ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

78 haber · Sayfa 1

Van Essen, Azot Planı İçin Meclis Çoğunluğuna Güveniyor
Görsel kaynağı: Nieuwe Oogst · Özgün haber
Veri haberi

Van Essen, Azot Planı İçin Meclis Çoğunluğuna Güveniyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Hollanda Tarım Bakanı Jaimi van Essen, azot planlarının Temsilciler Meclisi'nde çoğunluk desteği alabileceğini düşünüyor. Hükümet, tarım sektöründeki itirazların ardından planın bazı unsurlarını değiştirdi. Süt üreticileri için öngörülen 2,6 büyükbaş birimi/hektar normu geçici olarak yeniden değerlendirilecek ve hedeflere alternatif yollar üç ay boyunca sektör temsilcileriyle görüşülecek. Ancak hükümet, tarımdaki amonyak emisyonlarını 2035'te 2019'a göre %42 ila 46 azaltma hedefini koruyor.

EuroTier 2026'da Yemleme Verimliliği ve Hayvancılık İnovasyonları Öne Çıkacak
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

EuroTier 2026'da Yemleme Verimliliği ve Hayvancılık İnovasyonları Öne Çıkacak

EuroTier 2026, 10-13 Kasım 2026'da Hannover'de üreticileri, hayvancılık işletmelerini ve uzmanları yemleme ile çiftlik yönetiminde kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlayabilecek çözümleri görüşmek üzere bir araya getirecek. Etkinlikte yemleme verimliliği; rasyondaki besin maddelerinin üretime dönüşmesi, hammadde maliyetleri, sindirilebilirlik, yemleme doğruluğu ve kayıpların sınırlandırılması çerçevesinde ele alınacak. Etkinliğe Yem Karma Üreticileri Birliği (SPKF) üyeleri de katılacak. Birlik, 2024'teki katılımının ardından Bulgaristan Tarım ve Gıda Bakanlığının desteğiyle yeniden Bulgaristan ulusal pavilyonu düzenleyecek. Pavilyon, Bulgar şirketlerinin ürünlerini ve uzmanlıklarını tanıtmasına, uluslararası ortaklarla iş birliği fırsatlarını görüşmesine ve farklı pazarların beklentilerini değerlendirmesine olanak sağlayacak. Pavilyon 10-13 Kasım'da salon 20, C44 numaralı stantta ziyaretçileri ağırlayacak. Innovation Award EuroTier 2026'nın açıklanan altın ödülleri arasında süt inekleri için geliştirilen PerformaNat CatiBovin adlı yem katkısı da bulunuyor. DLG'nin açıklamasına göre ürün, fitogenik aktif bileşenlerle azot ve kalsiyumun kullanımını iyileştirmeyi; besin maddesi kayıpları ile amonyak emisyonlarını azaltma potansiyeli taşımayı hedefliyor. Ürünün kullanımında rasyonun bileşimi, üretim sistemi ve sonuçların gerçek bir çiftlikte izlenebilmesi önem taşıyor. “Intelligence in Animal Farming” mottosuyla düzenlenecek etkinlikte otomasyon, dijital teknolojiler ve yapay zekânın hayvancılıktaki kullanım alanları da sergilenecek. Altın ödüllü SmartCalving sistemi, hayvan gözlemini buzağılama alanındaki mikroiklim ve ekipman yönetimi verileriyle birleştiriyor; yaklaşan doğum saptandığında önceden belirlenmiş işlemleri otomatik olarak başlatabiliyor. Bu çözümler, yemleme uzmanları, veteriner hekimler ve teknoloji tedarikçileri arasındaki iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan profesyonel tartışmalara zemin hazırlayacak.

Milletvekilleri Çiftçilere Daha Fazla Devlet Desteği İstedi
Görsel kaynağı: Cyprus Mail · Özgün haber
Veri haberi

Milletvekilleri Çiftçilere Daha Fazla Devlet Desteği İstedi

Milletvekilleri, artan üretim maliyetleri ve güvenilir olmayan su arzı nedeniyle çiftçilerin zorlandığını belirterek hükümetten tarım sektörüne daha fazla destek istedi. Tarım Bakanı Christos Senekis, bakanlığının 2027 bütçesi parlamentoda görüşülürken soruları yanıtladı. Hükümet ise tarımı desteklemek için elinden geleni yaptığını savundu. Senekis, yağışların iyileşmesine rağmen devletin tuzdan arındırılmış su satın almayı sürdürdüğünü söyledi. 2027 bütçesinde bu alımlar için 168 milyon avro ayrıldı; önceki yılki ödenek 142,1 milyon avroydu. Parlamentoda ayrıca beş kalıcı tesis ile beş mobil ünitenin bulunduğu, Vasiliko ve Mazotos’ta yeni mobil ünitelerin planlandığı aktarıldı. Çiftçilerin yüksek yakıt ve gübre maliyetleriyle karşı karşıya olduğunu kabul eden Senekis, yıl içinde toplam 2,5 milyon avroluk iki destek programı uygulandığını belirtti. Avrupa Komisyonu da önceki yıllardaki uzun süreli kuraklık nedeniyle gelir kaybına uğrayan çiftçileri desteklemek üzere 4,6 milyon avroluk ek AB fonunu onayladı. Milletvekilleri ise bütçedeki rakamların tek başına yeterli olmadığını, desteğin üreticilere ne ölçüde ulaştığının önemli olduğunu vurguladı.

