ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

8 haber · Sayfa 1

Türkmenköy’de 21 Zeytin Çeşidinin Öne Çıkanları Tanıtıldı
Görsel kaynağı: Kıbrıs Haberci · Özgün haber
Veri haberi

Türkmenköy’de 21 Zeytin Çeşidinin Öne Çıkanları Tanıtıldı

Türkmenköy Tarımsal Araştırma Enstitüsü İstasyonu’nda 21 zeytin çeşidiyle kurulan adaptasyon parselinde öne çıkan çeşitler tanıtıldı. 2014’te Türkiye’de seçilen çeşitlerle oluşturulan parselde erkencilik, yağ verimi, sofralık kalite ve genel verim bakımından farklı özellikler incelendi. Yetkililer, uzun yıllar süren çalışmaların sonuçlarının alınmaya başlandığını ve denemelerin üreticilerin çeşit seçimine katkı sağlayacağını belirtti. TAE Ziraat Yüksek Mühendisi Hüseyin Karanfil, yanlış zeytin çeşidi seçiminin üreticiler için ağır kayıplara yol açabileceğini söyledi. Karanfil, yerel zeytin tipinin 2024’te Ada Yerlisi adıyla tescil ettirildiğini belirtti. İncelemelerde, geç verime yatan çeşitlerin mutlaka düşük verimli olmadığının görüldüğünü; Ada Yerlisi’nin ilk yıllarda geride kalmasına rağmen son yıl diğer çeşitlere göre iyi geliştiğini kaydetti. Parselde bölgenin iklim koşullarını yansıtmak amacıyla sulama kısıtlı tutuldu ve farklı bölümlerde haftada bir ile üç haftada bir sulama aralıkları uygulandı. 2026’da ağaçların %90-95’inden verim alınması üzerine deneme parselinin halkın ziyaretine açılmasına karar verildi. Öne çıkan çeşitler arasında Sarı Ulak, Gemlik, Butko, Domat, Girit, Uslu, Çilli, Memecik ve Eğri Burun yer aldı. Girit’in kuraklığa dayanıklı, Uslu ve Çilli’nin ise yüksek ve düzenli verimli olduğu aktarıldı. Çalışmanın henüz tamamlanmadığı ve bilimsel rapor hazırlanacağı bildirildi. Öne çıkan çeşitlerin fidanlarının ithalatına izin verilmesi için ilgili Bakanlığa talep iletildiği belirtildi. TAE’nin zeytin çalışmalarının Türkiye Kalkınma Ekonomik İş Birliği Ofisi’nin desteğiyle yürütüldüğü kaydedildi.

Mısır Silajında Nişasta Düzeyi Maliyeti İki Kez Etkileyebiliyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Mısır Silajında Nişasta Düzeyi Maliyeti İki Kez Etkileyebiliyor

Uruguaylı veteriner ve Agrifirm Uruguay teknik danışmanı Juan Gerónimo Minutti, mısır silajındaki nişasta düzeyinin hem hayvan rasyonuna sağlanan enerjiyi hem de üretim maliyetini etkilediğini belirtti. Minutti, Arjantin Foraj Kongresi’nin son edisyonunda, 2019/20 ile 2025/26 arasındaki yedi üretim sezonunda mısır silajlarının nişasta içeriğinin nasıl değiştiğini inceleyen bir analiz sundu. Minutti’nin aktardığına göre yağışlar, elde edilen sonuçlarla doğrudan ilişkiliydi. Uruguay’daki üretimin önemli bölümünün yağışa bağlı yapılması, iklim koşullarını silajın besin değerini etkileyen unsurlardan biri haline getiriyor. Bunun yanında hasat zamanı, üreticilerin, danışmanların ve yüklenicilerin daha fazla karar verebildiği bir yönetim alanı olarak öne çıkıyor. Kuru madde düzeyi çok düşükken yapılan hasadın nişasta oranını da düşürebileceği, uygun zamanda ve uygun kuru madde aralığında hazırlanan silajın ise sisteme daha fazla enerji sağlayabileceği belirtildi. Sorun yalnızca besleme açısından ortaya çıkmıyor. Nişasta düzeyi düşük bir silaj, hayvanların enerji ihtiyacını karşılamak için mısır veya başka enerji içerikli yemlerle tamamlanabiliyor. Bu durumda üretici önce silajın kurulması için harcama yapıyor, ardından rezervin besin değeri beklentinin altında kaldığında rasyonu tamamlamak için yeniden maliyete katlanıyor. Sıcak dönemler, bitkide stres belirtilerinin görülmesi, komşu işletmelerin hasada başlaması veya yüklenicinin geç kalacağı endişesi, uygun zaman gelmeden silaj hazırlamaya yöneltebiliyor. Minutti, değişmez bir reçete olarak sunmamakla birlikte “35, 35, 35” kuralını pratik bir referans olarak paylaştı. Buna göre yaklaşık %35 kuru madde, %35 nişasta ve %35 nötr deterjan lifi hedefleniyor. İklim koşulları bu değerlerin her zaman birlikte yakalanmasına izin vermese de hedef, maliyetli bir silaj rezervinin sağlayabileceği enerjinin altında kalmaması için yol gösterici kabul ediliyor.

