ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

327 haber · Sayfa 1

Pestisit Kalıntısı Tespit Edilen 19,3 Ton Elma İmha Edilecek
Görsel kaynağı: Zelenaberza · Özgün haber
Veri haberi

Pestisit Kalıntısı Tespit Edilen 19,3 Ton Elma İmha Edilecek

Kuzey Makedonya’dan Bulgaristan’a ihraç edilen 19,3 tonluk elma sevkiyatının, meyvelerde izin verilen azami seviyenin üzerinde pestisit kalıntısı tespit edilmesi üzerine imha edilmesine karar verildi. Sevkiyat, Bulgaristan’daki denetimin ardından geri çevrilerek Novo Selo sınır kapısında alıkonuldu. Aynı sevkiyattan alınan kontrol numunesi Üsküp’teki Devlet Fitosaniter Laboratuvarında incelendi ve pestisit kalıntıları yeniden doğrulandı. Yetkililer, ürünleri mühürleyerek yasal prosedür kapsamında imhaya gönderdi; amaç, elmaların piyasaya sürülmesini önlemek ve tüketici sağlığını korumaktı.

Fransa’da Satın Alma Gücü Baskısı Gıda Tüketimini Zorluyor
Fotoğraf: STEPHANE DE SAKUTIN / AFP · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Satın Alma Gücü Baskısı Gıda Tüketimini Zorluyor

Fransa’da satın alma gücü krizinin tüketici davranışlarını belirgin biçimde değiştirdiğini söyleyen Groupement Mousquetaires Başkanı Thierry Cotillard, hanelerin marketlere daha sık geldiğini ancak her ziyarette ortalama olarak 2025’e kıyasla bir ürün daha az aldığını belirtti. Cotillard, bu eğilimin güçlü toplumsal kırılma ve hayat pahalılığıyla bağlantılı olduğunu savundu. Cotillard’a göre tüketiciler pahalı veya keyif ürünleri yerine temel ihtiyaçlara yönelirken market markalarına ve promosyonlara ilgilerini artırıyor. Promosyonlu satışların bazı mağazalarda cironun %20’sini oluşturabildiğini belirten Cotillard, bu durumun perakendecileri müşterileri rakiplere kaptırmamak için fiyatlarda daha agresif olmaya ittiğini ifade etti. Bazı hanelerin et, balık, meyve ve sebze satın almakta zorlandığını söyleyen Cotillard, bu ürünlerin bazılarında yaz aylarındaki sıcak hava dalgası ve kuraklığın ardından %8’i aşan fiyat artışları görüldüğünü aktardı. Deterjan, hijyen ve temizlik ürünlerinde de iki ila üç yıldır tüketim düşüşü yaşandığını belirten Cotillard, bunu kısmen megapro­mosyonlara getirilen kısıtlamalara bağladı. Cotillard, gıda tüketiminin restoran ve teslimat platformlarının daha az kullanılması sayesinde ayakta kaldığını, ancak kopma noktasına yaklaştığını söyledi. Yüksek enflasyonun tüketim azalması ve ardından resesyon döngüsü yaratabileceği uyarısında bulunan Cotillard, hükümetten büyük sanayicileri fiyatlarda daha makul davranmaya çağırmasını istedi. Büyük perakendecilerin hükümet toplantılarına katılımını ise sanayicilerin üreticilere ödediği fiyatlarda daha fazla şeffaflık ve KOBİlerle çok uluslu şirketler arasındaki müzakerelerin ayrılması koşullarına bağladı.

İspanya, Zeytinyağı Arzını Sınırlamak İçin 188 Bin Tonu Depolayacak
Fotoğraf: ALEX CAMARA/ ANADOLU VIA AFP · Özgün haber
Veri haberi

İspanya, Zeytinyağı Arzını Sınırlamak İçin 188 Bin Tonu Depolayacak

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İspanya Tarım Bakanlığı, 2026-2027 sezonunda beklenen yüksek zeytinyağı üretiminin piyasada aşırı arz ve fiyat baskısı oluşturmasını önlemek amacıyla üretimin %12’sine karşılık gelen yaklaşık 188.000 tonun geçici olarak piyasaya sürülmemesini öngören bir düzenleme açıkladı. Depolanan ürünün 30 Eylül 2027’den itibaren yeniden satışına izin verilecek ve uygulama için mali tazminat sağlanmayacak. Bakanlık, 2026-2027 sezonu zeytinyağı üretimini önceki sezona göre %23 artışla 1,6 milyon ton olarak tahmin ediyor. Buna 357.040 tonluk başlangıç stoku da eklenince, toplam potansiyel arz düzenleme mekanizmasını devreye sokan yasal eşiğin üzerine çıkıyor. Depolama, yağhanelerin kendi tesislerinde veya üçüncü taraf depolarda yapılacak. İspanya, dünya zeytinyağı üretiminin yaklaşık %40’ını karşılayan en büyük üretici ülke konumunda. Arz kısıtlaması, kuraklık ve aşırı sıcakların 2022-2023 ile 2023-2024 sezonlarında üretimi düşürmesinin ardından yaşanan toparlanma döneminde uygulanıyor. Ilıman sıcaklıklar ve ilkbahardaki yağışların da yüksek rekolte beklentisini desteklediği bildiriliyor. Üretici örgütleri düzenlemeyi olumlu karşılıyor. UPA Endülüs, çoğu işletmenin kârlılığı için kilogram başına yaklaşık 4,50 avroluk fiyat gerektiğini, mevcut fiyatın ise yaklaşık 3 avro olduğunu belirtiyor. Şişeleme ve rafinaj sanayisini temsil eden Anierac ise düzenlemeye karşı çıkıyor, yargıya başvurmayı planlıyor ve arzın kısıtlanmasının tüketici fiyatlarını yükseltebileceğini savunuyor. Bakanlık, uygulamanın üretimin seyrine göre 31 Aralık’tan itibaren değiştirilebileceğini de belirtiyor.

Kanada ve ABD'de Sığır Piyasalarında Düşüş Baskısı Sürüyor
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber
Veri haberi

Kanada ve ABD'de Sığır Piyasalarında Düşüş Baskısı Sürüyor

Kanada ve ABD'de besi sığırı piyasaları, dış piyasalardaki oynaklık ve canlı ile besilik sığır vadeli işlemlerindeki sert kayıpların etkisiyle aşağı yönlü baskı altında. Güney ABD'de canlı sığır ticareti 218 dolara gerilerken, kuzey bölgesindeki karkas piyasaları 335-340 dolar aralığına düştü. Alberta teslim karkas fiyatı da önceki haftaya göre 5-10 dolar azalarak 4,90 dolara indi. Toptan sığır eti değerlerinde de düşüş görüldü. Choice kesim değeri 5,70 dolar gerileyerek 361,50 dolara, Select değeri ise 9,25 dolar düşerek daha aşağı bir seviyeye geldi. Kanada'da besi sığırı karkas ağırlıkları yılın bu dönemi için rekor kırarak geçen yılın 33 libre üzerine çıktı; toplam sığır eti üretimi, kesim hızındaki %1 düşüşe rağmen %3 arttı. Daha ağır karkasların ekonomik olarak teşvik edilmesi, fiziksel kesimhane kapasitesi ve geride kalan besi programları buzağı talebini etkiliyor. İkinci kalite buzağılar ve düveler daha geniş fiyat iskontolarıyla karşılaşırken, Kanada'nın ABD'ye besi sığırı ihracatı 2026'da yılbaşından bugüne %24 azaldı. Eylül ayında perakende sığır eti fiyatı kilogram başına 28,78 dolarla rekor kırdı; ancak perakende verilerindeki gecikme güncel piyasa karşılaştırmalarını zorlaştırıyor.

