ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

68 haber · Sayfa 1

Türkiye, Afrika ile Tarım Ortaklığını Yeni Projelerle Güçlendirmek İstiyor
Görsel kaynağı: Oslobođenje · Özgün haber

Türkiye, Afrika ile Tarım Ortaklığını Yeni Projelerle Güçlendirmek İstiyor

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye’nin Afrika ülkeleriyle ticari ve ekonomik bağlarını güçlendirmek istediğini, tarımın gelecekteki iş birliğinin öncelikli alanlarından biri olduğunu söyledi. Açıklama, İstanbul’da düzenlenen 6. Afrika Tarım ve Gıda Zirvesi’ne katılımının ardından geldi. Tarım, Türkiye’nin Afrika ile ilişkileri geliştirme stratejisinde 2025-2029 dönemi için öncelikli sektörler arasında yer alıyor. Ankara, tarımsal üretim deneyimini, modern teknolojilerini, mekanizasyonunu ve tarım-gıda sektörünü Afrika ülkelerinin kaynakları ve üretim imkânlarıyla ilişkilendirmeyi planlıyor. Bolat, Afrika’nın doğal kaynakları, büyüyen pazarları ve üretim kapasitesinin yeni ekonomik ortaklıklar için fırsat sunduğunu belirtti. İş birliğinin gıda tedarik güvenliğine, istihdama ve sürdürülebilir ekonomik kalkınmaya katkı sağlaması bekleniyor.

Hindistan, GDO’lu Ürün İthalatına İzin Vermeyeceğini Açıkladı
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber

Hindistan, GDO’lu Ürün İthalatına İzin Vermeyeceğini Açıkladı

Hindistan Ticaret ve Sanayi Bakanı Piyush Goyal, Yeni Delhi’de öğrencilerin sorularını yanıtlarken ülkenin şimdiye kadar hiçbir genetiği değiştirilmiş (GDO) ürünün ithalatına izin vermediğini ve gelecekte de bu tutumunu sürdüreceğini söyledi. Goyal, Salı günü Kirori Mal College’da yaptığı açıklamada, GDO’lu ürünlerin ithalatının Hindistan için “çok hassas” bir konu olduğunu belirtti. Goyal, bu yaklaşımın ülkenin dinî hassasiyetleriyle bağlantılı olduğunu ifade etti. Bazı yabancı ülkelerde süt ürünleri üretilirken buzağı eti veya genç buzağıların mide iç yüzeyinden elde edilen rennet enziminin kullanılabildiğini söyleyen bakan, Hindistan’da bu tür uygulamalara izin verilmediğini ve ürünlerin dinî hassasiyetleri koruyacak biçimde sertifikalandırılması gerektiğini kaydetti. Goyal ayrıca süt sektörünün Hindistan’da çok hassas kabul edildiğini ve ülkenin bu sektörde hiçbir serbest ticaret anlaşması kapsamında gümrük tavizi vermediğini söyledi. Bakan, Hindistan’ın sonuçlandırdığı ticaret anlaşmalarında hassas ürünlerden taviz vermediğini, buna karşılık rekabetçi olduğu alanlarda yeni pazar fırsatları aradığını belirtti. Hükümetin çiftçileri, balıkçıları ve mikro, küçük ve orta ölçekli işletmeleri korumayı hedeflediğini söyleyen Goyal, tekstil, ilaç, tarım ürünleri ile değerli taş ve mücevherat sektörleri için tercihli pazar erişimi sağlamaya çalıştıklarını aktardı. Hindistan’ın amacı, bu sektörlerdeki ürünlerin rakip ülkelerden daha düşük gümrüklerle pazarlara ulaşmasını sağlamak olarak açıklandı.

Goyal: Hindistan GM Ürün İthalatına Gelecekte de İzin Vermeyecek
Görsel kaynağı: The New Indian Express · Özgün haber

Goyal: Hindistan GM Ürün İthalatına Gelecekte de İzin Vermeyecek

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Hindistan Ticaret ve Sanayi Bakanı Piyush Goyal, ülkesinin bugüne kadar hiçbir genetiği değiştirilmiş (GM) ürünün ithalatına izin vermediğini ve gelecekte de izin vermeyeceğini söyledi. Goyal, Yeni Delhi’de Kirori Mal Koleji öğrencileriyle yaptığı konuşmada GM ürünler konusunu Hindistan için “çok hassas” bir mesele olarak nitelendirdi. Goyal, süt ürünleri sektörünün de hassas alanlardan biri olduğunu ve Hindistan’ın bu sektörde hiçbir serbest ticaret anlaşmasında gümrük vergisi tavizi vermediğini belirtti. Ülkenin bugüne kadar süt ürünleri pazarını hiçbir ülkeye açmadığını söyleyen Goyal, bazı yabancı ülkelerde süt ürünleri üretiminde dana eti veya genç buzağıların mide iç yüzeyinden elde edilen peynir mayasının kullanılabildiğini aktardı. Hindistan’ın bu uygulamalara izin vermediğini ve dini hassasiyetlerin zarar görmemesi için ilgili ürünlerin sertifikalandırılması gerektiğini ifade etti. Kaynakta bu sertifikasyonun hangi makam veya süreçle yapılacağı açıklanmadı. Goyal, Hindistan’ın sonuçlandırdığı ticaret anlaşmalarında hassas hiçbir üründen taviz vermediğini, çiftçileri, balıkçıları ve mikro, küçük ve orta ölçekli işletmeleri korumayı amaçladığını söyledi. Buna karşılık tekstil, ilaç, tarım ürünleri, mücevher ve değerli taş sektörlerinde tercihli pazar erişimi aradıklarını belirtti. Hindistan’dan gelen ürünlere uygulanacak vergilerin Endonezya, Malezya, Vietnam, Çin ve Filipinler gibi rakip ülkelerden gelen ürünlere kıyasla daha düşük olmasını hedeflediklerini kaydeden Goyal, hükümetin imalatı, istihdamı, girişimciliği ve start-up alanlarını da teşvik ettiğini söyledi.

Meksika’da Pirinç Ekili Alanı ve Üretimi 2025’te Arttı
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Meksika’da Pirinç Ekili Alanı ve Üretimi 2025’te Arttı

Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığı (Sader), 2025’te pirinç ekim alanının %28,4 artarak 31 bin 346’dan 40 bin 250’ye çıktığını açıkladı. Aynı dönemde pirinç üretimi %17,3 yükselerek 257 bin 480 tona ulaştı. Üretim değerinin de %12,5 artarak 1 milyar 301 milyon pesodan 1 milyar 463 milyon pesoya çıktığı bildirildi. Pirinç, Meksika’da en fazla tüketilen temel tahıllar arasında dördüncü sırada yer alıyor. Sader, artışı pirinç üretimini artırmaya yönelik Plan Campeche stratejisiyle ilişkilendirdi. Federal hükümet ile Campeche eyalet yönetiminin yürüttüğü plan; pirinç, süt ve et üretimini artırmayı, istihdam oluşturmayı ve üreticilere doğrudan destek sağlayarak gıda egemenliğini güçlendirmeyi amaçlıyor. Bakanlık, küçük ölçekli üreticilere Producción para el Bienestar programı kapsamında teşvik, ücretsiz gübre ve sertifikalı tohum verildiğini belirtti. 2025’te üretim 12 üretici eyalette yoğunlaştı. Nayarit 79 bin 737 tonla ülke genelinde ilk sırada yer alırken Campeche 61 bin 670 ton, Michoacán ise 37 bin 300 ton üretim yaptı. Bu üç eyaletin toplam üretimi 178 bin 707 tona ulaşarak Meksika’nın toplam pirinç üretiminin %69,4’ünü oluşturdu. Campeche’de ekili alan %166,3 artarak 12 bin 837 hektara çıktı. Eyaletin pirinç üretimi de 26 bin 263 tondan 61 bin 670 tona yükseldi. Sader, üretim stratejisi kapsamında teknik danışmanlık ve makine desteği sağlandığını, kamu alımları yoluyla pirincin pazarlanmasının güçlendirildiğini açıkladı. DGSIAP verilerine göre Eylül 2026’da ülke genelinde 90 bin 626 ton pirinç üretildi ve ekili alan 37 bin 080 hektar oldu.

