ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

16 haber · Sayfa 1

Yemen’de 37 WFP Çalışanı Husilerce Tutuluyor
Görsel kaynağı: Fox News · Özgün haber
Veri haberi

Yemen’de 37 WFP Çalışanı Husilerce Tutuluyor

Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı’nın (WFP) Yemen’de görev yapan 37 çalışanı, İran destekli Husiler tarafından tutuluyor. WFP’nin yeni İcra Direktörü Luke J. Lindberg, çalışanların temel insani hizmetler sağlamak için bölgede bulunduğunu ve çatışmanın siyasi sonuçlarını etkilemeye çalışmadığını söyledi. Tutulanların tamamının yerel olarak istihdam edilen Yemen vatandaşları olduğu, aralarında Amerikalı bulunmadığı ve bazılarının ailelerinden yaklaşık iki yıldır ayrı kaldığı belirtildi. Lindberg, görevinin üçüncü gününde çalışanların serbest bırakılması konusunu ABD’nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz ile görüştü. WFP yöneticisi, ABD Dışişleri ekibinin konuyu ciddiye aldığını ve serbest bırakılmayı öncelik olarak gördüğünü ifade etti. Alıkonulmalar, Yemen’de uluslararası tanınan hükümet ile Husiler arasındaki iç savaşın ekonomiyi tahrip ettiği ve milyonlarca kişinin insani yardıma bağımlı kaldığı bir dönemde yaşanıyor. Ülkede 18 milyondan fazla kişi akut gıda güvensizliğiyle karşı karşıya bulunurken, beş yaş altı iki milyondan fazla çocuk akut yetersiz beslenme yaşıyor. Lindberg’e göre WFP, savunmasız nüfusa ulaşma hedefiyle çalışanlarının kabul edilemez risklerden korunması arasında denge kuruyor. Personelin güvenliğinin sağlanamadığı bazı bölgelere yardım ekibinin girmediğini söyleyen Lindberg, bu bölgelerde faaliyetlerin çatışmanın sona ermesi ve insani kaynakların ulaşabilmesiyle yeniden mümkün olabileceğini belirtti. WFP’nin dünya genelinde 120’den fazla ülkede faaliyet gösterdiğini de aktardı. WFP yöneticisi, çatışmaların dünya genelindeki akut gıda güvensizliğinin yaklaşık üçte ikisini oluşturduğunu ve tahminen 266 milyon kişinin şiddetli açlıkla karşı karşıya olduğunu söyledi. Sudan, Güney Sudan ve Somali’de çatışma, yerinden edilme ve iklim kaynaklı afetlerin toplulukları kıtlık seviyelerine yaklaştırdığını belirten Lindberg, Sudan’ın yeni görevindeki ilk saha ziyareti olacağını açıkladı. Gazze’de çatışma, hasarlı altyapı, erişim kısıtlamaları ve finansman yetersizliği; Haiti’de ise çete şiddeti gıda yardımını zorlaştırıyor. Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ndeki çatışmalar milyonlarca kişiyi yerinden ederken, Ukrayna savaşı tarımsal üretimi ve küresel gıda tedarik zincirlerini de etkiliyor. Lindberg, son birkaç yılda dünya genelinde görev başında 700’den fazla insani yardım çalışanının öldüğünü söyledi. Cindy McCain’in görevden ayrılmasının ardından WFP’nin icra direktörlüğünü devralan Lindberg, António Guterres ve FAO Genel Direktörü Qu Dongyu tarafından, WFP İcra Kurulu’na danışılarak atandı. Lindberg, WFP’nin siyasi tutumdan bağımsız biçimde ihtiyaç sahiplerine güvenli ve etkili şekilde gıda ulaştırmaya odaklanacağını belirtti.

Ankara’da Sudan Büyükelçisi El Fasher’deki Gıda Krizini Gündeme Getirdi
Görsel kaynağı: News.Az · Özgün haber
Veri haberi

