ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

461 haber · Sayfa 1

SNA, Tarım Arazilerinin 2029 Yeniden Değerleme Metodolojisi İçin Teknik Masaya Katıldı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

SNA, Tarım Arazilerinin 2029 Yeniden Değerleme Metodolojisi İçin Teknik Masaya Katıldı

Sociedad Nacional de Agricultura (SNA), Servicio de Impuestos Internos (SII) tarafından tarım arazilerinin 2029 Genel Tarımsal Yeniden Değerleme sürecine yönelik kurulan teknik çalışma masasının açılış oturumuna katıldı. SII’nin Değerleme Müdürlüğü ve Kadastro Değerleme Departmanı aracılığıyla çağrılan masa, sürece ilişkin koordinasyonların başlangıcını oluşturuyor. Çalışma masasının temel amacı, ülke genelindeki tarım arazilerinin değerleme kriterlerine ilişkin önerileri, toprak verilerini ve metodolojik gözlemleri toplamak. Kaynakta, sürecin şeffaf yürütülmesi ve değerleme yönteminin tarım sektörünün gerçek koşullarına teknik olarak uyarlanması hedefleniyor. Masada SII ve SNA’nın yanı sıra Doğal Kaynaklar Bilgi Merkezi (CIREN), Tarım Çalışmaları ve Politikaları Ofisi (ODEPA), Ulusal Sulama Komisyonu (CNR), Tarımsal İnovasyon Vakfı (FIA) ve Milli Mülkler Bakanlığı yer alıyor. SNA, üreticilerin teknik bakışını sürece aktarmayı ve tarımsal faaliyetin gerçek üretimsel ve bölgesel koşullarının değerleme çalışmasına yansıtılmasını amaçladığını belirtti.

Finlandiya’daki Bazı K-Mağazalarında Soğutma Cihazları Siber Saldırıyla Arızalandı
Görsel kaynağı: Iltalehti · Özgün haber
Veri haberi

Finlandiya’daki Bazı K-Mağazalarında Soğutma Cihazları Siber Saldırıyla Arızalandı

1 yayıncı · 4 haber · İncele

Avrupa genelinde gıda mağazalarının soğutma sistemlerinde yaşanan arızaların, Caverion’dan soğutma otomasyonu uzmanı Jussi Jokinen’e göre bilgi güvenliği ve bulut hizmetlerindeki eksikliklerle bağlantılı olduğu belirtildi. Finlandiya’da pazartesi gecesi bazı K-mağazalarında soğutma cihazlarının sıcaklıklarında arızalar görüldü. İsveç’te de ICA zincirinin sınırlı sayıdaki mağazasındaki cihazlar siber saldırganların hedefi oldu. Jokinen’e göre saldırganlar internete doğrudan bağlı soğutma cihazlarında bir arka kapı buldu ve bazı üreticilerin bakım işlemleri için kullandığı tarihe dayalı yerleşik parolayı kırdı. Uzmanın değerlendirmesine göre cihazların güvenlik duvarıyla korunan bir bulut hizmeti yerine genel ağa bağlı olması saldırıyı mümkün kıldı. Saldırının failine ilişkin ise bilgi verilmedi. Saldırının, dondurucu cihazların otomatik buz çözme sistemleri üzerinden etkili olduğu aktarıldı. Normalde buz çözme sırasında yaklaşık 2–5 derece sıcaklık hedeflenirken, saldırıda işlemin bitiş sıcaklığı veya süresi en yüksek düzeye çıkarıldı ve sıcaklık alarmı geciktirildi. Cihazlardaki ısıtma dirençlerinin yaklaşık 80 dereceye çıkabildiği, bu nedenle soğutma cihazlarındaki gıdaların bir gecede bozulabildiği belirtildi. Jokinen’in kaba tahminine göre Finlandiya’daki günlük tüketim mağazalarında bulunan soğutma cihazlarının yaklaşık %95’i, uzaktan erişimleri güvenlik duvarıyla korunduğu için bu tür saldırılara karşı korunuyor. Finlandiya’daki olaylar, Keskon merkezi koruması kapsamında olmayan birkaç küçük K-mağazasıyla sınırlı kaldı. S-Group ve Lidl’in soğutma cihazlarında şu ana kadar sorun tespit edilmedi. Jokinen, Fransa ve Belçika’daki olayların da aynı yöntemle gerçekleştirildiğini söyledi; ancak ülkelerdeki saldırıların aynı faille bağlantılı olup olmadığı açıklığa kavuşmadı.

Meksika’da Pirinç Ekili Alanı ve Üretimi 2025’te Arttı
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Meksika’da Pirinç Ekili Alanı ve Üretimi 2025’te Arttı

Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığı (Sader), 2025’te pirinç ekim alanının %28,4 artarak 31 bin 346’dan 40 bin 250’ye çıktığını açıkladı. Aynı dönemde pirinç üretimi %17,3 yükselerek 257 bin 480 tona ulaştı. Üretim değerinin de %12,5 artarak 1 milyar 301 milyon pesodan 1 milyar 463 milyon pesoya çıktığı bildirildi. Pirinç, Meksika’da en fazla tüketilen temel tahıllar arasında dördüncü sırada yer alıyor. Sader, artışı pirinç üretimini artırmaya yönelik Plan Campeche stratejisiyle ilişkilendirdi. Federal hükümet ile Campeche eyalet yönetiminin yürüttüğü plan; pirinç, süt ve et üretimini artırmayı, istihdam oluşturmayı ve üreticilere doğrudan destek sağlayarak gıda egemenliğini güçlendirmeyi amaçlıyor. Bakanlık, küçük ölçekli üreticilere Producción para el Bienestar programı kapsamında teşvik, ücretsiz gübre ve sertifikalı tohum verildiğini belirtti. 2025’te üretim 12 üretici eyalette yoğunlaştı. Nayarit 79 bin 737 tonla ülke genelinde ilk sırada yer alırken Campeche 61 bin 670 ton, Michoacán ise 37 bin 300 ton üretim yaptı. Bu üç eyaletin toplam üretimi 178 bin 707 tona ulaşarak Meksika’nın toplam pirinç üretiminin %69,4’ünü oluşturdu. Campeche’de ekili alan %166,3 artarak 12 bin 837 hektara çıktı. Eyaletin pirinç üretimi de 26 bin 263 tondan 61 bin 670 tona yükseldi. Sader, üretim stratejisi kapsamında teknik danışmanlık ve makine desteği sağlandığını, kamu alımları yoluyla pirincin pazarlanmasının güçlendirildiğini açıkladı. DGSIAP verilerine göre Eylül 2026’da ülke genelinde 90 bin 626 ton pirinç üretildi ve ekili alan 37 bin 080 hektar oldu.

