ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

1303 haber · Sayfa 16

Hindistan’da Traktör Kredileri Yavaşladı, Kuraklık Riski İzleniyor
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan’da Traktör Kredileri Yavaşladı, Kuraklık Riski İzleniyor

Hindistan merkezli Mahindra Finance, Navratri döneminin ilk 10 gününde araç satışları ve finansman hacminin geçen yılın gerisinde kaldığını açıkladı. Şirketin Genel Müdürü ve Üst Yöneticisi Raul Rebello, diğer araç kategorilerine kıyasla traktörlerdeki talep düşüşünün daha belirgin göründüğünü söyledi. Rebello, zayıflığın bir bölümünü GST değişikliği sonrasında geçen yıl oluşan yüksek karşılaştırma bazına bağladı. Buna karşın temmuz-eylül döneminde traktör kredisi kullandırımları %13 artarak 1.979 crore rupiye yükseldi. Toplam finansman %22 artışla 16.499 crore rupiye çıkarken, binek araç finansmanı %28, üç tekerlekli araç kredileri %32, ticari araç ve inşaat ekipmanı finansmanı %16 arttı. Kredi büyümesinin araç kategorilerine göre farklılaştığı belirtildi. Eylül ayına kadar kırsal ve yarı kentsel araç tescilleri kentsel pazarlardan biraz daha hızlı arttı; bu durum kuraklığın genel kırsal talebi henüz zayıflatmadığına işaret etti. Ancak şirket, tarımsal gelirlerin etkilediği araç alımları ve kredi geri ödemeleri açısından üç eyaletteki 282 ilçede kuraklık koşullarını izliyor. Traktör alımlarının tarımsal görünüm zayıfladığında gerileyebildiği kaydedildi. Rebello, kuraklığın tahsilatlara etkisini değerlendirmek için erken olduğunu söyledi. Traktör kredisi borçluları genellikle Kharif ve Rabi hasatlarına bağlı altı aylık taksitler ödüyor. Bu nedenle bazı gecikmeler beklenebilse de bunların kalıcı temerrüt anlamına gelmeyebileceği belirtildi. Aralık-ocak geri ödeme döngüsünün, zayıf traktör talebinin kredi stresine dönüşüp dönüşmediğini göstereceği ifade edildi. Mahindra Finance, seçili stresli bölgelerde kredi kullandırımını sınırladı, tahsilat ekiplerini güçlendirdi ve olası aksaklıklara karşı 852 crore rupilik yönetim karşılığı tuttu. Birleşik Aşama 2 ve Aşama 3 varlıkları %8,1 ile tüm zamanların en düşük seviyesine inerken, şirket fiyatlama ve kredi disiplininden ödün vererek kredi hacmini artırmayacağını bildirdi.

Azerbaycan’ın Sığır Eti İthalatı İlk Sekiz Ayda %20 Arttı
Görsel kaynağı: Report.az · Özgün haber

Azerbaycan’ın Sığır Eti İthalatı İlk Sekiz Ayda %20 Arttı

Azerbaycan, Ocak-Ağustos 2026 döneminde 8.605 ton taze, soğutulmuş veya dondurulmuş sığır eti ithal etti. İthalatın toplam değeri 36,17 milyon dolar olurken, geçen yılın aynı dönemine göre değer %28, hacim %20 arttı. Veriler, Report’un Devlet İstatistik Komitesi verilerine dayalı hesaplamalarına dayanıyor. Ukrayna 4.474 ton ve 22,63 milyon dolarla başlıca tedarikçi oldu; bu ülkeden alımlar hacimde %17,4, değerde %39 yükseldi. Brezilya’dan ise 2.675 ton sığır eti 7 milyon dolar karşılığında alındı; hacim %47, değer %31 arttı.

Sığır İşletmesinde Shamonda Virüsü Enfeksiyonu Doğrulandı
Görsel kaynağı: TV JOJ · Özgün haber
Veri haberi

Sığır İşletmesinde Shamonda Virüsü Enfeksiyonu Doğrulandı

Veteriner denetçiler, Shamonda enfeksiyonunu düşük yapmış bir sığır fetüsünde doğruladı. Aynı işletmedeki bazı yetişkin sığırlarda da enfeksiyonun klinik belirtileri görüldü. Veterinerlik hizmeti, virüsün doğrulanması halinde klinik belirtilerin görüldüğü dönemde etkilenen işletmeden hayvan naklinin sınırlandırılması gibi önlemleri değerlendirebileceğini bildirdi. Mevcut Avrupa Birliği mevzuatına göre ise virüsün görüldüğü üye devletin, hayvancılık işletmelerindeki vakalar nedeniyle olağanüstü veterinerlik önlemleri alma zorunluluğu bulunmuyor. SVC, Batı ve Orta Avrupa'daki birçok ülkede enfeksiyon bildirilmesinin ardından ekim başında işletmelerdeki yayılımı izlemek amacıyla Shamonda için zorunlu inceleme başlattı. İncelemeler yalnızca buzağıların düşük yapması, doğuştan gelişim kusurlarıyla doğması veya ölü ya da yaşama kabiliyeti olmayan buzağıların dünyaya gelmesi durumlarını kapsıyor. Kaynak, doğrulanan sığır işletmesinin bulunduğu yeri açıkça belirtmiyor. Shamonda bu yıl Avrupa'nın birçok ülkesine yayıldı ve Orta Avrupa'da sığırlarda ilk kez yaz aylarında görüldü. Almanya'nın beş eyaletinin yanı sıra Avusturya, İsviçre, Fransa, Hollanda, Belçika, İtalya ve Lüksemburg'da doğrulandı. Virüs sığırlarda ateş, iştahsızlık, ishal ve süt üretiminde belirgin düşüşe; gebe hayvanlarda ise düşüklere veya yavrularda doğuştan gelişim kusurlarına yol açabiliyor. Enfeksiyon anneden fetüse de geçebiliyor. Veterinerlere göre mevcut etkili bir korunma bulunmuyor; çünkü enfeksiyon böceklerle taşınıyor. Yetiştiriciler duyarlı hayvanları kovucu ve insektisitlerle taşıyıcılardan korumayı, tohumlama zamanlamasını da taşıyıcıların aktif olmadığı döneme göre ayarlamayı değerlendirebilir. Çekya Sağlık Bakanlığı, Çekya halkı için riski çok düşük görürken Dünya Sağlık Örgütü virüsün daha fazla yayılmasını olası bulmadığını, ancak durumu izlediğini açıkladı.

