ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

13 haber · Sayfa 1

Tayland ve Vietnam’da Pirinç Fiyatları Yaklaşık İki Yılın Zirvesine Çıktı
Görsel kaynağı: Bangkok Post · Özgün haber
Veri haberi

Tayland ve Vietnam’da Pirinç Fiyatları Yaklaşık İki Yılın Zirvesine Çıktı

Tayland'ın %5 kırık pirinç fiyatı ton başına 490-495 ABD dolarına yükselerek Ocak 2025'ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Fiyat, bir önceki hafta açıklanan 480 dolardan arttı. Tüccarlar yükselişi yabancı talebe ve bazı pirinç üretim bölgelerinde sellerin yol açtığı arz düşüşüne bağladı. Filipinler'den gelen alımlar Tayland fiyatlarını desteklerken, El Nino endişeleri ve gelecek yıla kadar yeni mahsulün sınırlı bulunacağı beklentisi de fiyatlar üzerindeki desteği sürdürdü. Vietnam'ın %5 kırık pirinci ise ton başına 480-490 dolardan teklif edildi; bu fiyat Aralık 2024'ten bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Tüccarlara göre Filipinler'in Vietnam'dan alımlara yeniden başlaması fiyatları destekledi, ancak ülke yalnızca %25 ve %100 kırık pirinç alıyor. Vietnam'ın pirinç ihracatı ekimde yıllık %37,2 artarak 475 bin tona ulaştı. Hindistan'da %5 kırık parboiled pirinç, yeni sezon çeltik arzının artmasıyla 382-386 dolara geriledi. Bangladeş'te ise yeterli piyasa arzına rağmen yakıt fiyatlarındaki artışın üretim ve taşımacılık maliyetlerini yükseltmesi nedeniyle pirinç fiyatları yüksek kaldı.

Trump'ın İran'ı Tarım ve Gıda Girdileriyle Kuşatma Düşüncesi Üzerine Analiz
Görsel kaynağı: Mehr — Ekonomi · Özgün haber

Trump'ın İran'ı Tarım ve Gıda Girdileriyle Kuşatma Düşüncesi Üzerine Analiz

Konuk yazar ve tarım kalkınması analisti Hüseyin Şirzad'a göre savaşlar, iklim olayları ve jeopolitik parçalanma aynı anda etkili olarak küresel gıda krizi riskini büyütüyor. Analizde Rusya-Ukrayna savaşının iki ülkenin tarımsal ihracatını aksattığı, İran'a yönelik savaş ve Hürmüz Boğazı'ndaki süregelen kapanmanın gübre taşımacılığını sınırladığı, güçlü bir El Niño olasılığının ise geniş bölgelerde kuraklık ve ürün kaybı yaratabileceği savunuluyor. Bu gelişmelerin gıda fiyatlarından daha geniş bir güvenlik zincirine işaret ettiği belirtiliyor. Yazara göre enerji, kimyasal gübre, deniz taşımacılığı ve gıda üretimi birbirinden ayrı başlıklar değil, ulusal güvenliğin birbirine bağlı unsurlarıdır. Hürmüz Boğazı'nda gemi geçişlerinin aksaması petrol ve gazın yanı sıra gübre ile bu gübrelerin hammaddelerinin ticaretini de etkileyebilir. Doğal gazın üre, yani azotlu gübre üretiminde önemli bir girdi olması nedeniyle enerji fiyatlarındaki artış ve gübre ihracatındaki kısıtlamalar, çiftçileri daha az gübre kullanmaya iterek verimi düşürebilir. Analiz, baskının hayvansal üretime de aktarılabileceğini belirtiyor. Mısır, soya küspesi, enerji ve taşımacılık maliyetleri et ile yumurta üretiminin başlıca giderleri arasında gösteriliyor. Bu nedenle yem ve diğer girdilerdeki sıkışma, kanatlı, yumurta ve diğer hayvansal ürünlerin üretim maliyetini artırabilir. Bununla birlikte etkinin şiddetinin ülkeye, mevcut stoklara ve kullanılabilecek alternatif güzergâhlara göre değişeceği vurgulanıyor. İthalata bağımlı ve düşük gelirli ülkelerin gıda enflasyonu ile tüketimde daralma açısından daha kırılgan olabileceği, güçlü iç tarıma ve yeterli rezervlere sahip ülkelerin ise daha dayanıklı kalabileceği ifade ediliyor. Yazar, Avrupa Birliği'nin artan belirsizlik karşısında tarım sektörüne desteği artırırken daha içe dönük ve kısıtlayıcı bir çizgiye yöneldiğini değerlendiriyor. Bu yaklaşım kısa vadede siyasi istikrar sağlayabilse de gerekli girdilere erişimi ve uzun vadeli ihracat fırsatlarını sınırlayabilir. İran ise analizde iki yönlü bir konumda ele alınıyor: Hürmüz Boğazı'na yakınlığı ülkeye enerji ve ticaret yolları bakımından pazarlık gücü sağlayabilir; ancak yaptırım, ticaret kısıtları ve artan ekonomik maliyet risklerini de yükseltebilir. Orta Asya içinse tahıl, gübre, yem, enerji ve alternatif ticaret yollarının birlikte değerlendirilmesi öneriliyor. Kaynak, 2022'de Birleşmiş Milletler ve Türkiye'nin kolaylaştırdığı anlaşmanın Rusya ile Ukrayna'dan tahıl ve gübre akışını alternatif güzergâhlarla sürdürdüğünü hatırlatıyor.

