ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

13 haber · Sayfa 1

Elite Shine, Özbekistan’da 10 Milyar Somluk Hayvancılık Projesi Yürütüyor
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber
Veri haberi

Elite Shine, Özbekistan’da 10 Milyar Somluk Hayvancılık Projesi Yürütüyor

Özbekistan merkezli Elite Shine LLC, Orta Çirçik ilçesinde kiralanan 100 hektarlık arazi üzerinde 10 milyar Özbekistan somu (yaklaşık 832.160 dolar) tutarında hayvancılık geliştirme projesi yürütüyor. Şirket, ilerleyen aşamalarda damızlık sığır sürüsünü 1.000 başa çıkarmayı planlıyor. Özbekistan Ekonomi ve Maliye Bakanlığına dayandırılan bilgilere göre proje, Cumhurbaşkanlığı’nın PF-18 sayılı kararıyla getirilen yeni arazi kiralama sistemi kapsamında uygulanıyor. Arazi elektronik açık artırmayla kiralandı; şirket bölgede gerekli altyapıyı ve damızlık sığırlar için yem tabanını geliştiriyor. Başlangıçta planlanan 400 damızlık sığırın 185’i çiftliğe getirildi ve hayvancılık faaliyetleri başladı. Projenin amacı hayvancılık üretimini geliştirmek ve yüksek kaliteli yem tedarik etmek. Kompleks kapsamında ördek yetiştiriciliği tesisleri de bulunuyor ve bu amaçla 300 metre uzunluğunda özel bir yapı inşa edildi. Enerji verimliliğini artırmak için tesise toplam 100 kilovat kapasiteli güneş panelleri kuruldu. Şirket, hayvancılık faaliyetlerini gelecek aşamalarda genişletmeyi öngörüyor.

Kazakistan'ın Kostanay Bölgesinde Üreticiler Ayçiçeği İhracat Vergisinin Askıya Alınmasını İstedi
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan'ın Kostanay Bölgesinde Üreticiler Ayçiçeği İhracat Vergisinin Askıya Alınmasını İstedi

Kostanay Bölgesi Tarım Üreticileri Birliği, Kazakistan ve Rusya’daki rekor ayçiçeği hasadının fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek hükümetten ayçiçeği ihracat gümrük vergisinin askıya alınmasını istedi. Birlik, mevcut uygulamanın çiftçilerin dış pazarlara serbestçe erişmesini engellediğini savundu. Ayçiçeği ihracatında uygulanan vergi, gümrük değerinin %20’si veya ton başına en az 100 avro olarak belirlenmiş durumda. Üreticiler, yağlı tohum piyasasının düzenlenme mekanizmalarının gözden geçirilmesi talebiyle Tarım Bakanlığına başvurdu. Öneriler arasında, yağ fabrikalarına verilen sübvansiyon, imtiyaz ve taşıma ayrıcalıklarının %100 Kazakistan menşeli hammadde kullanılması koşuluna bağlanması yer aldı. Birlik ayrıca, yerli üreticiler için ihracat vergisinin, işleme tesislerinin hammaddeyle yeterli düzeyde tedarik edildiği dönem boyunca askıya alınmasını önerdi. Üreticilere göre bu adımlar alıcılar arasındaki rekabeti artırarak arz ve talep dengesine dayalı piyasa fiyatı oluşmasına katkı sağlayabilir. Birlik, Rusya’daki rekor hasadın artan Rus yağı sevkiyatları nedeniyle Kazakistan ve Orta Asya piyasaları üzerindeki baskıyı artıracağını belirtti.

Türkiye Ortaklı Moldova Projesinde Koyun ve Keçi Sütü İşleme Yatırımı Planlanıyor
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye Ortaklı Moldova Projesinde Koyun ve Keçi Sütü İşleme Yatırımı Planlanıyor