Bulgaristan’da Meyve ve Sebze Üreticilerine İlk Kez %50 Avans
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Meyve ve Sebze Üreticilerine İlk Kez %50 Avans

Bulgaristan’da meyve ve sebze üreticilerine, üretime bağlı gelir desteği müdahaleleri kapsamında ilk kez %50 oranında avans ödemesi yapılacak. 2026 kampanyası için belirlenecek avans, destek almaya uygun her hektar başına ilgili müdahalede planlanan birim desteğin yarısı üzerinden hesaplanacak. Tarım ve Gıda Bakanı’nın 23 Ekim 2026 tarihli emriyle belirlenen ödemelerin amacı, üreticilerin geçici likidite sorunlarını aşmasına, tarımsal faaliyetler için gerekli finansmanı sağlamasına ve üretim sürecinin kesintisiz sürdürülmesine katkı vermek. Meyve üretiminde ilk 30 hektara kadar hektar başına 469,39 avro, 30 hektarı aşan uygun alanlar için 312,93 avro ödenecek. Meyve vermeye başlamamış meyve bahçeleri için avans tutarı 217,30 avro olarak belirlendi. Sebze üretiminde domates, salatalık, kornişon ve patlıcan için ilk 30 hektara kadar 515,36 avro, üzerindeki alanlar için 343,57 avro; biber için sırasıyla 629,30 ve 419,54 avro; soğan ve sarımsak için 358,46 ve 238,98 avro avans ödemesi öngörülüyor. Patates tohumu üretiminde hektar başına 466 avro, havuç, lahana, karpuz ve kavun üretiminde ilk 30 hektar için 276 avro, üzerindeki alanlar için 184 avro ödenecek. Örtü altı üretimde tutar hektar başına 4.092,22 avro, dağlık bölgelerde meyve ve sebze üretiminde ise 607,29 avro olacak. Ödemelerin 10 Kasım’a kadar yapılması planlanıyor.

Gürcistan’da Türk Ayvalık Zeytinyağının Bir Partisi Geri Çekiliyor
Görsel kaynağı: NewsGeorgia · Özgün haber
Veri haberi

Gürcistan’da Türk Ayvalık Zeytinyağının Bir Partisi Geri Çekiliyor

Gürcistan Ulusal Gıda Ajansı, devlet denetimi kapsamında Türkiye menşeli Ayvalık markalı zeytinyağının bir partisindeki numunelerde glisidol esterleri ve 3-MCPD düzeylerinin izin verilen sınırları önemli ölçüde aştığını açıkladı. Bulgular, Letonya’daki akredite bir laboratuvarda yapılan incelemelere dayanıyor. İhlalin tek bir ürünün belirli partisiyle sınırlı olduğu belirtildi. Ürün, Extra Virgin Olive Oil türünde, 5 litrelik teneke ambalajda ve TR-10-K-042281 üretici kayıt numarasıyla tanımlandı. Ajans ilgili partiyi ticaret ağlarından çekiyor ve yaptırım işlemleri yürütüyor; sonuçların markanın diğer ürünlerine otomatik olarak uygulanamayacağını vurguluyor. EFSA’ya göre söz konusu bileşikler, yağların yüksek sıcaklıkta işlenmesi sırasında oluşan teknolojik kirleticiler. Gürcistan’da bu kirleticilere yönelik sistematik incelemeler 2026’da başladı; yıl başından bu yana 71 bitkisel yağ ve katı yağ örneği kontrol için alındı.

Rusya, Küresel Gıda Güvenliği Tartışmasında Tahıl ve Gübre İhracatındaki Engelleri Eleştirdi
Görsel kaynağı: La República · Özgün haber
Veri haberi

Rusya, Küresel Gıda Güvenliği Tartışmasında Tahıl ve Gübre İhracatındaki Engelleri Eleştirdi

Rusya, küresel gıda güvenliğini zayıflattığı yönündeki Batı kaynaklı suçlamaları reddederek tartışmanın odağına Karadeniz'deki sivil gemi güvenliği ile tahıl ve gübre ticaretini taşıdı. Rusya metnine göre Ukrayna güçleri, Batı'nın doğrudan teknik desteğiyle Rusya ve başka ülkelere ait 228 sivil gemiye saldırdı; bu saldırılarda 18 mürettebat hayatını kaybetti. Metin, saldırılarda 331 insansız hava aracı, 40 insansız deniz aracı ve Neptun seyir füzelerinin kullanıldığını da ileri sürüyor. Rusya Savunma Bakanlığına atfedilen açıklamada, bombalamaların Kiev'in saldırılarına karşılık gerçekleştirildiği savunuluyor. Metne göre Ukrayna'nın Karadeniz limanları, Rusya'ya karşı kullanılan araçların sevkiyatında da rol oynuyor. Bu iddialar Rusya'nın değerlendirmesi olarak aktarılırken, Moskova sivil gemilerin korunması ve deniz taşımacılığının güvence altına alınması gerektiğini belirtiyor. Rusya, Temmuz 2022'de İstanbul'da Birleşmiş Milletler'in katılımıyla imzalanan tahıl anlaşmasının sonuçlarını da kendi tezini destekleyen bir karşılaştırma olarak sunuyor. Anlaşmanın bir yıl yürürlükte kaldığı dönemde Ukrayna'nın Karadeniz limanlarından 32,8 milyon ton gıda ihraç edildiği, bağımsız tahminlere göre bu miktarın yaklaşık %70'inin başta Avrupa Birliği olmak üzere yüksek gelirli ülkelere gönderildiği belirtiliyor. Afrika ülkelerinin payı %12'nin, Sahra Altı Afrika ülkelerinin payı ise %2,4'ün altında kaldı. Metne göre aynı anlaşmalarda Rusya'nın gıda ve gübre ihracatını kolaylaştırmaya yönelik hükümler uygulanamadı. Ödeme, sigorta ve lojistik süreçlerindeki engellerin yanı sıra tarım makineleri ile yedek parça tedarikindeki sorunlar gerekçe gösteriliyor. Bu koşulların çözülemediği ve Rusya ile Birleşmiş Milletler arasındaki Mutabakatın 22 Temmuz 2025'te sona erdiği aktarılıyor. Rusya ayrıca dünya buğday ihracatında %26'nın üzerinde, arpa ihracatında ise yaklaşık %20 paya sahip olduğunu; Ukrayna'nın paylarının aynı ürünlerde %6 ve %5 düzeyinde bulunduğunu savunuyor. Rusya metni, ülkenin Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı katkısı kapsamında Zimbabve'ye 352 ton tahıl ve 117 ton ayçiçek yağı gönderdiğini de örnek gösteriyor. Açıklamada, bayrağına bakılmaksızın sivil gemilerin korunması, tahıl ve gübre ihracatının önündeki engellerin kaldırılması ve karşılıklı taahhütlerin yerine getirilmesi için ortak eylem çağrısı yapılıyor. Rusya, küresel gıda güvenliği konusunda diyaloğa ve somut önlemler almaya hazır olduğunu bildiriyor.

