ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

460 haber · Sayfa 17

İran’da Altı Aylık Temel Gıda Tedarik Programı Büyük Ölçüde Gerçekleşti
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Altı Aylık Temel Gıda Tedarik Programı Büyük Ölçüde Gerçekleşti

İran Tarım Bakanlığı yetkilisi Ekber Fethi, son 16 ayda yaşanan şiddetli kuraklık, savaş, çeşitli olaylar, deniz ablukası ve kamyon şoförlerinin grevine rağmen, yıl için hazırlanan altı aylık temel gıda tedarik programının neredeyse tamamen gerçekleştirildiğini açıkladı. Fethi, fiyat artışları yaşanmasına karşın gıda tedariki açısından mağazalar ve dükkânlarda önemli bir kıtlık bulunmadığını söyledi. Fethi’ye göre tedarik sürecini sürdürebilmek için özellikle 12 günlük savaşın ilk günlerinde ticaret talimatları değiştirildi. Ticaret kartı ve gerekli koşullara sahip herkesin, ürün bulunan herhangi bir yerden alım yapmasına izin verildi. Güney limanları yerine kuzey limanlarının kullanılması ve kara geçişlerinin devreye alınmasıyla Pakistan ve Türkiye sınırları üzerinden tedarik yolları yeniden işletildi. Kuzey güzergâhlarına yönelik talep artışı ise taşıma ücretlerini etkiledi. Yetkili, ikinci altı aylık tedarik planının hazırlandığını ve stoklarla kesintisiz tedarik akışında mevcut durumda sorun bulunmadığını, ancak sürecin devamı için önlem alınması gerektiğini belirtti. İç ve dış tedarikte çeşitli zorlukların sürdüğünü ifade eden Fethi, yaklaşan soğuk mevsimde enerji dengesizliğinin kanatlı işletmeleri, hayvancılık işletmeleri ve seraları etkileyebileceği uyarısında bulundu. Kuzey eyaletlerinin protein ürünlerinde önemli tedarikçiler olduğunu belirten Fethi, sıvı yakıt ihtiyacı için de hazırlık yapıldığını aktardı. Ayrıca elma, kuru üzüme dönüştürülen üzüm, antepfıstığı, sera ürünleri ve hurmada ihracat sorunları yaşandığını söyledi.

Fas’ın Büyüyen Kırmızı Meyve Sektörü Şili Tarım Teknolojisine Pazar Açıyor
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

Fas’ın Büyüyen Kırmızı Meyve Sektörü Şili Tarım Teknolojisine Pazar Açıyor

Fas, Avrupa’ya yakınlığı, kısa lojistik süreleri ve yeni genetik kullanımı sayesinde uluslararası kırmızı meyve pazarındaki konumunu güçlendiriyor. Bu gelişme, Avrupa pazarlarında Fas’ı Şili için belirli ürünlerde daha güçlü bir rakip haline getirirken, Şilili tarım teknolojisi ve hizmet şirketleri açısından yeni bir pazar oluşturuyor. Tanca’da düzenlenen Uluslararası Kırmızı Meyveler Semineri’nde üreticiler, uzmanlar, kurumlar ve şirketler Fas sektörünün gelişimini ve iki ülke arasındaki ticari iş birliği olanaklarını değerlendirdi. Hortifrut’un yöneticilerinden Álvaro Villalba, Fas’ın rekabet gücünde ticari dönem, genetik, teslimat süresi ve meyve özelliklerinin birlikte rol oynadığını belirtti. Çeşit seçiminin hedef pazar ve varış zamanının yanı sıra meyve iriliği, sertlik, tat ve ticari ömür gibi özelliklere göre şekillendiği aktarıldı. Fas’taki üretim artışı, üretim teknolojileri, ekipman ve uzmanlaşmış hizmetlerin yanı sıra kaynak kullanım verimliliği, hassas tarım, su yönetimi, genetik ve kalite alanlarında talep yaratıyor. ProChile, yerel sektör temsilcileriyle bağlantı kurmak ve Şilili şirketlerin tekliflerini tanıtmak amacıyla seminere şirketlerle birlikte katıldı. Şili’nin Fas’la ilişkisi yalnızca doğrudan meyve ticaretiyle sınırlı görülmüyor. Fas’ın Afrika, Avrupa ve Orta Doğu arasındaki konumu, Şilili şirketlere bölgesel ticari ağlar ve pazar bilgisi açısından fırsat sağlayabilir. Ancak bu potansiyelin somut projelere, hizmetlere ve ticari ilişkilere dönüşmesi, Tanca’da kurulan temasların nasıl ilerleyeceğine bağlı olacak.

