ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

320 haber · Sayfa 11

Altın Sarılıkta Yalnızca Zararlıya Karşı Mücadele Yetmiyor
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber

Altın Sarılıkta Yalnızca Zararlıya Karşı Mücadele Yetmiyor

Bir değerlendirmede, üzümde görülen Flavescence dorée (FD) olarak adlandırılan altın sarılık fitoplazma hastalığıyla mücadelede yalnızca hastalık etmenine odaklanmanın yeterli olmayabileceği belirtildi. Hastalık ve zararın ortaya çıkışında zararlı organizmanın yanı sıra duyarlı bitki ile uygun çevre koşullarının birlikte rol oynadığı ifade edildi. Makaleye göre iklim değişikliğiyle artan çevresel stresler, bitkilerin parazitlere karşı duyarlılığını yükseltiyor. Uzun kuraklık dönemleri, sıcak hava dalgaları, yoğun morötesi ışınım, su dengesindeki ani değişimler, ani seller ve artan atmosferik kuraklık bitkilerde kalıcı fizyolojik stres oluşturabiliyor. Bu koşulların yalnızca verim kaybına değil, enfeksiyona yatkınlığın artmasına da yol açabileceği aktarıldı. Değerlendirmede bitkinin güncel fizyolojik durumunun, belirtilerin ortaya çıkışı ve zararın şiddeti bakımından zararlı organizma kadar önemli olduğu vurgulandı. Enerji ve su dengesi, beslenme, antioksidan sistem ile genel stres toleransının birlikte ele alınması gerektiği belirtildi. Üzümdeki FD hastalığının ise daha genel bir bitki fizyolojisi sürecini görünür kılan model bir örnek olduğu kaydedildi.

Avrupa Tarımının Yeni Sınavı: Su
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa Tarımının Yeni Sınavı: Su

Avrupa tarımında su, yalnızca çevre politikalarının konusu olmaktan çıkarak üretim ve gıda arzı güvenliğinin temel unsurlarından biri haline geliyor. Ypaithros’taki değerlendirmeye göre Ursula von der Leyen’in Avrupa Birliği’nin su girişimini duyurmasının ardından Avrupa Komisyonu, Su Dayanıklılığı Paydaş Platformu’nu başlattı. Platformun amacı, su dayanıklılığı stratejisinin uygulanmasını hızlandırmak olarak aktarılıyor. Farm Europe verilerine dayandırılan yazıda, kuraklığın 2026’da AB tarım arazilerinin yaklaşık %70’ini etkilediği belirtiliyor. Bununla birlikte su baskısının Avrupa genelinde aynı olmadığı; Akdeniz’de yapısal kuraklığın, Kuzey ve Orta Avrupa’da ise mevsimsel dengesizliklerle yeni kırılganlıkların öne çıktığı ifade ediliyor. Yunanistan gibi su baskısının kalıcı özellikler kazandığı ülkelerde çözümün yalnızca tüketimi azaltmaya indirgenemeyeceği savunuluyor. Yazı, uyum için su depolama kapasitesinin artırılması, modern sulama şebekeleri, suyun yeniden kullanımı, toprak yönetiminin iyileştirilmesi ve tarladaki kararları destekleyecek dijital araçların birlikte ele alınması gerektiğini öne sürüyor. Tarım topraklarının su tutma, yeraltı suyu rezervlerinin beslenmesi ve kuraklıkla seller karşısında dayanıklılık açısından da rol oynadığı belirtiliyor. Avrupa Komisyonu’nun su dayanıklılığı yatırımlarını hızlandırmak üzere başlangıç hedefi 20 pilot proje olan bir mekanizma başlattığı aktarılırken, finansmanın yalnızca Ortak Tarım Politikası’ndan değil, daha geniş Avrupa araçlarından sağlanması gerektiği görüşü dile getiriliyor. Sigortanın zarar oluştuktan sonra devreye girdiği, asıl dayanıklılığın önleyici yatırımlarla başlaması gerektiği vurgulanıyor.

Monte Patria’da Sulama Altyapısı ve Su Güvenliği İçin Çalışma
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Monte Patria’da Sulama Altyapısı ve Su Güvenliği İçin Çalışma

Şili Ulusal Sulama Komisyonu (CNR) Coquimbo Bölge Koordinatörü Rodrigo Órdenes, Monte Patria’daki tarım topluluğu ile Rapel Nehri Gözetim Kurulu temsilcileriyle bir araya gelerek bölgedeki sulama altyapısını ve çiftçilerin su ihtiyaçlarını inceledi. 1 Ekim 2026’da yapılan saha çalışmasının amaçları arasında su kullanımında verimliliği artırmak, iklim değişikliğine karşı dayanıklılığı güçlendirmek ve üreticilerin önceliklerini belirlemek yer aldı. Órdenes, Monte Patria Tarım Topluluğu yöneticileriyle La Viñita kanalını ve su depolama havuzunu, Rapel Nehri Gözetim Kurulu temsilcileriyle de Molino de Rapel kanalının farklı bölümlerini gezdi. CNR koordinatörü, sulama yapılarının yanı sıra su kullanıcılarının örgütlenmesinin de önem taşıdığını belirterek, çiftçilerin kuraklık dönemlerinde suyu vardiya ve anlaşmalarla yönettiğini, yoğun yağışlara karşı ise kanalların temizliği ve altyapının korunması için birlikte hareket ettiğini ifade etti. Monte Patria Tarım Topluluğu Başkanı Cristian Rojo, CNR ve Tarımsal Kalkınma Enstitüsü (INDAP) desteğiyle kanalın farklı bölümlerindeki iyileştirmeleri yönlendiren bir ön fizibilite çalışmasına sahip olduklarını söyledi. Toplam uzunluğu 11,5 kilometre olan kanalın 5,5 kilometresinde iyileştirme yapıldı. Topluluk ayrıca 2025 tarihli 22 numaralı Sulama Yasası yarışmasıyla finanse edilen bir havuz inşa ediyor; bu havuzla mevcut 15 bin metreküplük kapasiteye 8 bin metreküp eklenmesi hedefleniyor. Yağışlar kanalın başlangıcındaki su alma yapısına ve bir boru bölümüne zarar verdi. Çiftçiler geçici onarımlar yaparken acil durum programı başvurusunun sonucunu bekliyor. Rapel Nehri Gözetim Kurulu ise kanalların kaplanması ve borularla kapalı sisteme alınmasını sürdürmeyi, ayrıca etek bölgesindeki su havuzunun yeniden faaliyete geçirilmesini değerlendiriyor.