Küresel Süt Ürünleri Fiyat Endeksi %2,5 Arttı
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Süt Ürünleri Fiyat Endeksi %2,5 Arttı

Global Dairy Trade’nin 20 Ekim’deki açık artırmasında fiyat endeksi %2,5 yükselerek şubattan bu yana en büyük artışı kaydetti. Bu, fiyatların üst üste ikinci açık artırmada yükselmesi anlamına gelirken, hareketi özellikle süt tozu ürünleri yönlendirdi. Tam yağlı süt tozu %4,4 artışla ton başına yaklaşık 37.148 krona, yağsız süt tozu ise %3,4 artışla yaklaşık 39.273 krona çıktı. Tereyağı fiyatı ise üst üste dokuzuncu açık artırmada gerileyerek %0,4 düştü ve ton başına yaklaşık 46.644 kron oldu. AB, ABD ve Yeni Zelanda gibi büyük ihracatçılarda süt üretimi artışının yavaşlaması fiyatları destekleyen unsurlar arasında gösterildi. Yeni Zelanda ve Avustralya’da El Niño kaynaklı kuraklık riski, aralık ayından itibaren üretimi sınırlayabilir. Agrocura, arzın daralması ve süt tozu talebinin güçlü kalması halinde fiyatların daha fazla destek bulabileceğini belirtti.

ABD, Avustralya Sığır Eti İçin En Büyük Hedef Pazar Haline Geldi
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

ABD, Avustralya Sığır Eti İçin En Büyük Hedef Pazar Haline Geldi

Avustralya’nın ABD’ye sığır eti ihracatı, 2025 ve 2026’daki hızlı büyümenin ardından ülkenin iç pazarında kullanılan hacmi aşmış görünüyor. Beef Central’ın Meat & Livestock Australia’dan (MLA) aldığı verilere göre ABD, Avustralya sığır eti için tarihsel olarak ilk kez en büyük tek pazar konumuna gelmiş olabilir. Kaynak, bu kilometre taşının kesin olarak doğrulanmadığını ve karşılaştırmanın tahmini iç kullanım verilerine dayandığını belirtiyor. MLA’nın 2025-26 mali yılı tahminlerine göre Avustralya içindeki sığır eti kullanımı karkas ağırlığıyla 565.856 ton oldu. Bu miktarın %68’lik kemiksiz eşdeğeri 384.782 ton sevkiyat ağırlığına karşılık geliyor. Aynı mali yıl 30 Haziran’da sona ererken ABD’ye yapılan ihracat 493.419 ton sevkiyat ağırlığına ulaştı. Bu hesaplama, ABD’ye gönderilen hacmin iç kullanım için tahmin edilen kemiksiz eşdeğeri geçtiğini gösteriyor. Bununla birlikte, Avustralya iç pazarı doğrudan ölçülmüyor. İç kullanım, toplam ulusal üretim ile ihracat arasındaki farktan çeşitli varsayımlarla hesaplanıyor ve gerçek tüketimin yalnızca bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle MLA sözcüsü, söz konusu karşılaştırmanın dikkatle yorumlanması gerektiğini söyledi. Kaynağa göre kilometre taşının son yıllarda daha önce gerçekleşip gerçekleşmediği kesin değil; böyle bir durumun 1970’ler veya 1980’lerde yaşanmış olabileceği ihtimali de aktarılıyor. ABD’deki sığır varlığının kuraklık ve sürünün toparlandığına ilişkin belirgin işaretlerin bulunmaması nedeniyle son üç yılda 70 yılın en düşük seviyelerine inmesi, ithalatı artıran başlıca koşul olarak gösteriliyor. Avustralya’nın ABD’ye ihracatı 21 Ekim’e kadar 410.000 tona ulaştı; bu, geçen yılın aynı dönemine göre 50.000 tonluk veya %15’lik artış anlamına geliyor. Bazı analistler yıl sonu toplamının 460.000-480.000 tona çıkabileceğini öngörüyor. Kaynak, gelişmenin Avustralya iç pazarındaki belirgin bir zayıflamadan çok ABD ticaretindeki büyümeyle ilgili olduğunu vurguluyor. MLA’nın 4 Ekim’e kadar olan son 12 aylık verilerine göre iç piyasada sığır etinin değeri %12, hacmi %1,1 ve fiyatı %10,8 arttı. MLA’dan Nathan Low, perakende fiyatları çift haneli yükselmesine rağmen sığır etinin perakendedeki değer payının ve hareket eden hacminin arttığını belirtti.

Pakistan, İhracatçı Önerilerini Başbakanın İncelemesine Sunacak
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber

Pakistan, İhracatçı Önerilerini Başbakanın İncelemesine Sunacak

Pakistan Ticaret Bakanlığı, ihracatçıların enerji maliyetleri, vergilendirme, düzenleyici ücretler ve uluslararası pazarlara erişim konusundaki önerilerini birleştirerek Başbakanın değerlendirmesine sunulacak kapsamlı bir sunum hazırlayacak. Karar, Ticaret Bakanı Jam Kamal Khan başkanlığında perşembe günü yapılan; Maliye Bakanlığı yetkilileri, diğer üst düzey kamu görevlileri ve ihracatçıların katıldığı takip toplantısında alındı. Toplantıda ihracatçıların yüksek sanayi enerji maliyetleri, finansman kısıtları, vergilendirme, düzenleyici işlemler, sertifikasyon ücretleri ve dış pazarlara erişimde yaşadığı sorunlar ele alındı. Maliye Bakanlığının oluşturduğu komite, özellikle gaz vergisi politikasını ve hesaplama formülünü inceleyerek olası düzenlemeler önerecek. İhracatçılar ayrıca Pencap altyapı kesintisinin uygulanması, tahsilat yöntemi ve işletmelere getirdiği ek mali yük konusunda kaygılarını aktardı. Pakistan hükümeti, Çin, Güney Kore, Türkiye, Japonya ve Vietnam dahil başlıca ticaret ortaklarıyla mevcut ticaret düzenlemelerini gözden geçirerek daha iyi tavizler sağlamaya çalışıyor. Türkiye’ye Pakistan lastiği ihracatında bazı kategorilerin ikili Tercihli Ticaret Anlaşması kapsamında tavizlerden yararlandığı belirtildi. İhracatçılardan, Türkiye makamlarıyla görüşülecek konular için ürün ayrıntıları ve Gümrük Tarifesi İstatistik Pozisyonu kodlarını sunmaları istendi; hangi lastik kategorilerinin kapsama girdiği açıklanmadı. Vergi teşviklerinde uygunluk eşiklerinin yeniden düzenlenmesi, ihracat gelirine bağlı orantılı süper vergi indirimi ve geleneksel olmayan ihracatçılar için satış vergisi ile iade düzenlemeleri de görüşüldü. İhracat Kolaylaştırma Programının usul ve uygunluk kriterlerinin erişilebilir hale getirilmesi, Bitki Koruma Departmanının sertifikasyon ile tekrarlanan belge değişikliği ücretlerinin gözden geçirilmesi ve Pakistan’ın hayvancılık ile süt ürünleri ihracatını genişletmesine yönelik öneriler hazırlanması gündeme geldi.