Çin'deki Fuarda ABD Tarım Şirketlerinden 650 Milyon Dolarlık Anlaşma
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin'deki Fuarda ABD Tarım Şirketlerinden 650 Milyon Dolarlık Anlaşma

Çin'in Şanghay kentinde düzenlenen 9. Çin Uluslararası İthalat Fuarı'nda ABD Gıda ve Tarım Pavyonu'na 40'tan fazla ticaret birliği ve şirket katıldı. Bu sayı, geçen yılki fuarda yer alan 19 katılımcının üzerine çıktı. ABD'li katılımcılar, fuarın ilk günündeki imza töreninde toplam değeri 650 milyon doları aşan altı anlaşma yaptı. Anlaşmaların en büyüğü, Illinois merkezli Hang Tung Resources'ın sorgum ve buğday için imzaladığı yaklaşık 600 milyon dolar değerindeki üç sözleşme oldu. New York merkezli CLB Management 51 milyon dolarlık sığır eti satışı gerçekleştirirken, Idaho merkezli hayvan besleme şirketi Dynamite da 1,5 milyon dolarlık sözleşme imzaladı. Anlaşmalar, fuardaki ABD tarım ve gıda şirketlerinin Çin pazarına yönelik ticari ilgisini ortaya koydu. Çin Ticaret Bakanlığı Sözcüsü Huang Ling, Çin'in ABD'den tarım ürünü alımlarını genişletmeye her zaman açık olduğunu, ancak bunun iki ülke arasındaki 30 milyar dolarlık karşılıklı gümrük vergisi indirimi düzenlemesinin uygulanmasına bağlı bulunduğunu söyledi. Huang, tarım ticareti için gümrük vergilerinin düşürülmesi, tarife dışı engellerin azaltılması ve pazar erişiminin genişletilmesi çağrısı yaptı. Çin ve ABD, eylül ayında gerçekleştirdikleri ekonomik ve ticari istişarelerin sekizinci turunda, birbirlerinden ithal edilen yaklaşık 30 milyar dolarlık mallar için karşılıklı tarife indirimi konusunda anlaşmıştı. Kapsama alınan ürünlerin yaklaşık %90'ında vergilerin en çok kayrılan ülke oranlarına indirilmesi öngörülüyor. İndirimler, iki tarafın kendi iç hukuk prosedürlerini tamamlamasının ardından eş zamanlı uygulanacak. Çinli analistler, şirketlerin satın alma kararlarını pazar talebi, fiyatlar ve ticari koşullara göre verdiğini belirtti. Analistlere göre, son yıllarda ABD ticaret ortamındaki değişiklikler ve tarife önlemleri nedeniyle birçok Çinli ithalatçı tedarikçilerini çeşitlendiriyor. Bu nedenle, ABD'nin Çin'le tarife indirimleri konusunda karşılıklı uygulamayı ilerletmesinin ikili tarım ticareti için daha istikrarlı koşullar oluşturacağı ifade edildi.

Arjantin’de Soya ve Mısır Ekimi Hızlandı, Sorgum Ekimi Başladı
Görsel kaynağı: TN · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Soya ve Mısır Ekimi Hızlandı, Sorgum Ekimi Başladı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Arjantin’in tarım bölgesinde yağışların ardından oluşan elverişli su koşulları, soya ve mısır ekimini hızlandırırken 2026/27 dane sorgum ekimi de başladı. Buenos Aires Tahıl Borsası’nın raporuna göre soya ekimi, haftalık %2,4 ilerlemeyle ülke genelinde öngörülen 17 milyon hektarın %4,7’sine ulaştı. Bu oran, önceki kampanyanın aynı dönemine göre %2,9, son beş kampanya ortalamasına göre %2,5 ileride bulunuyor. Soya ekiminde Kuzey Çekirdek bölgesi ile La Pampa’nın kuzeyi-Buenos Aires’in batısında yüzey nemi çalışmalara ve bazı tarlalarda çıkışa izin veriyor. Güney Córdoba’da ise bazı tarlalarda zeminin taşıma kapasitesinin yetersiz olması ve düşük toprak sıcaklıkları ilerlemeyi sınırlıyor. Ticari dane mısır ekimi de haftalık %3,2 artışla öngörülen 8,4 milyon hektarın %50,5’ine ulaştı; erken ekimler tarım bölgesinde büyük ölçüde tamamlandı. Ayçiçeği ekimi, haftalık %13,7 ilerlemeyle öngörülen 3,1 milyon hektarın %72,4’ünü kapsıyor ve tarihsel ortalamanın %7,2 üzerinde seyrediyor. Santa Fe’de güvercin zararları nedeniyle yer yer yeniden ekim yapılırken, orta Buenos Aires’te doygun topraklar ve devam eden yağışlar bazı alanlarda su baskını nedeniyle ekim alanı kaybı riski oluşturuyor. Dane sorgum ekimi ulusal olarak öngörülen 750 bin hektarın %10,5’ine ulaştı. Kuzey Çekirdek bölgesinde ilerleme %34, Córdoba’nın merkez-kuzeyinde %20 olarak bildirildi; ulusal alan tahmini önceki kampanyaya göre değişmedi. Buğday hasadı ise haftalık yalnızca %1,8 ilerleyerek uygun alanın %8,5’ine ulaştı; yağışlar, zeminin yetersizliği nedeniyle hasadı geciktirdi.

Meksika’da Yumurta Çiftliğinde H5N1 Kuş Gribi Vakası Doğrulandı
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Meksika’da Yumurta Çiftliğinde H5N1 Kuş Gribi Vakası Doğrulandı

Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Sekreterliği (Sader), Yucatán eyaletinin Umán kentindeki ticari sofralık yumurta üretim tesisinde yüksek patojenik kuş gribi AH5N1 vakası doğrulandığını açıkladı. Kurum, bildirimin ardından 24 saatten kısa sürede müdahale edildiğini ve hastalığın kontrolü için uluslararası sağlık protokollerinin devreye alındığını bildirdi. Vaka, çiftlikteki olağandışı kanatlı ölümlerinin ardından tespit edildi. Sader’in açıklamasına göre sorumlu veterinerin 862 kanatlının öldüğünü bildirmesi üzerine Ulusal Tarım-Gıda Sağlığı, Güvenliği ve Kalitesi Servisi (Senasica) ekipleri tesise gitti. Biyogüvenlik kuralları altında alınan örnekler Mérida’daki resmi laboratuvarda yüksek patojenik kuş gribinin H5 alt tipi açısından pozitif sonuç verdi; örnekler, virüsün izolasyonu ve dizilenmesine yönelik tamamlayıcı testler için Mexico City’deki daha yüksek güvenlik seviyeli laboratuvara gönderildi. CPA-Senasica uzmanları, tesisin çevresinde 10 kilometrelik risk alanı belirledi. Çiftliğe kesin karantina uygulandı, tesis tamamen boşaltıldı, kanatlılar ile kontamine atık ve malzemeler için sanitasyon işlemleri yürütüldü; ardından temizlik ve dezenfeksiyon yapıldı. Senasica, risk alanındaki ticari etlik, yumurtacı ve damızlık tesislerde örnekleme gerçekleştirerek başka çiftliklerin etkilenip etkilenmediğini araştırıyor. Sader’e göre etkilenen tesisteki 225 bin 860 yumurtacı kanatlı, ulusal kanatlı varlığının %0,09’unu oluşturuyor ve olayın ulusal piyasadaki arzı etkilemesi beklenmiyor. Sanitasyon sürecinin ardından, yeniden üretime izin verilmeden önce virüsün bulunmadığını doğrulamak amacıyla sentinel kanatlılar yerleştirilecek. Yetkililer ayrıca yakındaki su kaynaklarını ve göçmen yabani kuşları inceliyor; komşu çiftliklerde acil aşılama yapılıp yapılmayacağı ise değerlendiriliyor.

Pakistan, Üretim Artarsa 600 Bin Ton İlave Şeker İhracatını Değerlendirecek
Görsel kaynağı: The Nation · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan, Üretim Artarsa 600 Bin Ton İlave Şeker İhracatını Değerlendirecek

Pakistan hükümeti, yaklaşan şeker kamışı kırma sezonunda üretimin artması halinde 600 bin ton ilave şeker ihracatına izin vermeyi değerlendirecek. Açıklamayı, Ulusal Gıda Güvenliği Bakanı Rana Tanveer Hussain yaptı. Hussain, şeker ihracatına çiftçilere daha iyi fiyat sağlamak amacıyla izin verildiğini söyledi. Bakan ayrıca şeker fabrikalarının kırma işlemine kasım ortasında başlamasını umduğunu, üretimin güçlü kalması halinde ilave ihracat seçeneğinin yeniden değerlendirileceğini belirtti.

Çin, ABD Tarım Ürünleri Alımlarını Gümrük Vergisi Anlaşmasına Bağladı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Çin, ABD Tarım Ürünleri Alımlarını Gümrük Vergisi Anlaşmasına Bağladı

Çin Ticaret Bakanlığı, karşılıklı gümrük vergisi indirim anlaşmasının uygulanması halinde ABD’den tarım ürünleri alımlarını artırmaya açık olduğunu bildirdi. Bakanlık sözcüsü Huang Ling, tarım ticaretinin Çin-ABD ekonomik ve ticari ilişkilerinin önemli bir parçası olduğunu belirterek Washington’dan tarifeleri karşılıklı düşürmesini, tarife dışı engelleri azaltmasını ve ürünlerin pazarlara erişimini kolaylaştırmasını istedi. Açıklama, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari görüşmelerin sekizinci turunun ardından geldi. New York ve Washington’da 20-23 Eylül’de yapılan görüşmelerde, yaklaşık 30 milyar dolar değerinde karşılıklı tarife indirimi ve tarifelerin yaklaşık %90 azaltılması konusunda anlaşmaya varıldığı belirtildi. Anlaşmanın, tarafların iç hukuk işlemlerini tamamlamasının ardından eş zamanlı yürürlüğe girmesi planlanıyor. Çin pazarı, ABD’nin soya fasulyesi, mısır ve et ihracatı için önemli bir destinasyon olarak gösterildi.

İsveç’te Kanatlı Kesimhanelerinde Ciddi Refah İhlalleri Kaydedildi
Görsel kaynağı: Syre · Özgün haber

İsveç’te Kanatlı Kesimhanelerinde Ciddi Refah İhlalleri Kaydedildi

İsveç’te 2025 yılına ilişkin kontrol kayıtlarına göre 49 binden fazla tavuk, kesime kadar stres, acı veya erken ölümle sonuçlanabilecek uygulamalara maruz kaldı. Hayvan hakları kuruluşu Djurens Rätt’in Livsmedelsverket ve il yönetimlerinden beş yıl boyunca temin ettiği raporlara dayandırdığı haberde, Livsmedelsverket’in bu uygulamaların hayvanları koruma yasasına aykırı olabileceği uyarısında bulunduğu aktarıldı. Kayıtlarda en az 30 bin tavukta izin verilmeyen düzeyde ayak yarası, en az 39.850 tavukta uygunsuz sıcaklık ve 5.108 tavukta taşıma kafeslerinde aşırı yoğunluk tespit edildi. Djurens Rätt, dışkıdan kaynaklanan amonyağın yol açtığı ayak altı kimyasal yanıkların en yaygın eksiklik olduğunu değerlendiriyor. Taşıma sırasında en az 3.850 tavuğun öldüğü, 81’inin kafeste ezildiği ve 33 kesim eksikliği olayının kayda geçtiği bildirildi. Bu eksikliklerin canlı haşlama veya bayıltılmadan kesme riski taşıyabileceği belirtildi. Livsmedelsverket’in resmî veterinerleri eksiklik bildirmesine rağmen, il yönetimleri 2025’te ülkenin dört büyük tavuk kesimhanesinin hiçbirinde fiziksel denetim yapmadı. Guldfågeln’in Kalmar’daki ve Atria’nın Blekinge’deki kesimhanelerinde beş yıllık dönemde hiç fiziksel denetim yapılmadığı, Torsåsens fågelprodukter tesisinde ise yalnızca 2023’te bir denetim gerçekleştirildiği aktarıldı. Söz konusu şirketlerin yılda 110 milyondan fazla tavuk yetiştirip kestiği belirtildi. Djurens Rätt ayrıca, kesimlik tavukların yaklaşık %99’unu oluşturan hızlı büyüyen “turbotavukların” yaralanma ve hastalıklara daha yatkın olduğunu savunuyor. Danimarka hükümeti ise bu tavukların yasaklanmasını ve ithalatın durdurulmasını tartışıyor.