Dökülen Yapraklar İçin Beş Pratik Kullanım Yöntemi
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber
Veri haberi

Dökülen Yapraklar İçin Beş Pratik Kullanım Yöntemi

Dökülen yaprakların doğru kullanılması, hasat sonrası boş kalan sebze yataklarının korunmasına katkı sağlayabilir. Kaynakta, yatakların yaklaşık 8-15 santimetre kalınlığında yaprak tabakasıyla örtülmesi öneriliyor. Bu örtü, sonbahar yağmurlarının besin maddelerini yıkama riskini azaltıyor, toprağı güçlü donlardan koruyor, nemin muhafazasına yardımcı oluyor ve ilkbahara kadar kısmen ayrışarak toprağa organik madde kazandırıyor. Rüzgârın yaprakları dağıtmaması için üzerlerine ince bir toprak veya kompost tabakası serilebiliyor. Kışın açıkta kalacak bitkileri korumak için yalnızca kuru yaprakların gevşek biçimde serilmesi ve örtünün istikrarlı soğuklar başladıktan sonra hazırlanması gerekiyor. Bu yöntem bitkilerin aşırı ısınması ve çürümesi riskini azaltıyor. Yapraklar malç olarak kullanılacaksa önce çim biçme makinesi veya bahçe parçalayıcısıyla küçültülmeleri öneriliyor. Parçalanmış malç daha az sıkışıyor, toprağa daha eşit dağılıyor, sıcaklık dalgalanmalarını ve yabancı otların çıkışını sınırlıyor. Erken salatalık, kabak veya bal kabağı yetiştirmek için sonbaharda sıcak yatak hazırlanabiliyor. Yaklaşık bir kürek derinliğindeki çukura yaprak, gübre veya olgun kompost ve verimli toprak katmanları yerleştiriliyor; organik maddelerin ayrışması toprağın ilkbaharda daha hızlı ısınmasına yardımcı oluyor. Yaprak humusu için yapraklar ayrı bir yığın veya kompost kabında toplanıp düzenli olarak nemlendiriliyor. Oluşumu genellikle bir yıl veya daha uzun sürüyor; hazır humus toprağın gevşekliğini, su tutma kapasitesini ve organik madde içeriğini iyileştiriyor.

Trump'ın İran'ı Tarım ve Gıda Girdileriyle Kuşatma Düşüncesi Üzerine Analiz
Görsel kaynağı: Mehr — Ekonomi · Özgün haber

Trump'ın İran'ı Tarım ve Gıda Girdileriyle Kuşatma Düşüncesi Üzerine Analiz

Konuk yazar ve tarım kalkınması analisti Hüseyin Şirzad'a göre savaşlar, iklim olayları ve jeopolitik parçalanma aynı anda etkili olarak küresel gıda krizi riskini büyütüyor. Analizde Rusya-Ukrayna savaşının iki ülkenin tarımsal ihracatını aksattığı, İran'a yönelik savaş ve Hürmüz Boğazı'ndaki süregelen kapanmanın gübre taşımacılığını sınırladığı, güçlü bir El Niño olasılığının ise geniş bölgelerde kuraklık ve ürün kaybı yaratabileceği savunuluyor. Bu gelişmelerin gıda fiyatlarından daha geniş bir güvenlik zincirine işaret ettiği belirtiliyor. Yazara göre enerji, kimyasal gübre, deniz taşımacılığı ve gıda üretimi birbirinden ayrı başlıklar değil, ulusal güvenliğin birbirine bağlı unsurlarıdır. Hürmüz Boğazı'nda gemi geçişlerinin aksaması petrol ve gazın yanı sıra gübre ile bu gübrelerin hammaddelerinin ticaretini de etkileyebilir. Doğal gazın üre, yani azotlu gübre üretiminde önemli bir girdi olması nedeniyle enerji fiyatlarındaki artış ve gübre ihracatındaki kısıtlamalar, çiftçileri daha az gübre kullanmaya iterek verimi düşürebilir. Analiz, baskının hayvansal üretime de aktarılabileceğini belirtiyor. Mısır, soya küspesi, enerji ve taşımacılık maliyetleri et ile yumurta üretiminin başlıca giderleri arasında gösteriliyor. Bu nedenle yem ve diğer girdilerdeki sıkışma, kanatlı, yumurta ve diğer hayvansal ürünlerin üretim maliyetini artırabilir. Bununla birlikte etkinin şiddetinin ülkeye, mevcut stoklara ve kullanılabilecek alternatif güzergâhlara göre değişeceği vurgulanıyor. İthalata bağımlı ve düşük gelirli ülkelerin gıda enflasyonu ile tüketimde daralma açısından daha kırılgan olabileceği, güçlü iç tarıma ve yeterli rezervlere sahip ülkelerin ise daha dayanıklı kalabileceği ifade ediliyor. Yazar, Avrupa Birliği'nin artan belirsizlik karşısında tarım sektörüne desteği artırırken daha içe dönük ve kısıtlayıcı bir çizgiye yöneldiğini değerlendiriyor. Bu yaklaşım kısa vadede siyasi istikrar sağlayabilse de gerekli girdilere erişimi ve uzun vadeli ihracat fırsatlarını sınırlayabilir. İran ise analizde iki yönlü bir konumda ele alınıyor: Hürmüz Boğazı'na yakınlığı ülkeye enerji ve ticaret yolları bakımından pazarlık gücü sağlayabilir; ancak yaptırım, ticaret kısıtları ve artan ekonomik maliyet risklerini de yükseltebilir. Orta Asya içinse tahıl, gübre, yem, enerji ve alternatif ticaret yollarının birlikte değerlendirilmesi öneriliyor. Kaynak, 2022'de Birleşmiş Milletler ve Türkiye'nin kolaylaştırdığı anlaşmanın Rusya ile Ukrayna'dan tahıl ve gübre akışını alternatif güzergâhlarla sürdürdüğünü hatırlatıyor.

Yunanistan'da MyDiesel ile Tarımsal Mazotta Vergi Muafiyeti Başlıyor
Görsel kaynağı: CNN Greece · Özgün haber

Yunanistan'da MyDiesel ile Tarımsal Mazotta Vergi Muafiyeti Başlıyor

6 yayıncı · 7 haber · Karşılaştır

Yunanistan'da uygun çiftçiler, 1 Kasım 2026'dan itibaren tarımsal motorin alırken Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ile bu vergiye karşılık gelen Katma Değer Vergisi'ni (KDV) ödeme anında ödemeyecek. MyDiesel uygulamasıyla yürütülecek sistem, vergilerin sonradan iade edilmesi uygulamasının yerini alacak ve üreticilerin yakıt alımı için kaynak ayırıp geri ödemeyi beklemesini önlemeyi amaçlıyor. Hak sahibi çiftçi, myAADE portalı veya myDieselApp üzerinden TAXISnet bilgileriyle giriş yaparak dijital kupon oluşturacak. Kupondaki QR kodu, sisteme kayıtlı akaryakıt istasyonunda taranacak ya da kod numarası girilecek. Uygulama işlemi gerçek zamanlı kontrol ederek çiftçinin hak ettiği yakıt miktarını ve kalan bakiyesini güncelleyecek. 31 Ekim 2026'ya kadar yapılan tüketimler ise eski iade prosedüründe kalacak.