Ankara’da Sudan Büyükelçisi El Fasher’deki Gıda Krizini Gündeme Getirdi

Sudan’ın Türkiye Büyükelçisi Nadir Yousif Eltayeb, Ankara’da SETA’nın ev sahipliğinde düzenlenen Sudan toplantısında, Batı Sudan’daki El Fasher kentinde yaşanan ağır gıda kıtlığı ve sivillerin durumuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Eltayeb, Sudan’ın ülkedeki insani kriz nedeniyle adalet aradığını söyledi ve uluslararası toplumun çatışmaya yaklaşımını eleştirdi. Eltayeb’in aktardığına göre El Fasher yaklaşık 30 ay boyunca tamamen kuşatma altında kaldı ve yaklaşık 1 milyon kişi, silahlı kuvvetlerin hava yoluyla ulaştırdığı yardımlara dayandı. Kentte sivillerin yeterli gıdaya erişemediğini, bazı insanların ağaç kabuğu yemek zorunda kaldığını belirten büyükelçi, hükümet güçlerinin kuşatmayı kırmak için 200’den fazla girişimde bulunduğunu söyledi. Kuşatma sürecinde gıda ve tıbbi malzemelere erişim giderek zorlaştı. Büyükelçi, El Fasher’de yaşananları soykırım olarak niteledi; silahlı grupların belirli kabileleri kasıtlı olarak hedef aldığını ve yabancı ülkelerin isyancı güçleri desteklediğini ileri sürdü. El Fasher ve daha geniş Darfur bölgesinde öldürülenlerin toplam sayısının bilinmediğini söyleyen Eltayeb, Birleşik Arap Emirlikleri’ni silahlı grupları desteklemekle suçladı. BAE ise bu suçlamaları defalarca reddetti. El Fasher, Kuzey Darfur eyaletinin başkenti ve Sudan ordusunun Darfur’da elinde tuttuğu son büyük kentti. Paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF), yaklaşık 18 aylık çatışmanın ardından 26 Ekim 2025’te kentin kontrolünü ele geçirdi. BM İnsan Hakları Ofisi, RSF’nin kontrolü sonrasında ilk üç günde 6.000’den fazla kişinin öldürüldüğünü bildirdi. 26 Ekim 2025 ile 1 Mart 2026 arasında El Fasher ve çevresinden yaklaşık 138.200 kişi yerinden edildi; kentte 70.000’den az kişinin kaldığı tahmin ediliyor.

Rusya’nın Afrika’ya Tahıl Sevkiyatı 2025’te 18 Milyon Tondan Fazla Oldu
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’nın Afrika’ya Tahıl Sevkiyatı 2025’te 18 Milyon Tondan Fazla Oldu

Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Yardımcısı Yuriy Uşakov, Rusya-Afrika Forumu öncesinde yaptığı açıklamada, Rusya’nın 2025 yılında Afrika’ya 18 milyon tondan fazla tahıl sevk ettiğini bildirdi. Uşakov ayrıca, yılın ilk dokuz ayında Afrika’ya 13 milyon ton tahıl gönderildiğini söyledi; ancak bu ikinci rakamın hangi yıla ait olduğu kaynak metinde açıkça belirtilmedi. Afrika ülkeleri son yıllarda, özellikle buğdayda, Rus tahılının önemli alıcıları haline geldi. Birleşik Tahıl Şirketi’nin değerlendirmesine göre Rus buğdayı 40’tan fazla Afrika ülkesine gönderiliyor ve Afrika buğday pazarının üçte birini oluşturuyor. Mısır’ın yanı sıra Sudan ve Kenya’ya sevkiyatlarda da artış kaydedildi. Rus Tahıl Birliği verilerine göre Sudan’a tahıl ihracatı önceki tarım sezonunda 1,8 kat artarak 1,9 milyon tona ulaştı. Kenya’ya yapılan sevkiyat ise %20 yükselerek 1,6 milyon ton oldu. Federal Agroeksport Merkezi, Rusya’nın Afrika’ya tahıl ve bakliyat ihracat potansiyelini 2030 için yaklaşık 6 milyar dolar olarak tahmin ediyor; 2025 ihracatının değeri 4,4 milyar dolar olarak verildi.

Gürcistan’da Baharatlarda Yasaklı Sudan Boyaları Tespit Edildi
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber
Veri haberi

Gürcistan’da Baharatlarda Yasaklı Sudan Boyaları Tespit Edildi

Gürcistan Ulusal Gıda Ajansı, eylül ayında ülke genelindeki çeşitli satış noktalarından aldığı 44 baharat örneğinde Sudan grubu azo boyalarını araştırdı. Laboratuvar sonuçlarının ardından bazı ürünlerin satışını yasakladı ve söz konusu baharatların piyasadan çekilmesi sürecini başlattı. İhlal tespit edilen ürünler arasında, üretim tarihi 21 Mayıs 2026 ve asgari tüketim tarihi 21 Mayıs 2028 olan Beyza Gida San Tic üretimi kırmızı biber ile İgoeti üretimi Svan tuzu yer aldı. Her iki üründe Sudan I ve Sudan IV bulundu. Dabi üretimi, 29 Haziran 2026 tarihli kıyma baharatında Sudan Red G; NTK 2016 üretimi, 15 Eylül 2026 tarihli Svan tuzunda ise Sudan I tespit edildi. Ajans, bu ürünleri satın alan tüketicilere kullanmama çağrısı yaptı. Kuruma göre Sudan grubu boyalar gıdalarda doğal olarak bulunmuyor, yapay azo boyalar arasında yer alıyor ve izinli gıda katkısı kabul edilmiyor. Risk temelli denetim kapsamında 2026’da farklı gıda kategorilerinden 177 örneğin incelenmesi planlanırken, yıl içinde baharatlardan alınan 94 örneğin 5’inde yasaklı boya bulunduğu bildirildi.

