ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

34 haber · Sayfa 1

EDA Başkanı Verkerk: Avrupa Süt Sektörü Küresel Pazarda Kaliteyle Rekabet Etmeli
Görsel kaynağı: Pravda Slovakia · Özgün haber

EDA Başkanı Verkerk: Avrupa Süt Sektörü Küresel Pazarda Kaliteyle Rekabet Etmeli

Avrupa Sütçülük Birliğinin (EDA) Bratislava'da düzenlenen yıllık kongresinde Koerk Verkerk başkan seçildi. Verkerk, Avrupa'nın küresel süt pazarında yalnızca fiyat üzerinden rekabet edemeyeceğini, kalite, ürün çeşitliliği ve yüksek kaliteli beslenmenin öne çıkarılması gerektiğini söyledi. Avrupa'nın dünyayı bütünüyle beslemesinin gerekli olmadığını belirten Verkerk, buna karşılık kıtanın yüksek kaliteli gıda ve beslenme sağlamada önemli bir rolü bulunduğunu ifade etti. Bu rolün, yerel üretim gücünün korunması ve süt ürünlerinin küresel pazarlara sunulmasıyla birlikte ele alınması gerektiğini savundu. Verkerk'e göre Avrupa'nın ortak pazar yapısı, bölgeler arasındaki farklılıkları ortadan kaldırmıyor. Slovakya'daki süt çiftçileri kuraklıkla mücadele ederken Hollanda'daki üreticiler çevre mevzuatının oluşturduğu baskıyla karşı karşıya bulunuyor. Bu nedenle süt politikalarının daha esnek olması ve çiftlikleri yalnızca farklı örgütlenme biçimleri ya da büyüklükleri nedeniyle cezalandırmaması gerektiğini belirtti. Çiftliklerin sadece süt üretmediğini; araziyi yönettiğini, biyoçeşitliliği desteklediğini, bölgesel istihdama ve kırsal alanların canlılığına katkı sağladığını söyledi. Piyasanın ödüllendirmediği bu kamu hizmetleri için desteğin gerekçelendirilebileceğini kaydetti. Avrupa'nın yerel ekonomik gücünü korurken ihracata da odaklanması gerektiğini belirten Verkerk, mevcut ürünleri dış pazarlara göndermenin tek başına yeterli olmayacağını ifade etti. Yeni Zelanda'nın yeni ihracat pazarlarına yaptığı yatırımları örnek gösteren Verkerk, Avrupa'nın farklı ülkelerdeki tüketici ihtiyaçlarını anlaması ve ürün teklifini buna göre uyarlaması gerektiğini söyledi. Yerel yatırımlarla yeni ürünlerin geliştirilebileceğini belirten Verkerk, hızla büyüyen peynir altı suyu proteini pazarını Avrupa için bir fırsat olarak gösterdi. Peynir ve peynir altı suyu üretiminin birbirine bağlı olması nedeniyle Avrupa'nın bu alanda mevcut altyapısından yararlanabileceğini dile getirdi. Süt sektörünün çiftçiler ile tüketiciler arasında daha güçlü bir bağ kurması gerektiğini savunan Verkerk, üreticilerin tüketicilerin değer verdiği ürünleri geliştirmesinin önemine dikkat çekti. İklim değişikliğine karşı yem, genetik, çiftlik yönetimi ve yeni teknolojiler alanında yeniliklerden yararlanılabileceğini belirtti; ancak emisyonları ve çevresel ayak izini azaltmanın maliyetinin yalnızca çiftçilere bırakılmaması gerektiğini vurguladı. Avrupa tarımındaki iş gücü ve çiftliklerin devri sorununa karşı gençlere arazi ve sermaye erişimi, eğitim, teknoloji ve güvenilir bir gelecek perspektifi sağlanması gerektiğini söyledi. Süt ürünlerinin besin değerine ilişkin tartışmaların bilimsel kanıtlara dayanması, işlenmiş gıdanın da otomatik olarak aşırı işlenmiş gıda kabul edilmemesi gerektiğini ifade etti.

Şam’da Mazot Kıtlığı Sebze ve Meyve Taşıma Ücretlerini Yaklaşık İkiye Katladı
Görsel kaynağı: Al-Watan Syria · Özgün haber
Veri haberi

Şam’da Mazot Kıtlığı Sebze ve Meyve Taşıma Ücretlerini Yaklaşık İkiye Katladı

Suriye’nin başkenti Şam’da, üretici illerden Zبلطani hal pazarına sebze ve meyve taşıma ücretleri, mazotun pahalanması ve kıtlaşması nedeniyle yaklaşık %100 arttı. Şam Sebze ve Meyve Tüccarları ve İhracatçıları Komitesi üyesi Muhammed el-Akkad, nakliye araçlarında kullanılan motor yağındaki fiyat artışının da maliyetleri yükselttiğini belirtti. Bazı taşıyıcıların, mazotu kaçak piyasadan yüksek fiyata aldıklarını gerekçe göstererek ücretleri aşırı artırdığı ifade edildi. Körfez ülkelerine yapılan sevkiyatlarda ise belirgin bir taşıma ücreti artışı görülmedi. Akkad, sürücülerin bu ülkelerden daha ucuz mazot alabildiğini söyledi. Ayrıca bu sezon elma üretiminin çok yüksek olduğu, soğuk hava depolarındaki stokun yaklaşık iki yıl yetecek düzeye ulaştığı ve bu nedenle elma fiyatının diğer türlere göre düşük kaldığı belirtildi. Elmanın dış pazarlarda rekabetçi olmasına rağmen ihracatının düşük seviyede kaldığı aktarıldı.

İtalya, Elma İhracatında Dünya Liderliğini İkinci Yıl da Korudu
Görsel kaynağı: Adnkronos · Özgün haber
Veri haberi

İtalya, Elma İhracatında Dünya Liderliğini İkinci Yıl da Korudu

İtalya, 2025/26 ticaret sezonunda ikinci yıl üst üste dünyanın en büyük elma ihracatçısı oldu. Ismea’nın Uluslararası Ticaret Merkezi verileri üzerinden yaptığı hesaplamalara göre İtalya, küresel elma ihracat değerinin %17’sini oluşturdu. ABD %14, Çin ise %13 payla İtalya’yı izledi. Sonuç, İtalyan elma sektörünün üretim organizasyonu, ürün kalitesi ve dış pazarlara erişim kapasitesiyle ilişkilendiriliyor. Sezon boyunca İtalyan elmaları 86 yabancı ülkeye ulaştı. Üretim ve ihracat zinciri, kuzeyde Val di Non Dop ve Val Venosta Igp gibi bölgelerden Campania’daki Annurca Igp’ye, Emilia-Romagna ve Toskana’ya kadar uzanıyor. Bu yapı, yılın 12 ayı boyunca düzenli tedarik sağlanmasına dayanıyor. Geleneksel Golden Delicious, Gala, Stark, Granny Smith, Cripps Pink ve Fuji çeşitlerinin yanında, tüketici tercihlerini hedefleyen yeni çeşitler de pazarda yerini güçlendiriyor. 2025/26 sezonunda toplam sevkiyat yaklaşık 1.060 milyon kilo oldu ve ihracat değeri 1,2 milyar avroya ulaştı. Değer, önceki sezona göre %2 artarken ortalama ihracat fiyatı da %3 yükseldi. Kaynak, fiyat artışında çeşitlerin yenilenmesinin de etkili olduğunu belirtiyor. İhracat artışının en belirgin olduğu alan AB dışı pazarlar oldu; bu ülkelere sevkiyatlar önceki sezona göre %24 yükseldi. Orta Doğu’da Suudi Arabistan, Mısır ve İsrail, ayrıca Brezilya ve Hindistan öne çıktı. Avrupa’da İspanya’ya ihracat %10 artarak bu ülkeyi İtalya’nın ikinci büyük pazarı haline getirirken, Almanya ilk sıradaki pazar olmayı sürdürdü.

