ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3284 haber · Sayfa 104

Hollanda, Bazı Bitkisel İçerikleri Gıda Takviyelerinde Sınırlamak İstiyor
Görsel kaynağı: Põllumajandus · Özgün haber

Hollanda, Bazı Bitkisel İçerikleri Gıda Takviyelerinde Sınırlamak İstiyor

Hollanda, belirli maddelerin, bitkilerin ve mantarların bitkisel preparatlar ile gıda takviyelerinde kullanımını sınırlamak istiyor. Önerinin kabul edilmesi halinde, ürünlerini Hollanda’da pazarlamak isteyen diğer Avrupa ülkelerindeki şirketler, aralarında Estonya’daki işletmelerin de bulunduğu bir kesim olarak etkilenebilir.

FAO: Gıda Kayıp ve İsrafını Azaltmak Gıda Sistemlerini Güçlendirebilir
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

FAO: Gıda Kayıp ve İsrafını Azaltmak Gıda Sistemlerini Güçlendirebilir

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), 29 Eylül 2026 Dünya Gıda Kayıp ve İsrafı Farkındalık Günü kapsamında, gıda kayıp ve israfının azaltılmasının yalnızca daha fazla gıdanın tüketiciye ulaşmasını sağlamayacağını, aynı zamanda gıda güvenliğini, beslenmeyi, kaynak verimliliğini ve ekonomik dayanıklılığı destekleyebileceğini bildirdi. FAO bu yaklaşımı, güvenliği ve beslenmeyi iyileştiren, doğal kaynaklar ile sera gazı emisyonları üzerindeki baskıyı azaltan ve ekonomik verimliliği artıran üçlü bir kazanım olarak değerlendiriyor. FAO verilerine göre dünya genelinde üretilen gıdanın %13,3'ü 2023'te hasat sonrasında, ancak perakendeye ulaşmadan önceki aşamalarda kaybedildi. Bu aşamalar tarla, taşıma, depolama, toptan satış ve işleme süreçlerini kapsıyor. Oran, küresel izlemenin başladığı 2015'teki %13 seviyesinin üzerinde bulunuyor. FAO, bu dönemde gıda kayıplarının azaltılması konusunda belirgin bir ilerleme kaydedilmediğini belirtiyor. Kurum, kaybın nerede ve hangi nedenle meydana geldiğinin belirlenmesi için hasat, üretim sonrası işlemler, depolama, taşıma, ilk işleme ve toptan satış aşamalarında daha düzenli veri toplanmasını gerekli görüyor. Ürün grupları içinde en yüksek kayıp oranı 2023'te %25,4 ile meyve ve sebzelerde görüldü. FAO, bu durumu ürünlerin daha çabuk bozulmasına ve taşıma ile depolama sırasında özel koşullara ihtiyaç duymasına bağlıyor. Meyve ve sebzelerdeki kayıp oranı 2015'teki %23,2 seviyesinden yükselirken, tahıl ve bakliyatta aynı dönemde %8,5'ten %8,4'e geriledi. Bu fark, özellikle bahçe bitkileri ile sebze üretiminde hasat sonrası yönetimin önemine işaret ediyor. Gıda perakendeye ulaştıktan sonra da önemli miktarda israf ediliyor. Birleşmiş Milletler Çevre Programı'nın 2024 Gıda İsrafı Endeksi raporuna göre 2022'de haneler, yemek hizmetleri ve perakendede yaklaşık 1,05 milyar ton gıda israf edildi. Bu miktarın %60'ı hanelerde, %28'i yemek hizmetlerinde ve %12'si perakendede gerçekleşti. Kaynak, üretim ve tedarik zincirindeki kayıplarla tüketim aşamasındaki israfın aynı kavram olmadığını; ilk grubun perakende öncesi, ikincinin ise perakende, yemek hizmetleri ve haneler düzeyinde ölçüldüğünü vurguluyor. Gıda kayıp ve israfının azaltılması, 2030'a kadar tedarik zincirindeki kayıpları düşürmeyi ve perakende ile tüketici düzeyindeki kişi başı israfı yarıya indirmeyi hedefleyen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın 12.3 numaralı hedefi kapsamında ele alınıyor. Ancak kayıp ve israfın açlık çeken kişilere doğrudan aktarılabilecek hazır gıda anlamına gelmediği, ürünlerin önemli bölümünün zincirin farklı noktalarında ve yeniden dağıtımın zor olduğu aşamalarda kaybedildiği belirtiliyor. FAO ayrıca tüketilmeyen gıdaya ilişkin tarım arazisi tahmininin 2013 tarihli çalışmaya dayandığını ve 2026 için yeni bir tahmin olarak değerlendirilmemesi gerektiğini kaydediyor.

Kerbela'da Hurma Üretimi 220 Bin Tonu Aştı
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Kerbela'da Hurma Üretimi 220 Bin Tonu Aştı

Irak’ın Kerbela vilayetinde hurma üretimi 220 bin tonu aşarak geçen yıla göre yaklaşık 40 bin ton arttı. Kerbela Tarım Müdürü Haşim ez-Züheyri, vilayette üç milyondan fazla palmiye bulunduğunu açıkladı. Üretim artışında devlet desteği, dubas zararlısındaki gerileme, önleyici mücadele kampanyaları ve yeni palmiye alanlarının etkili olduğu belirtildi. Kerbela hurmalarının verimli topraklar ve su bolluğu sayesinde Irak’ın seçkin ürünleri arasında yer aldığı ifade edildi.