Türkiye’den ortaklarla geliştirilen proje kapsamında Moldova’nın koyun ve keçi sektörüne yaklaşık 2 milyon avroluk yatırım planlanıyor. Proje; iki koyun ve keçi sütü işleme tesisi, 10 süt toplama noktası ve projeye katılan işletmelere yönelik bir yem fabrikası kurulmasını öngörüyor. Moldova’daki çiftçiler projeye katılmaya davet edilirken, girişimin ağırlıklı olarak ihracata yönelik peynir üretimi oluşturması hedefleniyor. Projenin ayrıntıları, Moldova Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Federasyonu tarafından 29 Ekim 2026’da düzenlenen toplantıda, aralarında Ankara’daki koyun ve keçi sektörünü temsil eden Hasan Kılınç’ın da bulunduğu katılımcılara sunuldu. Toplantının amacı, planlanan yatırımı, iş birliği olanaklarını ve yetiştiricilerin kurulacak toplama ve işleme yapısına hangi koşullarda katılabileceğini anlatmaktı. Hasan Kılınç, Moldova’daki çeşitli işletmelere yapılan ziyaretler sonrasında başlıca sorunlardan birinin işleme süreçlerinde ortak standartların bulunmaması olduğunu belirtti. Projede süt toplama noktalarının, çiftçilerin üretimlerini yaklaşık 60–70 kilometrelik mesafelerde teslim edebileceği şekilde dağıtılması planlanıyor. Böylece daha fazla miktarda sütün düzenli biçimde toplanması ve standartlaştırılmış koşullarda işlenmesi amaçlanıyor. Peynir üretiminde ürün özelliklerinin işletmeden işletmeye değişmemesi için eğitim ve yem üretimi de yatırımın unsurları arasında yer alıyor. Üç ila beş kişinin Hollanda’ya gönderilerek koyun ve keçi sütünden peynir üretim teknolojileri konusunda eğitilmesi, ardından bu bilgilerin Moldova’da kurulacak işleme tesislerinde uygulanması planlanıyor. Yem fabrikasında üretilecek standart rasyonlarla, peynir üretiminde kullanılacak sütün kalite parametrelerinin mümkün olduğunca sabit tutulması hedefleniyor. Yatırımın hukuki yapısı konusunda başlangıçta kooperatif seçeneği değerlendirilirken, Moldova makamlarıyla yapılan görüşmelerin ardından limited şirketin daha uygun olabileceği belirtildi. Üreticilerin projeye katılıp katılmayacağına ve üretimlerini istenen standartlara göre düzenleyip düzenlemeyeceklerine karar vermesi gerekiyor. Türk ortaklar ayrıca üreticilere mevcut piyasa fiyatından yaklaşık %20 daha yüksek bir satın alma fiyatı planlıyor. Üretilecek peynirlerin bir bölümünün Moldova’daki süpermarketlerde, çoğunluğunun ise dış pazarlarda satılması öngörülüyor.

Yeşil İklim Fonu, Meksika Ormanları İçin 85,31 Milyon Dolarlık Ödemeyi Onayladı
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Yeşil İklim Fonu, Meksika Ormanları İçin 85,31 Milyon Dolarlık Ödemeyi Onayladı

