ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

132 haber · Sayfa 1

Gürcistan’da Narenciye Sezonu İçin İşleme İşletmeleriyle Koordinasyon Görüşüldü
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber
Veri haberi

Gürcistan’da Narenciye Sezonu İçin İşleme İşletmeleriyle Koordinasyon Görüşüldü

Gürcistan Çevre Koruma ve Tarım Bakanı Davit Songhulashvili, Acara hükümeti başkanı Zurab Pataradze ve Acara Tarım ve Çevre Koruma Bakanı Denis Salukvadze ile narenciye kabul ve işleme işletmelerinin yöneticilerini bir araya getirdi. Görüşmede narenciye sezonunun sorunsuz yürütülmesi, ürünlerin pazarlanması, ihracat lojistiği ve işletmeler arasındaki koordinasyon ele alındı. Toplantıda çiftçilere destek, standart dışı mandalinaların teslim alınması ve devlet sübvansiyon programının uygulanması öne çıktı. Songhulashvili, sezon boyunca ihtiyaçlara zamanında yanıt vermek, çiftçilerle işletmeler arasındaki işbirliğini geliştirmek ve ürünün tamamının değerlendirilmesini sağlamak istediklerini söyledi. Bakan ayrıca ihracata yönelik mandalinaların pazarlanması ile standart dışı meyvelerin teslim ve işleme süreçlerinin düzenli yürütülmesi gerektiğini belirtti. Yetkililer daha sonra Agroservis Merkezi’nin Çakvi’deki narenciye fidanlık-demonstrasyon alanını ve serasını inceledi. Gürcistan Ulusal Kataloğu’na kayıtlı 15 narenciye çeşidinin bulunduğu serada inceleme yapan Songhulashvili, Pataradze ve Salukvadze, erkenci mandalina hasadına da katıldı.

Tayland, Gıda İhracatçılarını Yeni Siber Tehditlere Karşı Korumayı Değerlendiriyor
Görsel kaynağı: Astro Awani · Özgün haber

Tayland, Gıda İhracatçılarını Yeni Siber Tehditlere Karşı Korumayı Değerlendiriyor

Tayland, gıda depolama ve soğutma sistemlerini hedef alan yeni siber tehditlere karşı savunmasını güçlendirmeyi değerlendiriyor. Başbakan Anutin Charnvirakul, yurt dışında gıda soğutma sistemlerine yönelik saldırı haberlerinin ardından Ticaret Bakanlığına olayları inceleme ve bunların Tayland üzerindeki olası etkilerini değerlendirme talimatı verdi. Konu, salı günü yapılan Kabine toplantısında gündeme geldi. Sıcaklıkların değiştirilerek gıdaların bozulmasına yol açtığı iddia edilen sistem saldırılarını yeni bir siber tehdit biçimi olarak nitelendiren Anutin, devlet kurumlarının riskleri izlemesini ve ortaya çıkabilecek sorunlara müdahale etmesini istedi. Tayland Kraliyet Polisi ile Siber Suç Soruşturma Bürosu da durumu takip ediyor. Tayland’ın önemli bir gıda ihracatçısı olması nedeniyle ihracat işlemlerinde koruyucu seçenekler de değerlendiriliyor. Bunlar arasında kredi ve ödeme şartlarının dikkatle hazırlanması ile üreticiler ve ticaret şirketleri için sigorta korumasına ihtiyaç olup olmadığının incelenmesi bulunuyor. Anutin, yabancı alıcıların soğutma sistemi arızası veya ürün bozulduğu iddiasıyla ödemeleri durdurması halinde ihracatçıların zarara açık bırakılmaması gerektiğini belirtti.

AgriFuture Georgia 2026, Gürcistan Tarımında Küresel İş Birliklerine Odaklandı
Görsel kaynağı: Georgia Today · Özgün haber
Veri haberi

AgriFuture Georgia 2026, Gürcistan Tarımında Küresel İş Birliklerine Odaklandı

Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te 30 Ekim’de düzenlenen AgriFuture Georgia 2026, tarım ve gıda sektöründe teknoloji, yatırım ve ticari iş birliğini gündeme taşıdı. NIADAGI Group tarafından Sheraton Grand Tbilisi Metechi Palace’ta düzenlenen uluslararası forum, Gürcü çiftçileri, tarım girişimcilerini, yatırımcıları, kamu temsilcilerini ve uluslararası şirketleri bir araya getirdi. Etkinliğe İtalya, Birleşik Krallık, Hollanda, Yunanistan, Almanya, İsviçre, ABD, Şili ve Moldova’dan temsilciler katıldı. Forum, geleneksel konferans sunumlarının ötesine geçerek doğrudan ticari görüşmelere odaklandı. Programda 110’dan fazla işletmeler arası toplantı planlandı. Yerel üreticilerin, ihtiyaçlarını ürün ve teknik uzmanlık sunan şirketlere doğrudan aktarabilmesi amaçlandı. İki ana oturumda sunumlar ve panel tartışması; sergi stantları ve bireysel iş görüşmeleriyle birlikte yürütüldü. Böylece tarım sektöründeki sorunların potansiyel tedarikçiler, teknik ortaklar ve uluslararası emtia ticareti şirketleriyle somut görüşmelere dönüştürülmesi hedeflendi. Açılış oturumunda NIADAGI Kurucusu Nikoloz Didebashvili, Gürcistan Çevre Koruma ve Tarım Bakan Yardımcısı Lasha Dolidze, Kırsal Kalkınma Ajansını temsilen Giorgi Avaliani ve TBC Bank’tan Mariam Kvilitaia yer aldı. “Tarımda Ana Pazarlar ve Yenilikler” başlıklı panelde RK Growers, Vivent Biosignals, Schrijnwerkers Plants B.V. ve NIADAGI temsilcileri konuştu. Görüşmelerde Gürcistan tarımının yalnızca üretim kapasitesiyle değil, rekabet gücü, teknoloji kullanımı ve uluslararası pazarlarla ticari bağlantılarıyla da geliştirilmesi ele alındı. NIADAGI, uluslararası tedarikçiler ve uzmanlarla ilişkileri üzerinden Gürcü üreticiler ile küresel tarım sektörü arasında aracı rol üstleniyor. Forumda tarımsal değer zincirinin farklı aşamalarına yönelik çözümler tanıtıldı. İsviçre merkezli Vivent Biosignals, sensörler ve yapay zekâ kullanarak bitkilerdeki stres belirtilerini görünür hale gelmeden önce izlemeye yönelik teknolojisini sundu. Almanya’dan exatrek, tarım makineleri için dijital yönetim ve telematik çözümlerini tanıttı. Birleşik Krallık’tan Haygrove tünel tipi sera ve kontrollü üretim sistemleriyle; İtalya’dan Agrintech koruyucu ağ ve filmlerle; Yunanistan’dan Thrace Group ise teknik tarım tekstilleriyle etkinlikte yer aldı. Bu ürün ve sistemler, yetiştirme koşullarının yönetimi, bitki korunması ve tarımsal işletmelerin operasyonlarını izleme başlıklarıyla ilişkilendirildi.

