ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

23 haber · Sayfa 1

Milletvekilleri Çiftçilere Daha Fazla Devlet Desteği İstedi
Görsel kaynağı: Cyprus Mail · Özgün haber
Veri haberi

Milletvekilleri Çiftçilere Daha Fazla Devlet Desteği İstedi

Milletvekilleri, artan üretim maliyetleri ve güvenilir olmayan su arzı nedeniyle çiftçilerin zorlandığını belirterek hükümetten tarım sektörüne daha fazla destek istedi. Tarım Bakanı Christos Senekis, bakanlığının 2027 bütçesi parlamentoda görüşülürken soruları yanıtladı. Hükümet ise tarımı desteklemek için elinden geleni yaptığını savundu. Senekis, yağışların iyileşmesine rağmen devletin tuzdan arındırılmış su satın almayı sürdürdüğünü söyledi. 2027 bütçesinde bu alımlar için 168 milyon avro ayrıldı; önceki yılki ödenek 142,1 milyon avroydu. Parlamentoda ayrıca beş kalıcı tesis ile beş mobil ünitenin bulunduğu, Vasiliko ve Mazotos’ta yeni mobil ünitelerin planlandığı aktarıldı. Çiftçilerin yüksek yakıt ve gübre maliyetleriyle karşı karşıya olduğunu kabul eden Senekis, yıl içinde toplam 2,5 milyon avroluk iki destek programı uygulandığını belirtti. Avrupa Komisyonu da önceki yıllardaki uzun süreli kuraklık nedeniyle gelir kaybına uğrayan çiftçileri desteklemek üzere 4,6 milyon avroluk ek AB fonunu onayladı. Milletvekilleri ise bütçedeki rakamların tek başına yeterli olmadığını, desteğin üreticilere ne ölçüde ulaştığının önemli olduğunu vurguladı.

Yerli ve İthal Ürünlerden Alınan 53 Numunenin Tümü Temiz Çıktı
Görsel kaynağı: Kıbrıs Haberci · Özgün haber
Veri haberi

Yerli ve İthal Ürünlerden Alınan 53 Numunenin Tümü Temiz Çıktı

Tarım Dairesi’nin gıda denetim sonuçlarına göre, 23-28 Ekim tarihlerini kapsayan kontrollerde yerli ve ithal ürünlerden alınan numunelerin tamamı temiz çıktı. Sonuçlar, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı tarafından açıklandı. Denetimlerde ithal ürünlerden 44, yerli ürünlerden ise 9 numune alındı. Bakanlığın açıklamasına göre, toplam 53 numunenin hiçbirinde olumsuz bulguya rastlanmadı.

Irak Tarım Bakanlığı İthal Yumurtanın Hastalık Yaptığı İddialarını Reddetti
Görsel kaynağı: Mustaqila — Independent Press Agency · Özgün haber
Veri haberi

Irak Tarım Bakanlığı İthal Yumurtanın Hastalık Yaptığı İddialarını Reddetti

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Irak Tarım Bakanlığı, ithal yumurtanın vatandaşlarda hastalıklara veya sağlık sorunlarına yol açtığı yönündeki iddiaları reddetti. Bakanlık sözcüsü Kusay el-Hattab, bu söylemlerin “yanlış ve asılsız” olduğunu belirterek, bilimsel kanıt bulunmadan yayılan bilgilerin kamuoyunu yanılttığını ve tüketicilerde korku oluşturduğunu söyledi. El-Hattab’a göre Irak’a yumurta ihraç eden ülkeler kuş gribi vakası bildirmedi. Dünya Sağlık Örgütü’nün de Irak’a ithal edilen yumurtalarla ilgili bir uyarı yayımlamadığını aktaran sözcü, Irak piyasalarına giren yumurta miktarının 20 bin kartonu aşmadığına inanıldığını ifade etti. Bu miktar kesin ölçüm olarak değil, bakanlığın değerlendirmesi şeklinde verildi. Bakanlık, ithal yumurtanın güvenliği konusunda korku oluşturulmasının bazı üreticilerin Irak piyasasındaki fiyat hareketlerini etkileme girişimleriyle bağlantılı olabileceğini değerlendirdi. Tartışma, ithal ürünlerin yerli yumurta fiyatlarına olası etkisi ve yerli üreticiler, ithalatçılar ile tüketicilerin farklı çıkarları çerçevesinde yürütülüyor. Bakanlık 10 Ekim 2026’da, yumurta ve tavuk fiyatlarını sınırlamak için bazı ithal hayvansal ürünlerde gümrük vergileri ile vergilerin tahsilatını durdurduğunu açıklamıştı. Bakanlığın ilgili sevkiyatlarda risk bulunmadığı yönündeki açıklaması, yumurtaya bağlı sağlık risklerinin mutlak olarak ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Taşıma, depolama, pişirme ve veteriner denetimi ürün güvenliği açısından önemini koruyor. Bakanlık ayrıca vatandaşlar ile medyaya, doğruluğu denetlenmemiş bilgileri yaymama ve yetkili kurumların açıklamalarına dayanma çağrısı yaptı.

