ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

428 haber · Sayfa 10

İsveç'te Günlük Tüketim Ürünleri Satışları Artarken Gıda Fiyatları Geriledi
Görsel kaynağı: Butikstrender · Özgün haber
Veri haberi

İsveç'te Günlük Tüketim Ürünleri Satışları Artarken Gıda Fiyatları Geriledi

İsveç'te günlük tüketim ürünleri perakendesinin satışları Eylül 2026'da geçen yılın aynı ayına göre %4,3 arttı. Svensk Dagligvaruhandel tarafından hazırlanan Dagligvaruindex verilerine göre artış, gıda ve alkolsüz içecek fiyatlarının aynı dönemde %6,6 gerilemesine rağmen gerçekleşti. Fiyatlardaki düşüşün büyük ölçüde yarıya indirilen gıda vergisinden kaynaklandığı belirtildi. Gıda ve alkolsüz içecek fiyatları Ağustos-Eylül döneminde de %0,8 azaldı. Satış kanallarında fiziksel mağazaların cirosu Eylül ayında %4,2, e-ticaret satışları ise %4,5 yükseldi. Dijital kanallar içinde eve teslimat %6,3 büyürken mağazadan teslim alma %2,1 arttı. İnternet satışları, ay toplamında günlük tüketim ürünleri perakendesinin cirosunun %4,6'sını oluşturdu. Takvim etkileri düzeltildiğinde Eylül ayındaki toplam satış artışı %4,0 olarak hesaplandı. 2026'nın üçüncü çeyreğinde toplam günlük tüketim ürünleri satışı da 2025'in aynı dönemine göre %4,0 arttı. Çeyrek bazında fiziksel mağaza satışları %3,8 yükselirken internet satışlarındaki artış %7,7'ye ulaştı. Eve teslimat %10,4, mağazadan teslim alma ise %4,3 büyüdü; satışların çoğu yine fiziksel mağazalarda gerçekleşti. Svensk Dagligvaruhandel Üst Yöneticisi Karin Brynell, gıda fiyatlarının bir yıl öncesine göre düşük kalmasına karşın enerji fiyatlarındaki yükselişin üretim, taşıma ve dağıtım maliyetlerini artırabileceğini söyledi. Brynell ayrıca hava koşulları ve iklim kaynaklı olayların hasatları, hammadde arzını ve dünya piyasalarındaki fiyatları etkileyerek zamanla İsveç'teki mağaza ve hanelere yansıyabileceğini belirtti. Ekim ayındaki satışları kapsayan bir sonraki Dagligvaruindex'in 13 Kasım'da yayımlanacağı bildirildi.

Nestle India’nın Kârı Gıda Enflasyonuna rağmen %36 Arttı
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Nestle India’nın Kârı Gıda Enflasyonuna rağmen %36 Arttı

Nestle India, gıda enflasyonu ve yükselen emtia fiyatlarını zorluk olarak gösterdiği ikinci çeyrekte net kârının %36 arttığını açıkladı. Şirket, Maggi hazır erişte ve Nescafe kahve talebinin sonuçları desteklediğini bildirdi. Net kâr 10,27 milyar rupiye, gelir ise %20 artışla 67,88 milyar rupiye yükseldi. Hindistan’daki tüketim vergisi indirimleri ve seçici fiyat artışları, tüketim ürünleri üreticilerinin satış büyümesine katkı sağlarken ambalaj, yenilebilir yağlar ve tarımsal emtialardaki maliyet baskısı sürüyor. Nestle India, bu ortamı yönetmek için yeni ve geliştirilmiş ürünlere, marka yatırımlarına ve maliyet yönetimine odaklandığını açıkladı. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdür Manish Tiwary, özellikle gıda enflasyonunun bir gerçek olduğunu söyledi. Hindistan’da perakende enflasyonu eylülde %5,54’e yükseldi. Eylül çeyreğinde satış hacmi çift haneli büyüyen şirket, gelişmeyi Maggi’nin kırsal erişiminin artması, hızlı ticaret platformlarındaki büyüme ve KitKat ile Munch ürün lansımlarıyla ilişkilendirdi. Sonuçlar tahminlerle genel olarak uyumlu kalırken Nestle India hisseleri yaklaşık %9 geriledi. Ülkedeki gıda güvenliği denetimleri kapsamında paketli gıdalar için uyarı etiketleri öneriliyor ve işletmeler denetleniyor.

Küresel Wagyu Sektöründe Büyüme İçin İş Birliği ve İzlenebilirlik Vurgusu
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Wagyu Sektöründe Büyüme İçin İş Birliği ve İzlenebilirlik Vurgusu

