ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

28 haber · Sayfa 1

Mercosur-AB Anlaşmasının İlk Altı Ayında Brezilya Tarım İhracatı %14,8 Arttı
Görsel kaynağı: Notícias Agrícolas · Özgün haber
Veri haberi

Mercosur-AB Anlaşmasının İlk Altı Ayında Brezilya Tarım İhracatı %14,8 Arttı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Mercosur ile Avrupa Birliği arasındaki ticaret anlaşmasının geçici uygulamasının ilk altı ayında Brezilya tarım ve gıda sektörü ihracatı, Mayıs-Eylül 2026 döneminde yıllık bazda %14,8 artarak 12,21 milyar dolara ulaştı. Anlaşma 1 Mayıs’ta uygulanmaya başladı. İhracat hacmi de %8,1 artışla 17,74 milyon tona çıktı. Artışta et, arıcılık ürünleri, soya, meyveler ve diğer tarımsal ürünler öne çıktı; düzenleme belirli ürünlerde ithalat tarifelerinin kademeli azaltılmasını içeriyor.

Sırp Arıcılar Çin’e Yaklaşık Üç Ton Bal İhraç Etti
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Sırp Arıcılar Çin’e Yaklaşık Üç Ton Bal İhraç Etti

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Sırp arıcılar, önceki küçük sevkiyatların ardından Çin’e yaklaşık üç ton bal ihraç etti. Sırbistan Arıcılık Örgütleri Birliği Başkanı Rodoljub Živadinović, Sırp balının Çin pazarında yayılmasıyla sevkiyat miktarlarının artmasını beklediklerini söyledi. İhracat, iki ülkenin veteriner sertifikalarını uyumlaştırması ve “Naš med” tesisinin Çin’de kaydettirilmesinin ardından mümkün oldu. Çin pazarına gönderilen bal, Avrupa ülkelerine yapılan sevkiyatların aksine çoğunlukla varillerde değil, 250 ve 500 gramlık kavanozlarda, daha küçük miktarlarda ise kilogramlık ambalajlarda satılıyor. Živadinović, bu satış biçiminin daha uygun fiyat sağlayabildiğini belirtti. “Naš med” tesisine alınan yeni ekipmanın da daha büyük miktarlarda balın paketlenmesi ve sevkiyata hazırlanmasını önemli ölçüde hızlandırmasının beklendiğini söyledi. Živadinović’e göre daha büyük sevkiyatlar başladığında arıcıların elde ettiği fiyat %30 ila 50 arasında artabilir; ancak bu beklentinin miktara bağlı olduğunu vurguladı. Balın Çin’e deniz yoluyla gönderildiğini ve sevkiyatın alıcıya ulaşmasının bazı durumlarda 75 günü bulabildiğini aktardı. Sırbistan’da akasya balının çoğu özel alıcıdaki mevcut alım fiyatını kilogram başına yaklaşık dört avro olarak açıklayan Živadinović, bu düzeyi kârlılık sınırı olarak değerlendirdi. Bazı alıcıların 4,3 avro, “Naš med” tesisinin ise miktar ve kaliteye göre 4,5 ila 4,8 avro ödediğini söyledi. Živadinović, Sırbistan ve Avrupa Birliği marketlerinde sahte balın yaygın olduğuna ilişkin iddiasının üreticileri ve doğal bala yönelik talebi olumsuz etkilediğini savundu; bu açıklamanın dayandığı analiz yöntemi ve örneklem kaynakta belirtilmedi. 2026 arıcılık sezonunun önceki sezondan daha iyi geçtiğini, ancak verimlerin bölgeler arasında eşit olmadığını belirtti. Güney Sırbistan’da verimlerin diğer bölgelere göre yaklaşık %40 daha düşük kaldığını, ayçiçeği veriminin ortalama olduğunu, kolzanın beklentiyi karşılamadığını ve yüksek sıcaklıkların çayır balı verimini düşürdüğünü aktardı. İklim değişikliğinin kısalan nektar dönemleri, kuraklık ve polen eksikliğiyle kış hazırlığını zorlaştırdığını, uzayan sonbaharın ise varroa parazitinin gelişimini desteklediğini söyledi.

Mercosur’dan AB’ye Bal İthalatı İlk Üç Ayda Neredeyse İkiye Katlandı
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

Mercosur’dan AB’ye Bal İthalatı İlk Üç Ayda Neredeyse İkiye Katlandı

Unión de Uniones, Avrupa Birliği’nin (AB) Mercosur ülkelerinden bal ithalatının, AB-Mercosur ticaret anlaşmasının uygulanmaya başlamasından sonraki ilk üç ayda güçlü biçimde arttığını bildirdi. Resmî dış ticaret verilerine göre AB, Mayıs-Temmuz 2026 döneminde Arjantin, Brezilya, Uruguay ve Paraguay’dan 12.692,51 ton bal aldı. Bu miktar, 2025’in aynı dönemindeki 6.535,59 tona göre %94,2 daha yüksek oldu. Artış özellikle temmuz ayında belirginleşti. AB’ye yalnızca Temmuz 2026’da 6.269,81 ton Mercosur balı girdi; Temmuz 2025’te bu miktar 2.248,10 tondu. Böylece yıllık artış %178,9’a ulaştı. Temmuz ithalatının 5.343,34 tonu Arjantin’den geldi. Arjantin’i 635,35 tonla Uruguay ve 291,12 tonla Brezilya izledi. Örgütün dikkat çektiği bir diğer konu, Mercosur balı için uygulanan 09.0881 numaralı tarife kontenjanı oldu. Anlaşmanın 1 Mayıs 2026’da yürürlüğe girmesi nedeniyle o yıl için etkin yıllık kontenjan 5.000 ton olarak belirlendi. İlk alt dönem olan 1 Mayıs-30 Haziran’da kullanılabilir miktar 1.402,04 tonken, bu kapsamda yapılan ithalat miktarı 152,04 ton aşıldı. Avrupa Komisyonu, aşan miktarı yılın son alt döneminden düşerek bu dönemin kontenjanını 1.722,96 tona indirdi. Unión de Uniones, toplam Mercosur balı ithalatı ile tercihli tarife kontenjanından yararlanan ithalatın aynı kapsam olmadığını belirtti. Örgüte göre kontenjan, sonraki yıllarda kademeli olarak artarak tercihli tarife kapsamındaki yıllık 45.000 tona ulaşacak. Kuruluş, Komisyon’dan ithalat hacimleri, giriş fiyatları, menşe ülkeleri ve kontenjan kullanımına ilişkin güçlendirilmiş izleme istedi. Ciddi piyasa bozulması veya üreticilere kanıtlanmış zarar oluşması halinde korunma araçlarının gecikmeden kullanılmasını da talep etti.

