ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

570 haber · Sayfa 11

Biyogüvenlik Uzmanı Philip Hulme Rutherford Madalyası Aldı
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Biyogüvenlik Uzmanı Philip Hulme Rutherford Madalyası Aldı

Lincoln Üniversitesi Bitki Biyogüvenliği Profesörü Philip Hulme, istilacı türler ile bunların Yeni Zelanda’nın biyoçeşitliliği, tarımı ve ekonomisi üzerindeki tehditleri üzerine çalışmaları nedeniyle 2026 Rutherford Madalyası’na layık görüldü. Madalya, 15 Ekim’de Dunedin Belediye Sarayı’nda düzenlenen törende takdim edildi. Hulme’nin araştırmaları, zararlıların, yabancı otların ve hastalıkların Yeni Zelanda’nın doğal ve üretim alanlarında nasıl yerleşip yayıldığını inceliyor. Çalışmalar, ekosistemleri, tarımı ve ormancılığı koruma stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlarken küresel ticaret, taşımacılık, turizm ve bahçeciliğin biyolojik istilalar üzerindeki etkilerine de odaklanıyor. Hulme, istilacı yabancı türler ve bunların kontrolü konulu Birleşmiş Milletler raporunda koordinasyon sorumlu yazarı olarak görev yaptı. 2023’te yayımlanan rapor 143 üye devlet tarafından onaylandı. Hulme ayrıca çevre, bitki, hayvan ve insan sağlığı arasındaki bağlantıları ele alan Tek Biyogüvenlik yaklaşımını savunuyor ve Lincoln Üniversitesi’ndeki COBRAS merkezinin direktörlüğünü yürütüyor.

Fas’ta Tarım Bakanlığına Khalid Hatimy Atandı
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas’ta Tarım Bakanlığına Khalid Hatimy Atandı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Fas’ta Khalid Hatimy, 16 Ekim 2026’da Kral 6. Mohammed’in başkanlık ettiği törenle Tarım, Deniz Balıkçılığı ve Gıda Egemenliği Bakanı olarak göreve başladı. Rabat’taki Kraliyet Sarayı’nda gerçekleştirilen atamayla Hatimy, Ekim 2024’ten bu yana görevde olan Ahmed El Bouari’nin yerine geçti. Yeni yapılanmada Ahmed Mehdi Mezouari, deniz balıkçılığından sorumlu bakan yardımcısı olarak atandı. Hatimy, kariyerini ağırlıklı olarak özel sektörde geçirmiş bir yönetici olarak öne çıkıyor. Atlanta’daki Emory Üniversitesinden işletme stratejisi alanında Executive MBA derecesine sahip olan yeni bakanın sanayi, tarım ve gıda sektörlerinde 30 yılı aşkın deneyimi bulunuyor. Çok uluslu şirketler ve büyük gruplarda 10 yıldan uzun süre genel müdürlük yapan Hatimy, Tanger kentinde faaliyet gösteren Atlas Bottling Company adlı şişeleme şirketini de yönetti. Ayrıca şirket yönetimi, pazarlama, iletişim ve satış alanlarında eğitim aldı. Hatimy’nin siyasi geçmişi de bulunuyor. 2021 yasama seçimlerinde Taroudant-Sud seçim bölgesinden milletvekili seçilen Hatimy, Asalet ve Modernlik Partisine bağlı olarak görev yaptı. Milletvekilliği döneminde Temsilciler Meclisinin Maliye ve Ekonomik Kalkınma Komisyonunda yer aldı. Temmuz 2026’da Ulusal Elektrik Düzenleme Kurumuna katılmak üzere milletvekilliğinden ayrıldı; üç ay sonra tarım bakanlığının başına getirildi. Bakanlığın yeni resmî adında gıda egemenliğine açık biçimde yer verilirken, ormanlar Donanım, Su ve Ormanlar Bakanlığına bağlandı. Bu değişiklik, gıda egemenliğine kurumsal görünürlük kazandırsa da tek başına tarım politikalarının değiştiği anlamına gelmiyor. Yeni hükümetin bütçe kaynaklarını, programları ve uygulama önceliklerini nasıl şekillendireceği henüz açıklanmış değil. Hatimy’nin önündeki başlıca dosyalar arasında su kaynaklarının yönetimi, sulama verimliliği, iklim koşullarına uyum ve tahıl üretimi bulunuyor. 2025-2026 kampanyasında yaklaşık 5 milyon hektar sonbahar ürünü ekimi planlanmış, bunun 4,4 milyon hektarı başlıca tahıllara ayrılmıştı. Yeni bakanın ayrıca meyve ve sebze ihracatçıları, iç piyasanın ihtiyaçları, hayvancılık, sürünün yeniden oluşturulması, üretim maliyetleri ve girdilere erişim konularıyla ilgilenmesi bekleniyor. Fas tarımı, Génération Green 2020-2030 stratejisi kapsamındaki dönüşüm sürecini sürdürürken, Hatimy’nin özel sektör deneyimini kamu politikaları ve üretici desteğiyle nasıl birleştireceği önümüzdeki dönemde netleşecek.

Sağlıklı Beslenme Talebi Artıyor, Fiyatlar En Büyük Engel
Görsel kaynağı: El Mostrador · Özgün haber
Veri haberi

Sağlıklı Beslenme Talebi Artıyor, Fiyatlar En Büyük Engel

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Dünya Gıda Günü kapsamında yayımlanan değerlendirmeye göre, dengeli ve sağlıklı beslenmeye yönelik ilgi artarken yüksek gıda fiyatları tüketicilerin önündeki en büyük engel olmayı sürdürüyor. FAO, Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu, UNICEF, Dünya Gıda Programı ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından hazırlanan SOFI 2026 raporuna göre 2025'te 645 milyon kişi açlık yaşadı. Aynı yıl 2,690 milyar kişi, dünya nüfusunun yaklaşık üçte biri, sağlıklı bir diyetin maliyetini karşılayamadı. Sorun Latin Amerika ve Karayipler'de farklı bir çelişkiyle ortaya çıkıyor. Bölgede açlık nüfusun %4,8'ini, yaklaşık 32 milyon kişiyi, etkilerken sağlıklı beslenmenin maliyeti dünyadaki en yüksek seviyeye ulaştı. Kişi başına günlük 4,91 ABD doları olarak hesaplanan bu tutar, satın alma gücü paritesiyle ölçülüyor. Buna göre bölge nüfusunun %25,7'si sağlıklı beslenmeyi finanse edemiyor. Edenred'in 21 ülkede 55.468 çalışan ve 1.035 restoran işletmecisiyle gerçekleştirdiği FOOD 2026 Barometresi, fiyat baskısının tüketim tercihlerini değiştirdiğini gösteriyor. Çalışanların %82'si fiyat artışları devam ederse restoran ziyaretlerini azaltacağını belirtti. Şili'de araştırmaya 1.369 çalışan ve 94 restoran işletmecisi katıldı. Ülkede restoranların %35'i son 12 ayda müşteri sayısının azaldığını bildirdi; bu oran 2025'e göre dört puan yükseldi. Fiyat ve kalite ilişkisi, çalışanların %86'sı için restoran seçerken en önemli ölçüt oldu. Bunu ürünlerin kalitesi ve yemeklerin fiyatı, her ikisi için de %78'lik oranla, izledi. Ekonomik baskıya rağmen sağlıklı seçeneklere yönelik talep güçleniyor. Çalışanların %77'si dengeli beslenmeye daha fazla dikkat ettiğini, %76'sı restoranların daha sağlıklı yemekler sunmasını beklediğini söyledi. Latin Amerika'da bu beklenti %83'e çıktı. Restoran işletmecilerinin %53'ü son bir yılda sağlıklı yemek talebinin arttığını belirtti; bu oran 2023'te %40'tı. Ancak işletmecilerin %63'ü sağlıklı yemekleri hazırlamanın daha yüksek maliyet gerektirdiğini düşünüyor ve yalnızca %42'si bu ürünleri gelir artırmak için önemli bir fırsat olarak görüyor. Çalışanların %73'ü yemek yardımları iki katına çıksa yemek kalitesini iyileştirebileceğini, %34'ü ise bu destek olmadan daha sağlıksız besleneceğini ifade etti. Gıda israfı da tartışmanın bir diğer başlığı oldu. Çalışanların %74'ü israftan endişe duyarken, %70'i hangi restoranların bu soruna karşı önlem aldığını bilmek istiyor. Restoranların %78'i atıkları azaltmak için uygulama yürüttüğünü bildirdi. Latin Amerika merkezli Animal Interseccional ise çözümün yalnızca daha fazla üretim olmadığını; hangi gıdaların üretildiği, kaynakların nasıl kullanıldığı ve bu gıdalara kimin erişebildiğinin de değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Suriye’de 5 Bin Standardın Uluslararası Ölçütlere Uyumlu Hale Getirilmesi Hedefleniyor
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de 5 Bin Standardın Uluslararası Ölçütlere Uyumlu Hale Getirilmesi Hedefleniyor