Brezilya’da Tohum ve Bitki Koruma Alımları Sınırlı, Glufosinat Fiyatları Artıyor
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber

Brezilya’da Tohum ve Bitki Koruma Alımları Sınırlı, Glufosinat Fiyatları Artıyor

Analist Souza’ya göre eylülde potasyum klorür (KCl) alıp soya fiyatını sabitleyenler, kısa vadeli karşılaştırmada elverişli bir koşul yakaladı. Değerlendirme, peşin işlemlerde girdi alımıyla tahıl fiyatının sabitlenmesini birlikte ele alıyor. Mato Grosso’da 2028 safrinha mısırına yönelik tohum işlemleri noktasal kalırken bitki koruma ürünlerinde de alımlar sınırlı ilerliyor. Souza, glufosinat fiyatlarının belirgin arttığını ve son aylardaki aşırı nem nedeniyle özellikle Paraná’da fungisit talebinin artmasını beklediğini belirtiyor.

Fransız Buğdayı 31,5 Milyon Tonluk Hasatta İhracat Kalitesiyle Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Pleinchamp · Özgün haber
Veri haberi

Fransız Buğdayı 31,5 Milyon Tonluk Hasatta İhracat Kalitesiyle Öne Çıkıyor

Fransa’nın 2026 yumuşak buğday hasadı yaklaşık 31,5 milyon ton olarak tahmin ediliyor. Bu miktar, 32,4 milyon ton civarındaki beş yıllık ortalamanın biraz altında kalıyor. Crédit Agricole’da büyük tarla bitkileri ve hayvan besleme sektörleri uzmanı Xavier Cassedanne, dönem sonundaki sıcak hava dalgalarının verimleri etkilediğini belirtti. Ancak üretim hacmi ortalama seviyenin altında kalmasına rağmen kalite göstergelerinin olumlu olduğu bildirildi. Buğdaydaki ortalama protein oranı %11,8’e ulaşırken, bazı bölgelerde %12’nin üzerine çıkıyor. Cassedanne’a göre %12 protein oranı, bazı ülkeler ve özellikle Afrika ülkeleri için aranan standart haline geliyor. Bu seviye, Fransız buğdayının belirli ithalatçıların şartnamelerini karşılamasına yardımcı oluyor. Fransa, Batı Afrika’daki geleneksel pazarlarının yanı sıra Mısır, Yemen ve Libya gibi geçmişte daha sınırlı varlık gösterdiği destinasyonlara da satış yaptı. Bu pazarlar, Fransız ihracatçıların satış noktalarını çeşitlendirmesine imkân sağladı. 2026-2027 sezonunda ihracat akışlarının yönünü Karadeniz’deki lojistik sorunlar da etkiliyor. Çatışmanın ağırlaşmasıyla liman altyapısının bombardımanlardan zarar görmesi, tahıl lojistiğini ve küresel tahıl ticaretini aksattı. İthalatçılar ilk aşamada alımlarını önemli ölçüde yavaşlattı; ardından tedariki sürdürmek için farklı menşelere yöneldi. Karadeniz’e yakın Romanya ve Bulgaristan bundan ilk dönemde daha fazla yararlanırken, Fransa da sonraki aşamada yeni satış fırsatları buldu. Diplomatik görüşmelerin yeniden başlaması, Rusya ve Ukrayna menşeli buğdayın ihracat pazarına yeniden dönme ihtimalini gündeme getirdi. Cassedanne, Rusya’nın Azak Denizi’nde gemi geçişlerine yeniden izin vermiş olabileceğini belirtirken ticaret akışlarının normale döndüğünü söylemek için erken olduğunu vurguladı. Olası sevkiyatlarda üçüncü ülkeler üzerinden yürütülecek ticaret de gündemde; Türkiye, Kuzey Avrupa ülkeleri, Norveç, Finlandiya ve ABD bu kapsamda anılıyor. Rusya ve Ukrayna ürünlerinin geri dönmesi, küresel pazarda menşeler arasındaki rekabeti değiştirebilir ve Fransa’nın mevcut ihracat fırsatlarını geçici hâle getirebilir. Bir sonraki sezonun üretim planları ise kolza ekimleri açısından belirsizlik taşıyor. Fransa’nın bazı bölgelerinde ağustostan bu yana yaşanan kuraklığa altis böceklerinin saldırıları eklendi ve ekimlerin yerleşmesi zorlaştı. Bazı üreticilerin kolzayı bozarak mısır, ayçiçeği veya ilkbahar arpası gibi alternatif ürünlere yönelmesi gerekebileceği belirtildi. Kolza alanlarında başlangıçta 2025’e göre %10 artış beklenirken, mevcut değerlendirme %2 düşüş yönünde. Bununla birlikte çiftçilerin nihai ekim tercihleri henüz kesinleşmedi.

Almanya’da Marketler Tereyağını İndirirken Süt Fiyatlarında Artış Bekleniyor
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Almanya’da Marketler Tereyağını İndirirken Süt Fiyatlarında Artış Bekleniyor

