ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

1205 haber · Sayfa 1

Hindistan’da FSSAI, 3.280 Ton Gıdaya El Koydu
Görsel kaynağı: Business Standard · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan’da FSSAI, 3.280 Ton Gıdaya El Koydu

Hindistan Gıda Güvenliği ve Standartları Kurumu (FSSAI), 1 Eylül-5 Kasım arasında eyaletler ve Birlik Toprakları genelinde yürütülen yoğun denetimlerde 3.280 metrik ton gıda ürününe el koydu. Kurum, el konulan ürünlerin değerini 818 milyon Hindistan rupisi olarak açıkladı. Denetimler 56.000’den fazla gıda işletmesini kapsadı. FSSAI, denetimler sırasında 10.047 iyileştirme bildirimi düzenledi, 1.133 gıda lisansını askıya aldı, 52 lisansı iptal etti ve 312 işletmeyi mühürledi. Kurum ayrıca 43.939 numune topladı; bunların 23.648’ini analiz etti ve 2.273’ünü standartlara uygun bulmadı. İncelemeler sonucunda 410 kovuşturma başlatıldı. El konulan ürünler arasında yağlar, süt ve süt ürünleri, fırın ürünleri, çikolata, dondurma, namkeen, hediye sepetleri ve paketli gıdalar yer aldı.

Ultra İşlenmiş Gıdalarla Beslenen Çocuklarda Ödül Sisteminde Daha Güçlü Beyin Tepkisi Görüldü
Görsel kaynağı: N1 Srbija · Özgün haber

Ultra İşlenmiş Gıdalarla Beslenen Çocuklarda Ödül Sisteminde Daha Güçlü Beyin Tepkisi Görüldü

JAMA Network Open dergisinde yayımlanan bir araştırma, çocukların beslenme biçimleri ile yiyecek görüntülerine verdikleri nörolojik tepkiler arasında belirgin farklılıklar bulunduğunu ortaya koydu. Bilim ekibi, çocukları haftalık beslenmelerindeki ultra işlenmiş gıda oranına göre gruplara ayırarak farklı yiyeceklerin görüntülerine verdikleri beyin tepkilerini işlevsel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) yöntemiyle izledi. Ultra işlenmiş gıdaları daha fazla tüketen çocuklarda, şekerleme ve atıştırmalık gibi ürünlerin görüntüleri gösterildiğinde ödül ve motivasyonla ilişkili beyin bölgelerinde daha güçlü aktivasyon görüldü. Bu gruptaki çocukların besin değeri daha yüksek gıdaların görüntülerine verdiği tepki ise beslenmesi bütünsel gıdalara dayanan çocuklara kıyasla daha zayıftı. Araştırma yöneticisi, bu örüntülerin çocukların belirli gıdalara güçlü yönelim geliştirmesini ve daha sağlıklı seçenekleri kabul etmekte zorlanmasını açıklayabileceğini belirtti. Ancak araştırma yazarları, gözlenen değişimlerin kesin mekanizmasının ortaya konması için ek çalışmalara ihtiyaç olduğunu vurguladı. Bulgular, ultra işlenmiş gıdaların çocukların beslenme tercihleriyle olası ilişkisine dair bir işaret olarak değerlendirildi; kesin bir nedensellik sonucu olarak sunulmadı.

Hakan Fidan: Bölgesel Deniz Geçitlerindeki Güvensizlik Küresel Gıda Güvenliğini Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: Shargh · Özgün haber

Hakan Fidan: Bölgesel Deniz Geçitlerindeki Güvensizlik Küresel Gıda Güvenliğini Tehdit Ediyor

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Orta Doğu’daki artan güvensizlik ile Kızıldeniz, Babülmendep ve Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin küresel gıda, enerji ve ticaret akışını doğrudan tehdit ettiğini söyledi. Fidan, İstanbul’da düzenlenen TRT World forumunda yaptığı konuşmada, deniz taşımacılığı güzergâhlarındaki aksaklıkların küresel ekonominin yanı sıra gıda ve enerji güvenliğini de etkilediğini belirtti. Dar deniz geçitlerinin savaş alanına veya baskı aracına dönüştürülmemesi gerektiğini vurgulayan Fidan, bölgesel gerilimlerin tırmanmasının önlenmesini ve küresel ekonominin bağlı olduğu bölgesel güvenliğin sağlanmasını istedi. Fidan ayrıca Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırıların bölgesel istikrarın yanı sıra dünya gıda güvenliği için de ciddi tehdit oluşturduğunu ifade etti.

Avustralyalı Gıda İhracatçıları CIIE’de Çin Pazarını Büyütmeyi Hedefliyor
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Avustralyalı Gıda İhracatçıları CIIE’de Çin Pazarını Büyütmeyi Hedefliyor

Avustralyalı ıstakoz, keçi eti ve şarap ihracatçıları, Şanghay’da düzenlenen Dokuzuncu Çin Uluslararası İthalat Fuarı’nda (CIIE) Çin pazarındaki faaliyetlerini ve büyüme hedeflerini tanıttı. Avustralya ulusal pavyonunda ziyaretçilere pişirilmiş kaya ıstakozu sunulurken, Geraldton Fishermen's Co-operative yöneticisi Marc Anderson, Çin’in Avustralya ıstakozu ithalatına yönelik kısıtlamaları kaldırmasından yaklaşık iki yıl sonra fuarın tüketicilerle yeniden bağlantı kurmak için fırsat sağladığını söyledi. Anderson, şirketlerinin yaklaşık 5.000 ton ıstakoza sahip olduğunu ve üretimin yaklaşık %60’ının Çin’e gidebileceğini belirtti. Batı Avustralya açıklarından çıkarılan ürünler hava yoluyla yaklaşık sekiz saatte Hong Kong’a taşınıyor; buradan Xiamen, Guangzhou veya Şanghay’a gönderiliyor. Çin pazarının güçlendiğini söyleyen Anderson, bu pazarı daha geniş ve çeşitlendirilmiş ihracat stratejilerinin parçası olarak gördüklerini ifade etti. Western Meat Exporters Pty Ltd, CIIE’ye ilk kez katılırken bütün keçi karkasları ile sıcak pot ve evde pişirme için hazırlanmış küp keçi eti sundu. Şirket, 13 yıldır Çin’e keçi eti ihraç ediyor ve Çin satışlarının yaklaşık %10’unu oluşturuyor. Avustralya Swan Vintage Pty Ltd ise Çin’e yılda yaklaşık iki ila üç milyon şişe şarap ihraç ediyor; şirket yetkilisi Çin’in Avustralya dışındaki en önemli pazarı olduğunu söyledi. Avustralya’nın 1.700 metrekareden büyük ulusal pavyonunda 190 şirket paketli gıda, şarap, içecek, süt ürünleri, et, deniz ürünleri ve tarım ürünlerini sergiliyor. Austrade verilerine göre Avustralyalı şirketlerin fuardaki sergi alanı geçen yıla göre %25 genişledi; yaklaşık 30 ila 40 katılımcı ise CIIE’ye ilk kez katılıyor. Avustralya hükümeti, Çin’deki fuarlara katılımı destekleyen Access to New Market Initiative programını da uygulamaya koydu.