Şam’da Mazot Kıtlığı Sebze ve Meyve Taşıma Ücretlerini Yaklaşık İkiye Katladı
Görsel kaynağı: Al-Watan Syria · Özgün haber
Veri haberi

Şam’da Mazot Kıtlığı Sebze ve Meyve Taşıma Ücretlerini Yaklaşık İkiye Katladı

Suriye’nin başkenti Şam’da, üretici illerden Zبلطani hal pazarına sebze ve meyve taşıma ücretleri, mazotun pahalanması ve kıtlaşması nedeniyle yaklaşık %100 arttı. Şam Sebze ve Meyve Tüccarları ve İhracatçıları Komitesi üyesi Muhammed el-Akkad, nakliye araçlarında kullanılan motor yağındaki fiyat artışının da maliyetleri yükselttiğini belirtti. Bazı taşıyıcıların, mazotu kaçak piyasadan yüksek fiyata aldıklarını gerekçe göstererek ücretleri aşırı artırdığı ifade edildi. Körfez ülkelerine yapılan sevkiyatlarda ise belirgin bir taşıma ücreti artışı görülmedi. Akkad, sürücülerin bu ülkelerden daha ucuz mazot alabildiğini söyledi. Ayrıca bu sezon elma üretiminin çok yüksek olduğu, soğuk hava depolarındaki stokun yaklaşık iki yıl yetecek düzeye ulaştığı ve bu nedenle elma fiyatının diğer türlere göre düşük kaldığı belirtildi. Elmanın dış pazarlarda rekabetçi olmasına rağmen ihracatının düşük seviyede kaldığı aktarıldı.

Rusya’nın Türkiye’ye Gübre İhracatı İlk Dokuz Ayda Dörtte Bir Arttı
Görsel kaynağı: RIA Novosti · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’nın Türkiye’ye Gübre İhracatı İlk Dokuz Ayda Dörtte Bir Arttı

Rusya’nın Türkiye’ye gübre ihracatı, 2026’nın ilk dokuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre dörtte bir artarak 315 milyon dolara ulaştı. Buna karşılık eylül ayında Rusya’dan Türkiye’ye gübre sevkiyatı önceki aya göre 2,3 kat, Eylül 2025’e göre ise %44 azaldı. Türkiye’deki şirketlerin en fazla talep ettiği ürün grubu azotlu gübreler olurken, bu ürünlerin eylül ithalatı yaklaşık 22 milyon dolar olarak kaydedildi.

Kabine, Çiftçi Örgütleriyle Görüşmeler Sonrası Yeni Azot Planlarını Erteledi
Görsel kaynağı: Trouw · Özgün haber

Kabine, Çiftçi Örgütleriyle Görüşmeler Sonrası Yeni Azot Planlarını Erteledi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Kabine, çiftçi örgütleriyle yapılan görüşmelerin ardından yeni azot planlarının sunumunu birkaç gün erteledi. Gerekçe olarak, metindeki son noktaların tamamlanması gerektiği belirtildi. Erteleme, LTO ve NAJK tarafından sunulan önerilerin çalışmaya dahil edilmesi amacıyla yapıldı. Hazırlanan azot yasasının, inşaat projeleri için izin verilmesi sürecinin yeniden başlamasına katkı sağlaması hedefleniyor.

Van Essen’in Azot Planlarına İlişkin Parlamento Mektubu Ertelendi
Görsel kaynağı: Nieuwe Oogst · Özgün haber
Veri haberi

Van Essen’in Azot Planlarına İlişkin Parlamento Mektubu Ertelendi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Kabine, azot planlarının ayrıntılı açıklamasını cuma öğleden sonra yapmadı. Tarım Bakanı Jaimi van Essen, metindeki son düzenlemeleri tamamlamak için birkaç gün daha süre istedi. Van Essen, planlar konusunda anlaşmazlık bulunmadığını söyledi. WNL’nin aktardığına göre çiftçi örgütleri, planların işletmeler üzerindeki etkisinden endişeli; Agractie Başkanı Erik Luiten yeterli destek olmadığını belirtti. Görüşmelerde hayvan başına amonyak normu, hektar başına en fazla 2,6 inek ve hassas Natura 2000 alanları çevresinde tampon bölgeler gündeme geliyor.

Bayer, Azotlu Gübre Bağımlılığını Azaltabilecek Tahıllar Geliştiriyor
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Bayer, Azotlu Gübre Bağımlılığını Azaltabilecek Tahıllar Geliştiriyor

