ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

460 haber · Sayfa 13

USDA, Brezilya’nın Buğday Üretim Tahminini 5,8 Milyon Tona İndirdi
Görsel kaynağı: CNN Brasil · Özgün haber
Veri haberi

USDA, Brezilya’nın Buğday Üretim Tahminini 5,8 Milyon Tona İndirdi

ABD Tarım Bakanlığı (USDA), Brezilya’nın 2026/27 sezonu buğday üretim tahminini 6 milyon tondan 5,8 milyon tona düşürdü. USDA, Brezilya’nın iç talebi karşılamak için 7,5 milyon ton buğday ithal etmesi gerekeceğini öngörürken, ülkedeki sektör temsilcileri ithalatın 10 milyon tona ulaşabileceğini değerlendiriyor. USDA’nın ekim raporu, küresel buğday arzı ve tüketiminin artacağı, uluslararası ticaretin ise gerileyeceği bir görünüm ortaya koydu. Dünya üretimi, eylül tahminindeki 822,43 milyon tondan 822,39 milyon tona hafifçe indirilirken, küresel arz 900 bin ton artırıldı. Dünya tüketimi de önceki öngörüye göre 1,2 milyon ton yükseltilerek 827,9 milyon tona çıkarıldı. USDA, tüketimdeki artışın başlıca nedenleri arasında Çin ve Avrupa Birliği’nde buğdayın yemlik kullanımındaki yükselişi gösterdi. Bakanlık, 2026/27 sezonunda dünya buğday ticareti tahminini 2,8 milyon ton düşürerek 209 milyon tona çekti. Rusya ve ABD’nin ihracatındaki gerileme, Arjantin ve Kanada’dan beklenen daha yüksek sevkiyatlarla yalnızca kısmen telafi edilecek. Brezilya’nın başlıca dış tedarikçisi olarak tanımlanan Arjantin’in üretim tahmini 21,5 milyon ton düzeyinde korunurken, ihracat tahmini 15,5 milyon tondan 16 milyon tona yükseltildi. Rusya’nın ihracatının 40 milyon tonla son beş yılın en düşük seviyesine gerilemesi bekleniyor. Rapora göre Karadeniz bölgesindeki çatışmanın sürmesiyle bağlantılı lojistik güçlükler, Rusya sevkiyatlarını uzun dönem ortalamasının altında tutuyor. Sezon sonunda dünya buğday stoklarının ise önceki projeksiyona göre hafif düşüşle 276 milyon ton olması bekleniyor. Türkiye'nin buğday üretimine ilişkin projeksiyon, daha yüksek verim beklentisiyle 500 bin ton artırılarak 23 milyon tona çıkarıldı.

Irak Ticaret Bakanlığından Döviz Kuru Ayarlaması Sonrası Gerekçesiz Zam Uyarısı
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber

Irak Ticaret Bakanlığından Döviz Kuru Ayarlaması Sonrası Gerekçesiz Zam Uyarısı

Irak Ticaret Bakanlığı, döviz kuru ayarlamasının temel mal ve ürünlerde gerekçesiz fiyat artışlarına dayanak yapılmasına izin vermeyeceğini açıkladı. Bakanlık danışmanı Muhammed Hanun, fiyatları manipüle eden ve stokçuluk yapanlar hakkında yasal işlem uygulanacağını bildirdi. Hanun, gıda güvenliği ile vatandaşların satın alma gücünü korumanın bakanlığın öncelikleri arasında olduğunu söyledi. Hanun, Ticaret Bakanlığının piyasaları izlemek ve gerektiğinde ilgili kurumlarla koordinasyon içinde müdahale etmek için denetim ve tedarik araçlarına sahip olduğunu belirtti. Hükümetin ekonomik ve mali kararlarının devletin yükümlülükleri ile çalışanların ve vatandaşların hakları dikkate alınarak alındığını ifade eden Hanun, bu kararların geçim üzerindeki olası etkilerini azaltacak önlemler alınması gerektiğini kaydetti. Gerçek ithalat, taşıma ve tedarik maliyetlerinden kaynaklanan artışlarla yapay zamların ayırt edilmesi gerektiğini vurguladı.

AB’de Yumurta Fiyatı Yıllık Bazda %8,2 Düştü, İthalat %82,2 Arttı
Görsel kaynağı: Agronews Castilla y León · Özgün haber
Veri haberi

AB’de Yumurta Fiyatı Yıllık Bazda %8,2 Düştü, İthalat %82,2 Arttı

Avrupa Birliği’nde (AB) A sınıfı yumurtanın ortalama fiyatı 2026’nın 40. haftasında 100 kilogram başına 247,53 avroya geriledi. Avrupa Komisyonu’nun verilerine göre fiyat, geçen yılın aynı dönemine göre %8,2 düştü. Buna karşın fiyatlar, 2021-2025 döneminin aynı zaman aralığındaki ortalamanın üzerinde kaldı. Yıl içindeki seyirde ilk aylardaki yükselişin ardından mayıs-ağustos döneminde düşüş, sonrasında ise toparlanma görüldü. AB dışındaki ülkelerden yumurta ve yumurta ürünleri ithalatı 2026’nın ilk yarısında 144.300 ton eşdeğerine çıktı. İthalat, 2025’in aynı dönemindeki 79.207 tona kıyasla %82,2 arttı. Ukrayna, 72.635 tonluk sevkiyatla AB’nin başlıca AB dışı tedarikçisi oldu; bu ülkenin sevkiyatı önceki yılın aynı döneminde 58.669 tondu. Türkiye’nin ihracatı ise 1.775 tondan 37.390 tona yükselerek %2.006,5 arttı. Çin’in sevkiyatlarında da %596,6 artış kaydedildi, ancak Çin’in hacmi Ukrayna ve Türkiye’nin altında kaldı. Komisyon raporu, üçüncü ülkelerden yapılan ithalattaki artış ile yumurta fiyatlarının yıllık düşüşü arasında doğrudan bir nedensellik kurmuyor. Veriler, AB pazarına giren ürün miktarının arttığını gösterirken fiyat hareketinin nedeni konusunda doğrudan bir sonuç ortaya koymuyor. İspanya, 2024 üretim verilerine göre Fransa ve Almanya’nın ardından AB’nin üçüncü büyük yumurta üreticisi konumunda bulunuyor. Ülkenin 962.000 tonluk üretimi, yaklaşık 6,664 milyon ton olarak verilen AB toplamının yaklaşık %14’ünü oluşturuyor. Bu toplam, tüketimlik yumurtaların yanı sıra kuluçkalık yumurtaları da kapsıyor ve üye devletler uzmanlar grubunun öngörüsü niteliğindeki verilerle hazırlanıyor. Komisyonun 2025 için beyan edilen kapasite verilerine göre İspanya’da 47.223.460 yumurtacı tavuk yeri bulunuyor. Bu kapasite, AB toplamının %11,8’ine karşılık geliyor. İspanya’da kafessiz alternatif sistemler kapasitenin toplam %40,2’sini oluştururken zenginleştirilmiş kafes sistemi de önemli bir payını koruyor. AB genelinde beyan edilen toplam kapasite 399,8 milyon yumurtacı tavuk yeri; bunun 257,8 milyonu kafessiz, 142 milyonu zenginleştirilmiş kafes sistemlerinde yer alıyor.