Fidan, Rota Çeşitliliğinin Küresel Tedarik Zincirleri İçin Önemini Vurguladı
Görsel kaynağı: Kıbrıs Haberci · Özgün haber

Fidan, Rota Çeşitliliğinin Küresel Tedarik Zincirleri İçin Önemini Vurguladı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen TRT World Forum 2026 kapsamında deniz yolları, darboğazlar ve koridorlar başlıklı oturumda konuştu. Fidan, küresel ölçekte darboğazların arttığını, enerji ve taşımacılık rotalarının azaldığını ve bunun yapısal bir savunmasızlık oluşturduğunu belirtti. Tek bir darboğazın tedarik zincirlerini bozabileceğini ve binlerce kilometre uzaktaki ekonomileri etkileyebileceğini söyleyen Fidan, ülkelerin temel rotalara, pazarlara ve kaynaklara erişimlerini korumaya çalışacağını ifade etti. Ekonomik güvenlik ile daha büyük bağlantısallık arasında seçim yapılmaması gerektiğini belirten Fidan, mevcut rotaların güçlendirilmesini, koridorların çeşitlendirilmesini ve erişimin artırılmasını savundu. Fidan, Türkiye’nin bu yaklaşım kapsamında coğrafi konumunu yalnızca kıtalar arasındaki bir köprü olarak görmediğini, stratejik bir sorumluluk üstlendiğini söyledi. Güney Kafkaslar’dan Türkiye’ye uzanan Orta Koridor’un önemli bir ticaret ve taşımacılık rotası oluşturduğunu belirten Fidan, Körfez’i Irak ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlayacak projeden de söz etti. Bu girişimlerin enerji portföyünü çeşitlendirme çabasının parçası olduğunu aktardı. Altyapının tek başına bağlantısallığı garanti edemeyeceğini vurgulayan Fidan, rotaların korunması ve çatışmaların kısıtlanması gerektiğini dile getirdi. Türkiye’nin Karadeniz’deki girişiminin sürdürülebilir diplomasiyle temel gıda emtialarının sevkiyatlarının korunmasını sağladığını söyleyen Fidan, diplomatik etkileşim ve üst düzey diyalog yoluyla çözüm üretilebileceğini kaydetti.

İspanya, Zeytinyağı Arzını Sınırlamak İçin 188 Bin Tonu Depolayacak
Fotoğraf: ALEX CAMARA/ ANADOLU VIA AFP · Özgün haber
Veri haberi

İspanya, Zeytinyağı Arzını Sınırlamak İçin 188 Bin Tonu Depolayacak

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İspanya Tarım Bakanlığı, 2026-2027 sezonunda beklenen yüksek zeytinyağı üretiminin piyasada aşırı arz ve fiyat baskısı oluşturmasını önlemek amacıyla üretimin %12’sine karşılık gelen yaklaşık 188.000 tonun geçici olarak piyasaya sürülmemesini öngören bir düzenleme açıkladı. Depolanan ürünün 30 Eylül 2027’den itibaren yeniden satışına izin verilecek ve uygulama için mali tazminat sağlanmayacak. Bakanlık, 2026-2027 sezonu zeytinyağı üretimini önceki sezona göre %23 artışla 1,6 milyon ton olarak tahmin ediyor. Buna 357.040 tonluk başlangıç stoku da eklenince, toplam potansiyel arz düzenleme mekanizmasını devreye sokan yasal eşiğin üzerine çıkıyor. Depolama, yağhanelerin kendi tesislerinde veya üçüncü taraf depolarda yapılacak. İspanya, dünya zeytinyağı üretiminin yaklaşık %40’ını karşılayan en büyük üretici ülke konumunda. Arz kısıtlaması, kuraklık ve aşırı sıcakların 2022-2023 ile 2023-2024 sezonlarında üretimi düşürmesinin ardından yaşanan toparlanma döneminde uygulanıyor. Ilıman sıcaklıklar ve ilkbahardaki yağışların da yüksek rekolte beklentisini desteklediği bildiriliyor. Üretici örgütleri düzenlemeyi olumlu karşılıyor. UPA Endülüs, çoğu işletmenin kârlılığı için kilogram başına yaklaşık 4,50 avroluk fiyat gerektiğini, mevcut fiyatın ise yaklaşık 3 avro olduğunu belirtiyor. Şişeleme ve rafinaj sanayisini temsil eden Anierac ise düzenlemeye karşı çıkıyor, yargıya başvurmayı planlıyor ve arzın kısıtlanmasının tüketici fiyatlarını yükseltebileceğini savunuyor. Bakanlık, uygulamanın üretimin seyrine göre 31 Aralık’tan itibaren değiştirilebileceğini de belirtiyor.