Küresel Wagyu sektörünün büyüme potansiyelini değerlendiren uluslararası dernek temsilcileri, yüksek fiyatlı sığır eti markasının bütünlüğünün korunması, pazar erişiminin geliştirilmesi ve istikrarlı ticari arzın sağlanmasının kritik olduğunu belirtti. Açıklamalar, Güney Afrika’nın Western Cape bölgesindeki Somerset West’te 13 Ekim’de düzenlenen Dünya Wagyu Konferansı’nda yapıldı. Wagyu South Africa’nın ev sahipliği yaptığı konferans “Tek Irk. Tek Vizyon” temasıyla gerçekleştirildi. Dünya Wagyu Konseyi Başkanı Richard Saunders, kuruluşun 2015’teki beş kurucu üyeden 14 üyeye ulaştığını söyledi. Saunders, küresel genetik ve sığır eti pazarlarında rekabet eden ulusal dernekler arasında bilgi ve uzmanlık paylaşımının önemine dikkat çekti. Bu iş birliğinin genetik gelişimi hızlandırabileceği, Wagyu markasını koruyabileceği ve sektörün küresel sığır eti pazarındaki payını artırmasına katkı sağlayabileceği ifade edildi. Konferansta izlenebilirlik ve sertifikasyon, Wagyu etinin özgünlüğünü ve yüksek fiyatlı niteliğini korumanın temel araçları arasında gösterildi. Amerikan Wagyu Birliği İcra Direktörü Jerry Cassady, yüksek fiyatların, ırkın itibarından yararlanarak gerekli standartları karşılamayan ürünleri pazarlamak isteyenler için fırsat oluşturduğunu söyledi. ABD’de bu riski azaltmak amacıyla sıkı mermerleşme koşulları içeren markalı sığır eti programları geliştirildi. Britanya’daki British Wagyu Assured programında DNA ile baba doğrulaması, çiftlikteki kimliklendirmeden kesime kadar izlenebilirlik ve bağımsız denetimler birlikte uygulanıyor. Sistemin perakendeciler ile tüketicilerde güven oluşturduğu ve Waitrose ile Aldi gibi büyük süpermarket zincirleriyle ilişkileri desteklediği aktarıldı. Güney Afrika da 2018’de başlatılan Sertifikalı Wagyu Eti programıyla ürün özgünlüğü ve kalitesine yönelik güvence sağlamayı amaçlıyor. Ülkenin kayıtlarında 7 binden fazla tam kan ve safkan hayvan ile yaklaşık 28.500 sertifikalı program hayvanı bulunuyor. Ulusal sektörlerin arz ve pazar erişimi koşullarının farklı olduğu da konferansta ortaya kondu. Uruguay, ırk özgünlüğü ve karkas kalitesini kapsayan bir Wagyu sertifikasyonu geliştirmeye çalışırken yıllık yaklaşık 2.000 tam kan ve safkan ile 30.000 F1 buzağı üretiyor. Almanya’da küçük üreticilerin dağınık yapısı büyük perakendecilerle sözleşme kurmayı zorlaştırıyor; merkezi bir yemlik veya pazarlama tesisinin üretimi birleştirerek daha düzenli arz sağlayabileceği belirtiliyor. İsviçre’de artan iç talebin önemli bölümü ithalatla karşılanırken, yüksek ihracat maliyetleri üreticileri iç pazara bağlıyor. Britanya’da ise perakendecilik ortaklıkları, finansman ve geri alım düzenlemeleri daha istikrarlı tedarik zincirlerinin kurulmasına yardımcı oluyor.

EAPO, AB Balıkçılık Politikasının Daha Hızlı Revize Edilmesini İstiyor
Görsel kaynağı: Fiskeri Tidende · Özgün haber

EAPO, AB Balıkçılık Politikasının Daha Hızlı Revize Edilmesini İstiyor

Avrupa Balık Üreticileri Örgütleri Birliği (EAPO), Fransa’nın Lorient kentindeki yıllık üye toplantısında balıkçılığın geleceğini ve AB’nin 2028-2034 bütçesini ele aldı. Üyeler, AB’nin ortak balıkçılık politikasının daha hızlı revize edilmesi, kuralların sadeleştirilmesi ve sektörün AB bütçesinden yeterli destek almaya devam etmesi için çalışma kararı aldı. EAPO ayrıca geleneksel balıkçılık alanlarına erişimin iyileştirilmesini ve bilimsel tavsiyeler, iklim değişikliği ile balıkçılığın ekonomik önemini dikkate alan daha istikrarlı kotalar istedi. Toplantıda dip balığı stokları ve Uluslararası Deniz Araştırmaları Konseyinin (ICES) Kuzey Denizi dahil bazı bölgeler için tavsiyeleri görüşüldü. Örgüt, uzun vadeli yönetim planları talep ederken kuzey sularındaki levrek stokunun iyi durumda olduğunu ve mevcut kısıtlamaların kaldırılması için Birleşik Krallık’la anlaşma gerektiğini bildirdi.

Fas’ın Su Politikası Roma’daki Dünya Gıda Forumu’nda Sunuldu
Görsel kaynağı: Libération Maroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas’ın Su Politikası Roma’daki Dünya Gıda Forumu’nda Sunuldu

Fas’ın su politikası, WFF-2026 olarak anılan Dünya Gıda Forumu kapsamında Roma’da düzenlenen üst düzey su diyaloğunda sunuldu. Fas Ekipman ve Su Bakanlığı Su Genel Müdürü Salaheddine Dahbi, su kaynaklarının yönetimini ulusal egemenlik ve su stresi karşısında dayanıklılık meselesi olarak tanımladı. Dahbi, politikanın herkese içme suyu sağlamayı ve ülke genelindeki sulama ihtiyaçlarının en az %80’ini karşılamayı hedeflediğini belirtti. Dahbi’nin aktardığına göre sulamalı tarım, Fas’taki su talebinin %80’inden fazlasını ve tarımsal ihracatın %75’inden fazlasını oluşturuyor. Buna karşılık ülkede kişi başına yıllık su mevcudiyeti 600 metreküpün altında bulunuyor; Fas ayrıca art arda yedi yıllık kuraklık döneminin ardından su kaynakları üzerindeki baskıyla karşı karşıya. Su yönetiminin amacı, üretim ve gıda temini için suya erişimin yanı sıra herkes için güvenli ve eşitlikçi erişimi güvence altına almak olarak ifade edildi. Fas’ın 2050 ufuklu Ulusal Su Planı projesi; barajlar, havzalar arası su transferleri, deniz suyunun arıtılması ve arıtılmış atık suyun yeniden kullanılması gibi kaynakların birlikte değerlendirilmesine dayanıyor. Yaklaşımda su muhasebesi, uzaktan algılama, su çekimlerinin ölçülmesi, kuraklık yönetimi ve yönetişime eşlik eden iklim finansmanı da yer alıyor. Dahbi, ülkenin özellikle Afrika ülkeleriyle Güney-Güney işbirliği çerçevesinde deneyim paylaşmaya hazır olduğunu söyledi.