EDA Başkanı Verkerk: Avrupa Süt Sektörü Küresel Pazarda Kaliteyle Rekabet Etmeli
Görsel kaynağı: Pravda Slovakia · Özgün haber

EDA Başkanı Verkerk: Avrupa Süt Sektörü Küresel Pazarda Kaliteyle Rekabet Etmeli

Avrupa Sütçülük Birliğinin (EDA) Bratislava'da düzenlenen yıllık kongresinde Koerk Verkerk başkan seçildi. Verkerk, Avrupa'nın küresel süt pazarında yalnızca fiyat üzerinden rekabet edemeyeceğini, kalite, ürün çeşitliliği ve yüksek kaliteli beslenmenin öne çıkarılması gerektiğini söyledi. Avrupa'nın dünyayı bütünüyle beslemesinin gerekli olmadığını belirten Verkerk, buna karşılık kıtanın yüksek kaliteli gıda ve beslenme sağlamada önemli bir rolü bulunduğunu ifade etti. Bu rolün, yerel üretim gücünün korunması ve süt ürünlerinin küresel pazarlara sunulmasıyla birlikte ele alınması gerektiğini savundu. Verkerk'e göre Avrupa'nın ortak pazar yapısı, bölgeler arasındaki farklılıkları ortadan kaldırmıyor. Slovakya'daki süt çiftçileri kuraklıkla mücadele ederken Hollanda'daki üreticiler çevre mevzuatının oluşturduğu baskıyla karşı karşıya bulunuyor. Bu nedenle süt politikalarının daha esnek olması ve çiftlikleri yalnızca farklı örgütlenme biçimleri ya da büyüklükleri nedeniyle cezalandırmaması gerektiğini belirtti. Çiftliklerin sadece süt üretmediğini; araziyi yönettiğini, biyoçeşitliliği desteklediğini, bölgesel istihdama ve kırsal alanların canlılığına katkı sağladığını söyledi. Piyasanın ödüllendirmediği bu kamu hizmetleri için desteğin gerekçelendirilebileceğini kaydetti. Avrupa'nın yerel ekonomik gücünü korurken ihracata da odaklanması gerektiğini belirten Verkerk, mevcut ürünleri dış pazarlara göndermenin tek başına yeterli olmayacağını ifade etti. Yeni Zelanda'nın yeni ihracat pazarlarına yaptığı yatırımları örnek gösteren Verkerk, Avrupa'nın farklı ülkelerdeki tüketici ihtiyaçlarını anlaması ve ürün teklifini buna göre uyarlaması gerektiğini söyledi. Yerel yatırımlarla yeni ürünlerin geliştirilebileceğini belirten Verkerk, hızla büyüyen peynir altı suyu proteini pazarını Avrupa için bir fırsat olarak gösterdi. Peynir ve peynir altı suyu üretiminin birbirine bağlı olması nedeniyle Avrupa'nın bu alanda mevcut altyapısından yararlanabileceğini dile getirdi. Süt sektörünün çiftçiler ile tüketiciler arasında daha güçlü bir bağ kurması gerektiğini savunan Verkerk, üreticilerin tüketicilerin değer verdiği ürünleri geliştirmesinin önemine dikkat çekti. İklim değişikliğine karşı yem, genetik, çiftlik yönetimi ve yeni teknolojiler alanında yeniliklerden yararlanılabileceğini belirtti; ancak emisyonları ve çevresel ayak izini azaltmanın maliyetinin yalnızca çiftçilere bırakılmaması gerektiğini vurguladı. Avrupa tarımındaki iş gücü ve çiftliklerin devri sorununa karşı gençlere arazi ve sermaye erişimi, eğitim, teknoloji ve güvenilir bir gelecek perspektifi sağlanması gerektiğini söyledi. Süt ürünlerinin besin değerine ilişkin tartışmaların bilimsel kanıtlara dayanması, işlenmiş gıdanın da otomatik olarak aşırı işlenmiş gıda kabul edilmemesi gerektiğini ifade etti.

Peşaver Tarım Üniversitesi ile Pakistan Süt Derneği Güvenli Süt İçin Anlaştı
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber

Peşaver Tarım Üniversitesi ile Pakistan Süt Derneği Güvenli Süt İçin Anlaştı

Pakistan’ın Peşaver kentindeki Peşaver Tarım Üniversitesi (AUP) ile Pakistan Süt Derneği (PDA), Dünya Gıda Günü 2026 kapsamında Khyber Pakhtunkhwa Valilik Konağı’nda Mutabakat Zaptı imzaladı. Anlaşma kapsamında üniversite, güvenli ve kaliteli sütü, daha iyi beslenmeyi ve gıda güvenliğini teşvik etmek amacıyla Güvenli Süt Bölgesi ilan edildi. PDA, iş birliği çerçevesinde üniversite öğrencileri ve öğretim üyeleri için eğitim çalıştayları, beslenme farkındalığı programları, staj ve istihdam olanaklarını destekleyecek. Üniversite Rektörü Dr Imran Khan, ana kampüs ile Mardan kampüsünde Süt Parkları kurulacağını açıkladı. Khyber Pakhtunkhwa Valisi Faisal Karim Kundi törende gıda güvenliği, beslenme ve sürdürülebilir gıda sistemlerinin önemine dikkat çekti; ayrıca üniversitenin girişimini takdir etmek üzere rektöre plaket sundu.

