ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3215 haber · Sayfa 10

Türkiye, Karadeniz Tahıl Sevkiyatı İçin ABD’ye Öneri Sundu
Görsel kaynağı: Report.az · Özgün haber

Türkiye, Karadeniz Tahıl Sevkiyatı İçin ABD’ye Öneri Sundu

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Türkiye’nin Karadeniz üzerinden tahıl sevkiyatını kolaylaştırmaya yönelik öneriler sunduğunu ve Washington’ın bu teklifleri incelediğini açıkladı. Rubio, açıklamayı Atlanta’da düzenlenen G20 dışişleri bakanları toplantısının ardından yaptı. Türkiye ve Hindistan’ın, çatışma nedeniyle aksayan tahıl taşımacılığının yeniden başlatılmasına yönelik fikirler sunduğunu belirten Rubio, küresel gıda güvenliğinin korunması gerektiğini söyledi. Ancak önerilerin Rusya-Ukrayna savaşını sona erdirmeyeceğini, yalnızca Karadeniz ticaretindeki belirli bir sorunu ele alabileceğini ifade etti.

Belarus’ta Kasımda Sebze ve Elma Fiyatlarına Tavan, İş Kurma Sübvansiyonlarına Artış
Görsel kaynağı: SB Belarus Agriculture · Özgün haber
Veri haberi

Belarus’ta Kasımda Sebze ve Elma Fiyatlarına Tavan, İş Kurma Sübvansiyonlarına Artış

Belarus’ta 1 Kasım’dan itibaren geçim bütçesi, kendi işini kurma sübvansiyonları, sebze ve elma fiyatları ile balıkçılık kurallarını ilgilendiren bir dizi düzenleme yürürlüğe girecek. Değişiklikler ayrıca oto hurda kapsamını, araç muayenesini, vergi ödemelerini ve Avrupa Birliği ülkelerine gönderilen ticari içerikli uluslararası posta hizmetlerini de kapsıyor. Kendi işini kurmak isteyenler için devlet sübvansiyonları şehirlerde 11 geçim bütçesi düzeyine çıkacak. Bu tutar, 31 Ocak 2027’ye kadar 5892,7 Belarus rublesi olarak uygulanacak. Küçük şehirlerde, iş gücü piyasasında gerilimin yüksek olduğu ilçelerde ve kırsal yerleşimlerde destek 15 geçim bütçesine, yani 8035,5 rubleye ulaşacak. İşsizlerin bilimsel araştırma ve geliştirme sonuçlarını uygulamaya yönelik girişimleri için ise 20 geçim bütçesi, başka bir ifadeyle 10.714 ruble öngörülüyor. İstikrar fonlarından sağlanan sebze ve elmalar için azami fiyatlar da belirlenecek. Kilogram başına domates fiyatı 10,36, salatalık fiyatı 9,16 ve elma fiyatı 4,80 Belarus rublesini aşamayacak. Patates için sınır 1,11, pancar için 1,23, havuç için 1,41, lahana için 1,70 ve soğan için 1,77 ruble olacak. Fiyatlara Katma Değer Vergisi dahil edilecek ve ticari marj %30’u geçemeyecek. Salatalık ve domates için sınırlama 1 Kasım’da, diğer sebzeler ve elmalar için 15 Kasım’da başlayacak; uygulama ürünlere göre Mart, Nisan veya Mayıs 2027 sonuna kadar sürecek. Balıkçılıkta Avrupa yayın balığı ve Peipsi gölü inci kefali için mevsimsel avlanma yasakları uygulanacak. Yayın balığının avlanması 31 Mart 2027’ye, inci kefalinin avlanması ise 15 Aralık 2026’ya kadar yasaklanacak. Kurallar hem amatör hem de ticari balıkçılığı kapsayacak. 13 Kasım’dan itibaren sahipleri tarafından otopark veya özel parseller dışında bırakılan arızalı iş makineleri ve traktörler de oto hurda kapsamına alınacak. Yetkili kuruluşlar, sahipleri belirlemek için sigorta şirketleri ve trafik polisi veri tabanlarına doğrudan erişebilecek; mahkemeye başvuru süresi 30 günden 10 güne indirilecek. Birleşik taşınmaz vergisi ödemesi için son tarih 16 Kasım olarak belirlendi. Bu ödeme taşıt, arazi ve gayrimenkul vergilerini birleştiriyor. Aynı tarihten itibaren, araç sahibinin değişmesi halinde geçerli uygunluk izni süresi dolmamışsa yeniden teknik muayene gerekmeyecek; süresi geçmiş muayeneyle satın alınan araçlarda standart teşhis işlemi zorunlu kalacak. Belarus Postası da teknik bilgi aktarımının mümkün olmaması nedeniyle Avrupa Birliği ülkelerine ticari mal içeren uluslararası posta gönderilerini kabul etmeyi askıya alacak. Uzaktan satışla bağlantılı olmayan, bireyler arasındaki ve değeri 45 avroyu aşmayan gönderiler bu kapsamın dışında tutulacak.

Trump'ın İran'ı Tarım ve Gıda Girdileriyle Kuşatma Düşüncesi Üzerine Analiz
Görsel kaynağı: Mehr — Ekonomi · Özgün haber

