ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

12 haber · Sayfa 1

Kârlı Tarım İçin Örgütlenme, Sulama ve İklime Uygun Üretim Önerildi
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Kârlı Tarım İçin Örgütlenme, Sulama ve İklime Uygun Üretim Önerildi

Modern tarımda yüksek verim elde edilmesi, üreticinin mutlaka kazanç sağlayacağı anlamına gelmiyor. Vojvodina Kooperatifler Birliği Başkanı Jelena Nestorov Bizonj, üreticilerin örgütlenmesinin piyasa gücünü artıracağını belirterek üretim maliyetlerinin düşürülmesi, ürünlere katma değer kazandırılması, kârlılığın artırılması ve doğal kaynaklarla çevrenin korunması gerektiğini söyledi. Bu yaklaşımın örneklerinden biri, Aleksandrovo’daki Polet tarım kooperatifinin sulama çalışmaları oldu. Yıllar içinde sulama sistemlerini geliştiren kooperatif, bu üretim sezonunda yaklaşık 400 hektarı yoğun sulamaya aldı. Polet Direktörü Bojan Stepanović, 240 hektardaki mısırda verimin hektar başına 9,5-13,5 ton arasında değiştiğini, sulanan tohumluk buğdayda ise hektar başına 11 tona ulaşıldığını açıkladı. Stepanović, sulanan buğday veriminin sulanmayan alanlara göre iki katına çıktığını belirtti. Uzmanlar, iklim değişikliğinin meyvecilikte yetiştirme teknolojilerinin ve ürün seçiminin yeniden değerlendirilmesini gerektirdiğini ifade ediyor. Meyvecilik uzmanı Zoran Keserović, meyve türlerinin agroekolojik koşullara uygun seçilmesi gerektiğini ve Avrupa pazarında kaliteli armut açığı bulunduğunu söyledi. Sebze üretiminde ise ürünlerin biyolojisinin dikkate alınması, azaltılmış toprak işleme, düzenli bakım, hastalık ve zararlılara karşı koruma ile biyolojik preparat ve predatörlerden yararlanılması öneriliyor. Keserović, biostimülatör ve biyodüzenleyicilerin bitkilerin stresle başa çıkmasına yardımcı olduğunu belirtti.

Roma’da Çiftçiler ve Nakliyeciler Yakıt Maliyetlerini Protesto Etti
Görsel kaynağı: TGCOM24 · Özgün haber
Veri haberi

Roma’da Çiftçiler ve Nakliyeciler Yakıt Maliyetlerini Protesto Etti

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İtalya’da Calabria ve Mezzogiorno’nun diğer bölgelerinden gelen çiftçiler ile nakliyecilerin mobilizasyonu Roma’ya ulaştı. Protestocular, artan yakıt maliyetleri karşısında aileleri destekleyecek somut müdahaleler talep ediyor. Gösteriler son haftalarda ülkenin çeşitli bölgelerinde görüldü. Dizel, toprak işleme, hasat, sulama ve ürün taşımacılığı için temel bir girdi olarak aktarılırken, nakliye maliyetlerindeki artışın tarım-gıda zincirinde tedarik ve dağıtım giderlerini yükselttiği belirtiliyor.

Almanya’da Çiftçi, İklim Uyumunda Strip-Till Yöntemine Geçti
Görsel kaynağı: taz · Özgün haber
Veri haberi