AB'de Kişi Başı Gıda Atığı 2024'te 129 Kiloya Ulaştı
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber
Veri haberi

AB'de Kişi Başı Gıda Atığı 2024'te 129 Kiloya Ulaştı

Avrupa Birliği'nde (AB) 2024 yılında toplam 57,9 milyon ton gıda atığı oluştu. Eurostat verilerine göre bu miktar, 2023'e kıyasla %0,7 artarken kişi başına düşen gıda atığı 129 kilogram oldu. Haneler toplam atığın %53'ünü oluşturdu ve kişi başına 69 kilogram atık üretti. Restoranlar ile yemek hizmetleri %12'lik paya sahipken, gıda ve içecek üretimi %19'luk pay aldı; birincil üretim ile perakende ve diğer dağıtım aşamalarının her biri %8'de kaldı.

Rusya’da Tahıl Yetiştiriciliği İşletmesi Kayıtları Ocak-Ağustos Döneminde %34,6 Geriledi
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Tahıl Yetiştiriciliği İşletmesi Kayıtları Ocak-Ağustos Döneminde %34,6 Geriledi

Rusya’da tahıl yetiştiriciliği alanında yeni işletme ve bireysel girişimci kayıtları ocak-ağustos döneminde geçen yılın aynı dönemine göre %34,6 azalarak 2,4 bine düştü. Kommersant’ın Kontur.Fokus verilerine dayandırdığı habere göre bu, bitkisel üretimin önemli kategorileri arasındaki en belirgin gerileme oldu. Bitkisel üretimin tamamında yeni yapı kayıtları da %26,8 azalarak 5,8 bine indi. Kontur.Fokus verilerine göre 1 Eylül itibarıyla Rusya’da bitkisel üretim alanında 124,5 bin, tahıl üretiminde ise 74,2 bin kuruluş ve bireysel girişimci bulunuyordu. Bu sayılar yıllık bazda sırasıyla %1 ve %1,9 geriledi. Uzmanlar, tahıl üretiminin yeni girişimciler açısından cazibesini yüksek sermaye ihtiyacı ve düşen kârlılıkla ilişkilendirdi. Neo danışmanlık şirketinden Albina Koryagina, bitkisel üretimde ortalama kârlılığın 2026’nın başında %11,8-11,9’a gerilediğini, iki yıl önce bu oranın %21-28 arasında bulunduğunu söyledi. Koryagina’ya göre şirketlerin yaklaşık %40’ı zarar ediyor; bazıları iflas etmek veya varlıklarını büyük tarım işletmelerine devretmek zorunda kalıyor. Uzmanlar, büyük işletmelerin ölçek avantajıyla depolama, lojistik, girdi tedariki ve finansmana erişimde daha dayanıklı olduğunu belirtti. Sektördeki baskının nedenleri arasında artan maliyetler, düşük iç fiyatlar ve Azak-Karadeniz havzasındaki limanların fiilen kapanmasına bağlı ihracat lojistiği kısıtlamaları gösterildi. Uzmanlar, düşük kârlılığın küçük işletmelerin piyasadan çıkışını hızlandırabileceğini, yatırım faaliyetlerinin yeniden canlanması için bitkisel ürün fiyatlarının yükselmesi gerektiğini ifade etti. Vladimir Putin ise hükümete Rus çiftçilerinden rezerv amacıyla tahıl alımı yapılması talimatını verdiğini açıkladı.

