ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3068 haber · Sayfa 105

İtalya’da Kuraklık ve Aşırı Sıcaklık Tarımsal Su Baskısını Artırıyor
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’da Kuraklık ve Aşırı Sıcaklık Tarımsal Su Baskısını Artırıyor

İtalya’da son yaz döneminde 4,7 milyondan fazla kişi şiddetli ve aşırı kuraklık koşullarına maruz kaldı. Son altı aylık dönem dikkate alındığında bu sayı 10,5 milyonu aşarken, etkilenenlerin büyük bölümü ülkenin kuzeyinde yer aldı. İlkbaharın güneyde yağışlı geçmesine karşın, sulanan tarım alanlarının %41’inde, pirinç tarlaları da dahil olmak üzere, şiddetli ve aşırı kuraklık tespit edildi. Veriler, C.N.R. tarafından hazırlanan değerlendirmeye dayandırıldı. YouGov araştırmasına göre İtalyanların %81’i, yaz aylarında yaşanan aşırı sıcaklıkların ardından yeni iklim koşullarının etkilerinden endişe ediyor. Bu oran yaz öncesine göre 5 puan arttı. İklim değişikliği ile aşırı sıcaklar arasında bağlantı görmeyenlerin oranı %15’e inerken, yaklaşık %30’luk kesim iklim değişikliğini inkâr eden siyasetçi ve yöneticileri sorumsuz buluyor. Anbi Başkanı Francesco Vincenzi, verilerin çok yıllı uyum stratejileri, yeni su altyapıları ve mevcut sistemlerin verimliliğini artıracak yatırımlarla desteklenmesi gerektiğini belirtti. İtalya’da yaz boyunca ortalama sıcaklık anomalisi 3,5 dereceye ulaşırken, ülkenin güneyi sellerle, kuzeyi ise ciddi su sıkıntısıyla karşı karşıya kaldı. Anbi’nin 22 Eylül 2026 tarihli su kaynakları raporuna göre kuzeydeki göllerin doluluk seviyeleri geriledi. Lombardiya’nın su rezervleri dönem ortalamasının %21,9 altında kaldı; Po Nehri’nin Pontelagoscuro’daki debisi de tarihsel ortalamanın %35 altında ölçüldü. Emilia-Romagna’da ağustos yağışları ovalarda %50 ila 75 arasında eksik gerçekleşirken, Apeninler’de bazı bölgelerde yağış anomalisi %100’e ulaştı. Önümüzdeki aylarda Batı Avrupa ve Akdeniz havzasında sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi, düzensiz yağışlar ve aşırı hava olayları bekleniyor. Akdeniz’de deniz suyu sıcaklıkları Tiren Denizi’nde 3 dereceden, Adriyatik ve İyon denizlerinde ise 2,5 dereceden fazla arttı. Anbi, bu koşulların su yönetimini Avrupa-Akdeniz gündeminin merkezine taşıdığını ve Roma’da 29 Eylül-2 Ekim tarihlerinde 43 ülkenin katılımıyla düzenlenecek su forumunda ele alınacağını bildirdi.

Suriye’de Zeytin Üretiminin 955 Bin Ton Olması Bekleniyor
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de Zeytin Üretiminin 955 Bin Ton Olması Bekleniyor

Suriye Tarım Bakanlığı Zeytin Ofisi Direktörü Muhammed Kavas, mevcut sezonda zeytin üretiminin yaklaşık 954 bin 730 ton, zeytinyağı üretiminin ise yaklaşık 190 bin 946 ton olmasının beklendiğini açıkladı. Tahmine göre zeytinlerin %20’si sofralık olarak değerlendirilecek, %80’i ise yağ üretimi için işlenecek. Zeytinyağı tahmini, %25’lik randıman oranına dayanıyor. Kavas, mevcut sezonda çoğu tarım bölgesinde yağış miktarının iyileşmesinin toprak nemini ve ağaçların su beslenmesini artırdığını, bunun da meyve gelişimi ile yağ birikimini desteklediğini belirtti. Yaz aylarındaki sıcak hava dalgalarının etkisinin ise topraktaki nem sayesinde geçici kaldığı ifade edildi. Zeytinlikler Suriye’nin birçok vilayetinde bulunurken, en geniş alan Halep’te yer alıyor; Halep’i İdlib, Humus, Tartus, Hama ve Lazkiye izliyor. Zeytin üretiminde farklı iklim ve çevre koşullarına bağlı olarak çok sayıda çeşit yetiştiriliyor. Kavas’a göre yağ oranı Halep’in Zeyti çeşidinde %30-32, Surani çeşidinde %25-30, Hudayri çeşidinde %22-26 ve Duaybli çeşidinde %20-24 arasında değişiyor. Tarım ekipleri ayrıca zeytin sineğinin farklı nesillerini izlemek için meyve örneklerini düzenli olarak inceliyor ve feromon ile besin tuzaklarının kullanımını genişletiyor. Üreticilerin başlıca sorunları arasında yakıt, tarımsal hizmet, nakliye, işçilik ve hasat maliyetlerindeki artış bulunuyor.