Copa ve Cogeca’dan Ortak Tarım Politikası İçin Finansman Çağrısı
Görsel kaynağı: Bændablaðið · Özgün haber
Veri haberi

Copa ve Cogeca’dan Ortak Tarım Politikası İçin Finansman Çağrısı

Avrupa’daki çiftçi ve tarım kooperatiflerinin çatı kuruluşları Copa ve Cogeca, Stockholm’deki kongrelerinin ardından Stokholm Bildirisi’ni yayımlayarak Avrupa Birliği ülkelerinin Brüksel’de toplanan yöneticilerine çağrı yaptı. Altı maddelik bildiride, tarım politikasına ayrılan finansmanın en az mevcut düzeyde korunması ve fiyatlara göre güncellenmesi istendi. Kuruluşlar ayrıca tarımın Avrupa’nın rekabet gücü, dayanıklılığı ve güvenliği açısından stratejik bir sektör olarak tanınmasını talep etti. Örgüt liderleri, Avrupa’daki jeopolitik, ekonomik ve çevresel zorlukların yanı sıra yükselen girdi maliyetleri, çiftçi sayısındaki azalma ve çiftçilerin yaşam koşullarındaki gerileme konusunda endişelerini dile getirdi. Açıklamada, yaz aylarındaki hava koşullarının tarımın kırılganlığını yeniden ortaya koyduğu, savaşlar, ticari gerilimler ve uluslararası istikrarsızlığın da piyasalardaki dalgalanmayı ve tarımsal üretim üzerindeki baskıyı artırdığı belirtildi. Copa ve Cogeca, 2028–2034 döneminde uygulanması planlanan Ortak Tarım Politikası (OTP) değişiklikleri için Avrupa Komisyonu’nun yürüttüğü danışma sürecini de eleştirdi. Kuruluşlara göre süreçte yeterli seçenek sunulmadı ve etki değerlendirmesi yapılmadı. Bildiri, OTP’nin ortak niteliğini korumasını ve daha fazla performans odaklı hale getirilmemesini istiyor; örgütler bunun iç pazarda istikrarsızlığa ve girdiler için rekabetin artmasına yol açabileceğini savunuyor. Bildiride tarımın savunma, hazırlık ve güvenlik meselelerinde temel dayanak olarak tanınması, gıda üreticilerinin Avrupa’nın ön savunma hattında kabul edilmesi de isteniyor. Fonların diğer finansman ve hedeflerden ayrı tutulması, kırsal alanlardaki özel zorluklar için ulusal ve bölgesel program fonlarının %10’unun kullanılabilmesi, kuralların basitleştirilmesi ve desteğin tüm çiftçilere açık olması çağrıları arasında yer alıyor. İzlanda Çiftçiler Birliği, Copa ve Cogeca’nın ortaklarından biri olarak gösteriliyor.

Shamonda Virüsü Fransa’da İlk Kez İnsanda Tespit Edildi
Görsel kaynağı: CNBC Indonesia · Özgün haber

Shamonda Virüsü Fransa’da İlk Kez İnsanda Tespit Edildi

Hayvanlarda hastalığa yol açtığı bilinen Shamonda virüsü, Fransa’da ilk kez bir insanda tespit edildi. Enfekte hasta nörolojik komplikasyonlar yaşadı ve ekim ayının başında hayatını kaybetti. Hastanın ciddi bağışıklık sistemi bozukluğu bulunduğu ve Hospices Civils de Lyon hastane grubunda ağır bir hastalık nedeniyle tedavi gördüğü bildirildi. Fransız makamları, virüs enfeksiyonu ile hastanın ölümü arasındaki nedensel ilişkinin henüz kesinleşmediğini ve araştırmanın sürdüğünü açıkladı. Mevcut bilgilere göre genel toplum için risk bulunduğuna dair kanıt bulunmadığı belirtilirken, bu ilk insan vakası nedeniyle insanlara yönelik risk değerlendirmesinin tamamlanmadığı vurgulandı. Shamonda’nın 2026 yazında Fransa, Almanya ve İsviçre’de görüldüğü, İngiltere Hayvan ve Bitki Sağlığı Kurumunun da ağustos ayında Jersey’deki sığırlarda virüsü saptadığı aktarıldı. Shamonda, esas olarak Culicoides cinsinden küçük sokucu sineklerin ısırıklarıyla yayılan bir orthobunyavirüstür. Araştırmacılar, hastanın doğu Fransa’da bu sineklerden biri aracılığıyla enfekte olmuş olabileceğini değerlendiriyor; bu bulaş yolu kesinleşmiş değil. Sığırlarda virüs ateş, ishal, halsizlik ve süt üretiminde düşüşe neden olabilir. Gebe hayvanlarda düşük ve cenin anomalileri de görülebilir. Belirtilerin genellikle geçici olduğu bildirildi. Fransız makamlarına göre hayvanlar arasında önemli ölçekte doğrudan bulaşa dair kanıt bulunmuyor. Virüsün et, süt veya süt ürünleriyle bulaştığını gösteren bilimsel kanıt da yok; ancak hasta hayvanlardan elde edilen ürünlerin tüketilmesine izin verilmiyor. Hayvanlar için henüz aşı veya virüsü ortadan kaldıran özel bir tedavi bulunmazken, korunmada sokucu sineklere maruziyetin azaltılması öneriliyor.

