ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

32 haber · Sayfa 1

Sebze ve Meyvelerin En Lifli Kısımları Çöpe Atılıyor
Görsel kaynağı: Het Nieuwsblad · Özgün haber
Veri haberi

Sebze ve Meyvelerin En Lifli Kısımları Çöpe Atılıyor

Bilim insanlarından oluşan bir ekip, bir düzine sebze ve meyve türünün lif bakımından en zengin bölümlerini inceledi. Araştırmaya göre bu parçalar, tüketiciler tarafından çoğu zaman yenmeden çöpe atılıyor. İncelenen 12 türün 10’unda, en sağlıklı bölümlerin çöpe gittiği sonucuna varıldı. Kaynakta örnek olarak ananas kabuğu, karnabahar gövdesi, biber çekirdekleri ve brokoli sapı sayılıyor; bu israfın insanlara ve gezegene zarar verdiği belirtiliyor.

Hollanda’da Tüketiciler Şekli Standart Dışı Sebze ve Meyvelere Açık
Görsel kaynağı: Agrárszektor · Özgün haber
Veri haberi

Hollanda’da Tüketiciler Şekli Standart Dışı Sebze ve Meyvelere Açık

Hollanda’da Radar tüketici koruma portalının 3.279 kişinin katılımıyla yaptığı araştırmaya göre tüketicilerin %77’si, meyve ve sebzelerin şeklinin satın alma kararında önemli olmadığını belirtti. Araştırma, standart dışı görünümlü ürünlere yönelik tüketici kabulünün perakende uygulamalarından daha yüksek olabileceğine işaret ediyor. Katılımcıların %56’sı, aynı kalitedeki düzgün şekilli ürünlerle standart dışı görünümlü sebze ve meyveler için aynı fiyatı ödemeye hazır olduğunu söyledi. Bununla birlikte %44’lük kesim, bu ürünlerin mağazalarda indirimli satılması gerektiğini düşünüyor. Hollanda’da Samen Tegen Voedselverspilling kuruluşunun yöneticisi Toine Timmermans’a göre katı pazar standartları ve müşteri beklentileri, hangi ürünlerin perakende zincirlerine gireceğini etkiliyor. Standart dışı ürünler tamamen kayba uğramıyor. Küçük karanfiller hazır yemek paketlerinde, olgun meyveler ise smoothie ve diğer işlenmiş ürünlerde değerlendirilebiliyor. Hollanda’da yetiştirilen sera salatalıklarının %1’inden azının eğri veya alışılmadık şekilli olduğu belirtilirken, perakendede bu ürünlere daha fazla yer verilmesinin gıda israfını azaltabileceği aktarılıyor. Perakende sektöründeki gıda atığı 2018’den bu yana %34 azaldı.

Şili’de Aşırı İklim Olayları Gıda Güvenliğini Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Aşırı İklim Olayları Gıda Güvenliğini Tehdit Ediyor

Cheaf, 24 Ekim Uluslararası İklim Değişikliği Günü öncesinde, aşırı iklim olaylarının Şili’de tarımsal üretim ve gıda güvenliği üzerindeki risklerine dikkat çekti. Uyarı, Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın (PNUMA) 21 Ekim’de yayımladığı 2026 Emisyon Açığı Raporu’nun, mevcut politikalar sürerse küresel sıcaklık artışını bu yüzyılda 2,8 °C’ye kadar öngörmesinin ardından geldi. Ülkeler iklim taahhütlerini yerine getirse bile artışın 2,6 °C’ye ulaşabileceği belirtildi. Şili’de tarım ve hayvancılık bölgelerini etkileyen orman yangınları, ürünleri ve kırsal yolları yok eden seller ile sulama ihtiyacını artıran sıcak hava dalgaları, ulusal üretim açısından somut tehditler oluşturuyor. Uzun süreli kuraklıklar, seller, yangınlar ve sıcak hava dalgaları ürünlere zarar verirken tarımsal altyapıyı ve tedarik zincirlerini de etkileyerek fiyatlar ile gıda güvenliği üzerinde baskı yaratıyor. Kaynağa göre bu olaylar doğal iklim değişkenliği ve El Niño gibi farklı nedenlerle ilişkili olabilir; küresel ısınma ise etkilerini yoğunlaştırabilir. Cheaf Chile Genel Müdürü Natalia Paredes, sel nedeniyle kaybedilen hasadın, üretim alanlarını yok eden yangınların veya kuraklığın verimi düşürmesinin gıdanın bulunabilirliğini ve fiyatını etkileyebileceğini söyledi. Gıda fiyatlarının yükselmesinden en fazla kırılgan ailelerin etkileneceğini belirten Paredes’in değerlendirmesi, Şili’deki mevcut fiyat baskısıyla birlikte ele alındı. INE’ye göre gıda ve alkolsüz içecek fiyatları Ocak-Eylül 2026’da %3,9, son 12 ayda %4,3 arttı; eylülde patates ve marul fiyatları sırasıyla %8,6 ve %10,5 yükseldi. Birleşmiş Milletler’in SOFI 2026 raporuna göre Şili’de yaklaşık 3,2 milyon kişi, nüfusun %16’sı, orta veya ciddi gıda güvensizliği yaşıyor. Aynı rapor, 2025’te dünya genelinde 2,1 milyar kişinin bu sorunla karşılaştığını tahmin ediyor. Paredes, iklim değişikliğine uyum için tarımın dayanıklılığının ve tedarik zincirlerinin güçlendirilmesini, gıda kayıpları ile israfının azaltılmasını önerdi.

Japonya’da Pirinç İsrafına Karşı Küçük Porsiyon Talebi Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Nippon.com · Özgün haber
Veri haberi

Japonya’da Pirinç İsrafına Karşı Küçük Porsiyon Talebi Öne Çıkıyor

Japonya’da Suzumo Machinery tarafından eylül ortasında 400 kişiyle yapılan ankete göre katılımcıların yaklaşık %90’ı, öğünde pirincini bitirmediğinde suçluluk hissediyor. Katılımcıların çoğu, evde ya da dışarıda yemek yerken pirinç bırakmaktan hoşlanmadığını belirtti. Dışarıda yemek yerken daha küçük porsiyon istemekte en çok zorlanılan durum, %30,7 ile tek başına yemek yemek oldu. Bunu işle ilgili yemekler ve bir restoranı ilk kez ziyaret etmek izledi. Restoranlardaki gıda israfının azaltılması için katılımcıların %42,4’ü, küçük ve lokmalık seçenekleri de içeren daha ayrıntılı porsiyon ölçüleri sunulmasını istedi. Porsiyonların gram cinsinden belirtilmesi veya fotoğraflarla gösterilmesi de destek gördü. Kaynakta, Japonya’da kişi başına gıda kaybının günde bir kase pirince eşdeğer olduğu ifade edildi. Bir kase pirincin yenmeden bırakılmasıyla israf edildiği düşünülen para konusunda en yaygın yanıt, katılımcıların %35,8’inin seçtiği 50-100 yen aralığı oldu. Otel açık büfeleri ve set menü zincirlerinde kullanılan self-servis pirinç istasyonları ile otomatik dağıtıcıların da israfı azaltmaya yardımcı olabileceği belirtildi.

