ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

7 haber · Sayfa 1

Yunanistan'da Modern Tarım Sektörü İçin Teknoloji ve Örgütlenme Çağrısı
Görsel kaynağı: Naftemporiki · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan'da Modern Tarım Sektörü İçin Teknoloji ve Örgütlenme Çağrısı

Atina Ekonomi Üniversitesi emekli profesörü Nikolaos Papavasileiou, Yunanistan'daki modern tarım sektörünün geleneksel üretim ile gıda teknolojisini birleştirmesi gerektiğini savunuyor. Papavasileiou'ya göre tarım sektörü, bağlantılı değer zinciriyle birlikte ülkenin gayrisafi yurt içi hasılasının %15'ini oluşturuyor ve toplam ekonomik ağırlık bakımından turizmden daha güçlü bir konumda bulunuyor. Yazar, bu potansiyelin akıllı tarım, yapay zekâ, sensörler ve biyoteknoloji kullanılarak geliştirilmesini öneriyor. Yazıda süt ürünleri, özellikle beyaz peynir ve yoğurt için büyüme potansiyeli bulunduğu belirtiliyor. Bunun değerlendirilebilmesi için kaliteli ürünlerin standartlaştırılmış üretim, düzenli dağıtım ve etkili tanıtımla desteklenmesi gerektiği ifade ediliyor. Dondurulmuş sebzelere yönelik tüketici ilgisinin arttığı, ancak Yunanistan'ın ihracatının zayıf ve ithalatının yüksek kaldığı aktarılıyor. Taze sebze ihracatındaki temel sorun ise modern biçimde örgütlenmiş işletmelerin ve lojistik altyapının eksikliği olarak gösteriliyor. Papavasileiou, Yunanistan'da kabuklu deniz ürünleri üretimi ve ticaretinin Avrupa Birliği toplamına kıyasla çok küçük ve yeterince gelişmemiş olduğunu belirtiyor. Balıkçılık üretiminde düşüş eğilimi bulunduğunu, balık ihracatının düşük kalmasına karşılık ithalatın arttığını yazıyor. Hazır meyve suyu ihracatının yıllık 90,7 milyon dolar, ithalatın ise 45-50 milyon dolar olduğu belirtilirken, İsrail'in konsantre portakal suyu ihracatındaki küresel konumu Yunanistan için karşılaştırma olarak sunuluyor. Yazıda pamukta ambalajlama ve balya kimliğinin belirlenmesi, zeytinyağı, şarap ve zeytinde ise tanınırlık ve tanıtım eksiklikleri öne çıkarılıyor. Yeni teknolojilerin çiftçilere maliyet, fiyat, çeşit, kalite, pazarlama kanalları ve rekabet hakkında bilgi sağlayabileceği; bunun için çiftçiler arasında iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Ayrıca yurt içinde üretilen ürünlerin perakendede satılan payının yalnızca %36 olması eleştiriliyor.

Çin’de Akıllı Tarım İçin Yapay Zekâ ve Dron Kullanımı Yaygınlaşıyor
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin’de Akıllı Tarım İçin Yapay Zekâ ve Dron Kullanımı Yaygınlaşıyor

Çin, 2024-2028 Ulusal Akıllı Tarım Eylem Planı kapsamında yapay zekâ, 5G ve büyük veri kullanımını tarımsal üretime daha fazla entegre ediyor. Toprak hazırlığından ekim ve hasada kadar tarımsal mekanizasyonun genel düzeyi %76,7’ye ulaşırken, ülkede 300.000’den fazla tarım dronu kullanılıyor. Doğu Çin’deki Zhejiang eyaletinde tarım robotlarının kullanımının da son yıllarda önemli ölçüde arttığı belirtiliyor. Çin Tarım Görünümü’ne göre tahıl üretiminin 2026’da 716 milyon metrik tona ulaşması ve yıllık bazda %0,2 artması bekleniyor. Yağlı tohum üretiminin ise %2,6 yükselerek 42,04 milyon tona çıkacağı öngörülüyor. Pirinç üretimi 2025’te 209,04 milyon tona ulaşarak %0,7 arttı; erken pirinç üretimi %1,2, sonbahar tahılı üretimi ise %1,5 yükseldi. Mısır üretiminin de aynı yıl önemli ölçüde arttığı aktarıldı. 2026-2030 dönemini kapsayan 15. Beş Yıllık Plan, tarım ve tarım ekosistemini önceliklendirerek ekilebilir arazinin miktarını, arazi kalitesini ve çevrenin korunmasını birlikte güvence altına almayı hedefliyor. Bu yaklaşım kapsamında kentleşme ve çevresel afetlerle bağlantılı risklere karşı dayanıklılığın artırılması, sulama ve drenaj sistemlerinin geliştirilmesi, toprağın asitleşmesinin önlenmesi ve alkaliliğin sınırlandırılması amaçlanıyor. Çin’in farklı bölgelerinde dijital tarım arazileri, yapay zekâ uygulamaları, alçak irtifa dronları, uydu teknolojileri ve gelişen telekomünikasyon altyapısı birlikte kullanılıyor. Anhui eyaletindeki Fuxi Çiftliği’nde, Çin Bilimler Akademisi ile iş birliği içinde yürütülen modelde ekimden hasada kadar süreç otonom traktörler, mobil robotlar ve dronlarla gerçekleştiriliyor. Robotlar toprağın durumunu tararken sensörler hava koşullarını ve zararlıları izliyor. Taklamakan Çölü’nde ise kumulları sabitleyen ağır makineler, yapay zekâ kontrollü damla sulama ve su buharlaşmasını %90 azaltan malç filmleri kullanılıyor. Bu dönüşüm, İtalyan tarım ve gıda teknolojisi şirketleri için lojistik depolar, soğuk zincirler, işleme tesisleri ve hammadde geri dönüşümü gibi alanlarda fırsatlar yaratabilir. Çin’de gıda güvenliği düzenlemeleri de tahılın istikrarlı tedarikini ve ulusal gıda güvenliğini desteklemek üzere güncellendi.