Almanya’da Çiftçi, İklim Uyumunda Strip-Till Yöntemine Geçti

Almanya’nın Brandenburg eyaletindeki Uckermark bölgesinde çiftçilik yapan Stefan Bernickel, iklim koşullarındaki değişime uyum sağlamak için toprak işleme yöntemini değiştirdi. Yaklaşık 300 hektarlık arazisinde derin sürüm ve ekim öncesi ikinci geçiş yerine Strip-Till uygulayan Bernickel, yalnızca tohum sıralarını hafifçe açıyor; ekim ve gübrelemeyi aynı geçişte yapıyor. Bu yöntemde toprağın %80’i işlenmeden bırakılıyor. Bernickel’in dönüşümünde 2018’deki kuraklık ve Haziran 2021’de bir gecede yağan 250 litre yağış etkili oldu. Çiftçi, daha önce hava koşulları uygun olduğunda buğday, arpa ve kolza üretiminin oldukça kârlı olduğunu, ancak bu dönemin sona erdiğini belirtiyor. Yeni uygulamanın toprağın daha fazla su tutmasına, toprak canlılığının korunmasına ve rüzgâr ile su erozyonuna karşı dayanıklılığın artmasına yardımcı olduğunu söylüyor. Toprağın tarım makineleriyle daha kolay işlenebildiğini ve işçilik süresinin azaldığını da ifade ediyor. Bernickel, Strip-Till sayesinde yılda yaklaşık 10.000 litre daha az motorin kullandığını hesaplıyor; bu miktarın önceki motorin ihtiyacının %40’ına karşılık geldiğini belirtiyor. Uygulama ayrıca çevre alanında verilen ve 25.000 avro para ödülü bulunan Blauer Kompass Federal Ödülü’ne layık görüldü. Sürümsüz veya azaltılmış toprak işlemeye dayanan bu yöntem Almanya’da giderek yayılırken, Avustralya’da toprağı kurumaya karşı korumak amacıyla kullanılan tarım uygulamalarından esinleniyor. Brandenburg’da Bernickel dışında Strip-Till uygulayan altı çiftçi daha bulunuyor. Yöntemin bazı sınırlamaları da var. Sürüm yapılmadığında yabancı otlarla farklı biçimde mücadele edilmesi gerekiyor. Bernickel, dönüşümüne rağmen organik üretim yapmıyor; böcekler, mantarlar ve yabancı otlara karşı tarımsal ilaç kullanmayı sürdürüyor. Bununla birlikte maliyetleri azaltmak amacıyla girdi kullanımını düşürmeye çalışıyor. Kolzayla birlikte hardal, turp ve çemen otu ekiyor; bu bitkilerin kolza toprak piresini uzaklaştırmasını amaçlıyor. Kışlık buğdayı geç ekerek tarla tilkikuyruğunun gelişimini sınırlamayı deniyor. Çiftçi ayrıca veriye dayalı makinesiyle toprak kalitesine göre hassas ekim ve gübreleme yapıyor. Kimyasal büyüme düzenleyicileri yerine organik üretimde de kullanılan bir düzenleyiciye geçtiğini ve kimyasal kullanımı %75 azalttığını söylüyor. Hedefi verimi artırmak değil, sıcaklık, kuraklık, yağış ve don gibi koşullarda daha istikrarlı üretim yapmak ve gübre, motorin, işçilik ile bitki koruma maliyetlerini düşürmek. Brandenburg’da üç yıldır denediği nohut üretiminde ise zararlı, aşırı yağış, kuraklık ve soğuk nedeniyle şimdiye kadar başarılı sonuç alamadı; buna rağmen denemeyi sürdürmek istiyor.

Yeşil Biber İçin Toprak Hazırlığında Kök Bölgesi ve Yükseltilmiş Yatak Önerisi
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber
Veri haberi

