ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

51 haber · Sayfa 1

Polonya’da Mercosur Gıda İthalatında 13 Partide Uygunsuzluk Tespit Edildi
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Mercosur Gıda İthalatında 13 Partide Uygunsuzluk Tespit Edildi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Polonya’da Inspekcja Jakości Handlowej Artykułów Rolno-Spożywczych (IJHARS), 1 Mayıs-15 Ekim 2026 döneminde Mercosur ülkelerinden gelen 2.066 tarım ve gıda ürünü partisini sınırda denetledi. Kontrollerde 13 partide uygunsuzluk tespit edildi. Bu sayı, incelenen ürünlerin yaklaşık %0,6’sına karşılık geldi. Denetlenen partiler, aynı dönemde üçüncü ülkelerden Polonya’ya ithal edilen tarım ve gıda ürünlerinin yaklaşık %5’ini oluşturdu. Kontrollerde Arjantin’den 1.564, Brezilya’dan ise 470 parti incelendi. Denetlenen ürünler arasında yer fıstığı, balık ve balık filetoları, mısır, kahve, şarap, bal ve pirinç yer aldı. Uygunsuzlukların başında ürünlerin hatalı etiketlenmesi geldi. Ayrıca laboratuvar analizleri ve duyusal değerlendirmeler sonucunda da ticari kalite şartlarına aykırılıklar belirlendi. IJHARS, uygunsuzluk tespit edilen 13 partinin 12’si için ürünlerin piyasaya arzını yasaklayan kararlar aldı. Bir parti için ise ürünün ticari kalite şartlarını karşılamasını sağlamak amacıyla gerekli işlemlerin yapılmasına karar verildi. Böylece denetimler yalnızca belge ve etiket kontrolüyle sınırlı kalmadı; ürünlerin kalite özellikleri de incelemeye tabi tutuldu. Mercosur kaynaklı ürünlere yönelik denetimler Polonya iç pazarında da sürdürüldü. Avrupa Birliği içindeki serbest dolaşım kapsamında Polonya’ya ulaşan ürünleri kapsayan kontrollerde, 1 Mayıs-15 Ekim döneminde 46 işletmedeki 70 parti incelendi. Bu ürünler arasında meyve ve sebze, sığır ve kanatlı eti, kahve, çay, kamış şekeri, chia tohumu ve şarap bulundu. İç pazar denetimlerinde 8 partide uygunsuzluk saptandı; bu sayı kontrol edilen ürünlerin yaklaşık %11,4’üne denk geldi. Tespitler arasında menşe ülkesinin yanlış belirtilmesi, ürün bilgilerinin eksik olması ve beyan edilen protein içeriğiyle gerçek içerik arasındaki farklılıklar yer aldı. Ayrıca 3 Eylül 2026’dan itibaren Brezilya’dan bazı ürünlerin Avrupa Birliği’ne ithalatına yönelik kısıtlamalar uygulanıyor. Sığır ve kanatlı eti ile ürünleri, yumurta ve yumurta ürünleri, bal, at eti ve su ürünlerini kapsayan kısıtlamalar, hayvanlarda antimikrobiyal veteriner tıbbi ürünlerin kullanımına ilişkin AB gerekliliklerine uyumsuzluk gerekçesiyle açıklandı.

Batı Şeria Yerleşimlerindeki Hurmalar Avustralya’ya “İsrail Ürünü” Etiketiyle Gönderildi
Görsel kaynağı: Guardian Australia · Özgün haber
Veri haberi

Batı Şeria Yerleşimlerindeki Hurmalar Avustralya’ya “İsrail Ürünü” Etiketiyle Gönderildi

İşgal altındaki Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerinde üretilen organik hurmaların en az 5 milyon ABD doları değerindeki bölümünün son sekiz yılda Avustralya’ya “İsrail ürünü” etiketiyle gönderildiği bildirildi. Bulgular, insan hakları alanında çalışan Global Echo’nun ticari belgeler ile İsrail hükümeti ve Avustralya İstatistik Bürosu verileri üzerinde yaptığı analize dayanıyor. Global Echo, Ağustos 2018 ile Ağustos 2026 arasında İsrail’den Avustralya’ya gönderilen 132 tarım sevkiyatını inceledi. Bu sevkiyatların 85’inde, yani %64’ünde, yerleşimlerde üretilen ürünler bulundu. Analizde yerleşim ürünlerinin payının son dönemde arttığı belirtildi; Ocak 2025-Ağustos 2026 döneminde incelenen 24 hurma sevkiyatının 20’si yerleşimlerden temin edildi. Hurmaların yetiştirildiği belirtilen Netiv Hagdud, Beit Haarava, Arvot Jericho, Hamra, Tomer, Mechora ve Naaran gibi yerleşimler Batı Şeria’nın işgal altındaki bölümlerinde bulunuyor. Kaynakta, İsrail’in Batı Şeria’daki yerleşimlerinin uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul edildiği ve bu bölgelerin Avustralya tarafından Filistin devletinin parçası olarak tanındığı aktarılıyor. İsrail yasaları, yerleşimlerde üretilen ürünlerin, gönderildiği ülkede bu tür etiketlemeyi yasaklayan bir düzenleme bulunmadığı sürece İsrail menşeli olarak etiketlenmesini zorunlu kılıyor. Avustralya’da yerleşim bölgelerinden gelen ürünlerin ithalatını yasaklayan veya bu ürünlerin işgal altındaki topraklardan geldiğinin belirtilmesini zorunlu kılan bir yasa bulunmuyor. Global Echo yöneticisi Emily Schaeffer Omer-Man, Avustralyalı tüketicilerin İsrail hurmaları ve diğer tarım ürünlerini satın alırken yerleşim ekonomisine katkıda bulunuyor olabileceğini söyledi. Schaeffer Omer-Man ayrıca Avrupa’daki ithalat yasaklarının ardından ihracatçıların Avustralya gibi farklı pazarlara yönelebileceğini belirtti. Dışişleri Bakanı Penny Wong, Avustralya’nın yerleşim ürünlerine kapsamlı bir ithalat yasağı uygulamadığını ve böyle bir yasağın Avustralya işletmeleri açısından istenmeyen sonuçlar doğurabileceği endişesini dile getirdi. Avustralya Dışişleri ve Ticaret Bakanlığı ise yasa dışı yerleşimleri ve yerleşimci şiddetini caydırmak amacıyla uluslararası ortaklarla koordineli hedefli önlemler üzerinde çalışıldığını açıkladı. İnsan Hakları İzleme Örgütü araştırmacısı Sarah Sanbar da uluslararası ticaretin yasa dışı yerleşimlerin ekonomik dayanaklarından biri olduğunu savundu.