Irak’ta Gıda İsrafının Su ve Doğal Kaynaklara Etkisine Dikkat Çekildi
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Irak’ta Gıda İsrafının Su ve Doğal Kaynaklara Etkisine Dikkat Çekildi

Irak’ta Yinda çevre örgütü, gıda israfının yalnızca ekonomik kayıp yaratmadığını, aynı zamanda su, toprak ve diğer doğal kaynaklar üzerindeki baskıyı artırdığını bildirdi. Örgüt, gıdaların çöpe atılmasının üretimde kullanılan enerji ve arazinin de boşa harcanması anlamına geldiğini, ayrıca sera gazı emisyonlarına katkıda bulunduğunu açıkladı. Örgütün açıklamasına göre tarım ve hayvancılık, dünya genelindeki su tüketiminin yaklaşık %70'ini oluşturuyor. Kuruluş, bir kilogram sığır etinin israfının yaklaşık 50 bin litre suyun, bir bardak sütün çöpe atılmasının ise yaklaşık bin litre tatlı suyun boşa gitmesine eşdeğer olduğunu belirtti. Bazı Avrupa ülkelerinde ticari standartlar nedeniyle avlanan balıkların bir bölümünün atıldığı da açıklamada yer aldı. Dünya genelinde her yıl 1,05 milyar tondan fazla gıdanın israf edildiği, bunun tüketicilere sunulan toplam gıdanın yaklaşık %19'una karşılık geldiği kaydedildi. Örgüt, çöplüklerde ayrışan gıda artıklarının, atmosferde ısı tutma kapasitesi karbondioksitten daha yüksek olan metan gazı ürettiğini ve gıda atıklarının küresel sera gazı emisyonlarının %8 ila 10'unu oluşturduğunu aktardı. Irak’ta evlerde kişi başına yıllık gıda israfının yaklaşık 101 kilogram olduğu, ülkedeki toplam yıllık israfın ise 4,5 milyon tonu aştığı belirtildi. Örgüt, israfı azaltmak için ihtiyaç kadar alışveriş yapılmasını, organik atıkların ayrıştırılarak kompost üretiminde kullanılmasını ve fazla yemeklerin ihtiyaç sahiplerine bağışlanmasını önerdi.

AB Tarım Bakanları 2027 Sonrası OTP, Gübre ve Kuraklığı Görüştü
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bakanları 2027 Sonrası OTP, Gübre ve Kuraklığı Görüştü

AB tarım bakanları, 28 Eylül 2026'da Brüksel'de düzenlenen Tarım ve Balıkçılık Konseyi toplantısında 2027 sonrasında uygulanacak Ortak Tarım Politikası (OTP), gübre maliyetleri, kuraklık ve meyve-sebze sektörünün geleceğini ele aldı. Gelecek OTP çerçevesi için müzakereler sürerken İrlanda dönem başkanlığı, 26-27 Ekim'deki AGRIFISH toplantısında kısmi bir genel yönelime ulaşmayı hedefliyor. Bakanlar idari işlemlerin basitleştirilmesini ve kuralların uygulanmasında daha fazla esnekliği savunurken, aktif çiftçi tanımı, desteklerin üst sınırı ve yeni bütçe çerçevesine geçiş başlıklarını görüşmeye devam etti. Toplantıda yüksek enerji ve gübre fiyatlarının üretim maliyetlerini artırdığı, buna karşılık bazı sektörlerde üreticilerin aldığı fiyatların düşük kaldığı belirtildi. 2026 yazındaki kuraklık ve sıcak hava dalgalarının bazı ülkelerde hasat miktarı ile kaliteyi etkilediği, olası hedefli desteklerin yanı sıra su yönetimi ve tarımsal uygulamaların uzun vadeli uyumunun değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi. İrlanda Tarım Bakanı ve Konsey Başkanı Martin Heydon, çiftçilerin istikrarlı ve adil gelir sağlayan, ancak gelecek zorluklara karşı esneklik ve destek de sunan bir politikaya ihtiyaç duyduğunu söyledi. Gübreler için yapılan çalışma yemeğinde, Avrupa Komisyonunun arz güvenliğini artırmaya ve çiftçilerin fiyat oynaklığına maruz kalmasını azaltmaya yönelik planı incelendi. Komisyon verilerine göre gübreler, AB tarımındaki toplam girdi maliyetlerinin ortalama %7-8'ini oluşturuyor; Nisan 2026'da azotlu gübre fiyatları 2024 ortalamasının %71 üzerindeydi. AB, iç üretimi artırmayı, tedarik kaynaklarını çeşitlendirmeyi ve düşük karbonlu ile organik gübreler, besin maddelerinin geri dönüşümü ve biyolojik çözümler gibi alanları geliştirmeyi planlıyor. Belçika, üretici örgütlerinin planlama, arzın birleştirilmesi, yenilik, kriz yönetimi ve çevresel yatırımlardaki rolü nedeniyle meyve-sebze piyasası düzeninin gelecekteki OTP'de korunmasını istedi. Bu başlık, Avrupa pazarında faaliyet gösteren Faslı domates, turunçgil, kırmızı meyve ve diğer meyve-sebze ihracatçıları açısından önem taşıyor. Ancak toplantıda Fas ile AB arasındaki ticarete ilişkin özel bir karar alınmadı. İtalya ise zeytinyağı sektörü için Avrupa tarım rezervinin etkinleştirilmesini talep etti.