Bulgaristan’da Ekim İçin Don ve Hastalık Uyarısı
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Ekim İçin Don ve Hastalık Uyarısı

Bulgaristan’da ekim ayının ilk on gününde değişken, serin ve yağışlı hava bekleniyor. Ulusal Meteoroloji ve Hidroloji Enstitüsü agrometeoroloğu Dukena Joleva’nın aktardığı tahmine göre sıcaklıklar iklim normalleri civarında veya altında seyredecek. Dönemin sonunda yaygın don beklendiği için dona maruz kalabilecek sebze ürünlerinin zamanında hasat edilmesi gerekiyor. Nemli koşulların sonbahar meyvelerinde geç kahverengi çürüklük, hasat edilmemiş üzümde ise gri çürüklük gelişimini kolaylaştıracağı belirtildi. Yağışların üst toprak katmanlarını ve mevsimlik toprak işleme koşullarını iyileştirmesi beklenirken, yaz sonundaki kuraklık nedeniyle eylülde kışlık kolza ekimi için bazı teknik sürelerin kaçırıldığı kaydedildi. Ekim ayı kışlık tahılların ekimi için uygun dönem olarak gösterildi. Buğday ekimi için teknik süre Kuzey Bulgaristan’da ayın ilk on günü, Güney Bulgaristan’da 15-25 Ekim, Karadeniz kıyısında ise ay sonu olarak belirtildi. Ay içindeki yağışların 50 santimetrelik toprak katmanındaki nem rezervlerini artırarak ekilen ürünlerin başlangıç gelişimini desteklemesi bekleniyor. Kışlık tahıllarda tarla faresi, tahıl böceği ve tahıl sineklerinin izlenmesi istendi. Tarla faresi için ekonomik zarar eşiği dekarda iki aktif koloni, adi tahıl böceği larvaları için metrekarede üç olarak verildi.

Zimbabve Buğday Üretimini İklim Risklerine rağmen Büyütüyor
Görsel kaynağı: Kilimo News · Özgün haber
Veri haberi

Zimbabve Buğday Üretimini İklim Risklerine rağmen Büyütüyor

Zimbabve, buğday üretiminde son altı yılda önemli bir genişleme sağladı. Ulusal TAAT Buğday Tarla Günü 2026’da konuşan Tarım, Mekanizasyon ve Su Kaynaklarının Geliştirilmesinden Sorumlu Daimi Sekreter Obert Jiri, ekim alanının 2020’de yaklaşık 60.000 hektardan 130.000 hektarın üzerine çıktığını söyledi. Aynı dönemde tüm sektörlerde ortalama verim hektar başına yaklaşık 2 tondan 5,3 tonun üzerine yükseldi. Küçük üreticilerin sektöre katılımı ve özel sektör yatırımları da arttı. Buğdayın büyüyen rolü, 2024 kuraklığında tahılın savunmasız hanelere dağıtılan gıdalar arasında yer almasıyla daha belirgin hale geldi. Jiri, ülkenin yerel olarak üretebildiği ürünleri ithal etmek istemediğini belirtirken, Zimbabve’nin bazı sanayi ihtiyaçlarını karşılamak için sert buğday ithal etmeyi sürdürdüğünü aktardı. Islahçılar ve tohum şirketleri, sert buğday özelliklerine sahip çeşitler geliştiriyor; tohum arzını artırmak için Nhema çeşidinin çoğaltılması da sürüyor. Bununla birlikte El Niño kaynaklı riskler ve değişen iklim, üretim artışlarının korunmasını zorlaştırıyor. Jiri, daha yüksek verimli, kuraklığa, hastalıklara ve zararlılara dayanıklı, daha az su isteyen çeşitlerin geliştirilmesi çağrısında bulundu. İklim değişikliğine uyum kapsamında yazlık buğday üretiminin olanaklarının da yeniden değerlendirilmesini istedi. Ülke ayrıca yalnızca üretimi artırmayı değil, yerli buğdayın işlenmesini ve daha fazla ürüne dönüştürülmesini hedefliyor. TAAT Buğday Programı, özellikle küçük üreticilerin verimliliğini ve gelirlerini artırmak için kanıtlanmış teknolojileri çiftçilere ulaştırırken, değer zincirini işleme aşamasına genişletmeye çalışıyor.

Ukrayna'da Buğday ve Mısır Fiyatları Son Beş Haftada Geriledi
Görsel kaynağı: 24 Kanal · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna'da Buğday ve Mısır Fiyatları Son Beş Haftada Geriledi

Ukrayna’da buğday ve mısır fiyatları son beş haftada hızla geriledi. Finansal analist Andriy Şevçişin, piyasaların limanların tamamen açılabileceği ihtimalini fiyatlıyor olabileceğini söyledi. Ancak bu yönde henüz resmi bir bilgi bulunmuyor. Şevçişin, Ukrayna’dan Türkiye’ye ayçiçeği taşıyan bir geminin önceki gün yola çıkıp zarar görmemesinin piyasalardaki iyimserliği artırmış olabileceğini belirtti. Analiste göre fiyat şokunun başlıca nedenlerinden biri, ABD Tarım Bakanlığı (USDA) raporunda Amerikan mısır stoklarının piyasa beklentisini aşmasıydı. Stoklar 2,095 milyar kileye ulaşırken beklenti 1,918 milyar kile düzeyindeydi. Çin’in mısır tarifelerini düşürmeyi önermesine rağmen ABD tahılı alımına ilişkin yeni taahhüt vermemesi de fiyatlar üzerinde ek aşağı yönlü baskı oluşturdu. Ukrayna’nın gıda ihracatı Ağustos 2026’da %21,4 düşerek 1,279 milyar dolara geriledi; buna karşılık yılın ilk sekiz ayında ihracat %5,3 artışla 15,4 milyar dolara çıktı. Analist, limanlardaki sorunlara rağmen ihracatın %45’inin daha yüksek maliyetlerle sürdüğünü ve tekil gemilerin sefer yaptığını söyledi. Kaynakta ayrıca altyapıya yönelik saldırıların Ukrayna’daki ve küresel ölçekteki gıda güvenliği açısından zorluk yarattığı belirtildi.