AB Bütçesi İçin Müzakereler Başladı: Tarım ve Savunma Gündemde
Görsel kaynağı: La Libre Belgique · Özgün haber
Veri haberi

AB Bütçesi İçin Müzakereler Başladı: Tarım ve Savunma Gündemde

Avrupa Birliği (AB) liderleri, bir sonraki AB bütçesi için Brüksel’de müzakerelere başladı. Tarım, savunma, rekabetçilik ve göç gibi öncelikleri 2034’e kadar finanse etmesi planlanan bütçe üzerinde anlaşmaya varılması hedefleniyor. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, görüşmelerin çok zor geçeceği uyarısında bulunurken yıl sonuna kadar uzlaşma sağlanmasının hâlâ mümkün olduğunu söyledi. Yaklaşık 2 trilyon avroluk Komisyon teklifinde tarım ve Avrupa bölgelerine ayrılacak kaynak, Ukrayna ve savunma fonlarının büyüklüğü, yapay zekânın bütçedeki yeri ve Afrika’da göçmen merkezlerinin finanse edilip edilmeyeceği gibi başlıklar henüz karara bağlanmadı. AB üyesi birçok ülkenin lideri bu kararları Noel’den önce sonuçlandırmak istiyor. Müzakerelerde bir tarafta daha iddialı bir bütçe isteyen ülkeler bulunuyor. Fransa, Polonya, İtalya ve İspanya tarım ile sosyal ve bölgesel uyum için daha fazla kaynak talep ederken, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez mevcut teklifin açıkça yetersiz olduğunu söyledi. Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda da bütçenin kapsamının kritik olduğunu savundu. Diğer tarafta Almanya, İsveç ve Hollanda’nın öncülük ettiği, bütçede tasarruftan yana ülkeler yer alıyor. Bu ülkeler, ulusal bütçeler üzerindeki baskıyı gerekçe göstererek Komisyon teklifinde büyük kesintiler yapılmasını istiyor. Hollanda, tarım veya uyum harcamalarında azaltım pahasına kaynakların AB’nin modernizasyonuna yönlendirilmesini savunuyor. AB dönem başkanlığını yürüten İrlanda’nın başlangıç teklifine göre 140 milyar avroluk kesinti önerisi ise tarafların hiçbirini memnun etmedi. Fransa ayrıca dijital hizmetler, kripto varlıklar ve kumar üzerinden yeni Avrupa gelirleri oluşturulmasını öneriyor.

Almanya'da Patates Fiyatları Eylülde %11,3 Arttı
Görsel kaynağı: Der Standard · Özgün haber
Veri haberi

Almanya'da Patates Fiyatları Eylülde %11,3 Arttı

Almanya'da patates fiyatları eylül ayında geçen yılın aynı ayına göre %11,3 yükseldi. Verileri Almanya Federal İstatistik Ofisi açıklarken, toplam tüketici fiyatlarındaki artış %3,3, gıda fiyatlarındaki artış ise %0,4 oldu. Patates fiyatlarındaki artış, 2026'daki düşük hasatla ilişkilendirildi. Hasadın gerilemesinde ekim alanının %11,1 küçülmesi ve kuraklık etkili olurken, kuraklık patateslerin daha küçük kalmasına yol açtı.

Avustralya’da Yumurta Çiftliğine Hayvanlara Eziyet Soruşturması
Görsel kaynağı: ABC Australia · Özgün haber

Avustralya’da Yumurta Çiftliğine Hayvanlara Eziyet Soruşturması

Avustralya’nın Yeni Güney Galler (NSW) eyaletindeki Central Coast bölgesinde bulunan Mountain Pride Farms yumurta çiftliği, hayvanlara eziyet iddiaları nedeniyle soruşturuluyor. NSW Tarım Bakanı Tara Moriarty, çiftlikte canlı tavukların itlaf edildiğini söyledi ve süreci “acil durum” olarak nitelendirdi. Moriarty, NSW Temel Sanayiler Bakanlığının çiftlikte gıda güvenliği veya biyogüvenlik sorunları bulunup bulunmadığını belirlemek için soruşturma başlattığını açıkladı. Bakan, çiftliğin yumurtalarının gıda tedarik zincirine girmesini önlemek için adım atıldığını, biyogüvenlik kontrollerinin uygulanmasını ve sürdürülmesini izlemeye devam edeceklerini belirtti. Hayvan hakları grubu Animal Liberation, bu hafta başında Mountain Pride Farms’ta çekildiği öne sürülen ölü ve ölmekte olan tavukları gösteren bir video yayımladı. Greens milletvekili Abigail Boyd ise çiftlikle ilgili endişelerin ilk olarak Eylül 2025’te gündeme getirildiğini ve RSPCA, NSW Temel Sanayiler Bakanlığı, NSW Polisi ile Central Coast Belediyesine iletildiğini söyledi. Animal Liberation sözcüsü Lisa Ryan, çiftliğin yumurtalarının cumartesi günü Central Coast’taki taze gıda pazarlarında jenerik ambalajlarla satıldığının görüldüğünü, çarşamba gecesi de Peats Ridge’deki bir akaryakıt istasyonunda satışta olduğunu söyledi. Çiftliğin sahibi soruşturma hakkında yorum yapmadı. İşletmenin internet sitesinde ise yumurtalar “yüksek refah standartlarına sahip” ve “serbest gezen” olarak tanımlanıyor.

Finlandiya’da Gıda Yardımına İhtiyaç Artıyor
Görsel kaynağı: Iltalehti · Özgün haber
Veri haberi

Finlandiya’da Gıda Yardımına İhtiyaç Artıyor

Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de gıda yardımına başvuranların sayısının son yıllarda arttığı bildirildi. Hurstin yardım kuruluşunun yetkilisi Heikki Hursti, yardım noktasına gelen kişi sayısının başlangıçta yaklaşık 300 iken bugün 2 bine, hatta 2 bin 500’e yaklaştığını söyledi. Ruoka-apu.fi hizmetinin 2020’den beri hazırladığı ulusal durum değerlendirmesinin de yardım ihtiyacındaki artışı gösterdiği aktarıldı. Başvuru sayısındaki artışın, mevcut gıdanın ihtiyacı olan herkese yetmemesine yol açtığı belirtildi. Hursti, ürünlerin zaman zaman kademeli dağıtıldığını ve böylece herkesin en azından bir miktar yardım almasının amaçlandığını söyledi. Yardım alanlar arasında çocuklarıyla gelen göçmen kökenli öğrencilerin daha fazla yer aldığı kaydedildi. Helsinki’deki yardım noktasında hazır yemek, sebze, ekmek ve makarna gibi kuru gıdaların yanı sıra tek kullanımlık servis gereçleri ile kedi ve köpek mamaları dağıtılıyor. Hindistan’dan Finlandiya’ya taşınan ve hemşirelik eğitimi alan Raghupathy de altı yaşındaki oğluyla yardım noktasına geldi; henüz yarı zamanlı iş bulamadığını ve kentte yaşamın pahalı olduğunu söyledi. Hursti, gıda yardımının daha etkili sürdürülebilmesi için daha fazla destek istedi.