Alman tarım şirketi Bayer, buğday, mısır ve pirinçte atmosferik azotun bitkiler tarafından kullanılmasını sağlayabilecek yeni çeşitler geliştiriyor. Şirket, bitki köklerinin atmosferik azotu bitkilerin yararlanabileceği bileşiklere dönüştüren bakterilerle etkileşmesini hedefleyen bir teknoloji üzerinde çalışıyor. Yaklaşım başarılı olursa sentetik azotlu gübre ihtiyacının ve çiftçilerin gübreleme giderlerinin azalabileceği belirtiliyor; ancak bu sonuç henüz gerçekleşmiş bir üretim kazanımı değil. Bayer, teknoloji için California Üniversitesi, Davis (UC Davis) tarafından geliştirilen bir yöntemin ticari kullanım lisansını aldı. Yöntem, tahılların DNA'sında değişiklik yapılarak köklerin azot dönüştüren bakterilerle etkileşmesini öngörüyor. Soya ve diğer baklagiller atmosferik azottan bakterilerle kurdukları simbiyotik ilişki sayesinde yararlanabilirken, buğday, mısır ve pirinç büyük ölçüde azotlu mineral gübrelere ihtiyaç duyuyor. Bu üç tahılın dünya genelinde tüketilen kalorilerin neredeyse yarısını sağladığı aktarılıyor. Şirkete göre teknoloji, gübreleme maliyetlerinin yanı sıra tarımın sera gazı emisyonlarını ve ülkelerin azotlu gübre ithalatına bağımlılığını azaltabilir. Bayer, yaklaşımın gübre fiyatlarının yükseldiği ve Orta Doğu'daki çatışmanın küresel tedarik zincirlerini etkilediği bir dönemde önem taşıdığını belirtiyor. Şirket ayrıca teknolojinin yaklaşık 85 milyar dolar olarak tahmin edilen küresel üre pazarında yeni fırsatlar yaratabileceğini düşünüyor. Çalışmalar şimdiye kadar seralarda yürütüldü. Bayer'in bir sonraki aşamada tarla koşullarında denemelere geçmesi planlanıyor. Ancak ek araştırmalar ve gerçek üretim koşullarındaki etkinliğin doğrulanması gerektiğinden, şirket bu yöntemle geliştirilen çeşitlerin 2030'lu yıllardan önce piyasaya çıkmasını beklemiyor.

Ontario'da Mısır Tarlalarında Otonom Azot Robotları Test Ediliyor
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber
Veri haberi

Ontario'da Mısır Tarlalarında Otonom Azot Robotları Test Ediliyor

Kanada'nın Ontario eyaletindeki Schaus Land and Cattle Company, mısırda azot kullanımını azaltırken verimi koruma veya artırma potansiyelini değerlendirmek için otonom azot uygulama robotlarını test ediyor. Ken Schaus, Bruce County'deki çiftliğinde iki Upside Robotics Gen 5 robotunu büyüme sezonu boyunca kullanarak teknolojinin azot verimliliği, kârlılık ve sürdürülebilirliğe katkısını inceliyor. Bruce ve Grey ilçelerinde faaliyet gösteren 4.000 akrelik aile işletmesindeki ilk yıl denemesi 85 akreyi kapsıyor. Bunun 65 akresinde robotlar, 20 akresinde ise işletmenin geleneksel gübreleme programı kullanılıyor. Robotlar, mısır sıraları arasında daha küçük miktarlarda besin uyguluyor; merkezi istasyona dönerek otomatik biçimde dolum ve şarj oluyor. İşletmenin gübre ve kompost kullanımı, mısırın ne kadar azota ne zaman ihtiyaç duyduğunun belirlenmesini önemli bir yönetim konusu haline getiriyor. Schaus, robotlu alanlarda güçlü kök gelişimi, sağlıklı yaprak örtüsü ve sezon sonuna kadar canlı büyüme gözlemlediğini, geleneksel uygulamadaki bazı bitkilerde görülen azot eksikliği belirtilerine robotlu alanlarda rastlamadığını belirtiyor. Hasatta verimler karşılaştırılacak ve mısırın önemli bölümü sığır rasyonlarında kullanıldığı için nişasta testi yapılacak. Schaus ayrıca, besin zamanlamasının fark yaratabileceği alanlarda üretimin akre başına 15-20 bushel artabileceğini düşünüyor.

Danimarka’da Gübreleme Yasasıyla 2027’de Emisyon Temelli Model Başlıyor
Görsel kaynağı: Effektivt Landbrug · Özgün haber
Veri haberi

Danimarka’da Gübreleme Yasasıyla 2027’de Emisyon Temelli Model Başlıyor

Danimarka Parlamentosu, gübreleme yasası L5’i 3 Eylül’de 119’a karşı 34 oyla kabul etti. Mevcut tarla düzenlemesinin yerini 2027’den itibaren emisyon temelli bir model alacak. Yeni sistemde, tek tek işletmeler için hesaplanan azot sızıntısı ile azotun kıyı sularına taşınması daha fazla dikkate alınacak. Düzenleme, Agillix’in Brønderslev, Aalborg ve Hobro’da düzenlediği toplantılarda ele alındı. Agillix Başkanı Carl Chr. Pedersen, yeşil üçlü ortaklık çalışmalarının yerel çözümlere dönmesi gerektiğini savundu. Kuruluşa göre düzenlemelerin, farklı bölgelerdeki su koşullarını ve azot dışındaki etkileri yeterince dikkate alıp almadığı konusunda soru işaretleri bulunuyor. Agillix, Nibe Bredning’deki deniz çayırı alanının 2012-2014 arasında 22’den 65 kilometrekareye çıktığını bildirdi. Kuruluş, bu artışın bir arıtma tesisinin kapatıldığı, ancak tarımsal azot emisyonunun değişmediği dönemde gerçekleştiğini belirtti ve Halkær Bredning’de de benzer bir gelişmeye işaret etti. Bu örnekler, su ortamındaki değişimlerin yalnızca tarımsal azot düzenlemesiyle açıklanamayabileceği görüşünü desteklemek için kullanıldı. Agillix ayrıca tarımın yıllık azot emisyonunun 1987’deki ilk su çevresi planından bu yana 260.000 tondan 2025’te 55.000 tona gerilediğini ve bunun yaklaşık %79’luk düşüş olduğunu açıkladı. Skagerrak’a su taşıyan işletmeler için düzenlemenin, bölgedeki su kütlesinin artık iyi ekolojik durumda değerlendirilmemesi nedeniyle sıkılaştığı belirtildi. Agillix, ölçüm ve modellerin belirsizliklerinin yanı sıra komşu ülkelerle koordinasyon ihtiyacının da dikkate alınmasını istiyor.