Çiftçiler Şeker Vergisine Karşı Ülke Çapında Protesto Başlattı
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Çiftçiler Şeker Vergisine Karşı Ülke Çapında Protesto Başlattı

Almanya’da çiftçiler ve taşıma işletmecileri, şeker pancarı hasadının başlamasıyla planlanan şeker vergisine karşı ülke çapında araçlı protesto başlattı. Pancar taşıyan kamyonlara “Şeker vergisine hayır!” yazılı etiketler yapıştırılırken, eylemle verginin şeker pancarı üretimi ve kırsal bölgeler üzerindeki olası sonuçlarına dikkat çekiliyor. Vergi henüz yürürlüğe girmiş değil; koalisyon gruplarının hazırladığı yasa taslağı bu hafta basına yansıdı. Taslağa göre 100 mililitrede 5 gramdan fazla ilave şeker içeren içecekler, Temmuz 2027’den itibaren üç kademeli bir tarifeyle vergilendirilecek. Federal Tarım Bakanlığı hesaplamalarına göre içecek pazarı üzerinden yılda 440.000 ila 556.000 ton şeker satılıyor. Agrarheute’nin aktardığı yaklaşık hesaplamada, verginin 11.500 ila 17.300 hektarlık şeker pancarı ekimini, yani yıllık alanın %3 ila 5’ini riske atabileceği belirtiliyor. Üreticiler, tüketicilerin şekerli içeceklerden uzaklaşmasıyla bölgesel pancar şekerinin yerini yapay tatlandırıcıların alabileceğinden endişe ediyor. Şeker üreticilerini temsil eden Wirtschaftliche Vereinigung Zucker’ın (WVZ) başkanı Stefan Streng, düşük şeker fiyatları, kuraklık, tarımsal zararlılar ile enerji ve iklim koruma maliyetlerinin sektörü zaten zorladığını söyledi. Hükümet, vergi artışının üretici ve perakendeciler tarafından tüketicilere yansıtılmasını ve kalıcı olarak yılda 1 milyar avronun üzerinde ek gelir sağlanmasını bekliyor. WVZ ayrıca yeni bildirim, denetim ve idari yüklerin de dolaylı olarak tüketicilere yansıyacağını savunuyor.

Kanadalı Çiftçi Gruplarından Ulusal Bitki Islahı Stratejisi Çağrısı
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber
Veri haberi

Kanadalı Çiftçi Gruplarından Ulusal Bitki Islahı Stratejisi Çağrısı

Kanada’daki dokuz üretici ve sektör kuruluşu, ülkenin farklı ürün ve bölgelerine özgü ekonomik koşulları dikkate alan ulusal bir bitki ıslahı stratejisi oluşturulmasını istedi. Ortak vizyon belgesini destekleyen kuruluşlar, Kanada’daki çiftçiler için yeni çeşitlerin geliştirilmesini sürdürecek istikrarlı kamu yatırımına ihtiyaç olduğunu belirtti. Gruplara göre özel sektör yatırımı, pazar büyüklüğü ve telif geliri potansiyeli sınırlı ürünlerde yeterli olmayabiliyor. Bu nedenle yulaf, gıda amaçlı soya, Doğu Kanada’da yetiştirilen buğday ve arpa, Ontario kanolası ile kuru fasulye dahil bazı baklagiller için kamu desteğinin önemli olduğu ifade edildi. Kuruluşlar, çeşitlerin Kanada’nın farklı hava, toprak, zararlı ve hastalık koşullarına göre geliştirilmesi gerektiğini savundu. Kuruluşlar, mevcut tarımsal finansman çerçevesinin sona ermesinden önce 2028’deki yeni çerçeve için çok yıllı federal yatırım talep ediyor. Agriculture and Agri-Food Canada tarafından desteklenen mevcut bitki ıslahı programlarının finansmanının mevcut çerçevenin sonunda sona ereceği belirtildi. Yeni bir çeşidin geliştirilmesi çoğu zaman on yıldan uzun sürdüğü için, geliştirme aşamasındaki çeşitlerin test ve değerlendirmeye devam edebilmesi amacıyla uzun vadeli finansmanın korunması isteniyor. Ayrıca bir sonraki AgriScience Programı’nın, özel sektör yatırımının düşük kaldığı ürünlerde çeşit geliştirme sürecinin tüm aşamalarını desteklemesi çağrısı yapıldı. Stratejinin her ürüne tek bir finansman modeli uygulamak yerine ürün ekonomisi, bölgesel koşullar ve pazar ihtiyaçlarına göre şekillenmesi önerildi.