Arıcılar Kovanları Sonbaharda Farelere Karşı Korumalı
Görsel kaynağı: Agrosavjet · Özgün haber
Veri haberi

Arıcılar Kovanları Sonbaharda Farelere Karşı Korumalı

Sonbaharın gelmesi ve havaların soğumasıyla fareler, sıcaklık ve yiyecek bulmak için kovanlarda barınak arıyor. Kovanlara giren fareler kış boyunca peteklere ve yiyecek stoklarına zarar verebilir, arı kolonisini rahatsız edebilir. Bu nedenle kovanların özellikle eylül ve ekim aylarında korunması, uçuş deliğinin daraltılması ve kemirgen girişinin önlenmesi öneriliyor. Fareler kovana en sık uçuş deliğinden, açıklık 1 santimetreden büyük olduğunda giriyor. Kovanın tabanında, kapak tahtasında veya duvarında açtıkları delikleri de kullanabiliyorlar. İçeri girdiklerinde petek, bal, çiçek tozu ve arıları yiyen fareler, soğuk nedeniyle kışın daha az hareketli olan arılardan etkili bir direnç görmüyor. Depolanan yedek petekler de zarar görebiliyor. Kış kontrolünde uçuş deliğinde fare dışkısı, kemirilmiş petek veya ölü arılar görülürse ve sıcaklık 10°C'nin üzerindeyse kovanın hemen açılması gerekiyor. Sıcaklık 10°C'nin altındaysa kovan ısıtılmayan bir bodrum ya da odaya alınmalı, çerçeveler dikkatle çıkarılarak fare bulunmalı ve işlemden sonra aynı sırayla yerleştirilmelidir. Ortam ısıtılmadan önce uçuş deliğine ağlı tel takılması, arıların toparlanmasının ardından kovanın yeniden arılığa götürülmesi öneriliyor. Arılıktaki yuvalanma malzemeleri kaldırılmalı, kapan kullanılmalı; uçuş deliği ekimde, dağlık bölgelerde ise eylülde daraltılmalıdır.

Kıbrıs'ta Tropilaelaps Akarı Alarmı: Arı Taşımacılığına Yasak
Görsel kaynağı: AlphaNews Cyprus · Özgün haber

Kıbrıs'ta Tropilaelaps Akarı Alarmı: Arı Taşımacılığına Yasak

Kıbrıs'ta arıcılığın korunması için Tropilaelaps akarının adaya girme ve yayılma riskine karşı alarm verildi. Gümrük Dairesi, Yeşil Hat Tüzüğü uyarınca işgal altındaki bölgelerden canlı arıların ve arıcılık malzemelerinin serbest bölgelere taşınmasının yasak olduğunu hatırlattı. Kurumun sözcüsü Yorgos Konstantinou, yetkili makamların riske ilişkin bilgilendirildiğini söyledi. Konstantinou'ya göre endişe, akarın Doğu Türkiye'de yayılmasıyla daha da önem kazandı. Parazitin canlı arılar veya arıcılık malzemeleri yoluyla işgal altındaki bölgelerden serbest bölgelere taşınabileceği belirtiliyor. Yeşil Hat Tüzüğü kapsamında arı, bal, petek ve diğer hayvansal kökenli ürünlerin işgal altındaki bölgelerden taşınması da yasak. Denetimleri zorlaştıran başlıca unsur, arıların ve akarın küçük boyutu. Yetkilinin aktardığına göre akar, küçük şişelerde, kibrit kutularında veya tek bir arının gelişmesine yetecek herhangi bir kapta taşınabilir; kraliçe ve işçi arılar da bu yolla hareket ettirilebilir. Bu nedenle geçiş noktalarında tespit edilmesi son derece güç olabilir. Şu ana kadar geçiş noktalarından işgal altındaki bölgelerden canlı arı taşındığına dair bir olay kaydedilmediği, ancak geçmişte bal taşıma vakalarının tespit edildiği bildirildi. Gümrük Dairesi işletmecilere daha dikkatli olmaları çağrısında bulunan bir genelge gönderdi. Akarla mücadelede ortak çaba, kovanların doğru yönetimi ve arıcıların ilaçları gelişigüzel kullanmaktan kaçınması gerektiği belirtildi.

Bulgaristan’da XI. Ulusal Ceviz Festivali Düzenlendi
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da XI. Ulusal Ceviz Festivali Düzenlendi

XI. Ulusal Ceviz Festivali, hafta sonunda Bulgaristan’ın Kazanlık belediyesine bağlı Golyamo Dryanovo köyünde düzenlendi. Açılışı yapan Tarım ve Gıda Bakanı Plamen Abrovski, bu tür etkinliklerin kırsal bölgelerin canlı olduğunu ve buralarda aktif üreticiler ile zanaatkârların çalıştığını gösterdiğini söyledi. Abrovski, tarımın gelişmesini geleneksel geçimin korunması ve küçük yerleşimlerin canlılığının sürdürülmesiyle ilişkilendirirken, bakanlığın yerli üretimi rekabetçi kılacak ve üreticilere güvenli, adil piyasa koşulları sağlayacak ortam oluşturmayı önceliklendirdiğini belirtti. Festivalin düzenlendiği çevre, 2.500 dekardan fazla ceviz bahçesiyle ülkenin önde gelen bölgeleri arasında gösterildi. Tarım ve Gıda Bakanlığına göre Bulgaristan’daki toplam ceviz alanı 2025’te yaklaşık 13 bin hektardı. Etkinlikte onlarca üretici ve zanaatkâr ceviz, fındık, badem, arıcılık ve uçucu yağ ürünlerini sergiledi; yapay zekâ destekli sınıflandırma makinesi ile kuruyemiş toplama ve işleme makineleri tanıtıldı.

Arı Zehiri Koleksiyonu İçin 200 Bin Avroluk Yatırım Anlaşması
Görsel kaynağı: Iefimerida · Özgün haber

Arı Zehiri Koleksiyonu İçin 200 Bin Avroluk Yatırım Anlaşması

25 yaşındaki arıcı ve üretici Nikolas Miços, Dragons’ Den programında hayvanlara zarar vermeyen bir arı zehiri koleksiyonu sunarak iki yatırımcının ilgisini çekti. Maria Hacistefani ile Antonis Karacis’in iş birliği için rekabet ettiği görüşmelerin ardından Miços, anlaşmayı Hacistefani ile yapmayı seçti. Anlaşma kapsamında Miços’un şirketine, işletmenin %33 hissesi karşılığında 200.000 avro finansman sağlandı. Kaynakta, şirketin yüksek cirolarının yatırımcılar arasındaki rekabeti artırdığı belirtilirken arı zehirinin, işçi arıların kovanı korumak için salgıladığı kokusuz, berrak ve asidik bir sıvı olduğu aktarılıyor. Arı zehirinin tedavi amaçlı kullanımının antik çağlara dayandığı da ifade ediliyor.