Ukrayna’da Salatalık Fiyatları %62 Arttı, Türkiye’den Ucuz İthalat Bekleniyor
Görsel kaynağı: 24 Kanal · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’da Salatalık Fiyatları %62 Arttı, Türkiye’den Ucuz İthalat Bekleniyor

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Ukrayna’da salatalık fiyatları %62 artarken, sera üretiminde sezon sonuna yaklaşılması arzı daralttı. Ukraynalı sera işletmelerinin temizlik çalışmaları yürütmesi ve ürünlerini ağırlıklı olarak küçük toptan satışla sunması da piyasadaki fiyatları yukarı çekti. İthalat rekabetinin bulunmaması ve perakende zincirlerinden gelen yüksek talep, artışı destekleyen diğer etkenler arasında gösterildi. Büyük marketlerde düz salatalıkların kilogram fiyatı Silpo’da 75 grivnadan, kornişonların fiyatı ise yaklaşık 90 grivnadan başlıyor. ATB’de birinci sınıf sera ürünleri 69-74 grivna, Novus’ta ise Ukrayna salatalıkları çeşidi ve ambalajına göre 79-85 grivna aralığında satılıyor. Son partilerin kalitesindeki belirgin düşüşe rağmen talebin yüksek kaldığı aktarılıyor. Fiyat artışının uzun sürmesinin beklenmediği belirtilirken, ithalatçıların gelecek haftadan itibaren Türkiye’den daha ucuz ürün tedarik etmeye başlaması bekleniyor. Türkiye’den gelecek salatalıkların raflara ulaşması halinde Ukraynalı üreticilerin rekabeti korumak ve müşteri kaybetmemek için fiyat artışlarını sınırlayacağı öngörülüyor. Buna karşın ülkedeki ortalama sera salatalığı fiyatı, geçen yılın aynı dönemine göre hâlâ %10-34 daha düşük seviyede bulunuyor.

Kuzey Makedonya’da Tarım Bilimi ve Destek Politikalarını Birleştirecek Model Hazırlanıyor
Görsel kaynağı: Zelenaberza · Özgün haber
Veri haberi

Kuzey Makedonya’da Tarım Bilimi ve Destek Politikalarını Birleştirecek Model Hazırlanıyor

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Kuzey Makedonya Tarım, Ormancılık ve Su Yönetimi Bakanlığı, bilimsel bilgileri tarım işletmelerine yönelik politika ve destek tedbirlerine sistematik biçimde dâhil edecek bir model hazırlıyor. Bakan Borçe Serafimovski, açıklamayı Üsküp’teki Agro Expo 2026 etkinliğinde yaptı. Serafimovski, modelin iklim değişikliğine uyum, su kaynaklarının daha verimli kullanılması ve üretim kalitesinin korunmasına odaklanacağını belirtti. Bakan ayrıca Entegre Tarım Bilgi Platformu (IAIP) ile devlet mülkiyetindeki arazilerin yönetim bilgi sistemini (SALMIS) kapsayan projenin yüklenicisini seçme sürecinin son aşamaya geldiğini açıkladı. Dünya Bankası tarafından finanse edilen projenin değeri 2 milyon avronun üzerinde. Etkinlikte 15 Avrupa projesinin yanı sıra tarım makineleri, ekipman, ürün ve gıda sergileri ile uygulamalı gösterimler sunuluyor.

Endonezya ve Özbekistan Gıda Ticareti ve Yeşil Ekonomi İş Birliğini Görüştü
Görsel kaynağı: CNN Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya ve Özbekistan Gıda Ticareti ve Yeşil Ekonomi İş Birliğini Görüştü

Endonezya Gıda İşlerinden Sorumlu Koordinatör Bakanı Zulkifli Hasan, Özbekistan’da gerçekleştirdiği ikili görüşmelerde gıda ticareti, yatırım, yeşil ekonomiye dönüşüm ve sürdürülebilir çevre yönetimi alanlarında iş birliği fırsatlarını ele aldı. Hasan, Özbekistan Yatırım, Sanayi ve Ticaretten Sorumlu Başbakan Yardımcısı Jamshid Khodjaev ile 29 Ekim 2026’da, Cumhurbaşkanlığı Çevre Danışmanı ve Özbekistan Ulusal Ekoloji ve İklim Değişikliği Komitesi Başkanı Aziz Abdukhakimov ile 30 Ekim 2026’da görüştü. Khodjaev ile görüşmesinde Hasan, Endonezya’nın sekiz gıda ürününde kendine yeterliliğe ulaştığını ve 2025’ten bu yana pirinç ithal etmediğini söyledi. Kendi açıklamasına göre ülkede pirinç üretimi %13,54, mısır üretimi ise %9,34 arttı. Hükümetin pirinç rezervinin 4.579.788 tonla tarihinin en yüksek seviyesine ulaştığını belirten Hasan, bu kapasitenin ticaret ve yatırım iş birliğini genişletmek için temel oluşturduğunu ifade etti. Tarım ürünleri ticaretinin yanı sıra Özbekistan’dan Endonezya pazarına kuru meyve tedariki de görüşüldü. Olası tedarikin gıda güvenliği şartlarını karşılaması gerektiği belirtildi. Endonezya-Özbekistan Serbest Ticaret Anlaşması müzakereleri 2 Mart 2026’da başlatılırken, taraflar görüşme sonuçlarını izlemek ve iş birliğini yönlendirmek üzere Hükümetlerarası Ortak Komite kurulması konusunda uzlaştı. Taşkent-Cakarta arasında doğrudan uçuş açılması planı da turizm ve iş bağlantıları açısından değerlendirildi. Abdukhakimov ile görüşmede iklim eylemi, yeşil yatırım ve çevre yönetimi gündeme geldi. Endonezya, Birleşmiş Milletler forumları ile COP31’de iklim çalışmalarının güçlendirilmesini savundu; COP31’in Antalya, Türkiye’de düzenleneceği belirtildi. Özbekistan üç yıl içinde 11, Endonezya ise 2029 sonuna kadar en az 18 atıktan enerji tesisi işletmeyi hedefliyor. Endonezya ayrıca 2015-2025 döneminde yaklaşık 2 milyon hektar kritik araziyi, 90.000 hektar mangrov dahil, rehabilite ettiğini aktardı.

Filistin Tarım Bakanı'ndan Malezya ile Sürdürülebilir Tarım Ortaklığı Çağrısı
Görsel kaynağı: New Straits Times · Özgün haber
Veri haberi

Filistin Tarım Bakanı'ndan Malezya ile Sürdürülebilir Tarım Ortaklığı Çağrısı

Filistin Tarım Bakanı Prof. Dr. Rezq Salimia, Malezya'nın Filistinli çiftçilerle sürdürülebilir bir ortaklık kurarak tarım sektörünün toparlanmasına ve çiftçilerin topraklarından geçim sağlamasına katkıda bulunabileceğini söyledi. Salimia, önerilen işbirliğinin üç temel alanı kapsadığını belirtti: hasarlı çiftlikler ile tarımsal altyapının onarılması, akademik ve tarımsal kurumlar arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi ve Filistin ürünlerinin Malezya pazarına erişiminin artırılması. Salimia, su sistemleri ve seraların rehabilite edilmesi, sürdürülebilir tarım girdilerinin sağlanması ve hasarlı ekipmanların yenilenmesinin, güvenli erişimin mümkün olduğu Gazze'nin bazı bölgeleri de dahil olmak üzere tarımsal toparlanmayı destekleyebileceğini ifade etti. Üniversiteler, tarım kurumları ve kooperatifler arasında ortak araştırma, teknik değişim ve eğitim programları yapılmasını da öneren Salimia, bu çalışmaların su verimliliğini artırmasını, gıda işleme sanayilerini geliştirmesini ve kadınlar ile gençlerin yürüttüğü tarım projelerini desteklemesini amaçlıyor. Salimia ayrıca başta zeytinyağı ve hurma olmak üzere Filistin ürünleri için Malezya'da güvenilir alıcılar, adil fiyatlar ve uzun vadeli satın alma anlaşmaları oluşturulması çağrısı yaptı. Filistin'in 28.000 tondan fazla hurma ürettiğini belirten Salimia, ortaklığın Filistin kurumları ile yerel üreticileri kapsaması, açık hedeflere ve şeffaflığa dayanması gerektiğini söyledi.