Suriye Arap Standartlar ve Metroloji Kurumu, yaklaşık 5 bin Suriye standardını uluslararası ölçütlerle uyumlu hale getirmek için güncelleme ve geliştirme çalışması yürütüyor. Kurum Genel Müdürü Yaser Aliوي’nin SANA’ya yaptığı açıklamaya göre çalışma, yerel ürünlerin kalitesini ve rekabet gücünü artırmayı, ürünlerin bölgesel ve küresel pazarlara erişimini kolaylaştırmayı amaçlıyor. Toparlanma döneminde mevcut standartları geliştiren ve uluslararası ölçütlere uygun yeni standartlar hazırlayan kurumun çalışmaları mühendislik, gıda, kimya ve tekstil sektörlerinin yanı sıra çeşitli hizmet alanlarını kapsıyor. Sanayici, tüccar ve tüketicilerin standart başvurularını kolaylaştırmak için tek durak sistemi uygulanıyor. Kurum ayrıca standartların internet üzerinden satın alınması ve ödemelerin çevrim içi yapılabilmesi için dijital dönüşüm çalışmalarını sürdürüyor. Kurum, tahrip olan laboratuvarlarını yeniden işler hale getirmek ve devlet kurumlarına bağlı laboratuvarlarla iş birliği yapmak suretiyle ürünlerin standartlara uygunluğuna ilişkin test ve doğrulama süreçlerini sürdürmeye çalışıyor. Sınır kapılarındaki uygunluk denetimleri Genel Gümrük ve Sınır Kapıları Kurumu, iç piyasadaki denetimler ise ticaret ve tüketiciyi koruma birimleri tarafından yürütülüyor. Bu birimler numune alıp gerekli testleri yaptırırken, kurum uygunluk işareti verme ve koşulların karşılanıp karşılanmadığını doğrulama işlemlerini yürütüyor. “Suriye’de Üretim” logosunu taşıyan ürünlerde yerel bileşen oranının en az %40 olması, kalite ve yönetimle ilgili sertifikaların alınması ve diğer koşulların karşılanması gerekiyor. Kurum ayrıca Uluslararası Standardizasyon Örgütü’ndeki varlığını etkinleştiriyor, gıda güvenliğiyle ilgili Kodeks çalışmalarına katılıyor ve helal ile uluslararası sertifikalar konusunda eğitimler düzenliyor. Aliوي, standartların sanayiciler için kısıtlama olmadığını; kalite, güvenlik ve tüketici güvenini destekleyen temel bir araç olduğunu belirtiyor.

Moldova, Tarımsal Kaynaklara Erişimde Cinsiyet Farklarını BM Raporuna Ekliyor
Görsel kaynağı: Moldpres · Özgün haber

Moldova, Tarımsal Kaynaklara Erişimde Cinsiyet Farklarını BM Raporuna Ekliyor

Moldova, kadınlar ve erkekler arasındaki tarımsal kaynaklara erişim farklarını ilk kez Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi (UNCCD) kapsamındaki ulusal raporuna dahil edecek. Toprak, su, finansman ve kuraklığa uyum önlemlerine erişimdeki farklılıkları ele alan cinsiyet analizi, 16 Ekim’de başkent Kişinev’de düzenlenen bir atölyede sunuldu ve tartışıldı. Çalışma, ulusal raporlamada arazilerin durumuna ilişkin bilgilere kadınlar ve erkekler arasındaki erişim farklarını da ekleyecek. Değerlendirmeye göre küçük ve parçalı tarım işletmeleri, sulama imkanlarının sınırlı olması, makine ve finansmana erişimdeki güçlükler kadın çiftçilerin toprak bozulmasını önleme ve kuraklığa uyum sağlama imkanlarını azaltıyor. Ev içindeki sorumluluklar da kadınların eğitimlere ve ekonomik faaliyetlere ayırabildiği zamanı kısıtlıyor. Analizde, su kıtlığının su temini, hayvanların bakımı ve ailenin gıda ihtiyacının karşılanması için gereken süreyi artırabildiği, bunun da kadınların mesleki ve ekonomik gelişim faaliyetlerine katılımını zorlaştırabildiği belirtildi. Yeni verilerin raporlamaya eklenmesiyle desteğe ihtiyaç duyan kişilerin ve kadın çiftçilerin sürdürülebilir tarım uygulamalarını hayata geçirmesini engelleyen koşulların belirlenmesi amaçlanıyor. Kaynakta örnek verilen uygulamalar arasında toprağın örtülmesi, münavebe ve suyun verimli kullanılması bulunuyor. Atölyede ayrıca Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi’nin toplumsal cinsiyet eşitliği eylem planı ile bu planın Moldova’da uygulanma biçimleri sunuldu. Tartışılan öneriler arasında küçük çiftliklerin koşullarına uygun uygunluk ve ortak finansman ölçütleri oluşturulması, finansman başvurularının hazırlanmasına destek verilmesi ve eğitimlerin yerel yerleşimlerde, tarımsal faaliyetler ile bakım sorumluluklarına uygun saatlerde düzenlenmesi yer aldı. Tarıma destek sağlayan kurumların, yardım isteyen ve yardım alan kadınlarla erkeklerin sayılarını, finansman tutarlarını ve sağlanan destek türlerini ayrı ayrı toplaması da önerildi. Bu bilgilerin, desteklerin dağılımının değerlendirilmesine ve erişimde sorun yaşayan gruplara yönelik programların uyarlanmasına katkı sağlaması bekleniyor. Yerel yönetimlere ise arazi kullanan kadın ve erkeklerle, özellikle kadın çiftçiler ve küçük işletmelerle istişare yürütmeleri önerildi. Kadınların arazi komisyonları, kooperatifler ve su kullanıcı birliklerinde temsil edilmesi, ayrıca istişarelerde ortaya çıkan öneriler ile bunların alınan önlemlere nasıl yansıtıldığının belgelenmesi tavsiye edildi. Atölyede raporlama sürecinde uydu verilerinin kullanımı ve projenin ilerlemesi de ele alındı. Etkinlik, AO EcoContact tarafından Küresel Çevre Fonu’nun desteğiyle, Birleşmiş Milletler Çevre Programı aracılığıyla yürütülen Moldova’nın 2026 UNCCD ulusal raporlama projesi kapsamında düzenlendi.