Trump'ın İran'ı Tarım ve Gıda Girdileriyle Kuşatma Düşüncesi Üzerine Analiz

Konuk yazar ve tarım kalkınması analisti Hüseyin Şirzad'a göre savaşlar, iklim olayları ve jeopolitik parçalanma aynı anda etkili olarak küresel gıda krizi riskini büyütüyor. Analizde Rusya-Ukrayna savaşının iki ülkenin tarımsal ihracatını aksattığı, İran'a yönelik savaş ve Hürmüz Boğazı'ndaki süregelen kapanmanın gübre taşımacılığını sınırladığı, güçlü bir El Niño olasılığının ise geniş bölgelerde kuraklık ve ürün kaybı yaratabileceği savunuluyor. Bu gelişmelerin gıda fiyatlarından daha geniş bir güvenlik zincirine işaret ettiği belirtiliyor. Yazara göre enerji, kimyasal gübre, deniz taşımacılığı ve gıda üretimi birbirinden ayrı başlıklar değil, ulusal güvenliğin birbirine bağlı unsurlarıdır. Hürmüz Boğazı'nda gemi geçişlerinin aksaması petrol ve gazın yanı sıra gübre ile bu gübrelerin hammaddelerinin ticaretini de etkileyebilir. Doğal gazın üre, yani azotlu gübre üretiminde önemli bir girdi olması nedeniyle enerji fiyatlarındaki artış ve gübre ihracatındaki kısıtlamalar, çiftçileri daha az gübre kullanmaya iterek verimi düşürebilir. Analiz, baskının hayvansal üretime de aktarılabileceğini belirtiyor. Mısır, soya küspesi, enerji ve taşımacılık maliyetleri et ile yumurta üretiminin başlıca giderleri arasında gösteriliyor. Bu nedenle yem ve diğer girdilerdeki sıkışma, kanatlı, yumurta ve diğer hayvansal ürünlerin üretim maliyetini artırabilir. Bununla birlikte etkinin şiddetinin ülkeye, mevcut stoklara ve kullanılabilecek alternatif güzergâhlara göre değişeceği vurgulanıyor. İthalata bağımlı ve düşük gelirli ülkelerin gıda enflasyonu ile tüketimde daralma açısından daha kırılgan olabileceği, güçlü iç tarıma ve yeterli rezervlere sahip ülkelerin ise daha dayanıklı kalabileceği ifade ediliyor. Yazar, Avrupa Birliği'nin artan belirsizlik karşısında tarım sektörüne desteği artırırken daha içe dönük ve kısıtlayıcı bir çizgiye yöneldiğini değerlendiriyor. Bu yaklaşım kısa vadede siyasi istikrar sağlayabilse de gerekli girdilere erişimi ve uzun vadeli ihracat fırsatlarını sınırlayabilir. İran ise analizde iki yönlü bir konumda ele alınıyor: Hürmüz Boğazı'na yakınlığı ülkeye enerji ve ticaret yolları bakımından pazarlık gücü sağlayabilir; ancak yaptırım, ticaret kısıtları ve artan ekonomik maliyet risklerini de yükseltebilir. Orta Asya içinse tahıl, gübre, yem, enerji ve alternatif ticaret yollarının birlikte değerlendirilmesi öneriliyor. Kaynak, 2022'de Birleşmiş Milletler ve Türkiye'nin kolaylaştırdığı anlaşmanın Rusya ile Ukrayna'dan tahıl ve gübre akışını alternatif güzergâhlarla sürdürdüğünü hatırlatıyor.

Yunanistan'da MyDiesel ile Tarımsal Mazotta Vergi Muafiyeti Başlıyor
Görsel kaynağı: CNN Greece · Özgün haber

Yunanistan'da MyDiesel ile Tarımsal Mazotta Vergi Muafiyeti Başlıyor

6 yayıncı · 7 haber · Karşılaştır

Yunanistan'da uygun çiftçiler, 1 Kasım 2026'dan itibaren tarımsal motorin alırken Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ile bu vergiye karşılık gelen Katma Değer Vergisi'ni (KDV) ödeme anında ödemeyecek. MyDiesel uygulamasıyla yürütülecek sistem, vergilerin sonradan iade edilmesi uygulamasının yerini alacak ve üreticilerin yakıt alımı için kaynak ayırıp geri ödemeyi beklemesini önlemeyi amaçlıyor. Hak sahibi çiftçi, myAADE portalı veya myDieselApp üzerinden TAXISnet bilgileriyle giriş yaparak dijital kupon oluşturacak. Kupondaki QR kodu, sisteme kayıtlı akaryakıt istasyonunda taranacak ya da kod numarası girilecek. Uygulama işlemi gerçek zamanlı kontrol ederek çiftçinin hak ettiği yakıt miktarını ve kalan bakiyesini güncelleyecek. 31 Ekim 2026'ya kadar yapılan tüketimler ise eski iade prosedüründe kalacak.

Filistin Tarım Bakanı'ndan Malezya ile Sürdürülebilir Tarım Ortaklığı Çağrısı
Görsel kaynağı: New Straits Times · Özgün haber
Veri haberi

Filistin Tarım Bakanı'ndan Malezya ile Sürdürülebilir Tarım Ortaklığı Çağrısı

Filistin Tarım Bakanı Prof. Dr. Rezq Salimia, Malezya'nın Filistinli çiftçilerle sürdürülebilir bir ortaklık kurarak tarım sektörünün toparlanmasına ve çiftçilerin topraklarından geçim sağlamasına katkıda bulunabileceğini söyledi. Salimia, önerilen işbirliğinin üç temel alanı kapsadığını belirtti: hasarlı çiftlikler ile tarımsal altyapının onarılması, akademik ve tarımsal kurumlar arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi ve Filistin ürünlerinin Malezya pazarına erişiminin artırılması. Salimia, su sistemleri ve seraların rehabilite edilmesi, sürdürülebilir tarım girdilerinin sağlanması ve hasarlı ekipmanların yenilenmesinin, güvenli erişimin mümkün olduğu Gazze'nin bazı bölgeleri de dahil olmak üzere tarımsal toparlanmayı destekleyebileceğini ifade etti. Üniversiteler, tarım kurumları ve kooperatifler arasında ortak araştırma, teknik değişim ve eğitim programları yapılmasını da öneren Salimia, bu çalışmaların su verimliliğini artırmasını, gıda işleme sanayilerini geliştirmesini ve kadınlar ile gençlerin yürüttüğü tarım projelerini desteklemesini amaçlıyor. Salimia ayrıca başta zeytinyağı ve hurma olmak üzere Filistin ürünleri için Malezya'da güvenilir alıcılar, adil fiyatlar ve uzun vadeli satın alma anlaşmaları oluşturulması çağrısı yaptı. Filistin'in 28.000 tondan fazla hurma ürettiğini belirten Salimia, ortaklığın Filistin kurumları ile yerel üreticileri kapsaması, açık hedeflere ve şeffaflığa dayanması gerektiğini söyledi.

Canterbury Ovası’nda Süt Sığırı Sayısı 30 Yılda On Kat Arttı
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Canterbury Ovası’nda Süt Sığırı Sayısı 30 Yılda On Kat Arttı