Yeşil Biber İçin Toprak Hazırlığında Kök Bölgesi ve Yükseltilmiş Yatak Önerisi

Yeşil biber yetiştiriciliğinde yüksek ve kaliteli verim için toprağın önceden değerlendirilmesi ve bitkinin ihtiyaçlarına uygun hazırlanması gerekiyor. Kök sisteminin büyük bölümü toprağın üst 40–45 santimetrelik tabakasında bulunduğu için amaç yalnızca toprağı gevşetmek değil; köklerin serbestçe gelişebileceği, yeterli oksijen alabileceği ve su ile besin maddelerini etkili biçimde kullanabileceği bir ortam oluşturmak. Toprak işleme yöntemi, toprağın tipine ve kil içeriğine göre seçilmeli; bütün arazilerde aynı uygulamaya başvurulmamalı. Kumlu topraklarda sıkışma ve erozyonun azaltılması, nemin korunması ve suyun hızlı geçişinin dikkate alınması gerekiyor. Ağır tınlı ve killi topraklarda ise yüzeyde sert kabuk oluşumunu azaltmak ve hava-su dolaşımını iyileştirmek önem taşıyor. Bu toprakların aşırı ıslakken işlenmesi, yapının bozulmasına ve sıkışmaya neden olabilir. Kaynakta, yeşil biber üretimi için arazinin doğal eğimi dikkate alınarak yükseltilmiş yataklar kurulması öneriliyor. Bu yataklar fazla suyun uzaklaştırılmasına, kök bölgesinde su birikmesinin azaltılmasına ve köklere oksijen ulaşımının iyileştirilmesine yardımcı olabilir. Yatakların yüksekliği ve genişliği; toprak tipi, arazi eğimi, drenaj durumu ve sulama sistemine göre belirlenmeli; özellikle suyun zor aktığı arazilerde bu yöntem değerlendirilmelidir.

Güney Afrika’da Herbisit Direncine Karşı Yabancı Ot Kontrolü Yeniden Ele Alınıyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Herbisit Direncine Karşı Yabancı Ot Kontrolü Yeniden Ele Alınıyor

Güney Afrika’da koruyucu tarım uygulamalarının yaygınlaşması, yabancı ot kontrolünde herbisitlerin üstlendiği rolü artırırken, kimyasallara tekrarlanan bağımlılık direnç sorununu büyütüyor. Stellenbosch Üniversitesi Tarım Bilimleri Bölümü’nden tarım bilimci Louise Bestbier, başarılı mücadelenin mekanik ya da kimyasal yöntemlerden yalnızca birini seçmekten geçmediğini belirtiyor. Bestbier’e göre yabancı otların yaşam döngüsünün farklı aşamalarında baskı oluşturmak için birden fazla uygulamanın birlikte kullanılması gerekiyor. Geleneksel üretim sistemlerinde sürüm ve diğer toprak işleme faaliyetleri yabancı otları sökerek ve tohumları toprağın farklı katmanlarına taşıyarak kontrolün bir bölümünü sağlıyordu. Ancak koruyucu tarım; toprak yapısını korumak, nemi muhafaza etmek, erozyonu sınırlamak ve bitki artıklarını yüzeyde tutmak için toprak işlemesini azaltıyor. Böylece daha önce toprak işlemenin üstlendiği kontrol işlevi büyük ölçüde herbisitlere kalıyor. Bestbier, çözümün yoğun sürüme dönmek değil, stratejik toprak işleme, otlatma, ürün rekabeti, örtü bitkileri ve tohum bankası yönetimini kimyasal uygulamalarla birlikte değerlendirmek olduğunu söylüyor. Tarlaların tamamında rutin toprak işleme yerine, yabancı ot baskısının veya tohum bankasının müdahaleyi gerektirecek kadar yükseldiği alanlarda seçici uygulama yapılması öneriliyor. Stellenbosch Üniversitesi yüksek lisans öğrencisi Kaylen van Wyk’in Langgewens Araştırma Çiftliği’nde, Moorreesburg yakınlarındaki Swartland bölgesinde yürüttüğü iki sezonluk çalışmada saman şeridi oluşturma ve dar rüzgâr sırası yakma yöntemleri incelendi. Hasat makinesinin arkasına takılan bir düzenek, yabancı ot tohumu içeren samanı tarlaya yaymak yerine yaklaşık 500-600 milimetre genişliğinde dar bir şeritte topluyor. Tohumların aynı hatta yoğunlaşması, çıkan yabancı otlar arasındaki rekabeti ve gölgelenmeyi artırırken bu alanların izlenmesini ve yönetilmesini kolaylaştırıyor. Denemelerde kontrol alanlarına göre gözle görülür farklar oluştu, ancak sonuçlar henüz istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı. Çalışmanın yapıldığı alanlarda yabancı ot tohumu baskısı yüksek olduğu için belirgin değişikliklerin yalnızca iki sezonda ortaya çıkmasının beklenmediği, hedefin tohum bankasını yıllar boyunca tekrarlanan müdahalelerle kademeli olarak azaltmak olduğu aktarıldı. Dar rüzgâr sırası yakmada, yoğunlaştırılmış artıklar yakılarak içindeki tohumların yok edilmesi amaçlanıyor. Denemelerde 400°C’nin üzerinde sıcaklıklar kaydedildi ve bu seviyenin çavdar otu tohumlarını yok etmeye yeterli olduğu belirtildi. Rüzgâr sıraları ekili alanın %10’undan daha azını kapladığı için uygulama, tüm tarlayı yakmaya kıyasla toprağın daha küçük bir bölümünü ısıya maruz bırakıyor. Bununla birlikte yöntemi kullanmak isteyen çiftçilerin yakma izni alması gerekiyor. Saman şeridi ve dar rüzgâr sırası yakma, hasat sırasında yabancı ot tohumlarını yakalayan, yoğunlaştıran veya yok eden hasat yabancı ot tohumu kontrolü yaklaşımının parçaları olarak değerlendiriliyor. Yaklaşım, herbisite dirençli yıllık çavdar otunun kontrolünün zorlaşması üzerine Avustralya’da kapsamlı biçimde geliştirildi; Stellenbosch Üniversitesi’nde ayrıca hasat artıklarındaki tohumları öğüterek yok eden teknolojilerin Batı Cape tahıl üretiminde kullanılabilirliği araştırılıyor. Hayvancılık da yabancı ot baskısını azaltmak için kullanılabilecek araçlar arasında gösteriliyor. Tahıl üreticilerinin bir bölümünün yeniden hayvancılığa yönelmesinde, hayvanların örtü bitkileri ve ürün artıklarından yararlanması, besin döngüsüne katkı sağlaması ve yabancı otları baskılaması etkili oluyor. Ancak zamanlama kritik önem taşıyor. Yabancı otlar tohum bağlamadan önce otlatılırsa risk azalırken, olgun tohumlar hayvanların sindirim sisteminden canlı geçerek gübreyle başka alanlara taşınabiliyor.