Uluslararası Piyasalardaki Düşüş İspanya’da Tahıl Fiyatlarını Aşağı Çekti
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

Uluslararası Piyasalardaki Düşüş İspanya’da Tahıl Fiyatlarını Aşağı Çekti

İspanya’da tahıl piyasasında birkaç haftalık yükselişin ardından yeniden düşüş eğilimi görüldü. Abastores değerlendirmesine göre, Chicago ve MATIF piyasalarındaki kayıplar, ulusal piyasada sınırlı kalan arz ve alıcıların kısa vadeli ihtiyaçlarını büyük ölçüde karşılamış olması, işlemlerin temkinli seyretmesine yol açtı. Alıcıların uzun vadeli pozisyon almaktan kaçınmasında fiyatlardaki oynaklık ve sık yön değişimleri etkili oldu. ABD ile Çin liderleri arasındaki görüşmelerden tarım ticareti bakımından önemli bir anlaşma çıkmaması da piyasada aşağı yönlü baskı oluşturan unsurlar arasında yer aldı. Türkiye’nin Ukrayna ile Karadeniz bölgesindeki tahıl ihracat akışını yeniden canlandırmaya yönelik temasları ise henüz somut bir iyileşme sağlamadı. Doların güçlenmesi, ABD ürünlerinin rekabetçiliğini azaltarak özellikle Chicago’da buğday ve mısır fiyatlarındaki düşüşü destekledi. Ulusal piyasa haftaya bazı bölgelerde hafif yükselişlerle başladı, ancak hafta ilerledikçe fiyatlar yataylaştı ve perşembe ile cuma günleri uluslararası piyasalardaki gerilemeye paralel olarak aşağı yönlü düzeltmeler görüldü. Castilla y León’da arz sınırlı kalırken alıcı talebinde hafif artış yaşandı. Castilla-La Mancha’da ise piyasadaki işlemler ağır seyretti ve arzın piyasaya çıkışı sınırlı oldu. Buna karşın bazı ürün ve bölgelerde haftalık artışlar kaydedildi. Salamanca’da buğday 238 avro/tona yükselirken mısır 258 avro/tona geriledi; Barcelona’da arpa 256 avro/tona, buğday ise 263 avro/tona çıktı. Ebro Vadisi ve Katalonya’daki borsalarda arpa ve buğdayda hafif yükselişler, mısırda ise çoğunlukla yatay seyir görüldü.

Kaliteli Tarım İşçiliği Ağı’ndaki İşletme Sayısı İkiye Katlandı
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

Kaliteli Tarım İşçiliği Ağı’ndaki İşletme Sayısı İkiye Katlandı

İtalya’da iş ve vergi yükümlülüklerine uyduğu belirtilen tarım işletmelerini bir araya getiren Kaliteli Tarım İşçiliği Ağı’na kayıtlı işletme sayısı yaklaşık 13 bine ulaştı. İtalya Ulusal Sosyal Güvenlik Kurumu (INPS) yönetim kurulu üyesi Fabio Vitale, sayının iki yıl önce yaklaşık 6 bin olduğunu açıkladı. INPS bünyesinde oluşturulan ve gönüllülük esasına dayanan ağ, çalışma, sosyal mevzuat ile katkı payı ve vergi yükümlülüklerine uyan işletmeleri kapsıyor. Vitale’ye göre üyelik, işletmelerin yasalara ve çalışan haklarına bağlılığını tüketicilere ve tedarik zincirindeki diğer aktörlere gösteren bir güvenilirlik işareti niteliği taşıyor. Artış, kayıt dışı çalışma ve işçi simsarlığıyla mücadele girişimlerinin hızlanmasıyla da ilişkilendirildi.

Kuraklık ve Karamsar Tahmin, AuctionsPlus Sığır Fiyatlarını Düşürdü
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber

Kuraklık ve Karamsar Tahmin, AuctionsPlus Sığır Fiyatlarını Düşürdü

AuctionsPlus’ın bu haftaki çevrim içi sığır ticaretinde fiyatlar düşmeye devam etti. Gerileme, kurak hava koşullarının etkilediği sığır üretim bölgelerinde gerçekleşti. Avustralya Meteoroloji Bürosu’nun (BOM) kötümser tahmini de fiyatlar üzerindeki baskıyı artıran etkenler arasında gösterildi.

Zor Dönemde Tarım Yatırımlarında Bankaların Ölçütleri
Görsel kaynağı: Boerenbusiness · Özgün haber