Bakü’de İlk Azerbaycan Bölgesel Su Ürünleri Forumu Düzenlendi
Görsel kaynağı: AZERTAC · Özgün haber
Veri haberi

Bakü’de İlk Azerbaycan Bölgesel Su Ürünleri Forumu Düzenlendi

3 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

İlk Azerbaycan Bölgesel Su Ürünleri Forumu, Azerbaycan Tarım Bakanlığının organizasyonuyla Bakü’de düzenlendi. Balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliğinin mevcut durumu ile geleceği, devlet destekleri, bölgesel işbirliği ve sucul biyolojik kaynakların korunması ele alındı. Foruma Azerbaycanlı yetkililerin yanı sıra FAO temsilcileri, Türkiye, Gürcistan, Kazakistan ve Türkmenistan delegeleri, uluslararası kuruluşlar, sektör uzmanları ve özel sektör temsilcileri katıldı. Tarım Bakanı Majnun Mammadov, balık stoklarının korunması, altyapının modernleştirilmesi, ileri teknolojilerin kullanılması ve sektöre yatırım çekilmesini öncelikler arasında gösterdi. Mammadov’un aktardığına göre 2026–2030 Devlet Programı, yıllık su ürünleri yetiştiriciliği üretimini 3.400 tondan 2030’a kadar 7.700 tona çıkarmayı hedefliyor. Bakan ayrıca kamu, işletmeler, akademi ve bölgesel ortaklar arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Forumda, bu hedeflerin gıda güvenliğine katkı sağlaması, ithalata bağımlılığı azaltması ve bölgelerde istihdam oluşturması beklenirken, balıkçılık ve yetiştiriciliğin hukuki çerçevesinin geliştirilmesi, yasa dışı avcılığın önlenmesi ve denetimin güçlendirilmesi de gündeme geldi. Azerbaycan Başbakanlık Kabinesi Tarım ve Çevre İşleri Daire Başkanı Latif Gasimov, dijital izleme, yerel balık türleri ile Hazar Denizi’nin sucul kaynaklarının korunması ve sektörün küresel değer zincirlerine bağlanmasının önemini vurguladı. FAO Avrupa ve Orta Asya Bölge Başkan Yardımcısı Nabil Gangi, iklime dayanıklı uygulamalar, modern teknolojiler, veriye dayalı yönetim, su kaynaklarının verimli kullanımı ve sucul hayvan sağlığına ilişkin daha iyi bilginin önemine dikkat çekti. Trend News Agency’ye göre FAO ile Azerbaycan arasındaki çalışmalar sektör değerlendirmelerini, balıkçılık yol haritasını ve Türkiye ile deneyim paylaşımını da kapsıyor. Forum, bölgesel işbirliği, stokların korunması, düzenleyici çerçeve ve özel sektörün rolüne ilişkin panellerle sürdü.

Sırbistan’da Büyük Perakendecilere Dijital Fiyat Listesi Zorunluluğu
Görsel kaynağı: Blic · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Büyük Perakendecilere Dijital Fiyat Listesi Zorunluluğu

Sırbistan’da yeni fiyat listesi düzenlemesi, belirli büyük perakendecilerin kapsamdaki ürünlere ait satış ve birim fiyatlarını dijital ortamda kamuya açık biçimde yayımlamasını zorunlu kılıyor. Uygulama 1 Eylül 2026’da başladı; düzenlemede yapılan değişiklikler ise 24 Ekim 2026’da yürürlüğe girdi. Kapsam, geniş tüketim ürünlerindeki 25 ürün grubunda satış yapan işletmeleri içeriyor ve ekim ayındaki değişikliklerle genişletildi. Yükümlülük, bu ürün gruplarından en az birinde satış yapan ve önceki iş yılında 3 milyar dinardan fazla satış geliri elde eden perakendecilere uygulanıyor. Küçük mağazalar, yerel ticaret işletmeleri ve taşınabilir satış yerleri düzenleme kapsamı dışında tutuluyor. Kaynakta örneklenen ürün grupları arasında süt ve süt ürünleri, yumurta, meyve-sebze işlenmiş ürünleri, bitkisel ezmeler, un ve fırıncılık ürünleri bulunuyor. Perakendeciler fiyat listelerini her satış noktası ve uzaktan satış kanalı için hazırlamak zorunda. Listelerin dijital, otomatik işlenebilir ve makine tarafından okunabilir CSV formatında yayımlanması gerekiyor. İnternet sitesinde yer alan fiyatın kasadaki fiyatla her an aynı olması ve işletmelerin yayımladıkları fiyatlara uyması şart koşuluyor. Ayrıca fiyat toplama ve karşılaştırma yapan yazılım araçlarıyla botların çalışmasına izin verilmesi gerekiyor. Tek markayla faaliyet gösteren işletmeler tüm mağazaları için birleştirilmiş fiyat listesi sunabiliyor; farklı adlarla faaliyet gösterenler ise her marka için ayrı liste hazırlıyor. Aynı ürünün mağazalara göre farklı fiyatlarla satılması halinde devlet portalında geçerli en yüksek satış fiyatı gösteriliyor. Fiyat değiştikçe yeni liste yayımlanacak, her ayın ilk günündeki fiyatlar tarihsel kayıt olarak saklanacak ve eski veriler silinemeyecek veya değiştirilemeyecek.

Tayland Hükümeti Udon Thani Bahçecilik Fuarındaki Eleştirilere Yanıt Verdi
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland Hükümeti Udon Thani Bahçecilik Fuarındaki Eleştirilere Yanıt Verdi

Tayland hükümeti, Udon Thani Dünya Bahçecilik Fuarı’nın bütçesi, alan hazırlığı ve organizasyon standardına ilişkin eleştiriler üzerine kapsamlı açıklama yapılacağını bildirdi. Hükümet sözcüsü, Tarım ve Kooperatifler Bakanlığındaki mevcut yönetimin projeyi açılıştan yalnızca 5-6 ay önce devraldığını, buna karşılık projenin planlama, bütçe onayı ve uygulama aşamalarının birkaç yıldır sürdüğünü belirtti. Açıklamaya göre önceki planlar ve sözleşmelerden kaynaklanan süre, bütçe ve hukuki yükümlülükler, yeni yönetimin karşılaştığı başlıca kısıtlar arasında yer alıyor. Hükümet, bu koşulların projenin ilerlemesi ve sorunların çözüm yolları değerlendirilirken dikkate alınması gerektiğini savunurken, mevcut bakanlık yönetiminin çalışmaları hızlandırarak sorunları takip edeceğini, inceleyeceğini ve gidermeye çalışacağını açıkladı. Fuarın açılmasının ardından ziyaretçilerden gelen şikâyetler için bilet satış ve giriş-çıkış sistemi, alan içi servis araçları, bekleme noktaları ve ziyaretçilere yönelik hizmet alanlarının incelenmesi istendi. Temizlik, güvenlik ve alanın düzenine ilişkin sorunların da ilgili kurumlarca ele alınacağı belirtildi. Sergi alanlarının bütünlüğü, bitkilerin bakımı ve bilgi tabelalarının doğruluğu konusunda yapılan gözlemlerin ise bilimsel ilkeler ve organizasyon standartları doğrultusunda kontrol edilmesi planlanıyor. Hükümet ayrıca, Udon Thani fuarının Uluslararası Bahçecilik Birliği (AIPH) tarafından 2022’den beri B sınıfında düzenlenmesine izin verildiğini ve etkinliğin başlangıçtan itibaren bu sınıfta olduğunu açıkladı. B sınıfının, daha büyük ölçekli A1 sınıfı fuarlardan alan, süre ve uluslararası katılım koşulları bakımından farklı olduğu belirtildi; ancak bu sınıflandırmanın kalite, güvenlik ve ilgili standartlardaki eksiklikleri göz ardı etmek için gerekçe olamayacağı vurgulandı. Projenin toplam bütçe çerçevesi 2,75 milyar baht olarak açıklanırken, bu tutarın birkaç yıla yayılan bina yapımı, altyapı, peyzaj ve organizasyon çalışmalarını kapsadığı bildirildi. Hükümet, değerlendirmede onaylanan ödeneklerin, sözleşme tutarlarının, fiili harcamaların ve farklı dönemlerdeki bakanlık işlemlerinin birlikte incelenmesi gerektiğini belirtti. Fuarın başarısının ise yalnızca hedeflerle değil, gerçek ziyaretçi sayısı, bölgede oluşan gelir, yerel işletmelere katkı, istihdam ve fuar sonrasında altyapının kullanımına ilişkin sonuçlarla ölçülmesi gerektiği ifade edildi.

