ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

24 haber · Sayfa 1

Dünya Bankası Tahıl Fiyatlarında 2026 ve 2027 İçin Artış Bekliyor
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Bankası Tahıl Fiyatlarında 2026 ve 2027 İçin Artış Bekliyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Dünya Bankası, uluslararası tahıl fiyatları endeksinin 2026’da %14,1, 2027’de ise %9,3 artacağını öngörüyor. Bu tahmin, genel emtia fiyatlarının 2026’da %23 yükselmesinin ardından 2027’de %7 gerileyeceği beklentisinden ayrışıyor. Kurum, tahıl piyasasındaki yükselişin iki yıl üst üste devam edeceğini belirtiyor. Tahıl fiyatları üzerindeki baskının uluslararası arz riskleri, Karadeniz üzerinden taşımacılıktaki aksamalar, yüksek tarımsal girdi maliyetleri ve olumsuz hava koşullarından kaynaklanabileceği değerlendiriliyor. Dünya Bankası, gıda fiyatları endeksinin de 2026’da %10,3, 2027’de %7,2 artacağını tahmin ediyor. Liman altyapısına ve ticari gemilere yönelik saldırıların bazı pazarlarda tahıl bulunabilirliğini azaltabileceği, sigorta ve taşıma maliyetlerini artırabileceği belirtiliyor. Buğdayda en belirgin artışlardan biri bekleniyor. Amerikan Hard Red Winter buğdayının ortalama fiyatının 2026’da 311 dolar/tona çıkacağı, bunun 2025’teki 243 dolar/tona göre %28 artış anlamına geldiği tahmin ediliyor. Fiyatın 2027’de %13,5 daha yükselerek 353 dolar/tona ulaşması bekleniyor. Bu seviyenin 315 avro/tona karşılık geldiği, nisan ayındaki tahminlerin ise 2026 için 253, 2027 için 260 dolar/ton olduğu aktarılıyor. Mısır fiyatının 2026’da 223, 2027’de 235 dolar/ton; arpanın ise aynı yıllarda 164 ve 172 dolar/ton olması bekleniyor. Tayland’ın %5 kırık pirincinde fiyatın 2025’teki 408 dolardan 2026’da 448, 2027’de 500 dolar/tona çıkacağı öngörülüyor. Soya küspesi, soya fasulyesi ve soya yağı fiyatlarında da artış beklenirken, enerji fiyatlarının 2026’da %32, gübre fiyatları endeksinin %14,3 yükselmesi öngörülüyor. Dünya Bankası ayrıca çok şiddetli bir El Niño olayının farklı bölgelerde tarımsal üretimi etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.

Türkiye’de Aylık Enflasyon Ekimde %2,6’ya Çıktı; Gıda Fiyatları %3,5 Arttı
Görsel kaynağı: News.Az · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye’de Aylık Enflasyon Ekimde %2,6’ya Çıktı; Gıda Fiyatları %3,5 Arttı

Türkiye’de aylık tüketici enflasyonu ekimde %2,6’ya yükseldi. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre oran, eylüldeki %1,8’in ve piyasanın yaklaşık %2,2’lik beklentisinin üzerinde gerçekleşti. Yıllık enflasyon ise bir ay önceki %29,7’den %27,8’e geriledi. Aylık fiyat artışına en büyük katkıyı gıda ve giyim grupları yaptı. Gıda fiyatları %3,5, giyim fiyatları %12,6 artarken enerji fiyatları da %4,9 yükseldi. Ulaştırma fiyatlarındaki artış %2, konut maliyetlerindeki artış ise %2,8 oldu.

Trump'ın İran'ı Tarım ve Gıda Girdileriyle Kuşatma Düşüncesi Üzerine Analiz
Görsel kaynağı: Mehr — Ekonomi · Özgün haber

Trump'ın İran'ı Tarım ve Gıda Girdileriyle Kuşatma Düşüncesi Üzerine Analiz

Konuk yazar ve tarım kalkınması analisti Hüseyin Şirzad'a göre savaşlar, iklim olayları ve jeopolitik parçalanma aynı anda etkili olarak küresel gıda krizi riskini büyütüyor. Analizde Rusya-Ukrayna savaşının iki ülkenin tarımsal ihracatını aksattığı, İran'a yönelik savaş ve Hürmüz Boğazı'ndaki süregelen kapanmanın gübre taşımacılığını sınırladığı, güçlü bir El Niño olasılığının ise geniş bölgelerde kuraklık ve ürün kaybı yaratabileceği savunuluyor. Bu gelişmelerin gıda fiyatlarından daha geniş bir güvenlik zincirine işaret ettiği belirtiliyor. Yazara göre enerji, kimyasal gübre, deniz taşımacılığı ve gıda üretimi birbirinden ayrı başlıklar değil, ulusal güvenliğin birbirine bağlı unsurlarıdır. Hürmüz Boğazı'nda gemi geçişlerinin aksaması petrol ve gazın yanı sıra gübre ile bu gübrelerin hammaddelerinin ticaretini de etkileyebilir. Doğal gazın üre, yani azotlu gübre üretiminde önemli bir girdi olması nedeniyle enerji fiyatlarındaki artış ve gübre ihracatındaki kısıtlamalar, çiftçileri daha az gübre kullanmaya iterek verimi düşürebilir. Analiz, baskının hayvansal üretime de aktarılabileceğini belirtiyor. Mısır, soya küspesi, enerji ve taşımacılık maliyetleri et ile yumurta üretiminin başlıca giderleri arasında gösteriliyor. Bu nedenle yem ve diğer girdilerdeki sıkışma, kanatlı, yumurta ve diğer hayvansal ürünlerin üretim maliyetini artırabilir. Bununla birlikte etkinin şiddetinin ülkeye, mevcut stoklara ve kullanılabilecek alternatif güzergâhlara göre değişeceği vurgulanıyor. İthalata bağımlı ve düşük gelirli ülkelerin gıda enflasyonu ile tüketimde daralma açısından daha kırılgan olabileceği, güçlü iç tarıma ve yeterli rezervlere sahip ülkelerin ise daha dayanıklı kalabileceği ifade ediliyor. Yazar, Avrupa Birliği'nin artan belirsizlik karşısında tarım sektörüne desteği artırırken daha içe dönük ve kısıtlayıcı bir çizgiye yöneldiğini değerlendiriyor. Bu yaklaşım kısa vadede siyasi istikrar sağlayabilse de gerekli girdilere erişimi ve uzun vadeli ihracat fırsatlarını sınırlayabilir. İran ise analizde iki yönlü bir konumda ele alınıyor: Hürmüz Boğazı'na yakınlığı ülkeye enerji ve ticaret yolları bakımından pazarlık gücü sağlayabilir; ancak yaptırım, ticaret kısıtları ve artan ekonomik maliyet risklerini de yükseltebilir. Orta Asya içinse tahıl, gübre, yem, enerji ve alternatif ticaret yollarının birlikte değerlendirilmesi öneriliyor. Kaynak, 2022'de Birleşmiş Milletler ve Türkiye'nin kolaylaştırdığı anlaşmanın Rusya ile Ukrayna'dan tahıl ve gübre akışını alternatif güzergâhlarla sürdürdüğünü hatırlatıyor.

