ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

118 haber · Sayfa 1

Kazakistan’da Bitkisel Yağ Üretimi 2026’nın İlk Dokuz Ayında %25,2 Arttı
Görsel kaynağı: Kazinform · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da Bitkisel Yağ Üretimi 2026’nın İlk Dokuz Ayında %25,2 Arttı

Kazakistan’da bitkisel yağ üretimi, 2026’nın ilk dokuz ayında 827.800 tona ulaştı. Ulusal İstatistik Bürosu verilerini aktaran Qazinform’a göre üretim, 2025’in aynı dönemine kıyasla %25,2 artarak 166.800 ton yükseldi. Üretimin büyük bölümünü Doğu Kazakistan, Kuzey Kazakistan, Akmola ve Abay bölgeleri ile Almatı ve Şimkent şehirleri sağladı. Ülkenin bitkisel yağ ihracatı Ocak-Ağustos 2026’da bir önceki yılın aynı dönemine göre %39,7 artarak 704.700 tona çıktı. Aynı dönemde ithalat %6,4 düşüşle 128.300 tona gerilerken, yurt içi satışlar 176.900 ton oldu.

Pakistan’da Pamuk Fiyatları Kalite Sorunlarıyla Geriliyor
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan’da Pamuk Fiyatları Kalite Sorunlarıyla Geriliyor

Pakistan’ın iç pamuk piyasasında fiyatlardaki düşüş geçen hafta da sürerken ticaret faaliyetinin tatmin edici kaldığı bildirildi. Sindh ve Punjab’da pamuk, kalite ve ödeme koşullarına bağlı olarak maund başına 16.000-18.000 Pakistan rupisi arasında işlem gördü. Baloçi pamuğun fiyatı ise 18.700-19.000 rupi aralığında gerçekleşti. Piyasa koşullarındaki zayıflıkta New York pamuk vadeli işlemlerindeki gerileme ve yerli pamuğun kalitesindeki bozulma etkili oldu. Piyasa kaynakları, bazı çırçırcıların stoklarını eritmek amacıyla farklı kalitelerdeki pamuğu harmanlamasının kalite düşüşünü artırdığını söyledi. Daha kaliteli pamuk üretmeye çalışan işletmelerin ise tohum pamuğun kısa elyaf uzunluğu nedeniyle zorlandığı aktarıldı. Düşen pamuk ipliği fiyatları, ciddi likidite sıkışıklığı ve tekstil iplik üreticilerinin hammadde alımında temkinli davranması da piyasanın zayıflığını artıran unsurlar arasında gösterildi. Pamuk ithalatı da bölgesel gerilimler ve uluslararası navlun ücretlerindeki artış nedeniyle zorlaştı. Bu durum, daha kaliteli ithal hammaddeye erişimi güçleştirirken ithal pamuğun maliyetini yükseltti. Tekstil sektörü ayrıca yüksek faiz ve enerji giderleriyle karşı karşıya bulunuyor. Sanayiciler finansal baskıyı azaltmak için politika faizinde indirim talep ederken Pakistan Merkez Bankası politika faizini 50 baz puan artırarak %12’ye çıkardı. Elektrik tarifesinde birim başına 2,56 rupi artışın tüketicilerden ilave 33 milyar rupi sağlamasının beklendiği bildirildi. Pakistan’ın pamuk sektörünü canlandırma stratejisi kapsamında ithal pamuk tohumları için hızlı onay mekanizması planlandı. Mevcut onay sürecinin yaklaşık 12 ay sürmesinin, geliştirilmiş tohum çeşitlerinin üretime sunulmasını geciktirdiği belirtildi. Sektör paydaşları; tohum kalitesinin iyileştirilmesini, dönüm başına verimin artırılmasını ve yüksek kaliteli yerli hammaddenin sürekliliğinin sağlanmasını sektörün toparlanması için gerekli görüyor. Federal Board of Revenue, tekstil iplik işletmelerine üretim, pamuk balyaları ve doğal, yapay ve harmanlanmış elyafların işlenmesini izlemek üzere 15 Kasım 2026’ya kadar video gözetim kameraları kurma talimatı verdi. Hindistan da yerli fiyatları sınırlamak ve tekstil sanayisine hammadde arzını desteklemek amacıyla gümrüksüz pamuk ithalatı uygulamasını iki ay uzattı. USDA’nın haftalık ihracat satış raporunda Çin, 2026-27 sezonu satışlarında 52.100 balyayla ilk sırada yer alırken Türkiye 40.800 balyayla ikinci, Vietnam 35.000 balyayla üçüncü oldu. Raporlama dönemindeki ihracatta Türkiye’ye 13.900 balya gönderildi.

Rusya’da Tahıl Hasadı ve Buğday İhracatı İçin Yeni Tahminler
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Tahıl Hasadı ve Buğday İhracatı İçin Yeni Tahminler

Rusya’da tarım gündeminde, tarım ve balıkçılık komplekslerinin 2030’a kadar kalkınma stratejisindeki hedeflerin güncellenmesi ile tahıl üretimi ve buğday ihracatına ilişkin yeni tahminler öne çıktı. Hükümet kararında temel ve muhafazakâr olmak üzere iki senaryo yer aldı. Önceki belgede tarım ve gıda sektörü üretimi 2020 ile karşılaştırılırken yeni metinde 2021 baz alındı; ihracat değerlendirmesi de karşılaştırılabilir fiyatlar yerine nominal fiyatlarla yapılacak. Rusagrotrans analitik merkezinin tahminine göre Rusya’nın buğday hasadı 89,8 milyon ton olacak. Bu miktar 2025’e göre 1,2 milyon ton daha düşük olsa da hasadın ülkenin en iyi beş sonucu arasına girmesi bekleniyor. Arpa üretiminin 19,2 milyon ton, mısır üretiminin 16,9 milyon ton ve baklagil üretiminin 5,3 milyon ton olması öngörülüyor. Toplam tahıl ve baklagil üretimi ise önceki yıla göre 4,5 milyon ton düşüşle 137,4 milyon ton olarak tahmin edildi. Buğdayın iç piyasa fiyatları eylül sonu ile ekim başında yükselmeye başladı. Analist Vladimir Petrichenko, fiyatların güçlü düşüşün ardından toparlandığını ve artışta ihracat piyasasındaki olumlu seyrin etkili olduğunu söyledi. Devlet müdahale fonu için tahıl alımlarının 29 Ekim’de başlaması planlandı; ilk gün toplam 18,9 bin ton buğday alınması öngörülüyor. Üreticiler akaryakıt, gübre, tohum ve makine bakım maliyetlerindeki yükselişin 2027 ekim kampanyası ile hasadını etkileyebileceğini belirtti. Rusya Tarım Bakanlığı, kışlık tahıl ekim giderlerinin bir bölümünü karşılamak üzere hektar başına sübvansiyon seçeneğini değerlendiriyor. FAS USDA da Rusya’nın 2026/27 sezonu buğday ihracatı tahminini 40 milyon tona indirdi. Elma hasadının yaklaşık 2,5 milyon ton olması beklenirken, resmi istatistiklere girmeyen satışlarla gerçek miktarın 3 milyon tona yaklaşabileceği aktarıldı.