Dakhla’da Deniz Suyu Arıtma Projesinde İlerleme Kaydedildi
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Dakhla’da Deniz Suyu Arıtma Projesinde İlerleme Kaydedildi

Tarım, Deniz Balıkçılığı ve Gıda Egemenliği Bakanı Khalid Hatimy, 30 Ekim 2026’da Dakhla-Oued Eddahab bölgesinde deniz suyu arıtma tesisi ve yeni sulama alanını kapsayan projenin ilerleme durumunu yerinde inceledi. Yaklaşık 2,6 milyar dirhemlik yatırımla yürütülen proje, bölgedeki sulama ve içme suyu arzını güvence altına almayı ve tarımsal üretimi geliştirmeyi amaçlıyor. Projenin yıllık üretim kapasitesi 37 milyon metreküp olarak planlanıyor. Bunun 30 milyon metreküpü sulamaya, 7 milyon metreküpü ise içme suyuna ayrılacak. Bu kaynakla 5.000 hektarlık yeni bir tarımsal üretim alanı oluşturulması ve yeraltı suyunun yerine arıtılmış deniz suyunun kullanılmasıyla Dakhla akiferinin korunmasına katkı sağlanması hedefleniyor. Proje ayrıca bölgede yüksek katma değerli ürünlerin çeşitlendirilmesini ve üretimin yoğunlaştırılmasını öngörüyor. Tarımsal alanın geliştirilmesi kapsamında bölge gençlerine 5 ila 10 hektar büyüklüğünde 100 küçük proje tahsis edilmesi planlanıyor. Kaynakta, bu girişimlerden yararlanacak gençlere projelerin kurulması ve geliştirilmesi için kapsamlı destek verileceği belirtiliyor. Projenin uzun vadeli hedefleri arasında yaklaşık 500.000 ton erkenci ürün üretimi, 30.000 kalıcı istihdam ve bir milyar dirhemi aşan katma değer yer alıyor. Bir Anzarane belediyesindeki proje; deniz suyu arıtma tesisi, 60 megavatlık rüzgâr parkı ve 130 kilometrelik sulama şebekesinden oluşuyor. Ziyaret sırasında rüzgâr parkının tamamlandığı, arıtma tesisi çalışmalarının %97, sulama şebekesinin ise %99 seviyesine ulaştığı aktarıldı. Bakan ayrıca projedeki tarımsal parselleri alan özel yatırımcılarla görüşerek karşılaştıkları sorunları dinledi.

Slovakya Gıda Sanayisinde İstihdam İkinci Çeyrekte %0,9 Arttı
Görsel kaynağı: Teraz.sk — TASR · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya Gıda Sanayisinde İstihdam İkinci Çeyrekte %0,9 Arttı

Slovakya gıda sanayisinde 2026'nın ikinci çeyreğinde 34.470 kişi çalıştı. Çalışan sayısı, 2025'in aynı dönemine göre %0,9 arttı. Verileri Slovak Tarım ve Gıda Odası (SPPK) Sözcüsü Jana Holéciová, TASR'a açıkladı. En yüksek artış, doğal maden suyu şişeleme ve alkolsüz içecek üretiminde görüldü; bu alanlarda istihdam %30,7 yükseldi. Kanatlı üretimi ve konservesinde artış %22,9 olurken, bitkisel ve hayvansal yağlarla katı yağ üretiminde çalışan sayısı %61,9, değirmencilik ürünlerinde ise %43,3 azaldı.

Üsküp’te Tarımda Dijitalleşme ve Yapay Zekânın Zorunluluk Olduğu Vurgulandı
Görsel kaynağı: Republika · Özgün haber
Veri haberi

Üsküp’te Tarımda Dijitalleşme ve Yapay Zekânın Zorunluluk Olduğu Vurgulandı

Kuzey Makedonya’nın Üsküp kentindeki Gazi Baba Belediyesi’nde düzenlenen AB Projeleri Agroexpo 2026 etkinliğinde dijitalleşme, yapay zekâ ve modern teknolojilerin tarımda artık tercih değil zorunluluk olduğu belirtildi. Üreticileri, bilim çevrelerini ve işletmeleri bir araya getiren etkinlikte modern mekanizasyon, dijital çözümler ve Avrupa projeleri Kuzey Makedonyalı üreticilerin incelemesine sunuldu. Organizasyonda 21 proje tanıtıldı ve etkinliğin ertesi gün de sürmesi planlandı. Konuşmacılar, yeniliklerin gerçek değerinin yalnızca teknoloji geliştirilmesiyle değil, bu çözümlerin gıda üreticilerinin erişimine sunulması ve daha kolay, verimli ve rekabetçi üretim yapmalarına katkı sağlamasıyla ortaya çıkacağını söyledi. Tarım sektörünün iklim değişikliği, iş gücü eksikliği, artan üretim maliyetleri ve pazarlardaki rekabet baskısıyla karşı karşıya olduğu ifade edildi. Bu koşullarda bilgiye erişim, kaynakların daha verimli kullanılması ve üretim maliyetlerinin düşürülmesi öne çıkan ihtiyaçlar arasında gösterildi. Kuzey Makedonya Tarım, Orman ve Su İşleri Bakanı Borçe Serafimovski, bilimsel bilgilerin tarım işletmelerine yönelik politikalar ve destek tedbirleriyle sistematik biçimde ilişkilendirilmesi gerektiğini belirtti. İş dünyası temsilcileri ise teknoloji yatırımlarının tek başına yeterli olmayacağını; uygun finansman, hibe programları, eğitim ve bilim ile işletmeler arasında daha güçlü iş birliğine ihtiyaç bulunduğunu savundu. Üniversitelerin teorik araştırmaların yanı sıra elde edilen bilgileri sanayiye aktarması ve uygulamaya hazır mezunlar yetiştirmesi gerektiği vurgulandı. Etkinlikte gençlerin tarıma yönelmesi de gündeme geldi. Tarım fakülteleri ile şirketler arasında daha güçlü bağlar kurulması, öğrencilere burs ve ücretli staj sağlanması ve mezuniyet sonrasında güvenli istihdam olanakları oluşturulması önerildi. Konuşmacılar, modern tarımın yalnızca makine ve teknoloji yatırımlarıyla kurulamayacağını, bu araçları kullanabilecek eğitimli ve yetkin kadrolara da ihtiyaç olduğunu belirtti. Avrupa Birliği destekli projelerin, bilgiyi ve yeni teknolojileri üreticilerin kullanabileceği pratik çözümlere dönüştürme fırsatı sunduğu ifade edildi. Etkinlikte tarımsal drone hizmetleri de tanıtıldı. Drone kullanımının arazilerin taranması, toprak analizlerinin yapılması, besin maddesi eksikliği veya fazlalığı bulunan alanların belirlenmesi, gübreleme ve bitki koruma uygulamalarının hedefli yürütülmesi için kullanılabildiği anlatıldı. Bu yöntemle preparat ve su kullanımında tasarruf sağlanabileceği, uygulama hızının artırılabileceği ve ürünlerin ezilmesinden kaynaklanan kayıpların önlenebileceği belirtildi. Kaynakta, Kuzey Makedonya’da tarımsal drone hizmeti sunan yaklaşık beş firma bulunduğu aktarıldı. Space Park Skopje alanının gelecek yılın şubat ayına kadar tamamen donatılmasının planlandığı bildirildi.

