Almanya Federal Risk Değerlendirme Enstitüsünün yakın tarihli araştırmasında katılımcıların yaklaşık üçte biri, gıdanın küflü bölümünü kesip kalanını yediğini bildirdi. Araştırma, katılımcıların küflü gıdaya ilişkin alışkanlık ve bilgilerini ölçtü; gıdalardaki toksin düzeylerini veya katılımcıların hastalanıp hastalanmadığını incelemedi. Katılımcıların yarısından azı, bazı küflerin ürettiği ve gıdada görünmeyebilen mikotoksinlerin pişirme ya da fırınlamayla yok olmadığını biliyordu.
Uzman Brian Labus, marul veya başka bir ürün yumuşamışsa atılması gerektiğini belirtti. Meyvelerde görünür küf ya da yumuşak bölümler bulunan parçaların atılması, sağlam ve küf belirtisi taşımayanların ise yıkanarak tüketilmesi önerildi. ABD Tarım Bakanlığı da küflü meyvenin ve temas ettiği parçaların atılmasını; kalanların küfsüz ve aşırı yumuşamamış olması halinde yıkanmasını tavsiye ediyor.
Ekmekte küf görüldüğünde yalnızca küflü dilimi kesmek yerine ekmeğin tamamının atılması gerekiyor; çünkü küf somunun içine ilerleyebiliyor. Küflü reçel veya jöle de tüketilmemeli. Bazı küfler alerjik reaksiyonlara yol açabilirken, bazıları mikotoksin üretebiliyor. Küflü gıdayı yanlışlıkla yiyenlerin paniğe kapılmasına gerek olmadığını söyleyen Labus, küflü gıdanın tükürülmesini önerdi. Küf alerjisi olanların risk almaması, bağışıklığı baskılanmış kişilerin ise gıda işlemede daha dikkatli olması gerekiyor.