Corrientes’te Manda Genetiği İçin Suni Tohumlama Merkezi Geliştiriliyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber

Corrientes’te Manda Genetiği İçin Suni Tohumlama Merkezi Geliştiriliyor

Arjantin’in Corrientes eyaletindeki Caá Catí’de María Nilda Silva ve ailesi, manda yetiştiriciliğine odaklanan bir işletme ile Centro Integral de Inseminación Artificial Bubalino’yu (CIIAB) geliştiriyor. Ülkede öncü bir girişim olarak tanımlanan merkezin faaliyeti 2016’da başladı. Kaliteli genetiğe erişim ihtiyacıyla birlikte işletme, manda sperması üretimi ve ticareti için altyapı ve teknoloji yatırımlarına yöneldi. CIIAB, Senasa tarafından yetkilendirildi, Sociedad Rural Argentina’ya kaydedildi ve genetik materyal ithalatı ile ihracatında faaliyet gösteriyor. İşletmede Murrah, Mediterránea ve Jafarabadi ırkları üzerinde çalışılıyor. Silva’nın yaklaşımı, her ırkın özelliklerini korurken et ve süt üretimini birlikte kapsayan çift amaçlı yetiştiriciliği geliştirmeye dayanıyor. Silva’ya göre Arjantin manda yetiştiriciliğinin başlıca sorunlarından biri, damızlıkların kökeni ve performansı hakkında güvenilir ve izlenebilir bilginin yetersizliği. Ebeveyn bilgileri eksik olduğunda akrabalı yetiştirme riski artabilir ve yeni genetik hatların kullanımı sınırlanabilir. Mediterránea ırkında İtalya’dan gelen homologe edilmiş sperma, kayıtlı geçmişe sahip damızlıklara erişim sağlıyor. Murrah ve Jafarabadi ırklarında ise genetik iyileştirme için uzun süreli absorbsiyon ve seleksiyon çalışmaları gerekiyor. İşletmede safkan hayvanlar bulunuyor ve bu hayvanların üretim özelliklerinin yeni nesillere aktarılması amaçlanıyor. Üreme programında hem normal dönemlerde hem de alışılmış üreme sezonu dışında, özel protokollerle suni tohumlama uygulanıyor. Mandaların mevsimsel olması ve genellikle sonbaharda kızgınlığa girmesi, üreme planlamasını çalışmanın temel unsurlarından biri haline getiriyor. Seleksiyon yalnızca hayvanların görünüşüne göre yapılmıyor. Silva, verimli bir mandanın yılda bir yavru vermesi, iyi et üretim kapasitesine sahip olması ve süt sağlaması gerektiğini belirtiyor. Mediterránea ırkında ayak yapısı ve meme özellikleri, Murrah’da ise boynuzlar, sırt çizgileri ve bacakların biçimi değerlendiriliyor. Amaç, çift amaçlı üretimi sürdürürken her ırka özgü özellikleri korumak. Silva, Arjantin’de mandanın süt potansiyelinin hâlâ yeterince gelişmediğini ifade ediyor. Süt üretiminin yaygınlaşması için altyapı, sağım ekipmanı ve eğitimli personel gerektiğini; bu koşulların sektörün büyümesini zorlaştırabildiğini söylüyor. İşletmede UNNE Gıda Teknolojisi kürsüsünün katılımıyla süt kontrolleri yapılıyor. Bazı mandaların kayıtları on yıla kadar uzanıyor; bu veriler hayvanların özelliklerini ve bunları yavrularına aktarma kapasitesini değerlendirmeye yardımcı oluyor. İşletme, üreticilere damızlıkların anneleri, doğum ağırlıkları ve üretim performansları hakkında bilgi sunuyor. Corrientes, Formosa ve Misiones’teki küçük ve orta ölçekli üreticilerin damızlık ve sperma talebinin arttığı belirtiliyor. Silva ayrıca buzağıların ilk günlerden itibaren katı yem tüketmesini, ancak emzirmenin kesilmemesini hedefliyor. Hayvanları ehlileştirip sergilere hazırlayan Silva, işletmenin yıllardır bruselloz ve tüberkülozdan ari tutulduğunu da aktarıyor. 2018’de manda yetiştiriciliğinin Palermo Kırsal Sergisi’ne dönüşünde yer alan üretici, sergilerin et, süt, süt ürünleri ve manda genetiğinin tanıtımına katkı sağladığını düşünüyor.