Karadeniz’deki Buğday Kesintisi İthalat Maliyetlerini Artırdı
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz’deki Buğday Kesintisi İthalat Maliyetlerini Artırdı

Rusya ve Ukrayna limanlarındaki Karadeniz ablukasının üçüncü ayına girmesi, büyük buğday ithalatçılarının maliyetlerini artırdı ve alıcıları alternatif menşelere yöneltti. S&P Global Energy’nin, kesintilerden önceki son ihalelerle yaptığı karşılaştırmaya göre Ürdün buğday için ton başına yaklaşık 57 dolar, Suudi Arabistan 63 dolar, Cezayir 56 dolar ve Tunus 45 dolar daha fazla ödüyor. Maliyet artışında taşımacılık tarifelerindeki yükseliş ile Rusya ve Ukrayna’dan arzın azalması etkili oldu. Rus ihracatçılarının yükleri Baltık limanlarına yönlendirmesi, bu terminallerde yoğunluk yaratırken demiryolu taşımacılığı, depolama ve elleçleme kapasitesindeki sınırlamalar alternatif güzergâhları zorlaştırıyor. Baltık’tan Mısır’a navlun bir hafta içinde ton başına 10 dolar artarak 54 dolara çıktı. Ukrayna’nın buğday ihracatı da daha pahalı alternatif güzergâhlara bağımlı hale geldi. Temmuz-eylül döneminde deniz taşımacılığının ihracattaki payı geçen yılki %98’den %78’e gerilerken demiryolunun payı %17’ye, feribotların payı %4’e yükseldi. Moldova güzergâhlarındaki yoğunluk ve Sulina Kanalı’ndaki kuyruklar ek maliyet oluşturdu. Mısır, artan taşıma maliyetlerinden en fazla etkilenen ülke olarak öne çıktı; ülkenin buğday ithalatı geçen yıla göre %74 azaldı. Mısır teslimatlarındaki navlun primi, Karadeniz’deki FOB referansının ton başına 109 dolar üzerine çıktı. Buna karşılık Romanya’nın işler durumdaki Köstence Limanı ve Avrupa Komisyonu verilerine göre 3,28 milyon tonla Avrupa Birliği’nin buğday ihracatında lider olması, ülkeyi alternatif tedarik noktalarından biri haline getirdi. Talebin Avrupa Birliği’ne kayması, Romanyalı ihracatçıların Suudi Arabistan, Cezayir ve Nijerya’daki konumunu da destekledi. Roma’daki 54 Birleşmiş Milletler üyesi örgüt temsilcisi, Karadeniz’de seyrüsefer özgürlüğünün yeniden sağlanması ve gıda güvenliği üzerindeki etkilerin sınırlandırılması için uluslararası çaba çağrısı yaptı. Bölgenin dünya buğday talebinin yaklaşık %30’unu karşılaması, arz kesintisinin etkisini büyütürken fiyatlar Ocak 2026 seviyesinin %27 üzerine çıktı. Türkiye ise kaynak metne göre rekor iç hasat ve kamu stoklarına daha fazla dayanıyor; Rus arzı sınırlı kalırsa yüksek proteinli buğday için Litvanya ve Almanya’ya yönelebilir. Denizcilik ateşkesi sağlanırsa risk priminin hızla düşebileceği ve buğday fiyatlarının gerileyebileceği belirtiliyor. Reuters analizlerine göre Rusya, terminal kapasitesinin %80’ine kadarını kısa sürede yeniden kullanabilir. Ancak bu koşul gerçekleşene kadar hava, lojistik ve jeopolitik risklerin tahıl piyasalarındaki oynaklığı yüksek tutması bekleniyor.

Askerden Ayrılan Gaziler İçin Sığır Sektörüne Geçiş Programı Kuruldu
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

Askerden Ayrılan Gaziler İçin Sığır Sektörüne Geçiş Programı Kuruldu

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Avustralya’da askerlerin savunma kuvvetlerinden ayrıldıktan sonra sığır sektörüne geçişini kolaylaştırmak amacıyla Diggers to Stockman adlı yeni bir program kuruldu. Girişimi, ordudan ayrıldıktan sonra sığır sektörüne geçen Jack Blaine başlattı. Program, ayrılma sürecindeki veya savunma kuvvetlerinden ayrılmış kişileri farklı sığır işletmelerine götürerek saha deneyimi ve mesleki eğitim kazandırmayı amaçlıyor. Pilot program, katılımcılara kuzey sığır sektörünü mera yönetiminden boğa yakalamaya ve işlemeye kadar farklı aşamalarıyla tanıttı. Program, Central Queensland’deki Balcomba Station’da mera yönetimi ve takviye çalışmalarıyla başladı. Ardından North Queensland’de bulunan Longton Station’da yaklaşık 1000 damızlık sığır işlendi ve gebelik testinden geçirildi. Katılımcılar daha sonra Mackay’ın batısındaki Cerito Station’da temiz derili sığırların toplanmasına katıldı. Pilotun son durağı olan Clermont’taki Signature Beef mezbahası ve besi işletmesinde ise tedarik zincirinin son aşamasını inceledi. Blaine, helikopter ve atlarla çalışma gibi deneyimlerin katılımcılar için yeniden edinilmesi zor fırsatlar olduğunu söyledi. Programa katılım için başvuru süreci bulunuyor ve girişim, genel olarak sektöre girmek isteyen gazileri hedefliyor. Blaine, bunun bir dinlenme veya ruh sağlığı girişimi olmadığını, gazilere sığır sektöründe yer edinmeleri için başlangıç sağlamayı amaçladığını belirtti. Bir katılımcının arazi satın aldığı, birinin aile arazisini devraldığı, diğerinin ise arazi satın almayı değerlendirdiği aktarıldı. Blaine, Diggers to Stockman’ı hayır kurumu olarak kaydettirme sürecinde olduğunu ve programı yıllık ya da iki yılda bir düzenlemeyi hedeflediğini açıkladı. Pilot gezi, istasyon çalışanlarına da ordudan ayrılan kişilerin değişen yaşam ve kariyerlerini tanıma fırsatı sundu.

Sığır Sektörü Askeri Liderlikten ne Öğrenebilir?
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber

Sığır Sektörü Askeri Liderlikten ne Öğrenebilir?

BeefCentral’ın The Weekly Grill programında sunucu Kerry Lonergan, yakın tarihli BeefEx konferansının ana konuşmacılarından emekli Avustralya Silahlı Kuvvetleri Tuğgenerali Profesör Ian Langford ile görüştü. Langford, askeri liderlik ile yoğun sığır üretimi arasında paralellikler kurarak besi işletmeleri ve genel sığır sektöründe performansın nasıl geliştirilebileceğini anlattı. Görüşmede disiplin, net hedefler ve güçlü kurum kültürünün yanı sıra dayanıklılık, acil durum planlaması, biyogüvenlik ve tedarik zinciri riskleri ele alındı. Programda ayrıca insanların ve kanıta dayalı iletişimin kârlı ve güvenli tarımın sürdürülmesindeki rolü değerlendirildi.