Kazakistan'ın Kostanay Bölgesinde Üreticiler Ayçiçeği İhracat Vergisinin Askıya Alınmasını İstedi
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan'ın Kostanay Bölgesinde Üreticiler Ayçiçeği İhracat Vergisinin Askıya Alınmasını İstedi

Kostanay Bölgesi Tarım Üreticileri Birliği, Kazakistan ve Rusya’daki rekor ayçiçeği hasadının fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek hükümetten ayçiçeği ihracat gümrük vergisinin askıya alınmasını istedi. Birlik, mevcut uygulamanın çiftçilerin dış pazarlara serbestçe erişmesini engellediğini savundu. Ayçiçeği ihracatında uygulanan vergi, gümrük değerinin %20’si veya ton başına en az 100 avro olarak belirlenmiş durumda. Üreticiler, yağlı tohum piyasasının düzenlenme mekanizmalarının gözden geçirilmesi talebiyle Tarım Bakanlığına başvurdu. Öneriler arasında, yağ fabrikalarına verilen sübvansiyon, imtiyaz ve taşıma ayrıcalıklarının %100 Kazakistan menşeli hammadde kullanılması koşuluna bağlanması yer aldı. Birlik ayrıca, yerli üreticiler için ihracat vergisinin, işleme tesislerinin hammaddeyle yeterli düzeyde tedarik edildiği dönem boyunca askıya alınmasını önerdi. Üreticilere göre bu adımlar alıcılar arasındaki rekabeti artırarak arz ve talep dengesine dayalı piyasa fiyatı oluşmasına katkı sağlayabilir. Birlik, Rusya’daki rekor hasadın artan Rus yağı sevkiyatları nedeniyle Kazakistan ve Orta Asya piyasaları üzerindeki baskıyı artıracağını belirtti.

Rusya, Tahıl İhracatında Murmansk Rotasını Devreye Alıyor
Görsel kaynağı: Deschide.md · Özgün haber
Veri haberi

Rusya, Tahıl İhracatında Murmansk Rotasını Devreye Alıyor

Rusya ve Ukrayna’nın temmuzda başlayan yeni tahıl ticareti sezonundan bu yana birbirlerinin limanlarına ve gemilerine saldırması, Karadeniz üzerinden tarımsal ticareti bloke etti. Rusya, Ortadoğu ve Asya’daki başlıca müşterilerini korumak amacıyla ihracatını Baltık Denizi limanlarına yönlendirmeyi, güneydeki verimli bölgelerden demir yolu taşımacılığını sübvanse etmeyi ve Arktik güzergâhlarını kullanmayı deniyor. Murmansk Ticaret Limanı ile Demetra Holding, kilit tarım bölgelerinden gelen ilk 3.400 tonluk tahıl yükünün bir gemiye yüklenmekte olduğunu duyurdu. Moskova’nın yaklaşık 2.000 kilometre kuzeyinde, Norveç sınırı yakınında bulunan Murmansk’a tarafsız sulardan erişilebildiği belirtiliyor. Liman, İkinci Dünya Savaşı sırasında Müttefik konvoyları tarafından Sovyetler Birliği’ne malzeme taşımak için kullanılmıştı. Liman yönetimi, geleneksel ihracat rotaları kısıtlamalarla karşılaşırken Murmansk’ın Rus çiftçileri için dış pazarlara alternatif bir güzergâh açtığını açıkladı. Deniz taşımacılığı verileri ve bir piyasa kaynağına göre, Murmansk’ta Fas’ın Kazablanka Limanı’na gidecek bir gemiye yaklaşık 28.000 ton buğday yüklenmesi planlanıyor. Rusya’nın ağırlık verdiği Baltık Denizi limanları eylülde 1,2 milyon ton tahıl elleçledi; bu miktar deniz yoluyla yapılan toplam tahıl ihracatının %60’ından fazlasını oluşturdu. Şirketler, gübre ve kömür terminallerini tahıl elleçleyecek şekilde dönüştürdü. Kremlin’deki bazı yetkililer, bölgedeki Avrupa NATO ülkelerinden gelebilecek olası düşmanca eylemlerin riskleri konusunda uyardı. Türkiye, Rusya’dan tahıl ithal eden bir ülke olarak ateşkes ve Karadeniz taşımacılığının yeniden başlaması için çaba gösterdi; Rusya ise yeni bir Karadeniz tahıl anlaşmasıyla ilgilenmediğini açıkladı.

Rusya, Tahıl İhracatı İçin İlk Kez Arktik Rotayı Kullanıyor
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber
Veri haberi

Rusya, Tahıl İhracatı İçin İlk Kez Arktik Rotayı Kullanıyor

Rusya, Karadeniz üzerinden tarımsal ticaretin bloke olmasının ardından tahıl ihracatı için İkinci Dünya Savaşı döneminden kalan Arktik deniz rotasına ilk kez başvurdu. Murmansk ticari limanı ve Demetra Holding, kilit tarım bölgelerinden gelen 3.400 tonluk ilk tahıl yükünün bir gemiye yüklenmekte olduğunu açıkladı. Rusya ve Ukrayna’nın temmuzda başlayan yeni tahıl pazarlama sezonundan bu yana limanlara ve gemilere yönelik karşılıklı saldırıları, Karadeniz üzerinden tarımsal ticaretin durmasına yol açtı. Rusya, Orta Doğu ve Asya’daki müşterilerini korumak için ihracatını Baltık Denizi limanlarına yönlendirmeyi denedi; güneydeki verimli bölgelerden demiryolu taşımacılığını sübvanse etti ve Arktik rotaları değerlendirdi. Moskova’nın yaklaşık 2.000 kilometre kuzeyinde, Norveç sınırı yakınında bulunan Murmansk’a tarafsız sulardan erişilebiliyor. Liman, İkinci Dünya Savaşı sırasında Müttefik konvoyları tarafından Sovyetler Birliği’ne mal taşımak için kullanılmıştı. Deniz taşımacılığı verileri ve bir piyasa kaynağına göre, Murmansk’tan Fas’taki Kazablanka limanına yaklaşık 28.000 ton buğday taşıyacak bir geminin yüklenmesi bekleniyor. Rusya’nın Baltık Denizi limanları eylülde 1,2 milyon ton tahıl elleçledi; bu miktar deniz yoluyla yapılan toplam tahıl ihracatının %60’ından fazlasına karşılık geldi. Şirketler, tahıl elleçlemek için gübre ve kömür terminallerini dönüştürdü. Kremlin’deki bazı yetkililer bölgedeki NATO üyesi Avrupa ülkelerinin olası düşmanca eylemlerinden kaynaklanabilecek riskler konusunda uyarırken, Avrupa hükümetleri Rusya’nın doğrudan müdahale suçlamalarını reddetti. Türkiye, Rusya’dan tahıl ithal eden bir ülke olarak Karadeniz’de ateşkes ve taşımacılığın yeniden başlaması için yürütülen çabalara öncülük etti. Türkiye ve Birleşmiş Milletler, Ukrayna tahılının güvenli ihracatını amaçlayan Karadeniz Tahıl Girişimi’nin arabuluculuğuna katkı verdi. Rusya 2023’te anlaşmadan çekildi ve yeni bir Karadeniz tahıl anlaşmasıyla artık ilgilenmediğini açıkladı.

