ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

570 haber · Sayfa 14

Suriye ve Ukrayna Ticaret İş Birliğini Görüştü
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye ve Ukrayna Ticaret İş Birliğini Görüştü

Suriye Ticaret Odaları Federasyonu Başkanı Alaa el-Ali, Ukrayna Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Henadi Çijikov ve Uluslararası Bölüm Direktörü Valeriya Zabaşta ile video konferans yoluyla ekonomik ve ticari iş birliğini görüştü. Toplantıda yeni ortaklık ve yatırım olanaklarının yanı sıra ticaret değişimini canlandırma ve Suriye ürünleri için yeni pazarlar açma mekanizmaları ele alındı. Görüşmede, Ukraynalı şirketler ve iş insanlarından oluşan bir heyetin Suriye’yi ziyaret etmesi ihtimali de değerlendirildi. Suriye Ticaret Odaları Federasyonuna göre bu ziyaret, ticari ve yatırım fırsatlarını incelemeyi ve ortak çıkar sağlayacak ortaklıkları görüşmeyi amaçlıyor. Alaa el-Ali ayrıca Ukrayna ekonomisinin, özellikle tarım sektöründe, savaş koşullarına dayanma kapasitesine dikkat çekti.

Arjantin’de Ekim Ayında Mevsim Meyve ve Sebzeleri Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: El Destape · Özgün haber

Arjantin’de Ekim Ayında Mevsim Meyve ve Sebzeleri Öne Çıkıyor

Arjantin’de ilkbaharın gelişiyle değişen hasat döngüleri, ekim ayında meyve ve sebzelerin arzını ve bulunabilirliğini farklılaştırdı. Mevsim ürünlerini tercih etmek, hane bütçesini optimize etmenin yanı sıra daha iyi besin kalitesi ve tat elde etmeye yardımcı oluyor. Pazı, ıspanak, marul ve radicheta en yüksek üretim ve en düşük fiyat dönemine girerken havuç, pancar ve turp salata ve yemekler için rekabetçi maliyetli seçenekler arasında gösteriliyor. Kuşkonmaz, enginar ve bezelye de ilkbaharda kalite açısından uygun noktaya ulaşıyor ve yılın diğer dönemlerine göre daha düşük fiyatlarla sunuluyor. Kabak, bal kabağı, pırasa, taze soğan ve karnabahar manavlarda ekonomik fiyatlarını koruyor. Meyvelerde ise çilekte ekim ayı hasat zirvesi nedeniyle manav ve pazarlarda daha iyi teklifler ve promosyonlar görülüyor. Yaban mersini ile çekirdekli meyvelerin ulusal üretimden ilk partileri piyasaya girerken fiyatları kademeli olarak geriliyor. Portakal ve limon, sezonları tamamlanmadan önce ekonomik seçenek olmayı sürdürüyor. Tasarrufu artırmak ve gıda israfını azaltmak için merkez pazarlara yönelmek, yakındaki manavın yeniden ürün aldığı zamanı öğrenmek ve haftalık alışverişi ürünlerin kullanımına göre planlamak öneriliyor.

Arnavutluk ve İsrail Tarım ve Su İşbirliğini Derinleştirmeyi Hedefliyor
Görsel kaynağı: Telegrafi · Özgün haber

Arnavutluk ve İsrail Tarım ve Su İşbirliğini Derinleştirmeyi Hedefliyor

Arnavutluk Dışişleri Bakanı Ferit Hoxha ile İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar, Sa’ar’ın Tiran’daki resmi ziyareti kapsamında ortak basın açıklaması yaptı. Açıklamada iki ülkenin siber güvenlik, enerji, altyapı, su ve tarım alanlarında işbirliğini derinleştirmeyi hedeflediği belirtildi. Hoxha, İran ve bağlantılı grupların 2022’de Arnavutluk’un başlıca dijital altyapısına yönelik siber saldırılarının ardından ülkesinin dijital altyapının dayanıklılığına yatırım yapmayı sürdürdüğünü söyledi. İsrail’in Arnavutluk’un siber savunma kapasitesini güçlendirmesine verdiği desteği takdir eden Hoxha, bu alandaki işbirliğinin daha da güçlendirileceğini ifade etti. Ekonomik ilişkiler konusunda Hoxha, İsrailli işletme ve yatırımcıların Arnavutluk’a ilgisinin arttığını belirtti. Hoxha’ya göre ilgi özellikle altyapı, tarım işletmeciliği, teknoloji, inovasyon ve enerji alanlarında yoğunlaşıyor. Sa’ar da iki ülkesinin enerji, altyapı, su ve tarım alanlarında yeni işbirlikleri kurmayı amaçladığını söyledi. Sa’ar, Arnavutluk’u ziyaret eden İsrailli turist sayısının 100 binin üzerine çıktığını ve İsraillilerin ülkede gördüğü misafirperverliğin bu durumun nedenlerinden biri olduğunu savundu. Hoxha ise Arnavutların Holokost sırasında Yahudileri korumasını iki ülke arasındaki tarihsel bağın bir unsuru olarak anlattı. Bu hafızayı yaşatmak için Tiran’daki Besa Müzesi ile Vlora’daki Yahudi Müzesi projelerinin ilerletildiğini açıkladı.

Irak’ta Ekonomik İstikrar ve Gıda Güvenliği İçin Hükümete Adım Çağrısı
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber

Irak’ta Ekonomik İstikrar ve Gıda Güvenliği İçin Hükümete Adım Çağrısı

Irak Temsilciler Meclisi Başkan Yardımcısı Ferhad el-Atruşi, pazartesi günü Bağdat’taki makamında Duhok Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şükri Cemil’i kabul etti. Görüşmede dolar kurundaki yükselişin vatandaşların satın alma gücüne yansımaları ele alındı. Atruşi, ekonomik istikrarın sağlanması ve gıda güvenliğinin korunması için hükümetin gerekli adımları atması gerektiğini belirtti. Görüşmede ayrıca yerel pazarlarda temel ürün fiyatlarının istikrarlı tutulması ile Bağdat, vilayetler ve Kürdistan Bölgesi’ndeki ticaret ve sanayi odaları arasındaki koordinasyonun sürdürülmesinin önemi değerlendirildi.