Birleşik Krallık’ta Gıda Güvenliği İçin Yerel Merkezler Önerildi
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Gıda Güvenliği İçin Yerel Merkezler Önerildi

Birleşik Krallık’ın gıda sisteminin dış etkilere ve şoklara karşı kırılgan olduğunu belirten Damien Conrad, sorunun yalnızca gıda kıtlığı olmadığını söyledi. Conrad’a göre ülkede iyi gıda bulunmasına rağmen bunu depolayacak, bir araya getirecek ve ihtiyaç sahiplerine ulaştıracak dayanıklı yerel altyapı eksik. Bu durum, çiftçileri baskı altında bırakırken yenilebilir ürünlerin israf edilmesine ve bağımsız perakendeciler ile toptancıların artan maliyetlerle karşılaşmasına yol açıyor. Conrad, fazla gıdayı kabul eden, toplu satın alma ve tedariklerin birleştirilmesini sağlayan, ürünlerin tüketiciye ulaştırıldığı son mesafeyi kısaltan yerel gıda merkezlerini pratik bir seçenek olarak gösterdi. Bu merkezlerin çiftçiler için yeni pazarlar oluşturabileceği, israfı azaltabileceği ve toplulukların uygun fiyatlı, sağlıklı gıdaya erişimini kolaylaştırabileceği belirtildi. Karantina döneminde birçok merkezin kurulmasına karşın bunların çok azı varlığını sürdürebildi. Barking ve Dagenham’daki yeni merkez ise fazla gıdayı yoksulluğun nedenleriyle mücadele eden kuruluşlara yönlendiriyor ve ortak satın alma temelinde daha adil bir yerel tedarik zinciri oluşturmayı amaçlıyor. Food, Farming & Countryside Commission’ın analizine göre kötü beslenmenin Birleşik Krallık ekonomisine yıllık maliyeti 300 milyar sterlin, hane başına maliyeti ise 10.000 sterlin. Conrad, güvenli, sağlıklı ve sürdürülebilir bir gıda sistemi hedefleyen hükümetin gıda merkezlerini planın merkezine alması gerektiğini savundu. Simon Tompsett ise dayanıklılığı artırmak için hanelerin kendi gıdasını yetiştirmesini ve tahsisli bahçelerin geliştiriciler ile yerel yönetimlerin projelerine karşı daha fazla korunmasını önerdi. Alex Robinson da ülkede yılda 10 milyon tondan fazla gıdanın israf edildiğini, bunun yarısından fazlasının hanelerde gerçekleştiğini ve dört kişilik bir haneye yıllık 1.000 sterline mal olduğunu belirtti. Robinson’a göre evsel yenilebilir gıda israfının yarıya indirilmesi 2 milyon tondan fazla gıdayı kurtarabilir ve hanelere 500 sterlin bırakabilir.

Cluj'da İsraftan Kurtarılan Gıdalarla Yemek Yarışması
Görsel kaynağı: Știrile ProTV · Özgün haber
Veri haberi

Cluj'da İsraftan Kurtarılan Gıdalarla Yemek Yarışması

Romanya'nın Cluj kentinde, Cluj Gıda Bankası'nın girişimiyle düzenlenen yemek ve yaratıcılık yarışmasında ekipler, atılmaya hazır ürünleri tariflere dönüştürdü. Organizasyon, çöpe gitmesi beklenen gıdaların basit yemeklerde kullanılabileceğini göstermeyi amaçladı. Yarışmacılar geleneksel Rumen yemeklerinin yanı sıra uluslararası mutfaklardan örnekler hazırladı. Yarışmacı Paula Partnoi, ana yemekte çıtır tavuk ve püre hazırlayacaklarını; elma, armut, kivi, hurma, üzüm ve kayısı kompostosu kullanacaklarını söyledi. Restoran sahibi Adrian Madar ise jüri değerlendirmesi öncesinde meze ve atıştırmalıklar sunulacağını belirtti. Etkinliğe 200 kişi katıldı. Cluj Gıda Bankası Başkanı Andreea Bobiş, ocaktan ağustos sonuna kadar 1.604 ton gıdanın israftan kurtarıldığını ve bu gıdalarla her hafta 34.000 kişinin beslendiğini açıkladı. Kalan yemeklerin katılımcılar tarafından evlerine götürülmesi teşvik edildi.

Maldivler Kişi Başına Gıda İsrafında İlk Sırada
Görsel kaynağı: Adevărul · Özgün haber
Veri haberi

Maldivler Kişi Başına Gıda İsrafında İlk Sırada

Birleşmiş Milletler (BM) tahminlerine göre Maldivler, kişi başına yıllık yaklaşık 260 kilogram gıda israfıyla dünya sıralamasında ilk sırada yer alıyor. Al Jazeera’nın Dünya Gıda Günü dolayısıyla yayımladığı analizde aktarılan bu miktar, kişi başına yıllık yaklaşık 132 kilogram olan küresel ortalamanın neredeyse iki katına karşılık geliyor. Maldivler’deki verinin ölçüm yılı ise kaynakta belirtilmiyor. Dünya genelinde her yıl bir milyar tondan fazla gıda israf ediliyor. Mağazalar, restoranlar ve haneler aşamasında tüketicilere sunulan gıdanın neredeyse beşte biri çöpe gidiyor. Birleşmiş Milletler Çevre Programı’na (UNEP) göre bu aşamadaki israf, 2022’de yaklaşık 1,05 milyar tona ulaştı. Söz konusu miktarın %60’ından haneler, %28’inden restoranlar ve diğer yeme-içme hizmetleri, %12’sinden mağazalar sorumlu oldu. Gıda kaybı ve israfı, tedarik zincirinin hasattan tüketime kadar tüm aşamalarında görülüyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne (FAO) göre dünya genelinde üretilen gıdanın yaklaşık %13’ü, mağazalara ulaşmadan önce hasat sonrasında kayboluyor. Depolama, taşıma ve işleme sırasında yaşanan kayıplarda özellikle meyve ve sebzeler öne çıkıyor. FAO, mağazalara ulaşmadan kaybolan gıdaların yıllık değerinin 400 milyar doların üzerinde olduğunu belirtiyor. Ülkeler arasında belirgin farklar bulunuyor. UNEP, sıcaklığın daha yüksek olduğu ülkelerde hane kaynaklı gıda israfının daha yüksek olma eğiliminde olduğunu; taze ürün tüketiminin fazla olması ve soğutma olanaklarına erişimin daha sınırlı kalmasının olası açıklamalar arasında yer aldığını aktarıyor. Maldivler’in ardından Suriye, Dominik Cumhuriyeti, Seyşeller, Meksika ve Tunus geliyor. Bu ülkelerin her birinde kişi başına yıllık gıda israfı 210 kilogramı aşarken, İspanya’da miktar yaklaşık 39 kilogram veya daha az olarak tahmin ediliyor. Gıda israfı, küresel açlıkla ilgili verilerle aynı bağlamda değerlendiriliyor. BM’nin gıda güvenliği ve beslenme raporuna göre 2025’te yaklaşık 645 milyon kişi, dünya nüfusunun %7,8’i, açlıkla karşı karşıya kaldı. Bu oran 2024’teki %8,1’in ve 2022’deki %8,6’nın altında olsa da açlıktan etkilenen kişi sayısı 2019’dan yaklaşık 61 milyon daha yüksek kaldı. İsrafı azaltmak için alışveriş öncesinde evdeki gıdaların kontrol edilmesi, haftalık menü ve alışveriş listesi hazırlanması öneriliyor. Ayrıca “son tüketim tarihi” ile ürünün en iyi kalitesini koruduğu dönemi belirten “tavsiye edilen tüketim tarihi” ifadelerinin farklı anlam taşıdığı belirtiliyor.