Gürcistan’da Svanidze Zeytin, 500–800 Ton Hasat Bekliyor
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber

Gürcistan’da Svanidze Zeytin, 500–800 Ton Hasat Bekliyor

Gürcistan’da zeytin hasadının ekim ayı sonunda başlaması ve kasım ayının sonuna kadar sürmesi bekleniyor. Svanidze Zeytin işletmesinin kurucusu Giorgi Svanidze, bu yıl en az 500-800 ton zeytin hasadı beklediklerini söyledi. Svanidze, hasadın kalite ve miktar göstergelerinin geçen yıla göre iyileştiğini belirtti. Svanidze, içinde bulunulan yılın zeytin yetiştiriciliği açısından iyi iklim koşulları sunduğunu ifade etti. Zeytine olan talebin her yıl arttığını söyleyen Svanidze, Gürcistan’daki zeytin sektörünün başarılı olduğunu savundu ve halkı bu ürüne daha fazla ilgi göstermeye çağırdı. Ayrıca zeytin ağacının 2 bin yıl yaşayabildiğini, bugün dikilen ağaçların gelecek yüzyıllarda ürün verebileceğini söyledi. Hasat döneminde tesise gelen çiftçilerin sabah 6-7 arasında gelmeye başladığı aktarıldı. Svanidze, işletmede üzüm hasadındaki gibi yoğunluk oluştuğunu, bu dönemde tesisin 24 saatlik çalışma düzenine geçtiğini ve zeytin kabulünün durmadığını belirtti.

AB’den Yeni Zelanda’ya Paris Anlaşması Uyarısı: Ticaret Anlaşması Tehlikeye Girebilir
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

AB’den Yeni Zelanda’ya Paris Anlaşması Uyarısı: Ticaret Anlaşması Tehlikeye Girebilir

Yeni Zelanda’daki bazı koalisyon partileri ülkenin Paris Anlaşması’ndan çıkarılması için kampanya yürütürken Avrupa Birliği (AB) yetkilileri, böyle bir adımın yaptırımlara veya Yeni Zelanda ile AB arasındaki serbest ticaret anlaşmasının tehdit edilmesine yol açabileceği uyarısında bulundu. Yetkililer, yaptırım uygulanmasının ya da anlaşmanın sona erdirilmesinin AB açısından aşırı tepki olacağını, ancak anlaşmadan ayrılmanın ciddi bir güven ihlali sayılacağını belirtti. AB, Yeni Zelanda’nın dördüncü büyük ticaret ortağı konumunda ve geçen yıl ülkenin AB’ye ihracatından 8,8 milyar dolar gelir sağlandı. 2023’te yürürlüğe giren serbest ticaret anlaşmasıyla Yeni Zelanda ihracatının %91’i hemen gümrüksüz hale gelirken, gelecek yıllarda AB’ye giren ihracatın %97’sinin gümrüksüz olması bekleniyor. Anlaşmanın ilk iki yılında toplam ticaret 3 milyar dolar artarak 8,8 milyar dolara çıktı. Yeni Zelanda’nın 2015’te imzaladığı Paris Anlaşması hukuken bağlayıcı bir uluslararası antlaşma. ACT ve Yeni Zelanda First partileri, anlaşmanın özellikle birincil sektörlere maliyet ve yükümlülük getirdiğini savunuyor. ACT şartların yeniden müzakere edilmesini, bu mümkün olmazsa anlaşmadan ayrılmayı isterken Yeni Zelanda First lideri Winston Peters ayrılmayı destekliyor. Başbakan Christopher Luxon ise ayrılmanın müzakereye açık olmadığını ve denizaşırı karbon kredisi satın alınmayacağını söyledi. AB yetkilileri, anlaşmazlıklar için taraflar arasında görüşmeleri de içeren bir süreç bulunduğunu belirtti. Ayrıca Hollandalı çevre grubu Both ENDS’in, Yeni Zelanda’daki çevre gruplarının desteğiyle yaptığı iklim taahhütleri şikâyetinin ilk değerlendirmesinin 120 gün süreceği bildirildi. Başvuru, AB’nin tek başvuru noktası süreci üzerinden yapıldı ve hukuken Yeni Zelanda-AB serbest ticaret anlaşmasıyla doğrudan bağlantılı değil; ancak yetkililer, sonuçlarının AB’nin genel ticaret gündemini etkileyebileceğini söyledi.

ABD’li Alıcılar Olası Kısıtlamalar Öncesi Yeni Zelanda Kuzusuna Yöneldi
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

ABD’li Alıcılar Olası Kısıtlamalar Öncesi Yeni Zelanda Kuzusuna Yöneldi

ABD’li müşterilerin, gelecek yılın başlarında yürürlüğe girebilecek ithalat kısıtlamaları beklentisiyle Yeni Zelanda kuzusuna ilgisinin arttığı bildirildi. Avustralya ve Yeni Zelanda’dan ABD’ye kuzu ithalatı, ABD koyun sektörünün geçen ekimde yaptığı şikâyetin ardından ABD Uluslararası Ticaret Komisyonu’nun (ITC) soruşturması kapsamında bulunuyor. AgriHQ kıdemli analisti Mel Croad, görüştüğü bir Yeni Zelanda ihracatçısının ABD’deki müşterilerinin karar beklemeden tedariki öne çekmek için harekete geçtiğini söyledi. Ancak olası kısıtlamaları önden karşılamaya yönelik bu talep artışı, aylık ihracat verilerine henüz güçlü biçimde yansımadı. Kuzu karkas pirzolalarının sezon başı fiyatları ise son birkaç haftada pound başına 13 ABD dolarına yükseldi. ITC’nin, ithalatların ABD üreticilerinde ciddi zarara yol açıp açmadığına veya böyle bir tehdit oluşturup oluşturmadığına 13 Kasım’a kadar karar vermesi gerekiyor. Zarar tespit edilirse 1 Aralık’a kadar çözüm yolları için ek duruşma yapılacak. Komisyon gümrük vergisi ya da kota sınırı önerebilir, ancak nihai uygulama kararını ABD Başkanı verecek. Yeni Zelanda kuzusu hâlen %13,2 gümrük vergisine tabi; Amerikan Koyun Endüstrisi Birliği daha önce %21 vergi önermişti.