Türkiye Ortaklı Moldova Projesinde Koyun ve Keçi Sütü İşleme Yatırımı Planlanıyor
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye Ortaklı Moldova Projesinde Koyun ve Keçi Sütü İşleme Yatırımı Planlanıyor

Türkiye’den ortaklarla geliştirilen proje kapsamında Moldova’nın koyun ve keçi sektörüne yaklaşık 2 milyon avroluk yatırım planlanıyor. Proje; iki koyun ve keçi sütü işleme tesisi, 10 süt toplama noktası ve projeye katılan işletmelere yönelik bir yem fabrikası kurulmasını öngörüyor. Moldova’daki çiftçiler projeye katılmaya davet edilirken, girişimin ağırlıklı olarak ihracata yönelik peynir üretimi oluşturması hedefleniyor. Projenin ayrıntıları, Moldova Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Federasyonu tarafından 29 Ekim 2026’da düzenlenen toplantıda, aralarında Ankara’daki koyun ve keçi sektörünü temsil eden Hasan Kılınç’ın da bulunduğu katılımcılara sunuldu. Toplantının amacı, planlanan yatırımı, iş birliği olanaklarını ve yetiştiricilerin kurulacak toplama ve işleme yapısına hangi koşullarda katılabileceğini anlatmaktı. Hasan Kılınç, Moldova’daki çeşitli işletmelere yapılan ziyaretler sonrasında başlıca sorunlardan birinin işleme süreçlerinde ortak standartların bulunmaması olduğunu belirtti. Projede süt toplama noktalarının, çiftçilerin üretimlerini yaklaşık 60–70 kilometrelik mesafelerde teslim edebileceği şekilde dağıtılması planlanıyor. Böylece daha fazla miktarda sütün düzenli biçimde toplanması ve standartlaştırılmış koşullarda işlenmesi amaçlanıyor. Peynir üretiminde ürün özelliklerinin işletmeden işletmeye değişmemesi için eğitim ve yem üretimi de yatırımın unsurları arasında yer alıyor. Üç ila beş kişinin Hollanda’ya gönderilerek koyun ve keçi sütünden peynir üretim teknolojileri konusunda eğitilmesi, ardından bu bilgilerin Moldova’da kurulacak işleme tesislerinde uygulanması planlanıyor. Yem fabrikasında üretilecek standart rasyonlarla, peynir üretiminde kullanılacak sütün kalite parametrelerinin mümkün olduğunca sabit tutulması hedefleniyor. Yatırımın hukuki yapısı konusunda başlangıçta kooperatif seçeneği değerlendirilirken, Moldova makamlarıyla yapılan görüşmelerin ardından limited şirketin daha uygun olabileceği belirtildi. Üreticilerin projeye katılıp katılmayacağına ve üretimlerini istenen standartlara göre düzenleyip düzenlemeyeceklerine karar vermesi gerekiyor. Türk ortaklar ayrıca üreticilere mevcut piyasa fiyatından yaklaşık %20 daha yüksek bir satın alma fiyatı planlıyor. Üretilecek peynirlerin bir bölümünün Moldova’daki süpermarketlerde, çoğunluğunun ise dış pazarlarda satılması öngörülüyor.

Mısır’ın Tarım Ürünleri İhracatı 2024’te 8,6 Milyon Tona Ulaştı
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’ın Tarım Ürünleri İhracatı 2024’te 8,6 Milyon Tona Ulaştı

Mısır Tarım Karantinası Başkanı Muhammed el-Mansi, ülkenin tarım ürünleri ihracatının 2024’te yaklaşık 8,6 milyon tona ulaştığını açıkladı. El-Mansi, bu hacmin tarım sektörünün Mısır’ın ihracatına ve döviz kaynaklarına katkısını gösterdiğini belirtti. El-Mansi’ye göre küresel ticarette yaşanan aksaklıklar, jeopolitik gerilimler ve savaşlar, tarım ürünlerinin taşınmasını ve ihracatçıların dış pazarlara erişimini zorlaştırıyor. Rusya-Ukrayna savaşı da ülkeler arasındaki mal hareketlerini etkileyen gelişmeler arasında gösterilirken, artan navlun maliyetleri ve bazı gemilerin varış noktalarına ulaşamaması uluslararası ticarette ek sorun yaratıyor. Bu koşullar, ürün ihtiyacını karşılamaya çalışan bazı ülkelerin tedarik kapasitesini de etkiliyor. Mısır’ın ihracat performansını ve küresel rekabet gücünü koruyabilmesi için yeni pazarlar açması, dış pazarlardaki varlığını genişletmesi ve ithalatçı ülkelerin teknik ile sağlık koşullarına uyması gerektiği ifade edildi. Tarım Karantinası’nın muayene ve denetim işlemleriyle ürünlerin gerekli standartları karşılamasını sağladığı belirtildi. El-Mansi, uluslararası rekabetin yalnızca üretim hacmine değil, ürün kalitesine, şartnamelere uyuma ve sevkiyatın zamanında yapılmasına da bağlı olduğunu söyledi.

Tayland, Pirinç Ticaretini Hacimden Değere Taşımak İçin Özel Pirinç Kampanyası Başlattı
Görsel kaynağı: The Nation Thailand · Özgün haber
Veri haberi

Tayland, Pirinç Ticaretini Hacimden Değere Taşımak İçin Özel Pirinç Kampanyası Başlattı

Tayland Ticaret Bakanlığı, pirinci düşük marjlı bir emtia olmaktan çıkarıp yüksek değerli özel bir ürüne dönüştürmek amacıyla ulusal bir kampanya başlattı. 2026 KHAOPRANEAT Fuarı’nda tanıtılan “Khaopraneat” girişimi, ülke genelindeki 466 üretici grubunu yüksek değerli iç ve dış pazarlara bağlamayı hedefliyor. Kampanya, Ticaret Bakanı Suphajee Suthumpun ile Bakan Yardımcısı Dr Kirida Bhaopichitr dönemindeki politika değişiminin parçası olarak sunuldu. Girişim, Tayland’ın pirinç ticaretindeki daralmanın ardından geldi. Ocak-Eylül 2026 döneminde pirinç sevkiyatı yıllık bazda %19,26 azalarak 4,99 milyon tona, ihracat geliri ise %16,84 düşerek 2,96 milyar ABD dolarına geriledi. Kaynak, düşüşte yüksek yurt içi üretim maliyetlerini, rai başına daha düşük verimi ve bölgesel ihracatçıların agresif fiyat rekabetini etkili nedenler arasında gösteriyor. Bakanlık, düşük maliyetli rakiplerle yalnızca hacim üzerinden rekabet etmek yerine değer yaratmaya odaklanıyor. Strateji kapsamında bölgesel çeşitlilik, terroir ve mutfak kalitesi öne çıkarılıyor. Bakanlık, alıcıların artık yalnızca fiyat ve hacme değil, kalite, izlenebilirlik ve belirli duyusal özelliklere de baktığını belirtiyor. Bu amaçla pirincin aroma, lezzet karmaşıklığı ve pişirme sonrası dokusunu değerlendiren Rice Taste Profile ile Rice Flavour Wheel araçları tanıtıldı. İlk ticari denemelerden biri Nakhon Sawan’da yapıldı. Hom Baiteoy pirincinin doğal pandan benzeri aromasını ve pişirme özelliklerini öne çıkaran pazarlama yaklaşımının ardından tarla çıkış fiyatı kilogram başına ortalama 35 bahttan 60-80 baht aralığına yükseldi. Hükümet ayrıca seçilmiş üretici gruplarını üst segment oteller, restoran işletmecileri ve profesyonel şeflerle doğrudan eşleştiriyor. One Bangkok’taki tanıtımın ardından Chiang Mai’de bölgesel ticaret buluşmaları düzenlenecek; süreç, uluslararası alıcıların davet edileceği Thailand Rice Fest 2027 ile sürdürülecek.