Raj Group, Yeni Zelanda Yün Üreticileriyle Daha Yakın Tedarik İstiyor
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Raj Group, Yeni Zelanda Yün Üreticileriyle Daha Yakın Tedarik İstiyor

Hindistan’ın büyük tekstil tasarım ve işleme şirketlerinden Raj Group, yün tedarikindeki fiyat oynaklığını azaltmak ve gelecekteki satış hacmini artırmak için Yeni Zelanda’daki çiftçilerle daha yakın çalışmak istiyor. Şirketin yönetici ortağı Sumeet Nath, Yeni Zelanda yününün önceden sınıflandırılmış ve yüksek kalite standartlarına sahip olması nedeniyle değer gördüğünü söyledi. Raj Group, Wools of NZ aracılığıyla her ay iki ila üç konteyner Yeni Zelanda yünü alıyor. Nath, şirketin son 18 ayda dalgalı yün fiyatlarıyla karşılaştığını belirtti. Yeni Zelanda’dan verilen sipariş ile ürünün nihai üretimi arasında 75-80 günlük süre bulunduğunu aktaran Nath, tedarik süresini kısaltacak ve arz sürekliliğini artıracak çözümlerin faydalı olacağını ifade etti. Wools of NZ’nin Hindistan temsilcisi Lokesh Misra ise dört ay boyunca fiyat kesinliği sağlayacak uzun vadeli tedarik sözleşmeleri oluşturmak için çalıştıklarını söyledi. Nath ayrıca daha fazla Yeni Zelanda çiftçisinin Wools of NZ üzerinden birlikte ve doğrudan yüksek miktarlarda yün tedarik etmesini, Hindistan’da hazır yün stoku tutulmasını ve üreticilerle işlemciler arasındaki bağların güçlendirilmesini olumlu karşılayacağını söyledi. Misra’ya göre taşımacılık maliyetlerinin son bir yılda iki katına çıkması işlemci marjlarını baskılarken konteyner bulmak da zorlaştı. Nath, daha kısa tedarik sürelerinin tekstile yönelik talebi destekleyebileceğini ve işlemcilerin sipariş edilen malzemeye bağladığı sermayeyi azaltabileceğini belirtti. Raj Group, Hindistan’ın kuzeyindeki Himachal Pradesh bölgesindeki koyun yetiştiricileriyle yün üretim uygulamalarını iyileştirmek için çalışıyor ve yetiştiricileri uluslararası Responsible Wool Standard programıyla tanıştırıyor. Nath, Hindistan yün sektöründe Yeni Zelanda’dakine benzer bir sınıflandırma sistemi bulunmadığını ve sektörün dağınık olduğunu söyledi. Şirket ayrıca Yeni Zelanda yününün renk doygunluğunu kabul etme özelliğinden yararlanarak doğrudan yün baskısını deniyor.