ABD, Çin’den Tarım Alımı ve Mineral Taahhütlerini Uygulamasını İstedi
Görsel kaynağı: The Japan Times · Özgün haber

ABD, Çin’den Tarım Alımı ve Mineral Taahhütlerini Uygulamasını İstedi

ABD yönetimi, Çin’in yaklaşık bir yıl önce varılan ticaret anlaşmasındaki taahhütlerini derhal uygulaması gerektiği uyarısında bulundu. ABD Ticaret Temsilciliğine göre özellikle Çin’in tarımsal alımlar ile nadir toprak elementleri ve diğer kritik minerallerin teslimatına ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmesi istendi. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ve ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile telefon görüşmesi yaptı. ABD kurumları, Ekim 2025’te Güney Kore’nin Busan kentinde varılan anlaşmanın şartlarının uygulanması için Çin’in somut adımlar atmasının kritik olduğunu belirtti.

Yeni Zelanda’da Süt Sektörü İçin 46 Milyon Dolarlık Teknoloji Programı
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber

Yeni Zelanda’da Süt Sektörü İçin 46 Milyon Dolarlık Teknoloji Programı

Yeni Zelanda’da süt sektörünün uzun vadeli dayanıklılığını artırmak amacıyla 46 milyon Yeni Zelanda doları bütçeli ve yedi yıl sürmesi planlanan Responsible Dairy Programme başlatıldı. DairyNZ Başkanı Tracy Brown’ın aktardığına göre program, kanıtlanmış ve yeni teknolojilerin çiftliklerde daha hızlı kullanılmasını hedefliyor. Girişim, hükümetin Land Use Flexibility paketinin parçası olarak DairyNZ, Birincil Sanayiler Bakanlığı ve sektör ortakları tarafından yürütülüyor. Program kapsamında yüksek performanslı çiftlik sistemlerini gösterecek 35 ila 40 ortak çiftlikten oluşan bir ağ kurulacak. Bu çiftliklerin, üreticilerin farklı yeniliklerin nasıl çalıştığını görmesine ve bunları kendi işletmelerine nasıl uyarlayabileceklerini değerlendirmesine yardımcı olması planlanıyor. Brown, bu yaklaşımın süt sektöründe verimlilik ve değer artışı sağlarken çiftlik koşullarına uygun çözümlerin yaygınlaşmasına katkı sunacağını belirtiyor. DairyNZ’nin planlanan yıllık harcamasının yaklaşık 40 milyon Yeni Zelanda doları, yani %67’si araştırma, bilim ve yayım çalışmalarına ayrılıyor. Bu çalışmalar genetik, mera, su kalitesinin iyileştirilmesi ve sera gazı azaltımı gibi alanları kapsıyor. DairyNZ araştırmasına göre iyi yönetim uygulamaları, süt üretimini düşürmeden besin kayıplarını azaltabiliyor; süt çiftliklerinin %97’sinde sektörün çevre planı bulunuyor. OneBW projesi de genetik özellikleri kullanarak çiftliklere ve Yeni Zelanda’nın gelecekteki koşullarına daha uygun ineklerin yetiştirilmesini amaçlıyor. Brown, küresel süt talebinin güçlü kaldığını ancak önemli üretim bölgelerinde üretim kısıtları, maliyet baskıları, alternatif proteinlerle rekabet ve küresel belirsizliklerin bulunduğunu ifade ediyor. Yeni Zelanda’nın mera temelli üretim sisteminin sektörün ayırt edici unsurlarından biri olduğunu belirten Brown, gelecek hükümet için kaynak yönetimi reformu, dayanıklı kırsal altyapı ve güçlü biçimde finanse edilen bir biyogüvenlik sistemi çağrısı yapıyor. Yeni Zelanda’nın ulusal süt üretimi ilk kez 2 milyar kilogram süt katısını aşarken süt ürünleri ihracat geliri 28,6 milyar Yeni Zelanda dolarına ulaştı.

Endonezya Hükümeti Palm Yağı Verimliliğini Hektar Başına 4 Tona Çıkarmayı Hedefliyor
Görsel kaynağı: CNN Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya Hükümeti Palm Yağı Verimliliğini Hektar Başına 4 Tona Çıkarmayı Hedefliyor

Endonezya hükümeti, ülkenin palm yağı plantasyonlarında hektar başına yaklaşık 2 ton olan verimliliği 4 tona çıkarmaya çalışıyor. Hedef, yeni alan açmak yerine mevcut plantasyonlarda verim artırımı ve yoğunlaştırma yoluyla gerçekleştirilecek. Açıklamayı, Gıda Alanından Sorumlu Koordinasyon Bakan Yardımcısı Hanif Faisol Nurofiq yaptı. Hanif, Endonezya’da yaklaşık 17 milyon hektar palm yağı plantasyonu bulunduğunu ve mevcut verimliliğin artırılabilecek durumda olduğunu söyledi. Verimlilik artışının, plantasyon ürünlerinden enerji hammaddesi geliştirme çalışmalarını destekleyecek adımlardan biri olduğu belirtildi. Hedefe ulaşılması için bir takvim veya uygulanacak teknik yöntemler açıklanmadı.

