ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

296 haber · Sayfa 1

Hollanda’daki Merkez, Yapay Zekâyla Kuraklığa Dayanıklı Bitkileri Belirliyor
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Hollanda’daki Merkez, Yapay Zekâyla Kuraklığa Dayanıklı Bitkileri Belirliyor

Hollanda’daki Bitki Ekofenotipleme Merkezi (NPEC), kuraklık, yüksek sıcaklık, tuzluluk ve hastalık gibi zorlu koşullarda daha iyi gelişen bitkileri belirlemek için yapay zekâ, robotlar, sensörler ve üç boyutlu kameralar kullanıyor. Wageningen ve Utrecht üniversitelerinin ortak işlettiği merkezde binlerce bitkinin gelişimi izlenerek, dayanıklılıkla ilişkili fiziksel ve fizyolojik özelliklerin ortaya çıkarılması amaçlanıyor. Elde edilen sonuçların yeni tarım çeşitlerinin geliştirilmesinde kullanılabilecek bilgiler sağlaması bekleniyor. Merkezin otomatik yetiştirme sistemi, deneylerin gerektirdiği miktarlarda su ve besin sağlayabiliyor. Seralarda marul, patates ve domates gibi türler sürekli izlenirken bitkilerin büyümesi, kök gelişimi, su tüketimi ve farklı çevresel koşullara verdiği tepkiler kaydediliyor. Sıcaklık, ışık, nem, karbondioksit yoğunluğu, toprak özellikleri, mikroorganizmalarla etkileşim, bitkiler arasındaki rekabet ve hastalıklara dayanıklılık da ölçülen göstergeler arasında yer alıyor. Ekofenotipleme yaklaşımı, bitkilerin toprak üstündeki ve kök bölgesindeki özellikleriyle performansını kontrollü ortamlarda veya tarla koşullarında nicel ve otomatik biçimde değerlendirmeye dayanıyor. Araştırmacılar bu ölçümleri bitkilerin genetik bilgileriyle ilişkilendirerek belirli koşullarda daha iyi performans gösteren genotipleri saptayabiliyor. Bu özellikler, ıslah programlarının kuraklık, tuzluluk ve hastalıklara daha uyumlu materyalleri daha erken seçmesine yardımcı olabiliyor. Merkezdeki çalışma, bitkilerin yalnızca nihai verimini değil, gelişim süreci boyunca çevresel strese nasıl tepki verdiğini de izliyor. Bu sayede ıslah programlarında sonraki aşamalarda test edilmesi gereken çeşit sayısının azaltılmasına ve yeni çeşitlerin geliştirilmesi için gereken sürenin kısaltılmasına katkı sağlanması hedefleniyor. Ancak yapay zekâ ve otomasyonla elde edilen sonuçların gerçek tarla koşullarında doğrulanması gerekiyor. NPEC’in altyapısı diğer ülkelerden araştırmacıların kullanımına da açık. Merkez, Brezilya’daki Campinas Eyalet Üniversitesi’ne bağlı Bitkilerin Moleküler Islah Merkezi ile bilimsel iş birlikleri yürütüyor. Bu çalışmalardan biri, otomatik kök fenotipleme sistemiyle bakteriler ve tahıllar arasındaki etkileşimi inceliyor.

Kazakistan-Tacikistan Tarım Ticareti Dokuz Ayda 564 Milyon Doları Aştı
Görsel kaynağı: Kazinform · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan-Tacikistan Tarım Ticareti Dokuz Ayda 564 Milyon Doları Aştı

Kazakistan ile Tacikistan arasındaki tarım ticareti, 2026’nın ocak-eylül döneminde 564 milyon ABD dolarını aşarak geçen yılın aynı dönemine göre %32,5 arttı. Kazakistan’ın Tacikistan’a tarım ürünleri ihracatı aynı dönemde 550,2 milyon dolara ulaştı. Tarım ürünleri, iki ülke arasındaki toplam ticaret hacminin %40’ını oluşturdu. Kazakistan Tarım Bakanı Aidarbek Saparov ile Tacikistanlı yetkililer, tarım ürünlerinde ikili ticaretin genişletilmesi, üretim iş birliğinin güçlendirilmesi ve tarım sektöründeki ortak çalışmaların ilerletilmesi konularını görüştü. Tacikistan tarafı bitkisel üretim, hayvancılık, ıslah ve modern teknolojilerin kullanımı alanlarında Kazakistan’la iş birliğini genişletmeye ilgi gösterdi. Kazakistan, 2026’da Tacikistan’a yaklaşık 1,1 milyon ton tahıl tedarik etti; bunun yaklaşık 900 bin tonunu buğday oluşturdu. Ayrıca Kazakistan’ın ilgili şirketi, Tacikistan’a 100 bin ton buğday sağlamak üzere anlaşma imzaladı ve şimdiye kadar 50.800 ton sevk edildi. 2025’te ayçiçek yağı sevkiyatı 83 bin tona çıkarken kanola yağı ihracatı altı katına, soya yağı ihracatı %35’e yükseldi. İki ülke, tarım iş birliğini 2027-2028 döneminde yoğunlaştırmak üzere bir yol haritası imzalamayı planlıyor. Belgede ticaretin genişletilmesi, bitkisel ve tohum üretimi, ıslah, hayvancılık verimliliği, veterinerlik ve bitki sağlığı güvenliğinin yanı sıra tarımın dijitalleştirilmesi, modern teknolojiler, bilimsel araştırma ve personel eğitimi başlıklarının yer alması öngörülüyor.

Yeni Zelanda’da Süt Sektörü İçin 46 Milyon Dolarlık Teknoloji Programı
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber

Yeni Zelanda’da Süt Sektörü İçin 46 Milyon Dolarlık Teknoloji Programı

Yeni Zelanda’da süt sektörünün uzun vadeli dayanıklılığını artırmak amacıyla 46 milyon Yeni Zelanda doları bütçeli ve yedi yıl sürmesi planlanan Responsible Dairy Programme başlatıldı. DairyNZ Başkanı Tracy Brown’ın aktardığına göre program, kanıtlanmış ve yeni teknolojilerin çiftliklerde daha hızlı kullanılmasını hedefliyor. Girişim, hükümetin Land Use Flexibility paketinin parçası olarak DairyNZ, Birincil Sanayiler Bakanlığı ve sektör ortakları tarafından yürütülüyor. Program kapsamında yüksek performanslı çiftlik sistemlerini gösterecek 35 ila 40 ortak çiftlikten oluşan bir ağ kurulacak. Bu çiftliklerin, üreticilerin farklı yeniliklerin nasıl çalıştığını görmesine ve bunları kendi işletmelerine nasıl uyarlayabileceklerini değerlendirmesine yardımcı olması planlanıyor. Brown, bu yaklaşımın süt sektöründe verimlilik ve değer artışı sağlarken çiftlik koşullarına uygun çözümlerin yaygınlaşmasına katkı sunacağını belirtiyor. DairyNZ’nin planlanan yıllık harcamasının yaklaşık 40 milyon Yeni Zelanda doları, yani %67’si araştırma, bilim ve yayım çalışmalarına ayrılıyor. Bu çalışmalar genetik, mera, su kalitesinin iyileştirilmesi ve sera gazı azaltımı gibi alanları kapsıyor. DairyNZ araştırmasına göre iyi yönetim uygulamaları, süt üretimini düşürmeden besin kayıplarını azaltabiliyor; süt çiftliklerinin %97’sinde sektörün çevre planı bulunuyor. OneBW projesi de genetik özellikleri kullanarak çiftliklere ve Yeni Zelanda’nın gelecekteki koşullarına daha uygun ineklerin yetiştirilmesini amaçlıyor. Brown, küresel süt talebinin güçlü kaldığını ancak önemli üretim bölgelerinde üretim kısıtları, maliyet baskıları, alternatif proteinlerle rekabet ve küresel belirsizliklerin bulunduğunu ifade ediyor. Yeni Zelanda’nın mera temelli üretim sisteminin sektörün ayırt edici unsurlarından biri olduğunu belirten Brown, gelecek hükümet için kaynak yönetimi reformu, dayanıklı kırsal altyapı ve güçlü biçimde finanse edilen bir biyogüvenlik sistemi çağrısı yapıyor. Yeni Zelanda’nın ulusal süt üretimi ilk kez 2 milyar kilogram süt katısını aşarken süt ürünleri ihracat geliri 28,6 milyar Yeni Zelanda dolarına ulaştı.