FAO: Gıda Kayıp ve İsrafını Azaltmak Gıda Sistemlerini Güçlendirebilir
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

FAO: Gıda Kayıp ve İsrafını Azaltmak Gıda Sistemlerini Güçlendirebilir

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), 29 Eylül 2026 Dünya Gıda Kayıp ve İsrafı Farkındalık Günü kapsamında, gıda kayıp ve israfının azaltılmasının yalnızca daha fazla gıdanın tüketiciye ulaşmasını sağlamayacağını, aynı zamanda gıda güvenliğini, beslenmeyi, kaynak verimliliğini ve ekonomik dayanıklılığı destekleyebileceğini bildirdi. FAO bu yaklaşımı, güvenliği ve beslenmeyi iyileştiren, doğal kaynaklar ile sera gazı emisyonları üzerindeki baskıyı azaltan ve ekonomik verimliliği artıran üçlü bir kazanım olarak değerlendiriyor. FAO verilerine göre dünya genelinde üretilen gıdanın %13,3'ü 2023'te hasat sonrasında, ancak perakendeye ulaşmadan önceki aşamalarda kaybedildi. Bu aşamalar tarla, taşıma, depolama, toptan satış ve işleme süreçlerini kapsıyor. Oran, küresel izlemenin başladığı 2015'teki %13 seviyesinin üzerinde bulunuyor. FAO, bu dönemde gıda kayıplarının azaltılması konusunda belirgin bir ilerleme kaydedilmediğini belirtiyor. Kurum, kaybın nerede ve hangi nedenle meydana geldiğinin belirlenmesi için hasat, üretim sonrası işlemler, depolama, taşıma, ilk işleme ve toptan satış aşamalarında daha düzenli veri toplanmasını gerekli görüyor. Ürün grupları içinde en yüksek kayıp oranı 2023'te %25,4 ile meyve ve sebzelerde görüldü. FAO, bu durumu ürünlerin daha çabuk bozulmasına ve taşıma ile depolama sırasında özel koşullara ihtiyaç duymasına bağlıyor. Meyve ve sebzelerdeki kayıp oranı 2015'teki %23,2 seviyesinden yükselirken, tahıl ve bakliyatta aynı dönemde %8,5'ten %8,4'e geriledi. Bu fark, özellikle bahçe bitkileri ile sebze üretiminde hasat sonrası yönetimin önemine işaret ediyor. Gıda perakendeye ulaştıktan sonra da önemli miktarda israf ediliyor. Birleşmiş Milletler Çevre Programı'nın 2024 Gıda İsrafı Endeksi raporuna göre 2022'de haneler, yemek hizmetleri ve perakendede yaklaşık 1,05 milyar ton gıda israf edildi. Bu miktarın %60'ı hanelerde, %28'i yemek hizmetlerinde ve %12'si perakendede gerçekleşti. Kaynak, üretim ve tedarik zincirindeki kayıplarla tüketim aşamasındaki israfın aynı kavram olmadığını; ilk grubun perakende öncesi, ikincinin ise perakende, yemek hizmetleri ve haneler düzeyinde ölçüldüğünü vurguluyor. Gıda kayıp ve israfının azaltılması, 2030'a kadar tedarik zincirindeki kayıpları düşürmeyi ve perakende ile tüketici düzeyindeki kişi başı israfı yarıya indirmeyi hedefleyen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın 12.3 numaralı hedefi kapsamında ele alınıyor. Ancak kayıp ve israfın açlık çeken kişilere doğrudan aktarılabilecek hazır gıda anlamına gelmediği, ürünlerin önemli bölümünün zincirin farklı noktalarında ve yeniden dağıtımın zor olduğu aşamalarda kaybedildiği belirtiliyor. FAO ayrıca tüketilmeyen gıdaya ilişkin tarım arazisi tahmininin 2013 tarihli çalışmaya dayandığını ve 2026 için yeni bir tahmin olarak değerlendirilmemesi gerektiğini kaydediyor.

