ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

3069 haber · Sayfa 106

Zeytinyağı Sektörü Kârlılık İçin Acil Önlem ve Cezai Yaptırım İstiyor
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber

Zeytinyağı Sektörü Kârlılık İçin Acil Önlem ve Cezai Yaptırım İstiyor

İspanya’daki tarım meslek kuruluşları ASAJA, COAG ve UPA ile Cooperativas Agroalimentarias de España, zeytinyağı sektöründe süregelen kârlılık ve rekabet gücü kaybına karşı hükümetten ve diğer idarelerden acil, yapısal ve kapsamlı önlemler istedi. Ortak açıklamada, zeytinyağı üretiminin ülke ekonomisi, toplum ve çevre açısından taşıdığı önem gerekçe gösterilerek zeytinliklerin ve zeytinyağının tarım ve ekonomi politikalarında stratejik ürün ve yetiştiricilik alanı olarak tanınması talep edildi. Kuruluşlar, özellikle iklim değişikliğinin etkileri ve aşırı hava koşulları nedeniyle su kaynaklarının daha iyi yönetilmesini, sulanan zeytinliklerin genişletilmesini ve yeni su temin kaynaklarının araştırılmasını istedi. Zeytinliklerin suya erişimde önceliklendirilmesi ve farklı üretim türleri için su tahsislerinin eşit olması gerektiği savunuldu. Açıklamada, zeytin yetiştiriciliğinin ekonomik, sosyal ve çevresel bakımdan suyu en verimli kullanan tarımsal faaliyet olduğu görüşü de dile getirildi. Kalite ve sahteciliğin önlenmesi başlığında sektör, mevcut kalite ve etiketleme kurallarının etkili uygulanması için idarelerin daha fazla kaynak ayırmasını ve ürün hareketleri üzerindeki denetimleri önemli ölçüde artırmasını istedi. Denetimlerin yalnızca piyasaya sunulan ürünle sınırlı kalmaması; sanayi süreçlerinin, kütle denkliğinin ve yağlara diğer tohum yağları, prina yağı veya koku giderilmiş yağların karıştırılıp karıştırılmadığının da incelenmesi talep edildi. Kuruluşlar, bu tür ihlaller için cezai yaptırımlar getirilmesini ve SIMO, REMOA, sözleşme kayıtları ile gümrüklerdeki bilgilerin çapraz kontrol edilerek riskli durumların tespit edilmesini önerdi. Açıklamada, REMOA sisteminde taşınan ürünün ilgili sözleşmeyle ilişkilendirilmesi ve satış işlemine konu ürünlerde fiyat bilgisinin kayda geçirilmesi de istendi. Yasa dışı karışımları ve koku giderilmiş yağları belirleyecek kimyasal yöntemler üzerinde araştırmaların desteklenmesi, sızma zeytinyağlarının duyusal sınıflandırmasını daha nesnel hale getirecek yöntemlerin geliştirilmesi gerektiği belirtildi. Arz ve talep dengesini korumak için mevcut piyasa düzenleme tedbirlerinin tüm ilgili işletmelere sıkı biçimde uygulanması ve zeytin değirmenlerine öz düzenleme maliyetleri için yeterli bir ICO kredi hattı sağlanması da talepler arasında yer aldı. Kuruluşlar ayrıca ithalat hareketlerinin ve gümrük depolarındaki yağların izlenebilirliğinin artırılmasını, aktif işleme rejiminin kaldırılmasını ve Tunus menşeli ithalatı etkileyen gümrük düzenlemelerinin askıya alınmasını istedi. Gıda Zinciri Yasası’nın sektörde etkili uygulanması için zeytinyağının ortalama maliyetlerinin nesnel biçimde belirlenmesi, ithalat fiyatlarının bu düzeylerin altında olup olmadığının denetlenmesi ve kârlılık eşiğine ulaşılamadığı için ürününü satamayan üreticilere telafi önlemleri getirilmesi önerildi. Ortak açıklama, kamu kaynaklı bir dönüşüm planı ile geleneksel zeytinlikler için sürdürülebilirlik, modernizasyon ve farklılaşmayı destekleyen kapsamlı bir stratejik plan çağrısıyla sona erdi.

Karadeniz İhracatı Umudu Avrupa’da Buğday Fiyatlarını Düşürdü
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz İhracatı Umudu Avrupa’da Buğday Fiyatlarını Düşürdü

Avrupa buğday piyasalarında fiyatlar, Karadeniz üzerinden tahıl ihracatının yeniden başlayabileceğine ilişkin beklentilerle perşembe günkü işlemlerde geriledi. Euronext Paris’te aralık teslimatlı unluk buğday kontratı %0,6 düşerek ton başına 239 euroya, yaklaşık 271,62 dolara indi. Fiyat, önceki seansta yaklaşık bir ayın en düşük seviyesini görmüştü. Piyasalarda, Ukrayna krizinde gerilimi azaltmaya yönelik diplomatik girişimler ve Karadeniz’deki askeri gelişmeler izlenirken Rusya ile Ukrayna’dan küresel pazarlara buğday akışının sürdüğü belirtildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin tahıl koridorunu yeniden açma çabalarını artırdığını ve Volodimir Zelenskiy ile görüşmelerde olumlu yanıt aldığını açıkladı. Türkiye ve Birleşmiş Milletler’in 2022’de oluşturduğu girişim, Rusya’nın ertesi yıl çekilmesiyle sona ermişti.

