ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

192 haber · Sayfa 1

Dünya Bankası Tahıl Fiyatlarında 2026 ve 2027 İçin Artış Bekliyor
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Bankası Tahıl Fiyatlarında 2026 ve 2027 İçin Artış Bekliyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Dünya Bankası, uluslararası tahıl fiyatları endeksinin 2026’da %14,1, 2027’de ise %9,3 artacağını öngörüyor. Bu tahmin, genel emtia fiyatlarının 2026’da %23 yükselmesinin ardından 2027’de %7 gerileyeceği beklentisinden ayrışıyor. Kurum, tahıl piyasasındaki yükselişin iki yıl üst üste devam edeceğini belirtiyor. Tahıl fiyatları üzerindeki baskının uluslararası arz riskleri, Karadeniz üzerinden taşımacılıktaki aksamalar, yüksek tarımsal girdi maliyetleri ve olumsuz hava koşullarından kaynaklanabileceği değerlendiriliyor. Dünya Bankası, gıda fiyatları endeksinin de 2026’da %10,3, 2027’de %7,2 artacağını tahmin ediyor. Liman altyapısına ve ticari gemilere yönelik saldırıların bazı pazarlarda tahıl bulunabilirliğini azaltabileceği, sigorta ve taşıma maliyetlerini artırabileceği belirtiliyor. Buğdayda en belirgin artışlardan biri bekleniyor. Amerikan Hard Red Winter buğdayının ortalama fiyatının 2026’da 311 dolar/tona çıkacağı, bunun 2025’teki 243 dolar/tona göre %28 artış anlamına geldiği tahmin ediliyor. Fiyatın 2027’de %13,5 daha yükselerek 353 dolar/tona ulaşması bekleniyor. Bu seviyenin 315 avro/tona karşılık geldiği, nisan ayındaki tahminlerin ise 2026 için 253, 2027 için 260 dolar/ton olduğu aktarılıyor. Mısır fiyatının 2026’da 223, 2027’de 235 dolar/ton; arpanın ise aynı yıllarda 164 ve 172 dolar/ton olması bekleniyor. Tayland’ın %5 kırık pirincinde fiyatın 2025’teki 408 dolardan 2026’da 448, 2027’de 500 dolar/tona çıkacağı öngörülüyor. Soya küspesi, soya fasulyesi ve soya yağı fiyatlarında da artış beklenirken, enerji fiyatlarının 2026’da %32, gübre fiyatları endeksinin %14,3 yükselmesi öngörülüyor. Dünya Bankası ayrıca çok şiddetli bir El Niño olayının farklı bölgelerde tarımsal üretimi etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.

Türkmenköy’de 21 Zeytin Çeşidinin Öne Çıkanları Tanıtıldı
Görsel kaynağı: Kıbrıs Haberci · Özgün haber
Veri haberi

Türkmenköy’de 21 Zeytin Çeşidinin Öne Çıkanları Tanıtıldı

Türkmenköy Tarımsal Araştırma Enstitüsü İstasyonu’nda 21 zeytin çeşidiyle kurulan adaptasyon parselinde öne çıkan çeşitler tanıtıldı. 2014’te Türkiye’de seçilen çeşitlerle oluşturulan parselde erkencilik, yağ verimi, sofralık kalite ve genel verim bakımından farklı özellikler incelendi. Yetkililer, uzun yıllar süren çalışmaların sonuçlarının alınmaya başlandığını ve denemelerin üreticilerin çeşit seçimine katkı sağlayacağını belirtti. TAE Ziraat Yüksek Mühendisi Hüseyin Karanfil, yanlış zeytin çeşidi seçiminin üreticiler için ağır kayıplara yol açabileceğini söyledi. Karanfil, yerel zeytin tipinin 2024’te Ada Yerlisi adıyla tescil ettirildiğini belirtti. İncelemelerde, geç verime yatan çeşitlerin mutlaka düşük verimli olmadığının görüldüğünü; Ada Yerlisi’nin ilk yıllarda geride kalmasına rağmen son yıl diğer çeşitlere göre iyi geliştiğini kaydetti. Parselde bölgenin iklim koşullarını yansıtmak amacıyla sulama kısıtlı tutuldu ve farklı bölümlerde haftada bir ile üç haftada bir sulama aralıkları uygulandı. 2026’da ağaçların %90-95’inden verim alınması üzerine deneme parselinin halkın ziyaretine açılmasına karar verildi. Öne çıkan çeşitler arasında Sarı Ulak, Gemlik, Butko, Domat, Girit, Uslu, Çilli, Memecik ve Eğri Burun yer aldı. Girit’in kuraklığa dayanıklı, Uslu ve Çilli’nin ise yüksek ve düzenli verimli olduğu aktarıldı. Çalışmanın henüz tamamlanmadığı ve bilimsel rapor hazırlanacağı bildirildi. Öne çıkan çeşitlerin fidanlarının ithalatına izin verilmesi için ilgili Bakanlığa talep iletildiği belirtildi. TAE’nin zeytin çalışmalarının Türkiye Kalkınma Ekonomik İş Birliği Ofisi’nin desteğiyle yürütüldüğü kaydedildi.

Pakistan’da Pamuk Fiyatları Kalite Sorunlarıyla Geriliyor
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan’da Pamuk Fiyatları Kalite Sorunlarıyla Geriliyor