Pakistan, İhracatçı Önerilerini Başbakanın İncelemesine Sunacak
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber

Pakistan, İhracatçı Önerilerini Başbakanın İncelemesine Sunacak

Pakistan Ticaret Bakanlığı, ihracatçıların enerji maliyetleri, vergilendirme, düzenleyici ücretler ve uluslararası pazarlara erişim konusundaki önerilerini birleştirerek Başbakanın değerlendirmesine sunulacak kapsamlı bir sunum hazırlayacak. Karar, Ticaret Bakanı Jam Kamal Khan başkanlığında perşembe günü yapılan; Maliye Bakanlığı yetkilileri, diğer üst düzey kamu görevlileri ve ihracatçıların katıldığı takip toplantısında alındı. Toplantıda ihracatçıların yüksek sanayi enerji maliyetleri, finansman kısıtları, vergilendirme, düzenleyici işlemler, sertifikasyon ücretleri ve dış pazarlara erişimde yaşadığı sorunlar ele alındı. Maliye Bakanlığının oluşturduğu komite, özellikle gaz vergisi politikasını ve hesaplama formülünü inceleyerek olası düzenlemeler önerecek. İhracatçılar ayrıca Pencap altyapı kesintisinin uygulanması, tahsilat yöntemi ve işletmelere getirdiği ek mali yük konusunda kaygılarını aktardı. Pakistan hükümeti, Çin, Güney Kore, Türkiye, Japonya ve Vietnam dahil başlıca ticaret ortaklarıyla mevcut ticaret düzenlemelerini gözden geçirerek daha iyi tavizler sağlamaya çalışıyor. Türkiye’ye Pakistan lastiği ihracatında bazı kategorilerin ikili Tercihli Ticaret Anlaşması kapsamında tavizlerden yararlandığı belirtildi. İhracatçılardan, Türkiye makamlarıyla görüşülecek konular için ürün ayrıntıları ve Gümrük Tarifesi İstatistik Pozisyonu kodlarını sunmaları istendi; hangi lastik kategorilerinin kapsama girdiği açıklanmadı. Vergi teşviklerinde uygunluk eşiklerinin yeniden düzenlenmesi, ihracat gelirine bağlı orantılı süper vergi indirimi ve geleneksel olmayan ihracatçılar için satış vergisi ile iade düzenlemeleri de görüşüldü. İhracat Kolaylaştırma Programının usul ve uygunluk kriterlerinin erişilebilir hale getirilmesi, Bitki Koruma Departmanının sertifikasyon ile tekrarlanan belge değişikliği ücretlerinin gözden geçirilmesi ve Pakistan’ın hayvancılık ile süt ürünleri ihracatını genişletmesine yönelik öneriler hazırlanması gündeme geldi.

Uruguay Etinde Talep Sürüyor, Üretim İçin Daha Fazla Yem Alanı Gerekiyor
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay Etinde Talep Sürüyor, Üretim İçin Daha Fazla Yem Alanı Gerekiyor

2 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

Uruguay Ulusal Et Enstitüsü (INAC) yönetim kurulu üyesi José Manuel Mesa, SIAL Paris sonrasında Uruguay etine yönelik uluslararası talebin sürdüğünü, ancak alıcıların ihtiyaç duyduğu arzı bulmanın zorlaştığını söyledi. Mesa, fuardaki ticari görüşmelerden talebin kalıcı olacağı ve tedarik sıkıntısının belirgin olduğu sonucunun çıktığını aktardı. Buna karşın görüşmelerde, mevcut fiyatların üzerine çıkılacağına dair somut bir işaret bulunmadığını belirtti. Mesa’ya göre Uruguay’ın bu talep ortamından yararlanabilmesi, hayvancılıktaki üretim kısıtlarını aşmasına bağlı. Daha fazla yem mevcudiyetinin buzağı üretim sonuçlarını iyileştireceğini, yeniden yetiştirmeyi hızlandıracağını ve besiye daha genç ve ağır hayvanların gönderilmesini sağlayacağını ifade etti. Gebelik ve sütten kesme sorunlarının da çoğu zaman yeterli vücut kondisyonuna ulaşamayan ve gereken miktarda ot tüketemeyen ineklerle bağlantılı olduğunu söyledi. Tahıl kullanımının üretim süreçlerini hızlandırdığını belirten Mesa, bu seçeneğin tahıl fiyatlarına ve tahıl-et değişim ilişkisine bağlı olduğu uyarısını yaptı. Bu nedenle tarla iyileştirmeleriyle birlikte kışlık yem bitkileri ve ekili meraların artırılmasını gerekli gördü. Uruguay’da yaklaşık 800.000 hektar kışlık yem bitkisi ile 1,1 milyon ila 1,2 milyon hektar arasında konvansiyonel mera bulunduğunu aktaran Mesa, iyileştirilmiş alan genişletilmedikçe et üretiminde yapısal artışın zor olacağını söyledi. SIAL Paris ve Brüksel’deki temaslarda Avrupa Birliği ile anlaşmada öngörülen kotaların Mercosur ülkeleri arasındaki dağılımının henüz çözülemediği de ele alındı. Mesa, izin sahibi ithalatçıları tedarik edebilecek ihracatçılarla buluşturmanın güçlük taşıdığını belirtti. Brezilya’nın Avrupa pazarına erişimindeki sorunların diğer ihracatçılar için fırsat oluşturduğunu, ancak bunun kalıcı bir durum olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti. Mesa ayrıca Uruguay’ın Avrupa’nın ormansızlaşma düzenlemesiyle bağlantılı sertifikaya sahip eti göndermeye başladığını söyledi. INAC’ın, etin Hollanda ve Almanya limanlarından girdikten sonra hangi bölgelere dağıtılıp tüketildiğini belirlemeye çalıştığını aktaran Mesa, bu çalışmanın tanıtım kampanyalarını talebin yüksek olduğu pazarlara yönlendirmeyi amaçladığını belirtti. Fuardan derlenen beklentilere göre önümüzdeki yıllarda Uruguay etinin pazarlanmasında güçlük öngörülmüyor.

Paraguay'da Gıda Arzının %85'inden Fazlasını Aile Tarımı Sağlıyor
Görsel kaynağı: 1000 Noticias · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay'da Gıda Arzının %85'inden Fazlasını Aile Tarımı Sağlıyor

Paraguay Tarım ve Hayvancılık Bakanı Carlos Giménez, Dünya Gıda Günü kapsamında düzenlenen etkinlikte aile tarımının ülkenin iç gıda arzındaki rolünü öne çıkardı. Giménez’in sunduğu resmi verilere göre, ülke genelindeki hanelerde her gün tüketilen gıda ürünlerinin %85’inden fazlası doğrudan aile tarımından geliyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından “Bugün yenilik yap, yarını besle” temasıyla düzenlenen etkinlikte Paraguay tarımındaki gelişmeler ele alındı. Bakanın 2025–2026 dönemine ilişkin ekonomik bilançoda aktardığı verilere göre domates üretimi 90 milyon ABD doları, locote üretimi ise yaklaşık 70 milyon ABD doları ekonomik hareketlilik oluşturdu. Kaynak metne göre bu üretim, kırsal ailelere doğrudan gelir sağladı ve yerel ticaret ağlarını güçlendirdi. Paraguay domatesi, Brezilya ve Uruguay’a yapılan sevkiyatlarla dış pazarlardaki varlığını sürdürüyor. Giménez, sonuçları hükümet ile sektör kurumlarının, üretici fiyatlarını tarihsel olarak etkileyen kaçakçılıkla mücadeledeki koordinasyonuna bağladı. Ayrıca yaklaşık 259.000 tarım işletmesinin geçimlik üretimden sürdürülebilir ve rekabetçi modele geçmek üzere teknik dönüşüm sürecinde olduğunu belirtti. Bakanlık, küçük üreticilere bilimsel, genetik ve teknolojik desteği sürdürme taahhüdünü yineledi.

