminde kullanılmasını ve fazla yemeklerin ihtiyaç sahiplerine bağışlanmasını önerdi.

AB Tarım Bakanları 2027 Sonrası OTP, Gübre ve Kuraklığı Görüştü
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları 2027 Sonrası OTP, Gübre ve Kuraklığı Görüştü

AB tarım bakanları, 28 Eylül 2026'da Brüksel'de düzenlenen Tarım ve Balıkçılık Konseyi toplantısında 2027 sonrasında uygulanacak Ortak Tarım Politikası (OTP), gübre maliyetleri, kuraklık ve meyve-sebze sektörünün geleceğini ele aldı. Gelecek OTP çerçevesi için müzakereler sürerken İrlanda dönem başkanlığı, 26-27 Ekim'deki AGRIFISH toplantısında kısmi bir genel yönelime ulaşmayı hedefliyor. Bakanlar idari işlemlerin basitleştirilmesini ve kuralların uygulanmasında daha fazla esnekliği savunurken, aktif çiftçi tanımı, desteklerin üst sınırı ve yeni bütçe çerçevesine geçiş başlıklarını görüşmeye devam etti. Toplantıda yüksek enerji ve gübre fiyatlarının üretim maliyetlerini artırdığı, buna karşılık bazı sektörlerde üreticilerin aldığı fiyatların düşük kaldığı belirtildi. 2026 yazındaki kuraklık ve sıcak hava dalgalarının bazı ülkelerde hasat miktarı ile kaliteyi etkilediği, olası hedefli desteklerin yanı sıra su yönetimi ve tarımsal uygulamaların uzun vadeli uyumunun değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi. İrlanda Tarım Bakanı ve Konsey Başkanı Martin Heydon, çiftçilerin istikrarlı ve adil gelir sağlayan, ancak gelecek zorluklara karşı esneklik ve destek de sunan bir politikaya ihtiyaç duyduğunu söyledi. Gübreler için yapılan çalışma yemeğinde, Avrupa Komisyonunun arz güvenliğini artırmaya ve çiftçilerin fiyat oynaklığına maruz kalmasını azaltmaya yönelik planı incelendi. Komisyon verilerine göre gübreler, AB tarımındaki toplam girdi maliyetlerinin ortalama %7-8'ini oluşturuyor; Nisan 2026'da azotlu gübre fiyatları 2024 ortalamasının %71 üzerindeydi. AB, iç üretimi artırmayı, tedarik kaynaklarını çeşitlendirmeyi ve düşük karbonlu ile organik gübreler, besin maddelerinin geri dönüşümü ve biyolojik çözümler gibi alanları geliştirmeyi planlıyor. Belçika, üretici örgütlerinin planlama, arzın birleştirilmesi, yenilik, kriz yönetimi ve çevresel yatırımlardaki rolü nedeniyle meyve-sebze piyasası düzeninin gelecekteki OTP'de korunmasını istedi. Bu başlık, Avrupa pazarında faaliyet gösteren Faslı domates, turunçgil, kırmızı meyve ve diğer meyve-sebze ihracatçıları açısından önem taşıyor. Ancak toplantıda Fas ile AB arasındaki ticarete ilişkin özel bir karar alınmadı. İtalya ise zeytinyağı sektörü için Avrupa tarım rezervinin etkinleştirilmesini talep etti.

2026 Hasadında Avusturya ve Almanya’da Kuraklık Etkisi
Görsel kaynağı: Landwirt · Özgün haber

2026 Hasadında Avusturya ve Almanya’da Kuraklık Etkisi

Avusturya ve Almanya’da 2026 hasat yılı, kurak ilkbahar ve haziran ortasından itibaren süren sıcak hava dalgasının etkisiyle ortalamanın altında verimlerle şekillendi. Alman Çiftçiler Birliği (DBV) hasat tahmini ile Agrarmarkt Austria’nın (AMA) Eylül 2026 yaz araştırması, bölgesel farklar bulunsa da benzer bir tablo ortaya koydu. İlk değerlendirmeye göre buğday kalitesi iyi, kışlık arpada sonuçlar başarılı oldu; çavdar istikrarını korurken kolza zarar gördü ve silajlık mısırda kayıplar yaşandı. Alman Hava Durumu Servisi, yaz sıcaklarının yaygın kayıtların başladığı dönemden bu yana en sıcak dönemlerden biri olarak kayda geçmesini bekliyor.

İrlanda’da Tahıl Fiyatları Ekin Üreticilerini Zorluyor
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber

İrlanda’da Tahıl Fiyatları Ekin Üreticilerini Zorluyor

İrlanda’da 2026 hasadı için açıklanan tahıl fiyatlarının, ağır darbe alan ekin üreticilerine yeterli marj sağlamadığı bildirildi. İrlanda Çiftçiler Birliği (IFA) ve Irish Grain Growers Group (IGGG), değerlendirmeyi Tirlán’ın tahıl ve yağlı tohum fiyat tarifesini açıklamasının ardından yaptı. IFA ulusal tahıl başkanı John Murphy, dünya tahıl piyasalarının son haftalarda baskı altında kaldığını söyledi. Murphy’ye göre hızla yükselen girdi ve işçilik maliyetleri ürün marjları üzerindeki baskıyı artırıyor; tahıl alıcıları ve yem işletmeleri, ürettikleri rasyonlarda İrlanda tahılına öncelik vermeli.