Gürcistan’da Balık Fiyatları Yıllık Bazda %20,2 Arttı
Görsel kaynağı: Georgia Today · Özgün haber
Veri haberi

Gürcistan’da Balık Fiyatları Yıllık Bazda %20,2 Arttı

Gürcistan Ulusal İstatistik Ofisi (GeoStat) verilerine göre, ülkede gıda ve alkolsüz içecek fiyatları yıllık bazda %3,1 arttı. Bu grup, yıllık enflasyona 1,07 yüzde puan katkı yaptı. Gıda ürünleri içinde en yüksek fiyat artışı balıkta görüldü; balık fiyatları %20,2 yükseldi. Et ve et ürünleri fiyatları %7,6, yağlar ve katı yağlar %7,0, kahve, çay ve kakao %5,7 arttı. Sebze ve kavun fiyatlarında %4,1, ekmek ve tahıllarda %4,0, süt, peynir ve yumurtada ise %0,6 artış kaydedildi. Buna karşılık meyve ve üzüm fiyatları %4,5, şeker, reçel ve diğer tatlılar %3,3 geriledi. Yıllık enflasyona en büyük katkıyı ulaştırma grubu yaptı. Ulaştırma maliyetleri %21,9 artarken, bu grubun enflasyona katkısı 2,54 yüzde puan oldu. Kişisel ulaşım araçlarının işletim maliyeti %30,3, ulaştırma hizmetleri %14,5 ve araç satın alma maliyeti %1,7 yükseldi. Konut, su, elektrik ve gaz fiyatları da %10,1 arttı.

Rusya’nın Saldırıları Ukrayna Ekonomisini Sıkıştırıyor: Çelik Üretimi Durdu, Tahıl İhracatı Aksadı
Görsel kaynağı: Mainichi Shimbun · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’nın Saldırıları Ukrayna Ekonomisini Sıkıştırıyor: Çelik Üretimi Durdu, Tahıl İhracatı Aksadı

Rusya’nın yoğunlaşan hava saldırıları, Ukrayna’daki sanayi ve enerji tesisleriyle lojistik ağlarını, demiryollarını ve ihracat rotalarını hedef alarak üretimi aksatıyor ve taşıma maliyetlerini artırıyor. Ukrayna Merkez Bankası, saldırılar ve küresel enerji fiyatlarındaki artış nedeniyle 2026 ekonomisinin daha önce öngörülen %1,8 büyüme yerine %0,4 daralacağını tahmin etti. Banka, enflasyon tahminini de temmuzdaki %10’dan %12,5’e yükseltti. Çelik sektöründeki kesinti, 5 Eylül’de Kamianske’deki Kamet Steel tesisine beş balistik füzenin isabet etmesinin ardından derinleşti. Tesisin kapanmasıyla Metinvest Group genelinde çelik üretimi durdu. Kamet Steel, 2025’te Ukrayna’nın çelik üretiminin dörtte birinden fazlasını gerçekleştiriyor, binlerce kişiyi istihdam ediyor ve iç inşaat sektörü için çelik ile pik demir üretiyordu. Tesis ayrıca Avrupa pazarına gönderilmek üzere yarı mamul çelik sağlıyordu. Kamet Steel’in kapanmasının inşaat, madencilik, mühendislik, enerji ve lojistik sektörlerini etkilediği belirtildi. Şirketin Üst Yöneticisi Oleksandr Tretyakov, tesise bağlı işletmelerin iş kaybı ve iflas riskiyle karşılaşabileceğini söyledi. Tretyakov, Avrupa Birliği’nin ticaret kısıtlamalarının Ukrayna çeliğinin ihraç edilebileceği pazarları daraltarak toparlanmayı zorlaştırabileceğini ifade etti. Ukrayna’nın çelik üretimi bir dönemde gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık %6’sını oluşturuyordu. Tarım, Ukrayna’nın döviz gelirlerinin %60’ına kadarını sağlıyor. Ancak Karadeniz limanlarına, gemilere ve lojistik altyapısına yönelik saldırılar ihracat trafiğini azalttı. Lloyd’s List Intelligence verilerine göre Ukrayna’nın Karadeniz limanlarına ağustosta yalnızca 21 gemi geldi; bu sayı bir yıl öncesine göre yaklaşık %90 daha düşüktü. Yükselen sigorta primleri ve saldırı riski gemi sahiplerini caydırırken, Tuna rotasında kuraklık ve sığ kanallar taşımayı daha pahalı hale getirdi. Sulina Kanalı’nın büyük gemiler için sığ kalması ve Tuna Nehri’ndeki rekor düşük su seviyeleri nedeniyle daha önce 1.500 ton taşıyan mavnalar 800-900 ton yük alabiliyor. Ukrayna’nın merkezinden İspanya’ya bir ton mısır taşıma maliyeti yılın başlarında 50 dolara kadar çıkarken 150 dolara ulaşabildi. HarvEast, buğdayını silo torbalarında tutup fiyatların istikrar kazanmasını bekliyor; şirketin ticari direktörü Olena Shelest, mısır fiyatının geçen yıl ton başına 210-230 dolardan yaklaşık 130 dolara gerilediğini söyledi. Düşen vergi gelirleri de Ukrayna’nın 2022’deki Rusya işgalinden bu yana en ağır nakit sıkışıklığını yaşamasına yol açıyor.

Mbaracayú’da Dolu Fırtınası Yaklaşık 5 Bin Hektar Soyayı Yok Etti
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Mbaracayú’da Dolu Fırtınası Yaklaşık 5 Bin Hektar Soyayı Yok Etti

Alto Paraná’nın kuzeyindeki Mbaracayú’da pazar günü etkili olan dolu fırtınasının yaklaşık 5 bin hektar soya ekili alanı yok ettiği bildirildi. Üretici Edir Lermen, fırtınanın ardından bazı tarlalarda ürünlerin birkaç saat boyunca buzla kaplı kaldığını ve geriye hiçbir şey kalmadığını söyledi. Lermen, dolunun yalnızca soyayı değil, manyok, yer fıstığı ve fasulye gibi aile tarımı ürünlerini de vurduğunu belirtti. Bazı üreticilerin 10 hektarlık, bazılarının ise 200 ila 300 hektarlık ekili alanlarını kaybettiği aktarıldı. Üretici, fırtınanın görüntüsünü “başka bir gezegenden” gibi niteledi. Şiddetli yağış ve eriyen dolu nedeniyle yol kenarlarındaki hendekler suyla dolarken, fırtına Mbaracayú’nun yanı sıra Alto Paraná’daki San Alberto ve Minga Porã’yı da etkiledi. Mbaracayú’nun yeni belediye başkanı Adejaime Pavei’nin görevi devralmasının ardından ürünleri ve evleri zarar görenlere yönelik destek çalışmalarını yönetmesi bekleniyor.