Avustralya’da Gıda İsrafının Maliyeti 36 Milyar Doları Aşıyor
Görsel kaynağı: ABC Australia · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya’da Gıda İsrafının Maliyeti 36 Milyar Doları Aşıyor

Avustralya’da her yıl yaklaşık 7,6 milyon ton gıda israf ediliyor ve bu israfın ekonomiye maliyeti 36 milyar doların üzerinde bulunuyor. İsraf edilen gıdanın %70’inin yenilebilir olduğu belirtilirken, gıda israfının düzenli depolama, gıda güvencesi ve iklim üzerinde etkileri olduğu bildirildi. İşletmelerin dörtte birinden azı gıda atıklarını düzenli olarak inceliyor. Sürdürülebilir Restoranlar Birliğine göre Avustralya’nın konaklama sektörü yılda 1,2 milyon ton gıda israf ediyor. Gıda hizmetleri sektöründeki israfın ekonomik etkisi yaklaşık 6,4 milyar dolar olurken, işletme başına yıllık ortalama maliyet yaklaşık 66 bin dolar olarak hesaplanıyor. Gıda israfı uzmanı Belinda Chellingworth, işletmelerin atığın gerçek maliyetini çoğu zaman göremediğini söyledi. Fazla gıda siparişi mutfak için maliyet oluştururken, satılamayan ürün gelir kaybına ve çöpe gönderilen gıda da toplama giderine yol açıyor. Bu maliyetlerin farklı departmanlara ve maliyet merkezlerine dağılması, toplam etkinin işletme içinde görünmez kalmasına neden oluyor. Sydney’deki pub ve bira fabrikasının işletmecisi Karl Riseborough ise her bira partisinden çıkan 50 kilogram kullanılmış tahılı atmak yerine bahçelerinde veya hayvanları için kullanmak isteyen kişilere veriyor. İşletmede haftalık toplanan iki adet 240 litrelik çöp kutusu, iki haftada bir toplanan tek kutuya indirildi. Riseborough, bu değişiklikle yılda yaklaşık 5 bin dolar tasarruf ettiğini söyledi. Chellingworth, Avustralya’nın birçok bölgesinde düzenli depolama kapasitesinin kritik seviyeye ulaştığını belirtti. Perth’teki bazı atık sahalarının iki yıl, Yeni Güney Galler’deki sahaların ise dört yıl içinde kapasiteye ulaşması bekleniyor. Federal hükümet gıda israfını 2030’a kadar yarıya indirmeyi taahhüt ederken, bazı uzmanlar ilerlemenin hızından endişe ediyor. Gıda israfı COP31 konferansında da ele alınacak. Aşırı gıda israfı küresel bir endişe oluşturuyor ve gelecek ay Türkiye’de düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31’in odak noktalarından biri olacak.

ABD Mısır Stokları Beklentileri Aştı
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

ABD Mısır Stokları Beklentileri Aştı

ABD Tarım Bakanlığının (USDA) 30 Eylül’de yayımladığı çeyreklik verilere göre çiftçiler ve tahıl işleyicileri, ayın başında 2 milyar bushelin üzerinde, yaklaşık 50,8 milyon ton mısır depoladı. Stoklar bir önceki yılın aynı dönemine göre %35, analistlerin beklentilerine göre %9 daha yüksek gerçekleşti. Analistler ve ekonomistler, yüksek stokların USDA’nın yem amaçlı mısır kullanımını daha önce fazla tahmin etmiş olabileceğine işaret ettiğini söyledi. Veriler, kurumun üretim ve kullanım tahminlerinin güvenilirliği konusunda da yeni sorulara yol açtı. AgMarket.Net’in kurucu ortağı Jim McCormick, yemlik ve diğer kullanım tahminlerinin altı aydır fazla yüksek olduğunu savunduğunu belirtti. USDA’nın yem amaçlı mısır kullanımına ilişkin doğrudan ölçüm verisi bulunmuyor. Analistler, yemlik ve artık kullanımın toplamının önceki yıla göre %17 arttığı yönündeki tahmini hasattan önce sorgulamıştı. ABD sığır varlığının 75 yılın en düşük seviyesine gerilemesi nedeniyle daha az hayvanın yemlenmesi gerektiği, daha ağır beslenen hayvanların da talebi öngörülen ölçüde artırmış olamayacağı ifade edildi.

Bulgaristan'da Bazı Süt Ürünlerinde Fiyat Farkı %140'ı Aştı
Görsel kaynağı: BTA — Bulgar Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan'da Bazı Süt Ürünlerinde Fiyat Farkı %140'ı Aştı

Bulgaristan Tüketiciyi Koruma Komisyonu Başkanı Maya Manolova, büyük perakende zincirlerinde bazı süt ürünlerindeki fiyat farkının %140'ı aştığını açıkladı. Komisyonun 2 Ekim'de başlattığı denetimlerde, gerçek perakende fiyatları ve ticari uygulamalar incelenirken kontroller tüketici şikâyetlerinin yoğun olduğu süt ürünleri, meyve ve sebze kategorileriyle başladı. Ağustos ve ekim fiyatlarını karşılaştıran incelemede fiyat farkı tereyağında %141, peynirde %133, domateste %127, sarı peynirde %106, soğanda %106 ve yoğurtta %99 olarak ölçüldü. Promosyonda satılan ürünlerde ise farkın %40'a kadar çıktığı bildirildi. Komisyon ayrıca aynı perakende zincirine ait Sofya'daki mağazalarla ülkenin diğer bölgelerindeki mağazalar arasında fiyat farklılıkları tespit etti. Manolova, perakendecilerden fiyat artışlarının arkasındaki ekonomik unsurları gerekçelendirmelerini isteyeceklerini söyledi. Gerekçe sunulmaması halinde yaptırım uygulanacağı uyarısında bulunan Manolova, ağustostan ekime fiyatların ve fiyat farklarının yükselmesinin perakende zincirlerinin kârlarını artırıyor olabileceğini belirtti. Komisyonun birkaç gün içinde yürürlüğe koyması beklenen “adil değer” ölçütü, Komisyonun adil fiyat seviyesi kabul ettiği düzeyden sapmaları gösterecek. Önemli sapmalar için ceza talep edilmesi planlanırken, bu amaçla hazırlanan taslak mevzuat milletvekillerine sunuldu. Komisyon ayrıca önümüzdeki haftalarda tüketici şikâyetlerinin yoğun olduğu sektörlerde işletmelerle görüşerek gıda ve ilaç fiyatları ile haksız ticari uygulamaları inceleyecek.