Meyve Üreticilerine Bahçelerde Daha Hassas İlaçlama Önerisi
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Meyve Üreticilerine Bahçelerde Daha Hassas İlaçlama Önerisi

Moldova’da meyve üreticilerine, hasadı riske atmadan pestisit kullanımını azaltmak için hastalık ve zararlıların düzenli izlenmesine dayalı koruma yaklaşımı öneriliyor. Bu yöntemde ilaçlama, takvim gereği otomatik olarak yapılmak yerine zararlının varlığı, yumurta bırakma dönemi veya ekonomik zarar eşiği dikkate alınarak planlanıyor. Agronom danışman Mihail Buciuceanu, özellikle elma içkurdu ve diğer kelebek grubu zararlılarının uçuşlarının izlenmesinin doğru müdahale zamanını belirlemeye yardımcı olduğunu belirtiyor. Yaklaşım, üreticilerin gereksiz ürün kullanımını, maliyetleri ve meyvelerde kalıntı riskini azaltmayı amaçlıyor. Ancak izleme, önleyici uygulamaların tamamen bırakılması anlamına gelmiyor. Nemli hava koşullarının desteklediği hastalıklarda hava tahmini, yağış öncesinde müdahale zamanının belirlenmesini sağlayabiliyor. Hastalık ortaya çıktıktan sonra kullanılan iyileştirici ürünlerin etkinliği ise her zaman aynı düzeyde olmayabiliyor. Değişen hava koşulları sabit bir ilaçlama planı oluşturmayı zorlaştırıyor. Kurak dönemler bazı hastalıkların baskısını azaltabilirken, yüksek sıcaklıklar bazı zararlıların ortaya çıkmasını veya yayılmasını kolaylaştırabiliyor. Bu nedenle Buciuceanu, üretim alanlarının bir uzman tarafından haftada en az iki-üç kez kontrol edilmesini ve uygulamaların bahçedeki gerçek duruma göre değiştirilmesini öneriyor. Bir diğer sorun, aynı etken maddelerin veya ürün gruplarının tekrarlı kullanımıyla ortaya çıkabilen direnç. Meyve üreticisi Nicolae Pascal, 20-30 yıldır kullanılan bazı etken maddelerin etkinliğinin azaldığını ve aynı sezon içinde tekrarlı uygulamaların direnci teşvik edebileceğini söylüyor. Üreticilere, aynı gruptaki ürünleri art arda kullanmaktan kaçınmaları; temas etkili ürünlere ve uygun durumlarda biyolojik çözümlere yer vermeleri tavsiye ediliyor. Hastalıklara daha dayanıklı çeşitler de önümüzdeki yıllar için seçeneklerden biri olarak gösteriliyor. Bununla birlikte biyolojik ürünlerin daha pahalı olabildiği ve bazı koşullarda geleneksel çözümler kadar etkili olmayabildiği belirtiliyor. İhracat yapan üreticiler açısından ilaçlama planı, hedef pazarın koşullarıyla birlikte ele alınıyor. Asociația Moldova Fruct kalite danışmanı Tatiana Ranga’ya göre bazı büyük ticari zincirler, yasal kalıntı limitinin yalnızca belirli bir bölümünü kabul edebiliyor veya tespit edilen etken madde sayısını sınırlayabiliyor. Bu nedenle alıcının taleplerinin önceden bilinmesi; kullanılan ürünler, dozlar, bekleme süreleri ve laboratuvar analizleriyle uyumlu bir kayıt ve izlenebilirlik sistemi kurulması gerekiyor. Dernek, kiraz, erik ve elma için entegre koruma kılavuzları hazırlarken, Registrul Livezii aracı da bahçedeki uygulamaların ve izleme faaliyetlerinin kaydını tutmak için kullanılıyor. Moldova’nın 2025’te erik ve sofralık üzüm ihracatında AB pazarına önemli ölçüde yönelmesi, bu koşulların önemini artırıyor.

Hindistan’da Dijital Tarımda Yapay Zekânın İnsan Odaklı Kullanımı Öneriliyor
Görsel kaynağı: Krishi Jagran · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan’da Dijital Tarımda Yapay Zekânın İnsan Odaklı Kullanımı Öneriliyor