Jakarta’da Pirinç Satışları Karışım İddiaları ve Düşen Alım Gücüyle Farklı Seyrediyor
Görsel kaynağı: Liputan6 · Özgün haber
Veri haberi

Jakarta’da Pirinç Satışları Karışım İddiaları ve Düşen Alım Gücüyle Farklı Seyrediyor

Endonezya’nın Jakarta kentinde Pasar Induk Cipinang çevresindeki bakkallarda pirinç satışlarının, karışım pirinç iddialarına rağmen istikrarlı kaldığı, bazı işletmelerde ise artış eğilimi gösterdiği bildirildi. Cipinang’dan premium ve medium pirinç alarak satan bakkal sahibi Suryadi, 29 Ekim 2026’da müşterilerinin paniklemediğini ve satışlarında şu ana kadar sorun yaşanmadığını söyledi. İddialar, Tarım Bakanı Andi Amran Sulaiman’ın Jakarta’nın doğusunda sübvansiyonlu SPHP pirincinin premium pirinç olarak yeniden satıldığı yönündeki şüphesine dayanıyor. Kaynağa göre kilogramı 12.500 rupiahtan satılması gereken SPHP pirincinin işlenerek premium ürün adıyla 17.000 rupiaha kadar satıldığı öne sürüldü. Bu aktarım kesinleşmiş bir sonuç olarak değil, bakanın dile getirdiği şüphe olarak verildi. Jakarta’nın doğusundaki Kalimalang bölgesinde satış yapan Yuni ise iddialardan belirgin biçimde etkilenmediğini belirtti. Yuni, iki-üç günde bir özellikle Batik ve Palapa Solo markalı 50 kilogramlık çuvallardan aldığını, pirinci litreyle evlere ve catering işletmelerine sattığını söyledi. Kaynakta, aylık tüketiminin 10 çuvalı aştığı ve bazı haftalarda altı çuvala ulaştığı aktarılıyor. Bazı müşteriler endişelense de alışverişe devam etti; kaygının daha çok 5 kilogramlık ambalajlı pirinçlere yöneldiği belirtildi. Buna karşılık, Cipinang’dan ürün tedarik eden ve Senen Pazarı’nda 40 yıldır satış yapan Ivan, son aylarda kiosk cirosunun keskin biçimde düştüğünü söyledi. Ivan, gerilemenin yalnızca karışım pirinç iddialarından değil, genel alım gücü kaybından da kaynaklandığını değerlendirdi. Daha önce 25 kilogram alan bireysel müşterilerin 10 kilograma indiğini, haftada 10 çuval tüketen restoranların ise aynı miktarı bir aya yaydığını aktardı. Yaklaşık altı ay önceki denetimde satıcılara kilogram başına 15.000 rupiah azami perakende fiyatına uyma talimatı verildiğini de belirtti.

Sırp Arıcılar Çin’e Yaklaşık Üç Ton Bal İhraç Etti
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Sırp Arıcılar Çin’e Yaklaşık Üç Ton Bal İhraç Etti

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Sırp arıcılar, önceki küçük sevkiyatların ardından Çin’e yaklaşık üç ton bal ihraç etti. Sırbistan Arıcılık Örgütleri Birliği Başkanı Rodoljub Živadinović, Sırp balının Çin pazarında yayılmasıyla sevkiyat miktarlarının artmasını beklediklerini söyledi. İhracat, iki ülkenin veteriner sertifikalarını uyumlaştırması ve “Naš med” tesisinin Çin’de kaydettirilmesinin ardından mümkün oldu. Çin pazarına gönderilen bal, Avrupa ülkelerine yapılan sevkiyatların aksine çoğunlukla varillerde değil, 250 ve 500 gramlık kavanozlarda, daha küçük miktarlarda ise kilogramlık ambalajlarda satılıyor. Živadinović, bu satış biçiminin daha uygun fiyat sağlayabildiğini belirtti. “Naš med” tesisine alınan yeni ekipmanın da daha büyük miktarlarda balın paketlenmesi ve sevkiyata hazırlanmasını önemli ölçüde hızlandırmasının beklendiğini söyledi. Živadinović’e göre daha büyük sevkiyatlar başladığında arıcıların elde ettiği fiyat %30 ila 50 arasında artabilir; ancak bu beklentinin miktara bağlı olduğunu vurguladı. Balın Çin’e deniz yoluyla gönderildiğini ve sevkiyatın alıcıya ulaşmasının bazı durumlarda 75 günü bulabildiğini aktardı. Sırbistan’da akasya balının çoğu özel alıcıdaki mevcut alım fiyatını kilogram başına yaklaşık dört avro olarak açıklayan Živadinović, bu düzeyi kârlılık sınırı olarak değerlendirdi. Bazı alıcıların 4,3 avro, “Naš med” tesisinin ise miktar ve kaliteye göre 4,5 ila 4,8 avro ödediğini söyledi. Živadinović, Sırbistan ve Avrupa Birliği marketlerinde sahte balın yaygın olduğuna ilişkin iddiasının üreticileri ve doğal bala yönelik talebi olumsuz etkilediğini savundu; bu açıklamanın dayandığı analiz yöntemi ve örneklem kaynakta belirtilmedi. 2026 arıcılık sezonunun önceki sezondan daha iyi geçtiğini, ancak verimlerin bölgeler arasında eşit olmadığını belirtti. Güney Sırbistan’da verimlerin diğer bölgelere göre yaklaşık %40 daha düşük kaldığını, ayçiçeği veriminin ortalama olduğunu, kolzanın beklentiyi karşılamadığını ve yüksek sıcaklıkların çayır balı verimini düşürdüğünü aktardı. İklim değişikliğinin kısalan nektar dönemleri, kuraklık ve polen eksikliğiyle kış hazırlığını zorlaştırdığını, uzayan sonbaharın ise varroa parazitinin gelişimini desteklediğini söyledi.

Uruguay’ın Canlı Sığır İhracatı Ocak-Eylül Döneminde Önceki Yıla göre %12,7 Düştü
Görsel kaynağı: Todo el Campo · Özgün haber

Uruguay’ın Canlı Sığır İhracatı Ocak-Eylül Döneminde Önceki Yıla göre %12,7 Düştü

Uruguay’ın canlı sığır ihracatı 2026’nın ocak-eylül döneminde 254.127 başa geriledi. Todo El Campo’nun Uruguay Ulusal Et Enstitüsüne (INAC) dayandırdığı bilgilere göre bu hacim, 2025’in aynı dönemine kıyasla %12,7 daha düşük. Eylül ayındaki ihracat da 31.264 başla, Eylül 2025’e göre %34 azaldı. Eylül düşüşü, Uruguay’ın canlı sığır ihracatında üst üste üçüncü aylık gerileme oldu. Temmuz 2026’da 34.000 baş gönderilirken, Temmuz 2025’te bu sayı 53.000’di. Ağustos ihracatı da 2026’da 18.000 başla, önceki yılın aynı ayındaki 30.000 başın altında kaldı. 2026’nın ocak-eylül döneminde Uruguay’ın başlıca varış noktası Türkiye oldu. Türkiye’ye 152.342 baş gönderildi ve bu miktar toplam ihracatın %60’ını oluşturdu. İsrail 82.149 başla %32, Fas ise 19.589 başla %8 pay aldı. Kaynak, genel düşüşü Türkiye’ye yapılan sevkiyatların azalmasına bağlarken, İsrail’in artan alımlarının gerilemeyi sınırladığını belirtti. Türkiye talebindeki düşüş için ithalat programlarının daha yavaş genişlemesi, Brezilya rekabeti ve Uruguay’daki yüksek yenileme maliyetleri sıralandı.