Halloween Balkabağı Satışlarını Eylül ve Ekimde Yoğunlaştırıyor
Görsel kaynağı: La Vanguardia · Özgün haber
Veri haberi

Halloween Balkabağı Satışlarını Eylül ve Ekimde Yoğunlaştırıyor

Halloween kutlamasının yaygınlaşması, balkabağını oyulmuş yüzleri ve farklı biçim ve renkleriyle ev ve iş yeri dekorasyonunda kullanılan tanınmış bir simgeye dönüştürdü. La Casa de la Calabaza, balkabağı üreticileri açısından eylül ve ekim aylarının yılın en yoğun faaliyet dönemi olduğunu belirtiyor. İşletmeye göre toplam üretimin yaklaşık %70’i bu iki ayda satılıyor. Talep, 31 Ekim gecesi oyulmak üzere alınan büyük balkabaklarıyla sınırlı kalmıyor. Küçük çeşitler de sonbahar dekorasyonunda öne çıkıyor; siğilli, uzun veya uçan daire biçimindeki balkabakları masa süslerinde ve evin farklı bölümlerinde, oyulmadan kullanılabiliyor. Bu çeşitlilik, ürünün yalnızca Halloween kutlamalarıyla değil, genel sonbahar dekorasyonuyla da ilişkilendirilmesini sağlıyor. La Casa de la Calabaza, sonbahar kampanyası döneminde farklı dağıtım noktalarına ve doğrudan tüketicilere toplam yaklaşık 40.000 kilogram balkabağı sattığını aktarıyor. Halloween için oyulacak balkabaklarının başlıca alıcıları çocuklu genç aileler olurken, dekoratif çeşitlerde evlerini süsleyen yaşlı kişiler öne çıkıyor. Manavlar, mağazalar, şirketler ve tema parkları da mekânlarına sonbahar atmosferi vermek amacıyla bu ürünleri satın alan diğer gruplar arasında yer alıyor.

Kanada’da Sığır Piyasasında Güçlü Fiyatlar Sürü Büyümesini Yavaşlatıyor
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber
Veri haberi

Kanada’da Sığır Piyasasında Güçlü Fiyatlar Sürü Büyümesini Yavaşlatıyor

Kanada sığır piyasasında güçlü fiyatlar, sıkı arz ve yüksek ihracat talebi üreticilerin sürü büyütme kararlarını etkiliyor. Gateway Livestock Exchange’den Anne Wasko’nun RealAgriculture’a yaptığı değerlendirmeye göre, sonbahar buzağı satışları sürerken besilik sığır fiyatları görece güçlü kaldı. Ancak sürünün yeniden büyütülmesi birkaç yıllık bir taahhüt gerektiriyor. ABD’de Nebraska nakit sığır fiyatları bu hafta 3-4 dolar gerilerken, toptan sığır eti değerlerindeki düşüş paketleme tesislerinin kâr marjlarını yeniden negatife çevirdi. Buna karşılık Batı Kanada’da besi sığırı fiyatları sabit kaldı veya 5 dolara kadar yükseldi. Karkas fiyatları ise 495-500 dolar aralığında seyretti. Daha az düvenin besi işletmelerine girmesi, üreticilerin sürüyü genişletmek amacıyla daha fazla düve tuttuğuna işaret ediyor. Elverişli nem koşulları da sığırların erken sevk edilmesi gereğini azalttı. Kanada’nın sığır eti ihracatı ağustosta geçen yılın aynı ayına göre %20, yılbaşından bugüne ise %6 arttı. Meksika güçlü pazar konumunu korurken Çin ve Hong Kong sevkiyatları benzer hacimlere ulaştı; ABD tesislerinin Çin’e ihracat uygunluğunu henüz yeniden kazanamaması Kanada için fırsat yaratıyor.

Danimarka Çevre Bakanı, Pestisit Verileriyle Yeni Strateji Çağrısı Yaptı
Görsel kaynağı: Effektivt Landbrug · Özgün haber
Veri haberi

Danimarka Çevre Bakanı, Pestisit Verileriyle Yeni Strateji Çağrısı Yaptı

Danimarka Çevre Bakanı Maria Reumert Gjerding, 2025’te pestisit kullanımının sağlık ve çevre üzerindeki yükünün önceki yıla göre %33 arttığını ve 12 yılın ikinci en yüksek seviyesine çıktığını açıkladı. Bakan, bu verilerin sağlık ve çevreyi koruyacak yeni ve iddialı bir pestisit stratejisi gerektirdiğini söyledi. Editoryal yazı, açıklamayı Danimarka’da 2025’te PFAS olarak anılan 33 pestisit ürününün yasaklanması bağlamında aktarıyor. Yazıya göre bakanın talebiyle Danimarka Çevre Ajansı tarafından hesaplanan Pestisit Yükü Göstergesi (PBI) ile açıklamaya eşlik eden veriler, tarlalara gerçekten püskürtülen miktarı değil, satış ve satın alma verilerini temel alıyor. Editoryal değerlendirme, çiftçilerin yasaklanan 33 ürün nedeniyle önceden kimyasal stoklamaya yönelmiş olabileceğini ve bu alımların 2025 satış istatistiğini yükseltmiş olabileceğini savunuyor. Bu nedenle artışın gerçek tüketimi ve sağlık ile çevre üzerindeki fiilî yükü doğrudan göstermeyebileceği belirtiliyor. Kaynakta, Danimarka’daki pestisit satışlarının hava koşulları, ürün seçimi ve mevzuat değişiklikleri nedeniyle yıllara göre dalgalandığı ifade ediliyor. Yazı ayrıca geçmişte iki ayrı gösterge yayımlandığını aktarıyor: biri üretici ve toptancıların belirli takvim yıllarında sattığı miktarlara, diğeri ise çiftçilerin zorunlu bildirimlerle tarlalara fiilen püskürttüğü miktarlara dayanıyordu. Editoryal görüşe göre stoklama satış göstergesini geçici olarak artırabilir; bu nedenle tek bir yılın satış verisi, daha sıkı bir strateji ihtiyacını tek başına kanıtlamıyor.

Türkiye’nin Rekor Buğday Hasadı Alımları Azaltabilir
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye’nin Rekor Buğday Hasadı Alımları Azaltabilir

Türkiye’de rekor buğday hasadının alımları azaltması bekleniyor. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), eylülden bu yana ihracat için işleme rejiminde faaliyet gösteren un ve makarna ihracatçılarına buğday sunuyor. Kurum, ekimde Türk ticaret borsası üzerinden tüm alıcılara 5,5 milyon ton ürün açıklaması yaptı. Buğday tüketiminin yıllık karşılaştırmada %4 artacağı, artışın bir bölümünün hayvan yemi kullanımından kaynaklanacağı belirtiliyor. Haziran-ağustos döneminde buğday ve türevleri ihracatı 2025/26’nın aynı dönemine göre %14 geriledi; un satışları %20 düşerek 617 bin tona inerken makarna satışları %22 artarak 560 bin tona çıktı.

Jakarta’da Pirinç Satışları Karışım İddiaları ve Düşen Alım Gücüyle Farklı Seyrediyor
Görsel kaynağı: Liputan6 · Özgün haber
Veri haberi

Jakarta’da Pirinç Satışları Karışım İddiaları ve Düşen Alım Gücüyle Farklı Seyrediyor