Paraguay’da Üç Üretici 15.000 Kg/Ha Verim Eşiğini Aştı
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay’da Üç Üretici 15.000 Kg/Ha Verim Eşiğini Aştı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Paraguay’da Agrotec’in Élite del Rinde girişiminin ilk aşamasında soya ve mısır üretim sonuçlarıyla öne çıkan sekiz üretici tanındı. Yedi üretim bölgesini kapsayan girişimde üç üretici, soya ve mısır hasatlarının birlikte değerlendirildiği hektar başına 15.000 kilogramlık hedefi aştı. Ödül töreni 30 Ekim’de Ciudad del Este’de düzenlendi. Fazenda Almeida, 15.783 kg/ha verimle girişimin ulusal şampiyonu oldu. Agro Campo 15.482,68 kg/ha, IMAPO SRL ise 15.387,10 kg/ha seviyesine ulaştı. Diğer bölgesel ödüller Santa Rita, Nueva Esperanza, Bella Vista, San Alberto, Pedro Juan Caballero, San Pedro ve Campo 9’dan üreticilere verildi. Élite del Rinde’in ilk aşamasındaki ortalama verim 12.740 kg/ha olarak açıklandı. Bu sonuç, kaynakta ulusal referans olarak verilen 10.160 kg/ha seviyesinin %25,4 üzerinde gerçekleşti. Girişim, farklı bölgelerdeki agronomik ve çevresel koşulların verim sonuçlarını etkilediğini belirterek, uygulamaların her bölgenin koşullarına uyarlanmasına vurgu yaptı. Agrotec Genel Müdürü Alex Román, ortalamanın aşılmasını şirketin farklı birimlerinin teknik bilgi, piyasa deneyimi ve özel bilgileri sürdürülebilir bir metodolojiyle uygulamasına bağladı. Román, girişimin ilk aşamasında yatırılan her bir dolar için 3,3 dolarlık getiri elde edildiğini söyledi. Program ayrıca teknik karar alma, planlama, kaynakların verimli kullanımı ve teknolojinin tarımsal rekabetçiliği desteklemedeki rolünü öne çıkarıyor.

Çevre Kuralları Sıkılaşırsa Akıllı Tarımın Ekonomik Alanı %75’e Çıkabilir
Görsel kaynağı: Agrárszektor · Özgün haber
Veri haberi

Çevre Kuralları Sıkılaşırsa Akıllı Tarımın Ekonomik Alanı %75’e Çıkabilir

Bonn Üniversitesi liderliğinde hazırlanan kapsamlı bir araştırmaya göre akıllı tarım çözümleri, yalnızca teknolojik bir yenilik olmaktan çıkarak tarım sektörünün rekabetçiliği açısından önemli bir koşula dönüşüyor. Küresel tarım alanlarının yaklaşık yarısında bu sistemlerin ekonomik olarak uygulanabilir olduğu belirtilirken, çevre koruma düzenlemelerinin sıkılaşması halinde oranın %75’e ulaşabileceği aktarılıyor. Kuralların gevşetilmesi durumunda ise ekonomik olarak sisteme dahil edilebilecek alanların oranının %31’e gerileyebileceği ifade ediliyor. Araştırmada akıllı tarımın temelini hedefli müdahale oluşturuyor. Dronlar zararlıları ve besin eksikliklerini erken tespit ederken, GPS kontrollü makineler yalnızca gerekli bölgelere ve ihtiyaç duyulan miktarda bitki koruma ürünü ya da gübre uyguluyor. Otonom yabancı ot temizleme robotları ile toprak nemini izleyen akıllı sulama sistemleri de girdi ve su kullanımını azaltmaya yönelik kullanılıyor. Bu çözümlerin, kuraklık ve aşırı kimyasal kullanımı gibi çevresel sorunların ağır olduğu bölgelerde daha fazla yarar sağladığı belirtiliyor. Teknolojiden elde edilen ekonomik fayda bölgelere göre değişiyor. Yüksek gelirli, ortalama işletme büyüklüğü fazla ve düzenlemeleri sıkı olan Batı Avrupa, Kuzey Amerika ve Avustralya’da robotlaşma ve hedefli uygulamalar önemli tasarruf sağlayabiliyor. Buna karşılık gelişmekte olan bölgelerde geçiş; yüksek yatırım gereksinimi, yetersiz dijital altyapı ve uzmanlık ihtiyacı nedeniyle zorlaşıyor. Araştırmacılar, küçük işletmelerin de bu araçlardan yararlanabilmesi için tarım politikası destekleri ve teşvik sistemlerine ihtiyaç olduğunu belirtiyor.

Moldova’da Çiftçilere MAME 2 Kapsamında 35 Milyon Avroluk Finansman Planı
Görsel kaynağı: AgroTV Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da Çiftçilere MAME 2 Kapsamında 35 Milyon Avroluk Finansman Planı

Moldova’da çiftçilerin tarım makineleri ve ekipman alımında kullanabileceği yeni finansman programı MAME 2 için hazırlıklar son aşamaya geldi. Tarımın Geliştirilmesi ve Modernizasyonu Ajansı (ADMA) İcra Direktörü Maxim Popov’un açıklamasına göre program, teminat göstermeden finansmana erişim, daha uzun geri ödeme süresi ve %20 avans koşulu sunacak. Uygulamanın en geç Nisan-Mayıs 2027’de başlaması hedefleniyor. Programın yürürlüğe girmesi için değişim notlarının 9 Kasım’da Japonya’nın Moldova büyükelçisi ile dışişleri bakanı arasında imzalanması planlanıyor. Kredi anlaşması ile uygulama mutabakatının ise 17 Kasım’da Tokyo’da imzalanması öngörülüyor. Popov, değişim notları imzalanmadan kredi anlaşmasının imzalanamayacağını belirterek sürecin henüz planlama aşamasında olduğunu ifade etti. Popov’un verdiği bilgiye göre MAME 2 için 35 milyon avroluk finansman öngörülüyor. İlk MAME programında yaklaşık 18 milyon dolarlık bir finansmandan söz edildiğini belirten Popov, yeni programda kredi geri ödeme süresinin dört veya beş yıl olacağını ve çiftçilerden, yaşları ya da işletme biçimleri ne olursa olsun, %20 avans alınacağını söyledi. MAME 2, önceki programa kıyasla daha geniş bir ekipman grubunu kapsayacak. Finansman; tarım makinelerinin yanı sıra sulama sistemleri, bahçecilik sektörünü destekleyen sistemler ve işleme teknolojilerinin alımında kullanılabilecek. Programla bağlantılı olarak çiftçiler ve bağcılar için Japonya’ya birden fazla çalışma ziyareti düzenlenmesi de planlanıyor. ADMA’ya göre ülkede her yıl yüzlerce çiftçi kurumun finansman araçlarına başvuruyor.