İtalya’da Ekim Enflasyonu %5,4’e Çıktı; Taze Gıdada Sert Artışlar Görüldü
Görsel kaynağı: Il Sole 24 Ore · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’da Ekim Enflasyonu %5,4’e Çıktı; Taze Gıdada Sert Artışlar Görüldü

İtalya’da Ekim 2026 enflasyonu, geçen yılın aynı ayına göre %5,4 arttı. Fiyat artışları enerji ve akaryakıtın yanı sıra teknoloji ürünleri ile bazı taze gıda kalemlerinde yoğunlaştı. Kayıt dışı kayıt destekleri kategorisindeki SD kart ve USB bellek gibi ürünlerin fiyatları yıllık %107,8 yükselerek en yüksek artışı kaydetti. Bilgi ve iletişim teknolojileri aksesuarlarında artış %41,1, bilgisayar, dizüstü bilgisayar ve tabletlerde ise %29,5 oldu. Düzenlemeye tabi enerji fiyatları Ekim 2025’e göre %59,5 arttı. Bu grupta sıvı yakıtların fiyatı %45,5, şebeke üzerinden dağıtılan doğal gazın fiyatı %38,5 ve elektriğin fiyatı %35,8 yükseldi. Özel ulaşımda motorin fiyatları %37,6 artarken, benzindeki yükseliş %19,4’te kaldı. Kaynak, benzindeki daha sınırlı artışı bazı şirketlerin uyguladığı fiyat tavanıyla ilişkilendiriyor. Gıda alışverişinde en sert yükselişler taze ürünlerde görüldü. Meyve veren sebzelerin, domates, biber ve patlıcan gibi ürünleri içeren grubun fiyatları %30,9 arttı. Böğürtlen ve diğer orman meyvelerinde artış %29,3 olurken, yapraklı ve saplı sebzelerde %13,0, taze bakliyatta %11,7 artış kaydedildi. Hizmetlerde ise spor malzemelerinin kiralama ve onarımı, mücevher ve saatler, ücretli ev hizmetleri ile hava yolcu taşımacılığı pahalandı. Bazı gıda ve tüketim kalemlerinde ise fiyatlar geriledi. Tereyağı ve diğer süt ürünü yağlarının fiyatı %14,1, toplam yağ ve katı yağlar kategorisi %7,2, bitkisel yağlar %5,9 düştü. Şeker ve tahıllarda %2,8, şarapta %2,6, taze sütte %2,1 düşüş görüldü. Kaynak, yağ fiyatlarındaki gerilemede İspanya’da zeytinyağı üretiminin toparlanması ve uluslararası rekabetin etkisine işaret ediyor.

Dünya Bankası, 2026’da Küresel Emtia Fiyatlarında %23 Artış Öngördü
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Bankası, 2026’da Küresel Emtia Fiyatlarında %23 Artış Öngördü

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Dünya Bankası’nın 28 Ekim’de yayımladığı emtia piyasaları raporuna göre küresel emtia fiyatları 2026’da toplam %23 artabilir. Raporda enerji fiyatlarında %32, gıda emtiası fiyatlarında ise yaklaşık %10 yükseliş öngörülüyor. Tarımsal üretim maliyetleri açısından önemli bir girdi olan gübre fiyatlarının da %14,3 artması bekleniyor. Fiyat baskısının arkasında Orta Doğu’daki çatışmanın enerji piyasalarına etkisi, Karadeniz’de tahıl sevkiyatlarının aksaması ve güçlü bir El Niño olasılığı bulunuyor. Yüksek yakıt ve gübre fiyatlarının tarımsal üretim maliyetlerini artırabileceği, enerji ve ticaret alanındaki kesintilerin de gıda erişilebilirliğini zorlaştırabileceği belirtiliyor. Dünya Bankası tahminlerini, küresel emtia arzını etkileyen çatışmalarda büyük bir tırmanma yaşanmayacağı varsayımıyla hazırladı. Ancak enerji fiyatlarının beklenenden fazla yükselmesi, Karadeniz’de tahıl taşımacılığına yönelik saldırılar ve güçlü El Niño’nun aynı anda gerçekleşmesi hâlinde gıda emtiası fiyatlarının temel tahminin %12 üzerine çıkabileceği ve 2022 seviyesini aşabileceği uyarısı yapıldı.

Dünya Bankası, Gelecek Yıl Gıda Fiyatlarında %7 Artış Bekliyor
Görsel kaynağı: Kronen Zeitung · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Bankası, Gelecek Yıl Gıda Fiyatlarında %7 Artış Bekliyor

Dünya Bankası analizine göre gıda fiyatlarının gelecek yıl %7 artması bekleniyor. Artışta kesintiye uğrayan tahıl sevkiyatları, olumsuz hava koşullarının tehdit ettiği hasatlar ile yüksek akaryakıt ve gübre fiyatlarının etkili olacağı belirtiliyor. Bu yıl gıda fiyatları 2025'e göre onda bir yükseldi; emtia fiyatlarının genelinde ise %23 artış öngörülüyor. Banka, yüksek enerji fiyatları veya El Niño'nun daha güçlü etkileri halinde gıda krizi yaşanabileceği ve bunun daha fazla insanı aşırı yoksulluğa itebileceği uyarısında bulunuyor.

Dünya Bankası Enerji ve Gıda Fiyatlarında Yeni Artış Öngördü
Görsel kaynağı: Republika · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Bankası Enerji ve Gıda Fiyatlarında Yeni Artış Öngördü

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Dünya Bankası, küresel enerji fiyatlarının bu yıl %32 artmasını bekliyor. Kurum, nisanda açıkladığı %24’lük tahmini yukarı yönlü revize ederken Avrupa’da doğal gaz fiyatlarının, azalan sıvılaştırılmış doğal gaz teslimatlarının etkisiyle yaklaşık %60 yükselebileceğini bildirdi. Enerji fiyatlarının 2027 ve 2028 yıllarında ise yaklaşık %11,5 gerilemesi öngörülüyor. Petrol arzının bu yıl %5,2 azalması bekleniyor. Dünya Bankası, 2020’deki resesyon hesaba katılmadığında bu düşüşün son 40 yılın en büyük arz daralması olabileceğini belirtiyor. Üretimdeki gerilemeye rağmen Brent petrolünün ortalama fiyatının varil başına 92 dolar seviyesinde kalacağı tahmin ediliyor. Talebin %2,5 azalmasının, fiyatların daha da yükselmesini sınırlayacağı ifade ediliyor. Gübre fiyatlarının bu yıl %14 artması beklenirken, fiyatların 2027’de %12,4, 2028’de ise %8,2 düşeceği öngörülüyor. Gıda hammaddeleri fiyatlarının bu yıl %10’dan, 2027’de %7’den fazla yükselmesi; 2028’de ise %5,2 gerilemesi bekleniyor. Dünya Bankası, böyle bir görünümün 2010’ların başındaki krize benzer bir gıda krizine yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Kurum, Orta Doğu’daki çatışmanın tırmanması veya Rusya’nın petrol altyapısındaki hasarın büyümesi halinde enerji, gıda ve metal fiyatlarındaki baskının artabileceğini belirtti. Dünya Bankası Başekonomist Yardımcısı Ayhan Kose, enerji fiyatlarındaki yükseliş ve ticaretteki aksaklıkların enflasyonu körüklediğini, gıda arzını tehdit ettiğini ve ekonomik büyümeyi yavaşlattığını söyledi. Metal fiyatlarının bu yıl %25, değerli metal fiyatlarının ise %40 artabileceği tahmin ediliyor.