Federal Yargıç USDA’nın Yeniden Yapılanma Planlarını Durdurdu
Görsel kaynağı: AgDaily · Özgün haber

Federal Yargıç USDA’nın Yeniden Yapılanma Planlarını Durdurdu

ABD’de federal yargıç, Tarım Bakanlığının (USDA) yeniden yapılanmadan etkilenen bazı kurumlarında ofis kapatma veya kaldırma işlemlerini durdurdu. Karar ayrıca çalışanların, kadroların ve görevlerin mevcut yerel ulaşım alanlarının dışına taşınmasını, zorunlu yeniden görevlendirme bildirimleri yoluyla yapılacak işlemler de dahil olmak üzere engelliyor. Kısıtlamalar Orman Servisi, Tarımsal Araştırma Servisi, Dış Tarım Servisi, Kırsal Kalkınma, Hukuk Müşavirliği Ofisi, Sivil Haklardan Sorumlu Bakan Yardımcılığı Ofisi, Araştırma, Eğitim ve Ekonomi ile Çiftlik Üretimi ve Koruma gibi kurum ve misyon alanlarını kapsıyor. Ancak karar, Washington D.C. bölgesindeki ofislerin kapatılmasını veya çalışanların bu bölge içinde taşınmasını engellemiyor. Bu istisna, USDA’nın Washington’daki South Building binasına ilişkin bazı yeniden yapılanma adımlarının sürmesine izin verebilir. Yargıç Chhabria, yeniden yapılanmanın çiftçilere, yetiştiricilere ve kırsal topluluklara sunulan hizmetleri nasıl etkileyebileceğinin USDA tarafından yeterince değerlendirilip değerlendirilmediğini de sorguladı. Bununla birlikte yargıç, kararının yeniden yapılanmanın iyi bir politika olup olmadığına ilişkin değerlendirme olmadığını belirtti. Davanın merkezinde, bakanlığın önerilen değişiklikleri mevcut ödenekleri kullanarak uygulamak için yasal yetkiye sahip olup olmadığı bulunuyor. Dava, Amerikan Hükümet Çalışanları Federasyonu ve AFL-CIO’nun da aralarında bulunduğu federal çalışan sendikalarınca açıldı. Kısıtlamaların 11 Aralık’ta sona ermesi planlanıyor. Kongre, yaklaşan harcama yasası sürecinde planları yeniden ele alabilir; USDA yetkilisi Stephen Vaden ise bakanlığın ihtiyati tedbire itiraz edebileceğini ve hukuki konumuna güvendiğini söyledi. 13 Ekim tarihli emir, 14 Eylül’den önce yeni görev yerlerinde çalışmaya başlamış personelin geri dönmesini gerektirmiyor; tedbir, dava sürerken yürürlükte kalıyor.

IFAD’dan Küresel Gıda Krizi Uyarısı
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber
Veri haberi

IFAD’dan Küresel Gıda Krizi Uyarısı

Birleşmiş Milletler’in (BM) uzman kuruluşu Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD), enerji, yakıt ve gübre fiyatlarındaki artışın küresel gıda krizi riskini yükselttiği uyarısında bulundu. IFAD Başkanı Alvaro Lario, gıda fiyatlarının önümüzdeki altı ila dokuz ay boyunca artmaya devam edebileceğini söyledi. Dünya genelinde tarım ürünleri fiyatlarının yılın üçüncü çeyreğinde %13 arttığı belirtildi. Ortadoğu’daki çatışmanın etkisiyle yükselen enerji maliyetleri gübre ve yakıt fiyatlarını artırırken, bu durum hem tarımsal üretimin hem de gıda taşımacılığının maliyetini yükseltti. IFAD’a göre artan gübre ve yakıt giderleri çiftçilerin gelirleri ile nihai gıda fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor. Lario, dünya genelinde yaklaşık her üç kişiden birinin sağlıklı beslenmeyi karşılayamadığını belirtti. Baklagiller, sebzeler ve et fiyatlarındaki artışın kırılgan nüfusun besleyici ürünlere erişimini daha da azalttığı aktarıldı. BM’nin aktarılmış verilerine göre gıda güvensizliği yaklaşık 260 milyon kişiyi etkiliyor; gelişmekte olan ülkelerde gıda harcamalarının hane bütçesindeki payı yüksek olduğu için ılımlı artışlar bile yeterli beslenmeyi zorlaştırabiliyor. Küçük çiftçiler, dünya gıda üretiminin yaklaşık üçte birini ve birçok gelişmekte olan ülkede üretimin %70’ine kadarını sağlıyor. IFAD, bu kesimin yükselen maliyetler karşısında en kırılgan gruplardan biri olduğunu belirtti. Lario’ya göre gübre ve yakıt sübvansiyonları kısa vadede baskıyı geçici olarak azaltabilir; ancak tarımın gelecekteki ekonomik ve jeopolitik şoklara dayanıklılığını artıracak uzun vadeli çözümlere ihtiyaç var. G7 ülkeleri de gıda güvensizliği riski taşıyan ülkelere destek amacıyla, özellikle gübre alanında 2,5 milyar dolar seferber etme taahhüdünde bulundu.

Avrupa Sütçülüğünde Öncelik Yatırım ve Açık Piyasalar
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa Sütçülüğünde Öncelik Yatırım ve Açık Piyasalar

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupa sütçülük sektörünün temsilcileri, Slovak Sütçülük Birliği’nin ev sahipliğinde yıllık kongre için perşembeden bu yana Bratislava’da bir araya geliyor. Avrupa Sütçülük Birliği’nin (EDA) yeni başkanı Koert Verkerk, göreve başlarken yatırım koşullarının oluşturulması, katma değer sağlayan yeniliklerin geliştirilmesi ve açık ve adil piyasaların desteklenmesini üç öncelik olarak açıkladı. Verkerk, başkan seçilmesinden yaklaşık bir saat sonra Bratislava’daki toplantıda konuştu. Kongrede süt işleme sektörünün jeopolitik istikrarsızlık, gümrük politikaları, yükselen enerji fiyatları ve küresel ticaret akışlarındaki bozulmalarla karşı karşıya olduğu belirtildi. Sektör ayrıca üretim verimliliğini artırma, sürdürülebilirliği sağlama ve değişen tüketici taleplerine uyum gösterme baskısı taşıyor. Slovak Sütçülük Birliği Başkanı Marián Šolty, Slovakya’nın Avrupa süt üretimindeki payının %0,6 olduğunu, büyük Avrupa mandıralarının günde 7,5 milyon litreye kadar süt işlediğini, Slovak mandıralarında ise günlük hacmin 100 bin ila 300 bin litre arasında bulunduğunu söyledi. Šolty, Slovak sütçülüğündeki yatırım açığının 450 milyon avroya ulaştığını ve bu kaynağın yeni teknolojiler ile dijital yeniliklerde kullanılabileceğini belirtti. Sektörde yüksek protein içeren, laktozsuz ve A2A2 sütünden üretilen ürünlere yönelik çalışmaların yanı sıra genç tüketicilerin taleplerine uyum arayışı öne çıkıyor. Slovakya’da süt ve süt ürünleri tüketiminin son yıllarda kişi başına yılda 40 kilogram arttığı bildirildi. Açık piyasalar başlığında Hindistan ve Endonezya, Avrupa sütçüleri için potansiyel pazarlar olarak değerlendirildi. Çin ise ticaret açısından öngörülemez bir ortak olarak nitelendirildi. Avrupa Komisyonu Ticaret Genel Müdürlüğünden Flavio Coturni, Çin’in 2025 sonunda Avrupa Birliği’nden seçili süt ürünlerine ek gümrük vergileri getirdiğini, daha sonra bu vergileri düşürmesine rağmen önlemlerin Avrupa ihracatçılarının Çin pazarındaki rekabet gücünü zayıflattığını aktardı. Süt fiyatlarındaki düşüşün temel nedeninin artan arz olduğu, küresel piyasalardaki gelişmelerin de etkili bulunduğu belirtildi. Verkerk, sürdürülebilirlik politikalarının çiftliklerin ekonomik olarak yaşayabilir kalmasına, işletmelerin yatırım yapabilmesine ve yeniliklerin pratik sonuç vermesine imkân tanıması gerektiğini söyledi. Slovakya Tarım Bakanı Richard Takáč ise 2028’den itibaren Avrupa Birliği’nin tarım ve gıda sektörüne yönelik önerilen finansmanının mevcut zorlukları karşılamadığını ve ülkesinin mevcut döneme kıyasla daha az kaynak alabileceğini belirtti. Takáč, Slovak sütçülüğünün uzun vadeli sağmal inek sayısındaki düşüş, yüksek üretim maliyetleri ve ithal ürün rekabetiyle karşı karşıya olduğunu kaydetti.