Kıbrıs’ta Tropilaelaps Akarına Karşı Arıcılara Eğitim Başlatıldı
Görsel kaynağı: Politis · Özgün haber

Kıbrıs’ta Tropilaelaps Akarına Karşı Arıcılara Eğitim Başlatıldı

Türkiye’de Tropilaelaps spp. akarının tespit edilmesinin ardından Kıbrıs’ta arıcıların tehdidi tanıması ve gerekli önlemleri öğrenmesi amacıyla eğitim programı başlatılıyor. İlk eğitim, Skarinu Çevre Bilgilendirme Merkezi’nde düzenlenecek. Uygulamalı Arıcılık alanında uzman Aleksandros Papahristoforu, arıcılara akarın nasıl tanınacağını, oluşturduğu riskleri ve korunma yollarını anlatacak; katılımcıların sorularını yanıtlayacak. Eğitim, PLANBEE’nin Kıbrıs Arıcılar Birliği, Kıbrıs Ticaret ve Sanayi Odası ile Filagrotiki danışmanlığının işbirliğiyle yürüttüğü program kapsamında yapılacak. Papahristoforu, bilim insanlarının şu aşamada Tropilaelaps akarının önünde olduğunu, ancak arıcıların rehavete kapılmaması gerektiğini belirtti. Araştırmacıya göre akar, Türkiye’nin Gürcistan sınırındaki kuzeydoğu bölgelerinde bulunuyor ve yayılmasının en kötümser tahminle Kıbrıs’a iki veya üç yıldan önce ulaşması beklenmiyor. Bununla birlikte, akarın bir kişi tarafından daha erken taşınması ihtimali dışlanmıyor. Kıbrıslı Türk arıcıların kolonileri kuzeydoğu Türkiye’den değil, daha yakın olan güney Türkiye’den ağırlıklı olarak ithal ettiği de aktarılıyor. Uzman, Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk arıcılar arasında işbirliği ve karşılıklı bilgilendirmenin önemli olduğunu söyledi. Akarın Kıbrıs’a ulaşması halinde mücadelenin tüm arıcılar tarafından aynı zamanda ve belirli bir yöntemle yürütülmesi gerektiğini belirten Papahristoforu, bilimsel yönlendirmeyle hedefin akarın tamamen yok edilmesi değil, zararın sınırlandırılması olacağını ifade etti. Kıbrıs Veteriner Hizmetleri ise erken tespitin hızlı inceleme ve gerekli önlemlerin alınmasını, mümkünse akarın yerleşip yayılmadan ortadan kaldırılmasını sağlayacağını bildirdi. Eğitimlerde akarın tanınmasına yardımcı olmak üzere Kazakistan ziyareti sonrasında hazırlanan özgün fotoğrafların da gösterileceği belirtildi. Akarın yayıldığı ülkelerde sorunun şimdilik yönetilebilir göründüğü, ancak bu konuda henüz resmi verilerin bulunmadığı aktarıldı. Papahristoforu ayrıca yeni tehdidin Kıbrıs arı ırkına daha fazla ağırlık verilmesi için bir fırsat olduğunu söyledi. Araştırma verilerine göre Kıbrıs arı ırkı hâlâ varlığını sürdürüyor ve direnç gösteriyor; ancak korunmaya ve emek verilmesine ihtiyaç duyuyor. Kıbrıs Arıcılar Birliği Başkanı Margarita Kulumi, tüm arıcıların hazırlık yapması, akarı ilk tespit eden kişinin Veteriner Hizmetleri’ni derhal bilgilendirmesi ve denetimlerin artırılması çağrısında bulundu. Birlik, Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk arıcılar arasında iki toplumlu teknik komite aracılığıyla bilgi paylaşımına katılmak istiyor. Kulumi ayrıca geçiş noktalarında işgal altındaki bölgelerden kraliçe arıların yasa dışı girişinin önlenmesini istedi. Gümrük Dairesi de Yeşil Hat Tüzüğü uyarınca hayvanlar, hayvansal ürünler ve ilgili arıcılık malzemelerinin geçişinin yasak olduğunu, tespit edilen miktarların müsadere edileceğini açıkladı.

Strumitsa’daki Agrofuarda Dört Kadın Çiftçiye Yılın Çiftçisi Ödülü
Görsel kaynağı: SDK.mk · Özgün haber
Veri haberi

Strumitsa’daki Agrofuarda Dört Kadın Çiftçiye Yılın Çiftçisi Ödülü

Kuzey Makedonya’nın Strumitsa kentinde düzenlenen agrofuarda Milena Angelova, Valentina Dukova, Ljiljana Shishkova ve Lejla Rajkova yılın kadın çiftçileri ilan edildi. Ödüller, fuarı düzenleyen Proagrofarmeri derneği tarafından, üretimlerini sergileyen çiftçilere verildi. Dört kadın sebze ve meyve yetiştiriciliği, ürün işleme, bağcılık ve arıcılık alanlarında faaliyet gösteriyor. Proagrofarmeri, kadın çiftçilere tarım ekipmanı vererek kırsalda kalmaları ve çalışmalarını sürdürmeleri için destek sağladı. Pali Kura’dan Milena Angelova, ailesiyle yaklaşık 10 dekarlık alanda sebze yetiştiriyor; bu ürünlerden ajvar, lutenitsa, malidzano ve ketçap hazırlıyor. Ailesiyle birlikte üretimi tohumdan işlenmiş ürüne kadar yürüttüğünü belirten Angelova, bu yıl 2.000 kavanoz ev yapımı işlenmiş ürün ürettiklerini söyledi. Angelova, satış için Gıda ve Veterinerlik Ajansı’na kayıtlı. Podles’ten Valentina Dukova’nın ailesi, ekolojik açıdan temiz kabul edilen Klepa Dağı’ndaki arılıkta yaklaşık 200 arı ailesi bulunduruyor. Dukova, bal ve polen inhalasyonu sunan bir apiterapi odası açtı. Açılıştan sonraki üç aydan kısa sürede bu alanı ülkeden ve yurt dışından yaklaşık 300 kişi ziyaret etti. Valandovo’dan Lejla Rajkova ise meyvecilikteki altıncı yılında 30’dan fazla çeşit reçel, marmelat, meyve suyu ve likör üretiyor. Negotino bölgesinden Ljiljana Shishkova, eşiyle birlikte yaklaşık 80 arı ailesi yetiştiriyor ve “medodjun” adlı yenilikçi ürünüyle Kadın Çiftçi ödülünü aldı. Tarım Bakanı Borçe Serafimovski, kadın çiftçileri kayıt olmaya ve tarım işletmelerinin sahibi olmaya çağırdı. Serafimovski’nin açıklamasına göre 115’inci tedbir kapsamında kadın çiftçiler için 360.000 denara kadar destek başvurusu açık bulunuyor. Bakanlık sicilinde 29.971 kadın tarım işletmesi sahibi kayıtlı; bunların 3.918’i 40 yaşından küçük.