Kadrijaj, Kosova’da Süt Sektöründeki Çifte Standart İddiasını Gündeme Getirdi
Görsel kaynağı: Paparaci · Özgün haber
Veri haberi

Kadrijaj, Kosova’da Süt Sektöründeki Çifte Standart İddiasını Gündeme Getirdi

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Kosova’daki bir oturumda konuşan Aleans milletvekili Time Kadrijaj, yerli süt üreticilerinin karşı karşıya olduğu koşullarla ithal ürünlere uygulanan kurallar arasında çifte standart bulunduğu yönündeki endişeleri gündeme getirdi. Kadrijaj, yerli üreticilerin süt yan ürünlerinde palm yağı kullanımının sınırlandırıldığını, buna karşın ithal ürünlerde aynı bileşenin bulunduğundan şüphelenildiğini söyledi. Kadrijaj, ithal ürünlerin Kosova pazarında rekabet ettiğini, yerli süt işletmelerinin ise belirsizlik, artan maliyetler ve faaliyetlerini sürdürme riskiyle karşı karşıya kaldığını belirtti. Özel sektörün dile getirdiği endişelere göre yaklaşık 15 yerli süt işletmesinin ciddi risk altında olduğunu aktaran milletvekili, Vita süt işletmesinin istihdamda ağır sonuçlar yaşanabileceği ve yaklaşık 500 çalışanın işini kaybedebileceği uyarısında bulunduğunu söyledi. Milletvekili, süt işletmelerinin kapanması halinde çiftçilerin ürettikleri sütü kime satacağının ve çalışanların geçimini nasıl sürdüreceğinin belirsizleşeceğini ifade etti. Kadrijaj, Meclis’in işletmeler ve istihdam daha fazla risk altına girmeden sorumluluk ve şeffaflık talep etmesi gerektiğini savundu. Ayrıca Sırbistan’dan yoğurt ithalatına izin verilirken yerli işletmelerin ve Vita fabrikasının faaliyetlerinin engellenemeyeceğini belirterek yerli çiftçiler için eşitlik çağrısı yaptı.

Beslenme Tercihlerinden Tarım Politikalarına Yeni Yaklaşım
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

Beslenme Tercihlerinden Tarım Politikalarına Yeni Yaklaşım

Springer’ın Discover Sustainability dergisinde yayımlanan yeni bir bilimsel çalışma, tüketicilerin günlük beslenme tercihlerinin yalnızca sağlıkla sınırlı kalmadığını; tarım, hayvancılık, biyoçeşitlilik, çevre, iklim ve kırsal alanların geleceğini de etkilediğini ortaya koyuyor. AΠΘ’den Prof. Konstantinos Mattas’ın koordinasyonundaki çalışmada tüketicinin “tabağı”, tarladan ve tarımsal işletmeden çevreye ve topluma uzanan tarım-gıda zincirinin kritik halkası olarak değerlendiriliyor. Mattas, beslenme tartışmasının yalnızca sağlık üzerinden yürütülemeyeceğini belirtiyor. Ona göre tüketicinin tercihleri, üretim zincirinin tamamına mesaj gönderiyor; ancak sofradaki gıdanın varlığından önce çiftçiler ve hayvancılıkla uğraşan üreticiler geliyor. Üretim olmadan tüketicinin talep ettiği gıdaların sağlanamayacağını vurgulayan araştırmacı, çevre, kalkınma, gıda kalitesi ve üretici geliri politikalarının birbirinden kopuk değil, koordineli biçimde ele alınması gerektiğini savunuyor. Çalışmanın öne çıkardığı başlıklardan biri biyoçeşitlilik. Mattas’ın aktardığına göre beslenmenin neredeyse %90’ı yalnızca 10 türden geliyor ve beslenmenin büyük bölümü üç ürüne dayanıyor. Bu daralma, üretimdeki çeşitlilik ile gıda güvenliği açısından risk oluşturuyor. Bakliyat, yabani otlar ve geleneksel ürünler ise üreticiler için yeni fırsatlar yaratabilecek ve daha sürdürülebilir üretim sistemlerine katkı sağlayabilecek seçenekler arasında gösteriliyor. Araştırma ayrıca küçük üreticilerin geleneksel ürünleri ve kırsal alanları korumadaki rolüne dikkat çekiyor. Mattas, Avrupa ve ulusal hükümetlerin tarımı her kalkınma politikasının merkezi unsurlarından biri olarak görmesi gerektiğini belirtiyor. Araştırmacı, yerli üretimin ithal ürünlerle sürekli ikame edilmesinin gelecekte ülkelerin gıda yeterliliği açısından ciddi sorunlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor.

İspanya’da Meyve ve Sebzelerin Menşei Barkoddan Değil Etiketten Anlaşılıyor
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Meyve ve Sebzelerin Menşei Barkoddan Değil Etiketten Anlaşılıyor