Yeni Zelanda’nın Canterbury Ovası’nda tarımın yapısı son 30 yılda önemli ölçüde değişti. Bölgede koyun sayısı, sürünün 1990’da 10 milyonun üzerine çıkmasının ardından yarıdan fazla azalırken süt sığırı sayısı aynı dönemde on kat artarak 1,2 milyonun üzerine yükseldi. Kuru tarım ve ekin alanlarının yeşil, sulanan otlaklara dönüşmesi, bölgedeki süt hayvancılığı büyümesinin temel unsurlarından biri olarak aktarılıyor. Waiau yakınlarında süt çiftliği işleten Don Galletly, geçen yıl kuzu ve sığır fiyatlarındaki belirgin iyileşmenin topluma enerji kazandırdığını ve genel durumun iyi olduğunu söylüyor. Galletly, kuraklık ihtimaline rağmen yeni bir iyi sezon bekliyor. Geraldine’deki Humdinger Gin’in sahibi Saskia Lewis de kışın genellikle zor geçmesine karşın bu yılın, işletmesinin yedi yıllık tarihindeki en iyi dönem olduğunu belirtiyor. Lewis, bölgesel refahı Canterbury’nin birincil sektörlerinin başarısı ve Fonterra’nın Mainland markalarını satmasının bölgeye para aktarmasıyla ilişkilendiriyor. Bununla birlikte ekonomik canlılığın toplumun tamamına eşit yansımadığı belirtiliyor. Lewis, tarımsal faaliyetlerin güçlü olduğu bölgede yaz aylarında nehir suyunda besin maddelerinin artması nedeniyle yüzülemediğini, su kalitesinin iyileştirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Hinds yakınlarında meyve ve çilek yetiştiren Christine Lallu ise küçük işletmelerin zorlandığını, bazılarının kapandığını ve bazılarının da çöküşün eşiğinde bulunduğunu söylüyor. Ormancılıkta 17 yıl çalıştıktan sonra Geraldine çevresinde yaşayan Lewis MacLeod da ilerleyemediğini düşünerek Dunedin’e dönmeye karar verdi.

Arjantin 2026/27 Sezonunda Yüksek Buğday İhracatına Hazırlanıyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin 2026/27 Sezonunda Yüksek Buğday İhracatına Hazırlanıyor

Arjantin, 2026/27 sezonunda yeniden yüksek miktarda buğday ihraç etmeye hazırlanıyor. Rosario Ticaret Borsası, yeni sezonda ihraç edilebilir arzın 17,1 milyon ton olacağını öngörüyor. Bu miktar, 30 Kasım’da sona erecek 2025/26 sezonundaki 18,5 milyon tonun altında kalıyor. Buna rağmen yeni arzın, Karadeniz’deki lojistik kesintilerin oluşturduğu açığın bir bölümünü karşılaması bekleniyor. Yeni hasat edilecek buğdayın kalitesi henüz belli değil; kalite sonuçlarının iklim koşullarına bağlı olacağı belirtiliyor. Bu belirsizlik sürerken 2025/26 sezonunun son partileri, Brezilya başta olmak üzere bölgesel pazarlarda ve Kuzey Afrika ile Güneydoğu Asya gibi geleneksel olmayan destinasyonlarda olağandışı arz baskısıyla karşılaşıyor. Fiyatlardaki baskı, olağanüstü hasadı değerlendirmek için açılan yeni ticaret kanallarına ürün sağlama ihtiyacıyla ilişkilendiriliyor. Arjantin ekmeklik buğdayının spot resmî FOB fiyatı haftayı ton başına 233 ABD dolarıyla tamamladı. Haberde bu değer, Meksika Körfezi çıkışlı, %11,0 protein içeren eşdeğer ABD Hard Red Winter buğdayının ton başına 288 ABD doları olan fiyatıyla karşılaştırılıyor. Uzak pazarlara yönelen sevkiyatlarda, Güneydoğu Asya gibi bölgelere ulaşmanın daha yüksek dış ticaret ve lojistik maliyetleri taşıdığı belirtiliyor. Arjantin’in sevkiyatları Brezilya’nın yanı sıra Endonezya, Vietnam ve Cezayir’e de yöneliyor. Çünkü 2026/27 sezonunda ihraç edilebilir arzın, Brezilya’nın 9,0-10 milyon tonluk ithalat ihtiyacını aşması bekleniyor. Ancak ihracat hacmi Brezilya’nın ihtiyacına yaklaşana kadar piyasanın asıl sınavı yaşanmış olmayacak; bu aşamada FOB fiyatının bölgesel piyasa koşullarınca belirlenmesi bekleniyor. Üreticiler için sabır, finansal yönetim ve pazarlanacak buğdayın kalitesine hâkimiyet öne çıkarken, ihracatçı ve değirmenciler açısından mevcut dönem ile hasat aşaması ürün tedariki için uygun zaman olarak değerlendiriliyor.

Japonya’da Kestane Üreticileri Geleneksel Soyma Aletini Yeniden Canlandırdı
Görsel kaynağı: Mainichi Shimbun · Özgün haber

Japonya’da Kestane Üreticileri Geleneksel Soyma Aletini Yeniden Canlandırdı

Japonya’nın Ehime Prefektörlüğü’ndeki Uchiko’da kestane yetiştiren Rie ve Kazuhiko Kameoka çifti, Kazuhiko’nun babasının döneminden kalan basit bir kestane soyma aletini yeniden canlandırarak ülke genelinde tanınır hale getirdi. Kurimasa adı verilen demir alet, kestanenin sert dış kabuğunu çıkarmak için kullanılıyor. Çift, aleti geliştirip 2020’de satışa sundu; ürün, büyük ölçüde kulaktan kulağa yayılarak Japonya’nın farklı bölgelerine ulaştı. İkinci nesil kestane üreticisi olan Kazuhiko Kameoka ile eşi Rie, Uchiko’nun dağlık kesimlerinde yaklaşık 1,5 hektarlık alanda tarım ilacı kullanılmayan kestaneler yetiştiriyor. Aletin ilk biçimi, yerel bir ürün pazarı tarafından evde ek iş olarak kestane soyan işçilere dağıtılmıştı. Rie Kameoka, 2017’de evlendikten sonra aletin etkili olduğunu fark etti ve çift, bunu yeniden üretmek için bir metal işleme şirketi aradı. Tasarım üzerinde yapılan iyileştirmelerin ardından Kurimasa’nın 1.000’den fazla adedi satıldı. Kullanım için kestaneler önce kabuğu yumuşatmak amacıyla yaklaşık yarım gün suda bekletiliyor. Daha sonra aletin ucu kestanenin pürüzlü tabanına yerleştirilerek kabuğun altından ilerletiliyor. Deneyimli kullanıcılar dış kabuğu yaklaşık 10 saniyede çıkarabiliyor. Mainichi Shimbun muhabirinin denemesinde aletin kullanımına alışmak zaman alsa da, kabuğun altındaki ince tabakaya zarar vermeden soyma yapılabildiği ve bıçaktan farklı olarak el kesme riskinin düşük olduğu aktarıldı. Kurimasa’nın vergi dahil fiyatı 3.300 yen ve ürün çiftin internet sitesinde satılıyor.