Yakıt ve Gübre Maliyetleri ABD'li Çiftçilerin Cumhuriyetçilere Desteğini Zorluyor
Görsel kaynağı: Bangkok Post · Özgün haber
Veri haberi

Yakıt ve Gübre Maliyetleri ABD'li Çiftçilerin Cumhuriyetçilere Desteğini Zorluyor

ABD'nin Ohio eyaletinde yakıt ve gübre maliyetlerindeki sert artış, Cumhuriyetçilerin Kongre'deki kontrolü korumaya çalıştığı kasım ayındaki ara seçimler öncesinde çiftçileri ekonomik ve siyasi açıdan baskı altına alıyor. Cumhuriyetçiler için önemli bir destek tabanı olan çiftçilerin yoğun bulunduğu Ohio, Senato ve Temsilciler Meclisi yarışları bakımından da çekişmeli bir eyalete dönüşüyor. Soya fasulyesi, mısır ve diğer ürünlerin hasadında kullanılan dizelin maliyeti şubattan bu yana %67'den fazla yükseldi. Ohio'lu çiftçi Schacht, gelecek ekim sezonunda kullanacağı bazı gübrelerin fiyatının iki katına çıktığını söyledi. Emtia fiyatları ise bu yıl yaklaşık %20 arttı; bu artış, yakıt ve gübre maliyetlerindeki yükselişin gerisinde kaldı. Orta Doğu'daki savaşın tırmanması da yakıt kullanımının yoğun olduğu ekim ve hasat dönemleri öncesine denk geldi. Habere göre İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki ablukayı sürdürmesi, küresel enerji ve gübre taşımacılığı açısından önem taşıyan güzergâhta baskı oluşturuyor. Soya fasulyesi, mısır ve buğday üreticisi Logan, çiftçilerin çoğunun zaten çok dar bir kârlılık aralığında çalıştığını söyledi. ABD'de çiftlik iflaslarının 2024'ten 2025'e %46 arttığı, Ortabatı'da düşük gelir ve yükselen giderler nedeniyle artışın diğer bölgeleri geride bıraktığı aktarıldı. Maliyet baskısı, ABD tarımının ticaret bağlantılarını da etkiliyor. Logan, ABD soya fasulyesinin yaklaşık %40'ının ihraç edildiğini ve Çin'in geleneksel olarak önemli bir alıcı olduğunu belirtti. Kanada'nın ABD gübre sektörü için başlıca potas tedarikçilerinden biri olması nedeniyle Washington ile Ottawa arasındaki ticaret gerilimi de çiftçilerin gelecek yıl potasyum ve bileşiklerin bulunabilirliğine ilişkin kaygılarını artırıyor. Schacht, Trump'ı destekleyen birçok çiftçinin Cumhuriyetçilere oy vermeyi sürdüreceğini ve kendisinin fikrini değiştirmeyeceğini söyledi. Logan ise Cumhuriyetçi seçmenlerin Demokratlara yönelmesinden çok, Trump ve Cumhuriyetçiler konusunda daha az istekli hale gelerek sandığa gitmemesini bekliyor.

Pakistan'da Temel Gıda Fiyatları İçin İzleme Talimatı
Görsel kaynağı: Dawn · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan'da Temel Gıda Fiyatları İçin İzleme Talimatı

Pakistan’ın başkenti İslamabad’da toplanan Ulusal Fiyat İzleme Komitesi, toptan ve perakende fiyatlar arasındaki farklarla temel ürünlerin fiyatlarını inceledi. Planlama ve Kalkınma Bakanı Ahsan İkbal’in başkanlık ettiği toplantıda, ilgili makamlara taşıma ücretlerini izleme talimatı verildi. Resmî açıklamaya göre İkbal, özellikle buğday unu olmak üzere temel ürünlerdeki fiyat artışlarından endişe duydu. İl ve ilçe yönetimlerinden arzı, piyasa girişlerini, stokçuluğu, fahiş kârı ve gerekçesiz fiyat artışlarını daha sıkı izlemeleri istendi. Yetkililerden ayrıca mevcut taşıma ücretlerini önceki yakıt fiyat artışından sonraki ücretlerle karşılaştırarak, yakıt artışının ücretlerde orantısız bir yükselişe yol açıp açmadığını belirlemeleri talep edildi. Toplantıda, uluslararası fiyatlar gerilemesine rağmen Pakistan’da yüksek kaldığı belirtilen DAP gübresi fiyatlarının da incelenmesi istendi. Gıda Güvenliği Bakanlığı’ndan, düşük uluslararası fiyatların iç piyasaya yansımasını değerlendirmesi bekleniyor. Ghee, yemeklik yağ ve süt ürünlerine ilişkin denetim ve kalite değerlendirme raporunun bir hafta içinde sunulması kararlaştırıldı. Üçüncü taraf doğrulaması önerilmişse maliyetin hükümet değil sektör tarafından karşılanacağı belirtildi. Büyük pazarlar arasında Lahor ve Karaçi’de gerekçesiz toptan-perakende farklarına karşı yaptırım uygulanması ve tedarik zincirleri ile dağıtım maliyetlerinin izlenmesi istendi.

Belarus’tan Azerbaycan’a Süt Ürünleri Tedariki İçin Sözleşmeler İmzalandı
Görsel kaynağı: BelTA · Özgün haber

Belarus’tan Azerbaycan’a Süt Ürünleri Tedariki İçin Sözleşmeler İmzalandı

Belarus’un Azerbaycan’a süt ürünleri tedarikine ilişkin sözleşmeler imzalandı. Belta’nın haberine göre gelişme, iki ülke arasındaki görüşmenin ardından ortaya çıkan somut anlaşmalar kapsamında gerçekleşti. Görüşmede Belarus heyetine Tarım ve Gıda Bakan Yardımcısı ve Veterinerlik ve Gıda Denetimi Dairesi Direktörü Ivan Smilgin başkanlık etti. Kaynak, anlaşmaların sayısını ve ürün ayrıntılarını açıklamadı.

İrlanda’da Ortalama Süt Baz Fiyatı 0,387 Avro/Litreye Yükseldi
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda’da Ortalama Süt Baz Fiyatı 0,387 Avro/Litreye Yükseldi

İrlanda’daki büyük süt kooperatiflerinin ağustos ayı fiyatlarını izleyen Milk Price Tracker’a göre ortalama temel süt fiyatı litre başına 0,387 avroya yükseldi. Agriland ve İrlanda Kremalı Süt Tedarikçileri Birliği (ICMSA) tarafından hazırlanan tabloda kooperatifler, yalnızca temel süt fiyatına göre en yüksekten en düşüğe sıralanıyor. Fiyatlar, yaygın kabul gören hesaplama sistemiyle ve 1 litre sütün 1,03 kilograma karşılık geldiği dönüşüm katsayısıyla hesaplanıyor. Temel fiyat hesabına destek ödemeleri, primler ve diğer ek ödemeler dahil edilmiyor.