İspanya’daki süpermarketlerde meyve ve sebzelerin hangi ülkeden geldiğini anlamanın yolu barkodun ilk rakamlarını kontrol etmekten değil, ürün etiketi ve satış kartelasındaki menşe bilgisini okumaktan geçiyor. Ülkede yıl boyunca geniş bir meyve ve sebze çeşidi bulunması, şirketlerin talebi karşılamak için başka ülkelerden ürün ithal etmesiyle mümkün oluyor. Bu uygulama sezon dışı ürünlerin raflarda yer almasını ve mevsimindeki bazı ürünlerin daha ekonomik sunulmasını sağlarken, düşük ithalat fiyatlarıyla rekabet etmekte zorlanan İspanyol çiftçileri de etkiliyor. Tüketicilerin yerli ürünleri ithal ürünlerden ayırabilmesi için mevsim ürünlerini tanıması ve etiketleri dikkatle incelemesi öneriliyor. Taze ürünlerde genellikle yetiştirildiği yeri gösteren bir etiket bulunuyor. Ürün etiketsizse veya dökme satılıyorsa, İspanya’daki düzenlemeler gereği ürüne eşlik eden görünür kartelada ürünün adı, menşe ülkesi ve kilogram fiyatı yer almalı. Ambalajlı gıdaların etiketinde ise menşe ülkesinin yanında, ürünü piyasaya sunmaktan sorumlu şirketin adı ve adresi bulunmalı. Barkodun ilk iki hanesindeki 84 rakamının ürünün İspanya’da üretildiğini gösterdiği yönündeki yaygın inanış ise doğru değil. Tüketici ve Kullanıcılar Örgütü (OCU) tarafından da reddedilen bu iddiaya göre 84, barkodu İspanyol iştirakin aldığını ifade ediyor. Barkod sistemi ürünlerin lojistik yönetimini kolaylaştırıyor ve şirket iştirakleri kodları GS1 üyesi kuruluşlardan talep edebiliyor. Benzer biçimde 611 veya 61 rakamları da ürünün Fas menşeli olduğunu göstermiyor; bu kodlar, ürünü pazarlayan şirketin GS1 Fas’a bağlı olduğunu belirtiyor.

Yeni Zelanda’da Tahıl Üreticilerine Fiyat Yerine Değerle Rekabet Çağrısı
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda’da Tahıl Üreticilerine Fiyat Yerine Değerle Rekabet Çağrısı

Yeni Zelanda’da tahıl üreticilerine, ithal ürünlerle fiyat üzerinden yarışmak yerine menşe, kalite ve ürün değerini öne çıkararak rekabet etme çağrısı yapıldı. Lincoln University’deki Yeni Zelanda Tarım ve Bahçe Bilimleri Enstitüsü forumunda konuşan Orta Canterbury’li tahıl üreticisi ve eski özel ticaret temsilcisi Hamish Marr, üreticilerin sübvansiyon yarışını kazanamayacağını, ancak doğru koşullar sağlanırsa değer odaklı bir yarışta rekabet edebileceğini söyledi. Marr’a göre ülkenin tahıl ve yem ihtiyacının %60’ı ithalatla karşılanıyor. Palm çekirdeği, soya küspesi, buğday, mısır ve arpa ithalatı 2025’te 2,9 milyon tona ulaşırken 2010’da 1,8 milyon tondu. Buna karşılık Yeni Zelanda’nın tahıl üretimi aynı dönemde 900.000 tondan 1 milyon tona çıktı ve büyük ölçüde yatay kaldı. Marr, artan süt hayvancılığının tahılda dışa bağımlılığı daha da artırdığını belirtti. Konuşmada lojistik maliyetleri de öne çıktı. Güney Adası ile Kuzey Adası arasındaki Cook Boğazı’ndan tahıl taşımacılığının ton başına 110-130 Yeni Zelanda dolarına mal olduğu, buna karşılık Avustralya’da Tasmanya’dan ana karaya taşımacılığın hükümet tarafından desteklendiği aktarıldı. Marr, sübvansiyonların ölçek, lojistik, standartlar ve uyum sorunlarını tek başına çözemeyeceğini söyledi. Üreticilerin NZ Grown Grains sertifikası gibi girişimlerle menşe bilgisini görünür kılması ve kamu altyapı desteği alması önerildi.

KKTC’de Dört Üründe Limit Üstü veya Tavsiye Dışı Bitki Koruma Ürünü Tespit Edildi
Görsel kaynağı: Kıbrıs Gazetesi · Özgün haber
Veri haberi

KKTC’de Dört Üründe Limit Üstü veya Tavsiye Dışı Bitki Koruma Ürünü Tespit Edildi

Tarım Dairesi’nin 17-22 Ekim tarihli haftalık gıda denetimlerinde, ithal ve yerli ürünlerden alınan 74 numunenin dördünde limit üstü veya tavsiye dışı bitki koruma ürünü belirlendi. İthal ürünlerde incelenen 59 numunenin 57’si temiz çıktı; Bayur Tarım Ürünleri ve Hayvancılık Ltd.’ye ait domates ile havucun imha edilmesine karar verildi. Yerli ürünlerde 15 numunenin 13’ü temiz çıktı. Gazimağusa’daki dereotunda tavsiye dışı ürün tespit edilerek imha işlemi uygulandı. Türkmenköy’deki salatalıkta ise limit üstü bitki koruma ürünü saptandı ve hasat, yeni laboratuvar analizine kadar durduruldu.

Bosna-Hersek’te Tarım Birliklerinden Yerli Üretim İçin Acil Önlem Çağrısı
Görsel kaynağı: Agroportal.ba · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersek’te Tarım Birliklerinden Yerli Üretim İçin Acil Önlem Çağrısı