Rusya’da Yağlı Tohum Hasadı 38 Milyon Tona Ulaşabilir
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Yağlı Tohum Hasadı 38 Milyon Tona Ulaşabilir

Rusya’da yağlı tohum üretiminin, ketencik ve keten de dahil edildiğinde 38 milyon tona ulaşabileceği tahmin ediliyor. Ruseed Analitik Merkezi Başkanı Margarita Svişeva’nın açıklamasına göre ayçiçeğinde 21 milyon ton, kolzada 7,3 milyon ton ve soyada 8 milyon tonun biraz üzerinde üretim bekleniyor. Üç ana ürünün toplamının 36,5 milyon tona ulaşacağı öngörülüyor. 29 Eylül itibarıyla yağlı tohumlar yaklaşık 7,96 milyon hektarda hasat edildi ve toplam üretim 13,78 milyon ton olarak gerçekleşti. Hasat alanı geçen yılın aynı dönemine göre 19 bin hektar artarken, üretim 13,82 milyon tonluk önceki yıl seviyesinin biraz altında kaldı. Ayçiçeği hasadı, ekimin daha geç yapılması nedeniyle geriden geliyor; buna karşın verimin geçen yıldan yüksek olduğu belirtiliyor. Yağlı tohum ekim alanlarının 2026’da 22,5 milyon hektara yükseldiği, bunun 2025’e göre %6 artış anlamına geldiği bildirildi. Alanlardaki büyüme özellikle Volga bölgesi, Ural ve Sibirya’da görülüyor. Ancak Ruseed uzmanları, ayçiçeğinde böcek zararının hastalıklara zemin hazırladığını ve yağ oranını düşürebileceğini belirtiyor. Sonbaharda hastalıkların ilerlemesi de üretim tahminleri açısından risk oluşturuyor. Ayçiçeği yağı üretiminin bu sezon geçen yıldan yüksek olması beklenirken, iç talep yaklaşık 2,6 milyon ton düzeyinde bulunuyor. İhracat ise Azak-Karadeniz havzasındaki deniz taşımacılığı sorunları nedeniyle istikrarsız seyrediyor. İhracat sıkıntısı iç fiyatları da etkiledi; 20 Eylül itibarıyla soya fiyatları yıllık karşılaştırmada %11, ayçiçeği fiyatları %23 geriledi. Svişeva, üretim artışının sürmesi halinde 2027’de fiyatlar üzerindeki baskının güçlenebileceğini, bu nedenle işleme kapasitesi ve dış talebin artırılması gerektiğini söyledi.

Şeker Kamışı ve Otlaklarda Cigarrinha Zararlısı Verimliliği Tehdit Ediyor
Görsel kaynağı: Agrolink · Özgün haber

Şeker Kamışı ve Otlaklarda Cigarrinha Zararlısı Verimliliği Tehdit Ediyor

Cigarrinha türlerinin şeker kamışı alanları ve otlaklarda yayılması, bitkilerin gelişimi, üretim kalitesi ve verimlilik açısından üreticileri endişelendiriyor. Şeker kamışında kök cigarrinhası, sapların kalitesini etkileyerek şeker oranı, lif miktarı ve endüstriyel işleme üzerinde sonuçlar doğurabiliyor. Otlaklardaki yoğunluk ise yem bitkilerinin üretim ve kalitesini azaltabiliyor, ayrıca alanların bozulmasına katkıda bulunabiliyor. Kaynakta, bu zararlılarla mücadele seçenekleri arasında Metarhizium anisopliae adlı entomopatojenik mantarın kullanımı gösteriliyor. CJ Selecta, söz konusu biyolojik etkeni içeren Soldaz adlı mikrobiyolojik insektisiti farklı cigarrinha türlerinin yönetimi için sunuyor. Şirketin açıklamasına göre ürün, gram başına en az 2 x 10⁹ canlı konidyum içeren ıslanabilir toz formunda bulunuyor. Mantarın böceğe yapışma, çimlenme, nüfuz etme, kolonileşme ve enfeksiyon süreçleriyle zararlının ölümüne yol açtığı belirtiliyor. Ürünün, bulaşan böcekler arasındaki sporların doğal yayılımını da desteklemesinin hedeflendiği aktarılıyor.

Azerbaycan’da Tarım İçin Asgari Fiyat Mekanizması Önerisi
Görsel kaynağı: Report.az · Özgün haber

Azerbaycan’da Tarım İçin Asgari Fiyat Mekanizması Önerisi

Azerbaycan milletvekili Ali Masimli, Milli Meclisin sonbahar oturumunun ilk genel kurul toplantısında tarım sektörü için asgari fiyat mekanizması uygulanmasını önerdi. Masimli, özellikle Şeki-Zagatala bölgesindeki fındık üreticilerinin karşılaştığı sorunlara dikkat çekti. Milletvekiline göre ürün fiyatlarının yaklaşık yarıya inmesi ve tarım zararlılarının işletmelere verdiği zarar, bazı çiftlikleri kârsız bıraktı veya çok düşük gelirle karşı karşıya getirdi. Masimli, mevzuatta üretim maliyetlerinin sigortalanmasını ve üreticilere asgari kârlılık düzeyi sağlayacak bir mekanizmanın yer almasını istedi. Ayrıca mevcut uygulama mekanizmasının zayıf olduğunu belirterek yeni bir Tüketicinin Korunması Kanunu çıkarılması çağrısında bulundu.

İspanyalı Nar Üreticileri 2026 Hasadını 40.000-50.000 Ton Öngörüyor
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