Zor Dönemde Tarım Yatırımlarında Bankaların Ölçütleri

Avrupa ve Kuzey Amerika’da sıcaklık ile kuraklığın tarım ürünleri fiyatlarını son dönemde desteklemesine karşın, önceki aylardaki olumsuz koşullar ve belirsizlik Hollanda’daki tarla bitkileri işletmelerinin yatırım kararlarını daha temkinli hale getirdi. Boerenbusiness’in ING, ABN Amro, Triodos ve Rabobank uzmanlarıyla yaptığı değerlendirmeye göre, mevcut dönemde yeni makine, teknoloji ve yenileme yatırımları azalırken finansman başvuruları da çoğunlukla geriledi. ING, fiyatların bu yıl işletmeler için yeterli kârlılığı sağlamaması halinde gelecek kış yeni makinelere ve diğer yatırımlara ilginin daha da düşebileceğini belirtiyor. Bankalara göre 2024 ve 2025’teki iyi kazançlar, yeni teknolojilere, hassas ilaçlama makinelerine, yabancı ot temizleme robotlarına ve yenileme yatırımlarına yönelimi artırdı. Ancak düşük fiyatlar, belirsiz fiyat beklentileri, izin süreçlerindeki zorluklar ve süren jeopolitik gerilimler yatırımları sınırladı. Triodos, biyolojik, biyodinamik ve dönüşüm sürecindeki işletmelerin yabancı ot temizleme robotlarına yatırım yapmayı sürdürdüğünü aktarıyor. Bankalar, iş gücünden tasarruf etmek ve bitki koruma ürünleri ile gübre kullanımını azaltmak için inovasyon talebinin devam ettiğini, buna karşılık bazı yenileme yatırımlarının ertelendiğini ifade ediyor. Arazi alımları, yatırım iştahındaki genel düşüşten ayrı bir alan oluşturuyor. Rabobank’a göre bir parsel satışa çıktığında, tarla bitkileri işletmeleri iyi ya da kötü bir yıldan bağımsız olarak bu fırsatı değerlendirmek zorunda kalabiliyor. Bununla birlikte yüksek arazi fiyatları, arazinin tamamının satın alınmasını zorlaştırıyor ve üst hakkı seçeneğini daha fazla gündeme getiriyor. Banka, çiftçilerin yanı sıra savunma, veri merkezleri ve enerji şirketlerinin de arazi talebinde bulunduğunu; su depolama ve nehirler için ek alan ihtiyacının da fiyatları yüksek tutabileceğini belirtiyor. ABN Amro ise mevcut arazi hareketliliğinin düşük olduğunu ve bunun kredi başvurularını etkilediğini bildiriyor. Bankalar, makine ve arazi kullanımında işletmeler arası iş birliğinin maliyetleri düşürebileceğini düşünüyor. ING, makinelerin yıl boyunca daha fazla saat kullanılmasının verimlilik ve doğrudan maliyet avantajı sağlayabileceğini savunuyor. Triodos, özellikle biyolojik işletmelerin birlikte yatırım yapmasını uygun bulurken, ABN Amro hem arazi kullanımında hem de işletme araçlarında iş birliğine daha sık bakıldığını belirtiyor. Rabobank ise girişimcilerin mümkün olduğunda makineleri kendi bünyesinde tutmayı tercih ettiğini aktarıyor. ABN Amro ayrıca bazı büyük işletmelerde makine parkının gereğinden fazla büyüdüğünü ve bu işletmelerin zaman zaman hizmet işletmesi gibi çalıştığını kaydediyor. Kredi değerlendirmesinde güncel bilanço tek ölçüt değil. Bankalar çok yıllı sonuçları, uzun vadeli kârlılığı, likiditeyi, özkaynak katkısını, nakit akışını, getiriyi ve borç ödeme kapasitesini inceliyor. Yatırım işletmenin gelecekteki mali sınırlarını aşacak ve olumsuz bir senaryoda doğrudan mali sorun yaratacaksa ertelenmesi öneriliyor. Rabobank ayrıca işletmenin gelecekteki görünümünü, ekim planını, iklim risklerini, sulama imkânını, toprağın besin maddelerini yıkamaya duyarlılığını ve dinlendirici ürünlerin payını değerlendiriyor. Uzmanlara göre mali göstergeler uygunsa talep düşüşü nedeniyle makine ve malların ucuzlaması fırsat yaratabilir; ancak yatırım kararının temelini her işletmenin kendi mali dayanıklılığı oluşturmalı.

Moldova'da Sebze Sektörü İçin Maliyet ve Sulama Çözümü Aranıyor
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber

Moldova'da Sebze Sektörü İçin Maliyet ve Sulama Çözümü Aranıyor

Moldova’da sebze sektörünün durumu, Tarım ve Gıda Sanayisi Bakanlığı ile sektörün danışma konseyi, üreticiler ve meslek kuruluşlarının katıldığı görüşmede ele alındı. Toplantıda sebze yetiştiriciliğinden ticaret ve işlemeye kadar uzanan zincirdeki sorunlar değerlendirildi. Katılımcılar, ülkede ekili alanlar ve ticari üretim hakkında daha kesin verilere ihtiyaç bulunduğunu belirtti. İstatistiklerde bildirilen alanların önemli bir bölümünün hanehalklarında toplanması, ticari üreticilerin işlettiği alanların ise daha düşük payda kalması nedeniyle daha fazla üreticinin ekonomik dolaşıma çekilmesi ve destek araçlarına erişimin kolaylaştırılması gündeme geldi. Patates üreticileri özellikle tohumluk, sulama, enerji, depolama, tasnifleme ve taşıma maliyetlerinin yüksekliğine dikkat çekti. Bakanlık, 2026-2030 dönemi Stratejik Tarım Politikası Programı kapsamındaki sebze üretimi tedbirlerini sundu. Programda küçük çiftlikler ile genç ve yeni üreticilerin yatırımlarına yönelik desteklerin yanı sıra ürün rotasyonu, toprak sağlığı ve küçük ölçekli sulama yatırımları öne çıkıyor. Açık tarla sebze üretimindeki istikrarın, işleme sanayisine sezon boyunca daha öngörülebilir hammadde sağlayabileceği belirtildi.

Ukrayna Tahıl İhracatında Karadeniz Kapasitesi Endişesi
Görsel kaynağı: Agroinform · Özgün haber

Ukrayna Tahıl İhracatında Karadeniz Kapasitesi Endişesi

Karadeniz’deki ihracat kapasitesinin devre dışı kalmasının, Ukrayna’nın tahıl ihracatını zorlaştıracağı öngörülüyor. Tuna rotaları ile Avrupa Birliği’nin (AB) dayanışma koridorlarının ortaya çıkan kapasite kaybını tamamen karşılayamayacağı belirtiliyor. Bu nedenle Ukrayna’da giderek daha büyük tahıl stoklarının birikmesi bekleniyor. Kaynakta, söz konusu stok artışının ne kadar olacağına veya ihracat kapasitesindeki kaybın ayrıntılarına ilişkin sayısal bilgi yer almıyor.