Karadeniz Gerilimleri ve El Niño Buğday ile Mısır Fiyatlarını Destekleyebilir
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz Gerilimleri ve El Niño Buğday ile Mısır Fiyatlarını Destekleyebilir

Piraeus'ın değerlendirmesine göre buğday ve mısır piyasalarında yeterli arz, fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskıyı sınırlayabilecek başlıca unsur olarak öne çıkıyor. Buna karşılık Karadeniz'deki gerilimler, Avrupa Birliği'nde tarihsel olarak düşük mısır üretimi ve iklim kaynaklı riskler fiyatları destekleyebilir. İncelenen dönemde geniş emtia endeksi yükselirken tarım ürünleri endeksi geriledi; buğday ve mısır fiyatları düşerken şeker, pirinç, pamuk ve sığır fiyatları arttı. Piyasanın önümüzdeki dönemdeki görünümünde hava koşulları ve El Niño belirleyici olabilir. NOAA'ya göre El Niño'nun 2027'nin ilk çeyreğine kadar güçlü veya çok güçlü bir olaya dönüşme olasılığı %83'ün üzerinde. Yüksek enerji fiyatlarının üretim ve taşıma maliyetlerini artırmasıyla birlikte, değerlendirmede emtia piyasalarındaki risk dengesinin yukarı yönlü kaldığı belirtiliyor. USDA'nın 2026/27 küresel buğday tahmininde üretim 822,4 milyon tonla değişmedi. Kanada ve Türkiye'deki üretim artışının Avrupa Birliği'ndeki düşüşü dengelemesi bu sonucun temel nedenleri arasında gösterildi. Aynı dönemde buğday tüketiminin, özellikle yem kullanımındaki artışın etkisiyle 827,9 milyon tona yükselmesi; stokların ise 276 milyon tona gerilemesi bekleniyor. Stokların tüketime oranı %33,4'ten %33,3'e düşüyor. Buğday ticaretinin 2026/27 döneminde 209,0 milyon tona gerilemesi öngörülüyor. Düşüş, Rusya'nın Karadeniz üzerinden ihracat akışındaki sorunlar ve yüksek fiyatların ABD'nin rekabet gücünü sınırlamasıyla ilişkilendiriliyor. Fiyatlar, önceki dönemdeki güçlü yükselişin ardından yatırımcıların kâr realizasyonuna gitmesiyle ay içinde gerilese de tüketimin üretimi aşması, stokların daralması, Karadeniz'deki aksaklıklar ve El Niño orta vadede yukarı yönlü riskleri artırıyor. Mısırda ise 2026/27 küresel üretim tahmini 1.293,8 milyon tona yükseltildi. Artışta ABD üretiminin 5,9 milyon ton yükselmesi etkili olurken, Avrupa Birliği'ndeki düşüşün kuraklık nedeniyle devam ettiği belirtiliyor. Tüketimin 1.320,5 milyon tona, stokların 280,4 milyon tona ve stok/tüketim oranının %20,6'dan %21,2'ye çıkması bekleniyor. Ticaretin ABD'nin artan ihracatıyla 210,7 milyon tona yükselmesi, kısa vadede fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilir; ancak AB'deki düşük üretim, El Niño riski ve ABD'deki güçlü etanol talebi bu baskıyı sınırlayabilir.

Dünya Bankası: Küresel Gıda Fiyatları 2025-2027 Döneminde %18 Artabilir
Görsel kaynağı: Biznisinfo · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Bankası: Küresel Gıda Fiyatları 2025-2027 Döneminde %18 Artabilir

Dünya Bankası, küresel gıda fiyatlarının 2025-2027 döneminde %18 artabileceğini öngördü. Kurum, tahminin çatışmaların yol açtığı tedarik kesintileri ve iklim olayı El Niño'nun beklenen etkilerine dayandığını belirtti. Kurumun tahminlerine göre enerji fiyatları 2026'da %32 yükselebilecek, ardından 2027'de kısmen gerileyebilecek. Brent petrolünün ortalama varil fiyatının 2025'teki 69 dolardan, kaynak metninde yılı açıkça belirtilmeyen “bu yıl” döneminde 91 dolara çıkıp 2027'de 79 dolara düşmesi bekleniyor. Bu senaryo, Orta Doğu'daki savaşın 3 Kasım'daki ABD Kongre seçimlerinden sonra sürmeyeceği varsayımına dayanıyor. Çatışmanın devam etmesi halinde Brent petrolünün 2027'de varil başına 105 dolara ulaşabileceği ve gıda fiyatlarının temel senaryoya göre %12 daha artabileceği ifade edildi. Dünya Bankası Başekonomist Yardımcısı Ayhan Kose, emtia piyasasının aynı anda birkaç büyük şoktan etkilendiğini ve bunun gıda arz güvenliği açısından sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Dünya Bankası ayrıca gübre fiyatlarının 2026'da %14 artarak 2027'de 2025 seviyesine dönmesini bekliyor. Metal fiyatları %25, değerli metal fiyatları ise jeopolitik ve ekonomik belirsizlik nedeniyle %40'a kadar yükselebilir.

Dünya Bankası, 2026'da Enerji ve Emtia Fiyatlarında Rekor Artış Bekliyor
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Bankası, 2026'da Enerji ve Emtia Fiyatlarında Rekor Artış Bekliyor

Dünya Bankası, ABD ile İran arasındaki savaşın sürmesi halinde 2026'da enerji ve emtia fiyatlarında rekor yükseliş bekliyor. Banka, enerji fiyatlarının üç yıllık düşüşün ardından bu yıl %32 artacağını, 2027'de ise istikrar kazanacağını öngördü. Brent petrolünün ortalama varil fiyatının 2025'teki 69 dolardan 2026'da 91 dolara çıkması, 2027'de 79 dolara gerilemesi bekleniyor. Rapora göre genel emtia fiyatları 2026'da %23 artabilir. Gıda emtia fiyatlarında ise bu yıl %10, gelecek yıl %7 artış ve toplamda %18'lik yükseliş öngörülüyor. Tahminlerde savaşın etkileri, petrol stoklarının azalması, tahıl sevkiyatlarındaki aksamalar ve El Niño'nun mahsuller üzerindeki etkileri gerekçe gösteriliyor. Temel senaryo, mevcut çatışmalarda büyük bir tırmanma yaşanmayacağı varsayımına dayanıyor. Böyle bir tırmanma halinde Brent petrolünün ortalama fiyatı 105 dolara ulaşabilir ve gıda emtia fiyatlarındaki artış %12'ye çıkabilir. Dünya Bankası ayrıca 2026'da küresel petrol arzının %5,2, tüketimin ise %2,5 azalmasını bekliyor. Gübre fiyatlarında %14, metal fiyatlarında %25, değerli metallerde ise %40 artış öngörülüyor.