Yükselen Motorin Fiyatları Romanya’daki Çiftlikleri Zorluyor
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Yükselen Motorin Fiyatları Romanya’daki Çiftlikleri Zorluyor

Romanya’da motorinin litre fiyatının 11 lei seviyesine çıkması, özellikle hasat, ekim ve toprak hazırlığının aynı döneme denk geldiği sonbahar kampanyasında çiftliklerin maliyet baskısını artırıyor. İlfov ilindeki bitkisel üretici Daniel Radu, yeni fiyat artışlarına karşı önceden yakıt alarak stok yaptığını ve motorini litre başına 10,35 lei fiyattan temin ettiğini söyledi. Gruiu’da faaliyet gösteren Radu’nun çiftliğinde arpa ekimi, mısır hasadı ve kolza ilaçlaması aynı dönemde yürütülüyor. Üretici, sonbahar kampanyasının devamı için yaklaşık 5.000 litre daha motorine ihtiyaç duyabileceğini belirtti. Yüzlerce veya binlerce hektar işleyen işletmelerde litre başına birkaç lei’lik farkın kısa sürede on binlerce lei tutarında ek maliyete dönüşebileceğini ifade etti. Çiftlikte yakıt, toplu olarak satın alınıp bir tankta depolanıyor ve tarla çalışmalarına çıkan araçlar buradan ikmal ediliyor. Radu, bir seferde 20.000 litre motorin aldığını, ancak tüketimi henüz her araç, operatör, parsel ve iş türü için ayrı ayrı hesaplamadıklarını söyledi. Gelecekte Geofolia yazılımıyla tüketimi daha ayrıntılı izlemek istediklerini, bunun için her aracı ve çalışmayı takip edecek ayrı bir kişiye ihtiyaç duyulacağını belirtti. Yakıt stoku, çiftlik açısından yalnızca maliyetleri yönetme aracı olarak görülmüyor. Radu’ya göre geçmişte tedarikçinin siparişleri üç-dört gün önceden bildirmesini istemesi, işletmeyi sürekli stok tutmaya zorladı. Hasat döneminde günlük tüketimin yaklaşık 2.000 litreye çıkabildiğini söyleyen üretici, bu nedenle yakıt bulunabilirliğinin tarla çalışmalarının kesintisiz sürmesi açısından operasyonel bir güvenlik konusu olduğunu kaydetti. Son dönemde ise tedarikte kullanılabilirlik sorunu yaşanmadığını aktardı. Radu, mevcut fiyatlarla motorinin çiftlik giderlerinin yaklaşık %20’sini oluşturabileceğini tahmin etti; ancak bu oranın kendi işletmesi için kesin bir hesap olmadığını vurguladı. Tüketimin kullanılan üretim sistemine göre değiştiğini belirten üretici, doğrudan ekimde daha az işlem yapılabildiğini, asgari toprak işlemeli sistemde ise hasat sonrası diskleme, TopDown ekipmanıyla çalışma ve ekim gibi işlemlerin tüketimi artırdığını söyledi. Ayrıca geçen yılın sonbahar kampanyasında 6-7 lei olan fiyatın 11 leiye çıkmasının işletmenin nakit akışını zorladığını ifade etti. Hükümetin motorindeki özel tüketim vergisini %25 azaltmasına rağmen, eylülde alım yapan çiftçi bu indirimi yaklaşık 60 bani/litre düzeyinde hissedemediğini belirtti.