Yeşil İklim Fonu, Meksika’nın ormansızlaşma ve orman bozulmasından kaynaklanan emisyonları azaltmadaki sonuçları karşılığında 85,31 milyon dolarlık ödeme yapılmasını onayladı. Ödeme, Meksika’nın REDD+ çerçevesinde 2018-2019 döneminde sağladığı yaklaşık 12,9 milyon ton CO₂ eşdeğeri emisyon azaltımını tanıyor. Kaynaklar, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) desteğiyle ormanların korunması, orman ve hayvancılık kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi ve kırsal geçim kaynaklarının geliştirilmesi için yeniden yatırılacak. FAO’nun açıklamasına göre finansman, orman korumayı kırsal topluluklar için ekonomik fırsatlarla birleştiren altı yıllık bir projeyi destekleyecek. FAO, Yeşil İklim Fonu tarafından akredite kuruluş olarak projeyi Meksika Ulusal Ormancılık Komisyonu (Conafor) ile yakın işbirliği içinde uygulayacak. Projenin doğrudan ve dolaylı olarak 33.720 kişiye ulaşması, yararlanıcıların %30’unu kadınların oluşturması bekleniyor. Finansman, Çevresel Hizmetler Ödemesi programları aracılığıyla 205.000 hektarda ormanların korunmasını ve sürdürülebilir yönetimini destekleyecek. Faaliyetler Chiapas, Guerrero, Jalisco, Michoacán, Oaxaca, Quintana Roo ve Yucatán eyaletlerinde yoğunlaşacak. Uygulamaya yerli halklar, Afro-Meksika toplulukları ve yerel topluluklar, kapsayıcı ve kültürel açıdan uygun yaklaşımlarla dahil edilecek. Proje ayrıca kadınların yönettiği 120 üretken girişime finansman sağlayacak. Projenin bir ayağı da sürdürülebilir olmayan hayvancılığın ormanlar üzerindeki baskısını azaltmayı hedefliyor. Bu kapsamda 1.600 üretim birimine, bozulan meraların onarılması, yenileyici otlatma, yem üretiminin geliştirilmesi, toprak ve suyun korunması ile ağaç, hayvan ve otlakları bir araya getiren silvopastoral sistemlerin kurulması için destek verilecek. Yaklaşık 12.000 katılımcı, 1.200 Tarla Okulu üzerinden uygulamalı eğitim ve teknik yardım alacak; yedi bölgesel değer zincirine yapılacak yatırımların ormansızlaşmadan uzak üretim, izlenebilirlik ve pazara erişimi güçlendirmesi bekleniyor. Conafor; Çevresel Hizmetler Ödemesi, üretken restorasyon, bölgesel koordinasyon ve kadınların yönettiği girişimlerden sorumlu olacak. FAO ise sürdürülebilir orman yönetimi, topluluk ormancılığı, restorasyon, orman izleme, Tarla Okulları ve ormansızlaşmadan uzak değer zincirleri konularında destek sağlayacak; projenin idari, mali ve teknik denetimini üstlenecek. Yeniden yatırımın 2032’ye kadar yaklaşık 262.801 ton CO₂ eşdeğeri ilave emisyon azaltımı sağlaması bekleniyor.

Kıbrıs’ta Süt Sektöründe Üretici Zararı ve İşleme Yoğunlaşması
Görsel kaynağı: Philenews · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Süt Sektöründe Üretici Zararı ve İşleme Yoğunlaşması

Kıbrıs Rekabeti Koruma Komisyonunun (ΕΠΑ) sektörel araştırması, keçi, koyun ve inek sütü üretimi ile hellim işleme ve ihracatında üreticiler ile büyük sanayi kuruluşları arasındaki pazarlık gücü ve kârlılık farklarını ortaya koydu. 22 Temmuz 2022-25 Temmuz 2023 dönemini kapsayan incelemede, üretici örgütlenmesi, fiyat oluşumu, ithal yem bağımlılığı ve 22 Temmuz 2022 tarihli çerçeve anlaşmanın uygulanması değerlendirildi. Keçi-koyun sütü sektöründe yaklaşık 2.066 işletme 2023’te toplam 84,3 milyon litre üretim yaptı. Sütün yalnızca %20’si örgütlü üretici grupları üzerinden pazarlanırken, %80’i bireysel üreticiler tarafından doğrudan mandıralara satıldı. Araştırma, bu parçalı yapının üreticilerin pazarlık gücünü sınırladığını belirtiyor. İnek sütünde ise 275 işletme yaklaşık 300 milyon litre üretim yapıyor ve Pan-Kıbrıs Sığır Yetiştiricileri Örgütü pazarlamanın yaklaşık %70’ini kontrol ediyor. İşleme aşamasında yoğunlaşma daha belirgin. Kayıtlı 108 mandıraya rağmen yedi büyük sanayi kuruluşu hellim ihracatının %80’inden fazlasını kontrol ediyor. Araştırmanın sonuç bölümünde ayrıca beş büyük işletmenin pazarın %74,6’sına sahip olduğu belirtiliyor; haberde bu iki ölçümün kapsamı ayrıntılandırılmıyor. Tarım Bakanlığının aktarılan değerlendirmesine göre mandıralar, uluslararası pazarlarda rekabet edebilmek için düşük hammadde fiyatı talep ediyor ve bu baskı daha dağınık durumdaki keçi-koyun üreticilerine yansıyor. Maliyet verileri üretici tarafındaki baskıyı somutlaştırıyor. 500 hayvanlık örnek işletmeler üzerinden yapılan hesaplamada keçi sütünde ortalama üretim maliyeti litre başına 1,18 avro, zarar 0,33 avro; koyun sütünde ise maliyet 1,78 avro, zarar 0,38 avro olarak hesaplandı. Buna karşılık büyük mandıraların net kâr marjı 2021-2023 döneminde %4 ile %14 arasında değişti. Bazı işletmeler 2022’deki enerji krizinden geçici olarak etkilendi. Sektörün devlet ve Avrupa destekleriyle ayakta kaldığı belirtildi. Kıbrıs’taki taze inek sütü fiyatının AB ortalamasından kilogram başına ortalama 0,1358 avro daha yüksek olduğu bildiriliyor. Araştırma bu farkı ada yapısı, yüksek navlun ve yem ihtiyacının %90’a varan bölümünün ithal edilmesiyle ilişkilendiriyor. Çerçeve anlaşmada keçi sütü için litre başına 0,80-0,90 avro, koyun sütü için 1,35-1,45 avro asgari güvenlik fiyatı ve inek sütünde en az 0,05 avro artış öngörüldü; bu seviyelere uyulduğu, bazı durumlarda üreticiler lehine aşıldığı ve mandıraların tüm sütü alma yükümlülüğünü yerine getirdiği kaydedildi. ΕΠΑ, anlaşmanın rekabet açısından teorik sorunlara rağmen AB’nin Ortak Piyasa Düzeni kapsamındaki 1308/2013 sayılı düzenlemeyle korunduğunu belirtiyor. Komisyon, yapısal sorunların azaltılması için küçük işletmelerin büyütülmesini veya birleştirilmesini, yerli uzun ömürlü süt üretiminin geliştirilmesini ve yem üretimine hedefli kamu desteği verilmesini öneriyor. Sürekli kamu desteklerinin uzun vadede yalnızca geçici rahatlama sağlayacağı uyarısında bulunan ΕΠΑ, sektörün sürdürülebilirliği için modernizasyon, şeffaflık ve ekonomik bağımsızlık gerektiğini belirtiyor.