Endonezya’nın Jakarta kentinde Pasar Induk Cipinang çevresindeki bakkallarda pirinç satışlarının, karışım pirinç iddialarına rağmen istikrarlı kaldığı, bazı işletmelerde ise artış eğilimi gösterdiği bildirildi. Cipinang’dan premium ve medium pirinç alarak satan bakkal sahibi Suryadi, 29 Ekim 2026’da müşterilerinin paniklemediğini ve satışlarında şu ana kadar sorun yaşanmadığını söyledi. İddialar, Tarım Bakanı Andi Amran Sulaiman’ın Jakarta’nın doğusunda sübvansiyonlu SPHP pirincinin premium pirinç olarak yeniden satıldığı yönündeki şüphesine dayanıyor. Kaynağa göre kilogramı 12.500 rupiahtan satılması gereken SPHP pirincinin işlenerek premium ürün adıyla 17.000 rupiaha kadar satıldığı öne sürüldü. Bu aktarım kesinleşmiş bir sonuç olarak değil, bakanın dile getirdiği şüphe olarak verildi. Jakarta’nın doğusundaki Kalimalang bölgesinde satış yapan Yuni ise iddialardan belirgin biçimde etkilenmediğini belirtti. Yuni, iki-üç günde bir özellikle Batik ve Palapa Solo markalı 50 kilogramlık çuvallardan aldığını, pirinci litreyle evlere ve catering işletmelerine sattığını söyledi. Kaynakta, aylık tüketiminin 10 çuvalı aştığı ve bazı haftalarda altı çuvala ulaştığı aktarılıyor. Bazı müşteriler endişelense de alışverişe devam etti; kaygının daha çok 5 kilogramlık ambalajlı pirinçlere yöneldiği belirtildi. Buna karşılık, Cipinang’dan ürün tedarik eden ve Senen Pazarı’nda 40 yıldır satış yapan Ivan, son aylarda kiosk cirosunun keskin biçimde düştüğünü söyledi. Ivan, gerilemenin yalnızca karışım pirinç iddialarından değil, genel alım gücü kaybından da kaynaklandığını değerlendirdi. Daha önce 25 kilogram alan bireysel müşterilerin 10 kilograma indiğini, haftada 10 çuval tüketen restoranların ise aynı miktarı bir aya yaydığını aktardı. Yaklaşık altı ay önceki denetimde satıcılara kilogram başına 15.000 rupiah azami perakende fiyatına uyma talimatı verildiğini de belirtti.

Gelir Tablosu, Güney Afrika’daki Küçük Çiftçilerin Kârlılığını Ölçmesine Yardımcı Olabilir
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Gelir Tablosu, Güney Afrika’daki Küçük Çiftçilerin Kârlılığını Ölçmesine Yardımcı Olabilir

Gelir tablosu, küçük ölçekli çiftçilerin işletmelerinin gerçek kârlılığını değerlendirmesine, maliyetlerini yönetmesine ve finansal kararlar almasına yardımcı olabilir. Güney Afrika’daki çiftçiler için hazırlanan değerlendirmede, yalnızca banka hesabına giren ve çıkan parayı izleyen basit nakit kayıtlarının işletmenin ekonomik durumunu tam olarak göstermediği belirtiliyor. Gelir tablosu ise belirli bir dönemde çiftliğin ne kadar gelir elde ettiğini, hangi maliyetlere katlandığını ve kâr ya da zarar durumunu ortaya koyuyor. Kaynakta bu yaklaşım, Güney Afrikalı ve kurgusal bir çiftçi olan Thabo Mokoena’nın örneği üzerinden açıklanıyor. Limpopo’da 15 hektarlık alanda mısır ve domates yetiştiren, ayrıca küçük bir etlik piliç işletmesi bulunan Mokoena’nın gelir tablosunda yalnızca gerçekleşmiş nakit satışlar değil, stoklardaki artış da dikkate alınıyor. Tahakkuk esaslı muhasebeye göre gelir ve giderler, nakdin el değiştirdiği tarihte değil, kazanıldıkları veya oluştukları dönemde kaydediliyor. Bu nedenle siloda yıl sonunda kalan ürünün değeri de ilgili dönemin gelirine dahil ediliyor. Örnekte Mokoena’nın toplam geliri 337.700 R, brüt kârı ise doğrudan üretim maliyetleri düşüldükten sonra 183.100 R olarak hesaplanıyor. Buna göre brüt kâr marjı %54,2’ye ulaşıyor; yani her 1 R’lik gelirin 54 senti doğrudan üretim maliyetleri karşılandıktan sonra kalıyor. Kaynak, bu oranın benzer işletmelerle karşılaştırılmasının üretim verimliliğinin rekabetçi olup olmadığını değerlendirmeye yardımcı olabileceğini belirtiyor. Değişken maliyetler üretim miktarına göre değişirken, sabit veya genel giderler üretim artsa ya da azalsa da büyük ölçüde aynı kalıyor. Tohum ve gübre gibi girdiler daha fazla alan ekildiğinde artarken, sürekli çalışan ücretleri gibi giderler üretim düşse bile devam ediyor. Bu ayrım özellikle kuraklık yıllarında önem taşıyor; çünkü sabit maliyetleri azaltmak zorlaşırken nakit rezervlerinin korunması ve borçların dikkatle yönetilmesi gerekiyor. Mokoena’nın tablosunda 22.800 R amortisman bulunuyor. Bu tutar, traktör ve sulama sistemi gibi sermaye varlıklarının kullanım süresince yıpranma maliyetinin yıllara dağıtılmasını ifade ediyor. Mokoena’nın kişisel vergi öncesi net tarım geliri 64.600 R olarak veriliyor. Kaynak, 600.000 R’nin üzerindeki yatırım dikkate alındığında bu tutarın yaklaşık %10 yatırım getirisine karşılık geldiğini ve çiftçinin sermayesini tarım dışında kullanması halinde daha yüksek bir getiri elde edip edemeyeceğini değerlendirmesi gerektiğini aktarıyor. Ayrıca depolanmış tahıl, tarladaki ürün ve hayvanların yıl sonunda maliyet veya net gerçekleşebilir değer esasına göre tutarlı biçimde değerlenmesi gerekiyor. Peşin ödenen giderlerin yalnızca ilgili döneme ait kısmı maliyet sayılırken, işletme sahibinin kişisel çekişleri gelir tablosuna dahil edilmiyor.

Tayland’ın Pirinç ve Manyok İhracatı Geriledi, Hedefler Aşılamadı
Görsel kaynağı: The Nation Thailand · Özgün haber
Veri haberi

Tayland’ın Pirinç ve Manyok İhracatı Geriledi, Hedefler Aşılamadı

Tayland, Ocak-Eylül 2026 döneminde 4,99 milyon ton pirinç ihraç etti. Dış Ticaret Bakanlığı Dış Ticaret Genel Müdürü Arada Fuangtong’un açıklamasına göre bu miktar, geçen yılın aynı dönemine kıyasla %19,26 azalırken pirinç ihracatının değeri de %16,84 düşerek 2,962 milyar dolara geriledi. Tayland, dünyanın en büyük beş pirinç ihracatçısı arasında düşüş kaydeden ülkelerden biri oldu; Hindistan ise ihracatını %2 artırarak liderliğini korudu. Fiyat rekabeti, Tayland pirincindeki gerilemenin başlıca unsurlarından biri olarak öne çıktı. Tayland’ın %5 kırık beyaz pirincinin ton fiyatı 480 dolar olurken Hindistan pirinci 388, Vietnam pirinci ise 420 dolardan işlem gördü. Irak’a yönelik normal sevkiyatlar savaş nedeniyle aksadı; daha önce bu ülkeye yılda 1 milyon tondan fazla Tayland pirinci gönderiliyordu. Endonezya’nın pirinç ithalatını askıya alması, güçlenen ve dalgalanan baht ile yüksek navlun maliyetleri de rekabet gücünü zayıflattı. Tayland, Çin’le hükümetler arası ek 500 bin ton pirinç satışı için bu yıl anlaşma sağlayamadı. Buna karşın, mevcut 1,22 milyon tonluk sözleşme kapsamındaki teslimatlar sürüyor. Bu sözleşmede 760 bin ton teslim edilirken yaklaşık 460 bin ton pirincin teslim edilmesi gerekiyor. Yetkililer, fiyat ve teslimat koşullarını netleştirmek için yılın son iki ayında Çin’le görüşmeleri yoğunlaştıracak. Manyok ihracatı da Ocak-Eylül 2026 döneminde 3,24 milyon tona gerileyerek %55,12 azaldı; ihracat değeri %28,47 düşüşle 1,6978 milyar dolar oldu. İhracatın 6,1-7 milyon tonluk hedefin altında kalması bekleniyor. Yurt içi manyok üretimi olağan 30 milyon tondan yaklaşık 24 milyon tona inerken, manyok peleti ve nişasta fiyatlarındaki artışlar sektöre kısmi destek sağladı. Dış Ticaret Bakanlığı, pirinç satışlarını artırmak için çeşitli ülkelerde kamu-özel sektör ticaret heyetleri düzenlemeyi planlıyor.