İş Gücü Azalırken Tarımda Robotik Yatırımları Artıyor
Görsel kaynağı: AgroSmart · Özgün haber
Veri haberi

İş Gücü Azalırken Tarımda Robotik Yatırımları Artıyor

Tarımda meyve hasadı, budama ve yabancı ot temizliği gibi yoğun emek gerektiren işlerde robot kullanımı yaygınlaşmaya başlıyor. Çiftliklerde yeni nesil robotlar test edilirken, ülkeler de bu teknolojilerin geliştirilmesi için yatırım yapıyor. Bu eğilimin başlıca nedenlerinden biri, mevsimlik, fiziksel ve tekrarlayan işlerde çalışacak insan gücünün bulunmasının zorlaşması. ABD’de Cornell University öncülüğünde, Amerikan meyve bahçelerinde çalışacak robotların geliştirilmesi için dört yıllık ve 7,5 milyon dolar bütçeli bir proje yürütülüyor. Proje kapsamında elma ve diğer meyvelerin hasadı, budama ve seyreltme gibi işlerde kullanılabilecek, farklı görevlere ve bahçe koşullarına uyarlanabilen sistemler geliştiriliyor. Washington Fruit and Produce ise yaklaşık 4.047 hektarlık elma ve kiraz üretiminde iş gücünün toplam maliyetlerdeki payının yaklaşık 15 yılda %45'ten %60'ın üzerine çıktığını belirtiyor. Şirkete göre satış fiyatları aynı dönemde maliyet artışını takip etmedi. Meyve bahçelerinde robot kullanımı, açık ve kontrollü ortamlarda çalışan traktör ve biçerdöverlere kıyasla daha karmaşık. Robotların dallar ve yapraklar arasındaki meyveyi tanıması, konumunu değerlendirmesi, uygun biçimde kavraması ve ürüne zarar vermemesi gerekiyor. Bu nedenle sistemlerde kameralar, sensörler, navigasyon, robotik kollar ve yapay zekâ birlikte kullanılıyor. Araştırmacılar ayrıca tek bir büyük makine yerine, aynı parselde iş birliği yapan küçük robotlardan oluşan sistemleri inceliyor. Teknolojinin önünde hâlâ önemli engeller bulunuyor. Çamur, toz, yağmur, engebeli arazi, farklı bitki yükseklikleri, dallar ve yapraklar robotların güvenilir hareket etmesini zorlaştırıyor. Birleşik Krallık da mevsimlik iş gücü açığı gerekçesiyle ağustosta tarım robotları ve otomatik sistemlerin geliştirilmesine 20 milyon sterlin ayıran bir program başlattı. Program, ekim ve ürün bakımından hasada kadar farklı işlerde kullanılabilecek teknolojileri hedefliyor.

Süt Sığırı Rasyonlarında Sonbahar Şeker Dengesine Dikkat
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

Süt Sığırı Rasyonlarında Sonbahar Şeker Dengesine Dikkat

Sonbaharda yeni silajların rasyona girmesi ve yaz döneminden kalan sıcaklık stresinin süt sığırları üzerindeki etkilerinin sürmesi, rasyondaki şeker düzeyinin yeniden değerlendirilmesini gündeme getiriyor. Makaleye göre yaz stresinin yol açabildiği metabolik değişiklikler, bağışıklık savunmasındaki zayıflama ve yem tüketimindeki gerileme, süt veriminin beklenen seviyelere dönmesini sınırlayabiliyor. Kuraklık nedeniyle hasat edilen yemlerin kalitesinin değerlendirilmesinde yalnızca nişasta miktarına bakılmaması gerektiği belirtiliyor. Rasyonda nişasta, lif ve hızlı fermente olabilen şekerler arasındaki dengenin yanı sıra silajın hijyenik durumu ve mikotoksin ihtimali de dikkate alınmalı. Silaj fermantasyonu, bitkideki şekerlerin bir bölümünü organik asitlere dönüştürdüğü için taze yeme kıyasla son üründeki şeker miktarını azaltabiliyor. Makale, rasyondaki toplam şeker düzeyinin kuru maddede yaklaşık %6-8 aralığında tutulmasının hedeflenebileceğini aktarıyor. Sugar Plus sıvı yemleri, kamış ve pancar melaslarıyla çeşitli şeker şuruplarını birleştirerek glikoz, fruktoz ve sakkaroz kaynakları sağlıyor. Metne göre bu şekerler, rumen mikroorganizmaları tarafından hızlı kullanılabilen enerji sunuyor; rasyonun lezzetliliğini ve yem tüketimini artırmaya, lif sindirimini ve rumen pH'sının istikrarını desteklemeye yardımcı olabiliyor. Hızlı fermente olabilir enerji ayrıca rumen mikroorganizmalarının azotu kullanmasını ve mikrobiyal protein sentezini destekleyebiliyor. Ürün, makalede rasyondaki şeker düzeyini tamamlamaya yönelik besleme aracı olarak sunuluyor.

Bulgaristan Orman Yangınlarına Karşı Hazırlığı Güçlendirecek
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Bulgaristan Orman Yangınlarına Karşı Hazırlığı Güçlendirecek

Bulgaristan’da orman yangınlarını önleme ve müdahaleye hazırlık kapasitesini geliştirmeyi amaçlayan proje için başlangıç semineri düzenlendi. Tarım ve Gıda Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ivan Paligorov, yangınlarla mücadelede en önemli adımların yangın çıkmadan önce atılması gerektiğini belirterek önleme, iyi hazırlık, erken tespit ve hızlı müdahalenin önemini vurguladı. Avrupa Birliği’nin TAFF aracı üzerinden finanse edilen ve Dünya Bankası tarafından yönetilen proje, Bulgaristan’daki yetkili kurumların mevcut uygulamalarını geliştirmesini hedefliyor. Çalışmaya tarım ve gıda idaresi, devlet orman işletmeleri, Orman Ajansı ve bölgesel birimleri ile yangın güvenliği, çevre, akademi, belediyeler ve WWF temsilcileri katılıyor. Proje kapsamında izleme ve erken tespit sistemlerinin iyileştirilmesi, tarım ve ormancılıkta yatırım planlamasının geliştirilmesi, müdahale sırasında hazırlık ve koordinasyonun artırılması bekleniyor. Paligorov, orman yangınlarının önemli bölümünün insan faaliyetleriyle bağlantılı olduğuna işaret ederek toplumun bilinçlendirilmesi ve sorumlu davranışın teşvik edilmesine de özel önem verileceğini söyledi. Çalışmanın, iklim değişikliği koşullarında önleme ve kurumlar arası eşgüdüme odaklanacağı belirtildi.