Kıbrıs Bütçesinde Su Krizi ve Tarım-Hayvancılık Desteklerine Milyonlarca Avro Ayrıldı
Görsel kaynağı: Reporter Cyprus · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs Bütçesinde Su Krizi ve Tarım-Hayvancılık Desteklerine Milyonlarca Avro Ayrıldı

Kıbrıs devlet bütçesinde su krizine karşı su alımı, hayvan hastalıkları nedeniyle zarar gören hayvancılara tazminat ve tarım-hayvancılık sektörünü destekleme amacıyla milyonlarca avroluk kaynak öngörülüyor. Tarım Bakanlığı bütçesinde içme suyu alımı için 168 milyon avronun üzerinde, hayvanlarını veya ilgili eşyalarını kaybeden hayvancılara tazminat için 8 milyon ve üretici destek planları için 7,5 milyon avronun üzerinde ödenek yer alıyor. Harcamalar; su temini, hayvan hastalıkları kaynaklı kayıpların karşılanması ve üretim ile geliri etkileyen risklere karşı destek olmak üzere üç ana alanda toplanıyor. Tarım ve hayvancılık sektörüne ayrılan 7.590.000 avroluk kredi, olumsuz hava koşulları ve doğal afetlerden kaynaklanan zararların tazminine yönelik planları kapsıyor. Kaynakta ayrıca zararların önlenmesi ve hasar gören üretim kapasitesinin yeniden oluşturulması için destekler, olumsuz hava koşulları ve doğal afetlerden etkilenen üreticilere yönelik acil yardım planları ile belirli çiftçi, hayvancı ve balıkçı gruplarına ekonomik yardım öngörülüyor. Renkli tarım mazotu yararlanıcıları için de tarımsal araçlarda kullanılan motorine destek planlanıyor; destek hesabında tüketim miktarı, toplam renkli mazot tüketiminin %10'unu aşamayacak. Su Geliştirme Dairesi için öngörülen 168.069.000 avroluk su alımı bütçesi, arıtma tesislerinden içme suyu ile atık su arıtma istasyonlarından geri dönüştürülmüş su tedarikini kapsıyor. Lurucina'ya 13 bin metreküp içme suyu verilmesi ve toplulukların acil ihtiyaçlarını karşılamak üzere özel kuyulardan su alınması da planın içinde bulunuyor. Bütçede, Kıbrıs genelindeki su temini sistemlerinin iyileştirilmesi için hükümet ve ilgili toplulukların katkısıyla yürütülecek çalışmalara 2 milyon avro ayrılıyor. Su ve sulama altyapısında Genişletilmiş Limasol Bölgesi su temini projesi için 375 bin avro, Solea Sulama Projesi için 600 bin avro öngörülüyor. Solea projesi; baraj, ana sulama hatları, su depoları, pompa istasyonları ve sulama şebekelerini içeriyor. Projenin sulama şebekeleri, etüt ve denetim dahil tahmini toplam maliyeti yaklaşık 31 milyon avro olarak veriliyor; 600 bin avroluk kalem bu toplam maliyetin tamamını ifade etmiyor. Ayrıca iki sulama projesi için toplam 1 milyon avro ayrılması planlanıyor. Veterinerlik Hizmetleri bütçesindeki 8 milyon avro, hayvan hastalıklarıyla mücadele kapsamında hayvanların itlaf edilmesi veya eşyaların imha edilmesi durumunda sahiplerine yapılacak tazminatları kapsıyor. Kaynakta salmonelloz, kuş gribi ve diğer acil hayvan hastalıklarına ilişkin kayıplar ile yeniden faaliyete geçecek hayvancıların gelir kaybına yönelik destekten söz ediliyor. Bunun yanında 2023-2027 Ortak Tarım Politikası Stratejik Planı kapsamında, Kıbrıs Tarımsal Ödemeler Kurumu Ödeme Fonu'na devlet katkısı için 12 milyon avro kredi öngörülüyor.

İspanya’da Çiftçiler, 500 Traktörle Madrid’de Protesto Düzenleyecek
Görsel kaynağı: RTVE · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Çiftçiler, 500 Traktörle Madrid’de Protesto Düzenleyecek

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

İspanya’nın farklı bölgelerinden binlerce çiftçi ve hayvancının, ASAJA, COAG ve Unión de Uniones’un çağrısıyla yaklaşık 500 traktörle Madrid’de protesto düzenlemesi bekleniyor. Çarşamba günü yapılacak gösteride örgütler, tarımın kârlılığını ve geleceğini güvence altına alacak acil önlemler talep edecek. Konvoyun saat 06.00’da başkentin yakınlarında başlaması, traktörlerin saat 08.30’dan itibaren Madrid merkezine ulaşarak yolları bloke etmeye çalışması planlanıyor. Beş kol, Torrejón de la Calzada, Guadalajara, El Espinar, Buitrago del Lozoya ve Arganda del Rey’den hareket ederek saat 11.00 civarında Colón Meydanı’nda birleşecek. Gösteri Recoletos ve Prado güzergâhından Tarım, Balıkçılık ve Gıda Bakanlığı önüne ilerleyecek; protesto için saat 18.00’e kadar izin verildi. Örgütler, üretim maliyetlerindeki artışa karşı düşük ve istikrarlı vergilendirmeye sahip profesyonel tarım mazotu ile doğrudan ikmal teşvikleri istiyor. Ayrıca 2028-2034 dönemi AB bütçesinde Ortak Tarım Politikası için yeterli ve ayrı kaynak, adil fiyatlar, dengeli sözleşmeler ve Gıda Zinciri Yasası’nın uygulanmasını talep ediyor. Mercosur ve Fas’la yapılan anlaşmalar başta olmak üzere üçüncü ülke ticaretinde etkili ayna hükümleri ile daha az bürokrasi de talepler arasında yer alıyor.

Çiftçi Örgütleri Hükümetin Azot Planlarında İyileştirme İstiyor
Görsel kaynağı: Het Financieele Dagblad · Özgün haber

Çiftçi Örgütleri Hükümetin Azot Planlarında İyileştirme İstiyor

LTO ve NAJK adlı çiftçi örgütleri, hükümetin azot planlarında değişiklik yapılması için baskıyı artırıyor. Örgütler, hükümet önerilerinin bazı önemli noktalarında “iyileştirmeler” talep ediyor. Hükümetin yaklaşımı, azot planlarının uygulanması sırasında sınırlı değişikliklerin yapılabilmesine izin veriyor. Çiftçi örgütlerinin talebi önerilerin önemli noktalarına, kabinenin sunduğu esneklik ise bu önerilerin hayata geçirilme biçimine ilişkin.