Rusya’nın Buğday İhracatı Eylülde Sert Geriledi
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’nın Buğday İhracatı Eylülde Sert Geriledi

Rusya’nın buğday ihracatı eylülde sert geriledi. Rusya Tahıl Birliğine göre ülke, 10-20 Eylül arasında 347 bin ton buğday ihraç etti; geçen yılın aynı döneminde bu miktar 1,3 milyon tondu. Buğday ihracatındaki düşüş yaklaşık %75’e ulaştı. Arpa ve mısır ihracatında da gerileme görüldü. Aynı dönemde başlıca tahıl ürünlerinin toplam ihracatı 381 bin tonda kaldı. Geçen yıl bu rakam yaklaşık 1,6 milyon tondu. Tahıl Birliği analiz birimi başkanı Elena Tyurina, eylül ayındaki toplam buğday ihracatının yaklaşık bir milyon ton veya daha düşük seviyede kalabileceğini belirtti. Geçen yılın eylül ayında ihracat 5,7 milyon ton olmuştu. Düşüş özellikle Karadeniz’deki Novorossiysk ve Tuapse limanlarında belirginleşti. Ukrayna’nın yıl içinde düzenlediği insansız hava aracı saldırılarının liman ve enerji altyapısında hasara yol açtığı bildirildi. Tahıl Birliği, liman altyapısındaki hasarın yanı sıra zayıf talep ve lojistik sorunlara da işaret etti. Rus hükümeti, ihracatı desteklemek amacıyla buğday, arpa ve mısır vergilerini 31 Aralık’a kadar geçici olarak kaldırdı. Sıfır vergi uygulaması 1 Eylül’den itibaren geriye dönük geçerli olacak. Tyurina, Rusya’nın hâlâ yüksek ihracat potansiyeline sahip olduğunu, ancak küresel talep, lojistik ve jeopolitik sorunların görünümü belirsizleştirdiğini söyledi.

Güney Afrika’da Patates Fiyatları Gerilerken Soğan Fiyatları Arttı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Patates Fiyatları Gerilerken Soğan Fiyatları Arttı

Güney Afrika’da 2026’nın ilk yarısında patates ve soğan piyasaları, artan arzın ürün fiyatlarına aynı şekilde yansımadığını gösterdi. Absa AgriBusiness’ın AgriTrends raporuna göre ortalama patates fiyatı geçen yılın aynı dönemine göre %19 gerilerken, ortalama soğan fiyatı %8 yükseldi. Patates teslimatları %8 artarak sezon ortasında 66,55 milyon 10 kilogramlık çuvala, soğan teslimatları ise %10 artarak 24,61 milyon çuvala ulaştı. Rapora göre patates teslimatlarındaki artış, piyasadaki toplam satış değerine aynı ölçüde katkı sağlamadı. Taze meyve-sebze pazarlarında temsil edilen patates satışlarının toplam değeri yaklaşık %12 düşerek 2025’teki 3,69 milyar randdan 2026’da 3,25 milyar randa indi. Patates fiyatları kış döneminde 10 kilogramlık çuval başına ortalama 64,34 randa kadar toparlansa da fiyatlar beklenen seviyeye ulaşmadı. Potatoes SA’dan FP Coetzee, gerilemeyi yalnızca piyasaya giren toplam patates miktarındaki artışla açıklamanın yeterli olmadığını söyledi. Kuzey Batı’da büyük boy patates arz fazlası oluştuğunu belirten Coetzee, işleme için ayrılan bazı ürünlerin işletme içi sorunlar nedeniyle taze meyve-sebze pazarlarına yönlendirildiğini aktardı. Daha yüksek toplam arz, düşük kalite ve belirli bir boyut grubundaki fazlalık bir araya gelerek fiyatları baskıladı. Sınıf 1 patateslerin piyasa arzındaki payı %70’te kaldı; bu oran %80’in üzerine çıkmadı. Coetzee, üreticilere fiyat peşinde koşmak yerine kaliteyi, ürün boyutunu ve stok yönetimini iyileştirme çağrısı yaptı. Ürünlerin pazartesiden perşembeye teslim edilmesinin stok devrini ve kalite yönetimini destekleyebileceğini belirtti. Doğrudan alıcılara satış yapan üreticilerin en kaliteli ürünleri bu kanala, daha düşük kaliteli ürünleri ise taze meyve-sebze pazarlarına yönlendirmesinin de fiyatlar üzerinde baskı oluşturabileceği uyarısında bulundu. Soğan piyasasında ise artan arz şimdilik aynı fiyat baskısını yaratmadı. Absa, ek arzın talep tarafından daha dengeli biçimde karşılandığını, bunun talebin keskin biçimde arttığı anlamına gelmediğini bildirdi. Bölgesel teslimat yapısı da değişti: Kuzey Batı’daki soğan teslimatları yaklaşık iki katına çıkarken Limpopo’da %14,8 arttı, Sandveld’de ise yaklaşık %20 azaldı. Rapora göre teslimatların zamanlaması ve bölgeler arasındaki dağılım, arzın belirli dönemlerde piyasaya ne kadar yoğun girdiğini belirleyen temel unsurlar arasında yer aldı.