Dünya Bankası: Gıda Fiyatları 2025-2027 Arasında %18 Artabilir
Fotoğraf: WANG Zhao / AFP · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Bankası: Gıda Fiyatları 2025-2027 Arasında %18 Artabilir

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Dünya Bankası, gıda fiyatlarının 2025-2027 arasında %18 artmasını bekliyor. Kurumun emtia piyasalarına ilişkin tahminlerine göre yükselişte, çatışmaların yol açtığı tedarik güçlükleri ile bu kış beklenen olağanüstü El Niño etkili olacak. Banka, enerji fiyatlarının da bu yıl %32 artacağını, ardından 2027'de kısmen gerileyeceğini öngörüyor. Enerji fiyatlarındaki yükselişin önemli nedenlerinden biri Orta Doğu'daki çatışma olarak gösteriliyor. Brent petrolünün ortalama fiyatı 2025'te 69 dolardan bu yıl 91 dolara çıktı. Dünya Bankası, İsrail ve ABD'nin İran'a karşı şubatta başlattığı çatışmanın ABD'deki ara seçimlerin ardından yeniden başlamaması koşuluyla Brent'in gelecek yıl ortalama 79 dolara gerilemesini bekliyor. Çatışmanın yeniden başlaması halinde ise Brent fiyatının 2027'de ortalama 105 dolara çıkabileceği ve gıda fiyatlarının medyan senaryoya göre %12 daha artabileceği belirtiliyor. Dünya Bankası Başekonomist Yardımcısı Ayhan Kose, emtia piyasasının aynı anda birden fazla büyük şoktan etkilendiğini ve bunun gıda güvenliği açısından risk oluşturduğunu söyledi. Kose, önceliğin en yoksul nüfusun korunmasına ve ağır borç yükü taşıyan düşük gelirli ülkelere destek verilmesine ayrılması gerektiğini belirtti. Enerji fiyatlarındaki artışın etkisiyle küresel petrol talebinin bu yıl %2,5 düşmesi, petrol sevkiyatlarının ise %5,2 gerilemesi bekleniyor. Gübre fiyatlarının bu yıl %14 artmasının ardından 2027'de 2025 seviyelerine dönmesi, metal fiyatlarının ise 2026'da %25 yükselmesi öngörülüyor.

Dünya Bankası Gıda Fiyatlarında 2026 İçin %10 Artış Bekliyor
Görsel kaynağı: Bangkok Post · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Bankası Gıda Fiyatlarında 2026 İçin %10 Artış Bekliyor

Dünya Bankası Başekonomist Yardımcısı Ayhan Kose, emtia piyasalarının aynı anda birçok büyük şokla karşı karşıya olduğunu belirtti. Kurumun Emtia Piyasaları Görünümü raporuna eşlik eden açıklamaya göre yüksek enerji maliyetleri ve ticaretteki aksamalar, geniş bir emtia grubunda fiyatları artırarak enflasyon, gıda güvensizliği ve ekonomik büyüme üzerindeki baskıyı artırıyor. Dünya Bankası, gıda fiyatlarının 2026'da %10, sonraki yıl ise %7 yükselmesini bekliyor. Raporda, gıda fiyatlarındaki artış beklentisinin çatışmalardan etkilenen tahıl tedarik hatları, aşırı El Niño'nun yol açabileceği hava olayları ile yüksek yakıt ve gübre fiyatlarıyla bağlantılı olduğu belirtildi. El Niño'nun gıda üreticileri açısından birçok bölgede sel, kuraklık ve sıcaklık stresini artırması bekleniyor. Enerji fiyatlarının bu yıl %32 artmasının, ardından 2027'de yavaşlamasının öngörüldüğü bildirildi. Bu tahmin, İran ve Ukrayna'daki çatışmaların şiddetlenmemesi koşuluna bağlandı. Küresel petrol arzının da Orta Doğu ile Rusya-Ukrayna savaşlarının etkisiyle 2026'da %5,2 azalması bekleniyor. Bu düşüş, pandemi dönemi dışında kırk yılı aşkın sürenin en büyüğü olarak değerlendiriliyor. Dünya Bankası, güçlü bir El Niño'nun ortaya çıkması, Rusya-Ukrayna savaşı sırasında Karadeniz'deki tahıl sevkiyatlarına yönelik saldırıların yoğunlaşması veya İran savaşı nedeniyle enerji fiyatlarının yeniden sıçraması halinde gıda krizi yaşanabileceği uyarısında bulundu. Bu risklerin birlikte gerçekleştiği olumsuz senaryoda Brent petrolünün 2027'de varil başına ortalama 105 dolara, gıda emtia fiyatlarının ise temel tahminin %12 üzerine çıkabileceği ve 2022 seviyesini aşabileceği belirtildi. Kose, önceliğin en yoksul insanları korumak ve ağır borç yükleriyle mücadele eden düşük gelirli ülkeleri desteklemek olması gerektiğini söyledi.

Tayland İhracatında 69 Yılı İçin Rekor İhtimali
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland İhracatında 69 Yılı İçin Rekor İhtimali

Tayland Ticaret Politikası ve Stratejisi Ofisi, 69 yılında ülkenin mal ihracatının %15-16 artarak 391.267,4-394.669,7 milyon ABD dolarına ulaşabileceğini açıkladı. Ofis Direktörü N Nantapong Jiralerdpong, bu aralığın 68 yılına göre rekor ihracat değeri anlamına gelebileceğini belirtti. İhracatın %19 artışla 404.876,7 milyon ABD dolarına, yaklaşık 13,4 trilyon bahta çıkma ihtimali de bulunuyor. Bununla birlikte 69 yılı için yakın zamanda güncellenen resmi hedef %8-11 artış seviyesinde. Tahminin dayanağını yılın ilk dokuz ayındaki güçlü performans oluşturuyor. Bu dönemde Tayland'ın ihracatı 304.588,6 milyon ABD doları veya 9,76 trilyon baht oldu ve 68 yılının aynı dönemine göre %19,6 arttı. Petrol bağlantılı ürünler, altın ve askeri malzemeler hesaptan çıkarıldığında artış %19,8 olarak ölçüldü. Eylül ayında ihracat 38.438,9 milyon ABD dolarına veya 1,25 trilyon bahta yükselerek yıllık %24 arttı ve büyüme art arda 27. ayda sürdü. Söz konusu üç ürün grubu dışarıda bırakıldığında eylül artışı %28,2 oldu. İhracat artışında elektronik ürünlerin yanı sıra tarım ve gıda ürünleri de etkili oldu. Kaynakta kauçuk, taze ve dondurulmuş tavuk, evcil hayvan yemi ile taze durian, mangosten ve longan gibi ürünlerin güçlü performans gösterdiği belirtildi. Eylül ayında tarım ve tarımsal sanayi ürünleri %2,5, sanayi ürünleri ise %25,4 arttı. İhracat pazarlarında da büyüme görüldü: ABD'ye satışlar %50,1, Çin'e %18,4, Japonya'ya %19, Avrupa Birliği'nin 27 ülkesine %35 ve ASEAN'ın beş ülkesine %27 yükseldi. Yetkili, yılın kalanında ihracatın büyümeyi sürdürebileceğini, ancak enerji maliyetleri, enflasyon ve jeopolitik çatışmaların küresel satın alma gücünü baskılayabileceğini söyledi. Yapay zekâyla bağlantılı elektronik ürünlere yönelik talebin, dünya enerji fiyatlarına bağlı olarak yüksek seyreden petrol bağlantılı ürün fiyatlarının ve yıl sonu sezonunun ihracata destek vermesi bekleniyor. 70 yılı için ilk değerlendirme ise elektronik ürünler ve hızlanan dünya ekonomisinin desteğiyle %2-4 ihracat artışına işaret ediyor. Tayland'ın ilk dokuz aydaki ithalatı %37,8 artışla 348.282,5 milyon ABD dolarına çıktı ve dış ticaret açığı 43.693,9 milyon ABD doları oldu. Çin'le dış ticaret açığı 74.458,5 milyon ABD doları olurken, ABD'yle 52.485,5 milyon ABD doları fazla verildi. Jiralerdpong, ithalat ve açığın önemli bölümünün ihracatta kullanılacak hammaddeler, yarı mamuller, sermaye malları ve yakıttan kaynaklandığını; bu nedenle ithalat artışının ihracat üretimiyle bağlantılı olduğunu ifade etti.