Yükselen Motorin Fiyatları Romanya’daki Çiftlikleri Zorluyor
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Yükselen Motorin Fiyatları Romanya’daki Çiftlikleri Zorluyor

Romanya’da motorinin litre fiyatının 11 lei seviyesine çıkması, özellikle hasat, ekim ve toprak hazırlığının aynı döneme denk geldiği sonbahar kampanyasında çiftliklerin maliyet baskısını artırıyor. İlfov ilindeki bitkisel üretici Daniel Radu, yeni fiyat artışlarına karşı önceden yakıt alarak stok yaptığını ve motorini litre başına 10,35 lei fiyattan temin ettiğini söyledi. Gruiu’da faaliyet gösteren Radu’nun çiftliğinde arpa ekimi, mısır hasadı ve kolza ilaçlaması aynı dönemde yürütülüyor. Üretici, sonbahar kampanyasının devamı için yaklaşık 5.000 litre daha motorine ihtiyaç duyabileceğini belirtti. Yüzlerce veya binlerce hektar işleyen işletmelerde litre başına birkaç lei’lik farkın kısa sürede on binlerce lei tutarında ek maliyete dönüşebileceğini ifade etti. Çiftlikte yakıt, toplu olarak satın alınıp bir tankta depolanıyor ve tarla çalışmalarına çıkan araçlar buradan ikmal ediliyor. Radu, bir seferde 20.000 litre motorin aldığını, ancak tüketimi henüz her araç, operatör, parsel ve iş türü için ayrı ayrı hesaplamadıklarını söyledi. Gelecekte Geofolia yazılımıyla tüketimi daha ayrıntılı izlemek istediklerini, bunun için her aracı ve çalışmayı takip edecek ayrı bir kişiye ihtiyaç duyulacağını belirtti. Yakıt stoku, çiftlik açısından yalnızca maliyetleri yönetme aracı olarak görülmüyor. Radu’ya göre geçmişte tedarikçinin siparişleri üç-dört gün önceden bildirmesini istemesi, işletmeyi sürekli stok tutmaya zorladı. Hasat döneminde günlük tüketimin yaklaşık 2.000 litreye çıkabildiğini söyleyen üretici, bu nedenle yakıt bulunabilirliğinin tarla çalışmalarının kesintisiz sürmesi açısından operasyonel bir güvenlik konusu olduğunu kaydetti. Son dönemde ise tedarikte kullanılabilirlik sorunu yaşanmadığını aktardı. Radu, mevcut fiyatlarla motorinin çiftlik giderlerinin yaklaşık %20’sini oluşturabileceğini tahmin etti; ancak bu oranın kendi işletmesi için kesin bir hesap olmadığını vurguladı. Tüketimin kullanılan üretim sistemine göre değiştiğini belirten üretici, doğrudan ekimde daha az işlem yapılabildiğini, asgari toprak işlemeli sistemde ise hasat sonrası diskleme, TopDown ekipmanıyla çalışma ve ekim gibi işlemlerin tüketimi artırdığını söyledi. Ayrıca geçen yılın sonbahar kampanyasında 6-7 lei olan fiyatın 11 leiye çıkmasının işletmenin nakit akışını zorladığını ifade etti. Hükümetin motorindeki özel tüketim vergisini %25 azaltmasına rağmen, eylülde alım yapan çiftçi bu indirimi yaklaşık 60 bani/litre düzeyinde hissedemediğini belirtti.

Kızılorda’da Pirinç Hasadında 45 Bin Hektar Aşıldı
Görsel kaynağı: AgroInfo Kazakhstan · Özgün haber
Veri haberi

Kızılorda’da Pirinç Hasadında 45 Bin Hektar Aşıldı

Kazakistan’ın Kızılorda bölgesinde pirinç hasadı sürüyor. Bu yıl 193 bin hektarlık ekim alanının 70 bin hektardan fazlasına pirinç ekilirken, şimdiye kadar 45 bin hektardan fazla alanda hasat yapıldı. Üreticiler, hektar başına ortalama 50 kental ürün elde etti. Bölge tarım yönetiminin operasyonel verilerine göre pirincin brüt üretimi 182 bin tona ulaştı. Hasat kampanyasında yaklaşık 4 bin makine kullanılıyor; çalışmaların ekim sonuna kadar tamamlanması planlanıyor. Üretimin kayıpsız tamamlanması için teknik ekipler ve işçiler tarlalarda günün her saati çalışıyor. Hasat edilen pirinç, uzun süreli depolama öncesinde kabul noktalarında kurutuluyor. Bu işlemin tahılın nem oranını düşürerek kalitesini koruması amaçlanıyor. Verimdeki artış, haberde yeni teknolojilerin ve yüksek verimli pirinç çeşitlerinin kullanılmasına bağlanıyor.

Kaheti’de 113,5 Bin Tona Yakın Üzüm İşlendi
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber
Veri haberi

Kaheti’de 113,5 Bin Tona Yakın Üzüm İşlendi

29 Eylül itibarıyla Gürcistan’ın Kaheti bölgesinde 113,5 bin tona yakın üzüm işlendi. Hasadını yaklaşık 8.300 üretici teslim etti. Gürcistan hükümeti, hasadın düzenli yürütülmesi ve ürünün tamamen değerlendirilmesi amacıyla, fazla ürün oluşması halinde tüm üreticilerin üzümlerini teslim edebilmesine karar verdi. Üzümler, şeker oranına göre kilogram başına 0,50-1,50 lari arasında kabul ediliyor. Gurjaani’deki hasat koordinasyon merkezi süreci koordine ediyor.