Pakistan’ın iç pamuk piyasasında fiyatlardaki düşüş geçen hafta da sürerken ticaret faaliyetinin tatmin edici kaldığı bildirildi. Sindh ve Punjab’da pamuk, kalite ve ödeme koşullarına bağlı olarak maund başına 16.000-18.000 Pakistan rupisi arasında işlem gördü. Baloçi pamuğun fiyatı ise 18.700-19.000 rupi aralığında gerçekleşti. Piyasa koşullarındaki zayıflıkta New York pamuk vadeli işlemlerindeki gerileme ve yerli pamuğun kalitesindeki bozulma etkili oldu. Piyasa kaynakları, bazı çırçırcıların stoklarını eritmek amacıyla farklı kalitelerdeki pamuğu harmanlamasının kalite düşüşünü artırdığını söyledi. Daha kaliteli pamuk üretmeye çalışan işletmelerin ise tohum pamuğun kısa elyaf uzunluğu nedeniyle zorlandığı aktarıldı. Düşen pamuk ipliği fiyatları, ciddi likidite sıkışıklığı ve tekstil iplik üreticilerinin hammadde alımında temkinli davranması da piyasanın zayıflığını artıran unsurlar arasında gösterildi. Pamuk ithalatı da bölgesel gerilimler ve uluslararası navlun ücretlerindeki artış nedeniyle zorlaştı. Bu durum, daha kaliteli ithal hammaddeye erişimi güçleştirirken ithal pamuğun maliyetini yükseltti. Tekstil sektörü ayrıca yüksek faiz ve enerji giderleriyle karşı karşıya bulunuyor. Sanayiciler finansal baskıyı azaltmak için politika faizinde indirim talep ederken Pakistan Merkez Bankası politika faizini 50 baz puan artırarak %12’ye çıkardı. Elektrik tarifesinde birim başına 2,56 rupi artışın tüketicilerden ilave 33 milyar rupi sağlamasının beklendiği bildirildi. Pakistan’ın pamuk sektörünü canlandırma stratejisi kapsamında ithal pamuk tohumları için hızlı onay mekanizması planlandı. Mevcut onay sürecinin yaklaşık 12 ay sürmesinin, geliştirilmiş tohum çeşitlerinin üretime sunulmasını geciktirdiği belirtildi. Sektör paydaşları; tohum kalitesinin iyileştirilmesini, dönüm başına verimin artırılmasını ve yüksek kaliteli yerli hammaddenin sürekliliğinin sağlanmasını sektörün toparlanması için gerekli görüyor. Federal Board of Revenue, tekstil iplik işletmelerine üretim, pamuk balyaları ve doğal, yapay ve harmanlanmış elyafların işlenmesini izlemek üzere 15 Kasım 2026’ya kadar video gözetim kameraları kurma talimatı verdi. Hindistan da yerli fiyatları sınırlamak ve tekstil sanayisine hammadde arzını desteklemek amacıyla gümrüksüz pamuk ithalatı uygulamasını iki ay uzattı. USDA’nın haftalık ihracat satış raporunda Çin, 2026-27 sezonu satışlarında 52.100 balyayla ilk sırada yer alırken Türkiye 40.800 balyayla ikinci, Vietnam 35.000 balyayla üçüncü oldu. Raporlama dönemindeki ihracatta Türkiye’ye 13.900 balya gönderildi.

Paraguay'da Pirinç Üretimi Ekonomiyi Destekliyor, İhracat 251 Milyon Dolara Ulaştı
Görsel kaynağı: ABC Color · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay'da Pirinç Üretimi Ekonomiyi Destekliyor, İhracat 251 Milyon Dolara Ulaştı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Paraguay'da pirinç üretimi, özellikle ülkenin iç kesimlerindeki topluluklarda ekonomik hareketliliğin önemli kaynaklarından biri olarak öne çıkıyor. Paraguay Pirinç Üreticileri Federasyonu (Feparroz) Başkanı Reinerio Franco, pirincin dünya genelindeki başlıca kalori kaynaklarından biri olduğunu, ancak Paraguay'da tüketimin diğer bazı ülkelere göre daha düşük kaldığını belirtti. Franco, pirincin her hektarda yarattığı ekonomik hareketliliğin bazı geniş tarla bitkilerinden daha yüksek olduğunu söyledi. 2026 kampanyası için ülke genelindeki pirinç ekim niyeti yaklaşık 200.000 hektar olarak öngörülüyor. Üretim, Tebicuary Nehri havzası ile Paraguay Nehri kıyısında, Ñeembucú ve Villeta çevresindeki alanlarda yoğunlaşıyor. Bununla birlikte ekim alanları Chaco gibi yeni bölgelere doğru genişliyor. Bu bölgede olumlu sonuç veren deneyimler bulunurken, önümüzdeki yıllarda hayata geçirilebilecek yatırım projelerinden de söz ediliyor. Franco, Paraguay'ın hem ekili alanı hem de pirinç üretim hacmini artırabilecek koşullara sahip olduğunu ifade etti. Dış ticarette Paraguay pirinci, 2026'nın ocak ayından ekim ayının ilk yarısına kadar 251 milyon ABD doları gelir sağladı. Caparroz raporuna dayandırılan bu tutar, 2025'in aynı dönemindeki 293 milyon dolara göre %14,5 düşüş anlamına geliyor. Buna karşılık ihracat hacmi %1 artarak 1.100.419 tona çıktı; geçen yıl aynı dönemde 1.088.303 ton gönderilmişti. Paraguay pirincinin başlıca ihracat pazarları arasında Brezilya, Şili, Panama, Kosta Rika ve Gambiya yer alıyor.

İtalya'da Balıkçı Filosu İçin 100 Milyon Avroluk Fon Öngörülüyor
Görsel kaynağı: ANSA · Özgün haber
Veri haberi

İtalya'da Balıkçı Filosu İçin 100 Milyon Avroluk Fon Öngörülüyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İtalya'nın bütçe yasa tasarısında, ülkenin balıkçı filosunu enerji tüketimini azaltacak şekilde modernize etmek için 100 milyon avroluk bir fon oluşturulması öngörülüyor. Tasarıdaki düzenlemeye göre fondan 2027'de 60 milyon, 2028'de 40 milyon avro kullanılacak. Fon; balıkçı teknelerinde enerji verimliliği ve sürdürülebilir modernizasyonun yanı sıra gemide çalışan personelin güvenliği ile çalışma koşullarının iyileştirilmesini ve balıkçılık işletmelerinin rekabetçiliğini destekleyecek. Finansmana erişim kriterleri ve uygulama yöntemleri, Tarım Bakanlığının daha sonra çıkaracağı bir kararnameyle belirlenecek. Bütçe tasarısı ayrıca 2027'den itibaren balıkçılık çalışanları için ücretin %80'i tutarında ve yılda en fazla 90 günle sınırlı bir gelir desteği öngörüyor. Destek, mevsimsel kötü hava veya işverenle çalışanların sorumlu olmadığı diğer geçici nedenlerle faaliyetlerin durması nedeniyle çalışılamayan günler için tanınacak. Önemli enfeksiyon ve parazit olayları, iş ya da sipariş kaybı, ciddi ürün kaybı ve ulusal veya Avrupa Birliği makamlarının kararları da kapsamda yer alacak. Teknik rapora göre mevcut uygulama, 2027'den itibaren tasarıdaki yapısal güvencelerle değiştirilecek.