Mısır'da Başıboş Köpeklere Yönelik Kuduz Aşılama Kampanyası Başladı
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber

Mısır'da Başıboş Köpeklere Yönelik Kuduz Aşılama Kampanyası Başladı

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Mısır Tarım ve Arazi Islahı Bakanlığına bağlı Genel Veterinerlik Hizmetleri Kurumu, başıboş köpekleri kuduz hastalığına karşı aşılamak amacıyla valiliklerde bir hafta sürecek kampanya başlattı. Aşılama çalışmaları, valiliklerin veterinerlik müdürlükleri ve ülke genelinde görev yapan veteriner komiteleri aracılığıyla yürütülüyor. Kampanyanın amacı, insanlarla hayvanlar arasında görülen ortak hastalıkların önlenmesine ve kuduzun yayılma riskinin azaltılmasına katkı sağlamak. Kampanya kapsamında başıboş köpekler, onaylı veterinerlik kuralları ve uygulamaları doğrultusunda ücretsiz aşılanacak. Genel Veterinerlik Hizmetleri Kurumu Başkanı Muhammed Saad, hedef bölgelere ulaşılması ve koruyucu aşılama çalışmalarının yoğunlaştırılması için ilgili kurumlar arasında koordinasyon sağlanacağını belirtti. Çalışma, Mısır'ın kuduz hastalığını 2030'a kadar ortadan kaldırmayı hedefleyen ulusal stratejisini destekliyor. Kampanya kapsamında vatandaşlara köpeklerle güvenli temas konusunda bilgilendirme yapılacak. Kurum, kuduz şüphesi veya köpek ısırması vakalarının veterinerlik birimlerine bildirilmesini, ısırılan kişilerin ise en yakın sağlık kuruluşuna başvurmasını istedi. Uygulama, tehlikeli hayvanlar ve köpeklerin bulundurulmasına ilişkin 2023 tarihli yasa ile 2025 tarihli uygulama yönetmeliği çerçevesinde yürütülüyor.

Raj Group, Yeni Zelanda Yün Üreticileriyle Daha Yakın Tedarik İstiyor
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Raj Group, Yeni Zelanda Yün Üreticileriyle Daha Yakın Tedarik İstiyor

Hindistan’ın büyük tekstil tasarım ve işleme şirketlerinden Raj Group, yün tedarikindeki fiyat oynaklığını azaltmak ve gelecekteki satış hacmini artırmak için Yeni Zelanda’daki çiftçilerle daha yakın çalışmak istiyor. Şirketin yönetici ortağı Sumeet Nath, Yeni Zelanda yününün önceden sınıflandırılmış ve yüksek kalite standartlarına sahip olması nedeniyle değer gördüğünü söyledi. Raj Group, Wools of NZ aracılığıyla her ay iki ila üç konteyner Yeni Zelanda yünü alıyor. Nath, şirketin son 18 ayda dalgalı yün fiyatlarıyla karşılaştığını belirtti. Yeni Zelanda’dan verilen sipariş ile ürünün nihai üretimi arasında 75-80 günlük süre bulunduğunu aktaran Nath, tedarik süresini kısaltacak ve arz sürekliliğini artıracak çözümlerin faydalı olacağını ifade etti. Wools of NZ’nin Hindistan temsilcisi Lokesh Misra ise dört ay boyunca fiyat kesinliği sağlayacak uzun vadeli tedarik sözleşmeleri oluşturmak için çalıştıklarını söyledi. Nath ayrıca daha fazla Yeni Zelanda çiftçisinin Wools of NZ üzerinden birlikte ve doğrudan yüksek miktarlarda yün tedarik etmesini, Hindistan’da hazır yün stoku tutulmasını ve üreticilerle işlemciler arasındaki bağların güçlendirilmesini olumlu karşılayacağını söyledi. Misra’ya göre taşımacılık maliyetlerinin son bir yılda iki katına çıkması işlemci marjlarını baskılarken konteyner bulmak da zorlaştı. Nath, daha kısa tedarik sürelerinin tekstile yönelik talebi destekleyebileceğini ve işlemcilerin sipariş edilen malzemeye bağladığı sermayeyi azaltabileceğini belirtti. Raj Group, Hindistan’ın kuzeyindeki Himachal Pradesh bölgesindeki koyun yetiştiricileriyle yün üretim uygulamalarını iyileştirmek için çalışıyor ve yetiştiricileri uluslararası Responsible Wool Standard programıyla tanıştırıyor. Nath, Hindistan yün sektöründe Yeni Zelanda’dakine benzer bir sınıflandırma sistemi bulunmadığını ve sektörün dağınık olduğunu söyledi. Şirket ayrıca Yeni Zelanda yününün renk doygunluğunu kabul etme özelliğinden yararlanarak doğrudan yün baskısını deniyor.

Deyrizor’da Gıda Zehirlenmesi Vakaları 227’ye Ulaştı
Görsel kaynağı: Alikhbariah Syria · Özgün haber
Veri haberi

Deyrizor’da Gıda Zehirlenmesi Vakaları 227’ye Ulaştı

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Deyrizor kentinde gıda zehirlenmesi vakalarının sayısı 31 Ekim Cumartesi günü 227’ye ulaştı. Vakalar, Deyrizor Ulusal Hastanesi ile Şehit Ahmed Huveydi Hastanesi arasında dağıldı. Sağlık ekipleri, hastalara müdahale etmek ve tedavilerini sürdürmek üzere çalışmalarını yoğunlaştırdı. Deyrizor Ulusal Hastanesi daha önce 90’dan fazla, Ahmed Huveydi Hastanesi ise çoğu çocuk olmak üzere 50’den fazla zehirlenme vakası kabul etti. Vakaların, kentteki bir restoranda tüketilen yemekten kaynaklandığı ve durumların orta ile ağır şiddet arasında değiştiği bildirildi. Destekleyici bir haberde ise iki hastanede 160 vaka için işlem yapıldığı, gıda ve su örneklerinin alındığı belirtildi.

Mısır Silajında Nişasta Düzeyi Maliyeti İki Kez Etkileyebiliyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Mısır Silajında Nişasta Düzeyi Maliyeti İki Kez Etkileyebiliyor