FAO ile Gürcistan Tarımında İş Birliği Görüşüldü
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber

FAO ile Gürcistan Tarımında İş Birliği Görüşüldü

Gürcistan Çevre Koruma ve Tarım Bakanı David Songhulashvili, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Genel Direktörü Qu Dongyu ile Roma'da görüştü. FAO'nun merkezinde, Dünya Gıda Forumu 2026 kapsamında yapılan toplantıda Gürcistan ile FAO arasındaki iş birliğinin derinleştirilmesi ve gelecekteki ortaklığın temel yönleri ele alındı. Görüşmede, Yeşil İklim Fonu (GCF) kapsamında planlanan projeye özel önem verildi. Kaynakta projenin Gürcistan'da tarımın güçlendirilmesi ve kırsal yaşamın sürdürülebilir gelişimi açısından önemli olduğu belirtildi. Songhulashvili, FAO ortaklığını iklim değişikliğiyle mücadele, gıda güvenliğinin sağlanması ve tarım-gıda sektörünün rekabet gücünün artırılması bakımından öncelikli olarak nitelendirdi. Gürcistan bakanı, ortaklığın kırsal kalkınmayı ve sektörde çağdaş yaklaşımların uygulanmasını desteklemesi gerektiğini ifade etti. Qu Dongyu ise görev süresi sona ermeden önce, 2027'nin başında Gürcistan'ı ziyaret etmek istediğini söyledi. Görüşmeye Bakan Yardımcısı Lasha Dolidze ile Gürcistan'ın İtalya Büyükelçisi Tamuna Liluashvili de katıldı.

Almanya’dan Rusya’ya Karadeniz’de Tahıl Ateşkesi Çağrısı
Görsel kaynağı: Azernews · Özgün haber

Almanya’dan Rusya’ya Karadeniz’de Tahıl Ateşkesi Çağrısı

Almanya, Rusya’ya Karadeniz’de sivil gemilere yönelik saldırıları durdurması ve tahıl taşımacılığının güvenliğini sağlayacak bir ateşkesi kabul etmesi çağrısında bulundu. Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, bu çağrıyı çarşamba günü Berlin’de Bulgar mevkidaşı Velislava Petrova-Chamova ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptı. Wadephul, saldırıların sürmesinin Afrika başta olmak üzere Küresel Güney’deki insanlar üzerinde ağır sonuçlar doğurabileceğini ve gıda güvensizliğini artırabileceğini belirtti. Özellikle tahıl taşıyan gemileri hedef alan saldırıların, tarımsal ithalata bağımlı ülkelerde gıda güvenliği ile sivillerin yaşamı için doğrudan tehdit oluşturduğunu söyledi. Alman bakan, Karadeniz’e kıyıdaş ülkelerin Rusya ve Ukrayna ile sivil gemilerin güvenli geçişini ve tahıl ihracatının kesintisiz sürmesini sağlayacak düzenlemeleri görüşmeye hazır olduğunu aktardı. Önerilen ateşkesin ticari deniz trafiğini korumaya ve Karadeniz üzerinden sevkiyata bağımlı ülkelere gıda tedarikini sürdürmeye odaklanacağı belirtildi. Wadephul ayrıca, ticari gemiciliğe yönelik askeri operasyonların devam etmesinin Rusya’nın Küresel Güney ülkeleri nezdindeki itibarına zarar verebileceği uyarısında bulundu.

Kazakistan Pastörize Deve Sütü İçin Ulusal Standart Onayladı
Görsel kaynağı: Kazinform · Özgün haber

Kazakistan Pastörize Deve Sütü İçin Ulusal Standart Onayladı

Kazakistan, yerli üreticilerin Çin, Orta Doğu ve Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) ülkelerine ihracatını genişletmesine yardımcı olmak amacıyla pastörize deve sütü için yeni ulusal standardı onayladı. Kazakistan Standartlaştırma ve Metroloji Enstitüsü Genel Müdür Yardımcısı Alexander Razzarenov, bilgiyi Merkez İletişim Servisi’ndeki toplantıda aktardı. Razzarenov, bu yıl bilimsel araştırmalara dayalı geliştirilen standardın, laboratuvar testlerinde ticaret ortaklarının karşılaştırılabilir ürünlerinden daha iyi kalite sonucu veren Kazak deve sütü ürünleri için daha sıkı koşullar getirdiğini söyledi. Ticaret ve Entegrasyon Bakanlığına göre standart 11 Eylül 2026’da onaylandı ve 1 Kasım’da yürürlüğe girecek. Düzenleme kalite, güvenlik, etiketleme, ambalajlama, taşıma ve depolama koşullarını kapsıyor. Pastörize deve sütü shubat, dondurma, reçel ve “camelccino” dahil kahve bazlı içeceklerde kullanılıyor.