Arjantin Hükümeti Hayvansal Ürün Mevzuatını Üç Yapay Zekâ Ajanıyla İnceliyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin Hükümeti Hayvansal Ürün Mevzuatını Üç Yapay Zekâ Ajanıyla İnceliyor

Arjantin hükümeti, et ve diğer hayvansal ürünlerin üretimi ile işlenmesine ilişkin kapsamlı mevzuatı inceleyip basitleştirmek için üç yapay zekâ ajanı kullandı. Devletin Serbestleştirilmesi ve Dönüşümü Bakanı Federico Sturzenegger, uygulamayı Ahora Play’in Ekonomi Özel programındaki katılımında anlattı; bakanlığının resmî X hesabı da süreci “Onganía’nın bir kararnamesi, 3.000 madde ve üç yapay zekâ ajanı” ifadeleriyle duyurdu. İncelenen Decreto 4238/1968, Arjantin’de et ve diğer hayvansal ürünlerin hazırlanması ve sanayileştirilmesi için hijyenik ve sıhhi koşulları belirliyor; ayrıca işleme tesislerine yönelik gereklilikleri düzenliyor. Metinde kanatlı hayvan kesimhaneleri, yumurta, balıkçılık ürünleri, taşıma, ambalajlama ve etiketlemenin yanı sıra cezalar, iyi üretim uygulamaları, standart operasyon prosedürleri ve hayvan refahına ilişkin bölümler bulunuyor. Düzenleme zaman içinde değişiklikler, eklemeler ve yürürlükten kaldırmalarla güncellendi. Sturzenegger’e göre yapay zekâ araçları, insanların haftalar veya aylar harcayabileceği okuma, sınıflandırma ve analiz işlerini hızlandırarak değişiklik önerileri hazırlayabiliyor. Ancak önerilip yazılan değişikliklerin son aşamada insanlar tarafından doğrulanması öngörülüyor. Kaynak, özellikle ülkenin başlıca ekonomik faaliyetlerinden birinin sıhhi kurallarını etkileyebilecek değişikliklerde, yalnızca bir kişinin yapay zekâ çıktısını onaylamasının teknik çalışmayı tamamlamak için yeterli olup olmadığını sorguluyor.

Danimarka’da Gübreleme Yasasıyla 2027’de Emisyon Temelli Model Başlıyor
Görsel kaynağı: Effektivt Landbrug · Özgün haber
Veri haberi

Danimarka’da Gübreleme Yasasıyla 2027’de Emisyon Temelli Model Başlıyor

Danimarka Parlamentosu, gübreleme yasası L5’i 3 Eylül’de 119’a karşı 34 oyla kabul etti. Mevcut tarla düzenlemesinin yerini 2027’den itibaren emisyon temelli bir model alacak. Yeni sistemde, tek tek işletmeler için hesaplanan azot sızıntısı ile azotun kıyı sularına taşınması daha fazla dikkate alınacak. Düzenleme, Agillix’in Brønderslev, Aalborg ve Hobro’da düzenlediği toplantılarda ele alındı. Agillix Başkanı Carl Chr. Pedersen, yeşil üçlü ortaklık çalışmalarının yerel çözümlere dönmesi gerektiğini savundu. Kuruluşa göre düzenlemelerin, farklı bölgelerdeki su koşullarını ve azot dışındaki etkileri yeterince dikkate alıp almadığı konusunda soru işaretleri bulunuyor. Agillix, Nibe Bredning’deki deniz çayırı alanının 2012-2014 arasında 22’den 65 kilometrekareye çıktığını bildirdi. Kuruluş, bu artışın bir arıtma tesisinin kapatıldığı, ancak tarımsal azot emisyonunun değişmediği dönemde gerçekleştiğini belirtti ve Halkær Bredning’de de benzer bir gelişmeye işaret etti. Bu örnekler, su ortamındaki değişimlerin yalnızca tarımsal azot düzenlemesiyle açıklanamayabileceği görüşünü desteklemek için kullanıldı. Agillix ayrıca tarımın yıllık azot emisyonunun 1987’deki ilk su çevresi planından bu yana 260.000 tondan 2025’te 55.000 tona gerilediğini ve bunun yaklaşık %79’luk düşüş olduğunu açıkladı. Skagerrak’a su taşıyan işletmeler için düzenlemenin, bölgedeki su kütlesinin artık iyi ekolojik durumda değerlendirilmemesi nedeniyle sıkılaştığı belirtildi. Agillix, ölçüm ve modellerin belirsizliklerinin yanı sıra komşu ülkelerle koordinasyon ihtiyacının da dikkate alınmasını istiyor.

TDP’den Hellim İhracatı ve Yeşil Hat Ticareti İçin Politika Mesajı
Görsel kaynağı: Havadis · Özgün haber

TDP’den Hellim İhracatı ve Yeşil Hat Ticareti İçin Politika Mesajı

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler ile Gazimağusa Milletvekili adayı Tacan Reynar, Arden Gıda Ltd.’yi ziyaret etti. Görüşmede hellim üretimi ve ihracatı, Yeşil Hat Ticareti, vergide adalet, kayıt dışı ekonomi ve yerli işletmelerin karşılaştığı sorunlar ele alındı. Çeler, üreticinin ve ihracatçının önünü açacak, işletmeleri güçlendirecek uygulanabilir politikalar geliştirmeye çalıştıklarını belirtti. Vergi adaletinin sağlanması, kayıt dışılıkla etkin mücadele edilmesi ve işletmeler üzerindeki haksız yüklerin kaldırılması gerektiğini söyleyen Çeler, hellim ihracatı ile Yeşil Hat Ticareti’nin geliştirilmesinin ekonomik büyüme açısından önem taşıdığını kaydetti. TDP’nin üreteni destekleyen, yatırımcıya güven veren, şeffaf ve öngörülebilir bir ekonomik yapı hedeflediğini ifade etti.

Çin’in Tarım Dronu Filosu 300 Bini Aştı
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin’in Tarım Dronu Filosu 300 Bini Aştı

Çin, her yıl 460 milyon mu’dan (30,67 milyon hektar) fazla tarım arazisini kapsayan 300 binden fazla tarım dronuyla dünyanın en büyük tarım drone filosuna sahip. CCTV News’e göre daha önce ağırlıklı olarak ilaçlamada kullanılan dronlar artık ürün koşullarını izlemek, tarımsal girdileri ve hasat edilmiş ürünleri taşımak için de kullanılıyor. Sektör verilerine göre bitki koruma dronları, el işçiliğine kıyasla operasyonel verimliliği 20 kattan fazla artırıyor. Bu ekipmanlar su kullanımını %50’den fazla azaltırken pestisit tüketimini %20-40 düşürüyor. Tarım dronları, Çin genelindeki bitki koruma çalışmalarında kullanılan başlıca teknik ekipman türü haline geldi. Zhejiang eyaletinin Taizhou kentine bağlı Huangyan ilçesindeki Guan’ao Köyü’nde bir kooperatif, su bambusu tarlalarında 500 mu alandaki ilaçlama ve gübrelemeyi dronlarla tek günde tamamlıyor. Kooperatif, her ilaçlama seansında yaklaşık 5.000-6.000 yuan, yıllık işçilikte ise 30.000-40.000 yuan tasarruf sağlıyor. Renmin Üniversitesi’nden Zhou Li’ye göre kentleşmenin kırsal işgücü yapısını değiştirmesi, ücretleri yükseltmesi, düşük irtifa ekonomisine yönelik politika desteği ve yerli üreticilerin maliyetleri azaltması bu yayılımı hızlandırıyor. Dronların kullanımı meyve bahçeleri, çaylıklar, örtü altı üretim, engebeli ve dağlık alanlar ile büyük makinelerin ulaşmakta zorlandığı parçalı arazilere de yayılıyor. Taşımacılık, tozlaşma, tohum saçma ve tarla izleme gibi alanlarda kullanılan dronlar, Çin’in daha geniş akıllı tarım dönüşümünün bir parçası olarak robotlar ve akıllı sulama sistemleriyle birlikte devreye giriyor. Ülkede 2021-2025 döneminde tarım bilim ve teknoloji ilerlemesinin katkı oranı %64’ü, geliştirilmiş çeşitlerin kapsama oranı %96’yı aştı; kapsamlı mekanizasyon oranı %76,7’ye ulaştı.