Mısır’da Stratejik Ürünlerde Kendine Yeterliliği Artırma Talebi
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Stratejik Ürünlerde Kendine Yeterliliği Artırma Talebi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Mısır’da Tarım ve Sulama Komitesi Başkanı Muhsin el-Batran, stratejik mal ve ürünlerde kendine yeterlilik oranlarının artırılması için Tarım ve Arazi Islahı Bakanlığının politikalarının genel görüşmede ele alınmasını talep etti. El-Batran, tarım sektörünün karşı karşıya olduğu sorunlara dikkat çekerek yerli üretimi ve gıda güvenliğini güçlendirecek bir plan hazırlanmasını istedi. El-Batran’ın açıklamasına göre tarımsal üretimin yıllık ortalama büyüme hızı %4 olurken tüketimdeki ortalama artış %2’de kaldı. Buna rağmen bu farkın stratejik ürünlerin çoğunda kendine yeterlilik oranlarının gerilemesini önleyemediği belirtildi. Kendine yeterlilik oranları buğdayda %47, mısırda %70, pirinçte %95, kırmızı ette %75, baklada %33 ve yağlarda %12 olarak açıklandı. Düşük oranların tarım ticareti dengesini etkilediği ve iç tüketim ihtiyacını karşılamak için küresel piyasalara bağımlılığı artırdığı aktarıldı. El-Batran, fiyat politikalarındaki istikrarsızlık, finansman sorunları, sözleşmeli tarımın uygulanmasındaki engeller, tarımsal araştırma altyapısındaki eksiklikler ve üretim girdilerinin yetersizliğini sektörün başlıca sorunları arasında sıraladı. Genel görüşme talebinde stratejik ürün üretiminin yatay ve dikey genişlemeyle artırılması, Mısır’ın rekabet avantajına sahip olduğu ürünlere odaklanılması ve tarımsal ihracatta gıda işleme yoluyla katma değerin yükseltilmesi istendi. Mısır Şura Meclisinin tarım politikası, stratejik ürünlerde kendine yeterlilik ve hayvansal, kanatlı ve su ürünleri ihtiyacının karşılanmasına ilişkin talepleri genel oturumlarda ele alması bekleniyor.

Euronext, Karadeniz Tahılları İçin Köstence Teslimatlı Vadeli Sözleşmeler Başlatacak
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Euronext, Karadeniz Tahılları İçin Köstence Teslimatlı Vadeli Sözleşmeler Başlatacak

Avrupa borsası Euronext, Haziran 2027'den itibaren Karadeniz bölgesindeki buğday ve mısır için Köstence Limanı'nda fiziki teslimat içeren vadeli işlem sözleşmeleri başlatmayı planlıyor. Yeni araçlar, Romanya'nın Avrupa tahıl piyasasında fiyat oluşumu ve fiyat riskinden korunma mekanizmasına daha doğrudan dahil edilmesini sağlayacak. Sözleşmelerin, bölgede artan ihracat hacimleri ve Doğu Avrupa ile Batı Avrupa fiyatları arasındaki farklılaşma nedeniyle mevcut vadeli işlem araçlarının yetersiz kaldığı bir dönemde devreye alınması öngörülüyor. Yeni sözleşmeler euro cinsinden düzenlenecek ve Avrupa Birliği standartlarına uygun tahılları kapsayacak. Buğday sözleşmesi %12 protein içeren ürünü hedefleyecek; buğday ve mısır sözleşmelerinde standart lot büyüklüğü 50 ton olacak. Teslimat ayları Euronext'teki mevcut vadeli işlem araçlarıyla aynı tutulacak. Borsa ilk aşamada bu sözleşmeler için opsiyon sunmayı planlamıyor. Sözleşmelerin en önemli özelliği, nakit uzlaşma yerine Köstence Limanı'nda fiziki teslimat öngörmesi. Euronext, teslimat noktalarının belirlenmesi için silo işletmecileriyle görüşüyor. Mekanizmanın çalışabilmesi için depolama, ürün kabulü, kalite ve tahıl transferine ilişkin koşulların netleştirilmesi gerekiyor. Bu nedenle teslimat yapılacak silolar ve uygulamanın teknik ayrıntıları henüz kesinleşmiş değil. Karadeniz havzasındaki üretici ve ticaret aktörleri şimdiye kadar başlıca Paris'teki MATIF kotasyonlarını, Chicago vadeli işlemlerini ve bölgesel fiziki ihracat fiyatlarını referans aldı. Ancak Romanya buğdayının fiyatı, Fransa'daki fiyatlarla her zaman aynı yönde veya aynı hızda hareket etmiyor. Karadeniz arzının arttığı, Rusya ve Ukrayna'nın ihracatta yoğun rekabet ettiği ya da bölgesel limanlarda lojistik sorunlar yaşandığı dönemlerde farklar daha belirgin hale gelebiliyor. Yeni araç, özellikle ihracatçıların ve emtia ticareti şirketlerinin fiyat riskini yönetmesine ve alımlarını planlamasına yardımcı olabilir. Bununla birlikte etkisi, sözleşmelerin yeterli sayıda katılımcı ve işlem hacmine ulaşmasına bağlı olacak. Fiziki teslimat da her çiftçinin doğrudan borsada satış yapabileceği anlamına gelmiyor; standart sözleşmeler teknik ve ticari koşulların yanı sıra finansal teminat ve dikkatli risk yönetimi gerektiriyor. Silo işletmecileri, ihracatçılar ve ticaret şirketleri mekanizmanın işleyişinde önemli rol üstlenecek.

Hayvancılık İşletmelerine Kış Hazırlığı İçin Sağlık ve Yem Önerileri
Görsel kaynağı: Nezavisne novine · Özgün haber
Veri haberi

Hayvancılık İşletmelerine Kış Hazırlığı İçin Sağlık ve Yem Önerileri

Sonbaharda hayvancılık işletmelerinde kış koşullarına geçiş öncesi ahırların, yemlerin ve hayvanların hazırlanması önerildi. Kaynakta aktarılan tavsiyelere göre meradan ahırdaki yetiştiriciliğe geçiş, üretimin istikrarını ve hayvanların bağışıklığını koruyacak şekilde planlanmalı; ahırlar tamamen kapatılmadan önce temizlenip dezenfekte edilmeli ve yeterli miktarda kuru, temiz saman bulundurulmalı. Savjetodavna FBiH uzmanları, ahırlarda cereyanın önlenmesiyle birlikte hayvanlar seviyesinde yeterli hava değişimi sağlanması gerektiğini belirtiyor. Böylece nem ve amonyak birikiminin önüne geçilmesi amaçlanıyor. Su sistemleri ile boru yalıtımının da kışın donmayı önleyecek şekilde kontrol edilmesi isteniyor. Yeşil meradan silaj, kuru ot ve diğer kaba yemlere geçişin 10-14 gün içinde kademeli yapılması, yemlerin besin değerlerinin analiz edilerek rasyonun konsantre yemle dengelenmesi tavsiye ediliyor. Ayrıca küf ve mikotoksin kontrolü, parazit uygulamaları, tırnakların düzeltilip dezenfekte edilmesi ve veteriner muayeneleri öneriler arasında yer alıyor. Süt hayvanlarında meme hijyenine, koyun ve keçilerde ise kuzulama ve oğlaklama dönemi için özel bölmelere dikkat çekiliyor.