Buğday ve Arpa Ekimi İçin Yüksek Verimde Üçlü Yaklaşım
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Buğday ve Arpa Ekimi İçin Yüksek Verimde Üçlü Yaklaşım

Buğday ve arpa ekiminde gelecek yaz yüksek ve kaliteli verim hedefi için toprak hazırlığı, dengeli gübreleme ve kaliteli tohum kullanımının birlikte planlanması öneriliyor. Ekim zamanının da hava koşullarına bağlı olarak ekim ayından kasım ortasına kadar uzanan uygun agroteknik döneme göre belirlenmesi tavsiye ediliyor. Temel toprak işlemesinin ekimden önce zamanında yapılması ve toprağın dinlenip oturmasına fırsat verilmesi isteniyor. Sürüm için 25–30 santimetre derinlik önerilirken, ekimden birkaç gün önce diskleme, tırmıklama veya ekim yatağı hazırlayıcısı kullanılarak yüzeyde düz ve kırıntılı bir yapı oluşturulması gerekiyor. Bu yapının düzgün çıkış, kök gelişimi ve kışın düşük sıcaklıklara dayanıklılık açısından yararlı olduğu belirtiliyor. Sonbaharda gelişip kardeşlenen buğday ve arpa için gübrelemede fosfor ve potasyuma ağırlık verilmesi, ancak uygulamanın agro kimyasal toprak analizine göre belirlenmesi öneriliyor. Analiz sonucuna bağlı olarak azotu daha düşük, fosfor ve potasyumu öne çıkan NPK, yani azot-fosfor-potasyum, formülasyonları; 8:16:24 veya 15:15:15 gibi seçenekler değerlendirilebiliyor. Fosfor güçlü kök gelişimi ve dona dayanıklılıkla, potasyum ise sapın sağlamlığı ve yatmaya karşı dirençle ilişkilendiriliyor. Azotun sonbaharda daha düşük miktarda uygulanması isteniyor. Üreticilerin kontrol edilmemiş ticari tane yerine beyanlı ve sertifikalı tohum seçmesi tavsiye ediliyor. Sertifikalı tohumun yüksek çimlenme, çeşit saflığı ve bitki sağlığı sağladığı; fungisitlerle ilaçlanmasının da başlangıç döneminde hastalık etmenlerine karşı koruma sunduğu aktarılıyor. Buğday ve arpa çeşidi seçiminde bölgeye uyum, yatmaya, pas ve külleme gibi hastalıklara ve aşırı iklim koşullarına dayanıklılık ölçütlerinin dikkate alınması öneriliyor.

Küresel Gıda Krizi Riskiyle Gıda Egemenliği Yeniden Gündemde
Görsel kaynağı: RFI · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Gıda Krizi Riskiyle Gıda Egemenliği Yeniden Gündemde

Küresel gıda krizi ihtimali ve gıda egemenliği tartışmaları, tarım ürünleri fiyatlarındaki artışla yeniden gündemin merkezine taşındı. Dünya tarım ürünleri fiyatları üçüncü çeyrekte %13 yükselirken, Birleşmiş Milletler Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu'na (FIDA) atfedilen veri, üretim ve tedarik zincirleri üzerindeki baskının arttığına işaret ediyor. Kuraklık, jeopolitik gerilimler ve enerji maliyetlerindeki yükseliş, tarımdan tüketiciye kadar zincirin tamamını etkiliyor. Enerji fiyatlarının üretim maliyetlerini artırdığı, verimlerin gerilediği ve bazı parsellerde ürünlerin tamamen yok olduğu aktarılıyor. Fransa son 50 yılın en kötü mısır hasadına yönelirken Romanya, yaz boyunca bir milyon hektardan fazla ekili alan kaybetti. Avrupa Komisyonu raporuna göre Avrupa tarımı, iklim kaynaklı olaylar nedeniyle yılda ortalama 28 milyar avro kaybediyor. Bu yıl eşi görülmemiş yoğunlukta duyurulan El Niño'nun üretim zincirini daha da bozabileceği belirtiliyor. Gıda güvensizliği dünya genelinde yaklaşık 260 milyon kişiyi etkiliyor. Ülkelerin gıda açısından kendi kendine yeterlilik oranı gerilerken, dünya ülkelerinin üçte birinden fazlası bugün ihtiyaçlarını kendi üretimiyle karşılayamıyor. Uzun süreli çatışmalar ve jeopolitik gerilimler enerji, tarımsal girdiler ve gıda tedarikini sekteye uğratıyor; Somali, Sudan ve Gazze'de kıtlık riski bildiriliyor. Nijerya'da akut gıda güvensizliği yaşayanların sayısı 36,3 milyona ulaşıyor. FMI, kırılgan hanelere hedefli nakit destekleri veya okul beslenme programları sağlanmasını öneriyor. Bunun yanında ithalata bağımlılığı azaltmak, yerel üretimi tüketiciyle buluşturmak, yaşlanan çiftçi kuşaklarını yenilemek, üreticilere asgari gelir sağlamak ve Ortak Tarım Politikası (OTP) desteklerini daha adil dağıtmak gündeme getiriliyor. Kaynak, bu adımların kamu politikalarıyla hayata geçirilebileceğini belirtiyor.