Kazakistan'da Eski Tarım Makinesi Kiralamalarında KDV %16 Uygulanacak
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan'da Eski Tarım Makinesi Kiralamalarında KDV %16 Uygulanacak

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Kazakistan Ulusal Ekonomi Bakanlığı, 1 Ocak 2026'dan önce imzalanan tarım makineleri finansal kiralama sözleşmelerinde Katma Değer Vergisi (KDV) oranının %12 olarak korunması önerisini desteklemedi. Bakanlık, bu tarihten itibaren vadesi gelen ödemelerde yeni %16'lık oranın uygulanacağını bildirdi. Düzenleme, eski sözleşmelerdeki sonraki dönem ödemelerini de kapsıyor. Bakanlığa göre KDV oranı sözleşmenin imzalandığı tarihe göre değil, vergilendirilebilir cironun gerçekleştiği tarihe göre belirleniyor. Finansal kiralamada bu tarih, dönemsel ödemenin tahsil vadesi kabul ediliyor. Bu nedenle %16'lık oran yalnızca 1 Ocak 2026'dan sonra vadesi gelen ödemelerin vergilendirilebilir kısmına uygulanacak; finansal kiralama ücretlendirmesi vergilendirilebilir ciroya dahil edilmeyecek. Bakanlığın örneğine göre vergilendirilebilir tutar 100 bin tenge olduğunda, toplam ödeme %12 KDV ile 112 bin, %16 KDV ile 116 bin tengeye çıkıyor. Böylece ek KDV 4 bin tenge oluyor. Milletvekillerinin başvurusunda aktarılan verilere göre, değişikliklerin KazAgroFinance'ın mevcut sözleşmeleri kapsamında 13.181 işletmeyi etkilemesi ve toplam ek ödeme hacminin 4,6 milyar tengeye ulaşması bekleniyor. İşletme başına ortalama hesaplanan ek yük yaklaşık 349 bin tenge; gerçek tutar makinenin kalan değeri, sözleşme süresi ve ödeme planına bağlı olarak değişiyor. Bakanlık ayrıca 2026'dan itibaren tarım üreticileri, tarım ürünleri işleyicileri ve tarım kooperatifleri için mahsup edilebilen ek KDV tutarının %70'ten %80'e çıkarıldığını belirtti. Köylü ve çiftçi işletmeleri için özel vergi rejiminin korunduğu, tarım üreticileri ve kooperatifler için indirimli kurumlar vergisi oranlarının bulunduğu aktarıldı.

Arnavutluk'ta Fiyat Karşılaştırma Platformu Açıldı
Görsel kaynağı: Fax News — Faxweb · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk'ta Fiyat Karşılaştırma Platformu Açıldı

Arnavutluk'ta tüketicilerin temel gıda ve hijyen ürünlerinin fiyatlarını karşılaştırabilmesi için “Pasqyra e Çmimeve” platformu kullanıma açıldı. Platformda fiyatlar 13 kategori kapsamında 155 satış noktasında doğrulanabiliyor. Süpermarketlerin güncel fiyatları paylaşmasıyla tüketicilerin alışveriş öncesinde daha ucuz satış noktalarını görmesi ve maliyetleri karşılaştırması amaçlanıyor. Ekonomi Bakanı Delina Ibrahimaj, girişim kapsamında 212 ürünün sabit fiyatla satılacağını açıkladı. Beş süpermarket ile 22 tedarikçinin katıldığı uygulamada söz konusu ürünlerin asgari kâr marjlarıyla satışa sunulacağı belirtildi. Ibrahimaj, fiyatların mevcut seviyelere göre ortalama %20-22 düşmesinin beklendiğini, bazı ürünlerde düşüşün %40'a ulaşacağını, bazı ürünlerde ise %10'da kalacağını söyledi. Platformda şeker, yağ, un, tahıllar, makarna, fasulye, mercimek, yoğurt, yumurta, tereyağı ve tavuk gibi günlük tüketim ürünlerinin yanı sıra deterjan ve hijyen ürünleri de yer alıyor. Platforma cep telefonlarından erişilebilecek; ilerleyen dönemde kullanıcıların indirebileceği bir uygulama oluşturulması planlanıyor. Sabit fiyat uygulamasının süresi kaynak metnin farklı bölümlerinde farklı ifadelerle verildiği için kesin dönem netleşmiyor. Başbakan Edi Rama, hükümetin ürünlere tavan fiyat koymayacağını, fiyatların serbest rekabetle belirleneceğini söyledi. Rama, girişimin yıl sonuna kadar 1.000 ürüne genişletilmesini ve daha küçük marketlerle perakende satış noktalarının da sürece katılmasını hedeflediklerini bildirdi. Fiyatlarda suistimal tespit edilmesi halinde para cezası uygulanabileceğini de belirtti.

Türk Dünyasının Yeşil Ekonomi ve Tarım Politikaları Lefkoşa’da Masaya Yatırıldı
Görsel kaynağı: Havadis · Özgün haber

Türk Dünyasının Yeşil Ekonomi ve Tarım Politikaları Lefkoşa’da Masaya Yatırıldı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs Vakıflar İdaresi ve Türk Akademisi (TA) iş birliğiyle hazırlanan “Türk Ekonomileri Raporu 2025: Yeşil Sermayeye Geçiş” ile “Türk Devletlerinde Tarım Politikaları 2025; Bölgesel Görünüm” raporlarının sunumu Lefkoşa Merit Otel’de yapıldı. Saat 09.30’daki programa KKTC ve Türkiye’den yetkililerin yanı sıra Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) temsilcileri, akademisyenler, bilim insanları ve Türk dünyasından konuklar katıldı. Vakıflar İdaresi Genel Müdürü Mustafa Tümer, doğal kaynakların korunması ve kalkınma açısından yeşil ekonomiye geçişin önemini vurguladı. Tümer, Avrupa, Amerika ve Afrika bölgelerindeki komşu ülkelerin pazarlarının, üretim imkânlarının ve kaynaklarının birlikte değerlendirilmesinin yeni fırsatlar yaratabileceğini belirtti. Kıbrıs Türklerinin Türk dünyasıyla bağlarını güçlendirmesinin geleceğe yönelik umut oluşturacağını ifade eden Tümer, dil ve fikir birliğinin bilim aracılığıyla iş birliğine dönüştürülebileceğini söyledi. Türk Akademisi Başkan Yardımcısı Bülent Bayram, Türk dünyasında iş birliği ile bilim, eğitim ve kültür alanlarındaki kurumsallaşmanın önemine değindi. Ortak tarih ve kültür mirası için bilgi alanı oluşturmayı hedeflediklerini belirten Bayram, raporlarda ortaya konacak verilerin karar vericilere dost ülkelerdeki sorunlara ortak çözüm yolları bulma konusunda katkı sağlayabileceğini kaydetti. Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar ise 2021 pandemisi ve 2026’da Körfez bölgesinde başlayan krizlerin ekonomi, dış ticaret ve büyüme üzerindeki baskısına işaret etti.