Arjantin Ayçiçek Yağı FOB Fiyatı Ton Başına 1.300 Doları Aştı
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin Ayçiçek Yağı FOB Fiyatı Ton Başına 1.300 Doları Aştı

Arjantin menşeli dökme ayçiçek yağının FOB fiyatı, mevsimsel düzeltmenin ardından yeniden ton başına 1.300 doları aştı. Kaynak, bu seviyeye dönüşü olumlu bir işaret olarak nitelendiriyor. Karadeniz’deki lojistik aksaklıklar nedeniyle Ukrayna ve Rusya alternatif güzergâhlardan ihracatı artırmaya çalışıyor; ancak savaş koşulları ihracat potansiyellerini sınırlıyor. Bazı ithalatçı ülkelerin çatışma bölgelerinden gelmeyen ürünleri tercih etmesi, Arjantin’e rekabet avantajı sağlıyor.

Deniz Seviyesindeki Yükseliş Kıyı Tarımını ve Altyapıyı Tehdit Ediyor: BM Uyardı
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Deniz Seviyesindeki Yükseliş Kıyı Tarımını ve Altyapıyı Tehdit Ediyor: BM Uyardı

Deniz seviyesinin yükselmesi, kıyı bölgelerinde yaşayan toplulukların yanı sıra konutları, tarım arazilerini, tatlı su kaynaklarını ve altyapıyı tehdit ediyor. Kaynağa göre deniz seviyesi 2024’te rekor düzeye ulaştı ve yükselme hızı son yıllarda belirgin biçimde arttı. Alçak kotlu kıyı bölgelerinde yaklaşık 900 milyon kişi, yani dünya nüfusunun yaklaşık onda biri yaşıyor. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda devletler, deniz seviyesinin yükselmesine ilişkin bir deklarasyon kabul etti. Metin, risklere ilişkin bilgilerin geliştirilmesini, bilimsel gözlem ve veri toplama çalışmalarının güçlendirilmesini, erken uyarı sistemleri ile risk değerlendirmelerinin iyileştirilmesini ve en fazla risk altındaki topluluklar için uyum ile finansman olanaklarının artırılmasını öngörüyor. Bu bilgilerin, altyapının nerede ve nasıl kurulacağına, hangi bölgelerin korunacağına ve hangi hizmetlerin güçlendirileceğine ilişkin planlamaya katkı sağlaması bekleniyor. Deklarasyonda limanlar, hastaneler, su ve enerji sistemleri, ulaşım ve telekomünikasyon altyapısının gelecek onyıllarda deniz seviyesinde yaşanabilecek değişimler dikkate alınarak planlanması gerektiği belirtiliyor. Kıyıların korunmasında yalnızca mühendislik yapıları değil, mangrovlar, mercan resifleri ve sulak alanlar gibi ekosistemlerin korunması ve onarılması da gündeme alınıyor. Finansman çağrısıyla özellikle küçük ada devletleri ve en az gelişmiş ülkelerin kamu ve özel kaynaklara daha hızlı ve öngörülebilir biçimde ulaşması isteniyor. Metin, deniz seviyesindeki yükselmenin ülkelerin topraklarını, egemenliklerini ve deniz yetki alanlarını nasıl etkileyeceğine ilişkin hukuki sorulara da değiniyor. Toprak kaybının, bir devletin varlığını otomatik olarak sona erdirmemesi gerektiği yönünde bir yaklaşım destekleniyor. Bununla birlikte deklarasyon hukuken bağlayıcı bir anlaşma niteliği taşımıyor. Yükseliş; tarım arazilerinde ve tatlı su kaynaklarında tuzlanma, taşkın ve erozyon riskinin artması, balıkçılık ve ulaşım faaliyetlerinin etkilenmesi gibi sonuçlar doğurabiliyor. Genel Sekreter António Guterres, belgenin uygulanmasının bundan sonraki temel adım olduğunu belirtti.

Küresel Süt Ürünleri Talebi Artan Arza rağmen Güçlü
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber

Küresel Süt Ürünleri Talebi Artan Arza rağmen Güçlü

Küresel süt ürünleri talebi, ihracatçı ülkelerde süt arzı artmasına rağmen güçlü kalmayı sürdürüyor. Yeni Zelanda merkezli Fonterra’nın Üst Yöneticisi Richard Allen, şirketin 2026 mali sonuçlarının açıklanması sırasında, Okyanusya, ABD ve Avrupa’da aynı dönemde üretim artışı görüldüğünü belirtti. Allen, Avrupa’da çok sıcak ve kurak geçen yazın süt üretiminde düşüşe yol açmaya başladığını, bu nedenle artan arz ile piyasa koşullarının dengelenmesi gerektiğini söyledi. Buna karşın Güneydoğu Asya’daki talebin, bölgedeki kesintilere rağmen güçlü seyrettiğini aktardı.