Dünyada Öne Çıkan Beş Modern Tarım Traktörü Tanıtıldı
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber
Veri haberi

Dünyada Öne Çıkan Beş Modern Tarım Traktörü Tanıtıldı

Agronews, güç, yenilikçi yapı ve teknolojik özellikleri temel alarak beş modern tarım traktöründen oluşan bir seçkiyi tanıttı. Kaynak, listenin bütün traktör kategorilerini kapsayan resmi bir dünya sıralaması olmadığını; üst sınıftaki ve öncelikle büyük işletmelere yönelik makineleri içerdiğini belirtiyor. Modeller, geniş arazilerde ağır işlerin yanı sıra hassas tarım, otomasyon ve dijital yönetim uygulamalarıyla ilişkilendiriliyor. John Deere 9RX 830, 18 litrelik altı silindirli motoru ve dört paletli yürüyüş sistemiyle öne çıkıyor. Üretici verilerine göre traktörün nominal gücü 830, azami gücü 913 beygir gücü. Dört paletli yapı, ağır ekipmanlarla çalışırken çekiş gücünün toprağa aktarılmasına yardımcı oluyor. Model; hassas tarım teknolojileri, çalışma parametrelerinin izlenmesi, dijital bağlantı ve otomasyon olanaklarıyla büyük arazilerin derin işlenmesi, ekim ve diğer enerji gerektiren çalışmalar için sunuluyor. Case IH Steiger 785 Quadtrac, özellikle yüksek yük altında çalışması gereken işletmelere yönelik olarak tanıtılıyor. Dört bağımsız tahrikli paleti ve AccuTurn Pro ile AccuSync sistemleri, çekiş ve iş süreçlerinin koordinasyonunu destekliyor; modelin azami gücü 853 beygir gücüne ulaşıyor. Fendt 1100 Vario MT Gen2 serisinin en güçlü modeli 680 beygir gücü geliştiriyor. CLAAS XERION 12.650 ise CEMOS, GPS PILOT ve CEMIS 1200 sistemleriyle hassas yönetim, otomatik yönlendirme ve işlerin kaydına odaklanıyor. CEMOS için verilen %16,8'e kadar yakıt tasarrufu, yalnızca belirli toprak işleme koşullarındaki DLG testinin sonucudur ve tüm işletmeler için aynı sonucu garanti etmez.

