ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

21 haber · Sayfa 1

Çin’de Yeni Zelanda Sığır Eti İthalatı Yıllık Koruma Kotası’nın Yarısına Ulaştı
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin’de Yeni Zelanda Sığır Eti İthalatı Yıllık Koruma Kotası’nın Yarısına Ulaştı

Çin Ticaret Bakanlığı (MOFCOM), Yeni Zelanda’dan sığır eti ithalatının 2 Kasım itibarıyla Çin’in yıllık koruma kotasının %50’sine ulaştığını açıkladı. Kotanın tamamen kullanılması halinde, mevcut vergilere ek olarak %55 oranında gümrük vergisi uygulanacak. Bakanlığa göre bu ek vergi, kotanın dolmasından sonraki üçüncü gün yürürlüğe girecek. Yeni Zelanda için Çin’in koruma kotası 2026’da 206.000 ton, 2027’de 210.000 ton ve 2028’de 214.000 ton olarak belirlendi. Çin’in ülkeye özgü kota uyguladığı altı büyük sığır eti tedarikçisi arasında Yeni Zelanda’nın yanı sıra Brezilya, Arjantin, Uruguay, Avustralya ve ABD de bulunuyor. Koruma önlemleri 1 Ocak 2026’da yürürlüğe girdi ve 31 Aralık 2028’e kadar uygulanacak. Kotaların yıllık artışlarla yükseltilmesiyle kısıtlamaların kademeli olarak gevşetilmesi, kotayı aşan ithalata yönelik %55’lik ek verginin ise sürdürülmesi öngörülüyor. Çin, Aralık 2024’te başlatılan soruşturmanın ardından önlemleri 31 Aralık 2025’te açıkladı. Soruşturma, artan sığır eti ithalatının ülkenin yerli sektöründe ciddi zarara yol açtığı ve ithalat ile zarar arasında nedensel bağ bulunduğu sonucuna vardı. Çin, 2025’te 2,802 milyon ton sığır eti ithal etti; ithalat miktarı yıllık bazda %2,5 azalırken ithalat değeri %8 arttı. Yeni Zelanda, toplam ithalat hacminin %4,1’ini oluşturdu. MOFCOM, düzenlemenin normal ticareti kısıtlamaktan çok zorluk yaşayan yerli üreticilere toparlanma alanı açmayı amaçladığını bildirdi. Çin Sosyal Bilimler Akademisi’nden Li Guoxiang da uygulamanın yerli sığır sektörünü desteklerken uluslararası tedarikçilerle ticareti sürdürme çabası olduğunu söyledi.

Baltık Denizi’nde 2027 Balıkçılık Kotaları Kıyı Balıkçılığındaki Baskıyı Gidermedi
Görsel kaynağı: Fiskeri Tidende · Özgün haber

Baltık Denizi’nde 2027 Balıkçılık Kotaları Kıyı Balıkçılığındaki Baskıyı Gidermedi

Baltık Denizi’nde 2027 yılı balıkçılık kotalarının kesinleşmesi, bölgedeki kıyı balıkçılığının uzun süredir devam eden sorunlarını çözmedi. Değerlendirmeye göre pelajik balık kotaları belirgin biçimde artırılırken pisi balığı kotasında da sınırlı bir yükseliş yapıldı. Ancak morina balığının kısa vadede geri dönmesinin beklenmemesi ve geçmiş yıllardaki kota düşüşleriyle uzun kapatma dönemleri, sektör üzerindeki baskının sürdüğüne işaret ediyor. Morina stokunun zayıflamasında balıkçılığın tek etken olmadığı savunuluyor. DTU Aqua’nın geçen yıl yaptığı çalışmada karabatakların çok büyük miktarlarda morina tükettiği belirtilirken, Tænketanken Hav denizel sıcak hava dalgalarının daha sık hale geldiğini ortaya koydu. Yazıdaki değerlendirmeye göre morina sıcak sulardan kaçıyor ve bu çevresel baskılar, türün Baltık Denizi’nde yeniden güçlenmesini zorlaştırıyor. Morina için kabul edilen yan av kotasının ise balıkçılar açısından umudu korumak için gerekli olduğu ifade ediliyor. Buna karşılık Orta Baltık Denizi’ndeki ringa balığı stokunun arttığı aktarılıyor. Ancak siyasetçilerin, Uluslararası Deniz Araştırmaları Konseyi’ndeki biyologların önerdiğinden daha düşük bir ringa balığı kotası belirlediği belirtiliyor. Değerlendirmede, uzman tavsiyelerinden daha temkinli kararlar alınmasının balıkçılığın yeniden canlanmasını zorlaştırabileceği savunuluyor. Morina stokunu korumak amacıyla uygulanan kapatma dönemlerinde tejneyle avcılığa izin verilmemesi de eleştiriliyor. Yazıda, bu yöntemin morinayı etkilemediği görüşü dile getirilerek, stokları etkileyen tüm baskı unsurlarına müdahale edilmesi, biyolojik tavsiyelere uyulması ve deniz ortamına ya da balık stoklarına fayda sağlamayan kısıtlamaların kaldırılması çağrısı yapılıyor.

Bulgaristan’da Tarım İdaresini Birleştirme ve Kadro Azaltma Reformu Önerildi
Görsel kaynağı: 24 Chasa · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Tarım İdaresini Birleştirme ve Kadro Azaltma Reformu Önerildi