Şili’de Gıda Fiyatları ve İsrafın Sosyal Maliyeti
Görsel kaynağı: El Dínamo · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Gıda Fiyatları ve İsrafın Sosyal Maliyeti

Şili’de gıda ve alkolsüz içecek fiyatları eylülde %0,6 arttı ve artışlar üst üste üçüncü ayını tamamladı. Genel enflasyon önceki zirvelere göre ılımlılaşsa da temel ürünlerin fiyatları gerilemedi. Aileler, birkaç yıla yayılan pahalanmanın birikimli etkisini yaşamayı sürdürürken, gelirlerinin daha büyük bölümünü gıdaya ayıran haneler bu baskıyı daha ağır hissediyor. Birleşmiş Milletler’in gıda güvenliği raporlarına göre yüksek gıda maliyeti, özellikle kırılgan hanelerin sağlıklı beslenmeye erişiminin önünde engel oluşturuyor. Yeterli beslenme yalnızca bir şeyler yiyebilmekten ibaret değil; düzenli olarak yeterli, çeşitli ve besleyici gıdalara ulaşmak için gerekli kaynaklara sahip olmayı da gerektiriyor. Bütçe yetersiz kaldığında beslenmenin niteliği de zarar görebiliyor. Cheaf’in bir araştırmasına göre Şilililerin %92,3’ü gıda maliyetinden endişe duyuyor, %88’i ise fiyat artışlarıyla başa çıkma stratejilerini güçlendirdiğini belirtiyor. Buna karşın Cheaf’in başka bir araştırması, Şilililerin neredeyse yarısının haftada en az bir kez gıda attığını kabul ettiğini ortaya koyuyor. Kaynakta, gıda israfının yalnızca çevresel değil, ekonomik ve toplumsal bir sorun olduğu belirtiliyor; çöpe giden her gıda, üretiminde kullanılan para, doğal kaynaklar, enerji ve emeğin de kaybı anlamına geliyor. İsrafın azaltılması için tüketicilere tek başına sorumluluk yüklenmemesi, bunun yerine gıda zincirinin tamamını kapsayan kamu politikaları uygulanması öneriliyor. Bu çerçevede fazla ürünlerin kurtarılıp yeniden dağıtılmasına yönelik teşvikler, gıda eğitimi, üretici-ticaret işletmesi-sivil toplum iş birliği ve ölçülebilir hedefler sıralanıyor. Yoksulluğun ortadan kaldırılması ve yeterli gıda hakkının güvence altına alınmasının ise israfı azaltmanın ötesinde daha kapsamlı önlemler gerektirdiği ifade ediliyor.

İran’da Gıda Güvenliği İçin Su Verimliliği ve Üretim Planlaması Vurgusu
Görsel kaynağı: Hamshahri Online · Özgün haber

İran’da Gıda Güvenliği İçin Su Verimliliği ve Üretim Planlaması Vurgusu

İran’da su ve tarım uzmanı Muhammed Alaei, üretim artışının ülkenin su ve toprak kapasitesiyle uyumlu planlanması gerektiğini belirtti. Alaei’ye göre yalnızca daha fazla ürün elde etmeye odaklanmak, su kaynakları üzerindeki baskıyı artırabileceği için sürdürülebilir gıda güvenliği sağlamayabilir. Tarımda su verimliliğinin artırılması ve ürün kayıplarının azaltılması, kaynaklar üzerinde ek baskı oluşturmadan gıda arzına katkı sağlayabilir. Alaei, İran Tarım Cihadı Bakanlığı’nın Ekim 1401 tarihli resmî açıklamasına dayanarak İran tarımında bir metreküp suyla yaklaşık 900 gram ürün üretildiğini söyledi. Bu değer, metreküp başına yaklaşık 2,5 kilogramlık dünya ortalamasıyla karşılaştırıldığında daha düşük kalıyor. Ancak haberde, karşılaştırmanın ürün türü ve verimlilik hesaplama yöntemine bağlı olduğu özellikle belirtildi. Meşhed ovasında su verimliliği yaklaşık 1.700 gram olarak verilirken, bunun 3,4 kilograma çıkarılması hâlinde aynı miktarda ürünün yarı suyla üretilebileceği ifade edildi. Bu olasılığın ürün türü, iklim koşulları ve üretim yöntemlerine bağlı olduğu kaydedildi. Haberde gıda israfının da su kaynaklarıyla bağlantılı olduğu aktarıldı. Razavi Horasan’da israfa dönüşen ürünlerle ilişkili su miktarının yıllık yaklaşık 80 milyon metreküpe ulaştığı, bu hesabın bölgesel veriler ve hesaplamalara dayandığı belirtildi. Miktarın tamamının doğrudan geri kazanılabileceği anlamına gelmese de kayıpların azaltılmasının su kaynakları üzerindeki baskıyı hafifletebileceği ifade edildi. İran’da su yönetimi, ürün deseninin ıslahı ve gıda güvenliği için yasalar ile politika belgeleri bulunsa da Alaei, asıl ihtiyacın bu hükümlerin planlama ve uygulamaya dönüştürülmesi olduğunu söyledi. Gıda güvenliği değerlendirmelerinde üretim miktarının yanı sıra üretimde kullanılan su, gıda zincirindeki israf ve ürün deseninin kaynak kapasitesiyle uyumu da dikkate alınmalı.