AB’de Elma Üretiminin 2025’e göre %16 Düşmesi Bekleniyor
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

AB’de Elma Üretiminin 2025’e göre %16 Düşmesi Bekleniyor

Avrupa Birliği’nde 2026-2027 sezonu elma üretiminin 9,5 milyon ton olması bekleniyor. Assomela’nın 6 Ağustos’ta yayımladığı tahminlere göre bu miktar, 2025’e kıyasla %16, son üç yılın ortalamasına göre %14 daha düşük olacak. Gerçekleşmesi halinde üretim, AB’de son dokuz yılın en düşük seviyesine gerileyecek. Üretimdeki daralma, Avrupa’daki çok sayıda üretim havzasını etkileyen iklimsel ve bitki sağlığı koşullarına bağlanıyor. İlkbahar donları, uzun süren sıcak hava dönemleri, kuraklık ve dolu fırtınalarının ağaçların üretim potansiyelini zayıflattığı belirtiliyor. Beklentiler ülkeler arasında da farklılaşıyor; AB’nin en büyük üreticisi Polonya’da üretimin 2,7 milyon tonla %30 azalması öngörülüyor. Fransa’da elma üretiminin yaklaşık 1,2 milyon tonla %24 gerilemesi, Almanya’da ise %11 düşmesi bekleniyor. Buna karşılık İspanya’nın hasadında %8 artış öngörülürken, İtalya’nın üretiminin %2 düşüşle 2,27 milyon tona ulaşacağı tahmin ediliyor. Böylece Avrupa genelindeki arz daralmasının ülkelere ve üretim havzalarına göre aynı ölçüde gerçekleşmeyeceği görülüyor. Madrid’de 6-8 Ekim’de düzenlenen Fruit Attraction fuarında yeni sezon planlarını tanıtan İtalyan konsorsiyumu Melinda, daha düşük hacimlerin meyve kalitesinde zorunlu olarak bozulma anlamına gelmediğini bildirdi. Melinda’ya göre Val di Non bölgesinde gündüz ve gece arasındaki sıcaklık farkları Golden Delicious elmalarının kalite özelliklerini destekledi. Konsorsiyum, Morgana, Dolcevita ve Evelina çeşitlerinin kalitesini de bu sezon özellikle tatmin edici buluyor. Assomela’nın çeşit bazındaki beklentilerine göre Golden Delicious hacimleri AB genelinde %11, Gala hacimleri %9 azalacak. Fuji’nin ise %1 artışla görece istikrarlı kalması bekleniyor. Bazı kalibrelerdeki düşüşün, meyvelerin taze tüketim, işleme ve ihracat arasındaki dağılımını etkileyebileceği belirtiliyor. Melinda da çeşitlerinin değerini artırmaya, dış pazarlardaki varlığını güçlendirmeye ve dijital kanallar dahil yeni pazarlama yolları geliştirmeye odaklanıyor. Avrupa’daki düşük üretimin Fas’taki ithalat ve yerli elma piyasasına etkisi ise henüz kesinleşmiş değil. Daha az arz, Faslı ithalatçıların tedarik koşullarını ve Midelt, Ifrane ile Orta Atlas’taki yerli üretimin konumunu değiştirebilir; ancak kaynak, ithal elma fiyatlarının arttığını veya Fas’a gönderilen hacimlerin azaldığını gösteren veri bulunmadığını belirtiyor. Etkiyi değerlendirmede menşe fiyatları, lojistik maliyetleri, mevcut stoklar ve fiilen ithal edilen hacimler belirleyici olacak.

Hırvatistan’da Kişi Başına Yıllık Gıda İsrafı 125 Kilogram
Görsel kaynağı: Index.hr · Özgün haber
Veri haberi

Hırvatistan’da Kişi Başına Yıllık Gıda İsrafı 125 Kilogram

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Hırvatistan’da Tarım, Ormancılık ve Balıkçılık Bakanlığı verilerine göre ortalama kişi yılda yaklaşık 125 kilogram gıdayı çöpe atıyor. Bu miktar ülke genelinde yılda yaklaşık 500.000 tona karşılık geliyor. Brodsko-posavska bölgesi, israfı azaltmak amacıyla vatandaşları daha rasyonel alışveriş yapmaya ve öğünlerini planlamaya çağırıyor. Bölgeden yapılan açıklamaya göre gıda israfının azaltılması, atığın en büyük bölümünün oluştuğu hanelerde başlamalı. İhtiyaçtan fazla gıda satın alınması, ürünlerin bir bölümünün kullanılmadan kalmasının başlıca nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Bu nedenle alışverişte ihtiyaç kadar ürün alınması, öğünlerin daha iyi planlanması, gıdaların doğru saklanması ve hazırlanmış yemek artıklarının değerlendirilmesi isteniyor. Bir araştırmaya göre ankete katılanların %40’ı ayda birkaç kez veya daha sık gıda atıyor. En sık çöpe atılanlar pişmiş ya da hazırlanmış yemek artıkları olurken bunları ekmek ve hamur işleri ile meyve ve sebzeler izliyor. Bölge, üretim ve israf sürecinde su, enerji ve toprak gibi kaynakların kullanılmasının çevre üzerindeki baskıyı artırdığına, bunun karbon ayak izi ve iklim değişikliğiyle de bağlantılı olduğuna dikkat çekiyor.

Endonezya’da Yumurta Üreticileri Düşük Fiyat ve Yem Maliyeti Baskısı Altında
Görsel kaynağı: CNN Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Yumurta Üreticileri Düşük Fiyat ve Yem Maliyeti Baskısı Altında

2 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

Endonezya’da yumurta üreticileri, fiyatların nisan ayından bu yana hükümetin belirlediği alım referans fiyatının (HAP) altında kalması ve yem maliyetlerinin yükselmesi nedeniyle hükümetten destek istedi. Üreticiler, sorunlarını 7 Ekim’de Jakarta’da Temsilciler Meclisi Komisyonu IV toplantısında gündeme getirdi. Üretici temsilcisi Suwardi, fiyatların kilogram başına ortalama 19-20 bin Endonezya rupiahında kaldığını, HAP’ın ise 26.500 rupiah olduğunu söyledi. Suwardi, yumurta fiyatının haziranda kilogram başına 17.100 rupiaha kadar gerilediğini, son altı ayın ortalamasının ise 20-21 bin rupiah olduğunu belirtti. Yem maliyetlerinin yükselmesine rağmen fiyatların düşük kalmasının, üreticileri her gün kilogram başına 5.000-7.000 rupiah zarar ettirdiğini tahmin etti. Mısırın yem içindeki payının yaklaşık %50 olduğu, arzın azalmasıyla bu girdinin daha pahalı ve zor temin edilir hale geldiği aktarıldı. Fiyat baskısı bazı üreticilerin yem alamadığı için kümes faaliyetlerini azaltmasına veya durdurmasına yol açtı. Suwardi, bazı kümeslerin boş kaldığını, Kalimantan’daki bazı yumurtaların ise alıcı bulunamadığı için atıldığını söyledi. Üreticiler, piyasada satılamayan yumurtaların hükümetin gıda yardımı programlarına dahil edilmesini ve üretimin bu kanalla değerlendirilmesini istedi. Üreticiler ayrıca ekim 2026-şubat 2027 döneminde yem için en az 223 bin ton mısıra ihtiyaç duyacaklarını bildirdi. Komisyon IV Başkanı Titiek Soeharto, şikâyetleri Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto’ya ileteceğini, hükümet programlarıyla yumurta alımının artırılmasını ve mısır fiyatının istikrara kavuşturulmasını istemeyi planladığını açıkladı.