Güney Afrika’da Şap Aşısı Üretimine Özel Sektör Desteği Hazırlığı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Şap Aşısı Üretimine Özel Sektör Desteği Hazırlığı

Güney Afrika Tarımsal Araştırma Konseyi (ARC), ülkede geliştirilen şap hastalığı aşısı teknolojisinin özel üreticilere lisanslanması için teknik ve idari hazırlıklara başladı. ARC ve yönetim kurulu, Tarım Bakanı Willie Aucamp’ın teklifini 21 Eylül’de oy birliğiyle onayladı. Yerli veya yabancı şirketlerin, koşullu fikrî mülkiyet lisansları kapsamında aşı üretmesine izin verilmesi planlanıyor. Ancak özel üreticilerin atanacağı ve ortaklıklar kapsamında ilk dozların piyasaya çıkacağı tarih henüz açıklanmadı. Girişimin temel amacı, ARC’nin kendi üretim tesislerini yeniden kurduğu dönemde sınırlı üretim kapasitesini artırmak ve ülkenin hayvancılık sektörünün aşı ihtiyacını karşılamak. Lisans anlaşmalarından elde edilecek ARC gelirlerinin, konseyin şap aşısı üretim kapasitesini genişletmek üzere ayrılması öngörülüyor. ARC, özel üreticilerin sağlayacağı ek üretim miktarını ise açıklamadı. Süreç, kamu kaynaklarıyla geliştirilen fikrî mülkiyet nedeniyle kamu ihale kurallarına uygun yürütülecek. ARC, adil, şeffaf ve mevzuata uygun bir seçim yapılması gerektiğini belirtti. Şap virüsünün yüksek bulaşıcılığı nedeniyle uluslararası biyogüvenlik standartları da belirleyici olacak. Teknik incelemeler ve ilgili makamlarla istişare tamamlandıktan sonra ayrıntılar Aucamp’ın değerlendirmesine sunulacak; bu nedenle uygulama takvimi henüz oluşturulmadı. ARC’nin mevcut üretimi, yaklaşık ayda bir yapılan üretim döngüsünde üç değerlikli aşı için yaklaşık 20.000 doz seviyesinde. Konsey, kapasitesini 20 litrelik pilot işletmeden geçici 200 litrelik kapasiteye çıkardığını bildirdi. Daha büyük bir üretim sistemi ve ilgili altyapının 2027’de ARC’nin aylık üretimini yaklaşık 240.000 üç değerlikli doza yükseltmesi bekleniyor. Aşı SAT1, SAT2 ve SAT3 serotiplerini kapsıyor. ARC’nin aşı için öne sürdüğü 12 aylık koruma iddiası, her hayvanın her epidemiolojik koşulda yılda tam bir kez aşılanacağı anlamına gelmiyor. Aşılama aralıklarının aşı etkinliği, virüsle antijenik uyum, dolaşımdaki virüs, hayvanın yaşı, anne bağışıklığı, epidemiolojik risk ve ulusal stratejiye göre değişebileceği belirtildi. Güney Afrika’dan alınan saha izolatlarının Ekim 2026’da Birleşik Krallık’taki Pirbright Institute’a gönderilerek ikinci aşı eşleştirme testinden geçirilmesi planlanıyor. Sektör temsilcileri özel üretime destek verirken üretici kapasitesi, onaylı laboratuvarlar ve şeffaf seçim sürecinin önemine dikkat çekti.

Finlandiya’da Okul Sütü İçin Meyveli Ara Öğün Önerisi
Görsel kaynağı: Maaseudun Tulevaisuus · Özgün haber

Finlandiya’da Okul Sütü İçin Meyveli Ara Öğün Önerisi

Finlandiya’da okul sütü sistemi kapsamında yalnızca içme sütü yerine meyve veya yemiş içeren süt ürünleri, pürüzsüz içecekler ve benzeri süt bazlı ara öğünlerin sunulması önerildi. Öneri, MTK’nin süt işleri sorumlusu Saralotta Engblom tarafından, Uluslararası Okul Sütü Günü öncesinde gündeme getirildi. Engblom, sıvı süt tüketiminin azalmasına karşılık yoğurt, lor ve diğer süt bazlı ara öğünlere ilginin arttığını belirtti. Bu nedenle Finlandiya’da okul dağıtım sisteminin, çocukların okul günü içindeki beslenmesini destekleyecek besin değeri yüksek süt bazlı ürünleri de kapsayacak şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Ancak meyve veya yemiş içeren ürünlerin sisteme dahil edilmesi, Avrupa Birliği mevzuatında belirtilen koşullara bağlı. Finlandiya, çocuklarda süt, belirli süt ürünleri, meyve ve sebze tüketimini teşvik eden Avrupa Birliği okul dağıtım sisteminde yer alıyor. Sistem aynı zamanda çocukların tarım, gıda üretimi ve sağlıklı beslenme konusundaki farkındalığını artırmayı amaçlıyor. Bitki bazlı içecekler ise destek kapsamındaki ürün grupları arasında bulunmuyor. Engblom, okul sütünü Finlandiya’daki çocukların gıdanın üretim süreciyle bağlantı kurmasını sağlayan bir araç olarak değerlendirdi.