Mısır’da Pirinç Fiyatlarındaki Gerileme Arz Fazlasına Bağlandı
Görsel kaynağı: Al-Masry Al-Youm · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Pirinç Fiyatlarındaki Gerileme Arz Fazlasına Bağlandı

Mısır Tarım ve Arazi Islahı Bakanı Alaa Farouk, pirinç fiyatlarındaki gerilemenin planlanan ekim alanlarının aşılması ve feddan verimindeki artışla oluşan arz fazlasından kaynaklandığını açıkladı. Farouk, bir televizyon programındaki telefon bağlantısında, üreticilerin maliyetlerin altında kalan fiyatlara ilişkin şikâyetlerini değerlendirdi. Bakanın aktardığına göre pirinç ekimi için planlanan 1,05 milyon feddanlık alan %40 ila 50 oranında aşıldı. Feddan başına verim de 2014’te yaklaşık 2,5 tondan günümüzde 4 ila 5 tona yükseldi. Ekim alanı ve verimdeki artışın talebi aşan arz oluşturduğu, bunun da fiyatları aşağı çektiği belirtildi. Farouk, üreticilerin gelirlerini korumak ve daha adil fiyat oluşumunu desteklemek için tarım politikasıyla belirlenen ekim alanlarına uyulması gerektiğini söyledi. Görüşmede ayrıca enerji fiyatlarının 65 dolardan 100-110 dolar aralığına çıkması, tedarik zinciri sorunları, Babülmendep ve Süveyş Kanalı’ndaki problemler ile bölgesel gerilimlerin bazı ürünlerin maliyetlerini artırdığı ifade edildi. Bakanlık, ithal yemlere bağımlılığı azaltmak için yerli yem alternatiflerinin ekimini de genişletiyor.

İtalya’da Enflasyon Eylülde Üç Yılın Zirvesine Çıktı
Görsel kaynağı: O peniazoch · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’da Enflasyon Eylülde Üç Yılın Zirvesine Çıktı

İtalya’da tüketici fiyatları eylülde yıllık bazda %4,2 arttı. Ağustosta %3,3 olan enflasyon böylece son üç yılın en yüksek seviyesine çıktı. İtalyan istatistik kurumunun kesinleştirilmiş verileri, eylül sonunda açıklanan ön tahminle aynı sonucu verdi. Enflasyon, son olarak Eylül 2023’te %5,3 olmuştu. Yıllık enflasyondaki hızlanmada özellikle enerji fiyatları etkili oldu. Düzenlemeye tabi enerji fiyatları eylülde %25,8 artarken, ağustosta bu artış %18,6 düzeyindeydi. Düzenlemeye tabi olmayan enerji fiyatlarındaki artış da %17’den %22,5’e yükseldi. Taze gıda fiyatları yıllık bazda ağustostaki %3,8’lik artışın ardından eylülde %5,5 arttı. Ulaşım maliyetlerindeki yıllık artış ise %0,8’den %1,6’ya çıktı. Enerji ve taze gıda fiyatlarını içermeyen çekirdek enflasyon eylülde %1,6 olarak kesinleşti. Bu oran ağustosta %1,5’ti ve ön tahminde açıklanan %1,7’nin altında kaldı. Tüketici fiyatları aylık bazda da eylülde %0,7 yükseldi; ağustosta aylık artış %0,3 olmuştu.

Yeni Zelanda’da Gıda Fiyatları Yıllık %2,4 Arttı
Görsel kaynağı: Waatea News · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda’da Gıda Fiyatları Yıllık %2,4 Arttı

Yeni Zelanda’da gıda fiyatları Eylül 2026’da bir önceki yılın aynı ayına göre %2,4 arttı. Stats NZ verilerine göre temel ürünlerdeki yükseliş daha belirgin oldu; ekmek fiyatı %6,3, süt %6,8 ve kahvaltılık gevrek %6 yükseldi. Sığır ve dana eti fiyatları %5,8 artarken koyun, kuzu ve hogget fiyatlarındaki artış %10,7’ye ulaştı. Yeni Zelanda İşçi Sendikaları Konseyi, verilerin özellikle düşük gelirli haneler açısından hayat pahalılığı baskısının sürdüğünü gösterdiğini belirtti. Gıda fiyatları Ağustos ile Eylül arasında değişmedi ancak yıllık bazda daha yüksek kaldı. Kaynakta, yıllık artış hızının yavaşlamasının ürünlerin ucuzladığı anlamına gelmediği; fiyatların yalnızca daha yavaş yükseldiği vurgulandı. Baskı market ürünleriyle sınırlı kalmadı. Elektrik fiyatları yıllık %9,5, gaz fiyatları %11,4 arttı. Benzin fiyatlarındaki yıllık artış %24,3, dizeldeki artış ise %55,8 oldu. Eylül ayında da benzin ve dizel fiyatları bir önceki aya göre sırasıyla %6,4 ve %7,8 yükseldi. Stats NZ, akaryakıt artışlarına uluslararası arz kesintilerinin katkıda bulunduğunu açıkladı. Kategoriler arasında farklı yönlerde değişimler de görüldü. Meyve ve sebze fiyatları yıllık %1,8 düşerken market gıdası fiyatları %3 arttı. Kaynakta ayrıca gıda ve enerji fiyatlarının uluslararası emtia piyasaları, arz kesintileri, üretim maliyetleri ve iç rekabet gibi çeşitli etkenlerden etkilenebileceği; fiyat artışlarının tek başına hükümet politikasının sonucu olarak değerlendirilemeyeceği belirtildi.

