Ekonomi analisti Muhammed Hindavi, konseyin yalnızca ticaret hacmini artırmaya odaklanmaması gerektiğini belirterek yatırım, üretim, teknoloji ve uzmanlık transferine yönelmenin önemini vurguladı. Hindavi, ilaç sektöründe Suriye pazarının ihtiyaç duyduğu nitelikli ürünlerin temin edilmesinin ardından zamanla yerel veya ortak üretime geçilebileceğini söyledi. Bu alandaki iş birliğinin kalite, akreditasyon ve ilaç denetimi standartlarına bağlı yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Hindavi, Pakistan’ın tarım, sulama, pamuk, pirinç, buğday ve gıda sanayisindeki deneyiminden modern tarım, su yönetimi, verimliliğin artırılması ve gıda işleme alanlarında yararlanılabileceğini belirtti. Ayrıca Suriye’nin tarım ve gıda ürünleri için yeni pazarlar açılabileceğini söyledi. Güneş enerjisi, elektrik üretim ekipmanları, depolama çözümleri, enerji verimliliği ve altyapının yeniden rehabilitasyonuna yönelik yatırımlar da olası iş birliği başlıkları arasında sıralandı.
Araştırmacı Süleyman Şaban ise konseyi, Suriye-Özbekistan ve Suriye-Azerbaycan iş konseylerinin ardından ekonomik ilişkileri canlandırma sürecinde yeni bir adım olarak değerlendirdi. Şaban, ortak projelerle Pakistan yatırımlarının ve uzmanlığının Suriye’nin üretken sektörlerine çekilebileceğini, bunun bilgi ve teknoloji transferine katkı sağlayabileceğini söyledi. Hindavi ve Şaban, konseyin yalnızca ithalatı kolaylaştıran bir platforma dönüşmemesi; iş birliğinin üretim, istihdam, pazar açılması ve somut yatırım projelerine dayanması gerektiğini belirtti.