İtalya’nın 2027 Bütçe Tasarısında Tarım 4.0 ve Balıkçılığa Yeni Kaynak
Görsel kaynağı: ANSA · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’nın 2027 Bütçe Tasarısında Tarım 4.0 ve Balıkçılığa Yeni Kaynak

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

İtalya’nın 2027 bütçe yasa tasarısı, tarım işletmelerinin yatırımlarını desteklemek amacıyla Agricoltura 4.0 vergi kredisine 160 milyon avro ayırıyor. 2027 ve 2028 yılları için 80’er milyon avroluk kaynak, yeni makine ve teknolojilerin alımı, üretim faaliyetlerinin modernizasyonu, enerji verimliliğinin artırılması ve tüketimin azaltılması için kullanılacak. Tasarıda, ulusal balıkçı filosunun enerji verimliliğini ve teknelerin modernizasyonunu desteklemek üzere 100 milyon avroluk yeni bir fon da öngörülüyor. Fonun 60 milyon avrosunun 2027’de, 40 milyon avrosunun 2028’de kullanılması planlanıyor. Kaynaklar ayrıca teknelerde çalışan personelin güvenliği ve çalışma koşulları ile balıkçılık işletmelerinin rekabetçiliğini desteklemeyi amaçlıyor. Finansmana erişim kriterleri ve yöntemleri, Tarım Bakanlığının çıkaracağı sonraki bir kararnameyle belirlenecek. Tasarı, tarımsal ve arazi gelirleri için IRPEF muafiyetini 2027’ye uzatıyor. Buna göre 10 bin avroya kadar gelir tamamen, 10 bin ila 15 bin avro arasındaki bölüm ise %50 oranında vergiden muaf tutulacak. Teknik rapora göre düzenleme 2028’de yaklaşık 221,5 milyon avro daha az vergi geliri yaratacak; 2029’da ise 90,4 milyon avroluk gelir tahsilatı öngörülüyor. Balıkçılık çalışanlarına da yılda en fazla 90 gün için ücretin %80’i oranında destek sağlanacak.

AB'de Meyve ve Sert Kabuklu Yemiş İthalatı 20,2 Milyar Avroya Ulaştı
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber
Veri haberi

AB'de Meyve ve Sert Kabuklu Yemiş İthalatı 20,2 Milyar Avroya Ulaştı

Avrupa Birliği'nin 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde meyve ve sert kabuklu yemiş ithalatı, geçen yılın aynı dönemine göre %4 artarak 20,2 milyar avroya ulaştı. Avrupa Komisyonu'nun tarımsal gıda ticareti raporuna göre ithalat değeri bir yılda 825 milyon avro yükseldi. Aynı dönemde AB'nin meyve ve sert kabuklu yemiş ihracatı da %9 artışla 4,83 milyar avroya çıktı. Buna karşın ithalat ile ihracat arasındaki fark büyümeyi sürdürdü ve ticaret açığı 15,38 milyar avroya yükseldi. 2025'in aynı döneminde açık 14,94 milyar avro düzeyindeydi. Sebze ticaretinde ise farklı bir görünüm ortaya çıktı. 2026'nın ilk sekiz ayında AB'nin sebze ihracatı ve ithalatı %2 geriledi. İşlenmiş meyve, sert kabuklu yemiş ve sebze ürünlerinde de hem ihracat hem ithalat değerleri düştü. Böylece AB tarımsal gıda ticaretinde ürün gruplarına göre ayrışan bir tablo oluştu; taze meyve ve sert kabuklu yemişlerde artış yaşanırken sebze ve işlenmiş ürünlerde gerileme kaydedildi.

Hindistan’ın Biyoekonomisi 2025’te 195.3 Milyar Dolara Ulaştı
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan’ın Biyoekonomisi 2025’te 195.3 Milyar Dolara Ulaştı

Hindistan Bilim ve Teknoloji Bakanlığı ile India Bioeconomy Report gibi resmî raporlara dayandırılan verilere göre, ülkenin biyoekonomisinin hacmi 2025’te 195.3 milyar dolara ulaştı. Sektörün hacmi 2014’teki 10 milyar dolardan 2024’te 165.7 milyar dolara yükselmişti. Biyoekonomide en büyük pay biyosanayi ve biyofarmasötik ürünlere ait. Biyoyakıtları da kapsayan biyosanayi %47, biyofarmasötikler ise %35 payla öne çıkıyor. Hindistan’ın aşı üretimindeki konumunu da güçlendirdiği belirtiliyor. Benzine etanol karıştırma oranı 2025’te %20’ye çıkarıldı; böylece bu hedefe ilişkin takvim beş yıl önce tamamlandı. Oran 2014’te %1.5’ti. Program kapsamında çiftçilerin etanol hammaddesi tedariki için 182.9 milyar ABD doları aldığı aktarılıyor. Biyoekonomi, biyolojik kökenli yenilenebilir hammaddelerin işlenmesiyle gıda, enerji, biyomalzeme ve sanayi ürünleri üretilmesini kapsıyor. Tarım, ormancılık ve gıda sanayisi atıklarının ekonomik değeri bulunan ürünlere dönüştürülmesi de bu yaklaşımın parçası olarak tanımlanıyor. Hindistan, biyoekonomi hacmini 2030’a kadar 300 milyar dolara çıkarmayı planlıyor.

Dünya Bankası, 2026’da Küresel Emtia Fiyatlarında %23 Artış Öngördü
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Bankası, 2026’da Küresel Emtia Fiyatlarında %23 Artış Öngördü

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Dünya Bankası’nın 28 Ekim’de yayımladığı emtia piyasaları raporuna göre küresel emtia fiyatları 2026’da toplam %23 artabilir. Raporda enerji fiyatlarında %32, gıda emtiası fiyatlarında ise yaklaşık %10 yükseliş öngörülüyor. Tarımsal üretim maliyetleri açısından önemli bir girdi olan gübre fiyatlarının da %14,3 artması bekleniyor. Fiyat baskısının arkasında Orta Doğu’daki çatışmanın enerji piyasalarına etkisi, Karadeniz’de tahıl sevkiyatlarının aksaması ve güçlü bir El Niño olasılığı bulunuyor. Yüksek yakıt ve gübre fiyatlarının tarımsal üretim maliyetlerini artırabileceği, enerji ve ticaret alanındaki kesintilerin de gıda erişilebilirliğini zorlaştırabileceği belirtiliyor. Dünya Bankası tahminlerini, küresel emtia arzını etkileyen çatışmalarda büyük bir tırmanma yaşanmayacağı varsayımıyla hazırladı. Ancak enerji fiyatlarının beklenenden fazla yükselmesi, Karadeniz’de tahıl taşımacılığına yönelik saldırılar ve güçlü El Niño’nun aynı anda gerçekleşmesi hâlinde gıda emtiası fiyatlarının temel tahminin %12 üzerine çıkabileceği ve 2022 seviyesini aşabileceği uyarısı yapıldı.