Sağlıklı Beslenme Talebi Artıyor, Fiyatlar En Büyük Engel
Görsel kaynağı: El Mostrador · Özgün haber
Veri haberi

Sağlıklı Beslenme Talebi Artıyor, Fiyatlar En Büyük Engel

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Dünya Gıda Günü kapsamında yayımlanan değerlendirmeye göre, dengeli ve sağlıklı beslenmeye yönelik ilgi artarken yüksek gıda fiyatları tüketicilerin önündeki en büyük engel olmayı sürdürüyor. FAO, Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu, UNICEF, Dünya Gıda Programı ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından hazırlanan SOFI 2026 raporuna göre 2025'te 645 milyon kişi açlık yaşadı. Aynı yıl 2,690 milyar kişi, dünya nüfusunun yaklaşık üçte biri, sağlıklı bir diyetin maliyetini karşılayamadı. Sorun Latin Amerika ve Karayipler'de farklı bir çelişkiyle ortaya çıkıyor. Bölgede açlık nüfusun %4,8'ini, yaklaşık 32 milyon kişiyi, etkilerken sağlıklı beslenmenin maliyeti dünyadaki en yüksek seviyeye ulaştı. Kişi başına günlük 4,91 ABD doları olarak hesaplanan bu tutar, satın alma gücü paritesiyle ölçülüyor. Buna göre bölge nüfusunun %25,7'si sağlıklı beslenmeyi finanse edemiyor. Edenred'in 21 ülkede 55.468 çalışan ve 1.035 restoran işletmecisiyle gerçekleştirdiği FOOD 2026 Barometresi, fiyat baskısının tüketim tercihlerini değiştirdiğini gösteriyor. Çalışanların %82'si fiyat artışları devam ederse restoran ziyaretlerini azaltacağını belirtti. Şili'de araştırmaya 1.369 çalışan ve 94 restoran işletmecisi katıldı. Ülkede restoranların %35'i son 12 ayda müşteri sayısının azaldığını bildirdi; bu oran 2025'e göre dört puan yükseldi. Fiyat ve kalite ilişkisi, çalışanların %86'sı için restoran seçerken en önemli ölçüt oldu. Bunu ürünlerin kalitesi ve yemeklerin fiyatı, her ikisi için de %78'lik oranla, izledi. Ekonomik baskıya rağmen sağlıklı seçeneklere yönelik talep güçleniyor. Çalışanların %77'si dengeli beslenmeye daha fazla dikkat ettiğini, %76'sı restoranların daha sağlıklı yemekler sunmasını beklediğini söyledi. Latin Amerika'da bu beklenti %83'e çıktı. Restoran işletmecilerinin %53'ü son bir yılda sağlıklı yemek talebinin arttığını belirtti; bu oran 2023'te %40'tı. Ancak işletmecilerin %63'ü sağlıklı yemekleri hazırlamanın daha yüksek maliyet gerektirdiğini düşünüyor ve yalnızca %42'si bu ürünleri gelir artırmak için önemli bir fırsat olarak görüyor. Çalışanların %73'ü yemek yardımları iki katına çıksa yemek kalitesini iyileştirebileceğini, %34'ü ise bu destek olmadan daha sağlıksız besleneceğini ifade etti. Gıda israfı da tartışmanın bir diğer başlığı oldu. Çalışanların %74'ü israftan endişe duyarken, %70'i hangi restoranların bu soruna karşı önlem aldığını bilmek istiyor. Restoranların %78'i atıkları azaltmak için uygulama yürüttüğünü bildirdi. Latin Amerika merkezli Animal Interseccional ise çözümün yalnızca daha fazla üretim olmadığını; hangi gıdaların üretildiği, kaynakların nasıl kullanıldığı ve bu gıdalara kimin erişebildiğinin de değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Hırvatistan’da Yılda 480.000 Ton Gıda Çöpe Gidiyor
Görsel kaynağı: HRT Vijesti · Özgün haber
Veri haberi

Hırvatistan’da Yılda 480.000 Ton Gıda Çöpe Gidiyor

Hırvatistan’da yılda 480.000 ton gıdanın çöpe gittiği, bunun kişi başına 125 kilograma karşılık geldiği bildirildi. Gıda israfı ve çöpe giden miktarın azaltılması, HRT Günlüğü programında ele alındı. Tarım, Ormancılık ve Balıkçılık Bakanlığının gıda kalitesi sektöründen Sanja Koralić Kravar, sorunun azaltılması için alışkanlıkların değiştirilmesi gerektiğini söyledi.

Şili Bilimi Gıda Artıklarına Yeni Kullanım Alanları Arıyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili Bilimi Gıda Artıklarına Yeni Kullanım Alanları Arıyor

Dünya Gıda Günü kapsamında Şili’deki bilim insanları, gıda kayıpları ve israfını azaltmak için tarım-gıda artıklarının yeni bileşenlere ve katma değerli ürünlere dönüştürülmesine yönelik çalışmaları öne çıkarıyor. Şili’deki CREAS, gıda artıklarının yeniden değerlendirilmesine yönelik bilimsel ve teknolojik projeler yürütürken, bu çalışmalar mevcut kaynakların daha verimli kullanılmasını hedefliyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tahminlerine göre gıdanın yaklaşık %13’ü hasattan perakendeye ulaşana kadar kaybediliyor. Gıdanın bir başka %19’u ise ticaret, yemek hizmetleri ve hanelerde israf ediliyor. Kaynakta aktarılan bu oranlar, gıda kaynaklarının kullanımını yeniden değerlendirecek ve tarım-gıda sistemlerinin sürdürülebilirliğini güçlendirecek seçeneklerin araştırılması gerektiğine işaret ediyor. CREAS liderliğindeki INTERESA projesi, bira posası ve üzüm cibresi gibi tarım-gıda yan ürünlerinin işlenmesine odaklanıyor. Lif ve polifenoller gibi biyoaktif bileşenler içeren bu hammaddeler için, bileşenlerin kullanılabilirliğini ve işlevselliğini artıracak teknolojik işlemler araştırılıyor. Amaç, bu yan ürünlerin yeni gıda bileşenleri ve katma değerli gıdalarda değerlendirilmesini sağlamak. CREAS’ın diğer çalışmaları arasında ANID destekli CT CREAS, Corfo girişimi TT Green Foods, Valparaíso Bölgesel Hükümeti destekli REPROCESA ve balıkçılık kaynaklarına değer katmaya odaklanan Proyecto Humboldt II danışmanlıkları yer alıyor. Araştırmacılar, teknolojik çözümlerin yanı sıra bilim, sanayi ve insanların ihtiyaçları arasındaki bağın güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Acil Durum Stoğunda Besin Değeri Yüksek Gıdalar Önerildi
Görsel kaynağı: The Independent · Özgün haber