Uruguaylı veteriner ve Agrifirm Uruguay teknik danışmanı Juan Gerónimo Minutti, mısır silajındaki nişasta düzeyinin hem hayvan rasyonuna sağlanan enerjiyi hem de üretim maliyetini etkilediğini belirtti. Minutti, Arjantin Foraj Kongresi’nin son edisyonunda, 2019/20 ile 2025/26 arasındaki yedi üretim sezonunda mısır silajlarının nişasta içeriğinin nasıl değiştiğini inceleyen bir analiz sundu. Minutti’nin aktardığına göre yağışlar, elde edilen sonuçlarla doğrudan ilişkiliydi. Uruguay’daki üretimin önemli bölümünün yağışa bağlı yapılması, iklim koşullarını silajın besin değerini etkileyen unsurlardan biri haline getiriyor. Bunun yanında hasat zamanı, üreticilerin, danışmanların ve yüklenicilerin daha fazla karar verebildiği bir yönetim alanı olarak öne çıkıyor. Kuru madde düzeyi çok düşükken yapılan hasadın nişasta oranını da düşürebileceği, uygun zamanda ve uygun kuru madde aralığında hazırlanan silajın ise sisteme daha fazla enerji sağlayabileceği belirtildi. Sorun yalnızca besleme açısından ortaya çıkmıyor. Nişasta düzeyi düşük bir silaj, hayvanların enerji ihtiyacını karşılamak için mısır veya başka enerji içerikli yemlerle tamamlanabiliyor. Bu durumda üretici önce silajın kurulması için harcama yapıyor, ardından rezervin besin değeri beklentinin altında kaldığında rasyonu tamamlamak için yeniden maliyete katlanıyor. Sıcak dönemler, bitkide stres belirtilerinin görülmesi, komşu işletmelerin hasada başlaması veya yüklenicinin geç kalacağı endişesi, uygun zaman gelmeden silaj hazırlamaya yöneltebiliyor. Minutti, değişmez bir reçete olarak sunmamakla birlikte “35, 35, 35” kuralını pratik bir referans olarak paylaştı. Buna göre yaklaşık %35 kuru madde, %35 nişasta ve %35 nötr deterjan lifi hedefleniyor. İklim koşulları bu değerlerin her zaman birlikte yakalanmasına izin vermese de hedef, maliyetli bir silaj rezervinin sağlayabileceği enerjinin altında kalmaması için yol gösterici kabul ediliyor.

Peşaver Tarım Üniversitesi ile Pakistan Süt Derneği Güvenli Süt İçin Anlaştı
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber

Peşaver Tarım Üniversitesi ile Pakistan Süt Derneği Güvenli Süt İçin Anlaştı

Pakistan’ın Peşaver kentindeki Peşaver Tarım Üniversitesi (AUP) ile Pakistan Süt Derneği (PDA), Dünya Gıda Günü 2026 kapsamında Khyber Pakhtunkhwa Valilik Konağı’nda Mutabakat Zaptı imzaladı. Anlaşma kapsamında üniversite, güvenli ve kaliteli sütü, daha iyi beslenmeyi ve gıda güvenliğini teşvik etmek amacıyla Güvenli Süt Bölgesi ilan edildi. PDA, iş birliği çerçevesinde üniversite öğrencileri ve öğretim üyeleri için eğitim çalıştayları, beslenme farkındalığı programları, staj ve istihdam olanaklarını destekleyecek. Üniversite Rektörü Dr Imran Khan, ana kampüs ile Mardan kampüsünde Süt Parkları kurulacağını açıkladı. Khyber Pakhtunkhwa Valisi Faisal Karim Kundi törende gıda güvenliği, beslenme ve sürdürülebilir gıda sistemlerinin önemine dikkat çekti; ayrıca üniversitenin girişimini takdir etmek üzere rektöre plaket sundu.

Lavrov: Rusya Enerji, Gıda ve Gübrede Güvenilir Tedarikçi Olmayı Sürdürecek
Görsel kaynağı: Politika · Özgün haber

Lavrov: Rusya Enerji, Gıda ve Gübrede Güvenilir Tedarikçi Olmayı Sürdürecek

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Atlanta'daki G20 bakanlar toplantısında Rusya'nın enerji, gıda ve gübreye ihtiyaç duyan geniş bir ülke grubuna güvenilir ticaret ortağı ve önde gelen tedarikçi olmayı sürdürme niyetini açıkladı. Açıklama, Rusya Dışişleri Bakanlığının duyurusuna dayandırıldı. Lavrov, Rusya'nın ulaştırma ve lojistik kapasitesine, Kuzey Denizi Rotası'nın genişletilmesine ve tedarik zincirlerinin istikrarlı işlemesine dikkat çekti. Rus tarafı, deniz taşımacılığının açık ve ayrımcı olmayan biçimde kesintisiz sürdürülmesini savunurken toplantıda ticaret gemilerinin durdurulması, yaptırımlar ve varlıklara el konulması gibi uluslararası ticareti aksatan uygulamalar da ele alındı.

Soya Tarlalarında Bitki Koruması Olmazsa Verim %55 Düşebilir
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Soya Tarlalarında Bitki Koruması Olmazsa Verim %55 Düşebilir

Universidade Federal de Viçosa (UFV) ile biyoteknoloji, genetik ıslah ve bitki koruma ürünleri şirketlerini bir araya getiren CropLife Brasil’in ortak çalışmasına göre, Brezilya’daki soya tarlalarında zararlı, hastalık ve yabancı otlarla mücadele edilmemesi verimde %55’e varan kayba yol açabilir. Araştırma, bitki koruma uygulanmadığında üretim, ihracat geliri ve soya arzında ortaya çıkabilecek sonuçları simülasyonlarla değerlendirdi. Çalışmada Asya pası ve hedef lekesi hastalıklarının da aralarında bulunduğu dört hastalık, beyazsinek gibi beş zararlı ve dokuz yabancı ot dikkate alındı. Araştırmacılar; hiç kontrol uygulanmayan, tarlanın %40’ına kadar koruma sağlayan kısmi kontrol ve %80 koruma sağlayan optimum kontrol olmak üzere üç senaryoyu karşılaştırdı. Tahmini verim optimum kontrolde hektar başına 72 çuval, kısmi kontrolde 52 çuval ve kontrolsüz üretimde 32 çuval olarak hesaplandı. Kısmi kontrol, optimum senaryoya göre %28 daha düşük verim anlamına geldi. Araştırmaya göre, kontrol eksikliğinden kaynaklanan kaybı telafi etmek için 33,5 milyon hektar ek soya alanı gerekebilirdi. Kontrolsüz senaryoda ortalama üretim kaybı 121,3 milyon ton, bunun tahmini değeri ise 223,5 milyar real olarak verildi. Soya ihracat geliri optimum kontrol koşullarında 44,2 milyar dolar, kontrolsüz koşullarda 26,6 milyar dolar olarak simüle edildi. Arz azalmasının soya fiyatını %49’a kadar artırabileceği ve resmi enflasyona yaklaşık 0,26 puan ekleyebileceği öngörüldü. Çalışmada biyoteknoloji, genetik ıslah, biyolojik girdiler, kimyasal bitki koruma ürünleri ve entegre mücadele olası kontrol yöntemleri arasında gösterildi.