Azotlu Gübre Fiyatları Yükselirken Tahıl Fiyatları Düşüyor
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Azotlu Gübre Fiyatları Yükselirken Tahıl Fiyatları Düşüyor

Dünya ve Avrupa piyasalarında azotlu gübre fiyatları yükselirken tahıl fiyatları geriliyor. Bu gelişme, gübre maliyeti ile ürün geliri arasındaki makası çiftçiler aleyhine açıyor ve gübre alımını zorlaştırıyor. Avrupa’da doğal gaz fiyatının yaklaşık 100 avro/MWh’ye çıkarak dört yılın en yüksek seviyesine ulaşması, bölgede üretilen azotlu gübrelerin maliyetini de yukarı çekiyor. Küresel üre piyasasında Mısır ve Hindistan kaynaklı gelişmeler de Avrupa tedarikini pahalılaştırıyor. Mısır’da üre fiyatı ekim sonunda bir hafta içinde yaklaşık 467 dolardan 535 dolar/tona yükseldi; bu artış Avrupa’ya teslimat maliyetini yaklaşık 60 avro/ton artırdı. Hindistan’ın son alım ihalesinde talep edilen 1,7 milyon tonun yalnızca 410 bin tonu sipariş edildi. İhracatçıların teklif edilen fiyatları düşük bulması nedeniyle Hindistan’ın ihtiyacının önemli bölümü karşılanmadı. Baltık limanlarında üre fiyatı 680 avro/tona çıktı ve ekim ayında 25 avro/ton arttı. Kalsiyum amonyum nitratın (KAS) fiyatı da yaklaşık 10 avro yükselerek 470 avro/tona ulaştı. Avrupa’daki gaz depolarının kış başında yaklaşık %70, Almanya’dakilerin ise %61 dolu olması ve Orta Doğu’dan sıvılaştırılmış doğal gaz akışlarının gergin seyretmesi, üreticilerin hareket alanını sınırlıyor. Buna karşın, alıcı sayısının düşük olması tedarik sıkışıklığının henüz fiyatlara tam yansımamasını sağlıyor. Kaynağa göre kış sonrasında alımlar yeniden hızlanırsa fiyat baskısı artabilir. DAP fosfor gübresi Baltık limanlarında 910 avro/tonda sabit kalırken, amonyum sülfatta yeni sevkiyatların vergiler ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’na tabi olması fiyat düşüşü ihtimalini sınırlıyor.

BEUC: AB'de Gıda Fiyatlarındaki Artışlar Sistemik Sorunları Gündeme Getiriyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

BEUC: AB'de Gıda Fiyatlarındaki Artışlar Sistemik Sorunları Gündeme Getiriyor

Avrupa Birliği'ndeki (AB) tüketici kuruluşlarını temsil eden BEUC, gıda fiyatlarının yıllardır yükseldiğini ve politika yapıcıların gıda sistemindeki sistemik eksiklikleri ele alması gerektiğini bildirdi. Kuruluşa göre düşük gelirli haneler, gelirlerinin daha büyük bölümünü gıdaya ayırdıkları için ani fiyat artışlarından daha ağır etkileniyor. BEUC, mevcut eğilimin tüketiciler üzerindeki etkisinin ülkeler ve ürün grupları arasında farklılaştığını belirtiyor. BEUC'nin aktardığı verilere göre Danimarka'da gıda fiyatları 2021'e kıyasla %31 daha yüksek. İspanya'da da benzer bir durumdan söz edilirken oran verilmezken, Slovenya'da yıllık gıda enflasyonu %4,5 olarak aktarılıyor. Hollanda'daki kuruluşların son üç yıla ilişkin analizinde ise kabak fiyatlarının %25, taze fasulye fiyatlarının %30, üzüm fiyatlarının %20 arttığı belirtiliyor. Fransa'da süt ürünleri fiyatları Nisan 2022 ile Nisan 2023 arasında %27, et fiyatları ise Kasım 2024 ile Kasım 2025 arasında %10 yükseldi. BEUC, enflasyon, fiyat artışları ve yaşam maliyetlerinin AB vatandaşlarının 2026'daki başlıca kaygıları arasında yer aldığını; fosil yakıt krizinin de maliyetlerin artacağı yönündeki endişeyi beslediğini ifade ediyor. Orta Doğu'da yıl başında şiddetlenen çatışmanın dünya ve Avrupa gıda fiyatlarına nasıl yansıyacağı konusunda da endişeler bulunduğu belirtiliyor; ancak kaynak bu etkinin gerçekleştiğini kesin bir sonuç olarak sunmuyor. Kuruluşa göre 2007-2008 petrol şoku, Kovid-19 pandemisi, 2021 enerji krizi ve 2022'deki Rusya-Ukrayna çatışması gibi krizler tarımsal girdilerde ani fiyat artışlarına, ardından da tüketici gıda fiyatlarında yükselişe yol açtı. AB'nin uyguladığı acil önlemlerin en ağır etkileri sınırlayarak kısa vadeli rahatlama sağladığını belirten BEUC, bu önlemlerin krizlerin temel nedenlerini çözmeye yetmediğini savunuyor. BEUC, uzun vadede AB gıda sisteminin yeniden yapılandırılmasını ve tüketicilerin uygun fiyatlı, sağlıklı, sürdürülebilir üretilen ve adil fiyatlı gıdaya erişiminin güvence altına alınmasını öneriyor. Kuruluş, gaz fiyatlarına bağlı gübre kullanımını azaltmak için azotu kendisi bağlayan ürünlerin yetiştirilmesinin desteklenmesini istiyor. Ayrıca Ortak Tarım Politikası kapsamındaki milyarlarca avroluk yıllık desteğin, yalnızca üretim hacmine değil, istikrarsız girdilere bağımlılığı azaltan çiftçilere de daha fazla yönlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Genç Çiftçiler Azot Görüşmelerinden Ayrılma Tehdidinde Bulundu
Görsel kaynağı: De Telegraaf · Özgün haber