Avrupa Sütçülüğünde Öncelik Yatırım ve Açık Piyasalar
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa Sütçülüğünde Öncelik Yatırım ve Açık Piyasalar

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupa sütçülük sektörünün temsilcileri, Slovak Sütçülük Birliği’nin ev sahipliğinde yıllık kongre için perşembeden bu yana Bratislava’da bir araya geliyor. Avrupa Sütçülük Birliği’nin (EDA) yeni başkanı Koert Verkerk, göreve başlarken yatırım koşullarının oluşturulması, katma değer sağlayan yeniliklerin geliştirilmesi ve açık ve adil piyasaların desteklenmesini üç öncelik olarak açıkladı. Verkerk, başkan seçilmesinden yaklaşık bir saat sonra Bratislava’daki toplantıda konuştu. Kongrede süt işleme sektörünün jeopolitik istikrarsızlık, gümrük politikaları, yükselen enerji fiyatları ve küresel ticaret akışlarındaki bozulmalarla karşı karşıya olduğu belirtildi. Sektör ayrıca üretim verimliliğini artırma, sürdürülebilirliği sağlama ve değişen tüketici taleplerine uyum gösterme baskısı taşıyor. Slovak Sütçülük Birliği Başkanı Marián Šolty, Slovakya’nın Avrupa süt üretimindeki payının %0,6 olduğunu, büyük Avrupa mandıralarının günde 7,5 milyon litreye kadar süt işlediğini, Slovak mandıralarında ise günlük hacmin 100 bin ila 300 bin litre arasında bulunduğunu söyledi. Šolty, Slovak sütçülüğündeki yatırım açığının 450 milyon avroya ulaştığını ve bu kaynağın yeni teknolojiler ile dijital yeniliklerde kullanılabileceğini belirtti. Sektörde yüksek protein içeren, laktozsuz ve A2A2 sütünden üretilen ürünlere yönelik çalışmaların yanı sıra genç tüketicilerin taleplerine uyum arayışı öne çıkıyor. Slovakya’da süt ve süt ürünleri tüketiminin son yıllarda kişi başına yılda 40 kilogram arttığı bildirildi. Açık piyasalar başlığında Hindistan ve Endonezya, Avrupa sütçüleri için potansiyel pazarlar olarak değerlendirildi. Çin ise ticaret açısından öngörülemez bir ortak olarak nitelendirildi. Avrupa Komisyonu Ticaret Genel Müdürlüğünden Flavio Coturni, Çin’in 2025 sonunda Avrupa Birliği’nden seçili süt ürünlerine ek gümrük vergileri getirdiğini, daha sonra bu vergileri düşürmesine rağmen önlemlerin Avrupa ihracatçılarının Çin pazarındaki rekabet gücünü zayıflattığını aktardı. Süt fiyatlarındaki düşüşün temel nedeninin artan arz olduğu, küresel piyasalardaki gelişmelerin de etkili bulunduğu belirtildi. Verkerk, sürdürülebilirlik politikalarının çiftliklerin ekonomik olarak yaşayabilir kalmasına, işletmelerin yatırım yapabilmesine ve yeniliklerin pratik sonuç vermesine imkân tanıması gerektiğini söyledi. Slovakya Tarım Bakanı Richard Takáč ise 2028’den itibaren Avrupa Birliği’nin tarım ve gıda sektörüne yönelik önerilen finansmanının mevcut zorlukları karşılamadığını ve ülkesinin mevcut döneme kıyasla daha az kaynak alabileceğini belirtti. Takáč, Slovak sütçülüğünün uzun vadeli sağmal inek sayısındaki düşüş, yüksek üretim maliyetleri ve ithal ürün rekabetiyle karşı karşıya olduğunu kaydetti.

AB Tarımında Üretkenlik Artışı Yavaşladı, Maliyetler Yükseldi
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarımında Üretkenlik Artışı Yavaşladı, Maliyetler Yükseldi

Oxford Economics’in Bayer tarafından yaptırılan çalışmasına göre Avrupa Birliği’nde toplam tarla bitkileri üretimi 2011-2023 döneminde yılda ortalama yalnızca %0,1 arttı. Aynı dönemde üretim artışı ABD’de %1, dünya genelinde %2 ve Brezilya’da %3,3 oldu. Çalışmadaki karşılaştırma, tek bir ürünün verimini değil, farklı yüzölçümü, ürün ve işletme yapılarını kapsayan toplam bitkisel üretimi ölçüyor. Avrupa’daki yavaş büyüme, üretim maliyetlerindeki artış ve iklim riskleriyle birlikte değerlendiriliyor. Çalışmaya göre 2025’te AB’de gübre fiyatları 2020’ye göre %60, enerji fiyatları %51, makine ve ekipman fiyatları %25 yükseldi. Oxford Economics’ten Jeremy Leonard, maliyet baskısının özellikle işletme marjlarında görüldüğünü ve kârlılığın azalmasının üretkenliği artırabilecek teknolojilerin satın alınmasını zorlaştırdığını belirtti. Avrupa Yatırım Bankası’nın çalışmada aktarılan tahminlerine göre iklim riskleri Avrupa tarlalarında yıllık ortalama 17,4 milyar avro kayba yol açıyor; bu tutar üretimin %6,4’üne denk geliyor. Kayıpların 2050’de 24,8-28,9 milyar avroya çıkabileceği öngörülüyor. Bu etkinin bölgelere ve ürünlere göre değişeceği belirtilirken, Hollandalı süt sığırı yetiştiricisi Judith de Vor, aşırı yağış dönemleriyle sıcak ve kurak dönemlerin üretim koşullarını değiştirdiğini ve yeni bitki sağlığı sorunları doğurduğunu anlattı. Bitki koruma alanındaki seçeneklerin daralması da çalışmada öne çıkan sorunlar arasında yer aldı. Bayer’in aktardığı verilere göre AB’de onaylı aktif maddelerin sayısı 2000’lerin başındaki binden fazla düzeyden yaklaşık 420’ye geriledi; son yedi yılda 92’den fazla madde piyasadan çıkarken yalnızca bir yeni sentetik aktif madde geldi. Frank Terhorst, bitki koruma programlarındaki boşlukları önümüzdeki beş yılın başlıca sorunlarından biri olarak gösterdi. Bayer, yeni kimyasal ve biyolojik çözümlerin geliştirilmesini ve ruhsatlandırılmasını hızlandırmayı savunuyor. Terhorst, yeni genomik teknikleri çeşitlerin çevre koşullarına daha hızlı uyarlanması için önemli bir platform olarak değerlendirirken, hastalık direnci ve azot beslenmesi gibi daha karmaşık özellikler için zaman ufkunun gelecek on yıla uzandığını belirtti. Bayer’in sekiz Avrupa pazarında 8 binden fazla tüketiciyle yaptığı ankette katılımcıların %84’ü gıda arz güvenliğini ulusal güvenlik meselesi saydı; aynı oran çiftçilerin yeni teknolojilere erişimini destekledi. Ancak genel inovasyon desteğinin belirli teknolojiler üzerindeki görüş ayrılıklarını ortadan kaldırmadığı ve çiftçilerin kendi koşullarına uygun çözümleri seçebilmesi gerektiği vurgulandı.