Sudan'da Darfur ve Kordofan'da Gıda Güvensizliği Kötüleşiyor
Görsel kaynağı: PBS News · Özgün haber
Veri haberi

Sudan'da Darfur ve Kordofan'da Gıda Güvensizliği Kötüleşiyor

Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması (IPC), Sudan'ın Darfur ve Kordofan bölgelerinin bazı kesimlerinde çatışma ve kuraklığın gıda güvensizliğini kötüleştirdiği uyarısında bulundu. IPC değerlendirmesine göre mayıs ayında yaklaşık 19,5 milyon kişi, ülke nüfusunun %40'ından fazlası, yüksek düzeyde akut gıda güvensizliğiyle karşı karşıyaydı. Bu grubun 135 bini, aşırı gıda kıtlığı, açlık, ağır yetersiz beslenme ve hastalık ya da akut yetersiz beslenmeye bağlı ölümlerle tanımlanan Aşama 5'te yer aldı. El Niño ile bağlantılı şiddetli kuraklığın Sudan'ın yarısından fazlasını etkilediği, bunun yerel ürün kayıplarına yol açarak haneleri gıda ve gelirden mahrum bıraktığı bildirildi. Nisan 2023'te başlayan savaş en az 150 bin kişinin ölümüne ve yaklaşık 13 milyon kişinin yerinden edilmesine yol açarken, çiftçilerin geçim kaynakları zarar gördü ve yardıma bağımlılık arttı. IPC, Kuzey Darfur'daki tarım alanlarının %64'ünde, Güney Darfur ile Batı ve Güney Kordofan'daki tarım alanlarının yaklaşık yarısında ürün gelişiminin zayıf kaldığını belirtti. Beslenme göstergeleri de bazı bölgelerde kötüleşti. Nyala'da beslenme hizmetlerine başvuran çocuklar arasında ağır akut yetersiz beslenme nedeniyle kabul edilenlerin oranı ocak-ağustos döneminde yaklaşık %5'ten %11'e yükseldi. Güney Darfur'daki iki yerinden edilme kampında küresel akut yetersiz beslenme oranı kıtlık eşiklerini aştı. Kuzey Darfur'da geciken yağmurlar ve kritik derecede düşük gıda stokları, Batı Kordofan'da ise 2004'ten bu yana görülen en kötü kuraklıklardan biri koşulları ağırlaştırdı. IPC, yardımlar hızlı ve önemli ölçüde artırılmazsa gıda güvensizliği, akut yetersiz beslenme ve aşırı ölümlerin şiddetlenebileceğini bildirdi. İnsani yardım kuruluşları, koşulların iyileşmesi için çatışmanın sona ermesi ve güvenli, kesintisiz insani erişim sağlanması gerektiğini belirtiyor.

Uruguay’da Yağışlar Tarımı Etkilerken Mısır İthalatı Arttı
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay’da Yağışlar Tarımı Etkilerken Mısır İthalatı Arttı

Uruguay’da son saatlerde etkili olan yoğun yağışların tarımsal üretim üzerindeki olası sonuçları değerlendirilmeye başlandı. Aşırı sudan özellikle bitkisel üretim ve meyve-sebze yetiştiriciliğinin etkilenebileceği belirtilirken, zararların kapsamının henüz netleşmediği bildirildi. Üretim üzerindeki etkinin işletmelerin mevcut durumuna ve hava koşullarının nasıl ilerleyeceğine bağlı olacağı kaydedildi. Ulusal Et Enstitüsü (INAC) verilerine göre, ihraç edilen sığır etinin son 30 gündeki ortalama geliri ton başına 6.107 ABD doları oldu. Sığır eti ihracat hacmi 2025’in aynı dönemine kıyasla %12,1 gerilerken, ortalama fiyat %17,6 yükseldi. Koyun etinde ihracat hacmi daha belirgin düşmesine rağmen ortalama gelir bir yıl önceye göre %26,3 arttı. Sonuçların, sığır ve koyun kesiminin düşük seyrettiği haftalara denk geldiği ve önümüzdeki haftalarda işleme faaliyetinde toparlanma beklendiği aktarıldı. Mısır ithalatı da artış gösterdi. Birikimli dış alımlar 120.000 tonu aşarken, ekimin ilk haftası sonunda geçen yılın aynı döneminin üç katına ulaştı. Artış, mısırın besi işletmeleri ile süt sektöründe daha fazla kullanılmasına bağlandı. Yeni tarım kampanyasında yaklaşık 350.000 hektarlık mısır ekim niyetinden söz edildi. Küresel yün arzındaki daralmanın fiyatları desteklediği ve Uruguay için fırsat oluşturduğu belirtildi. Avustralya’da Doğu Piyasaları Göstergesi temiz bazda kilogram başına 1.268 cent seviyesinde gerçekleşirken, piyasada fiyatların görece istikrarlı ancak dalgalı seyrini koruduğu bildirildi. Chicago ve Paris’te tahıl fiyatları ise önceki gün geriledi; aralık vadeli buğday ton başına 6,50 ABD doları düştü, Paris’te kolza da değer kaybetti.