Buğday ve Arpa Ekimi İçin Yüksek Verimde Üçlü Yaklaşım
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Buğday ve Arpa Ekimi İçin Yüksek Verimde Üçlü Yaklaşım

Buğday ve arpa ekiminde gelecek yaz yüksek ve kaliteli verim hedefi için toprak hazırlığı, dengeli gübreleme ve kaliteli tohum kullanımının birlikte planlanması öneriliyor. Ekim zamanının da hava koşullarına bağlı olarak ekim ayından kasım ortasına kadar uzanan uygun agroteknik döneme göre belirlenmesi tavsiye ediliyor. Temel toprak işlemesinin ekimden önce zamanında yapılması ve toprağın dinlenip oturmasına fırsat verilmesi isteniyor. Sürüm için 25–30 santimetre derinlik önerilirken, ekimden birkaç gün önce diskleme, tırmıklama veya ekim yatağı hazırlayıcısı kullanılarak yüzeyde düz ve kırıntılı bir yapı oluşturulması gerekiyor. Bu yapının düzgün çıkış, kök gelişimi ve kışın düşük sıcaklıklara dayanıklılık açısından yararlı olduğu belirtiliyor. Sonbaharda gelişip kardeşlenen buğday ve arpa için gübrelemede fosfor ve potasyuma ağırlık verilmesi, ancak uygulamanın agro kimyasal toprak analizine göre belirlenmesi öneriliyor. Analiz sonucuna bağlı olarak azotu daha düşük, fosfor ve potasyumu öne çıkan NPK, yani azot-fosfor-potasyum, formülasyonları; 8:16:24 veya 15:15:15 gibi seçenekler değerlendirilebiliyor. Fosfor güçlü kök gelişimi ve dona dayanıklılıkla, potasyum ise sapın sağlamlığı ve yatmaya karşı dirençle ilişkilendiriliyor. Azotun sonbaharda daha düşük miktarda uygulanması isteniyor. Üreticilerin kontrol edilmemiş ticari tane yerine beyanlı ve sertifikalı tohum seçmesi tavsiye ediliyor. Sertifikalı tohumun yüksek çimlenme, çeşit saflığı ve bitki sağlığı sağladığı; fungisitlerle ilaçlanmasının da başlangıç döneminde hastalık etmenlerine karşı koruma sunduğu aktarılıyor. Buğday ve arpa çeşidi seçiminde bölgeye uyum, yatmaya, pas ve külleme gibi hastalıklara ve aşırı iklim koşullarına dayanıklılık ölçütlerinin dikkate alınması öneriliyor.

Meyve Fidanı Üreticileri Kuraklık Nedeniyle Sökümü Erteliyor
Görsel kaynağı: Nezavisne novine · Özgün haber
Veri haberi