Arjantin’in 2026/27 Buğday ve Mısır Üretim Tahmini Yükseldi
Görsel kaynağı: Agronews Castilla y León · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’in 2026/27 Buğday ve Mısır Üretim Tahmini Yükseldi

ABD Tarım Bakanlığının (USDA) Buenos Aires ofisi tarafından 23 Ekim 2026’da yayımlanan rapora göre Arjantin’in 2026/27 sezonu buğday ve mısır üretim görünümü iyileşti. Buğday üretimi 23 milyon ton, mısır üretimi ise 62 milyon ton olarak tahmin edildi. Bu rakamlar, temmuz ayındaki öngörülere göre sırasıyla 1,4 milyon ve 1,5 milyon tonluk artışlara işaret ediyor. Arjantin’in yeni ticari sezonda yaklaşık 17 milyon ton buğday ve 43 milyon ton mısır ihraç etmesi bekleniyor. Rapora göre bu miktarlar, her iki ürün için de ülke tarihindeki en yüksek ikinci ihracat seviyeleri olabilir. Ancak üretim ve ihracat görünümü, kasım ve aralık aylarında beklenen yoğun yağışlar ile özellikle güçlü geçmesi öngörülen El Niño olayı nedeniyle risk taşıyor. Bu koşullar hasadın ilerlemesini, bitki sağlığını ve tahılın nihai kalitesini olumsuz etkileyebilir. Diğer tahıllarda görünüm daha sınırlı kaldı. Arpa üretim tahmini 4,8 milyon tona, sorgum üretim tahmini ise 3 milyon tona çekildi. Kabuklu pirinç üretimi için öngörü 1,19 milyon tona yükseltildi. Buğday, mısır, arpa ve sorgumun toplam üretimi 92,8 milyon ton olarak hesaplanırken, kabuklu pirinç de eklendiğinde toplam hacim yaklaşık 94 milyon tona ulaşıyor. Buğdayda hasat alanının 6,5 milyon hektar olması bekleniyor; bu, önceki tahminden yaklaşık 100 bin hektar daha düşük. Fazla nemin bazı bölgelerde ekim çalışmalarının tamamlanmasını engellemesi alan daralmasının gerekçesi olarak gösteriliyor. Ulusal verim tahmini hektar başına 3,54 ton ile 2025/26 sezonundaki 4,12 tonun altında kalıyor. Bununla birlikte, merkezdeki başlıca üretim bölgelerinde ürün koşulları genel olarak iyi veya mükemmel değerlendiriliyor. Nihai üretimin hava koşullarına bağlı olarak 22,5 milyon ile 24 milyon ton arasında gerçekleşebileceği belirtiliyor. Hasat kuzey illerinde ekim ortasında başladı. Arjantin’in merkezinde ana hasadın kasım ortasında, Buenos Aires’in güneyinde ise aralık sonu ile ocak başı arasında tamamlanması bekleniyor. Santiago del Estero’daki Sachayoj’da hektar başına 2,5 ton, Bandera’da ise yaklaşık 4,5 ton verim öngörülüyor; Bandera’da hasadın kasım başında başlaması bekleniyor. Aralık 2026 teslimli buğdayın çiftlik çıkışı fiyatı yaklaşık 205,49 avro/ton olarak verilirken, bir yıl önceki karşılaştırmalı değer 165,28 avro/tondu. USDA, fiyat ve üretim görünümündeki iyileşmeye rağmen çiftçilerin ekonomik marjlarının dar kaldığını, üre fiyatlarının nisanda ve mayısta çok yüksek seyrettikten sonra temmuz ve ağustosta gerilediğini belirtiyor. Arjantin pirincinin olası destinasyonları arasında Türkiye de yer alıyor; Türkiye için bir miktar belirtilmiyor.

Brezilya'nın Canlı Sığır İhracatı Yıl İçinde 1,053 Milyon Başa Ulaştı
Görsel kaynağı: Todo el Campo · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya'nın Canlı Sığır İhracatı Yıl İçinde 1,053 Milyon Başa Ulaştı

Brezilya, yıl içinde 1,053 milyon baş canlı sığır ihraç etti. Önceki yılın toplamı 1,050 milyon baş olarak verilirken, 2026 kayıt döneminin tamamlanmasına üç ay kaldığı ve talebin sona ermediği belirtildi. Değerlendirme, tarihi açıklanmayan bir Scot Consultoría raporuna dayandırıldı. Eylül 2026'da Brezilya'nın en büyük canlı sığır alıcısı Türkiye oldu. Türkiye, ay içinde 62.300 baş satın alarak toplam alımların %48,7'sini oluşturdu. Fas ise 26.300 baş ve %20,6'lık payla ikinci sırada yer aldı. Eylül ayındaki ihracatta Pará'nın payı %49,9, São Paulo'nun payı %34,3 oldu. Alıcı ülkelere göre dağılımda São Paulo, Türkiye'ye gönderilen canlı sığırların %70,5'ini karşıladı. Pará ise Suudi Arabistan, Mısır, Irak, Ürdün ve Lübnan'a yapılan sevkiyatların tamamını, Fas'a gönderilenlerin de %44,1'ini gerçekleştirdi. Fas'ın tedarikinde Minas Gerais, Paraná, Rio Grande do Sul ve diğer eyaletler de yer aldı. Pazarın yıl sonuna kadar güçlü seyretmesi, ancak yeni rekorlar görülmemesi ve ihracatın yaklaşık 1,2 milyon başa ulaşması bekleniyor.

Pentagon, ABD Askerî Üslerindeki Buzdolabı Arızalarını Şüpheli Siber Saldırı Olarak İnceliyor
Görsel kaynağı: Shekulli · Özgün haber
Veri haberi

Pentagon, ABD Askerî Üslerindeki Buzdolabı Arızalarını Şüpheli Siber Saldırı Olarak İnceliyor

Pentagon, ağustos ayında ABD genelindeki askerî üslerde gıdaların bozulmasına yol açan gizemli buzdolabı arızaları dalgasını şüpheli bir siber saldırı olarak ele alıyor. Reuters’ın konuyu bilen dört yetkiliye dayandırdığı habere göre arızalar, askerî personelin gıda alışverişi yaptığı en az altı kantini etkiledi. Ancak saldırının gerçekleştiği veya arızaların nedeninin kesinleştiği belirtilmiyor. Reuters’ın üslerin eş zamanlı Facebook paylaşımları ve internet sayfalarındaki güncellemeleri incelemesine göre bazı soğutucular tamamen durmadı; buna karşın soğutma ünitelerindeki sıcaklıklar gece boyunca yükseldi. Bu durum, sabah saatlerinde bozulmuş ya da çözülmüş gıda yığınlarının oluşmasına neden oldu. Arizona’daki Fort Huachuca, 26 Ağustos’ta yaptığı açıklamada dondurucusunun çözülme moduna geçtiğini ve bu sırada tüm gıdaların ısındığını bildirdi. Pentagon, Siber Komuta’ya bağlı bir birimin kurumlar arası ortaklar ve kolluk kuvvetleriyle yakın koordinasyon içinde çalıştığını açıkladı. ABD Ordusu Kriminal Soruşturmalar Bölümü de Siber Saha Ofisi’nin soruşturmaya katıldığını ve Avrupa’daki soğutma kesintilerini daha iyi anlamak için Fransız kolluk kuvvetleriyle çalıştığını belirtti. Yetkililer, ağustos ayının başında Fransa’daki süpermarketleri etkileyen benzer bir ticari buzdolabı siber saldırısıyla ilgili Fransız muhataplarıyla temas kurdu. ABD’deki arızalar ve olası siber sabotaj ilk olarak 28 Ağustos’ta Signal and Silence adlı blogda gündeme getirildi; askerî soruşturmacıların katılımı ve Fransa ile temasları ise daha sonra Stars and Stripes ile Daily Telegraph tarafından aktarıldı.