Atanasov’dan Kuzey Makedonya’daki Çiçek Salgını İçin 1,4 Milyon Avroluk Zarar Hesabı
Görsel kaynağı: Zelenaberza · Özgün haber

Atanasov’dan Kuzey Makedonya’daki Çiçek Salgını İçin 1,4 Milyon Avroluk Zarar Hesabı

Kuzey Makedonya’nın eski Gıda ve Veterinerlik Ajansı (AHV) yöneticisi Zoran Atanasov, koyun ve keçi çiçeği salgınının ekonomik etkisine ilişkin yaklaşık 1,4 milyon avroluk zarar hesabı yaptı. Zelenaberza’nın yayımladığı kişisel analiz, kesinleşmiş resmî zarar bilançosu niteliğinde değil. Atanasov, hastalığın Ocak 2026’da doğrulandığını ve temmuzda ülkenin sekiz bölgesinden dördünde tespit edildiğini belirterek mücadele önlemlerinin uygulanmasını eleştirdi. Atanasov’un WAHIS’e dayandırdığı 28 Ağustos verilerinde, hastalık görülen yerlerde 9.618 duyarlı hayvan ve bunların içinde 4.948 itlaf kaydı bulunuyor. Yaklaşık 1,403 milyon avroluk hesabı, 9.618 hayvanın her birine 9.000 Makedon denarı değer verilmesine dayanıyor. Dolayısıyla bu hesap yalnızca itlaf edildiği bildirilen hayvanların değeriyle eş tutulamaz. Hayvan başına 3.000 denarlık destek ile süt, peynir ve kuzu gelirlerinin kaybı hesaba dahil edilmemiş. Analizde, AHV’nin 17 Ağustos açıklamasında Türkiye’den 500.000 doz aşı bağışının kararlaştırıldığının bildirildiği aktarılıyor. Ayrıca 5 Ekim’de Avrupa Komisyonu tarafından onaylandığı açıklanan 450.000 dozdan söz ediliyor. Bunlar farklı açıklamalardaki miktarlar; aynı tedarik veya tamamlanmış teslimat olarak birleştirilmiyor. Atanasov, 10 Ekim’de aşıların 11 veya 12 Ekim’de geleceğinin söylendiğini hatırlatarak teslim durumunun, aşılama planının ve uygulama takviminin açıklanmasını istedi.

Rubio: ABD, Türkiye’nin Karadeniz Tahıl Taşımacılığı Önerisini İnceliyor
Görsel kaynağı: APA Azerbaijan · Özgün haber

Rubio: ABD, Türkiye’nin Karadeniz Tahıl Taşımacılığı Önerisini İnceliyor

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Washington’ın Karadeniz üzerinden tahıl sevkiyatını kolaylaştırmaya yönelik önerileri, aralarında Türkiye’nin sunduğu teklifin de bulunduğu bir çerçevede incelediğini açıkladı. Rubio, Türkiye ve Hindistan’ın savaş nedeniyle aksayan tahıl taşımacılığının yeniden başlamasına yönelik fikirler sunduğunu söyledi. Atlanta’da düzenlenen basın toplantısında konuşan Rubio, ABD’nin Türkiye’den iletilen önerileri değerlendirmeyi sürdüreceğini ve sevkiyatı kolaylaştıracak bir düzenlemeye yönelik çabaları memnuniyetle karşılayacağını belirtti. Ancak böyle bir girişimin Rusya-Ukrayna savaşını sona erdirmeyeceğini, yalnızca çatışmanın küresel gıda güvenliğini, özellikle kırılgan ülkeleri etkileyen belirli bir boyutunu ele alabileceğini ifade etti. Bazı ülkelerin garantör veya kolaylaştırıcı rol üstlenmeyi değerlendirdiği aktarıldı.

Kârlı Tarım İçin Örgütlenme, Sulama ve İklime Uygun Üretim Önerildi
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Kârlı Tarım İçin Örgütlenme, Sulama ve İklime Uygun Üretim Önerildi

Modern tarımda yüksek verim elde edilmesi, üreticinin mutlaka kazanç sağlayacağı anlamına gelmiyor. Vojvodina Kooperatifler Birliği Başkanı Jelena Nestorov Bizonj, üreticilerin örgütlenmesinin piyasa gücünü artıracağını belirterek üretim maliyetlerinin düşürülmesi, ürünlere katma değer kazandırılması, kârlılığın artırılması ve doğal kaynaklarla çevrenin korunması gerektiğini söyledi. Bu yaklaşımın örneklerinden biri, Aleksandrovo’daki Polet tarım kooperatifinin sulama çalışmaları oldu. Yıllar içinde sulama sistemlerini geliştiren kooperatif, bu üretim sezonunda yaklaşık 400 hektarı yoğun sulamaya aldı. Polet Direktörü Bojan Stepanović, 240 hektardaki mısırda verimin hektar başına 9,5-13,5 ton arasında değiştiğini, sulanan tohumluk buğdayda ise hektar başına 11 tona ulaşıldığını açıkladı. Stepanović, sulanan buğday veriminin sulanmayan alanlara göre iki katına çıktığını belirtti. Uzmanlar, iklim değişikliğinin meyvecilikte yetiştirme teknolojilerinin ve ürün seçiminin yeniden değerlendirilmesini gerektirdiğini ifade ediyor. Meyvecilik uzmanı Zoran Keserović, meyve türlerinin agroekolojik koşullara uygun seçilmesi gerektiğini ve Avrupa pazarında kaliteli armut açığı bulunduğunu söyledi. Sebze üretiminde ise ürünlerin biyolojisinin dikkate alınması, azaltılmış toprak işleme, düzenli bakım, hastalık ve zararlılara karşı koruma ile biyolojik preparat ve predatörlerden yararlanılması öneriliyor. Keserović, biostimülatör ve biyodüzenleyicilerin bitkilerin stresle başa çıkmasına yardımcı olduğunu belirtti.