Arjantin 2026/27 Sezonunda Yüksek Buğday İhracatına Hazırlanıyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin 2026/27 Sezonunda Yüksek Buğday İhracatına Hazırlanıyor

Arjantin, 2026/27 sezonunda yeniden yüksek miktarda buğday ihraç etmeye hazırlanıyor. Rosario Ticaret Borsası, yeni sezonda ihraç edilebilir arzın 17,1 milyon ton olacağını öngörüyor. Bu miktar, 30 Kasım’da sona erecek 2025/26 sezonundaki 18,5 milyon tonun altında kalıyor. Buna rağmen yeni arzın, Karadeniz’deki lojistik kesintilerin oluşturduğu açığın bir bölümünü karşılaması bekleniyor. Yeni hasat edilecek buğdayın kalitesi henüz belli değil; kalite sonuçlarının iklim koşullarına bağlı olacağı belirtiliyor. Bu belirsizlik sürerken 2025/26 sezonunun son partileri, Brezilya başta olmak üzere bölgesel pazarlarda ve Kuzey Afrika ile Güneydoğu Asya gibi geleneksel olmayan destinasyonlarda olağandışı arz baskısıyla karşılaşıyor. Fiyatlardaki baskı, olağanüstü hasadı değerlendirmek için açılan yeni ticaret kanallarına ürün sağlama ihtiyacıyla ilişkilendiriliyor. Arjantin ekmeklik buğdayının spot resmî FOB fiyatı haftayı ton başına 233 ABD dolarıyla tamamladı. Haberde bu değer, Meksika Körfezi çıkışlı, %11,0 protein içeren eşdeğer ABD Hard Red Winter buğdayının ton başına 288 ABD doları olan fiyatıyla karşılaştırılıyor. Uzak pazarlara yönelen sevkiyatlarda, Güneydoğu Asya gibi bölgelere ulaşmanın daha yüksek dış ticaret ve lojistik maliyetleri taşıdığı belirtiliyor. Arjantin’in sevkiyatları Brezilya’nın yanı sıra Endonezya, Vietnam ve Cezayir’e de yöneliyor. Çünkü 2026/27 sezonunda ihraç edilebilir arzın, Brezilya’nın 9,0-10 milyon tonluk ithalat ihtiyacını aşması bekleniyor. Ancak ihracat hacmi Brezilya’nın ihtiyacına yaklaşana kadar piyasanın asıl sınavı yaşanmış olmayacak; bu aşamada FOB fiyatının bölgesel piyasa koşullarınca belirlenmesi bekleniyor. Üreticiler için sabır, finansal yönetim ve pazarlanacak buğdayın kalitesine hâkimiyet öne çıkarken, ihracatçı ve değirmenciler açısından mevcut dönem ile hasat aşaması ürün tedariki için uygun zaman olarak değerlendiriliyor.

Fildişi Sahili’nde Dijital Tarım İçin Okul Açıldı
Görsel kaynağı: La Vie Éco · Özgün haber
Veri haberi

Fildişi Sahili’nde Dijital Tarım İçin Okul Açıldı

Fildişi Sahili’nin siyasi başkenti Yamoussoukro’da, Fas’taki Mohammed VI Politeknik Üniversitesi (UM6P) ile Félix Houphouët-Boigny Ulusal Politeknik Enstitüsü (INP-HB), dijital tarım mesleklerine odaklanan Digital Farming School’u (DFS) açtı. Okul, OCP Africa’nın desteği ve LEET Initiative’in katkısıyla kuruldu. INP-HB bünyesinde faaliyet gösterecek DFS, tarımın dijital dönüşümü için Fildişili ve daha geniş anlamda Afrikalı yetenekler yetiştirmeyi amaçlıyor. Girişim, 2023’te Fildişi Sahili devleti ile OCP Grubu arasında başlatılan ortaklık kapsamında geliştirildi. Eğitim modeli tarım bilimleri, bilgisayar programlama ve girişimciliği bir araya getiriyor. Amaç, Afrika tarımının koşullarına uyarlanabilecek teknolojik çözümler tasarlayıp geliştirebilen yetenekler yetiştirmek. Proje, gıda sistemlerinin dönüşümünü; verim artışı, tarımsal uygulamaların gelişmesi, kaynakların daha iyi yönetilmesi ve tarım değer zincirlerinde değer yaratılmasıyla birlikte ele alıyor. DFS’nin ilk öğrenci grubunun 9 Kasım’da başlaması ve 50 katılımcıdan oluşması planlandı. Bu grup için yürütülen başvuru kampanyası yaklaşık 4.000 başvuru aldı. Programda uygulamalı öğrenme öne çıkacak; öğrenciler, teknolojik çözümleri Afrika tarımının gerçeklerine göre geliştirmek, denemek ve uyarlamak için 170 hektarlık deneysel çiftlikten yararlanacak. İki yıllık eğitim, tarla uygulamalarını merkeze alan “Learning by farming” yaklaşımına dayanıyor. Program teknik becerilerle sınırlı kalmayacak; girişimcilik ve kuluçka desteğiyle eğitim sırasında geliştirilen projelerin somut ekonomik uygulamaları araştırmasına imkân tanıyacak. Tarım işletmeleri ve ilgili şirketlerin de piyasa ihtiyaçlarının belirlenmesine ve üretim kollarının koşullarıyla bağlantılı projelerin oluşturulmasına katkı sunması öngörülüyor. UM6P Başkanı Hicham El Habti, Afrika tarımında bilginin kaynakların mevcudiyeti kadar değer yaratacağını belirterek yeteneklerin yetiştirilmesi ile bilgi üretiminin birlikte ilerlemesi gerektiğini söyledi. INP-HB Genel Müdürü Moussa Abdoul Kader Diaby ise büyük dönüşümlerin ortaklık, güven ve uzmanlıkların tamamlayıcılığıyla kurulabileceğini ifade etti. Açılış sonrasında Afrika’da dijital tarımın yeni nesil liderlerinin yetiştirilmesine ilişkin bir panel düzenlendi. DFS, UM6P ile INP-HB arasındaki akademik ve bilimsel iş birliklerini genişleten girişimlerden biri olarak sunuldu; bu iş birlikleri arasında Yamoussoukro’da Şubat 2026’da açılan Green Energy Park Maroc–Côte d’Ivoire da yer alıyor.