ABD’de Eylül Traktör Satışları Yıllık %16,4 Geriledi
Görsel kaynağı: AgDaily · Özgün haber
Veri haberi

ABD’de Eylül Traktör Satışları Yıllık %16,4 Geriledi

ABD’de tarım ekipmanı satışlarındaki gerileme eylülde de sürdü. Association of Equipment Manufacturers (AEM) verilerine göre bayiler, Eylül 2026’da 15.024 traktör sattı. Bu sayı, Eylül 2025’teki 17.979 adedin %16,4 altında kaldı. Kendinden yürür biçerdöver satışları da 414 adetten 369’a düşerek yıllık %10,9 geriledi. Traktör satışlarındaki zayıflık tüm beygir gücü gruplarında görüldü. 40 beygir gücünün altındaki iki çeker modellerin satışları %15,4 azalarak 8.952 adede indi. 40-100 beygir gücündeki traktör satışları %18,7 düşüşle 4.443 adet oldu. 100 beygir gücünün üzerindeki iki çeker modellerde satışlar %15 azalarak 1.396 adede gerilerken, dört çeker traktör satışları %20,2 düşüşle 233 adette kaldı. Gerileme yalnızca eylül sonuçlarıyla sınırlı kalmadı. ABD’de 2026’nın ilk dokuz ayında traktör satışları 135.325 adede düşerek geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık %12,6 azaldı. Biçerdöver satışları da aynı dönemde 2.683 adetten 2.432’ye geriledi ve %9,4 düşüş kaydetti. AEM Kıdemli Başkan Yardımcısı Curt Blades, hasat sezonuna ekonomik koşullarda daha fazla kesinlik ve tarım ekonomisinde toparlanma beklentisiyle girildiğini söyledi. Yüksek işletme giderleri, borçlanma maliyetleri ve emtia fiyatlarına ilişkin belirsizlik, çiftçilerin büyük makine yatırımlarını ertelemesine neden olan koşullar arasında gösterildi. Kanada’da da eylül traktör satışları %15,1, biçerdöver satışları %37,6 geriledi.

AB Tarımında Üretkenlik Artışı Yavaşladı, Maliyetler Yükseldi
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarımında Üretkenlik Artışı Yavaşladı, Maliyetler Yükseldi

Oxford Economics’in Bayer tarafından yaptırılan çalışmasına göre Avrupa Birliği’nde toplam tarla bitkileri üretimi 2011-2023 döneminde yılda ortalama yalnızca %0,1 arttı. Aynı dönemde üretim artışı ABD’de %1, dünya genelinde %2 ve Brezilya’da %3,3 oldu. Çalışmadaki karşılaştırma, tek bir ürünün verimini değil, farklı yüzölçümü, ürün ve işletme yapılarını kapsayan toplam bitkisel üretimi ölçüyor. Avrupa’daki yavaş büyüme, üretim maliyetlerindeki artış ve iklim riskleriyle birlikte değerlendiriliyor. Çalışmaya göre 2025’te AB’de gübre fiyatları 2020’ye göre %60, enerji fiyatları %51, makine ve ekipman fiyatları %25 yükseldi. Oxford Economics’ten Jeremy Leonard, maliyet baskısının özellikle işletme marjlarında görüldüğünü ve kârlılığın azalmasının üretkenliği artırabilecek teknolojilerin satın alınmasını zorlaştırdığını belirtti. Avrupa Yatırım Bankası’nın çalışmada aktarılan tahminlerine göre iklim riskleri Avrupa tarlalarında yıllık ortalama 17,4 milyar avro kayba yol açıyor; bu tutar üretimin %6,4’üne denk geliyor. Kayıpların 2050’de 24,8-28,9 milyar avroya çıkabileceği öngörülüyor. Bu etkinin bölgelere ve ürünlere göre değişeceği belirtilirken, Hollandalı süt sığırı yetiştiricisi Judith de Vor, aşırı yağış dönemleriyle sıcak ve kurak dönemlerin üretim koşullarını değiştirdiğini ve yeni bitki sağlığı sorunları doğurduğunu anlattı. Bitki koruma alanındaki seçeneklerin daralması da çalışmada öne çıkan sorunlar arasında yer aldı. Bayer’in aktardığı verilere göre AB’de onaylı aktif maddelerin sayısı 2000’lerin başındaki binden fazla düzeyden yaklaşık 420’ye geriledi; son yedi yılda 92’den fazla madde piyasadan çıkarken yalnızca bir yeni sentetik aktif madde geldi. Frank Terhorst, bitki koruma programlarındaki boşlukları önümüzdeki beş yılın başlıca sorunlarından biri olarak gösterdi. Bayer, yeni kimyasal ve biyolojik çözümlerin geliştirilmesini ve ruhsatlandırılmasını hızlandırmayı savunuyor. Terhorst, yeni genomik teknikleri çeşitlerin çevre koşullarına daha hızlı uyarlanması için önemli bir platform olarak değerlendirirken, hastalık direnci ve azot beslenmesi gibi daha karmaşık özellikler için zaman ufkunun gelecek on yıla uzandığını belirtti. Bayer’in sekiz Avrupa pazarında 8 binden fazla tüketiciyle yaptığı ankette katılımcıların %84’ü gıda arz güvenliğini ulusal güvenlik meselesi saydı; aynı oran çiftçilerin yeni teknolojilere erişimini destekledi. Ancak genel inovasyon desteğinin belirli teknolojiler üzerindeki görüş ayrılıklarını ortadan kaldırmadığı ve çiftçilerin kendi koşullarına uygun çözümleri seçebilmesi gerektiği vurgulandı.

Slovak Bakan Takáč: Süt Sektörü İçin AB Finansmanı Yetersiz
Görsel kaynağı: SITA · Özgün haber
Veri haberi