Gürcistan ve IFAD Kırsal Kalkınma Ortaklığını Görüştü
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber
Veri haberi

Gürcistan ve IFAD Kırsal Kalkınma Ortaklığını Görüştü

Gürcistan Çevre Koruma ve Tarım Bakanı David Songhulashvili, Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) Başkan Yardımcısı Donald Brown ile bir araya geldi. Görüşmede Gürcistan ile IFAD arasındaki uzun süreli işbirliğinin geliştirilmesi ve gelecekteki ortaklığın temel yönleri ele alındı. Toplantıda sürdürülebilir otlak yönetimi, iklim değişikliğine uyum, hayvancılığın geliştirilmesi ve kırsal nüfusun ekonomik imkânlarının güçlendirilmesi başlıkları görüşüldü. Songhulashvili, ortaklığın kırsal ekonomiyi güçlendirdiğini, çiftçiler için yeni fırsatlar oluşturduğunu ve tarımın iklim değişikliğine karşı dayanıklılığını artırdığını söyledi. Bakan, otlakların sürdürülebilir yönetimi alanındaki işbirliğinin sürdürülmesinin önemine dikkat çekti. Gürcistan ile IFAD arasındaki işbirliği 1997'de başladı. IFAD bu dönemden bu yana Gürcistan'da kırsal kalkınma için yaklaşık 70 milyon ABD doları yatırım yaptı. Ortaklık; tarımsal finansmana erişimin iyileştirilmesi, altyapı ve pazarlara ulaşım, değer zincirlerinin güçlendirilmesi, arazi tescili ve iklim duyarlı tarım çalışmalarını kapsıyor.

PYCA, Pakistan’da Gıda Standartları İçin PSQCA’ya Çağrı Yaptı
Görsel kaynağı: Associated Press of Pakistan · Özgün haber

PYCA, Pakistan’da Gıda Standartları İçin PSQCA’ya Çağrı Yaptı

Pakistan Youth Change Advocates (PYCA), Pakistan’daki gıda standartlarının belirlenmesi sürecinde şeffaflık ve bağımsızlığın sağlanması için Pakistan Standartlar ve Kalite Kontrol Kurumu’na (PSQCA) çağrı yaptı. PYCA, Tarım ve Gıda Ürünleri Ulusal Standart Belirleme Komitesi’nde (NSCAF) önerilen değişikliklerin ticari çıkarların kamu sağlığını zayıflatmasına izin vermemesi gerektiğini belirtti.

Roma’da Gürcü Buğdayı ve Genetik Kaynakları Tanıtıldı
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber

Roma’da Gürcü Buğdayı ve Genetik Kaynakları Tanıtıldı

Roma’daki Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) genel merkezinde, World Food Forum 2026 kapsamında “Gürcü Buğdayı: Gelecek İçin Gelenek” etkinliği düzenlendi. Etkinlikte Gürcü buğdayının kültürü, gelenekleri ve genetik kaynaklarına ilişkin sunumlar yapıldı. Bilgiyi Gürcistan Tarım Bilimsel Araştırma Merkezi yayımladı. Merkezin Standardizasyon ve Belgelendirme Araştırma Birimi Başkanı Tamar Jincikhadze, Gürcü buğdayının tarihini, geleneksel tarımı, ekmek yapım adetlerini ve buğday ile ekmeğin Gürcü yaşamındaki yerini anlattı. Sunumunda, yerel Gürcü buğdayı çeşitlerinin incelenmesi ve korunması, genetik kaynakların muhafazası ile genetik bankanın önemi üzerinde duruldu. Gürcü Buğdayı Üreticileri Derneği kurucusu Asmat Lali Meskhi ise Gürcü ekmeği ve şarap kültürü, çiftçilerle iş birliği ve yerel üretimin geliştirilmesine ilişkin konuştu. Genç girişimci Otar Lashkhi, Gürcistan’ın genetik kaynakları, bitki ıslahı ve sürdürülebilir tarımın geliştirilmesi olanaklarını ele aldı. Gürcistan Ulusal Müzesi Genel Müdürü David Lortkipanidze de ülkede tarımın ortaya çıkışının biyokültürel ve çevresel bağlamını ve bu sürecin bölgenin eski tarım kültürünü incelemedeki önemini sundu. Etkinlikte Gürcü buğdayı türleri ve yerel çeşitleri, bunlardan yapılan ekmekler, Cığauri’de korunan nadir Gürcü üzüm çeşitlerinden üretilen şarap örnekleri ve geleneksel Gürcü ürünleri sergilendi; konuklara Gürcü ekmeği ve şarabı ikram edildi. Etkinliği Gürcistan Çevre Koruma ve Tarım Bakanı David Songulaşvili açtı. Programa Tarım Bilimsel Araştırma Merkezi Direktörü Levan Ujmajuridze ile merkezin temsilcileri de katıldı.

IIT Ropar, Pencap’ta Yapay Zekâ Destekli Tarım Danışmanlığı İçin İş Birliği Yaptı
Görsel kaynağı: Krishi Jagran · Özgün haber

IIT Ropar, Pencap’ta Yapay Zekâ Destekli Tarım Danışmanlığı İçin İş Birliği Yaptı