Hollanda’da Tüketiciler Şekli Standart Dışı Sebze ve Meyvelere Açık
Görsel kaynağı: Agrárszektor · Özgün haber
Veri haberi

Hollanda’da Tüketiciler Şekli Standart Dışı Sebze ve Meyvelere Açık

Hollanda’da Radar tüketici koruma portalının 3.279 kişinin katılımıyla yaptığı araştırmaya göre tüketicilerin %77’si, meyve ve sebzelerin şeklinin satın alma kararında önemli olmadığını belirtti. Araştırma, standart dışı görünümlü ürünlere yönelik tüketici kabulünün perakende uygulamalarından daha yüksek olabileceğine işaret ediyor. Katılımcıların %56’sı, aynı kalitedeki düzgün şekilli ürünlerle standart dışı görünümlü sebze ve meyveler için aynı fiyatı ödemeye hazır olduğunu söyledi. Bununla birlikte %44’lük kesim, bu ürünlerin mağazalarda indirimli satılması gerektiğini düşünüyor. Hollanda’da Samen Tegen Voedselverspilling kuruluşunun yöneticisi Toine Timmermans’a göre katı pazar standartları ve müşteri beklentileri, hangi ürünlerin perakende zincirlerine gireceğini etkiliyor. Standart dışı ürünler tamamen kayba uğramıyor. Küçük karanfiller hazır yemek paketlerinde, olgun meyveler ise smoothie ve diğer işlenmiş ürünlerde değerlendirilebiliyor. Hollanda’da yetiştirilen sera salatalıklarının %1’inden azının eğri veya alışılmadık şekilli olduğu belirtilirken, perakendede bu ürünlere daha fazla yer verilmesinin gıda israfını azaltabileceği aktarılıyor. Perakende sektöründeki gıda atığı 2018’den bu yana %34 azaldı.

Hydroball ile Salon Bitkisi Yetiştirmede Su Yönetimi Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Mynavi Agriculture · Özgün haber
Veri haberi

Hydroball ile Salon Bitkisi Yetiştirmede Su Yönetimi Öne Çıkıyor

Hydroball kullanılan yetiştiricilik, Avrupa’da yaygınlaşmış ve günümüz Japonya’sındaki iç mekânlara uygun bir yöntem olarak tanımlanıyor. Doğal kilin yüksek sıcaklıkta pişirilip köpürtülmesiyle üretilen seramik esaslı bu yapay yetiştirme ortamı, gözenekli yapısı sayesinde suyu ve havayı birlikte tutuyor. Böylece köklerin ihtiyaç duyduğu nem ile oksijen aynı ortamda sağlanırken, toprağa benzer su tutma özelliği ve yüksek hava geçirgenliği bir arada elde ediliyor. İnorganik yapısı nedeniyle hydroball’da bitki hastalıklarına yol açabilecek mikroorganizmaların ve küçük sineklerin çoğalması konusunda endişenin büyük ölçüde azaldığı belirtiliyor. Malzeme, toprak gibi iç mekânı kirletmediği için mutfak, yatak odası ve çalışma masası gibi alanlarda kullanılabiliyor. Kap devrilse bile tanelerin toplanarak temizlenebilmesi de yöntemin iç mekân bakımından öne çıkan özellikleri arasında gösteriliyor. Su kültürüne uyumu yüksek ve iç mekânda dayanıklı bazı salon bitkileri, hydroball yetiştiriciliğine giriş için uygun seçenekler olarak sunuluyor. Yetiştiricilikte kullanılacak tanecik boyutunun bitkinin büyüklüğüne ve köklerinin yayılımına göre seçilmesi gerekiyor. Hydroball genel olarak küçük, orta ve büyük olmak üzere üç boyutta bulunuyor; küçük taneler ince köklü ve küçük bitkilerin sabitlenmesine, orta taneler masa boyundaki salon bitkilerine, büyük taneler ise daha iri ve kökleri güçlü bitkilere uygun görülüyor. Malzeme, hem dipsiz kaplarda hem de drenaj delikleri bulunan saksılarda kullanılabiliyor. Delikli saksılar fazla suyu dışarı atarak kök çürümesi riskini azaltıyor. Drenaj delikli saksılarda tabandan yukarı doğru büyük tanelerin %15, orta tanelerin %55 ve küçük tanelerin %30 oranında katmanlanması öneriliyor. Dipsiz cam veya seramik kaplarda su seviyesi dışarıdan görülebilse de su dolaşımı olmadığı için suyun bozulma riski bulunuyor. Bu kapların tabanında kök çürümesini önleyici ürünlerin kullanılması gerekiyor. Opak kaplarda ise su seviyesi görülemediğinden su seviyesi göstergesi kullanılması tavsiye ediliyor. Yeni başlayanlar için su seviyesinin kolayca izlenebildiği şeffaf kaplar öneriliyor. Bununla birlikte, şeffaf kapların doğrudan güneş ışığı altında suyu ısıtabileceği ve yosun oluşumunu artırabileceği belirtiliyor. Opak kap tercih edildiğinde su seviyesi göstergesi kullanılmalı; kabın ağzı çok dar ve yüzeyi fazla girintili olmamalı. Dipsiz kaplarda sulama miktarı tabandan 1–2 santimetre, yani toplam hacmin yaklaşık beşte biri ile dörtte biri arasında tutulmalı. Daha fazla su, köklerin havasız kalmasına ve kök çürümesine yol açabiliyor.

Üsküp’te Tarımda Dijitalleşme ve Yapay Zekânın Zorunluluk Olduğu Vurgulandı
Görsel kaynağı: Republika · Özgün haber
Veri haberi

Üsküp’te Tarımda Dijitalleşme ve Yapay Zekânın Zorunluluk Olduğu Vurgulandı

Kuzey Makedonya’nın Üsküp kentindeki Gazi Baba Belediyesi’nde düzenlenen AB Projeleri Agroexpo 2026 etkinliğinde dijitalleşme, yapay zekâ ve modern teknolojilerin tarımda artık tercih değil zorunluluk olduğu belirtildi. Üreticileri, bilim çevrelerini ve işletmeleri bir araya getiren etkinlikte modern mekanizasyon, dijital çözümler ve Avrupa projeleri Kuzey Makedonyalı üreticilerin incelemesine sunuldu. Organizasyonda 21 proje tanıtıldı ve etkinliğin ertesi gün de sürmesi planlandı. Konuşmacılar, yeniliklerin gerçek değerinin yalnızca teknoloji geliştirilmesiyle değil, bu çözümlerin gıda üreticilerinin erişimine sunulması ve daha kolay, verimli ve rekabetçi üretim yapmalarına katkı sağlamasıyla ortaya çıkacağını söyledi. Tarım sektörünün iklim değişikliği, iş gücü eksikliği, artan üretim maliyetleri ve pazarlardaki rekabet baskısıyla karşı karşıya olduğu ifade edildi. Bu koşullarda bilgiye erişim, kaynakların daha verimli kullanılması ve üretim maliyetlerinin düşürülmesi öne çıkan ihtiyaçlar arasında gösterildi. Kuzey Makedonya Tarım, Orman ve Su İşleri Bakanı Borçe Serafimovski, bilimsel bilgilerin tarım işletmelerine yönelik politikalar ve destek tedbirleriyle sistematik biçimde ilişkilendirilmesi gerektiğini belirtti. İş dünyası temsilcileri ise teknoloji yatırımlarının tek başına yeterli olmayacağını; uygun finansman, hibe programları, eğitim ve bilim ile işletmeler arasında daha güçlü iş birliğine ihtiyaç bulunduğunu savundu. Üniversitelerin teorik araştırmaların yanı sıra elde edilen bilgileri sanayiye aktarması ve uygulamaya hazır mezunlar yetiştirmesi gerektiği vurgulandı. Etkinlikte gençlerin tarıma yönelmesi de gündeme geldi. Tarım fakülteleri ile şirketler arasında daha güçlü bağlar kurulması, öğrencilere burs ve ücretli staj sağlanması ve mezuniyet sonrasında güvenli istihdam olanakları oluşturulması önerildi. Konuşmacılar, modern tarımın yalnızca makine ve teknoloji yatırımlarıyla kurulamayacağını, bu araçları kullanabilecek eğitimli ve yetkin kadrolara da ihtiyaç olduğunu belirtti. Avrupa Birliği destekli projelerin, bilgiyi ve yeni teknolojileri üreticilerin kullanabileceği pratik çözümlere dönüştürme fırsatı sunduğu ifade edildi. Etkinlikte tarımsal drone hizmetleri de tanıtıldı. Drone kullanımının arazilerin taranması, toprak analizlerinin yapılması, besin maddesi eksikliği veya fazlalığı bulunan alanların belirlenmesi, gübreleme ve bitki koruma uygulamalarının hedefli yürütülmesi için kullanılabildiği anlatıldı. Bu yöntemle preparat ve su kullanımında tasarruf sağlanabileceği, uygulama hızının artırılabileceği ve ürünlerin ezilmesinden kaynaklanan kayıpların önlenebileceği belirtildi. Kaynakta, Kuzey Makedonya’da tarımsal drone hizmeti sunan yaklaşık beş firma bulunduğu aktarıldı. Space Park Skopje alanının gelecek yılın şubat ayına kadar tamamen donatılmasının planlandığı bildirildi.