Rusya’nın Yeni Tahıl Rotaları Buğday Fiyatlarını Aşağı Çekiyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’nın Yeni Tahıl Rotaları Buğday Fiyatlarını Aşağı Çekiyor

Rusya’nın tahıl ihracatı için yeniden açtığı ve yeni devreye aldığı rotalar, buğday piyasasında fiyat baskısını artırdı. Chicago Ticaret Borsası’nda (CBoT) aralık vadeli buğday kontratı 11,25 ABD senti gerileyerek buşel başına 599 sente düştü. Fiyatlar, temmuz başından bu yana en düşük seviyeyi görürken ton karşılığı yaklaşık 197,55 avro olarak hesaplandı. Rus makamları, Azak Denizi üzerinden tahıl ihracatını şimdilik 15 Kasım’a kadar yeniden onayladı ve gemilere askeri refakat sağlanacağını bildirdi. Rusya ile Ukrayna’nın limanlara ve gemilere yönelik karşılıklı saldırıları sonrasında temmuzda duran deniz trafiğinin ardından ilk yük gemileri Kerç Boğazı’ndan geçti. Rusya ayrıca Arktik liman Murmansk üzerinden ilk kez tahıl ihracatına başladı. İlk sevkiyat 3.400 ton olurken, Fas’ın Kazablanka Limanı’na gönderilmek üzere yaklaşık 28.000 ton buğdayın daha yüklenmesi planlanıyor. Yeni rota, eylül ayında Rusya’nın deniz yoluyla tahıl ihracatının %60’tan fazlasını taşıyan Baltık limanlarındaki yükü azaltmayı amaçlıyor. Borsa fiyatlarındaki gerileme üretici piyasasına da yansıdı. Almanya’da AMI verilerine göre ekmeklik buğdayın alım fiyatı 8,80 avro düşerek ton başına 199,52 avroya, yemlik buğdayın fiyatı ise 196,15 avroya indi. Renanya-Palatina’da ekmeklik buğday, ekim sonunda bir hafta içinde ton başına 201,60 avrodan 194,90 avroya geriledi. Önümüzdeki dönemde fiyatların, dünya piyasasına ulaşacak Rus buğdayı miktarına ve Rusya, Ukrayna ile ABD arasındaki diplomatik görüşmelerin sonucuna bağlı olması bekleniyor. Kasım başında tahıl ticaretinin yeniden kurulması olasılığı gündemde olsa da henüz somut bir anlaşma bulunmuyor; ABD’nin haftalık buğday ihracatı verileri de izlenecek göstergeler arasında yer alıyor.

ABD, Karadeniz Tahıl Taşımacılığı İçin Türkiye ve Hindistan’ın Önerilerini İnceliyor
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber

ABD, Karadeniz Tahıl Taşımacılığı İçin Türkiye ve Hindistan’ın Önerilerini İnceliyor

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Karadeniz üzerinden tahıl taşımacılığının önündeki engellerin kaldırılması için Türkiye ve Hindistan’dan gelen önerileri değerlendirdiklerini açıkladı. Digi24’ün aktardığına göre Rubio, Atlanta’daki G20 toplantısı sırasında yaptığı açıklamada bölgedeki durumun dünya gıda güvenliğini ve kısmen enerji güvenliğini tehdit ettiğini söyledi. Böyle bir girişimin savaşı bitirmese de savaşın belirli bir boyutuna çözüm sağlayabileceğini belirtti. İstanbul’da Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile görüşen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise Karadeniz’de ticari gemilere sık sık saldırı düzenlenmesine dikkat çekti. Erdoğan, sivil gemilere yönelik saldırıların ve gerilimi artıran eylemlerin kimsenin yararına olmadığını, bunları kimin gerçekleştirdiğine veya hangi gerekçeyle yapıldığına bakılmaksızın kabul edemeyeceklerini ifade etti. Rusya ve Ukrayna’yı sorumlu davranmaya çağırdı. Zelenski, Dolmabahçe Sarayı’ndaki görüşmenin ardından Erdoğan ile Karadeniz tahıl koridoru üzerinde çalışmak konusunda anlaştıklarını bildirdi. Açıklamasında, Ukrayna’nın bazı tarım ürünlerini güvenli biçimde ihraç etmesini sağlayan 2022’deki Rusya ile yapılan anlaşmaya atıfta bulundu. Türkiye’nin Karadeniz’de güvenli seyrüseferi sağlamaya yönelik önlemleri desteklediğini de belirtti. Açıklanan gelişme koridorun yeniden çalışması için yürütülecek çalışmalara ilişkin; yeni bir koridorun faaliyete geçtiği duyurulmadı.

İklim Değişikliği Meyvecilikte Verim ve Kaliteyi Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: Agrosavjet · Özgün haber
Veri haberi

İklim Değişikliği Meyvecilikte Verim ve Kaliteyi Tehdit Ediyor

İklim değişikliği, meyve ağaçlarının doğal gelişim döngüsünü bozarak verim ve meyve kalitesi üzerinde baskı oluşturuyor. Çok yıllık bitkiler olan elma, armut ve erik gibi meyve ağaçları, ani hava değişimlerine hızlı uyum sağlayamadığı için üreticiler daha yüksek riskle karşı karşıya kalıyor. Son yıllarda sonbahar ve kış aylarında meyve ağaçlarının normal gelişimi için gereken soğuk koşulların yeterince oluşmaması, kış dinlenmesinde bozulmalara yol açabiliyor. Tomurcukların düzensiz gelişmesi, yapraklanmanın ve büyümenin zayıflaması, çiçeklerde şekil bozuklukları ve bazı durumlarda bitkinin yeniden vejetatif gelişime yönelmesi, sonraki yılın verimini düşürebiliyor. Bu durum, birim alandan alınan meyve miktarını ve üreticinin kârlılığını da azaltıyor. Ocak ve şubat aylarındaki sıcak hava dalgaları bitkilerin erken uyanmasına ve çiçek açmasına neden olabiliyor. Erken açan çiçekler, nisan ve mayıs aylarında görülebilen geç donlara maruz kalıyor; birkaç saatlik don olayı bile çiçeklerin ve o yılki ürünün tamamen zarar görmesine yol açabiliyor. Yaz aylarında aşırı sıcaklık ve yağış eksikliği ise meyvelerin küçük kalmasına veya kurumasına, ağırlık ve şeker oranının azalmasına neden oluyor. Artan güneş ışınımı meyvelerde güneş yanığı oluşturarak pazar değerini düşürüyor. Dolu ve kuvvetli rüzgârla gelen fırtınalar meyvelerde mekanik hasara ve hastalık riskine yol açıyor. Zarar gören ürünler birinci sınıf taze tüketim için kullanılamazken, zamanında hasat edilirse sanayiye gönderilebiliyor. Kaynak, bu koşullar karşısında yeni meyve bahçelerinde dolu ve güneşten koruyucu ağlar, damla sulama, fertirigasyon ve donla mücadele sistemlerine yatırım yapılmasını öneriyor. Ancak sulama suyu bulunmayan alanlarda meyveciliğin ve don korumasının sürdürülebilir olmayacağı belirtiliyor.