Moldova'da Şeker Pancarı Üreticileri Acil Görüşme ve Sübvansiyon Takvimi İstiyor
Görsel kaynağı: NewsMaker Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova'da Şeker Pancarı Üreticileri Acil Görüşme ve Sübvansiyon Takvimi İstiyor

Moldova Şeker Pancarı Üreticileri Birliği, sektörün geleceğini ve vaat edilen sübvansiyonların ödenmesini görüşmek üzere hükümet yetkilileriyle acil toplantı talep etti. Birlik, 29 Ekim’de yaptığı açıklamada toplantının 6 Kasım’a kadar gerçekleştirilmemesi durumunda kamu kurumlarının merkezlerine giderek yanıt isteyeceklerini ve diğer çiftçilerin protestolarına katılacaklarını bildirdi. Üreticilerin başvurusu Başbakan Vasile Tofan’a, Tarım ve Gıda Sanayisi Bakanı Eugeniu Osmochescu’ya ve Parlamento’nun tarım ile ekonomi komisyonlarının başkanlarına gönderildi. Belge ayrıca “Forța Fermierilor” ve Ulusal Yağlı Tohum Üreticileri Birliği’ne iletildi. Birlik, 29 Eylül’de şeker pancarı yetiştiricilerine yönelik mali destek çağrısının başlatılmasını istediğini, 21 Ekim’de tarım kuruluşlarının yaptığı ortak başvurunun da yetkililer tarafından yanıtlanmadığını savundu. Üreticiler, yürürlükteki bir düzenlemenin uygulanmasını istediklerini ve 2025-2026 döneminde şeker pancarı ekerken devletin bu taahhüdüne güvendiklerini belirtti. Birliğe göre talep edilen ödemeler için 30–40 milyon Moldova leyi gerekiyor. Bu tutarın, şeker pancarı sektörünün kamu bütçesine yıllık katkısının onda birinden az olduğu ifade edildi. Birlik ayrıca sektörün, çoğunlukla Moldova’nın kuzeyindeki köylerde yaklaşık 3.500 kişiye istihdam sağladığını ve yaklaşık 130 milyon avroluk yatırımı değerlendirdiğini bildirdi. Üreticiler, toplantıda 2026 yılına ait desteğin ödenmesi ile destek çağrısının başlatılması için bir takvim oluşturulmasını ve ödemenin 31 Aralık’a kadar yapılmasını talep ediyor. İç şeker piyasasının dengelenmesi için ithalatın düzenlenmesi de istekler arasında yer alıyor. Birlik, görüşme yapılmazsa üyelerinin basın eşliğinde hükümet, Tarım ve Gıda Sanayisi Bakanlığı ile Parlamento’ya organize şekilde gideceğini açıkladı. Birlik, vaat edilen ödemelerin yapılmaması halinde Moldova’nın 2027’de yerli üretim şekeri olmadan kalabileceği uyarısında bulundu. NewsMaker’ın haber yayımlandığı sırada hükümetten konuya ilişkin yanıt alınamadı. Tarım ve Gıda Sanayisi Bakanlığı ise 2 Ekim’de, bazı sübvansiyon biçimlerinde kullanılmayan fonların 2025’te yapılan tamamlayıcı ödeme başvurularına aktarılacağını ve kararın 3.700’den fazla çiftçiyi kapsadığını duyurmuştu.

Moldova’da Çiftçiler Tarım Odalarının Kurulmasına Karşı Çıkıyor
Görsel kaynağı: AgroTV Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da Çiftçiler Tarım Odalarının Kurulmasına Karşı Çıkıyor

Moldova’da tarım odalarının oluşturulmasına yönelik itirazlar sürerken, yeni sistemin ilk bölgesel yapılarının kurulma süreci devam ediyor. Tarım odalarının organizasyonu ve işleyişine ilişkin yasa 1 Ocak 2026’da yürürlüğe girdi. Moldova Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sergiu Harea, bölgesel tarım odalarının kurulmasının siyasi bir karar olduğunu söyledi. Harea’ya göre Ticaret ve Sanayi Odası üyesi 280 tarım şirketi, mevcut yapıların yerine yeni tarım odalarının oluşturulmasını istemiyor. Çiftçiler ise ödemek zorunda kalacakları aidatların yüksek olacağını ve bunun işletmeler açısından mali yük yaratacağını belirtiyor. Harea, tarım odalarının üstleneceği bazı görevlerin hâlihazırda sektörel dernekler ile Ticaret ve Sanayi Odası tarafından yürütüldüğünü savundu. Moldova’da benzer hizmetler sunan birden fazla yapı oluşturmak yerine tek bir oda kurumu ya da mevcut kurumlarla birlikte çalışacak bir yapı kurulması gerektiğini belirten Harea, Tarım Bakanlığı ile tarım sektörünü temsil eden iş çevreleri arasında uzlaşma sağlanmasını umduğunu ifade etti. Harea’ya göre böyle bir uzlaşma, tarımsal işletmelerin gelişimini destekleyecek ortak bir kurumsal ilişki kurulmasına imkân sağlayabilir. Tarım odalarının nasıl çalışacağı ve gelirlerinin hangi kaynaklardan karşılanacağı da eleştirilerin başlıca konuları arasında yer alıyor. Harea, tarım alanında deneyimli çalışanları sistemde tutmak için rekabetçi ücretler ödenmesi gerektiğini, sektörde iş gücü ve uzman açığı bulunduğunu söyledi. Genel giderlerin önemli ölçüde arttığını belirten Harea, bu koşulların kurumların çalışan istihdam etmesini ve ekonomik aktörlere hizmet sunmasını zorlaştırdığını dile getirdi. Tarım ve Gıda Sanayisi Parlamento Komisyonu Başkanı Serghei Ivanov da tarım odalarını güvenilir bulmadığını ve bu yapıların ülke bütçesine olumlu katkı sağlayacağını düşünmediğini belirtti. Forța Fermierilor Derneği Başkanı Vadim Ciobanu, tarım odalarının işletilmesi için onlarca milyon ley gerekeceğini ve bu paranın bir bölümünün çiftçiler tarafından karşılanacağını söyledi. Dernek, tarım odalarının faaliyete geçmesine karşı çıkıyor. Ciobanu ayrıca çiftçilerin üye olmaya zorlanacağını, üye olmayanların sübvansiyonlara erişemeyeceğini ve yüksek aidat ödemek zorunda kalacağını öne sürdü. Resmî çerçeveye göre ise devlet, tarım odalarının kurulmasını ve kurumsallaşmasını kolaylaştıracak; odalar faaliyetlerinde özerk olacak. Finansman için ücretli danışmanlık hizmetleri, kırsal kalkınma sübvansiyonları, bağışlar, üyelik aidatları, sponsorluklar ve diğer yasal kaynaklar öngörülüyor. Bakanlık, odaların mevcut sektörel derneklerin veya Ticaret ve Sanayi Odasının yerine geçmeyeceğini, bu yapılarla tamamlayıcı biçimde çalışacağını bildiriyor.