Hırvatistan’da Gıda Fiyatları AB Ortalamasının %14,1 Altında
Görsel kaynağı: Net.hr · Özgün haber
Veri haberi

Hırvatistan’da Gıda Fiyatları AB Ortalamasının %14,1 Altında

Numbeo’nun 2026 yılının ortasındaki verilerine göre hazırlanan karşılaştırmada Hırvatistan’ın gıda fiyatları endeksi 85,9 oldu. Avrupa Birliği (AB) ortalamasının 100 kabul edildiği listede bu sonuç, Hırvatistan’daki gıda fiyatlarının AB ortalamasından %14,1 düşük olduğu anlamına geliyor. Listede gıda fiyatları İsviçre’de 189,2 ile en yüksek, Moldova’da 57,2 ile en düşük seviyede ölçüldü. AB ülkeleri arasında en düşük endeks 66,7 ile Romanya’da görüldü. Kuzey Makedonya’nın endeksi 59,8, Bosna-Hersek’in 67,9 ve Sırbistan’ın 68,8 olarak verildi. Buna karşılık İzlanda 183,6, Norveç 154,4 ve Lüksemburg 134,9 endeks değerine ulaştı. Karşılaştırmada kullanılan ayrı bir sepet hesabında Numbeo kategorisinde 19 ürün bulunmasına rağmen 18 ürünün fiyatları toplandı. Ekim 2026 fiyatlarıyla hesaplanan bu sepette AB ortalaması 69,84 euro olurken, aynı sepetin Hırvatistan’daki fiyatı 62,1 euro olarak aktarıldı. İsviçre’de sepetin toplamı 137,90 euro, Moldova’da ise 41,10 euro oldu. Bu hesaplama ile endeks karşılaştırmasının farklı dönemlere dayandığı görülüyor. Kaynakta, nominal fiyatların satın alma gücüyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Tuscia Üniversitesi’nden Ilaria Benedetti, bazı ülkelerde fiyatlar AB ortalamasının altında olsa da hanelerin gıdaya bütçelerinden daha büyük pay ayırabildiğini söyledi; Romanya’da bu pay %23,1 olarak aktarıldı. Corvinus Üniversitesi’nden Jeremiás Máté Balogh ise düşük fiyatların mutlaka daha yüksek erişilebilirlik anlamına gelmediğini, ücretlerin ve satın alma gücünün de dikkate alınması gerektiğini belirtti. Balogh, iş gücü ile enerji, yakıt ve taşımacılık maliyetlerinin üretim, işleme ve dağıtım giderlerini etkilediğini ifade etti.

İspanya’da Cherry Domates Ekimi Daralıyor, Fas Rekabeti Gündemde
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Cherry Domates Ekimi Daralıyor, Fas Rekabeti Gündemde

İspanya’da cherry domates ekim alanı daralırken, sektör temsilcileri Fas’tan gelen rekabeti bu gerilemenin nedenlerinden biri olarak gösterdi. Konu, İspanyol heyetinin katıldığı 15 Ekim’deki Avrupa Komisyonu Domates Uzmanlar Grubu toplantısında Brüksel’de gündeme getirildi. FEPEX’in 19 Ekim’de yayımladığı nota göre gerileme özellikle salkımsız cherry domates üretiminde görülüyor. Temsilciler, İspanya ile Fas arasındaki iş gücü maliyetleri ve düzenleyici koşul farklarının rekabeti etkilediğini belirtti. Fas ürününün düşük fiyatlarının İspanyol domatesinin fiyatları üzerinde baskı oluşturduğu, daha yüksek satış fiyatlarının ise üreticilerin kârlılığında eşdeğer bir iyileşme sağlamadığı ifade edildi. Üretim ve hasat taşımacılığında enerji, gübre ve petrol türevleri başta olmak üzere maliyetlerin arttığı bildirildi. Sektör temsilcilerine göre enerji ve taşımacılık maliyetleri normal kabul edilen koşullara kıyasla %16, plastik, ambalaj ve paketleme maliyetleri ise %18 yükseldi. İspanya’nın toplam domates üretiminde 2025/2026 kampanyasında ekim alanı görece istikrarlı kalırken üretim yaklaşık %2 geriledi. Bu düşüşte virüslere dayanıklı ancak daha düşük verimli çeşitler, bitki sağlığı sorunları ve olumsuz hava koşulları da gerekçe olarak sıralandı. Toplantıda sunulan verilere göre AB, 2025’te AB dışı ülkelerden 773 bin ton taze domates ithal etti; bunun 527 bin tonu Fas’tan geldi. Söz konusu veriler tüm taze domatesi kapsıyor, yalnızca cherry domatese ilişkin değil ve AB içindeki ticareti içermiyor. AB’nin üçüncü ülkelere taze domates ihracatı 383 bin tona ulaşırken Birleşik Krallık 279 bin tonla başlıca varış noktası oldu. İspanyol heyeti, bu zorluklara rağmen sektörün ticari taahhütlerini yerine getirdiğini bildirdi.