Güneyland ve Güney Otago’da Yağış Çiftçileri Zorluyor
Görsel kaynağı: Rural News Group · Özgün haber

Güneyland ve Güney Otago’da Yağış Çiftçileri Zorluyor

Yeni Zelanda’nın Güneyland ve Güney Otago bölgelerinde uzun süredir etkili olan yağışlı hava, çiftliklerde yem tedariki, hayvanların yönetimi, otlak hasarı, altyapı ve günlük iş yükü üzerindeki baskıyı artırdı. Kırsal Eşgüdüm Grubu (RCG), bölgedeki koşulları değerlendirmek ve etkilenen çiftçi topluluklarına yönelik desteği koordine etmek üzere bu hafta toplandı. Grubun öncelikleri insanlar, hayvanlar, yem ve çiftlik mülkleri olarak belirlendi. Güneyland Kırsal Destek Vakfı Başkanı Simon Hopcroft, çiftliklerin koşulları farklı olsa da birçok üretici ve çalışanının zor kararlar almak ve uzun saatler çalışmak zorunda kaldığını söyledi. Çiftçileri komşularından, danışmanlarından, veterinerlerinden, bankalarından, sektör kuruluşlarından veya Kırsal Destek Vakfı’ndan erken destek istemeye çağırdı. RCG’ye göre ek yem bulunabiliyor, ancak silaj arzı çok sıkışık; nakliye ve lojistik ağlarında da baskı artıyor. Ek yeme ihtiyaç duyabileceğini öngören üreticilere alım ve teslimat planlarını erkenden yapmaları öneriliyor. Grup ayrıca yem bütçelerinin birkaç haftayı kapsayacak şekilde gözden geçirilmesini, hayvanların durumunun ve refahının yakından izlenmesini, otlak hasarı ile çiftlik altyapısının düzenli kontrol edilmesini tavsiye etti. Uzun süren olumsuz koşulların çiftçileri fiziksel ve ruhsal açıdan da etkileyebileceğini belirten Hopcroft, çiftçilerin ve çalışanlarının iyi olmasının çiftliğin bakımı kadar önemli olduğunu vurguladı. Bölgedeki kuruluşlar, çiftçilere pratik bilgi ve destek sunacak etkinlikler düzenlemeyi planlıyor; bu etkinliklerin ortak takvimde duyurulmasıyla desteğin topluluklara daha dengeli ulaştırılması amaçlanıyor. RCG, kırsal toplulukların karşılaştığı güçlükler konusunda hükümet bakanlarını ve kurumlarını bilgilendirmeyi sürdürüyor. Hopcroft, komşuların, kırsal kesimde çalışan uzmanların ve kuruluşların birbirine destek verdiğini belirterek, dayanıklılığın her şeyi tek başına üstlenmek anlamına gelmediğini söyledi.

Meksika, Chihuahua’dan ABD’ye Canlı Sığır İhracatını Yeniden Başlattı
Görsel kaynağı: Imagen Agropecuaria · Özgün haber
Veri haberi

Meksika, Chihuahua’dan ABD’ye Canlı Sığır İhracatını Yeniden Başlattı

Meksika, Chihuahua eyaletindeki San Jerónimo karantina istasyonundan ABD’ye canlı sığır ihracatını yeniden başlattı. İlk sevkiyatta 430 baş sığır, Chihuahua ile ABD’nin New Mexico eyaletindeki Santa Teresa sınır geçişi üzerinden gönderildi. Meksika Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığı, sevkiyat hacminin kademeli olarak artırılacağını ve dördüncü haftada günlük 1.500 hayvana ulaşılmasının planlandığını bildirdi. Yeniden açılış, Meksika ve ABD makamlarının hayvan sağlığı kontrollerini sıkılaştırmasının ardından gerçekleşti. Ulusal Tarım Konseyi, ihracatın kademeli toparlanmasını; üreticiler, hayvancılık kuruluşları ve iki ülkenin sağlık makamları arasındaki koordinasyonun yanı sıra önleme, denetim, izlenebilirlik ve sağlık kontrolü çalışmalarının sonucu olarak değerlendirdi. Bakanlık, sığır kurdunun yayılmasını önlemek amacıyla karantina istasyonunun altyapısında değişiklik yapıldığını ve ön inceleme ile denetim süreçlerine köpekli ekiplerin dahil edildiğini açıkladı. ABD Tarım Bakanlığı da daha sıkı önlemler alınmasını istemişti. Chihuahua’daki Puerto Palomas karantina istasyonunun, ABD’ye canlı sığır ihracatını yeniden başlatacak üçüncü sınır noktası olması bekleniyor. Ulusal Tarım Konseyi, hastalığın önlenmesi, izlenmesi ve kontrolüne yönelik çalışmaların güçlendirilmesi çağrısı yaptı. Konsey ayrıca Meksika Ulusal Tarım Sağlığı, Güvenliği ve Gıda Kalitesi Servisinin insan kaynağı, teknik kapasite, bütçe ve altyapı bakımından desteklenmesi gerektiğini belirtti.

İzlanda’da Tarımda İklim Eylemlerine Ayrılan Kaynak Azalacak
Görsel kaynağı: Bændablaðið · Özgün haber
Veri haberi

İzlanda’da Tarımda İklim Eylemlerine Ayrılan Kaynak Azalacak

İzlanda hükümetinin tarımda iklim eylemlerinin uygulanmasına ayırdığı kaynak, 2027 bütçe tasarısına göre gelecek yıl 40 milyon İzlanda kronu azaltılacak. Kesintinin ardından proje için 87 milyon İzlanda kronu tutarında katkı öngörülüyor. Kaynakta, hükümetin sera gazı salımını azaltma ve karbon tutumunu artırma amacıyla yayımladığı eylem planında tarıma özel bir başlık bulunduğu belirtiliyor. Tarımdaki emisyonların hayvancılık, arazi kullanımı, gübre kullanımı ile araç ve iş makinelerinde fosil yakıt yakılmasından kaynaklanan süreçleri kapsadığı aktarılıyor. Eylemler dört alana ayrılıyor: iklim dostu tarım, tarımda gübre kullanımı, hayvancılık ve kurutulmuş tarım arazileri. Bütçe tasarısındaki kaynak değişikliği bu kapsamda yürütülecek uygulamaların finansmanını ilgilendiriyor.