Paraguay’da Verimlilik İçin Hibrit Hayvancılık Sistemleri Önerildi
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber

Paraguay’da Verimlilik İçin Hibrit Hayvancılık Sistemleri Önerildi

Paraguay Et Konseyi (CPC), hayvancılıkta otlatmanın avantajlarını yoğunlaştırma uygulamaları, teknoloji ve işletme yönetimiyle birleştiren hibrit sistemlere geçilmesini önerdi. Konsey, mevcut kaynaklarla daha fazla et üretilebilmesi için hayvan başına ve alan başına verimin artırılmasını hedefleyen bu yaklaşımın, üretim alanlarının genişletilmesinin giderek daha fazla sınırlanması karşısında önem kazandığını belirtti. Konseye göre Paraguay’ın yaygın otlatmaya dayalı sistemleri, rekabetçi maliyetleri ve çoğunlukla meraya dayalı üretim kapasitesi sayesinde sektörün güçlü yönlerinden biri olmayı sürdürüyor. Bununla birlikte üretim döngülerinin kısaltılması, canlı ağırlık artışının iyileştirilmesi ve birim alandan daha yüksek verim alınması gerekiyor. Hibrit sistemler, otlatmanın yerine tek bir model koymak yerine, üretimin belirli aşamalarında yoğunlaştırma araçlarından yararlanmayı öngörüyor. Bu kapsamda kritik dönemlerde stratejik yem takviyesi, yoğun büyütme ve üretim koşullarıyla ekonomik şartların uygun olduğu durumlarda hayvanların ahırda veya kapalı sistemlerde sonlandırılması öneriliyor. Yaklaşımın, iklim ve piyasa koşullarındaki değişimlere daha esnek yanıt verilmesine yardımcı olması bekleniyor. Teknoloji tarafında ise bireysel hayvan tanımlama sistemleri, elektronik teraziler, izleme cihazları ve yönetim platformlarıyla ağırlık, üreme, sağlık, besleme ve ekonomik performans verileri takip edilebilecek. Konsey ayrıca sensörler, su pompaları, su depoları ve izleme araçlarının su yönetimi, sağlık takibi, izlenebilirlik ve üreme göstergelerinin kontrolünde kullanılabileceğini bildirdi. Ancak bu çözümlerin yaygınlaşmasının yatırım, bağlantı, eğitim ve teknik danışmanlık gerektirdiği belirtildi. Chaco, Doğu Bölgesi ve diğer hayvancılık alanlarında su, toprak, altyapı, işletme ölçeği ve üretim yönelimi farklı olduğu için sistemlerin her işletmenin koşullarına göre uyarlanması gerektiği vurgulandı.

Romanya’da Küçük Üreticiler Kuraklık ve Satış Baskısıyla Mücadele Ediyor
Görsel kaynağı: HotNews · Özgün haber
Veri haberi

Romanya’da Küçük Üreticiler Kuraklık ve Satış Baskısıyla Mücadele Ediyor

Romanya’nın güneyinden üç küçük tarım üreticisi, Bükreş’teki Obor Pazarı’nda ürünlerini satmaya çalışırken kuraklık, dolu, yükselen yakıt maliyetleri ve tüketicilerin azalan alım gücüyle karşı karşıya. HotNews’un röportajında Georgeta Tudose, Niculae Tăchiță ve Geanina Enache, hava koşullarının yanı sıra ürünleri pazara ulaştırmanın ve satmanın da geçimlerini zorlaştırdığını anlattı. Röportajdaki üç üreticinin tamamının 50 yaşın üzerinde olduğu belirtildi. Habere göre 2026, buğday, kolza, patates ve salatalık dahil çoğu ürün için iyi bir yıl olarak öngörülüyor. Ancak Romanya’nın batısındaki illerde kuraklığın üretimi güçlü biçimde etkilediği aktarıldı. Kaynakta ayrıca Romanya’daki çiftçilerin yaklaşık %45’inin 65 yaşın üzerinde olduğu ve tarım iş gücünün yaşlandığı belirtildi. Röportajda konuşan üreticiler, iklim baskısının ekonomik sorunlarla birlikte küçük işletmeler üzerindeki yükü artırdığını ifade etti. Georgeta Tudose, kuraklıktan korunmak için ürünlerinin bir bölümünü seraya taşıdığını söyledi. Buna karşılık açık alandaki ürünlerinin doludan zarar gördüğünü, yeniden ekildikten sonra yetiştiğini belirtti. Tudose’ye göre asıl sorun üretim değil satış. Müşteri sayısının azalması tezgâh fiyatlarını düşürmesine yol açarken satılamayan ürünlerin bir bölümü ertesi gün çöpe gidiyor. Tezgâh ve yakıt giderlerini karşılamak için bazı günler evden para getirdiğini anlatan üretici, her gün saat 04.00’te yola çıkıp Târgovişte’den Bükreş’teki tezgâhına yaklaşık 70 kilometre gidiyor. Meyve üreticisi Niculae Tăchiță ise tarımın kuraklık ve aşırı yağışa bağlı olduğunu, dikilen bir ağacın ürüne yatmasının 6-7 yıl sürdüğünü anlattı. Bu süreçte ağaçlara emek ve yatırım yapılmasına rağmen kuraklık nedeniyle kuruyabildiklerini söyledi. Tăchiță, karacaların her yıl yüzlerce ağacın kabuğuna zarar verdiğini, bu yıl ayının da ağaçlara zarar verdiğini belirtti. Üretiminin iyi olduğunu söylemesine rağmen müşteri azlığı nedeniyle tonlarca şeftali ve kirazın ziyan olduğunu aktardı. Tăchiță, tüketicilerin parasının yetmediğini, parası olanların ise alışveriş için süpermarketleri tercih ettiğini söyledi. Ayrıca artık daha az yemek ve reçel hazırlandığını düşündüğünü belirtti. Gençlerin çok emek ve az gelir nedeniyle tarıma ilgi göstermediğini savunan üretici, tarımla ilgilenecek insan sayısının azalmasının gelecekte ürünlerin niteliğini etkileyebileceğini öne sürdü. Geanina Enache ise ailesi yaşlandığı için işletmenin daha büyük bölümünü devraldığını, dışarıda sıcaklık 30-35 derece olduğunda seralarda sıcaklığın iki katına çıkabildiğini anlattı.

Suriye ve IFAD Su Güvenliği ile Hayvancılık Projelerini Görüştü
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye ve IFAD Su Güvenliği ile Hayvancılık Projelerini Görüştü

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Suriye Tarım Bakanlığı teknik ekibi ile Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) heyeti, su güvenliği ve tarımsal geçim kaynakları programının tasarımını görüştü. Toplantıda ayrıca entegre hayvancılık geliştirme projesinin uygulama süreci ele alındı. Heyete, IFAD’ın Yakın Doğu, Kuzey Afrika ve Avrupa bölge direktörü ile Suriye ülke direktörü Tevfik el-Zubri başkanlık etti. Görüşmede tarımsal ürünlerin pazarlara erişiminin kolaylaştırılması, kırsal toplulukların desteklenmesi ve tarım sektörünün durumunun iyileştirilmesi değerlendirildi. Tarım Bakanlığının aktardığına göre taraflar, hayvancılık projesinin uygulama aşamalarını, elde edilen başarıları ve karşılaşılan zorlukları gözden geçirdi. Projelerin teknik, mali ve idari yönleriyle belirlenen plan ve programlara uyumu da toplantının gündeminde yer aldı.