Hindistan’da dijital tarımda kullanılan yapay zekâ araçlarının yalnızca hızlı yanıt üretmekle kalmayıp, önerilerinin gerekçesini çiftçilerin anlayabileceği ve sorgulayabileceği bir dille açıklaması gerektiği belirtiliyor. Krishijagran’da yayımlanan değerlendirmeye göre tavsiyelerin ürün, konum, sezon ve çiftçinin karşılaştığı somut soruyla ilişkilendirilmesi önem taşıyor. Ülkenin dijital altyapısının genişlemesine karşın, erişimin tek başına etkili iletişim sorununu çözmediği ifade ediliyor. Hindistan’da Şubat 2026 itibarıyla Dijital Tarım Misyonu kapsamında 76,3 milyondan fazla Çiftçi Kimliği oluşturuldu. Ses özellikli Kisan e-Mitra sistemi 11 bölgesel dili destekliyor ve Aralık 2025’e kadar ülke genelinde 9,3 milyondan fazla çiftçi sorusunu yanıtladı. Değerlendirmede, sesli erişim ve bölgesel dillerin uzun dijital formları kullanmakta zorlanan çiftçiler için teknik bilgiyi daha anlaşılır hâle getirebileceği kaydediliyor. Yazı, tarımsal tavsiyelerde yerel koşulların belirleyici olduğuna dikkat çekiyor. Yağış, toprak, zararlı baskısı, sulama imkânı ve ekim tarihleri kısa mesafelerde bile değişebildiği için önerilerin doğrulanmış yerel bilgilerle ilişkilendirilmesi gerektiği aktarılıyor. 2025 Kharif sezonundaki muson tahmini pilotunda mesajlar 13 eyalette 38,8 milyon çiftçiye ulaştı; takip anketlerinde katılımcıların %31 ila 52’si ekim kararlarını değiştirdi. Değerlendirmeye göre yapay zekâ, yayım çalışanlarının rutin sorulara daha hızlı yanıt vermesine yardımcı olabilir; ancak zor vakalarda ziraat mühendisleri veya yerel görevlilerin sürece katılması gerekiyor. Ulusal Zararlı İzleme Sistemi’nin 10 binden fazla yayım çalışanı tarafından kullanılması, 66 ürünü ve 432’den fazla zararlı türünü kapsayan bu iş birliğine örnek gösteriliyor. 2026’da başlatılan Bharat-VISTAAR’ın da konuma özgü danışmanlığı devlet sistemleriyle ICAR ve diğer güvenilir kaynakların bilgilerini birleştirerek sunması amaçlanıyor.

Mısır Hasadında 1.500 Avroluk Mutfak Cihazlarıyla Kuru Madde Ölçümü
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Mısır Hasadında 1.500 Avroluk Mutfak Cihazlarıyla Kuru Madde Ölçümü

Bir Instagram videosunda, mısır bitkisinin TS (toplam kuru madde) içeriğinin klasik laboratuvar cihazları yerine Thermomix ve Airfryer kullanılarak nasıl belirlendiği gösterildi. Yaklaşık 1.500 avro değerindeki bu mutfak cihazlarıyla yapılan ölçümün, mısırın uygun hasat zamanının belirlenmesine yardımcı olacak bir yönlendirme sağlaması amaçlandı. Ölçüm, mısırın hasat edilmesinden birkaç hafta önce gerçekleştirildi. Ancak incelemede yalnızca tek bir bitki kullanıldığı için sonuç genel bir değerlendirme olarak görülmüyor. TS değeri tarla, konum ve ürün koşullarına göre, aynı alan içinde bile değişebiliyor. Bu nedenle daha güvenilir bir değerlendirme için birden fazla bitki veya numunenin incelenmesi gerekiyor.

Kaliforniya’daki yetiştirme havuzunda beyaz mersin balıkları; temsilî arşiv fotoğrafı
Temsilî görselKaliforniya, ABD’de beyaz mersin balığı yetiştiriciliği (2011). Temsilî arşiv fotoğrafı; Fars eyaletini göstermemektedir.Mark Meyer / USDA NRCS California · Wikimedia Commons · CC BY 2.0Özgün fotoğraf dosyası değiştirilmedi. Haber sayfasında tamamı gösterilir; küçük kartlarda yerleşime göre kırpılabilir.

Fars Eyaleti, Mersin Balığı Yetiştiriciliğinde İran’da Üçüncü

İran’ın Fars eyaleti, mersin balığı yetiştiriciliğinde ülke genelinde üçüncü sırada yer aldı. Eyalet yetkilisi Seyyidvahid Misbahî, son yıllarda iç su kaynaklarına dayalı su ürünleri yetiştiriciliğine ilginin arttığını bildirdi. Misbahî’ye göre bu alanın geliştirilmesi üretimi, su ürünleri zincirindeki katma değeri, işleme faaliyetlerini ve ilgili pazarları büyütebilir; ayrıca uygun bölgelerde ekonomik fırsatlar ve istihdam sağlayabilir. Ancak yetiştiriciliğin sürdürülebilmesi, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi, verimliliğin artırılması ve teknik ile sağlık standartlarına uyulmasına bağlı. Altyapı, işleme merkezleri ve pazarlama kanallarına yapılacak yatırımların da üreticilerin rekabet gücünü destekleyebileceği belirtildi.