Pakistan Karides Yetiştiriciliğini Geliştirmek İçin Alt Komite Kurdu
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan Karides Yetiştiriciliğini Geliştirmek İçin Alt Komite Kurdu

Pakistan Denizcilik İşleri Bakanlığı, Başbakan Shehbaz Sharif’in talimatları doğrultusunda su ürünleri yetiştiriciliğini teşvik etmek ve ülkedeki karides üretimini artırmak amacıyla bir alt komite kurdu. Bakan Muhammad Junaid Anwar Chaudhry, İslamabad’da düzenlenen “Pakistan’ın Denizcilik Geleceği: Deniz Güvenliği, Okyanus Yönetişimi ve Mavi Ekonomi” başlıklı sempozyumda komitenin oluşturulduğunu açıkladı. Alt komite, karides yetiştiriciliğinin genişletilmesi, katma değerin artırılması ve ihracatın güçlendirilmesi için yol haritasını 120 gün içinde hazırlayacak. Çalışma, daha geniş bir 24 aylık uygulama ve gözden geçirme sürecinin parçası olarak yürütülecek. Hazırlanacak kapsamlı rapor, doğrulanmış veriler ve paydaşların önerilerine dayanacak; sektörün mevcut durumunu ortaya koyarak değer zincirindeki darboğazları belirleyecek. Komite ayrıca üretim, işleme ve ihracat rekabetçiliğini geliştirecek önlemler önerecek. Bu kapsamda yedi teknik çalışma grubu ile bir projeksiyon ve maliyetlendirme hücresi oluşturuldu. Bu birimlere 14 rapor ve ihracat projeksiyonu hazırlama görevi verildi. Veri toplama ve doğrulama, sorunların önceliklendirilmesi, reform önerilerinin geliştirilmesi ve ilerlemenin izlenmesi için ortak bir çerçeve de kabul edildi. Katılımcı kurumların görevlerini belirlenen sürelerde tamamlaması için başlangıç niteliğinde 14 günlük bir eylem planı onaylandı. Chaudhry, federal hükümetin eyalet yönetimleri ve diğer paydaşlarla uzmanlıkları bir araya getirerek karides yetiştiriciliğinin potansiyelini değerlendirmeye yönelik koordineli bir yaklaşım geliştireceğini söyledi. Sempozyuma DEHUKAM Türkiye Üst Yöneticisi Dr Mustafa Ba’kara da çevrim içi katılarak deniz yönetişimi çerçevelerini ele aldı.

2025/2026 Sezonunda Dünya Kuru Üzüm Üretiminin 2024/2025’e göre %14 Gerilemesi Bekleniyor
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber
Veri haberi

2025/2026 Sezonunda Dünya Kuru Üzüm Üretiminin 2024/2025’e göre %14 Gerilemesi Bekleniyor

INC’nin Mart 2026 raporuna göre kuru üzüm, sultaniye ve Korint üzümünün dünya genelindeki toplam üretiminin 2025/2026 sezonunda yaklaşık 1,16 milyon tona gerilemesi bekleniyor. 2024/2025 sezonunda yaklaşık 1,35 milyon ton olan üretime kıyasla düşüşün yaklaşık %14 düzeyinde olacağı tahmin ediliyor. Gerileme, birkaç büyük üretici ülkede hasadın kötüleşmesiyle ilişkilendiriliyor. Rapora göre Türkiye’nin 2025/2026 sezonunda kuru üzüm üretimi yaklaşık 165 bin tona, Hindistan’ın üretimi 160 bin tona ve İran’ın üretimi 140 bin tona düşecek. ABD üretiminin 157 bin ton olması beklenirken, Çin’de üretimin yaklaşık 190 bin tona, Güney Afrika’da ise 101 bin tona yaklaşacağı öngörülüyor. Türkiye, Hindistan, İran ve ABD, kuru üzümün uluslararası pazarındaki önemli üretici ülkeler arasında yer alıyor. Piyasa görünümünü yalnızca üretim miktarı belirlemiyor. Başlangıç stokları, iç tüketim, ihracat kapasitesi ve sezon sonu stokları da arz koşullarında etkili oluyor. INC, 2025/2026 sezonu sonunda dünya kuru üzüm stoklarının önceki sezondaki yaklaşık 154,2 bin tondan 136,9 bin tona gerileyeceğini tahmin ediyor. Çin için aynı sezon üretim tahminleri ise kurumlara göre farklılaşıyor; USDA FAS yaklaşık 200 bin ton, INC ise 190 bin ton öngörüyor. Üretimdeki düşüş, fiyatların otomatik olarak artacağı anlamına gelmiyor. Talebin zayıflaması veya büyük üretici ülkelerden birinde hasadın beklentileri aşması, piyasa baskısını azaltabilir. 2025–2026 döneminde farklı kuru üzüm türlerinin ihracat fiyatları kilogram başına yaklaşık 1,5–3,2 avro arasında seyretti; bu aralık perakende fiyatlarını değil, ihracat fiyatlarını gösteriyor. Türkiye’de özellikle Avrupa’daki şekerleme ve fırıncılık sektörlerinde kullanılan çekirdeksiz kuru üzüm üretimi, ülkenin uluslararası ticaretteki önemini koruyor.

Şili Tarım Bakanlığı, Orman Yangınları İçin Sektörel Risk Protokolü Sundu
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili Tarım Bakanlığı, Orman Yangınları İçin Sektörel Risk Protokolü Sundu