İspanya Avokado ve Mangoda Avrupa Tedarikçiliğini Büyütmeyi Hedefliyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

İspanya Avokado ve Mangoda Avrupa Tedarikçiliğini Büyütmeyi Hedefliyor

İspanya, avokado ve mangoda Avrupa’nın başlıca yakın tedarikçisi olma hedefini büyüyen üretim tabanı ve kısa teslim süresi avantajıyla güçlendirmeye çalışıyor. İspanya Avokado ve Mango Sektörlerarası Örgütü (Intertropic) Başkanı Juan Antonio Reyes Gutiérrez, sektörün düzenli büyümesi, menşe tanıtımı ve sürdürülebilirliğin öncelikler arasında olduğunu söyledi. İspanya, Avrupa Birliği’nin başlıca avokado ve mango üreticisi konumunda bulunuyor. Tarım, Balıkçılık ve Gıda Bakanlığı’nın (MAPA) ESYRCE araştırmasına göre ülkede avokado üretimine ayrılan alan 24.758, mango alanı ise 6.148 hektar. Üretim ağırlıkla Endülüs’te, özellikle Málaga ve Granada’da, ayrıca Kanarya Adaları’nda yoğunlaşıyor. Avokadoda üretim haritası yeni bölgelere yayılırken Valensiya Topluluğu’ndaki alanın yaklaşık 5.000 hektara ulaştığı ve büyümeyi sürdürmesinin beklendiği belirtildi. Mango üretimi ise iklim gereksinimleri nedeniyle Málaga’daki Axarquía ile Granada’daki Costa Tropical’da daha yoğun kalıyor. Intertropic, İspanya’nın Fas, Kolombiya ve İsrail avokadosu ile Brezilya mangosuna karşı yakınlık ve tazelik üzerinden rekabet edebileceğini savunuyor. Juan Antonio Reyes Gutiérrez’e göre İspanyol mangosu, daha ileri olgunlukta hasat edilerek Avrupa raflarına yaklaşık 72–96 saatte ulaşabiliyor. Intertropic Genel Müdürü Antonio Carpintero da avokadoda uygun fizyolojik hasat zamanının doğal yağların gelişmesini, tüketicinin aradığı doku ve kremamsılığın oluşmasını sağladığını belirtti. Denizaşırı ithalatın ise birkaç haftalık deniz taşımacılığı gerektirebildiği aktarıldı. Tüketim tarafında İspanya’da hanelerin %80’den fazlası yılda en az bir kez avokado satın alıyor ve kişi başına ev içi tüketim 2,03 kilogram olarak ölçülüyor. Mango hanelerde %50’nin üzerinde penetrasyona ve kişi başına 0,80 kilogram tüketime ulaştı. Toplam taze meyve tüketimi 2016’dan bu yana yaklaşık %30 gerilerken subtropikal meyve tüketiminin 2008’den bu yana yaklaşık %20 arttığı bildirildi. Sektör bu nedenle tüketicinin yalnızca ürünü değil, Avrupa menşeini de ayırt etmesini hedefliyor. Bu amaçla Intertropic’in yürüttüğü “Aguacate y Mango de Europa: Frutas con Corazón” kampanyası 2026–2028 döneminde İspanya, Fransa, İtalya ve Birleşik Krallık’ta uygulanacak. Bütçesi 9 milyon avronun üzerinde olan kampanyanın yaklaşık %75’i Avrupa Birliği tarafından finanse ediliyor ve üç yılda tüketicilere 380 milyondan fazla etkili erişim hedefleniyor. Sektörün büyümesi önündeki başlıca koşul ise su kaynaklarının sürekliliği. Son yağışlar durumu kuraklığın en ağır dönemlerine göre iyileştirse de Intertropic, rezervlerdeki geçici toparlanmanın yapısal sorunu çözmediğini belirterek arıtılmış ve tuzdan arındırılmış suyun yanı sıra su iletim hatlarının ve yağmur suyu depolamasının geliştirilmesini savunuyor. Mevcut mango sezonu başlangıçta öngörülenden düşük hacimde ilerliyor; kalite ise mükemmel olarak değerlendiriliyor. Keitt çeşidinin hasadıyla sezonun ekim sonu veya kasım başına kadar sürmesi bekleniyor. Sektör, birkaç haftalık hasat döneminde ürün yoğunluğunun piyasayı zorlamaması için talebin artırılmasını istiyor.