Acil Durum Stoğunda Besin Değeri Yüksek Gıdalar Önerildi

Beslenme uzmanı Rhiannon Lambert, acil durumlar için hazırlanacak gıda stoklarında protein, lif, vitamin ve mineral bakımından zengin, uzun raf ömrüne sahip ve mümkün olduğunca az hazırlık gerektiren ürünlerin bulundurulmasını önerdi. Birleşik Krallık Savunma Bakanı Wes Streeting de tüm hanelerin acil durum veya savaş ihtimaline karşı evde az miktarda nakit, şişe su ve konserve gıda tutması gerektiğini söyledi. Lambert’in temel önerileri arasında konserve fasulye, nohut ve mercimek; sardalya, somon ve uskumru gibi yağlı balıklar; yulaf ve tam tahıllı krakerler; konserve meyve ve sebzeler ile UHT süt veya zenginleştirilmiş bitkisel süt alternatifleri yer alıyor. Konserve bakliyatların bitkisel protein ve lifin yanı sıra demir, folat, magnezyum ve potasyum sağladığı, konserve balıkların ise protein, omega-3 yağ asitleri, B12 ve D vitamini içerdiği belirtildi. Bakliyat ve balık, pişirilmeden de tüketilebiliyor. Taze ürün bulunamadığında konserve havuç, domates, tatlı mısır ve ıspanak gibi sebzeler beta-karoten, potasyum ve folat; konserve meyveler ise C vitamini sağlayabiliyor. Lambert, fazla şeker ve tuz tüketimini sınırlamak için meyvelerin şurup yerine meyve suyunda, sebzelerin de mümkünse ilave tuz içermeden satılan türlerden seçilmesini tavsiye etti. Yulaf ve tam tahıllı krakerlerin pirinç ve makarnadan farklı olarak kaynar su veya pişirme gerektirmediği belirtildi. Uzun süre pişirme ya da fazla su gerektiren kuru pirinç, makarna ve bakliyatlar, temiz suya, elektriğe veya pişirme imkânına erişimin sınırlı olabileceği durumlarda öncelikli seçenekler arasında gösterilmedi. Kuruyemiş, tohum ve fıstık ezmesi küçük porsiyonlarda enerji, protein ve lif sağlayabilirken UHT süt ve zenginleştirilmiş bitkisel alternatifler açılmadan önce oda sıcaklığında saklanabiliyor.

Türkiye'de Kişi Başına Gıda İsrafı 163 Kilogram Olarak Verildi
Görsel kaynağı: Mediafax · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye'de Kişi Başına Gıda İsrafı 163 Kilogram Olarak Verildi

Al Jazeera tarafından aktarılan Birleşmiş Milletler istatistiklerine göre Türkiye'de kişi başına yıllık gıda israfı 163 kilogram olarak veriliyor. Haberde Romanya'nın 130 kilogramlık düzeyinin üzerinde gösterilen Türkiye, Avrupa karşılaştırmasında Portekiz ve İsviçre'nin ardından yer alıyor. Kaynak, ülkelerin kişi başına verileri için referans yılı belirtmiyor. Dünya genelinde her yıl bir milyar tondan fazla gıdanın israf edildiği ve servis edilen her beş porsiyondan yaklaşık birinin çöpe gittiği belirtiliyor. Üretilen gıdaların yaklaşık %13'ü ise mağazalara ulaşmadan, hasat sonrasındaki depolama, taşıma veya işleme aşamalarında kaybediliyor. En büyük kayıpların meyve ve sebzelerde görüldüğü, mağazalara ulaşmadan kaybedilen gıdaların yıllık değerinin 400 milyar doları aştığı aktarılıyor. Gıda israfının en büyük bölümünden haneler sorumlu tutuluyor. Hanelerin payı %60 olurken restoranlar ve diğer gıda hizmetleri %28, mağazalar ise %12 pay alıyor. Kişi başına küresel ortalama yıllık israf yaklaşık 132 kilogram. Daha sıcak iklimli ülkelerde taze ürün tüketiminin daha yüksek ve soğutmaya erişimin daha sınırlı olması nedeniyle hanelerdeki israfın genellikle arttığı ifade ediliyor. Maldivler'de kişi başına israf yaklaşık 260 kilogramla en yüksek düzeyde; Suriye, Dominik Cumhuriyeti, Seyşeller, Meksika ve Tunus'ta ise 210 kilogramın üzerinde olduğu belirtiliyor. Birleşmiş Milletler, gıda israfının küresel ekonomiye yıllık maliyetini bir trilyon doların üzerinde hesaplıyor. Tüketilmeyen gıdaların üretimi için yaklaşık 1,4 milyar hektar tarım alanı kullanılıyor; bu alanın dünya tarım alanlarının %28'ine denk geldiği ve Kanada'nın yüzölçümünden büyük olduğu aktarılıyor. Gıda kaybı ve israfının, çöplüklerdeki gıdaların ayrışması sırasında açığa çıkan metan da dahil olmak üzere küresel sera gazı emisyonlarının %8 ila 10'unu oluşturduğu belirtiliyor.

Güney Afrika’da Dayanıklı Yerel Gıda Tedarik Zincirleri İçin Destek Çağrısı
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber

Güney Afrika’da Dayanıklı Yerel Gıda Tedarik Zincirleri İçin Destek Çağrısı

Güney Afrika’da Dünya Gıda Günü kapsamında, gıda güvensizliğini azaltmak ve dayanıklı yerel gıda tedarik zincirleri kurmak için çiftçilere daha güçlü destek verilmesi çağrısı yapıldı. Gautengli çiftçi Nompumelelo Dhlamini, sürdürülebilir gıda arzı için çiftçilerin çiftlik düzeyinde gerekli kaynaklarla donatılması ve desteklenmesi gerektiğini söyledi. Güvenilir üretim için farklı paydaşların tarım sektörünü korumak ve geliştirmek üzere birlikte çalışması gerektiği belirtildi. Dhlamini, yüksek yakıt ve üretim maliyetlerinin çiftçilerin verimli çalışmasını zorlaştırdığını, yetersiz altyapının ise taze ürünleri perakendecilere ve diğer pazarlara ulaştıran üreticilerde kayıplara yol açabildiğini belirtti. Çiftçilere yönelik politika ve destek programlarıyla sahadaki deneyimler arasında boşluk bulunduğunu söyleyen Dhlamini, eğitim, mentorluk ve sürekli kurumsal desteğin önemine dikkat çekti. Politikaların hazırlanması ve uygulanmasında çiftçilerin görüşlerinin alınmasını öngören tabandan yukarı yaklaşımı savundu. Dhlamini, sürdürülebilir tarıma geçiş için yalnızca politika ve vaatlerin değil, elektrik, yol bakımı ve iletişim altyapısı gibi pratik, erişilebilir ve uzun vadeli desteğin de gerekli olduğunu ifade etti. İletişim eksikliğinin çiftliklerin pazarlara ulaşmasını ve işletilmesini zorlaştırdığını söyledi. Free State’ten mısır çiftçisi Reggie Nkambule de çevre dostu ve maliyet etkin üretime geçişin ancak altyapının iyileştirilmesiyle mümkün olacağını belirtti. Greenpop’tan Ashraf Sirkoth, geleneksel yerel ırkların, yerli hayvan ırklarının ve yabani gıda türlerinin kaybının tarımın dayandığı genetik tabanı daralttığını söyledi. Güvenli arazi kullanım hakkının geleneksel tarımın sürmesi için temel olduğunu belirten Sirkoth, resmi mülkiyet, geleneksel haklar veya uzun vadeli kiralamaların önemine işaret etti. Stellenbosch Business School’dan Prof. Jako Volschenk ise standart dışı küçük, biçimsiz veya rüzgâr hasarlı ürünlerin çorba ve meyve suyu üreten küçük agro-işleme işletmelerine yönlendirilerek gıda israfını azaltmada kullanılabileceğini söyledi.