Almanya’da Lidl, 250 gramlık Deutsche Markenbutter paketinin fiyatını 4 cent indirerek 1,15 euroya çekti. Norma ile Aldi Nord ve Aldi Süd de cumartesi günü aynı yönde adım attı. Lidl, indirimi fiyat avantajlarını müşterilere aktarma gerekçesiyle açıkladı. Ancak bu gelişme, süt piyasasında hammadde değerleri ve üretici fiyatlarının düşüşe geçtiği anlamına gelmiyor. Almanya’daki mandıralara süt teslimatı mevsimsel olarak azalıyor. Ekim 2026’nın ikinci haftasında teslimat, önceki yılın aynı döneminin %0,3 altına inerken bir önceki haftaya göre %1,3 düştü. 43. haftada spot süt fiyatı kuzeyde 46, güneyde 47 cent/kg oldu. Haftalık bazda gerilese de spot piyasa yüksek seviyesini korudu. Süt Sanayicileri Birliği, üreticilere ödenen fiyatların daha da yükselebileceğini belirtti. Kiel süt hammadde değeri ekimde 3,9 cent veya %9,2 artarak 46,5 cent/kg’a çıktı; ocakta bu değer 30,3 cent/kg’dı. Artışta, Avrupa Birliği ve dünya piyasasında arzı sınırlı olan yağsız süt tozuna yönelik güçlü talep etkili oldu. Euronun dolar karşısında değer kaybetmesi de AB ürünlerinin ihracat rekabetçiliğini artırdı. İfe Enstitüsüne göre yağsız süt tozu gelirleri ekimde %10,6 artarken tereyağı değeri %2,3 yükseldi. AB’nin 43. haftasında tereyağı 406 euro/100 kg ile önceki dört haftanın ortalamasının %1,6 altında kaldı; yağsız süt tozu ise %6,2 artarak 341 euro/100 kg’a çıktı. Kempten tereyağı kotasyonlarının haftalardır değişmemesi nedeniyle perakende indiriminin üretici fiyatlarını etkilemesi beklenmiyor. Buna karşın yem maliyetleri aynı haftada önceki haftaların ortalamasının %6,7 üzerine çıktı; AMI tahminine göre üretici süt fiyatı eylülde 41,1 cent/kg oldu ve bu düzey birçok işletme için yeterli kârlılık sağlamadı.

Pakistan’da Pamuk Fiyatları Kalite Sorunlarıyla Geriliyor
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan’da Pamuk Fiyatları Kalite Sorunlarıyla Geriliyor

Pakistan’ın iç pamuk piyasasında fiyatlardaki düşüş geçen hafta da sürerken ticaret faaliyetinin tatmin edici kaldığı bildirildi. Sindh ve Punjab’da pamuk, kalite ve ödeme koşullarına bağlı olarak maund başına 16.000-18.000 Pakistan rupisi arasında işlem gördü. Baloçi pamuğun fiyatı ise 18.700-19.000 rupi aralığında gerçekleşti. Piyasa koşullarındaki zayıflıkta New York pamuk vadeli işlemlerindeki gerileme ve yerli pamuğun kalitesindeki bozulma etkili oldu. Piyasa kaynakları, bazı çırçırcıların stoklarını eritmek amacıyla farklı kalitelerdeki pamuğu harmanlamasının kalite düşüşünü artırdığını söyledi. Daha kaliteli pamuk üretmeye çalışan işletmelerin ise tohum pamuğun kısa elyaf uzunluğu nedeniyle zorlandığı aktarıldı. Düşen pamuk ipliği fiyatları, ciddi likidite sıkışıklığı ve tekstil iplik üreticilerinin hammadde alımında temkinli davranması da piyasanın zayıflığını artıran unsurlar arasında gösterildi. Pamuk ithalatı da bölgesel gerilimler ve uluslararası navlun ücretlerindeki artış nedeniyle zorlaştı. Bu durum, daha kaliteli ithal hammaddeye erişimi güçleştirirken ithal pamuğun maliyetini yükseltti. Tekstil sektörü ayrıca yüksek faiz ve enerji giderleriyle karşı karşıya bulunuyor. Sanayiciler finansal baskıyı azaltmak için politika faizinde indirim talep ederken Pakistan Merkez Bankası politika faizini 50 baz puan artırarak %12’ye çıkardı. Elektrik tarifesinde birim başına 2,56 rupi artışın tüketicilerden ilave 33 milyar rupi sağlamasının beklendiği bildirildi. Pakistan’ın pamuk sektörünü canlandırma stratejisi kapsamında ithal pamuk tohumları için hızlı onay mekanizması planlandı. Mevcut onay sürecinin yaklaşık 12 ay sürmesinin, geliştirilmiş tohum çeşitlerinin üretime sunulmasını geciktirdiği belirtildi. Sektör paydaşları; tohum kalitesinin iyileştirilmesini, dönüm başına verimin artırılmasını ve yüksek kaliteli yerli hammaddenin sürekliliğinin sağlanmasını sektörün toparlanması için gerekli görüyor. Federal Board of Revenue, tekstil iplik işletmelerine üretim, pamuk balyaları ve doğal, yapay ve harmanlanmış elyafların işlenmesini izlemek üzere 15 Kasım 2026’ya kadar video gözetim kameraları kurma talimatı verdi. Hindistan da yerli fiyatları sınırlamak ve tekstil sanayisine hammadde arzını desteklemek amacıyla gümrüksüz pamuk ithalatı uygulamasını iki ay uzattı. USDA’nın haftalık ihracat satış raporunda Çin, 2026-27 sezonu satışlarında 52.100 balyayla ilk sırada yer alırken Türkiye 40.800 balyayla ikinci, Vietnam 35.000 balyayla üçüncü oldu. Raporlama dönemindeki ihracatta Türkiye’ye 13.900 balya gönderildi.

Peşaver Tarım Üniversitesi ile Pakistan Süt Derneği Güvenli Süt İçin Anlaştı
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber

Peşaver Tarım Üniversitesi ile Pakistan Süt Derneği Güvenli Süt İçin Anlaştı

Pakistan’ın Peşaver kentindeki Peşaver Tarım Üniversitesi (AUP) ile Pakistan Süt Derneği (PDA), Dünya Gıda Günü 2026 kapsamında Khyber Pakhtunkhwa Valilik Konağı’nda Mutabakat Zaptı imzaladı. Anlaşma kapsamında üniversite, güvenli ve kaliteli sütü, daha iyi beslenmeyi ve gıda güvenliğini teşvik etmek amacıyla Güvenli Süt Bölgesi ilan edildi. PDA, iş birliği çerçevesinde üniversite öğrencileri ve öğretim üyeleri için eğitim çalıştayları, beslenme farkındalığı programları, staj ve istihdam olanaklarını destekleyecek. Üniversite Rektörü Dr Imran Khan, ana kampüs ile Mardan kampüsünde Süt Parkları kurulacağını açıkladı. Khyber Pakhtunkhwa Valisi Faisal Karim Kundi törende gıda güvenliği, beslenme ve sürdürülebilir gıda sistemlerinin önemine dikkat çekti; ayrıca üniversitenin girişimini takdir etmek üzere rektöre plaket sundu.