Birleşik Krallık'ta Gıda Enflasyonu Ekimde %2,9'a Yükseldi
Görsel kaynağı: Daily Express · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık'ta Gıda Enflasyonu Ekimde %2,9'a Yükseldi

Birleşik Krallık'ta gıda enflasyonu, British Retail Consortium (BRC) verilerine göre ekimde %2,9'a çıkarak eylüldeki %2,5'in üzerine yükseldi. Veriler, Noel hazırlığı yapan hanelerin şenlik dönemi için ayırdığı bütçenin daralabileceğine ve bazı temel alışveriş ürünlerinin geçen yıla göre daha pahalı olabileceğine işaret ediyor. BRC'nin 1-7 Ekim tarihleri arasında topladığı verilere göre artış özellikle oda sıcaklığında saklanan konserve, paketli ve benzeri ürünlerde görüldü. Bu grupta enflasyon %3,2'ye yükselirken önceki ay %2,2 olarak ölçülmüştü. Taze gıda enflasyonu ise %2,6'da değişmeden kaldı. Genel mağaza fiyat enflasyonu da ekimde %2,1'e çıkarak eylüldeki %1,4'ün üzerine çıktı ve iki buçuk yılın en yüksek seviyesine ulaştı. BRC İcra Kurulu Başkanı Helen Dickinson, enerji faturaları, taşımacılık, işletme vergileri ve istihdam giderleri gibi maliyetleri perakendecilerin karşılamasının giderek zorlaştığını söyledi. BRC, hükümetten istihdam maliyetlerini azaltmasını ve planlanan %3,5'lik işletme vergisi artışını kaldırmasını istedi. NIQ'dan Mike Watkins ise küresel tedarik zincirlerindeki baskının daha yüksek enflasyonu olası kıldığını belirtti. Yaz sonundan beri uygulanan indirimlerin etkinin bir bölümünü geciktirdiği, ancak tüketiciler harcamalarında daha temkinli oldukça marketlerin kampanyalara daha fazla dayanmasının beklendiği aktarıldı.

Güney Afrika'da Belediye Altyapısı Kanatlı Üreticilerinin Maliyetlerini Artırıyor
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika'da Belediye Altyapısı Kanatlı Üreticilerinin Maliyetlerini Artırıyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Güney Afrika’da kötüleşen belediye altyapısı ile güvenilir olmayan su ve elektrik hizmetleri, kanatlı üreticilerinin maliyetlerini artırıyor. FairPlay Hareketi tarafından düzenlenen web seminerinde sektör temsilcileri, hizmet sunumundaki aksaklıkların kanatlı sektörünün rekabet gücünü, gıda güvenliğini ve kırsal istihdamı tehdit ettiğini söyledi. Tartışma, yerel yönetim seçimlerine altı gün kala yapıldı. Güney Afrika Kanatlı Birliğinin piliç organizasyonunun genel müdürü Izaak Breitenbach, modern tavuk kümeslerinin sıcaklık, oksijen ve karbondioksit seviyelerini bilgisayarlı sistemlerle düzenlediğini belirtti. Bu nedenle elektrik kesintileri ve yüksek sıcaklıklarda yaşanan su sıkıntıları, hem hayvan refahı hem de üretimin devamlılığı açısından ciddi risk oluşturuyor. Breitenbach, tipik bir kümesin yaklaşık 6 milyon Güney Afrika randına mal olduğunu ve altyapı arızalarının bu yatırımları tehlikeye attığını söyledi. Sorunların özellikle kırsal bölgelerdeki küçük işletmeleri etkilediği belirtildi. Yaklaşık 800 küçük ölçekli üretici, ülkenin tavuk üretiminin %5 ila 10’unu gerçekleştiriyor. FairPlay Hareketi kurucusu Francois Baird, altyapının yem kadar önemli bir üretim girdisi hâline geldiğini ifade ederken, Breitenbach belediyelerin sektörün hedeflerine ulaşmasını sağlayacak planlara daha fazla katılması gerektiğini savundu. Altyapı sorunlarının sürmesi hâlinde ithalatın artabileceği ve yerli sektörün zarar görebileceği uyarısı yapıldı.

İsveç Tarımında Kuşak Değişimi Sorunu: Çiftçilerin %40’tan Fazlası 65 Yaş Üzerinde
Görsel kaynağı: SVT Nyheter · Özgün haber
Veri haberi

İsveç Tarımında Kuşak Değişimi Sorunu: Çiftçilerin %40’tan Fazlası 65 Yaş Üzerinde

İsveç tarımı, yaşlanan çiftçi nüfusu ve işletmeleri devralabilecek ya da devralmak isteyen gençlerin sınırlı olması nedeniyle büyüyen bir kuşak değişimi sorunuyla karşı karşıya. Jordbruksverket verilerine göre 2025'te bireysel işletme sahibi çiftçilerin %40'ından fazlası 65 yaş veya üzerindeydi. Bu oran 2010'da %27 olarak kaydedilmişti. Lantbrukarnas Riksförbund bünyesindeki LRF Ungdomen, sorunun yalnızca çiftçilerin yaşlanmasından kaynaklanmadığını belirtiyor. LRF Ungdomen Başkanı Katarina Wolf'a göre birçok işletme sahibi emeklilik yaşında ya da buna yakınken, genç işletmecilerin sektöre katılımı sınırlı kalıyor. Kuşak ve mülkiyet değişimlerinin karmaşık ve pahalı olması da gençlerin tarıma girişini zorlaştıran unsurlar arasında gösteriliyor. Genç kuşağın sektöre kazandırılması, İsveç'in gıda üretimini ve hazırlık kapasitesini güvence altına almak açısından önemli görülüyor. Kuzey Öland'da çiftçilik yapan Annika ve Isac Danielsson, gençlere mesleği deneme ve deneyim kazanma fırsatı sağlayan örnekler arasında yer alıyor. Çift, aralarında birden fazla genci istihdam ederek onların tarımda gelişmesine katkıda bulunduğu için kısa süre önce 2026 Yılın Tarımsal İvmesi ödülünü aldı. Son yıllarda çiftlikte yaklaşık altı genç çalıştı; hâlen çalışanlardan biri 21 yaşındaki William Thordsson. Thordsson, gençlerin bilgi edinmesi ve sektöre adım atması için fırsat yaratılmasının önemli olduğunu belirterek çiftçi olmayı sürdüreceğini söylüyor.

Yemen’de 37 WFP Çalışanı Husilerce Tutuluyor
Görsel kaynağı: Fox News · Özgün haber
Veri haberi