Bosna-Hersek’te Tarım Birliklerinden Yerli Üretim İçin Acil Önlem Çağrısı
Görsel kaynağı: Agroportal.ba · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersek’te Tarım Birliklerinden Yerli Üretim İçin Acil Önlem Çağrısı

Bosna-Hersek’in Federasyon BiH ve Sırp Cumhuriyeti’ndeki tarım birlikleri, Gračanica’da yapılan toplantının ardından yerli üretimin korunması, tarımsal girdiler üzerindeki vergi yükünün azaltılması ve et ihracatının Avrupa Birliği’ne açılması için acil önlem çağrısı yaptı. Toplantıya süt, et ve tarım üreticilerini temsil eden birliklerin yanı sıra kooperatifler ve işleme sanayisi temsilcileri katıldı. Birlikler, ithalat, yerli üretim, fiyatlar ve piyasa koşullarındaki değişime göre koruma önlemlerini otomatik olarak devreye sokacak bir mekanizma kurulmasını istedi. Ayrıca BiH’de üretilen temel tarımsal girdiler için %0 ile 2 arasında, ithal ürünler için ise %8,5’e kadar farklılaştırılmış Katma Değer Vergisi oranı önerildi. Birliklere göre bu düzenleme, özellikle KDV sistemine dahil olmayan küçük işletmelere yardımcı olabilir. Üreticiler, kırmızı et ve canlı hayvan ihracatı için gerekli koşulların oluşturulmasını talep etti. Toplantıda BiH’nin her yıl büyük miktarlarda et ithal ettiği, buna karşılık yerli üreticilerin potansiyel gördükleri dış pazarlara erişemediği belirtildi. Üretici temsilcileri, diplomatik ve konsolosluk ağının yerli ürünlerin tanıtımında daha aktif rol üstlenmesini de istedi. Katılımcılar, entite ve devlet düzeyindeki ilgili kurumlarla ortak toplantı düzenlenmesine ve müzakereleri yürütmek üzere özel bir ekip atanmasına karar verdi. Süt üreticilerinin çıkarlarını savunacak bir koordinasyon ekibi kurulması da kararlaştırılırken, talepler karşılanmazsa daha radikal önlemlere başvurulacağı açıklandı.

Moldova’nın Mısır İhracatı Dokuz Ayda Önceki İki Tam Yılı Aştı
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’nın Mısır İhracatı Dokuz Ayda Önceki İki Tam Yılı Aştı

Moldova, 2026’nın ilk dokuz ayında 318,3 bin ton mısır ihraç ederek 2025 ve 2024’ün tamamında dış pazarlara gönderilen hacimleri aştı. Ancak bu sonuç, yalnızca 2026 hasadının ihracatını yansıtmıyor; 2025’teki geç hasat nedeniyle önceki üründen kalan bazı teslimatlar 2026 yazına sarktı. Temmuz-eylül döneminde mısır ihracatı 28.216 ton olarak gerçekleşti ve 2025’in aynı dönemindeki 21.987 tona göre yaklaşık %28 arttı. Üçüncü çeyrekteki hacim 2024 ve 2023’ün aynı dönemlerindeki seviyelerin de üzerinde kaldı. Buna karşın sevkiyatlar aylar ilerledikçe belirgin biçimde azaldı: temmuzda yaklaşık 21,5 bin ton olan ihracat, ağustosta 3,4 bin tona, eylülde ise 3,3 bin tona geriledi. Ekonomist Iurie Rija’nın aktardığı analize göre bu düşüş, yeni hasat beklenirken önceki üründen ihracata uygun stokların kademeli olarak tükenmesini yansıtıyor. Aynı dönemde ortalama ihracat fiyatı 4,33 ley/kg’a yükseldi ve 2025’in aynı dönemindeki 4 ley/kg seviyesinin yaklaşık %8 üzerine çıktı. Lübnan, 12,5 bin tonla üçüncü çeyrekte Moldova mısırının başlıca destinasyonu oldu ve toplam sevkiyatın yaklaşık %44’ünü oluşturdu. Ukrayna yaklaşık 4,2 bin tonla ikinci sırada yer aldı; bu sevkiyatların Reni Limanı üzerinden diğer pazarlara yeniden ihraç edildiği belirtildi. Türkiye de 3,8 bin tonla önemli destinasyonlar arasında yer aldı. Rija’ya göre 2026 hasadından yapılacak ihracat daha geç başlayabilir ve teslimatların önemli bir bölümü 2027’nin ilk yarısına kalabilir. Bu beklentinin gerçekleşmesi hasadın hızına, mevcut stoklara ve dış pazarlardaki ticari ve lojistik koşullara bağlı olacak.

Suriye Zeytinyağı Küresel Pazarda Rekabet Gücünü Koruyor
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye Zeytinyağı Küresel Pazarda Rekabet Gücünü Koruyor

Suriye zeytinyağı, yerel ve dış pazarlardaki itibarı, kimyasal özellikleri ve zengin yerel çeşitliliği sayesinde küresel pazarda güçlü bir rakip olarak değerlendiriliyor. Suriye Tarım Bakanlığı Zeytin Bürosu Müdürü Muhammed Kavas, ülkenin Akdeniz havzasında zeytin yetiştiriciliği ve zeytinyağı üretiminin en eski merkezlerinden biri olduğunu belirtti. Surani, Kaysi, Hudayri ve Duhaybli gibi çeşitlerin farklı özellik ve aromalara sahip olduğu aktarıldı. Kavas, incelenen çeşitlerin çoğunda tekli doymamış yağ asidi olan oleik asit oranının yaklaşık %70 veya daha fazla olduğunu söyledi. Bazı çeşitlerin yağlarında bulunan doğal fenolik bileşikler ve tokoferollerin antioksidan özellikleriyle ürünün besin ve sağlık değerine katkı sunduğu belirtildi. Hasat, depolama ve sıkımın uygun yöntemlerle yapılması halinde yağın düşük serbest asitlik ve peroksit değerleri, ultraviyole emilim ölçümleri ile duyusal özellikler bakımından natürel sızma zeytinyağına ilişkin uluslararası standartları karşıladığı ifade edildi. Üretici şirket yöneticisi Safvan Kayruz, Suriye zeytinyağının başlıca alıcılarının Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Umman'ın yanı sıra Avrupa ülkelerindeki tüccarlar, bireyler ve işletmeler olduğunu söyledi. Kayruz, Türkiye'ye de büyük miktarlarda ihracat yapıldığını belirtti. Ancak ihracat sektörünün yaptırımlar ve ekonomik abluka nedeniyle yaklaşık 14 yıl boyunca dünyayla neredeyse tamamen kopuk kaldığını, güncel sorunlar arasında banka akreditiflerinin aksaması ve küresel banka hesaplarının alınamamasının bulunduğunu kaydetti. Kayruz, sektörün desteklenmesi için hükümetin yanı sıra ticaret, sanayi ve tarım odalarının uluslararası anlaşmaların ve fuarların düzenlenmesinde daha etkin rol üstlenmesini istedi. İdlib ve Afrin gibi bölgelerde üretilen yağın özgün aroma ve tadıyla İspanyol, Tunus ve Fas yağlarıyla yarıştığını belirten Kayruz, bu konumun güçlenmesi için ambalajlama sektörünün geliştirilmesi ve ihracatı destekleyen ekonomik ortamın sürdürülmesi gerektiğini söyledi. Tarım Bakanlığı, mevcut sezonda Suriye'de zeytin meyvesi üretiminin ilk tahminini 954 bin 730 ton olarak açıkladı. Üretimin %20'sinin sofralık zeytine, %80'inin ise yağlık sıkıma ayrılması ve yaklaşık 190 bin 946 ton zeytinyağı elde edilmesi bekleniyor.