Çin, ABD Tarım Ürünleri İthalatının Genişlemesine İzin Veriyor
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber

Çin, ABD Tarım Ürünleri İthalatının Genişlemesine İzin Veriyor

Çin Ticaret Bakanlığı Sözcüsü Huang Ling, ABD ile tarım ticaretinin genişletilmesine açık olduklarını, ancak bunun için daha düşük tarifeler, daha az tarife dışı engel ve daha geniş pazar erişimi gerektiğini söyledi. Açıklama, Çin Uluslararası Ticaret Temsilcisi Li Chenggang ile ABD’li tarım ticareti heyeti arasında 2 Kasım’da yapılan görüşmeye ilişkin soruya yanıt olarak geldi. Huang, işbirliğinin iki ülkedeki tüketicilere daha fazla gıda seçeneği sunabileceğini ve işletmelerle çiftçilere istikrarlı gelir sağlayabileceğini belirtti. Çin ve ABD’nin eylülde, her iki tarafta yaklaşık 30 milyar dolarlık ithalatı kapsayan karşılıklı tarife indirimleri konusunda anlaşmaya vardığı bildirildi. Düzenleme, ABD tarım ürünlerinin yanı sıra kişisel bakım ürünleri, tıbbi cihazlar ve kömürü; Çin tarafında ise oyuncaklar ve ev aletleri gibi ürünleri kapsıyor. Kapsanan ürünlerin %90’ından fazlasının ek tarifelerden muaf tutulması ve en çok kayrılan ülke tarifesinden yararlanması öngörülüyor. İndirimler, iki tarafın iç hukuk prosedürlerini tamamlamasının ardından eş zamanlı yürürlüğe girecek. ABD Tarım Bakanlığı verilerine göre ABD’nin Çin’e tarım ürünleri ihracatı 2025’te 8,27 milyar dolar oldu ve Çin, ABD tarım ürünleri için altıncı büyük ihracat pazarıydı. Soya fasulyesi yaklaşık 3 milyar dolarla ilk sırada yer aldı; onu et, süt ürünleri ve sığır eti izledi. Çinli şirketlerin satın alma kararlarını piyasa talebi, fiyatlar ve ticari koşullara göre vereceği belirtilirken, Çinli ithalatçıların son yıllarda tedarikçilerini çeşitlendirdiği ve ABD’nin bazı Çin tarım ürünlerine yönelik kısıtlamaları hafifletmesi gerektiği ifade edildi.

Zayıf Dolar Buğdayı Destekledi, Karadeniz İhracat Beklentileri Kazancı Sınırladı
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Zayıf Dolar Buğdayı Destekledi, Karadeniz İhracat Beklentileri Kazancı Sınırladı

Chicago Ticaret Borsası’nda (CBOT) en çok işlem gören buğday kontratı, zayıflayan ABD dolarının ABD ürünlerinin küresel pazarlardaki rekabet gücünü artırmasıyla perşembe günü yükseldi. Kontrat, 0148 GMT itibarıyla %0,5 artarak kile başına 6,01-3/4 dolara çıktı. Ancak Rusya ve Ukrayna’dan yapılması beklenen güçlü Karadeniz tahıl ihracatı, fiyatları dört ayın en düşük seviyelerine yakın tuttu. Buğday fiyatları, Rusya ve Ukrayna’nın Karadeniz üzerinden ihracatının daha önce aksamasıyla yılın başlarında sert yükselmişti. Alternatif sevkiyat rotaları ise traderların korktuğu arz kıtlıklarının önlenmesine yardımcı oldu. Her iki ülkenin bu rotalardan artan miktarlarda tahıl sevk etmesi ve ABD ile 10-11 Kasım’da Abu Dabi’de üçlü barış görüşmelerine katılacaklarını doğrulaması, Karadeniz deniz taşımacılığının yeniden açılabileceği beklentisini güçlendirdi. Commonwealth Bank analisti Dennis Voznesenski, Rusya ve Ukrayna’nın yüksek ihracatının, Karadeniz anlaşması umutlarının ve Rusya’nın Azak Denizi’nden gemilerin ayrılması için izin vermesinin buğday fiyatları üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi. Voznesenski, Karadeniz limanlarının yeniden açılmasına ilişkin somut gelişmeler olmadan piyasanın daha fazla gerilemesinin beklenmediğini belirtti. Erken eylül zirvelerinden bu yana CBOT buğdayı yaklaşık %25, mısır %20 ve soya fasulyesi %10 geriledi. Mısır vadeli işlemleri %0,4 artışla kile başına 4,46 dolara, soya fasulyesi ise %0,1 yükselişle 12,03-1/2 dolara çıktı. Her iki ürünün kontratı da önceki seansta birkaç ayın en düşük seviyelerine gerilemişti. Emtia ticareti şirketi StoneX, ABD’nin mısır ve soya fasulyesi hasadı tahminlerini yükseltti; traderlar gelecek hafta yayımlanacak güncellenmiş ABD Tarım Bakanlığı tahminlerini bekliyor. ABD soya fasulyesi hasadının rekor, mısır hasadının ise ikinci en büyük seviyeye ulaşması beklenirken, bazı bölgelerdeki yağışlar hasadı yavaşlattı.

Haseke’de Mayınlar Çiftçileri Topraklarından Uzak Tutuyor
Görsel kaynağı: North Press Agency · Özgün haber
Veri haberi