Bulgaristan Tarım Bakanı Plamen Abrovski, tarım idaresinde yüzlerce kadronun azaltılmasını ve çeşitli kurumların birleştirilmesini içeren kapsamlı bir reform önerdi. Kamu istişaresine açılan değişikliklerin 1 Ocak 2027’de yürürlüğe girmesi bekleniyor. Önerinin en önemli başlıklarından biri, orman ve balıkçılıktan sorumlu iki ajansın yeni bir yapıda birleştirilmesi. Reform taslağına göre orman ajansındaki mevcut 300 kişilik kadro 276’ya, bölgesel birimlerdeki kadro ise 1119’dan 1096’ya indirilecek. Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü Burgaz’da kalacak ve dört bölgesel birimle çalışacak. Sendikalar ve sektör temsilcileri, değişikliklerin Avrupa ödemelerinde kesintiye, av kotalarının kaybedilmesine ve Avrupa Birliği Adalet Divanı yaptırımlarına yol açabileceği uyarısında bulundu; bu nedenle deniz kentlerinde protestolar düzenlendi. Bağcılık ve şarapçılıktaki bağımsız icra ajansının faaliyetleri Bulgaristan Gıda Güvenliği Ajansı’na aktarılacak. Ajans bünyesinde bağcılık ve şarapçılığa özel bir yapı kurulacak; bu yapı bağcılık sicilini, Sofya ve Plovdiv’deki test laboratuvarlarını ve bölgesel birimleri devralacak. Değişiklik 3895 üzüm üreticisi ile şarap, sirke ve diğer ürünleri üreten 350 işletmeyi kapsıyor. Tarım Bakanlığı, amacın denetimi tek bir yapıda toplamak olduğunu belirtiyor; birleşme sonrasındaki kesin kadro sayısı ise yeni teşkilat yönetmeliğine bırakılıyor. Reform ayrıca hayvancılıkta seleksiyon ve üreme ajansının çeşit deneme ajansına katılarak yeni bir kurum oluşturmasını öngörüyor. Tarım Fonu’nda 120, Gıda Güvenliği Ajansı’nda 100 ve Tarım Akademisi’nde 253 kadro azaltılması planlanıyor. Bakanlık merkez teşkilatında da 37 kadro azaltılması ve personel sayısında %5,54 küçülme öngörülürken, tazminatlar için ek 1.216.330 avro talep edilmesi bekleniyor.

AB Konseyi Baltık Denizi'nde Gelecek Yılın Balıkçılık Kotalarını Belirledi
Görsel kaynağı: Syre · Özgün haber
Veri haberi

AB Konseyi Baltık Denizi'nde Gelecek Yılın Balıkçılık Kotalarını Belirledi

AB Konseyi, Baltık Denizi için gelecek yıl uygulanacak balıkçılık kotalarını belirledi. Kararda orta Baltık Denizi'ndeki ringa kotası %71 artırılırken, Botni Körfezi'ndeki ringa kotası da %12 yükseltildi. Birden fazla kota artışı, bölgedeki balık stoklarının ciddi durumu nedeniyle çevre kuruluşları ve Avrupa Parlamentosu üyelerinin eleştirilerine yol açtı. Avrupa Parlamentosu üyesi Isabella Lövin, orta Baltık'taki ringa stoklarının toparlanma işaretleri göstermeye başladığı bir dönemde kotanın artırılmasını “tamamen sorumsuzca” olarak niteledi. WWF de toparlanmanın yeni olduğunu ve stokun hâlâ çok hassas kaldığını belirterek artışın olumlu gelişmeyi tersine çevirme riski taşıdığını bildirdi. Lövin ayrıca Avrupa Parlamentosu'nun balıkların hayvan yemine dönüştürüldüğü endüstriyel balıkçılığın durdurulması yönündeki talebinin bu yılki kota kararında karşılık bulmadığını söyledi. Botni Körfezi'ndeki artış da eleştirildi. Lövin, Bottenhavet'te ringa stokunun azaldığının değerlendirildiğini ve kıyıdaki küçük ölçekli balıkçıların boş ağlardan söz ettiğini aktardı. WWF, stokun sürdürülebilir seviyenin altında olduğunu ve Konseyin Avrupa Komisyonunun önerdiğinden daha yüksek bir kota belirlediğini açıkladı. Gençlik örgütü Fältbiologerna ise Baltık Denizi'ndeki aşırı avlanma, iklim değişikliği, ötrofikasyon ve çevresel toksinlerin birlikte etkisine dikkat çekti. Baltık Denizi'ndeki iki çok zayıf morina stoku için Uluslararası Deniz Araştırmaları Konseyi (ICES) sıfır av tavsiyesinde bulunmuştu. Buna rağmen Konsey, Avrupa Komisyonunun tavsiyelerinin çok üzerinde tesadüfi ava izin verdi. WWF, bu kararın morinanın toparlanma şansını azalttığını savundu.

İran Tarım Sektörü Yılda 2,7 Milyar Litre Sıvı Yakıta İhtiyaç Duyuyor
Görsel kaynağı: Young Journalists Club · Özgün haber
Veri haberi

İran Tarım Sektörü Yılda 2,7 Milyar Litre Sıvı Yakıta İhtiyaç Duyuyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İran Tarım Bakanlığı Planlama ve Ekonomi İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Ekber Fethî, tarım sektörünün makine ve üretim faaliyetleri için yılda yaklaşık 2 milyar 700 milyon litre sıvı yakıta ihtiyaç duyduğunu açıkladı. Fethî, tarım makinelerinin yakıt tüketiminin ülkenin toplam yakıt tüketiminin yaklaşık %4,5’ine denk geldiğini belirterek, tahsis sisteminin gerçek ihtiyaçlara göre yeniden düzenlenmesini istedi. Açıklama, İran’da tarım ve doğal kaynaklar sektöründe zorunlu olmayan savunma ve krizlere hazırlık politikalarının ele alındığı ulusal toplantıda yapıldı. Fethî’ye göre tarımsal üretim; yaptırımlar, ticari kısıtlamalar, döviz dalgalanmaları, savaş, kuraklık, ulaşım sorunları ve ithalat-ihracat sınırlamaları gibi baskılarla karşı karşıya kaldı. Buna rağmen stratejik stoklar, iç kapasite ve üreticilerin çabasıyla temel ürünlerin tedarik ve dağıtımının sürdürüldüğü bildirildi. Fethî, yakıtın il ve ilçelere küçük ve yıpratıcı dilimler halinde tahsis edilmesinin yaklaşık 137 milyon tonluk tarımsal üretimi zorlaştırdığını söyledi. Bu nedenle tarım sektörüne ayrılan yakıt kotalarının özel kartlar üzerinden, üretim kapasitesi, faaliyet alanı ve bölgesel ihtiyaçlar dikkate alınarak yönetilmesini; kotaların eyaletlere toplu ve yönetilebilir biçimde aktarılmasını talep etti. Konunun Petrol Bakanlığı ve kaçakçılıkla mücadeleden sorumlu kurumlarla koordinasyon içinde ele alınması istendi. Toplantıda enerji arzının yanı sıra gıda tedarik zincirinin depolama, taşıma, dağıtım ve satış aşamalarındaki dayanıklılığı da gündeme geldi. İthalat güzergâhlarının çeşitlendirilmesi kapsamında kuzey limanlarının temel ürün tedarikindeki payının %15’ten yaklaşık %40’a çıkarıldığı aktarıldı. Bakan yardımcısı, kara yollarının ve alternatif ticaret güzergâhlarının kullanılmasının sınırlı rotalara bağımlılığı azaltabileceğini belirtti. Fethî ayrıca Tarım Bakanlığında zorunlu olmayan savunma ve kriz yönetimi için onaylı bir kurumsal yapının bulunmadığını söyledi. Bakanlık ve bağlı kuruluşlarda uygun bir yapı kurulmasını, kamu kurumlarının gıda güvenliği, altyapı, depolar ve stratejik stoklar konusundaki görevlerini belirleyen bağlayıcı düzenlemeler hazırlanmasını istedi. İhracatın geçici olarak aksadığı dönemlerde ürünleri elinde kalan çiftçilere finansman ve işletme sermayesi desteği sağlanması da talepler arasında yer aldı.