Eurostat: AB’de Tarım Ürünleri Fiyatları Gerilerken Girdiler Pahalandı
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

Eurostat: AB’de Tarım Ürünleri Fiyatları Gerilerken Girdiler Pahalandı

Avrupa Birliği’nde (AB) tarım ürünleri fiyatları 2026’nın ikinci çeyreğinde yıllık bazda gerilerken, yatırımla bağlantılı olmayan tarımsal girdilerin maliyeti arttı. Eurostat verilerine göre AB’de tarımsal üretimin ortalama fiyatı, 2025’in ikinci çeyreğine kıyasla %5,8 düştü. Bu, fiyatlarda üst üste üçüncü çeyrekte yaşanan gerileme oldu. Aynı dönemde enerji, gübre ve hayvan yemi gibi tarımda kullanılan mal ve hizmetleri kapsayan girdilerin ortalama fiyatı %4,7 yükseldi. En belirgin artış enerji ve tarımda kullanılan yağlayıcılarda %22 ile görülürken, gübre ve toprak iyileştiricilerinin fiyatı %13,4 arttı. Eurostat, girdi fiyatlarının 2025 boyunca ve 2026’nın ilk çeyreğine kadar görece istikrarlı seyrettikten sonra yükseldiğini belirtti. Ürün grupları içinde en sert düşüş süt fiyatlarında kaydedildi. Sütün AB’deki ortalama fiyatı yıllık bazda %16,6 gerilerken, tahıl fiyatları %5,6 düştü. Böylece üreticilerin elde ettiği fiyatlarla tarımsal faaliyet için gereken maliyetler arasındaki fark daha da açıldı. Fiyat hareketleri üye ülkeler arasında farklılaştı. Tarım ürünlerinin üretici fiyatları toplam 20 ülkede gerilerken, en büyük düşüş %17,2 ile Danimarka’da görüldü. İrlanda’da %16,2, Letonya ve Estonya’da %14,5 düşüş kaydedildi. Buna karşılık Hırvatistan ve Malta’da fiyatlar %3,9, Kıbrıs’ta ise %3,5 arttı. Girdi fiyatları ise tüm üye ülkelerde yükseldi; en yüksek artışlar Litvanya, Romanya ve Letonya’da gerçekleşti.

Bitkiler, Gıdanın %80’ini Sağlıyor
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber
Veri haberi

Bitkiler, Gıdanın %80’ini Sağlıyor

Bitkiler, insanların tükettiği gıdaların %80’ini sağlarken çiftlik hayvanlarına yem sunuyor ve soluduğumuz havanın temizlenmesine katkıda bulunuyor. Bitkilerin sağlıklı olması, tarımsal verimliliği artırarak gıdanın bulunabilirliğini ve tüketici fiyatlarını etkiliyor. İklim değişikliği ile ticaret ve seyahat gibi insan faaliyetleri ise zararlı organizmaların ve bitki hastalıklarının yayılmasını kolaylaştırabiliyor. Bu tehditlerin ekonomik ve çevresel açıdan ciddi sonuçlara yol açabileceği belirtiliyor. Yunanistan Tarım ve Gıda Bakanlığının Bitkisel Üretimi Koruma Müdürlüğü, Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesinin (EFSA) PlantHealth4Life bilgilendirme kampanyası kapsamında farkındalık çalışmaları düzenledi. Çalışmaların hedef grubunu genç ebeveynler, yolcular ve amatör bahçıvanlar oluşturdu. Kampanya, Avrupa Komisyonu ve yerel makamların ortak çabasıyla 33 ülkede yürütüldü. Yunanistan’daki etkinlikler Selanik Uluslararası Fuarı, Atina’daki Stavros Niarchos Kültür Merkezi’nde düzenlenen Green Weekend ve Kifissia’daki Benaki Fitopatoloji Enstitüsünde gerçekleştirilen Araştırmacılar Gecesi’nde yapıldı.

Basra Körfezi ve Umman Denizi'nde Küçük Pelajik Balık Avı Arttı
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Basra Körfezi ve Umman Denizi'nde Küçük Pelajik Balık Avı Arttı

İran Balıkçılık Teşkilatı yetkilisi Rıza Abbaspur Naderi, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine dayanarak Basra Körfezi ve Umman Denizi'nde küçük pelajik balıkların avının 2001'de yaklaşık 31 bin tondan 2023'te 159 bin tona yükseldiğini açıkladı. Sardalya ve hamsinin de aralarında bulunduğu bu balık grubundaki artışın, bölgenin balıkçılık kapasitesine işaret ettiği belirtildi. Naderi, stratejinin yalnızca av miktarını artırmaya dayanmaması, her av biriminden elde edilen katma değerin yükseltilmesine odaklanması gerektiğini söyledi. Bu kapsamda denizlerin ekolojik kapasitesine uygun avcılık yapılması, ürünlerin muhafaza ve taşınma kalitesinin iyileştirilmesi ve işleme sanayisinin güçlendirilmesi öne çıktı. Açıklamada, balıkçılık zincirinde özel sektör yatırımlarının ve katılımının desteklenmesi için devletin düzenleyici, eşgüdüm sağlayıcı ve kolaylaştırıcı rol üstleneceği aktarıldı. Balık yan ürünlerinin balık unu ve yağı üretiminde değerlendirilmesi de sektörün verimliliği ve sürdürülebilirliği açısından önemli bir adım olarak gösterildi.

Birleşik Krallık'ın Gıda ve İçecek Ticaret Açığı 21,1 Milyar Sterline Ulaştı
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık'ın Gıda ve İçecek Ticaret Açığı 21,1 Milyar Sterline Ulaştı

Birleşik Krallık'ın gıda ve içecek ticaret açığı, yılın ilk altı ayında 21,1 milyar sterline çıkarak 2000'den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Gıda ve içecek ihracat hacmi, 2025'in ilk yarısına kıyasla %11,7 düşerek 4 milyar kilograma geriledi. İhracat hacmi 2000'den bu yana en düşük üçüncü seviyede kalırken, ithalat 19,1 milyar kilograma yükseldi. Bu hacim, 2025'in ilk yarısı hariç tutulduğunda kaydedilen en yüksek seviye oldu.