Haseke’de Mayınlar Çiftçileri Topraklarından Uzak Tutuyor

Suriye’nin Haseke kırsalındaki Tel Tamer ve Sere Kaniye çevresinde mayınlar ile savaş kalıntıları, köy sakinlerinin yaşamını ve tarımsal üretimi tehdit etmeyi sürdürüyor. Tel Tamer’in kuzeyindeki Um el-Keyf köyünde 12 yaşındaki Yusuf, ekim sonunda oyun oynarken mayınların patlaması sonucu hayatını kaybetti; yanında bulunan iki çocuk da yaralandı. Yusuf’un amcası İsmail İbrahim, olayın köyde yıl başından bu yana yaşanan dördüncü benzer hadise olduğunu ve bu olaylarda iki kişinin öldüğünü, iki kişinin ağır yaralandığını söyledi. Mayınların yayılması, bölgede hayvan otlatmayı ve tarım arazilerine ulaşmayı riskli hale getirdi. Köylüler, bazı mayınların toprak yüzeyinde görülebildiğini, bazılarının ise gömülü kaldığını belirtiyor. Bab el-Hayr köyü yakınında 26 Ekim’de meydana gelen başka bir patlamada bir kişi elini kaybetti ve bir gözünü yitirdi. Patlama, kişinin iki çocukla birlikte hayvan otlattığı sırada, toprak setin arkasında gerçekleşti. Bölgede Sere Kaniye ve Tel Tamer çevresindeki mayınları ve savaş kalıntılarını temizlemek için ikisi uluslararası, biri yerel olmak üzere üç ekip çalışıyor. Ekipler, çalışmaların başlamasından bu yana Sere Kaniye çevresinde yaklaşık 500 bin metrekarelik alanı temizledi ve 300’den fazla mayın ile savaş kalıntısı buldu. Ancak temizlenen yolların çevredeki tüm köy ve tarım arazilerinin güvenli olduğu anlamına gelmediği vurgulanıyor. Temizleme çalışmaları, yolların ve her iki yanındaki 25 metrelik alanın belirli bölümleriyle sınırlı kalıyor. Asdiye yolunda yaklaşık 200 metrelik, Bab el-Hayr yolunda ise yaklaşık 800 metrelik bölüm, yolun sonunda bulunan Türk askerî üssü nedeniyle tamamlanamadı. Kaynak ayrıca, 2019’un sonlarında Sere Kaniye ve Tel Abyad’a yönelik Türk harekâtı sonrasında bölgede toprak setler oluşturulduğunu ve mayınların özellikle bu setlerin arkasındaki alanlarda bulunduğunu aktarıyor. Bab el-Hayr sakinleri, arazilerinin çoğu toprak setin arkasında kaldığı için 2019’dan bu yana tarlalarını ekemediklerini söylüyor. Tarımın ailelerin temel geçim kaynağı olduğu köyde, arazilere erişimin kesilmesi alternatif gelir bulunmadığı için ekonomik koşulları ağırlaştırdı. Bazı aileler mayın riski nedeniyle köylerine dönemiyor; dönenler ise tarım arazilerine ulaşamadan yeni patlamalarla karşılaşma korkusu yaşıyor. Sakinler, temizleme çalışmalarının mevcut hızının bölgenin tamamen güvenli hale gelmesini uzun yıllar geciktirebileceğini belirtiyor.

Avustralya’da Yağlı Sığır Fiyatındaki Artış Yavaşladı, Kuzu Fiyatı Yükseldi
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya’da Yağlı Sığır Fiyatındaki Artış Yavaşladı, Kuzu Fiyatı Yükseldi

Avustralya’da yağlı sığır fiyatı, ekimdeki yükseliş hızını yavaşlatarak çarşamba günü 6,18 ABD dolarına çıktı. Haftalık artış 2 sent olurken, ineklerin canlı ağırlık fiyatı damızlık dişilerin tutulduğu ve beklenenden daha bol yağış alınan ortamda rekor ortalama olan 2,85 ABD dolarına yükseldi. Kuzu fiyatı haftalık %2,6 artışla kilogram başına 8,12 ABD dolarına çıktı ancak hazirandaki 8,60 ABD dolarlık rekorun altında kaldı. Meat and Livestock Australia’ya göre kesimlik koyun arzının sınırlı olduğu haftada koyunlara yönelik sanayi operasyonu %2, sığır kesimi ise %5 azalarak 140.062 başa geriledi.

Arjantin Kesimlik Canlı Sığır İhracatının Önünü Açtı; Türkiye ile Görüşmeler Sürüyor
Görsel kaynağı: La Nación · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin Kesimlik Canlı Sığır İhracatının Önünü Açtı; Türkiye ile Görüşmeler Sürüyor

Arjantin hükümetinin, kesim amacıyla canlı sığır ihracatını engelleyen ve 1973'ten beri yürürlükte olan yasağı kaldırmasının ardından yurt dışına canlı hayvan sevkiyatları başladı. Şubat 2025'te yayımlanan 133/2025 sayılı kararnameyle yapılan düzenlemeyi Devletin Deregülasyon ve Dönüşüm Bakanı Federico Sturzenegger sosyal medya paylaşımıyla kutladı. Daha önce Arjantin'den canlı hayvan ihracatına yalnızca damızlık, yetiştirme ve üreme gibi amaçlarla izin veriliyordu. Veteriner Gabriel Carnevale, Arjantin'den geçen yıl Afrika'ya canlı hayvan sevkiyatı yapıldığını, Afrika'ya yeni bir yüklemenin hazırlandığını ve Türkiye ile ABD'ye hayvan satışı için görüşmeler yürütüldüğünü belirtti. Carnevale, Kosova'dan da talep aldıklarını söyledi. Alıcıların gebe süt inekleri, buzağılar ve kesimlik hayvanlarla ilgilendiğini aktaran veteriner, tamamlanan Afrika sevkiyatında hangi tür hayvanların gönderildiğini ise açıklamadı. Canlı hayvanlar uçakla beş, on veya 20 başlık küçük gruplar halinde taşınabiliyor. İhracatçılar, ülkeye ithal ürün getiren ve dönüşte boş kapasitesi bulunan uçaklardan yararlanmayı planlıyor. Carnevale'ye göre hayvanlara taşıma sırasında su ve yem sağlanıyor, sıcaklık kontrol altında tutuluyor; bazı durumlarda uçak yolculuğu, ülke içindeki kamyon taşımacılığından daha kısa sürebiliyor. Türkiye'ye satış koşullarını ilerletmek için büyükelçilik temsilcileriyle toplantı yapılması planlanıyor. Bununla birlikte, Arjantin Canlı Hayvan İhracatçıları Birliği sektörün büyük ölçekli sevkiyatlara geçmesinin önünde engeller bulunduğunu bildirdi. Birlik yöneticisi Fernando Molinari, uçakla yapılan küçük sevkiyatlarla gemilerle binlerce hayvanın taşınmasının farklı işler olduğunu söyledi. Molinari'ye göre Arjantin'in mevcut sağlık protokolleri tüketimlik hayvanlardan çok damızlık, büyütme ve üreme amaçlarına göre hazırlanmış durumda. Bu nedenle ihracatçıların karşılaması gereken koşulların güncellenmesi gerekiyor. Molinari, Arjantin'de 14 veya 15 sağlık koşulunun yerine getirilmesi gerektiğini, Uruguay'da ise üç koşul bulunduğunu belirtti. Alıcıların çoğunlukla genç, kısırlaştırılmamış ve Angus gibi Britanya ırklarından erkek hayvan istediğini, ancak Arjantin'de bu hayvanların önemli bölümünün iç piyasaya yönelik olarak kısırlaştırıldığını ifade etti. Uzak ülkelere gemiyle sevkiyatın ekonomik olabilmesi için yaklaşık 5.000 hayvanın bir araya getirilmesi gerekiyor. Molinari, iç piyasada et fiyatlarının düşmesinin canlı hayvan ihracatı için fırsat yarattığını, ancak Uruguay ve Brezilya ile rekabet edebilmek için sağlık kurallarının güncellenmesi gerektiğini söyledi.