Bosna-Hersek’in Federasyon BiH ve Sırp Cumhuriyeti’ndeki tarım birlikleri, Gračanica’da yapılan toplantının ardından yerli üretimin korunması, tarımsal girdiler üzerindeki vergi yükünün azaltılması ve et ihracatının Avrupa Birliği’ne açılması için acil önlem çağrısı yaptı. Toplantıya süt, et ve tarım üreticilerini temsil eden birliklerin yanı sıra kooperatifler ve işleme sanayisi temsilcileri katıldı. Birlikler, ithalat, yerli üretim, fiyatlar ve piyasa koşullarındaki değişime göre koruma önlemlerini otomatik olarak devreye sokacak bir mekanizma kurulmasını istedi. Ayrıca BiH’de üretilen temel tarımsal girdiler için %0 ile 2 arasında, ithal ürünler için ise %8,5’e kadar farklılaştırılmış Katma Değer Vergisi oranı önerildi. Birliklere göre bu düzenleme, özellikle KDV sistemine dahil olmayan küçük işletmelere yardımcı olabilir. Üreticiler, kırmızı et ve canlı hayvan ihracatı için gerekli koşulların oluşturulmasını talep etti. Toplantıda BiH’nin her yıl büyük miktarlarda et ithal ettiği, buna karşılık yerli üreticilerin potansiyel gördükleri dış pazarlara erişemediği belirtildi. Üretici temsilcileri, diplomatik ve konsolosluk ağının yerli ürünlerin tanıtımında daha aktif rol üstlenmesini de istedi. Katılımcılar, entite ve devlet düzeyindeki ilgili kurumlarla ortak toplantı düzenlenmesine ve müzakereleri yürütmek üzere özel bir ekip atanmasına karar verdi. Süt üreticilerinin çıkarlarını savunacak bir koordinasyon ekibi kurulması da kararlaştırılırken, talepler karşılanmazsa daha radikal önlemlere başvurulacağı açıklandı.

İtalya’da Sert Buğday Fiyatları İkinci Kez Arttı
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’da Sert Buğday Fiyatları İkinci Kez Arttı

İtalya’da sert buğday fiyatları, Ulusal Birleşik Komisyonun (CUN) 19 Ekim toplantısında kaliteli fino, proteico ve alto proteico sınıflarında ton başına 2-6 avro arttı. Bu, iki haftalık yatay seyrin ardından gerçekleşen ikinci ardışık artış oldu. Güneydeki fino alto proteico ise değişmeyerek 335-340 avro/ton aralığında kaldı ve en yüksek fiyatlı kategori olmayı sürdürdü. Güneyde fino proteico 320-325 avroya, fino 291-296 avroya yükseldi. Alto proteico fiyatı merkezde 318-323, kuzeyde 313-318 avro/ton seviyesine çıktı; her iki bölgede artış 5 avro oldu. İthalatta ikinci kalite Kanada sert buğdayı Bari’de 342-345, Altamura’da 346-348 avro/ton aralığına yükselirken, Milano’daki ithal ürünlerde artış 5 avro olarak kaydedildi. Kuzey Amerika fiyatları yükselişi desteklerken Kanada’nın birinci kalite Cwad ürünü yaklaşık 298-300 avro/ton FOB seviyesinde işlem gördü. Kanada hasadındaki düşük hektolitre ağırlığı ve yerel tane çimlenmesine ilişkin belirsizlikler fiyatları yüksek tutuyor. Buna karşılık dünya sert buğdayı stokları son sekiz yılın en yüksek seviyesinde, 9,9 milyon ton olarak verildi; Kuzey Afrika ve Türkiye’de üretimin arttığı belirtildi. Türkiye’nin fiyatlar daha da yükselirse uluslararası pazara dönmeye hazır olduğu aktarıldı. Ismea verilerine göre tarla fiyatları liman ve değirmen fiyatlarını izlemedi; 10 piyasanın 7’sinde değişim görülmedi.

Slovak Bakan Takáč: Süt Sektörü İçin AB Finansmanı Yetersiz
Görsel kaynağı: SITA · Özgün haber
Veri haberi

Slovak Bakan Takáč: Süt Sektörü İçin AB Finansmanı Yetersiz

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Slovakya Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanı Richard Takáč, Bratislava’da Avrupa Sütçülük Birliği’nin (EDA) yıllık kongresinde Slovak süt sektörünün büyüme potansiyeli bulunduğunu söyledi. Takáč’a göre bu potansiyelin kullanılabilmesi için istikrarlı koşullar, yeterli yatırım ve adil rekabet gerekiyor. Bakan ayrıca 2028’den itibaren uygulanması önerilen Avrupa Birliği tarım ve gıda sektörü finansmanının sektörün karşı karşıya olduğu zorluklara karşılık gelmediğini belirtti. Takáč, mevcut bütçe taslağına göre Slovakya’nın tarım için mevcut döneme kıyasla daha az kaynak alabileceğini ve sektöre doğrudan ayrılan fonların gerekli ölçüde doğrudan ödemeleri karşılamayabileceğini söyledi. AB bütçesinin 800 ila 900 milyar avro büyümesinin konuşulduğu bir dönemde çiftçilerin ve gıda üreticilerinin daha az finansman almasının kabul edilemez olduğunu savunan bakan, gıda güvenliği ve kendine yeterlilik için daha fazla kaynak ve daha az bürokrasi gerektiğini ifade etti. Slovak süt işletmelerinin daha fazla yerli sütü işleyebilecek teknoloji ve kapasiteye sahip olduğunu belirten Takáč, bunun istikrarlı birincil üretime ve sektörün ekonomik olarak sürdürülebilir işlemesine bağlı olduğunu kaydetti. Ancak sektör, sağmal inek sayısındaki uzun süreli düşüş, yüksek üretim maliyetleri ve ithal ürünlerin güçlü rekabetiyle karşı karşıya. Bu koşullar, çiftliklerin ekonomisini ve işleyicilerin yeni yatırımlara ilişkin kararlarını etkiliyor. Bakan, gıda sektörünün modernizasyon, otomasyon ve rekabet gücünün artırılması için yatırımlara ihtiyaç duyduğunu söyledi. Gıda sektörünün Ortak Tarım Politikası içinde tutulmasına yönelik görüşmeleri olumlu karşılasa da, ek finansman olmadan bunun yeterli olmayacağını belirtti. Takáč ayrıca Ukrayna dahil üçüncü ülkelerden yapılan gıda ithalatının Avrupalı üreticiler üzerindeki baskısına dikkat çekerek, Ukrayna’ya yardım edilirken Avrupalı çiftçi ve işleyicilerin orantısız rekabet baskısından korunması gerektiğini ifade etti.