Paraguay’da Üç Üretici 15.000 Kg/Ha Verim Eşiğini Aştı
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay’da Üç Üretici 15.000 Kg/Ha Verim Eşiğini Aştı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Paraguay’da Agrotec’in Élite del Rinde girişiminin ilk aşamasında soya ve mısır üretim sonuçlarıyla öne çıkan sekiz üretici tanındı. Yedi üretim bölgesini kapsayan girişimde üç üretici, soya ve mısır hasatlarının birlikte değerlendirildiği hektar başına 15.000 kilogramlık hedefi aştı. Ödül töreni 30 Ekim’de Ciudad del Este’de düzenlendi. Fazenda Almeida, 15.783 kg/ha verimle girişimin ulusal şampiyonu oldu. Agro Campo 15.482,68 kg/ha, IMAPO SRL ise 15.387,10 kg/ha seviyesine ulaştı. Diğer bölgesel ödüller Santa Rita, Nueva Esperanza, Bella Vista, San Alberto, Pedro Juan Caballero, San Pedro ve Campo 9’dan üreticilere verildi. Élite del Rinde’in ilk aşamasındaki ortalama verim 12.740 kg/ha olarak açıklandı. Bu sonuç, kaynakta ulusal referans olarak verilen 10.160 kg/ha seviyesinin %25,4 üzerinde gerçekleşti. Girişim, farklı bölgelerdeki agronomik ve çevresel koşulların verim sonuçlarını etkilediğini belirterek, uygulamaların her bölgenin koşullarına uyarlanmasına vurgu yaptı. Agrotec Genel Müdürü Alex Román, ortalamanın aşılmasını şirketin farklı birimlerinin teknik bilgi, piyasa deneyimi ve özel bilgileri sürdürülebilir bir metodolojiyle uygulamasına bağladı. Román, girişimin ilk aşamasında yatırılan her bir dolar için 3,3 dolarlık getiri elde edildiğini söyledi. Program ayrıca teknik karar alma, planlama, kaynakların verimli kullanımı ve teknolojinin tarımsal rekabetçiliği desteklemedeki rolünü öne çıkarıyor.

Çevre Kuralları Sıkılaşırsa Akıllı Tarımın Ekonomik Alanı %75’e Çıkabilir
Görsel kaynağı: Agrárszektor · Özgün haber
Veri haberi

Çevre Kuralları Sıkılaşırsa Akıllı Tarımın Ekonomik Alanı %75’e Çıkabilir

Bonn Üniversitesi liderliğinde hazırlanan kapsamlı bir araştırmaya göre akıllı tarım çözümleri, yalnızca teknolojik bir yenilik olmaktan çıkarak tarım sektörünün rekabetçiliği açısından önemli bir koşula dönüşüyor. Küresel tarım alanlarının yaklaşık yarısında bu sistemlerin ekonomik olarak uygulanabilir olduğu belirtilirken, çevre koruma düzenlemelerinin sıkılaşması halinde oranın %75’e ulaşabileceği aktarılıyor. Kuralların gevşetilmesi durumunda ise ekonomik olarak sisteme dahil edilebilecek alanların oranının %31’e gerileyebileceği ifade ediliyor. Araştırmada akıllı tarımın temelini hedefli müdahale oluşturuyor. Dronlar zararlıları ve besin eksikliklerini erken tespit ederken, GPS kontrollü makineler yalnızca gerekli bölgelere ve ihtiyaç duyulan miktarda bitki koruma ürünü ya da gübre uyguluyor. Otonom yabancı ot temizleme robotları ile toprak nemini izleyen akıllı sulama sistemleri de girdi ve su kullanımını azaltmaya yönelik kullanılıyor. Bu çözümlerin, kuraklık ve aşırı kimyasal kullanımı gibi çevresel sorunların ağır olduğu bölgelerde daha fazla yarar sağladığı belirtiliyor. Teknolojiden elde edilen ekonomik fayda bölgelere göre değişiyor. Yüksek gelirli, ortalama işletme büyüklüğü fazla ve düzenlemeleri sıkı olan Batı Avrupa, Kuzey Amerika ve Avustralya’da robotlaşma ve hedefli uygulamalar önemli tasarruf sağlayabiliyor. Buna karşılık gelişmekte olan bölgelerde geçiş; yüksek yatırım gereksinimi, yetersiz dijital altyapı ve uzmanlık ihtiyacı nedeniyle zorlaşıyor. Araştırmacılar, küçük işletmelerin de bu araçlardan yararlanabilmesi için tarım politikası destekleri ve teşvik sistemlerine ihtiyaç olduğunu belirtiyor.

Brezilya, Türkiye’deki COP31’de İklim Taahhütlerini Sunacak
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber

Brezilya, Türkiye’deki COP31’de İklim Taahhütlerini Sunacak

Brezilya, Türkiye’de düzenlenecek COP31 İklim Konferansı’nda iklim gündemindeki ilerlemelerini ve taahhütlerini sunmayı planlıyor. Ülke, Belém’de düzenlenen COP30’un ardından emisyon azaltımı ve iklim değişikliğinin etkilerine uyum alanlarında kaydettiği ilerlemeyi ve sonraki adımlarını ortaya koymayı hedefliyor. Brezilya’nın gündeminde sera gazı emisyonlarını azaltacak çözümlerin uygulanması, üretim sektörlerinin aşırı iklim olaylarına hazırlanması ve özellikle tarım sektöründe dayanıklılık oluşturulması için finansman sağlanması bulunuyor. Konferansta, sektörlerin aşırı iklim olayları karşısındaki dayanıklılığını ölçmeye yönelik uyum göstergelerinin oluşturulması da ele alınacak. Hükümet ayrıca düşük emisyonlu tarım programlarını, üretim sistemlerinin iyileştirilmesini ve biyoyakıt deneyimini ekonominin karbonsuzlaştırılması için öne çıkaracak. Brezilya, emisyonları 2035’e kadar azaltma hedefi dahil uluslararası taahhütlerini yerine getirdiğini göstermeyi amaçlıyor. COP31’den yeni finansman taahhütleri ve uyumu güçlendirecek somut önlemler bekleniyor.