Özbekistan’ın 1,4 Milyar Dolarlık Gıda Pazarı İran İçin Fırsat Sunuyor
Görsel kaynağı: Mehr — Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Özbekistan’ın 1,4 Milyar Dolarlık Gıda Pazarı İran İçin Fırsat Sunuyor

Özbekistan’ın gıda ithalatı, 2026’nın ilk çeyreğinde büyüyen dış ticaretin önemli kalemlerinden biri oldu. Özbekistan Ulusal İstatistik Komitesi verilerine göre ülkenin toplam ithalatı 12,2 milyar dolara ulaşırken, gıda ürünleri ve canlı hayvan ithalatı yaklaşık 1,4 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu grubun ithalatı geçen yılın aynı dönemine göre %45,9 arttı. 37 milyonu aşan nüfusu ve Orta Asya’daki ticari konumu, Özbekistan’ı gıda ihracatçıları açısından dikkat çeken bir pazar haline getiriyor. İlk çeyrekte hayvansal ve bitkisel yağ ithalatı 158,1 milyon dolara, içecek ithalatı ise 71,3 milyon dolara çıktı. Yağ ithalatı yıllık bazda %46, içecek ithalatı %42,6 arttı. İran ile Özbekistan arasındaki ticaret de 2026’nın ilk yarısında %37,5 artarak 305 milyon dolara yükseldi. Ancak bu tutar, Özbekistan’ın toplam dış ticareti ve gıda ithalatı dikkate alındığında iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin hâlâ sınırlı bir paya sahip olduğunu gösteriyor. İran’da özel sektör, bu farkı kapatmak için tarım ve gıda sektörlerindeki işbirliğini genişletmeye çalışıyor. Taşkent’te 30 Şehriver 1405’te düzenlenen İran-Özbekistan Tarım Stratejik Komitesi’nin ilk toplantısı sırasında üç işbirliği belgesi imzalandı. Belgelerden biri su ürünleri yemi ve balıkçılık ürünlerinde ticaret, teknoloji transferi, ortak yatırım ve üretimi; bir diğeri hayvan ve kanatlı yemi, üretim girdileri, tahıl, kepek ve pamuk tohumu küspesi ticaretini kapsıyor. Üçüncü belge ise protein ve süt ürünleri, yem ve girdiler, ekipman tedariki, teknik bilgi transferi ve ortak yatırımlara odaklanıyor. İranlı yetkililer, anlaşmaların yalnızca ticaret hacmini artırmasını değil, ortak üretim ve sürdürülebilir tedarik zincirleri oluşturmasını hedefliyor. Özbekistan’da bazı süt ürünleri, yumurta, hurma, elma ve kivi için sıfır gümrük tarifesi uygulanması İranlı ihracatçılar açısından avantaj olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte ihracatçıların Çin, Rusya, Kazakistan, Türkiye ve diğer bölge ülkelerinin yanı sıra fiyat, ambalaj, standart, dağıtım ve lojistik maliyetleri bakımından da rekabet etmesi gerekiyor.

Nestlé Süt Tedarik Zincirinde Yenileyici Tarımı Yaygınlaştırıyor
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber
Veri haberi

Nestlé Süt Tedarik Zincirinde Yenileyici Tarımı Yaygınlaştırıyor

Nestlé, süt tedarik zincirinde yenileyici tarım uygulamalarını genişletmeye başlıyor. Şirketin küresel sürdürülebilirlik yöneticisi Kata Seidenschnur, 2018'den bu yana tedarik zincirindeki sera gazı emisyonlarının %26, metan salımının ise %25 azaltıldığını açıkladı. Şirket, uygulamaların daha geniş ölçekte hayata geçirilmesi için çiftliklere teknik destek sağlanması, güvenilir verilerin toplanması, uygun politikaların oluşturulması ve şirketler arasında işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Nestlé ayrıca çiftliklerin uzun vadeli yatırımlarını finanse etmek ve üreticileri sürdürülebilir uygulamalara yönlendirecek teşvik sistemleri oluşturmak için ortaklarıyla çalışıyor. Washington'daki Royal Dairy Farming, 7 bin inek üzerinde farklı yenileyici tarım yöntemlerini denerken, yaklaşık 300 bağımsız çiftlikten oluşan California Dairies Inc. kooperatifi Nestlé'ye yılda yaklaşık 7,7 milyar kilogram süt sağlıyor. Nestlé, 2024'te Louis Dreyfus Company ile Arjantin'de soya ve mısır üreticilerine yönelik benzer bir çalışma başlattı. Sektörde pilot projelerden geniş uygulamaya geçişin önündeki sorunlar arasında coğrafi farklılıklar ve programların standartlaşmaması gösteriliyor.