İspanyalı Nar Üreticileri 2026 Hasadını 40.000-50.000 Ton Öngörüyor

İspanya'da nar üreticileri, 2026 kampanyasında 40.000-50.000 ton arasında ürün hasat etmeyi bekliyor. Bu tahmin, 2025'e benzer bir sezon öngörüsüne dayanıyor. Üretimin önemli bölümünü oluşturan Mollar ve Wonderful çeşitlerinde hasadın ekimin ikinci haftasından itibaren başlaması planlanırken, nihai sonuçların hava koşullarının seyrine bağlı olacağı belirtiliyor. Sektör, 2025'teki toparlanmanın ardından yeni kampanyaya giriyor. İspanya Tarım, Balıkçılık ve Gıda Bakanlığı verilerine göre ülkenin nar üretimi 2025'te 2024'e kıyasla %20,7 arttı. 2024, özellikle iklim koşulları ve Scirtothrips aurantii olarak bilinen trips zararlısının etkisiyle Alicante'deki üretimin yaklaşık 25.000 tona gerilediği zor bir yıl olmuştu. Narın üretimden işlemeye kadar daha yüksek katma değerle değerlendirilmesine yönelik Granatum Europa projesi de sektördeki çalışmalar arasında yer alıyor. Çiftçi Eduardo Vidal Maderas'ın yönettiği proje; üniversiteler, araştırma merkezleri, tarım-gıda sanayisi ve laboratuvarlarla iş birliği yaparak meyvenin farklı bölümlerinden türev ürünler geliştirmeyi ve nar bileşiklerini incelemeyi amaçlıyor. Projeye bağlı işletmeler, 2026 ürününün hava koşulları elverdiği takdirde geçen yıla benzer olmasını bekliyor. Ancak yazın yüksek sıcaklıklarının kendi ürünlerinin bir bölümünde etkileri görülürken, narların yaklaşık %20'sinin taze satışta aranan estetik standartlara ulaşamayabileceği tahmin ediliyor. Bu meyvelerin meyve suyu ve punikalajin içeriği yüksek ekstrakt üretiminde kullanılması planlanıyor.

AB'de Yunan Balıkçı Filosuna Finansman İçin Ön Anlaşma
Görsel kaynağı: Ypaithros · Özgün haber
Veri haberi

AB'de Yunan Balıkçı Filosuna Finansman İçin Ön Anlaşma

Brüksel'de Avrupa Birliği'nin (AB) 2028-2034 dönemindeki yeni Ortak Balıkçılık Politikası çerçevesi üzerinde ön anlaşmaya varıldı. Anlaşma, 12 yıl sonra ilk kez balıkçı filosunun yenilenmesi ve modernleştirilmesi için Avrupa finansmanı yolunu açıyor. Yunanistan Tarım ve Gıda Bakanı Margaritis Schoinas, gelişmenin ülkenin yaşlı balıkçı filosu ve küçük ölçekli kıyı balıkçılığı açısından önem taşıdığını belirtti. Yeni çerçeve kapsamında destek, yalnızca mevcut teknelerdeki yatırımlarla sınırlı olmayacak; yeni teknelerin inşası veya satın alınması da öngörülen koşullar çerçevesinde finanse edilebilecek. Amaç, daha genç, güvenli ve modern bir filo oluşturmak. Ayrıca küçük ölçekli kıyı balıkçılığı teknelerinin kapasite kurallarında, yenileme ve modernleştirme yatırımlarını kolaylaştıracak daha fazla esneklik sağlanması planlanıyor. Finansman olanakları, gerekli stok iyileştirme önlemlerinin uygulanması koşuluyla aşırı avlanmış stokların bulunduğu filonun bazı kesimlerini de kapsayabilecek. Bunun yanında daha temiz ve verimli motorlar ile sevk sistemlerine yatırımlar desteklenebilecek; enerji verimliliğini artıran veya karbondioksit salımını azaltan yatırımlarla bağlantılı kapasite esnekliği uygulanabilecek. Metin, balıkçılığa ilişkin özel koşulları önemli zarar vermeme (DNSH) ilkesiyle ilişkilendirirken, küçük ve orta ölçekli işletmelerin idari yükünün artırılmamasını da öngörüyor. Schoinas, anlaşmanın ardından Avrupa Parlamentosu ile görüşmelerin sürdürüleceğini ve sürecin henüz tamamlanmadığını söyledi.

Yeni Teknolojiler Brezilya’nın Tarımsal Üretimini Mevcut Arazide İkiye Katlayabilir
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Teknolojiler Brezilya’nın Tarımsal Üretimini Mevcut Arazide İkiye Katlayabilir

Brezilya, yeni teknolojilerin kullanılmasıyla mevcut tarım arazilerinde tarımsal üretimini önümüzdeki 50 yılda iki katına çıkarma potansiyeline sahip görülüyor. São Paulo Üniversitesi Genetik Bölümü profesörü Dr. Carlos Alberto Labate, özellikle biyolojik hastalık ve zararlı kontrolündeki gelişmelerin üretimi artırabileceğini belirtti. Üniversiteyle bağlantılı Brezilyalı tarım biyoteknolojisi şirketi Genica, ürünleri hastalık ve zararlı saldırılarından koruyabilecek bakteri türlerini belirliyor. Kaynakta bu yaklaşımın mevcut arazilerde üretim artışı sağlayabileceği ifade ediliyor.

Yeni Zelanda Küresel Sığır Eti Talebini Karşılamada Avantajlı Konumda
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda Küresel Sığır Eti Talebini Karşılamada Avantajlı Konumda

Yeni Zelanda’nın küresel sığır eti talebini karşılamak için avantajlı bir konumda olduğu belirtildi. Wellington’daki Kırmızı Et Sektörü Konferansı’nda konuşan Global AgriTrends analisti Brett Stuart, Donald Trump’ın ticaret politikasının ABD’nin kırmızı et sektörünü güçlendirmediğini söyledi. Stuart, 300 bin ton ithal sığır etine uygulanan tarifelerin kaldırılmasının ABD sektörü için daha fazla zarar yaratacağını savundu. Bu adımın Amerikalılar için fiyatları düşürürken ABD’deki sığır sürüsünün yeniden büyümesine alan açacağını belirten Stuart, kararın sektörün ihtiyaçlarının yeterince anlaşılmadığını gösterdiğini ifade etti.