Kıbrıs’ta Gıda Numunelerinin %7,3’ünde Pestisit Sınırı Aşıldı
Görsel kaynağı: SigmaLive · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Gıda Numunelerinin %7,3’ünde Pestisit Sınırı Aşıldı

Kıbrıs’ta analiz edilen 466 gıda numunesinin 61’inde yasal pestisit kalıntısı sınırlarının üzerinde sayısal değerler kaydedildi. Devlet Genel Laboratuvarı Direktörü Revekka Kokkinofta’nın açıklamasına göre bu ilk hesaplamada numunelerin %13,1’ine karşılık geldi. Avrupa’daki değerlendirme prosedürlerinde ölçüm belirsizliği de hesaba katıldığında, yasal sınırları aştığı kabul edilen numunelerin oranı %7,3 olarak belirlendi. Kokkinofta, pestisit kalıntısının tespit edilmesiyle yasal sınırın aşılmasının aynı şey olmadığını vurguladı. Bir numunenin pozitif çıkması, otomatik olarak izin verilen seviyelerin aşıldığı veya ürünün insan sağlığına zarar verdiği anlamına gelmiyor. Avrupa mevzuatı kapsamında belirlenen azami kalıntı sınırları tek başına toksikolojik zarar eşiği olarak yorumlanmıyor; sınırları aştığı değerlendirilen numuneler için tüketici sağlığı üzerindeki olası etkiyi inceleyen risk değerlendirmesi yapılıyor. Hayvansal kaynaklı gıdalarda 83 numune incelendi ve 12’sinde pestisit kalıntısı tespit edildi. Ancak bu numunelerden yalnızca biri, bir kas numunesi, izin verilen sınırların üzerinde bulundu. Diğer 11 numune Avrupa mevzuatında belirlenen sınırlar içinde kaldı. Devlet Genel Laboratuvarı, Tarım Dairesi, Veteriner Hizmetleri ve Sağlık Hizmetleriyle yürütülen denetimlerin son aşamasında görev yapıyor. İthal ürünlere, ülkeye girişten önce Kıbrıs’ın yetkili makamlarınca saha denetiminden geçmedikleri için özel önem veriliyor. Laboratuvar kapasitesini genişleterek aynı anda 420’den fazla pestisit parametresini analiz edebiliyor; sonuçlar, üreticiler için düzeltici önlem ve önerileri belirleyen ilgili makamlara iletiliyor.

ABD'nin Tarifesiz Sığır Eti İthalatı Kıyma Fiyatlarını Sınırlı Etkiledi
Görsel kaynağı: AgDaily · Özgün haber
Veri haberi

ABD'nin Tarifesiz Sığır Eti İthalatı Kıyma Fiyatlarını Sınırlı Etkiledi

ABD yönetiminin sığır eti fiyatlarını düşürmek amacıyla geçici olarak genişlettiği tarifesiz ithalat kotası, hedeflenen etkinin gerisinde kaldı. Ağustosta duyurulan düzenleme, 90 gün içinde 300.000 metrik ton ek sığır etinin ülkeye girmesini ve ayda 100.000 metrik tona kadar uygun nitelikte ürün ithal edilmesini öngörüyordu. Ancak ilk tahsis döneminde, 28 Eylüle kadar yalnızca 37.486 metrik ton sığır eti ithal edildi; 62.500 metrik tondan fazla kota kullanılmadı. Arkansas Üniversitesi tarım ekonomisti James Mitchell, ithal edilen miktarın yalnızca 8.054 ila 21.936 metrik tonluk bölümünün normal koşullarda ABD pazarına girmeyecek ek sığır eti olabileceğini tahmin etti. Amerikan Çiftlik Bürosu Federasyonunun 22 eyaletteki 41 marketi kapsayan analizinde, marketlerin 30'unda kıyma fiyatları değişmedi. Ortalama fiyat 2 Eylülde pound başına 7,29 dolardan 23 Eylülde 7,13 dolara inerken düşüş 16 sent, yani yaklaşık %2 oldu. Kaynakta aktarılan değerlendirmelere göre ABD'deki dar sığır varlığı, yıllar süren sürü küçülmesi ve güçlü tüketici talebi fiyatları yüksek tutuyor. İthal ürünlerin limanlara ulaşmasının ardından işleme, dağıtım ve perakende kanallarından geçmesi gerektiği için ek arzın market fiyatlarına yansıması zaman alabiliyor. Mitchell, genişletilen ithalat izninin ihracatçıların kotayı dolduracağını veya fiyatları hemen düşüreceğini garanti etmediğini belirtti. Politika, tüketicilere sınırlı tasarruf sağlarken sığır üreticilerinin tepkisini çekti. Kansas Çiftlik Bürosu Başkanı Glenn Brunkow, ithalat kararının Amerikan ineğinin değerini tahminen 200 ila 400 dolar düşürdüğünü söyledi. Kuraklık, yüksek üretim giderleri ve sürü tasfiyeleriyle daralan arzın yeniden oluşturulmasının yıllar sürebileceği belirtilirken Beyaz Saray, ithalatın yerli sürü toparlanana kadar tüketicilere rahatlama sağlayabileceğini savundu. Trump ise geçici önlemi kasımda sona ermesinin ötesine uzatmayı düşünmediğini açıkladı.