Rus Araştırma Gemisi Fas Atlantik Kıyısında Balıkçılık Araştırması Başlattı
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

Rus Araştırma Gemisi Fas Atlantik Kıyısında Balıkçılık Araştırması Başlattı

Rusya Federal Balıkçılık Ajansına ait Atlantida araştırma gemisi, Fas’ın Atlantik kıyısı boyunca 45 gün sürecek bir saha misyonuna başladı. Geminin 145 trol çekimi yapacağı çalışmada, büyüme aşamasındaki balıkların yanı sıra sardalya, uskumru, yılan balığı ve hamsi gibi küçük pelajik türlerin bolluğu değerlendirilecek. Ajans temsilcisi Mikhail Tarasov, kampanyanın Faslı ve Rus araştırmacılar arasındaki yakın iş birliğiyle yürütüldüğünü belirtti. Rabat yönetimi, yerel filo ile bölgede faaliyet gösteren Rus filosunun yıllık av kotalarını bu ortak bilimsel misyonlardan elde edilen sonuç ve raporlara dayanarak belirliyor. Operasyonların hukuki çerçevesini, Moskova ile Rabat arasında 15 Mart 2016’da imzalanan anlaşma oluşturuyor. Anlaşma Rus filosuna Fas’ın Atlantik kıyısında küçük pelajik balık avlama erişimi sağlarken, toplam av miktarını, faaliyet bölgelerini, referans fiyatları ve izin verilecek gemi sayısını belirleme yetkisini Rabat’a bırakıyor. İzin verilen gemi sayısı en fazla 10 ve operasyonlar iki ülkenin ortak komitesinin denetimine tabi. Aynı geminin Ekim-Aralık 2015’teki önceki kampanyasında Safi ile El Aaiún arasındaki bölgede 143 trol çekimi yapılmış, uskumru avın %69’unu oluşturmuştu. Rus yetkililer, yeni çalışmanın ardından Fas’ın Atlantik sularındaki yıllık av hacminin başta uskumru ve çipura olmak üzere 90.000-100.000 tona çıkarılmasını bekliyor.

Norveç ve Rusya, 2027 Barents Denizi Morina Kotasında Anlaştı
Görsel kaynağı: Auðlindin · Özgün haber
Veri haberi

Norveç ve Rusya, 2027 Barents Denizi Morina Kotasında Anlaştı

Norveç ve Rusya, Barents Denizi'nde 2027 yılı morina kotasını %14 artırarak toplam 325 bin tona çıkarma konusunda anlaştı. Bu yıl 285 bin ton olan kota, altı yıldaki ilk artış olacak. Anlaşma, Norveç Ticaret ve Balıkçılık Bakanlığının açıklamasına göre 23 Ekim'de İstanbul'da imzalandı; Norveç'in payı 156.997 ton olarak belirlendi. Kabul edilen kota, Norveçli ve Rus bilim insanlarından oluşan ortak çalışma grubunun önerdiği 312.667 tonluk sınırın 12.333 ton, yani yaklaşık %3,9 üzerinde bulunuyor. Bilimsel değerlendirmeye göre morinanın yumurtlama stoğu hâlâ ihtiyat sınırının altında. 2021 sınıfı yaklaşık ortalama güçteyken sonraki sınıfların ortalamanın altında olduğu belirtildi.

Hindistan’da Şeker Sektöründe Düzenleme Maliyetleri Marjları Baskılıyor
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan’da Şeker Sektöründe Düzenleme Maliyetleri Marjları Baskılıyor

Hindistan şeker sektörüne ilişkin analiz, toptan şeker fiyatları yükselmesine rağmen büyük şirketlerin faaliyet kârlılığı marjlarının baskı altında kaldığını ortaya koyuyor. Beş büyük şeker şirketinde gelire göre ağırlıklandırılmış faiz, amortisman ve vergi öncesi kâr (FAVÖK) marjı mali yıl 2021-22'de %10,8'den mali yıl 2024-25'te %8,4'e geriledi. Marj, mali yıl 2025-26'da %8,47'ye yalnızca sınırlı biçimde toparlandı. Analize göre bu baskı, değirmenlerin çiftçilere şeker kamışı alacakları üzerinden yaptığı ödemeleri geciktirebilir ve hükümet için ek mali yük oluşturabilir. Değirmenlerin yükselen şeker fiyatlarından yararlanma kapasitesi, yurt içi satış kotaları ve uluslararası ticaret üzerindeki hükümet kontrolleriyle sınırlanıyor. Mali yıl 2020-21 ile mali yıl 2025-26 arasında toptan şeker fiyatları %23, şeker kamışı için adil ve karşılıksız fiyat (FRP) %25 arttı. Buna karşılık şeker kamışı suyu ve B-heavy melastan üretilen etanolün alım fiyatları yaklaşık %5 yükselirken C-heavy etanolün fiyatı %27 arttı. Bu tercih, şekeri piyasadan fazla çekmeden etanol üretimini teşvik ederek şeker arzını ve biyoyakıt hedeflerini yönetme aracı olarak kullanılıyor. Kıdemli bir sektör yöneticisinin değerlendirmesine göre Aralık 2023'te şeker kamışı suyu veya şurubunun etanol üretiminde kullanımına önce yasak getirilmesi, birkaç gün sonra ise şeker yönlendirmesine nicel sınır konulması belirsizlik yarattı. Değişiklik, değirmenleri kapasite kullanımı, operasyonel verimlilik ve marjlar bakımından etkiledi; bazı esnek tesisler B-heavy veya C-heavy melas rotalarına geçerken geçici atıl kapasite oluştu. Piyasa fiyatları uygun olduğunda ek maliyetler telafi edilebiliyor, ancak açık piyasa gelirleri yetersiz kaldığında zararlar banka kredileri veya zaman zaman hükümet desteğiyle karşılanıyor. Değirmenler bu nedenle farklı hammaddeler arasında geçiş yapabilen damıtımevi kapasitesine ve bagas kojenerasyonu, biyogübre ile karbondioksit satışı gibi yan ürün yatırımlarına yöneliyor.