Chicago’da Soya Küspesi, Tarım Ürünlerindeki Düşüşe Direndi
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber

Chicago’da Soya Küspesi, Tarım Ürünlerindeki Düşüşe Direndi

Chicago Ticaret Borsası’nda (CME Group) tarım ürünlerinin fiyatları, spekülatif yatırımcıların kâr realizasyonuna gitmesiyle son işlem günlerinde gerilerken soya küspesi yükselişini sürdürdü. Habere göre, borsanın en likit soya küspesi kontratı son bir buçuk aydır artıyor. ABD’li tarım analisti Susan Stroud, soya küspesinin bu ayrışmasının nedenini açıklıyor; ancak kaynak metnin verilen bölümünde açıklamanın devamı yer almıyor. Uzun vadeli pozisyonlarda düşüşler başlamış olsa da soya küspesi kontratındaki yükseliş sürüyor.

Suriye’de Mazot Tarifeleri Nakliye ve Gıda Fiyatlarını Gündeme Getirdi
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de Mazot Tarifeleri Nakliye ve Gıda Fiyatlarını Gündeme Getirdi

Suriye’de mazot için üç ayrı fiyat tarifesi uygulanması, yük taşımacılığı ücretleri ve özellikle gıda ile sebze fiyatlarına olası etkileri gündeme getirdi. Ulaştırma Bakanlığının yük taşımacılığını düzenleyen biriminden Khaled Kasheh, mazotun mal taşıma ve dağıtım maliyetlerinde temel bir kalem olduğunu, fiyatındaki %26’lık artışın nakliye ücretlerine ve bazı ürünlerin fiyatlarına yansıyabileceğini söyledi. Enerji Bakanlığının açıkladığı tarifelerde, ısıtma, tarım ve uygun görülen kesimlere yönelik mazotun litresi 115 lira; üretim ve hizmet faaliyetleriyle ağır iş makinelerinde kullanılan mazotun litresi 150 lira. Standart özellikteki mazotun fiyatı ise litre başına 175 lira olarak korundu. Kasheh, farklı tarifelerin bazı ürünlerdeki fiyat artışını hafifçe sınırlayabileceğini, ancak kamyonların işletme maliyetini veya taşıma ücretlerini düşürmeyeceğini belirtti. Nakliyeciler, fiyatlara yansımanın ürünün türüne, taşıma mesafesine, yük miktarına ve aracın durumuna göre değiştiğini aktardı. Şam’daki bir nakliye şirketinin sahibi Bashar Azer, Nasib sınır kapısından Şam’a kamyon taşıma ücretinin yaklaşık 300 dolardan 400 dolara çıktığını söyledi. 100 dolarlık artışın 25 ton sebze ya da meyve yüküne dağıtılması hâlinde kilogram başına etkisinin sınırlı kalacağını, bunun ürün fiyatlarında binlerce liralık artışı haklı göstermeyeceğini ifade etti. Şoförler yakıtın yanı sıra sürücü ücreti, bakım, lastik ve yedek parça giderlerinin de navluna dahil olduğunu vurguladı. Daha düşük fiyatlı mazotun arıza ve tamir masraflarını artırabileceği, uygun yakıtı bulmak için birden fazla istasyona gitmenin ise gecikme ve yoğunluğa yol açabileceği belirtildi. Sürücüler, yakıt tahsislerinin yeterli ve dağıtımın açık kurallara bağlı olmasını; taşıma ücretlerinin de hem gerçek maliyetleri karşılayıp hem ürün fiyatlarına aşırı yük bindirmemesini istedi.

Fiagro Kaynaklarının %71,1’i Nitelikli ve Profesyonel Yatırımcılarda
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Fiagro Kaynaklarının %71,1’i Nitelikli ve Profesyonel Yatırımcılarda