Yeni Zelanda Et Sektörü Olası ABD Tarife Artışına Karşı Washington’a Gidecek
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda Et Sektörü Olası ABD Tarife Artışına Karşı Washington’a Gidecek

Yeni Zelanda et sektörü yöneticileri, ülkenin kuzu eti ithalatına ABD tarafından ek tarife veya başka kısıtlamalar getirilmesini önlemek amacıyla Washington’a gidecek. Meat Industry Association (MIA), ABD Uluslararası Ticaret Komisyonu’nun (ITC) cumartesi günü Yeni Zelanda saatiyle düzenleyeceği tek günlük duruşmaya ilgili taraf olarak katılacak. Duruşmada, ithalatın ABD koyun sektöründe ciddi zarara yol açıp açmadığı veya böyle bir tehdit oluşturup oluşturmadığı değerlendirilecek. Soruşturma, Amerikan Sheep Industry Association’ın geçen ekimde yaptığı şikâyet üzerine ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer tarafından temmuz ayında talep edildi. Amerikan kuruluşu, ithal kuzunun yerli ürüne göre %19,5 indirimle satıldığını, ithalatın arttığını ve yerli üretimin ABD’de tüketilen kuzunun yalnızca %30’unu karşıladığını iddia ediyor. Amerikan kuruluşuna göre Avustralya ve Yeni Zelanda, ABD kuzu eti ithalatının %99’unu sağlıyor. Yeni Zelanda ve Avustralya ise artan tüketici talebi karşısında süpermarketlerde kuzu eti bulunmasını sağlayarak ABD’li yetiştiricilere yardımcı olduklarını savunuyor. MIA Üst Yöneticisi Nick Beeby, ihracatçıların ITC anketlerini yanıtladığını ve ABD’deki tedarik zinciri ortaklarını da sürece katılmaya teşvik ettiğini söyledi. Yeni Zelanda sektörü ayrıca hukuki temsil aldı ve duruşmada kanıt sunması için ABD merkezli bir tarım ekonomisti tuttu. Yeni Zelanda kuzusu üzerindeki mevcut %13,2’lik tarifeye ek yapılmaması konusunda ihracatçıların beklentisi düşük. Ancak tarife artışı veya yeni ithalat kısıtlamaları henüz kesinleşmiş değil. ITC’nin 13 Kasım’a kadar zarar ya da zarar riski konusunda karar vermesi bekleniyor. Zarar kanıtlanırsa 1 Aralık’a kadar olası önlemler için yeni bir duruşma yapılacak; ardından komisyon ABD başkanına tavsiyede bulunacak ve başkanın karar için 60 günü olacak.

Brezilya Sığır Eti ve Kanatlı Ürünlerinde AB Onayını Kaybetti
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya Sığır Eti ve Kanatlı Ürünlerinde AB Onayını Kaybetti

Brezilya, yeterli güvence sunamadığı gerekçesiyle sığır eti, kanatlı eti ve bazı ürünlerde Avrupa Birliği'nin onaylı ülkeler listesinden çıkarıldı. Karar, Brezilya'nın AB'nin ithal sığır eti tedarikindeki ağırlığı nedeniyle piyasada yakından izleniyor. Brezilya 2025'te AB'ye 128.900 ton sığır eti ihraç etti; ihracatın değeri 1 milyar doların üzerindeydi ve sevkiyat miktarı bir önceki yıla göre %132,8 arttı. Ocak-Ağustos 2026 döneminde Brezilya'nın AB'ye sığır eti sevkiyatı 87.100 tona ulaştı ve geçen yılın aynı dönemine göre %26,4 yükseldi. Kaynakta aktarılan ilk yarı yıl verilerine göre Brezilya, AB'nin ithal sığır etindeki en büyük tekil tedarikçiydi. Bu nedenle Brezilya ürünlerinin piyasadan çekilmesi, mevcut ithal sığır eti için rekabeti artırabilir ve Avrupa üreticilerinin konumunu güçlendirebilir. Brezilya ürünlerinin yokluğunun fiyatlar üzerinde baskı oluşturabileceği, ancak AB'de kıtlık beklenmediği belirtiliyor. AB, kendi üretiminin yanı sıra Arjantin, Uruguay ve Avustralya gibi ülkelerden alımlarını artırabilir. Bununla birlikte karar, Avrupa üretiminin zayıfladığı bir döneme denk geliyor. Eurostat, 2026'nın ikinci yarısında AB'de sığır üretiminin %4,2 düşmesini bekliyor. Avrupa Komisyonu da inek sayısındaki azalma nedeniyle sığır eti üretiminin 2027 boyunca gerileyeceğini öngörüyor. Komisyonun değerlendirmesine göre bu durum fiyatların yüksek seviyede kalmasına yol açabilir. Brezilya'dan yapılan sevkiyatların yokluğu, kullanılabilir ithal sığır eti için rekabeti artırırken diğer tedarikçilerin ürünlerine yönelik talebi de yükseltebilir. Sırbistan açısından gecelik doğrudan bir değişiklik beklenmiyor. Ancak AB'de üretimin azalması ve Brezilya etinin yokluğunun fiyatları yüksek tutması halinde, diğer kaynaklardan sağlanan sığır etinin değeri artabilir. Bu gelişme bölgesel tedarikçilere ilgiyi artırabilir; bunun için yeterli miktar, üretim sürekliliği ile veterinerlik ve ihracat standartlarına uyum gerekiyor. Brezilya'nın yeniden izin alması için önceden belirlenmiş iki yıllık bir süre bulunmuyor. Ülke, gerekli kanıt ve güvenceleri Avrupa Komisyonu'na sunarsa yeniden izin alabilir. Ancak Avrupa yetkililerine göre sığır etinde uygunluğun hayvanın tüm yaşam döngüsü boyunca kanıtlanması gerektiğinden dönüş süreci en az iki yıl sürebilir. Diğer bazı ürünlerde pazarın daha erken açılması mümkün görülüyor.