Bulgaristan’da Hayvancılar Kuraklık Tazminatı Kriterlerini Protesto Etti
Görsel kaynağı: BNT News · Özgün haber

Bulgaristan’da Hayvancılar Kuraklık Tazminatı Kriterlerini Protesto Etti

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Bulgaristan’da hayvancılar, geçen yılki kuraklık nedeniyle verilecek tazminatların dağıtımını protesto ederek Sevlievo yakınlarında Sofya–Varna ana yolundaki trafiği bloke etti. Üreticiler, açıklanan kriterlerin adaletsiz olduğunu ve bazı bölgelerdeki çiftliklerin hiçbir destek alamadığını savundu. Protestocular, hayvancılığın bölgelere veya hayvan türlerine göre ayrılmamasını ve tüm işletmeler için aynı kriterlerin uygulanmasını istedi. Üreticiler, keçi ve mandaların yanı sıra sığır ve koyunlar için de ortak ölçütler belirlenmesini, yardım ödemelerine ilişkin kriterlerin yeniden değerlendirilmesini talep etti. Bir üretici, aynı koşullarda bulunan iki işletmeden birinin destek alırken diğerinin alamamasının haksızlık olduğunu söyledi. Ulusal Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği ise koyun ve keçi yetiştiricilerine yönelik diğer kriz önlemlerinin eşitlenmesi konusunda anlaşmaya varıldığını açıkladı. Ancak sığır ve manda yetiştirenler için sorunun nasıl çözüleceği henüz netleşmedi.

Lukaşenko, Belarus Tarımında Sübvansiyon Sisteminin Gözden Geçirilmesini İstedi
Görsel kaynağı: Sputnik Belarus · Özgün haber

Lukaşenko, Belarus Tarımında Sübvansiyon Sisteminin Gözden Geçirilmesini İstedi

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko, Şklov’daki çalışma ziyareti sırasında tarım sektöründeki sübvansiyon yaklaşımının yakın zamanda ele alınmasını istedi. Lukaşenko, tarımda devlet desteğine dayalı bağımlılık anlayışına son verilmesi gerektiğini belirtti. Finansmanın mutlaka azaltılmayacağını, hatta artırılabileceğini söyleyen Lukaşenko, yardımın gerçekten ihtiyaç duyan işletmelere yönlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca tüm tarım işletmelerinde düzen sağlanmasını ve bu sorumluluğun ilçe yürütme komitesi başkanlarınca yerine getirilmesini istedi.

Küresel Alkol Tüketimi Gerilerken 50-64 Yaş Grubunda Tüketim Artıyor
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Alkol Tüketimi Gerilerken 50-64 Yaş Grubunda Tüketim Artıyor

Küresel alkol tüketimi gerilerken, 50-64 yaş grubunun tüketimindeki artış şarap sektörünün hedef kitlesini yeniden değerlendirmesine yol açıyor. Annals of Internal Medicine araştırmasına göre küresel alkol tüketimi %2, milenyallerin tüketimi ise %17 azalırken, X kuşağı olarak tanımlanan 50-64 yaş grubunda tüketim %4 arttı. Aynı grupta aşırı içme göstergesi de %36 yükseldi; küresel genel gösterge ise %8 geriledi. Drizly ve The Vacationer verileri, seyahat sırasında tüketicilerin %80’inin yeni alkollü içecekleri denemeye ve harcamalarını artırmaya hazır olduğunu gösteriyor. Kaynakta aktarılan şirket verilerine göre 50-64 yaş grubu, Eleven Eleven’ın müşteri tabanının üçte birini oluştururken müşteri başına %32 daha fazla harcama yapıyor, %24 daha fazla sipariş veriyor ve %35 daha yüksek toplam kâr sağlıyor. Willamette Valley Vineyards’ta da bu yaş grubu şarap kulübü üyelerinin %45’ini oluşturuyor. Şarap işletmeleri, genç tüketicilere yönelik viral ve etkileşimli pazarlama yerine derinlemesine eğitim, tadım turları ve premium ürünlere ağırlık veriyor. Sektör ayrıca lüks otelleri ve turistik lokasyonları, tatil dönemlerinde daha fazla harcama eğilimi gösteren tüketicilere ulaşmak için önemli satış kanalları olarak değerlendiriyor. Bu yaklaşım kapsamında The Barker Co., Foster Supply Hospitality otel ağıyla lokasyonlara özel hazır kokteyller geliştirdi. Foley Family Wines ise Lucien Albrecht’in köpüklü şaraplarını 375 mililitrelik şişelerle üst sınıf otellerin minibar ve restoranlarına dağıtmaya başladı; kaynak bu uygulamanın çift haneli büyüme sağladığını belirtiyor. Vineria All’Amarone ise 2026’da daha az masa almasına rağmen masa başına harcamayı ve açılan şişe satışlarını artırdı.