AB Yetkilisi: Brezilya Sığır Etine Yasak En Az İki Yıl Sürebilir
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

AB Yetkilisi: Brezilya Sığır Etine Yasak En Az İki Yıl Sürebilir

Bir Avrupa Birliği (AB) sağlık ve gıda güvenliği yetkilisi, Brezilya’dan sığır eti ithalatının AB’ye en az iki yıl yasaklanabileceğini belirtti. Brezilya sığır etinin pazara dönebileceği tarihin henüz belirlenmediği bildirildi. İki yıllık sürenin, Brezilya’da sığırların yetiştirilip kesim yaşına ulaşması için gereken zamana dayandığı aktarıldı. AB, 3 Eylül’den itibaren Brezilya sığır eti, kanatlı eti ve diğer hayvansal ürünlerinin ithalatını askıya aldı; karar, antimikrobiyal kullanımına ilişkin AB kurallarına uyum endişeleri sonrasında geldi.

Ukrayna’nın Tarım Ürünleri İhracatı Eylülde İhtiyacın %46’sında Kalabilir
Görsel kaynağı: Kurkul · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’nın Tarım Ürünleri İhracatı Eylülde İhtiyacın %46’sında Kalabilir

Ukrayna’nın tarım ürünleri ihracatının eylülde ihtiyacın yalnızca %46’sını karşılayabileceği belirtildi. Bu değerlendirme, Tarım Bakanı Taras Vysotsky tarafından yapıldı. Kaynak metni kesildiği için ihracatın hangi ihtiyaç kalemine göre hesaplandığına ilişkin ayrıntı yer almıyor.

Moldova’da Süt ve Et İşleme Tesisleri AB Standartlarına Hazırlanıyor
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber

Moldova’da Süt ve Et İşleme Tesisleri AB Standartlarına Hazırlanıyor

Moldova, AB’ye katılım süreci kapsamında süt ve et sektöründeki gıda işleme tesislerinin modernizasyonu için ulusal bir program hazırlıyor. Programın amacı, hayvansal kaynaklı ürünleri işleyen tüm yetkili tesislerin AB normlarıyla uyumlu ulusal mevzuata uygun hale getirilmesi ve tüketici sağlığı ile kamu sağlığının yüksek düzeyde korunması. Uyum sürecinin, Moldova’nın AB’ye katılımı için öngörülen tarihe kadar tamamlanması planlanıyor. Girişim, AB üyelik müzakerelerinde gıda güvenliği, veterinerlik ve bitki sağlığı politikasına ilişkin 12. bölümün açılması için gerekli 12.1 referans kriterinin karşılanmasına yönelik stratejik adımlardan biri olarak değerlendiriliyor. Programın hazırlanmasına, AB ve Danimarka tarafından finanse edilen “Moldova Avrupa’dır – AB’ye entegrasyon desteği” projesi kapsamında Moldova’da bulunan Avrupalı uzmanlar katkı sağlıyor. Uzmanlar, Hırvatistan’ın hayvansal kaynaklı gıda işleme tesislerini değerlendirme, sınıflandırma ve izleme deneyimini aktarırken, resmi kontrol sisteminin daha yeknesak ve etkili hale getirilmesi için öneriler ve eğitimler sunuyor. Moldova Tarım ve Gıda Sanayii Bakanlığı ile Ulusal Gıda Güvenliği Ajansı (ANSA) süreci Avrupa ortaklarıyla yürütüyor.

Kazakistan Tarım Bakanlığı; Sığır Eti Fiyatlarında Sert Artış Beklemiyor
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber

Kazakistan Tarım Bakanlığı; Sığır Eti Fiyatlarında Sert Artış Beklemiyor

Kazakistan Tarım Bakanlığı, sığır eti fiyatlarında sert bir artış beklemediğini açıkladı. Bakan Yardımcısı Nazgul Hatepova, ülkede kilogram başına ortalama fiyatın 3.800 tenge olduğunu, Astana’da ise fiyatların 3.800-4.000 tengeden başladığını bildirdi. Bakanlığa göre iç pazar, yerli üretimle tamamen karşılanıyor. Bazı bölgelerde dönemsel küçük artışlar görülse de geçen hafta ülke genelinde sığır eti fiyatlarındaki artış %0,1 oldu. Bakanlığın verilerine göre Kazakistan’da 2025 yılında 434 bin ton sığır eti üretildi. Cari yılın ilk sekiz ayında üretim hacmi ve sığır varlığı da artış gösterdi.

Geç Sezon Sıcakları Elmayı Hasat Öncesi Döktürüyor
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Geç Sezon Sıcakları Elmayı Hasat Öncesi Döktürüyor

İran’da sezon sonuna doğru yükselen sıcaklıkların elma bahçelerinde hasat öncesi meyve dökümünü artırdığı bildirildi. İANA’ya konuşan akademisyen Kasım Hasani, bu durumun hem hasat edilebilir ürünü azalttığını hem de gıda kayıplarını artırabildiğini belirtti. Hasani, hasat öncesi döküme daha dayanıklı elma çeşitlerinin geliştirilmesini önemli bir araştırma alanı olarak gösterdi. Büyüme dönemi daha kısa çeşitlerin daha erken hasat edilebileceğini ve meyvenin sezon sonundaki yüksek sıcaklıklara maruz kalma süresinin kısalacağını ifade etti. İran’daki çeşit geliştirme programının 1384 yılında başlatıldığı ve aralarında Golbahar, Şerbati, Nima, Taban, Nobaran, Baharan, Hordad, Mordad ve Serhin’in bulunduğu çeşitlerin tanıtıldığı aktarıldı. Bahçe yönetimi için çinko ve kalsiyum bileşiklerinin en az dört kez uygulanması, dengeli budama yapılması ve ağır budamadan kaçınılması önerildi. Beslemenin yaprak analizine göre planlanması, sulamada basınçlı sistemlerin kullanılması ve hasat zamanının fizyolojik göstergelere göre belirlenmesi de tavsiye edildi.