İran’da Tarım Meslek Liselerinde Yeni Eğitim Yılı Başlıyor
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber

İran’da Tarım Meslek Liselerinde Yeni Eğitim Yılı Başlıyor

İran Tarım Bakanlığına bağlı tarım meslek liselerinin yeni eğitim yılı için açılış töreni, ülke yetkilileri ile Bakanlık ve Tarımsal Araştırma, Eğitim ve Yayım Teşkilatı temsilcilerinin katılımıyla düzenlenecek. Tören, 4 Mehr 1405 Cumartesi günü yüz yüze gerçekleştirilecek; eyaletlerdeki programlar ise eş zamanlı olarak çevrim içi yapılacak. Tarım Eğitimi ve Yayımı Enstitüsü Başkanı Abolfazl Faraji, törenin yalnızca yeni dönemin başlangıcı olmadığını belirtti. Faraji’ye göre okullarda teorik bilgiyle uygulamalı becerilerin birlikte geliştirilmesi, tarım sektörü için uzman insan kaynağı yetiştirilmesini, doğal kaynakların korunmasını ve gıda güvenliğine katkı sağlanmasını amaçlıyor.

Coceral, AB ve Birleşik Krallık’ta Mısır Üretimi Tahminini Düşürdü
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Coceral, AB ve Birleşik Krallık’ta Mısır Üretimi Tahminini Düşürdü

Avrupa Birliği (AB) ve Birleşik Krallık’taki tahıl üretimine ilişkin tahminini güncelleyen COCERAL, toplam üretimin 279 milyon tona gerilemesini bekliyor. 22 Eylül tarihli tahmin, temmuz öngörüsünün yaklaşık 8 milyon ton altında bulunuyor. En belirgin düşüş mısırda görüldü; üretim tahmini 48,6 milyon tona çekildi. Bu miktar, temmuzdaki 52,7 milyon tonluk tahminin ve geçen yılki 56,5 milyon tonluk üretimin altında kaldı. Revizyonun başlıca gerekçesi, Batı ve Orta Avrupa’da mısırın tozlaşma döneminde yaşanan sıcak hava ve kuraklık olarak gösterildi. Fransa’da mısır üretiminin 7,6 milyon tona inmesi ve 20 yılı aşkın sürenin en düşük seviyesine gerilemesi bekleniyor. Macaristan için tahmin 1,9 milyon ton olurken, geçen yılki üretim 3,8 milyon tondu. Sert buğday dışındaki buğday üretiminin de geçen yılki 148,7 milyon tondan 137,5 milyon tona düşeceği öngörülüyor; COCERAL, sıcaklıkların Almanya ve Polonya’daki tarlaları kuzey Fransa’dakilerden daha fazla etkilediğini belirtiyor. Üretim görünümündeki zayıflamaya karşın Paris’teki gıda amaçlı buğday vadeli işlemleri 24 Eylül’de %0,94 düşerek ton başına 238,25 avroya indi ve 240 avro seviyesinin altına geriledi. Aralık 2026 teslimatlı kontrat, haftalık bazda %2,56 gerilerken yıllık bazda %25,1 daha yüksek kaldı. Kasım 2026 teslimatlı mısır ise ton başına 275,75 avroda değişmedi; haftalık artışı %4,75, yıllık artışı %48,1 oldu. Fiyat hareketinde, Karadeniz’de ateşkes veya liman ve enerji altyapısına yönelik saldırıların sınırlandırılması ihtimaline ilişkin ABD öncülüğündeki temasların etkili olabileceği aktarılıyor. Ancak bu temasların sonucu doğrulanmış değil. Ukrayna tahılının Polonya üzerinden transit geçişinde geçici depolama olanaklarının sınırlandırıldığı yönündeki bilgiler de henüz yazılı bir kararla teyit edilmedi.

İran Tarımı Yılda 43 Bin Yeni Nitelikli İşgücüne İhtiyaç Duyuyor
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