Ukrayna, Rus Tahılının AB Üzerinden Transitini Yasaklama Girişimini Destekledi
Görsel kaynağı: The Kyiv Independent · Özgün haber

Ukrayna, Rus Tahılının AB Üzerinden Transitini Yasaklama Girişimini Destekledi

Ukrayna Tarım Bakanı Taras Vysotskyi, Letonya, Litvanya ve Estonya başbakanlarına Rusya’nın tahılını Avrupa Birliği (AB) üzerinden taşımasını yasaklamaya yönelik girişimi başlattıkları için teşekkür etti. Vysotskyi, girişimin AB düzeyinde ilerletilmesinin önemini vurgularken Baltık ülkelerinin Ukrayna’ya desteğini övdü. Litvanya Başbakanı Mindauga Sinkevicius, 8 Ekim’de AB’den Rus tahılına yaptırım uygulanmasını ve bu ürünün transit geçişinin yasaklanmasını istedi. Üç Baltık başbakanı da ertesi gün ortak mektupla konuyu AB gündemine taşıdı. Mektupta, işgal altındaki topraklardan çalınan tahılın AB üzerinden ihraç edilmesini önleyecek adımlar atılması ve Rus tahılının AB topraklarından transit geçişinin yasaklanması talep edildi. Ayrıca Ukrayna’nın pazarlara daha fazla tahıl ulaştırabilmesi için AB-Ukrayna Dayanışma Hatları’nın güçlendirilmesi istendi. Kaynakta, Rusya’nın Karadeniz ablukasının Ukrayna’nın tarım ihracatından vergi geliri toplama kapasitesini olumsuz etkilediği, küresel tahıl fiyatlarını yükselttiği ve Ukrayna ihracatına bağımlı Kuzey Afrika ile Orta Doğu ülkelerini riske attığı belirtildi. Baltık başbakanları, AB’nin Rusya’nın saldırganlığının ekonomik sonuçlarını telafi ettiği bir kanala dönüşmemesi gerektiğini savundu. Yasağın ne zaman kararlaştırılıp uygulanacağı ise bilinmiyor.

Malezya, Kullanılmayan Askeri Arazileri Gıda Güvenliği İçin Değerlendirmeyi Planlıyor
Görsel kaynağı: The Sun Malaysia · Özgün haber
Veri haberi

Malezya, Kullanılmayan Askeri Arazileri Gıda Güvenliği İçin Değerlendirmeyi Planlıyor

Malezya Savunma Bakanlığı, kullanılmayan Malezya Silahlı Kuvvetleri arazilerini ulusal gıda güvenliğini desteklemek ve askeri gazilerin sosyoekonomik refahını artırmak amacıyla değerlendirmeyi planlıyor. Savunma Bakanı Mohamed Khaled Nordin, uygulamanın JanaVeteran Programı ile Boustead Plantations (BPlant) işbirliğinde yürütülebileceğini söyledi. Bazı arazi parsellerinin herhangi bir tahsis veya geliştirme planı bulunmadığı için 10 ila 15 yıldır kullanılmadan durduğu belirtildi. Khaled, projenin tarımla ilgilenen gazilere iş ve gelir fırsatı sağlayacağını ifade etti. Her yıl 5.000 askeri personelin emekli olduğunu belirten bakan, bu gazilerin programa dahil edilmesinin seçeneklerden biri olduğunu söyledi. Khaled ayrıca gıda arzındaki kıtlıkların veya yükselen gıda maliyetlerinin ulusal güvenlik tehdidine dönüşebileceğini kaydetti. JanaVeteran pilot projesi, Kota Tinggi'deki Ladang Telok Sengat'ta KayTi zencefili yetiştiriciliğiyle başladı. BPlant, katılımcıların ürününü satın alarak projeye pazar garantisi sağlıyor. Khaled, BPlant ile yürütülen JanaKomuniti Programı kapsamındaki çalışmalarla Kota Tinggi'yi ülkenin başlıca KayTi zencefili üreticisi yapmayı amaçladığını söyledi. JanaKomuniti, Kota Tinggi Parlamento Ofisi tarafından desteklenen bir BPlant kurumsal sosyal sorumluluk girişimi olarak kümelenmiş fertigation zencefil tarımını içeriyor.

PFC'den CPEC İçin Shenzhen Tarzı Reform Çağrısı
Görsel kaynağı: Associated Press of Pakistan · Özgün haber

PFC'den CPEC İçin Shenzhen Tarzı Reform Çağrısı

Pakistan Mobilya Konseyi (PFC) Üst Yöneticisi Mian Kashif Ashfaq, hükümete Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru’nun (CPEC) ikinci aşamasının potansiyelinden tam yararlanmak için Shenzhen tarzı reformlar uygulama çağrısı yaptı. Çağrı, koridorun sanayi ve tarım alanlarındaki işbirliği fırsatlarıyla ilişkilendirildi. Ashfaq’ın önerileri arasında Özel Ekonomik Bölgelerin (SEZ) kuruluşunun hızlandırılması ve yatırım prosedürlerinin basitleştirilmesi yer aldı. Bu adımlar, CPEC kapsamındaki potansiyelin daha iyi değerlendirilmesi hedefiyle sunuldu.