Chicago Buğdayı Dokuzuncu Haftalık Kayıba İlerlerken Günlük Yükseldi
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Chicago Buğdayı Dokuzuncu Haftalık Kayıba İlerlerken Günlük Yükseldi

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Chicago Ticaret Borsası’nda (CBOT) en çok işlem gören buğday kontratı, güçlü ABD tahılı talebi ve Çin’in ABD’den alım yapabileceğine ilişkin haberlerin etkisiyle cuma günü ikinci seansta yükseldi. Kontrat, 05.04 GMT itibarıyla %0,5 artarak kile başına 6,06-3/4 dolara çıktı. Buna karşın fiyat, hafta genelinde %3 geriledi ve üst üste dokuzuncu haftalık kaybına ilerledi. Buğday fiyatları çarşamba günü kile başına 5,93-1/4 dolara inerek 1 Temmuz’dan bu yana en düşük seviyeyi gördü. Bloomberg’in haberine göre dünyanın en büyük mahsul ithalatçısı Çin’deki alıcılar, ABD menşeli soft red winter buğdayı için teklif arıyordu. ABD ihracat satışları da beklentilerin üzerinde seyretti; ABD Tarım Bakanlığı (USDA) verilerine göre 2026-27 buğdayının 22 Ekim’de sona eren haftadaki net ihracat satışları 849.800 metrik tonla pazarlama yılının en yüksek seviyesine ulaştı. Karadeniz’den sevkiyatların artabileceği ihtimali ise fiyat artışlarını sınırladı. Kaynaklara göre Rusya, 10 Temmuz’dan bu yana ilk kez tahıl ihracat gemilerinin Azak Denizi’nden ayrılmasına izin verdi. Bölgede saldırılar sürerken perşembe günü bir Yunan konteyner gemisi battı. Bendigo Bank Agribusiness analisti Rod Baker, fiyatların bir tabana yakın olabileceğini belirtti; Baker’a göre alıcılar düşük Karadeniz ihracatı karşısında alımlarını azalttı ve önümüzdeki aylarda yeni arz beklenen Avustralya ile Arjantin’in hasadını izliyor.

Küresel Süt Üreticileri Fonksiyonel Gıda Talebine Yöneliyor
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Süt Üreticileri Fonksiyonel Gıda Talebine Yöneliyor

Küresel süt üreticileri, tüketicilerin süt ürünlerinden yalnızca protein değil, farklı tüketim deneyimleri ve sindirim sistemiyle ilişkilendirilen özellikler de beklemesine yanıt olarak ürün çeşitlendiriyor. Paris'te geçen hafta düzenlenen SIAL Gıda Fuarı'nda ilgi gören ürünler arasında yeniden talep kazanan geleneksel Yunan yoğurdu ve lor peyniri ile kefir ilaveli süt ürünleri yer aldı. Keskin ve ekşi bir tada sahip kefir, sindirim sistemi için yararlı bakteriler sağlayan probiyotik bir kültür olarak tanımlanıyor; Baltık ülkelerinde yaygın kullanılan kefirin Avrupa'nın diğer bölgelerinde de popülerlik kazandığı belirtiliyor. İtalyan Ponte Reale, kefir ilaveli manda sütü mozzarella peyniri sergiledi. Şirket, ürünün İtalyan burratasına göre %25 daha az yağ içerdiğini ve yemek pişirmede kullanılamasa da çeşni olarak tüketildiğini açıkladı. Ponte Reale, kefirli mozzarellanın inek sütünden üretilen bir çeşidini ve laktozsuz bir versiyonunu geliştirmeyi planlıyor. Yunanistan merkezli Olympus Dairy de artan talebe karşılık kefir ilaveli bir sütlü içecek geliştirdi. Geleneksel süt ürünlerine yönelik talep de artıyor. Olympus Dairy, Avrupa'ya Yunan yoğurdu satışlarının son iki yılın her birinde %40 büyüdüğünü bildirdi. Şirkete göre bu artışta, sağlıklı beslenme kapsamında düşük yağlı ve yüksek proteinli ürünler arayan genç tüketicilerin talebi etkili oldu. Polonyalı Piatnica, Yunan ve ayran yoğurtları ile lor peyniri gibi kaliteli taze süt ürünlerine odaklandı. Wisconsin'deki 120 peynir üreticisi şirket ise biber ve baharatlı turşu aromalı peynirler geliştiriyor; mühürlü ambalajlarda küçük porsiyonlu peynir atıştırmalıkları da öne çıkan eğilimler arasında bulunuyor.

Brezilya’nın AB’ye Tarım İhracatı Mayıs-Eylül Döneminde %14,8 Arttı
Görsel kaynağı: CNN Brasil · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’nın AB’ye Tarım İhracatı Mayıs-Eylül Döneminde %14,8 Arttı

Brezilya’nın tarım ve gıda sektörü ürünlerinin Avrupa Birliği’ne ihracatı, Mayıs-Eylül 2026 döneminde geçen yılın aynı dönemine göre %14,8 artarak 12,2 milyar dolara ulaştı. Agrostat verilerine göre 2025’in aynı döneminde 10,6 milyar dolar olan satışlar 1,57 milyar dolar yükseldi. Veriler, Brezilya Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına bağlı Agrostat sistemi tarafından derlendi ve AB’nin 27 ülkesini kapsadı. Artış, Mercosul ile AB arasındaki ticaret anlaşmasının geçici uygulamasının 1 Mayıs 2026’da başlamasından sonraki ilk beş aylık dönemi kapsıyor. Anlaşma, farklı ürünlerde ithalat tarifelerinin azaltılmasını veya kaldırılmasını öngörüyor; ancak uygulama ürün sınıfına göre değişiyor. Bazı ürünlerde indirimler başlangıçta yürürlüğe girerken, diğerlerinde birkaç yıla yayılan takvimler veya özel koşullar bulunuyor. İhracat artışında soya kompleksi öne çıktı. Bu grupta AB’ye satışlar 3,12 milyar dolardan 4,19 milyar dolara çıkarak %34,2 arttı. Et kategorisinde ihracat 604,4 milyon dolardan 1,23 milyar dolara yükseldi. Bununla birlikte Agrostat’ın toplulaştırılmış verileri, artışı hangi et türünün sürüklediğini göstermiyor. Ayrıca Brezilya protein ticaretini etkileyen sağlık kısıtlamalarının satışlar üzerindeki etkisi de bu verilerle ölçülemiyor. Orman ürünleri ihracatı %23, şeker-alkol kompleksi ihracatı ise %19,8 arttı. Bazı ürün gruplarında ise düşüş kaydedildi. AB’ye kahve satışları %7,7 gerileyerek 2,66 milyar dolardan 2,46 milyar dolara indi; kahve buna rağmen Brezilya’nın başlıca ihracat kalemleri arasında kaldı. Meyve suyu ihracatı %35,7 azalarak 445,6 milyon dolara, tahıl, un ve preparat ihracatı da %16,5 düşerek 478,1 milyon dolara geriledi. Kalkınma, Sanayi ve Dış Ticaret Bakanlığının altı tarım ve tarımsal sanayi ürününe ilişkin farklı veri setinde ihracat %137,3 artarak 160 milyon dolardan 379,7 milyon dolara çıktı. Bu grupta taze avokado, doğal bal, mısır yağı, etanol, portakal esansiyel yağı ve taze elma yer aldı. Ancak kaynak, Agrostat verilerindeki genel artışın doğrudan anlaşmanın sağladığı ticari tavizlere bağlanamayacağını belirtiyor. Dış satışları başka etkenler de etkilerken, MAPA ve MDIC farklı metodolojiler kullanıyor.