İran Tarımı Yılda 43 Bin Yeni Nitelikli İşgücüne İhtiyaç Duyuyor

İran’da tarım sektörünün, mevcut üreticilerin bir bölümünün yenilenmesi için her yıl yaklaşık 43 bin yeni nitelikli işgücüne ihtiyaç duyduğu bildirildi. Tarımsal Araştırma, Eğitim ve Yayım Teşkilatı yetkilisi Abolfazl Faraji, ülkede yaklaşık 4,3 milyon tarımsal işletmeci bulunduğunu ve bunların %1’inin her yıl yeni çalışanlarla değiştirilmesi durumunda bu ihtiyacın ortaya çıkacağını söyledi. Ancak tarım meslek liseleri ile tarım alanındaki ön lisans programlarının yıllık toplam mezun sayısı yaklaşık 13 binde kalıyor. Faraji’ye göre sorun yalnızca mezun sayısının yetersizliği değil, eğitimle üretimin ihtiyaçları arasındaki uyumsuzluk. Tarım sektörünün sera işletmeciliği, bahçecilik ve farklı ürünlerin yetiştiriciliği gibi alanlarda teorik bilginin yanı sıra uygulamalı beceriye sahip çalışanlara ihtiyaç duyduğu belirtildi. Bu nedenle eğitim programlarının gerçek iş olanaklarına ve üretim birimlerinin uzmanlık gereksinimlerine göre tasarlanması istendi. İran’da yaklaşık 6 bin 980 mesleki eğitim kurumu bulunurken bunların yalnızca yaklaşık 140’ı tarım alanında faaliyet gösteriyor. Yetkili, tarımın mesleki eğitim içindeki payının artırılması ve kırsal bölgelerdeki gençlerin uzmanlık eğitimine erişiminin kolaylaştırılması çağrısı yaptı. Tarım meslek liselerinden mezun olan gençlerin yalnızca işletmeci değil, teknisyen ve teknik personel olarak da üretime katılabileceği kaydedildi. Teşkilata bağlı tarım meslek liselerinde yaklaşık 2 bin 450 öğrenci eğitim görüyor ve bu kurumlardan yılda yaklaşık 700 kişi mezun oluyor. Eğitim kapasitesinin artırılması, yatılı eğitim olanaklarının geliştirilmesi ve derslerin tarla, bahçe, sera ile diğer üretim birimlerinin ihtiyaçlarına yaklaştırılması, gelecekteki işgücü açığının azaltılması için öne çıkarılan başlıca adımlar oldu.

Hindistan Tohum Sektörü Küresel Ticaretteki Payını 2035’te %10’a Çıkarmayı Hedefliyor
Görsel kaynağı: Krishi Jagran · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan Tohum Sektörü Küresel Ticaretteki Payını 2035’te %10’a Çıkarmayı Hedefliyor

Hindistan Tohum Sanayisi Federasyonu (FSII), ülkenin küresel tohum ticaretindeki payını yaklaşık %1’den 2035’e kadar %10’a yükseltmeyi hedeflediğini açıkladı. Yeni Delhi’de düzenlenen FSII Knowledge Day 2026 toplantısında duyurulan hedef, stratejik öneme sahip yağlı tohumlar ve bakliyatta yerli yenilikçiliğin ve kendine yeterliliğin güçlendirilmesini de kapsıyor. FSII’ye göre yaklaşık 3,6 milyar dolar değerindeki Hindistan tohum sektörünün 2030’da 5 milyar doları aşması bekleniyor. Federasyon, hedefe ulaşmak için tek bir ulusal tohum düzenleme çerçevesi oluşturulmasını, yeni çeşitler, özellikler ve teknolojiler için bilime dayalı onayların hızlandırılmasını ve özellikle yağlı tohumlar ile bakliyatta fikri mülkiyetin daha güçlü korunmasını istiyor. Sektör, bu adımların uzun vadeli araştırma yatırımlarını teşvik edeceğini belirtiyor. FSII ayrıca araştırma ve geliştirme yatırımlarının artırılması gerektiğini savunuyor. Hindistan’daki Ar-Ge harcamalarının gayrisafi yurt içi hasılanın %1’inin altında kaldığı, gelişmiş ülkelerde ise bu oranın %3-4 düzeyinde bulunduğu ifade edildi. Federasyon, hükümet ile sektörün işbirliği yapması halinde ülkede 10 yıldan kısa sürede yemeklik yağda kendine yeterliliğin sağlanabileceğini öne sürdü. Sebze üreticileriyle ilgili raporda ise çiftçilerin %93’ünün hibrit tohum kullandığı, %85’inin daha dayanıklı ürün elde ettiğini bildirdiği aktarıldı.

Fransa’da Kuraklık ve Hastalık Baskısı Sığır Yetiştiriciliğini Zorluyor
Görsel kaynağı: Pleinchamp · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Kuraklık ve Hastalık Baskısı Sığır Yetiştiriciliğini Zorluyor

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Fransa’da benzeri görülmemiş kuraklık, azalan yem stokları, artan akaryakıt maliyetleri ve hayvan hastalıklarındaki hareketlilik, sığır yetiştiriciliğinin görünümünü ağırlaştırıyor. Acti-Ouest’in değerlendirmesine göre 2027, hayvancılık sektörü için zor geçebilir. Üreticiler kış öncesinde yem stoklarının önemli bölümünü kullandı; bu nedenle hayvanları meralarda tutmak güçleşirken sürülerde ayarlama ihtiyacı ortaya çıkıyor. Kuraklık, kolza, raygras ve diğer ara ürünlerin ekimini de zorluyor. Buğday ekimi öncesinde yağış beklentilerinin zayıf olması, üretim planlarını belirsizleştiriyor. Yaz sıcaklarının gelecek doğumlar üzerindeki etkileri henüz tam olarak bilinmese de doğum sayısında düşüş bekleniyor. Güneybatıdaki FCO ve MHE hareketliliği ile Shamonda virüsünün 41 departmanda görülmesi de izlenmesi gereken başlıklar arasında yer alıyor. Kaynak, şu aşamada kaygı verici bir vaka patlaması olmadığını, ancak hastalığın zor tespit edilmesi ve aşı bulunmaması nedeniyle yakından takip edildiğini aktarıyor. Piyasa tarafında, yaz boyunca sığır eti satışları genel olarak geriledi; sıcak hava dalgaları özellikle kıyma satışlarını etkiledi. Yüksek mağaza fiyatları ve hane bütçelerindeki baskı, daha düşük gelirli tüketicilerin sığır etini azaltmasına veya alışverişten çıkarmasına yol açtı. Buna karşın, fileto ürünlerinde arz gerilimi görülürken Avrupa’nın sığır eti ithalatı yılın ilk yarısında %16 arttı; ithalatın %85’i Mercosur ülkelerinden geldi. Sanayi işletmeleri, kuraklık dönemindeki yüksek kesimlerin ardından sonbahar ve yıl sonunda arzın belirgin biçimde azalmasını bekliyor. Sütçü işletmelerden çıkan hayvan arzı mevcut talep için yeterli görülürken, besicilik sektörü şimdilik daha istikrarlı seyrediyor. Fiyatların çekici olması nedeniyle genç sığır piyasasında ise dengelerin hızlı değişebileceği belirtiliyor.