Meyve Fidanı Üreticileri Kuraklık Nedeniyle Sökümü Erteliyor

Bu yıl meyve fidanı üretimi yüksek yaz sıcaklıkları, nem eksikliği ve uzun süren kuraklık nedeniyle zorlaştı. Damla sulama ve sulama sistemi üzerinden gübrelemeye rağmen fidanların vejetatif gelişimi yetersiz kalırken, üretim yoğun sulama ve tarımsal uygulamalarla tamamlanma aşamasına getirildi. Fidanlıkta vejetasyonu durdurmak amacıyla yaprak dökümünü teşvik eden bir uygulama yapıldı; bu kapsamda şelatlı bakır esaslı preparatlar etefonla birlikte kullanıldı. Önceki yıllarda fidanlar ekim ayının ikinci on gününde sökülebilirken, bu yıl işlemin en az iki hafta ertelenmesi bekleniyor. Toprağın çok kuru ve sert olması, söküm makinelerinin çalışmasını zorlaştırıyor; kurak koşullarda yapılan işlem köklerin kırılmasına veya çatlamasına, bitkilerin zarar görmesine ve üretim kayıplarının artmasına yol açabiliyor. Üreticilerin, makinelerin çalışabileceği yeterli nemi bulmak için fidanlığın farklı bölümlerindeki toprak koşullarını değerlendirmesi gerekiyor. Sökümün sürdürülebilmesi için yaklaşık 20-50 litre/metrekare yağış bekleniyor. Kuraklık, yeni meyve bahçeleri kurulacak alanlarda toprağın alttan işlenmesi ve derin hazırlanması çalışmalarını da güçleştiriyor. Sonbahar dikimi, köklerin kış boyunca toprağa uyum sağlaması nedeniyle normalde ilkbahar dikimine göre avantajlı görülüyor; ancak yağış eksikliği nedeniyle dikim sırasında su kullanımı zorunlu hale geliyor. Fidan çukuruna 20-30 litre su eklenmesi öneriliyor. Toprak donmamış ve sıcaklık yaklaşık -5 ila -6 santigrat derecenin altına düşmemişse aralık ayında dikim yapılabiliyor. İlkbahar dikimi ise daha fazla sulama gerektirdiği için daha riskli kabul ediliyor.

Toprak Fotosentezi Biyolojik Faaliyeti Destekliyor
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber

Toprak Fotosentezi Biyolojik Faaliyeti Destekliyor

Toprak yüzeyinde fotosentez yapabilen mikroorganizmalar, güneş enerjisi ve atmosferik karbondioksiti kullanarak organik bileşikler üretebiliyor. Bu karbonun bir bölümü toprak organik karbonu deposuna katılabilirken, söz konusu bileşikler yararlı mikroorganizmalar için besin ve enerji kaynağı oluşturabiliyor. Bu süreç, organik maddelerin ayrışmasına ve besin elementlerinin döngüsüne katkı sağlayabiliyor. Bazı siyanobakteriler atmosferik azotu toprak ekosisteminde kullanılabilecek formlara dönüştürebiliyor. Kaynakta bu sürecin bazı nemli ekosistemler ve çeltik üretim sistemleri için önem taşıdığı belirtiliyor. Topraktaki biyolojik süreçler ile organik maddeler ayrıca agregat oluşumunu ve toprak yapısının iyileşmesini destekleyebiliyor. Bunun sonucunda suyun derin katmanlara ulaşması, havalanma ve su tutma kapasitesi açısından olumlu etkiler görülebiliyor. Biyolojik toprak kabuğu ve bitki örtüsü, özellikle eğimli tarım arazilerinde rüzgâr ve su erozyonuna karşı koruma sağlayabiliyor. Malçlama, kompost ve iyi yanmış organik materyal kullanımı, canlı kök sisteminin korunması ve aşırı toprak işlemeden kaçınma da biyolojik faaliyeti destekleyen uygulamalar arasında sayılıyor. Ancak toprak yüzeyindeki fotosentez, kültür bitkisinin yapraklarındaki fotosentezin veya doğru bitki besleme ve gübreleme yönetiminin yerine geçmiyor. Sürecin önemi toprak tipi, nem, ışık, iklim ve ekosistemdeki organizmalara göre değişiyor.

ABD'nin Orta Batı'sında Dizel Fiyatları Mısır ve Soya Üreticilerini Zorluyor
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