Yemen’de 37 WFP Çalışanı Husilerce Tutuluyor

Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı’nın (WFP) Yemen’de görev yapan 37 çalışanı, İran destekli Husiler tarafından tutuluyor. WFP’nin yeni İcra Direktörü Luke J. Lindberg, çalışanların temel insani hizmetler sağlamak için bölgede bulunduğunu ve çatışmanın siyasi sonuçlarını etkilemeye çalışmadığını söyledi. Tutulanların tamamının yerel olarak istihdam edilen Yemen vatandaşları olduğu, aralarında Amerikalı bulunmadığı ve bazılarının ailelerinden yaklaşık iki yıldır ayrı kaldığı belirtildi. Lindberg, görevinin üçüncü gününde çalışanların serbest bırakılması konusunu ABD’nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Mike Waltz ile görüştü. WFP yöneticisi, ABD Dışişleri ekibinin konuyu ciddiye aldığını ve serbest bırakılmayı öncelik olarak gördüğünü ifade etti. Alıkonulmalar, Yemen’de uluslararası tanınan hükümet ile Husiler arasındaki iç savaşın ekonomiyi tahrip ettiği ve milyonlarca kişinin insani yardıma bağımlı kaldığı bir dönemde yaşanıyor. Ülkede 18 milyondan fazla kişi akut gıda güvensizliğiyle karşı karşıya bulunurken, beş yaş altı iki milyondan fazla çocuk akut yetersiz beslenme yaşıyor. Lindberg’e göre WFP, savunmasız nüfusa ulaşma hedefiyle çalışanlarının kabul edilemez risklerden korunması arasında denge kuruyor. Personelin güvenliğinin sağlanamadığı bazı bölgelere yardım ekibinin girmediğini söyleyen Lindberg, bu bölgelerde faaliyetlerin çatışmanın sona ermesi ve insani kaynakların ulaşabilmesiyle yeniden mümkün olabileceğini belirtti. WFP’nin dünya genelinde 120’den fazla ülkede faaliyet gösterdiğini de aktardı. WFP yöneticisi, çatışmaların dünya genelindeki akut gıda güvensizliğinin yaklaşık üçte ikisini oluşturduğunu ve tahminen 266 milyon kişinin şiddetli açlıkla karşı karşıya olduğunu söyledi. Sudan, Güney Sudan ve Somali’de çatışma, yerinden edilme ve iklim kaynaklı afetlerin toplulukları kıtlık seviyelerine yaklaştırdığını belirten Lindberg, Sudan’ın yeni görevindeki ilk saha ziyareti olacağını açıkladı. Gazze’de çatışma, hasarlı altyapı, erişim kısıtlamaları ve finansman yetersizliği; Haiti’de ise çete şiddeti gıda yardımını zorlaştırıyor. Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ndeki çatışmalar milyonlarca kişiyi yerinden ederken, Ukrayna savaşı tarımsal üretimi ve küresel gıda tedarik zincirlerini de etkiliyor. Lindberg, son birkaç yılda dünya genelinde görev başında 700’den fazla insani yardım çalışanının öldüğünü söyledi. Cindy McCain’in görevden ayrılmasının ardından WFP’nin icra direktörlüğünü devralan Lindberg, António Guterres ve FAO Genel Direktörü Qu Dongyu tarafından, WFP İcra Kurulu’na danışılarak atandı. Lindberg, WFP’nin siyasi tutumdan bağımsız biçimde ihtiyaç sahiplerine güvenli ve etkili şekilde gıda ulaştırmaya odaklanacağını belirtti.

Kadrijaj, Kosova’da Süt Sektöründeki Çifte Standart İddiasını Gündeme Getirdi
Görsel kaynağı: Paparaci · Özgün haber
Veri haberi

Kadrijaj, Kosova’da Süt Sektöründeki Çifte Standart İddiasını Gündeme Getirdi

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Kosova’daki bir oturumda konuşan Aleans milletvekili Time Kadrijaj, yerli süt üreticilerinin karşı karşıya olduğu koşullarla ithal ürünlere uygulanan kurallar arasında çifte standart bulunduğu yönündeki endişeleri gündeme getirdi. Kadrijaj, yerli üreticilerin süt yan ürünlerinde palm yağı kullanımının sınırlandırıldığını, buna karşın ithal ürünlerde aynı bileşenin bulunduğundan şüphelenildiğini söyledi. Kadrijaj, ithal ürünlerin Kosova pazarında rekabet ettiğini, yerli süt işletmelerinin ise belirsizlik, artan maliyetler ve faaliyetlerini sürdürme riskiyle karşı karşıya kaldığını belirtti. Özel sektörün dile getirdiği endişelere göre yaklaşık 15 yerli süt işletmesinin ciddi risk altında olduğunu aktaran milletvekili, Vita süt işletmesinin istihdamda ağır sonuçlar yaşanabileceği ve yaklaşık 500 çalışanın işini kaybedebileceği uyarısında bulunduğunu söyledi. Milletvekili, süt işletmelerinin kapanması halinde çiftçilerin ürettikleri sütü kime satacağının ve çalışanların geçimini nasıl sürdüreceğinin belirsizleşeceğini ifade etti. Kadrijaj, Meclis’in işletmeler ve istihdam daha fazla risk altına girmeden sorumluluk ve şeffaflık talep etmesi gerektiğini savundu. Ayrıca Sırbistan’dan yoğurt ithalatına izin verilirken yerli işletmelerin ve Vita fabrikasının faaliyetlerinin engellenemeyeceğini belirterek yerli çiftçiler için eşitlik çağrısı yaptı.

Bulgaristan Tarım İdaresinde Uzmanları Koruyacak Reform Hazırlanıyor
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Bulgaristan Tarım İdaresinde Uzmanları Koruyacak Reform Hazırlanıyor

Bulgaristan Tarım ve Gıda Bakan Yardımcısı Prof. İvan Paligorov, tarım ve ormancılık idaresindeki reform hazırlıklarının uzman kapasitesini koruma, çalışanlara yönelik riskleri azaltma ve sistemin temel işlevlerinde kesinti yaşanmasını önleme ilkelerine dayanacağını açıkladı. Paligorov, değişikliklerin işlevsel analiz temelinde hazırlanacağını; benzer faaliyetlerin optimize edilmesi, idari birimler arasındaki koordinasyonun geliştirilmesi, süreçlerin dijitalleştirilmesi ve idari yükün azaltılmasının hedeflendiğini belirtti. Beş yıllık aranın ardından yeniden oluşturulan Tarım ve Ormancılık Sektörel İşbirliği Konseyi’nin düzenli, gerektiğinde olağanüstü toplanabileceği bildirildi. Konseyde istihdam, gelirler, mesleki yeterlilik, çalışma koşulları ile çalışma ve sosyal güvenlik ilişkileri ele alınabilecek. Reform önerileri arasında ormancılık ve balıkçılık faaliyetlerinin, hayvancılıkta seleksiyon ve reprodüksiyon çalışmalarının birleştirilmesi ile Üzüm ve Şarap İcra Ajansı’nın Bulgaristan Gıda Güvenliği Ajansı’na katılması yer alıyor. Değişikliklerin gerekli mevzuat ve koordinasyon prosedürlerinin ardından hayata geçirilmesi planlanıyor. Toplantıda ayrıca 2028-2034 dönemi Ortak Tarım Politikası çerçevesi, idari gerekliliklerin basitleştirilmesi, eşit rekabet koşulları ve Bulgaristan’ın üretim özelliklerinin dikkate alınması ele alındı. Sosyal koşulluluk, çalışma ve sosyal haklara uyum ile bakanlığın 2027 bütçesinin hazırlığı da gündeme geldi. Sendikalar, reformların uygulanmadan önce sosyal ortaklarla görüşülmesini istedi.

Bosna-Hersek’te Tarımda İş Gücü Açığı, Mevsimlik İş İlanı Tartışma Yarattı
Görsel kaynağı: Oslobođenje · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersek’te Tarımda İş Gücü Açığı, Mevsimlik İş İlanı Tartışma Yarattı