Tarım Hangarlarına Güneş Paneli Kurulumunda Hukuki ve Mali Koşullar Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Pleinchamp · Özgün haber

Tarım Hangarlarına Güneş Paneli Kurulumunda Hukuki ve Mali Koşullar Öne Çıkıyor

Tarım hangarına fotovoltaik panel kurulumu, yenilenebilir elektrik üretirken işletmeye ek gelir sağlayabilir. Ancak projeye başlamadan önce binanın mülkiyet durumu ile yatırımın hukuki, vergisel ve sosyal sonuçlarının değerlendirilmesi gerekiyor. Kaynak, yatırımın uzmanlardan alınacak destekle güvenceye alınmasını öneriyor. Hangar kırsal kira sözleşmesi kapsamında kullanılıyorsa fotovoltaik faaliyet geliştirilmesi önerilmiyor. Kira statüsünün ticari faaliyete izin vermemesi ve yapılar üzerindeki tazminat hakkının kaybedilebilmesi bu yaklaşımın gerekçeleri arasında yer alıyor. Ayrıca elektrik üretiminin işletme içinde mi yoksa ayrı bir şirket üzerinden mi yürütüleceği ve işletmenin devri sırasında faaliyetin korunup korunmayacağı baştan kararlaştırılmalı. Tarımsal sivil şirketlerde faaliyet amacı ile ana sözleşmenin güncellenmesi gerekiyor. Mevcut binalarda genellikle ön bildirim, yeni yapılarda ise yapı ruhsatı başvurusuna güneş enerjisi kurulumunun dahil edilmesi gerekiyor. Vergilendirme seçilen yapıya göre değişiyor; işletmelerin taşınmaz katkı payı uygulanabilir ve yüksek güçlü bazı tesisler özel vergilendirmeye tabi olabilir. Bina tarımsal kullanımını koruduğunda emlak vergisi muafiyeti genellikle devam ediyor. Sosyal güvenlik sonuçlarının da ayrıca incelenmesi gerekiyor.

Bayer, Azotlu Gübre Bağımlılığını Azaltabilecek Tahıllar Geliştiriyor
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Bayer, Azotlu Gübre Bağımlılığını Azaltabilecek Tahıllar Geliştiriyor

Alman tarım şirketi Bayer, buğday, mısır ve pirinçte atmosferik azotun bitkiler tarafından kullanılmasını sağlayabilecek yeni çeşitler geliştiriyor. Şirket, bitki köklerinin atmosferik azotu bitkilerin yararlanabileceği bileşiklere dönüştüren bakterilerle etkileşmesini hedefleyen bir teknoloji üzerinde çalışıyor. Yaklaşım başarılı olursa sentetik azotlu gübre ihtiyacının ve çiftçilerin gübreleme giderlerinin azalabileceği belirtiliyor; ancak bu sonuç henüz gerçekleşmiş bir üretim kazanımı değil. Bayer, teknoloji için California Üniversitesi, Davis (UC Davis) tarafından geliştirilen bir yöntemin ticari kullanım lisansını aldı. Yöntem, tahılların DNA'sında değişiklik yapılarak köklerin azot dönüştüren bakterilerle etkileşmesini öngörüyor. Soya ve diğer baklagiller atmosferik azottan bakterilerle kurdukları simbiyotik ilişki sayesinde yararlanabilirken, buğday, mısır ve pirinç büyük ölçüde azotlu mineral gübrelere ihtiyaç duyuyor. Bu üç tahılın dünya genelinde tüketilen kalorilerin neredeyse yarısını sağladığı aktarılıyor. Şirkete göre teknoloji, gübreleme maliyetlerinin yanı sıra tarımın sera gazı emisyonlarını ve ülkelerin azotlu gübre ithalatına bağımlılığını azaltabilir. Bayer, yaklaşımın gübre fiyatlarının yükseldiği ve Orta Doğu'daki çatışmanın küresel tedarik zincirlerini etkilediği bir dönemde önem taşıdığını belirtiyor. Şirket ayrıca teknolojinin yaklaşık 85 milyar dolar olarak tahmin edilen küresel üre pazarında yeni fırsatlar yaratabileceğini düşünüyor. Çalışmalar şimdiye kadar seralarda yürütüldü. Bayer'in bir sonraki aşamada tarla koşullarında denemelere geçmesi planlanıyor. Ancak ek araştırmalar ve gerçek üretim koşullarındaki etkinliğin doğrulanması gerektiğinden, şirket bu yöntemle geliştirilen çeşitlerin 2030'lu yıllardan önce piyasaya çıkmasını beklemiyor.

Üsküp’te Agro Expo 2026 Tarım Teknolojileri ve Yerli Ürünleri Tanıtıyor
Görsel kaynağı: Zelenaberza · Özgün haber
Veri haberi

Üsküp’te Agro Expo 2026 Tarım Teknolojileri ve Yerli Ürünleri Tanıtıyor

Kuzey Makedonya’nın başkenti Üsküp’te düzenlenen “Agro Expo 2026”, bugün ve yarın 15 Avrupa projesinin sunumlarına, çağdaş tarım teknolojileri ve mekanizasyon sergisine, ayrıca yerli tarım ürünleri ile gıdaların tanıtımına ev sahipliği yapıyor. “Geleceğin tarımı. Bugün.” sloganıyla düzenlenen etkinliğin açılışında Tarım, Ormancılık ve Su Yönetimi Bakanı Borçe Serafimovski ile Gazi Baba Belediyesi Başkanı Boban Stefkowski’nin konuşma yapması planlanıyor. Organizatörlerin açıklamasına göre etkinlik, çiftçileri, üreticileri ve şirketleri bilim çevresi ile kurumlarla konferans, sergi, uygulamalı gösterimler ve iş görüşmeleri aracılığıyla buluşturuyor. Avrupa projelerine ayrılan bölümde tarımla bağlantı, inovasyon, sektörün gelişimi, Avrupa finansmanı ve proje ortaklığı olanakları ele alınıyor. Sergide sensörler, dronlar, akıllı sulama sistemleri, çiftlik yazılımları, mekanizasyon ve çeşitli tarım ekipmanları tanıtılıyor. Ziyaretçiler ayrıca üreticilerle doğrudan görüşebilecek ve sergilenen ürünleri tadabilecek. Açılışın ardından modern tarımın geliştirilmesine yönelik konferansta hassas tarım, veri kullanımı, çiftlik yönetim yazılımları, fikri mülkiyetin korunması ve tanınabilir tarım markalarının oluşturulması başlıkları işlenecek. İkinci gün tarım teknolojileri, mekanizasyon, ürünler ve gıdaya odaklanılacak; uygulamalı gösterimler, üretici ve tedarikçi görüşmeleri ile gıda, bal ve şarap tadımları yapılacak. Etkinlik, Erasmus+ kapsamında AB tarafından ortak finanse edilen CAAIVE projesi çerçevesinde düzenleniyor ve çiftçilerin yanı sıra tarım işletmeleri, ekipman üreticileri ve dağıtıcıları, gıda şirketleri, araştırmacılar, öğrenciler ve ilgili kurumlara yönelik olarak gerçekleştiriliyor.