Brezilya’nın Kanatlı Eti ve Bal Sistemi AB Denetiminden Geçti
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber

Brezilya’nın Kanatlı Eti ve Bal Sistemi AB Denetiminden Geçti

Avrupa Komisyonu Sağlık ve Gıda Güvenliği Genel Müdürlüğü (DG Santé), Brezilya’nın kanatlı eti ve bal üretim sistemini tatmin edici buldu. Avrupa Birliği makamlarının hazırladığı rapor, ülkedeki yasal çerçeve, uygulamalar, denetçi eğitimi ve resmî kontrollerin Avrupa mevzuatının talep ettiği güvenceleri sağlayabildiği sonucuna vardı. Denetim kapsamında kanatlı eti ve kanatlı ürünleri, bal ve arıcılık ürünleri işletmeleri ile resmî kurumlar ziyaret edildi. 24 Ağustos-4 Eylül arasındaki incelemede, bu ürünlerin tedarik zincirinde antimikrobiyallerin büyüme ve verim artırıcı olarak kullanılmasına ilişkin yasağın uygulanıp uygulanmadığı da kontrol edildi. Brezilyalı teknik ekipler, ülkedeki resmî tarım savunma sisteminin prosedürlerini ve kontrollerini sahada sundu; Avrupa ekipleri de yapı ve uygulamaların işleyişini yerinde değerlendirdi. Olumlu değerlendirme, Brezilya’nın Avrupa Birliği’ne kanatlı eti ve bal ihraç edebilen ülkeler listesine yeniden alınması sürecinde teknik bir engel bulunmadığı anlamına geliyor. Ancak yeniden listeye alma henüz tamamlanmadı. Brezilya Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Avrupa Birliği’nin gerekli idari adımları tamamlamasını bekliyor ve raporun, nihai karardan sorumlu Daimi Bitkiler, Hayvanlar, Gıdalar ve Yemler Komitesi’nin 20-21 Ekim 2026’daki teknik toplantısında gündeme alınmasını istedi. Sürecin tamamlanması için Avrupa düzenleyici prosedürünün sonuçlanması gerekiyor.

AB’de Kolza Ekiminin 2027/28 Sezonunda Daralması Bekleniyor
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

AB’de Kolza Ekiminin 2027/28 Sezonunda Daralması Bekleniyor

Avrupa Birliği’nde (AB) kolza ekim alanının 2027/28 sezonunda %2 azalması bekleniyor. Expana’nın yağlı tohumlar raporuna göre gerilemenin başlıca nedeni, özellikle Fransa’da yaz sonundaki kuraklığın ekim çalışmalarını zorlaştırması. AB’de bu yaz yaklaşık 6,4 milyon hektar kolza hasat edildiği, gelecek sezon alanın yaklaşık 6,3 milyon hektara düşebileceği tahmin ediliyor. Fransa için öngörülen daralma %10 ila 15 arasında. Raporda, ülkenin kayıtların tutulmaya başlamasından bu yana en şiddetli toprak kuraklığıyla karşı karşıya olduğu ve gelecek hafta beklenen yağışların kolza ekimi açısından geç kalabileceği belirtiliyor. Bu gelişme, çiftçilerin yüksek fiyatların etkisiyle alanlarını yeniden artırmaya hazırlanmasının ardından geldi. Expana ayrıca mevcut sezon için AB kolza üretim tahminini geçen ayki 20 milyon tondan 19,8 milyon tona indirdi. 2025/26 sezonunda 20,5 milyon ton olan üretimin bu sezon %3,4 gerilemesi beklenirken, ortalama verim hektar başına 3,1 tona düştü. Almanya ve Polonya’daki zayıf verimler bu aşağı yönlü revizyonda etkili oldu. Kolza ithalat tahmini, Karadeniz’deki aksaklıklar nedeniyle azaltıldı. Almanya’daki işleme tesislerinin tedariki ise Ren Nehri’ndeki düşük su seviyesinden olumsuz etkileniyor. Buna karşılık AB’nin ayçiçeği üretim tahmini Bulgaristan, Romanya ve Slovakya’daki olumlu düzeltmelerle 9,7 milyon tona çıkarıldı. Soya üretim tahmini ise 2,3 milyon tona indirildi.