Arjantin Tarım Makineleri Sektörü Daralan Pazar ve Yüksek Maliyet Baskısıyla Dış Pazarlara Yöneliyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin Tarım Makineleri Sektörü Daralan Pazar ve Yüksek Maliyet Baskısıyla Dış Pazarlara Yöneliyor

Arjantin tarım makineleri sektörü, daralan iç pazar ve yüksek maliyetler nedeniyle kârlılığı korumakta zorlanırken dış pazarlarda yeni fırsatlar arıyor. Arjantin Tarım Makineleri Üreticileri Odası (Cafma) Başkanı Hernán Zubeldía, sektörün vergi yükünün Brezilya’nın iki katına, Meksika’nın ise iki katından fazlasına ulaştığını; buna karşın fiyatların benzer düzeylerde kaldığını belirtti. Zubeldía’ya göre yüksek maliyetler, üreticilerin yatırım kararlarını zorlaştırıyor ve sektörün rekabet gücünü sınırlıyor. Rosario Ticaret Borsası verilerine göre Arjantin’de tarım makinesi satışları 2026’nın ilk yarısında 2025’in aynı dönemine kıyasla %7,1 geriledi. Enflasyondan arındırılmış cirodaki düşüş ise %19,6 oldu. Sektör temsilcileri, bu tablonun yalnızca makine ithalatındaki rekabetle değil, tarım üreticileri ve müteahhitlerin yatırım yapma kapasitesindeki zayıflamayla da bağlantılı olduğunu ifade ediyor. İç pazardaki daralma, üreticilerin fabrika yatırımlarını ve süreç modernizasyonunu daha dikkatli değerlendirmesine yol açıyor. Sektörün gündeme getirdiği başlıca sorunlardan biri, %21 vergiyle alınan girdiler ile %10,5 oranıyla satılan makinelerden kaynaklanan teknik Katma Değer Vergisi (KDV) bakiyelerinin iade edilmemesi. Cafma Başkanı, bu tutarların güncellenmeden beklediğini ve fabrikalar açısından önemli bir finansman yükü oluşturduğunu söyledi. Zubeldía ayrıca kârlılığın düşük kalması halinde önümüzdeki on yılda sektörde bir yatırımsızlaşma döneminin yaşanabileceği uyarısında bulundu. Arjantin’in iç pazarının rakip ülkelere göre daha küçük olması, satışlardaki düşüşün tamamının ihracata aktarılmasını da zorlaştırıyor. Zubeldía, ABD, Meksika ve Brezilya’da üretilen ton başına kullanılan tarım makinesi miktarının Arjantin’in yaklaşık yedi katına ulaştığını; uluslararası fiyatlar birbirine yaklaşırken yüksek maliyetlerle rekabet etmenin güçleştiğini belirtti. Bu koşullara rağmen sektör, Doğu Avrupa’ya yönelik ticari misyonlar ve Agrinova markası gibi girişimlerle dış pazarlarda büyümeye çalışıyor. Cafma, doğrudan makine satışından önce doğrudan ekim ve silobag gibi teknolojilerle pazara girmeyi, ardından ekim makineleri, römorklar, tanklar, donanım ve yazılım gibi daha geniş bir ürün ve sistem yelpazesi sunmayı hedefliyor.

Kazakistan Tarımda Verimlilik ve Teknolojik Bağımsızlığa Odaklanacak
Görsel kaynağı: AgroInfo Kazakhstan · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan Tarımda Verimlilik ve Teknolojik Bağımsızlığa Odaklanacak

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in mesajı, tarım politikasında yalnızca üretim hacmini artırmaya değil, verimlilik, gıda sanayisinin geliştirilmesi, teknolojik bağımsızlık ve suyun rasyonel kullanımına yönelmeyi öne çıkardı. Cumhurbaşkanlığı Mesajı’ndaki başlıkları değerlendiren Cumhurbaşkanlığına bağlı Kazakistan Stratejik Araştırmalar Enstitüsü uzmanı Marhat Şaripov, tarım için uzun vadeli finansman, Kazakistan’da modern traktör ve biçerdöver üretimi, yapay zekâ kullanımı, sulama alanlarının genişletilmesi ile ürünlerin depolanması ve pazarlanmasına yönelik sistem kurulmasının öne çıktığını belirtti. Mesajda yer alan verilere göre tarım-gıda sektörünün 2025’te yaklaşık %5,9 büyüdüğü, üretim hacminin 15 trilyon tengeye ulaştığı ve aynı yıl açıklanan imtiyazlı finansmanın 1,5 trilyon tenge olduğu aktarıldı. Şaripov, mevcut kaynakların önemli bölümünün cari ihtiyaçlar ve işletme sermayesi için kullanıldığını, tarım işletmelerinin ise makine, çiftlik, silo, sebze deposu ve işleme tesisi gibi yıllara yayılan yatırımlar için daha uzun vadeli finansmana ihtiyaç duyduğunu söyledi. Tarım makinelerinin yenilenmesi de gıda güvenliği ve üretim verimliliğiyle bağlantılı bir öncelik olarak gösterildi. Şaripov’a göre teknoloji politikasının başarısı yalnızca makine üretimindeki artışla değil, yedek parça, servis, onarım, yazılım, uzman eğitimi ve makinenin hektar başına işletme maliyetiyle değerlendirilmeli. Yapay zekânın ise uydu görüntülerinin analizi, verim tahmini, girdi kullanımının optimizasyonu, arızaların erken tespiti ve lojistik planlamasında kullanılması öngörülüyor. Mesajda büyük su kaynakları yakınındaki sulama alanlarının modern teknolojilerle genişletilmesinin geleneksel ürünlerde verimi potansiyel olarak 2 ila 2,5 kat artırabileceği belirtildi. Ancak uzman, su tasarrufu teknolojileri olmadan sulamanın genişletilmesinin kaynaklar üzerindeki baskıyı artırabileceği uyarısında bulundu. Kanalların modernizasyonu, taşıma kayıplarının azaltılması, damla sulama, su kullanımının dijital takibi ve ekim planlarının su dengesine göre yapılması önerildi.

INTA, Uydu Verileriyle Meralardaki Yem Stoğunu Tahmin Ediyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

INTA, Uydu Verileriyle Meralardaki Yem Stoğunu Tahmin Ediyor

Arjantin’deki INTA araştırmacıları, hayvancılık işletmelerinde meralarda bulunan yem miktarını geniş alanlarda tahmin etmeye yönelik bir metodoloji geliştiriyor. Çalışma, Sentinel-2 uydusundan alınan görüntüleri seçilmiş noktalarda yapılan biyokütle ölçümleri ve işletmelerin özelliklerine ilişkin verilerle birleştiriyor. Böylece tüm parsellerin tek tek gezilip ölçülmesine gerek kalmadan ot stoğunun haritalanması amaçlanıyor. Elde edilen bilgiler, işletmelerin taşıyabileceği hayvan sayısını belirlemesine, hayvanların ne zaman başka alanlara taşınacağına ve yem rezervlerinin nasıl yönetileceğine yardımcı olabilir. Sistem, uydu görüntülerindeki farklı spektral bantlardan hesaplanan indeksleri matematiksel modellerle bitki biyokütlesine bağlıyor. Ancak uydu verilerinin tek başına yeterli olmadığı, modellerin kurulması ve kalibre edilmesi için sahadan doğrudan ölçüm alınması gerektiği belirtiliyor. Metodolojinin geliştirilmesi ve değerlendirilmesi kapsamında Balcarce Birleşik Birimi’ndeki ılıman meralarda 46 örnekleme tarihinden alınan verilerle 68 spektral indeks incelendi. Río de la Plata bölgesindeki doğal meralarda ise Arjantin ve Uruguay’daki beş sahada 11 örnekleme tarihi kullanıldı. Çalışmaya Arjantin, Uruguay, Kolombiya ve Kosta Rika’dan araştırmacılar FONTAGRO projesi kapsamında katıldı. Araştırmacılar, kalibrasyonda kullanılmayan daha sonraki tarihlere ait görüntülerde model doğruluğunun azaldığını belirledi. Bu nedenle yöntemin yaygınlaştırılmasından önce periyodik yeniden kalibrasyon yapılması gerekiyor. Ekip ayrıca, Sentinel-2 indeksleriyle saha ölçümlerini birleştirerek işletme ölçeğinde ot bulunabilirliği haritaları üreten pilot bir web uygulaması hazırladı.