ABD'nin Orta Batı'sında Dizel Fiyatları Mısır ve Soya Üreticilerini Zorluyor

ABD'nin Orta Batı'sında soya ve mısır hasadı başlarken yükselen dizel fiyatları çiftçilerin, nakliye şirketlerinin ve yakıta bağlı diğer işletmelerin maliyetlerini artırıyor. Indiana'da 2.500 dönüm arazide mısır ve soya üreten Joe Hamilton, hasat döneminde yaklaşık 34 bin litre dizel kullanacak. Dört traktör, iki biçerdöver ve beş kamyonun çalışacağı hasat için yakıt faturası rekor düzeye çıkacak. Bölgede kasım sonuna kadar yaklaşık 522 milyon metrik ton mısır ve soyanın hasat edilmesi bekleniyor. Tahminlere göre İran savaşı, Rusya'daki rafineri hasarları ve bölgesel dizel arz kesintileri, hasat edilen her yaklaşık 405 hektar için yakıt maliyetine 12.500 dolar ekleyebilir. Eylül ayında dizel fiyatlarındaki en yüksek haftalık artışların görüldüğü beş eyaletin dördü de Orta Batı'da bulunuyordu: Illinois, Michigan, Ohio ve Indiana'da fiyatlar bir yıl öncesine göre galon başına 3 doların üzerinde arttı. Bölgesel arz sorunları da fiyat baskısını artırdı. Illinois eyaletindeki Joliet'te bulunan ExxonMobil rafinerisi, geçen ay elektrik kesintisi ve sel nedeniyle bir haftadan uzun süre kapalı kaldı; bunun sonucunda 80 milyon galondan fazla dizel ve benzin arz dışı kaldı. Indiana'nın Whiting kentindeki büyük bir rafineride sendika üyeleriyle BP arasındaki altı aylık anlaşmazlık da bölgedeki fiyat artışlarına katkıda bulundu. Otterbein Üniversitesi'nden Kurt Lykins, Orta Batı'nın kıyı bölgelerine ve Meksika Körfezi'ne göre daha az rafineriye sahip olması nedeniyle kriz dönemlerinde arzı artırmasının daha zor olduğunu söyledi. Lykins, Teksas ve Louisiana'daki tuz mağaralarında tutulan ve 714 milyon varil kapasitesi bulunan Stratejik Petrol Rezervi'nin son 43 yılın en düşük seviyesinde olduğuna dikkat çekti. Rezervden 172 milyon varil çekilmesinin fiyatlara bir süre istikrar sağladığını, ancak kışın dizel talebinin artmasıyla bu desteğin azalabileceğini belirtti. Ohio'da dizel kullanan yaklaşık 15 bin okul otobüsü 800 bin öğrenciyi taşıyor; ülke genelindeki bir ankete katılan okul bölgelerinin yaklaşık %40'ı yakıt giderlerini düşürmek için güzergâhları birleştiriyor. Çiftçiler ise dizel tüketimini azaltmak için daha az tarla geçişi gerektiren toprak işlemesiz tarım ve örtü bitkisi uygulamalarına yöneliyor. Hamilton, bu yöntemlerle normal bir yılda dönüm başına yaklaşık iki ila dört galon yakıt kullandığını söyledi. Ancak ürünlerin bu sonbaharda pazara ulaştırılması için yüksek makine yakıtı fiyatlarının karşılanması gerektiğini belirtti.

Bulgaristan’da Ekim İçin Don ve Hastalık Uyarısı
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Ekim İçin Don ve Hastalık Uyarısı

Bulgaristan’da ekim ayının ilk on gününde değişken, serin ve yağışlı hava bekleniyor. Ulusal Meteoroloji ve Hidroloji Enstitüsü agrometeoroloğu Dukena Joleva’nın aktardığı tahmine göre sıcaklıklar iklim normalleri civarında veya altında seyredecek. Dönemin sonunda yaygın don beklendiği için dona maruz kalabilecek sebze ürünlerinin zamanında hasat edilmesi gerekiyor. Nemli koşulların sonbahar meyvelerinde geç kahverengi çürüklük, hasat edilmemiş üzümde ise gri çürüklük gelişimini kolaylaştıracağı belirtildi. Yağışların üst toprak katmanlarını ve mevsimlik toprak işleme koşullarını iyileştirmesi beklenirken, yaz sonundaki kuraklık nedeniyle eylülde kışlık kolza ekimi için bazı teknik sürelerin kaçırıldığı kaydedildi. Ekim ayı kışlık tahılların ekimi için uygun dönem olarak gösterildi. Buğday ekimi için teknik süre Kuzey Bulgaristan’da ayın ilk on günü, Güney Bulgaristan’da 15-25 Ekim, Karadeniz kıyısında ise ay sonu olarak belirtildi. Ay içindeki yağışların 50 santimetrelik toprak katmanındaki nem rezervlerini artırarak ekilen ürünlerin başlangıç gelişimini desteklemesi bekleniyor. Kışlık tahıllarda tarla faresi, tahıl böceği ve tahıl sineklerinin izlenmesi istendi. Tarla faresi için ekonomik zarar eşiği dekarda iki aktif koloni, adi tahıl böceği larvaları için metrekarede üç olarak verildi.