Şili'nin Maule Bölgesi'nde 14 Komünde Tarımsal Acil Durum İlan Edildi
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili'nin Maule Bölgesi'nde 14 Komünde Tarımsal Acil Durum İlan Edildi

1 yayıncı · 3 haber · İncele

Şili Tarım Bakanlığı, ekim ayında etkili olan yoğun yağış, dolu ve güçlü rüzgârların yol açtığı üretim zararları nedeniyle Maule Bölgesi'ndeki 14 komünde tarımsal acil durum ilan etti. Karar; Talca, Curicó ve Linares eyaletlerine bağlı Talca, Curepto, Maule, Río Claro, Pencahue, San Clemente, Teno, Romeral, Curicó, Rauco, Sagrada Familia, Molina, Parral ve Retiro komünlerini kapsıyor. Bakanlığın karara dayanak oluşturan teknik değerlendirmelerine göre hava olayları, bölgedeki farklı ürün ve üretim faaliyetlerinde hasara neden oldu. Özellikle meyvecilik ve tarım sektörleri etkilenirken üretim kayıpları, ürün kalitesinde zarar, toprakların su altında kalması ve tarımsal çalışmalarda gecikme tespit edildi. Aşırı nemin bitki sağlığı açısından risk oluşturduğu belirtildi. Tarım Bakanı Jaime Campos, hasarın boyutunu incelemek üzere Talca'ya gittiğini ve Maule komünündeki Colín bölgesinin en fazla etkilenen alanlardan biri olduğunu söyledi. Campos, değişen iklim koşullarının üreticileri teknik ve tarımsal uygulamalarını yeni koşullara uyarlamaya zorladığını belirterek bu durumu küresel ısınma ve El Niño olgusuyla ilişkilendirdi. Acil durum ilanı, kapsanan komünlerde silvotarım faaliyetleri yürüten üreticiler ile etkilenen kırsal nüfus için destek araçlarının kullanılmasına imkân verecek. Ancak uygulanacak önlemler, yetkili makamın usullerine ve hedefleme ölçütlerine, yürürlükteki mevzuata ve bütçe imkânlarına bağlı olacak. INDAP ekipleri ayrıca Maule komününde açık hava sebzeleri ile plastik altındaki domates üretimindeki zararları inceledi. Bazı biber ve domateslerin kurtarılamayacağı, dolu ve su ağırlığının seraları yıkarak ürünlerin üzerine düşürdüğü bildirildi.

Tarım Bakanı: Tarımsal Üretim Birimlerine Gaz Tedariki Öncelikte
Görsel kaynağı: ILNA · Özgün haber
Veri haberi

Tarım Bakanı: Tarımsal Üretim Birimlerine Gaz Tedariki Öncelikte

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Tarım Bakanı Gulam Rıza Nuri, tarımsal üretim birimleri ile gıda üretim tesislerine gaz tedarikinin hükümetin öncelikleri arasında olduğunu söyledi. Nuri, kış aylarında gaz kısıtlaması yaşanabileceği endişesini dile getiren sera işletmecilerine, enerji tüketiminde mümkün olan en yüksek tasarrufu yapmaları çağrısında bulundu. Bakan, gerekli gazın sağlanmasıyla tarımsal ve gıda ürünleri üretiminde aksama yaşanmasının önüne geçilmesini umduğunu belirtti. Nuri, Aifarm Uluslararası Tarım Fuarı ziyareti sırasında sulama sistemlerinin akıllı hâle getirilmesine ilişkin çalışmaları da değerlendirdi. Bu kapsamda 50 bin hektar tarım arazisinin akıllı sulama sistemleriyle donatılması hedefleniyor; şimdiye kadar 20 binden fazla hektardaki uygulamanın tamamlandığı bildirildi. Çalışmaların sürdürülmesi ise bütçede öngörülen kaynakların sağlanmasına bağlandı. Buğday üreticilerinin alacaklarının %95'inin ödendiğini açıklayan Nuri, kalan bölüm için kaynak sağlandığını ve bankacılık sistemleri, Hedefleme Sübvansiyonları Kurumu ile İran Devlet Ticaret Şirketi arasındaki muhasebe ve idari işlemlerin tamamlanmasının ardından ödemelerin salı gününe kadar yapılacağını söyledi. Bakan ayrıca üreticilerin tarımsal değer zincirindeki rolünün güçlendirilmesi gerektiğini belirterek girdi tedarikinden işleme, paketleme, markalaşma, pazarlama, satış ve ihracata kadar daha fazla pay almalarını hedefleyen desteklerden söz etti. Gelecek tarım yılına ait buğday garanti alım fiyatının ise ilgili kurul ve komisyonlardaki görüşmeler tamamlandıktan sonra açıklanacağını kaydetti.

Kosova, Tarım ve Gıda İhracatını Büyütmek İçin Değer Zincirine Yatırım Hedefliyor
Görsel kaynağı: Kosova.info · Özgün haber
Veri haberi

Kosova, Tarım ve Gıda İhracatını Büyütmek İçin Değer Zincirine Yatırım Hedefliyor

Kosova Tarım, Ormancılık ve Kırsal Kalkınma Bakanı Armend Muja, GIZ Kosova tarafından Almanya-Kosova Ekonomi Forumu kapsamında düzenlenen tarım panelinde, ülkenin tarım, gıda sanayisi ve Avrupa pazarlarına ihracat potansiyeline ilişkin hedefleri açıkladı. Muja, üretimin artırılmasının yanı sıra ürünlerin toplanması, ilk işlemeden geçirilmesi, sanayi tipi işlenmesi ve katma değerli ürünler olarak ihraç edilmesi gerektiğini belirtti. Bakan, özel sektörle iş birliği ve yönlendirilmiş yatırımlarla önümüzdeki dört yıl içinde rekabetçi üretim ve gıda işleme zincirleri kurulabileceğini söyledi. Muja, stratejik sektörler arasında sığır ve tavuk eti, süt, meyve, sebze ve tahıl üretimini saydı. Bu alanlarda hayvancılık işletmeleri, modern seralar, sulama sistemleri ve ticari meyve bahçelerinin yanı sıra süt toplama ve soğutma kapasitesi, soğuk hava depoları ile meyve ve sebzelerin sınıflandırılıp paketleneceği merkezlere yatırım yapılmasını istedi. Et, süt, tahıl, meyve ve sebze işleme kapasitesinin artırılması da değer zincirinin geliştirilmesi hedefinin parçası olarak öne çıktı. Bakan, meyve ve sebze üretiminin temmuz, ağustos ve eylül aylarında yoğunlaşmasının yılın geri kalanında ithalata bağımlılık oluşturduğunu belirtti. Bu nedenle birincil üretimin modernleştirilmesi, toplama ve ilk işleme altyapısının geliştirilmesi ve sanayi tipi işleme kapasitesinin genişletilmesi planlanıyor. Yatırımların üretkenliği artırması, hasat sonrası kayıpları azaltması ve tarımsal ürünlerin değerinden daha büyük bir bölümünün Kosova ekonomisinde kalmasını sağlaması amaçlanıyor. Kurumsal reform gündeminde gıda güvenliği ve ihracat için laboratuvar ve sertifikasyon kapasitesinin geliştirilmesi, tarım arazilerinin konsolidasyonu, sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması, sertifikalı tohum kullanımı, çiftçilere yönelik danışmanlık hizmetlerinin yeniden düzenlenmesi ve bakanlık hizmetlerinin dijitalleştirilmesi bulunuyor. 2027'den itibaren yeni bir hibe programı başlatılması; mevcut desteklerin üretken yatırımlara ve değer zincirlerine yöneltilmesi, kadınlar ile gençlere verilen desteğin güçlendirilmesi hedefleniyor. Muja ayrıca bölgesel ticarette eşit muamele ve anlaşmaların uygulanması çağrısı yaptı.