Fas Kaynaklı Domatesler, 2025’te AB’nin Üçüncü Ülke İthalatının %68,2’sini Oluşturdu
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas Kaynaklı Domatesler, 2025’te AB’nin Üçüncü Ülke İthalatının %68,2’sini Oluşturdu

Fas, 2025’te Avrupa Birliği’ne 527.000 ton taze domates tedarik etti. Bu miktar, AB’nin üçüncü ülkelerden yaptığı 773.000 tonluk taze domates ithalatının yaklaşık %68,2’sine karşılık geldi. Oran, AB dışı tedarikleri kapsıyor; Avrupa’daki toplam domates piyasasının tamamı için geçerli değil. Brüksel’de 15 Ekim’de toplanan Avrupa Komisyonu meyve ve sebze piyasası gözlemevinin domates uzmanları, sektörün üretim ve ticari durumunu değerlendirdi. FEPEX’in aktardığı değerlendirmeye göre İspanyol delegasyonu, özellikle açıkta satılan kiraz domatesinde ülke içindeki üretim alanlarının azaldığını belirtti. Delegasyon bu gerilemeyi Fas rekabeti, işçilik maliyetleri ve düzenleyici koşul farklarıyla ilişkilendirdi; Fas ürünlerinin fiyatlarının İspanyol arzı üzerinde baskı oluşturduğunu savundu. İspanya’nın 2025/2026 domates sezonunda üretiminin, alanlar genel olarak sabit kalmasına rağmen yaklaşık %2 gerilemiş olabileceği bildirildi. FEPEX, olumsuz hava koşulları, bitki sağlığı sorunları ve virüslere dayanıklı ancak daha düşük verimli çeşitlerin kullanımını etkenler arasında sıraladı. F&H’nin aktardığı verilere göre enerji ve taşımacılık maliyetleri %16, plastik, ambalaj ve paketleme giderleri %18 arttı. Satış fiyatlarındaki iyileşmenin üretici kârlılığını aynı ölçüde artırmadığı belirtildi.

Ukrayna’nın AB Üyeliği Tarım Politikasında Büyük Tartışma Yaratıyor
Görsel kaynağı: AgroTV · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’nın AB Üyeliği Tarım Politikasında Büyük Tartışma Yaratıyor

Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne (AB) katılım süreci, ülkenin tarım sektörünün ölçeği nedeniyle Ortak Tarım Politikası (OTP), ortak bütçe ve Avrupa tarım piyasası açısından önemli bir tartışma yaratıyor. Ukrayna Haziran 2022’de aday ülke statüsü aldı, katılım müzakereleri Haziran 2024’te resmen başladı ve temel unsurlar başlığındaki ilk müzakere grubu Haziran 2026’da açıldı. Ancak üyelik için Avrupa kriterlerinin karşılanması, kurumsal ve ekonomik reformların yapılması, mevzuatın AB ile uyumlaştırılması ve kritik aşamalarda üye devletlerin onayı gerekiyor. Ukrayna, Arnavutluk ve Karadağ’dan farklı olarak geniş tarım alanlarına, güçlü bir bitkisel üretim tabanına ve tahıl ile yağlı tohumlarda yüksek ihracat kapasitesine sahip. Bu nedenle tam üyelik, OTP kapsamındaki sübvansiyonların dağıtımı, doğrudan ödemeler, kırsal kalkınma fonları ve sınırlı kaynaklara sahip ortak bütçenin dengesi üzerinde baskı oluşturabilir. Kaynakta, Ukrayna’nın mevcut üye ülkelerdeki çiftçilerle karşılaştırılabilir haklara sahip olması durumunda desteklerin nasıl korunacağı ve Avrupa bütçesine katkıların artıp artmayacağı sorularının öne çıkabileceği belirtiliyor. Piyasa etkisinin tüm kesimler için aynı olması beklenmiyor. Tahıl ve yağlı tohum üreticileri, özellikle taşımacılık maliyetlerinin düşük olduğu bölgelerde daha güçlü rekabetle karşılaşabilir. Buna karşılık işleyiciler, yem kullanan hayvancılık işletmeleri ve bazı tüketiciler daha erişilebilir hammaddelerden yararlanabilir. Bu etkiler kesinleşmiş sonuçlar değil, üyelik ve ticaret düzenlemelerinin nasıl şekilleneceğine bağlı olası senaryolar olarak aktarılıyor. AB, 2022’deki Rusya işgalinin ardından Ukrayna ihracatına uygulanan gümrük vergilerini geçici olarak askıya almış, dayanışma koridorlarıyla tahıl ve diğer malların üye ülkeler üzerinden taşınmasını sağlamıştı. Bu uygulama, sınır ülkelerinde altyapı, depolama ve fiyat baskısı tartışmalarını da beraberinde getirdi. AB, 2024’te bazı tarım ürünleri için koruma mekanizmaları ve tahıl ithalatı izleme sistemi kurdu; belirli ithalat eşiklerinin aşılması bazı ürünlerde vergilerin ve tarife kotalarının yeniden uygulanmasına yol açtı. Revize AB-Ukrayna ticaret anlaşması 29 Ekim 2025’te yürürlüğe girerek ek serbestleşme, korunma hükümleri ve Avrupa üretim standartlarına kademeli uyum taahhütleri getirdi. Romanya açısından konu, Ukrayna malları için transit ülkesi olmasının yanında bölgesel ve uluslararası pazarlarda rekabet eden bir tarım üreticisi olması nedeniyle daha hassas. Kaynak, öngörülebilir kurallar, etkili kontroller, transit altyapısı ve çiftçileri orantısız piyasa bozulmalarından koruyacak mekanizmalar gerektiğini belirtiyor. Ukrayna’nın ihracat altyapısı ise savaş nedeniyle baskı altında. Reuters’ın 19 Şubat 2026 tarihli aktarımına göre Odesa bölgesindeki liman saldırıları Aralık 2025’te 13 sivil gemiye zarar verdi ve limanların ihracat kapasitesini %30’a kadar düşürdü.

AB Domates Sektörü Maliyet ve Fas Rekabeti Baskısını Gündeme Getirdi
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