Karadağ Gıda Bankası’ndan Yoksulluk ve Gıda Bağışı Çağrısı
Görsel kaynağı: Portal Analitika · Özgün haber

Karadağ Gıda Bankası’ndan Yoksulluk ve Gıda Bağışı Çağrısı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Karadağ Gıda Bankası, yoksullukla mücadelenin somut sosyal politika önlemleri, en kırılgan gruplara yeterli yardım ve etkili bir gıda bağışı sistemi olmadan yürütülemeyeceği uyarısında bulundu. Bankanın açıklamasına göre Karadağ nüfusunun beşte birinden fazlası yoksulluk riski altında bulunuyor ve çok sayıda aile yeterli gıdayı sağlamakta zorlanıyor. Açıklama, 16 Ekim Dünya Gıda Günü ile 17 Ekim Yoksulluk ve Sosyal Dışlanmayla Mücadele Uluslararası Günü dolayısıyla yapıldı. Gıda Bankası Başkanı Marina Medojević, gelecek yılın başından itibaren planlanan ücret artışlarının sosyal yardım alanlara veya hiçbir geliri olmayanlara doğrudan fayda sağlamayacağını savundu. Medojević’e göre bu kesimlerin gıda, fatura ve ilaç masraflarını nasıl karşılayacağı sorunu devam ediyor. Gıda Bankası, düşük sosyal yardımların, yardım alma kriterlerinin katılığının ve ailelere verilen desteğin yetersiz kalmasının bazı kişileri temel yaşam ihtiyaçlarını karşılayacak kaynaklardan yoksun bıraktığını belirtti. Çocuklar, yalnız ebeveynler, emekli aylığı olmayan yaşlılar, işsizler, engelliler ve kronik hastalar özellikle kırılgan gruplar arasında gösterildi. Banka; sosyal yardımların artırılmasını, yardım kriterlerinin daha esnek hale getirilmesini, erişilebilir okul öğünleri sağlanmasını, yoksulluk içindeki ailelere daha fazla destek verilmesini, yaşlıların korunmasını ve sosyal konutun geliştirilmesini önerdi. Ayrıca tedarik zincirinin farklı aşamalarında gıdanın atıldığı, buna karşılık bazı vatandaşların günlük öğünlerini karşılayamadığı belirtildi. Bu nedenle devletin gıda fazlası bağışlarını yasal olarak düzenlemesi, bağışçılara teşvik vermesi ve güvenli gıdayı ihtiyaç sahiplerine yönlendirecek etkili bir sistem kurması istendi. Gıda Bankası, yoksullukla mücadeleyi hükümetin öncelikleri arasına alarak ücret artışlarından yararlanamayanlara somut destek sağlama çağrısını yineledi.

Dünyada 2022’de 1,05 Milyar Ton Gıda İsraf Edildi
Görsel kaynağı: Klix.ba · Özgün haber
Veri haberi

Dünyada 2022’de 1,05 Milyar Ton Gıda İsraf Edildi

Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın (UNEP) son gıda atığı raporuna göre dünya 2022’de 1,05 milyar ton gıdayı çöpe attı. Bu miktar, tüketicilere sunulan gıdanın %19’una karşılık geldi. İsrafın 631 milyon tonu, yani %60’ı, hanelerden kaynaklandı. UNEP verilerine göre hanelerde kişi başına yıllık ortalama 79 kilogram gıda israf ediliyor ve dünya genelinde her gün en az 1 milyar porsiyon yenilebilir gıda atılıyor. Gıda kaybı ve israfının küresel sera gazı emisyonlarının %8 ila 10’unu oluşturduğu belirtiliyor. Whole Foods’un 2027 trendleri arasında, atık azaltımını tekil adımlar yerine artıkların yeniden kullanıldığı döngüsel sistemlerle ele alma yaklaşımı yer alıyor. Satılmayan ekmeklerden makarna, bitkisel süt üretimi sonrası yulaf ve soya kalıntılarından un yapılması ve kahve meyvesinin de kullanıldığı kahve bu yaklaşımın örnekleri arasında gösteriliyor. Mağazalarda ölçülü satış, ambalaj doldurma ve son kullanma tarihi yaklaşan ürünlerde indirim uygulamalarının da arttığı aktarılıyor. Mutfakta israfı azaltmak için alışverişten önce buzdolabı ve kilerde bulunanların kontrol edilmesi, yeni ürünlerin eskilerin arkasına yerleştirilmesi ve uygun gıdaların zamanında dondurulması öneriliyor. “Son tüketim tarihi” güvenliği, “tavsiye edilen tüketim tarihi” ise kaliteyi ifade ediyor; bayat ekmek ve sebze artıkları da farklı yemeklerde değerlendirilebiliyor.

Karadağ’da Yoksulluk ve Gıda İsrafı Uyarısı
Görsel kaynağı: Biznis.me · Özgün haber

Karadağ’da Yoksulluk ve Gıda İsrafı Uyarısı

Karadağ Gıda Bankası, 16 Ekim Dünya Gıda Günü ve 17 Ekim Uluslararası Yoksullukla Mücadele Günü dolayısıyla, ülkede yoksullukla mücadelenin somut önlemler ve sorumlu sosyal politikayla yürütülmesi gerektiğini bildirdi. Nüfusun beşte birinden fazlası yoksulluk riskiyle karşı karşıyayken birçok aile yeterli gıdaya ulaşmakta zorlanıyor. Gıda, tedarik zincirinin tamamında atılırken çocuklar, tek ebeveynli aileler, emekli aylığı olmayan yaşlılar, işsizler, engelliler ve kronik hastalar özellikle kırılgan gruplar arasında yer alıyor. Gıda Bankası Başkanı Marina Medojević, gelecek yıl başındaki ücret artışlarının geliri olmayanlara ne sunduğu sorusunu yeniden gündeme getirdiğini söyledi.

Arjantin’de Ekim Ayında Mevsim Meyve ve Sebzeleri Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: El Destape · Özgün haber

Arjantin’de Ekim Ayında Mevsim Meyve ve Sebzeleri Öne Çıkıyor

Arjantin’de ilkbaharın gelişiyle değişen hasat döngüleri, ekim ayında meyve ve sebzelerin arzını ve bulunabilirliğini farklılaştırdı. Mevsim ürünlerini tercih etmek, hane bütçesini optimize etmenin yanı sıra daha iyi besin kalitesi ve tat elde etmeye yardımcı oluyor. Pazı, ıspanak, marul ve radicheta en yüksek üretim ve en düşük fiyat dönemine girerken havuç, pancar ve turp salata ve yemekler için rekabetçi maliyetli seçenekler arasında gösteriliyor. Kuşkonmaz, enginar ve bezelye de ilkbaharda kalite açısından uygun noktaya ulaşıyor ve yılın diğer dönemlerine göre daha düşük fiyatlarla sunuluyor. Kabak, bal kabağı, pırasa, taze soğan ve karnabahar manavlarda ekonomik fiyatlarını koruyor. Meyvelerde ise çilekte ekim ayı hasat zirvesi nedeniyle manav ve pazarlarda daha iyi teklifler ve promosyonlar görülüyor. Yaban mersini ile çekirdekli meyvelerin ulusal üretimden ilk partileri piyasaya girerken fiyatları kademeli olarak geriliyor. Portakal ve limon, sezonları tamamlanmadan önce ekonomik seçenek olmayı sürdürüyor. Tasarrufu artırmak ve gıda israfını azaltmak için merkez pazarlara yönelmek, yakındaki manavın yeniden ürün aldığı zamanı öğrenmek ve haftalık alışverişi ürünlerin kullanımına göre planlamak öneriliyor.