Brezilya Sorgumunda Çin Talebi ve İhracatla Yeni Pazarlar Açılıyor
Görsel kaynağı: CNN Brasil · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya Sorgumunda Çin Talebi ve İhracatla Yeni Pazarlar Açılıyor

Çin’den gelen talep ve ihracattaki artış, Brezilya’da sorgumun özellikle ikinci ürün dönemindeki konumunu güçlendiriyor. Geleneksel olarak iç piyasada yem sanayisine yönlendirilen ürün, yeni dış pazarlar ve lojistik güzergâhlarla üreticilere daha fazla pazarlama seçeneği sunuyor. AgRural’ın tahminine göre Brezilya, Eylül-Ekim 2026 döneminde 1,8 milyon ton sorgum ihraç edecek; Çin de başlıca varış noktası olacak. Ulusal Tedarik Şirketi (Conab), 2025/26 sezonunda Brezilya’nın sorgum üretiminin önceki sezona göre %20,4 artarak 7,35 milyon tona ulaşmasını bekliyor. Aynı dönemde ekim alanı %32,9 genişleyerek 2,17 milyon hektara çıktı. Conab’ın tarihsel serisi ise üretimin 2020/21 sezonundaki 2,08 milyon tondan 2025/26’da 7,37 milyon tona yükseldiğini ve beş yılda %253,6 arttığını gösteriyor. Kaynakta yer alan bu iki Conab verisi arasında küçük bir fark bulunuyor. StoneX değerlendirmesine göre yüksek mısır üretim maliyetleri ve sorgum arzının daha sınırlı olması, 2026/27 sezonunda bu ürüne ayrılan alanı artırabilir. Sorgumun ekim alanı için mısırla rekabet etmesi, uluslararası piyasadaki mısır arzını da etkileyebilir. StoneX analisti Raphael Bulascoschi, Brezilya’daki etanol tesislerinin iç tüketimi ile küresel talebin ihracatı desteklediğini ve ekim alanının artmasının mısır alanı üzerinde baskı oluşturabileceğini belirtiyor. İhracat bağlantıları da genişliyor. Görüşmeler 2025’te özellikle Santa Catarina’daki Imbituba Limanı üzerinden güçlenirken, daha sonra São Paulo’daki Santos, Paraná’daki Paranaguá limanları ve Kuzeydoğu’daki terminalleri kapsadı. VLI, Çin ve Afrika’ya ilk sorgum sevkiyatlarını başlattı ve FCA ile Ferrovia Norte-Sul’un kuzey kesimini kullanarak 2026 sonuna kadar 800 bin tondan fazla taşıma yapmayı öngörüyor. Sorgumun büyümesi, mısırın ikinci ürün ekiminin uygun zaman aralığında yapılamadığı alanların bu ürüne ayrıldığı bir sezonun ardından geldi. Agrobom Ticari Direktörü Marco Castelli, dış satışların üreticilerin bir sonraki ikinci ürün planlarını etkileyebileceğini ve sorgumun iç pazara ek bir pazarlama seçeneği sunduğunu ifade ediyor. Ancak alanın gelecekteki payı, Çin talebinin devamına ve ihracat rotalarının kalıcı biçimde yerleşmesine bağlı olacak. IBGE’nin 2026 için verdiği ayrı tahmin ise 6 milyon ton üretim ve yıllık %11 artış öngörüyor.

Bosna-Hersek’te Yumurta İhracat Değeri Geçen Yılın Aynı Dönemine göre %23 Arttı
Görsel kaynağı: Oslobođenje · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersek’te Yumurta İhracat Değeri Geçen Yılın Aynı Dönemine göre %23 Arttı

Bosna-Hersek’in yumurta ihracatından elde ettiği gelir, yılın ilk sekiz ayında geçen yılın aynı dönemine göre %23 artarak 15,16 milyon konvertibl markaya (KM) ulaştı. Aynı dönemde yumurta ithalatı 11 milyon KM olarak gerçekleşti. Böylece ülke, yumurta ticaretinde 4 milyon KM’nin üzerinde dış ticaret fazlası verdi. İhracattaki artış miktardan çok değer bakımından gerçekleşti. Yumurta ihracatının miktarı yaklaşık %8 yükselirken ihracat değerinin %23 artması, üreticilerin dış pazarlarda daha yüksek fiyat elde ettiğine işaret etti. Bosna-Hersek’in başlıca ihracat pazarları İtalya, Sırbistan, Karadağ, Avusturya ve Hırvatistan oldu. Dış Ticaret Odası’na göre sektör, bölge pazarlarında kapasite ve rekabet gücüne sahip. Ancak Avrupa Birliği (AB) pazarına erişim, ürün kategorileri bakımından sınırlı kalıyor. Bosna-Hersek, AB ülkelerine işlenmek üzere B sınıfı yumurta ihraç edebiliyor; A sınıfı tüketim yumurtalarının AB’ye ihracatı için ise henüz gerekli onayı alamadı. Ülkeden bölge pazarlarına taze tüketim yumurtaları, AB pazarına ise daha düşük fiyatlı işleme yumurtaları gönderiliyor. İthalatta tüketim yumurtalarının yanı sıra kuluçkalık döllü yumurtalar da yer alıyor. Üreticiler, tahıl ve soya küspesi gibi yem bileşenleriyle çiftlik ekipmanlarında ithalata bağımlı olduklarını belirtiyor. Bu durum taşıma giderlerini ve küresel fiyat artışlarına maruz kalmayı artırıyor. Sektör, kalite ve sağlık standartlarının Avrupa normlarıyla uyumlu olduğunu savunurken, A sınıfı yumurta ihracatı için süreçlerin hızlandırılmasını ve yem, elektrik ile akaryakıt maliyetlerini dengeleyecek desteklerin artırılmasını istiyor.

SIAL fuarına ev sahipliği yapan Paris Nord Villepinte girişindeki ziyaretçiler.
SIAL Paris fuar alanı — kaynak haberde kullanılan arşiv fotoğrafı.Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haberGörsel, yerleşime göre kırpılarak gösterilir.
Veri haberi