Girit'te Sel Felaketinin Ardından Hasar Tespit Çalışmaları Başlıyor
Görsel kaynağı: ERT News · Özgün haber
Veri haberi

Girit'te Sel Felaketinin Ardından Hasar Tespit Çalışmaları Başlıyor

1 yayıncı · 3 haber · İncele

Yunanistan’ın Girit Adası’nda üç gün boyunca etkili olan şiddetli hava koşullarının ardından tarım alanları, kırsal yollar, altyapı ve ulaşım ağlarında oluşan hasarın belirlenmesi için çalışma başlatılması bekleniyor. Lasithi Platosu’nda geniş tarım alanları su ve çamur altında kalırken, patates üretimi ile diğer tarla bitkileri ve sebze yetiştiriciliği ağır darbe aldı. Bazı üreticiler arazilerine hâlâ ulaşamadığı için zararın boyutu kesin olarak ortaya konulamadı. Suların çekilmesinin ardından denetim ekiplerinin bölgeye giderek inceleme ve kayıt çalışmaları yapması planlanıyor. Çiftçiler, üreticiler ve temsilcilerinin, hızlı işlemler, ilk yardım ve tazminat içeren, Yunanistan’da Daniel fırtınası sonrasında uygulanan tedbirlere benzer bir destek talep etmesi bekleniyor. Kaynak, üreticilerin önlerinde zorlu aylar bulunduğuna dikkat çekiyor. Şiddetli yağışlar Girit’in farklı bölgelerinde de ulaşımı ve yerleşimleri etkiledi. Lasithi’de Ferma bölgesine giden yol ağır hasar gördü ve Makris Gialos yönündeki ulaşım kesildi. Acil durum araçlarının yanı sıra bölge ve belediye araçlarının alternatif güzergâhlardan geçebilmesi için çalışmalar yürütüldü. Kıyı kesiminde altyapı ve iletişim ağlarında hasar oluşurken itfaiye ekipleri su tahliyesi yaptı. Zonianá’da yerel nehir taştı; sel suları, çamur ve sürüklenen malzemeler dere yataklarını ve yolları kapattı. Köprü ve dere duvarlarında yıkımlar meydana gelirken, evler, avlular ve kaldırımlar da sudan zarar gördü. Psiloritis yamaçlarında otlatılan hayvanların taşkın sularına kapılarak öldüğü, bölgedeki hayvan yetiştiricilerinin yüzlerce hayvanını kaybettiğini bildirdiği aktarıldı. Girit’in farklı bölgelerinde etkili olan yağışlar nedeniyle Samaria Geçidi’nde sekiz kişi mahsur kaldı. Yağış ve su seviyesinin yüksek olması, kurtarma ekiplerinin güvenli şekilde ulaşmasını geciktirdi. Mahsur kalanların doktor, ilaç ve ihtiyaç malzemelerine sahip olduğu, iletişimlerinin sürdüğü ve su akışı tehlikeli olduğu sürece bulundukları yerden ayrılmamaları yönünde talimat aldıkları belirtildi. Yunanistan hükümetinden genişletilmiş bir heyetin Girit’e giderek hasarı ve ihtiyaçları değerlendirmesi planlandı. Ayrıca 1 Ekim 2026’dan itibaren etkili olan hava olayları için Avrupa Birliği’nin Copernicus Acil Durum Yönetim Hizmeti haritalama sistemi etkinleştirildi. Uydu görüntülerinden üretilecek harita ve verilerin, acil durum yönetiminde görev alan kurumlara ücretsiz sağlanması bekleniyor.