Fas’ın Taze Meyve ve Sebze İhracatı 2025’te 2,38 Milyon Tona Ulaştı
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas’ın Taze Meyve ve Sebze İhracatı 2025’te 2,38 Milyon Tona Ulaştı

Fas’ın taze meyve ve sebze ihracatı 2025’te 2,38 milyon tona ulaşarak ülkenin 2022’de kaydettiği 2,48 milyon tonluk tarihî rekorun yakınına geldi. İhracat performansında domates ve mandalina öne çıktı. Domates sevkiyatı 708 bin ton, mandalina sevkiyatı ise 493 bin ton oldu; bu iki ürün toplam ihracatın yaklaşık yarısını oluşturdu. Avrupa Birliği (AB), Fas’ın taze meyve ve sebze ihracatındaki ağırlığını korudu. 2025’te Fas’tan AB ülkelerine 1,47 milyon ton ürün gönderildi ve bu miktar toplam ihracatın %62’sine karşılık geldi. Fransa 634 bin tonla ilk sırada yer alırken onu 362 bin tonla İspanya ve 243 bin tonla Hollanda izledi. Bununla birlikte, takvim yılı verileriyle tarım kampanyası verileri farklı bir tablo ortaya koydu. 2025/2026 kampanyasında AB’nin Fas’tan taze meyve ve sebze ithalatı 1,37 milyon ton olarak kaydedildi. Bu miktar, önceki kampanyadaki 1,54 milyon tonluk rekorun %10 altında kaldı. Aynı dönemde AB’nin Fas’tan domates ithalatı da önceki kampanyadaki 563 bin tondan 503 bin tona geriledi. Fas’ın ihracatında ürün ve pazar çeşitliliği de değişti. Yaban mersini ihracatı 2025’te 85 bin 500 tona çıkarak bir yılda yaklaşık %25 artarken, Birleşik Krallık’a yapılan toplam meyve ve sebze sevkiyatı yaklaşık 330 bin tona ulaştı ve %8 yükseldi. Buna karşılık, Rusya’ya gönderilen ürün miktarı 2018’deki 355 bin tondan 2025’te 105 bin tona düştü. Avokado ithalatındaki gerileme ise sıcak hava, seller ve şiddetli rüzgârların üretimi etkilemesiyle ilişkilendirildi.

Bulgaristan’da Kuraklıktan Etkilenen 12.451 Ayçiçeği ve Mısır Üreticisine Tazminat
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Kuraklıktan Etkilenen 12.451 Ayçiçeği ve Mısır Üreticisine Tazminat

Bulgaristan’da 2025’te kuraklık ve yüksek sıcaklıklar nedeniyle zarar gören ayçiçeği ve mısır üreticilerine destek verilecek. Tarım ve Gıda Bakanı Plamen Abrovski’nin kararıyla 12.451 üretici için toplam 22,2 milyon avro tazminat ayrıldı. Kaynakta, ödemenin 7,4 milyon avrosunun Avrupa Tarımsal Garanti Fonu’ndan, 14,8 milyon avrosunun ise ulusal ek finansmandan karşılanacağı ve toplam destek oranının hektar başına 17,46 avro olduğu belirtiliyor. Devlet Tarım Fonu’nun ödemeleri en geç 30 Eylül 2026’ya kadar yapması bekleniyor.

Üzüm Posası Sığır Etinin Kalitesini ve Rasyon Ekonomisini Etkiledi
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

Üzüm Posası Sığır Etinin Kalitesini ve Rasyon Ekonomisini Etkiledi

2025’te Frontiers in Animal Science dergisinde yayımlanan bir çalışma, Primitivo üzümünden elde edilen üzüm posasının Podolica sığırları ile Limousine × Podolica ve Marchigiana × Podolica melezlerinin beslenmesinde kullanılmasını inceledi. Rasyona %20 oranında eklenen üzüm posası; büyüme performansı, karkas özellikleri, et kalitesi ve üretim ekonomisi bakımından değerlendirildi. Üzüm posası verilen hayvanlardan elde edilen ette malondialdehit yoğunluğu tüm genotiplerde azaldı. Araştırmacılar bu sonucu, üzüm posasının antioksidan etkinliğiyle ilişkilendirdi. Besleme uygulaması ayrıca palmitik asit, toplam doymuş yağ asitleri ve toplam tekli doymamış yağ asitlerinin azalmasıyla; linoleik asit, toplam çoklu doymamış yağ asitleri, omega-6 ve toplam konjuge linoleik asitlerin artmasıyla sonuçlandı. Etin olgunlaştırılması üç, dokuz ve 14 gün sürelerinde gerçekleştirildi; kesme direnci bu süreçte kademeli olarak azaldı. Çalışma, üzüm posasının değerlendirilmesinin tarımsal yan ürünlerin yeniden kullanımını destekleyebileceğini ve yerel kaynaklarla besleme imkânı sunabileceğini ortaya koydu. Bununla birlikte üzüm çeşidi, tanen yoğunluğu ve ekstraksiyon süreçlerinin yan ürünün iştah açıcı özelliğini ve besin değerini etkileyebileceği belirtildi. Bu nedenle kullanılacak materyalin önceden kimyasal ve besinsel açıdan karakterize edilmesi gerekiyor. Ekonomik sonuçlar genotipe göre farklılaştı. Üzüm posası kullanımına bağlı değişim oranı Marchigiana × Podolica grubunda negatif olurken, Podolica grubunda %0,46, Limousine × Podolica melezlerinde ise %2,00 pozitif değer aldı. Araştırmacılar, bu bulgunun besleme uygulamasının ekonomik uygunluğunun hayvanın genetik yapısına bağlı olabileceğini gösterdiğini belirtti.