Brezilya’daki Tarımsal Sanayi Üretim Zincirleri Yatırım Fonu (Fiagro), Temmuz 2026’da 65,8 milyar R$ net varlığa ulaştı. Oliveira Trust’ın Brezilya Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (CVM) verileriyle hazırladığı çalışmaya göre, fonların kaynaklarının %71,1’i nitelikli ve profesyonel yatırımcılara yönelik sınıflarda bulunuyor. Bu sınıflar, pay sahibi hesaplarının yalnızca %7,6’sını oluşturuyor. Genel yatırımcıya açık sınıflar ise hesapların %92,4’ünü kapsamasına rağmen belirlenen varlıkların %28,9’unu temsil ediyor. Çalışmadaki sayılar tekil yatırımcıları değil, pay sahibi hesaplarını gösteriyor. Oliveira Trust, bu tablonun Fiagro’nun yalnızca bireysel yatırımcıların tarım ve gıda sektörünü finanse etmesiyle açıklanamayacağını; büyük ölçekli yatırımcılara yönelik farklı varlık, teminat ve finansman akışları içeren yapıların da geliştiğini belirtiyor. İşlem ortamlarına göre bakıldığında, borsada işlem gören sınıflar hesapların %69,7’sini, varlıkların ise %33’ünü oluşturuyor. Organize veya tezgâh üstü piyasalarda işlem gören araçlar, kaynakların %67’sini ve hesapların %30,3’ünü kapsıyor. Oliveira Trust Üst Yöneticisi José Alexandre Freitas, bu ayrımın yaygın tabanlı bireysel yatırımcı kitlesiyle ağırlıklı olarak kurumsal işlemlerden oluşan yapının birlikte varlığını gösterdiğini söylüyor. Genel yatırımcıya açık sınıflardaki yatırımların %62,4’ü, Tarımsal Alacak Sertifikaları (CRA) gibi menkul kıymetleştirme araçlarında bulunuyor. Fon payları %21,3, kırsal taşınmazlar %7,6, Kırsal Ürün Senetleri (CPR) gibi tarımsal kredi araçları ise %2,8 pay alıyor. Fiagro fonları Temmuz 2026’da 755 milyon R$ net kaynak girişi sağladı; yılın ilk yedi ayındaki girişler 6,2 milyar R$’a ulaştı. Brezilya Finans ve Sermaye Piyasaları Kuruluşları Birliği (Anbima), yatırımcı tabanının genişletilmesi, yabancı sermayenin çekilmesi ve teminat kayıtları ile yönetişim, şeffaflık ve iç süreçlerin geliştirilmesini öncelikler arasında sayıyor. Oliveira Trust’a göre modelin kalıcı biçimde yerleşmesi, farklı yatırımcı ve finansman ihtiyacına uygun yapılar sunulmasına ve açık kurallarla karşılaştırılabilir bilgilere bağlı.

Tarım Ekipmanları Otonom Makinelerde Traktörlerin Önüne Geçebilir
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Tarım Ekipmanları Otonom Makinelerde Traktörlerin Önüne Geçebilir

Londra’da düzenlenen World Agri-Tech konferansındaki uzman panelinde, otonom tarım makineleri dünyasında traktörlerin merkezî rolünü tarım ekipmanlarının üstlenebileceği belirtildi. Uzmanlara göre bu dönüşümün gerçekleşmesi, farklı marka traktör ve ekipmanların birlikte çalışabilmesine bağlı olacak. Panelde jeopolitik riskler, daha az pestisit ve herbisit kullanma baskısı ile iş gücü bulma zorluklarının çiftçileri otonom traktörlere yönelttiği ifade edildi. NourishTech ortağı Mark Durno, 12 ay içinde 12 sürücü çalıştıran bir çiftçinin sonunda otonom traktör satın aldığını anlattı. Kubota Europe yöneticisi Peter van der Vlugt ise hem otonom traktörlere hem de bu makinelerin kullanabileceği ekipmanlara talebin arttığını söyledi. Uzmanlar, üreticilerin özellikle düşük seviyeli ve tekrarlayan işleri kolaylaştıracak çözümler aradığını aktardı. Depolama tesislerinde ürünleri taşıyan robotlar, verimliliği artırabilecek kullanım alanları arasında gösterildi. Lincoln Üniversitesinden Marc Hanheide, çiftliklerin yalnızca tek bir makine almak yerine otonom araç ve robotlara toplu geçiş yapabileceğini öngördü. Tarım Endüstrisi Elektroniği Vakfı Başkanı Norbert Schlingmann, birlikte çalışamayan ekipmanların otonom makinelerin yaygınlaşmasını yavaşlattığını belirterek “Traktör artık kral değil. Ekipman kral” dedi. Panelde ayrıca, makinelerin ürettiği verilerin mülkiyeti ve güvenli saklanması ile yeni teknoloji şirketlerinin ölçek büyütmek için ortaklar, yükleniciler ve kiralama şirketleriyle çalışması gerektiği ele alındı.

Arjantin’de El Niño Yazlık Ürünlerde Verim Potansiyelini Artırabilir
Görsel kaynağı: Infocampo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’de El Niño Yazlık Ürünlerde Verim Potansiyelini Artırabilir

Arjantin’de 2026/27 yazlık üretim sezonu, güçlü ila çok güçlü bir El Niño beklentisi ve yaz boyunca normalin üzerinde seyretmesi öngörülen kullanılabilir su rezervleriyle başlıyor. Bu koşulların, özellikle erken ekilen mısır ve ilk ürün soyanın verimini destekleyebileceği belirtiliyor. Ekim çalışmaları sürerken ayçiçeği ekimi 3 milyon hektarlık öngörülen alanın %26’sını, mısır ekimi ise 8,4 milyon hektarlık alanın %11’ini aştı. Kaynakta, su ve fiyat koşulları elverişli olsa da sonucun bitki besleme ve tarla yönetimi kararlarına bağlı olacağı aktarılıyor.