Suriye, Türkiye Menşeli Bazı Tarım ve Veteriner Ürünlerinin İthalatını Uyumlandırdı
Görsel kaynağı: Al-Thawra Al-Souria · Özgün haber
Veri haberi

Suriye, Türkiye Menşeli Bazı Tarım ve Veteriner Ürünlerinin İthalatını Uyumlandırdı

Suriye Tarım Bakanlığı, Türkiye menşeli bazı tarım ve veteriner ürünlerinin Suriye pazarlarında ithalatı ve dolaşımı için geçici bir düzenleme yaptı. Uygulama, belirli teknik ve denetim kurallarına bağlandı ve kararın süresi üç yılı aşmayacak. Bakanlık, düzenlemeyle güvenilir ve güvenli tarımsal üretim girdileri sağlamayı, hayvan sağlığı ile bitki koruma programlarını desteklemeyi amaçlıyor. Karar ayrıca ithal ürünlerin denetimini güçlendirmeyi ve kaçak, kaynağı bilinmeyen ya da denetim dışı ürünlerin dolaşımını sınırlamayı hedefliyor. Bakanlık, 28 Eylül’de Suudi Arabistan’da kayıtlı bazı ürünler için de benzer bir karar yayımlamıştı.

Suriye, Türk Menşeli Tarımsal ve Veteriner Ürünlerin İthalat ve Dolaşımını Uyumlaştırdı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye, Türk Menşeli Tarımsal ve Veteriner Ürünlerin İthalat ve Dolaşımını Uyumlaştırdı

Suriye Tarım Bakanlığı, Türk menşeli bazı tarımsal ve veteriner ürünlerinin Suriye piyasalarında ithalatı ve dolaşımını uyumlaştıran bir karar yayımladı. Karar geçici olacak ve karar tarihinden itibaren en fazla üç yıl yürürlükte kalacak. Uygulama, belirli teknik ve denetim kurallarına bağlandı. Bakanlık, düzenlemeyle güvenilir ve güvenli tarımsal üretim girdilerinin temin edilmesini, hayvan sağlığı ve bitki koruma programlarının desteklenmesini amaçlıyor. Kararın diğer hedefleri ithal ürünler üzerindeki denetimi güçlendirmek ve kaçak, kaynağı bilinmeyen ya da denetim dışı ürünlerin dolaşımını sınırlamak. İthalatçı ve ihracatçılar ayrıntılar için yayımlanan bağlantıya yönlendirildi.

İtalya'da Zeytinyağı Fiyatları Geriledi, Üreticiler Eylem Planlıyor
Görsel kaynağı: Philenews · Özgün haber
Veri haberi

İtalya'da Zeytinyağı Fiyatları Geriledi, Üreticiler Eylem Planlıyor

İtalya’da zeytinyağı üreticileri, yeni hasadın başlamasına birkaç hafta kala geçen yılın ürününden elde ettikleri fiyatların sert biçimde gerilemesini protesto ediyor. Başta önemli bir zeytin üretim bölgesi olan Puglia olmak üzere üretici eylemleri düzenlendi ve gelecek hafta için yeni gösteriler planlandı. İtalyan medyasının aktardığı fiyat karşılaştırmalarına göre Foggia’da kilogram fiyatı 8 Ekim 2026’da 4 avroya inerken, 1 Ekim 2025’te 9,70 avro seviyesindeydi. Bari’de fiyat yaklaşık 4,55 avrodan, bir yıl önceki 9,43 avrodan geriledi. Üreticiler yakıt, gübre, bitki koruma, sulama, hasat ve depolama maliyetlerinin yanı sıra bazı ithal ürünlerde tağşiş bulunduğu iddiasından şikâyet ediyor. Devletten acil müdahale, destek, vergi indirimi ve kredi geri ödemelerinde kolaylık istiyor.

Alman Meyvecileri Yerli Üretimin Payı İçin Eylem Düzenliyor
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Alman Meyvecileri Yerli Üretimin Payı İçin Eylem Düzenliyor

Almanya’da tüketilen meyvenin yalnızca yaklaşık %20’sinin yerli üretimden geldiğini belirten meyveciler, sektörün ekonomik koşullarına dikkat çekmek için ülke çapında eylem düzenliyor. “Ein Fünftel ist nicht genug” (Beşte biri yeterli değil) sloganıyla yapılacak etkinlikler 8 Ekim’de ve bu tarihin çevresinde Berlin ile Almanya’nın çok sayıda bölgesinde gerçekleştirilecek. Eylem, yerli meyvenin tüketimdeki payının beşte bire gerilemesini görünür kılmayı amaçlıyor. Sektöre göre yüksek işçilik maliyetleri işletmeleri zorluyor; toplama, budama ve sınıflandırma gibi işler meyvecilikte yalnızca sınırlı ölçüde otomatikleştirilebiliyor. Alman üreticiler ayrıca daha düşük üretim maliyetlerine sahip ülkelerden gelen ithal ürünlerle rekabet ediyor. Ekonomik koşulların kötüleşmesi halinde yerli üretimin payının daha da düşebileceği belirtiliyor. Bundesfachgruppe Obstbau, yoğun emek gerektiren işletmeler için destek ve üçüncü ülkelerden gelen mevsimlik işçilere yönelik uygulanabilir kurallar dahil daha iyi ekonomik koşullar talep ediyor. Joerg Hilbers, sektörün yüksek çevre, sosyal ve kalite standartlarının yanı sıra Alman ücretleri ile yüksek enerji, yatırım ve üretim maliyetlerini karşılamak zorunda olduğunu söyledi. Sektör birlikleri, işletmelerin kapanmasının istihdam, uzmanlık ve bölgesel katma değer kaybına yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Bundesfachgruppe’ye göre yerli üretim ekonomik olarak sürdürülemezse ithalata bağımlılık da artabilir.