Bakü’de İlk Azerbaycan Bölgesel Su Ürünleri Forumu Düzenlendi
Görsel kaynağı: AZERTAC · Özgün haber
Veri haberi

Bakü’de İlk Azerbaycan Bölgesel Su Ürünleri Forumu Düzenlendi

3 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

İlk Azerbaycan Bölgesel Su Ürünleri Forumu, Azerbaycan Tarım Bakanlığının organizasyonuyla Bakü’de düzenlendi. Balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliğinin mevcut durumu ile geleceği, devlet destekleri, bölgesel işbirliği ve sucul biyolojik kaynakların korunması ele alındı. Foruma Azerbaycanlı yetkililerin yanı sıra FAO temsilcileri, Türkiye, Gürcistan, Kazakistan ve Türkmenistan delegeleri, uluslararası kuruluşlar, sektör uzmanları ve özel sektör temsilcileri katıldı. Tarım Bakanı Majnun Mammadov, balık stoklarının korunması, altyapının modernleştirilmesi, ileri teknolojilerin kullanılması ve sektöre yatırım çekilmesini öncelikler arasında gösterdi. Mammadov’un aktardığına göre 2026–2030 Devlet Programı, yıllık su ürünleri yetiştiriciliği üretimini 3.400 tondan 2030’a kadar 7.700 tona çıkarmayı hedefliyor. Bakan ayrıca kamu, işletmeler, akademi ve bölgesel ortaklar arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Forumda, bu hedeflerin gıda güvenliğine katkı sağlaması, ithalata bağımlılığı azaltması ve bölgelerde istihdam oluşturması beklenirken, balıkçılık ve yetiştiriciliğin hukuki çerçevesinin geliştirilmesi, yasa dışı avcılığın önlenmesi ve denetimin güçlendirilmesi de gündeme geldi. Azerbaycan Başbakanlık Kabinesi Tarım ve Çevre İşleri Daire Başkanı Latif Gasimov, dijital izleme, yerel balık türleri ile Hazar Denizi’nin sucul kaynaklarının korunması ve sektörün küresel değer zincirlerine bağlanmasının önemini vurguladı. FAO Avrupa ve Orta Asya Bölge Başkan Yardımcısı Nabil Gangi, iklime dayanıklı uygulamalar, modern teknolojiler, veriye dayalı yönetim, su kaynaklarının verimli kullanımı ve sucul hayvan sağlığına ilişkin daha iyi bilginin önemine dikkat çekti. Trend News Agency’ye göre FAO ile Azerbaycan arasındaki çalışmalar sektör değerlendirmelerini, balıkçılık yol haritasını ve Türkiye ile deneyim paylaşımını da kapsıyor. Forum, bölgesel işbirliği, stokların korunması, düzenleyici çerçeve ve özel sektörün rolüne ilişkin panellerle sürdü.

Bulgaristan, ABD’den Embriyo ve Sığır Genetik Materyali İthalatını Değerlendiriyor
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Bulgaristan, ABD’den Embriyo ve Sığır Genetik Materyali İthalatını Değerlendiriyor

Bulgaristan Tarım ve Gıda Bakan Yardımcısı Prof. Krum Nedelkov ile ABD’nin Wisconsin eyaletindeki Amerikan Hayvancılık Genetiği İhracat Şirketinin yöneticisi Martin Ziber, hayvancılık genetiğinde iş birliği olanaklarını görüştü. Görüşmede genetik materyal ithalatı, sütçü ve etçi sığırcılıkta modern üreme teknolojilerinin uygulanması ve sütçü ırklarda embriyo transferi ele alındı. Nedelkov, Bulgaristan’ın Aberdeen Angus ve Wagyu ırklarından semensel materyal ithalatıyla ilgilendiğini belirtti. Ziber ise genetik örnekler aracılığıyla yerel üreticilerin Amerikan ırklarını tanıyabileceğini ve hayvanların verim göstergelerini mevcut kullanılanlarla karşılaştırabileceğini söyledi. Nedelkov, Amerikan genetiğinin Bulgaristan hayvancılığının genetik potansiyelini geliştirebileceğini ifade etti.

Suriye’de Balıkçılık Kaynaklarını Korumak İçin İzleme ve Yetiştiricilik Çalışmaları Güçlendirilecek
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye’de Balıkçılık Kaynaklarını Korumak İçin İzleme ve Yetiştiricilik Çalışmaları Güçlendirilecek

Suriye’de balıkçılık kaynaklarının kirlilik, iklim değişikliği ve aşırı avcılığın artan baskısıyla karşı karşıya olduğu bildirildi. Genel Balıkçılık ve Su Canlıları Kurumunun araştırma direktörü Heysem Dib, kaynakların korunması için deniz araştırmalarının yoğunlaştırılması, su kalitesinin izlenmesi, istilacı türlerin takip edilmesi ve ilgili kurumlar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Dib’e göre uydu ve uzaktan algılama teknolojileri, su sıcaklığı, klorofil ve deniz planktonu yoğunluğu ile petrol kirliliği alanları ve alg çoğalmasının izlenmesine katkı sağlıyor. Deniz sensörleri oksijen, tuzluluk, asitlik ve bulanıklığı sürekli ölçerek çevresel değişimlerde erken uyarı sağlayabiliyor. Coğrafi bilgi sistemleri kirlilik, balıkçılık ve yetiştiricilik için uygun alanların belirlenmesinde; akustik araştırma ve sonar ise deniz tabanı, balık toplulukları ve balık stoklarının değerlendirilmesinde kullanılıyor. Sürdürülebilir avcılık için üreme dönemlerinde biyolojik dinlenme sürelerinin uygulanması, ruhsatların düzenlenmesi ve patlayıcı, zehir, elektrik akımı ile yasa dışı ve dar gözlü ağların kullanımının önlenmesi gerektiği belirtildi. Aşırı avcılık ve stokların aşırı tüketimi sürerken, patlayıcı kullanımının son dönemde azaldığı ifade edildi. Arıtılmamış kanalizasyon ile sanayi atıklarının deniz ve nehirlere boşaltılmasının su kalitesini düşürdüğü, alg çoğalmasını artırdığı ve çözünmüş oksijenin azalması yoluyla balık yaşamını tehdit ettiği aktarıldı. Doğu Akdeniz’de yükselen su sıcaklığı ve Kızıldeniz’den Süveyş Kanalı üzerinden gelen türlerin istilacı türlerin yayılmasına katkı sağladığı, gemilerin balast suyunun da bu geçiş yollarından biri olduğu kaydedildi. Kurum ayrıca yüzer kafesler ile kıyı ve iç su alanlarında yetiştiricilik projelerini genişletmeyi, kuluçkahane, araştırma merkezi ve kamu çiftliklerini rehabilite etmeyi planlıyor.