Çinli Şirketler Azerbaycan Tarım Sektöründeki Yatırım Fırsatlarını İnceliyor
Görsel kaynağı: AZERTAC · Özgün haber

Çinli Şirketler Azerbaycan Tarım Sektöründeki Yatırım Fırsatlarını İnceliyor

Azerbaycan Tarım Bakan Yardımcısı Seymur Safarli başkanlığındaki heyet, Çin’in Xuzhou kentindeki çeşitli sektörlerden şirketleri temsil eden iş ve yatırım heyetiyle Azerbaycan tarım sektöründeki yatırım fırsatlarını görüştü. Toplantıda Çin şirketlerinin yerel yatırım projelerine katılımı, modern tarım teknolojilerinin benimsenmesi ve iki ülke arasındaki işbirliğinin genişletilmesi ele alındı. Safarli, heyete Azerbaycan’ın tarımsal kalkınma öncelikleri, yatırım ortamı, yabancı yatırımcılara yönelik devlet destekleri ve sektörün modernleştirilmesine yönelik çalışmalar hakkında bilgi verdi. Taraflar ayrıca Çin teknolojisi ve uzmanlığının Azerbaycan’da uygulanmasını, Azerbaycan gıda ve tarım ürünlerinin Çin pazarına ihracatının artırılmasını ve yerel işletmelerle ortak yatırım projeleri geliştirilmesini değerlendirdi.

Food Innova Ñuble Seminerinde Gıda Teknolojileri Ele Alındı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

Food Innova Ñuble Seminerinde Gıda Teknolojileri Ele Alındı

“Food Innova Ñuble: Gıda Sanayisi İçin Teknolojik Fırsatlar” semineri, 8 Ekim'de Universidad del Bío-Bío'nun Andrés Bello Oditoryumu'nda düzenlendi. CREAS tarafından, üniversitenin Gıda Mühendisliği Bölümünün bağlı olduğu FACSA'nın desteğiyle gerçekleştirilen etkinlikte, uygulamalı teknolojinin sürdürülebilir ve daha yüksek katma değerli gıda ürünlerinin geliştirilmesine katkısı ele alındı. Seminerin gündeminde prototipleri laboratuvardan market raflarına taşıma stratejileri, bileşen ve gıda geliştirmesinde yapay zekâ kullanımı ile gıda atıklarının yeniden değerlendirilmesi yer aldı. Mumulkan'ın kurucusu José Cuevas, bileşen ve gıda geliştirmesine yapay zekâ uygulamasını anlatırken, PUCV öğretim görevlisi Francisco Rossier, gıda sektörünün karşı karşıya olduğu küresel eğilimler ve sektörün yönü üzerine konuştu. Universidad del Bío-Bío Gıda Mühendisliği Bölümü Direktörü Gipsy Tabilo, yapay zekâ gibi yeni teknolojilerin süreçleri iyileştirebileceğini, daha yüksek katma değerli ürünler geliştirebileceğini ve yeterince kullanılmayan gıda kaynaklarından daha iyi yararlanılmasını sağlayabileceğini belirtti. Tabilo, akademi ile gıda sektörü arasındaki buluşma alanlarının yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler için fırsatların belirlenmesine katkı sunduğunu söyledi. Sürdürülebilirlik bölümünde etkinlik, tarımsal girdiler ile gıda atıklarının döngüsel ekonomi yoluyla değerlendirilmesine odaklanan TT Green Foods paneliyle sona erdi. CREAS Genel Müdürü Alejandro Osses, seminerde pazar eğilimlerinin yanı sıra şirketler ve akademi arasındaki çalışmalarla prototiplerin laboratuvardan raflara ve nihai pazara taşındığı gerçek inovasyon örneklerinin gösterildiğini belirtti. CREAS, etkinliği akademi ve teknoloji merkezlerinin kapasitesini bölgesel ihtiyaçlarla buluşturmayı amaçlayan ikinci bölgesel bağlantı çalışması olarak nitelendirdi. Seminer, Agencia Nacional de Investigación y Desarrollo (ANID) tarafından finanse edilen CT CREAS projesi CTI 250006 kapsamında, CREAS, PUCV, USM, UBB ve UACh'tan oluşan bir konsorsiyum tarafından yürütüldü.