Paris'te Avrupa Buğdayı 7,50 €/T Düştü, Kolza 15,50 €/T Yükseldi
Görsel kaynağı: Agronews Castilla y León · Özgün haber
Veri haberi

Paris'te Avrupa Buğdayı 7,50 €/T Düştü, Kolza 15,50 €/T Yükseldi

Paris Euronext-MATIF'te 26 Ekim 2026 seansı buğday ve mısırda düşüş, kolzada ise yükselişle tamamlandı. Aralık teslimli Avrupa buğdayı 7,50 €/t ve %3,21 gerileyerek 226,50 €/t'ye indi. Kasım vadeli mısır 282,75 €/t'ye düşerken aynı vadeli kolza 15,50 €/t artışla 527,25 €/t'ye çıktı ve seansın en güçlü yükselişini kaydetti. Buğday fiyatlarındaki baskı, Rusya'dan Karadeniz üzerinden tahıl taşımacılığının güvenliğini sağlamaya yönelik yeni tekliflere ilişkin bilgilerle ilişkilendirildi. Rusya ve Ukrayna'nın bu güzergâhtaki ihracatının yeniden toparlanabileceği beklentisi, daha önce lojistik sorunların desteklediği Avrupa buğdayında satışlara yol açtı. Rusya ile Türkiye arasındaki deniz taşımacılığının güvenliğine ilişkin görüşmeler, Paris'teki buğday fiyatları üzerinde başlıca baskı unsuru olarak gösterildi. Bununla birlikte, deniz yollarının tamamen yeniden açılması için kesin bir anlaşma açıklanmadı. Aralık vadeli buğdayın 226,50 €/t'lik seviyesi 13 Ağustos 2026'dan beri görülen en düşük düzey oldu. Mart 2027 teslimli kontrat da 6,75 €/t ve %2,88 gerileyerek 227,50 €/t'ye indi. Aralık ve mart kontratları arasındaki fark 1 €/t ile sınırlı kaldı; bu görünüm, aşağı yönlü baskının hem yakın teslimatları hem de 2027'nin ilk aylarını etkilediğine işaret etti. Buğday, mısır ve kolzanın en yakın altı kontratında dört düşüş ve iki yükseliş kaydedildi. Aralık vadeli buğday, 19 Ekim'deki 243,50 €/t seviyesine göre 26 Ekim'de 226,50 €/t'ye geriledi. İki seans arasındaki fark 17 €/t, yaklaşık %6,98 oldu. Ayrıca AgroNews'in 19-25 Ekim dönemine ilişkin haftalık bilançosunda Avrupa buğdayının 9,75 €/t, yani %4 değer kaybettiği belirtildi. Reuters'ın aktardığı bilgilere göre Rusya ve Ukrayna'nın Karadeniz ile Azak Denizi çevresindeki limanlarından tahıl trafiği ağustos ortasından bu yana büyük ölçüde durmuştu. Ticari gemilere yönelik saldırılar ile liman altyapısındaki hasarlar lojistik riskleri artırmış ve sevkiyatları zorlaştırmıştı. Bu koşullar Avrupa buğdayına yönelik talebi daha önce desteklerken, olası deniz güvenliği çözümleri Rusya ve Ukrayna'dan gelecek rekabetin yeniden artabileceği beklentisini güçlendirdi. Rusya'nın buğday ihracatı 1-20 Ekim döneminde yaklaşık 1,5 milyon ton olarak tahmin edildi. Ekim ayının tamamı için öngörülen miktar yaklaşık 3 milyon ton seviyesinde bulunuyor; bu hacmin yılın aynı dönemindeki olağan seviyelerin biraz üzerindeki miktarın yaklaşık yarısına denk geldiği aktarıldı.

Yeni Güney Galler'de Uçan Tilkiler Muz ve Böğürtlen Ürünlerine Zarar Veriyor
Görsel kaynağı: ABC Australia · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Güney Galler'de Uçan Tilkiler Muz ve Böğürtlen Ürünlerine Zarar Veriyor

Avustralya'nın Yeni Güney Galler eyaletindeki Coffs Coast bölgesinde uçan tilkiler, yiyecek ararken muz, ahududu ve böğürtlen üreticilerinin ürünlerine zarar veriyor. Coffs Harbour muz üreticisi Paul Shoker, çiftliğinde yalnızca ekim ayında 10.000'den fazla muzun zarar gördüğünü tahmin etti. Hayvanların muz çiçeklerinin uçlarındaki polen ve nektara ulaşmaya çalışırken meyveleri çizdiği, bu nedenle bazı muzların satışa uygun olmadığı bildirildi. Olayın, çiçek açan ağaçlarda nektar eksikliğinden kaynaklandığı düşünülen şüpheli bir kitlesel açlık dönemiyle bağlantılı olduğu aktarılıyor. Coffs Coast'taki ahududu ve böğürtlen üreticileri de uçan tilkilerin ürünleri koruyan tünellere girmesiyle kayıp yaşıyor. Berries Australia Üst Yöneticisi Rachel Mackenzie, hayvanların meyve ürünlerini tahrip ettiğini ve bazılarının ağlarda öldüğünü söyledi. Mackenzie, uçan tilkilerin zayıf ve hassas durumda olmasının üreticiler açısından ciddi iş sağlığı ve güvenliği sorunları oluşturduğunu belirtti. Üreticilerin hayvanlarla genellikle baş edemediği, bunun nedenleri arasında ölümcül lyssavirus riski bulunduğu ifade edildi. Mackenzie, olağandışı olayla mücadele ve uçan tilkilerin güvenli biçimde uzaklaştırılması için eyalet yönetiminden daha fazla destek istedi. Meyve üreticilerine, uçan tilkilerin tünellere girmesini önlemek için girişlere ağ yerleştirmeleri önerildi; ancak bu uygulamanın ürün kaybı yaşayan çiftçiler için ek maliyet oluşturduğu belirtildi. Bakanlık sözcüsü, dışlayıcı ağların yanı sıra meyve torbaları, ses caydırıcıları ve aydınlatma sistemlerini de seçenekler arasında saydı. Kayıplara rağmen etkilenen meyve ürünlerinin tüketicilere yönelik genel arzının şu anda istikrarlı kaldığı bildirildi.