Şili Tarım Bakanlığı, 28 Ekim’de Santiago’da düzenlenen ilkbahar-yaz mevsimsel agroklimatik görünüm toplantısında, orman yangınlarının tarım ve ormancılık sektöründeki afet risklerine yönelik sektörel protokolü sundu. Tarımsal Afet Risk Yönetimi Birimi’nin (UGRA) düzenlediği teknik toplantı, “Tahminden eyleme: tarımda yangınların önlenmesinin anahtarları” başlığıyla hibrit olarak gerçekleştirildi ve kamu ile özel sektörden 160’tan fazla kişiyi bir araya getirdi. Protokol, ormancılık ve tarım sektöründe afetler öncesindeki hazırlık, acil müdahale ve iyileşme çalışmalarını kurumsal koordinasyon, zamanında bilgiye erişim ve mevcut kamu araçlarının verimli kullanımı yoluyla düzenliyor. Risk yönetimi üç aşamada ele alınıyor: önleyici hazırlık ve izleme, acil müdahale ile iyileşme ve üretimin yeniden etkinleştirilmesi. Önleme aşamasında sıcaklık, yağış, nem, rüzgâr, bitki örtüsünün durumu ve yanıcı madde mevcudiyeti birlikte izlenecek. Buna ek olarak tahminler, uyarılar, risk altındaki bölgeler ve mevcut kapasitelere ilişkin haftalık inceleme yapılacak. Bir yangın sonrasında Bakanlık, etkilenen bölgelerin belirlenmesini, hasar tespitini, olası tarımsal acil durum ilanının değerlendirilmesini ve erken yardımların önceliklendirilmesini koordine edecek. Acil müdahale takvimine göre ilk 24 saatte maruz kalan komünler ve üretim sistemleri belirlenecek ve yetkililere ilk rapor sunulacak. 48-72 saat içinde etkiler ile acil ihtiyaçlara ilişkin ön değerlendirme birleştirilecek; ilk hafta içinde raporlar güncellenecek, yardımlar izlenecek ve hasar-kayıplara ilişkin ön ekonomik tahmin hazırlanacak. Sonraki aşamada Silvo-tarımsal Etkilenme Formu (FAS) ile belirlenen hasarlara göre ürünlerin, hayvanların, sulama altyapısının, toprakların ve diğer üretim unsurlarının toparlanmasına yönelik destekler önceliklendirilecek. MINAGRI ayrıca tehdit izleme, erken uyarı ve önleme bilgilerini kurumsal kanalları ile agroklimatik platformlarında yayımlayacak.

Hollanda’da Kümes Hayvanları İçin Ülke Çapında Kapalı Alan Zorunluluğu
Görsel kaynağı: MTV Uutiset · Özgün haber
Veri haberi

Hollanda’da Kümes Hayvanları İçin Ülke Çapında Kapalı Alan Zorunluluğu

Hollanda hükümeti, çiftlik sahiplerine kümes hayvanlarını kapalı alanda veya başka şekilde koruma altında tutma zorunluluğu getirdi. Ülke çapındaki karar, son günlerde üç kuş gribi vakasının bildirilmesinin ardından alındı. Tarım Bakanı Silvio Erkens, yeni bulaşma riskinin yüksek olduğunu söyledi. Erkens, tedbirin hayvanların ve işletmecilerin maruz kalacağı sıkıntıyı en aza indirmek amacı taşıdığını belirtti.

Dünya Bankası, 2026'da Enerji ve Emtia Fiyatlarında Rekor Artış Bekliyor
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Bankası, 2026'da Enerji ve Emtia Fiyatlarında Rekor Artış Bekliyor

Dünya Bankası, ABD ile İran arasındaki savaşın sürmesi halinde 2026'da enerji ve emtia fiyatlarında rekor yükseliş bekliyor. Banka, enerji fiyatlarının üç yıllık düşüşün ardından bu yıl %32 artacağını, 2027'de ise istikrar kazanacağını öngördü. Brent petrolünün ortalama varil fiyatının 2025'teki 69 dolardan 2026'da 91 dolara çıkması, 2027'de 79 dolara gerilemesi bekleniyor. Rapora göre genel emtia fiyatları 2026'da %23 artabilir. Gıda emtia fiyatlarında ise bu yıl %10, gelecek yıl %7 artış ve toplamda %18'lik yükseliş öngörülüyor. Tahminlerde savaşın etkileri, petrol stoklarının azalması, tahıl sevkiyatlarındaki aksamalar ve El Niño'nun mahsuller üzerindeki etkileri gerekçe gösteriliyor. Temel senaryo, mevcut çatışmalarda büyük bir tırmanma yaşanmayacağı varsayımına dayanıyor. Böyle bir tırmanma halinde Brent petrolünün ortalama fiyatı 105 dolara ulaşabilir ve gıda emtia fiyatlarındaki artış %12'ye çıkabilir. Dünya Bankası ayrıca 2026'da küresel petrol arzının %5,2, tüketimin ise %2,5 azalmasını bekliyor. Gübre fiyatlarında %14, metal fiyatlarında %25, değerli metallerde ise %40 artış öngörülüyor.

Dünya Bankası Gıda Fiyatlarında 2026 İçin %10 Artış Bekliyor
Görsel kaynağı: Bangkok Post · Özgün haber
Veri haberi

Dünya Bankası Gıda Fiyatlarında 2026 İçin %10 Artış Bekliyor

Dünya Bankası Başekonomist Yardımcısı Ayhan Kose, emtia piyasalarının aynı anda birçok büyük şokla karşı karşıya olduğunu belirtti. Kurumun Emtia Piyasaları Görünümü raporuna eşlik eden açıklamaya göre yüksek enerji maliyetleri ve ticaretteki aksamalar, geniş bir emtia grubunda fiyatları artırarak enflasyon, gıda güvensizliği ve ekonomik büyüme üzerindeki baskıyı artırıyor. Dünya Bankası, gıda fiyatlarının 2026'da %10, sonraki yıl ise %7 yükselmesini bekliyor. Raporda, gıda fiyatlarındaki artış beklentisinin çatışmalardan etkilenen tahıl tedarik hatları, aşırı El Niño'nun yol açabileceği hava olayları ile yüksek yakıt ve gübre fiyatlarıyla bağlantılı olduğu belirtildi. El Niño'nun gıda üreticileri açısından birçok bölgede sel, kuraklık ve sıcaklık stresini artırması bekleniyor. Enerji fiyatlarının bu yıl %32 artmasının, ardından 2027'de yavaşlamasının öngörüldüğü bildirildi. Bu tahmin, İran ve Ukrayna'daki çatışmaların şiddetlenmemesi koşuluna bağlandı. Küresel petrol arzının da Orta Doğu ile Rusya-Ukrayna savaşlarının etkisiyle 2026'da %5,2 azalması bekleniyor. Bu düşüş, pandemi dönemi dışında kırk yılı aşkın sürenin en büyüğü olarak değerlendiriliyor. Dünya Bankası, güçlü bir El Niño'nun ortaya çıkması, Rusya-Ukrayna savaşı sırasında Karadeniz'deki tahıl sevkiyatlarına yönelik saldırıların yoğunlaşması veya İran savaşı nedeniyle enerji fiyatlarının yeniden sıçraması halinde gıda krizi yaşanabileceği uyarısında bulundu. Bu risklerin birlikte gerçekleştiği olumsuz senaryoda Brent petrolünün 2027'de varil başına ortalama 105 dolara, gıda emtia fiyatlarının ise temel tahminin %12 üzerine çıkabileceği ve 2022 seviyesini aşabileceği belirtildi. Kose, önceliğin en yoksul insanları korumak ve ağır borç yükleriyle mücadele eden düşük gelirli ülkeleri desteklemek olması gerektiğini söyledi.