AB Süt Piyasasında Arz Artışı ve Maliyet Baskısı
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber
Veri haberi

AB Süt Piyasasında Arz Artışı ve Maliyet Baskısı

Avrupa Birliği'nde (AB) süt piyasası, artan hammadde arzı ve yükselen üretim maliyetlerinin etkisinde bulunuyor. 2026'nın ilk yarısında AB'de süt toplama miktarı yıllık bazda %3,5 arttı. AB'de çiğ sütün ortalama fiyatı Temmuz 2026'da 100 kilogram başına 42,0 avro oldu ve aylık bazda %0,5 yükseldi. Ağustos için açıklanan öncü ağırlıklı ortalama fiyat ise yaklaşık 42,2 avro/100 kilogram seviyesinde gerçekleşti.

Kazakistan’da Buğdayda Verim Düştü, Kaliteli Ürün Fiyat Umudu Verdi
Görsel kaynağı: AgroInfo Kazakhstan · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da Buğdayda Verim Düştü, Kaliteli Ürün Fiyat Umudu Verdi

Kazakistan’da buğday hasadı, erken ekim ve yaz aylarında etkili olan aşırı sıcaklar nedeniyle ana tarım bölgelerinde alışılmıştan iki-üç hafta önce başladı. Eylül başında ülke genelinde hem ürün miktarı hem de kalite görünümü büyük ölçüde netleşirken, kuraklık ve yüksek sıcaklıklar birçok bölgede verimi aşağı çekti. ElDala.kz ekibi, AgroKaravan Hasat 2026 kapsamında yedi bölgede 10 işletmeyi ziyaret ederek sezonun sonuçlarını inceledi. Erken bahar, çiftçilerin bazı bölgelerde ekime mayıs başında başlamasını sağladı. Ancak yaz boyunca sıcaklıkların yer yer 40 dereceyi aşması, bitkilerin gelişim evrelerini hızla tamamlamasına ve çiçeklenme ile döllenmenin olumsuz etkilenmesine yol açtı. Abay, Doğu Kazakistan, Pavlodar ve Karaganda bölgeleri ile Akmola ve Kostanay’ın güney kesimlerinde nem açığı yaşandı. Doğu Kazakistan’da yetişme dönemi boyunca alınan yağışın normalin yaklaşık %20’sinde kaldığı belirtildi. En fazla zarar gören bölgelerde tahıl verimi normalde hektar başına 15-20 kental iken 5-7 kental düzeyine geriledi. İleri tarım teknikleri kullanan ve tohum, gübre ile bitki koruma ürünlerinde tasarrufa gitmeyen işletmelerde bile verim, olağan seviyenin iki-dört kat altında kaldı. Yağış alan Kuzey Kazakistan ile Kostanay ve Akmola’nın kuzeyinde kayıplar daha sınırlı oldu; bazı işletmelerde hektar başına 20 kental ve üzeri verim alındı. Tarım Bakanlığı verilerine göre ülke genelinde tahılların ortalama verimi, alanların %70’i hasat edildikten sonra hektar başına 14,2 kental olarak açıklandı. Sıcak ve kuru hava verimi düşürürken buğdayın gluten kalitesini artırdı. Ürünün yaklaşık yarısının gluten oranı %28 ve üzerinde olan yüksek proteinli sınıfta bulunduğu, dörtte birinin de kaliteli gıda buğdayı olduğu bildirildi. Bu durum Kazak buğdayının, daha düşük kaliteli Rus buğdayıyla rekabet etmesini kolaylaştırdı. Rusya’dan düşük kaliteli buğday girişine karşı uygulanan altı aylık yasak da iç piyasadaki fiyat baskısını sınırladı. Eylül sonu itibarıyla ihracat fiyatları, sınıfa ve gluten oranına göre ton başına 240-260 ABD doları arasında değişti; fiyatların geçen yıla göre %10-15 arttığı belirtildi. Buna karşılık yemlik un üreticileri, beşinci sınıf ve sınıf dışı buğday arzının yaklaşık 1 milyon tonla sınırlı kalması nedeniyle zorlanabilir. İşleyicilerin ihtiyacının bunun yaklaşık iki katı olduğu ve düşük kaliteli Rus buğdayının kullanılmasının Çin’e yemlik un ihracatında kısıtlamalara yol açabileceği aktarıldı. Çiftçiler açısından patates ve ayçiçeği daha umut verici ürünler olarak öne çıktı. Sulanan patateste güney bölgelerde ton fiyatı 120-130 bin tenge seviyesinde bulunurken, ayçiçeğinin kuraklığa daha dayanıklı olması ve yüksek fiyat beklentisi, bu üründen elde edilecek geliri buğdaya kıyasla artırabilir.