Okaliptüs Varroa Mücadelesinde Tek Başına Yeterli Görülmüyor
Görsel kaynağı: Agronews Georgia · Özgün haber

Okaliptüs Varroa Mücadelesinde Tek Başına Yeterli Görülmüyor

Okaliptüs, bal arısı kolonilerinde Varroa akarına karşı kullanılabilecek doğal bir destek olarak değerlendiriliyor; ancak bağımsız ve garantili bir tedavi olarak görülmemesi gerekiyor. Okaliptüs uçucu yağındaki ökaliptolün akarlara karşı etkili olabileceği, yoğun kokunun ve uçucu maddelerin de akarların arıların vücudundan uzaklaşmasına katkı sağlayabileceği belirtiliyor. Bununla birlikte, arıların duman etkisiyle daha fazla bal tüketmesinin akarların uzaklaştırılmasını kolaylaştırdığı yönündeki görüşün kanıtlanmış temel mekanizma olmadığı aktarılıyor. Uygulamada kuru okaliptüs yaprakları, kabuğu veya ince dalları arı tütsüsünde kullanılabiliyor. Elde edilen duman kovana, genellikle uçuş deliğinden veriliyor; ancak dumanın fazla sıcak olmaması, yüksek sıcaklığın arılara zarar vermemesi ve koloniyi gereğinden fazla rahatsız etmemesi gerekiyor. Uçucu yağ ise şerit, jel veya başka bir taşıyıcı malzeme üzerinden yavaşça salınacak şekilde uygulanabiliyor. Yağın aşırı yoğunluğu arılar üzerinde olumsuz etki yaratabileceğinden dozajın güvenilir araştırmalara, kayıtlı ürün talimatına veya uzman önerisine dayanması isteniyor. Varroa mücadelesinde etkinliğin, uygulama öncesi ve sonrasında akar sayımı yapılarak izlenmesi gerekiyor. Hijyenik kovan tabanı, düşen akarların sayılmasını ve yöntemin etkisinin değerlendirilmesini kolaylaştırıyor; şeker pudrasıyla akarların uzaklaştırılması da kullanılan tanı yöntemleri arasında yer alıyor. Sonuçlar aktif madde yoğunluğu, hava sıcaklığı, kolonideki istila düzeyi ve yerel arı-akar popülasyonlarının özelliklerine göre değişebiliyor. Bal hasadı sırasında, balın tadını veya aromasını değiştirebilecek okaliptüs uygulamalarının kullanılması ise uygun görülmüyor.

Genç Boğaların Aşım Öncesi Aşılanması Sürü Kayıplarını Azalttı
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

Genç Boğaların Aşım Öncesi Aşılanması Sürü Kayıplarını Azalttı

Avustralya’nın Batı Avustralya bölgesindeki Esperance’da bir sığır yetiştiricisi aile, genç boğaların sürü performansını etkileyen kayıpları azaltmak için aşım öncesinde aşılama uyguluyor. Aile için genç boğaların kaybedilmesi geçmişte önemli bir maliyet oluşturuyordu. Yaklaşık 20 yıldır sürdürülen aşılama uygulamasının kayıpları azaltmaya yardımcı olduğu ve ailenin daha iyi genetik özelliklere sahip hayvanlara yatırım yapma konusundaki güvenini artırdığı belirtildi.

Üretici Örgütleri Perakendeciler Karşısında Dezavantajını Koruyor
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Üretici Örgütleri Perakendeciler Karşısında Dezavantajını Koruyor

Avrupa Sayıştayı’nın değerlendirmesine göre meyve ve sebze üreticilerinin örgütleri, büyük perakendeciler karşısında pazarlık gücünü artırmakta zorlanıyor. Üreticilerin ekonomik ve ekolojik baskılarla karşı karşıya olduğu, örgütlerin ise ürünleri ortak satma, altyapıya yatırım yapma, kaliteyi yükseltme ve alıcılarla daha iyi koşullar görüşme işlevlerini yeterince yerine getiremediği belirtildi. Üretici örgütlerinin üyeliği 2012-2023 döneminde %39 geriledi. Buna karşın meyve ve sebze üreticilerinin birlikleri 2023’te 1,06 milyar avro Avrupa Birliği desteği aldı. Bu kaynakla makineler yenilendi, üretim otomatikleştirildi, enerji ve su tüketimi azaltıldı, kalite belgeleri alındı, ambalaj ve lojistik geliştirildi. Desteğin ürünlerin piyasa değerine bağlanması, örgütleri gelirlerini artırmaya ve üretimi talebe uyarlamaya teşvik ediyor. Ancak Sayıştay’a göre daha büyük örgütler daha yüksek miktarda ve daha geniş ürün yelpazesi sunarak perakendecilerle daha iyi koşullar görüşebilecekken, mevcut yapı bu gücü henüz yeterince oluşturamadı.