Uruguay’da İki Koyun Kesim Tesisi Yeniden Açılmaya Hazırlanıyor
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay’da İki Koyun Kesim Tesisi Yeniden Açılmaya Hazırlanıyor

Uruguay’da koyun kesiminde uzmanlaşmış iki tesisin yeniden faaliyete geçmesi bekleniyor. Paso de los Toros’taki eski Bamidal tesisi ile Salto’daki Daymán Meat’in, yılın toplam faaliyetinin genellikle %40-45’ini oluşturan son çeyrek sezonunda yeniden kesime başlaması gündemde. INAC Başkanı Gastón Scayola, iki tesisin hemen çalışabilecek durumda olduğunu söyledi. Bamidal tesisinin Uniao Comercial SAS’a devri için yürütülen işlem son aşamaya geldi. Ekonomi Bakanı Gabriel Oddone ile Hayvancılık, Tarım ve Balıkçılık Bakanı Alfredo Fratti belgeleri imzaladı; ancak mülkiyet değişikliğinin tamamlanması için MGAP’ın nihai kararı bekleniyor. Şirket kaynakları sürecin yakın zamanda sonuçlanacağını belirtirken, sektörden bir işletmeci tesisin önümüzdeki günlerde kesime başlayabileceğini ve yaklaşık 25 bin baş hayvan satın alındığını ifade etti. Nihai yetkilendirmedeki gecikme, hayvanlarını tesise vermeyi taahhüt eden üreticilerin karantina sürelerine uymak için antiparaziter uygulamalar yapmasını ve bit oluşumunu önlemek amacıyla hayvanları yıkamasını zorlaştırıyor. Salto’da ise Daymán Meat’in yeniden açılışına yatırım yapan Arjantinli iş insanları eski çalışanları çağırdı. Scayola, daha fazla koyun kesim tesisi ve hükümet desteğiyle koyun varlığındaki düşüşün tersine çevrilebileceğini umduğunu söyledi.

Çekya’da Yoğun Tarım ve İklim Değişikliği Kuş Popülasyonlarını Geriletiyor
Görsel kaynağı: ČT24 · Özgün haber
Veri haberi

Çekya’da Yoğun Tarım ve İklim Değişikliği Kuş Popülasyonlarını Geriletiyor

Çekya’da kuş popülasyonları uzun süredir geriliyor. Çek Ornitoloji Derneğinin yayımladığı “Çekya’da Kuşların Durumu 2026” kitabında yer alan verilere göre ülkedeki kuşların sayısı her yıl %1,6 azalıyor; 1982’den bu yana toplam düşüş %13,4’e ulaştı. Yaklaşık 100 sayfalık yayın, kuşların durumunu, karşılaştıkları sorunları ve olası çözüm yollarını ele alıyor. En hızlı gerileme, yoğun tarımın etkilediği tarla ve çayır kuşlarında görülüyor. Tarla kuşlarının popülasyonu yaklaşık %45 azalırken tarla kekliği, kız kuşu, çayır kuyruksallayanı ve tepeli toygar gibi daha önce yaygın türlerin sayısı hızla düşüyor. Büyük kervançulluğu da önceki raporun yayımlanmasından bu yana Çekya’da tamamen kayboldu; ülkedeki son kanıtlanmış yuvalaması 2011’de gerçekleşti. Orman kuşlarının sayısı ise son on yılda yıllık ortalama %2,1 geriledi. Yayına göre kuş kaybının başlıca nedeni, yoğun tarımla birlikte çeşitli peyzajların ve uygun yuvalama ile beslenme alanlarının azalması. İnsan kaynaklı iklim değişikliği, soğuk bölgelere bağlı türlerin gerilemesine ve sıcak iklimi seven türlerin yayılmasına yol açıyor. Orman ve gölet işletmeciliğindeki değişiklikler, arazilerin kurutulması, elektrik hatları, ulaşım ve kasıtlı takip de kuşlar üzerindeki baskıyı artırıyor. Buna karşın deniz kartalı, kızıl çaylak, turna ve bataklık harrieri gibi bazı türlerin sayısı 2009’dan bu yana önemli ölçüde arttı. Kitabın editörü Filip Tuháček, bu örneklerin hedefli koruma, uygun tarım uygulamaları ve uzun vadeli desteğin olumsuz eğilimleri tersine çevirebileceğini gösterdiğini belirtti. Çekya’da yaklaşık 45 milyon çift, yani yaklaşık 90 milyon birey yabani kuş yuvalıyor ve toplam 216 tür bulunuyor.

Fas'ta Eylül Ayında Et ve Sebze Fiyatları %4,3 Arttı
Görsel kaynağı: Libération Maroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas'ta Eylül Ayında Et ve Sebze Fiyatları %4,3 Arttı

Fas'ta tüketici fiyat endeksi (TÜFE), Eylül 2026'da aylık bazda %1,0 arttı. HCP'nin bilgi notuna göre bu artış, Ağustos 2026'da kaydedilen %0,8'lik yükselişin ardından gerçekleşti. Aylık enflasyonda gıda fiyatlarındaki %1,6'lık ve gıda dışı ürünlerdeki %0,4'lük artış etkili oldu. Ağustos-Eylül döneminde gıda grubundaki en yüksek fiyat artışları et ve sebzede görüldü. Bu iki grupta fiyatlar %4,3 yükseldi. Süt, peynir ve yumurta grubunda artış %1,6 olurken su, meşrubat ve meyve-sebze sularında %0,2, meyvelerde ise %0,1 artış kaydedildi. Bazı gıda gruplarında ise fiyatlar geriledi. Balık ve deniz ürünleri fiyatları %0,4, kahve, çay ve kakao fiyatları %0,3 düştü. Gıda dışı ürünlerdeki artışta akaryakıt fiyatlarının %2,0 yükselmesi öne çıktı. Yıllık karşılaştırmada TÜFE, Eylül 2026'da %0,5 arttı. HCP bu sonucu, gıda dışı ürün fiyatlarındaki %2,8'lik yükseliş ile gıda fiyatlarındaki %2,5'lik düşüşe bağladı. Aylık artışlar kentlere göre de farklılaştı; Laâyoune'da %2,8 ve Beni-Mellal'da %2,4 artış görülürken Al-Hoceima'da %0,3 düşüş kaydedildi.

Şili’de Gübre İhlalleri İçin Kademeli Para Cezası Düzenlemesi Gönderildi
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Gübre İhlalleri İçin Kademeli Para Cezası Düzenlemesi Gönderildi

Şili Kongresi, gübrelerdeki biçimsel hatalar ile bileşim, kalite, güvenlik veya izlenebilirliği etkileyen maddi ihlaller için farklı para cezası aralıkları öngören metni 19 Ekim 2026'da yürütmeye gönderdi. Metne göre yanıltıcı olmayan biçimsel ihlaller 10 ila 100 UTM, bileşim tağşişi dahil maddi ihlaller ise 100 ila 1.000 UTM arasında cezalandırılacak. Kaynak, metnin yayımlandığını veya yürürlüğe girdiğini belirtmiyor. Agricultores Unidos de Chile, 15 Haziran'da Senato Tarım Komisyonu'ndaki görüşmeler sırasında, bir etiketleme hatasıyla bileşimi beyan edilenden farklı bir gübrenin aynı kapsamda değerlendirilmemesi gerektiğini savundu. Kuruluş, biçimsel ihlallerin ayrılmasını, maddi ihlallerde caydırıcı cezaların korunmasını ve yaptırım belirlenirken pazarlanan miktar ile elde edilen ekonomik yararın dikkate alınmasını önerdi. Yazıda bu görüşü desteklemek için özel üniversite laboratuvarlarında incelenen örnekler aktarıldı. Bir jips numunesinde etikette %17 kükürt beyan edilirken analizde bu oranın %1'in altında kaldığı, karışımlarda fosfor ve potasyum sapmalarının ise toleransın sekiz katına kadar çıktığı belirtildi. Ancak bu analizlerin resmi SAG denetimi olmadığı ve piyasaya genellenemeyeceği özellikle vurgulandı. Metne göre cezaların kademelendirilmesinde zarar, ürünlerin değeri, sağlanan ekonomik yarar ve ihlalcinin ekonomik kapasitesi dikkate alınacak. Buna karşılık reform, tonaja göre otomatik bir ceza formülü veya zarar gören çiftçiye doğrudan tazminat getirmiyor; para cezaları kamuya gelir olarak kalıyor. Yazının yazarı Camilo Guzmán Martínez, nihai ayrımın SAG tavsiyeleriyle bağlantılı bir parlamenter önergeden doğduğunu aktardı.