Ashburton’daki Ruralco, Üst Üste İkinci Yıl Ticari Kâr Açıkladı
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Ashburton’daki Ruralco, Üst Üste İkinci Yıl Ticari Kâr Açıkladı

Ashburton merkezli tarım malzemeleri kooperatifi Ruralco, üst üste ikinci yıl ticari kâr açıkladı. İcra kurulu başkanı Tony Aitken, kârın 690.000 Yeni Zelanda doları olduğunu ve geçen yılki olumlu sonucun ardından işletmenin disiplinli yeniden yapılandırmasına ilişkin ek kanıt sunduğunu söyledi. Bu yılki ticari kâr, geçen yılki ticari kâra göre %50 arttı. Aitken, son 12 ayda uzun vadeli sürdürülebilirlik kapsamında giderleri azaltma, borcu düşürme ve satışlarla kârlılığı artırma stratejileri uygulandığını belirtti. Borç azaltma çalışmaları kapsamında Ruralco, 2026 mali yılında 2 milyon Yeni Zelanda doları daha borç ödedi. Kooperatif ayrıca çiftlik girdisi maliyetlerini düşürmeye odaklanıyor. Ruralco, kâr payı iadesi yerine yıl boyunca daha düşük fiyatlar uygulamayı tercih ediyor. İşletmeyi yeniden hissedarların sahip olduğu yapıya döndürme çalışmaları kapsamında çok sayıda hissedar olmayan hesap hissedarlığa geçmeyi seçti. 2026 mali yılı yıllık raporu, 18 Kasım 2026’da yapılacak 63. yıllık genel kurul öncesinde yayımlandı. Mevcut üç direktör yeniden seçilmek için aday olurken başka adaylık alınmadı.

Uruguay’da Et Tüketimi Artarken Süt Tüketimi Geriledi
Görsel kaynağı: la diaria · Özgün haber

Uruguay’da Et Tüketimi Artarken Süt Tüketimi Geriledi

Uruguay’da yayımlanan 2026 Tarım İstatistikleri Yıllığı’na göre et tüketimi artarken süt tüketimi geriledi. Yıllık, ülkenin tarımsal üretimi ve tarım sektörünün dış ticaretine ilişkin başlıca göstergeleri içeriyor. Raporda ayrıca süt işletmelerinin sayısının her yıl azaldığı belirtildi. Yıllık, Uruguay Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık Bakanlığı tarafından sunuldu; sunumda Tarım İstatistikleri Ofisi (DIEA) yetkilileri de yer aldı.

Both ENDS, AB-Yeni Zelanda Ticaret Anlaşmasında Çevre Hükümlerinin Uygulanmasını İstiyor
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Both ENDS, AB-Yeni Zelanda Ticaret Anlaşmasında Çevre Hükümlerinin Uygulanmasını İstiyor

Hollandalı çevre kuruluşu Both ENDS, Avrupa Komisyonunun AB-Yeni Zelanda Serbest Ticaret Anlaşması’ndaki çevreyle ilgili yasal hükümleri uygulayıp uygulamadığının incelenmesini istiyor. Kuruluşun temsilcisi Fernando Hernandez, girişimin Yeni Zelanda’daki çiftçileri hedef almadığını, konunun iklim değişikliğiyle mücadele ve anlaşmada taahhüt edilen hükümlerin uygulanması olduğunu söyledi. Both ENDS, Yeni Zelanda’nın ticareti veya yatırımı teşvik etmek için çevre yasalarını zayıflatıp zayıflatmadığının ve Paris Anlaşması’nı etkili biçimde uygulayıp uygulamadığının araştırılmasını talep ediyor. Hernandez, Yeni Zelanda hükümetinin metan hedef aralığını düşürdüğünü, petrol ve doğal gaz aramalarını yenilediğini, sıvılaştırılmış petrol gazı depolaması kurduğunu ve bireylerin iklimle ilgili dava açmasını engelleyen bir yasa çıkardığını belirtti. Kuruluş, Avrupa Komisyonunun bu gelişmeler karşısında uygun davranıp davranmadığına ilişkin hukuki bir karar istiyor. Hernandez, sürecin başarılı olması halinde AB’nin çiftçiler cezalandırılmadan veya anlaşma hükümsüz sayılmadan önce Yeni Zelanda hükümetinin uygun politikalar uygulaması da dahil olmak üzere birden fazla seçeneği bulunduğunu söyledi. Hernandez’e göre süreç, Yeni Zelanda’daki üretim yöntemleriyle veya yaptırımların üretimi daha yüksek karbon yoğunluğuna sahip ülkelere kaydırıp kaydırmayacağıyla ilgili değil; hukuka ve bilimsel raporlara dayanan bir çevre koruma meselesi. Both ENDS’ün Yeni Zelanda’yı seçmesinin nedeni olarak da anlaşmanın onaylanması sırasında ülkenin iklim politikalarındaki itibarına verilen yüksek siyasi desteği gösterdi. Yeni Zelanda’nın küresel karbondioksit emisyonlarındaki payı %0,08 olarak verildi.

Ankara’da Sudan Büyükelçisi El Fasher’deki Gıda Krizini Gündeme Getirdi
Görsel kaynağı: News.Az · Özgün haber
Veri haberi

Ankara’da Sudan Büyükelçisi El Fasher’deki Gıda Krizini Gündeme Getirdi

Sudan’ın Türkiye Büyükelçisi Nadir Yousif Eltayeb, Ankara’da SETA’nın ev sahipliğinde düzenlenen Sudan toplantısında, Batı Sudan’daki El Fasher kentinde yaşanan ağır gıda kıtlığı ve sivillerin durumuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Eltayeb, Sudan’ın ülkedeki insani kriz nedeniyle adalet aradığını söyledi ve uluslararası toplumun çatışmaya yaklaşımını eleştirdi. Eltayeb’in aktardığına göre El Fasher yaklaşık 30 ay boyunca tamamen kuşatma altında kaldı ve yaklaşık 1 milyon kişi, silahlı kuvvetlerin hava yoluyla ulaştırdığı yardımlara dayandı. Kentte sivillerin yeterli gıdaya erişemediğini, bazı insanların ağaç kabuğu yemek zorunda kaldığını belirten büyükelçi, hükümet güçlerinin kuşatmayı kırmak için 200’den fazla girişimde bulunduğunu söyledi. Kuşatma sürecinde gıda ve tıbbi malzemelere erişim giderek zorlaştı. Büyükelçi, El Fasher’de yaşananları soykırım olarak niteledi; silahlı grupların belirli kabileleri kasıtlı olarak hedef aldığını ve yabancı ülkelerin isyancı güçleri desteklediğini ileri sürdü. El Fasher ve daha geniş Darfur bölgesinde öldürülenlerin toplam sayısının bilinmediğini söyleyen Eltayeb, Birleşik Arap Emirlikleri’ni silahlı grupları desteklemekle suçladı. BAE ise bu suçlamaları defalarca reddetti. El Fasher, Kuzey Darfur eyaletinin başkenti ve Sudan ordusunun Darfur’da elinde tuttuğu son büyük kentti. Paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF), yaklaşık 18 aylık çatışmanın ardından 26 Ekim 2025’te kentin kontrolünü ele geçirdi. BM İnsan Hakları Ofisi, RSF’nin kontrolü sonrasında ilk üç günde 6.000’den fazla kişinin öldürüldüğünü bildirdi. 26 Ekim 2025 ile 1 Mart 2026 arasında El Fasher ve çevresinden yaklaşık 138.200 kişi yerinden edildi; kentte 70.000’den az kişinin kaldığı tahmin ediliyor.