Küresel Gıda Krizi Riskiyle Gıda Egemenliği Yeniden Gündemde
Görsel kaynağı: RFI · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Gıda Krizi Riskiyle Gıda Egemenliği Yeniden Gündemde

Küresel gıda krizi ihtimali ve gıda egemenliği tartışmaları, tarım ürünleri fiyatlarındaki artışla yeniden gündemin merkezine taşındı. Dünya tarım ürünleri fiyatları üçüncü çeyrekte %13 yükselirken, Birleşmiş Milletler Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu'na (FIDA) atfedilen veri, üretim ve tedarik zincirleri üzerindeki baskının arttığına işaret ediyor. Kuraklık, jeopolitik gerilimler ve enerji maliyetlerindeki yükseliş, tarımdan tüketiciye kadar zincirin tamamını etkiliyor. Enerji fiyatlarının üretim maliyetlerini artırdığı, verimlerin gerilediği ve bazı parsellerde ürünlerin tamamen yok olduğu aktarılıyor. Fransa son 50 yılın en kötü mısır hasadına yönelirken Romanya, yaz boyunca bir milyon hektardan fazla ekili alan kaybetti. Avrupa Komisyonu raporuna göre Avrupa tarımı, iklim kaynaklı olaylar nedeniyle yılda ortalama 28 milyar avro kaybediyor. Bu yıl eşi görülmemiş yoğunlukta duyurulan El Niño'nun üretim zincirini daha da bozabileceği belirtiliyor. Gıda güvensizliği dünya genelinde yaklaşık 260 milyon kişiyi etkiliyor. Ülkelerin gıda açısından kendi kendine yeterlilik oranı gerilerken, dünya ülkelerinin üçte birinden fazlası bugün ihtiyaçlarını kendi üretimiyle karşılayamıyor. Uzun süreli çatışmalar ve jeopolitik gerilimler enerji, tarımsal girdiler ve gıda tedarikini sekteye uğratıyor; Somali, Sudan ve Gazze'de kıtlık riski bildiriliyor. Nijerya'da akut gıda güvensizliği yaşayanların sayısı 36,3 milyona ulaşıyor. FMI, kırılgan hanelere hedefli nakit destekleri veya okul beslenme programları sağlanmasını öneriyor. Bunun yanında ithalata bağımlılığı azaltmak, yerel üretimi tüketiciyle buluşturmak, yaşlanan çiftçi kuşaklarını yenilemek, üreticilere asgari gelir sağlamak ve Ortak Tarım Politikası (OTP) desteklerini daha adil dağıtmak gündeme getiriliyor. Kaynak, bu adımların kamu politikalarıyla hayata geçirilebileceğini belirtiyor.

İsveç'te Günlük Tüketim Ürünleri Satışları Artarken Gıda Fiyatları Geriledi
Görsel kaynağı: Butikstrender · Özgün haber
Veri haberi

İsveç'te Günlük Tüketim Ürünleri Satışları Artarken Gıda Fiyatları Geriledi

İsveç'te günlük tüketim ürünleri perakendesinin satışları Eylül 2026'da geçen yılın aynı ayına göre %4,3 arttı. Svensk Dagligvaruhandel tarafından hazırlanan Dagligvaruindex verilerine göre artış, gıda ve alkolsüz içecek fiyatlarının aynı dönemde %6,6 gerilemesine rağmen gerçekleşti. Fiyatlardaki düşüşün büyük ölçüde yarıya indirilen gıda vergisinden kaynaklandığı belirtildi. Gıda ve alkolsüz içecek fiyatları Ağustos-Eylül döneminde de %0,8 azaldı. Satış kanallarında fiziksel mağazaların cirosu Eylül ayında %4,2, e-ticaret satışları ise %4,5 yükseldi. Dijital kanallar içinde eve teslimat %6,3 büyürken mağazadan teslim alma %2,1 arttı. İnternet satışları, ay toplamında günlük tüketim ürünleri perakendesinin cirosunun %4,6'sını oluşturdu. Takvim etkileri düzeltildiğinde Eylül ayındaki toplam satış artışı %4,0 olarak hesaplandı. 2026'nın üçüncü çeyreğinde toplam günlük tüketim ürünleri satışı da 2025'in aynı dönemine göre %4,0 arttı. Çeyrek bazında fiziksel mağaza satışları %3,8 yükselirken internet satışlarındaki artış %7,7'ye ulaştı. Eve teslimat %10,4, mağazadan teslim alma ise %4,3 büyüdü; satışların çoğu yine fiziksel mağazalarda gerçekleşti. Svensk Dagligvaruhandel Üst Yöneticisi Karin Brynell, gıda fiyatlarının bir yıl öncesine göre düşük kalmasına karşın enerji fiyatlarındaki yükselişin üretim, taşıma ve dağıtım maliyetlerini artırabileceğini söyledi. Brynell ayrıca hava koşulları ve iklim kaynaklı olayların hasatları, hammadde arzını ve dünya piyasalarındaki fiyatları etkileyerek zamanla İsveç'teki mağaza ve hanelere yansıyabileceğini belirtti. Ekim ayındaki satışları kapsayan bir sonraki Dagligvaruindex'in 13 Kasım'da yayımlanacağı bildirildi.

Hollanda’da Yıllık Enflasyon Eylülde %3,4 Oldu
Görsel kaynağı: Het Financieele Dagblad · Özgün haber
Veri haberi

Hollanda’da Yıllık Enflasyon Eylülde %3,4 Oldu

Hollanda’da yıllık tüketici enflasyonu, CBS’nin geçici verilerine göre eylülde %3,4 olarak gerçekleşti. Böylece tüketici fiyatlarındaki yıllık artış, ağustosta kaydedilen %3,3’lük seviyenin üzerine çıktı. Enerji fiyatları bir yılda %13,9 artarken, gıda fiyatları aynı dönemde geriledi. Veriler, genel enflasyonun yükselmesine rağmen gıda grubunun enerji fiyatlarından farklı bir seyir izlediğini gösteriyor.

Hükümet Akaryakıt İndirimlerini Yıl Sonuna kadar Uzatmayı Planlıyor
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

Hükümet Akaryakıt İndirimlerini Yıl Sonuna kadar Uzatmayı Planlıyor

İspanya hükümeti, akaryakıtlardan alınan hidrokarbon vergisindeki indirimleri yıl sonuna kadar sürdürmeyi planlıyor. Tarımsal motorini de kapsayan düzenlemeye göre indirim ekimde litre başına 20 sent, kasımda 13 sent ve aralıkta 6 sent olacak. Düzenlemenin Bakanlar Kurulu tarafından yeni bir kanun hükmünde kararnameyle onaylanması bekleniyor. Tedbir, Orta Doğu’daki çatışmanın enerji fiyatları üzerindeki etkisi ve devam eden enflasyon baskısıyla mücadele amacı taşıyor. İndirimlerin uygulanmasında enflasyona bağlı bir koruma mekanizması kullanılacak. Eylülde benzin için litre başına 5 sent, motorin için 20 sent indirim uygulanıyor; motorindeki indirim, temmuzdaki güçlü fiyat artışının ardından devreye giren hükümle yükseltilmişti. İlk aşamada akaryakıt desteği, Katma Değer Vergisi indirimiyle hidrokarbon vergisi indirimini birlikte içeriyordu. Temmuzdan itibaren yardım yalnızca hidrokarbon vergisine odaklandı ve desteğin kademeli olarak azaltılması öngörüldü. Yeni kararname kapsamında ayrıca profesyonel motorin için yardım sağlanması planlanıyor. Aynı paket içinde doğalgazın son kaynak tarifesindeki artışın dördüncü çeyrekte %15 ile sınırlandırılması ve bütan tüpü fiyatının gelecek hazirana kadar 19,55 avroda tutulması da yer alıyor.