Brezilya’da Sıcak Hava ve Düzensiz Yağış Uyarısı
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Sıcak Hava ve Düzensiz Yağış Uyarısı

Brezilya’nın geniş bölümünde etkili olması beklenen sıcak hava cebi, önümüzdeki günlerde sıcaklıkları yükseltecek. Brezilya’nın merkezindeki bazı bölgelerde sıcaklıkların 40-43 dereceye ulaşabileceği, başka alanlarda ise 38-39 derece aralığında seyredeceği tahmin ediliyor. Sıcaklık artışı, yangınların oluşma ve yayılma riskini de yükseltiyor. Güneyde, cuma sabahı bazı soya üretim bölgelerinde sıcaklıkların 12 dereceye kadar düşmesi beklenirken gün içinde en yüksek değerler 32 dereceyi bulabilir. São Paulo’nun iç kesimleri ile Minas Gerais eyaletindeki Triângulo Mineiro bölgesinde ise sıcaklıkların 40 dereceye çıkabileceği öngörülüyor. Üretici ve açık alanda çalışanların sıcak saatlerde uzun süre dışarıda kalmaması, sıvı tüketmesi ve korunaklı alanlarda bulunması isteniyor. İlk yağışların 4 Ekim civarında Piauí’nin güneyi, Maranhão ve Bahia’nın güneydoğusuna ulaşması bekleniyor; ancak başlangıçta yağış miktarları düşük kalabilir. Hafta sonundaki tropikal dışı siklon, Güneydoğu’da yağış ve gök gürültülü sağanakları artırabilir. 5-9 Ekim döneminde bazı bölgelerde yağışlar kuvvetlenirken dağılımın ülke genelinde düzensiz olması bekleniyor.

Arjantin’de El Niño’ya Karşı Önleyici Tedbirler Koordine Ediliyor
Görsel kaynağı: Infocampo · Özgün haber

Arjantin’de El Niño’ya Karşı Önleyici Tedbirler Koordine Ediliyor

Arjantin Hükümeti ile tarım kuruluşlarını bir araya getiren Mesa de Enlace, El Niño’nun yol açabileceği aşırı yağış senaryolarına karşı önleyici tedbirlerin koordinasyonunda ilerleme sağladı. Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık Sekreterliği yetkilileri, güncellenen önleme planı kapsamında yürütülen çalışmaları kuruluş temsilcilerine sundu. Çalışmalar eyaletler ve belediyelerle birlikte yürütülüyor. Koordinasyonun amacı, olası acil durumlarda kaynakların daha verimli kullanılmasını, müdahale sürelerinin kısaltılmasını ve yanıt kapasitesinin güçlendirilmesini sağlamak.

Rusya’nın Buğdayına Daha Az Ülke Alıcı Oluyor
Görsel kaynağı: Notícias Agrícolas · Özgün haber

Rusya’nın Buğdayına Daha Az Ülke Alıcı Oluyor

Rusya ve Ukrayna’nın Karadeniz’deki saldırıları ticareti aksatırken, Rus buğdayını satın alan ülkelerin sayısı azaldı. Reuters’ın Olga Popova imzalı haberinin verilen bölümünde, alıcı sayısındaki düşüşün Karadeniz’deki ticaretin durmasıyla bağlantılı olduğu aktarılıyor. Daha fazla ayrıntı kaynak alıntısında yer almıyor.

Besi Sığırı Fiyatları Artışın Ardından Yatay Seyretti
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber

Besi Sığırı Fiyatları Artışın Ardından Yatay Seyretti

São Paulo’da besi sığırı fiyatları, bir gün önceki yükselişin ardından 24’ü perşembe günü değişmedi. “Tem Boi na Linha” verilerine göre, yetiştiricilerin daha fazla hayvan arz etmesi ile sanayinin noktasal alımları işlemleri mevcut referanslar içinde tuttu; yeni bir ayarlama yapılmadı. São Paulo’da sanayi işletmeleri ay sonuna kadar kesim programlarını tamamlamaya çalışırken en uygun alım fırsatlarını kolladı ve stoklarını kontrollü yönetti. Mato Grosso do Sul’da arzın sınırlı olması piyasayı destekledi. Minas Gerais’te de fiyatlar önceki günkü artışın ardından sabit kaldı; özellikle besi işletmelerinden gelen sığır arzının kısıtlı olduğu belirtildi. Gelişmeler, izlenen bölgelerde piyasanın bölgesel farklılıklarla yataylaştığını gösterdi.

İklim Koşulları ABD Soya İhracatının Rekabetçiliğini Zorluyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber

İklim Koşulları ABD Soya İhracatının Rekabetçiliğini Zorluyor

İklim koşulları, ABD’nin soya ihracatında faaliyet gösteren şirketler için ek lojistik maliyetler yaratırken Mercosur ülkelerine rekabet avantajı sağlıyor. Gelişme, küresel soya ticaretindeki rekabet dengesini etkileyebilecek bir unsur olarak öne çıkıyor. Panama Kanalı’ndaki su seviyesinin düşmesi, henüz kritik düzeyde olmamasına rağmen bekleme sürelerini uzatıyor. Meksika Körfezi’nden Asya’ya yapılan ABD soya sevkiyatlarında kullanılan kanal, küresel tarım ürünleri ticaretinde taşımacılık sürelerini kısaltan başlıca güzergâhlardan biri olarak değerlendiriliyor.