Azerbaycan Tarım Heyeti Çin’de Modern Teknolojileri İnceledi
Görsel kaynağı: Report.az · Özgün haber

Azerbaycan Tarım Heyeti Çin’de Modern Teknolojileri İnceledi

Azerbaycan Tarım Bakanlığı bünyesinde kurulan Buğday-Pamuk Uygulama Grubu üyelerinden oluşan heyet, Çin’de modern tarım teknolojileri üzerine incelemelerde bulundu. Heyet, Korla ve Changsha kentlerinde modern yetiştirme teknikleri, otomatik hasat, tohum üretimi ve yenilikçi işleme yöntemleri hakkında bilgi aldı. Korla’da Xinjiang Seed Industry Co. Ltd. yöneticileriyle görüşen heyet, pamuk yetiştiriciliğinde yeni çeşitlerin geliştirilmesi, sulama sistemleri ve hasadın otomasyonu konularını ele aldı. Heyet ayrıca pamuk tarlaları ile yeni çeşitlerin demonstrasyon parsellerini ziyaret etti. Bölgedeki üretimde zararlılara ve hastalıklara dayanıklı genetiği değiştirilmiş pamuk çeşitleri, damla sulama sistemleri ve modern pamuk hasat makinelerinin kullanıldığı aktarıldı. Changsha’daki Longping High-Tech Park’ta ise tohum üretimi, yeni çeşit geliştirme, moleküler ıslah, genetik araştırmalar, hibrit pirinç, mısır ve sebze tohumları ile dijital ve akıllı tarım çalışmaları incelendi. Azerbaycan Tarım Bakanlığı, Çin deneyiminin modern teknolojilerin kullanımını, verimliliği, su ve diğer kaynakların etkin değerlendirilmesini ve tohum üretimini geliştirmeye katkı sağlayacağını bildirdi.

Tocopilla’da Meyve Sineği Kampanyası Üç Döngü Sonra Sonlandırıldı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Tocopilla’da Meyve Sineği Kampanyası Üç Döngü Sonra Sonlandırıldı

Şili Tarım ve Hayvancılık Servisi (SAG), Antofagasta Bölgesi’ndeki Tocopilla’da Akdeniz meyve sineğine (Ceratitis capitata) karşı yürütülen eradikasyon kampanyasını, üç biyolojik döngü boyunca yeni tespit yapılmaması üzerine sona erdirdi. Son yakalama 25 Mayıs 2026’da kaydedildi; SAG, kampanyayı kapatmadan önce gerekli süre boyunca bölgede izlemeyi sürdürdü. Kampanya sırasında sekiz yetişkin sinek tespit edildi. Analizlerde larva odağı veya bulaşık meyve bulunmadı ve bildirilen toplam bulaşma oranı %0 olarak kayda geçti. Çalışmalar Tocopilla’nın kentsel alanları ile kıyı kesimini kapsadı; tarım ürünlerinin taşınması ve ticareti de denetlendi. Düzenlemeye tabi alanda 13.732 mülk ziyareti gerçekleştirildi, 95 ek tuzak kuruldu ve bu tuzaklar 5.914 kez kontrol edildi. Kontrol kapsamında 20 türe ait 124,73 kilogram meyve kaldırılırken, ayrıca 34,60 kilogram meyve laboratuvarda analiz edildi. SAG prosedürüne göre son yakalama veya larva odağı tespitinden sonra üç teorik biyolojik döngü boyunca yeni bulgu olmaması kampanyanın sonlandırılması için gerekiyor. Servis, kampanya sonrasında bölgede önleyici izlemeyi sürdürecek.

AB, Dört Narenciye Zararlısını Öncelikli Listeden Çıkarmayı Değerlendiriyor
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

AB, Dört Narenciye Zararlısını Öncelikli Listeden Çıkarmayı Değerlendiriyor

Avrupa Birliği (AB), bitki hastalıkları ve zararlıları için oluşturulan öncelikli listeyi gözden geçiriyor. Avrupa Komisyonuna danışmanlık yapan Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi (JRC) ile Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA), karantinaya tabi 46 ana organizmanın ekonomik, sosyal ve çevresel etkilerine ilişkin çalışmayı güncelledi. Ardından, listeye dokuz yeni karantina zararlısının alınmasını öngören bir öneri yayımlandı. Listenin mevcut kapsamının genişletilmemesi halinde dokuz zararlının öncelikli statüsünü kaybetmesi gündeme geliyor. Statüsü kaldırılabilecek dört zararlı narenciyeleri ve diğer meyve türlerini doğrudan etkiliyor. Bunlar, Phyllosticta citricarpa mantarının yol açtığı “Mancha negra” hastalığı ile Bactrocera dorsalis, Bactrocera zonata ve Anastrepha ludens türü meyve sinekleri olarak sıralanıyor. Narenciye Yönetim Komitesi (CGC), söz konusu zararlıların İspanya’nın narenciye ve meyve üretim bölgelerine yerleşebilecekleri uyarısında bulunuyor. Komiteye göre bu türler bölgenin iklimine uyum sağlayabilir. Öncelikli zararlı statüsü, AB üyesi ülkeleri yıllık izleme yapmaya, erken teşhis sağlamaya, eradikasyon veya kontrol için acil durum planları hazırlamaya ve olası odaklara yönelik tatbikatlar düzenlemeye zorluyor. CGC, statünün kaldırılması halinde izleme ve mücadele için daha az kaynak ayrılacağından endişe ediyor. Komite ayrıca, yeni kriterlerle başka zararlıların da kapsama alınması nedeniyle listenin daraltılmak yerine genişletilmesi ve düzenlemenin uygulanması için ayrılan topluluk kaynaklarının artırılması gerektiğini savunuyor.