Gürcistan Tarım Sektörü Dizel ÖTV’sinin Azaltılmasını İstiyor
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber
Veri haberi

Gürcistan Tarım Sektörü Dizel ÖTV’sinin Azaltılmasını İstiyor

Gürcistan tarım sektörü, dizel üzerindeki özel tüketim vergisinin (ÖTV) azaltılmasını talep ediyor. Sektör temsilcileri, akaryakıttaki sert fiyat artışının yerel üretimi doğrudan etkilediğini, ürünlerin maliyetini yükselttiğini ve Gürcü çiftçileri komşu ülkelerin ürünleri karşısında rekabet açısından dezavantajlı bıraktığını belirtiyor. Meyve-sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Vahtang Bejitashvili, mevcut eğilimin sürmesi halinde ürün fiyatlarının artmasının kaçınılmaz olduğunu söyledi. Bejitashvili, yakıt ve enerji giderlerinin ürünün maliyetindeki payının ürüne göre %20 ile yaklaşık %50 arasında değiştiğini aktardı. Bejitashvili’ye göre dizel, sürüm ve ekimden ürünlerin depolanması, taşınması ve nihai satışına kadar üretimin temel aşamalarında kullanılıyor. Çözüm olarak yerel üretimi korumaya yönelik ülkelerde uygulanan değişken ÖTV oranını örnek gösteren Bejitashvili, bunun üretim maliyetleri ve ithal ürünlerle rekabet üzerindeki baskıyı azaltabileceğini ifade etti. Sektör temsilcileri geçen hafta Gürcistan Çevre Koruma ve Tarım Bakanlığı temsilcileriyle görüştü. Taraflar, yakıt ÖTV’sinin yanı sıra bürokratik engellerin azaltılması ve vergi idaresinin iyileştirilmesini ele alacak özel bir çalışma grubu kurulması konusunda anlaştı.

Çekya’da İthal Kanatlı Etinde Salmonella Tespit Edildi
Görsel kaynağı: Food Safety News · Özgün haber

Çekya’da İthal Kanatlı Etinde Salmonella Tespit Edildi

Çekya’da ithal kanatlı etine yönelik artırılmış Salmonella denetimlerinde, 93 ürün örneğinin 23’ünde bakteriye rastlandı. Devlet Veteriner İdaresi (SVS), ithal kanatlı ette Salmonella varlığını hedefleyen kontrolleri temmuz sonlarında yoğunlaştırdı. Testler, incelenen örneklerin yaklaşık dörtte birinde Salmonella bulunduğunu gösterdi. Denetimler, ithal ürünlerde patojen aranmasına yönelik özel bir uygulama kapsamında yürütüldü.

Romanya’da Gıda Fiyatlarında Ekim Ayında Yeni Artış Bekleniyor
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber
Veri haberi

Romanya’da Gıda Fiyatlarında Ekim Ayında Yeni Artış Bekleniyor

Romanya’da gıda fiyatlarının ekim ayında yeniden yükselmesi bekleniyor. Piyasa tahminlerine göre artışlar gıda ürünlerinde %4 ila 8 arasında değişecek. En yüksek artışın süt ürünlerinde görülmesi, kaşar peynirinde fiyatların %8’e kadar yükselmesi öngörülüyor. Salam ve diğer işlenmiş et ürünleri için üreticilerin perakendecilere %3 ila 4 arasında değişen fiyat artışları bildirdiği aktarılıyor. Artış beklentisinin temelinde akaryakıt, elektrik ve doğal gaz maliyetlerindeki yükseliş bulunuyor. Gıda sektöründeki bu giderlerin bir ürünün toplam maliyetinde %10 ila 12 paya sahip olduğu belirtiliyor. Ekonomik analist Adrian Negrescu, enerji ve yakıt fiyatlarındaki artışın yanı sıra ulusal para biriminin avro karşısındaki değer kaybının da, ithal ürünlerin ağırlığı nedeniyle fiyatları etkileyebileceğini söyledi. Süt ürünleri sektöründe faaliyet gösteren Mirdatod Prod, hammadde sütünün alım fiyatı ile yakıt, enerji ve ambalaj maliyetlerinde öngörülebilirlik bulunmadığını açıkladı. Şirket, Lactate de Ibăneşti markasının fiyatlarında yıl sonuna kadar artış talep edeceğini ve artışın %8’den az olmayacağını belirtti. Ancak şirket, tüketici üzerindeki etkiyi sınırlamak için hesaplamaların sürdüğünü ifade etti. Gıda Sanayisi Ulusal Sendikalar Federasyonu Başkanı Dragoş Frumosu, üreticilerin artan maliyetler ve düşen satışlar arasında sınırlı hareket alanına sahip olduğunu söyledi. Frumosu’ya göre eylül ayına kıyasla ekim ayında gıda fiyatları %5 ila 6 artabilir; yıl başına göre ortalama artış ise %10 ila 15’e ulaşabilir. Bu değerlendirme, piyasa beklentilerinden ayrı bir sektör açıklaması olarak aktarıldı. Kanatlı eti üreticisi Familia Safir’in yöneticisi George Safir de yakıt, plastik ambalaj ve kamu hizmetleri maliyetlerindeki yükselişin şirket üzerindeki baskıyı artırdığını belirtti. Şirket, fiyat artışı konusunda henüz karar vermediğini ve tüketici talebi ile alım gücünü değerlendireceğini açıkladı. Analist Negrescu ise enflasyonun önümüzdeki 6 ila 12 ay içinde artış ve düşüş dönemleri yaşayabileceğini, yüksek fiyatların satışları azaltarak üreticileri fiyat politikalarını yeniden değerlendirmeye zorlayabileceğini ifade etti.