Mısır, Tuzlu Suyla Sina’da Ayçiçeği Yetiştirmeyi Deniyor
Görsel kaynağı: UNIAN · Özgün haber
Veri haberi

Mısır, Tuzlu Suyla Sina’da Ayçiçeği Yetiştirmeyi Deniyor

Mısır, Güney Sina Yarımadası’nda kuyulardan sağlanan hafif tuzlu suyla yağlık ayçiçeği yetiştirmeye yönelik saha denemelerini tamamladı. Çalışma, tatlı su kıtlığı ve tuzlu toprakların geleneksel tarımı zorlaştırdığı bölgelerde alternatif üretim yöntemlerini değerlendirmeyi amaçlıyor. Proje, düşük verimli kabul edilen arazilerde alışılmadık su kaynaklarından yararlanarak yağ bitkilerinin etkili biçimde yetiştirilip yetiştirilemeyeceğini göstermeyi hedefliyor. Olumlu sonuçların, ülkenin kurak bölgelerinde ayçiçeği ekim alanlarının genişletilmesine dayanak oluşturabileceği belirtiliyor. Ancak tuzlu arazilerde üretimin yaygınlaştırılması, sonraki saha sonuçlarına ve kullanılabilir su kaynaklarının akılcı yönetimine bağlı olacak. Mısır ayrıca soya, ayçiçeği, susam, yer fıstığı ve kolza üretimini artırmayı planlıyor. Bu politikayla bitkisel yağlarda iç üretim ile tüketim arasındaki açığın daraltılması ve ithalat için harcanan dövizin azaltılması hedefleniyor. Planlar, bitkisel yağlar ile yan ürünlerden yem üretimine yönelik işleme kapasitesinin geliştirilmesini de kapsıyor.

Fransız Süt Üreticileri Kuraklık Desteği ve Maliyet Üstü Fiyat İstiyor
Görsel kaynağı: Pleinchamp · Özgün haber
Veri haberi