Goyal: Hindistan Süt Sektörünü Serbest Ticaret Anlaşmalarında Açmayacak
Görsel kaynağı: Times of India · Özgün haber

Goyal: Hindistan Süt Sektörünü Serbest Ticaret Anlaşmalarında Açmayacak

Hindistan Ticaret ve Sanayi Bakanı Piyush Goyal, ülkesinin hiçbir serbest ticaret anlaşmasında süt sektörünü dış rekabete açmadığını ve bu yaklaşımını sürdüreceğini söyledi. Yeni Delhi’de Kirori Mal College öğrencilerine konuşan Goyal, genetiği değiştirilmiş ürünlerin ithalatına da şimdiye kadar izin verilmediğini ve gelecekte de izin verilmeyeceğini belirtti. Goyal, Hindistan’ın ticaret anlaşmalarında çiftçilerini, balıkçılarını ve mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelerini koruduğunu ifade etti. Bazı yabancı ülkelerde süt ürünleri üretilirken buzağı eti veya peynir yapımında kullanılan rennet enziminin tercih edilebildiğini söyleyen Goyal, Hindistan’da bu tür kullanımlara izin verilmediğini ve ürünlerin ülkenin dinî hassasiyetlerini koruyacak şekilde sertifikalandırılması gerektiğini kaydetti.

Arnavutluk’ta Yeni Balıkçılık Yasasıyla Uydu İzleme ve Sıkı Yaptırımlar Getirildi
Görsel kaynağı: RTSH · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk’ta Yeni Balıkçılık Yasasıyla Uydu İzleme ve Sıkı Yaptırımlar Getirildi

Arnavutluk Meclisi’nin kabul ettiği yeni Balıkçılık Yasası, cumhurbaşkanının onayının ardından Resmî Gazete’de yayımlandı. Yasa, deniz kaynaklarının kontrolü, gözetimi ve korunması için yeni Avrupa standartları getirirken, Arnavutluk mevzuatını Avrupa Parlamentosu ve Konseyi’nin 2023/2842 sayılı düzenlemesiyle kısmen uyumlu hâle getiriyor. Düzenleme, ticari deniz biyolojik kaynaklarının kullanıldığı gemileri, konteyner gemileri ve yalnızca akuakültürde kullanılan gemiler dışında balıkçı gemisi kapsamına alıyor. Uzunluğu 18 metre veya daha fazla olan ve kurallara uymama riski yüksek kabul edilen gemiler, avın karaya çıkarılması yükümlülüğünü izlemek ve denetlemek üzere çalışan bir Uzaktan Elektronik İzleme (REM) sistemi kuracak. CCTV kameraları ve deniz sensörlerini içerecek sistemin yanı sıra tüm Arnavutluk balıkçı gemilerinde uydu bağlantılı otomatik konum belirleme cihazı bulunacak. 9 metreden küçük ve yalnızca kıyıdan 6 deniz mili içinde faaliyet gösteren gemiler için bu yükümlülük 1 Ocak 2030’a kadar ertelenecek. Veriler, Balıkçılık İzleme Merkezi ile Deniz Operasyonları Kurumlararası Operasyon Merkezi tarafından 24 saat işlenecek. Yasa, balıkçılık sektörü için devlet bütçesinden doğrudan finanse edilecek özel bir yardım düzeni de getiriyor. Motor gücünü doğru beyan etmeyen gemiler için, yıllık vergi farkının ödenmesi koşuluyla verilerin 31 Aralık 2027’ye kadar düzeltilmesine izin veriliyor. Koruma altındaki su türlerinin avlanması, karaya çıkarılması ve ticareti yasaklanırken; nehir koranı, belirli alabalık türleri, mersin balıkları, köpekbalıkları, vatozlar, Mobula, datarı, yunuslar, foklar, deniz kaplumbağaları ve Pinna nobilis listede yer alıyor. Deniz çevresine zarar veren “Aziz Andreas Haçı” aracının kullanımı da yasaklanıyor. Ruhsatsız avcılık, elektronik belgelerde sahtecilik ve VMS/REM cihazlarının manipülasyonu ağır ihlal sayılıyor; kontrol cihazlarının kurulmaması veya zarar görmesi 200.000 ila 500.000 lek para cezasıyla sonuçlanacak. Ceza puanı sistemi kapsamında 18 puanda iki aylık, 90 puanda ise kalıcı ruhsat iptali uygulanacak.

Meksika, Avokado Zararlısına Karşı Kapsamlı Denetim Planı Uyguluyor
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Meksika, Avokado Zararlısına Karşı Kapsamlı Denetim Planı Uyguluyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Sekreterliği (Sader), Ulusal Tarım-Gıda Sağlığı, Güvenliği ve Kalitesi Servisi (Senasica) aracılığıyla avokado zararlısından ari bölgeleri korumak için düzenleyici önlemler, epidemiyolojik gözetim ve bitki sağlığı denetimlerini uyguluyor. Çalışmalar, patojenlerin giriş ve yayılma riskini azaltmayı, avokadonun izlenebilirliğini sağlamayı ve etkilenen bölgelerden Michoacán’a sevkiyat girişini önlemeyi amaçlıyor. 13 Ağustos-30 Ekim 2026 döneminde İç Doğrulama Noktalarında 1.774 avokado yükü denetlendi ve toplam 7.391 ton ürünün taşımacılık kurallarına uygun olduğu bildirildi. Michoacán’daki beş stratejik nokta Apatzingán, Buenavista, Cotija, Jiquilpan ve Zamora’da bulunuyor. Denetimler, Bitki Sağlığı Destek Kuruluşu (OASV) personeli, Senasica’nın yetkilendirdiği eyalet görevlileri ve Ulusal Muhafızların desteğiyle yürütülüyor. Senasica’nın yetkilendirdiği altı gezici denetim güzergâhında 28 Ekim’de zararlı taşıdığı belirlenen iki avokado yükü tespit edildi. Yüklerden biri çıkış noktasına iade edilirken diğeri patojenin yayılmasını önlemek amacıyla imha edildi. Michoacán’a girişleri korumak için Nayarit’te iki, Jalisco’da bir doğrulama noktası ve bu eyalete bağlanan yollarda iki gezici güzergâh yetkilendirildi. Colima’da dört nokta için izin süreci devam ediyor. Ari bölgelerin statüsünü korumak amacıyla meyve örnekleri alınıyor, bahçelere tuzaklar yerleştiriliyor ve bunlar düzenli olarak kontrol ediliyor. Ayrıca 1 Ekim’de yayımlanan düzenlemeyle, ihracat amacıyla taze avokadonun bahçeden yetkili paketleme tesislerine taşınmasına ilişkin bitki sağlığı koşulları belirlendi. Meksika avokadosu 36 ülkeye ihraç edilirken, 2026’da yaklaşık 1 milyon ton ürünü kapsayan 37.840 ihracat sertifikası düzenlendi. Ülke genelinde 10 eyaletteki 103 belediye ve 12 agroekolojik bölge zararlıdan ari kabul ediliyor; bu alan 243.926 hektara ulaşıyor. Michoacán’da ise 50 belediye ve 185.705 hektar aynı bitki sağlığı statüsü kapsamında bulunuyor.