Ayva ve Muşmula ne Zaman Hasat Edilir, Nasıl Saklanır?
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

Ayva ve Muşmula ne Zaman Hasat Edilir, Nasıl Saklanır?

Ayva ve muşmula, sofralarda daha seyrek yer alsa da mutfakta değerli ürünler olarak öne çıkıyor. Her iki meyvenin de uygun işlemlerle daha uzun süre saklanabildiği belirtilirken, hasat zamanının doğru seçilmesi önem taşıyor. Ayva tam olgunlaşmadan depolanabilirken, muşmulanın ağaçta olgunlaştıktan sonra bir süre daha yumuşaması yararlı olabiliyor. Ayva genellikle eylül sonundan kasım başına kadar olgunlaşıyor; ancak bu dönem hava durumuna, çeşide ve yetişme yerine göre değişiyor. Hasat kararı yalnızca takvime göre verilmemeli; meyvenin rengi, giderek belirginleşen kokusu ve genel durumu da dikkate alınmalı. Ayvanın şiddetli sonbahar donlarından önce toplanması önerilir. Hasat sırasında ezilen veya zarar gören meyveler daha kolay bozulduğu için dikkatli taşınmaları gerekiyor. Sağlıklı ve hasarsız ayvalar, serin, kuru ve iyi havalandırılan bir yerde, yaklaşık 0–5 Celsius derecede 2–3 ay kalite kaybı olmadan saklanabiliyor. Bu süre çeşide, hasat olgunluğuna ve neme göre değişebiliyor. Depolama öncesinde meyvelerin yıkanmaması, tek kat halinde ve birbirine baskı yapmayacak şekilde yerleştirilmesi gerekiyor. Yumuşayan, lekelenen veya çürümeye başlayanlar ayrılmalı; fazla ürün ise ayva peyniri ya da konserveye işlenerek sezon sonrasına taşınabiliyor.

Mısır Hasadında 1.500 Avroluk Mutfak Cihazlarıyla Kuru Madde Ölçümü
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Mısır Hasadında 1.500 Avroluk Mutfak Cihazlarıyla Kuru Madde Ölçümü

Bir Instagram videosunda, mısır bitkisinin TS (toplam kuru madde) içeriğinin klasik laboratuvar cihazları yerine Thermomix ve Airfryer kullanılarak nasıl belirlendiği gösterildi. Yaklaşık 1.500 avro değerindeki bu mutfak cihazlarıyla yapılan ölçümün, mısırın uygun hasat zamanının belirlenmesine yardımcı olacak bir yönlendirme sağlaması amaçlandı. Ölçüm, mısırın hasat edilmesinden birkaç hafta önce gerçekleştirildi. Ancak incelemede yalnızca tek bir bitki kullanıldığı için sonuç genel bir değerlendirme olarak görülmüyor. TS değeri tarla, konum ve ürün koşullarına göre, aynı alan içinde bile değişebiliyor. Bu nedenle daha güvenilir bir değerlendirme için birden fazla bitki veya numunenin incelenmesi gerekiyor.