AB Domates Sektörü Maliyet ve Fas Rekabeti Baskısını Gündeme Getirdi

Avrupa Komisyonu’nun Domates Uzman Grubu, artan üretim maliyetleri ve özellikle Fas’tan gelen ithalatların rekabeti konusunda uyarıda bulundu. Domates sektörü, AB pazarının seyrini ve üretimin karşı karşıya olduğu sorunları değerlendirmek üzere bu hafta Brüksel’de toplandı. Açıklamalar, sorunların yalnızca tek bir ülkeye özgü olmadığını, Avrupa üretiminin farklı kesimlerinde ortaklaştığını gösterdi. Fepex’in aktardığı değerlendirmeye göre İspanya’da 2025/2026 kampanyasında domates üretiminin yaklaşık %2 düşmesi bekleniyor. Fiyatlarda iyileşme görülmesine karşın bu durum kârlılığa yansımadı; enerji, gübre ve petrol türevlerindeki artışlar üretim maliyetleri üzerinde güçlü baskı oluşturdu. İspanya’da enerji ve taşımacılık maliyetleri normal kabul edilen koşullara göre %16, plastikler ile kap ve ambalaj maliyetleri ise %18 arttı. İspanyol delegasyonu, özellikle açıkta satılan cherry domateslerde olmak üzere bu ürün grubunun ekim alanındaki kayıptan endişe duydu. Sektör, söz konusu gerilemeyi Fas rekabetinin yanı sıra işçilik maliyetleri ve düzenleyici koşullardaki farklılıklarla ilişkilendirdi. Dış ticaret verilerine göre AB’nin üçüncü ülkelerden taze domates ithalatı 2025’te 773.000 ton oldu ve bunun 527.000 tonu Fas’tan geldi. AB’nin üçüncü ülkelere ihracatı ise 383.000 ton olarak kaydedildi; bunun 279.000 tonu ağırlıklı olarak Birleşik Krallık’a gönderildi. Belçika, Hollanda ve Polonya temsilcileri de sıcak hava dalgaları, yağışlar, rugose virüsü ve yüksek enerji maliyetleri gibi sorunların Avrupa üretiminde ortak etkiler yarattığını aktardı. Toplantıda ayrıca satın alma gücündeki kayıp ve ekonomik belirsizlik nedeniyle tüketicilerin daha temkinli davrandığı belirtildi. Fransa’da sıcaklıkların desteklediği domates tüketimi, fiyatlardaki güçlü artışın ardından yavaşlayarak talepte önemli daralmaya yol açtı.

Enerji Şoku Tarım Fiyatlarını Artırdı, BM Gıda Krizi Uyarısı Yaptı
Görsel kaynağı: El Universal · Özgün haber
Veri haberi

Enerji Şoku Tarım Fiyatlarını Artırdı, BM Gıda Krizi Uyarısı Yaptı

Birleşmiş Milletlerin tarımsal kalkınma kuruluşu FIDA, enerji maliyetlerindeki artışın küçük çiftçileri zorladığını ve tarım ürünleri fiyatlarını yükselterek olası küresel gıda krizi riskini artırdığını bildirdi. Kuruluşun açıklamasına göre dünya tarım ürünleri fiyatları üçüncü çeyrekte %13 arttı; yükseliş eğilimi hızlanıyor. Orta Doğu'daki çatışmayla bağlantılı hidrokarbon fiyatlarındaki artış, ilkbahardan bu yana gübre ve yakıtı belirgin biçimde pahalılaştırdı. Bu durum tarımsal üretim ile taşımacılık maliyetlerini yükseltirken, enerji giderlerinin küçük üreticiler üzerindeki baskısını artırdı.

Bulgaristan’ın 5 Milyon Tonluk Tahıl İhracatı Riskte
Görsel kaynağı: BNR — Bulgar Ulusal Radyosu · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’ın 5 Milyon Tonluk Tahıl İhracatı Riskte

Ulusal Tahıl Üreticileri Birliği Başkanı Ilia Prodanov, deniz taşımacılığının güvenliği garanti edilemezse Bulgaristan’ın 5 milyon ton tahıl ihraç edememe riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Prodanov, gemilerin Bulgar limanlarına uğramayı reddetmeye başladığını belirtti. Prodanov’a göre dünya yıllık buğday üretimi yaklaşık 800 milyon ton, dünya piyasasında işlem gören miktar ise 200 milyon ton. Dünya buğday ticaretinin yarısından fazlası Karadeniz bölgesinden geliyor. Sigorta primleri taşımacılık maliyetlerini beş ila altı kat artırırken, Prodanov sorunun artık yalnızca fiyat olmadığını ve gemilerin Bulgaristan’a ulaşamayabileceğini ifade etti. Bulgaristan’ın limanlarını cazip tutabilmesi için karasularının güvenliğini garanti etmesi gerektiğini savundu.