AB Bakanları, 2027 Sonrası OTP İçin Kısmi Anlaşmaya Vardı
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

AB Bakanları, 2027 Sonrası OTP İçin Kısmi Anlaşmaya Vardı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

AB tarım bakanları, İrlanda dönem başkanlığının yürütücülüğünde 2027 sonrası Ortak Tarım Politikası (OTP) kuralları için kısmi anlaşmaya vardı. Ancak desteklerin nihai bütçesi konusunda henüz uzlaşma sağlanmadı. Avrupa Komisyonu gelecek bütçe döneminde gelir destekleri ve kriz önlemleri için yaklaşık 300 milyar avro ayrılmasını öneriyor; bu tutar kesinleşmiş değil. Anlaşmada desteklenebilir hektarların ve aktif çiftçilerin tanımlanması, alan bazlı gelir desteğinin farklılaştırılması ve emekli çiftçilere ilişkin hükümler konusunda ilerleme sağlandı. Buna karşın Copa-Cogeca, çiftçilerin kullanımındaki arazilerin denetimi, sürdürülebilir tarım koşulları ile bunlara bağlı kontrol ve yaptırım sisteminde önemli eksikler bulunduğunu bildirdi. Tarım kooperatiflerinin yatırım desteklerinde açıkça tanınmaması ve risk yönetimindeki yetersizlikler de kuruluşun eleştirdiği başlıklar arasında yer aldı. Copa-Cogeca, ortak OTP'nin korunmasını, enflasyona göre düzeltilmiş mevcut değeri koruyacak hedefli bir OTP bütçesinin güvence altına alınmasını ve kırsal kalkınma için öngörülen %10'luk pay ile ara dönem incelemesine ilişkin kaynakların ayrı biçimde garanti edilmesini istedi. Kuruluş, OTP'nin daha geniş bir mali çerçeveye entegre edilmesinin şeffaflığı ve öngörülebilirliği azalttığını savundu. Mevcut bütçe senaryosunda AB üyesi ülkelerin çoğunda %20'den fazla kesinti öngörülürken, Copa-Cogeca Macaristan için %23-24'lük ve 2,8 milyar avroluk bir azalma hesapladı.

Endonezya’da Güçlendirilmiş Pirinçte Etiket Uyumsuzluğu Soruşturması
Görsel kaynağı: VIVA · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Güçlendirilmiş Pirinçte Etiket Uyumsuzluğu Soruşturması

Endonezya’nın Kuzey Sumatra bölgesindeki Deli Serdang Kabupateni’ne bağlı Tembung ilçesinde, PT UDS’ye ait pirinç tesisinde etiket bilgilerindeki besin içeriğiyle uyuşmadığı öne sürülen güçlendirilmiş pirinçler için soruşturma başlatıldı. Satgas Pangan Polri ile Badan Pangan Nasional (Bapanas) tarafından yürütülen incelemede, şirketin Mart-Ağustos 2026 döneminde yaklaşık 525 ton ürün ürettiği tahmin edildi. Üretimin ekonomik değeri 14,175 milyar Endonezya rupisi olarak hesaplandı. İnceleme kapsamında Golden Number 111 Merah, Golden Number 111 Biru, Penari Bangkok ve Ikan Mas Cupang markalarından örnekler alındı. Laboratuvar sonuçlarına göre dört ürünün kalite ve besin içeriği, ambalajlarda yer alan bilgilerle uyuşmadı. Bapanas, bulguları hukuki süreç için Bareskrim Polri’ye bildirdi. Satgas Pangan Polri Başkanı Suhasto, güçlendirilmiş pirincin mikro besin ihtiyacını karşılamaya, anemi ve bodurluğun önlenmesini desteklemeye yönelik olduğunu söyledi. İçeriğin standartlara ve ambalajdaki beyanlara uymamasının bu amacı sınırlayabileceğini, ürünlerin uzun süre düzenli tüketilmesi hâlinde tüketiciler için risk oluşturabileceğini belirtti. Polis, Bapanas ve PT UDS yetkililerinin de aralarında bulunduğu 12 kişinin ifadesini aldı. Tanık ifadeleri, uzman görüşü ve laboratuvar sonuçları temelinde en az iki delil bulunduğu değerlendirilerek dosya soruşturma aşamasına taşındı.

Yunanistan'da Modern Tarım Sektörü İçin Teknoloji ve Örgütlenme Çağrısı
Görsel kaynağı: Naftemporiki · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan'da Modern Tarım Sektörü İçin Teknoloji ve Örgütlenme Çağrısı

Atina Ekonomi Üniversitesi emekli profesörü Nikolaos Papavasileiou, Yunanistan'daki modern tarım sektörünün geleneksel üretim ile gıda teknolojisini birleştirmesi gerektiğini savunuyor. Papavasileiou'ya göre tarım sektörü, bağlantılı değer zinciriyle birlikte ülkenin gayrisafi yurt içi hasılasının %15'ini oluşturuyor ve toplam ekonomik ağırlık bakımından turizmden daha güçlü bir konumda bulunuyor. Yazar, bu potansiyelin akıllı tarım, yapay zekâ, sensörler ve biyoteknoloji kullanılarak geliştirilmesini öneriyor. Yazıda süt ürünleri, özellikle beyaz peynir ve yoğurt için büyüme potansiyeli bulunduğu belirtiliyor. Bunun değerlendirilebilmesi için kaliteli ürünlerin standartlaştırılmış üretim, düzenli dağıtım ve etkili tanıtımla desteklenmesi gerektiği ifade ediliyor. Dondurulmuş sebzelere yönelik tüketici ilgisinin arttığı, ancak Yunanistan'ın ihracatının zayıf ve ithalatının yüksek kaldığı aktarılıyor. Taze sebze ihracatındaki temel sorun ise modern biçimde örgütlenmiş işletmelerin ve lojistik altyapının eksikliği olarak gösteriliyor. Papavasileiou, Yunanistan'da kabuklu deniz ürünleri üretimi ve ticaretinin Avrupa Birliği toplamına kıyasla çok küçük ve yeterince gelişmemiş olduğunu belirtiyor. Balıkçılık üretiminde düşüş eğilimi bulunduğunu, balık ihracatının düşük kalmasına karşılık ithalatın arttığını yazıyor. Hazır meyve suyu ihracatının yıllık 90,7 milyon dolar, ithalatın ise 45-50 milyon dolar olduğu belirtilirken, İsrail'in konsantre portakal suyu ihracatındaki küresel konumu Yunanistan için karşılaştırma olarak sunuluyor. Yazıda pamukta ambalajlama ve balya kimliğinin belirlenmesi, zeytinyağı, şarap ve zeytinde ise tanınırlık ve tanıtım eksiklikleri öne çıkarılıyor. Yeni teknolojilerin çiftçilere maliyet, fiyat, çeşit, kalite, pazarlama kanalları ve rekabet hakkında bilgi sağlayabileceği; bunun için çiftçiler arasında iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Ayrıca yurt içinde üretilen ürünlerin perakendede satılan payının yalnızca %36 olması eleştiriliyor.