Uruguay Etinde Talep Sürüyor, Üretim İçin Daha Fazla Yem Alanı Gerekiyor
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay Etinde Talep Sürüyor, Üretim İçin Daha Fazla Yem Alanı Gerekiyor

2 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

Uruguay Ulusal Et Enstitüsü (INAC) yönetim kurulu üyesi José Manuel Mesa, SIAL Paris sonrasında Uruguay etine yönelik uluslararası talebin sürdüğünü, ancak alıcıların ihtiyaç duyduğu arzı bulmanın zorlaştığını söyledi. Mesa, fuardaki ticari görüşmelerden talebin kalıcı olacağı ve tedarik sıkıntısının belirgin olduğu sonucunun çıktığını aktardı. Buna karşın görüşmelerde, mevcut fiyatların üzerine çıkılacağına dair somut bir işaret bulunmadığını belirtti. Mesa’ya göre Uruguay’ın bu talep ortamından yararlanabilmesi, hayvancılıktaki üretim kısıtlarını aşmasına bağlı. Daha fazla yem mevcudiyetinin buzağı üretim sonuçlarını iyileştireceğini, yeniden yetiştirmeyi hızlandıracağını ve besiye daha genç ve ağır hayvanların gönderilmesini sağlayacağını ifade etti. Gebelik ve sütten kesme sorunlarının da çoğu zaman yeterli vücut kondisyonuna ulaşamayan ve gereken miktarda ot tüketemeyen ineklerle bağlantılı olduğunu söyledi. Tahıl kullanımının üretim süreçlerini hızlandırdığını belirten Mesa, bu seçeneğin tahıl fiyatlarına ve tahıl-et değişim ilişkisine bağlı olduğu uyarısını yaptı. Bu nedenle tarla iyileştirmeleriyle birlikte kışlık yem bitkileri ve ekili meraların artırılmasını gerekli gördü. Uruguay’da yaklaşık 800.000 hektar kışlık yem bitkisi ile 1,1 milyon ila 1,2 milyon hektar arasında konvansiyonel mera bulunduğunu aktaran Mesa, iyileştirilmiş alan genişletilmedikçe et üretiminde yapısal artışın zor olacağını söyledi. SIAL Paris ve Brüksel’deki temaslarda Avrupa Birliği ile anlaşmada öngörülen kotaların Mercosur ülkeleri arasındaki dağılımının henüz çözülemediği de ele alındı. Mesa, izin sahibi ithalatçıları tedarik edebilecek ihracatçılarla buluşturmanın güçlük taşıdığını belirtti. Brezilya’nın Avrupa pazarına erişimindeki sorunların diğer ihracatçılar için fırsat oluşturduğunu, ancak bunun kalıcı bir durum olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti. Mesa ayrıca Uruguay’ın Avrupa’nın ormansızlaşma düzenlemesiyle bağlantılı sertifikaya sahip eti göndermeye başladığını söyledi. INAC’ın, etin Hollanda ve Almanya limanlarından girdikten sonra hangi bölgelere dağıtılıp tüketildiğini belirlemeye çalıştığını aktaran Mesa, bu çalışmanın tanıtım kampanyalarını talebin yüksek olduğu pazarlara yönlendirmeyi amaçladığını belirtti. Fuardan derlenen beklentilere göre önümüzdeki yıllarda Uruguay etinin pazarlanmasında güçlük öngörülmüyor.

ABD’li Gıda İthalatçısı Kanada Tarifelerine Karşı Dava Açtı
Görsel kaynağı: CTV News · Özgün haber
Veri haberi

ABD’li Gıda İthalatçısı Kanada Tarifelerine Karşı Dava Açtı

ABD’li gıda ithalatçısı Gellert Global Group, Kanada’ya yönelik tarifelerin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle ABD Uluslararası Ticaret Mahkemesi’nde dava açtı. New York merkezli mahkemeye yapılan başvuru, kâr amacı gütmeyen Liberty Justice Center tarafından Salı günü şirket adına sunuldu. Davada, ABD Başkanı Donald Trump’ın 1930 tarihli Tarife Yasası’nın 338. Bölümü’nü kullanarak kapsamlı tarifeler ve ithalat yasakları uygulamasının başkanlık yetkisini aştığı savunuluyor. Trump, ticaret görüşmelerinin ağustosta kesilmesinin ardından bazı Kanada mallarına %50 gümrük vergisi getirdi. Aynı yasal dayanak, sonraki ay motosikletler ile bazı alkol ve süt ürünlerinin Kanada’dan ithalatını yasaklamak için de kullanıldı. Beyaz Saray, daha önce bu amaçla kullanılmamış olan 338. Bölüm’ün, bir ülkenin ABD ihracatçılarını diğer ülkelerin ihracatçılarına kıyasla dezavantajlı duruma getirmesi halinde başkana tarife uygulama yetkisi verdiğini belirtiyor. ABD’li yetkililer son önlemleri, Kanada’daki eyaletlerin ABD likörüne yönelik yasaklarına, Kanada’nın arz yönetimli süt ürünleri sistemine ve bazı ABD araçlarına uygulanan kotalara yanıt olarak açıklıyor. Ancak dava, Kanada politikalarının kapsamlı tarifeleri haklı çıkarmadığını ileri sürüyor. Başvuruda, otomobil kotaları ile likör yasaklarının Trump yönetiminin kendi tarife önlemlerine yanıt olduğu ve Kanada’nın süt ürünleri arz yönetiminin, Trump’ın ilk başkanlık döneminde müzakere edilen Kanada-ABD-Meksika Anlaşması’na dayandığı belirtiliyor. Gellert Global Group, Kanada’dan ithal ettiği peynir için %50 tarife ödediğini, Kanada’daki biriminin sattığı ABD menşeli peynirlere ise Ottawa’nın misilleme tarifeleri uyguladığını söylüyor. Şirket, Kuzey New York’taki süt üreticilerinden alınan sütün Kanada’da brie peynirine işlendiğini ve ardından ABD’ye gönderildiğini belirterek, tarifelerin bu sınır ötesi tedarik zincirinin her iki tarafındaki Amerikalı çiftçileri ve işletmeleri etkilediğini ifade ediyor. Dava ayrıca 338. Bölüm’ün işlevsiz kaldığını ve Ticaret Yasası’nın 301. Bölümü gibi daha sonraki düzenlemelerle aşıldığını savunuyor. Başvuruda, tarife uygulanmadan önce gereken 30 günlük bekleme süresi gibi koşulların da karşılanmadığı ileri sürülüyor. Trump yönetiminden bir yetkili, başkanın eylemlerinin mahkemede güçlü biçimde savunulacağını ve davanın Amerikalı işçiler, çiftçiler ve şirketler için şartları eşitleme politikasını caydırmayacağını söyledi. Gellert Global Group ise mahkemeden tarifelerin hukuka aykırı ilan edilmesini ve ödenen tutarların iade edilmesini istiyor.