İran Savaşı ABD’de Muz Tedarikini Zorluyor
Görsel kaynağı: Rzeczpospolita · Özgün haber

İran Savaşı ABD’de Muz Tedarikini Zorluyor

İran’daki savaş, ABD’nin en popüler meyvesi olan muzun üreticilerini ve tedarik zincirini zorluyor. Artan yakıt, gübre ve taşımacılık maliyetleri, ABD’ye yapılan muz sevkiyatlarının giderlerini yükseltiyor. Yıllardır düşük marjlarla faaliyet gösteren sektör, artan maliyetlerin yanında bitkilerde görülen tehlikeli hastalıklar nedeniyle kriz uyarısı yapıyor. Bu koşullar, muz üreticileri ve tedarik zincirindeki işletmeler üzerindeki baskıyı artırıyor.

Küresel Gıda Fiyatları, Kasım 2022'den Bu Yana En Yüksek Seviyede
Görsel kaynağı: Investitor · Özgün haber

Küresel Gıda Fiyatları, Kasım 2022'den Bu Yana En Yüksek Seviyede

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), küresel gıda fiyatlarının eylülde Kasım 2022'den bu yana en yüksek seviyeye çıktığını açıkladı. Temel gıda hammaddelerinin uluslararası fiyatlarını izleyen endeks, Eylül 2026'da ortalama 136 puan oldu ve ağustosa göre %1,5 yükseldi. FAO, taşımacılıktaki uzun süreli aksamalar ile hava olaylarının tüketiciler için yeni zam baskısı yaratabileceği uyarısında bulundu. FAO Başekonomisti Maximo Torero'ya göre Hürmüz Boğazı ve Karadeniz'deki aksamalar, iklim şoklarıyla birlikte enerji ve taşımacılık maliyetlerini artırıyor.

Avrupa’da Gaz Zammı Gübre Maliyetlerini Yeniden Baskılıyor
Görsel kaynağı: AgroSmart · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa’da Gaz Zammı Gübre Maliyetlerini Yeniden Baskılıyor

Avrupa’da doğal gaz fiyatlarındaki hızlı yükseliş, azotlu gübre üretim maliyetlerini yeniden artırarak çiftçilerin girdi giderleri üzerindeki baskıyı büyütüyor. Reuters’ın 21 Eylül’de aktardığı verilere göre, Avrupa’nın toptan doğal gaz fiyatları geçen yılın aynı dönemine göre %140’tan fazla arttı. Gelişme, gübrenin yanı sıra enerji, yakıt ve taşımacılık maliyetlerindeki artışla birlikte tarımsal üretim zincirini etkiliyor. Dünya Bankası verilerine göre enerji fiyatları endeksi ağustosta bir ayda %8,8 yükselirken doğal gaz fiyatı %10,1 arttı. Aynı ay gübre fiyatları %1,9 gerilese de bu düşüş, önceki dönemdeki güçlü artışların ardından gerçekleşti. Gübre fiyatları endeksi 2026’nın ilk çeyreğinde önceki çeyreğe göre %12’den fazla yükseldi ve martta 2022’den bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Dünya Bankası, endeksin 2026 genelinde %30’dan fazla artabileceğini tahmin ediyor. Avrupa’daki gaz depolarının doluluk oranı yaklaşık %69’da kaldı; bu dönem için beş yıllık ortalama %85 seviyesinde bulunuyor. Daha düşük stoklar, kış aylarında Avrupa’nın sıvılaştırılmış doğal gaz dahil ek ithalata yönelmesini gerektirebilir. Asya’daki alıcılarla aynı arz için rekabet edilmesi ve Hürmüz Boğazı çevresindeki taşımacılık aksaklıkları, gübre hammaddeleri ile bitmiş ürünlerin tedarikini de zorlaştırıyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), üreticilerin pahalı gübre nedeniyle kullanım miktarını azaltabileceği veya daha az girdi isteyen ürünlere yönelebileceği uyarısında bulunuyor. Bu durumun verimleri ve gıda arzını 2026’nın ikinci yarısı ile 2027’de etkilemesi bekleniyor. Kaynakta, mevcut koşulların 2021-2022 dönemindeki gübre krizinin boyutlarına ulaşmadığı da belirtiliyor.