Finlandiya’da PTT, Patates, Tahıl ve Sığır Eti Sektörlerine Destek Önerdi
Görsel kaynağı: Maaseudun Tulevaisuus · Özgün haber
Veri haberi

Finlandiya’da PTT, Patates, Tahıl ve Sığır Eti Sektörlerine Destek Önerdi

Finlandiya’da Pellervon Taloustutkimus PTT, Avrupa Birliği’nin üretici örgütlerine yönelik faaliyet programı desteğinin patates, tahıl ve sığır eti sektörlerine genişletilmesini önerdi. PTT’nin Tarım ve Orman Bakanlığının talebiyle hazırladığı çalışmaya göre bu üç sektörde desteğin kullanılabilmesi için en fazla koşul bulunuyor ve onaylı üretici örgütleri faaliyet gösteriyor. Finlandiya’da destekten şu anda yalnızca meyve ve sebze sektörü yararlanabiliyor. Çalışmada desteğin ticari faaliyetlere, pazara erişime ve üreticilerin pazardaki konumunu güçlendirmeye daha fazla yöneltilmesi istendi. Kıdemli tarım ekonomisti Päivi Kujala, patates sektöründe koşulların en ileri düzeyde olduğunu, tahıl sektöründe ticari işbirliği ile arzın bir araya getirilmesine duyulan ihtiyacın büyük olduğunu, sığır etinde ise desteğin yeni gelişen üretici örgütlenmesini güçlendirebileceğini belirtti. Önerilen faaliyetler sektörlere göre farklılaşıyor. Patateste ürün geliştirme, depolama, işleme, paketleme, pazarlama ve uluslararasılaşma; tahılda ortak ticari faaliyet, pazar bilgisi, yeni pazar kanalları ve pazara erişim öne çıkıyor. Sığır etinde ise üretim verimliliği ve çevresel sürdürülebilirlik yatırımları, kalite yönetimi, izlenebilirlik, pazarlama ve pazara erişim desteklenebilecek alanlar arasında sayılıyor. Finlandiya’da mevcut finansman döneminde meyve ve sebze sektöründe üç üretici örgütü faaliyet programı yürütülüyor. Araştırma direktörü Sari Forsman-Hugg, bu deneyimlerin üretici örgütlerinin pazardaki konumu, üretimin koordinasyonu ve ürünlerin pazara sunulması üzerinde olumlu etkiler sağlayabildiğini aktardı. Ancak çalışma, desteğin tek başına işleyen bir üretici işbirliği oluşturmayacağına dikkat çekti. Mevcut uygulamada başvuru, maliyetlerin doğrulanması, raporlama ve ödeme süreçleri ağır bulunurken, ulusal uygulamada daha açık ve öngörülebilir işlemler ile daha düşük idari yük önerildi.

Akaryakıt Krizi Fransız Balıkçılarını Zorluyor
Fotoğraf: Photo par BOUILLAND STEPHANE / HEMIS.FR / HEMIS.FR / HEMIS VIA AFP · Özgün haber
Veri haberi

Akaryakıt Krizi Fransız Balıkçılarını Zorluyor

Fransa’nın Lorient kentindeki Keroman Zanaat Balıkçılığı İşletmesi, akaryakıt fiyatlarındaki sert yükseliş nedeniyle mali baskı altında. Balıkçılar litre başına 1,21 avroya kadar düşen vergisiz gazelden yararlansa da bu destek, özellikle büyük trol teknelerinin yüksek tüketimi karşısında yükü hafifletmeye yetmiyor. İşletmenin beş çok amaçlı trol teknesi günde ortalama 1.400 litre yakıt tüketiyor. İşletme direktörü Jérôme Nicol’e göre artan giderler satış fiyatlarına aktarılamıyor. Balığın fiyatı müzayedede belirlendiği için işletmeler fiyatı doğrudan artıramıyor; kotalar da daha fazla avlanarak geliri yükseltme olanağını sınırlıyor. Balıkçılıkta kullanılan mavi renkli gazelin fiyatının yıl başından bu yana iki katına çıktığı belirtilirken, Nicol balıkçıların aylık gelirlerindeki azalmanın 200 ila 600 avro arasında olduğunu tahmin ediyor. Kıyıdan uzakta çalışan büyük trol tekneleri, klasik bir tekneye göre 13 kata kadar daha fazla yakıt tüketebiliyor. Ifremer araştırmacısı Olivier Guyader, trol avcılığında cironun %25 ila 30’unun yakıt maliyetiyle kaybedildiğini belirtiyor. Küçük tekneler de gider artışından etkileniyor ancak daha sınırlı bir baskı yaşıyor; bu tekneler için çalışma alışkanlıklarının değiştirilmesi ve elektrikli tahrike geçiş mümkün görülüyor. Didier Gascuel ise sektörün 20 veya 30 yıl içinde planlı biçimde trol avcılığından çıkmasını öneriyor. Gascuel, gazel vergisi indirimini Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) sübvansiyon olarak değerlendirdiğini ve bu indirim olmadan trol balıkçılığının hızla çökeceğini savunuyor. Hükümet, fiyat artışlarının başlamasından bu yana balıkçıların yakıt giderlerine destek için 30 milyon avrodan fazla kaynak ayırdı; ancak kısa vadede belirgin bir çözüm bulunmadığı aktarılıyor.

Rakka’da Maliyet Baskısı Çiftçileri Üzüm ve Meyve Ağaçlarına Yöneltiyor
Görsel kaynağı: North Press Agency · Özgün haber
Veri haberi

Rakka’da Maliyet Baskısı Çiftçileri Üzüm ve Meyve Ağaçlarına Yöneltiyor

Suriye’nin Rakka kentinin güney kırsalında artan tarımsal üretim maliyetleri ve mevsimlik ürünlerin ekonomik cazibesindeki gerileme, bazı çiftçileri buğday, pamuk ve sarı mısırdan üzüm başta olmak üzere meyve ağaçlarına yöneltiyor. Çiftçiler, mevsimlik ürünlerde tohum, gübre, tarım ilacı ve işçilik giderlerinin yükseldiğini; ürünleri pazarlamanın zorlaştığını ve bazı ödemelerin geciktiğini belirtiyor. Üzüm, badem türleri ve şeftali Rakka’daki alternatifler arasında öne çıkarken Curniye, Kesrat ve vilayetteki başka bölgelerde üzüm bağlarının kurulumu genişliyor. Üreticilere göre üzüm yetiştiriciliği daha az işgücü gerektiriyor; bazı durumlarda aile, ilaçlama ve ağaç bakımından hasat hazırlığı ile pazarlamaya kadar işlerin çoğunu üstlenebiliyor. Bağların üretime geçmesi birkaç yıl alsa da sonrasında yıllık ürün alınabilmesi, çiftçileri mevsimlik tarımdan meyve ağaçlarına geçmeye teşvik ediyor. Üzüm üretiminde pazarlama ve fiyat dalgalanması ise devam eden sorunlar arasında. Bir üretici, kilogram fiyatının sezon başında yaklaşık 7-8 bin Suriye lirasından sezon ortasında 3-4 bin liraya gerileyebildiğini söyledi. Ziraat mühendisi ve çiftçi Muhammed el-Assaf ise o sıradaki fiyatın 3-3,5 bin lira olduğunu ve bunun üretim maliyetleriyle örtüşmediğini belirtti. Bu farklılıklar, fiyatların dönem ve üretim miktarına göre değiştiğine işaret ediyor. Çiftçiler, kuyularla yapılan sulamada mazot fiyatlarının maliyetleri artırdığını belirterek gübre ve yakıt desteği istiyor. Ayrıca dış pazarların açılması, soğutma birimleri ile donanımlı taşıma araçlarının sağlanması ve ürünlerin yüksek arz döneminde düşük fiyattan satılmasını önleyecek depolama imkânlarının oluşturulması talep ediliyor. Bölgede çoğunlukla Vitmuni, yerel adıyla Şami, üzümü yetiştirilirken daha az miktarda Helvani ile son üç yılda yayılan Sihirbaz Parmakları ve Yakut çeşitleri de bulunuyor.