Avustralya’da Gıda İsrafının Maliyeti 36 Milyar Doları Aşıyor
Görsel kaynağı: ABC Australia · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya’da Gıda İsrafının Maliyeti 36 Milyar Doları Aşıyor

Avustralya’da her yıl yaklaşık 7,6 milyon ton gıda israf ediliyor ve bu israfın ekonomiye maliyeti 36 milyar doların üzerinde bulunuyor. İsraf edilen gıdanın %70’inin yenilebilir olduğu belirtilirken, gıda israfının düzenli depolama, gıda güvencesi ve iklim üzerinde etkileri olduğu bildirildi. İşletmelerin dörtte birinden azı gıda atıklarını düzenli olarak inceliyor. Sürdürülebilir Restoranlar Birliğine göre Avustralya’nın konaklama sektörü yılda 1,2 milyon ton gıda israf ediyor. Gıda hizmetleri sektöründeki israfın ekonomik etkisi yaklaşık 6,4 milyar dolar olurken, işletme başına yıllık ortalama maliyet yaklaşık 66 bin dolar olarak hesaplanıyor. Gıda israfı uzmanı Belinda Chellingworth, işletmelerin atığın gerçek maliyetini çoğu zaman göremediğini söyledi. Fazla gıda siparişi mutfak için maliyet oluştururken, satılamayan ürün gelir kaybına ve çöpe gönderilen gıda da toplama giderine yol açıyor. Bu maliyetlerin farklı departmanlara ve maliyet merkezlerine dağılması, toplam etkinin işletme içinde görünmez kalmasına neden oluyor. Sydney’deki pub ve bira fabrikasının işletmecisi Karl Riseborough ise her bira partisinden çıkan 50 kilogram kullanılmış tahılı atmak yerine bahçelerinde veya hayvanları için kullanmak isteyen kişilere veriyor. İşletmede haftalık toplanan iki adet 240 litrelik çöp kutusu, iki haftada bir toplanan tek kutuya indirildi. Riseborough, bu değişiklikle yılda yaklaşık 5 bin dolar tasarruf ettiğini söyledi. Chellingworth, Avustralya’nın birçok bölgesinde düzenli depolama kapasitesinin kritik seviyeye ulaştığını belirtti. Perth’teki bazı atık sahalarının iki yıl, Yeni Güney Galler’deki sahaların ise dört yıl içinde kapasiteye ulaşması bekleniyor. Federal hükümet gıda israfını 2030’a kadar yarıya indirmeyi taahhüt ederken, bazı uzmanlar ilerlemenin hızından endişe ediyor. Gıda israfı COP31 konferansında da ele alınacak. Aşırı gıda israfı küresel bir endişe oluşturuyor ve gelecek ay Türkiye’de düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31’in odak noktalarından biri olacak.

Erdoğan: Güvenli Gıdaya Erişim Milli Güvenliğin Temel Unsuru
Görsel kaynağı: Kıbrıs Haberci · Özgün haber
Veri haberi

Erdoğan: Güvenli Gıdaya Erişim Milli Güvenliğin Temel Unsuru

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dünya Gıda Forumu Açılış Töreni’ne gönderdiği video mesajında Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) başta olmak üzere etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen paydaşlara teşekkür etti. İklim değişikliği, çevrenin korunması ve gıda güvenliğinin gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakma açısından kritik olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye’nin güvenli gıdaya erişimi yalnızca arz meselesi değil, milli güvenliğin temel unsuru olarak gördüğünü söyledi. Dünyada milyonlarca kişinin kuru ekmek bulamazken gıda israfının arttığına dikkat çeken Erdoğan, küresel raporlara göre israfın %60’ının evlerde, yani tüketici aşamasında gerçekleştiğini aktardı. Her yıl üretilen yaklaşık 1,5 milyar ton gıdanın kaybedildiğini veya israf edildiğini belirten Erdoğan, Türkiye’nin 2020’de başlattığı “Gıdanı Koru, Sofrana Sahip Çık” girişimine işaret etti. Ekmek israfını önleme kampanyasıyla ekmek israfının %18 azaltıldığını söyledi. Erdoğan, Antalya’da 9-20 Kasım tarihlerinde düzenlenecek COP31 sırasında Türkiye’nin deneyimlerini uygulamalara dönüştürecek adımlar planladığını ve Turkuaz Bağlantı girişimiyle gıda güvenliği ile iklim taahhütlerini ortak zeminde buluşturmayı hedeflediğini ifade etti. Ayrıca Türkiye’nin FAO genel direktörlüğü seçimleri için adaylığını açıkladığını belirterek Mehdi Eker’e destek istedi.

Hırvatistan’da Kişi Başına Yıllık Gıda İsrafı 125 Kilogram
Görsel kaynağı: Index.hr · Özgün haber
Veri haberi

Hırvatistan’da Kişi Başına Yıllık Gıda İsrafı 125 Kilogram

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Hırvatistan’da Tarım, Ormancılık ve Balıkçılık Bakanlığı verilerine göre ortalama kişi yılda yaklaşık 125 kilogram gıdayı çöpe atıyor. Bu miktar ülke genelinde yılda yaklaşık 500.000 tona karşılık geliyor. Brodsko-posavska bölgesi, israfı azaltmak amacıyla vatandaşları daha rasyonel alışveriş yapmaya ve öğünlerini planlamaya çağırıyor. Bölgeden yapılan açıklamaya göre gıda israfının azaltılması, atığın en büyük bölümünün oluştuğu hanelerde başlamalı. İhtiyaçtan fazla gıda satın alınması, ürünlerin bir bölümünün kullanılmadan kalmasının başlıca nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Bu nedenle alışverişte ihtiyaç kadar ürün alınması, öğünlerin daha iyi planlanması, gıdaların doğru saklanması ve hazırlanmış yemek artıklarının değerlendirilmesi isteniyor. Bir araştırmaya göre ankete katılanların %40’ı ayda birkaç kez veya daha sık gıda atıyor. En sık çöpe atılanlar pişmiş ya da hazırlanmış yemek artıkları olurken bunları ekmek ve hamur işleri ile meyve ve sebzeler izliyor. Bölge, üretim ve israf sürecinde su, enerji ve toprak gibi kaynakların kullanılmasının çevre üzerindeki baskıyı artırdığına, bunun karbon ayak izi ve iklim değişikliğiyle de bağlantılı olduğuna dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık’ta Fazla Gıdayı Yeniden Dağıtma Hedefi
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Fazla Gıdayı Yeniden Dağıtma Hedefi