Fransız Süt Üreticileri Kuraklık Desteği ve Maliyet Üstü Fiyat İstiyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Fransa’daki süt üreticileri, kuraklığın yem tedariki ve işletme maliyetleri üzerindeki etkisini hafifletmek için kamu desteği talep ediyor. Süt Üreticileri Ulusal Federasyonu (FNPL), yem alımına yönelik ek bir destek kaleminin gelecek yılın bütçe yasa tasarısına konulmasını istedi. Federasyonun başlıca talebi ise sütün üretim maliyetlerini aşan bir fiyattan ödenmesi. Açıklamada, desteğin 2027 için olacağı ve kararın şimdi duyurulması halinde üreticilerin önlerindeki altı aylık nakit ihtiyacını karşılayabileceği belirtildi. Üreticiler, uzun süren kuraklığın yanı sıra yetersiz gördükleri kamu yardım planı, ilkbahardan bu yana 1.000 litre başına yaklaşık 50-60 avroluk süt fiyatı düşüşü ve tarımda kullanılan dizel yakıtı GNR fiyatlarındaki artışla karşı karşıya. FNPL Başkanı Yohann Barbe, 6 Ekim’de Clermont-Ferrand yakınlarındaki Cournon-d’Auvergne’de düzenlenen Hayvancılık Zirvesi’ndeki basın toplantısında hükümetin durumun farkına varması gerektiğini söyledi. FNPL, yem üretimindeki kayıpların en az %50, bazı durumlarda %60’a ulaştığını savunuyor. Ulusal dayanışma tazminatında kullanılan uydu temelli ot büyümesi göstergesinin yaz ve sonbahardaki yemlemeyi ve negatif ot büyümesini hesaba katmadığı, bu nedenle işletmelerin gerçek kayıplarını düşük gösterdiği belirtiliyor. Federasyon, sistemi bütünüyle reddetmediğini, ancak hesaplama yönteminin işlediğinin kanıtlanması gerektiğini ifade ediyor. Üreticilerin fiyat talebinin dayanağı olarak Cniel tarafından açıklanan maliyet göstergesi öne çıkıyor. Buna göre 2025’te ova bölgesindeki konvansiyonel bir işletmede sütün maliyeti 1.000 litre başına 482 avro olarak hesaplandı. FNPL ayrıca ürün karması, sanayicilerin gerçek marjları ve tüketicinin ödediği değerin üreticiye dönüşü konusunda daha fazla şeffaflık ile üretici, işleyici ve diğer tarafları kapsayan üçlü sözleşmeler talep ediyor.

Botswana, Süt Üretimini Artırmak İçin Brezilya’dan 600 Girolando Sığırı Getiriyor
Görsel kaynağı: Kilimo News · Özgün haber
Veri haberi

Botswana, Süt Üretimini Artırmak İçin Brezilya’dan 600 Girolando Sığırı Getiriyor

Botswana, yerli süt üretimini artırmak amacıyla Brezilya’dan Girolando sığırları ithal ediyor. Botswana Development Corporation’ın (BDC) Lobatse’de yürüttüğü Milk Valley Farm projesine yönelik son sevkiyat, temmuzdaki ilk sevkiyatın ardından gerçekleştirildi. Birkaç gün içinde beklenen 206 hayvanın gelişiyle Brezilya’dan getirilen toplam sığır sayısının 600’e ulaşması bekleniyor. Ticaret ve Girişimcilik Bakanı Tiroeaone Ntsima, yatırımın gıda güvenliğini güçlendirme, süt ürünleri ithalatına bağımlılığı azaltma ve rekabetçi bir yerli süt endüstrisi oluşturma hedeflerinin parçası olduğunu söyledi. Girolando ırkı, yüksek süt üretim potansiyeli ve Botswana’nın sıcak iklimine uyumu nedeniyle tercih edildi. BDC, çiftliğin tam kapasitede yaklaşık 3.000 başlık sürüye ve yıllık 15 milyon litre süt üretimine ulaşmasını hedefliyor. Proje kapsamında döner sağımhane, modern ahırlar, su altyapısı, yem üretimi, yetiştirme ve biyogüvenlik tesislerine yatırım yapıldı. Çiftliğin Haziran 2026’da Şap Hastalığından Ari Sütçü Hayvancılık Bölmesi statüsü aldığı bildirildi.