Gübre Desteği Belirsizliği Yunanistan’da Makarnalık Buğday Ekimini Zorluyor
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber
Veri haberi

Gübre Desteği Belirsizliği Yunanistan’da Makarnalık Buğday Ekimini Zorluyor

Yunanistan’da gübre desteğinin geleceğine ilişkin belirsizlik, 2026–2027 üretim dönemi öncesinde makarnalık buğday üreticilerinin ekim alanı ve girdi kullanımına yönelik kararlarını zorlaştırıyor. Üreticilerin önümüzdeki haftalarda kaç dönüm ekeceklerine ve ne düzeyde girdi kullanacaklarına karar vermesi gerekirken, açık bir destek çerçevesinin bulunmamasının tarımsal kararları ve nihai verimleri etkilediği belirtiliyor. Gübre alımlarında ürün değerinin %15’i oranındaki son üretici desteği 31 Ağustos’ta sona erdi; sonrasında hangi uygulamanın yürürlüğe gireceği henüz açıklanmadı. Agronews’un aktardığı değerlendirmeye göre belirsizlik, düşük tarım ürünü fiyatlarıyla yüksek girdi maliyetlerinin aynı döneme denk gelmesiyle ağırlaşıyor. Gübre tedarik maliyeti başlıca sorun olarak gösterilirken enerji ve özellikle motorin giderlerinin makarnalık buğday üretimindeki hesaplamayı zorlaştırdığı ifade ediliyor. Haziran ve Temmuz 2026’da üretici fiyatlarının bazı bölgelerde, verimler tatmin edici olmasına rağmen, kilogram başına 18–21 sent seviyesine kadar gerilediği; üründeki protein sorunlarının da daha iyi pazarlama imkânlarını sınırladığı aktarılıyor. Gübre maliyetinin yıllık bazda %11,3 arttığı bilgisi de Yunanistan İstatistik Kurumu (ELSTAT) verilerine ilişkin yakın tarihli bir rapora dayandırılıyor. Kaynakta, gübre piyasasındaki belirsizliğin alımların gecikmesine ve gübrelemenin sınırlanmasına yol açtığı, bunun da gelecek yılın üretim kapasitesini düşürebileceği belirtiliyor. Daha düşük verimli bazı arazilerin ise ekilmeme riskiyle karşı karşıya olduğu ifade ediliyor. Avrupa Birliği düzeyinde geçen temmuz kararlaştırılan toplam 540 milyon avroluk paketten Yunanistan’a 20,8 milyon avro ayrılması öngörülüyor. Bu payın ulusal kaynaklarla artırılabileceği belirtilirken paketin başlıca yönleri arasında çiftçilere acil ekonomik destek, Ortak Tarım Politikası (OTP) üzerinden yeni likidite mekanizmaları ve destek avanslarında daha fazla esneklik yer alıyor. Ancak Yunanistan’da bu imkânların nasıl ve ne zaman uygulanacağı henüz netleşmiş değil. Açık kalan konular arasında gübre sanayisine olası Avrupa desteği, çiftçilerin gübre alımlarına sübvansiyon verilmesi ve yeni desteğin kapsayacağı dönem bulunuyor. Hükümet, hukuken ve bütçe açısından mümkün olması halinde, gelecekteki bir düzenlemenin 1 Eylül 2026’dan itibaren yapılan alımları geriye dönük kapsayıp kapsamayacağını açıklayabilir. Kaynağa göre böyle bir taahhüt, doğrudan kaynak aktarımı gerektirmeden piyasadaki hareketliliğin bir bölümünü yeniden sağlayabilir.

Brezilya’da Kahve Üreticisinin Gübre Alım Gücü Eylülde Geriledi
Görsel kaynağı: G1 · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’da Kahve Üreticisinin Gübre Alım Gücü Eylülde Geriledi

Brezilya’nın başlıca kahve üretim bölgelerinde üreticinin gübre satın alma gücü, 2027/28 sezonunun ilk gübreleme döneminde geriledi. Piracicaba’daki Uygulamalı Ekonomi Çalışmaları Merkezi (Cepea/Esalq/USP) analizine göre üretici, São Paulo’daki arábica kahvesi göstergesi ile ortalama girdi fiyatları karşılaştırıldığında, ağustosa kıyasla aynı miktarda gübreyi alabilmek için eylülde %19,4 daha fazla kahveye ihtiyaç duydu. Eylül 2026’da arábica kahvesi göstergesi, geçen yıl kaydedilen seviyelerin altında kaldı. Kaynağa göre arábica kahvesi bu yıl 60 kilogramlık çuval başına yaklaşık 1.600 real, robusta kahvesi ise çuval başına yaklaşık 990 real seviyesinde fiyatlandı. Geçen yıl arábica fiyatı, kendi serisinin tarihsel zirveleri sırasında çuval başına 2.700 reale kadar yükselmişti. Cepea’nın görüştüğü sektör temsilcileri, gübrenin kahveliklerin önemli bölümüne uygulanmış olmasına rağmen yıl sonuna kadar ve 2027’nin başında yeni bir sevkiyat yapılmasının beklendiğini bildirdi. Bu nedenle üreticilerin gübre alım planlarının şimdiden başlamış olabileceği belirtildi. Eylül başındaki daha nemli hava, Brezilya’nın çeşitli bölgelerinde 2027/28 sezonu için olumlu görülürken, koşulların bölgelere göre değiştiği ifade edildi. Önümüzdeki aylarda özellikle El Niño ile bağlantılı hava koşullarının kahve fiyatlarının seyrinde önemli rol oynaması bekleniyor. 2026/27 sezonunda üretimin yüksek olmasına karşın içecek kalitesinin bozulduğu kahve oranının da yüksek olması, arzı daha kısıtlı tutabilir ve fiyatlar üzerindeki daha güçlü düşüş baskısını sınırlayabilir. Küresel piyasanın Brezilya üretimine büyük ölçüde bağlı olduğu, gelecek sezonun ise düşük verimli bienal dönem olması beklendiği aktarıldı. Brezilya’nın başlıca arábica üretim bölgelerinde temmuzda görülen alışılmadık yağışlar, çekirdeklerin kalitesini ve içecek standardını tehdit ederek sektörün ihracatına ilişkin endişe yarattı. Yağışlar sırasında 2026/27 kahve hasadının yaklaşık %30’u henüz toplanmamıştı. Arábica ve robusta fiyatları, çekirdek arzındaki artışa rağmen temmuzda yükseldi. Yağışların gerçek etkisinin, lotlar tadıldıktan, işlendiikten ve satıldıktan sonra iki ila üç aylık süreçte ölçülebileceği belirtildi.