Gıda Sektöründe Yapay Zekâ ve İnovasyon Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: 2000Agro · Özgün haber
Veri haberi

Gıda Sektöründe Yapay Zekâ ve İnovasyon Öne Çıkıyor

Gıda ve içecek sektörünün yapay zekâ, operasyonel verimlilik, yeni tüketim alışkanlıkları, beslenme ve gıda güvenliği eksenindeki dönüşümü, Meksika’da düzenlenen ftalks Food Summit 2026’da ele alındı. Beşinci kez düzenlenen etkinlik, 29 Eylül’de Deloitte University’de girişimleri, şirketleri, yatırımcıları ve uzmanları bir araya getirdi. İspanyol gıda inovasyon merkezi KM ZERO’nun öncülük ettiği buluşmada, sektördeki değişimin yeni ürün, süreç ve iş modellerine dönüştürülmesi gerektiği belirtildi. Etkinlikte yapay zekânın tarım-gıda sektöründeki kullanımı, uzun yaşam, beslenme, GLP-1 olarak anılan eğilim, gıda güvenliği, perakendenin dönüşümü ve yeni iş birlikleri gündeme geldi. KM ZERO Üst Yöneticisi Beatriz Jacoste, gıdanın geleceğinin teknoloji, bilim, yeni üretim modelleri, beslenme ve insanların değişen ihtiyaçları tarafından şekillendirildiğini söyledi. Jacoste, yenilik geliştirenlerle bu yenilikleri uygulayabilecek kuruluşları buluşturmanın ve gıda sisteminin karşı karşıya olduğu sorunlara yanıt verecek dönüşümü hızlandırmanın önemini vurguladı. Tüketici eğilimlerinin de şirketlerin kararlarını etkilediği aktarıldı. Z kuşağı ve Y kuşağı, yeni tatlar ve deneyimlere yönelik ilgiyi tanıdık ve geleneksel ürünlere bağlılıkla birleştiriyor. Bu durum, şirketlerin pazar tercihlerini daha hızlı izlemesini gerektiriyor. Tarımda kuşak yenilenmesinin yetersizliği ise genç yetenekleri çekmek ve gıda üretimini güçlendirmek için yeni yaklaşımlar geliştirilmesini zorunlu kılıyor. Şirketlerle girişimler arasındaki iş birliklerinin gıda israfı, beslenme ve verimlilik sorunlarına ölçeklenebilir çözümler sunabileceği belirtildi. Beslenme oturumlarında GLP-1 eğiliminin tüketim alışkanlıklarını, porsiyon tercihlerini ve iştahla kurulan ilişkiyi değiştirebileceği değerlendirildi. Grupo Bimbo’dan Carolina Loya, şirketin ekmek, fırın ürünleri, bagel ve tuzlu İngiliz çöreklerinden oluşan portföyünün %98’inin Beslenme Pozitifi kriterlerini karşıladığını açıkladı. Teknolojilerin gerçek iş koşullarında denenmesi ve ölçeklendirilmesi gerektiği de vurgulandı. Tastech by Sigma’nın 2.500’den fazla girişim önerisi aldığı ve sekiz ülkede 50 sanayi pilotu gerçekleştirdiği aktarıldı. Etkinliğin 30 Eylül ve 1 Ekim’deki devamında, The Food Tech Summit & Expo kapsamındaki Future Market’te 10 ülkeden 46 tarım-gıda teknolojisi girişimi yer alacak. Meksika’dan 26 girişimin katılacağı alanda hassas fermantasyon, yeni proteinler, işlevsel bileşenler, sürdürülebilir ambalaj ve yapay zekâ çözümleri sunulacak.

Kırık Fasulye Tanelerinden İçecek ve Atıştırmalıklar İçin Protein Geliştirildi
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Kırık Fasulye Tanelerinden İçecek ve Atıştırmalıklar İçin Protein Geliştirildi

Campinas’taki Gıda Teknolojisi Enstitüsü araştırmacıları, işleme sırasında kırılan carioca fasulyesi tanelerinden yüksek proteinli bir içerik geliştirdi. Bu bileşen, içecekler, hazır tozlar ve atıştırmalıklarda kullanılabilecek yeni bir hammadde olarak öne çıkıyor. Araştırmaya göre ürünün protein oranı %40 ile 50 arasında değişiyor ve insan vücudu için gerekli tüm temel amino asitleri içeriyor. Projede, ticari değeri düşük olan kırık tanelerin değerlendirilmesi hedefleniyor.