Rio Grande Do Sul Süt Pazarının %8’i İthal Ürünlerden Oluşuyor
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Rio Grande Do Sul Süt Pazarının %8’i İthal Ürünlerden Oluşuyor

Brezilya’nın Rio Grande do Sul eyaletinde süt üretimi 2025’te bir önceki yıla göre yaklaşık %2,38 artmasına rağmen ithal ürünlerin pazar payı yaklaşık %8’e ulaştı. Rio Grande do Sul Küçük ve Orta Ölçekli Süt İşleme Sanayileri Birliğine (Apil) göre Arjantin ve Uruguay’dan daha düşük maliyetlerle gelen ürünler, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler üzerindeki rekabet baskısını artırıyor. Apil Başkanı Fernando Zimmermann, ithal ürünlerin satış noktalarında eyaletin laktik ürünleriyle doğrudan rekabet ettiğini belirtti. Bazı pizzacı zincirleri ve süpermarketlerin ithalatı doğrudan ya da emtia ticareti şirketleri aracılığıyla gerçekleştirebildiğini söyleyen Zimmermann, bu ürünlerin daha düşük maliyetle piyasaya girmesinin üreticiye ödenen fiyatları da baskıladığını ifade etti. Küçük işletmelerin süt tozu ve requeijão üretiminde kullanılan hamur gibi girdileri ithal eden büyük şirketlerle rekabet etmekte zorlandığı kaydedildi. Eyaletteki sanayi tesislerinin günlük kapasitesi 19-20 milyon litre arasında tahmin edilirken mevcut süt üretimi yaklaşık 10,5 milyon litre düzeyinde bulunuyor. İşletmeler bu nedenle çalıştıkları üreticilerin verimliliğini artırmaya ve üretim maliyetlerini düşürmeye odaklanıyor. Apil, Arjantin ve Uruguay’dan gelen süt tozu ile mozzarella peyniri başta olmak üzere bazı ithal ürünlere ek maliyet uygulanmasını ve sektöre kredi erişimi ile tüketimin artırılmasını sağlayacak önlemlerin görüşülmesini savunuyor. Bu öneriler henüz karara dönüşmüş değil.

AB’nin Tarım Politikası ve Bütçesi İçin Endişe Arttı
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber

AB’nin Tarım Politikası ve Bütçesi İçin Endişe Arttı

Unión de Uniones, Brüksel’de 9 ve 10 Eylül’de yaptığı temasların ve 2026 Birliğin Durumu konuşmasının ardından AB’nin tarım politikası ve bütçesine ilişkin kaygılarının arttığını bildirdi. Kuruluş, Ursula von der Leyen’in konuşmasının 2024’teki tarım protestoları sonrasında oluşan beklentileri karşılamadığını savundu. Almanya ile bütçede tasarruftan yana ülkelerin kesinti taleplerinin Ortak Tarım Politikası’nı (OTP) da kapsadığını belirtti. Avrupa Parlamentosu, Avrupa Komisyonu ve İspanya’nın AB Daimi Temsilciliği ile görüşen kuruluş, tarımın bütçe ve OTP kararlarında öncelikli olması gerektiğini vurguladı. Kırsal alanın durumunu anlatan bir belge sundu ve sekiz somut taahhüt istedi. Düşük kârlılık, tedarik zincirindeki dengesizlik, bürokrasi, kuşak değişiminin yetersizliği, krizlere kırılganlık ve farklı koşullarda üretilen ithal ürünlerle rekabetin çözüm beklediğini söyledi. Kuruluş; su, iklim dayanıklılığı, sigorta ve risk yönetimine ilişkin duyuruları gerekli bulduğunu, kuraklık, sel, yangın ve aşırı sıcakların çiftliklerde ağır kayıplara yol açtığını belirtti. Tartışmanın önümüzdeki aylarda üye ülkelere ve ulusal planlara kayacağını, maliye bakanlıklarının rolünün artacağını öngördü. Ortak ve yeterli finansmana sahip bir OTP, kârlılık ve adil ticaret için AB kurumları ve İspanya hükümetiyle temasını sürdüreceğini açıkladı.

Merada otlayan küçükbaş sürüsü
Temsilî görselMerada otlayan küçükbaş sürüsüNathan Pratyksh Khanna · CC BY-SA 3.0Görsel, yerleşime göre kırpılarak gösterilir.

American Lamb Board, Talebi Karşılamada İthalatın Rolünü Kabul Etti

American Lamb Board, yerel talebi karşılamada Avustralya ve Yeni Zelanda’dan gelen ithal ürünlerin rolünü kabul etti. Kurumun son piyasa güncellemesinde bu ithalatın iç talebin karşılanmasına katkı sağladığı belirtildi.