Hırvat Arıcılar Tağşişli Bal ve Pazar Sorununa Dikkat Çekti
Görsel kaynağı: Dnevno · Özgün haber
Veri haberi

Hırvat Arıcılar Tağşişli Bal ve Pazar Sorununa Dikkat Çekti

Hırvatistan’ın Đurđevac kentinde Pčelarska udruga Bagrem tarafından düzenlenen Medveni den etkinliği, arıcılık ve arı ürünlerini tanıtırken balın özgünlüğü ve üreticilerin pazarlama sorunlarını da gündeme taşıdı. Etkinlikte 42 katılımcı yer aldı; ziyaretçiler farklı bal türlerini ve diğer arı ürünlerini tattı. Podravina bölgesindeki çocukların katıldığı bir program da düzenlendi. Etkinlik kapsamında il düzeyinde bal değerlendirmesi yapıldı. Yarışmaya 37 numune katılırken bunların 18’i altın, 18’i gümüş ve biri bronz diploma aldı. Serginin şampiyonu Luka Pintar’ın akasya balı oldu. Marijan Gašparov’un ıhlamur balı en iyi ıhlamur balı seçilirken, diğer bal kategorisinde Tatjana Hapavel’in bal çiği balı ödül kazandı. Pčelarska udruga Bagrem Başkanı Mario Rogoz, hava koşullarının arıcılar açısından elverişli geçtiğini ve bu yılki verimlerin iyi olduğunu söyledi. Bununla birlikte Rogoz, balın pazarlanmasında sorun yaşandığını belirtti. Rogoz’a göre büyük perakende zincirlerinin çoğunda kalitesi şüpheli veya tağşiş edilmiş ürünler satılıyor; bu durum Podravina ballarının fiyatlarını düşürüyor ve üreticilerin ürünlerini pazara sunmasını zorlaştırıyor. Arıcılar, tağşişli balı uygun laboratuvar analizleri olmadan ayırt etmenin giderek zorlaştığını bildiriyor. Tağşişin bala daha ucuz şeker şurupları eklenmesiyle veya ürünün botanik ya da coğrafi kökeninin yanlış etiketlenmesiyle yapılabileceği belirtiliyor. Balın rengi, kokusu, tadı, yoğunluğu ya da kristalleşme hızı tek başına özgünlük kanıtı sayılmıyor. Suya bırakma veya kâğıt üzerinde deneme gibi ev tipi testlerin de güvenilir doğrulama sağlamadığı aktarılıyor. Tüketicilere tanınan arıcılardan doğrudan alışveriş yapmaları öneriliyor; bu yöntem ürünün kökenini ve üretim biçimini kontrol etmeyi kolaylaştırabilir. Ancak doğrudan satın alma kesin güvence olarak değerlendirilmiyor. Tüketicilerin korunması için ürün izlenebilirliği, uygun resmi kontroller ve piyasadaki sahteciliğe karşı etkili mücadele de gerekli görülüyor. Kaynakta ayrıca balın bir yaşından küçük çocuklara, bebek botulizmi riski nedeniyle verilmemesi gerektiği belirtiliyor.

Sırbistan Tarımında Üretici Örgütlenmesi İçin Beş Model Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber

Sırbistan Tarımında Üretici Örgütlenmesi İçin Beş Model Öne Çıkıyor

Sırbistan’da üretici örgütlenmesi, tarım sektörünün modernleştirilmesi ve rekabet gücünün artırılması için yeni stratejik yönlerle uyumlu bir araç olarak öne çıkıyor. Kooperatifler; girdilerin ortak alınması, ürünlerin birlikte satılması, daha iyi fiyat elde edilmesi, tarımsal desteklere ve IPARD’a erişim ile soğuk hava deposu, kurutma tesisi ve makine gibi ortak yatırımlara imkân sağlıyor. Tarım stratejisinde organik üretim, arıcılık ve biyo-bölgelerde faaliyet gösteren uzmanlaşmış derneklerin rolünün güçlendirilmesi vurgulanıyor. Dijital bal üretimi takibi yapan arıcı dernekleri ile bakanlıkla politika oluşturma süreçlerinde ortak çalışan organik üretici dernekleri bu kapsamda örnek gösteriliyor. Yerel eylem grupları (LAG) ise yerel yönetimleri, çiftçileri ve sivil toplumu bir araya getiriyor; strateji, LAG’lerin kırsal kalkınmadaki rolünün güçlendirilmesini öngörüyor. Hükümet başbakan yardımcısının açıklamasına göre Sırbistan’daki kamu-özel ortaklığı örnekleri bölgede iyi uygulama olarak tanınıyor. Bu ortaklıklar soğuk zincir, depolama ve işleme kapasitesinin geliştirilmesini kapsıyor. Stratejik belgede ayrıca entegre bitkisel üretim-hayvancılık sistemlerine destek, profesyonel yönetim, ortak pazarlama, ortak altyapı, bilimsel danışmanlık ve gençler ile kadınların örgütlenmeye katılımı öne çıkarılıyor.

Hırvat Arıcılar Ermenistan Anlaşmasının Bal Piyasasını Bozmasından Endişeli
Görsel kaynağı: Dnevnik.hr · Özgün haber
Veri haberi

Hırvat Arıcılar Ermenistan Anlaşmasının Bal Piyasasını Bozmasından Endişeli

Ermenistan’la yapılan yeni ticaret anlaşmasının Avrupa pazarına daha fazla ucuz ithal bal getirebileceği endişesi, Hırvat arıcılar ve Hırvat Tarım Odası tarafından gündeme getirildi. Anlaşmayla Ermeni ürünlerinin yaklaşık %80’inin Avrupa’ya ihracatının kolaylaştırılması ve tarım ürünleri dahil çok sayıda üründe gümrük vergilerinin kaldırılması öngörülüyor. Hırvat arıcılar, piyasada ciddi bozulmalar yaşanmadan önce destek ve daha güçlü denetim talep ediyor. Hırvat Tarım Odası, olası bal akışının yaklaşık 40 bin tona ulaşabileceğini ve daha fazla ürünün pazara girmesi halinde Hırvatistan’daki dengenin bozulabileceğini belirtiyor. Ancak bu miktarın yalnızca Ermenistan’dan gelecek balı mı yoksa daha geniş bir olası akışı mı ifade ettiği net değil. Oda ayrıca balın Ermenistan üzerinden Çin ve Rusya gibi başka ülkelerden de Avrupa pazarına sunulabileceğinden ve sahte bal ithalatının artabileceğinden endişe ediyor. Hırvat arıcılar, yeni ticaret düzenlemesinin yanı sıra mevcut üretim ve satış koşullarının da baskı yarattığını bildiriyor. Kuraklığın kovanları olumsuz etkilediği, toptan alım fiyatlarının çok düşük seviyelere indiği ve alıcıların bal talep etmediği belirtiliyor. Devlet müfettişliğinin geçen yıla ilişkin verilerine göre kontrol edilen her dört bal kavanozundan biri öngörülen kriterleri karşılamadı. Hırvatistan geçen yıl beş milyon avrodan fazla değerinde bal ithal etti; Çin’den gelen miktar 640 tonu aştı. Geçici Ermenistan anlaşması iki yıl uygulanacak. Arıcılar bu dönemde daha iyi piyasa koruması ve denetim isterken, Tarım Bakanlığı Hırvat balının menşe işaretiyle korunmasına yönelik sürecin devam ettiğini ve bunun yakında sonuçlanmasının beklendiğini açıkladı.