Hollanda, Bazı Bitkisel İçerikleri Gıda Takviyelerinde Sınırlamak İstiyor
Görsel kaynağı: Põllumajandus · Özgün haber

Hollanda, Bazı Bitkisel İçerikleri Gıda Takviyelerinde Sınırlamak İstiyor

Hollanda, belirli maddelerin, bitkilerin ve mantarların bitkisel preparatlar ile gıda takviyelerinde kullanımını sınırlamak istiyor. Önerinin kabul edilmesi halinde, ürünlerini Hollanda’da pazarlamak isteyen diğer Avrupa ülkelerindeki şirketler, aralarında Estonya’daki işletmelerin de bulunduğu bir kesim olarak etkilenebilir.

FAO: Gıda Kayıp ve İsrafını Azaltmak Gıda Sistemlerini Güçlendirebilir
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

FAO: Gıda Kayıp ve İsrafını Azaltmak Gıda Sistemlerini Güçlendirebilir

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), 29 Eylül 2026 Dünya Gıda Kayıp ve İsrafı Farkındalık Günü kapsamında, gıda kayıp ve israfının azaltılmasının yalnızca daha fazla gıdanın tüketiciye ulaşmasını sağlamayacağını, aynı zamanda gıda güvenliğini, beslenmeyi, kaynak verimliliğini ve ekonomik dayanıklılığı destekleyebileceğini bildirdi. FAO bu yaklaşımı, güvenliği ve beslenmeyi iyileştiren, doğal kaynaklar ile sera gazı emisyonları üzerindeki baskıyı azaltan ve ekonomik verimliliği artıran üçlü bir kazanım olarak değerlendiriyor. FAO verilerine göre dünya genelinde üretilen gıdanın %13,3'ü 2023'te hasat sonrasında, ancak perakendeye ulaşmadan önceki aşamalarda kaybedildi. Bu aşamalar tarla, taşıma, depolama, toptan satış ve işleme süreçlerini kapsıyor. Oran, küresel izlemenin başladığı 2015'teki %13 seviyesinin üzerinde bulunuyor. FAO, bu dönemde gıda kayıplarının azaltılması konusunda belirgin bir ilerleme kaydedilmediğini belirtiyor. Kurum, kaybın nerede ve hangi nedenle meydana geldiğinin belirlenmesi için hasat, üretim sonrası işlemler, depolama, taşıma, ilk işleme ve toptan satış aşamalarında daha düzenli veri toplanmasını gerekli görüyor. Ürün grupları içinde en yüksek kayıp oranı 2023'te %25,4 ile meyve ve sebzelerde görüldü. FAO, bu durumu ürünlerin daha çabuk bozulmasına ve taşıma ile depolama sırasında özel koşullara ihtiyaç duymasına bağlıyor. Meyve ve sebzelerdeki kayıp oranı 2015'teki %23,2 seviyesinden yükselirken, tahıl ve bakliyatta aynı dönemde %8,5'ten %8,4'e geriledi. Bu fark, özellikle bahçe bitkileri ile sebze üretiminde hasat sonrası yönetimin önemine işaret ediyor. Gıda perakendeye ulaştıktan sonra da önemli miktarda israf ediliyor. Birleşmiş Milletler Çevre Programı'nın 2024 Gıda İsrafı Endeksi raporuna göre 2022'de haneler, yemek hizmetleri ve perakendede yaklaşık 1,05 milyar ton gıda israf edildi. Bu miktarın %60'ı hanelerde, %28'i yemek hizmetlerinde ve %12'si perakendede gerçekleşti. Kaynak, üretim ve tedarik zincirindeki kayıplarla tüketim aşamasındaki israfın aynı kavram olmadığını; ilk grubun perakende öncesi, ikincinin ise perakende, yemek hizmetleri ve haneler düzeyinde ölçüldüğünü vurguluyor. Gıda kayıp ve israfının azaltılması, 2030'a kadar tedarik zincirindeki kayıpları düşürmeyi ve perakende ile tüketici düzeyindeki kişi başı israfı yarıya indirmeyi hedefleyen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın 12.3 numaralı hedefi kapsamında ele alınıyor. Ancak kayıp ve israfın açlık çeken kişilere doğrudan aktarılabilecek hazır gıda anlamına gelmediği, ürünlerin önemli bölümünün zincirin farklı noktalarında ve yeniden dağıtımın zor olduğu aşamalarda kaybedildiği belirtiliyor. FAO ayrıca tüketilmeyen gıdaya ilişkin tarım arazisi tahmininin 2013 tarihli çalışmaya dayandığını ve 2026 için yeni bir tahmin olarak değerlendirilmemesi gerektiğini kaydediyor.