Slovak Bakan Takáč: Süt Sektörü İçin AB Finansmanı Yetersiz

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Slovakya Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanı Richard Takáč, Bratislava’da Avrupa Sütçülük Birliği’nin (EDA) yıllık kongresinde Slovak süt sektörünün büyüme potansiyeli bulunduğunu söyledi. Takáč’a göre bu potansiyelin kullanılabilmesi için istikrarlı koşullar, yeterli yatırım ve adil rekabet gerekiyor. Bakan ayrıca 2028’den itibaren uygulanması önerilen Avrupa Birliği tarım ve gıda sektörü finansmanının sektörün karşı karşıya olduğu zorluklara karşılık gelmediğini belirtti. Takáč, mevcut bütçe taslağına göre Slovakya’nın tarım için mevcut döneme kıyasla daha az kaynak alabileceğini ve sektöre doğrudan ayrılan fonların gerekli ölçüde doğrudan ödemeleri karşılamayabileceğini söyledi. AB bütçesinin 800 ila 900 milyar avro büyümesinin konuşulduğu bir dönemde çiftçilerin ve gıda üreticilerinin daha az finansman almasının kabul edilemez olduğunu savunan bakan, gıda güvenliği ve kendine yeterlilik için daha fazla kaynak ve daha az bürokrasi gerektiğini ifade etti. Slovak süt işletmelerinin daha fazla yerli sütü işleyebilecek teknoloji ve kapasiteye sahip olduğunu belirten Takáč, bunun istikrarlı birincil üretime ve sektörün ekonomik olarak sürdürülebilir işlemesine bağlı olduğunu kaydetti. Ancak sektör, sağmal inek sayısındaki uzun süreli düşüş, yüksek üretim maliyetleri ve ithal ürünlerin güçlü rekabetiyle karşı karşıya. Bu koşullar, çiftliklerin ekonomisini ve işleyicilerin yeni yatırımlara ilişkin kararlarını etkiliyor. Bakan, gıda sektörünün modernizasyon, otomasyon ve rekabet gücünün artırılması için yatırımlara ihtiyaç duyduğunu söyledi. Gıda sektörünün Ortak Tarım Politikası içinde tutulmasına yönelik görüşmeleri olumlu karşılasa da, ek finansman olmadan bunun yeterli olmayacağını belirtti. Takáč ayrıca Ukrayna dahil üçüncü ülkelerden yapılan gıda ithalatının Avrupalı üreticiler üzerindeki baskısına dikkat çekerek, Ukrayna’ya yardım edilirken Avrupalı çiftçi ve işleyicilerin orantısız rekabet baskısından korunması gerektiğini ifade etti.

Mısır’da Kırsal Kadınların Ekonomik Güçlendirilmesi Öncelik Olacak
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber

Mısır’da Kırsal Kadınların Ekonomik Güçlendirilmesi Öncelik Olacak

Mısır Tarım ve Toprakların Islahı Bakanlığı, kırsal kadınların ekonomik olarak güçlendirilmesini sürdürülebilir kalkınmanın ve Mısırlı ailelerin yaşam kalitesini artırmanın öncelikli unsurlarından biri olarak açıkladı. Açıklama, Ulusal Kadın Konseyi’nin Kahire’nin Madinat Nasr bölgesindeki merkezinde düzenlenen Dünya Kırsal Kadınlar Günü etkinliğinde, Bakan Yardımcısı Mustafa es-Seyyad tarafından yapıldı. Bakanlığın planı, küçük ve mikro ölçekli projelerin kurulması ve finanse edilmesi için gerekli kolaylıkların sağlanmasını içeriyor. Aile geçimini sağlayan kadınlara destek programlarında öncelik verilmesi, üretim araçları ve girdilere erişimlerinin artırılması ve uygun koşullu kredilerden yararlanmalarının kolaylaştırılması öngörülüyor. Destek alanları arasında hayvansal ve kanatlı üretimi, gıda işleme ile geleneksel ve el sanatları yer alıyor. Seyyad, kırsal kadınların tarımsal üretim ve gıda güvenliğinin yanı sıra ailelerinin ekonomik yönetiminde de önemli rol oynadığını belirtti. Bakanlık, finansmanın yanında eğitim, farkındalık, danışmanlık ve veterinerlik programları uygulamayı; kadınlara modern pazarlama yöntemleri konusunda eğitim vermeyi planlıyor. Açıklamada ayrıca Tarım Bakanlığı ile Ulusal Kadın Konseyi arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesinin önemi vurgulandı.

Şili Bilimi Gıda Artıklarına Yeni Kullanım Alanları Arıyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili Bilimi Gıda Artıklarına Yeni Kullanım Alanları Arıyor

Dünya Gıda Günü kapsamında Şili’deki bilim insanları, gıda kayıpları ve israfını azaltmak için tarım-gıda artıklarının yeni bileşenlere ve katma değerli ürünlere dönüştürülmesine yönelik çalışmaları öne çıkarıyor. Şili’deki CREAS, gıda artıklarının yeniden değerlendirilmesine yönelik bilimsel ve teknolojik projeler yürütürken, bu çalışmalar mevcut kaynakların daha verimli kullanılmasını hedefliyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tahminlerine göre gıdanın yaklaşık %13’ü hasattan perakendeye ulaşana kadar kaybediliyor. Gıdanın bir başka %19’u ise ticaret, yemek hizmetleri ve hanelerde israf ediliyor. Kaynakta aktarılan bu oranlar, gıda kaynaklarının kullanımını yeniden değerlendirecek ve tarım-gıda sistemlerinin sürdürülebilirliğini güçlendirecek seçeneklerin araştırılması gerektiğine işaret ediyor. CREAS liderliğindeki INTERESA projesi, bira posası ve üzüm cibresi gibi tarım-gıda yan ürünlerinin işlenmesine odaklanıyor. Lif ve polifenoller gibi biyoaktif bileşenler içeren bu hammaddeler için, bileşenlerin kullanılabilirliğini ve işlevselliğini artıracak teknolojik işlemler araştırılıyor. Amaç, bu yan ürünlerin yeni gıda bileşenleri ve katma değerli gıdalarda değerlendirilmesini sağlamak. CREAS’ın diğer çalışmaları arasında ANID destekli CT CREAS, Corfo girişimi TT Green Foods, Valparaíso Bölgesel Hükümeti destekli REPROCESA ve balıkçılık kaynaklarına değer katmaya odaklanan Proyecto Humboldt II danışmanlıkları yer alıyor. Araştırmacılar, teknolojik çözümlerin yanı sıra bilim, sanayi ve insanların ihtiyaçları arasındaki bağın güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Hindistan ile Afrika Arasında Tarımsal İnovasyon İşbirliği Ele Alındı
Görsel kaynağı: Les Inspirations Éco · Özgün haber

Hindistan ile Afrika Arasında Tarımsal İnovasyon İşbirliği Ele Alındı

Hindistan ile Afrika arasındaki tarımsal inovasyon işbirliğinde, ortak deneyimlerin çiftçiler için somut ekonomik sonuçlara dönüştürülmesinin koşulları ele alındı. Policy Center for the New South (PCNS) ile Hindistan’daki Research and Information System for Developing Countries bünyesinde faaliyet gösteren DAKSHIN’ın öncülüğündeki webinara, Kamerun’daki CEIDES ve Gine’deki Stat View International da katıldı. Görüşmelerde maliyet, su yönetimi, altyapı, pazara erişim ve teknolojilerin sahadaki koşullara uyarlanması öne çıktı. Uzmanlar, bir inovasyonun geliştirilmiş veya kullanıma sunulmuş olmasının çiftçiler tarafından benimsenmesini ve daha yüksek gelir sağlamasını garanti etmediğini belirtti. PCNS ekonomisti Boutaina Lmasrar, bazı araçların bağlantı, erişilebilir danışmanlık veya destek eksikliği nedeniyle üreticilerin erişemeyeceği kadar pahalı ya da karmaşık kalabildiğini söyledi. Telefon, mobil veri ve abonelik gibi kalemlerin de çiftçiler için ek maliyet oluşturabileceği ifade edildi. Bu nedenle çözümlerin gerçek üretim koşullarında çiftçilerle denenmesi, kooperatifler ve dernekler aracılığıyla ortak erişimin kolaylaştırılması önerildi. Toplantıda inovasyonların yalnızca dağıtılan araç sayısıyla değerlendirilmemesi gerektiği vurgulandı. Verimlilik artışı, üreticinin net geliri ve sonuçların iklim baskısı altında sürdürülebilmesi temel ölçütler olarak sıralandı. Kamu kurumlarının benimsemeyi kolaylaştıran koşulları oluşturması, araştırma kuruluşlarının teknolojilerin hangi ortamlarda çalıştığını ve nasıl uyarlanacağını incelemesi, şirketlerin ise erişilebilir ekipman ve hizmet sağlaması gerektiği belirtildi. Orta ölçekli işletmelerin pazara erişiminde standartlar ve sermaye gereksinimleri de önemli engeller arasında gösterildi. Su stresi, toprak bozulması ve iklim belirsizliği, Hindistan ile Afrika arasında ortak çalışma alanları olarak öne çıktı. Debashis Chakraborty, kurak bölgelere uygun darı, sorgum ve baklagillerin yanı sıra yağmur suyu hasadı, besin yönetimi ve tarımsal hizmetlere bağlı meteoroloji danışmanlığı üzerinde durdu. Önerilen uygulamalı öğrenme alanlarında çiftçilerin, araştırmacıların, tohum üreticilerinin, mekanizasyon hizmeti sağlayıcılarının ve alıcıların bir araya getirilmesi; verim, maliyet ve gelirlerin birkaç sezon boyunca karşılaştırılması planlandı. Boutaina Lmasrar, Hindistan’daki Krishi Vigyan Kendras merkezlerinin teknolojileri yerel olarak test ettiğini, kullanım biçimlerini gösterdiğini ve çiftçileri eğittiğini aktardı. Fas’ın Afrika Tarımının Adaptasyonu girişimi de uyum öncelikleri, ortaklıklar ve finansman ihtiyaçlarını bir araya getiren bir örnek olarak anıldı. Gine’den verilen örnekte Jibril Barry, elektrik, sulama veya alıcı eksikliği bulunan bir çiftçi için dijital platformun tek başına yeterli olmadığını belirterek üretim, depolama ve yerel işleme yatırımlarıyla daha öngörülebilir ticari ilişkiler kurulmasını önerdi. Belaruslu Irina Komar ise eğitim, veterinerlik ve hayvan ıslahı alanlarında ortaklık fırsatlarına değindi.