Polonya’da Arıcılık Desteği Başvuruları 23 Ekim’de Başlıyor
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Arıcılık Desteği Başvuruları 23 Ekim’de Başlıyor

Polonya’da arıcılar, arıcı kuruluşları, tarımsal danışmanlık birimleri ile bilimsel araştırma kuruluşları, 23 Ekim 2026’dan itibaren arıcılık sektörüne yönelik desteğe başvurabilecek. Ortak Tarım Politikası (OTP) 2023-2027 Stratejik Planı bütçesinden finanse edilen beşinci çağrı 27 Kasım 2026’ya kadar sürecek. Başvuruları Tarımın Yeniden Yapılandırılması ve Modernizasyonu Ajansı (ARiMR) yalnızca Elektronik Hizmetler Platformu üzerinden alacak. 2026 desteği yedi müdahaleyi kapsıyor ve bu sayı değişmiyor. Müdahaleler; arıcılık bilgisinin artırılması, arıcılık işletmelerinde yatırım ve modernizasyon, varroazla ilaçla mücadele, gezginci arıcılığın kolaylaştırılması, arıların yeniden oluşturulması ve kullanım değerinin iyileştirilmesi, bilimsel araştırma ile balın ticari kalitesinin incelenmesi ve çeşit balların tanımlanmasına yönelik desteklerden oluşuyor. ARiMR’nin aktardığı değişikliklere göre varroazla mücadelede, reçetesiz veteriner ilaçları da dahil olmak üzere tedavide kullanılan veteriner ilaçlarının satın alınması için destek istenebilecek. Arıcılık işletmelerindeki yatırımlar ve modernizasyon için geri ödeme kapsamındaki ekipman kataloğu da genişletildi. Balmumu presleri ve santrifüjleri, sterilizatörler, yıkama makineleri, propolis elde etme cihazları ve bal süzme hatları bu kapsamda yer alabilecek. Arıcılık bilgisini artırmaya yönelik eğitimlerde kira, eğitim materyalleri, eğitici ücretleri ve katılımcıların yemek giderleri için uygun maliyetlerdeki azami birim fiyatlar yükseltildi. Arıcılar ya da arı yetiştirmeyi planladığını ve sicile kaydolmak için başvuracağını beyan eden kişiler, birden fazla kuruluşun veya tarımsal danışmanlık biriminin düzenlediği eğitime katılabilecek. Agropolska’nın aktardığı ayrı bir destek verisine göre, kışlatılmış arı kolonileri için kovan başına 50 zloti yardım başvuruları 1 Nisan-31 Mayıs döneminde alındı ve yaklaşık 43,5 bin başvuruyla tamamlandı. Belgelerin incelenmesinin ardından yararlanıcı hesaplarına 72 milyon zlotinin üzerinde ödeme yapıldı. Program kapsamında 2021’den bu yana arı yetiştiricilerine aktarılan toplam kaynak ise 340 milyon zlotinin üzerine çıktı.

Gürcistan’da Oksalik Asit Kullanımı İçin Arıcılara Uyarılar
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber

Gürcistan’da Oksalik Asit Kullanımı İçin Arıcılara Uyarılar

Gürcistan’da arıcılara yönelik bilgilendirmede, oksalik asidin Varroa akarlarına karşı etkisinin ürün seçiminin yanı sıra arı ailesinin biyolojik durumuna ve uygulama zamanına bağlı olduğu belirtildi. Asidin esas olarak yetişkin arılar üzerinde bulunan foretik akarlara etki ettiği, mühürlü yavru hücrelerine ulaşamadığı için bu hücrelerdeki akarları doğrudan hedeflemediği aktarıldı. Uygulama için genellikle geç sonbahar ve kış başı daha elverişli dönemler olarak gösterildi. Ilıman ve karasal iklimlerde ana arının yumurtlamayı azalttığı veya geçici olarak durdurduğu bu dönemde akarların daha büyük bölümü yetişkin arılar üzerinde bulunabiliyor. Ancak Gürcistan’ın özellikle kışları ılık bölgelerinde yavrulama uzun sürebildiğinden, takvim tarihi tek başına ölçüt alınmamalı; zamanlama arı ailesinin gerçek durumuna göre belirlenmeli. İlkbahar ve yazdaki aktif yavrulama sırasında akarların bir bölümü mühürlü hücrelerde korunduğu için oksalik asidin etkinliği azalabilir. Yavrulamayı geçici olarak durdurma veya tekrarlı uygulama yalnızca uygun yöntem, veteriner önerisi ve izinli ürün talimatı temel alınarak planlanmalı. Yavaş salınımlı şeritlerde tüm ürünler için geçerli tek bir doz bulunmuyor; miktar ürünün bileşimine, kovanın yapısına ve koloni gücüne göre değişiyor. Şeritlerin kovanda kalma süresi de ürüne göre değişerek birkaç haftaya ulaşabiliyor. Oksalik asidin tahriş edici ve aşındırıcı olduğu, uygulama sırasında kimyasala dayanıklı eldiven, göz koruması ve uygun solunum koruması kullanılması gerektiği kaydedildi. Arıcıların yalnızca arılar için tasarlanmış ve izin verilmiş ürünleri kullanması, çözeltiyi kendi başına hazırlamaması ve önerilen konsantrasyon ile dozu değiştirmemesi gerekiyor. Bal ve diğer arıcılık ürünlerinin güvenliğiyle ilgili kurallara uyulması, uygulamanın ürün talimatında belirtilenden daha sık yapılmaması ve akar yoğunluğunun düzenli izlenmesi öneriliyor.