Yeni Zelanda Tarımında Yapay Zekâ Kullanımı Yavaş İlerliyor
Görsel kaynağı: RNZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda Tarımında Yapay Zekâ Kullanımı Yavaş İlerliyor

Yeni Zelanda’nın tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörlerinde yapay zekâ kullanımı, Amazon Web Services (AWS) araştırmasına göre %40’ın hemen altında kaldı. Ülke genelindeki işletmelerde bu oran %50 olurken, yapay zekâ kullanan işletmelerin çoğunun teknolojiyi en temel aşamada kullandığı belirtildi. İşletmelerin yalnızca %10’u ileri düzey yapay zekâ kullanımına geçmiş durumda. Araştırmaya göre fiziksel yapay zekâ; robotik, otonom sistemler ve bilgisayarlı görü aracılığıyla tarla yönetimi, hayvanların izlenmesi ve tarımsal ürünlerin işlenmesinde en fazla fırsatı sunuyor. Ancak tarım işletmelerinin yalnızca %30’u bu teknolojiyi duyduğunu bildirdi; bu işletmelerin %7’si teknolojiyi kullanıyor veya pilot uygulama yürütüyor. Yeni nesil yapay zekâ araçlarını benimsemeye hazır olduğunu belirtenlerin oranı ise %9’da kaldı. AWS Yeni Zelanda Ülke Müdürü Manuel Bohnet, en büyük engelin beceri eksikliği olduğunu söyledi. Yapay zekâ ve dijital becerilerdeki yetersizliğin yanı sıra diğer işletme öncelikleri ile yeni nesil araçlara veya gerekli altyapıya sınırlı erişim de başlıca sorunlar arasında gösterildi. AWS, birincil sektör çalışanlarının becerilerini geliştirmesi için ücretsiz bir tarım teknolojileri okulu yürütüyor. Lone Star Farm’ın Güney Adası’ndaki beş koyun ve sığır çiftliğinde 30’dan fazla uygulama veya program kullanılıyor. Çiftliğin stok yöneticisi Carey Pawson-Edwards, Halter sanal çit sistemiyle otlağın metabolik enerjisinin 30 gün sonra yaklaşık 1 ila 2 arttığını ve sütten kesim ağırlığının 10 kilogram yükseldiğini söyledi. İşletmede koyunların tamamında elektronik kulak küpeleri bulunuyor; bu sistem, hayvan performansının izlenmesinin yanı sıra Lumina Lamb adlı kuzu programına tedarik ve izlenebilirlik sağlıyor. Pawson-Edwards, üreticiler için temel ölçütün teknoloji yatırımının karşılığını görmek olduğunu, farklı uygulamalar arasındaki entegrasyonun da faydaları artırabileceğini belirtti.

Moldova Kuraklıkla Mücadelede Bulut Tohumlamasını Değerlendiriyor
Görsel kaynağı: AgroTV Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova Kuraklıkla Mücadelede Bulut Tohumlamasını Değerlendiriyor

Moldova Tarım Bakanı Eugen Osmochescu, kuraklığın etkileriyle mücadele için bulut tohumlamasının kullanılmasını önerdi. Bakanın açıklamasına göre yöntemde, özel roketlerle bulutlara gümüş iyodür adlı reaktif dağıtılarak yağış oluşumunun teşvik edilmesi amaçlanıyor. Önerilen sistemin Moldova’da bir ilk olacağı, ilk aşama yatırımının ise yaklaşık 9 milyon avro olacağı belirtildi. Osmochescu, programın hazırlanması ve uygulanmasının bir veya iki yıl sürebileceğini söyledi. Bakanın aktardığına göre uygulama, ülkede nemin yeterli olduğu bulutlu dönemlerle sınırlı olacak ve ekim-kasım aylarından mart-nisan aylarına kadar süren görece yağışlı dönemde gerçekleştirilebilecek. Moldova’nın dağlık alanlarının bulunmaması nedeniyle yağışın yalnızca mevcut bulutlardan yararlanılarak artırılabileceği ifade edildi. Bulut tohumlaması, su yönetimi için önerilen daha geniş stratejinin bir parçası olarak sunuluyor. Yetkililer su toplama ve depolama altyapısının genişletilmesini, su havuzları kurulmasını ve tarımsal sulama sistemlerinin geliştirilmesini de öneriyor. Bakan, hava yoluyla yapılacak uygulama için dolu önleme hizmetinin modernize edilip otomatikleştirilmesi gerektiğini belirtti. Açıklamaya göre Moldova’da kuraklık ve yağış açığı daha sık hale gelirken ülkede büyük bir su açığı yaşanıyor. Ülke, 26 Eylül’den itibaren enerji ve hidroloji sektörlerinde olağanüstü durumda bulunuyor; bu durum düşük nehir debileri ve enerji ile yakıt tedarikine ilişkin risklerle ilişkilendiriliyor. Kaynakta bulut tohumlama programının uygulanmasına ilişkin kesin bir karar veya başlangıç tarihi açıklanmıyor.

Souss-Massa’da Sıcaklık Sebze Üretiminin Sürekliliğini Zorluyor
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber

Souss-Massa’da Sıcaklık Sebze Üretiminin Sürekliliğini Zorluyor

Fas’ın Souss-Massa bölgesinde devam eden sıcak hava dönemleri, sebze üretimlerini zayıflatırken 2026-2027 kampanyasının hazırlığını da zorlaştırıyor. Etki yalnızca hasat miktarlarıyla sınırlı kalmıyor; meyve kalitesi, tedarik sürekliliği ve işletmelerin sıcaklığa uyum sağlama maliyetleri de baskı altında bulunuyor. Bölge, Fas’ın ihracata yönelik önemli sebze üretim havzalarından biri olarak tanımlanıyor. Les Inspirations Éco’nun Le360 üzerinden aktardığı değerlendirmede, Meyve ve Sebze Sektörler Arası Federasyonu’ndan Amine Amanatoullah domates, biber ve salatalıkların yüksek sıcaklıklara karşı kırılganlığına dikkat çekiyor. Ancak kaynak, 2026-2027 kampanyası için sıcaklığın yol açtığı kayıplara ilişkin bir bilanço veya miktar sunmuyor. Frontiers in Plant Science’da yayımlanan bir araştırmaya göre aşırı sıcaklıklar domatesin büyümesini ve üreme süreçlerini etkiliyor. Çiçeklenme ve meyve tutumu özellikle hassas aşamalar arasında yer alırken, çiçek dökülmesi, üreme organlarının gelişimindeki bozulmalar ve polen çimlenmesindeki azalma bitkinin daha az meyve oluşturmasına yol açabiliyor. Araştırma, Souss-Massa’daki sonuçları doğrudan ölçmüyor; bölgesel etkiyi belirlemek için maruz kalınan sıcaklıklar, yetiştirilen çeşitler ve hasat sonuçlarına ilişkin yerel verilere ihtiyaç bulunuyor. FAO rehberinde, sıcaklık ve güneş ışınımı gibi çevresel değişkenlerden bitkilerin su kaybının tahmin edilerek sulamanın ürün ihtiyacına göre ayarlanması öneriliyor. Su yönetiminin yalnızca sezon boyunca mevcut su miktarına değil, suyun ihtiyaç duyulan zamanda verilebilmesine de bağlı olduğu belirtiliyor. Girdi maliyetlerindeki artış, ToBRFV kaynaklı zorluklar, sıcak ve kuru rüzgârın etkilerini sınırlamaya yönelik yatırımlar ve ek sulama ihtiyacı da ekonomik baskıları artırıyor; ancak bu kalemlerin üretim maliyetlerine toplam etkisini gösteren konsolide bir tutar paylaşılmıyor.