Kryeqyteti'nde Çiftçiler İçin 12 Otomatik Sera Sözleşmesi İmzalandı
Görsel kaynağı: Kosova.info · Özgün haber
Veri haberi

Kryeqyteti'nde Çiftçiler İçin 12 Otomatik Sera Sözleşmesi İmzalandı

Kryeqyteti'nde çiftçiler için otomatik seraların inşasına yönelik 12 sözleşme imzalandı. Gelişmeyi Përparim Rama duyurdu. Sözleşmeler kapsamındaki her seranın yüzölçümü 5 ar olarak belirtildi. Kryeqyteti, tarımın modernleştirilmesi amacıyla seraları otomatik mekanizmalarla donatmayı planlıyor. Rama, bu mekanizmaların tarımsal ürünlerin yetiştirilmesi için daha modern ve verimli koşullar oluşturacağını belirterek projeyi çiftçileri desteklemek ve yerli üretimi artırmak açısından önemli bir adım olarak nitelendirdi.

Yeşil İklim Fonu, Meksika Ormanları İçin 85,31 Milyon Dolarlık Ödemeyi Onayladı
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Yeşil İklim Fonu, Meksika Ormanları İçin 85,31 Milyon Dolarlık Ödemeyi Onayladı

Yeşil İklim Fonu, Meksika’nın ormansızlaşma ve orman bozulmasından kaynaklanan emisyonları azaltmadaki sonuçları karşılığında 85,31 milyon dolarlık ödeme yapılmasını onayladı. Ödeme, Meksika’nın REDD+ çerçevesinde 2018-2019 döneminde sağladığı yaklaşık 12,9 milyon ton CO₂ eşdeğeri emisyon azaltımını tanıyor. Kaynaklar, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) desteğiyle ormanların korunması, orman ve hayvancılık kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi ve kırsal geçim kaynaklarının geliştirilmesi için yeniden yatırılacak. FAO’nun açıklamasına göre finansman, orman korumayı kırsal topluluklar için ekonomik fırsatlarla birleştiren altı yıllık bir projeyi destekleyecek. FAO, Yeşil İklim Fonu tarafından akredite kuruluş olarak projeyi Meksika Ulusal Ormancılık Komisyonu (Conafor) ile yakın işbirliği içinde uygulayacak. Projenin doğrudan ve dolaylı olarak 33.720 kişiye ulaşması, yararlanıcıların %30’unu kadınların oluşturması bekleniyor. Finansman, Çevresel Hizmetler Ödemesi programları aracılığıyla 205.000 hektarda ormanların korunmasını ve sürdürülebilir yönetimini destekleyecek. Faaliyetler Chiapas, Guerrero, Jalisco, Michoacán, Oaxaca, Quintana Roo ve Yucatán eyaletlerinde yoğunlaşacak. Uygulamaya yerli halklar, Afro-Meksika toplulukları ve yerel topluluklar, kapsayıcı ve kültürel açıdan uygun yaklaşımlarla dahil edilecek. Proje ayrıca kadınların yönettiği 120 üretken girişime finansman sağlayacak. Projenin bir ayağı da sürdürülebilir olmayan hayvancılığın ormanlar üzerindeki baskısını azaltmayı hedefliyor. Bu kapsamda 1.600 üretim birimine, bozulan meraların onarılması, yenileyici otlatma, yem üretiminin geliştirilmesi, toprak ve suyun korunması ile ağaç, hayvan ve otlakları bir araya getiren silvopastoral sistemlerin kurulması için destek verilecek. Yaklaşık 12.000 katılımcı, 1.200 Tarla Okulu üzerinden uygulamalı eğitim ve teknik yardım alacak; yedi bölgesel değer zincirine yapılacak yatırımların ormansızlaşmadan uzak üretim, izlenebilirlik ve pazara erişimi güçlendirmesi bekleniyor. Conafor; Çevresel Hizmetler Ödemesi, üretken restorasyon, bölgesel koordinasyon ve kadınların yönettiği girişimlerden sorumlu olacak. FAO ise sürdürülebilir orman yönetimi, topluluk ormancılığı, restorasyon, orman izleme, Tarla Okulları ve ormansızlaşmadan uzak değer zincirleri konularında destek sağlayacak; projenin idari, mali ve teknik denetimini üstlenecek. Yeniden yatırımın 2032’ye kadar yaklaşık 262.801 ton CO₂ eşdeğeri ilave emisyon azaltımı sağlaması bekleniyor.

Kazakistan’da Muz Çiftliği Agroturizmi Geliştiriyor
Görsel kaynağı: AgroInfo Kazakhstan · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da Muz Çiftliği Agroturizmi Geliştiriyor

Kazakistan’da agroturizm, tarım ile turizmi birleştiren ve turizm sektörünün gelişiminde perspektifli yönlerden biri olarak gösteriliyor. Türkistan bölgesindeki Sairam ilçesinde, Şımkent’e 25 kilometre uzaklıkta bulunan Banан бау çiftliği bu yaklaşımın örnekleri arasında yer alıyor. Çiftlikte 5 hektarlık alanda 7 binden fazla muz ağacı yetiştiriliyor; işletme aynı zamanda bilgilendirici turizm ve dinlenme alanı olarak geliştiriliyor. Çiftliği ziyaret edenler muz yetiştiriciliği, sera işletmeciliği, bitki bakımı ve hasat süreçleri hakkında bilgi edinebiliyor. İşletmede geziler düzenleniyor; ailelerin dinlenmesi ve yerel ürün satın alması için de olanaklar sunuluyor. Kaynakta, Kazakistan’ın farklı bölgelerindeki çiftlikler, hayvancılık kompleksleri, seralar, arılıklar ve ulusal gıda üreticilerinin turizm rotalarına dahil olabilecek potansiyel taşıdığı belirtiliyor. Sera işletmelerinin ise mevsimselliğe bağımlılığı azaltarak yıl boyunca gezi programları düzenlenmesine imkân sağlayabileceği aktarılıyor. Banан бау çiftliği, tarımsal üretimin yeni bir turizm ürününün temeli olabileceğini gösteren bir örnek olarak sunuluyor.