Sırp Tarım Girişimcisi Vera Škulić, FAO’nun 100 Kadın Kahramanı Arasında
Görsel kaynağı: AgroSmart · Özgün haber
Veri haberi

Sırp Tarım Girişimcisi Vera Škulić, FAO’nun 100 Kadın Kahramanı Arasında

Sırp tarım girişimcisi ve arıcı Vera Škulić, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) agro-gıda sistemleri ve kırsal kalkınma alanındaki “100 Kadın Kahraman” girişiminde tanındı. Girişim, FAO tarafından 2026 Uluslararası Kadın Çiftçiler Yılı kapsamında başlatıldı. Škulić, FAO üyesi 131 ülkeden aday gösterilen 609 kadın arasından seçildi. Tanınma, kadın girişimciliğinin ve tarımının geliştirilmesine yaptığı katkı ile Sırbistan’ın kırsal kesimlerindeki kadınların güçlendirilmesine yönelik çalışmaları nedeniyle verildi. Škulić, yaklaşık 200 hektar arazinin işlendiği aile işletmesindeki tarımsal faaliyetlerini arıcılıkla sürdürülebilir üretim çalışmalarıyla birleştiriyor. Ayrıca Sırbistan Agro-Girişimci Kadınlar Derneği aracılığıyla kadın çiftçilere destek veren girişim, konferans ve ağ oluşturma faaliyetleri yürütüyor. FAO, girişimle kadınların tarım ve kırsal kalkınmadaki katkısını görünür kılmayı; kaynak, hizmet, teknoloji, pazar ve karar alma süreçlerine erişim ihtiyaçlarına dikkat çekmeyi amaçlıyor.

Arıların Titreşim Algısı Kovan İletişiminde Rol Oynuyor
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber

Arıların Titreşim Algısı Kovan İletişiminde Rol Oynuyor

Arıların bacaklarında bulunan subgenual organ, çevredeki mekanik titreşimleri sinir sinyallerine dönüştüren bir mekanoreseptör görevi görüyor. Bu yapı, arıların üzerinde durdukları bitki gövdesi, yaprak, uçuş tahtası veya petek gibi yüzeylerin hareketleri hakkında bilgi almasını sağlıyor. Özellikle Bombus grubundaki bazı arılar, çiçeklerin oluşturduğu çok küçük titreşimleri de algılayabiliyor. Çiçekler rüzgâr, bir böceğin konması veya başka bir mekanik etki nedeniyle hareket edebiliyor. Araştırmalar, arıların bu titreşim işaretlerini çiçeğin durumunu değerlendirmek ve daha fazla kaynak sunan çiçekleri seçmek için kullanabileceğine işaret ediyor. Titreşimler kovan içi iletişimde de rol oynuyor. İşçi arıların besin kaynağının yönünü ve konumunu bildirdiği dans sırasında oluşan mekanik ve akustik sinyaller petek yüzeyine yayılabiliyor. Petek, bir arının oluşturduğu titreşimleri diğer arılara aktarabilen bir iletişim taşıyıcısı işlevi görebiliyor. Kovanın güçlü biçimde sarsılması, darbe alması veya peteklerin sertçe hareket ettirilmesi arılar tarafından önemli bir mekanik sinyal olarak algılanabilir. Bu nedenle kovanla çalışırken aşırı sarsıntı ve darbelerden kaçınılması, peteklerin sakin ve düzenli biçimde hareket ettirilmesi öneriliyor.

Moldova, Akıllı Tarımı Ulusal Ölçekte Geliştirmeyi Hedefliyor
Görsel kaynağı: Moldpres · Özgün haber
Veri haberi

Moldova, Akıllı Tarımı Ulusal Ölçekte Geliştirmeyi Hedefliyor

Moldova, akıllı tarımı 2027’de ülke genelinde geliştirmeyi ve bu dönüşümü dijitalleşme, yapay zekâ ile bilimsel araştırmalarla desteklemeyi planlıyor. Tarım ve Gıda Sanayii Bakanı Eugeniu Osmochescu, bazı üreticilerin hâlihazırda akıllı tarım teknolojilerinden yararlandığını, ancak bu uygulamaların ülke çapında ortak bir vizyon temelinde yürütülmediğini söyledi. Bakan, akıllı tarım kapsamında uydudan toprağa kadar farklı bilimsel imkânlardan yararlanılacağını belirtti. Tarım Bakanlığı, planlanan ulusal yaklaşımı desteklemek amacıyla Moldova tarımının modernizasyon olanaklarını inceleyen kapsamlı bir çalışma hazırlamak istiyor. Bilimsel araştırmalara dayandırılması planlanan çalışma için ülke içinden ve dışından ekiplerin belirlenmesine yönelik görüşmeler başlatıldı. Osmochescu, çalışmanın gelecek yıl haziran ayına kadar tamamlanmasını hedeflediklerini açıkladı. Çalışmanın kapsamı yalnızca tarımsal üretimle sınırlı olmayacak. Bakanın açıklamasına göre bahçecilik, arıcılık ve kanatlı sektörleri de bilimsel temelli değerlendirmeye dâhil edilecek. Moldova’nın yaklaşımında dijital araçların yanı sıra yapay zekâ ve tarımda kullanılabilecek diğer bilimsel imkânlardan yararlanılması öngörülüyor. Moldova Tarım ve Gıda Sanayii Bakanlığı, temmuz ayında Roma’da Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) merkezinde düzenlenen Küresel Akıllı Tarım Konferansı’na katıldı. Konferans, dijital ve jeo-uzamsal çözümlerin tarım sektörünün izlenmesinde, iklim risklerinin yönetiminde ve çiftçilere yönelik bilgilendirme ile destek hizmetlerinin geliştirilmesinde kullanılması konusunda uluslararası iş birliği ve deneyim paylaşımına olanak sağladı. Bakanın açıkladığı diğer hedef, tarım sayımının akıllı tarım ve sektörün dijitalleşmesiyle paralel yürütülmesi. Mevcut plana göre yeni genel tarım sayımı 2030’da yapılacak ve hazırlıklar Avrupa Birliği gereklilikleri doğrultusunda sürdürülecek. Moldova’nın 15 Mart-15 Nisan 2011’de gerçekleştirilen ilk genel tarım sayımında yaklaşık 903 bin tarım işletmesi kayda geçirilmişti. Ulusal İstatistik Bürosu, 2030 sayımı için idari ve istatistikî veri kaynaklarını hazırlarken 2027’de ilk kez Entegre Tarım Araştırması yapmayı planlıyor.