Kosova ile Avrupa Komisyonu Tarım ve Balıkçılık Reformlarını Görüştü
Görsel kaynağı: Telegrafi · Özgün haber

Kosova ile Avrupa Komisyonu Tarım ve Balıkçılık Reformlarını Görüştü

Kosova temsilcileri ile Avrupa Komisyonu, İstikrar ve Ortaklık Anlaşması kapsamındaki alt komite toplantısında tarım, kırsal kalkınma, gıda güvenliği, veterinerlik, balıkçılık ve akuakültür reformlarını görüştü. Brüksel’de 9 Ekim 2026’da yapılan toplantıda Komisyon, Kosova’yı bekleyen mevzuatın kabulünü hızlandırmaya ve yürürlükteki düzenlemeleri etkili uygulamaya teşvik etti. Görüşmelerde kurumsal ve idari kapasitenin güçlendirilmesi, boş kadroların doldurulması ve yeterli mali kaynak sağlanması ele alındı. Tarım ve kırsal kalkınma başlıklarında tarım arazilerinin konsolidasyonu, iklim değişikliğine uyum, toprak bozulmasının önlenmesi, tarım ürünleri piyasasının düzenlenmesi ve danışmanlık hizmetlerine ilişkin mevzuatın tamamlanması gündeme geldi. Gıda güvenliği ve veterinerlikte Avrupa Birliği standartlarının uygulanması, denetim kapasitesinin artırılması ve Kosova Gıda ve Veterinerlik Ajansına kaynak sağlanması vurgulandı. Hayvansal yan ürünlerin işlenmesi tesisinin işlevsel hale getirilmesi, hayvan refahı ve sağlığı mevzuatının kabulü ile hastalıkların izlenmesine yönelik beş yıllık planın uygulanması da değerlendirildi. Balıkçılık ve akuakültürde ise AB mevzuatıyla uyumlu yasanın kabulü, balık türleri envanterinin tamamlanması ve kapasitenin güçlendirilmesi gerektiği belirtildi; Avrupa standartlarına uyumun yeni ekonomik faydalar ve kırsal topluluklara destek sağlayabileceği ifade edildi.

Paraguay’da Meyve Sineğine Karşı Gözetim Sürdürülüyor
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber

Paraguay’da Meyve Sineğine Karşı Gözetim Sürdürülüyor

Paraguay Ulusal Bitki ve Tohum Kalitesi ve Sağlığı Servisi (Senave), meyve sineğine karşı üretim bölgeleri ile ülkeye giriş noktalarında gözetim, denetim ve numune analizi yürütüyor. Senave Teknik Genel Müdürü Carmen Berni, yüksek yayılma kapasitesi nedeniyle zararlının kritik kabul edildiğini belirtti. Meyve sineği, farklı meyve ürünlerini etkileyen türler kompleksinden oluşuyor. Dişi sinek meyvenin kabuğunu delerek yumurtalarını içine bırakıyor; larvalar da meyve özüyle beslenerek bozulmaya ve erken dökülmeye neden oluyor. Bu durum üreticiler için ekonomik kayıplara yol açarken, zararlının varlığı uluslararası ticaret açısından da engel oluşturabiliyor. Senave’nin bitki sağlığı izleme sistemi, mevcut türleri ve popülasyonlarını belirlemek, görülme sıklığındaki olası artışları saptamak amacıyla üretim bölgelerine tuzaklar yerleştiriyor ve bunları düzenli olarak kontrol ediyor. Elde edilen sonuçlar uyarıların hazırlanmasına ve üreticilerle teknik yardım hizmetleriyle yürütülecek kontrol çalışmalarının yönlendirilmesine katkı sağlıyor. İstila belirtisi taşıyan meyveler reddedilebildiği için sağlık kurallarına uyum, uluslararası pazarlara erişimin korunması açısından önem taşıyor. Berni, mücadelenin yalnızca kurumların sorumluluğunda olmadığını belirterek çiftçilerin düşen meyveleri toplaması ve larvaların gelişim döngüsünü tamamlamasını önleyecek uygun yöntemleri uygulaması gerektiğini söyledi. Uzmanın belirttiği seçenekler arasında, etkilenen meyvelerin plastik torbalarla ısıtılmasını sağlayan solarizasyon ve yetişkin böceklerin çıkmasını engelleyecek derinlikte gömme yer alıyor.

Arjantin’in Yumurta Ürünleri İhracatı Son 10 Yılın Zirvesine Çıktı
Görsel kaynağı: TN · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin’in Yumurta Ürünleri İhracatı Son 10 Yılın Zirvesine Çıktı

Arjantin’in yumurta ürünleri ihracatı, 2026’nın ocak-ağustos döneminde 20,23 milyon ABD dolarını aşarak son 10 yılın aynı dönemlerindeki en yüksek değere ulaştı. Arjantin Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık Sekreterliği tarafından açıklanan veriler, ihracatın Dünya Yumurta Günü kapsamında gündeme geldiğini gösterdi. Bu dönemde 2.580 ton yumurta ürünü ihraç edildi. İhracat değeri, geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık %18 arttı; kaynakta bu yükselişin başlıca nedeni olarak dış satım fiyatlarındaki iyileşme gösterildi. Danimarka, Japonya, Avusturya ve Şili, sevkiyatların yaklaşık %80’ini oluşturdu. Geri kalan ürünler Avrupa, Asya ve Amerika’daki çeşitli pazarlara gönderildi. Başlıca ürünler arasında bütün yumurta, yumurta sarısı ve toz albümin yer aldı; bu ürünler mayonez, fırıncılık ürünleri, makarna, kek ve dondurma üretiminde girdi olarak kullanılıyor. İhracat artışı, Arjantin’in kuş gribinden ari ülke ilan edilmesinin ardından bazı destinasyonların yeniden açılması ve Mercosur-Avrupa Birliği Anlaşması’nın sunduğu ticari fırsatlarla birlikte değerlendirildi. Yumurta üretim zinciri özellikle Buenos Aires, Entre Ríos, Córdoba, Santa Fe, Mendoza ve Salta’da yoğunlaşıyor; sektör bu bölgelerde istihdam ve ekonomik faaliyet yaratırken büyüyen iç pazarın tedarikine de katkı sağlıyor.