Çekya’da Gıda Fiyatlarında Yeni Yılın Başında Artış Bekleniyor
Fotoğraf: Shutterstock · Özgün haber
Veri haberi

Çekya’da Gıda Fiyatlarında Yeni Yılın Başında Artış Bekleniyor

Çekya’da gıda üreticilerinin yeni yılın başı için gönderdiği yeni fiyat listelerinde belirgin artışlar görülüyor. Çek Ticaret ve Turizm Birliği Başkanı Tomáš Prouza, tüketicilerin bazı gıdalar için daha fazla ödeme yapmak zorunda kalacağını söyledi. Girdi maliyetlerindeki artıştan en fazla süt ürünleri ve unlu mamuller sektörlerinin etkilenmesi beklenirken, meyve ve sebzede de zam öngörülüyor. Ülkede bazı gıda ve alkolsüz içecek fiyatları son dönemde geriledi; süt ve tereyağı rekor düşük seviyelere ulaştı. Habere göre bu durum, Avrupa genelindeki süt fazlası, aşırı üretim, Çin ve Asya’ya ihracatın sınırlanması ve Orta Doğu’daki çatışmanın ihracatı zorlaştırmasıyla ilişkilendiriliyor. Marketlerin yıl sonundaki rekabetçi indirimleri de fiyat artışlarını geçici olarak sınırlıyor. Ekim ayında yıllık enflasyonun %2,4 olduğu, eylülde bu oranın %2,5 olarak tahmin edildiği belirtildi. Prouza’ya göre enerji maliyetleri tarımsal ve gıda üretiminin yanı sıra lojistik ve depolamayı pahalılaştırıyor. İş gücü açığı, düşük işsizlik ve ocaktan itibaren asgari ücretin %10 artırılması da üretici ve gıda işletmelerinin maliyetlerini yükseltecek. Gübre fiyatlarındaki artışın etkisinin ise gelecek sezonda ortaya çıkması bekleniyor. Fiyatların ne ölçüde artacağı, mağazaların temel gıdaları alış fiyatının altında satmasını sınırlayacak bir düzenlemenin uygulanıp uygulanmayacağına da bağlı olacak. Çekya Gıda Odası, tartışmanın genel bir indirim yasağı olmadığını ve altı ila sekiz temel ürünü kapsayacağını savunuyor; düzenlemenin yürürlüğe girip girmeyeceği henüz kesin değil.

Moldova’da Çiftçilere MAME 2 Kapsamında 35 Milyon Avroluk Finansman Planı
Görsel kaynağı: AgroTV Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da Çiftçilere MAME 2 Kapsamında 35 Milyon Avroluk Finansman Planı

Moldova’da çiftçilerin tarım makineleri ve ekipman alımında kullanabileceği yeni finansman programı MAME 2 için hazırlıklar son aşamaya geldi. Tarımın Geliştirilmesi ve Modernizasyonu Ajansı (ADMA) İcra Direktörü Maxim Popov’un açıklamasına göre program, teminat göstermeden finansmana erişim, daha uzun geri ödeme süresi ve %20 avans koşulu sunacak. Uygulamanın en geç Nisan-Mayıs 2027’de başlaması hedefleniyor. Programın yürürlüğe girmesi için değişim notlarının 9 Kasım’da Japonya’nın Moldova büyükelçisi ile dışişleri bakanı arasında imzalanması planlanıyor. Kredi anlaşması ile uygulama mutabakatının ise 17 Kasım’da Tokyo’da imzalanması öngörülüyor. Popov, değişim notları imzalanmadan kredi anlaşmasının imzalanamayacağını belirterek sürecin henüz planlama aşamasında olduğunu ifade etti. Popov’un verdiği bilgiye göre MAME 2 için 35 milyon avroluk finansman öngörülüyor. İlk MAME programında yaklaşık 18 milyon dolarlık bir finansmandan söz edildiğini belirten Popov, yeni programda kredi geri ödeme süresinin dört veya beş yıl olacağını ve çiftçilerden, yaşları ya da işletme biçimleri ne olursa olsun, %20 avans alınacağını söyledi. MAME 2, önceki programa kıyasla daha geniş bir ekipman grubunu kapsayacak. Finansman; tarım makinelerinin yanı sıra sulama sistemleri, bahçecilik sektörünü destekleyen sistemler ve işleme teknolojilerinin alımında kullanılabilecek. Programla bağlantılı olarak çiftçiler ve bağcılar için Japonya’ya birden fazla çalışma ziyareti düzenlenmesi de planlanıyor. ADMA’ya göre ülkede her yıl yüzlerce çiftçi kurumun finansman araçlarına başvuruyor.

Strajşte Sulama Sisteminin Üçüncü Aşaması İçin 25 Milyon Avroluk Yatırım Başladı
Görsel kaynağı: Telegrafi · Özgün haber
Veri haberi

Strajşte Sulama Sisteminin Üçüncü Aşaması İçin 25 Milyon Avroluk Yatırım Başladı

Piravë’de Strajşte sulama sisteminin üçüncü aşamasının uygulanmasına başlandı. Tarım, Ormancılık ve Su Ekonomisi Bakanı Borçe Serafimovski’nin açıklamasına göre 25 milyon avro değerindeki yatırım, Valandova bölgesinde 1.500 hektar tarım arazisini kapsayacak ve yaklaşık 6.000 çiftçinin sulama ihtiyacını karşılayacak. Proje kapsamında damla sulama sisteminin kurulması, suyun daha hassas dozlanması ve daha ekonomik kullanılması planlanıyor. Serafimovski, altyapının çiftçilere ürün yetiştiriciliği üzerinde daha fazla kontrol sağlamasının yanı sıra daha istikrarlı verim ve özellikle yılın kurak dönemlerinde daha yüksek kaliteli üretim için koşul oluşturacağını belirtti. Yatırımda 70 kilometrelik basınçlı boru şebekesi, yaklaşık 500 hidrant ve yeni bir pompa istasyonunun inşası öngörülüyor. Çiftçilere ayrıca sulama sisteminin verimli kullanımı ve sulamanın toprak nemi, hava koşulları ile ürün ihtiyaçlarına göre ayarlanması için danışmanlık ve uygulamalı eğitim desteği verilecek. Bakanın açıklamasına göre proje, tarımsal işletmelerde uzun vadeli yatırımları desteklemeyi; daha istikrarlı üretim yoluyla çiftçi gelirleri ile işleme, depolama ve ticaret faaliyetlerine katkı sağlamayı amaçlıyor. Strajşte sistemi, Vardar Vadisi projesinin ilk iki aşamasının devamı olarak ve Alman kalkınma bankası KfW ile ortaklığın sürdürülmesi kapsamında uygulanıyor.