Arap Birliği Fonu, Gana’da Sürdürülebilir Sulama Çalıştayına Katıldı
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Arap Birliği Fonu, Gana’da Sürdürülebilir Sulama Çalıştayına Katıldı

Arap Birliği Afrika Ülkelerine Teknik Yardım Fonu, Afrika’da sürdürülebilir sulama ve tarımsal su yönetimi konusunda bilgi ve deneyim paylaşımını amaçlayan bölgesel çalıştaya Gana’nın başkenti Akra’da katıldı. 3-6 Kasım tarihlerinde düzenlenen çalıştay, Afrika Birliği SAFGRAD Ofisi ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) Gana’daki bölge ofisiyle işbirliği içinde gerçekleştirildi. Çalıştaya 20 Afrika ülkesinden 60 temsilcinin yanı sıra Dünya Bankası, Uluslararası Sulama ve Drenaj Komisyonu ile Uluslararası Su Yönetimi Enstitüsünden uzman ve temsilciler katıldı. Toplantıda sulama politikalarının geliştirilmesi, su kaynaklarının kullanımında verimliliğin artırılması ve sulama sistemlerinin güncellenmesi ele alındı. Gündemin diğer başlıklarını tarımsal su yönetiminde modern teknolojilerin kullanımı, iklim değişikliği ve kuraklığın yarattığı zorluklara karşı yatırımların ve ortaklıkların güçlendirilmesi oluşturdu. Programda katılımcı ülkelerin ulusal deneyimleri sunuldu ve teknik oturumlar düzenlendi. Çalıştay, Gana’daki sulama ve tarımsal su yönetimi uygulamalarından birine yapılan saha ziyaretiyle tamamlandı. Fon, Afrika ülkelerini teknik yardım, kapasite geliştirme ve uzmanlık paylaşımı yoluyla destekleme hedefini vurguladı.

Mısır Tarım ve Arazi Islahı Bakanı İstanbul’daki Boğaziçi Zirvesi’nde Türkiye ile İşbirliğini Görüşecek
Görsel kaynağı: Al-Watan Egypt · Özgün haber
Veri haberi

Mısır Tarım ve Arazi Islahı Bakanı İstanbul’daki Boğaziçi Zirvesi’nde Türkiye ile İşbirliğini Görüşecek

Mısır Tarım ve Arazi Islahı Bakanı Alaa Farouk, 4-6 Kasım 2026 tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenen 17. Boğaziçi Zirvesi’ne katılıyor. “Küresel dönüşüm ve istikrar arayışı” temasıyla düzenlenen zirvede liderler, karar alıcılar, yetkililer ile 70’ten fazla ülke ve uluslararası kuruluşun temsilcileri yer alıyor. Farouk, zirvenin “Su, gıda ve tarımsal güvenlik: Sessiz küresel kriz” başlıklı ana oturumunda başlıca konuşmacı olarak Mısır’ın tarım sektörünü modernleştirme yaklaşımını aktaracak. Bu kapsamda arazi ıslahı ve yatay genişleme projeleri, modern teknolojilerin kullanımı, çöl tarımı, gıda koridorlarının güçlendirilmesi, su diplomasisi ve iklim değişikliği karşısında sürdürülebilirlik konuları ele alınacak. Zirvenin yan etkinliklerinde Farouk’un Türkiye ile tarım alanındaki ikili işbirliğini geliştirme ve iki ülke arasında imzalanan mutabakatları etkinleştirme yollarını görüşmesi planlanıyor. Görüşmelerde tarım ürünleri ticaretinin artırılması ve Mısır ihracatının Türkiye pazarına erişiminin kolaylaştırılması da gündemde olacak. Ayrıca tarımsal araştırmalar, tohum ve gübre üretimi, veterinerlik hizmetleri, tarımsal karantina ile iki ülkenin özel sektörleri arasındaki yatırım ortaklıkları değerlendirilecek.

Türkiye, Afrika ile Tarım Ortaklığını Yeni Projelerle Güçlendirmek İstiyor
Görsel kaynağı: Oslobođenje · Özgün haber

Türkiye, Afrika ile Tarım Ortaklığını Yeni Projelerle Güçlendirmek İstiyor

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye’nin Afrika ülkeleriyle ticari ve ekonomik bağlarını güçlendirmek istediğini, tarımın gelecekteki iş birliğinin öncelikli alanlarından biri olduğunu söyledi. Açıklama, İstanbul’da düzenlenen 6. Afrika Tarım ve Gıda Zirvesi’ne katılımının ardından geldi. Tarım, Türkiye’nin Afrika ile ilişkileri geliştirme stratejisinde 2025-2029 dönemi için öncelikli sektörler arasında yer alıyor. Ankara, tarımsal üretim deneyimini, modern teknolojilerini, mekanizasyonunu ve tarım-gıda sektörünü Afrika ülkelerinin kaynakları ve üretim imkânlarıyla ilişkilendirmeyi planlıyor. Bolat, Afrika’nın doğal kaynakları, büyüyen pazarları ve üretim kapasitesinin yeni ekonomik ortaklıklar için fırsat sunduğunu belirtti. İş birliğinin gıda tedarik güvenliğine, istihdama ve sürdürülebilir ekonomik kalkınmaya katkı sağlaması bekleniyor.

EuroTier 2026'da Yemleme Verimliliği ve Hayvancılık İnovasyonları Öne Çıkacak
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

EuroTier 2026'da Yemleme Verimliliği ve Hayvancılık İnovasyonları Öne Çıkacak

EuroTier 2026, 10-13 Kasım 2026'da Hannover'de üreticileri, hayvancılık işletmelerini ve uzmanları yemleme ile çiftlik yönetiminde kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlayabilecek çözümleri görüşmek üzere bir araya getirecek. Etkinlikte yemleme verimliliği; rasyondaki besin maddelerinin üretime dönüşmesi, hammadde maliyetleri, sindirilebilirlik, yemleme doğruluğu ve kayıpların sınırlandırılması çerçevesinde ele alınacak. Etkinliğe Yem Karma Üreticileri Birliği (SPKF) üyeleri de katılacak. Birlik, 2024'teki katılımının ardından Bulgaristan Tarım ve Gıda Bakanlığının desteğiyle yeniden Bulgaristan ulusal pavilyonu düzenleyecek. Pavilyon, Bulgar şirketlerinin ürünlerini ve uzmanlıklarını tanıtmasına, uluslararası ortaklarla iş birliği fırsatlarını görüşmesine ve farklı pazarların beklentilerini değerlendirmesine olanak sağlayacak. Pavilyon 10-13 Kasım'da salon 20, C44 numaralı stantta ziyaretçileri ağırlayacak. Innovation Award EuroTier 2026'nın açıklanan altın ödülleri arasında süt inekleri için geliştirilen PerformaNat CatiBovin adlı yem katkısı da bulunuyor. DLG'nin açıklamasına göre ürün, fitogenik aktif bileşenlerle azot ve kalsiyumun kullanımını iyileştirmeyi; besin maddesi kayıpları ile amonyak emisyonlarını azaltma potansiyeli taşımayı hedefliyor. Ürünün kullanımında rasyonun bileşimi, üretim sistemi ve sonuçların gerçek bir çiftlikte izlenebilmesi önem taşıyor. “Intelligence in Animal Farming” mottosuyla düzenlenecek etkinlikte otomasyon, dijital teknolojiler ve yapay zekânın hayvancılıktaki kullanım alanları da sergilenecek. Altın ödüllü SmartCalving sistemi, hayvan gözlemini buzağılama alanındaki mikroiklim ve ekipman yönetimi verileriyle birleştiriyor; yaklaşan doğum saptandığında önceden belirlenmiş işlemleri otomatik olarak başlatabiliyor. Bu çözümler, yemleme uzmanları, veteriner hekimler ve teknoloji tedarikçileri arasındaki iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan profesyonel tartışmalara zemin hazırlayacak.