Soya Tarlalarında Bitki Koruması Olmazsa Verim %55 Düşebilir
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Soya Tarlalarında Bitki Koruması Olmazsa Verim %55 Düşebilir

Universidade Federal de Viçosa (UFV) ile biyoteknoloji, genetik ıslah ve bitki koruma ürünleri şirketlerini bir araya getiren CropLife Brasil’in ortak çalışmasına göre, Brezilya’daki soya tarlalarında zararlı, hastalık ve yabancı otlarla mücadele edilmemesi verimde %55’e varan kayba yol açabilir. Araştırma, bitki koruma uygulanmadığında üretim, ihracat geliri ve soya arzında ortaya çıkabilecek sonuçları simülasyonlarla değerlendirdi. Çalışmada Asya pası ve hedef lekesi hastalıklarının da aralarında bulunduğu dört hastalık, beyazsinek gibi beş zararlı ve dokuz yabancı ot dikkate alındı. Araştırmacılar; hiç kontrol uygulanmayan, tarlanın %40’ına kadar koruma sağlayan kısmi kontrol ve %80 koruma sağlayan optimum kontrol olmak üzere üç senaryoyu karşılaştırdı. Tahmini verim optimum kontrolde hektar başına 72 çuval, kısmi kontrolde 52 çuval ve kontrolsüz üretimde 32 çuval olarak hesaplandı. Kısmi kontrol, optimum senaryoya göre %28 daha düşük verim anlamına geldi. Araştırmaya göre, kontrol eksikliğinden kaynaklanan kaybı telafi etmek için 33,5 milyon hektar ek soya alanı gerekebilirdi. Kontrolsüz senaryoda ortalama üretim kaybı 121,3 milyon ton, bunun tahmini değeri ise 223,5 milyar real olarak verildi. Soya ihracat geliri optimum kontrol koşullarında 44,2 milyar dolar, kontrolsüz koşullarda 26,6 milyar dolar olarak simüle edildi. Arz azalmasının soya fiyatını %49’a kadar artırabileceği ve resmi enflasyona yaklaşık 0,26 puan ekleyebileceği öngörüldü. Çalışmada biyoteknoloji, genetik ıslah, biyolojik girdiler, kimyasal bitki koruma ürünleri ve entegre mücadele olası kontrol yöntemleri arasında gösterildi.

Hindistan, Haftalık Buğday İhalesi Miktarını 199 Bin Tona Çıkardı
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber

Hindistan, Haftalık Buğday İhalesi Miktarını 199 Bin Tona Çıkardı

Hindistan Gıda Kurumu (FCI), 4 Kasım’daki haftalık ihalesinde satışa sunacağı buğday miktarını 199 bin tona yükseltti. The Hindu BusinessLine’ın haberine göre, 28 Ekim ihalesinde 101 bin ton teklif edilmişti. Böylece stokların azaldığı ve fiyatların yükseldiği dönemde satışa ayrılan miktar yaklaşık iki katına çıkarıldı. Alıcı başına haftalık azami alım sınırı ise değiştirilmedi. Haberde aktarılan 30–31 Ekim tarihli 22 eyalet ihalesine göre, Pencap’ın tahsisatı 25 bin tondan 44 bin tona, Haryana’nın 12 bin tondan 23 bin tona yükseltildi. Uttar Pradeş için miktar 8 bin tondan 14 bin tona, Madhya Pradeş için 6 bin tondan 10 bin tona çıkarıldı. Önceki ihalede, tüccarların katılımına izin verilmemesine rağmen, satışa sunulan buğdayın %98,3’ü olan 99.316 ton satıldı. Bazı eyaletlerde teklif edilen miktarın tamamına alıcı bulundu. Haberde görüşlerine yer verilen uzmanlar, tek bir katılımcının satın alabileceği miktar değişmediği için daha yüksek ihale tahsisatının fiyatları düşürme etkisine kuşkuyla yaklaşıyor.

Akademisyen: Şili’de Meyve ve Sebze Fiyatları Tarım İçin Uyarı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Akademisyen: Şili’de Meyve ve Sebze Fiyatları Tarım İçin Uyarı

Şili’de meyve ve sebze fiyatlarındaki artışın, tarım sektöründeki yapısal maliyet baskılarına işaret ettiği değerlendirmesi yapıldı. Universidad de Las Américas Ziraat Fakültesi akademisyeni Waldemar Herrera’nın yazısına göre üretim, hasat, taşıma ve taze gıdaların pazarlanma maliyetleri enerji, iş gücü, iklim, lojistik ve finansman kaynaklı baskılardan aynı anda etkileniyor. Yazıda, Eylül 2026’da tüketici fiyat endeksinin aylık %0,4, yıllık %4,1 arttığı; gıda fiyatlarındaki yükselişin ise %0,6 olduğu belirtiliyor. Mayıs ayından itibaren aylık asgari gelirin 553.553 Şili pesosuna çıkmasının, özellikle düşük mekanizasyonlu küçük ve orta ölçekli işletmelerde hasat, ayıklama ve paketleme maliyetlerini artırdığı ifade ediliyor. Kuraklık, don, sıcak hava dalgaları ve yağışların da verim ile ürün kalitesini etkilediği aktarılıyor. Herrera, soğuk zincir altyapısındaki eksiklikler ve üreticilerin parçalı yapısı nedeniyle bazı ürünlerde hasat sonrası kayıpların %25’e ulaşabildiğini belirtiyor. ODEPA verilerine göre Ekim 2026’da Metropolitana Bölgesi’nde patates serbest pazarlarda kilogram başına 1.183 pesodan, limon ise 668 pesodan satıldı; bu fiyatlar süpermarketlere göre sırasıyla %39,6 ve %64,9 daha düşüktü. Yazı, çözüm olarak fiyat sabitlemesi yerine verimlilik, sulama, soğuk zincir ve lojistik yatırımlarını öneriyor.