Ermenistan ve Türkiye Bakanları Doğrudan Ticareti Görüştü
Görsel kaynağı: NEWS.am · Özgün haber

Ermenistan ve Türkiye Bakanları Doğrudan Ticareti Görüştü

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Ermenistan Ekonomi Bakanı Gevorg Papoyan ile Türkiye Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, cuma günü Erivan’da, Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nin Taraflar Konferansı’nın 17. toplantısı (COP17) marjında görüştü. Görüşmede, iki ülke arasında doğrudan ticaret kurulmasından doğabilecek fırsatlar ele alındı. Taraflar, sıhhi ve veteriner denetimine tabi malların taşınması ve transitine ilişkin prosedürleri değerlendirdi; ekonomik gündemle bağlantılı diğer karşılıklı ilgi alanlarını da görüştü. Yumaklı ayrıca tarım, hayvancılık ve çevre koruma dahil birçok alanda Ermenistan’la diyaloğun gelişmesinden memnun olduklarını ve ikili iş birliği platformlarına önem verdiklerini söyledi.

Avrupalı Çiftçiler Yıl Sonuna kadar Brüksel’de Gösteri Planlıyor
Görsel kaynağı: La Dernière Heure · Özgün haber
Veri haberi

Avrupalı Çiftçiler Yıl Sonuna kadar Brüksel’de Gösteri Planlıyor

Avrupalı çiftçiler, Avrupa Birliği’nin tarım politikasındaki bütçe kesintilerine tepki göstermek amacıyla yıl sonuna kadar Brüksel’de yeni bir gösteri düzenlemeyi planlıyor. Açıklamayı, Fransa’nın en büyük çiftçi federasyonu FSNEA’nın Başkanı Arnaud Rousseau, BFMTV’ye yaptı. Gösterinin biçimi henüz belirlenmedi; Rousseau çiftçilerin kararlılığının açık olduğunu söyledi. Eylemle, Avrupa Birliği’nin yeni çok yıllı bütçesinde tarıma ayrılacak pay konusunda baskı kurulması hedefleniyor. AB, 2028-2034 dönemi Ortak Tarım Politikası kapsamında gelir desteği için en az 300 milyar avro önerdi; mevcut dönem için bu tutar 387 milyar avro. Tasarruf yanlısı üye ülkeler daha fazla azaltma isterken, FSNEA bu önerilerin Fransa için %13’lük düşüş anlamına geldiğini ve mevcut iklimsel, ekonomik ve jeopolitik koşullar nedeniyle mantıksız olduğunu belirtti. Rousseau ayrıca Paris’in tarımsal yardımlarındaki belirsizlik ve gecikmeleri eleştirdi.

Ermenistan ve Türkiye Arasında Doğrudan Ticaret Görüşüldü
Görsel kaynağı: Aysor · Özgün haber

Ermenistan ve Türkiye Arasında Doğrudan Ticaret Görüşüldü

Ermenistan Ekonomi Bakanı Gevorg Papoyan, 16 Ekim'de COP17 kapsamında Türkiye Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile görüştü. Papoyan, görüşmede Ermenistan ile Türkiye arasında doğrudan ticaretin kurulmasıyla açılabilecek fırsatların ele alındığını açıkladı. Görüşmede ayrıca sıhhi ve veteriner denetimine tabi ürünlerin taşınması ile transit geçiş prosedürleri değerlendirildi. Taraflar, karşılıklı ilgi alanlarına giren ve ekonomik gündemle bağlantılı diğer konular hakkında da fikir alışverişinde bulundu.

Zespri, Çin’de Yetkisiz SunGold Üretimine Karşı Tedarik Seçeneklerini Değerlendiriyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

Zespri, Çin’de Yetkisiz SunGold Üretimine Karşı Tedarik Seçeneklerini Değerlendiriyor

Yeni Zelanda merkezli kivi pazarlama şirketi Zespri, Çin’de artan yetkisiz G3 (SunGold) kivi üretimine karşı iki stratejik seçeneği değerlendiriyor. Seçeneklerden biri, Çin’de doğrudan ve sıkı biçimde düzenlenmiş bir satın alma ve tedarik modeli kurarak yıl boyunca yüksek kaliteli ürün sağlamak. Zespri Üst Yöneticisi Jason Te Brake, Çin’de yasa dışı yetiştirilen meyvenin özellikle güney yarımküre sezonunun sonuna doğru Yeni Zelanda’dan ithal edilen ürüne karşı rekabet gücünü artırdığını söyledi. Te Brake, şirketin Çin pazarındaki uzun vadeli beklentilerine güvenini koruduğunu, ancak Çin’deki G3 hasatlarının kalitesinin yükselmesi, yerel markaların güçlenmesi ve dağıtım kanallarının gelişmesiyle ticari ortamın zorlaştığını belirtti. Çin üretimi, sezon sonunda kalite değişkenliği artan Yeni Zelanda meyvesiyle doğrudan rekabet ediyor. Zespri’nin diğer seçeneği, rekabeti yalnızca Yeni Zelanda’dan sürdürmek. Bu yaklaşımda sezon sonu meyve kalitesinin artırılması, daha uzun hasat sonrası ömre sahip çeşitlerin geliştirilmesi ve teknoloji yatırımlarının artırılması öngörülüyor. Çin’de üretimi kapsayan herhangi bir modelin Yeni Zelanda üreticileri için ekonomik değer oluşturması ve yerel ortakların markanın teknik ve ticari standartlarına uymasını teşvik etmesi gerekiyor. Zespri henüz resmi karar almadı; böyle bir teklifin uygulanması için üreticilerin resmi oylamayla onayı şart.