Kerbela'da Hurma Üretimi 220 Bin Tonu Aştı
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Kerbela'da Hurma Üretimi 220 Bin Tonu Aştı

Irak’ın Kerbela vilayetinde hurma üretimi 220 bin tonu aşarak geçen yıla göre yaklaşık 40 bin ton arttı. Kerbela Tarım Müdürü Haşim ez-Züheyri, vilayette üç milyondan fazla palmiye bulunduğunu açıkladı. Üretim artışında devlet desteği, dubas zararlısındaki gerileme, önleyici mücadele kampanyaları ve yeni palmiye alanlarının etkili olduğu belirtildi. Kerbela hurmalarının verimli topraklar ve su bolluğu sayesinde Irak’ın seçkin ürünleri arasında yer aldığı ifade edildi.

Yükselen Motorin Fiyatları Romanya’daki Çiftlikleri Zorluyor
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Yükselen Motorin Fiyatları Romanya’daki Çiftlikleri Zorluyor

Romanya’da motorinin litre fiyatının 11 lei seviyesine çıkması, özellikle hasat, ekim ve toprak hazırlığının aynı döneme denk geldiği sonbahar kampanyasında çiftliklerin maliyet baskısını artırıyor. İlfov ilindeki bitkisel üretici Daniel Radu, yeni fiyat artışlarına karşı önceden yakıt alarak stok yaptığını ve motorini litre başına 10,35 lei fiyattan temin ettiğini söyledi. Gruiu’da faaliyet gösteren Radu’nun çiftliğinde arpa ekimi, mısır hasadı ve kolza ilaçlaması aynı dönemde yürütülüyor. Üretici, sonbahar kampanyasının devamı için yaklaşık 5.000 litre daha motorine ihtiyaç duyabileceğini belirtti. Yüzlerce veya binlerce hektar işleyen işletmelerde litre başına birkaç lei’lik farkın kısa sürede on binlerce lei tutarında ek maliyete dönüşebileceğini ifade etti. Çiftlikte yakıt, toplu olarak satın alınıp bir tankta depolanıyor ve tarla çalışmalarına çıkan araçlar buradan ikmal ediliyor. Radu, bir seferde 20.000 litre motorin aldığını, ancak tüketimi henüz her araç, operatör, parsel ve iş türü için ayrı ayrı hesaplamadıklarını söyledi. Gelecekte Geofolia yazılımıyla tüketimi daha ayrıntılı izlemek istediklerini, bunun için her aracı ve çalışmayı takip edecek ayrı bir kişiye ihtiyaç duyulacağını belirtti. Yakıt stoku, çiftlik açısından yalnızca maliyetleri yönetme aracı olarak görülmüyor. Radu’ya göre geçmişte tedarikçinin siparişleri üç-dört gün önceden bildirmesini istemesi, işletmeyi sürekli stok tutmaya zorladı. Hasat döneminde günlük tüketimin yaklaşık 2.000 litreye çıkabildiğini söyleyen üretici, bu nedenle yakıt bulunabilirliğinin tarla çalışmalarının kesintisiz sürmesi açısından operasyonel bir güvenlik konusu olduğunu kaydetti. Son dönemde ise tedarikte kullanılabilirlik sorunu yaşanmadığını aktardı. Radu, mevcut fiyatlarla motorinin çiftlik giderlerinin yaklaşık %20’sini oluşturabileceğini tahmin etti; ancak bu oranın kendi işletmesi için kesin bir hesap olmadığını vurguladı. Tüketimin kullanılan üretim sistemine göre değiştiğini belirten üretici, doğrudan ekimde daha az işlem yapılabildiğini, asgari toprak işlemeli sistemde ise hasat sonrası diskleme, TopDown ekipmanıyla çalışma ve ekim gibi işlemlerin tüketimi artırdığını söyledi. Ayrıca geçen yılın sonbahar kampanyasında 6-7 lei olan fiyatın 11 leiye çıkmasının işletmenin nakit akışını zorladığını ifade etti. Hükümetin motorindeki özel tüketim vergisini %25 azaltmasına rağmen, eylülde alım yapan çiftçi bu indirimi yaklaşık 60 bani/litre düzeyinde hissedemediğini belirtti.

Kızılorda’da Pirinç Hasadında 45 Bin Hektar Aşıldı
Görsel kaynağı: AgroInfo Kazakhstan · Özgün haber
Veri haberi

Kızılorda’da Pirinç Hasadında 45 Bin Hektar Aşıldı

Kazakistan’ın Kızılorda bölgesinde pirinç hasadı sürüyor. Bu yıl 193 bin hektarlık ekim alanının 70 bin hektardan fazlasına pirinç ekilirken, şimdiye kadar 45 bin hektardan fazla alanda hasat yapıldı. Üreticiler, hektar başına ortalama 50 kental ürün elde etti. Bölge tarım yönetiminin operasyonel verilerine göre pirincin brüt üretimi 182 bin tona ulaştı. Hasat kampanyasında yaklaşık 4 bin makine kullanılıyor; çalışmaların ekim sonuna kadar tamamlanması planlanıyor. Üretimin kayıpsız tamamlanması için teknik ekipler ve işçiler tarlalarda günün her saati çalışıyor. Hasat edilen pirinç, uzun süreli depolama öncesinde kabul noktalarında kurutuluyor. Bu işlemin tahılın nem oranını düşürerek kalitesini koruması amaçlanıyor. Verimdeki artış, haberde yeni teknolojilerin ve yüksek verimli pirinç çeşitlerinin kullanılmasına bağlanıyor.