Yükselen Motorin Fiyatları Romanya’daki Çiftlikleri Zorluyor
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Yükselen Motorin Fiyatları Romanya’daki Çiftlikleri Zorluyor

Romanya’da motorinin litre fiyatının 11 lei seviyesine çıkması, özellikle hasat, ekim ve toprak hazırlığının aynı döneme denk geldiği sonbahar kampanyasında çiftliklerin maliyet baskısını artırıyor. İlfov ilindeki bitkisel üretici Daniel Radu, yeni fiyat artışlarına karşı önceden yakıt alarak stok yaptığını ve motorini litre başına 10,35 lei fiyattan temin ettiğini söyledi. Gruiu’da faaliyet gösteren Radu’nun çiftliğinde arpa ekimi, mısır hasadı ve kolza ilaçlaması aynı dönemde yürütülüyor. Üretici, sonbahar kampanyasının devamı için yaklaşık 5.000 litre daha motorine ihtiyaç duyabileceğini belirtti. Yüzlerce veya binlerce hektar işleyen işletmelerde litre başına birkaç lei’lik farkın kısa sürede on binlerce lei tutarında ek maliyete dönüşebileceğini ifade etti. Çiftlikte yakıt, toplu olarak satın alınıp bir tankta depolanıyor ve tarla çalışmalarına çıkan araçlar buradan ikmal ediliyor. Radu, bir seferde 20.000 litre motorin aldığını, ancak tüketimi henüz her araç, operatör, parsel ve iş türü için ayrı ayrı hesaplamadıklarını söyledi. Gelecekte Geofolia yazılımıyla tüketimi daha ayrıntılı izlemek istediklerini, bunun için her aracı ve çalışmayı takip edecek ayrı bir kişiye ihtiyaç duyulacağını belirtti. Yakıt stoku, çiftlik açısından yalnızca maliyetleri yönetme aracı olarak görülmüyor. Radu’ya göre geçmişte tedarikçinin siparişleri üç-dört gün önceden bildirmesini istemesi, işletmeyi sürekli stok tutmaya zorladı. Hasat döneminde günlük tüketimin yaklaşık 2.000 litreye çıkabildiğini söyleyen üretici, bu nedenle yakıt bulunabilirliğinin tarla çalışmalarının kesintisiz sürmesi açısından operasyonel bir güvenlik konusu olduğunu kaydetti. Son dönemde ise tedarikte kullanılabilirlik sorunu yaşanmadığını aktardı. Radu, mevcut fiyatlarla motorinin çiftlik giderlerinin yaklaşık %20’sini oluşturabileceğini tahmin etti; ancak bu oranın kendi işletmesi için kesin bir hesap olmadığını vurguladı. Tüketimin kullanılan üretim sistemine göre değiştiğini belirten üretici, doğrudan ekimde daha az işlem yapılabildiğini, asgari toprak işlemeli sistemde ise hasat sonrası diskleme, TopDown ekipmanıyla çalışma ve ekim gibi işlemlerin tüketimi artırdığını söyledi. Ayrıca geçen yılın sonbahar kampanyasında 6-7 lei olan fiyatın 11 leiye çıkmasının işletmenin nakit akışını zorladığını ifade etti. Hükümetin motorindeki özel tüketim vergisini %25 azaltmasına rağmen, eylülde alım yapan çiftçi bu indirimi yaklaşık 60 bani/litre düzeyinde hissedemediğini belirtti.