IIT Ropar bünyesindeki ANNAM.AI, Hindistan Ulusal Bilişim Merkezi’nin Pencap birimi (NIC Punjab) ve Pencap Eyaleti Çiftçiler ve Tarım İşçileri Komisyonu (PSFC), eyaletteki çiftçilere tarımsal bilgi ve danışmanlığı daha erişilebilir kılmak amacıyla mutabakat zaptı imzaladı. Anlaşma, üç kuruluşun teknik ve kurumsal imkânlarını çiftçilerin danışmanlık ihtiyaçları için bir araya getirmesini öngörüyor. Mutabakatı ANNAM.AI Proje Direktörü Dr. Pushpendra P. Singh, PSFC Başkanı Dr. Sukhpal Singh ile NIC Punjab Eyalet Bilişim Sorumlusu ve Genel Müdür Yardımcısı Shri Vivek Verma imzaladı. İş birliğinde ANNAM.AI yapay zekâ destekli tarım teknolojilerini, NIC Punjab dijital platformları ve yönetişimde yapay zekâ konusundaki teknik uzmanlığını, PSFC ise tarım sektörü bilgisiyle çiftçi ihtiyaçlarına ilişkin deneyimini sağlayacak. Taraflar, mevcut hizmet kanalları üzerinden güvenilir yanıtların çiftçilere ulaştırılmasını kolaylaştırmayı amaçlıyor. Planın önemli unsurlarından biri, ANNAM.AI’nin ANNAM Sohbet Motoru’nun (ACE) ve Kisan Çağrı Merkezi çözümünün, NIC Punjab ile PSFC’nin tarıma özel veri ve web portalı girişimine entegre edilmesi. Tarıma özgü bilgi tabanından yararlanan ACE’nin, çiftçi sorularına birden fazla dilde ve uzmanlarca doğrulanmış bilgilerle yanıt vermesi öngörülüyor. Hizmetlerde sesli arayüzler, sohbet robotları ve mobil uygulamalar bulunabilir. İş birliği ayrıca zararlı ve hastalıkların belirlenmesine yardımcı olan yapay zekâ tabanlı ürün sağlığı çözümleriyle yerel hava koşullarını izleyen nesnelerin interneti destekli sistemleri kapsıyor. Taraflar teknik gereksinimler ve olası uygulamalar üzerinde, çiftçilerin ihtiyaçlarını ve Pencap’ın tarım ekosistemini merkeze alarak koordinasyon sağlayacak. IIT Ropar’ın ev sahipliği yaptığı ANNAM.AI, Eğitim Bakanlığı’nın ulusal yapay zekâ misyonu kapsamında faaliyet gösteren Hindistan’ın tarım alanındaki ilk yapay zekâ Mükemmeliyet Merkezi olarak tanımlanıyor.

Fas’ta Kıyı ve Küçük Ölçekli Balıkçılık Ürünleri 965.832 Tona Ulaştı
Görsel kaynağı: La Vie Éco · Özgün haber
Veri haberi

Fas’ta Kıyı ve Küçük Ölçekli Balıkçılık Ürünleri 965.832 Tona Ulaştı

Fas’ta kıyı ve küçük ölçekli balıkçılığın pazarlanan ürünleri, Eylül 2026 sonu itibarıyla 965.832 tona ulaştı. Fas Ulusal Balıkçılık Ofisi’nin (ONP) verilerine göre miktar yıllık bazda %19, ürünlerin toplam değeri ise %6 artarak yaklaşık 8,7 milyar dirheme yükseldi. Tür bazında pelajik balıkların miktarı %25 artışla 812.567 tona, kafadanbacaklıların miktarı %7 artışla 49.383 tona çıktı. Buna karşılık beyaz balık miktarı %13, yosun miktarı %12 ve kabuklu miktarı %74 azaldı. Atlantik limanlarında miktar %19 artarken Akdeniz’de miktar %7 yükseldi, değer ise %10 geriledi.

Kuraklık Belçika’da Şeker Pancarı Hasadını Vurdu
Görsel kaynağı: RTBF · Özgün haber
Veri haberi

Kuraklık Belçika’da Şeker Pancarı Hasadını Vurdu

Belçika’da şeker pancarı hasadında verimler ortalamaların altında kaldı. Gembloux bölgesindeki çiftçi Thomas Feuillein, yaz boyunca etkili olan kuraklığın pancarların yeterli su alamamasına, hacim ve ağırlık kazanamamasına yol açtığını söyledi. Longchamps’taki pancar üreticileri sendikası başkanı Thierry Masson da bu yılki düşük verimi kuraklığa bağladı. Hasadın başında pancarlardaki şeker oranının iyi olduğu belirtildi. Rafineriye teslim için en az 17 şeker oranı gerekiyor ve daha yüksek oran, düşük ağırlığın yol açtığı kaybı kısmen telafi edebiliyor. Buna rağmen Masson, ekonomik kaybın %20’ye ulaştığını ifade etti. Mart-nisan döneminde yapılan erken ekim ise köklerin toprakta daha derine inerek su ve besin araması için daha fazla zaman bulmasını sağladı. Yağışların pancarların büyümesine katkı sunabileceği, ancak hasat döngüsünün sonuna gelindiği için ürünü kurtaramayacağı belirtildi. Thierry Masson’a göre geç yağış, bitkinin yeni yapraklar oluşturmasına ve mevcut şeker oranının düşmesine neden olabilir. Bu nedenle hasadın önceki yıllara göre yaklaşık bir ay daha kısa sürmesi ve tarlalardaki çalışmaların aralık sonu ya da ocak başında tamamlanması bekleniyor. Raffinerie Tirlemontoise’den Kristof Vrancken, hasat süresindeki kısalmayı düşük verimin yanı sıra pancar ekim alanındaki azalmaya bağladı. Alanın küçültülmesinin arzı ve üretilen pancar miktarını azaltarak fiyatları destekleme amacı taşıdığı aktarıldı. Dünya şeker fiyatları yükselirken Avrupa’da aynı eğilimin görülmediği, rafine şeker tüketimindeki düşüşün bu ayrışmada etkili olduğu belirtildi. Çiftçiler, verim ve rafineri fiyatlarının birlikte yetersiz kalması halinde pancar alanlarının daha da daralabileceği ve daha kârlı ürünlere yönelimin artabileceği uyarısında bulundu.

Almanya’da Kuş Gribi İçin Önleyici Aşılama Çağrısı
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Almanya’da Kuş Gribi İçin Önleyici Aşılama Çağrısı