SIAL Paris’te Türkiye Fransa’nın Önünde Yer Aldı

Fransa, Paris’te düzenlenen SIAL Paris’in 2026 edisyonunda sergileyici ülkelerin şirket katılımı sıralamasında İtalya, İspanya, Türkiye ve Yunanistan’ın gerisinde kaldı. Böylece Fransa, kendi ülkesinde düzenlenen dünyanın önemli gıda fuarlarından birinde ilk sıralardaki konumunu koruyamadı. Türkiye, kaynakta yer alan sıralamaya göre Fransa’nın önünde bulunan ülkeler arasında gösterildi. Bu karşılaştırma, ülkelerin toplam gıda ihracatını ya da dış satım hacmini ölçmüyor. Sıralama, şirketlerin ticari fuara katılımına ve fuardaki sergi alanlarının kullanımına ilişkin bir gösterge niteliğinde. Buna rağmen SIAL organizatörleri, sonuçların Fransız gıda şirketlerinin uluslararası alıcılara ulaşma kapasitesi bakımından dikkate alınması gerektiğini belirtti. Organizasyon, Fransa’nın fuardaki varlığındaki gerileme ve uluslararası gıda ticaretinde yeniden ağırlık kazanma ihtiyacı konusunda uyarıda bulundu. İtalya, 2024’te ilk kez Fransa’yı geçerek SIAL Paris’in başlıca sergileyici ülkesi oldu. SIAL Paris Direktörü Audrey Ashworth, Fransa’nın gıda sektöründeki geçmiş itibarına güvenerek hareket edemeyeceğini savundu. Ashworth’e göre büyümenin yavaşladığı ve iç pazarın istikrar kazandığı bir ortamda birçok Fransız gıda şirketinin büyümeyi sürdürebilmek için ülke dışından yeni alıcılar bulması gerekiyor. İhracatın ikincil bir faaliyet olarak görülmemesi gerektiğini belirten Ashworth, yeni pazarların maliyetleri dağıtabileceğini, riskleri çeşitlendirebileceğini ve şirketlerin ekonomik sürdürülebilirliğini güçlendirebileceğini ifade etti. SIAL’ın değerlendirmesine göre uluslararası rekabet yalnızca ürün kalitesi ve fiyatlarla şekillenmiyor. Hükümetlerin şirketlere sağladığı destekler, ticari tanıtım kuruluşlarının çalışmaları ve kamu-özel sektör koordinasyonu da ülkelerin dış pazarlardaki görünürlüğünü etkiliyor. Organizasyon, İtalya ve Türkiye’nin gıda sanayilerinin uluslararası varlığını güçlendirmek için önemli kamu sübvansiyonlarından yararlandığını aktardı. Belçika’nın Food Export The Forum platformu, Birleşik Krallık’ın Export Academy programı, Kanada’nın CanExport SME desteği ve Singapur’un Market Readiness Assistance programı da ihracat hazırlığı ve tanıtım araçları arasında sıralandı. SIAL Paris’in ticari bağlantılar açısından kapsamı, 2024 verilerinde de görülüyor. Fuar o yıl yaklaşık 200 ülkeden ziyaretçi ve 110 resmî heyet ağırladı; heyetler arasında 50 büyükelçi, 16 parlamenter ile Fransız ve yabancı 17 bakan yer aldı. Bu nedenle etkinlik, özellikle küçük ve orta ölçekli gıda şirketleri için distribütör bulma, yeni ihracat pazarlarına ulaşma ve ticari ilişkiler kurma imkânı sunuyor. Organizasyon, Fransa’nın bu kapasiteden yeniden yararlanabilmesi için sektör ve kamu kurumlarının ortak hareket etmesi gerektiğini savunuyor.

Fransa'nın Tarım-Gıda İhracatı Rekabet Baskısıyla Geriliyor
Fotoğraf: ERIC PIERMONT · Özgün haber
Veri haberi

Fransa'nın Tarım-Gıda İhracatı Rekabet Baskısıyla Geriliyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Fransa'nın tarım-gıda ticaret dengesi 2025'te son 50 yılın en düşük seviyesine gerilerken, ülke işlenmiş gıda ürünlerinde dünyanın dördüncü ihracatçısı olmasına rağmen İtalya ve İspanya'nın artan rekabetiyle karşı karşıya bulunuyor. CNPA gözlemevine ilişkin değerlendirmede, Fransa'nın dış pazarlardaki konumunun zayıfladığı ve dengenin toparlanmakta zorlandığı belirtildi. Gelişmeler, SIAL gıda fuarının Paris'te açılacağı dönemde gündeme geldi. Terre-net'in tarım ürünleri ile işlenmiş gıda ürünlerini birlikte ele alan verilerine göre dış ticaret fazlası 2025'te yaklaşık başa baş düzeyine indi. Fazla, 2026'nın ilk yedi ayında 600 milyon avroya hafifçe yükselse de 2023-2025 ortalamasının 1,8 milyar avro altında kaldı. Aynı haberde ihracatın Fransız gıda sanayisi için zorunlu bir çıkış yolu olduğu, sektörün bazı komşularına kıyasla daha düşük kâr marjları ve altyapıyı uyarlamak için yetersiz yatırımlarla karşı karşıya bulunduğu aktarıldı. Fiyat baskısı da sektörün temel sorunları arasında yer alıyor. Michel-Édouard Leclerc, sanayicilerin tarife artışlarında %4'ün çok üzerinde taleplerde bulunacağı uyarısını yaptı. Ania Başkanı Jean-François Loiseau ise Fransa'daki tarım-gıda sektörünün son 15 yılda her yıl deflasyon yaşadığını, yalnızca Ukrayna savaşının iki yılında hammadde maliyetlerindeki artışların fiyatlara yansıtılabildiğini söyledi. Loiseau, bu yıl Orta Doğu'daki savaşın enerji ve ambalaj fiyatlarını artırdığını, sosyal yükler, enerji ve vergilerin karşılanamamasının şirketleri zora soktuğunu belirtti. Loiseau'ya göre Fransa'da dağıtım şirketlerinin baskısı İtalya, Almanya ve İspanya'ya göre daha yüksek ve bu durum üreticilerin kâr marjlarını azaltıyor. SIAL'de İtalya yaklaşık 700 şirketle önde yer alırken İspanya da Fransız şirketlerinin seviyesine ulaşıyor. Fransız şirketlerinin sayısı yaklaşık 600'e yükselse de artışın anlamlı olmadığı değerlendiriliyor. Loiseau, Fransa'nın fuarda 1.000 şirketle temsil edilmesini hedeflemesi gerektiğini savundu. Loiseau, Fransız sanayisinin aşırı kısıtlayıcı düzenlemeler ve yüksek maliyetler nedeniyle ihracatta zorlandığını ifade etti. Tarım-gıda sektörünün yalnızca dörtte birinin ihraç edildiğini ve ihracatın çoğunlukla yakın pazarlara yöneldiğini söyleyen Loiseau, İtalya ile İspanya'nın günlük ve erişilebilir ürünleri daha örgütlü biçimde tanıtarak daha geniş bir uluslararası kitleye ulaştığını belirtti. Avrupa'nın Fransa için öncelikli pazar olarak kalması gerektiğini, ABD'nin de satın alma gücü nedeniyle önemini koruduğunu ve serbest ticaret anlaşmalarının tarımsal temeli koruması gerektiğini söyledi.

Kazakistan’da Pastörize Deve Sütüne Ulusal Standart
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber

Kazakistan’da Pastörize Deve Sütüne Ulusal Standart

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Kazakistan’da pastörize deve sütü için ulusal standart onaylandı. ST RK 4050-2026, ürünün kalite ve güvenlik koşullarının yanı sıra etiketleme, ambalajlama, taşıma ve depolama kurallarını belirliyor. Standart 1 Kasım 2026’da yürürlüğe girecek. Düzenlemenin, üreticilerin iç ve dış pazarlar için ürün çeşitlerini genişletmesine yardımcı olması bekleniyor. İhracat için Avrasya Ekonomik Birliği (EAEU) ülkeleri, Çin ve Orta Doğu değerlendiriliyor. Kazakistan’da deve sütü geleneksel olarak şubat ve kımıran üretiminde kullanılırken, günümüzde dondurma, konfitür ve kahve bazlı içeceklerde de değerlendiriliyor.

Suriye ve Ukrayna Ticaret İş Birliğini Görüştü
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye ve Ukrayna Ticaret İş Birliğini Görüştü

Suriye Ticaret Odaları Federasyonu Başkanı Alaa el-Ali, Ukrayna Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Henadi Çijikov ve Uluslararası Bölüm Direktörü Valeriya Zabaşta ile video konferans yoluyla ekonomik ve ticari iş birliğini görüştü. Toplantıda yeni ortaklık ve yatırım olanaklarının yanı sıra ticaret değişimini canlandırma ve Suriye ürünleri için yeni pazarlar açma mekanizmaları ele alındı. Görüşmede, Ukraynalı şirketler ve iş insanlarından oluşan bir heyetin Suriye’yi ziyaret etmesi ihtimali de değerlendirildi. Suriye Ticaret Odaları Federasyonuna göre bu ziyaret, ticari ve yatırım fırsatlarını incelemeyi ve ortak çıkar sağlayacak ortaklıkları görüşmeyi amaçlıyor. Alaa el-Ali ayrıca Ukrayna ekonomisinin, özellikle tarım sektöründe, savaş koşullarına dayanma kapasitesine dikkat çekti.