Brezilya’da “Süper El Niño” Soya Üretimini %9,7 Azaltabilir
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da “Süper El Niño” Soya Üretimini %9,7 Azaltabilir

Serasa Experian’ın çalışmasına göre yüksek şiddetli ENSO El Niño olayının, Brezilya’nın mevcut 181,2 milyon tonluk soya üretimi projeksiyonunu %9,7 azaltma riski bulunuyor. Bu senaryoda 2026/27 soya hasadındaki olası kayıp 17,6 milyon ton olarak hesaplanıyor. Çalışma, 2026/27 yazında 2023/24’teki son El Niño’da görülen iklim örüntüsünün tekrarlanması ve kritik üretim bölgelerinde yağışların düzensiz dağılması varsayımına dayanıyor. Böyle bir durumda ulusal ortalama soya veriminin, yeterli ve zamanında yağış beklentisindeki 3.622 kg/ha yerine 3.282 kg/ha seviyesine gerileyebileceği belirtiliyor. Serasa Experian, bu hesabın gelecek hasadı öngörmediğini, olumsuz bir iklim senaryosuna bağlı üretim riskini ölçtüğünü açıkladı. Potansiyel kayıpların Brezilya’nın Orta-Batı bölgesindeki soya üretim alanlarında yoğunlaşması bekleniyor. Normalin altında yağış senaryosunda kaybın Mato Grosso’da 9,7 milyon tona, Goiás’ta ise yaklaşık 4,0 milyon tona ulaşabileceği tahmin ediliyor. Brezilya’daki mevcut soya kampanyasının ise şu anda kritik sorun yaşanmadan ilerlediği, El Niño’nun yılın son iki ayı için öngörülen azami seviyeye henüz ulaşmadığı aktarılıyor.

Vian: Lula’nın Yeni Döneminde Tarımda Diyalog ve Somut Öneriler Gerekli
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber

Vian: Lula’nın Yeni Döneminde Tarımda Diyalog ve Somut Öneriler Gerekli

Brezilya tarım finansmanı uzmanı Ademiro Vian, Luiz Inácio Lula da Silva’nın dördüncü döneminde tarım bakanlıklarının mevcut yönetimdeki yapıya benzer biçimde sürmesini ve Mapa ile MDA’nın sektördeki başlıca sorumluluğu üstlenmesini bekliyor. Vian, Lula’nın pazar günü yaptığı konuşmaya dayanarak yeni yönetimin tarım sorunlarının çözümünde diyaloğa daha fazla ağırlık vereceğini değerlendiriyor. Vian’ın sıraladığı temel sorunlar üretici borçluluğu, gelecek sezonlar için finansman, üretim maliyetleri ve tarım sigortası. Uzman, hükümetin faizler yeterince cazip veya sübvansiyonlu olmasa bile üreticilerin borçlarını ödeyebilmesi için kaynak ve mekanizmalar sunabileceğini belirtiyor. Üretici açısından öngörülebilirlik, kaynağa zamanında erişim ve ödenebilir faiz oranının önemli olduğunu söylüyor. Vian ayrıca, Brezilya’da tarım sigortasının yasal çerçevesini yeniden düzenleyen 2.951/2024 sayılı yasa tasarısının onaylanıp yaptırıma bağlandığını, uygulamanın başlaması için bütçe konusunun çözülmesi gerektiğini hatırlatıyor. Yürütme organı ile tarım parlamentosu grubunun ideolojik farklılıklara rağmen somut öneriler temelinde görüşmesi gerektiğini savunan Vian, radikal yaklaşımların kredi akışını ve borç sorunlarının çözümünü olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.

INIA, Şili’nin Chañaral Bölgesinde Hidroponik Sebze Üretimini Uygulanabilir Buldu
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

INIA, Şili’nin Chañaral Bölgesinde Hidroponik Sebze Üretimini Uygulanabilir Buldu

Şili Tarımsal Araştırmalar Enstitüsünün (INIA) Intihuasi merkezi, Atacama Bölgesi’ndeki Chañaral ve Diego de Almagro komünlerinde hidroponik sebze üretiminin teknik ve ticari uygulanabilirliğini değerlendirdi. Çalışma, Atacama Bölgesi aile çiftçiliğinin kârlılığını artırmayı amaçlayan teknoloji transfer programının ticari sera hidroponiği bileşeni kapsamında yürütüldü. Araştırmada su kaynaklarının durumu, bölgenin özellikleri ve yerel halkın hidroponik sebzelere yönelik yaklaşımı incelendi. Sonuçlara göre teknoloji, su yönetimi ve gerekli işletme koşulları sağlandığında bölgede uygulanabilir durumda. Chañaral ili, düşük yağış, bazı su kaynaklarındaki tuzluluk ve toprak özellikleri nedeniyle geleneksel tarımın kısıtlı olduğu bir bölge olarak tanımlandı. Araştırmaya göre bölgede tüketilen sebzelerin neredeyse tamamı başka yerlerden getiriliyor; bu durum ürünlerin maliyetini, tazeliğini ve bulunabilirliğini etkiliyor. INIA araştırmacısı Verónica Arancibia, tarımsal teknoloji transferinin madenciliğe yoğunlaşan yerel ekonomiyi çeşitlendirebileceğini belirtti. Arancibia, amacın madenciliğin yerine başka bir sektör koymak değil, aileler ve topluluklar için tarımı tamamlayıcı üretim olanaklarını güçlendirmek olduğunu söyledi. Değerlendirilen sistemlerden biri, sebze üretimini doğrudan tarım toprağına bağlı olmadan gerçekleştiren Raíz Flotante, yani Yüzen Kök Sistemi oldu. Bu sistemin, geleneksel topraklı sulama yöntemlerine kıyasla su tüketimini %80-90 azaltabildiği aktarıldı. Kapalı devrede su ve besinlerin yeniden dolaştırılması sayesinde geleneksel topraklı sistemlerde kullanılan suyun yaklaşık %10’u ile üretim yapılabildiği belirtildi. Ancak tüm su kaynakları uygun bulunmadı. El Salado Nehri, yüksek tuzluluk seviyesi nedeniyle sistem için elenirken kullanılabilecek kıtasal su kaynaklarında pH ve elektriksel iletkenliğin sürekli izlenmesi, besin çözeltisinin de suyun kimyasal özelliklerine göre ayarlanması gerektiği vurgulandı. INIA’nın Huasco Bajo ve San Pedro’daki önceki deneyimleri, mineral içeriği yüksek sularda dahi besin çözeltisinin dikkatli yönetimiyle üretim yapılabileceğini gösterdi. Bu deneyimlerde ortalama 350 gramlık marullar elde edildi; haberde geleneksel piyasadaki marullar için 200 gramlık ortalama verildi. Çalışmada ayrıca belirli su kaynakları için önleyici dezenfeksiyon önlemlerinin uygulanması gerektiği kaydedildi. Ticari uygulanabilirliği değerlendirmek için Mart ve Nisan 2026’da 37 bölgesel anket yapıldı. Katılımcıların %84’ü bölgede üretilen hidroponik sebzeleri kesinlikle satın almak istediğini bildirdi. %59’u, geleneksel marul için 1.000 Şili pesosu referans alınarak yerel hidroponik marula en az %20 daha fazla ödeme yapmaya hazır olduğunu söyledi. Satış kanalı tercihlerinde %55 doğrudan üreticiden alışverişi, %29 ise açık pazarları öne çıkardı. INIA’ya göre bu sonuçlar, yerel sebze arzını güçlendirmek ve taze ürüne erişimi artırmak için sosyal ve ticari bir fırsata işaret ediyor.