Fon Satışları Buğday ve Mısır Fiyatlarını Geriletti
Görsel kaynağı: Agrobiznis · Özgün haber
Veri haberi

Fon Satışları Buğday ve Mısır Fiyatlarını Geriletti

2026'nın 44. haftasına ilişkin piyasa değerlendirmesinde, tahıl fiyatlarının daha önce rekor seviyelerde tuttuğu uzun pozisyonlarını azaltan spekülatif fonların satışlarından etkilendiği belirtildi. MATIF'te buğdayın fiyatı son hafta 16 EUR/t düşerek güncel olarak 227 EUR/t seviyesine inerken, mısırın Kasım 2026 kontratı 10 EUR/t gerileyerek 283 EUR/t'ye, Mart 2027 kontratı ise haftalık 5 EUR/t düşüşle 265 EUR/t'ye indi. Buna karşılık Şubat 2027 kolza kontratı 5 EUR/t artışla 552 EUR/t'ye çıktı. ABD'deki CBoT piyasasında yumuşak buğday 12 EUR/t düşüşle 202 EUR/t'ye, mısır ise 4 EUR/t düşüşle 160 EUR/t'ye geriledi. CBoT mısırı, eylül sonundaki zirvesinden %20'den fazla değer kaybederek yaklaşık 4,5 USD/buşel, yani 180 USD/t seviyesine indi. Kaynak, bu düşüşü ABD'de daha düşük mısır tüketimine ilişkin raporlar, yeni ürün üretim tahminlerindeki artış ve fonların uzun pozisyonlarını tasfiye etmesiyle ilişkilendirdi. Buğday piyasasında fiyatları aşağı çeken diğer unsurlar arasında Avustralya'nın üretim tahminindeki yükseliş, Arjantin'de beklenen güçlü hasat ve Karadeniz bölgesinden güvenli sevkiyata olanak sağlayabilecek yeni bir tahıl anlaşması görüşmesine ilişkin açıklamalar yer aldı. SovEcon analistleri Rusya'nın ekim ayı buğday ihracatı tahminini 2,8 milyon tona yükseltirken, Ukrayna'da geçen haftanın sonunda 3,05 milyon hektar buğday ekildi. Bu alan, planlanan ekim alanının %67'sine karşılık geldi. ABD'de buğday ekimi %76 seviyesine ulaştı; beş yıllık ortalama ise %77 olarak verildi. Kaynakta, fonların uzun pozisyonlarını azaltmayı sürdürmesi halinde MATIF'te düşüş eğiliminin devam edebileceği değerlendirildi. Ancak Batı Avrupa'nın spot piyasasında fiyatların borsa hareketini tamamen yansıtmayabileceği, çünkü fiziksel piyasada buğday kalitesinin de belirleyici olduğu aktarıldı. Avrupa'da yüksek kaliteli buğday arzının geçen sezondan düşük olduğu belirtildi. Mısırda ise Avrupa Komisyonu MARS, AB'nin ortalama hektar verimi tahminini aylık bazda 0,08 t/ha düşürerek 6,42 t/ha'ye indirdi. Mart 2027 MATIF kontratı 265 EUR/t desteğinin üzerinde kalamazsa fiyatın 250 EUR/t'ye gerileyebileceği ifade edildi.

Pakistan Karides Yetiştiriciliğini Genişletmek İçin 120 Günlük Yol Haritası Hazırlayacak
Görsel kaynağı: Dawn · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan Karides Yetiştiriciliğini Genişletmek İçin 120 Günlük Yol Haritası Hazırlayacak

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Pakistan Başbakanı tarafından oluşturulan karides yetiştiriciliği alt komitesi, üretimi genişletmek, katma değeri artırmak ve ihracatı yükseltmek amacıyla bir yol haritası hazırlamak için 120 günlük süre belirledi. Denizcilik İşleri Bakanı Junaid Anwar Chaudhry başkanlığındaki toplantı İslamabad'da yapıldı. Süre, daha geniş kapsamlı 24 aylık uygulama ve gözden geçirme sürecinin bir parçası olarak belirlendi. Komite, doğrulanmış veriler ve paydaş önerilerine dayanacak kapsamlı bir rapor hazırlayacak. Çalışmada sektör için temel veri tabanı oluşturulması, değer zincirindeki darboğazların belirlenmesi ve üretim, işleme ile ihracat rekabetçiliğini geliştirecek önlemlerin önerilmesi planlanıyor. Yedi teknik çalışma grubu ile bir projeksiyon ve maliyetlendirme birimi oluşturularak 14 rapor ve ihracat projeksiyonu hazırlanacak. Ayrıca veri toplama ve doğrulama için ortak bir çerçeve ile 14 günlük başlangıç eylem planı kabul edildi. Toplantıya Punjab, Sindh, Hayber Pahtunhva, Belucistan, Azad Jammu ve Keşmir ile Gilgit-Baltistan'ın balıkçılık yetkililerinin yanı sıra ilgili federal kurumlar katıldı. Bakan Chaudhry, federal hükümetin eyaletler ve diğer paydaşlarla uzmanlığı birleştirerek karides yetiştiriciliğinin potansiyelini değerlendirecek koordineli bir yaklaşım geliştireceğini söyledi. Sindh'de 3.500 acre büyüklüğündeki bir karides çiftliği için fizibilite çalışması hazırlanıyor; yetkililer katma değer ve izlenebilirlik sorunlarına dikkat çekiyor. Punjab'da ise yüksek yeraltı suyu tuzluluğu nedeniyle tarıma elverişsiz alanlarda kuluçkahaneler kurulması için çalışmalar yürütülüyor. Ancak eyalette etkili bir değer zinciri oluşturulması önemli bir sorun olmayı sürdürüyor. Federal hükümet, Pakistan'ın balık ve balık ürünleri ihracatının FY26'da 568 milyon dolarla rekor seviyeye ulaştığını bildirdi.