Uruguay’da Süt Üretimi 2,51 Milyon Tonla Rekor Kırdı
Görsel kaynağı: Todo el Campo · Özgün haber

Uruguay’da Süt Üretimi 2,51 Milyon Tonla Rekor Kırdı

Uruguay’da süt üretimi, 2025/2026 üretim döneminde 2.51 milyon ton seviyelerine ulaşarak tarihi rekor kırdı. Instituto Nacional de la Leche (Inale), zorunlu beyan verilerine dayanan sonuçlara göre üretimin önceki döneme kıyasla %9,8 arttığını açıkladı. Artışta iklim koşulları, süt fiyatları ve başlıca üretim maliyetlerindeki elverişli gelişmeler etkili oldu. Üretim artışı, süt ineklerinin sayısındaki sınırlı yükselişten çok hayvan başına verimdeki iyileşmeyle desteklendi. Temmuz 2026’da süt ineği varlığı 394.835 başa çıkarak bir yıl öncesine göre %1,2 artarken, inek başına ortalama verim %8,5 yükselerek 6.365 litreye ulaştı. Toplam sütçü sürü ise %0,2 artışla 628.534 başta kaldı. Buna karşın üretim işletmelerinin sayısı %3,2 azalarak 2.945’e geriledi. Bu durum, sektördeki yoğunlaşma sürecinin sürdüğüne işaret etti. Damızlık ve ikame hayvan varlığı da %1,2 düşerek 229.193 baş oldu; gerileme özellikle iki yaş üzerindeki hizmet almamış düveler ile bir-iki yaş arasındaki düve sayısındaki azalıştan kaynaklandı. Aynı dönemde 19.889 düve ve dişi buzağı ihraç edildi; bu sayı önceki döneme göre 13.477 baş daha yüksek gerçekleşti.

Zeytinyağı Sektörü Kârlılık İçin Acil Önlem ve Cezai Yaptırım İstiyor
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber

Zeytinyağı Sektörü Kârlılık İçin Acil Önlem ve Cezai Yaptırım İstiyor

İspanya’daki tarım meslek kuruluşları ASAJA, COAG ve UPA ile Cooperativas Agroalimentarias de España, zeytinyağı sektöründe süregelen kârlılık ve rekabet gücü kaybına karşı hükümetten ve diğer idarelerden acil, yapısal ve kapsamlı önlemler istedi. Ortak açıklamada, zeytinyağı üretiminin ülke ekonomisi, toplum ve çevre açısından taşıdığı önem gerekçe gösterilerek zeytinliklerin ve zeytinyağının tarım ve ekonomi politikalarında stratejik ürün ve yetiştiricilik alanı olarak tanınması talep edildi. Kuruluşlar, özellikle iklim değişikliğinin etkileri ve aşırı hava koşulları nedeniyle su kaynaklarının daha iyi yönetilmesini, sulanan zeytinliklerin genişletilmesini ve yeni su temin kaynaklarının araştırılmasını istedi. Zeytinliklerin suya erişimde önceliklendirilmesi ve farklı üretim türleri için su tahsislerinin eşit olması gerektiği savunuldu. Açıklamada, zeytin yetiştiriciliğinin ekonomik, sosyal ve çevresel bakımdan suyu en verimli kullanan tarımsal faaliyet olduğu görüşü de dile getirildi. Kalite ve sahteciliğin önlenmesi başlığında sektör, mevcut kalite ve etiketleme kurallarının etkili uygulanması için idarelerin daha fazla kaynak ayırmasını ve ürün hareketleri üzerindeki denetimleri önemli ölçüde artırmasını istedi. Denetimlerin yalnızca piyasaya sunulan ürünle sınırlı kalmaması; sanayi süreçlerinin, kütle denkliğinin ve yağlara diğer tohum yağları, prina yağı veya koku giderilmiş yağların karıştırılıp karıştırılmadığının da incelenmesi talep edildi. Kuruluşlar, bu tür ihlaller için cezai yaptırımlar getirilmesini ve SIMO, REMOA, sözleşme kayıtları ile gümrüklerdeki bilgilerin çapraz kontrol edilerek riskli durumların tespit edilmesini önerdi. Açıklamada, REMOA sisteminde taşınan ürünün ilgili sözleşmeyle ilişkilendirilmesi ve satış işlemine konu ürünlerde fiyat bilgisinin kayda geçirilmesi de istendi. Yasa dışı karışımları ve koku giderilmiş yağları belirleyecek kimyasal yöntemler üzerinde araştırmaların desteklenmesi, sızma zeytinyağlarının duyusal sınıflandırmasını daha nesnel hale getirecek yöntemlerin geliştirilmesi gerektiği belirtildi. Arz ve talep dengesini korumak için mevcut piyasa düzenleme tedbirlerinin tüm ilgili işletmelere sıkı biçimde uygulanması ve zeytin değirmenlerine öz düzenleme maliyetleri için yeterli bir ICO kredi hattı sağlanması da talepler arasında yer aldı. Kuruluşlar ayrıca ithalat hareketlerinin ve gümrük depolarındaki yağların izlenebilirliğinin artırılmasını, aktif işleme rejiminin kaldırılmasını ve Tunus menşeli ithalatı etkileyen gümrük düzenlemelerinin askıya alınmasını istedi. Gıda Zinciri Yasası’nın sektörde etkili uygulanması için zeytinyağının ortalama maliyetlerinin nesnel biçimde belirlenmesi, ithalat fiyatlarının bu düzeylerin altında olup olmadığının denetlenmesi ve kârlılık eşiğine ulaşılamadığı için ürününü satamayan üreticilere telafi önlemleri getirilmesi önerildi. Ortak açıklama, kamu kaynaklı bir dönüşüm planı ile geleneksel zeytinlikler için sürdürülebilirlik, modernizasyon ve farklılaşmayı destekleyen kapsamlı bir stratejik plan çağrısıyla sona erdi.