Paraguay'da Pirinç Üretimi Ekonomiyi Destekliyor, İhracat 251 Milyon Dolara Ulaştı
Görsel kaynağı: ABC Color · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay'da Pirinç Üretimi Ekonomiyi Destekliyor, İhracat 251 Milyon Dolara Ulaştı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Paraguay'da pirinç üretimi, özellikle ülkenin iç kesimlerindeki topluluklarda ekonomik hareketliliğin önemli kaynaklarından biri olarak öne çıkıyor. Paraguay Pirinç Üreticileri Federasyonu (Feparroz) Başkanı Reinerio Franco, pirincin dünya genelindeki başlıca kalori kaynaklarından biri olduğunu, ancak Paraguay'da tüketimin diğer bazı ülkelere göre daha düşük kaldığını belirtti. Franco, pirincin her hektarda yarattığı ekonomik hareketliliğin bazı geniş tarla bitkilerinden daha yüksek olduğunu söyledi. 2026 kampanyası için ülke genelindeki pirinç ekim niyeti yaklaşık 200.000 hektar olarak öngörülüyor. Üretim, Tebicuary Nehri havzası ile Paraguay Nehri kıyısında, Ñeembucú ve Villeta çevresindeki alanlarda yoğunlaşıyor. Bununla birlikte ekim alanları Chaco gibi yeni bölgelere doğru genişliyor. Bu bölgede olumlu sonuç veren deneyimler bulunurken, önümüzdeki yıllarda hayata geçirilebilecek yatırım projelerinden de söz ediliyor. Franco, Paraguay'ın hem ekili alanı hem de pirinç üretim hacmini artırabilecek koşullara sahip olduğunu ifade etti. Dış ticarette Paraguay pirinci, 2026'nın ocak ayından ekim ayının ilk yarısına kadar 251 milyon ABD doları gelir sağladı. Caparroz raporuna dayandırılan bu tutar, 2025'in aynı dönemindeki 293 milyon dolara göre %14,5 düşüş anlamına geliyor. Buna karşılık ihracat hacmi %1 artarak 1.100.419 tona çıktı; geçen yıl aynı dönemde 1.088.303 ton gönderilmişti. Paraguay pirincinin başlıca ihracat pazarları arasında Brezilya, Şili, Panama, Kosta Rika ve Gambiya yer alıyor.

Sığır Yetiştiriciliğinde Boynuzsuz Genetik Yaygınlaşıyor
Görsel kaynağı: Pleinchamp · Özgün haber
Veri haberi

Sığır Yetiştiriciliğinde Boynuzsuz Genetik Yaygınlaşıyor

Sığır yetiştiriciliğinde boynuz köreltmeye alternatif oluşturmak amacıyla boynuzsuzluk geninin damızlık popülasyonlarında yaygınlaştırılması hız kazanıyor. Fransa’daki genetik ıslah çalışmalarında hedef, yetiştiricilere boynuzsuz hayvan seçeneği sunarak genç hayvanlarda uygulanan boynuz köreltme işlemini azaltmak. Kaynakta, bu yaklaşımın tüm hayvanların boynuzsuz olması yönünde zorunlu bir dönüşüm anlamına gelmediği, yetiştiricilerin seçim hakkının korunacağı belirtiliyor. Boynuz köreltme, günümüzde sığır yetiştiriciliğinde neredeyse rutin bir uygulama olarak aktarılıyor. Süt sığırı yetiştiricilerinin %90’ı, et sığırı yetiştiricilerinin ise %60’ı bu işlemi yapıyor. Uygulama, genellikle çok genç hayvanların boynuz tomurcuğuna gerçekleştiriliyor ve sabitleme ile ağrı yönetimi bakımından düzenlemelere tabi tutuluyor. Buna karşın işlem hayvanlar için travmatik olabiliyor; yetiştiriciler, operasyonu izleyen günlerde büyüme eğrisinde gerileme gözlemleyebiliyor. Boynuzsuz genetik, bu zahmetin azaltılması ve hayvan refahının iyileştirilmesi beklentisiyle öne çıkıyor. Genetikçiler, sığırların doğal genetik çeşitliliğinde bulunan ve Polled adı verilen boynuzsuzluk genini Fransız sığır ırklarının damızlık popülasyonlarına, özellikle suni tohumlama boğalarına aktarıyor. Baskın özellik taşıyan bu genin tek kopyasını taşıyan hayvanlarda da boynuzsuzluk ortaya çıkıyor. Prim’Holstein, Fransa’daki süt sığırlarının %65’ini oluşturuyor. Bu ırkın katalogunda yer alan boğaların üçte biri Polled geni bakımından heterozigot, %10’u homozigot durumda. Prim’Holstein France yetkilileri, 2035-2040 döneminde katalogdaki boğaların çoğunun boynuzsuz olmasının beklendiğini belirtiyor. Boynuzsuz genetik çalışmaları yalnızca Prim’Holstein ile sınırlı değil. Kaynağa göre kırmızı alaca ırk, katalogdaki boğaların %90’ının geni taşıması ve üçte birinin homozigot olmasıyla bu alanda en ileri aşamadaki örneklerden biri. Normande ırkında gen 14 yıldır ıslah programına dâhil edilirken, Montbéliarde, Abondance ve Tarentaise için de boynuzsuz boğalar sunuluyor. Limousine, Charolaise, Parthenaise ve Salers gibi etçi ırklarda da çalışmalar yürütülüyor. Bununla birlikte bazı yerel ırkların yetiştiricileri, boynuzların görünüm ve ırk standardının yanı sıra sürü hiyerarşisi, yırtıcılara karşı savunma ve hayvanları kontrol etme bakımından önemli olduğunu söylüyor. Bu nedenle açıklanan hedef, boynuzsuzluk genini ortadan kaldırmak değil, boynuz köreltme ihtiyacını azaltacak bir seçenek oluşturmak.

Mısırda Herbisit Seçimi Alan Koşullarına göre Yapılmalı
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber

Mısırda Herbisit Seçimi Alan Koşullarına göre Yapılmalı

Mısırda kullanılan iki herbisitin de duyarlı yabancı otlarda fotosistem II'yi baskılayarak fotosentezi etkilediği, ancak benzer etki mekanizmasının her tarlada aynı ürünün seçilmesini gerektirmediği belirtildi. Seçimde alandaki yabancı ot türleri ve her ürünün uygulama koşullarındaki davranışı dikkate alınmalı. Brezilya'da yapılan çalışmalar, iki herbisitin geniş yapraklı birçok yabancı ota karşı benzer etkinlik gösterdiğini ortaya koydu. Terbutilazin, bazı graminsi türler ve trapoeraba üzerinde belirli koşullarda daha iyi sonuç verse de bu üstünlük tüm mısır tarlalarında tekrarlanmıyor.