Avusturya’da Yapay Zekâ Tarım İşletmelerinde Verimliliği Artırmayı Hedefliyor
Görsel kaynağı: Heute · Özgün haber
Veri haberi

Avusturya’da Yapay Zekâ Tarım İşletmelerinde Verimliliği Artırmayı Hedefliyor

Avusturya’nın Wieselburg kentindeki Francisco Josephinum’da 19 Ekim’de düzenlenen “AI meets Agriculture” etkinliğinde, yapay zekâ uygulamalarının teknik aşamadan tarım işletmelerinde kullanılabilecek çözümlere dönüştürülmesi ele alındı. TerraZo sistemi, gübre kullanımının daha hedefli planlanmasına örnek gösterildi. Tarım Bakanlığına göre bu uygulamayla verimlilik artışı %10’a kadar çıkabilir. AB ve Avusturya tarafından ortak finanse edilen üç girişim, yapay zekâ çözümlerinin geliştirilmesi ve denenmesini destekliyor. AgrifoodTEF gerçek tarım koşullarında test imkânı sağlıyor, EDIH AI5innovation şirketlerin dijitalleşmesine ve prototip geliştirmesine yardımcı oluyor. AI Factory Austria AI ise yapay zekâ uzmanlığı ile yüksek performanslı hesaplama altyapısına erişim sunuyor. İşbirliğinin, şirketler ve start-up’ların ilk fikirden pazarlanabilir uygulamaya geçişini kolaylaştırması amaçlanıyor. Yapay zekâ sistemlerinin değişken hava ve toprak koşullarında sınanması için deneme alanları, deneme ahırları ve dijital test imkânları kullanılacak. Tarım Bakanı Norbert Totschnig, teknolojinin küçük aile işletmeleri için de karşılanabilir ve kolay kullanılabilir olması gerektiğini belirtti. Aşağı Avusturya da Josephinum Kampüsü’nde tarımda veri merkezli yapay zekâ için bir vakıf profesörlüğüne 1,5 milyon avro ayıracak; çalışmayla tarımsal veri kalitesinin artırılması ve pratik uygulamalar geliştirilmesi hedefleniyor.

AB, Rus Gübresini Pahalılaştırıyor ancak Bağımlılık Sürüyor
Görsel kaynağı: Effektivt Landbrug · Özgün haber

AB, Rus Gübresini Pahalılaştırıyor ancak Bağımlılık Sürüyor

Avrupa Birliği (AB), Rusya’dan gübre ithalatını daha pahalı hâle getirecek gümrük vergilerini artırıyor. Düzenleme, Rus gübresinin Avrupa pazarındaki maliyetini yükseltmeyi amaçlıyor. AB aynı zamanda başka gübre tedarikçilerine yönelmenin önünü açıyor. Ancak Avrupa’nın kendi gübre üretimi, kıtanın ihtiyacını tek başına karşılayamadığı için Rusya’ya olan bağımlılığın tamamen ortadan kalkması beklenmiyor.

Yunanistan’da Tarımsal Motorinde Vergi Muafiyeti İçin myDiesel Dönemi Başlıyor
Görsel kaynağı: CNN Greece · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan’da Tarımsal Motorinde Vergi Muafiyeti İçin myDiesel Dönemi Başlıyor

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Yunanistan’da tarımsal motorin alımlarında Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve ilgili Katma Değer Vergisi (KDV) muafiyetini pompa başında uygulayacak myDiesel sistemi 1 Kasım 2026’da zorunlu hale gelecek. Akaryakıt istasyonlarının uygulamaya zorunlu kaydı ise 22 Ekim’de başlayacak. Sistem, üreticilerin daha önce vergiyi peşin ödeyip sonradan iade beklediği yöntemin yerine doğrudan muafiyet sağlayacak. Hak sahibi üretici, myAADE portalı veya myDieselApp üzerinden TAXISnet bilgileriyle giriş yaparak motorin alımı için benzersiz kod ve QR kod içeren dijital kupon düzenleyecek. İstasyondaki görevli kuponu tarayacak ya da numarasını sisteme girecek ve muafiyet uygulanmış satış belgesini düzenleyecek. Uygulama, işlemi gerçek zamanlı doğrulayarak üreticinin hak ettiği motorin miktarını ve kullanılabilir bakiyesini kontrol edecek. Satış belgelerinin AADE bilgi sistemleri üzerinden doğrulanmasının ardından istasyonlara yapılacak ÖTV iadesi otomatikleştirilecek. Tarım Bakanı Margaritis Schoinas’ın açıklamasına göre toplam vergi avantajı litre başına 50,84 euro cent olacak. Bu tutarın 41 centi ÖTV, 9,84 centi KDV payından oluşacak. Ypaithros’un aktardığı hesaplamaya göre 500 litrelik alımda avantaj 254,20 euroya, 1.000 litrelik alımda 508,40 euroya ulaşacak. Ayrıca vergi muafiyeti uygulanabilecek azami motorin miktarı, her ürün için belirlenen referans miktarın %150’sinden %200’üne çıkarılacak. Referansı 10 litre/dekar olan bir üründe sınır 15 litreden 20 litre/dekara yükselecek. Tüketim tablolarının güncellenmesi başlatılacak; sistemin ilk aşamasında 2025 ÖSDE beyanları kullanılacak ve 2026 beyanlarının tasfiyesinden sonra veriler yenilenecek.

Pakistan’ın Gıda Grubu İhracatı İlk Çeyrekte %25,32 Arttı
Görsel kaynağı: The Nation · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan’ın Gıda Grubu İhracatı İlk Çeyrekte %25,32 Arttı

Pakistan’ın gıda grubu ihracatı, 2026 mali yılının ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre %25,32 arttı. Pakistan İstatistik Bürosu verilerine göre temmuz-eylül döneminde farklı gıda ürünlerinin ihracat değeri 1,388 milyar dolara yükseldi; geçen yılın aynı döneminde bu değer 1,108 milyar dolardı. Toplam ihracat artışında pirinç öne çıktı. Pirinç ihracatı %55,89 artarak 1,074 milyon metrik tona ve 652,396 milyon dolar değere ulaştı. Geçen yılın aynı döneminde 713.794 metrik ton pirinç 418,509 milyon dolar değerle ihraç edilmişti. Balık ve balık ürünleri ihracatı da %14,61 artarak 49.884 metrik ton ve 102,686 milyon dolar oldu. Baharat ihracatı %18,94 artışla 8.464 metrik ton ve 23,801 milyon dolara yükseldi. Yağlı tohum ve sert kabuklu yemiş ihracatı ise %240,85 artarak 110.930 metrik ton ve 124,623 milyon dolar olarak kaydedildi. Aynı çeyrekte gıda ürünleri ithalatı da %3,44 artışla 2,330 milyar dolara çıktı; geçen yıl bu değer 2,252 milyar dolardı.