Latin Amerika’da 2026’da Büyüme Yavaşlıyor, Tarımın Ağırlığı Artıyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Latin Amerika’da 2026’da Büyüme Yavaşlıyor, Tarımın Ağırlığı Artıyor

S&P Global Ratings’in 25 Eylül’de yayımlanan yeni projeksiyonlarına göre Latin Amerika ekonomisinin 2026’da %1,8 büyümesi bekleniyor. Bu tahmin, bölgenin 2025’te kaydettiği %2,3’lük büyümenin altında kalıyor. Daha düşük büyüme hızının yatırım, finansman, tüketim ve tarım-gıda değer zincirleri üzerinde baskı oluşturabileceği belirtilirken, ihracata dayalı tarım sektörlerinin uluslararası talep ve fiyatlardan etkilenmeye devam edeceği değerlendiriliyor. Bölge ülkeleri arasındaki görünüm farklılaşıyor. Arjantin’in büyüme tahmini %2,2’ye indirilirken önceki beklenti %2,7 seviyesindeydi. S&P, ülkede tarım ve madencilik sektörlerinin 2026’daki güçlü performansına karşın emek yoğun imalat ve hizmetlerdeki zayıflığın bu katkıyı dengelediğini bildirdi. Arjantin’in ikinci çeyrek gayrisafi yurt içi hasılası yıllık bazda %2 artarken, mevsim etkilerinden arındırılmış veride önceki çeyreğe göre %0,6 düşüş kaydedildi. Bu tablo, tarımın ihracat gelirleri açısından önemini koruduğu ancak iç ekonomideki yavaşlamadan tamamen ayrışamadığı bir görünüme işaret ediyor. Şili’nin 2026 büyüme beklentisi %1,8’den %0,7’ye çekildi. İlk yarıdaki beklenenden zayıf ekonomik performans ve enerji fiyatlarının enflasyon ile tüketim üzerindeki baskısı, aşağı yönlü revizyonda etkili oldu. S&P, tüketim ve özellikle madencilik yatırımlarındaki toparlanmayla Şili ekonomisinin 2027’de %2,9 büyüyebileceğini öngörüyor. Enerji maliyetleri, faiz oranları ve talep koşulları, ülkenin tarım-gıda zincirlerinin maliyetlerini de etkileyebilecek başlıca unsurlar arasında gösteriliyor. Meksika için 2026 büyüme tahmini %1’den %1,3’e yükseltilirken, ikinci çeyrekteki daha güçlü ekonomik faaliyet ve tarım sektöründeki oynaklık bu değişimde rol oynadı. Ülkenin tarım-gıda sektörü açısından ABD ile ticari bütünleşme ve T-MEC’in gözden geçirilmesi; pazara erişim, tarifeler, bitki ve hayvan sağlığı kuralları, izlenebilirlik ve yatırım kararlarını öne çıkarıyor. Peru’nun tahmini ise %2,7’den %3,2’ye yükseltildi; ancak olası El Niño olayının tarım ve balıkçılığı etkileyerek sel veya lojistik kesintilerine neden olabileceği uyarısı yapıldı. Brezilya’nın 2026’da yaklaşık %1,9, Kolombiya’nın ise %2,5 büyümesi bekleniyor. Yüksek reel faizlerin işletme sermayesi, makine alımı, depolama, teknoloji ve altyapı yatırımlarını zorlaştırabileceği belirtiliyor. Enerji fiyatları, yüksek kamu tahvil getirileri ve sıkı para koşulları da bölgenin emtia ticaretine bağlı tarım sektörlerinde üretim maliyetlerini, ihracat fiyatlarını, lojistiği ve dış talebi aynı anda etkileyebilir. Bu ortamda dijital tarım, biyoteknoloji, altyapı, finansman, izlenebilirlik ve pazar çeşitlendirmesi, tarımın büyümeye katkısını koruması için belirleyici görülüyor.

Avrupa’da Gaz Zammı Gübre Maliyetlerini Yeniden Baskılıyor
Görsel kaynağı: AgroSmart · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa’da Gaz Zammı Gübre Maliyetlerini Yeniden Baskılıyor

Avrupa’da doğal gaz fiyatlarındaki hızlı yükseliş, azotlu gübre üretim maliyetlerini yeniden artırarak çiftçilerin girdi giderleri üzerindeki baskıyı büyütüyor. Reuters’ın 21 Eylül’de aktardığı verilere göre, Avrupa’nın toptan doğal gaz fiyatları geçen yılın aynı dönemine göre %140’tan fazla arttı. Gelişme, gübrenin yanı sıra enerji, yakıt ve taşımacılık maliyetlerindeki artışla birlikte tarımsal üretim zincirini etkiliyor. Dünya Bankası verilerine göre enerji fiyatları endeksi ağustosta bir ayda %8,8 yükselirken doğal gaz fiyatı %10,1 arttı. Aynı ay gübre fiyatları %1,9 gerilese de bu düşüş, önceki dönemdeki güçlü artışların ardından gerçekleşti. Gübre fiyatları endeksi 2026’nın ilk çeyreğinde önceki çeyreğe göre %12’den fazla yükseldi ve martta 2022’den bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Dünya Bankası, endeksin 2026 genelinde %30’dan fazla artabileceğini tahmin ediyor. Avrupa’daki gaz depolarının doluluk oranı yaklaşık %69’da kaldı; bu dönem için beş yıllık ortalama %85 seviyesinde bulunuyor. Daha düşük stoklar, kış aylarında Avrupa’nın sıvılaştırılmış doğal gaz dahil ek ithalata yönelmesini gerektirebilir. Asya’daki alıcılarla aynı arz için rekabet edilmesi ve Hürmüz Boğazı çevresindeki taşımacılık aksaklıkları, gübre hammaddeleri ile bitmiş ürünlerin tedarikini de zorlaştırıyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), üreticilerin pahalı gübre nedeniyle kullanım miktarını azaltabileceği veya daha az girdi isteyen ürünlere yönelebileceği uyarısında bulunuyor. Bu durumun verimleri ve gıda arzını 2026’nın ikinci yarısı ile 2027’de etkilemesi bekleniyor. Kaynakta, mevcut koşulların 2021-2022 dönemindeki gübre krizinin boyutlarına ulaşmadığı da belirtiliyor.