Belarus Gübre Sevkiyatında Rusya-Kazakistan Hattı Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Радыё Свабода · Özgün haber
Veri haberi

Belarus Gübre Sevkiyatında Rusya-Kazakistan Hattı Öne Çıkıyor

Belarus, gübre ihracatında Letonya limanları üzerinden sevkiyat imkânını korurken, en büyük hacimleri Rusya ve Kazakistan güzergâhından taşıyor. Belarus Demiryolcular Topluluğu’nun verilerine göre ülke, 2025’te Rusya ve Letonya üzerinden 11 milyon 118 bin 642 ton gübre gönderdi. Ocak-nisan 2026 döneminde ise bu miktar 3 milyon 877 bin 132 ton oldu. Letonya istasyonlarına 2025’te 45 bin 645 ton gübre ulaştırıldı. Bu miktarın 29 bin 60 tonu üre, 12 bin 805 tonu amofos, 3 bin 180 tonu sıvı azotlu gübre ve 600 tonu amonyak olarak kaydedildi. Ocak-nisan 2026’da Letonya istasyonlarına gönderilen gübre miktarı 14 bin 118 tona geriledi; bunun 3 bin 128 tonu üre, 10 bin 880 tonu amofos ve 110 tonu sıvı azotlu gübreydi. Kaynak, Letonya üzerinden yalnızca üre ihraç edildiğini belirtirken aynı verilerde diğer gübre türlerini de listeliyor. Rus limanlarına yönelen sevkiyatların payı %81,7’den %85,7’ye yükseldi. Belarus’un ana kara potasyum koridoru Rusya ve Kazakistan’dan geçerken, 2025’te Petersburg Limanı’na hizmet veren Bronka istasyonu öne çıktı. Ocak-nisan 2026’da Ust-Luga Limanı’na hizmet veren Luska istasyonu Bronka’yı geride bıraktı; şubat ve mart aylarında Murmansk da potasyum sevkiyatı aldı. ABD Başkanı Donald Trump, 21 Eylül’de Truth Social hesabından Belarus’tan ABD’ye potasyum tedarikine ilişkin büyük bir anlaşma üzerinde çalışıldığını yazdı ve fiyatın Kanada’dan alınan potasyumdan daha düşük olacağını savundu. Haberde, ABD’nin Belarus potasyum üretimine yönelik yaptırımları martta kaldırdığı, ancak Avrupa Birliği’nin yaptırımları sürdürdüğü ve Belarus gübresinin AB deniz limanlarından transit geçişine izin vermediği aktarılıyor. Trump’ın paylaşımındaki yıl ile yaptırımların kaldırıldığı yıl kaynakta belirtilmiyor.

AB Tarım Bakanları 2028 Sonrası Ortak Tarım Politikası İçin Daha Güçlü Bütçe İstedi
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları 2028 Sonrası Ortak Tarım Politikası İçin Daha Güçlü Bütçe İstedi

5 yayıncı · 5 haber · Karşılaştır

Slovakya'nın başkenti Bratislava'da düzenlenen genişletilmiş V4 tarım bakanları toplantısında, 2028'de başlayacak yeni dönemde Avrupa Birliği'nin Ortak Tarım Politikası'nın güçlü ve yeterli finansmana sahip olması gerektiği belirtildi. Slovakya, Çekya, Macaristan, Polonya, Bulgaristan, Hırvatistan, Romanya, Slovenya ve İtalya'nın katıldığı toplantıda bu konuda üç ortak deklarasyon imzalandı. Slovakya Tarım Bakanı Richard Takáč, tarım bütçesinin artırılması gerektiğini söyledi. Takáč, yeni AB bütçesinin mevcut program dönemine göre 800 ila 900 milyar avro daha yüksek olmasının konuşulduğunu, buna karşın tarım bütçesinin düşmesinin kabul edilemeyeceğini belirtti. Çekya Tarım Bakanı Martin Šebestyán da Ortak Tarım Politikası'nın ortak bir Avrupa politikası olarak kalması, çiftçilere istikrarlı koşullar sağlanması, idari yükün azaltılması ve üye ülkelere destek araçlarını belirlerken esneklik tanınması gerektiğini ifade etti. İkinci deklarasyon, kuraklık ve aşırı hava olayları dahil olmak üzere tarımda artan krizlere karşı Avrupa düzeyinde daha etkili müdahale araçları oluşturulmasını ele aldı. Katılımcılar, krizlerin yönetiminin yanı sıra gelecekteki risklere karşı önleyici tedbirlerin ve tarım sektörünün dayanıklılığını artıracak uygulamaların güçlendirilmesini istedi. İklim olaylarının yeni tarım rezervine dahil edilmesi ve ulusal destek koşullarının ihtiyaçlara göre uyarlanması da görüşüldü. Üçüncü deklarasyon ise çiftçiler ile gıda üreticilerinin tedarik zincirindeki konumunu güçlendirmeyi ve haksız ticari uygulamalara karşı daha adil koşullar sağlamayı amaçlıyor. Deklarasyonların Avrupa Birliği Tarım ve Balıkçılık Konseyi'nin bir sonraki toplantısında sunulması planlanıyor.

Fransız Süt Üreticileri Kuraklık Desteği ve Maliyet Üstü Fiyat İstiyor
Görsel kaynağı: Pleinchamp · Özgün haber
Veri haberi