Rusya Bağlantılı Siber Grup Ukrayna’daki Tahıl Lojistik Şirketine Saldırdı
Görsel kaynağı: Politika · Özgün haber

Rusya Bağlantılı Siber Grup Ukrayna’daki Tahıl Lojistik Şirketine Saldırdı

Devletle bağlantılı Rus bilgisayar korsanları, Ukrayna’daki bir tahıl lojistik şirketinin bilgi sistemini ele geçirerek bulaşmış bilgisayarlardaki verileri sildi. Reuters’ın ESET’in siber güvenlik raporuna dayandırdığı aktarımda, saldırganların kötü amaçlı yazılım iletişimini gizlemek için merkeziyetsiz Yggdrasil ağını kullandığı belirtildi. Saldırı 16 Temmuz 2025’te, kötü amaçlı dosya içeren bir kimlik avı e-postasıyla başladı. ESET’e göre UAC-0099 grubu sisteme ilk erişimi sağladı ve Mythic Ratatoskr adlı özel uzaktan erişim programını kurdu. Yazılım, komut çalıştırma, dosyaları görüntüleme, ekran görüntüsü alma ve belgeleri dışarı aktarma işlevlerine sahipti. Kontrol sunucusunun merkezi otoritesi bulunmayan Yggdrasil ağına yerleştirilmesinin faaliyetlerin tespitini zorlaştırdığı bildirildi. ESET, devletle bağlantılı bir siber tehdit grubunun bu ağı bu şekilde kullandığı ilk belgelenmiş vakanın söz konusu olduğunu açıkladı. İlk sızmadan yaklaşık iki ay sonra ele geçirilen bilgisayarlardaki veriler silindi. Araştırmacılar bu yıkıcı aşamayı Sandworm grubuna ve silme işleminde kullanılan meşru Microsoft SDelete aracına bağladı. ESET, UAC-0099’un başlangıç erişiminin ardından kontrolü Sandworm’a devrettiğini belirtti; ancak iki aşama arasındaki dönemde Mythic Ratatoskr’ı hangi grubun yönettiği belirlenemedi.

Mısır Hurma Festivali Siwa Vahası’na Döndü
Görsel kaynağı: Al-Watan Egypt · Özgün haber
Veri haberi

Mısır Hurma Festivali Siwa Vahası’na Döndü

Uluslararası dokuzuncu Mısır Hurma Festivali, 14-16 Ekim 2026 tarihlerinde, dokuz yıl önce başladığı Siwa Vahası’na döndü. Mısır Sanayi Bakanlığı ile Khalifa Hurma Palmiyesi Vakfı iş birliğiyle düzenlenen etkinlik, tarım, ticaret ve turizmle geçinen, ekonomisi büyük ölçüde palmiye ve hurmaya dayanan vaha sakinlerinden ilgi gördü. Yerel halk, festivalin ekonomik ve turistik hareketlilik yaratmasını bekliyordu. Çocuklar ve gençler etkinliğin en ilgili katılımcıları arasında yer aldı. Bazı gençler organizasyonda gönüllü çalışırken bazıları araştırma kuruluşları ve şirketlerin sergilerini gezerek hurma alanındaki yeni çalışmaları inceledi. İskenderiye Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğrencisi Muhammed Mustafa, Siwa’nın daha iyi tanıtılması, çiftçilerin desteklenmesi ve ihracat kapasitesinin geliştirilmesi amacıyla gönüllü olduğunu söyledi. Festivalde hurmayı kuruyemiş, susam, çikolata ve kahveyle birleştiren, çekici biçimde paketlenmiş ürünler sergilendi. Bu ürünlerin hurmayı geleneksel biçiminin dışına taşıyarak farklı tüketici tercihlerine uygun hâle getirebileceği ve yeni ihracat pazarları açma potansiyeli taşıdığı belirtildi. Etkinlikte ayrıca palmiye atıklarının değerlendirilmesine yönelik çalışmalar öne çıktı. Bir araştırma-geliştirme şirketi bu atıklardan ambalaj kâğıdı, tabak, ayakkabı, dayanıklı halat, bina yalıtımı ve tarım toprağı üretti. Şirketin araştırma-geliştirme kimyageri Yusuf Abdürrahim, her palmiye ağacından yılda 25-27 kilogram atık çıktığını söyledi. Geliştirilen ürünlerin bir bölümünün sanayi aşamasına taşınması planlanıyor. Festival, Siwa’ya yerleşerek bir çiftlikte turistik otel işletmeye başlayan Sari ve Sara çiftinin de ilgisini çekti. Çift, yerel mirasla uyumlu ve çevre dostu otel projeleri için yeni fikirler ararken hurmayı şeker alternatifi olarak kullanan sağlıklı bir ürünü inceledi.

Ukrayna-AB Müzakerelerinde Tarım Kümesi En Zorlu Başlıklardan Biri Olabilir
Görsel kaynağı: Espreso · Özgün haber

Ukrayna-AB Müzakerelerinde Tarım Kümesi En Zorlu Başlıklardan Biri Olabilir

Ukrayna'nın Avrupa Birliği'ne (AB) katılım müzakerelerinde “Kaynaklar, Tarım ve Uyum” kümesinin en zorlu başlıklardan biri olabileceğini söyleyen Ukrayna Avrupa Politikası Merkezi eş kurucusu ve kıdemli analist Dmitro Naumenko, özellikle tarım alanındaki rekabet ve destek koşullarına dikkat çekti. Naumenko'nun değerlendirmesine göre Ukraynalı üreticilerin Avrupa şirketleriyle rekabeti ve Ukrayna tarımına sübvansiyon sağlanması konusunda anlaşmazlıklar yaşanabilir. Naumenko, bazı AB üyesi ülkelerin kendi üreticilerini korumak amacıyla Ukrayna tarım ürünlerine sınırlama getirilmesini savunabileceğini belirtti. Buna karşılık, büyük tarım holdingleri de dahil Ukraynalı tarım şirketlerinin Avrupa pazarında rekabetçi olduğunu söyledi. Hassas Ukrayna tarım ürünleri için destek programları ile Avrupa pazarına erişim konusunda karmaşık sınırlamaların ele alınabileceğini kaydeden Naumenko, bu düzenlemelerin takvimi hakkında kesin konuşmanın mümkün olmadığını ifade etti. Ukrayna tarafı, kapalı kalan iki müzakere kümesini mevcut yılın sonuna kadar açmayı bekliyor. Ancak bunun Avrupa Komisyonu ve çekinceleri bulunan üye ülkelerle koşulların uzlaştırılmasına bağlı olduğu belirtiliyor. Naumenko, kalan kümelerin yıl sonuna kadar açılmasının mümkün olduğunu ancak garanti edilemeyeceğini; Ukrayna'nın sınırlamalar ve geçiş dönemleri konusunda net koşullar elde etmesi gerektiğini söyledi. Sürecin bir ülke ya da aşamada tıkanması halinde sonraki döneme ertelenebileceğini de ekledi. Naumenko'ya göre AB'nin mevcut genişleme prosedürü, tek bir üye ülkenin aday ülkenin müzakerelerdeki ilerlemesini engellemesine imkân veriyor. Avrupa Komisyonu bu siyasi engelleme riskini azaltmak için nitelikli çoğunluk oylaması gibi seçenekleri değerlendiriyor. Komisyon ayrıca yalnızca gerekli yasaların kabulünü değil, rekabet kuralları ve devlet yardımlarının denetimi gibi düzenlemelerin uygulamadaki işleyişini ve Ukrayna kurumlarının personel ile mali kapasitesini de inceleyecek.