Bulgaristan’da Sofya ve Haskovo’da İki Koyun ve Keçi Çiçeği Odağı
Görsel kaynağı: Mediapool · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Sofya ve Haskovo’da İki Koyun ve Keçi Çiçeği Odağı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Bulgaristan Gıda Güvenliği Ajansı, Sofya bölgesindeki Elin Pelin ilçesine bağlı Ravno pole köyünde 180 küçükbaş hayvanın bulunduğu bir işletmede birincil koyun ve keçi çiçeği odağı tespit etti. Haskovo kentinde ise 122 küçükbaş hayvanın bulunduğu ikincil bir odak belirlendi. Her iki bölge için hastalığın kontrol altına alınmasına yönelik önlemler başlatıldı. Ravno pole’deki odağın çevresinde 5 kilometrelik koruma bölgesi oluşturuldu. Bu bölge Elin Pelin kenti ve Ravno pole köyünün yanı sıra Sofya kentinin bazı köylerini kapsıyor. Haskovo’daki odak için oluşturulan 5 kilometrelik koruma bölgesine ise Haskovo kenti ile Vıglârovo ve Konuş köyleri dahil edildi. Ayrıca her iki odak çevresinde 20 kilometrelik gözetim bölgeleri belirlendi. Koruma ve gözetim bölgelerinde koyun ve keçilerin taşınması yasaklandı. Bu yasağın, belirli koşullarda acil kesime gönderilecek hayvanlar için istisnası bulunuyor. Hayvanların kapalı barınaklarda tutulması istenirken, bölgedeki işletmelerde sayım yapılacak, Entegre Bilgi Sistemi VetIS kayıtları güncellenecek ve resmi veterinerlik denetimleri gerçekleştirilecek. Etkilenen bölgelerden elde edilen çiğ sütün taşınması ve işlenmesinde yürürlükteki mevzuata göre özel şartlar uygulanacak. Ajans, hastalığın insanlar için tehlike oluşturmadığını, ancak yayılması halinde önemli ekonomik zararlara yol açabileceğini bildirdi. Yetiştiricilere biyogüvenlik önlemlerine uyma, hayvanları düzenli gözlemleme ve şüpheli durumları derhal veterinere bildirme çağrısı yapıldı.

AB Tarım Bütçesi İçin Müzakereler Sürerken Örgütlerden OTP Çağrısı
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bütçesi İçin Müzakereler Sürerken Örgütlerden OTP Çağrısı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupa’daki başlıca tarım ve kooperatif örgütleri, Stockholm Bildirgesi ile güçlü, ortak ve yeterli finansmana sahip bir Ortak Tarım Politikası (OTP) talep etti. Copa ve Cogeca’nın çağrısı, Avrupa Birliği’nin 2028-2034 Çok Yıllı Mali Çerçevesi üzerindeki görüşmelerin sürdüğü dönemde geldi. İrlanda Konseyi dönem başkanlığının sunduğu bütçe önerisi henüz onaylanmış değil; liderlerin görüşmesi yalnızca müzakere sürecinin devam ettiğini gösteriyor. Stockholm Bildirgesi, Copa ve Cogeca’nın İsveç’in başkentinde 14-16 Ekim’de düzenlediği 12. Avrupa Çiftçiler Kongresi kapsamında hazırlandı. Kongrede yaklaşık 400 delege ve 54 konuşmacı, rekabetçilik, kuşak yenilenmesi, üretim maliyetleri ve gıda güvenliği gibi başlıkları ele aldı. Örgütler, tarımın Avrupa’nın gıda, yem, yakıt ve lif üretim kapasitesi açısından stratejik bir dayanak olduğunu belirterek OTP’nin bütçesinin en az mevcut düzeyde tutulmasını ve enflasyona göre uyarlanmasını istedi. Copa ve Cogeca ayrıca OTP için ayrı ve korunan bir bütçe, ortak politikanın niteliğinin korunması ve yeniden ulusallaştırmaya yol açabilecek bir yapıdan kaçınılması çağrısında bulundu. Örgütlerin talepleri arasında piyasa ve kriz yönetimi araçlarının güçlendirilmesi, inovasyon, suya dayanıklılık, altyapı, dijitalleşme ve biyoekonomi yatırımları ile daha basit ve orantılı bir OTP de yer aldı. Confagricoltura ve COPA Başkanı Massimiliano Giansanti, bütçe kararlarının Avrupa’nın vatandaşlarını besleme, kırsal alanları destekleme ve rekabetçiliğini koruma kapasitesini etkileyeceğini söyledi. İrlanda başkanlığının 10 Ekim’de yayımlanan önerisi, 2028-2034 dönemi için toplam 1.620 milyar avroluk bütçe öngörüyor. Bu tutar, Avrupa Komisyonu’nun ilk teklifinden yaklaşık %8 daha düşük. Metinde OTP kapsamında çiftçilerin gelir desteğine yönelik en az 261,01 milyar avroluk bir kaynak korunuyor. Öneri ayrıca ulusal planlardaki ilgili kaynakların en az %10’unun kırsal alanlara ayrılmasını ve ulusal tahsislerin %25’ine kadarının krizler ile ara dönem revizyonunda kullanılabilmesini öngörüyor. Ancak bu esneklik, garanti edilmiş ek tarım ödeneği anlamına gelmiyor; nihai kullanım ulusal planlara bağlı olacak. Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, revize önerinin geleneksel politikalarla yeni öncelikler arasındaki dengeyi bozabileceği uyarısında bulundu. Metsola, yeni öz kaynakların ulusal bütçeler üzerindeki baskıyı sınırlayabileceğini ve Parlamento’nun müzakerelerin tamamına dahil edilmesi gerektiğini savundu. Avrupa Konseyi anlaşmayı 2026 sonuna kadar tamamlamayı, yasal düzenlemeleri 2027’de kabul etmeyi ve yararlanıcılara finansman akışını Ocak 2028’den itibaren sürdürmeyi hedefliyor.

İtalya’da Akaryakıt Protestoları Tarımsal Gıda Tedarikini Zorluyor
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’da Akaryakıt Protestoları Tarımsal Gıda Tedarikini Zorluyor

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

İtalya’da çiftçiler ile karayolu taşımacıları, akaryakıt ve üretim maliyetlerindeki artışa karşı bir aydan uzun süredir protesto düzenliyor. Yerel gösteriler ve daha geniş katılımlı eylemlerle sürdürülen protestolarda motorin fiyatları, işletme giderleri ve daralan ekonomik marjlar nedeniyle acil müdahale ve maliyetleri sınırlayacak önlemler talep ediliyor. Eylemler özellikle ülkenin güneyinde yoğunlaşırken Calabria ve Sicilya’da taşımacılık durdurma eylemi 16-20 Ekim 2026 için duyuruldu. Protestoların etkisi akaryakıt dağıtımı ve mal teslimatlarına da yansıdı. Kaynağa göre eski Ilva işçilerinin Taranto’daki Eni rafinerisinin girişlerini bloke etmesi tankerlerin geçişini aksattı; bu durum Puglia ve Basilicata’daki bazı akaryakıt istasyonlarında sorunlara ve saatler süren kuyruklara yol açtı. Il Fatto Quotidiano’nun 15 Ekim tarihli haberinde ise Puglia ve Calabria’nın geniş kesimlerinde birçok istasyonda benzin ve motorin stoklarının tükendiği, gece saatlerinde de uzun kuyruklar oluştuğu aktarıldı. Kaynak, maliyet baskısının haneler ve işletmeler üzerindeki etkisini İtalya Ulusal İstatistik Enstitüsü’nün (Istat) eylül ayı sonunda açıkladığı verilerle birlikte ele alıyor. Buna göre enflasyon %4,2’ye ulaşırken enerji ve gıda, tüketici sepetinde en fazla ağırlık oluşturan temel kalemler arasında yer aldı. Akaryakıt dağıtımı ile mal teslimatlarındaki aksamaların ailelere, ticari işletmelere ve tarımsal gıda sistemine yansıdığı belirtiliyor. Confcooperative Agroalimentare ve Assalzoo, protesto hakkını tanırken bozulabilir tarım ürünlerinin hızlı taşınması ve hayvancılık işletmelerine yem tedarikinin kesintisiz sürmesi gerektiği uyarısında bulundu. Confcooperative Agroalimentare Başkanı Raffaele Drei, meyve ve sebzelerin sınırlı saklama süreleri nedeniyle soğuk muhafaza ve işleme merkezlerine çok kısa sürede ulaştırılması gerektiğini söyledi. Gecikmelerin ürün kalitesini düşürebileceğini ve tarım işletmelerinin bir sezonluk emeğini boşa çıkarabileceğini belirtti. Assalzoo Başkanı Massimo Zanin ise yemlerin hayvanlara her gün verilmesi gerektiğini vurguladı. Tedarikin uzun süre kesilmesinin hayvanların refahını, üretim kapasitesini ve sağlığını, ağır durumlarda yaşamını etkileyebileceğini söyleyen Zanin, yem ve hammadde taşıyan araçlarla çalışmayı sürdüren işletmeler için serbest ve güvenli geçiş talep etti. Tarım, Gıda Egemenliği ve Ormanlar Bakanı Francesco Lollobrigida da gösteri hakkına saygı duyduğunu, ancak ürünlerin dağıtımını engellemek amacıyla yolların kapatılmasının suç olduğunu söyleyerek ulaşım ve tedarikin sürdürülmesi çağrısı yaptı.