Ukrayna’nın AB Üyeliği Tarım Politikasında Büyük Tartışma Yaratıyor
Görsel kaynağı: AgroTV · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’nın AB Üyeliği Tarım Politikasında Büyük Tartışma Yaratıyor

Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne (AB) katılım süreci, ülkenin tarım sektörünün ölçeği nedeniyle Ortak Tarım Politikası (OTP), ortak bütçe ve Avrupa tarım piyasası açısından önemli bir tartışma yaratıyor. Ukrayna Haziran 2022’de aday ülke statüsü aldı, katılım müzakereleri Haziran 2024’te resmen başladı ve temel unsurlar başlığındaki ilk müzakere grubu Haziran 2026’da açıldı. Ancak üyelik için Avrupa kriterlerinin karşılanması, kurumsal ve ekonomik reformların yapılması, mevzuatın AB ile uyumlaştırılması ve kritik aşamalarda üye devletlerin onayı gerekiyor. Ukrayna, Arnavutluk ve Karadağ’dan farklı olarak geniş tarım alanlarına, güçlü bir bitkisel üretim tabanına ve tahıl ile yağlı tohumlarda yüksek ihracat kapasitesine sahip. Bu nedenle tam üyelik, OTP kapsamındaki sübvansiyonların dağıtımı, doğrudan ödemeler, kırsal kalkınma fonları ve sınırlı kaynaklara sahip ortak bütçenin dengesi üzerinde baskı oluşturabilir. Kaynakta, Ukrayna’nın mevcut üye ülkelerdeki çiftçilerle karşılaştırılabilir haklara sahip olması durumunda desteklerin nasıl korunacağı ve Avrupa bütçesine katkıların artıp artmayacağı sorularının öne çıkabileceği belirtiliyor. Piyasa etkisinin tüm kesimler için aynı olması beklenmiyor. Tahıl ve yağlı tohum üreticileri, özellikle taşımacılık maliyetlerinin düşük olduğu bölgelerde daha güçlü rekabetle karşılaşabilir. Buna karşılık işleyiciler, yem kullanan hayvancılık işletmeleri ve bazı tüketiciler daha erişilebilir hammaddelerden yararlanabilir. Bu etkiler kesinleşmiş sonuçlar değil, üyelik ve ticaret düzenlemelerinin nasıl şekilleneceğine bağlı olası senaryolar olarak aktarılıyor. AB, 2022’deki Rusya işgalinin ardından Ukrayna ihracatına uygulanan gümrük vergilerini geçici olarak askıya almış, dayanışma koridorlarıyla tahıl ve diğer malların üye ülkeler üzerinden taşınmasını sağlamıştı. Bu uygulama, sınır ülkelerinde altyapı, depolama ve fiyat baskısı tartışmalarını da beraberinde getirdi. AB, 2024’te bazı tarım ürünleri için koruma mekanizmaları ve tahıl ithalatı izleme sistemi kurdu; belirli ithalat eşiklerinin aşılması bazı ürünlerde vergilerin ve tarife kotalarının yeniden uygulanmasına yol açtı. Revize AB-Ukrayna ticaret anlaşması 29 Ekim 2025’te yürürlüğe girerek ek serbestleşme, korunma hükümleri ve Avrupa üretim standartlarına kademeli uyum taahhütleri getirdi. Romanya açısından konu, Ukrayna malları için transit ülkesi olmasının yanında bölgesel ve uluslararası pazarlarda rekabet eden bir tarım üreticisi olması nedeniyle daha hassas. Kaynak, öngörülebilir kurallar, etkili kontroller, transit altyapısı ve çiftçileri orantısız piyasa bozulmalarından koruyacak mekanizmalar gerektiğini belirtiyor. Ukrayna’nın ihracat altyapısı ise savaş nedeniyle baskı altında. Reuters’ın 19 Şubat 2026 tarihli aktarımına göre Odesa bölgesindeki liman saldırıları Aralık 2025’te 13 sivil gemiye zarar verdi ve limanların ihracat kapasitesini %30’a kadar düşürdü.

Diwaniyah’da 2026-2027 Kış Tarım Planı Hazırlıkları Tamamlandı
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber

Diwaniyah’da 2026-2027 Kış Tarım Planı Hazırlıkları Tamamlandı

Irak’ın Diwaniyah kentindeki Yüksek Tarım Komitesi, 2026-2027 kış tarım sezonu planına ilişkin hazırlıkları tamamladı. Plan, vilayetin tüm ilçeleri ve nahiyelerine dağıtıldı. Komite toplantısında plan kapsamındaki arazilerin su kotalarının güvence altına alınmasına yönelik mekanizmalar görüşüldü. Vali Abbas el-Zamili, Tarım Müdürlüğüne sübvansiyonlu tohumların çiftçilere ulaştırılmasını kolaylaştırma ve tohumları adil biçimde dağıtma talimatı verdi.

EAPO, AB Balıkçılık Politikasının Daha Hızlı Revize Edilmesini İstiyor
Görsel kaynağı: Fiskeri Tidende · Özgün haber

EAPO, AB Balıkçılık Politikasının Daha Hızlı Revize Edilmesini İstiyor

Avrupa Balık Üreticileri Örgütleri Birliği (EAPO), Fransa’nın Lorient kentindeki yıllık üye toplantısında balıkçılığın geleceğini ve AB’nin 2028-2034 bütçesini ele aldı. Üyeler, AB’nin ortak balıkçılık politikasının daha hızlı revize edilmesi, kuralların sadeleştirilmesi ve sektörün AB bütçesinden yeterli destek almaya devam etmesi için çalışma kararı aldı. EAPO ayrıca geleneksel balıkçılık alanlarına erişimin iyileştirilmesini ve bilimsel tavsiyeler, iklim değişikliği ile balıkçılığın ekonomik önemini dikkate alan daha istikrarlı kotalar istedi. Toplantıda dip balığı stokları ve Uluslararası Deniz Araştırmaları Konseyinin (ICES) Kuzey Denizi dahil bazı bölgeler için tavsiyeleri görüşüldü. Örgüt, uzun vadeli yönetim planları talep ederken kuzey sularındaki levrek stokunun iyi durumda olduğunu ve mevcut kısıtlamaların kaldırılması için Birleşik Krallık’la anlaşma gerektiğini bildirdi.