Avro Bölgesinde Gıda Fiyatı Enflasyonu Eylülde Hafifçe Yükseldi
Görsel kaynağı: Biznis.me · Özgün haber
Veri haberi

Avro Bölgesinde Gıda Fiyatı Enflasyonu Eylülde Hafifçe Yükseldi

Avro Bölgesinde gıda fiyatı enflasyonu ağustosta %1,1’e gerileyerek 2021 ortasından bu yana en düşük seviyeyi gördü; eylülde ise %1,3’e hafifçe yükseldi. Enflasyon ocaktaki %2,6 seviyesinden geriledi. Avrupa Merkez Bankası analistlerine göre yavaşlamada, Avrupa’daki geçen yılın genel olarak iyi tarım hasadı ve tahıl ile yağlı tohumlarda ortalamanın üzerindeki verimler etkili oldu. Ancak kahve, çay, kakao ve şeker gibi temel girdilerde yeni fiyat baskıları oluşuyor. Hanehalkları önceki güçlü gıda fiyat artışlarının etkisini hissetmeye devam ediyor.

ABD’li Gıda İthalatçısı Kanada Tarifelerine Karşı Dava Açtı
Görsel kaynağı: CTV News · Özgün haber
Veri haberi

ABD’li Gıda İthalatçısı Kanada Tarifelerine Karşı Dava Açtı

ABD’li gıda ithalatçısı Gellert Global Group, Kanada’ya yönelik tarifelerin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle ABD Uluslararası Ticaret Mahkemesi’nde dava açtı. New York merkezli mahkemeye yapılan başvuru, kâr amacı gütmeyen Liberty Justice Center tarafından Salı günü şirket adına sunuldu. Davada, ABD Başkanı Donald Trump’ın 1930 tarihli Tarife Yasası’nın 338. Bölümü’nü kullanarak kapsamlı tarifeler ve ithalat yasakları uygulamasının başkanlık yetkisini aştığı savunuluyor. Trump, ticaret görüşmelerinin ağustosta kesilmesinin ardından bazı Kanada mallarına %50 gümrük vergisi getirdi. Aynı yasal dayanak, sonraki ay motosikletler ile bazı alkol ve süt ürünlerinin Kanada’dan ithalatını yasaklamak için de kullanıldı. Beyaz Saray, daha önce bu amaçla kullanılmamış olan 338. Bölüm’ün, bir ülkenin ABD ihracatçılarını diğer ülkelerin ihracatçılarına kıyasla dezavantajlı duruma getirmesi halinde başkana tarife uygulama yetkisi verdiğini belirtiyor. ABD’li yetkililer son önlemleri, Kanada’daki eyaletlerin ABD likörüne yönelik yasaklarına, Kanada’nın arz yönetimli süt ürünleri sistemine ve bazı ABD araçlarına uygulanan kotalara yanıt olarak açıklıyor. Ancak dava, Kanada politikalarının kapsamlı tarifeleri haklı çıkarmadığını ileri sürüyor. Başvuruda, otomobil kotaları ile likör yasaklarının Trump yönetiminin kendi tarife önlemlerine yanıt olduğu ve Kanada’nın süt ürünleri arz yönetiminin, Trump’ın ilk başkanlık döneminde müzakere edilen Kanada-ABD-Meksika Anlaşması’na dayandığı belirtiliyor. Gellert Global Group, Kanada’dan ithal ettiği peynir için %50 tarife ödediğini, Kanada’daki biriminin sattığı ABD menşeli peynirlere ise Ottawa’nın misilleme tarifeleri uyguladığını söylüyor. Şirket, Kuzey New York’taki süt üreticilerinden alınan sütün Kanada’da brie peynirine işlendiğini ve ardından ABD’ye gönderildiğini belirterek, tarifelerin bu sınır ötesi tedarik zincirinin her iki tarafındaki Amerikalı çiftçileri ve işletmeleri etkilediğini ifade ediyor. Dava ayrıca 338. Bölüm’ün işlevsiz kaldığını ve Ticaret Yasası’nın 301. Bölümü gibi daha sonraki düzenlemelerle aşıldığını savunuyor. Başvuruda, tarife uygulanmadan önce gereken 30 günlük bekleme süresi gibi koşulların da karşılanmadığı ileri sürülüyor. Trump yönetiminden bir yetkili, başkanın eylemlerinin mahkemede güçlü biçimde savunulacağını ve davanın Amerikalı işçiler, çiftçiler ve şirketler için şartları eşitleme politikasını caydırmayacağını söyledi. Gellert Global Group ise mahkemeden tarifelerin hukuka aykırı ilan edilmesini ve ödenen tutarların iade edilmesini istiyor.

Letonya’daki Pestisitli Çayın Menşei Çin Olarak Düzeltildi
Görsel kaynağı: NEWS.am · Özgün haber

Letonya’daki Pestisitli Çayın Menşei Çin Olarak Düzeltildi

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Letonya Gıda ve Veterinerlik Servisi (PVD), sınır denetiminde pestisit kalıntıları tespit edilen yeşil çayın Ermenistan menşeli olduğuna ilişkin açıklamasını düzeltti. Kurum, çayın Çin menşeli olduğunu ve Özbekistan’dan Letonya’ya ithal edildiğini bildirdi. İlk PVD açıklamasında çayın Ermenistan menşeli olduğu belirtilmiş, tespit edilen ihlaller ise Avrupa Birliği’nin güvensiz gıda ve yemler için hızlı uyarı sistemine iletilmişti. Ancak CivilNetCheck’in soruları üzerine yapılan incelemede, bu menşe bilgisinin hatalı olduğu ortaya kondu. Avrupa Komisyonu verileri de çayın menşeini Çin olarak gösteriyordu. PVD Sınır Kontrol Departmanından kıdemli uzman Agita Volfa, kurum açıklamasında hata yapıldığını söyledi. Volfa, çayın Çin’den geldiğini ve Özbekistan’dan Letonya’ya ithal edildiğini belirterek, yayımlanan yanlış bilginin yanlış anlaşılmalara yol açmış olabileceği için kurumun özür dilediğini aktardı. PVD, bilgilerin doğruluğunu sağlamak amacıyla gerekli düzeltmeleri yapacağını açıkladı.