Birleşik Krallık’ta gıda sektöründe her yıl 1 milyardan fazla öğünlük, kolayca kurtarılabilecek fazla gıdanın israf edildiği belirtiliyor. The Guardian’ın yorum bölümünde yazan ve gıda yeniden dağıtım kuruluşu Felix’in yöneticisi Charlotte Hill, hükümet destekli yeni bir ulusal programla yeniden dağıtılan gıda miktarının gelecek on yılda üç katına çıkarılmasının hedeflendiğini aktardı. Hill, bu miktarın 470 bin tona denk geldiğini ve ülkedeki her çocuğu bir ay boyunca günde üç öğün beslemeye yeteceğini yazdı. Hill’e göre israfın en büyük bölümü perakende mağazaları ve restoranlardan değil, çiftliklerden kaynaklanıyor. Yaklaşık 850 milyon öğünlük fazla gıdanın çiftliklerde, 178 milyon öğünlük kısmının gıda üretim tesislerinde, 71 milyon öğünlük bölümünün konaklama ve yemek hizmetlerinde, 12 milyon öğünlük bölümünün ise perakendede oluştuğu ifade edildi. Felix’in yöneticisi, kuruluşun yenilebilir fazla gıdayı ihtiyaç sahiplerini besleyen 8 binden fazla kuruluşa ulaştırdığını belirtti. Kaynağa göre çiftliklerde öngörülemeyen hava koşulları, ürünlerin sınıflandırılmasına ilişkin standartlar ve hasat miktarıyla alıcı siparişleri arasındaki uyumsuzluk fazla gıda oluşumunda etkili oluyor. Üretim tesislerinde ise üretim fazlası, ambalaj değişiklikleri ve kalite kontrol süreçleri normal satış kanallarında değerlendirilemeyen ürünler yaratıyor. Felix’in geçen yıl dağıttığı gıdanın neredeyse yarısını taze meyve ve sebzelerin oluşturduğu aktarıldı. Hill, bazı işletmelerin gıdayı bağışlamak yerine israf etmeyi daha ucuz bulduğunu savundu. Yazara göre kurumlar vergisi sistemi gıda bağışını yeterince teşvik etmiyor; gıda atıklarının hayvan yemi veya biyogaza dönüştürülmesi gibi alternatif bertaraf yollarına yönelik kamu sübvansiyonları da fazla gıdayı insan tüketiminden uzaklaştırabiliyor. Felix, City Harvest, Community Shop ve diğer ortak kuruluşlarla Food Redistribution Partnership UK’yi kurarak yeniden dağıtımı artırmayı amaçlıyor. Hill, Birleşik Krallık’ta hayır kurumlarının tüm fazla gıdanın yaklaşık %1’ini yeniden dağıttığını, Fransa’nın yaklaşık iki katına, ABD’nin ise üç katına ulaştığını belirtti. Yazara göre gıda yeniden dağıtımı yoksulluğa sistemik bir çözüm oluşturmuyor; ancak israf edilen gıdanın ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması, gıda güvencesizliğinin etkilerini hafifletebilir.

Gıda Sektöründe Yapay Zekâ ve İnovasyon Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: 2000Agro · Özgün haber
Veri haberi

Gıda Sektöründe Yapay Zekâ ve İnovasyon Öne Çıkıyor

Gıda ve içecek sektörünün yapay zekâ, operasyonel verimlilik, yeni tüketim alışkanlıkları, beslenme ve gıda güvenliği eksenindeki dönüşümü, Meksika’da düzenlenen ftalks Food Summit 2026’da ele alındı. Beşinci kez düzenlenen etkinlik, 29 Eylül’de Deloitte University’de girişimleri, şirketleri, yatırımcıları ve uzmanları bir araya getirdi. İspanyol gıda inovasyon merkezi KM ZERO’nun öncülük ettiği buluşmada, sektördeki değişimin yeni ürün, süreç ve iş modellerine dönüştürülmesi gerektiği belirtildi. Etkinlikte yapay zekânın tarım-gıda sektöründeki kullanımı, uzun yaşam, beslenme, GLP-1 olarak anılan eğilim, gıda güvenliği, perakendenin dönüşümü ve yeni iş birlikleri gündeme geldi. KM ZERO Üst Yöneticisi Beatriz Jacoste, gıdanın geleceğinin teknoloji, bilim, yeni üretim modelleri, beslenme ve insanların değişen ihtiyaçları tarafından şekillendirildiğini söyledi. Jacoste, yenilik geliştirenlerle bu yenilikleri uygulayabilecek kuruluşları buluşturmanın ve gıda sisteminin karşı karşıya olduğu sorunlara yanıt verecek dönüşümü hızlandırmanın önemini vurguladı. Tüketici eğilimlerinin de şirketlerin kararlarını etkilediği aktarıldı. Z kuşağı ve Y kuşağı, yeni tatlar ve deneyimlere yönelik ilgiyi tanıdık ve geleneksel ürünlere bağlılıkla birleştiriyor. Bu durum, şirketlerin pazar tercihlerini daha hızlı izlemesini gerektiriyor. Tarımda kuşak yenilenmesinin yetersizliği ise genç yetenekleri çekmek ve gıda üretimini güçlendirmek için yeni yaklaşımlar geliştirilmesini zorunlu kılıyor. Şirketlerle girişimler arasındaki iş birliklerinin gıda israfı, beslenme ve verimlilik sorunlarına ölçeklenebilir çözümler sunabileceği belirtildi. Beslenme oturumlarında GLP-1 eğiliminin tüketim alışkanlıklarını, porsiyon tercihlerini ve iştahla kurulan ilişkiyi değiştirebileceği değerlendirildi. Grupo Bimbo’dan Carolina Loya, şirketin ekmek, fırın ürünleri, bagel ve tuzlu İngiliz çöreklerinden oluşan portföyünün %98’inin Beslenme Pozitifi kriterlerini karşıladığını açıkladı. Teknolojilerin gerçek iş koşullarında denenmesi ve ölçeklendirilmesi gerektiği de vurgulandı. Tastech by Sigma’nın 2.500’den fazla girişim önerisi aldığı ve sekiz ülkede 50 sanayi pilotu gerçekleştirdiği aktarıldı. Etkinliğin 30 Eylül ve 1 Ekim’deki devamında, The Food Tech Summit & Expo kapsamındaki Future Market’te 10 ülkeden 46 tarım-gıda teknolojisi girişimi yer alacak. Meksika’dan 26 girişimin katılacağı alanda hassas fermantasyon, yeni proteinler, işlevsel bileşenler, sürdürülebilir ambalaj ve yapay zekâ çözümleri sunulacak.