Geç Sezon Sıcakları Elmayı Hasat Öncesi Döktürüyor
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Geç Sezon Sıcakları Elmayı Hasat Öncesi Döktürüyor

İran’da sezon sonuna doğru yükselen sıcaklıkların elma bahçelerinde hasat öncesi meyve dökümünü artırdığı bildirildi. İANA’ya konuşan akademisyen Kasım Hasani, bu durumun hem hasat edilebilir ürünü azalttığını hem de gıda kayıplarını artırabildiğini belirtti. Hasani, hasat öncesi döküme daha dayanıklı elma çeşitlerinin geliştirilmesini önemli bir araştırma alanı olarak gösterdi. Büyüme dönemi daha kısa çeşitlerin daha erken hasat edilebileceğini ve meyvenin sezon sonundaki yüksek sıcaklıklara maruz kalma süresinin kısalacağını ifade etti. İran’daki çeşit geliştirme programının 1384 yılında başlatıldığı ve aralarında Golbahar, Şerbati, Nima, Taban, Nobaran, Baharan, Hordad, Mordad ve Serhin’in bulunduğu çeşitlerin tanıtıldığı aktarıldı. Bahçe yönetimi için çinko ve kalsiyum bileşiklerinin en az dört kez uygulanması, dengeli budama yapılması ve ağır budamadan kaçınılması önerildi. Beslemenin yaprak analizine göre planlanması, sulamada basınçlı sistemlerin kullanılması ve hasat zamanının fizyolojik göstergelere göre belirlenmesi de tavsiye edildi.

Güney Afrika Meyve İhracatında Artan Hacim, Daha Yüksek Getiri Sağlamıyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika Meyve İhracatında Artan Hacim, Daha Yüksek Getiri Sağlamıyor

Güney Afrika’nın meyve ihracat sektörü, üretim hacmini artırmanın tek başına daha yüksek üretici getirisi sağlamadığı yeni bir döneme giriyor. Absa AgriTrends 2026 raporuna göre kârlılık; ürünün sürdürülebilir fiyatlarla pazarlanmasına, pazar erişimine, lojistiğe ve ihracatın doğru zamanda yapılmasına bağlı. Rapor, değerlendirmelerini bu ayın başında Bredasdorp’taki Nampo Cape etkinliğinde paylaştı. 2025/26 sezonunda bazı üretim bölgelerindeki yağış ve seller meyve kalitesini, hasat zamanını ve ihracat programlarını etkiledi. Jeopolitik gelişmeler ticaret rotalarını değiştirirken, Güney Afrika’nın güçlü olduğu pazarlarda diğer üretici ülkelerle rekabet de yoğunlaştı. Narenciyede üretim hacmi artık temel sorun olmaktan çıkarken, pazarların yeterince çeşitlenmemesi ihracatçıları kırılgan bırakıyor. Ortadoğu’daki aksaklıklar özellikle limon ihracatını etkilerken, portakal gelirleri başlıca pazarlardaki rakip arzına duyarlı kalıyor. Narenciye ihracat gelirleri 2001’de yaklaşık 80 milyon ABD dolarından 2025’te tahmini 2,5 milyar ABD dolarına yükseldi. Ancak rapor, 2026 sezonunun pazar çeşitlendirmesinin yetersizliğini ortaya koyduğunu belirtiyor. Sofralık üzüm ihracatı da 2025/26 sezonunda yaklaşık %8 artarak yaklaşık 79 milyon kartona çıktı; buna rağmen güçlü üretim daha iyi mali sonuç getirmedi. Cape Town Limanı’ndaki verimsizlikler ve şiddetli rüzgârlar ihracatları geciktirdi. Ürünlerin rakip ülkelerin arzıyla aynı dönemde pazara ulaşması fiyatları baskıladı. Aralık ve ocak aylarındaki gecikmeler soğuk zincirde beklemeyi ve kalite taleplerini artırırken, değer zincirindeki kayıpların 3 milyar Güney Afrika randının üzerine çıktığı tahmin edildi. Rapora göre artan üretimin kâra dönüşmesi, güvenilir lojistik ve daha geniş pazar erişimi gerektiriyor.

Silajlık Mısırın En Uygun Hasat Zamanı ne Zaman?
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber

Silajlık Mısırın En Uygun Hasat Zamanı ne Zaman?

Silajlık mısır hasadının bu yıl normalden daha erken başlayabileceği belirtiliyor. Yazıda mısırın derin köklü bir bitki olduğu, toprağın alt katmanlarındaki nemi kullanabildiği ve sıcaklığın verim için belirleyici rol oynadığı aktarılıyor. Ayrıca film altında kurulan mısırın daha iyi başlangıç yaptığı, bu yüzden aşırı kuru dönemlere daha dayanıklı olabildiği vurgulanıyor. Co. Antrim’deki bir çiftlikte yapılan inceleme, hasatta doğru aşamanın yakalanmasının önemine dikkat çekiyor.