Rusya’da Tarım Sigortasında 2027 İçin Gerileme Beklentisi
Fotoğraf: Иван Высочинский / ТАСС · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Tarım Sigortasında 2027 İçin Gerileme Beklentisi

Rusya’da hava risklerine karşı sigortalanan tarla ve çok yıllık bitki alanının 2027’de 700 bin hektar, yani %4,5 azalabileceği öngörüldü. Uzmanlar, sigorta kapsamındaki hayvan ve kanatlı sayısının da %5-7 düşebileceğini belirtti. Tahminler, mevcut yıl verileri temel alınarak Zolotaya Osen tarım fuarı kapsamında paylaşıldı. Bitkisel üretimde sigorta kapsamındaki ekim alanı 2026’da önceki yıla göre %7 azalarak 15,2 milyon hektara geriledi. Kışlık ürünlerde sigorta kapsamı ekili alanların %38’ine ulaşırken, yazlık ürünlerde bu oran %27,5’te kaldı. Kaynakta, 2024-2025 döneminde tarım sektöründe 59 kez acil durum ilan edildiği ve ilkbahar donları, olgunlaşma dönemindeki kuraklık ile hasat sırasındaki şiddetli yağışların 38 bölgede olumsuz sonuçlara yol açtığı belirtildi. Merkez Federal Bölgesi’nde ekim alanı bulunan 17 federal birimin tamamı dikkate alındığında, 2026 hasadı için sigorta kapsamı %4 düştü. Voronej, Kursk, Belgorod, Tula, Smolensk, Yaroslavl ve Moskova bölgelerinde ise artış kaydedildi. Voronej’de ekili alanların %28’i, yani 763 bin hektar; Tambov’da %32’si, yani 611 bin hektar sigortalandı. Ulusal Tarım Sigortacıları Birliği (NSA), bitkisel üretimde sigorta kapsamının yeniden gerileyerek 14,5 milyon hektara düşebileceğini tahmin ediyor. Birlik, bu beklentinin gerekçeleri arasında elverişli hava koşullarını ve federal ile bölgesel teşviklerin kaldırılmasını gösteriyor. Hayvancılıkta yürürlükteki sözleşmeler kapsamında 14,2 milyon koşullu baş sigortalı bulunuyor; bu sayı önceki yıla göre %6 daha düşük. 2026’da poliçelere dahil edilen hayvan sayısı 7,5 milyon olurken, Merkez Federal Bölgesi’ndeki toplam düşüş %18 olarak gerçekleşti. Sigortalı hayvan ve kanatlı sayısındaki gerilemede ekonomik zorlukların yanı sıra işletmelerin mali olanaklarının sınırlı olması ve hayvan varlığındaki azalma da etkili olabilir. Sigorta ödemelerinin 2026 sonuna kadar yaklaşık 8,5 milyar ruble olması bekleniyor; önceki iki yılda bu tutar 8,8 milyar ve 11,2 milyar rubleydi. Yetkililer ve sektör temsilcileri, devlet destekli sigortanın doğal afetlerin tarım üzerindeki etkisini hafifletmeye yardımcı olduğu görüşünde. Bahçeler ve meyve bahçeleri bitkisel üretimde, su ürünleri yetiştiriciliği ise hayvancılık sigortasında en az gelişmiş alanlar arasında gösterildi. Devlet destekli ürün sigortasında 2026’nın ilk yarısındaki ortalama tarife yaklaşık %25, hayvan sigortasında ise %19 geriledi.

Birleşik Krallık ve AB, Brexit Sonrası Gıda Ticaretindeki Engelleri Kaldıracak Taslak Anlaşmada Uzlaştı
Görsel kaynağı: News.Az · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık ve AB, Brexit Sonrası Gıda Ticaretindeki Engelleri Kaldıracak Taslak Anlaşmada Uzlaştı

Birleşik Krallık ile Avrupa Birliği, Brexit sonrasında gıda ve tarım ticaretinde uygulanan kontrolleri ve idari engelleri kaldırmayı amaçlayan bir taslak anlaşma üzerinde uzlaştı. Öneri, kasım ayında yapılması planlanan Birleşik Krallık-AB zirvesi öncesinde gündeme geldi. Anlaşmanın yürürlüğe girmesi için tarafların siyasi ve hukuki süreçleri tamamlaması gerekiyor. Sıhhi ve bitki sağlığı (SPS) kurallarını kapsayan taslak, AB üyesi ülkelerin değerlendirmesi için dolaşıma sokulan 200 sayfalık bir belgede yer alıyor. Düzenleme; ihracat sağlık sertifikaları, bitki sağlığı sertifikaları, denetim ücretleri, organik sertifikasyon şartları ve bazı liman harçları gibi Brexit sonrasında getirilen maliyet ve işlemlerin kaldırılmasını öngörüyor. İngiliz hükümetine göre bu adımlar, uzun vadede ülke ekonomisine yıllık yaklaşık 5,1 milyar sterlin katkı sağlayabilir. Anlaşmanın uygulanması halinde Birleşik Krallık'tan AB pazarına taze sosis, burger, ülkenin karasularında avlanan kabuklu deniz ürünleri ve tohumluk patates sevkiyatının yeniden başlaması bekleniyor. Birleşik Krallık ayrıca gıda, hayvansal ürün ve bitkisel ürünlere ilişkin düzenlemelerini mevcut ve gelecekteki AB standartlarıyla “dinamik uyum” süreci üzerinden eşleştirmeyi taahhüt edecek. Bununla birlikte, hassas ıslah ve gen düzenleme teknolojileri gibi bazı alanlarda iki tarafın kuralları arasında farklılıklar bulunuyor. İngiliz süpermarketleri ve tarım temsilcileri taslağı desteklerken, bazı Brexit yanlıları Birleşik Krallık'ın AB kurallarını benimsemesini eleştirdi. İngiliz Ticaret Odaları tarafından yapılan bir ankette ihracatçı işletmelerin %56'sı, AB gümrük evrakı ve gecikmelerinin kaldırılmasını destekledi; imalatçılar arasındaki oran %58 oldu. Taslak, AB'nin Daimi Temsilciler Komitesi'nde ele alınacak.

Mısır’da Tarımsal Kalkınma İçin 58.22 Milyon Avroluk Finansman ve 470 Bin Dolarlık Hibe İmzalandı
Görsel kaynağı: Al-Shorouk · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Tarımsal Kalkınma İçin 58.22 Milyon Avroluk Finansman ve 470 Bin Dolarlık Hibe İmzalandı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Mısır’da tarımsal ve kırsal kalkınmayı desteklemek amacıyla Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) ile iki anlaşma imzalandı. Anlaşmalar, Su Kaynakları ve Sulama Bakanlığı ile Tarım ve Arazi Islahı Bakanlığı yararına yapıldı ve tarım sektörüyle kırsal toplulukların su ve iklim kaynaklı zorluklara karşı dayanıklılığını artırmayı hedefliyor. Anlaşmalardan biri, Nil Vadisi’nde iklim değişikliğine uyumlu su yönetimi projesinin uygulanması için 58.22 milyon avroluk imtiyazlı kalkınma finansmanı sağlıyor. Diğer anlaşma ise Mısır’ın tarımsal dayanıklılığını ve öncü konumunu destekleyen proje için 470 bin dolarlık hibe içeriyor. Finansman ve hibe; su kaynaklarının verimli kullanımı, sürdürülebilir tarım teknolojileri, iklim uyum uygulamaları ve dijital tarım çözümlerinin yaygınlaştırılmasına yöneliyor.