Orta Doğu’da Yıl Sonuna kadar 11,7 Milyon Kadın ve Kız Çocuğu Gıda Güvencesizliği Riskiyle Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: Libération Maroc · Özgün haber
Veri haberi

Orta Doğu’da Yıl Sonuna kadar 11,7 Milyon Kadın ve Kız Çocuğu Gıda Güvencesizliği Riskiyle Karşı Karşıya

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (ONU Femmes), Orta Doğu’da çatışmaların tırmanması ve Hürmüz Boğazı’ndaki ulaşım aksamaları nedeniyle 2026 sonuna kadar en az 11,7 milyon kadın ve kız çocuğunun gıda güvencesizliğiyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu. Kuruluşun 28 ülkedeki gıda güvenliği risklerine ilişkin analizine göre kadınlar ve kız çocukları, yıl sonuna kadar gıda güvencesizliği yaşayabilecek 22 milyon ek kişinin %53’ünü oluşturuyor. Bu sayı, söz konusu ülkelerde hâlihazırda gıda güvencesizliği veya yetersiz beslenmeyle karşı karşıya bulunan yaklaşık 208 milyon kadın ve kız çocuğuna ekleniyor. ONU Femmes, rakamların tahmin değil, senaryolara dayalı öngörüler olduğunu belirtti. Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığı aksamalarının enerji, gübre ve nakliye maliyetlerini artırarak gıda fiyatlarını yükseltebileceği ifade edildi. Gelir ve geçim kaynaklarındaki olası kayıplar da kadınların gıdaya erişimini zorlaştırabilir. Güney Sudan, Sudan, Haiti ve Yemen’de risklerin farklı kırılganlıkların örtüşmesi nedeniyle daha yoğun olduğu bildirildi. ONU Femmes, gıda yardımı ve nakit transferlerinin beslenme, koruma ve tarımsal destekle birlikte uygulanmasını önerdi.

Ukrayna’nın Buğday İhracatındaki Düşüş Küresel Arz Kaygılarını Artırıyor
Görsel kaynağı: Azernews · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’nın Buğday İhracatındaki Düşüş Küresel Arz Kaygılarını Artırıyor

AzerNEWS’in analizine göre Ukrayna’nın tahıl ihracatı mevcut sezonda geçen yılın aynı dönemine kıyasla %22 düşerek 4,67 milyon tona geriledi. İnsan tüketiminde temel bir ürün olan buğday ihracatındaki düşüş ise yaklaşık %44’e ulaştı ve sevkiyat 2,33 milyon tona indi. Arpa ihracatı yarıya düşerek 420 bin ton olurken, mısır ihracatı iki katına çıkarak 1,84 milyon tona yükseldi; analiz, mısırın yem sanayisinde kullanılmasının buğdaydaki açığı kapatmadığını belirtiyor. Analizde düşüşün başlıca nedenleri, buğday üretim bölgelerinin bombalanması ile lojistik ağların ve stratejik altyapının aksaması olarak gösteriliyor. Karadeniz’deki Odesa, Chornomorsk ve Pivdennyi limanlarının askeri saldırılarda ciddi hasar gördüğü ve faaliyetlerinin büyük ölçüde durduğu aktarılıyor. Ukrayna’nın potansiyel tarımsal ihracatının yalnızca %40’ını gerçekleştirebildiği; deniz koridorunun kapanmasının kara güzergâhlarına baskı yaptığı, nakliye ve sigorta maliyetlerini artırdığı ifade ediliyor. Analize göre arz daralmasının etkileri özellikle Karadeniz buğdayına bağımlı Afrika ülkelerinde belirginleşiyor. Mısır, Sudan, Somali, Kenya ve Cezayir’in yanı sıra Orta Doğu ve Latin Amerika’daki ithalatçıların daha uzak ve pahalı kaynaklara yönelmesi, gıda fiyatları ve enflasyon üzerinde baskı yaratıyor. Mısır’da ekmek sübvansiyonlarının bütçeye yükü artabilirken, Somali ve Sudan’da gıdaya erişim ve açlık riski öne çıkıyor. Ukrayna kaynaklı buğday, Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı’nın az gelişmiş ülkelere gönderdiği insani yardımlarda da kullanılıyor; tedarik aksamaları yardım maliyetlerini yükseltip teslimatları geciktirebiliyor. Dünya Bankasının Ukrayna’daki çiftçiler ve tarım sektörü için 250 milyon dolarlık finansman sağladığı, hükümetin de “5-7-9%” imtiyazlı kredi programıyla üreticileri desteklemeye çalıştığı belirtiliyor. Analiz, bu kaynakların sektördeki sıkıntıları geçici olarak hafifletebileceğini, ancak limanların ve tahıl koridorlarının güvenliğini sağlamanın lojistik engelleri gidermek açısından belirleyici olduğunu savunuyor.