Rusya’da Tahıl Yetiştiriciliği İşletmesi Kayıtları Ocak-Ağustos Döneminde %34,6 Geriledi
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Tahıl Yetiştiriciliği İşletmesi Kayıtları Ocak-Ağustos Döneminde %34,6 Geriledi

Rusya’da tahıl yetiştiriciliği alanında yeni işletme ve bireysel girişimci kayıtları ocak-ağustos döneminde geçen yılın aynı dönemine göre %34,6 azalarak 2,4 bine düştü. Kommersant’ın Kontur.Fokus verilerine dayandırdığı habere göre bu, bitkisel üretimin önemli kategorileri arasındaki en belirgin gerileme oldu. Bitkisel üretimin tamamında yeni yapı kayıtları da %26,8 azalarak 5,8 bine indi. Kontur.Fokus verilerine göre 1 Eylül itibarıyla Rusya’da bitkisel üretim alanında 124,5 bin, tahıl üretiminde ise 74,2 bin kuruluş ve bireysel girişimci bulunuyordu. Bu sayılar yıllık bazda sırasıyla %1 ve %1,9 geriledi. Uzmanlar, tahıl üretiminin yeni girişimciler açısından cazibesini yüksek sermaye ihtiyacı ve düşen kârlılıkla ilişkilendirdi. Neo danışmanlık şirketinden Albina Koryagina, bitkisel üretimde ortalama kârlılığın 2026’nın başında %11,8-11,9’a gerilediğini, iki yıl önce bu oranın %21-28 arasında bulunduğunu söyledi. Koryagina’ya göre şirketlerin yaklaşık %40’ı zarar ediyor; bazıları iflas etmek veya varlıklarını büyük tarım işletmelerine devretmek zorunda kalıyor. Uzmanlar, büyük işletmelerin ölçek avantajıyla depolama, lojistik, girdi tedariki ve finansmana erişimde daha dayanıklı olduğunu belirtti. Sektördeki baskının nedenleri arasında artan maliyetler, düşük iç fiyatlar ve Azak-Karadeniz havzasındaki limanların fiilen kapanmasına bağlı ihracat lojistiği kısıtlamaları gösterildi. Uzmanlar, düşük kârlılığın küçük işletmelerin piyasadan çıkışını hızlandırabileceğini, yatırım faaliyetlerinin yeniden canlanması için bitkisel ürün fiyatlarının yükselmesi gerektiğini ifade etti. Vladimir Putin ise hükümete Rus çiftçilerinden rezerv amacıyla tahıl alımı yapılması talimatını verdiğini açıkladı.

2026 Hasadında Avusturya ve Almanya’da Kuraklık Etkisi
Görsel kaynağı: Landwirt · Özgün haber

2026 Hasadında Avusturya ve Almanya’da Kuraklık Etkisi

Avusturya ve Almanya’da 2026 hasat yılı, kurak ilkbahar ve haziran ortasından itibaren süren sıcak hava dalgasının etkisiyle ortalamanın altında verimlerle şekillendi. Alman Çiftçiler Birliği (DBV) hasat tahmini ile Agrarmarkt Austria’nın (AMA) Eylül 2026 yaz araştırması, bölgesel farklar bulunsa da benzer bir tablo ortaya koydu. İlk değerlendirmeye göre buğday kalitesi iyi, kışlık arpada sonuçlar başarılı oldu; çavdar istikrarını korurken kolza zarar gördü ve silajlık mısırda kayıplar yaşandı. Alman Hava Durumu Servisi, yaz sıcaklarının yaygın kayıtların başladığı dönemden bu yana en sıcak dönemlerden biri olarak kayda geçmesini bekliyor.

Meyve Üreticilerine Bahçelerde Daha Hassas İlaçlama Önerisi
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Meyve Üreticilerine Bahçelerde Daha Hassas İlaçlama Önerisi

Moldova’da meyve üreticilerine, hasadı riske atmadan pestisit kullanımını azaltmak için hastalık ve zararlıların düzenli izlenmesine dayalı koruma yaklaşımı öneriliyor. Bu yöntemde ilaçlama, takvim gereği otomatik olarak yapılmak yerine zararlının varlığı, yumurta bırakma dönemi veya ekonomik zarar eşiği dikkate alınarak planlanıyor. Agronom danışman Mihail Buciuceanu, özellikle elma içkurdu ve diğer kelebek grubu zararlılarının uçuşlarının izlenmesinin doğru müdahale zamanını belirlemeye yardımcı olduğunu belirtiyor. Yaklaşım, üreticilerin gereksiz ürün kullanımını, maliyetleri ve meyvelerde kalıntı riskini azaltmayı amaçlıyor. Ancak izleme, önleyici uygulamaların tamamen bırakılması anlamına gelmiyor. Nemli hava koşullarının desteklediği hastalıklarda hava tahmini, yağış öncesinde müdahale zamanının belirlenmesini sağlayabiliyor. Hastalık ortaya çıktıktan sonra kullanılan iyileştirici ürünlerin etkinliği ise her zaman aynı düzeyde olmayabiliyor. Değişen hava koşulları sabit bir ilaçlama planı oluşturmayı zorlaştırıyor. Kurak dönemler bazı hastalıkların baskısını azaltabilirken, yüksek sıcaklıklar bazı zararlıların ortaya çıkmasını veya yayılmasını kolaylaştırabiliyor. Bu nedenle Buciuceanu, üretim alanlarının bir uzman tarafından haftada en az iki-üç kez kontrol edilmesini ve uygulamaların bahçedeki gerçek duruma göre değiştirilmesini öneriyor. Bir diğer sorun, aynı etken maddelerin veya ürün gruplarının tekrarlı kullanımıyla ortaya çıkabilen direnç. Meyve üreticisi Nicolae Pascal, 20-30 yıldır kullanılan bazı etken maddelerin etkinliğinin azaldığını ve aynı sezon içinde tekrarlı uygulamaların direnci teşvik edebileceğini söylüyor. Üreticilere, aynı gruptaki ürünleri art arda kullanmaktan kaçınmaları; temas etkili ürünlere ve uygun durumlarda biyolojik çözümlere yer vermeleri tavsiye ediliyor. Hastalıklara daha dayanıklı çeşitler de önümüzdeki yıllar için seçeneklerden biri olarak gösteriliyor. Bununla birlikte biyolojik ürünlerin daha pahalı olabildiği ve bazı koşullarda geleneksel çözümler kadar etkili olmayabildiği belirtiliyor. İhracat yapan üreticiler açısından ilaçlama planı, hedef pazarın koşullarıyla birlikte ele alınıyor. Asociația Moldova Fruct kalite danışmanı Tatiana Ranga’ya göre bazı büyük ticari zincirler, yasal kalıntı limitinin yalnızca belirli bir bölümünü kabul edebiliyor veya tespit edilen etken madde sayısını sınırlayabiliyor. Bu nedenle alıcının taleplerinin önceden bilinmesi; kullanılan ürünler, dozlar, bekleme süreleri ve laboratuvar analizleriyle uyumlu bir kayıt ve izlenebilirlik sistemi kurulması gerekiyor. Dernek, kiraz, erik ve elma için entegre koruma kılavuzları hazırlarken, Registrul Livezii aracı da bahçedeki uygulamaların ve izleme faaliyetlerinin kaydını tutmak için kullanılıyor. Moldova’nın 2025’te erik ve sofralık üzüm ihracatında AB pazarına önemli ölçüde yönelmesi, bu koşulların önemini artırıyor.