Genç Çiftçiler Azot Görüşmelerinden Ayrılma Tehdidinde Bulundu

Genç çiftçiler, Tarım Bakanı Jaimi van Essen’in (D66) mevcut azot planları bu hafta değiştirilmezse hükümetle yürütülen azot görüşmelerinden ayrılabileceklerini bildirdi. Bu durum, kabinenin önemli bir görüşme ortağını kaybetmesi riskini doğuruyor. Azınlık koalisyonu, hazırlanan azot paketinin genç çiftçilere gelecek için perspektif sunması gerektiğini sürekli vurguluyor. Çiftçilerin ayrılma tehdidi, hükümetin bu hedefi gerçekleştirme konusundaki yaklaşımına yönelik bir uyarı niteliği taşıyor.

ABD’de Gübre Üretimini Artırmak İçin 1,34 Milyar Dolarlık Sekiz Proje Açıklandı
Görsel kaynağı: Maaseudun Tulevaisuus · Özgün haber
Veri haberi

ABD’de Gübre Üretimini Artırmak İçin 1,34 Milyar Dolarlık Sekiz Proje Açıklandı

ABD Tarım Bakanlığı (USDA), ülkede gübre üretimini artırmak ve ithal gübreye bağımlılığı azaltmak amacıyla toplam 1,34 milyar dolar değerinde sekiz yatırım projesi açıkladı. Projelerin azot, fosfor, potasyum ve kükürt gübrelerini kapsadığı; yıllık üretim veya üretim kapasitesini yaklaşık 1,08 milyon ton artırmasının beklendiği bildirildi. Yatırımların yaklaşık 573 milyon doları federal kaynaklardan, kalan bölümü ise ağırlıklı olarak özel sektörden karşılanacak. Projeler yeni tesislerin kurulması ve mevcut fabrikaların genişletilmesini içeriyor. En büyük, 360 milyon dolarlık projeyle Kansas ve Indiana’da iki tesis kurulması ve sığır gübresinden yılda yaklaşık 4.100 ton sıvı amonyum nitrat gübresi üretilmesi planlanıyor. USDA, yatırımlar tamamlanırsa azotlu gübre fiyatlarının %4,4, potasyumlu gübre fiyatlarının %5,3 düşebileceğini öngörüyor; bu oranlar gerçekleşmiş sonuç değil, tahmin niteliğinde.

Brezilya’da Gübre Teslimatlarının 2027’de Toparlanması Bekleniyor
Görsel kaynağı: R7 · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Gübre Teslimatlarının 2027’de Toparlanması Bekleniyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Brezilya gübre piyasasında 2025’teki rekor teslimatın ardından 2026’da daralma, 2027’de ise toparlanma bekleniyor. 2025’te 49,1 milyon ton gübre teslim edilirken, 2026 teslimatlarının 43,6 milyon tona gerileyeceği ve yıllık bazda %11 düşeceği tahmin ediliyor. 2027 için öngörülen hacim ise 47,5 milyon ton. Projeksiyonlar, Curitiba’da düzenlenen 20. Sindiadubos NPK Sempozyumu’nda paylaşıldı. Sektördeki gerileme; kısa vadeli belirsizlikler, üretim maliyetleri ve çiftçilerin satın alma gücündeki baskıyla ilişkilendiriliyor. 2026’nın ocak-eylül döneminde azot kullanımında %21, ürede %20 ve amonyum sülfatta %18 düşüş kaydedildi. Yüksek faizler, navlun maliyetleri ve vergi değişikliklerinin de üreticilerin yatırım ve girdi alım kararlarını etkilediği belirtildi. 2027’deki olası toparlanmanın mısırın etanol üretiminde daha fazla kullanılması, sorgum ekiminin genişlemesi ve soya üretim döngüsünün güçlenmesiyle desteklenmesi bekleniyor. Sektör temsilcileri ayrıca kırsal borçların yeniden yapılandırılması, daha düşük faiz, asgari navlun uygulamasının gözden geçirilmesi ve tarım sigortasına erişimin artırılması gibi önlemler istiyor.

Yeni Zelanda’dan İki Tarım Teknolojisi Time’ın 2026 En İyi Buluşlar Listesinde
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda’dan İki Tarım Teknolojisi Time’ın 2026 En İyi Buluşlar Listesinde

Yeni Zelanda merkezli BioLumic ve Leaft Foods, Time dergisinin 2026 En İyi Buluşlar listesine seçildi. Time’ın 300 buluşun yer aldığı listesinde seçimlerin, dünyayı daha iyi, daha akıllı ve daha eğlenceli hâle getiren çalışmaları öne çıkarma ölçütüne dayandığı belirtildi. Canterbury merkezli Leaft Foods listeye, yonca yapraklarından çıkarılan rubisko ile hazırlanan içmeye hazır Leaft Blade ürünüyle girdi. Leaft Blade, tek porsiyonluk 100 mililitrelik vegan bir poşet olarak sunuluyor ve 18 gram protein, demir, eksiksiz amino asit profili ile B2 ve B12 vitaminleri içeriyor. Şirketin kurucularından Maury Leyland-Penno, rubiskonun yaprağın geri kalanından ayrılmasının teknik açıdan son derece zor olduğunu söyledi. Yeşil yapraklarda bulunan ve fotosentezde rol oynayan bu protein enziminin büyük ölçekte elde edilmesine yönelik sürecin altı buçuk yıldır geliştirildiğini belirtti. Leaft Foods, rubiskonun yaprağın yalnızca küçük bir bölümünü oluşturduğunu ve ürünün Yeni Zelanda’daki tarım sistemiyle uyumlu olması için yaprağın her kısmının yüksek değerli biçimde kullanılmasının önem taşıdığını açıkladı. Yaprağın çoğunu oluşturan lifli bölümlerden çıkan yan ürünler, silaj olarak hayvancılık sektörüne geri dönüyor. Şirkete göre süt hayvanlarına verilen bu ürün, daha düşük azot oksit salımıyla ilişkilendiriliyor. Palmerston North merkezli BioLumic ise xTraits sistemiyle listeye alındı. Sistem, belirli ultraviyole ışık reçeteleri kullanarak tohumlar üzerinden bitkilerin daha yüksek verim gibi genetik özellikleri ifade etmesini amaçlıyor. Şirketin kurucusu Jason Wargent, yöntemin genetiği değiştirmediğini, düzenleyici engel gerektirmediğini ve geleneksel ıslah çalışmalarına kıyasla daha kısa sürede ürün geliştirme olanağı sunduğunu belirtti. BioLumic mısırda ticari geliştirme yürütürken Filipinler’de pirinç, Yeni Zelanda’da çim türü için saha denemeleri yapıyor.