Finlandiya ve Beş Ülke AB’de Tarım ve Bölgesel Desteklerde Kesinti İstiyor
Görsel kaynağı: Maaseudun Tulevaisuus · Özgün haber
Veri haberi

Finlandiya ve Beş Ülke AB’de Tarım ve Bölgesel Desteklerde Kesinti İstiyor

Finlandiya’nın da aralarında bulunduğu Almanya, Hollanda, Avusturya, İsveç ve Danimarka, Avrupa Birliği’nin (AB) tarım ve en zayıf bölgelerine yönelik desteklerinde önemli kesintiler yapılmasını istiyor. Financial Times’ın aktardığına göre altı ülke, taleplerini ortak bir mektupla AB’ye iletti. Ülkeler, talepleri karşılanmazsa gelecek çok yıllı bütçeyi onaylamama tehdidinde bulunuyor. Ortak mektupta AB bütçesinin kapsamlı biçimde yenilenmesi talep ediliyor. Tarım ve bölgesel desteklere ayrılan kaynakların savunma ile inovasyona aktarılması isteniyor. Bu destekler, AB bütçesinin geleneksel olarak yaklaşık üçte ikisini oluşturuyor. Talepler, 2028-2034 dönemini kapsayacak bütçeye ilişkin. Bütçenin yürürlüğe girebilmesi için Avrupa Birliği’nin 27 üyesinin tamamının onayı gerekiyor. Finlandiya’nın da yer aldığı girişim, bu nedenle bütçe görüşmelerinde tüm üye ülkelerin uzlaşmasını gerektiren bir süreçte ilerliyor.

Özbekistan’ın 1,4 Milyar Dolarlık Gıda Pazarı İran İçin Fırsat Sunuyor
Görsel kaynağı: Mehr — Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Özbekistan’ın 1,4 Milyar Dolarlık Gıda Pazarı İran İçin Fırsat Sunuyor

Özbekistan’ın gıda ithalatı, 2026’nın ilk çeyreğinde büyüyen dış ticaretin önemli kalemlerinden biri oldu. Özbekistan Ulusal İstatistik Komitesi verilerine göre ülkenin toplam ithalatı 12,2 milyar dolara ulaşırken, gıda ürünleri ve canlı hayvan ithalatı yaklaşık 1,4 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu grubun ithalatı geçen yılın aynı dönemine göre %45,9 arttı. 37 milyonu aşan nüfusu ve Orta Asya’daki ticari konumu, Özbekistan’ı gıda ihracatçıları açısından dikkat çeken bir pazar haline getiriyor. İlk çeyrekte hayvansal ve bitkisel yağ ithalatı 158,1 milyon dolara, içecek ithalatı ise 71,3 milyon dolara çıktı. Yağ ithalatı yıllık bazda %46, içecek ithalatı %42,6 arttı. İran ile Özbekistan arasındaki ticaret de 2026’nın ilk yarısında %37,5 artarak 305 milyon dolara yükseldi. Ancak bu tutar, Özbekistan’ın toplam dış ticareti ve gıda ithalatı dikkate alındığında iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin hâlâ sınırlı bir paya sahip olduğunu gösteriyor. İran’da özel sektör, bu farkı kapatmak için tarım ve gıda sektörlerindeki işbirliğini genişletmeye çalışıyor. Taşkent’te 30 Şehriver 1405’te düzenlenen İran-Özbekistan Tarım Stratejik Komitesi’nin ilk toplantısı sırasında üç işbirliği belgesi imzalandı. Belgelerden biri su ürünleri yemi ve balıkçılık ürünlerinde ticaret, teknoloji transferi, ortak yatırım ve üretimi; bir diğeri hayvan ve kanatlı yemi, üretim girdileri, tahıl, kepek ve pamuk tohumu küspesi ticaretini kapsıyor. Üçüncü belge ise protein ve süt ürünleri, yem ve girdiler, ekipman tedariki, teknik bilgi transferi ve ortak yatırımlara odaklanıyor. İranlı yetkililer, anlaşmaların yalnızca ticaret hacmini artırmasını değil, ortak üretim ve sürdürülebilir tedarik zincirleri oluşturmasını hedefliyor. Özbekistan’da bazı süt ürünleri, yumurta, hurma, elma ve kivi için sıfır gümrük tarifesi uygulanması İranlı ihracatçılar açısından avantaj olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte ihracatçıların Çin, Rusya, Kazakistan, Türkiye ve diğer bölge ülkelerinin yanı sıra fiyat, ambalaj, standart, dağıtım ve lojistik maliyetleri bakımından da rekabet etmesi gerekiyor.