İran’da Tarım Bakanlığı ile İmam Humeyni Yardım Komitesi İşbirliği Genişletilecek
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber

İran’da Tarım Bakanlığı ile İmam Humeyni Yardım Komitesi İşbirliği Genişletilecek

İran Tarım Bakanı Gulamrıza Nuri, İmam Humeyni Yardım Komitesi başkanıyla yaptığı görüşmede, bakanlık ile komite arasındaki işbirliğinin geliştirilmesi ve komite yararlanıcılarının tarım sektöründeki imkânlardan yararlanması konularını ele aldı. Görüşmede, bu kişilerin üretim yoluyla güçlenmesi ve kendi kendine yeterlilik aşamasına ulaşması değerlendirildi. Nuri, savaş ve son saldırılar sırasında gıda güvenliğinin hedef alınan alanlardan biri olduğunu söyledi. Hükümetin desteği ile üreticiler, çiftçiler, hayvan yetiştiricileri, köylüler, göçerler ve tedarik zincirindeki diğer aktörlerin çabaları sayesinde temel gıda tedarikinde kesinti yaşanmadığını belirtti. Bakan, komite yararlanıcıları için özellikle arıcılık ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinde uygun işbirliği alanları bulunduğunu ifade etti. Tarım politikasının adalet odaklı yürütülmesi gerektiğini belirten Nuri, küçük işletmelerin ve küçük ölçekli üreticilerin kalkınma sürecinde zarar görmemesi gerektiğini kaydetti. Nuri ayrıca ruhsat, destek ve bakanlık talimatlarının küçük işletmeler ile komite kapsamındaki kişilerin gelişimine imkân verecek şekilde uygulanacağını bildirdi. Yararlanıcıların kendi kendine yeterlilik sonrasında faaliyetlerini sürdürmeleri, üretimlerini geliştirmeleri ve yasal desteklerden yararlanmaları amaçlanıyor.

Arjantin’in AB’ye Tarım ve Gıda İhracatı, Son Üç Yıl Ortalamasını İlk Dört Ayda %21 Aştı
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’in AB’ye Tarım ve Gıda İhracatı, Son Üç Yıl Ortalamasını İlk Dört Ayda %21 Aştı

Arjantin’in Avrupa Birliği’ne (AB) tarım ve gıda ürünleri ihracatı, Mercosur-AB Geçici Ticaret Anlaşması’nın yürürlüğe girmesinden sonraki ilk dört ayı kapsayan mayıs-ağustos döneminde 1,922 milyar dolara ulaştı. Bu değer, aynı dönemin önceki üç yılındaki ortalama ihracatın %21 üzerinde gerçekleşti. Anlaşma kapsamında gümrük vergisi indirimi elde eden ürünler ayrı değerlendirildiğinde, Arjantin’in AB’ye satışları %44 arttı. Kaynağa göre bu artış, son üç yılın aynı dönem ortalamasına kıyasla yaklaşık 372 milyon dolarlık ek ihracata karşılık geldi. Veriler, Arjantin Tarım Bakanlığı bünyesindeki Pazarlar ve Tarım-Gıda Sektörü Entegrasyonu Alt Müsteşarlığı tarafından INDEC istatistikleri kullanılarak işlendi. İhracat artışı farklı tarım ve gıda komplekslerine de yansıdı. Balıkçılık ürünleri satışları %93, sığır eti ihracatı %50 ve turunçgil ihracatı %59 yükseldi. Daha küçük paya sahip bazı gruplarda da güçlü artışlar görüldü; koyun ürünleri, tütün, gıda bileşenleri, arıcılık ve hayvan yemleri ihracatındaki yükselişler sırasıyla %154, %105, %116, %87 ve %75 oldu. Karşılaştırma, aynı yıl dönemindeki son üç yılın ortalamasına dayanıyor. Bu nedenle açıklanan oranlar ticaret akışındaki ilk iyileşmeyi gösterirken, anlaşmanın uzun vadeli etkisine ilişkin sonuç olarak değerlendirilmiyor. AB, 2025’te Çin’in ardından Arjantin tarım ve gıda sektörünün ikinci büyük ihracat pazarıydı.

Arı Ailesinin Yardıma İhtiyacı Olduğu Nasıl Anlaşılır?
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber

Arı Ailesinin Yardıma İhtiyacı Olduğu Nasıl Anlaşılır?

Arıcılığa yeni başlayanların, bir arı ailesinin yardıma ihtiyacı olup olmadığını değerlendirirken tek bir belirtiye göre karar vermemesi gerekiyor. Kovanın önündeki hareketlilik, yuvanın gelişimi, arıların davranışı ve yem stokları birlikte incelenmeli. Nektar akışının uzun süre kesildiği veya havanın soğuk olduğu dönemlerde bal ve arı ekmeği stoklarının azalması, arı ailesi için risk oluşturabilir. Arıların aktif uçması tek başına yeterli bir gösterge sayılmıyor; stokların kovan içindeki durumu ve ailenin genel gücü de kontrol edilmeli. Kuluçkanın düzensiz gelişmesi, yumurta ve genç larvaların hücrelere dağınık yerleşmesi ya da yeni kuluçka görülmemesi, sorunun nedeninin araştırılmasını gerektirebilir. Ancak kuluçkanın az olması doğrudan ana arı sorununa işaret etmiyor. Mevsim, hava koşulları ve yem eksikliği de bu duruma yol açabilir. Bu nedenle ana arı, tek bir kovan kontrolünün ardından değiştirilmemeli; yumurtlama, kuluçkanın bütünlüğü, ailenin gücü ve mevsimsel koşullar birlikte değerlendirilmelidir. Kovan önünde ani hareketsizlik veya olağandışı hareketlilik, çok sayıda arının uçmadan yerde sürünmesi, uçamaması ya da kanatlarının anormal görünmesi de incelenmesi gereken belirtiler arasında bulunuyor. Dağınık kuluçka, şüpheli hücre değişiklikleri, ölü veya rengi değişmiş larvalar ve normal olmayan koku hastalık ya da parazit şüphesini artırabilir. Bununla birlikte belirli bir hastalık veya parazit yalnızca tek belirtiye bakılarak teşhis edilemiyor; bazı durumlarda uzman değerlendirmesi ya da laboratuvar incelemesi gerekiyor. Aile hızla zayıflıyor veya yem stoku kritik düzeye iniyorsa müdahale geciktirilmemeli, ancak neden belirlenmeden rastgele ilaç kullanılmamalı ve arılar ya da çerçeveler başka aileye aktarılmamalı.