Çin'deki Fuarda ABD Tarım Şirketlerinden 650 Milyon Dolarlık Anlaşma
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin'deki Fuarda ABD Tarım Şirketlerinden 650 Milyon Dolarlık Anlaşma

Çin'in Şanghay kentinde düzenlenen 9. Çin Uluslararası İthalat Fuarı'nda ABD Gıda ve Tarım Pavyonu'na 40'tan fazla ticaret birliği ve şirket katıldı. Bu sayı, geçen yılki fuarda yer alan 19 katılımcının üzerine çıktı. ABD'li katılımcılar, fuarın ilk günündeki imza töreninde toplam değeri 650 milyon doları aşan altı anlaşma yaptı. Anlaşmaların en büyüğü, Illinois merkezli Hang Tung Resources'ın sorgum ve buğday için imzaladığı yaklaşık 600 milyon dolar değerindeki üç sözleşme oldu. New York merkezli CLB Management 51 milyon dolarlık sığır eti satışı gerçekleştirirken, Idaho merkezli hayvan besleme şirketi Dynamite da 1,5 milyon dolarlık sözleşme imzaladı. Anlaşmalar, fuardaki ABD tarım ve gıda şirketlerinin Çin pazarına yönelik ticari ilgisini ortaya koydu. Çin Ticaret Bakanlığı Sözcüsü Huang Ling, Çin'in ABD'den tarım ürünü alımlarını genişletmeye her zaman açık olduğunu, ancak bunun iki ülke arasındaki 30 milyar dolarlık karşılıklı gümrük vergisi indirimi düzenlemesinin uygulanmasına bağlı bulunduğunu söyledi. Huang, tarım ticareti için gümrük vergilerinin düşürülmesi, tarife dışı engellerin azaltılması ve pazar erişiminin genişletilmesi çağrısı yaptı. Çin ve ABD, eylül ayında gerçekleştirdikleri ekonomik ve ticari istişarelerin sekizinci turunda, birbirlerinden ithal edilen yaklaşık 30 milyar dolarlık mallar için karşılıklı tarife indirimi konusunda anlaşmıştı. Kapsama alınan ürünlerin yaklaşık %90'ında vergilerin en çok kayrılan ülke oranlarına indirilmesi öngörülüyor. İndirimler, iki tarafın kendi iç hukuk prosedürlerini tamamlamasının ardından eş zamanlı uygulanacak. Çinli analistler, şirketlerin satın alma kararlarını pazar talebi, fiyatlar ve ticari koşullara göre verdiğini belirtti. Analistlere göre, son yıllarda ABD ticaret ortamındaki değişiklikler ve tarife önlemleri nedeniyle birçok Çinli ithalatçı tedarikçilerini çeşitlendiriyor. Bu nedenle, ABD'nin Çin'le tarife indirimleri konusunda karşılıklı uygulamayı ilerletmesinin ikili tarım ticareti için daha istikrarlı koşullar oluşturacağı ifade edildi.

Karadağ, AB Müzakerelerinde Gıda Güvenliği Faslını Kapattı
Fotoğraf: Vlada CG · Özgün haber

Karadağ, AB Müzakerelerinde Gıda Güvenliği Faslını Kapattı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Karadağ, Avrupa Birliği müzakereleri kapsamında gıda güvenliği, resmi kontroller, hayvan ve bitki sağlığı ile hayvansal yan ürünlerin yönetimini içeren 12. Faslı kapattı. Tarım Bakanı Vladimir Joković, bu süreçteki yükümlülüklerin önemli bölümünün Tarım Bakanlığı ile bağlı kurumların sorumluluğunda olduğunu belirtti. Fasıl kapsamında ilgili temel yasalar kabul edilirken resmi kontroller sistemi geliştirildi. Çiğ süt kalitesinin artırılması ve gıda üretim ve işleme tesislerinin Avrupa talepleriyle uyumlu hale getirilmesi konusunda ilerleme sağlandı. Küçük üreticiler ile geleneksel üretime, Avrupa standartlarına uyum sağlanırken yerel tarımın özelliklerinin korunması amacıyla özel önem verildi. Faslın kapatılması reformların tamamlandığı anlamına gelmiyor. Karadağ’ın önündeki öncelikler arasında sınır kontrol noktalarının ve hayvansal yan ürün yönetim tesislerinin kurulması, laboratuvar kapasitesinin geliştirilmesi ve uzman kadronun güçlendirilmesi bulunuyor. Bakanlık, Avrupa Birliği üyeliğine kadar Avrupa standartlarının tam uygulanması için çalışmaların sürdürüleceğini bildirdi.

Arjantin, Sanayi Amaçlı Gıda İthalatında Sabit Tarifeyi Kaldırdı
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin, Sanayi Amaçlı Gıda İthalatında Sabit Tarifeyi Kaldırdı

Arjantin hükümeti, yalnızca sanayi süreçlerinde kullanılacak gıdaların ithalat bildirimleri için Ulusal Tarım-Gıda Sağlığı ve Kalitesi Servisinin (SENASA) uyguladığı sabit tarifeyi değiştirdi. 221/2026 sayılı kararla şirketlerin daha önce ödediği 52.500 pesoluk sabit ücret kaldırıldı ve ithal edilen malın değerine bağlı oranlı tarifeye geçildi. Boletín Oficial’da yayımlanan düzenleme, bu işlemlere karşılık gelen IC4201 tarife kodunu da kaldırdı. Söz konusu bildirimler, koşullara göre malın FOB değerinin %1,5’i veya %1,25’i oranında ücret alınan IC4703 A ve IC4703 B kategorilerine dahil edildi. Hükümet değişikliği, tarifelerin yeknesak uygulanması ve mükerrerliklerin önlenmesi gerekçesiyle açıkladı. Düzenleme, gıda ithalatı kontrol yetkilerinin SENASA’da toplandığı daha geniş bir yeniden yapılanmanın parçası olarak sunuldu.