AgriFuture Georgia 2026, Gürcistan Tarımında Küresel İş Birliklerine Odaklandı
Görsel kaynağı: Georgia Today · Özgün haber
Veri haberi

AgriFuture Georgia 2026, Gürcistan Tarımında Küresel İş Birliklerine Odaklandı

Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te 30 Ekim’de düzenlenen AgriFuture Georgia 2026, tarım ve gıda sektöründe teknoloji, yatırım ve ticari iş birliğini gündeme taşıdı. NIADAGI Group tarafından Sheraton Grand Tbilisi Metechi Palace’ta düzenlenen uluslararası forum, Gürcü çiftçileri, tarım girişimcilerini, yatırımcıları, kamu temsilcilerini ve uluslararası şirketleri bir araya getirdi. Etkinliğe İtalya, Birleşik Krallık, Hollanda, Yunanistan, Almanya, İsviçre, ABD, Şili ve Moldova’dan temsilciler katıldı. Forum, geleneksel konferans sunumlarının ötesine geçerek doğrudan ticari görüşmelere odaklandı. Programda 110’dan fazla işletmeler arası toplantı planlandı. Yerel üreticilerin, ihtiyaçlarını ürün ve teknik uzmanlık sunan şirketlere doğrudan aktarabilmesi amaçlandı. İki ana oturumda sunumlar ve panel tartışması; sergi stantları ve bireysel iş görüşmeleriyle birlikte yürütüldü. Böylece tarım sektöründeki sorunların potansiyel tedarikçiler, teknik ortaklar ve uluslararası emtia ticareti şirketleriyle somut görüşmelere dönüştürülmesi hedeflendi. Açılış oturumunda NIADAGI Kurucusu Nikoloz Didebashvili, Gürcistan Çevre Koruma ve Tarım Bakan Yardımcısı Lasha Dolidze, Kırsal Kalkınma Ajansını temsilen Giorgi Avaliani ve TBC Bank’tan Mariam Kvilitaia yer aldı. “Tarımda Ana Pazarlar ve Yenilikler” başlıklı panelde RK Growers, Vivent Biosignals, Schrijnwerkers Plants B.V. ve NIADAGI temsilcileri konuştu. Görüşmelerde Gürcistan tarımının yalnızca üretim kapasitesiyle değil, rekabet gücü, teknoloji kullanımı ve uluslararası pazarlarla ticari bağlantılarıyla da geliştirilmesi ele alındı. NIADAGI, uluslararası tedarikçiler ve uzmanlarla ilişkileri üzerinden Gürcü üreticiler ile küresel tarım sektörü arasında aracı rol üstleniyor. Forumda tarımsal değer zincirinin farklı aşamalarına yönelik çözümler tanıtıldı. İsviçre merkezli Vivent Biosignals, sensörler ve yapay zekâ kullanarak bitkilerdeki stres belirtilerini görünür hale gelmeden önce izlemeye yönelik teknolojisini sundu. Almanya’dan exatrek, tarım makineleri için dijital yönetim ve telematik çözümlerini tanıttı. Birleşik Krallık’tan Haygrove tünel tipi sera ve kontrollü üretim sistemleriyle; İtalya’dan Agrintech koruyucu ağ ve filmlerle; Yunanistan’dan Thrace Group ise teknik tarım tekstilleriyle etkinlikte yer aldı. Bu ürün ve sistemler, yetiştirme koşullarının yönetimi, bitki korunması ve tarımsal işletmelerin operasyonlarını izleme başlıklarıyla ilişkilendirildi.

EDA Başkanı Verkerk: Avrupa Süt Sektörü Küresel Pazarda Kaliteyle Rekabet Etmeli
Görsel kaynağı: Pravda Slovakia · Özgün haber

EDA Başkanı Verkerk: Avrupa Süt Sektörü Küresel Pazarda Kaliteyle Rekabet Etmeli

Avrupa Sütçülük Birliğinin (EDA) Bratislava'da düzenlenen yıllık kongresinde Koerk Verkerk başkan seçildi. Verkerk, Avrupa'nın küresel süt pazarında yalnızca fiyat üzerinden rekabet edemeyeceğini, kalite, ürün çeşitliliği ve yüksek kaliteli beslenmenin öne çıkarılması gerektiğini söyledi. Avrupa'nın dünyayı bütünüyle beslemesinin gerekli olmadığını belirten Verkerk, buna karşılık kıtanın yüksek kaliteli gıda ve beslenme sağlamada önemli bir rolü bulunduğunu ifade etti. Bu rolün, yerel üretim gücünün korunması ve süt ürünlerinin küresel pazarlara sunulmasıyla birlikte ele alınması gerektiğini savundu. Verkerk'e göre Avrupa'nın ortak pazar yapısı, bölgeler arasındaki farklılıkları ortadan kaldırmıyor. Slovakya'daki süt çiftçileri kuraklıkla mücadele ederken Hollanda'daki üreticiler çevre mevzuatının oluşturduğu baskıyla karşı karşıya bulunuyor. Bu nedenle süt politikalarının daha esnek olması ve çiftlikleri yalnızca farklı örgütlenme biçimleri ya da büyüklükleri nedeniyle cezalandırmaması gerektiğini belirtti. Çiftliklerin sadece süt üretmediğini; araziyi yönettiğini, biyoçeşitliliği desteklediğini, bölgesel istihdama ve kırsal alanların canlılığına katkı sağladığını söyledi. Piyasanın ödüllendirmediği bu kamu hizmetleri için desteğin gerekçelendirilebileceğini kaydetti. Avrupa'nın yerel ekonomik gücünü korurken ihracata da odaklanması gerektiğini belirten Verkerk, mevcut ürünleri dış pazarlara göndermenin tek başına yeterli olmayacağını ifade etti. Yeni Zelanda'nın yeni ihracat pazarlarına yaptığı yatırımları örnek gösteren Verkerk, Avrupa'nın farklı ülkelerdeki tüketici ihtiyaçlarını anlaması ve ürün teklifini buna göre uyarlaması gerektiğini söyledi. Yerel yatırımlarla yeni ürünlerin geliştirilebileceğini belirten Verkerk, hızla büyüyen peynir altı suyu proteini pazarını Avrupa için bir fırsat olarak gösterdi. Peynir ve peynir altı suyu üretiminin birbirine bağlı olması nedeniyle Avrupa'nın bu alanda mevcut altyapısından yararlanabileceğini dile getirdi. Süt sektörünün çiftçiler ile tüketiciler arasında daha güçlü bir bağ kurması gerektiğini savunan Verkerk, üreticilerin tüketicilerin değer verdiği ürünleri geliştirmesinin önemine dikkat çekti. İklim değişikliğine karşı yem, genetik, çiftlik yönetimi ve yeni teknolojiler alanında yeniliklerden yararlanılabileceğini belirtti; ancak emisyonları ve çevresel ayak izini azaltmanın maliyetinin yalnızca çiftçilere bırakılmaması gerektiğini vurguladı. Avrupa tarımındaki iş gücü ve çiftliklerin devri sorununa karşı gençlere arazi ve sermaye erişimi, eğitim, teknoloji ve güvenilir bir gelecek perspektifi sağlanması gerektiğini söyledi. Süt ürünlerinin besin değerine ilişkin tartışmaların bilimsel kanıtlara dayanması, işlenmiş gıdanın da otomatik olarak aşırı işlenmiş gıda kabul edilmemesi gerektiğini ifade etti.