Brezilya Eti İthalatı Meksika’da Üreticilerle İthalatçıları Karşı Karşıya Getirdi
Görsel kaynağı: 24 Horas México · Özgün haber

Brezilya Eti İthalatı Meksika’da Üreticilerle İthalatçıları Karşı Karşıya Getirdi

Meksika’da Brezilya’dan et ve tavuk ithalatına ilişkin politika, hayvancılık örgütleri ile ithalatçıları karşı karşıya getirdi. Consejo Mexicano de la Carne (Comecarne), hükümetten ithalat kotalarını sürdürmesini isterken, Confederación Nacional de Organizaciones Ganaderas (CNOG) 2027’de piyasayı tedarik etmek için sıfır gümrük vergili izinlere karşı çıktı. Comecarne Genel Direktörü Macarena Hernández, kotalar ile tavukta sıfır gümrük vergisinin aralıkta sona ereceğini belirterek, 2027 üretim planlaması için karar, ilan ve kotaların işletilme mekanizmasının zamanında netleştirilmesini istedi. Kuruluş, şirketlerin 2026 içinde tedarik görüşmelerini tamamlayabilmesi için öngörülebilirlik talep ediyor.

Akaryakıt Krizi Fransız Balıkçılarını Zorluyor
Fotoğraf: Photo par BOUILLAND STEPHANE / HEMIS.FR / HEMIS.FR / HEMIS VIA AFP · Özgün haber
Veri haberi

Akaryakıt Krizi Fransız Balıkçılarını Zorluyor

Fransa’nın Lorient kentindeki Keroman Zanaat Balıkçılığı İşletmesi, akaryakıt fiyatlarındaki sert yükseliş nedeniyle mali baskı altında. Balıkçılar litre başına 1,21 avroya kadar düşen vergisiz gazelden yararlansa da bu destek, özellikle büyük trol teknelerinin yüksek tüketimi karşısında yükü hafifletmeye yetmiyor. İşletmenin beş çok amaçlı trol teknesi günde ortalama 1.400 litre yakıt tüketiyor. İşletme direktörü Jérôme Nicol’e göre artan giderler satış fiyatlarına aktarılamıyor. Balığın fiyatı müzayedede belirlendiği için işletmeler fiyatı doğrudan artıramıyor; kotalar da daha fazla avlanarak geliri yükseltme olanağını sınırlıyor. Balıkçılıkta kullanılan mavi renkli gazelin fiyatının yıl başından bu yana iki katına çıktığı belirtilirken, Nicol balıkçıların aylık gelirlerindeki azalmanın 200 ila 600 avro arasında olduğunu tahmin ediyor. Kıyıdan uzakta çalışan büyük trol tekneleri, klasik bir tekneye göre 13 kata kadar daha fazla yakıt tüketebiliyor. Ifremer araştırmacısı Olivier Guyader, trol avcılığında cironun %25 ila 30’unun yakıt maliyetiyle kaybedildiğini belirtiyor. Küçük tekneler de gider artışından etkileniyor ancak daha sınırlı bir baskı yaşıyor; bu tekneler için çalışma alışkanlıklarının değiştirilmesi ve elektrikli tahrike geçiş mümkün görülüyor. Didier Gascuel ise sektörün 20 veya 30 yıl içinde planlı biçimde trol avcılığından çıkmasını öneriyor. Gascuel, gazel vergisi indirimini Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) sübvansiyon olarak değerlendirdiğini ve bu indirim olmadan trol balıkçılığının hızla çökeceğini savunuyor. Hükümet, fiyat artışlarının başlamasından bu yana balıkçıların yakıt giderlerine destek için 30 milyon avrodan fazla kaynak ayırdı; ancak kısa vadede belirgin bir çözüm bulunmadığı aktarılıyor.

Avrupa Komisyonu'ndan Ukrayna Tarımı İçin Geçiş Kısıtlaması Önerisi
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber

Avrupa Komisyonu'ndan Ukrayna Tarımı İçin Geçiş Kısıtlaması Önerisi

Avrupa Komisyonu, Avrupa Birliği'nin (AB) gelecekteki genişlemesine hazırlık amacıyla 6 Ekim'de bir öneri paketi sundu. Paket, yeni üyeler için resmi katılım sonrasında da uygulanabilecek geçiş dönemi kısıtlamaları ve özel korunma mekanizmaları öngörüyor. Ancak nihai kurallar henüz belirlenmiş değil ve öneriler müzakereler için bir çerçeve niteliği taşıyor. Komisyon, Ukrayna tarım sektörünün büyüklüğü, yapısı ve yüksek verimliliği nedeniyle hassas tarım ürünleri, özellikle tahıl, için AB pazarına erişimi ve mali desteği sınırlayabilecek araçlar öneriyor. Kısıtlamalar, pazar erişiminin yanı sıra Ukrayna'nın Ortak Tarım Politikası'na (OTP) dayalı Avrupa tarım sübvansiyonlarına katılımını da kapsayabilir. Amaç, mevcut AB üyesi ülkelerdeki çiftçiler açısından rekabetin aniden artması riskini azaltmak. Buna karşılık Brüksel, Ukrayna'nın AB dışındaki geleneksel ihracat pazarlarını korumasına ve yeniden oluşturmasına yardım etmeyi öneriyor. Yaklaşım kapsamında Ukrayna buğdayının ağırlıklı olarak üçüncü ülke pazarlarına yönlendirilmesi planlanıyor. Mısır ve diğer Kuzey Afrika ülkeleri, Ukrayna tahılı için kilit destinasyonlar arasında gösteriliyor; bu pazarlara sevkiyatın azalmasının, Karadeniz havzası tahılına bağlı ithalatçı ülkelerin gıda güvenliği açısından risk yaratabileceği belirtiliyor. Ukrayna Tarım Bakanı Taras Vysotskyi, ülkesinin tarım ürünlerinin AB pazarında satışına kalıcı kısıtlamalar getiren bir üyelik modelini kabul etmeyeceğini söyledi. Kiev, geçici kotaları ve sona erme tarihi açıkça belirlenmiş korunma mekanizmalarını kabul edebileceğini, süresiz kısıtlamaların ise tam üyelik anlayışıyla çelişeceğini belirtiyor. Ukrayna ayrıca yem, bileşen, işlenmiş ürün ve biyoyakıt ihracatını artırmayı, işleme kapasitesine yatırım çekmeyi hedefliyor. Önerinin nihai parametreleri katılım müzakerelerinde belirlenecek. Düzenlemenin Ukrayna'nın AB pazarına ve tarım sübvansiyonlarına erişimini sınırlaması, AB içindeki üreticilerin talebini koruyabilir. Ukrayna tahılının Kuzey Afrika ve diğer üçüncü pazarlara yönelmesi ise Romanyalı ihracatçıların bu pazarlardaki rekabetini artırabilir. Kaynakta öneri paketinin yılı belirtilmediği için tarih 6 Ekim olarak aktarılmıştır. Aynı zamanda Ukrayna buğdayının Kuzey Afrika ve diğer üçüncü ülke pazarlarına yönelmesi, Rumen ihracatçıların son aylarda Mısır ve Cezayir’den Türkiye ve Orta Doğu’ya kadar ilerleme kaydettiği pazarlarda daha güçlü rekabet anlamına geliyor.