Küresel Buğday Unu Ticareti Beş Yılın En Düşük Seviyesine Geriledi
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Buğday Unu Ticareti Beş Yılın En Düşük Seviyesine Geriledi

Küresel buğday unu ticareti, 2025/26 sezonunda tahıl eşdeğeri olarak 15,1 milyon tona gerileyerek son beş yılın en düşük seviyesine indi. Uluslararası Tahıl Konseyi'nin (IGC) değerlendirmesine göre bu rakam, mart ayında yapılan tahminin 900 bin ton altında kaldı. Gerilemede özellikle Irak ve Sudan'ın beklenenden düşük un alımları etkili oldu. Irak ve Sudan, kendi un üretim kapasitelerini yeniden oluştururken ithal un yerine tahıl almaya yöneldi. Irak'ın un ithalatı yıllık bazda yaklaşık %80 düşerek 300 bin tona indi ve 21 yılın en düşük seviyesini gördü. Bu gelişmelerin etkisiyle Orta Doğu'ya un sevkiyatı üçüncü sezon üst üste azalarak 1,8 milyon tona geriledi. Sahra Altı Afrika'da ise un ithalatı %33 düşüşle 2,2 milyon tona indi; gerilemede Sudan'ın alımlarındaki sert düşüş ve Etiyopya'daki talep kaybı rol oynadı. Başlıca ihracatçılar arasında Mısır'ın sevkiyatı önceki tarım yılındaki 1,94 milyon tondan 635 bin tona geriledi. Dünyanın en büyük un tedarikçisi Türkiye'nin ihracatı da üst üste ikinci sezonda düşerek 2025/26 tarım yılında 3,4 milyon tona indi; bu, 2012/13 sezonundan bu yana en düşük hacim oldu. Buna karşılık Kazakistan'ın ihracatı 2,95 milyon tona, Arjantin'in ihracatı 748 bin tona yükseldi. IGC, 2026/27 sezonunda küresel ticaretin 15,3 milyon tona sınırlı biçimde toparlanmasını beklerken Irak alımlarının tarihsel olarak düşük kalacağını, Türkiye ihracatının ise 4,3 milyon tona çıkabileceğini öngörüyor.

Fas Tarımında B Corp Sertifikası Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas Tarımında B Corp Sertifikası Öne Çıkıyor

Fas’ta tarım ve gıda şirketleri arasında B Corp sertifikası daha görünür hale geliyor. Duroc ve Delassus Group’un Haziran 2026’da, Centrale Danone Maroc’un Eylül 2024’te ve Foodeals’ın Nisan 2025’te B Corp topluluğuna katıldığı belirtiliyor. Metin, bu sertifikanın şirketin çevresel, sosyal ve yönetişim performansını birlikte değerlendirdiğini vurguluyor. B Corp, GlobalG.A.P., BRCGS, LEAF, SMETA ve Fairtrade gibi daha bilinen referanslardan farklı olarak yalnızca üretim uygulamalarına ya da gıda güvenliğine değil, şirketin bütün işleyişine bakıyor. Değerlendirmeyi bağımsız B Lab yapıyor; yönetim, çalışanlar, toplum üzerindeki etki, çevresel ayak izi ve müşterilerle ilişkiler inceleniyor. Duroc’un yaklaşık 620 hektarlık üretimle çalıştığı ve su ihtiyacının %40’ını tuzdan arıtılmış sudan karşıladığını açıkladığı aktarılıyor. Delassus Group meyve-sebze üretimi, paketleme ve ihracatında; Foodeals ise gıda israfını azaltmada öne çıkarılıyor. Makale, bu sertifikanın özellikle Avrupa’ya çalışan Faslı üreticiler için ek bir kurumsal gösterge haline gelebileceğini söylüyor.

Mısır ve Sudan, Sudan Topraklarında Ortak Tarım Projelerini Görüştü
Görsel kaynağı: Daily News Egypt · Özgün haber

Mısır ve Sudan, Sudan Topraklarında Ortak Tarım Projelerini Görüştü

Mısır ve Sudan, Sudan topraklarında ortak tarım projeleri geliştirilmesi ile stratejik ürünlerin üretim ve tedarikinde iş birliği yapılmasını görüştü. Görüşmelerde gıda güvenliğinin güçlendirilmesi ve iki ülke arasındaki tarımsal bütünleşmenin derinleştirilmesi hedeflendi. Toplantıya iki ülkeden tarım, sulama ve ilgili kurumların yetkilileri katıldı. Taraflar, Sudan’ın tarım arazileri ve kaynaklarının ortak projelerde kullanılmasını, stratejik ürünlerin üretilmesi, tedarik edilmesi ve ithal edilmesini ele aldı. Bu çalışmaların piyasa talebini karşılaması ve tarımsal ticareti artırması amaçlanıyor. Açıklamada hangi ürünlerin değerlendirildiği, tahsis edilebilecek arazi miktarı, beklenen yatırım değeri ve projelerin başlama takvimi belirtilmedi. Projelerin su kaynaklarına ilişkin yasa ve anlaşmalara uygun, yatırımların ise ekonomik ve çevresel açıdan sürdürülebilir olması gerektiği bildirildi.