Polonya’da Krizantemlerin Azizler Günü Geleneğindeki Yeri
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Krizantemlerin Azizler Günü Geleneğindeki Yeri

Polonya’da krizantemler, ekim sonu ile kasım başında mezarlıkları ziyaret etme geleneğinin en tanınan simgeleri arasında yer alıyor. Azizler Günü ve Ölüler Günü döneminde mezarları süslemek için yapay çiçekler de kullanılsa da canlı krizantemler, kesme çiçek veya saksı formunda daha çok tercih ediliyor. Bitkinin sonbaharda çiçek açması, dayanıklılığı ve uzun süre dekoratif görünümünü koruyabilmesi bu tercihte etkili oluyor. Krizantemlerin kökeni başta Çin ve Japonya olmak üzere Doğu Asya’ya uzanıyor. Bu bölgelerde yüzyıllardır süs ve şifalı bitki olarak değerlendirilen krizantemler, uzun ömür, huzur ve sonbaharla ilişkilendiriliyor; Japonya’da ise imparatorluk simgesi olarak kabul ediliyor. Avrupa’ya 18. yüzyılda ulaşan bitki, zamanla süs bitkisi olarak yaygınlaştı. Krizantemlerin mezarlık çiçeği olarak görülmesi ise başlangıçtan beri var olan bir özellik değil, yerel geleneklerin gelişmesiyle zaman içinde oluştu. Beyaz, sarı, mor, bordo ve pembe çeşitlerin yanı sıra farklı çiçek biçimleri ve renkleri, mezar süslemelerinin kişisel tercihlere göre hazırlanmasına olanak sağlıyor. Krizantem üretimi birçok bahçe işletmesinin sonbahar faaliyetlerinde önemli yer tutarken, Azizler Günü öncesi dönem bazı üreticiler için yılın en önemli satış zamanlarından biri oluyor. Uygun zamanda çiçek açmaları için dikim tarihi, çeşit seçimi, çiçeklenmenin yönlendirilmesi, gübreleme ve sulamanın planlanması gerekiyor. Suchorączek’ten üretici Monika Fryziak, olağanüstü sıcak sonbaharın etkisiyle satışların yıllardır görülmeyen en yüksek düzeye ulaştığını belirtiyor. Fryziak’ın işletmesinde saksı krizantemleri 30-40 zloti arasında satılıyor ve yapay aranjman satışının tamamen durduğu ifade ediliyor. Jastrzębie’den Agnieszka Krasucka ise üretimin haziran başında başlayıp Azizler Günü’nden önceki son günlere kadar sürdüğünü, çiçeklenmeyi doğru zamana denk getirmenin deneyim gerektirdiğini aktarıyor.

Paraguay ve Arjantin’de Tarım Vergilerinde Oranlardan Fazlası Belirleyici
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay ve Arjantin’de Tarım Vergilerinde Oranlardan Fazlası Belirleyici

Paraguay ve Arjantin’de tarım işletmelerinin vergi rekabeti, yalnızca gelir vergisi oranlarının karşılaştırılmasıyla değerlendirilemiyor. Paraguay’da 6380/2019 sayılı yasa kapsamında Kurumsal Gelir Vergisi’nin genel oranı, net vergilendirilebilir gelir üzerinden %10 olarak uygulanıyor. Arjantin’de şirketler için 2026’da geçerli Gelir Vergisi oranları %25, 30 ve 35’lik kademelerden oluşuyor. Ancak vergi matrahı, kabul edilen indirimler, işletmenin yapısı ve idari maliyetler de nihai sonucu etkiliyor. Paraguay’da genel Katma Değer Vergisi (KDV) oranı %10, mevzuatta açıkça belirtilen bazı tarımsal ürünlerde indirimli oran %5. Arjantin’de genel KDV oranı %21, bazı sektör işlemlerinde ise %10,5 uygulanıyor. Alış ve satışlarda farklı oranların bulunması vergi alacağı bakiyesi oluşturabiliyor; örneğin girdiler %10, satılan ürünler %5 KDV’ye tabi olduğunda bu durum ortaya çıkabiliyor. Ancak indirimli oran, alışlarda ödenen KDV’nin tamamının geri alınacağını garanti etmiyor; sonuç işlemin türüne ve mevzuata bağlı. Paraguay mevzuatı, ihracatla bağlantılı KDV alacağının iadesine genel olarak izin veriyor. Bununla birlikte, ihracata yönelik doğal haldeki tarım ürünleri, ilk işlenmiş türevleri ve bunların hammaddelerinin alımında faturalandırılan KDV için özel bir istisna bulunuyor. İhracatla bağlantılı diğer mal ve hizmetler ise yasal koşullara uygun olarak iadeden yararlanabiliyor. Bu ayrım, üçüncü kişilerden tahıl alarak ihracat yapan şirketlerin maliyetlerini etkileyebiliyor; vergi alacağının kaynağı ve niteliği gerçek vergi etkisinin belirlenmesinde önem taşıyor. Arjantin’de tahıl ticaretinde kullanılan Sistema de Información Simplificado Agrícola (SISA), KDV oranı değil, bilgi, stopaj, peşin ödeme ve mali kontrol mekanizması olarak işliyor. Unión de Gremios de la Producción danışmanı Carlos Zapata’ya göre Paraguay’ın incelenen ulusal vergilerde nominal oranları daha düşük olsa da fiili avantaj; işletmenin maliyet yapısına, yatırımlarına, vergi alacaklarına, kâr marjlarına ve ihracat koşullarına bağlı. Bu nedenle hangi sistemin daha elverişli olduğu, somut bir işlem ve işletme üzerinden değerlendirilmelidir.

Ashburton’daki Ruralco, Üst Üste İkinci Yıl Ticari Kâr Açıkladı
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Ashburton’daki Ruralco, Üst Üste İkinci Yıl Ticari Kâr Açıkladı

Ashburton merkezli tarım malzemeleri kooperatifi Ruralco, üst üste ikinci yıl ticari kâr açıkladı. İcra kurulu başkanı Tony Aitken, kârın 690.000 Yeni Zelanda doları olduğunu ve geçen yılki olumlu sonucun ardından işletmenin disiplinli yeniden yapılandırmasına ilişkin ek kanıt sunduğunu söyledi. Bu yılki ticari kâr, geçen yılki ticari kâra göre %50 arttı. Aitken, son 12 ayda uzun vadeli sürdürülebilirlik kapsamında giderleri azaltma, borcu düşürme ve satışlarla kârlılığı artırma stratejileri uygulandığını belirtti. Borç azaltma çalışmaları kapsamında Ruralco, 2026 mali yılında 2 milyon Yeni Zelanda doları daha borç ödedi. Kooperatif ayrıca çiftlik girdisi maliyetlerini düşürmeye odaklanıyor. Ruralco, kâr payı iadesi yerine yıl boyunca daha düşük fiyatlar uygulamayı tercih ediyor. İşletmeyi yeniden hissedarların sahip olduğu yapıya döndürme çalışmaları kapsamında çok sayıda hissedar olmayan hesap hissedarlığa geçmeyi seçti. 2026 mali yılı yıllık raporu, 18 Kasım 2026’da yapılacak 63. yıllık genel kurul öncesinde yayımlandı. Mevcut üç direktör yeniden seçilmek için aday olurken başka adaylık alınmadı.