Bosna-Hersek’te tarım üreticilerinin karşılaştığı başlıca sorunlardan biri iş gücü bulmak. Semberiya’da yumurta tavuğu çiftliği işleten girişimci Zdravko Perić, bir podcast yayınında yerli çalışan bulma güçlüğünün tarımsal işletmeleri zorladığını söyledi. Perić, yaklaşık sekiz saatlik mevsimlik patates hasadı için 150 KM günlük ücret, ulaşım ve yemek giderlerinin karşılanmasını içeren bir ilanın dahi beklenen ilgiyi görmediğini aktardı. Perić’e göre ilana yapılan yorumlarda ücret yetersiz bulundu ve bazı kişiler bu ücret karşılığında çalışmaya kimsenin gelmeyeceğini belirtti. Perić ise deneyim şartı aranmayan bu iş için teklif edilen ücretin bölge koşullarında iyi olduğunu savundu. Ona göre yerli işçi bulma sorunu, tarımda Nepal, Bangladeş ve Hindistan’dan gelen yabancı iş gücüne başvurulmasını artırıyor. Semberiya’daki duruma ilişkin konuşan Perić, bölgede yabancı işçi çalıştıran birkaç firma bulunduğunu ve bu amaçla gelen birkaç yüz kişinin çalıştığını söyledi. Çiftliklerinin yakınındaki bir firmanın yaklaşık 150-200 yabancı işçi istihdam ettiğini belirten Perić, firma sahipleriyle yaptığı görüşmelere dayanarak işverenlerin bu çalışanlardan memnun olduğunu ifade etti. Perić, çiftliğinde çalışan Bangladeşli bir işçiye verdiği 100 KM’nin, işçinin ülkesinde yaklaşık bir aylık iyi bir geçime yetebileceğini anlattı. Gençlerin kırsal işlere yeterince ilgi göstermediğini düşünse de yumurta, et, sebze veya meyve işleme gibi alanlarda belirli müşterilere yönelik tarımsal girişimlerin mümkün olduğunu söyledi. Tarım işletmelerinin daha güvenli gelişmesi için devlet, ticaret odaları ve ilgili bakanlıklardan destek isteyen Perić, üretim kadar ürünlerin satışında da sorun yaşandığını ve üretici örgütlenmesinin fayda sağlayabileceğini belirtti.

Arnavutluk’ta 2027 Tarım Bütçesi Ekonomik Katkının Gerisinde Kalıyor
Görsel kaynağı: Java News · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk’ta 2027 Tarım Bütçesi Ekonomik Katkının Gerisinde Kalıyor

Arnavutluk’ta tarım sektörünün 2027’de Devlet Bütçesi’nden 16,5 milyar lek alması planlanıyor. Bu tutar, toplam 940 milyar lek bütçenin %1,6’sına karşılık geliyor. Haberde, tarımın ülke ekonomisine katkısının yaklaşık %17 olduğu ve sektör bütçesinin önceki yıla göre yalnızca 1 milyar lek artacağı belirtiliyor. Sektörün ülke nüfusunun yaklaşık yarısının geçimini ve çalışmasını sağladığı aktarılırken, ulusal destekleme programı için 5,3 milyar lek ayrılması öngörülüyor. Bu yıl 5,2 milyar lek olan programın yanı sıra çiftçilere 3 milyar lek KDV telafisi planlanıyor. IPARD III kapsamında 94 milyon avroluk fonun serbest bırakılması hedefinin ise henüz gerçekleşmediği ifade ediliyor. Maliye ve Ekonomi Bakanlığı, sınırlı bütçeye rağmen 2027’de tarım ihracatının yaklaşık 60 milyar leke, istihdamın yaklaşık 568 bin kişiye ulaşmasını ve sektörün %2,4 büyümesini bekliyor. Tarım uzmanı Ilir Pilku ise bölge ülkelerinin seviyesine yaklaşılabilmesi için sektörün en az 800 milyon avroya sahip olması gerektiğini savunuyor.

Mari Energies ve Engro Fertilizers Çiftçiler İçin Mutabakat Zaptı İmzaladı
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber

Mari Energies ve Engro Fertilizers Çiftçiler İçin Mutabakat Zaptı İmzaladı

Lahor’da Mari Energies Limited ile Engro Fertilizers Limited, çiftçilerin kaliteli tarımsal girdilere ve dengeli besin kullanımına erişimini geliştirmeyi amaçlayan bir mutabakat zaptı imzaladı. Anlaşma, bu yolla ürün verimi ve çiftçi gelirlerinin desteklenmesini, tarımsal girişimlerin yanı sıra toplum kalkınması çalışmalarının yürütülmesini öngören bir çerçeve oluşturuyor. İşbirliği, Mari Energies’in faaliyet alanlarındaki toplum kalkınması deneyimini Engro Fertilizers’ın tarım uzmanlığıyla birleştiriyor. Şirketler, çiftçiler ve yerel topluluklar için programları ortaklaşa planlama, uygulama ve gözden geçirme konusunda anlaştı. Tarımsal çalışmaların odağında kaliteli girdilere erişimin artırılması ve bilinçli besin yönetimi uygulamalarının teşvik edilmesi bulunuyor. Ortaklığın kapsamına eğitim, bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) öğrenimi, mesleki eğitim, gençlerin istihdam edilebilirliği, sağlık hizmetleri ve çevresel sürdürülebilirlik de dahil edildi. Spor, kültür ve liderlik programları da kapsamda yer alıyor. Mari Energies Genel Müdürü ve Üst Yöneticisi Faheem Haider, girişimin şirketin eğitim, sağlık, sürdürülebilir geçim kaynakları ve altyapı alanlarındaki mevcut çalışmalarına dayanacağını belirtti. Şirketler, ortak planlama ve program değerlendirmeleriyle ölçülebilir sonuçlara ulaşmayı hedefliyor.

Türkmenistan’ın Mary Bölgesinde 50 Bin Ton Kapasiteli Süt İşleme Tesisi Açıldı
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber
Veri haberi

Türkmenistan’ın Mary Bölgesinde 50 Bin Ton Kapasiteli Süt İşleme Tesisi Açıldı

Türkmenistan’ın Mary bölgesinde yıllık 50.000 ton süt işleme kapasitesine sahip yeni bir tesis faaliyete geçti. Täze Oba tarım birliğinin arazisinde kurulan tesis için bireysel girişimci Guwançmyrat Orazow’a 3,5 hektarlık alan tahsis edildi. İnşaat ve kurulum çalışmalarının genel yükleniciliğini yerli Täze Aý Önümleri şirketi üstlenirken, bir Türk şirketi özel çelik yapılar ile malzemeleri sağladı. Tesiste fermente süt ürünleri de dâhil olmak üzere süt ürünleri yelpazesini genişletmeye yönelik üretim hatları bulunuyor. Hatların işleme verimliliğini artırması ve besin özelliklerini koruyarak ürünlerin raf ömrünü uzatması hedefleniyor. Üretim atölyelerine ek olarak, işleme sürecinin her aşamasında ürün kalitesini izlemek üzere laboratuvarlar kuruldu. Tesisin açılmasıyla yerli süt ürünlerinin iç tedarikinin artırılması ve bölgede yeni istihdam oluşturulması bekleniyor. Yeni yatırım, Türkmenistan’da özel işletmelerin tarım, hayvancılık ve gıda işleme alanlarındaki rolünün artırılmaya çalışıldığı bir dönemde gerçekleşti. 2026’da onaylanan kurallar kapsamında özel girişimciler, çiftlikler, tarım şirketleri ve arazi kullanıcıları; tarım makineleri, sulama ekipmanları, hayvancılık ile tarımsal ürünlerin üretim ve işlenmesine yönelik projeler için yıllık %1 faizle ve 10 yıla kadar vadeyle kredi alabiliyor. Borçlulardan genellikle proje maliyetinin en az %15’ini öz kaynakla karşılamaları isteniyor. Bununla birlikte su kıtlığı ve toprak kalitesindeki bozulma, sektörün önündeki yapısal sorunlar arasında yer alıyor.