İspanya’da Zeytin Sezonu Umut Veriyor, ancak Sıcaklık ve Su Riski Sürüyor
Görsel kaynağı: Agriculture du Maghreb · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Zeytin Sezonu Umut Veriyor, ancak Sıcaklık ve Su Riski Sürüyor

İspanya’nın Endülüs bölgesinde sofralık zeytin ve zeytinyağı sezonu, yüksek üretim beklentileriyle başladı. Sevilla ilindeki La Puebla de Cazalla’da eylül ayının başında düzenlenen toplantıda üreticiler, kooperatifler, şirketler ve kamu temsilcileri yeni sezonun ilk değerlendirmesini yaptı. İlk hasat tahminleri üretim seviyelerinin yüksek olabileceğine işaret etse de sektör kuruluşları bu rakamların henüz kesin sonuç olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Endülüs, İspanya’daki zeytinlik alanların yaklaşık %80’ini barındırıyor. Sevilla ili de ülkenin başlıca sofralık zeytin üretim merkezlerinden biri olduğu için bölgeden gelen göstergeler İspanya pazarı açısından önem taşıyor. Bununla birlikte toplantıda paylaşılan değerlendirmeler, ülke genelindeki üretim için resmî bir hasat tahmini niteliğinde değil. Üreticilerin en önemli çekincesi, sezonun kritik döneminde kaydedilen yüksek sıcaklıklar oldu. Cooperativas Agro-alimentarias de Sevilla ve COAG Sevilla, önümüzdeki haftalardaki hava koşullarının mevcut üretim potansiyelini değiştirebileceğini bildirdi. Özellikle sıcak hava dalgasının uzaması, sofralık zeytine ilişkin tahminlerde önemli düşüşe yol açabilir. Toplantının odağında yalnızca üretim miktarı değil, zeytin yetiştiriciliğinin kârlılığı da yer aldı. Artan üretim maliyetleri, işçi bulma güçlüğü, kuşak yenilenmesindeki sorunlar, iklim değişikliği ve üçüncü ülkelerden gelen rekabet sektörün başlıca baskıları arasında sıralandı. Üreticiler, yüksek verimin tek başına yeterli olmadığını; hasat maliyeti, iş gücü organizasyonu ve girdi kullanımının piyasa koşullarıyla uyumlu olması gerektiğini belirtti. Mekanizasyon ve yeni teknolojiler, bu koşullarda işletmelerin rekabet gücünü koruyabilmesi için öne çıkan araçlar olarak değerlendirildi. Yeni zeytin çeşitleri, dijital izleme, bitki örtüsü uygulamaları ve hasat ile işleme süreçlerindeki teknik çözümler de gündeme geldi. Su kaynaklarının durumu da sektörün geleceği açısından belirleyici başlıklardan biri oldu. İspanya’da kullanılan suyun yaklaşık %2’sinin geri kazanılmış sudan geldiği ifade edilirken, bu kaynağın sulama sistemlerine daha fazla dâhil edilmesi çağrısı yapıldı. Akdeniz havzasındaki üretici bölgeler için rekabet gücünün, yalnızca tarımsal potansiyele değil, suyu güvence altına alma ve verimli kullanma kapasitesine de bağlı olduğu belirtildi. İspanyol sektör temsilcileri ayrıca Mısır ve Türkiye’yi maliyet rekabetindeki avantajlarıyla anarken, Endülüs ürünlerinin kalite, farklılaşma, yenilik ve tanıtım yoluyla değer kazanması gerektiğini savundu.

Kosta Rika’da Ahşap Sirkesi Üretip Markalaştı
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Kosta Rika’da Ahşap Sirkesi Üretip Markalaştı

Kosta Rika’da ziraat mühendisi Andrey Vargas, evinin avlusunda pirolenöz ekstrakt ya da “tahta sirkesi” üretmeye başladı. Kendi markasını kuran Vargas, ürünü Guanacaste bölgesinde şişeleyip satıyor ve üretimi artırmayı planlıyor. Vargas, biyokömür üretiminde ortaya çıkan yan ürünü değerlendirdiklerini söylüyor. Ona göre pirolenöz ekstraktın yaklaşık %80’i sudan oluşuyor; kalan bölüm asetik asit ve suda çözünebilen organik bileşiklerden oluşuyor. Bu bileşenlerin tarımda fayda sağladığını belirten Vargas, çalışmasını ev tipi bir fırınla yürüttüğünü anlatıyor.