Fon Satışları Buğday ve Mısır Fiyatlarını Geriletti
Görsel kaynağı: Agrobiznis · Özgün haber
Veri haberi

Fon Satışları Buğday ve Mısır Fiyatlarını Geriletti

2026'nın 44. haftasına ilişkin piyasa değerlendirmesinde, tahıl fiyatlarının daha önce rekor seviyelerde tuttuğu uzun pozisyonlarını azaltan spekülatif fonların satışlarından etkilendiği belirtildi. MATIF'te buğdayın fiyatı son hafta 16 EUR/t düşerek güncel olarak 227 EUR/t seviyesine inerken, mısırın Kasım 2026 kontratı 10 EUR/t gerileyerek 283 EUR/t'ye, Mart 2027 kontratı ise haftalık 5 EUR/t düşüşle 265 EUR/t'ye indi. Buna karşılık Şubat 2027 kolza kontratı 5 EUR/t artışla 552 EUR/t'ye çıktı. ABD'deki CBoT piyasasında yumuşak buğday 12 EUR/t düşüşle 202 EUR/t'ye, mısır ise 4 EUR/t düşüşle 160 EUR/t'ye geriledi. CBoT mısırı, eylül sonundaki zirvesinden %20'den fazla değer kaybederek yaklaşık 4,5 USD/buşel, yani 180 USD/t seviyesine indi. Kaynak, bu düşüşü ABD'de daha düşük mısır tüketimine ilişkin raporlar, yeni ürün üretim tahminlerindeki artış ve fonların uzun pozisyonlarını tasfiye etmesiyle ilişkilendirdi. Buğday piyasasında fiyatları aşağı çeken diğer unsurlar arasında Avustralya'nın üretim tahminindeki yükseliş, Arjantin'de beklenen güçlü hasat ve Karadeniz bölgesinden güvenli sevkiyata olanak sağlayabilecek yeni bir tahıl anlaşması görüşmesine ilişkin açıklamalar yer aldı. SovEcon analistleri Rusya'nın ekim ayı buğday ihracatı tahminini 2,8 milyon tona yükseltirken, Ukrayna'da geçen haftanın sonunda 3,05 milyon hektar buğday ekildi. Bu alan, planlanan ekim alanının %67'sine karşılık geldi. ABD'de buğday ekimi %76 seviyesine ulaştı; beş yıllık ortalama ise %77 olarak verildi. Kaynakta, fonların uzun pozisyonlarını azaltmayı sürdürmesi halinde MATIF'te düşüş eğiliminin devam edebileceği değerlendirildi. Ancak Batı Avrupa'nın spot piyasasında fiyatların borsa hareketini tamamen yansıtmayabileceği, çünkü fiziksel piyasada buğday kalitesinin de belirleyici olduğu aktarıldı. Avrupa'da yüksek kaliteli buğday arzının geçen sezondan düşük olduğu belirtildi. Mısırda ise Avrupa Komisyonu MARS, AB'nin ortalama hektar verimi tahminini aylık bazda 0,08 t/ha düşürerek 6,42 t/ha'ye indirdi. Mart 2027 MATIF kontratı 265 EUR/t desteğinin üzerinde kalamazsa fiyatın 250 EUR/t'ye gerileyebileceği ifade edildi.

Bulgaristan Tüketici Komisyonu Gıda Takviyesi Satışlarını İnceliyor
Görsel kaynağı: Dnes.bg · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan Tüketici Komisyonu Gıda Takviyesi Satışlarını İnceliyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Bulgaristan Tüketiciyi Koruma Komisyonu (KЗП), gıda takviyesi, mantar ve bitkilerin satışında tüketicileri yanıltabilecek uygulamalar bulunduğu şüphesiyle farklı zincirlere, eczanelere ve satıcılara talimat gönderdi. İnceleme, bu ürünleri ülke genelindeki fiziksel mağazalarda ve çevrim içi olarak satan işletmeleri kapsıyor. Komisyon, bazı ürün açıklamalarında hastalıkları tedavi etmeye yönelik açık ifadeler tespit edildiğini bildirdi. İncelenen ticari uygulamalar, ürünlerin hastalıkları, iltihapları veya insan organizmasının bozulmuş işlevlerini iyileştirebileceği yönündeki iddialara odaklanıyor. Talimatlarda bazı takviyelerin farklı kanser türlerini önleyebileceği ya da tedavi edebileceği, hepatit veya sarılığı iyileştirebileceği öne sürülen ifadeler yer alıyor. Diğer örneklerde ise ürünlerin tiroit işlevini destekleyip tedavi ettiği, mide ve bağırsak sorunlarını, yaraları, kırıkları, ödemi, varisi ve hemoroidi iyileştirdiği iddia ediliyor. KЗП, satıcılardan bu iddiaların dayanağını göstermelerini istiyor. Talep edilen belgeler arasında bilimsel araştırmalar ve uzman görüşleri, üretici belgeleri, ürünün ilaç veya başka bir ürün kategorisinde satıldığını gösteren kanıtlar, etiket ve ambalaj kopyaları, bilgilendirme broşürleri ile parti bilgileri bulunuyor. Komisyon, her ürün için kullanılan ifadelerin tedavi özelliği atfedip atfetmediğini ve tüketicileri ürünün amacı ile etkisi konusunda yanıltarak satın alma kararlarını etkileyip etkilemediğini değerlendirecek. Haksız ticari uygulama kanıtlanırsa cezalar yıllık cironun %4’üne kadar çıkabilecek; gerekçesiz fiyat artışlarında ürün başına 10 bin ila 100 bin avro arasında yaptırım uygulanabilecek.

Paris'te Avrupa Buğdayı 7,50 €/T Düştü, Kolza 15,50 €/T Yükseldi
Görsel kaynağı: Agronews Castilla y León · Özgün haber
Veri haberi