Kaheti’de 113,5 Bin Tona Yakın Üzüm İşlendi
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber
Veri haberi

Kaheti’de 113,5 Bin Tona Yakın Üzüm İşlendi

29 Eylül itibarıyla Gürcistan’ın Kaheti bölgesinde 113,5 bin tona yakın üzüm işlendi. Hasadını yaklaşık 8.300 üretici teslim etti. Gürcistan hükümeti, hasadın düzenli yürütülmesi ve ürünün tamamen değerlendirilmesi amacıyla, fazla ürün oluşması halinde tüm üreticilerin üzümlerini teslim edebilmesine karar verdi. Üzümler, şeker oranına göre kilogram başına 0,50-1,50 lari arasında kabul ediliyor. Gurjaani’deki hasat koordinasyon merkezi süreci koordine ediyor.

Güney Afrika’da Şap Aşısı Üretimine Özel Sektör Desteği Hazırlığı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Şap Aşısı Üretimine Özel Sektör Desteği Hazırlığı

Güney Afrika Tarımsal Araştırma Konseyi (ARC), ülkede geliştirilen şap hastalığı aşısı teknolojisinin özel üreticilere lisanslanması için teknik ve idari hazırlıklara başladı. ARC ve yönetim kurulu, Tarım Bakanı Willie Aucamp’ın teklifini 21 Eylül’de oy birliğiyle onayladı. Yerli veya yabancı şirketlerin, koşullu fikrî mülkiyet lisansları kapsamında aşı üretmesine izin verilmesi planlanıyor. Ancak özel üreticilerin atanacağı ve ortaklıklar kapsamında ilk dozların piyasaya çıkacağı tarih henüz açıklanmadı. Girişimin temel amacı, ARC’nin kendi üretim tesislerini yeniden kurduğu dönemde sınırlı üretim kapasitesini artırmak ve ülkenin hayvancılık sektörünün aşı ihtiyacını karşılamak. Lisans anlaşmalarından elde edilecek ARC gelirlerinin, konseyin şap aşısı üretim kapasitesini genişletmek üzere ayrılması öngörülüyor. ARC, özel üreticilerin sağlayacağı ek üretim miktarını ise açıklamadı. Süreç, kamu kaynaklarıyla geliştirilen fikrî mülkiyet nedeniyle kamu ihale kurallarına uygun yürütülecek. ARC, adil, şeffaf ve mevzuata uygun bir seçim yapılması gerektiğini belirtti. Şap virüsünün yüksek bulaşıcılığı nedeniyle uluslararası biyogüvenlik standartları da belirleyici olacak. Teknik incelemeler ve ilgili makamlarla istişare tamamlandıktan sonra ayrıntılar Aucamp’ın değerlendirmesine sunulacak; bu nedenle uygulama takvimi henüz oluşturulmadı. ARC’nin mevcut üretimi, yaklaşık ayda bir yapılan üretim döngüsünde üç değerlikli aşı için yaklaşık 20.000 doz seviyesinde. Konsey, kapasitesini 20 litrelik pilot işletmeden geçici 200 litrelik kapasiteye çıkardığını bildirdi. Daha büyük bir üretim sistemi ve ilgili altyapının 2027’de ARC’nin aylık üretimini yaklaşık 240.000 üç değerlikli doza yükseltmesi bekleniyor. Aşı SAT1, SAT2 ve SAT3 serotiplerini kapsıyor. ARC’nin aşı için öne sürdüğü 12 aylık koruma iddiası, her hayvanın her epidemiolojik koşulda yılda tam bir kez aşılanacağı anlamına gelmiyor. Aşılama aralıklarının aşı etkinliği, virüsle antijenik uyum, dolaşımdaki virüs, hayvanın yaşı, anne bağışıklığı, epidemiolojik risk ve ulusal stratejiye göre değişebileceği belirtildi. Güney Afrika’dan alınan saha izolatlarının Ekim 2026’da Birleşik Krallık’taki Pirbright Institute’a gönderilerek ikinci aşı eşleştirme testinden geçirilmesi planlanıyor. Sektör temsilcileri özel üretime destek verirken üretici kapasitesi, onaylı laboratuvarlar ve şeffaf seçim sürecinin önemine dikkat çekti.

Finlandiya’da Okul Sütü İçin Meyveli Ara Öğün Önerisi
Görsel kaynağı: Maaseudun Tulevaisuus · Özgün haber