Arjantin’de Üre Fiyatı İthalat Paritesine Ulaştı
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de Üre Fiyatı İthalat Paritesine Ulaştı

Arjantin toptan gübre piyasasında üre fiyatı ton başına 610-620 dolar aralığına yükselerek ithalat paritesine ulaştı. IF Ingeniería en Fertilizantes’in raporuna göre, eylül ayındaki güçlü hareketliliğin ardından granül üre ithalatı yavaşladı ve piyasa, Çin’in yeni ihracat kotalarının etkisiyle beklemeye geçti. İthalat referansı ise ton başına 515-535 dolar CFR aralığında kaldı. Çin hükümetinin dördüncü üre ihracat kotası tahsislerini onaylaması, uluslararası piyasada Avrupa, Amerika kıtası ve Asya’daki alıcıların pozisyonlarını zayıflattı. Amerika Birleşik Devletleri’nin NOLA bölgesinde fiziksel üre mavnalarının fiyatı ton başına 474-490 dolara geriledi. Rapora göre, önümüzdeki dönemde Hindistan’ın düzenleyeceği ihalenin sonucu piyasanın yönü açısından belirleyici olabilir. Arjantin’deki talep, hafta ortasında uluslararası piyasanın aşağı yönlü hareket etmesiyle geri çekildi. Bu nedenle fiyatlar 620 doların üzerine yerleşemedi. Danışmanlık, erken ekilecek mısır için bekleyen ihtiyacın karşılanmasını, kalan alımların ise uluslararası düzeltmenin yerel piyasaya yansıması beklenerek kademeli yapılmasını önerdi. Fosfatlı gübrelerde de toplu alımların durduğu bildirildi. İthalatçılar depolardan sınırlı ihtiyaçlarını ton başına yaklaşık 880 dolar CFR seviyesinde karşılarken, ithalat referansı 865-880 dolar aralığında kaldı. Toptan piyasada MAP ve DAP fiyatları 970-1000 dolar/ton seviyesinde ve ithalat paritesinde bulunuyor; ancak bu değerlerin, ithalat ilgisi olmadığı için teorik olduğu belirtildi. Bazı ithalatçılarda stok yenileme eksikliği nedeniyle DAP ve MAP arzının azalmaya başladığı, başka kaynaklarda ise ürün bulunabildiği aktarıldı.

Uruguay’ın Kullanılmayan Çin Kotası Avustralya Sığır Etine İmkân Sağlayabilir
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay’ın Kullanılmayan Çin Kotası Avustralya Sığır Etine İmkân Sağlayabilir

Avustralya, Çin’in Uruguay’a tahsis ettiği ancak yıl içinde kullanılmayan sığır eti kotasının bir bölümünü devralarak ihracatını yılın kalan döneminde gümrüksüz sürdürme ihtimalini görüşüyor. Çin’in yıl başında uygulamaya koyduğu koruma vergisi nedeniyle Avustralya ve Brezilya 2026 kotalarını doldurdu. Avustralya’nın 205.000 tonluk kotası 20 Haziran’da tükendi ve kota dışındaki ihracata yıl sonuna kadar %55 vergi uygulanıyor. Brezilya ayrıca %12 oranında en çok kayrılan ülke vergisi ödüyor. Çin, yerli sığır eti sektörünü korumak amacıyla yeni koruma vergisini uygulamaya aldıktan sonra Avustralya’daki sektör kuruluşları ve federal hükümet, etkinin azaltılması için çeşitli seçenekleri değerlendirdi. Bunlar arasında kemik ve soğutulmuş sığır eti gibi Çin iç pazarındaki ürünlerle rekabet etmediği düşünülen kalemlerin kota hesabı dışında bırakılması, kota yönetimi ve başka ihracatçı ülkelerin kullanılmayan kotalarından yararlanılması yer aldı. Çin, kotayı elinde bulunduran ülkenin iş birliği yapması koşuluyla böyle bir seçeneği değerlendirebileceğini bildirdi. Avustralya, yılın başında Uruguay ve kotasını doldurması beklenmeyen en az bir başka ihracatçı ülkeyle temasa geçti. Uruguay’a 2026 için 324.000 ton kota tahsis edilmişti; bu miktar ülkenin 2025’teki yaklaşık 190.000 tonluk sevkiyatının üzerinde bulunuyor. Uruguay’ın düzenlemeye açık olduğunu belirtmesinin ardından taraflar görüşmelere başladı. Brezilya’nın da Uruguay’la benzer bir düzenlemeyi görüştüğü, ancak Avustralya’nın başvuru zamanlaması açısından önde olduğu aktarıldı. Bununla birlikte olası anlaşmanın ne kadar ton kapsayacağı, ne zaman yürürlüğe gireceği ve devredilen kotanın nasıl uygulanacağı henüz bilinmiyor. Çin’e gönderilmek üzere gümrüklü soğuk depolarda bekleyen veya sevkiyat için yolda olan ürünlerin düzenlemeye dahil edilip edilmeyeceği de belirsiz. Çin pazarına hizmet veren depoların lisanslı olması gerektiği için Avustralya’da bu alandaki kapasite sınırlı. Kotaların 1 Ocak’ta sıfırlanması, anlaşmanın kısa sürede sonuçlandırılmasını zorunlu kılıyor. Kota devrinin bu yıl uygulanması, mevcut ihracat sıkışıklığını hafifletebilir ve gelecek yılın ilk çeyreğindeki baskıyı azaltabilir. Sektör temsilcileri, Avustralya ve Brezilya’nın gelecek yıl kotalarını daha hızlı doldurmasının beklendiğini, bu nedenle düzenlemenin gelecek yıl daha da önemli hale gelebileceğini belirtiyor. Avustralya ayrıca gelecek yılki 209.000 tonluk kotada kemik ve soğutulmuş sığır eti için istisna oluşturulması yönündeki talebini sürdürüyor.