Rakka Kırsalındaki Tarımsal Drenaj Kanalları İçin Temizlik Çağrısı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Rakka Kırsalındaki Tarımsal Drenaj Kanalları İçin Temizlik Çağrısı

Suriye’nin Rakka kırsalının güneyindeki bazı tarımsal drenaj kanalları, ot, kir, atık ve usulsüz müdahaleler nedeniyle tıkanırken, kanalların bir bölümü de kaçak çöp döküm alanına dönüştü. Bu durum su tahliyesinin verimini düşürerek tarımsal faaliyetleri ve çevreyi olumsuz etkiledi. Bölge sakinleri kanalların temizlenmesini, işgallerin kaldırılmasını ve denetimlerin artırılmasını istedi. Rakka Su Kaynakları Müdürü Ahmed el-Acaci, güney bölgesindeki su tesisleri ve tarımsal drenaj kanallarında 10 yıldan uzun süredir rehabilitasyon çalışması yapılmadığını belirtti. Acaci, bu nedenle kanallarda ihlal ve işgallerin arttığını, sulama verimliliğinin gerilediğini söyledi. Müdürlük, 2025’in başında tesislerin sorumluluğunu aldıktan sonra ihlallerin giderilmesi için bir plan hazırladı. Plan kapsamında kanalların yeniden açılması, işgallere son verilmesi, ihlal yapanlara para cezası uygulanması ve dosyaların yargıya gönderilmesi öngörülüyor. Tüm kanallar değerlendirildi; temizlik çalışmalarının özellikle kış mevsimi öncesinde, kanalın önemine ve hizmet verdiği su alanına göre sürdürülmesi planlanıyor.

Suriye ve Ürdün Stratejik Projeleri Koordinasyon Toplantısında Görüştü
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye ve Ürdün Stratejik Projeleri Koordinasyon Toplantısında Görüştü

Suriye ve Ürdün’den enerji, ulaştırma, ekonomi, sanayi, iletişim ve tarım alanlarının yanı sıra yatırım ve sınır kapıları kurumlarının yetkilileri, Şam’da düzenlenen koordinasyon toplantısında stratejik projeleri ele aldı. Toplantı, gelecek ay Şam’da yapılması planlanan Üst Düzey Koordinasyon Konseyi’nin üçüncü oturumu için hazırlık amacı taşıdı. Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı, görüşmenin nisan ayında Amman’da yapılan ikinci oturumun kararlarını uygulamak üzere düzenlendiğini bildirdi. Gündemde gaz anlaşması, karşılıklı ticaret mekanizması, hava hizmetleri, Yermuk Havzası’nın su kaynakları için ortak dijital platform, elektrik bağlantı hattının onarımı ve demir yolu projeleri yer aldı. Toplantıda kaydedilen ilerlemeler arasında Ürdün gazının Arap Gaz Boru Hattı üzerinden akmaya başlaması, hava hizmetleri anlaşmasının imzalanması ve su platformunun başlatılması sayıldı. İki ülke arasındaki ticaret hacminin üç katına çıkarak 330 milyon dolara ulaştığı da aktarıldı.

Rio Grande Do Sul Süt Pazarının %8’i İthal Ürünlerden Oluşuyor
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber
Veri haberi

Rio Grande Do Sul Süt Pazarının %8’i İthal Ürünlerden Oluşuyor

Brezilya’nın Rio Grande do Sul eyaletinde süt üretimi 2025’te bir önceki yıla göre yaklaşık %2,38 artmasına rağmen ithal ürünlerin pazar payı yaklaşık %8’e ulaştı. Rio Grande do Sul Küçük ve Orta Ölçekli Süt İşleme Sanayileri Birliğine (Apil) göre Arjantin ve Uruguay’dan daha düşük maliyetlerle gelen ürünler, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler üzerindeki rekabet baskısını artırıyor. Apil Başkanı Fernando Zimmermann, ithal ürünlerin satış noktalarında eyaletin laktik ürünleriyle doğrudan rekabet ettiğini belirtti. Bazı pizzacı zincirleri ve süpermarketlerin ithalatı doğrudan ya da emtia ticareti şirketleri aracılığıyla gerçekleştirebildiğini söyleyen Zimmermann, bu ürünlerin daha düşük maliyetle piyasaya girmesinin üreticiye ödenen fiyatları da baskıladığını ifade etti. Küçük işletmelerin süt tozu ve requeijão üretiminde kullanılan hamur gibi girdileri ithal eden büyük şirketlerle rekabet etmekte zorlandığı kaydedildi. Eyaletteki sanayi tesislerinin günlük kapasitesi 19-20 milyon litre arasında tahmin edilirken mevcut süt üretimi yaklaşık 10,5 milyon litre düzeyinde bulunuyor. İşletmeler bu nedenle çalıştıkları üreticilerin verimliliğini artırmaya ve üretim maliyetlerini düşürmeye odaklanıyor. Apil, Arjantin ve Uruguay’dan gelen süt tozu ile mozzarella peyniri başta olmak üzere bazı ithal ürünlere ek maliyet uygulanmasını ve sektöre kredi erişimi ile tüketimin artırılmasını sağlayacak önlemlerin görüşülmesini savunuyor. Bu öneriler henüz karara dönüşmüş değil.

İrlanda’da Çiftçilere Yakıt Desteği Uzatıldı
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber

İrlanda’da Çiftçilere Yakıt Desteği Uzatıldı

İrlanda hükümeti, çiftçilere yönelik yakıt destek programını uzatma kararı aldı. İrlanda Tarım ve Ormancılık Müteahhitleri Birliği (FCI), kararın çiftçiler ve tarım-ormancılık hizmeti sunan işletmeler için önemli maliyet baskılarının sürdüğü dönemde destek sağlayacağını bildirdi. FCI Genel Müdürü Ann Gleeson Hanrahan, Orta Doğu’da savaşın başlamasından bu yana akaryakıt fiyatlarındaki oynaklığın müteahhitlik işletmelerini zorladığını söyledi. Maliye Bakanı Simon Harris, sektörün gündemindeki üç başlığı yakıt, yem ve gübre olarak sıraladı.