Rosario Buğdayı Vadeli Fiyatları Chicago’dan Ayrıştı
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Rosario Buğdayı Vadeli Fiyatları Chicago’dan Ayrıştı

Mercosur için referans kabul edilen A3 Mercados’taki Rosario buğdayı vadeli işlem fiyatları, Güney Koni’ndeki yükseliş yönlü koşulların etkisiyle Chicago’daki fiyatlardan ayrışmaya başladı. ABD buğdayı fiyatları, Karadeniz’deki lojistik kesintiye ve ABD’nin tahıl bölgelerindeki üretim sorunlarına rağmen, Chicago’da işlem yapan tarım fonlarının uzun pozisyonlarını tasfiye etmesiyle geçen aydan beri sert geriliyor. Cuma günü Kansas buğdayı kontratı %1,2 düşüşle ton başına 258,5 ABD dolarından kapanırken, A3 Mercados’taki eşdeğer Rosario kontratı %0,09 artışla 230,2 ABD dolarına çıktı. Rosario buğdayı fiyatlarının Brezilya’daki dramatik durum nedeniyle önemli bir yükseliş potansiyeli taşıdığı belirtilirken, Arjantinli üreticilerin bir bölümü mevcut teklifleri cazip buluyor. Bu yaklaşım, 2025/26 buğdayı ile 2026/27 döneminin yeni ürünü için işlem hacmini artırdı. A3 Mercados’ta cuma günü Rosario buğdayı vadeli işlem sözleşmelerinde 241.700 tonluk hacim oluşurken, PUT ve CALL opsiyonlarında işlem hacmi 11.400 ton oldu. Aralık 2026 kontratı da 2026/27 döneminin ilk sözleşmesi olarak son günlerde yükseliş eğilimi gösterdi. Bununla birlikte, yılın son iki ayındaki yağış rejimi henüz belirsizliğini koruyor. Bu dönemde bol yağış görülmesi ve tedarik gecikmeleri, ekmeklik kalitede buğday arzının bulunabilirliğini daha da kötüleştirebilir.

Yunan Gıda Üreticileri Stockholm’de Yeni İş Bağlantıları Arıyor
Görsel kaynağı: Butikstrender · Özgün haber
Veri haberi

Yunan Gıda Üreticileri Stockholm’de Yeni İş Bağlantıları Arıyor

Yunanistan’ın altı bölgesinden 82 gıda ve içecek üreticisi, 5 Kasım’da Stockholm’de düzenlenecek Flavours of Greece etkinliğinde İsveçli satın almacılar, ithalatçılar ve distribütörlerle buluşacak. Etkinlikte perakende ve gıda hizmetleri sektörü için daha geniş bir Yunan ürünleri yelpazesinin tanıtılması ve yeni ticari bağlantılar kurulması hedefleniyor. Katılımcıların 68’i gıda, 14’ü ise şarap ve içecek sektörünü temsil ediyor. Üreticiler Girit, Orta ve Batı Makedonya, Epir, Kuzey Ege adaları ve İyon adalarından geliyor. Sunulacak ürünler arasında ödüllü zeytinyağları, Kalamata zeytinleri, bakliyat, bal ve marmelatların yanı sıra tütsülenmiş salyangoz filetoları, trüf mantarlı kekler, lavantalı çikolata ve otlu organik köpüklü çay da bulunuyor. Etkinlik, kasım ayı boyunca Yunan mutfağını ticaret ve restoran faaliyetleriyle öne çıkaran Stockholm Greek Month’un başlangıcını oluşturacak. Stockholm’de 12 market özel ürünler sunarken, 12 restoran farklı Yunan bölgelerinden esinlenen menüler hazırlayacak. Program 6–7 Kasım’da Stockholmsmässan’daki Sthlm Food & Wine etkinliğiyle sürecek. Flavours of Greece, Finlandshuset’te 10.00–17.00 saatlerinde düzenlenecek.

Fransa’da Kuraklık Hayvancılıkta Yem Krizini Derinleştiriyor
Görsel kaynağı: Pleinchamp · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Kuraklık Hayvancılıkta Yem Krizini Derinleştiriyor

Fransa’da 2026 kuraklığı, ot büyümesindeki tarihi gerileme nedeniyle hayvancılık işletmelerinin yem stoklarını ve gelecek üretim planlarını zorluyor. Agreste’in 7 Ekim’de yayımladığı verilere göre 30 Eylül itibarıyla kalıcı çayırlardaki kümülatif ot büyümesi, 1989-2018 ortalamasının %42 altında kaldı. Açık, ülkenin neredeyse tamamında %25’i aşarken bazı bölgelerde %60’ın üzerine çıktı. Kaynak, durumun 2003’tekinden de kötü olduğunu ve etkilerin kış sonrasına taşınabileceğini belirtiyor. Bazı işletmelerin 12 aylık stoklarla 13, hatta 14 ay dayanması gerekecek. Meurthe-et-Moselle’de kış için ayrılan rezervlerin üçte biri ağustos sonuna kadar kullanılmıştı; Puy-de-Dôme’da ise silajlık mısır veriminin yarı yarıya düşeceği öngörülüyordu. Sonbahar otlatmasının da bazı bölgelerde aksaması beklenirken, yetiştiriciler normalde kendilerinin ürettiği yemi satın almak zorunda kaldı. Sınırlı arz ve artan rekabet piyasayı sıkılaştırdı; ağustos sonunda Belçika ve İsviçre’den alıcıların da Fransa’dan yem tedarik ettiği aktarıldı. FNB, FNPL, FNO ve FNEC adlı ruminant yetiştiriciliği örgütleri 2 Eylül’de yem açığının teorik maliyetini 5,4 milyar avro olarak hesapladı. Bu hesap üreme ile süt ve et üretimindeki etkileri içermiyor. Piloter sa Ferme’in kurucu ortağı ve çiftçi Sylvain Jessionesse ise işletmelerin 2026 cirosunun giderlerin yalnızca %95’ini karşılayacağını, hektar başına ortalama 75 avro açık oluşacağını ve normal verim koşullarında bile 2027’nin zararla geçebileceğini öne sürdü. Hükümet, Tarım Bakanlığının 4 Eylül’de açıkladığı acil CASI planıyla başlangıçta 1 milyar avronun üzerinde kaynak ayırdı. Tarım Bakanı Annie Genevard 8 Ekim’de bunun nihai destek olmadığını belirterek, işletme sermayesi için toplam 2 milyar avroya kadar faizsiz kredi açıkladı. Devletin faizini üstleneceği krediler yem ve girdilerin finansmanında kullanılabilecek; ilk ödemeler 2026’da başlayacak, 2027 kredileri ise bütçe değişikliğiyle sağlanacak. Ancak kaynak, bu kredilerin yem kıtlığını çözmediğine ve geri ödenmeleri gerektiğine dikkat çekiyor. Üretici örgütleri, çayır kayıpları tazminatında kullanılan ve uydu verilerine dayanan ot büyüme endeksinin birçok işletmenin durumunu yeterince yansıtmadığını savunuyor. Bakanlık, ekim ortasında ilçe bazlı bir harita yayımlayarak saha verilerini uydu verileriyle karşılaştırmayı planladı; sigorta sisteminin korunacağı belirtildi. Yağışların ot büyümesini yeniden başlatabileceği, ancak birikmiş açığı mutlaka kapatmayacağı ifade ediliyor. Sonraki ekimler, hasat verimleri ve satın alınabilir yemlerin durumu, işletmelerin stoklarını yeniden oluşturma kapasitesini belirleyecek.