Rio Grande Do Sul’da Portakal ve Bergamot Hasat Sonunda Değer Kazandı
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber

Rio Grande Do Sul’da Portakal ve Bergamot Hasat Sonunda Değer Kazandı

Rio Grande do Sul’da portakal ve bergamot, hasat sezonunun kapanışında değer kazandı. Passo Fundo bölgesinde portakal bahçelerinde yeni sezon meyvelerinin oluşumu başlarken üreticiler, toprak örtüsünü biçme veya yatırma çalışmaları yürütüyor. Santa Rosa’da çeşitlerin çoğunda yoğun sürgün ve çiçeklenme görülüyor. Daha ileri durumdaki alanlarda ağaçlar meyve verme dönemine geçti ve iyi ürün yükü taşıyor. Üreticiler gübreleme, bitki sağlığı uygulamaları, budama ve gövdelerdeki yosun ile likenlerin temizlenmesi gibi rutin işleri sürdürüyor.

2025/26 Sezonunda Organik Yumuşak Buğdayın Kalitesi Yüksek Çıktı
Görsel kaynağı: Terre-net · Özgün haber
Veri haberi

2025/26 Sezonunda Organik Yumuşak Buğdayın Kalitesi Yüksek Çıktı

2025/26 sezonunda ulusal organik yumuşak buğday toplaması yaklaşık 300.000 tona ulaştı ve önceki yıla göre %47 arttı. FranceAgriMer'in 1 Eylül 2026 itibarıyla derlediği verilere göre kalite analizleri, Arvalis ile birlikte ürünlerin silolara girişi sırasında gerçekleştirildi. Toplamanın ortalama nem oranı %11,2 olarak ölçüldü; ürünün %98'inde nem %13'ün altında kaldı. Buğdaylarda başakta çimlenme riski gözlenmezken toplamanın %99'unda Hagberg düşme sayısı 220 saniyenin üzerinde gerçekleşti. Özgül ağırlık ortalaması 79,1 kg/hl, ekmeklik kuvveti W değeri ise 199 oldu. Organik üretim koşullarındaki buğdayların protein oranı %11,1 ile beş yıllık ortalamaya paralel kaldı. Protein kalitesi ve ekmeklik özellikler ise güçlü bulundu. Gluten indeksi ortalama 94/100'e ulaşırken toplam ekmekçilik puanı 262/300 oldu ve beş yıllık ortalamayı 6 puan aştı. Toplamanın %88'i, 250/300'ün üzerinde puanla çok iyi ekmeklik kalite sınıfında yer aldı.

AB'nin Gelecekteki Tarım Politikası İçin Ön Anlaşma, Bütçe Belirsizliği Sürüyor
Görsel kaynağı: L’Opinion · Özgün haber
Veri haberi

AB'nin Gelecekteki Tarım Politikası İçin Ön Anlaşma, Bütçe Belirsizliği Sürüyor

Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler, 2028-2034 döneminde uygulanması planlanan Ortak Tarım Politikası (OTP) için Lüksemburg'da ön anlaşmaya vardı. Fransa Tarım Bakanı Annie Genevard, anlaşmayla genç çiftçilere yönelik bazı desteklerin güçlendirilmesini, kuralların sadeleştirilmesini ve tarımın iklim değişikliğine uyumunun geliştirilmesini ilerleme olarak değerlendirdi. Anlaşmada, desteklerin dağıtımında “aktif çiftçi” ölçütünün yeniden yer alması da öne çıktı. Ancak ön anlaşmanın yürürlüğe girmesi kesinleşmiş değil. Yeni OTP'nin uygulanması, AB'nin 2028-2034 dönemini kapsayacak çok yıllı bütçesi üzerindeki müzakerelerin sonucuna bağlı bulunuyor. Avrupa Parlamentosu ile üye devletlerin düzenlemelerin tamamını aynı metinle kabul etmesi gerekiyor. Fransa Tarım Bakanlığı, mevcut siyasi uzlaşının önemli bir adım olduğunu ancak mücadelenin henüz bitmediğini belirtti. Fransa, OTP'nin şu anki en büyük yararlanıcısı konumunda. Ülke çiftçilerine yılda yaklaşık 9 milyar avro destek aktarılıyor; yedi yıllık dönemde toplam tutar 65 milyar avroya ulaşıyor. Bu miktar, AB'nin tarıma ayırdığı 387 milyar avroluk bütçenin %17'sine karşılık geliyor. Yeni OTP taslağı ise AB'nin tarım bütçesini 2028-2034 döneminde 300 milyar avroya çekmeyi öngörüyor. Bütçenin daraltılması yönündeki baskı, Almanya, Hollanda, Avusturya ve üç İskandinav ülkesinin yer aldığı, bütçede tasarruftan yana ülkeler grubundan geliyor. Fransa, aynı desteği korumak için daha fazla ulusal kaynak gerektirecek ortak finansman mekanizmalarının sınırlandırılmasını istiyor. Emmanuel Macron'un 17-18 Aralık'taki Avrupa Konseyi toplantısında liderlerle görüşmesi ve kasım ayındaki gayriresmî müzakereler, uzlaşma arayışının sonraki adımları olarak belirtiliyor. Fransız hükümeti çiftçilere ayrılacak miktarın korunacağını söylerken, bunun Avrupa bütçesinden mi yoksa ulusal kaynaklardan mı karşılanacağının henüz belli olmadığını vurguluyor. FNSEA ise bazı ilerlemelere rağmen anlaşmanın yetersiz olduğunu ve “indirimli” bir OTP'yi kabul etmeyeceğini açıkladı.

Arjantin’de Mısır Ekimi Öngörülen Alanın %47,3’üne Ulaştı
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Mısır Ekimi Öngörülen Alanın %47,3’üne Ulaştı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Arjantin’de 2026/27 sezonu mısır ekimi, öngörülen 8,4 milyon hektarlık alanın %47,3’üne ulaştı. Buenos Aires Tahıl Borsası’nın 29’unda Perşembe günü açıkladığı verilere göre ekim çalışmaları bir haftada 7,5 yüzde puan ilerledi ve önceki sezonun aynı dönemindeki seviyenin 12,3 yüzde puan üzerine çıktı. İlerleme La Pampa’nın kuzeyi ile Buenos Aires eyaletinin batı ve merkezi kesimlerinde öne çıktı. Aynı sezonda soya ekimi, planlanan 17 milyon hektarlık alanın %2,3’üne ulaştı. Bu oran, geçen sezonun aynı dönemine göre 1,3 yüzde puan daha yüksek. Borsaya göre tarım alanlarının büyük bölümünde toprak nemi uygun durumda. Ancak güney Córdoba ile Buenos Aires’in orta ve kuzey kesimlerindeki düşük toprak sıcaklıkları ve Entre Ríos’un orta-doğu kesimindeki aşırı nem, bazı bölgelerde çalışmalara başlanmasını geciktiriyor. Buğday hasadı son haftada 5,4 yüzde puan ilerleyerek uygun alanın %6,7’sine ulaştı. Kuzeybatı ve Kuzeydoğu Arjantin’de hasat, son haftalardaki yağışların etkisiyle önceki sezonun sırasıyla 30 ve 13 yüzde puan gerisinde kaldı. Ülke genelindeki 1,7 yüzde puanlık gecikme ise merkez ve güney tarım bölgelerinde ekili alanın azalmasıyla ilişkilendirildi.