Okaliptüs Varroa Mücadelesinde Tek Başına Yeterli Görülmüyor
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber

Okaliptüs Varroa Mücadelesinde Tek Başına Yeterli Görülmüyor

Okaliptüs, bal arısı kolonilerinde Varroa akarına karşı kullanılabilecek doğal bir destek olarak değerlendiriliyor; ancak bağımsız ve garantili bir tedavi olarak görülmemesi gerekiyor. Okaliptüs uçucu yağındaki ökaliptolün akarlara karşı etkili olabileceği, yoğun kokunun ve uçucu maddelerin de akarların arıların vücudundan uzaklaşmasına katkı sağlayabileceği belirtiliyor. Bununla birlikte, arıların duman etkisiyle daha fazla bal tüketmesinin akarların uzaklaştırılmasını kolaylaştırdığı yönündeki görüşün kanıtlanmış temel mekanizma olmadığı aktarılıyor. Uygulamada kuru okaliptüs yaprakları, kabuğu veya ince dalları arı tütsüsünde kullanılabiliyor. Elde edilen duman kovana, genellikle uçuş deliğinden veriliyor; ancak dumanın fazla sıcak olmaması, yüksek sıcaklığın arılara zarar vermemesi ve koloniyi gereğinden fazla rahatsız etmemesi gerekiyor. Uçucu yağ ise şerit, jel veya başka bir taşıyıcı malzeme üzerinden yavaşça salınacak şekilde uygulanabiliyor. Yağın aşırı yoğunluğu arılar üzerinde olumsuz etki yaratabileceğinden dozajın güvenilir araştırmalara, kayıtlı ürün talimatına veya uzman önerisine dayanması isteniyor. Varroa mücadelesinde etkinliğin, uygulama öncesi ve sonrasında akar sayımı yapılarak izlenmesi gerekiyor. Hijyenik kovan tabanı, düşen akarların sayılmasını ve yöntemin etkisinin değerlendirilmesini kolaylaştırıyor; şeker pudrasıyla akarların uzaklaştırılması da kullanılan tanı yöntemleri arasında yer alıyor. Sonuçlar aktif madde yoğunluğu, hava sıcaklığı, kolonideki istila düzeyi ve yerel arı-akar popülasyonlarının özelliklerine göre değişebiliyor. Bal hasadı sırasında, balın tadını veya aromasını değiştirebilecek okaliptüs uygulamalarının kullanılması ise uygun görülmüyor.

Brezilya’nın Kanatlı Eti ve Bal Sistemi AB Denetiminden Geçti
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber

Brezilya’nın Kanatlı Eti ve Bal Sistemi AB Denetiminden Geçti

Avrupa Komisyonu Sağlık ve Gıda Güvenliği Genel Müdürlüğü (DG Santé), Brezilya’nın kanatlı eti ve bal üretim sistemini tatmin edici buldu. Avrupa Birliği makamlarının hazırladığı rapor, ülkedeki yasal çerçeve, uygulamalar, denetçi eğitimi ve resmî kontrollerin Avrupa mevzuatının talep ettiği güvenceleri sağlayabildiği sonucuna vardı. Denetim kapsamında kanatlı eti ve kanatlı ürünleri, bal ve arıcılık ürünleri işletmeleri ile resmî kurumlar ziyaret edildi. 24 Ağustos-4 Eylül arasındaki incelemede, bu ürünlerin tedarik zincirinde antimikrobiyallerin büyüme ve verim artırıcı olarak kullanılmasına ilişkin yasağın uygulanıp uygulanmadığı da kontrol edildi. Brezilyalı teknik ekipler, ülkedeki resmî tarım savunma sisteminin prosedürlerini ve kontrollerini sahada sundu; Avrupa ekipleri de yapı ve uygulamaların işleyişini yerinde değerlendirdi. Olumlu değerlendirme, Brezilya’nın Avrupa Birliği’ne kanatlı eti ve bal ihraç edebilen ülkeler listesine yeniden alınması sürecinde teknik bir engel bulunmadığı anlamına geliyor. Ancak yeniden listeye alma henüz tamamlanmadı. Brezilya Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Avrupa Birliği’nin gerekli idari adımları tamamlamasını bekliyor ve raporun, nihai karardan sorumlu Daimi Bitkiler, Hayvanlar, Gıdalar ve Yemler Komitesi’nin 20-21 Ekim 2026’daki teknik toplantısında gündeme alınmasını istedi. Sürecin tamamlanması için Avrupa düzenleyici prosedürünün sonuçlanması gerekiyor.

Arıları Etkileyen Patojenler İçin Sahada Kullanılacak Tespit Tekniği Geliştirildi
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

Arıları Etkileyen Patojenler İçin Sahada Kullanılacak Tespit Tekniği Geliştirildi

Şili’de Universidad SEK, FIA’nın desteğiyle geliştirilen LAMP-PCR tekniğiyle arı kovanlarını etkileyen virüs ve bakterilerin sahada doğrudan tespit edilmesini sağlayacak bir yöntem geliştirdi. Teknik, arıcıların hastalıkları daha erken belirlemesine ve ekonomik kayıplara yol açabilecek yayılımın önlenmesine katkı sunmayı amaçlıyor. Arıların tozlaşma yoluyla çok sayıda bitki türünün çoğalmasına ve tarımsal üretime katkı verdiği belirtilirken, kovan hastalıklarının zamanında saptanmasının arı popülasyonlarını korumak ve bu hizmeti sürdürmek açısından önemli olduğu aktarıldı.

Yokohama’da Japon Bal Arıları Sıcaklara rağmen Kovanda Kaldı
Görsel kaynağı: Japan Agricultural News · Özgün haber
Veri haberi

Yokohama’da Japon Bal Arıları Sıcaklara rağmen Kovanda Kaldı

Japonya’nın Yokohama kentindeki Kanagawa semtinde bitki ve sebze üretimi yapan 74 yaşındaki Masayuki Hiramoto, Japon bal arılarının yetiştiriciliğinde bu yıl olumlu sonuç aldı. Sıcak hava ve anormal hava koşulları nedeniyle önceki yıllarda arıların kovanları terk etmesi ve bal alınamaması üzerine Hiramoto, kovanların koşullarını değiştirdi. Kovanları gölgeye yerleştiren ve hava akışını artıran Hiramoto, eşek arılarının girişini önlemek için kovan ağızlarını da ayarladı. On yılı aşkın süredir arıcılık yapan üreticinin bu çalışmaları sonucunda bu yıl üç arı grubu kovanda kaldı; petekler üçüncü kata kadar uzanarak arıların gelişimi sürdü. Bununla birlikte Hiramoto, bu sezon bal hasadı yapmamaya karar verdi. Önceliği arı grubunun gücünü korumak ve zorlu kışı geçirebilmeleri için kovanda yeterli bal bırakmak. Kovanın üst bölümlerinden bal alınmasına dayanan yöntemde hasat için genellikle üç ila beş katın aşılması bekleniyor. Hiramoto, arıların gücünü acele etmeden artırarak gelecek sezon kaliteli çok çiçekli balı tüketicilere ulaştırmayı hedefliyor. Üretici, son yıllardaki aşırı sıcakların on yılı aşkın deneyime rağmen arıcılığı zorlaştırdığını belirtti.