Rakka’da Maliyet Baskısı Çiftçileri Üzüm ve Meyve Ağaçlarına Yöneltiyor
Görsel kaynağı: North Press Agency · Özgün haber
Veri haberi

Rakka’da Maliyet Baskısı Çiftçileri Üzüm ve Meyve Ağaçlarına Yöneltiyor

Suriye’nin Rakka kentinin güney kırsalında artan tarımsal üretim maliyetleri ve mevsimlik ürünlerin ekonomik cazibesindeki gerileme, bazı çiftçileri buğday, pamuk ve sarı mısırdan üzüm başta olmak üzere meyve ağaçlarına yöneltiyor. Çiftçiler, mevsimlik ürünlerde tohum, gübre, tarım ilacı ve işçilik giderlerinin yükseldiğini; ürünleri pazarlamanın zorlaştığını ve bazı ödemelerin geciktiğini belirtiyor. Üzüm, badem türleri ve şeftali Rakka’daki alternatifler arasında öne çıkarken Curniye, Kesrat ve vilayetteki başka bölgelerde üzüm bağlarının kurulumu genişliyor. Üreticilere göre üzüm yetiştiriciliği daha az işgücü gerektiriyor; bazı durumlarda aile, ilaçlama ve ağaç bakımından hasat hazırlığı ile pazarlamaya kadar işlerin çoğunu üstlenebiliyor. Bağların üretime geçmesi birkaç yıl alsa da sonrasında yıllık ürün alınabilmesi, çiftçileri mevsimlik tarımdan meyve ağaçlarına geçmeye teşvik ediyor. Üzüm üretiminde pazarlama ve fiyat dalgalanması ise devam eden sorunlar arasında. Bir üretici, kilogram fiyatının sezon başında yaklaşık 7-8 bin Suriye lirasından sezon ortasında 3-4 bin liraya gerileyebildiğini söyledi. Ziraat mühendisi ve çiftçi Muhammed el-Assaf ise o sıradaki fiyatın 3-3,5 bin lira olduğunu ve bunun üretim maliyetleriyle örtüşmediğini belirtti. Bu farklılıklar, fiyatların dönem ve üretim miktarına göre değiştiğine işaret ediyor. Çiftçiler, kuyularla yapılan sulamada mazot fiyatlarının maliyetleri artırdığını belirterek gübre ve yakıt desteği istiyor. Ayrıca dış pazarların açılması, soğutma birimleri ile donanımlı taşıma araçlarının sağlanması ve ürünlerin yüksek arz döneminde düşük fiyattan satılmasını önleyecek depolama imkânlarının oluşturulması talep ediliyor. Bölgede çoğunlukla Vitmuni, yerel adıyla Şami, üzümü yetiştirilirken daha az miktarda Helvani ile son üç yılda yayılan Sihirbaz Parmakları ve Yakut çeşitleri de bulunuyor.

Brezilya Mısır İhracatındaki Gerileme İç Fiyatlarda Düşüş Riskini Artırdı
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya Mısır İhracatındaki Gerileme İç Fiyatlarda Düşüş Riskini Artırdı

Brezilya'da mısır ihracatının yavaşlaması, uluslararası rekabetin artması ve realin değer kazanması, iç piyasadaki fiyatlar üzerinde düşüş yönlü baskı riskini artırıyor. Merkezi Uluslararası Ekonomik Analizler ve Piyasa Araştırmaları Merkezi (CEEMA) verilerine göre ülke eylülde 5,21 milyon ton mısır ihraç etti. Bu miktar, geçen yılın aynı ayına göre %31,1 daha düşük gerçekleşti. Temmuz-eylül dönemindeki ihracat 11,8 milyon tonda kaldı; 2025'in aynı döneminde bu miktar 16,8 milyon tondu. Ocak-eylül döneminde ise sevkiyatlar 19,7 milyon ton olarak kayda geçti ve geçen yılın ilk dokuz ayındaki 23,3 milyon tonun 3,6 milyon ton altında kaldı. Gerilemenin nedenleri arasında özellikle Arjantin'in artan rekabeti ve savaş ortamında İran talebindeki azalma gösteriliyor. İran, Brezilya mısırının başlıca alıcısı olarak belirtiliyor. Bu gelişmelerin ardından piyasanın Brezilya'nın 2026 ihracatına ilişkin beklentisi 43 milyon tondan 38 milyon tona indirildi. CEEMA'nın hesaplamasına göre yeni hedefe ulaşılabilmesi için Brezilya'nın ticari yılın ocak ayında sona ereceği ekim-ocak döneminde yaklaşık 17 milyon ton sevkiyat yapması gerekiyor. Realdeki değerlenmenin de Brezilya mısırının dış pazarlardaki rekabet gücünü azaltabileceği değerlendiriliyor. İhracatın düşük kalması nedeniyle arzın bir bölümünün iç piyasada kalması halinde, yurt içi talep artsa bile fiyatlar düşüş yönlü baskı görebilir. Kaynağa göre fiyat oluşumunda yalnızca toplam talep değil, alıcıların bulunduğu yer ve fiilen satın aldıkları miktar da önem taşıyor. Bu nedenle mevcut arzın bölgesel olarak ne ölçüde emilebildiği, iç fiyatların yönünü etkileyebilecek koşullar arasında bulunuyor. Çin pazarındaki talep görünümü de Brezilya ihracatı açısından sınırlayıcı bir unsur olarak aktarılıyor. Çin'de hayvan yemlerindeki mısır payı ocakta %47 iken ağustosta %29'a geriledi; bu alanın bir bölümünü buğday, arpa ve sorgum aldı. Çin, temmuz ayına kadar 7,2 milyon tonluk mısır ithalat kotasının 1,4 milyon tonunu kullandı. Ancak kotada boşluk bulunması, ülkenin alımlarını kotanın tamamını dolduracak seviyeye çıkaracağı anlamına gelmiyor. Ekim verilerine göre kota kapsamında Çin'e teslim edilen Brezilya mısırının tahmini maliyeti ton başına 332 dolar, Çin iç piyasasındaki mısırın maliyeti ise yaklaşık 360 dolar oldu. Brezilya ürünü, ABD mısırına göre bazı rotalarda da daha ucuz kalırken Arjantin mısırının tahmini teslim maliyeti 313 dolarla Brezilya ürününün altında bulunuyor. Bu nedenle Brezilya'nın fiyat avantajı, Çin'in toplam ithalat talebine ve Arjantin rekabetine bağlı olarak değerlendiriliyor.

İŞAD, Tarımkon Başkanı Murat Subaşı ve Heyeti Ağırladı
Görsel kaynağı: Havadis · Özgün haber

İŞAD, Tarımkon Başkanı Murat Subaşı ve Heyeti Ağırladı

Kıbrıs Türk İş İnsanları Derneği (İŞAD), Türkiye’de tarım ve kırsal kalkınma alanında faaliyet gösteren Uluslararası Tarım ve Gıda Konfederasyonu (TARIMKON) Başkanı Murat Subaşı ile beraberindeki heyeti ağırladı. Heyet, 6-7 Ekim tarihlerinde KKTC tarımının daha verimli, sürdürülebilir ve rekabetçi hale getirilmesi, üretimin artırılması ve yeni yatırım alanlarının geliştirilmesi amacıyla çeşitli temaslarda bulundu. İŞAD ve TARIMKON heyetleri Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, Kıbrıs Türk Çiftçiler Birliği, Cyprruvex ve Kalyoncu Ltd.’yi ziyaret etti. Görüşmelerde modern tarım teknikleri, teknoloji kullanımı, üretici desteği, yatırım olanakları, üretim-işleme-ihracat süreçleri ve Türkiye-KKTC tarım iş birliği ele alındı. İŞAD Başkanı Enver Mamülcü, amaçlarının katma değer yaratan ve ihraç eden güçlü bir tarım ekonomisine katkı sağlamak olduğunu söyledi.