Paraguay’da AB’ye Soya İhracatı İçin İzlenebilirlik Sistemi İlerliyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay’da AB’ye Soya İhracatı İçin İzlenebilirlik Sistemi İlerliyor

Paraguay’da soya üreticileri, agro ihracatçıları ve ticaret şirketleri, Avrupa Birliği’nin (AB) 1115 sayılı Tüzüğü ve Ormansızlaşmayı Önleme Yönetmeliği (EUDR) kapsamındaki izlenebilirlik taleplerini karşılamak için Soya’nın AB’ye İhracatı İçin Kimliklendirme Sistemi’ni (SISE-UE) geliştirdi. Platform, Fecoprod, UGP, Capeco ve Cappro tarafından hayata geçirildi. Capeco İcra Direktörü Hugo Pastore, sistemin farklı AB ülkelerinde test edildiğini ve sonuçların tatmin edici olduğunu söyledi. Pastore’ye göre platformda, toplam yaklaşık 800.000 hektarlık soya alanını temsil eden şirketler kayıtlı bulunuyor; EUDR kapsamındaki koşulların idari doğrulaması ise sürüyor. Paraguay’ın bu sisteme yönelmesinin nedeni, soya küspesi ihracatının bir bölümünün AB’ye gitmesi. Ayrıca Paraguay’dan Arjantin’e gönderilen soya fasulyesinin önemli bir kısmı, nihai hedefi Avrupa pazarı olan soya küspesine işleniyor. Ülkede 2025/26 kampanyasında birinci ürün soya ekimi 3,40 milyon hektar, ikinci ürün soya ekimi ise 466.900 hektar olarak gerçekleşti. Pastore, hedefin yalnızca AB’ye değil, gelecekteki tüm ihracat noktalarına hazır olmak olduğunu belirtti.

Finlandiya’da 100’den Fazla Beyaz Yanaklı Kazın Ölüm Nedeni Araştırılıyor
Görsel kaynağı: Suomenmaa · Özgün haber
Veri haberi

Finlandiya’da 100’den Fazla Beyaz Yanaklı Kazın Ölüm Nedeni Araştırılıyor

Finlandiya’nın farklı bölgelerinde son dönemde 100’den fazla ölü beyaz yanaklı kaz bulunmasının ardından Ruokavirasto, kuşların ölüm nedenini araştırıyor. Güney Finlandiya ve Kuzey Karelya’dan gönderilen bazı numunelerin ilk sonuçlarında kuş gribine rastlanmadı. Son iki hafta içinde ülkenin çeşitli bölgelerinde ölü bulunan veya itlaf edilen kazlardan Ruokavirasto’ya birkaç numune gönderildi. Kuruma ayrıca ölü kuş gözlemleri de ulaştırıldı. Kuşların incelenmesi sırasında çeşitli hastalık belirtileri görüldü; bazı kuşlara ilişkin araştırmalar ise henüz tamamlanmadı. Kurum, kuşlara bakteriyel ve viral testlerin yanı sıra patolojik, histopatolojik ve parazit incelemeleri uyguluyor. Ruokavirasto’nun baş araştırmacısı Marja Isomursu, dokuların mikroskop altında incelendiğini ve ölüm nedeninin belirlenmesinin uzun sürebileceğini söyledi. Kuş gribi testlerinin daha acil yürütüldüğünü, mikroskobik incelemeler ile ek testlerin daha uzun zaman alabileceğini belirtti. Isomursu, toplu kuş ölümlerinin sık görülmediğini ve bu tür olaylarda genellikle kuş gribinin araştırıldığını ifade etti. Ruokavirasto, ölü kuşlara çıplak elle dokunulmaması ve hasta yabani su kuşlarının başka kuşların bulunduğu alanlara götürülmemesi uyarısında bulundu. Toplu yabani kuş ölümleri ile tek tek ölü yırtıcı kuşlar belediye veterinerine bildirilmelidir; gerekli numunelerin kuruma gönderilmesini belediye veterineri sağlar.

Fransa’da Kuraklıktan Etkilenen Çiftçilere MSA Prim Desteği Başvurusu Sürüyor
Görsel kaynağı: Réussir · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Kuraklıktan Etkilenen Çiftçilere MSA Prim Desteği Başvurusu Sürüyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Fransa’da kuraklıktan etkilenen ve geçici mali güçlük yaşayan tarım işletmeleri, sosyal güvenlik primlerinin kısmen karşılanması için Mutualité sociale agricole (MSA) desteğine başvurabiliyor. Tarım Bakanı Annie Genevard, 4 Eylül 2026’da açıklanan kuraklık planı kapsamında MSA tarafından yürütülecek kampanya için 20 milyon avroluk bütçe duyurdu. Tarım Bakanlığının 20 Ekim’de açıkladığı ilk bilançoya göre MSA’ya 3.106 prim desteği başvurusu iletildi. Başvurular, MSA.fr sitesindeki işletmecilerin özel hesap alanında yer alan çevrim içi hizmet üzerinden yapılabiliyor. MSA’nın merkez kuruluşu CCMSA, başvuru aşamaları, tarihler ve koşullar hakkında bilgi almak isteyen işletmecilerin bağlı oldukları yerel MSA kasasıyla iletişime geçmesini istedi. Habere göre bazı yerel kasalar yalnızca internet sitesine yönlendirme yaparken, MSA Lorraine başvuru süreci ve takvimi hakkında daha ayrıntılı bilgi verdi. 14 Ekim tarihli karar kapsamında MSA Lorraine’a sosyal güvenlik primlerinin karşılanması için 375.050 avro tahsis edildi. Bu tutarın 94.000 avrosu genel kriterlere, 281.050 avrosu ise “kuraklık-sıcak hava dalgası” özel bütçesine ayrıldı. MSA Lorraine, işletmelere ulaşmak amacıyla muhasebe bürolarını da bilgilendirdiğini ve 200’den fazla dosyanın sunulduğunu açıkladı. Bu kasa için son başvuru tarihi 3 Kasım 2026 olarak belirlendi; sonrasında dosyaların 2027 kampanyasının ilk prim desteği bütçesi kapsamında inceleneceği bildirildi. Diğer MSA kasalarında son tarihler farklı olabilir. Resmî başvuru hizmetine göre destek, tarım rejiminde ücretli olmayan işletme sahibi olan, primlerini zamanında ödemesini engelleyen geçici mali güçlük yaşayan ve ekonomik olarak sürdürülebilir işletmelere yönelik. Ödeme aczi veya tasfiye sürecindeki işletmelerin yanı sıra tarım dışı ücretli çalışan statüsündeki yöneticiler ve bazı emekli ya da dayanışma primi ödeyen gruplar kapsam dışında tutuluyor.