Birleşik Krallık-AB Taslağı, Brexit Sonrası Gıda Kontrollerini Azaltmayı Öngörüyor
Görsel kaynağı: FarmingUK · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık-AB Taslağı, Brexit Sonrası Gıda Kontrollerini Azaltmayı Öngörüyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Birleşik Krallık ile Avrupa Birliği arasında, Brexit sonrasında gıda ve tarım ticaretinde uygulanan maliyetli sınır kontrollerini azaltmayı amaçlayan bir taslak anlaşma gündeme geldi. Öneri; ihracat sağlık ve bitki sağlığı sertifikaları, denetim ücretleri, organik sertifikasyon evrakı, numune alma ücretleri ve bazı liman ücretlerinin kaldırılmasını öngörebilir. Anlaşma henüz kesinleşmedi ve değişiklikler şu anda yürürlükte değil. Taslağın hem ithalat hem ihracata uygulanması ve Birleşik Krallık ile AB arasında gıda, bitki ve tarım ürünleri ticareti yapan işletmeleri kapsaması bekleniyor. Düzenleme yürürlüğe girerse Birleşik Krallık’ın tohumluk patates ihracatının yanı sıra taze sosis, burger ve kabuklu deniz ürünleri sevkiyatının AB pazarlarına yeniden başlamasının önü açılabilir. Bu ürün grupları, Brexit sonrasında ek maliyet ve idari yüklerle karşılaşan ihracatçılar için yeni ticaret imkânları oluşturabilir. Bunun karşılığında Birleşik Krallık’ın gıda güvenliği, hayvan sağlığı ve bitki ürünleri alanlarında ilgili AB kurallarıyla uyum sağlaması ve gelecekteki düzenleyici değişikliklere uyması gerekebilir. “Dinamik uyum” olarak tanımlanan yaklaşım, pestisitler, bitki koruma ürünleri ve tarımsal yeniliklere ilişkin kuralları AB’ye doğrudan ihracat yapmayan işletmeler bakımından da etkili kılabilir. Farmers Guide’ın aktardığı değerlendirmelerde, bu kapsamın çiftliklerdeki kurallar ve uyum yükümlülükleri açısından soru işaretleri yarattığı belirtildi. Birleşik Krallık hükümeti, anlaşmanın uzun vadede yıllık 5,1 milyar sterlin ekonomik fayda sağlayabileceğini tahmin ediyor; ancak tek tek tarım sektörleri üzerindeki mali sonuçlar belirsizliğini koruyor. Taslağın 20 Kasım’da Brüksel’de yapılması planlanan Birleşik Krallık-AB zirvesinde resmen kararlaştırılması beklenirken, anlaşmanın 2027 ortasında yürürlüğe girmesi hedefleniyor. Kesin takvim, müzakerelerin sonucuna bağlı.

Hindistan, GDO’lu Ürün İthalatına İzin Vermeyeceğini Açıkladı
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber

Hindistan, GDO’lu Ürün İthalatına İzin Vermeyeceğini Açıkladı

Hindistan Ticaret ve Sanayi Bakanı Piyush Goyal, Yeni Delhi’de öğrencilerin sorularını yanıtlarken ülkenin şimdiye kadar hiçbir genetiği değiştirilmiş (GDO) ürünün ithalatına izin vermediğini ve gelecekte de bu tutumunu sürdüreceğini söyledi. Goyal, Salı günü Kirori Mal College’da yaptığı açıklamada, GDO’lu ürünlerin ithalatının Hindistan için “çok hassas” bir konu olduğunu belirtti. Goyal, bu yaklaşımın ülkenin dinî hassasiyetleriyle bağlantılı olduğunu ifade etti. Bazı yabancı ülkelerde süt ürünleri üretilirken buzağı eti veya genç buzağıların mide iç yüzeyinden elde edilen rennet enziminin kullanılabildiğini söyleyen bakan, Hindistan’da bu tür uygulamalara izin verilmediğini ve ürünlerin dinî hassasiyetleri koruyacak biçimde sertifikalandırılması gerektiğini kaydetti. Goyal ayrıca süt sektörünün Hindistan’da çok hassas kabul edildiğini ve ülkenin bu sektörde hiçbir serbest ticaret anlaşması kapsamında gümrük tavizi vermediğini söyledi. Bakan, Hindistan’ın sonuçlandırdığı ticaret anlaşmalarında hassas ürünlerden taviz vermediğini, buna karşılık rekabetçi olduğu alanlarda yeni pazar fırsatları aradığını belirtti. Hükümetin çiftçileri, balıkçıları ve mikro, küçük ve orta ölçekli işletmeleri korumayı hedeflediğini söyleyen Goyal, tekstil, ilaç, tarım ürünleri ile değerli taş ve mücevherat sektörleri için tercihli pazar erişimi sağlamaya çalıştıklarını aktardı. Hindistan’ın amacı, bu sektörlerdeki ürünlerin rakip ülkelerden daha düşük gümrüklerle pazarlara ulaşmasını sağlamak olarak açıklandı.

Goyal: Hindistan GM Ürün İthalatına Gelecekte de İzin Vermeyecek
Görsel kaynağı: The New Indian Express · Özgün haber

Goyal: Hindistan GM Ürün İthalatına Gelecekte de İzin Vermeyecek

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Hindistan Ticaret ve Sanayi Bakanı Piyush Goyal, ülkesinin bugüne kadar hiçbir genetiği değiştirilmiş (GM) ürünün ithalatına izin vermediğini ve gelecekte de izin vermeyeceğini söyledi. Goyal, Yeni Delhi’de Kirori Mal Koleji öğrencileriyle yaptığı konuşmada GM ürünler konusunu Hindistan için “çok hassas” bir mesele olarak nitelendirdi. Goyal, süt ürünleri sektörünün de hassas alanlardan biri olduğunu ve Hindistan’ın bu sektörde hiçbir serbest ticaret anlaşmasında gümrük vergisi tavizi vermediğini belirtti. Ülkenin bugüne kadar süt ürünleri pazarını hiçbir ülkeye açmadığını söyleyen Goyal, bazı yabancı ülkelerde süt ürünleri üretiminde dana eti veya genç buzağıların mide iç yüzeyinden elde edilen peynir mayasının kullanılabildiğini aktardı. Hindistan’ın bu uygulamalara izin vermediğini ve dini hassasiyetlerin zarar görmemesi için ilgili ürünlerin sertifikalandırılması gerektiğini ifade etti. Kaynakta bu sertifikasyonun hangi makam veya süreçle yapılacağı açıklanmadı. Goyal, Hindistan’ın sonuçlandırdığı ticaret anlaşmalarında hassas hiçbir üründen taviz vermediğini, çiftçileri, balıkçıları ve mikro, küçük ve orta ölçekli işletmeleri korumayı amaçladığını söyledi. Buna karşılık tekstil, ilaç, tarım ürünleri, mücevher ve değerli taş sektörlerinde tercihli pazar erişimi aradıklarını belirtti. Hindistan’dan gelen ürünlere uygulanacak vergilerin Endonezya, Malezya, Vietnam, Çin ve Filipinler gibi rakip ülkelerden gelen ürünlere kıyasla daha düşük olmasını hedeflediklerini kaydeden Goyal, hükümetin imalatı, istihdamı, girişimciliği ve start-up alanlarını da teşvik ettiğini söyledi.