AB Tarım Bakanları 2028-2034 Reformunda Kısmi Anlaşmaya Vardı
Görsel kaynağı: České noviny — ČTK · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları 2028-2034 Reformunda Kısmi Anlaşmaya Vardı

AB üyesi ülkelerin tarım bakanları, Lüksemburg’daki toplantıda 2028-2034 dönemini kapsayan Ortak Tarım Politikası (OTP) reformu için kısmi müzakere pozisyonunda uzlaştı. Çekya Tarım Bakanı Martin Šebestyán uzlaşmayı desteklerken, Çekya ve Slovakya iki ülkenin önceliklerini vurgulayan ortak bir bildiri sundu. Bildiride nihai anlaşmanın yeterli finansman sağlaması, OTP’yi basitleştirmesi, üye ülkelerin koşullarına saygı göstermesi ve gıda üretimi, istihdam ile tarım işletmelerinin sürdürülebilirliğini koruması istendi. Šebestyán, gıda sanayicilerine destek, hassas sektörlere verilen desteğin korunması, idari yükün azaltılması ve genç çiftçilerin kuşak yenilenmesinin desteklenmesini Çekya açısından önemli kazanımlar olarak sıraladı. Kabul edilen pozisyon, reformun mali ve diğer yatay konularını kapsamıyor. Bu başlıklar, AB’nin 2028-2034 uzun vadeli bütçesi için yürütülen görüşmelerde ele alınacak; bütçenin nihai şekli tarıma ayrılacak toplam kaynağı ve doğrudan ödemelerin azaltılması ya da üst sınırlandırılmasına ilişkin kuralları belirleyecek. Pozisyon, AB Konseyi ile Avrupa Parlamentosu arasındaki nihai reform müzakerelerine temel oluşturacak. Düzenleme kapsamında üye ülkelerin aktif çiftçiyi tanımlaması gerekecek, ancak bu tanım ulusal koşullara göre uyarlanabilecek. Genç çiftçilere daha yüksek destek, işletme kurma yardımı ve tarımda kuşak yenilenmesi stratejisi zorunlu hale gelecek. Ülkeler ayrıca doğal afetler, olumsuz iklim olayları veya hayvan ve bitki hastalıklarıyla bağlantılı afetlerden etkilenen çiftçilere kriz ödemesi sağlayabilecek. Avrupa Komisyonu, çiftçi gelirleri ve kriz önlemleri için yaklaşık 300 milyar avro öneriyor. Bu tutar, mevcut bütçe döneminde OTP için ayrılan 387 milyar avronun altında. Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen de 2028’de tarıma destek amacıyla 45 milyar avroyu erken serbest bırakma sözü verdi. Almanya öncülüğündeki bütçede tasarruf yanlısı ülkeler kaynakların azaltılmasını isterken, Çekya’nın da yer aldığı Uyum Dostları grubu buna karşı çıkıyor.

Avusturya, AB Tarım Desteklerinin Korunmasını İstiyor
Görsel kaynağı: Heute · Özgün haber
Veri haberi

Avusturya, AB Tarım Desteklerinin Korunmasını İstiyor

Lüksemburg’da yapılacak AB tarım bakanları toplantısı öncesinde Avusturya, Ortak Tarım Politikası (OTP) için yeterli finansman sağlanmasını ve çiftçilere verilen mevcut desteklerin korunmasını talep ediyor. Avusturya Tarım Bakanı Norbert Totschnig, tarım fonlarının AB’nin gelecekteki Çok Yıllı Mali Çerçevesi’nde güvenceye alınmasını ve başka politika alanlarına aktarılmamasını istiyor. Talebin arka planında Avrupa Komisyonu’nun Temmuz 2025 tarihli önerisi bulunuyor. Öneriye göre 2028-2034 döneminde OTP kaynakları, diğer politika alanlarına ayrılan fonlarla birlikte ulusal ve bölgesel ortaklık planları üzerinden yönetilecek. Avusturya hükümeti bu yapıya karşı çıkarken, tarım kaynaklarının açıkça tarım için ayrılmasını ve başka alanlara yönlendirilememesini savunuyor. Viyana ayrıca tarım bakanlarının temel tarım politikası kararlarındaki yetkisinin korunmasını, mevcut destek programlarının sürdürülmesini ve geliştirilmesini istiyor. Öncelik verilen uygulamalar arasında çevre ve iklim koruma önlemlerini destekleyen ÖPUL ile dağ çiftçileri ve dezavantajlı bölgelerdeki işletmelere yönelik telafi ödemeleri yer alıyor. Avusturya’ya göre bu destekler, zor koşullarda tarım arazilerinin işletilmesinin yanı sıra biyolojik çeşitliliğin ve kültürel peyzajın korunmasına katkı sağlıyor. Avusturya Tarım Bakanlığı, desteklerin bölgesel istihdam, kırsal alanlardaki ekonomik değer ve turizmle de bağlantılı olduğunu belirtiyor. Hükümet, bazı temel hükümlerin doğrudan OTP düzenlemesinde yer alması için diğer üye ülkelerle birlikte çalıştığını ve böylece merkezi kararların tarım bakanlarının sorumluluğunda kalmasının amaçlandığını bildiriyor. Ancak 2028’den itibaren tarım destekleri için ne kadar kaynak bulunacağı henüz belli değil. Totschnig, Başbakan Christian Stocker’ın mali çerçeve görüşmelerinde Avusturya’ya destek verdiğini söylüyor.

Arunachal Pradesh Hükümeti, Süt Kooperatifleri İçin ITBP ile Mutabakat İmzaladı
Görsel kaynağı: The New Indian Express · Özgün haber

Arunachal Pradesh Hükümeti, Süt Kooperatifleri İçin ITBP ile Mutabakat İmzaladı

Arunachal Pradesh hükümetinin Hayvancılık, Veterinerlik ve Süt Geliştirme Departmanı, eyaletteki süt kooperatifleri sektörünü güçlendirmek amacıyla Hindistan-Tibet Sınır Polisi (ITBP) ile mutabakat zaptı imzaladı. Itanagar’daki Sivil Sekreterlikte düzenlenen programda, ITBP personeline paketlenmiş süt tedarikinin başlatılması için de tören yapıldı. Mutabakat, yerel üretilen süt için yapılandırılmış bir kurumsal pazar oluşturulmasını, süt üreticilerinin pazar bağlantılarının güçlendirilmesini ve organize, sürdürülebilir bir süt kooperatifleri sektörünün geliştirilmesini hedefliyor. İşbirliği kapsamında ITBP personeline kalite ve gıda güvenliği standartlarına uygun paketlenmiş sütün düzenli, güvenilir ve zamanında ulaştırılması öngörülüyor. Departmanın çalışmaları, süt değer zincirinin üretim, toplama, işleme, paketleme ve pazarlama aşamalarını kapsıyor. Bakan Gabriel D. Wangsu, süt sektörünün çiftçi gelirlerini artırabileceğini, kırsal istihdam yaratabileceğini ve eyaletin ekonomik öz yeterliliğini güçlendirebileceğini belirtti. ITBP’den Abu Sufian ise işbirliğini yerel süt üretimi ile kurumsal talebi buluşturan pratik bir adım olarak değerlendirdi.