Sımbıored, Gıda Kayıplarını Azaltmak İçin İşbirliği Ağı Kurmayı Hedefliyor
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

Sımbıored, Gıda Kayıplarını Azaltmak İçin İşbirliği Ağı Kurmayı Hedefliyor

İspanya’da SIMBIORED Operasyon Grubu, gıda kayıpları ve israfını azaltmaya yönelik pilot projesini başlattı. Proje, yerel tarım ve gıda sistemlerinde üreticiler, fazla ürünlerin alıcıları ve diğer paydaşlar arasında işbirliğini güçlendirecek ulusal bir bölgesel ekosistemler ağı oluşturmayı hedefliyor. Kaynakta, üretilen gıdaların yaklaşık %40’ının tüketilmeden kaldığı belirtiliyor. Avrupa Birliği Ortak Araştırma Merkezi verilerine göre israf oranı meyvelerde %41, sebzelerde %46, patateslerde %22, balıkta %50 ve ette %23 düzeyinde. Mevcut önleme girişimlerinin küçük ve orta ölçekli üreticilerin ihtiyaçlarını bütüncül biçimde karşılamadığı, bu üreticilerin pazarlama güçlükleri, ticari uygulamalar ve estetik talepler nedeniyle ürünlerinin önemli bölümünü kaybettiği aktarılıyor. SIMBIORED; dijital, örgütsel ve ekonomik unsurları bir araya getirerek üreticilerle fazla ürünlerin alıcıları arasındaki işbirliklerini sistematik hale getirmeyi amaçlıyor. Projede, tarlada hasat edilmeden kalan ürünler, haksız kalite retleri ve üretimlerin satışını sağlayacak istikrarlı anlaşmaların bulunmaması gibi sorunlara çözüm aranacak. Projenin, kayıpları azaltmanın yanı sıra küçük ve orta ölçekli üreticiler için ekonomik, sosyal ve çevresel değer oluşturması bekleniyor. İspanya’da Gıda Kayıpları ve İsrafının Önlenmesine ilişkin 1/2025 sayılı yasanın yürürlüğe girmesi de girişim için uygun bir zemin oluşturuyor. Fundación Espigoladors’un temsilciliğinde yürütülecek projede CETENMA teknik koordinasyonu üstlenirken COAG, Oreka Circular Economy ve Tandem Social da yer alıyor. Çalışma 2026-2029 arasında üç yıl sürecek; toplam 597.766 avroluk yardımın %80’i Avrupa Tarımsal Kırsal Kalkınma Fonu’ndan, %20’si ise İspanya Tarım, Balıkçılık ve Gıda Bakanlığı bütçesinden karşılanacak.

Uruguay’da Kadın Üreticilerin Kırsal Yaşamdaki Rolü Anlatıldı
Görsel kaynağı: Todo el Campo · Özgün haber

Uruguay’da Kadın Üreticilerin Kırsal Yaşamdaki Rolü Anlatıldı

Uruguay’da Instituto Nacional de Carnes (INAC), kadın üreticilerin kırsal yaşamdaki deneyimlerini aktaran tanıklıklar yayımlıyor. Bu kapsamda María Elena’nın hikâyesi, kadınların tarımsal üretimde üstlendiği görevleri ve kırsal yaşamla kurduğu bağı ele alıyor. Kırsal çevrede büyüyen María Elena, çocukluğundan itibaren hayvanlarla ve aile işletmesiyle iç içe yaşadı. Ailesini, özellikle de dört kardeşin babalarının çalışmalarını sürdürerek birlikte oluşturduğu projeyi, yaşamındaki temel referans olarak anlatıyor. Kırsal yaşamın değerleri ile aileden aktarılan bilgilerin üretim kararlarında önemli yer tuttuğunu belirtiyor. María Elena bugün babasıyla birlikte ya da tek başına işletmenin günlük işlerini yürütüyor. Eyerleme, arazide kontrol yapma, hayvanları toplama, aşılama ve işletmenin ihtiyaçlarıyla ilgilenme gibi görevleri yerine getiriyor. Kadınların geçmişte erkeklerle daha fazla ilişkilendirilen bu alanda giderek daha görünür hâle geldiğini ve üretimde sorumluluk üstlendiğini ifade ediyor. Hikâyede ayrıca kadınların kırsalda kalmasının ve teknik bilgi katkısı sunmasının tarım açısından önem taşıdığı aktarılıyor. María Elena, kadınların da aynı işleri yapabildiğini ve aynı performansı gösterebildiğini söylerken, tarımın kadınlar için gelişme ve kendi yollarını kurma alanı olabileceğini vurguluyor.

Botoșani’de Kargalar Ayçiçeği Üretiminin Yarısından Fazlasına Zarar Verdi
Görsel kaynağı: AgroTV · Özgün haber
Veri haberi

Botoșani’de Kargalar Ayçiçeği Üretiminin Yarısından Fazlasına Zarar Verdi

Romanya’nın Botoșani ilinin kuzeyindeki Hudești bölgesinde çiftçiler, kargaların ayçiçeği tarlalarında ciddi zarara yol açtığını bildirdi. Çiftçilerin tahminine göre bazı parsellerde üretimin yarısından fazlası etkilendi. Kuşların ayçiçeğinin yanı sıra mısır tarlalarına da zarar verdiği belirtildi. Sorunların ağustos ayında, bitkiler hasat dönemine ulaşmadan önce başladığı aktarıldı. Aynı yıl parseller arasındaki verim farklılıklarının yağış miktarı, yaz aylarındaki yüksek sıcaklıklar ve uygulanan üretim teknolojisine göre değiştiği kaydedildi.