Fransız Süt Üreticileri Kuraklık Desteği ve Maliyet Üstü Fiyat İstiyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Fransa’daki süt üreticileri, kuraklığın yem tedariki ve işletme maliyetleri üzerindeki etkisini hafifletmek için kamu desteği talep ediyor. Süt Üreticileri Ulusal Federasyonu (FNPL), yem alımına yönelik ek bir destek kaleminin gelecek yılın bütçe yasa tasarısına konulmasını istedi. Federasyonun başlıca talebi ise sütün üretim maliyetlerini aşan bir fiyattan ödenmesi. Açıklamada, desteğin 2027 için olacağı ve kararın şimdi duyurulması halinde üreticilerin önlerindeki altı aylık nakit ihtiyacını karşılayabileceği belirtildi. Üreticiler, uzun süren kuraklığın yanı sıra yetersiz gördükleri kamu yardım planı, ilkbahardan bu yana 1.000 litre başına yaklaşık 50-60 avroluk süt fiyatı düşüşü ve tarımda kullanılan dizel yakıtı GNR fiyatlarındaki artışla karşı karşıya. FNPL Başkanı Yohann Barbe, 6 Ekim’de Clermont-Ferrand yakınlarındaki Cournon-d’Auvergne’de düzenlenen Hayvancılık Zirvesi’ndeki basın toplantısında hükümetin durumun farkına varması gerektiğini söyledi. FNPL, yem üretimindeki kayıpların en az %50, bazı durumlarda %60’a ulaştığını savunuyor. Ulusal dayanışma tazminatında kullanılan uydu temelli ot büyümesi göstergesinin yaz ve sonbahardaki yemlemeyi ve negatif ot büyümesini hesaba katmadığı, bu nedenle işletmelerin gerçek kayıplarını düşük gösterdiği belirtiliyor. Federasyon, sistemi bütünüyle reddetmediğini, ancak hesaplama yönteminin işlediğinin kanıtlanması gerektiğini ifade ediyor. Üreticilerin fiyat talebinin dayanağı olarak Cniel tarafından açıklanan maliyet göstergesi öne çıkıyor. Buna göre 2025’te ova bölgesindeki konvansiyonel bir işletmede sütün maliyeti 1.000 litre başına 482 avro olarak hesaplandı. FNPL ayrıca ürün karması, sanayicilerin gerçek marjları ve tüketicinin ödediği değerin üreticiye dönüşü konusunda daha fazla şeffaflık ile üretici, işleyici ve diğer tarafları kapsayan üçlü sözleşmeler talep ediyor.

Koyun Yetiştiricilerinin Üçte İkisi Gelecek Yıl Mavi Dil Aşısı Yapmayı Planlıyor
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

Koyun Yetiştiricilerinin Üçte İkisi Gelecek Yıl Mavi Dil Aşısı Yapmayı Planlıyor

Birleşik Krallık'ta Ulusal Koyun Birliği tarafından yapılan ankete göre koyun yetiştiricilerinin %65'i sürülerini gelecek yıl mavi dil hastalığına karşı kesin olarak aşılamayı planlıyor. Ancak çiftçilerin %40'ı bu yıl aşıya ulaşamadığını bildirdi. Aşı tedarikindeki güçlükler, gelecek dönem için aşıların önceden sipariş edilmesini düşünen işletmelerin sayısını artırdı.

Kazakistan, Körfez Ülkelerine Gıda Tedarikine Hazır Olduğunu Açıkladı
Görsel kaynağı: Kursiv · Özgün haber

Kazakistan, Körfez Ülkelerine Gıda Tedarikine Hazır Olduğunu Açıkladı

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, ülkesinin Körfez ülkelerinin uzun vadeli gıda güvenliğinde güvenilir bir ortak olmaya hazır olduğunu söyledi. Açıklama, Umman Sultanı Haysem bin Tarık El Said’in devlet ziyareti kapsamında Astana’da düzenlenen Kazakistan-Umman İş Forumu’nda yapıldı. Tokayev, geniş tarım arazilerine sahip Kazakistan’ın bölgenin gıda ihtiyacının karşılanmasına katkı sunabileceğini belirterek tarım alanındaki iş birliğinin genişletilmesi çağrısı yaptı. Tokayev’in açıklamasında belirli ürün, tedarik miktarı veya teslimat takvimi paylaşılmadı. Cumhurbaşkanı, Kazakistan’ın tarım alanında uzun vadeli ortaklıklar için olanaklara sahip olduğunu ifade etti. Forumda gıda ve tarım başlığının yanı sıra ulaştırma ve lojistik de öne çıktı. Kazakistan, Umman’ı coğrafi konumu, gelişmiş liman altyapısı ve Orta Doğu ile Afrika pazarlarına erişimi nedeniyle önemli bir transit ortağı olarak değerlendiriyor. İki ülke enerji ve madencilik alanlarında uzun yıllara dayanan iş birliği bulunduğunu belirtirken, yeni ortak girişimler kurulması da önerildi. Forumda Kazakistan’ın Samruk-Kazyna şirketi ile Umman Yatırım Otoritesi arasında ortak bir yatırım yapısının başlatılmasına ilişkin anlaşma imzalandı. Tokayev ayrıca karşılıklı yatırımların korunması anlaşmasının yatırımcılara daha öngörülebilir, şeffaf ve güvenilir koşullar sağlayacağını söyledi. Kazakistan-Umman İş Konseyi ise girişimciler arasında doğrudan bağlantı kurulmasına yönelik platform olarak gösterildi.

Güney Afrika’da Çiftçilerin Resmi Pazara Erişimi İçin Alıcı Beklentileri Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Food For Mzansi · Özgün haber

Güney Afrika’da Çiftçilerin Resmi Pazara Erişimi İçin Alıcı Beklentileri Öne Çıkıyor

Güney Afrika’da çiftçilerin ve yeni gıda üreticilerinin perakende, gıda üreticileri ve diğer resmi pazarlara erişebilmesi için yalnızca kaliteli ürün üretmesi yeterli görülmüyor. Düzenli tedarik, uygun ambalaj, doğru fiyatlandırma, mevzuata uyum ve alıcılarla güçlü ilişkiler de pazara girişin temel koşulları arasında gösteriliyor. Bu konular, Future of Food Conference’ta perakende tedariki ve pazar erişimi üzerine düzenlenen panelde ele alındı. Land Bank yöneticisi Litha Kutta, üreticilerin alıcılara başvurmadan önce pazarın teknik özelliklerini anlaması ve ürünlerini buna göre uyarlaması gerektiğini söyledi. Üreticilerin üretime başlamadan önce alıcıların istediği hacmi, kalite düzeyini, ambalaj biçimini, fiyat beklentisini ve tedarik koşullarını öğrenmesi gerektiği belirtildi. Kutta, çiftçilerle alıcılar arasındaki ağ eksikliğinin de pazar erişiminin önündeki engellerden biri olduğunu ifade etti. Kutta, bir malt içeceği üreticisinin sektör bağlantısı sayesinde bir alıcının ürün ihtiyacına yönelik fırsat yakaladığını anlattı. Gerekli hacmi karşılamak için başlangıçta fabrika kurmayı planlayan üretici için daha sonra fason üretim çözümü bulundu. Kutta, sektör etkinlikleri, üretici kuruluşları ve diğer ağ oluşturma fırsatlarının çiftçileri potansiyel alıcılarla buluşturabileceğini belirtti. Panelde ayrıca üreticilerin hedef pazarlarını ve tüketicilerin ne satın almaya hazır olduğunu anlamaları gerektiği vurgulandı. South Africa Wine temsilcisi Karin Kleinbooi, ürünün yanı sıra rekabetçi fiyatın ve tüketici beklentilerine uygun kalitenin önemine dikkat çekti. Joburg Market yöneticisi Cedric Nephawe ise çiftçileri pazarı yerinde ziyaret etmeye ve piyasa aracılarıyla ilişki kurmaya çağırdı. Fiyatların arz ve talepten etkilendiği, ambalajın elde edilen fiyatı değiştirebildiği ve kaliteli ürünlerin kötü sunulmaları halinde alıcı bulmakta zorlanabileceği belirtildi.