Paris'te Avrupa Buğdayı 7,50 €/T Düştü, Kolza 15,50 €/T Yükseldi

Paris Euronext-MATIF'te 26 Ekim 2026 seansı buğday ve mısırda düşüş, kolzada ise yükselişle tamamlandı. Aralık teslimli Avrupa buğdayı 7,50 €/t ve %3,21 gerileyerek 226,50 €/t'ye indi. Kasım vadeli mısır 282,75 €/t'ye düşerken aynı vadeli kolza 15,50 €/t artışla 527,25 €/t'ye çıktı ve seansın en güçlü yükselişini kaydetti. Buğday fiyatlarındaki baskı, Rusya'dan Karadeniz üzerinden tahıl taşımacılığının güvenliğini sağlamaya yönelik yeni tekliflere ilişkin bilgilerle ilişkilendirildi. Rusya ve Ukrayna'nın bu güzergâhtaki ihracatının yeniden toparlanabileceği beklentisi, daha önce lojistik sorunların desteklediği Avrupa buğdayında satışlara yol açtı. Rusya ile Türkiye arasındaki deniz taşımacılığının güvenliğine ilişkin görüşmeler, Paris'teki buğday fiyatları üzerinde başlıca baskı unsuru olarak gösterildi. Bununla birlikte, deniz yollarının tamamen yeniden açılması için kesin bir anlaşma açıklanmadı. Aralık vadeli buğdayın 226,50 €/t'lik seviyesi 13 Ağustos 2026'dan beri görülen en düşük düzey oldu. Mart 2027 teslimli kontrat da 6,75 €/t ve %2,88 gerileyerek 227,50 €/t'ye indi. Aralık ve mart kontratları arasındaki fark 1 €/t ile sınırlı kaldı; bu görünüm, aşağı yönlü baskının hem yakın teslimatları hem de 2027'nin ilk aylarını etkilediğine işaret etti. Buğday, mısır ve kolzanın en yakın altı kontratında dört düşüş ve iki yükseliş kaydedildi. Aralık vadeli buğday, 19 Ekim'deki 243,50 €/t seviyesine göre 26 Ekim'de 226,50 €/t'ye geriledi. İki seans arasındaki fark 17 €/t, yaklaşık %6,98 oldu. Ayrıca AgroNews'in 19-25 Ekim dönemine ilişkin haftalık bilançosunda Avrupa buğdayının 9,75 €/t, yani %4 değer kaybettiği belirtildi. Reuters'ın aktardığı bilgilere göre Rusya ve Ukrayna'nın Karadeniz ile Azak Denizi çevresindeki limanlarından tahıl trafiği ağustos ortasından bu yana büyük ölçüde durmuştu. Ticari gemilere yönelik saldırılar ile liman altyapısındaki hasarlar lojistik riskleri artırmış ve sevkiyatları zorlaştırmıştı. Bu koşullar Avrupa buğdayına yönelik talebi daha önce desteklerken, olası deniz güvenliği çözümleri Rusya ve Ukrayna'dan gelecek rekabetin yeniden artabileceği beklentisini güçlendirdi. Rusya'nın buğday ihracatı 1-20 Ekim döneminde yaklaşık 1,5 milyon ton olarak tahmin edildi. Ekim ayının tamamı için öngörülen miktar yaklaşık 3 milyon ton seviyesinde bulunuyor; bu hacmin yılın aynı dönemindeki olağan seviyelerin biraz üzerindeki miktarın yaklaşık yarısına denk geldiği aktarıldı.

Tayland’da Büyük Perakendecilere Tarım Ürünlerinde 30 Günlük Ödeme Vadesi Taslağı
Görsel kaynağı: Prachachat Turakij · Özgün haber
Veri haberi

Tayland’da Büyük Perakendecilere Tarım Ürünlerinde 30 Günlük Ödeme Vadesi Taslağı

Tayland Ticaret Rekabet Komisyonu, KOBİ'leri desteklemek amacıyla ticari kredi vadelerine ilişkin koşulları değiştiren bir düzenleme taslağını onayladı. Taslağa göre yıllık geliri en az 500 milyon baht olan büyük perakendecilerin tarım ve temel işlenmiş tarım ürünlerinin bedelini 30 gün, genel mal ve hizmetlerin bedelini ise 45 gün içinde ödemesi öngörülüyor. Kaynakta düzenlemenin henüz yürürlüğe girdiği belirtilmiyor. Lamphun'daki KOBİ işletmeleri taslağı desteklerken, Thongpoon Foods yöneticisi düzenlemenin mümkün olan en kısa sürede uygulanmasını istedi. Yönetici, büyük perakendecilerde tarım ürünleri için kredi vadelerinin 45 günden yaklaşık 60 güne kadar uzayabildiğini belirtti. Vadenin 30 güne indirilmesinin, ekonomik koşulların zayıf ve finans kuruluşlarından kredi almanın sıkı olduğu dönemde işletmelerin likiditesini ve işletme sermayesi akışını artırabileceğini söyledi. Yönetici ayrıca, işletmelerin satış bedelini almadan önce Katma Değer Vergisi (KDV) ödemek zorunda kaldığını aktardı. Thongpoon Foods'un açıklamasına göre %7'lik KDV, takip eden ayın 15'ine kadar vergi idaresine yatırılıyor. Şirket geçen ay bu ödeme için 100 bin bahttan fazla yedek sermaye kullandı; gecikme durumunda cezanın 1,5 kata kadar çıkabildiği belirtildi. Thongpoon Foods yöneticisi tarım ürünlerindeki KDV oranının %3'e indirilmesini ve vergi ödeme süresinin kredi vadesiyle uyumlu biçimde 60 güne çıkarılmasını önerdi. Şirket yılda yaklaşık 300 ton kurutulmuş longan üretiyor; üretiminin %70'ten fazlasını ihraç ediyor. Yurt içi satışlarının bir bölümü Makro ve Go Wholesale gibi büyük perakende kanalları üzerinden yapılıyor.

Tayland İhracatında 69 Yılı İçin Rekor İhtimali
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland İhracatında 69 Yılı İçin Rekor İhtimali

Tayland Ticaret Politikası ve Stratejisi Ofisi, 69 yılında ülkenin mal ihracatının %15-16 artarak 391.267,4-394.669,7 milyon ABD dolarına ulaşabileceğini açıkladı. Ofis Direktörü N Nantapong Jiralerdpong, bu aralığın 68 yılına göre rekor ihracat değeri anlamına gelebileceğini belirtti. İhracatın %19 artışla 404.876,7 milyon ABD dolarına, yaklaşık 13,4 trilyon bahta çıkma ihtimali de bulunuyor. Bununla birlikte 69 yılı için yakın zamanda güncellenen resmi hedef %8-11 artış seviyesinde. Tahminin dayanağını yılın ilk dokuz ayındaki güçlü performans oluşturuyor. Bu dönemde Tayland'ın ihracatı 304.588,6 milyon ABD doları veya 9,76 trilyon baht oldu ve 68 yılının aynı dönemine göre %19,6 arttı. Petrol bağlantılı ürünler, altın ve askeri malzemeler hesaptan çıkarıldığında artış %19,8 olarak ölçüldü. Eylül ayında ihracat 38.438,9 milyon ABD dolarına veya 1,25 trilyon bahta yükselerek yıllık %24 arttı ve büyüme art arda 27. ayda sürdü. Söz konusu üç ürün grubu dışarıda bırakıldığında eylül artışı %28,2 oldu. İhracat artışında elektronik ürünlerin yanı sıra tarım ve gıda ürünleri de etkili oldu. Kaynakta kauçuk, taze ve dondurulmuş tavuk, evcil hayvan yemi ile taze durian, mangosten ve longan gibi ürünlerin güçlü performans gösterdiği belirtildi. Eylül ayında tarım ve tarımsal sanayi ürünleri %2,5, sanayi ürünleri ise %25,4 arttı. İhracat pazarlarında da büyüme görüldü: ABD'ye satışlar %50,1, Çin'e %18,4, Japonya'ya %19, Avrupa Birliği'nin 27 ülkesine %35 ve ASEAN'ın beş ülkesine %27 yükseldi. Yetkili, yılın kalanında ihracatın büyümeyi sürdürebileceğini, ancak enerji maliyetleri, enflasyon ve jeopolitik çatışmaların küresel satın alma gücünü baskılayabileceğini söyledi. Yapay zekâyla bağlantılı elektronik ürünlere yönelik talebin, dünya enerji fiyatlarına bağlı olarak yüksek seyreden petrol bağlantılı ürün fiyatlarının ve yıl sonu sezonunun ihracata destek vermesi bekleniyor. 70 yılı için ilk değerlendirme ise elektronik ürünler ve hızlanan dünya ekonomisinin desteğiyle %2-4 ihracat artışına işaret ediyor. Tayland'ın ilk dokuz aydaki ithalatı %37,8 artışla 348.282,5 milyon ABD dolarına çıktı ve dış ticaret açığı 43.693,9 milyon ABD doları oldu. Çin'le dış ticaret açığı 74.458,5 milyon ABD doları olurken, ABD'yle 52.485,5 milyon ABD doları fazla verildi. Jiralerdpong, ithalat ve açığın önemli bölümünün ihracatta kullanılacak hammaddeler, yarı mamuller, sermaye malları ve yakıttan kaynaklandığını; bu nedenle ithalat artışının ihracat üretimiyle bağlantılı olduğunu ifade etti.