Tarım Hangarlarına Güneş Paneli Kurulumunda Hukuki ve Mali Koşullar Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Pleinchamp · Özgün haber

Tarım Hangarlarına Güneş Paneli Kurulumunda Hukuki ve Mali Koşullar Öne Çıkıyor

Tarım hangarına fotovoltaik panel kurulumu, yenilenebilir elektrik üretirken işletmeye ek gelir sağlayabilir. Ancak projeye başlamadan önce binanın mülkiyet durumu ile yatırımın hukuki, vergisel ve sosyal sonuçlarının değerlendirilmesi gerekiyor. Kaynak, yatırımın uzmanlardan alınacak destekle güvenceye alınmasını öneriyor. Hangar kırsal kira sözleşmesi kapsamında kullanılıyorsa fotovoltaik faaliyet geliştirilmesi önerilmiyor. Kira statüsünün ticari faaliyete izin vermemesi ve yapılar üzerindeki tazminat hakkının kaybedilebilmesi bu yaklaşımın gerekçeleri arasında yer alıyor. Ayrıca elektrik üretiminin işletme içinde mi yoksa ayrı bir şirket üzerinden mi yürütüleceği ve işletmenin devri sırasında faaliyetin korunup korunmayacağı baştan kararlaştırılmalı. Tarımsal sivil şirketlerde faaliyet amacı ile ana sözleşmenin güncellenmesi gerekiyor. Mevcut binalarda genellikle ön bildirim, yeni yapılarda ise yapı ruhsatı başvurusuna güneş enerjisi kurulumunun dahil edilmesi gerekiyor. Vergilendirme seçilen yapıya göre değişiyor; işletmelerin taşınmaz katkı payı uygulanabilir ve yüksek güçlü bazı tesisler özel vergilendirmeye tabi olabilir. Bina tarımsal kullanımını koruduğunda emlak vergisi muafiyeti genellikle devam ediyor. Sosyal güvenlik sonuçlarının da ayrıca incelenmesi gerekiyor.

Pakistan’da Kısa Vadeli Enflasyon Ekim Sonunda %11,32’ye Yükseldi
Görsel kaynağı: Dawn · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan’da Kısa Vadeli Enflasyon Ekim Sonunda %11,32’ye Yükseldi

Pakistan’da kısa vadeli enflasyon, 29 Ekim’de sona eren haftada yıllık bazda %11,32’ye yükseldi. Pakistan İstatistik Bürosu (PBS) verilerine göre artışta başta çabuk bozulan gıda ürünleri etkili oldu. Kısa Vadeli Hassas Fiyat Endeksi, 17 şehirdeki 50 piyasadan fiyatları toplanan 51 temel mal ve hizmetin haftalık değişimini izliyor. İzlenen 51 üründen 15’inin fiyatı haftalık bazda artarken 12’si geriledi, 24’ü değişmedi. Endeks, önceki haftaya göre %0,35 düştü. Haftanın en yüksek fiyat artışı domateste %34,91 olarak kaydedildi; patates %3,27, motorin %2,53 ve nohut %2,11 arttı. Habere göre petrol ve motorin fiyatlarındaki sürekli yükselişler kısa vadeli enflasyonu birkaç haftadır çift haneli tutuyor. Haftalık düşüşlerde ilk çeyrek elektrik ücretleri %3,92, tavuk %2,95 ve yumurta %2,81 ile öne çıktı. Yıllık bazda LPG %106,86, ilk çeyrek elektrik ücretleri %52,38 ve motorin %45,13 arttı. Buna karşılık patates fiyatı %38,67, domates %27,99 ve yumurta %26,70 geriledi. Bir önceki hafta yıllık kısa vadeli enflasyon %11,85 olmuştu.

Saaristomeri Korumasında Çiftçilerin “Gri Koruma” Endişesi
Görsel kaynağı: Maaseudun Tulevaisuus · Özgün haber

Saaristomeri Korumasında Çiftçilerin “Gri Koruma” Endişesi

Finlandiya’daki Saaristomeri’nin su toplama alanında yaşayan çiftçiler, deniz koruma önlemlerinin ikamet yerine göre farklı yükümlülükler doğurabileceğinden endişe ediyor. Maaseudun Tulevaisuus’ta yayımlanan köşe yazısında, çevreyi koruma amacı desteklenmekle birlikte sorumluluğun üreticiler arasında adil paylaşılmadığı savunuluyor. Aşama bölgesel plan taslağındaki dere işaretlerinin, erozyona duyarlı ve besin yükü açısından kritik akarsuları göstererek su koruma kaynaklarını en etkili alanlara yönlendirmesi amaçlanıyor. Ancak üreticiler, bu işaretlerin uygulamada “gri koruma”ya dönüşerek su koruma tedbirlerini fiilen zorunlu kılmasından ve gönüllü koruma için ödeme yapılmamasından kaygı duyuyor. Bölgesel birlik ise işaretlerin koruma statüsü oluşturmadığını belirtiyor. Yazıya göre konu, plan taslağının sonraki sürümünde çözülmeye çalışılacak. Ayrıca hayvan gübresinin diğer fosforlu gübrelerden daha yüksek miktarlarda uygulanmasına izin veren istisnanın dışında bırakılan bazı belediyelerde, gübre teslim mesafelerinin onlarca kilometreye çıkabileceği belirtiliyor. Saaristomeri’nin durumuna ilişkin kaygının yaygın olduğu, alınan önlemlerin sonuçlarının yavaş geldiği ve çalışmaların koordinasyon ile süreklilik gerektirdiği ifade ediliyor.