Tarımı Yeniden Şekillendiren Riskler Güney Afrika’da Tartışıldı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Tarımı Yeniden Şekillendiren Riskler Güney Afrika’da Tartışıldı

Stellenbosch Üniversitesi Stratejik Çalışmalar Bölümü'nden Prof. Abel Esterhuyse, Güney Afrika'nın Western Cape bölgesindeki Kleinmond yakınlarında düzenlenen Dünya Dohne Merinosu Konferansı'nda küresel tarımın karşı karşıya olduğu riskleri anlattı. Güney Afrikalı üreticilerin güvensizlik, yetersiz altyapı ve bozulan kamu hizmetleriyle çevrili koşullarda işletmelerini çalışır durumda tutmayı öğrendiğini belirten Esterhuyse, benzer baskıların başka ülkelerdeki çiftçileri de etkileyebileceğini söyledi. Esterhuyse, Prof. David Betz'e atfettiği “dünyanın Güney Afrikalaşması” kavramıyla, işleyen özel alanların bozulan kamu altyapısıyla yan yana var olduğu daha parçalı bir ekonomik ve toplumsal yapıya işaret etti. Sunumunda toplumsal parçalanmanın yanı sıra demografik değişim, jeopolitik istikrarsızlık, çevresel baskılar ve teknolojik dönüşümü tarımı yeniden şekillendiren diğer güçler olarak sıraladı. Bu koşulların üreticileri yalnızca işletmelerindeki sorunlarla değil, daha geniş ekonomik ve güvenlik gelişmeleriyle de karşı karşıya bırakabileceğini ifade etti. Demografik eğilimler kapsamında Avrupa Birliği (AB) ve Çin'i örnek gösteren Esterhuyse, AB'nin dünya nüfusundaki payının %5,5 olmasına karşın küresel sosyal refah harcamalarının %58'ini ve savunma harcamalarının %16'sını oluşturduğunu aktardı. AB'de ortanca yaşın 44,7 olduğunu ve 2100'de 49,6'ya çıkmasının beklendiğini belirterek, yaşlanan nüfus ile daha az sayıdaki genç çalışanın mevcut refah modelinin sürdürülebilirliği üzerinde baskı yaratabileceğini söyledi. Çin'de nüfusun yaşlanması, değişen tüketim tercihleri ve azalan genç iş gücü nedeniyle üretimi sürdürmek için yapay zekâ ve insan emeğinin yerine geçebilecek teknolojilere yönelimin arttığını dile getirdi. Afrika'nın bu yüzyılda küresel nüfus artışının büyük bölümünü oluşturacağını ve gelecekte dünya gıda talebini yönlendireceğini belirten Esterhuyse, kıtanın mevcut tarımsal üretiminin küresel toplamın yaklaşık %8 ila %10'u düzeyinde olduğunu söyledi. Hızlı kentleşmenin üretim ile büyüyen şehir pazarları arasındaki bağlantıyı güçlendirmeyi gerektireceğini, ancak nüfus artışının otomatik olarak daha yüksek satın alma gücü anlamına gelmediğini kaydetti. Güvenlik harcamalarının düşük olmasının da kıtanın üretim ve gıda tedarik potansiyelini kullanmasını zorlaştırabileceğini savundu. Jeopolitik gerilimlerin gıda ve gübre ticaretini aksatabileceğini, enerji arzı ve maliyetleri üzerinde baskı oluşturabileceğini belirten Esterhuyse, su, arazi ve diğer stratejik kaynaklar için rekabetin artacağı uyarısında bulundu. Deniz yollarının tehditlere daha açık hâle gelmesinin Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz gibi güzergâhların korunmasını zorlaştırdığını, bu nedenle Ümit Burnu çevresindeki deniz yolunun mal taşımacılığındaki stratejik öneminin arttığını söyledi. Bu risklerin ihracata ve ithal girdilere erişime de yansıyabileceğini ifade etti. İklim değişikliğini çiftçiler açısından tatlı su kıtlığı, gıda sistemlerinde bozulma ve çevresel baskı kaynaklı göçle ilişkilendiren Esterhuyse, biyolojik çeşitlilik kaybı ile ekosistem çöküşünün devletleri kırılganlaştırarak çatışmaları besleyebileceğini belirtti. Ona göre temel zorluk, iklimin daha değişken, suyun daha sınırlı ve ekosistemlerin daha fazla bozulduğu bir ortamda yeterli gıda üretmek olacak.

Hayvan İmha Hizmeti Anlaşmazlığında Çiftçilere Daha Yüksek Ücret Uyarısı
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber

Hayvan İmha Hizmeti Anlaşmazlığında Çiftçilere Daha Yüksek Ücret Uyarısı

İrlanda Süt Tedarikçileri Birliği (ICMSA), hayvan imha hizmeti sağlayıcıları ile Tarım Bakanlığı arasındaki anlaşmazlığın çözümünün çiftçilere daha yüksek ücret getirmemesi gerektiğini açıkladı. Birliğin başkan yardımcısı Eamon Carroll, çözümün çiftçiler üzerinde ek maliyet oluşturmaması gerektiğini belirtti. Hayvan Toplayıcıları Birliği (ACA), Yeni Düşen Hayvanlar Programı için yürütülen müzakerelerde yaşanan tıkanmanın ardından ülke genelinde hizmetleri azaltacağını duyurdu. Üyeler iş yavaşlatma eylemine başlarken, ölen koyunları scrapie hastalığı için numune alınmak üzere bakanlık veterinerlerine hazırlayıp sunmuyor.

Uruguay Etinde Talep Sürüyor, Üretim İçin Daha Fazla Yem Alanı Gerekiyor
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay Etinde Talep Sürüyor, Üretim İçin Daha Fazla Yem Alanı Gerekiyor