Finlandiya’da Okul Sütü İçin Meyveli Ara Öğün Önerisi

Finlandiya’da okul sütü sistemi kapsamında yalnızca içme sütü yerine meyve veya yemiş içeren süt ürünleri, pürüzsüz içecekler ve benzeri süt bazlı ara öğünlerin sunulması önerildi. Öneri, MTK’nin süt işleri sorumlusu Saralotta Engblom tarafından, Uluslararası Okul Sütü Günü öncesinde gündeme getirildi. Engblom, sıvı süt tüketiminin azalmasına karşılık yoğurt, lor ve diğer süt bazlı ara öğünlere ilginin arttığını belirtti. Bu nedenle Finlandiya’da okul dağıtım sisteminin, çocukların okul günü içindeki beslenmesini destekleyecek besin değeri yüksek süt bazlı ürünleri de kapsayacak şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Ancak meyve veya yemiş içeren ürünlerin sisteme dahil edilmesi, Avrupa Birliği mevzuatında belirtilen koşullara bağlı. Finlandiya, çocuklarda süt, belirli süt ürünleri, meyve ve sebze tüketimini teşvik eden Avrupa Birliği okul dağıtım sisteminde yer alıyor. Sistem aynı zamanda çocukların tarım, gıda üretimi ve sağlıklı beslenme konusundaki farkındalığını artırmayı amaçlıyor. Bitki bazlı içecekler ise destek kapsamındaki ürün grupları arasında bulunmuyor. Engblom, okul sütünü Finlandiya’daki çocukların gıdanın üretim süreciyle bağlantı kurmasını sağlayan bir araç olarak değerlendirdi.

AB Yetkilisi: Brezilya Sığır Etine Yasak En Az İki Yıl Sürebilir
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

AB Yetkilisi: Brezilya Sığır Etine Yasak En Az İki Yıl Sürebilir

Bir Avrupa Birliği (AB) sağlık ve gıda güvenliği yetkilisi, Brezilya’dan sığır eti ithalatının AB’ye en az iki yıl yasaklanabileceğini belirtti. Brezilya sığır etinin pazara dönebileceği tarihin henüz belirlenmediği bildirildi. İki yıllık sürenin, Brezilya’da sığırların yetiştirilip kesim yaşına ulaşması için gereken zamana dayandığı aktarıldı. AB, 3 Eylül’den itibaren Brezilya sığır eti, kanatlı eti ve diğer hayvansal ürünlerinin ithalatını askıya aldı; karar, antimikrobiyal kullanımına ilişkin AB kurallarına uyum endişeleri sonrasında geldi.

Moldova’da Süt ve Et İşleme Tesisleri AB Standartlarına Hazırlanıyor
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber

Moldova’da Süt ve Et İşleme Tesisleri AB Standartlarına Hazırlanıyor

Moldova, AB’ye katılım süreci kapsamında süt ve et sektöründeki gıda işleme tesislerinin modernizasyonu için ulusal bir program hazırlıyor. Programın amacı, hayvansal kaynaklı ürünleri işleyen tüm yetkili tesislerin AB normlarıyla uyumlu ulusal mevzuata uygun hale getirilmesi ve tüketici sağlığı ile kamu sağlığının yüksek düzeyde korunması. Uyum sürecinin, Moldova’nın AB’ye katılımı için öngörülen tarihe kadar tamamlanması planlanıyor. Girişim, AB üyelik müzakerelerinde gıda güvenliği, veterinerlik ve bitki sağlığı politikasına ilişkin 12. bölümün açılması için gerekli 12.1 referans kriterinin karşılanmasına yönelik stratejik adımlardan biri olarak değerlendiriliyor. Programın hazırlanmasına, AB ve Danimarka tarafından finanse edilen “Moldova Avrupa’dır – AB’ye entegrasyon desteği” projesi kapsamında Moldova’da bulunan Avrupalı uzmanlar katkı sağlıyor. Uzmanlar, Hırvatistan’ın hayvansal kaynaklı gıda işleme tesislerini değerlendirme, sınıflandırma ve izleme deneyimini aktarırken, resmi kontrol sisteminin daha yeknesak ve etkili hale getirilmesi için öneriler ve eğitimler sunuyor. Moldova Tarım ve Gıda Sanayii Bakanlığı ile Ulusal Gıda Güvenliği Ajansı (ANSA) süreci Avrupa ortaklarıyla yürütüyor.

Geç Sezon Sıcakları Elmayı Hasat Öncesi Döktürüyor
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Geç Sezon Sıcakları Elmayı Hasat Öncesi Döktürüyor

İran’da sezon sonuna doğru yükselen sıcaklıkların elma bahçelerinde hasat öncesi meyve dökümünü artırdığı bildirildi. İANA’ya konuşan akademisyen Kasım Hasani, bu durumun hem hasat edilebilir ürünü azalttığını hem de gıda kayıplarını artırabildiğini belirtti. Hasani, hasat öncesi döküme daha dayanıklı elma çeşitlerinin geliştirilmesini önemli bir araştırma alanı olarak gösterdi. Büyüme dönemi daha kısa çeşitlerin daha erken hasat edilebileceğini ve meyvenin sezon sonundaki yüksek sıcaklıklara maruz kalma süresinin kısalacağını ifade etti. İran’daki çeşit geliştirme programının 1384 yılında başlatıldığı ve aralarında Golbahar, Şerbati, Nima, Taban, Nobaran, Baharan, Hordad, Mordad ve Serhin’in bulunduğu çeşitlerin tanıtıldığı aktarıldı. Bahçe yönetimi için çinko ve kalsiyum bileşiklerinin en az dört kez uygulanması, dengeli budama yapılması ve ağır budamadan kaçınılması önerildi. Beslemenin yaprak analizine göre planlanması, sulamada basınçlı sistemlerin kullanılması ve hasat zamanının fizyolojik göstergelere göre belirlenmesi de tavsiye edildi.