Et Sektörü İşverenleri Grevi Önlemek İçin Müzakere Çağrısını Yineledi
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber

Et Sektörü İşverenleri Grevi Önlemek İçin Müzakere Çağrısını Yineledi

İspanya’daki et sektörü işveren kuruluşları ANICE, FECIC ve AGEMCEX, toplu iş sözleşmesinin yenilenmesi için müzakerelere devam etmeye ve anlaşmaya hazır olduklarını açıkladı. Kuruluşlar, cuma günü 16’sında Ortak Arabuluculuk ve Tahkim Hizmeti (SIMA) önünde yaptıkları görüşmede bu tutumu yineledi. Görüşmeler, sektörde grev ilan edilmesinin ardından gerçekleştirildi. SIMA’daki arabuluculuk, işveren kuruluşlarının Ulusal Mahkeme’ye başvurmadan önce yürütmesi gereken uzlaştırma süreci kapsamında anlaşmazlık tutanağıyla sona erdi. İşverenler, bu işlemin tamamlanmasının müzakere imkanlarının tükendiği anlamına gelmediğini vurguladı. Kuruluşlar ayrıca sendikaların görüşmeye müzakere ekipleri yerine müzakereden bağımsız danışmanlarla katılmasını eleştirdi. ANICE, FECIC ve AGEMCEX, sendikaların kamuoyuna birden fazla grev günü duyurmasına rağmen çağrıyı henüz resmen kaydetmediğini belirtti. İşverenlere göre bu durum, aylardır gözlemledikleri müzakere isteksizliğinin yeni bir göstergesi. Kuruluşlar ekonomik ve çalışma koşullarına ilişkin tekliflerini art arda iyileştirdiklerini, sendikaların da sorumluluk üstlenerek anlaşmaya katkı sunması gerektiğini savundu. İşveren kuruluşları, grevin katılan çalışanlar için ekonomik kayıplara, şirketler için zorluklara ve et sanayisinin faaliyetleriyle gıda arzına zarar verebileceğini söyledi. Bu nedenle müzakerelerin siyasi veya seçim hesaplarından bağımsız yürütülmesi ve çatışma aşamasına geçmeden önce tüm anlaşma imkanlarının tüketilmesi çağrısı yaptı. Kuruluşlar, masadan kalkmadıklarını ve grevin kaçınılmaz kabul edilemeyeceğini ifade etti.

Rusya’da Süt İthalatına Ek Gümrük Düzenlemeleri Değerlendirilecek
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Süt İthalatına Ek Gümrük Düzenlemeleri Değerlendirilecek

Rusya Tarım Bakanlığı ile Ekonomik Kalkınma Bakanlığı, süt ve süt ürünlerinde kendine yeterliliği artırmak amacıyla ek gümrük-tarife düzenlemeleri getirilmesi konusunu değerlendirecek. Tarım Bakanı Oksana Lut, açıklamayı Vladimir Putin ile görüşmesinde yaptı. Rusya’nın Gıda Güvenliği Doktrini, süt ve süt ürünlerinde kendine yeterlilik oranının 2030’da %90’a çıkarılmasını öngörüyor; bu oran 2025 sonunda %85,3 olarak gerçekleşti. Lut, ilerlemenin sürdürülmesinde zorluk yaşandığını, süt ve süt ürünlerinin yaklaşık %15’inin halen diğer ülkelerden ithal edildiğini söyledi. Değerlendirilebilecek önlemler arasında, süt ürünleri ithalatçılarına yönelik kriterler de bulunuyor. EkoNiva Başkanı Ştefan Dürr ise Rusya pazarındaki et ve süt ürünleri ithalatını düzenlemek için yeni önlemler geliştirilmesini önerdi. Dürr, çocuk, tıp ve sporcu beslenmesine yönelik karmaşık süt bileşenlerinin iç pazarın ihtiyaçlarını karşılayabileceğini ve Çin, Güneydoğu Asya ile Kuzey Afrika’ya ihracatı artırabileceğini belirtti. İhracatın geliştirilmesi için devlet desteğinin korunmasını isteyen Dürr, 2027 bütçe taslağında tarım ürünleri ihracatçılarının ulaşım gideri sübvansiyonlarına 12 milyar rubleden fazla kaynak ayrıldığını söyledi. Putin de yeni pazar arayışlarında lojistik desteğinin sürdürülmesinin önemli olduğunu ifade etti.

G7, Gübre Piyasalarındaki Aksaklıklara Karşı 2,5 Milyar Dolar Mobilize Etti
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

G7, Gübre Piyasalarındaki Aksaklıklara Karşı 2,5 Milyar Dolar Mobilize Etti

G7 ülkeleri, Orta Doğu’daki krizin başlamasından bu yana gübre piyasalarındaki aksaklıklara yanıt vermek ve gıda sistemlerinin dayanıklılığını güçlendirmek amacıyla 2,5 milyar dolar mobilize ettiğini açıkladı. Finansman bilançosu 15 Ekim 2026’da Bangkok’ta sunuldu. Fransa Ekonomi Bakanlığı’nın 1127 sayılı açıklamasına göre tutarın neredeyse tamamı hibe biçiminde sağlandı. Finansman, G7 ile bazı ortak ülkelerin Haziran 2026’da kabul ettiği, enerji ve tarımsal girdilerdeki tedarik zinciri bozulmalarına yanıt veren uluslararası eylem planı kapsamında yürütülüyor. Planda Afrika’daki ülkelerde yeni krizlerin önlenmesine öncelik verilirken, gübrelerin fiziksel olarak bulunabilirliği ile çiftçilerin bu ürünleri satın alma mali kapasitesi ayrı sorunlar olarak ele alınıyor. Düzenek kapsamında ticari akışların ve lojistik koridorların sürdürülmesi, en fazla etkilenen işletmelerin nakit akışının desteklenmesi ve uluslararası finans kuruluşlarının araçlarının kullanılması öngörülüyor. Uzun vadeli hedefler arasında piyasa takibinin güçlendirilmesi, entegre toprak verimliliği yönetiminin teşvik edilmesi ve yerel ya da bölgesel gübre üretim kapasitesinin geliştirilmesi bulunuyor. Bununla birlikte açıklanan 2,5 milyar doların tamamı gübre alımlarına karşılık gelmiyor olabilir. Açıklamada ülkelere ve finansman araçlarına göre dağılım ile finanse edilen gübre hacmi verilmedi. Tutar, Bangkok toplantısında serbest bırakılan yeni bir paket değil, Orta Doğu’daki krizin başlangıcından bu yana mobilize edilen finansmanların kümülatif toplamı. Fas bakımından olası ticari etkilerin ise yararlanıcı ülkelere, tahsis koşullarına ve finanse edilen projelere bağlı olacağı belirtildi.