2 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

Uruguay Ulusal Et Enstitüsü (INAC) yönetim kurulu üyesi José Manuel Mesa, SIAL Paris sonrasında Uruguay etine yönelik uluslararası talebin sürdüğünü, ancak alıcıların ihtiyaç duyduğu arzı bulmanın zorlaştığını söyledi. Mesa, fuardaki ticari görüşmelerden talebin kalıcı olacağı ve tedarik sıkıntısının belirgin olduğu sonucunun çıktığını aktardı. Buna karşın görüşmelerde, mevcut fiyatların üzerine çıkılacağına dair somut bir işaret bulunmadığını belirtti. Mesa’ya göre Uruguay’ın bu talep ortamından yararlanabilmesi, hayvancılıktaki üretim kısıtlarını aşmasına bağlı. Daha fazla yem mevcudiyetinin buzağı üretim sonuçlarını iyileştireceğini, yeniden yetiştirmeyi hızlandıracağını ve besiye daha genç ve ağır hayvanların gönderilmesini sağlayacağını ifade etti. Gebelik ve sütten kesme sorunlarının da çoğu zaman yeterli vücut kondisyonuna ulaşamayan ve gereken miktarda ot tüketemeyen ineklerle bağlantılı olduğunu söyledi. Tahıl kullanımının üretim süreçlerini hızlandırdığını belirten Mesa, bu seçeneğin tahıl fiyatlarına ve tahıl-et değişim ilişkisine bağlı olduğu uyarısını yaptı. Bu nedenle tarla iyileştirmeleriyle birlikte kışlık yem bitkileri ve ekili meraların artırılmasını gerekli gördü. Uruguay’da yaklaşık 800.000 hektar kışlık yem bitkisi ile 1,1 milyon ila 1,2 milyon hektar arasında konvansiyonel mera bulunduğunu aktaran Mesa, iyileştirilmiş alan genişletilmedikçe et üretiminde yapısal artışın zor olacağını söyledi. SIAL Paris ve Brüksel’deki temaslarda Avrupa Birliği ile anlaşmada öngörülen kotaların Mercosur ülkeleri arasındaki dağılımının henüz çözülemediği de ele alındı. Mesa, izin sahibi ithalatçıları tedarik edebilecek ihracatçılarla buluşturmanın güçlük taşıdığını belirtti. Brezilya’nın Avrupa pazarına erişimindeki sorunların diğer ihracatçılar için fırsat oluşturduğunu, ancak bunun kalıcı bir durum olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti. Mesa ayrıca Uruguay’ın Avrupa’nın ormansızlaşma düzenlemesiyle bağlantılı sertifikaya sahip eti göndermeye başladığını söyledi. INAC’ın, etin Hollanda ve Almanya limanlarından girdikten sonra hangi bölgelere dağıtılıp tüketildiğini belirlemeye çalıştığını aktaran Mesa, bu çalışmanın tanıtım kampanyalarını talebin yüksek olduğu pazarlara yönlendirmeyi amaçladığını belirtti. Fuardan derlenen beklentilere göre önümüzdeki yıllarda Uruguay etinin pazarlanmasında güçlük öngörülmüyor.

İtalya'dan Çiftçi, Balıkçı ve Taşımacılara Yakıt Desteği
Görsel kaynağı: Fjala · Özgün haber
Veri haberi

İtalya'dan Çiftçi, Balıkçı ve Taşımacılara Yakıt Desteği

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İtalya’da Giorgia Meloni liderliğindeki hükümet, artan yakıt maliyetlerinin etkilediği çiftçiler, balıkçılar ve karayolu taşımacıları için yeni bir destek paketi onayladı. Paket kapsamında tarım sektörüne 60 milyon euro, balıkçılara ise 10 milyon euro ayrılması ve bu kaynakların yakıt alımındaki ek giderlerin bir bölümünü karşılaması öngörülüyor. Karayolu taşımacıları, müşteriyle yazılı anlaşma bulunmasa bile yakıt fiyatlarındaki artışı gerekçe göstererek mal taşıma ücretlerini artırabilecek. Araçlara ilişkin leasing ödemeleri de en fazla yedi ay süreyle askıya alınabilecek. Ayrıca mart-ağustos 2026 arasında ödenen ek yakıt maliyetlerinin %70’i için, şubat ayındaki ortalama fiyatlar karşılaştırılarak vergi kolaylığı sağlanması planlanıyor. Karayolu taşımacılığına vergi kolaylıkları ve doğrudan destek kapsamında yaklaşık 126 milyon euro ayrılacak. Karar, İtalya’nın bazı bölgelerinde, özellikle güneyde, taşımacılar ve balıkçıların artan işletme maliyetlerine karşı protesto ve barikat eylemlerini sürdürdüğü dönemde alındı. Hükümet, diyaloğu seçerek protestolarını askıya alan grupları takdir etti ve çalışmaya devam etmek isteyenlere yönelik şiddet ile tehditleri kınadı.

Slovakya’da Kuraklık Desteği Sığır, Koyun ve Keçi Yetiştiricilerine Yönlendirilecek
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Kuraklık Desteği Sığır, Koyun ve Keçi Yetiştiricilerine Yönlendirilecek

Slovakya’da kuraklıktan etkilenen tarımsal işletmeler için ayrılan 35 milyon avroluk desteğin takvim yılının sonuna kadar ödenmesi planlanıyor. Tarım Bakanı Richard Takáč ile ödeme ajansının genel müdürü Marek Čepko, desteğin hayvansal üretime ve bu üretimle bağlantılı yem bitkilerine yönlendirileceğini açıkladı. Kaynakların tüm üreticilere ve bölgelere eşit biçimde dağıtılmayacağı belirtildi. Dağıtımda Slovak Hidrometeoroloji Enstitüsünün kuraklık verileri kullanılacak. Buna göre Slovakya, kuraklığın etkisinin en ağır olduğu bölgeler ve diğer etkilenme düzeylerini gösteren kategorilere ayrılacak; yardımın kuraklıktan en fazla zarar gören yetiştiricilere verilmesi hedeflenecek. Öncelik, tüm sığır kategorileri ile yemlere bağımlı koyun ve keçi yetiştiricilerine tanınacak. Yem bitkileri tek yıllık ve çok yıllık olarak sınıflandırılırken, bu gruplar için farklı destek oranları önerildi. Ödeme ajansının bir temsilcisi, kanatlı hayvan yetiştiricilerinin destek alamayacağını söyledi. Kuraklık desteğinin kesin dağıtım anahtarı ise henüz açıklanmadı. Slovak Tarım ve Gıda Odası Başkanı Jozef Šumichrast, kuraklığın etkilerinin yıl başından bu yana özellikle yemlerde ağır biçimde görüldüğünü belirtti. Haberde ayrıca yeşil mazot, gübre ve kuraklık desteklerinin takvim yılının sonuna kadar ödenmesinin beklendiği aktarıldı; ancak bu desteklerin dağıtım ayrıntıları verilmedi.

Belarus Süt Ürünleri İhracatında Dünya Liderleri Arasında
Görsel kaynağı: SB Belarus Agriculture · Özgün haber
Veri haberi

Belarus Süt Ürünleri İhracatında Dünya Liderleri Arasında

Belarus Tarım ve Gıda Bakanlığı, ülkenin süt ürünleri ihracatında dünyanın önde gelen ihracatçıları arasında bulunduğunu açıkladı. Bakanlığın açıklamasına göre süt ürünleri, Belarus’un gıda ürünleri ihracatının %40’ını oluşturuyor. Açıklama, süt ürünlerinin Belarus’un gıda ihracatı içindeki payını ortaya koyuyor. Kaynakta ihracat miktarı veya küresel sıralamadaki kesin basamakla ilgili ayrıntı yer almıyor.