Yüksek Hayvan Fiyatları Canlı Hayvan Ticaretini Zorluyor
Görsel kaynağı: RTSH · Özgün haber

Yüksek Hayvan Fiyatları Canlı Hayvan Ticaretini Zorluyor

Canlı hayvan pazarındaki ticaret; hayvan sayısındaki eksiklik, yüksek fiyatlar ve satın alma ilgisinin düşük olması nedeniyle çeşitli sorunlarla karşı karşıya. Hayvancılar, yem ve hayvan bakımı dahil yetiştirme maliyetlerindeki artışın satış fiyatını doğrudan etkilediğini belirtiyor. Alıcılar ise fiyatların yüksek olduğunu ve ekonomik imkânlarının hayvan satın almaya yetmediğini ifade ediyor. Pazardaki düşük ilgi, hayvancılar için satışları, vatandaşlar için de hayvan alımını zorlaştırıyor. Hayvanların bakımının giderek daha fazla harcama ve emek gerektirdiğini söyleyen hayvancılar, alıcı eksikliğinin faaliyetlerini daha da güçleştirdiğini aktarıyor.

Brezilya’da Soya Fiyatları Yükseldi, Liman Yoğunluğu Ticareti Sınırladı
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Soya Fiyatları Yükseldi, Liman Yoğunluğu Ticareti Sınırladı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Brezilya soya piyasasında 23 Cuma günü fiyatlar yükselmesine rağmen işlem sayısı düşük kaldı. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira, daha yüksek fiyatlara karşın alım tekliflerinin sınırlı olduğunu belirtti. Limanlardaki yoğunluk ve üreticilerin yeni sezon ekimine odaklanması ticareti kısıtlarken, bazı emtia ticareti şirketlerinin yıllık sevkiyat programlarını tamamlamaya yaklaştığı, ihracat primlerinin ise büyük ölçüde sabit kaldığı aktarıldı. Piyasa, yaklaşık 5 real düzeyindeki kur ve Chicago Ticaret Borsası’ndaki (CBOT) vadeli sözleşmelerin seyri nedeniyle baskı altında kaldı. Ticari dolar %0,96 düşerek satışta 4,9897 realden kapandı. Hafta boyunca işlem hacmi önceki günlere göre iyileşse de üç hafta önceki düzeyin altında kaldı. Fiziksel piyasada 60 kilogramlık çuval fiyatı Passo Fundo’da 146’dan 148 reale, Santa Rosa’da 147’den 149 reale ve Cascavel’de 141’den 142 reale yükseldi; Paranaguá ve Rio Grande limanlarında da artış görüldü. Chicago’da 22 Perşembe günü soya fasulyesi ve yağı vadeli sözleşmeleri, sekiz ardışık düşüş seansının ardından yükselirken soya küspesi geriledi. Toparlanma fon alımları, özellikle Çin’den gelen talep ve petrol fiyatlarındaki artışla desteklendi. Buna karşın ABD’de hava koşullarının desteklediği hasat, arzı artırarak fiyatları baskıladı. USDA’ya göre ABD’nin 2026/27 sezonu soya satışları 15 Ekim’de sona eren haftada 2,84 milyon ton, Çin’in alımı ise 2,18 milyon ton oldu. Brezilya’nın 2027 soya görünümünde ise daha yüksek iç işleme talebi öne çıkıyor. Abiove, soya ihracatının %0,8 düşerek 113 milyon tona gerilemesini, ezme hacminin ise %3,8 artışla 66 milyon tona çıkarak rekor kırmasını bekliyor. Kuruluş, artışın başlıca nedeni olarak biyodizel sektörünün talebini gösteriyor. Biyodizelin dizele zorunlu karışım oranının Mart 2027’den itibaren 16’ya çıkarılması da iç soya yağı tüketimini artırabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Romanya İçişleri Bakanlığı, Koyun Yetiştiricilerinin Protesto Çağrılarını “Manipülasyon” Saydı
Görsel kaynağı: Adevărul · Özgün haber
Veri haberi

Romanya İçişleri Bakanlığı, Koyun Yetiştiricilerinin Protesto Çağrılarını “Manipülasyon” Saydı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Romanya İçişleri Bakanlığı (MAI), koyun yetiştiricilerine yönelik yeni protesto çağrılarını “manipülasyon girişimi” olarak nitelendirerek çiftçilerin başlıca taleplerinin çözüldüğünü savundu. Bakanlık, hükümetin hedefinin ihracatın yeniden başlatılması ve yetiştiricilerin talep ettiği koşulların sağlanması olduğunu bildirdi. Ancak sektör temsilcileri, bu değerlendirmenin sahadaki sorunları yansıtmadığını belirterek ekonomik kayıpların karşılanmadığını, ihracat kısıtlamalarının sürdüğünü ve veterinerlik kurumlarına güvenin zedelendiğini söylüyor. Tartışmanın önemli başlıklarından biri koyun ve keçilerde aşılama süreci. Romanya, yetiştiricileri desteklemek amacıyla Avrupa Birliği’nin stratejik rezervlerinden 1,1 milyon doz aşı aldı. Moldoovis Başkanı Ionică Nechifor ise bu miktarın sektörün ihtiyacına göre çok düşük olduğunu ve tek başına veterinerlik krizini çözemeyeceğini savunuyor. Nechifor’a göre aşıların etkisi, hastalığın ilk odaklarının görüldüğü Köstence ve Tulcea çevresiyle sınırlı kalabilirken, krizin ülke genelindeki sonuçları daha geniş kapsamlı. Yetiştiriciler ayrıca ihracatın yeniden başlatılması ve daha önce oluşan kayıplar için mali destek talep ediyor. Nechifor, kısıtlamalar nedeniyle kuzuların uygun ağırlık ve dönemde ihraç edilemediğini, bazı hayvanların ek maliyetlerle işletmelerde tutulduğunu, bazılarının ise daha düşük fiyatlarla satıldığını belirtiyor. Kendisinin aktardığı örneğe göre bazı kuzular 24 ley yerine 13-14 leyden değerlendirildi. Sektörün bir diğer itirazı, Ulusal Veterinerlik ve Gıda Güvenliği Kurumu (ANSVSA) yönetimine yönelik güven kaybı. Nechifor, kurum ile yetiştiriciler arasındaki ilişkinin bozulduğunu ve mevcut yönetim görevden alınmazsa federasyon tarafından üstlenilen, organize ve izinli bir protestonun gündeme gelebileceğini söylüyor. Kaynakta yeni bir protestonun kesinleştiğine ilişkin bilgi bulunmuyor. Yetiştiricilerin sorunları veterinerlik kriziyle sınırlı değil. Yem maliyetleri ve iş gücü eksikliğinin yanı sıra yaban hayvanlarının saldırıları da başlıca şikâyetler arasında yer alıyor. Ion Hiru, ayıların öldürdüğü veya zarar verdiği hayvanlar için ödenen tazminatların gerçek değeri yansıtmadığını belirterek, 3.000-5.000 ley değer biçilen bir koç için 1.300 ley teklif edildiğini aktarıyor. MAI, 15 Eylül 2026’daki gösteride şiddete teşvik ve gerçekleşen şiddet nedeniyle 50’den fazla kişinin gözaltına alındığını bildirdi. Nechifor ise Romovis Federasyonu ile meslek örgütlerinin gösteriye resmen katılmadığını, bazı çiftçilerin bireysel olarak geldiğini ve protestoya dışarıdan kişilerin sızdığını öne sürüyor. Kişilerin hukuki durumuna ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.