Almanya’da 2025 sonbaharı ile 2026 kışı arasındaki kuş gribi salgınlarında 268 işletmedeki 4 milyondan fazla kümes hayvanı etkilendi. Salgınların yol açtığı kayıplar ve mevcut önlemlerin yeni vakaları güvenilir biçimde engelleyememesi üzerine kümes hayvancılığı, bilim ve kamu yönetiminden oluşan bir uzman grubu, özellikle riskli tür ve bölgelerde önleyici aşılamaya izin verilmesini istedi. Hayvan hastalıkları fonlarının takip maliyetleri 82 milyon avroya ulaştı. Üreticiler ayrıca imha edilen yem, boş kalan kümesler, sürülerin yeniden oluşturulmasına yönelik yasaklar, ihracat kısıtlamaları, numune alma ve laboratuvar incelemeleri nedeniyle ek yüklerle karşılaştı. Kuş gribi virüsü yabani kuş popülasyonlarında endemik kabul ediliyor ve yıl boyunca dolaşıyor. Biyogüvenlik, hızlı teşhis, enfekte hayvanların itlafı, işletmelerin boşaltılması, temizlik, dezenfeksiyon ve kısıtlama bölgelerinin izlenmesini içeren mevcut mücadele yöntemlerinin yeni salgınları etkili biçimde önleyemediği belirtildi. Aşağı Saksonya’da Ekim 2025 ile Şubat 2026 ortası arasında hindi erkekleri ve kaz popülasyonlarının yaklaşık %20’si itlaf edildi. Uzman grubu, aşılamanın ilerletilmesi için kazlarla saha çalışması yapılmasını, uluslararası ticaret ve ihracat etkilerinin erken değerlendirilmesini ve aşı programları için yasal koşulların oluşturulmasını önerdi. Grubun değerlendirmesine göre önleyici aşılama, virüsün enfekte işletmelerden yayılma riskini ve daha yüksek zoonotik potansiyele sahip varyantların gelişme tehlikesini azaltabilir. Fransa’da ördekler 2023’ten beri aşılanıyor; bu uygulamayla bağlantılı başlangıç ihracat kısıtlamaları zaman içinde önemli ölçüde azaltıldı.

Gürcistan ve İtalya Tarım-Gıda İşbirliğini Derinleştirme Olanaklarını Görüştü
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber

Gürcistan ve İtalya Tarım-Gıda İşbirliğini Derinleştirme Olanaklarını Görüştü

Gürcistan Çevre Koruma ve Tarım Bakanı David Songhulashvili, İtalya Gıda Sanayisi Federasyonu (Federalimentare) Başkanı Paolo Mascarino ve İtalyan gıda üreticisi Ferrero’nun temsilcisiyle bir araya geldi. Görüşmede iki ülke arasındaki tarım-gıda işbirliğinin derinleştirilmesi, yatırım çekilmesi ve Gürcü ve İtalyan şirketleri arasında doğrudan iş bağlantıları kurulması ele alındı. Songhulashvili, İtalya’nın Gürcistan için tarım-gıda sektöründe önemli bir ortak olduğunu belirterek işleme sanayisinin güçlendirilmesi, Gürcü ürünlerinin kalitesinin artırılması, ihracat potansiyelinin büyütülmesi ve ürünlerin uluslararası pazarlardaki konumunun güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Toplantıda ayrıca Gürcistan’da gıda ürünlerinin işlenmesi, paketlenmesi, markalaştırılması ve ihracat odaklı üretimin geliştirilmesi fırsatları değerlendirildi. İtalyan şirketlerinin Gürcistan’da yatırım yapması, üretim ve işleme alanlarında ortaklık kurması ve ortak girişimler oluşturması da görüşüldü. Gürcü bakan, somut iş fırsatlarını belirlemek ve Gürcistan özel sektörüyle doğrudan işbirliğini güçlendirmek amacıyla pratik bir mekanizma kurulmasını önerdi. Taraflar, öncelikli sektör ve şirketlerin belirlenmesi, iş fırsatlarının paylaşılması ve İtalyan gıda sanayisi şirketlerinin Gürcistan’ı ziyaret etmesi konusunda işbirliğini derinleştirme olanakları üzerinde anlaştı.

Avustralya’da Gıda İsrafının Maliyeti 36 Milyar Doları Aşıyor
Görsel kaynağı: ABC Australia · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya’da Gıda İsrafının Maliyeti 36 Milyar Doları Aşıyor

Avustralya’da her yıl yaklaşık 7,6 milyon ton gıda israf ediliyor ve bu israfın ekonomiye maliyeti 36 milyar doların üzerinde bulunuyor. İsraf edilen gıdanın %70’inin yenilebilir olduğu belirtilirken, gıda israfının düzenli depolama, gıda güvencesi ve iklim üzerinde etkileri olduğu bildirildi. İşletmelerin dörtte birinden azı gıda atıklarını düzenli olarak inceliyor. Sürdürülebilir Restoranlar Birliğine göre Avustralya’nın konaklama sektörü yılda 1,2 milyon ton gıda israf ediyor. Gıda hizmetleri sektöründeki israfın ekonomik etkisi yaklaşık 6,4 milyar dolar olurken, işletme başına yıllık ortalama maliyet yaklaşık 66 bin dolar olarak hesaplanıyor. Gıda israfı uzmanı Belinda Chellingworth, işletmelerin atığın gerçek maliyetini çoğu zaman göremediğini söyledi. Fazla gıda siparişi mutfak için maliyet oluştururken, satılamayan ürün gelir kaybına ve çöpe gönderilen gıda da toplama giderine yol açıyor. Bu maliyetlerin farklı departmanlara ve maliyet merkezlerine dağılması, toplam etkinin işletme içinde görünmez kalmasına neden oluyor. Sydney’deki pub ve bira fabrikasının işletmecisi Karl Riseborough ise her bira partisinden çıkan 50 kilogram kullanılmış tahılı atmak yerine bahçelerinde veya hayvanları için kullanmak isteyen kişilere veriyor. İşletmede haftalık toplanan iki adet 240 litrelik çöp kutusu, iki haftada bir toplanan tek kutuya indirildi. Riseborough, bu değişiklikle yılda yaklaşık 5 bin dolar tasarruf ettiğini söyledi. Chellingworth, Avustralya’nın birçok bölgesinde düzenli depolama kapasitesinin kritik seviyeye ulaştığını belirtti. Perth’teki bazı atık sahalarının iki yıl, Yeni Güney Galler’deki sahaların ise dört yıl içinde kapasiteye ulaşması bekleniyor. Federal hükümet gıda israfını 2030’a kadar yarıya indirmeyi taahhüt ederken, bazı uzmanlar ilerlemenin hızından endişe ediyor. Gıda israfı COP31 konferansında da ele alınacak. Aşırı gıda israfı küresel bir endişe oluşturuyor ve gelecek ay Türkiye’de düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31’in odak noktalarından biri olacak.