Tayland'da Udon Thani Uluslararası Bahçecilik Fuarı Açıldı
Görsel kaynağı: Khaosod English · Özgün haber
Veri haberi

Tayland'da Udon Thani Uluslararası Bahçecilik Fuarı Açıldı

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Tayland Başbakanı Anutin Charnvirakul, Udon Thani kentindeki Nong Dae Sulak Alanı'nda düzenlenen Udon Thani Uluslararası Bahçecilik Fuarı 2026'yı açtı. “Yaşamın Çeşitliliği” temalı 134 günlük etkinlik, 1 Kasım 2026-14 Mart 2027 döneminde 17 ülkeden 32'den fazla uluslararası bahçenin yanı sıra tarımsal inovasyon sergileri, bitki yarışmaları ve kültürel gösterilere ev sahipliği yapıyor. Anutin, açılışta fuarın Tayland'ın bahçecilik uzmanlığını, tarımsal potansiyelini ve biyoçeşitliliğini uluslararası ziyaretçilere tanıtacağını söyledi. Başbakan, bitkiler, su ve insanlar arasındaki bağlantıya dikkat çekerek bitki koruma, sulak alanların korunması, iklim değişikliğine uyum ve tarım teknolojisinin önemini vurguladı. Bu yaklaşımın, biyolojik, döngüsel ve yeşil ekonomiyi birleştiren Tayland BCG modeliyle uyumlu olduğunu belirtti. Fuarı çiftçiler, araştırmacılar, girişimciler ve uluslararası kuruluşlar arasında bilgi paylaşımı, işbirliği ve yeni iş fırsatları için bir platform olarak tanımlayan Anutin, etkinliğin çiftçilerin yanı sıra oteller ve hizmet işletmeleri gibi sektörlere de fayda sağlamasının beklendiğini ifade etti. Hükümet, fuar alanını etkinlik sonrasında bahçecilik öğrenme merkezi ile tarımsal ürün ve inovasyon sergilerine ev sahipliği yapacak bir alana dönüştürmeyi planlıyor. Bu kapsamda uluslararası etkinlikler düzenlenirken sulak alan ekosisteminin ve doğal kaynakların korunması hedefleniyor. Fuar, yaklaşık 2.000 rai, yani yaklaşık 320 hektarlık Nong Dae Sulak Alanı'nın suyla kaplı olduğu tahmin edilen %60-70'lik bölümünü de kapsıyor. Etkinlik her gün 08.00-20.00 saatlerinde açık olacak ve genel giriş ücreti 199 baht olarak uygulanacak. Anutin ayrıca yakın gelecekte Nakhon Ratchasima eyaletinin Pak Chong ilçesinde başka bir uluslararası bahçecilik fuarı düzenleneceğini açıkladı.

Soya Tarlalarında Bitki Koruması Olmazsa Verim %55 Düşebilir
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Soya Tarlalarında Bitki Koruması Olmazsa Verim %55 Düşebilir

Universidade Federal de Viçosa (UFV) ile biyoteknoloji, genetik ıslah ve bitki koruma ürünleri şirketlerini bir araya getiren CropLife Brasil’in ortak çalışmasına göre, Brezilya’daki soya tarlalarında zararlı, hastalık ve yabancı otlarla mücadele edilmemesi verimde %55’e varan kayba yol açabilir. Araştırma, bitki koruma uygulanmadığında üretim, ihracat geliri ve soya arzında ortaya çıkabilecek sonuçları simülasyonlarla değerlendirdi. Çalışmada Asya pası ve hedef lekesi hastalıklarının da aralarında bulunduğu dört hastalık, beyazsinek gibi beş zararlı ve dokuz yabancı ot dikkate alındı. Araştırmacılar; hiç kontrol uygulanmayan, tarlanın %40’ına kadar koruma sağlayan kısmi kontrol ve %80 koruma sağlayan optimum kontrol olmak üzere üç senaryoyu karşılaştırdı. Tahmini verim optimum kontrolde hektar başına 72 çuval, kısmi kontrolde 52 çuval ve kontrolsüz üretimde 32 çuval olarak hesaplandı. Kısmi kontrol, optimum senaryoya göre %28 daha düşük verim anlamına geldi. Araştırmaya göre, kontrol eksikliğinden kaynaklanan kaybı telafi etmek için 33,5 milyon hektar ek soya alanı gerekebilirdi. Kontrolsüz senaryoda ortalama üretim kaybı 121,3 milyon ton, bunun tahmini değeri ise 223,5 milyar real olarak verildi. Soya ihracat geliri optimum kontrol koşullarında 44,2 milyar dolar, kontrolsüz koşullarda 26,6 milyar dolar olarak simüle edildi. Arz azalmasının soya fiyatını %49’a kadar artırabileceği ve resmi enflasyona yaklaşık 0,26 puan ekleyebileceği öngörüldü. Çalışmada biyoteknoloji, genetik ıslah, biyolojik girdiler, kimyasal bitki koruma ürünleri ve entegre mücadele olası kontrol yöntemleri arasında gösterildi.

Kârlı Tarım İçin Örgütlenme, Sulama ve İklime Uygun Üretim Önerildi
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Kârlı Tarım İçin Örgütlenme, Sulama ve İklime Uygun Üretim Önerildi

Modern tarımda yüksek verim elde edilmesi, üreticinin mutlaka kazanç sağlayacağı anlamına gelmiyor. Vojvodina Kooperatifler Birliği Başkanı Jelena Nestorov Bizonj, üreticilerin örgütlenmesinin piyasa gücünü artıracağını belirterek üretim maliyetlerinin düşürülmesi, ürünlere katma değer kazandırılması, kârlılığın artırılması ve doğal kaynaklarla çevrenin korunması gerektiğini söyledi. Bu yaklaşımın örneklerinden biri, Aleksandrovo’daki Polet tarım kooperatifinin sulama çalışmaları oldu. Yıllar içinde sulama sistemlerini geliştiren kooperatif, bu üretim sezonunda yaklaşık 400 hektarı yoğun sulamaya aldı. Polet Direktörü Bojan Stepanović, 240 hektardaki mısırda verimin hektar başına 9,5-13,5 ton arasında değiştiğini, sulanan tohumluk buğdayda ise hektar başına 11 tona ulaşıldığını açıkladı. Stepanović, sulanan buğday veriminin sulanmayan alanlara göre iki katına çıktığını belirtti. Uzmanlar, iklim değişikliğinin meyvecilikte yetiştirme teknolojilerinin ve ürün seçiminin yeniden değerlendirilmesini gerektirdiğini ifade ediyor. Meyvecilik uzmanı Zoran Keserović, meyve türlerinin agroekolojik koşullara uygun seçilmesi gerektiğini ve Avrupa pazarında kaliteli armut açığı bulunduğunu söyledi. Sebze üretiminde ise ürünlerin biyolojisinin dikkate alınması, azaltılmış toprak işleme, düzenli bakım, hastalık ve zararlılara karşı koruma ile biyolojik preparat ve predatörlerden yararlanılması öneriliyor. Keserović, biostimülatör ve biyodüzenleyicilerin bitkilerin stresle başa çıkmasına yardımcı olduğunu belirtti.