Arnavutluk’ta Süt Üretimi Gerilerken İthalata Bağımlılık Tartışılıyor
Görsel kaynağı: Koha Jone · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk’ta Süt Üretimi Gerilerken İthalata Bağımlılık Tartışılıyor

Arnavutluk’ta süt üretimi 2021’de yaklaşık 1,013 milyon tondan 2025’te 868,3 bin tona geriledi. Yazıda aktarılan verilere göre bu, dört yılda yaklaşık 145 bin tonluk düşüş anlamına geliyor. Aynı dönemde Sırbistan, 2021–2023 yıllarında Arnavutluk pazarının başlıca süt tedarikçilerinden biri oldu ve 2023’te bu ülkeden yaklaşık 7,8 milyon kilogram süt ithal edildi. Sırbistan’dan yapılan ithalat 2024’te gerilerken Macaristan ilk sıraya çıktı; yazı, tartışmanın tek bir ülkeye değil, yerli üretim daralırken dış tedarike artan bağımlılığa odaklandığını belirtiyor. Yazıda, Sırbistan’ın 2025’te kayıtlı işleyicilere teslim edilen süt için litre başına ödeme sağladığı, ayrıca süt inekleri ve sürünün yenilenmesini desteklediği aktarılıyor. Arnavut çiftçilerin ise pahalı hayvan yemi, yakıt ve veterinerlik hizmetleri, iş gücü eksikliği ve bazı durumlarda maliyeti ancak karşılayan toplama fiyatlarıyla karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Alıntılanan uzmana göre bir litre sütün üretim maliyeti yaklaşık 48–50 lek olurken, kalite ve sözleşmeye bağlı toplama fiyatı 55 leke kadar çıkabiliyor. Yazıya göre bu dar marj, çiftçilerin ekipman almasını, sürüyü büyütmesini veya işletmeye yatırım yapmasını zorlaştırıyor. Hesap tutmadığında bazı üreticiler hayvan sayısını azaltıyor ya da faaliyetini kapatıyor; düzenli hammaddeye ihtiyaç duyan işleyiciler de yurt dışından süt arıyor. Küçük ve dağınık işletmeler için toplama noktaları, soğutma altyapısı, kalite analizleri, işleyicilerle istikrarlı sözleşmeler, mekanizasyon ve yem üretimine destek öneriliyor. Desteğin, kayıtlı biçimde kaliteli süt üreten ve teslim eden çiftçiye ulaşması gerektiği savunuluyor. Metinde ayrıca çiftçilere yönelik KDV telafi programının %20’den %6’ya indirildiği ve daha sonra kaldırıldığı ifade ediliyor. Teslim edilen her litre süt için benzer bir desteğin bulunmadığı belirtilirken, IPARD fonlarının bloke edilmesinin ahır, ekipman ve teknoloji yatırımlarını geciktirdiği aktarılıyor. IPARD III, Arnavutluk’ta kırsal kalkınmaya yönelik Avrupa Birliği yardım çerçevesinin parçası olarak anılıyor. Yazı, ithalatın yasal olduğunu kabul etmekle birlikte, tüketicilerin satın aldığı süt ürünlerinde sütün menşeinin açıkça belirtilmesini istiyor. Üretim ve ihracatın güçlenmesi için istikrarlı miktar, standartlar, izlenebilirlik ve rekabetçi işleme kapasitesi gerektiği; hükümetin de üretim başına destek, maliyetlerin düşürülmesi ve toplama altyapısına ilişkin ölçülebilir bir plan sunması gerektiği savunuluyor.

Kuraklık AB’de Süt Arzını Sınırlayabilir
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber

Kuraklık AB’de Süt Arzını Sınırlayabilir

Avrupa’nın bazı bölgelerinde kuraklık, yem üretimini ve biyokütle miktarını azaltarak süt üreticilerini daha zorlu bir sezona hazırlanmaya zorluyor. Kaba yem tedarikine ilişkin beklentilerin bozulması, Avrupa Birliği’nde süt arzını etkileyebilir. Süt fiyatlarının geleceğinde yalnızca arz koşulları değil, üretim maliyetleri, süt ürünlerine yönelik talep ve işletmelerin mali durumu da rol oynayacak. Kaynakta, bu unsurların birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Kazakistan’da Tahıl İşleme Kapasitesi 2029’a kadar 5,8 Milyon Tona Çıkarılacak
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber

Kazakistan’da Tahıl İşleme Kapasitesi 2029’a kadar 5,8 Milyon Tona Çıkarılacak

Kazakistan’da tahıl işleme kapasitesinin 2029’a kadar yıllık yaklaşık 5,8 milyon tona çıkarılması planlanıyor. Hükümete göre bu hedef için toplam değeri yaklaşık 4 milyar dolar olan altı büyük projeden oluşan bir portföy oluşturuldu. Ülkede mevcut kapasite yıllık yaklaşık 510 bin ton hammaddeyi kapsıyor ve üç uzmanlaşmış tesis faaliyet gösteriyor. Yeni yatırımlarda nişasta, glüten, şuruplar, biyoetanol, amino asitler ve yem bileşenleri üretilmesi öngörülüyor. Projelerin Türkistan, Jambıl, Kostanay ve Akmola bölgeleri ile Astana’da uygulanması planlanıyor. Bazı çalışmalar uygulama aşamasına geçti; Kazkrahmal tesisi işletmeye alındı, Fufeng’in mısır işleme projesi ise ilk ürününü verdi. Kazakistan’da 2025 yılında yaklaşık 152 bin ton nişasta ürünü üretildi ve üretim bir önceki yıla göre %28,2 arttı. Aynı yıl biyoetanol üretimi 21 bin tona ulaşarak 2,2 kat yükseldi. Ocak-haziran 2026 döneminde üretilen 67,5 bin ton nişasta ürününün 35,6 bin tonu ihraç edildi. İşleme işletmelerinin işletme sermayesi için 2024-2026 döneminde yaklaşık 230 milyar tenge ayrıldı.

Mısır Piyasasında Küresel Arz Daralması Fas’ın Yem Tedarikini Gündeme Taşıyor
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Mısır Piyasasında Küresel Arz Daralması Fas’ın Yem Tedarikini Gündeme Taşıyor

Küresel mısır piyasasında 2026-2027 kampanyası için tüketimin üretimi yaklaşık 30 milyon ton aşması bekleniyor. ABD Tarım Bakanlığının (USDA) projeksiyonlarına dayandırılan bu görünüm, ABD’de tarihinin en yüksek ikinci üretiminin beklenmesine rağmen ihracata sunulabilecek miktarların daralabileceğine işaret ediyor. Reuters’ın aktardığı değerlendirmelerde bunun otuz yılı aşkın sürenin en büyük açığı olabileceği belirtiliyor. Arz görünümündeki sıkılaşma, Chicago’daki mısır vadeli işlemlerine de yansıdı; fiyatlar yalnızca Ağustos 2026’da %16 yükseldi. Karadeniz’de savaş ve liman altyapısına yönelik saldırılar tahıl sevkiyatlarını aksatırken, Brezilya’da mısırın etanol sanayisi tarafından daha fazla kullanılması ihracata ayrılabilecek miktarları sınırlıyor. Brezilya’nın mısır tüketimi 2025-2026 kampanyasında %7,1 artarak 98 milyon tona ulaştı. Fas, bu koşullarda tedarikini daha fazla Arjantin’e yöneltti. Fas’ın Arjantin’den mısır alımı 2026’nın ilk yedi ayında 1,55 milyon tona çıkarak geçen yılın aynı dönemine göre %133 arttı. Arjantin’in yüksek üretimi ve ihracat kapasitesi bu değişimi desteklese de ülkenin küresel fiyatlara, navlun maliyetlerine, döviz kurlarına ve olası lojistik aksamalara maruz kalması sürüyor. Mısır, özellikle kanatlılar olmak üzere karma yem üretiminde temel girdi olduğundan, kalıcı bir tedarik maliyeti artışı yem üreticileri ve hayvancılık işletmeleri üzerinde baskı oluşturabilir. Ancak kaynak, Fas’ta hayvan yemleri fiyatlarının bu gelişmeler nedeniyle şimdiden arttığının henüz söylenemeyeceğini belirtiyor.

Almanya’da Sıcaklar Nedeniyle Süt Alımı Azaldı
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber

Almanya’da Sıcaklar Nedeniyle Süt Alımı Azaldı

Almanya’da ağustos başında süt işletmelerinin topladığı miktar, mevsimsel düşüşe sıcak hava ve yem sıkıntısının eklenmesiyle azaldı. Yüksek sıcaklıkların süt ineklerinde verimi düşürdüğü, bu nedenle piyasada baskının arttığı belirtiliyor. Kuraklığın özellikle güney Almanya’da kaba yem üretimini zayıflattığı, bazı bölgelerde üreticilerin sürü büyüklüğünü azaltmaya başladığı aktarılıyor. Bu gelişmelerin önümüzdeki haftalarda süt alımını daha da sınırlayabileceği ifade ediliyor.