Brezilya’nın AB Pazarından Çıkışı Uruguay’ın Kota Umudunu Artırdı
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’nın AB Pazarından Çıkışı Uruguay’ın Kota Umudunu Artırdı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Brezilya’nın Avrupa Birliği (AB) pazarında sığır eti ihracatının en az iki yıl askıya alınabileceğine ilişkin açıklama, Uruguay’ın AB ile yürütülen kota paylaşımı görüşmelerindeki beklentilerini artırdı. Uruguay merkezli Blasina y Asociados’a göre, Brezilya’nın kullanamadığı payın Arjantin ve Uruguay arasında bölüştürülmesi öneriliyor; Paraguay ise toplam kotadan önemli bir oran talep ediyor. Ancak bu paylaşım için henüz kesin bir karar alınmadı. Uruguay’ın başlangıçtaki kota talebinin toplamın %20’sinin üzerinde olduğu, Brezilya’nın devre dışı kalması durumunda bu oranın %40’ın üzerine çıkabileceği değerlendiriliyor. Bir başka senaryoda Uruguay’ın toplam kotadan %43 pay alması ve bunun en az %45’lik bölümünü soğutulmuş sığır etine ayırması öngörülüyor. Kaynak, Uruguay’ın daha yüksek değer taşıyan soğutulmuş et segmentinde geçmişten gelen güçlü bir konuma sahip olduğunu belirtiyor. Blasina y Asociados’un aktardığı Avrupa Komisyonu açıklamasına göre, Brezilya’dan sığır eti ithalatının dönüşü için kesin tarih belirlenmedi ve sürenin en az iki yıl olması bekleniyor. Brezilya’nın izlenebilirlik sistemini hayvanın doğumundan kesime kadar AB’nin koşullarına uygun hale getirmesi gerekse bile, yeni sistem kapsamında doğan hayvanların yetişip kesilmesine kadar ihracatın başlaması mümkün görünmüyor. AB, 3 Eylül’den itibaren Brezilya’nın sığır eti, kanatlı eti ve diğer bazı hayvansal ürünlerine yönelik ithalatı askıya almıştı. Brezilya’nın 2026/27 dönemi için 10 bin tonluk Hilton kotası bulunuyor. Bunun 8.951 tonu AB’ye, 1.049 tonu ise Birleşik Krallık’a ayrılıyor. Brezilyalı ihracatçılar askıya alma öncesinde temmuz-ağustos döneminde 6.767 ton sevk ederek kendi Hilton kotalarının %76’sını kullandı; buna rağmen AB’ye gitmesi planlanan 2 bin tondan fazla miktarın kullanılmadan kalacağı belirtiliyor. Uruguay kaynağında, yeni düzenlemenin 1 Ocak’tan itibaren yürürlüğe girmesi halinde kotanın mevcut Hilton miktarının iki katından fazlasına çıkabileceği ve besi işletmelerinden gelen hayvanlar için sınırlama bulunmayabileceği ifade ediliyor. Bununla birlikte kota paylaşımı hâlâ müzakere aşamasında. Kaynak, Uruguay’ın yüksek miktarda ihracat yapmasının ve özellikle soğutulmuş et tedarikinde öne çıkmasının görüşmelerdeki ağırlığını artırabileceğini değerlendiriyor.

Ukrayna, Reddedilen Buğday Kotası Talebinin Ardından AB’den Biyoetanol Kotası İsteyecek
Görsel kaynağı: UkrAgroConsult · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna, Reddedilen Buğday Kotası Talebinin Ardından AB’den Biyoetanol Kotası İsteyecek

Avrupa Birliği (AB), Ukrayna’nın buğday ithalat kotasının artırılması veya tarım kotalarının genel olarak yeniden düzenlenmesi konusunda şu aşamada olumlu yaklaşmıyor. Ukrayna Tarım Politikası Bakanlığı, buğday ihracatçılarına üçüncü ülkeler için ayrılan Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) tarifeli kota imkânından yararlanmalarını öneriyor. Bakanlık, sonraki görüşmelerde AB pazarına Ukrayna biyoetanolü için yaklaşık 60 bin tonluk ek erişim talep edecek. Ukrayna tarafı, AB’de biyoetanol üretiminin temel girdisi olan mısır üretiminin bu yıl gerilediğini ve Birliğin biyoetanolde net ithalatçı olduğunu belirtiyor. Ayrıca Ukrayna’nın, zorunlu biyoetanol karışımı içeren AB menşeli benzin ithal ettiği ifade ediliyor.

Mercosur’un Tarım Örgütleri, AB İhracat Kotasının Paylaşımını Hızlandırmak İstiyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Mercosur’un Tarım Örgütleri, AB İhracat Kotasının Paylaşımını Hızlandırmak İstiyor

Mercosur’un kırsal birlikleri, Arjantin, Brezilya, Paraguay ve Uruguay hükümetlerinden Avrupa Birliği ile yapılan anlaşma kapsamındaki ihracat kotalarının dört ülke arasında nasıl bölüşüleceğine hızla karar vermelerini istedi. Tarım ve çiftçi kuruluşları, dağıtımın ilk başvuranın önce yararlandığı “ilk gelen ilk alır” kuralına bırakılmasının belirsizlik yaratacağını savundu. Birliğin açıklamasına göre, Avrupa Birliği Mercosur’dan ihraç edilecek 22 ürün için tarife kotaları belirledi; Güney Amerika bloğu da AB’den gelen 11 ürün için benzer kontenjanlar tanımladı. Kuruluşlar, bu mekanizmanın ülkeler ve ihracatçılar arasında rekabeti artırabileceğini ve her ülkenin ne kadar satabileceğinin önceden netleşmesini istedi.