Kıbrıs’ta Mazotos’a Tuzdan Arındırma Tesisi İçin Bakanlık Tutumunu Yineledi
Görsel kaynağı: Economy Today · Özgün haber

Kıbrıs’ta Mazotos’a Tuzdan Arındırma Tesisi İçin Bakanlık Tutumunu Yineledi

Kıbrıs Tarım, Kırsal Kalkınma ve Çevre Bakanlığı, bölge sakinlerinin Mazotos’taki protestosu vesilesiyle bölgede tuzdan arındırma tesisi kurulmasına ilişkin tutumunu yineledi. Bakanlık, tesisin Kıbrıs’ın su yeterliliği için gerekli olduğunu savunurken Mazotos Topluluğu ile telafi önlemleri konusunda görüşmelerin sürdürüleceğini bildirdi. Bakanlığa göre uzun süren kuraklık, su kaynakları üzerindeki baskı ve iklim değişikliği, Kıbrıs’ın su güvenliği için tuzdan arındırma altyapısının güçlendirilmesini gerekli kılıyor. Açıklamada bu altyapının ülkenin içme suyu ihtiyaçlarını karşılaması ve aynı zamanda sulama için giderek daha fazla miktarda suyun korunmasına yardımcı olması amaçlanıyor. Mazotos’taki tesisin, öngörülen prosedürler ve yetkili birimlerin şartları doğrultusunda ilerletildiği belirtildi. Tasarımın olgunlaştırılması sürecinde Mazotos Topluluğu, bölge sakinleri ve diğer ilgili kişilerle teknik ve siyasi düzeylerde bilgilendirme ve görüş alışverişi amacıyla toplantılar yapıldığı aktarıldı. Topluluk Makamı ise projenin yerel topluluğa somut ve ayrı faydalar sağlaması için yazılı telafi önlemleri talepleri sundu. Bakanlık, bu önlemlerin belirlenmesi, önceliklendirilmesi ve etkili biçimde uygulanması için toplulukla görüşmelerin devam edeceğini açıkladı. Devam eden yargı süreçleri nedeniyle mahkemenin değerlendirmesine müdahale olarak yorumlanabilecek kamuya açık açıklamalardan kaçınıldığı bildirildi. Hükümet, su güvenliğini yüksek kamu yararı taşıyan ve zamanında karar gerektiren bir konu olarak tanımlarken, yerel toplumun da somut faydalar elde etmesi gerektiğini vurguladı.

Kışlık Soğan İçin Sarımsak ve Soğan Sonrası Dikim Önerilmiyor
Görsel kaynağı: 24 Kanal · Özgün haber
Veri haberi

Kışlık Soğan İçin Sarımsak ve Soğan Sonrası Dikim Önerilmiyor

Kışlık soğan dikiminden önce tarlada daha önce hangi ürünün yetiştiğinin ve toprağın durumunun değerlendirilmesi öneriliyor. VSN’nin aktardığı değerlendirmeye göre sarımsak ve diğer soğan türleri, aynı familyadan oldukları ve ortak hastalık ile zararlıları taşıyabildikleri için uygun öncüller arasında bulunmuyor. Bu ürünlerden sonra soğan yetiştirildiğinde ürün zayıflayabiliyor. Aynı ürünlerin aynı yerde birkaç yıl üst üste yetiştirilmesi, hastalık etmenlerinin toprakta birikme riskini artırabiliyor. Bu nedenle soğanın aynı yatağa 3–4 yıldan önce döndürülmemesi, tarlada hastalık görülmüşse daha uzun ara verilmesi tavsiye ediliyor. Pırasa ve süs soğanları da aynı familyadan oldukları için iyi öncüller sayılmıyor. Patatesten sonra kışlık soğan dikmek mümkün; ancak patates için fazla gübre kullanılmışsa veya tarlada çok sayıda bitki artığı kalmışsa dikim öncesinde toprağın hazırlanması gerekiyor. Lahana da toprak tükenmemiş ve hastalık sorunu yaşanmamışsa kullanılabilir. Salatalık, kabak, bal kabağı, bezelye, fasulye ve yabancı otlardan temizlenmiş, iyi hazırlanmış tahıl alanları uygun öncüller arasında gösteriliyor. Baklagiller, azot bağlayan bakterilerle etkileşim sayesinde toprağa bir miktar azot bırakabiliyor; ancak bu durum sonbaharda fazla azotlu gübre verilmesini gerektirmiyor. Dikim için güneşli ve su birikmeyen alanların seçilmesi, gerekirse olgun kompostun toprağa eşit biçimde karıştırılması öneriliyor. Kullanılacak soğanlıkların sert, çürüme, leke ve mekanik hasar bulunmayan sağlıklı materyal olması gerekiyor. Fazla gübre daha büyük soğanları garanti etmezken kışlamayı kötüleştirebilir. Soğan büyüklüğünü ayrıca çeşit, dikim materyalinin kalitesi, ışık, toprak yapısı ve asitliği, nem ile ilkbahar bakımı da etkiliyor. En iyi sonuç için münavebe, sağlıklı dikim materyali ve iyi hazırlanmış alanın birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.