Hindistan’da Dijital Tarımda Yapay Zekânın İnsan Odaklı Kullanımı Öneriliyor
Görsel kaynağı: Krishi Jagran · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan’da Dijital Tarımda Yapay Zekânın İnsan Odaklı Kullanımı Öneriliyor

Hindistan’da dijital tarımda kullanılan yapay zekâ araçlarının yalnızca hızlı yanıt üretmekle kalmayıp, önerilerinin gerekçesini çiftçilerin anlayabileceği ve sorgulayabileceği bir dille açıklaması gerektiği belirtiliyor. Krishijagran’da yayımlanan değerlendirmeye göre tavsiyelerin ürün, konum, sezon ve çiftçinin karşılaştığı somut soruyla ilişkilendirilmesi önem taşıyor. Ülkenin dijital altyapısının genişlemesine karşın, erişimin tek başına etkili iletişim sorununu çözmediği ifade ediliyor. Hindistan’da Şubat 2026 itibarıyla Dijital Tarım Misyonu kapsamında 76,3 milyondan fazla Çiftçi Kimliği oluşturuldu. Ses özellikli Kisan e-Mitra sistemi 11 bölgesel dili destekliyor ve Aralık 2025’e kadar ülke genelinde 9,3 milyondan fazla çiftçi sorusunu yanıtladı. Değerlendirmede, sesli erişim ve bölgesel dillerin uzun dijital formları kullanmakta zorlanan çiftçiler için teknik bilgiyi daha anlaşılır hâle getirebileceği kaydediliyor. Yazı, tarımsal tavsiyelerde yerel koşulların belirleyici olduğuna dikkat çekiyor. Yağış, toprak, zararlı baskısı, sulama imkânı ve ekim tarihleri kısa mesafelerde bile değişebildiği için önerilerin doğrulanmış yerel bilgilerle ilişkilendirilmesi gerektiği aktarılıyor. 2025 Kharif sezonundaki muson tahmini pilotunda mesajlar 13 eyalette 38,8 milyon çiftçiye ulaştı; takip anketlerinde katılımcıların %31 ila 52’si ekim kararlarını değiştirdi. Değerlendirmeye göre yapay zekâ, yayım çalışanlarının rutin sorulara daha hızlı yanıt vermesine yardımcı olabilir; ancak zor vakalarda ziraat mühendisleri veya yerel görevlilerin sürece katılması gerekiyor. Ulusal Zararlı İzleme Sistemi’nin 10 binden fazla yayım çalışanı tarafından kullanılması, 66 ürünü ve 432’den fazla zararlı türünü kapsayan bu iş birliğine örnek gösteriliyor. 2026’da başlatılan Bharat-VISTAAR’ın da konuma özgü danışmanlığı devlet sistemleriyle ICAR ve diğer güvenilir kaynakların bilgilerini birleştirerek sunması amaçlanıyor.

Bitkiler, Gıdanın %80’ini Sağlıyor
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber
Veri haberi

Bitkiler, Gıdanın %80’ini Sağlıyor

Bitkiler, insanların tükettiği gıdaların %80’ini sağlarken çiftlik hayvanlarına yem sunuyor ve soluduğumuz havanın temizlenmesine katkıda bulunuyor. Bitkilerin sağlıklı olması, tarımsal verimliliği artırarak gıdanın bulunabilirliğini ve tüketici fiyatlarını etkiliyor. İklim değişikliği ile ticaret ve seyahat gibi insan faaliyetleri ise zararlı organizmaların ve bitki hastalıklarının yayılmasını kolaylaştırabiliyor. Bu tehditlerin ekonomik ve çevresel açıdan ciddi sonuçlara yol açabileceği belirtiliyor. Yunanistan Tarım ve Gıda Bakanlığının Bitkisel Üretimi Koruma Müdürlüğü, Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesinin (EFSA) PlantHealth4Life bilgilendirme kampanyası kapsamında farkındalık çalışmaları düzenledi. Çalışmaların hedef grubunu genç ebeveynler, yolcular ve amatör bahçıvanlar oluşturdu. Kampanya, Avrupa Komisyonu ve yerel makamların ortak çabasıyla 33 ülkede yürütüldü. Yunanistan’daki etkinlikler Selanik Uluslararası Fuarı, Atina’daki Stavros Niarchos Kültür Merkezi’nde düzenlenen Green Weekend ve Kifissia’daki Benaki Fitopatoloji Enstitüsünde gerçekleştirilen Araştırmacılar Gecesi’nde yapıldı.

Kerbela'da Hurma Üretimi 220 Bin Tonu Aştı
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Kerbela'da Hurma Üretimi 220 Bin Tonu Aştı

Irak’ın Kerbela vilayetinde hurma üretimi 220 bin tonu aşarak geçen yıla göre yaklaşık 40 bin ton arttı. Kerbela Tarım Müdürü Haşim ez-Züheyri, vilayette üç milyondan fazla palmiye bulunduğunu açıkladı. Üretim artışında devlet desteği, dubas zararlısındaki gerileme, önleyici mücadele kampanyaları ve yeni palmiye alanlarının etkili olduğu belirtildi. Kerbela hurmalarının verimli topraklar ve su bolluğu sayesinde Irak’ın seçkin ürünleri arasında yer aldığı ifade edildi.