İran’da Hayvancılık ve Kanatlı Sektörüne 116 Trilyon Tümenlik Kredi Desteği
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Hayvancılık ve Kanatlı Sektörüne 116 Trilyon Tümenlik Kredi Desteği

İran Tarım Bankası, hayvancılık, kanatlı yetiştiriciliği ve bu sektörlere bağlı gıda sanayisinin finansmanı için kullanılan dijital kredi taahhüdü aracı Neypo kapsamında 12 bin 240 kredi düzenledi. Bankanın açıklamasına göre kredilerin toplam değeri 116 trilyon tümeni aştı. Uygulama, üreticilerin yem ve diğer temel girdilere erişimini finanse etmeyi amaçlıyor. Neypo kapsamında Paliz platformuna 27 bin 906 başvuru kaydedildi. Bu başvuruların toplam değeri 437 trilyon tümeni aşarken, verilen kredilerin 76 trilyon tümenlik bölümü 8 bin 413 yeni krediden, yaklaşık 39 trilyon tümenlik bölümü ise 3 bin 827 yeniden kredi yüklemesinden oluştu. Banka, yeniden kullandırılan kredilerin kaynakların döngüsünü ve sektör işletmelerinin yükümlülüklerini zamanında yerine getirdiğini gösterdiğini belirtti. Banka ayrıca 14 bin 278 dosyanın, toplam 278 trilyon tümen değerle kredi değerlendirmesi, belge tamamlama ve şube uzmanlarının incelemesi aşamasında olduğunu bildirdi. Neypo, geçen yıl devreye alınarak geleneksel finansman yöntemlerinin yerine tasarlandı ve Paliz platformu üzerinden Pazarگاه sistemiyle çevrim içi bağlantı kuruyor. Açıklamaya göre üreticilerden nakit katkı yatırması istenmiyor; yalnızca banka teminat mektubunun türüne göre yıllık %0,5 ile %2,25 arasında değişen garanti düzenleme komisyonu ödeniyor. Krediler üretim dönemine göre yapılandırılıyor ve geri ödeme süresi 90 gün olarak uygulanıyor. Banka, taahhüde dayalı dijital aktarımın para arzı ve enflasyon baskısını sınırlamayı hedeflediğini belirtiyor.

İrlanda’da Kasaplık Sığır Fiyat Teklifleri 20 Sent/Kg Arttı
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda’da Kasaplık Sığır Fiyat Teklifleri 20 Sent/Kg Arttı

İrlanda’da bu haftaki kesimhane fiyat tekliflerinde, bazı kasaplık sığır grupları için geçen pazartesiye göre kilogram başına 20 sentlik artış görüldü. Toplam kasaplık sığır eti fiyatları yeniden 7 avro/kg seviyesine yaklaşıyor. Eylül ayında sığır etine talebin belirgin biçimde artması, meradan çıkan ve satışa hazır sığırları bulunan üreticiler için olumlu karşılanırken, kışlık besiye alınacak hayvanların teminini zorlaştırıyor. Tedarik ekipleri kesim programlarını doldurmak isterken haftalık kesim sayıları geçen yılın aynı döneminin üzerinde seyrediyor.

Kuraklık AB’de Süt Arzını Sınırlayabilir
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber

Kuraklık AB’de Süt Arzını Sınırlayabilir

Avrupa’nın bazı bölgelerinde kuraklık, yem üretimini ve biyokütle miktarını azaltarak süt üreticilerini daha zorlu bir sezona hazırlanmaya zorluyor. Kaba yem tedarikine ilişkin beklentilerin bozulması, Avrupa Birliği’nde süt arzını etkileyebilir. Süt fiyatlarının geleceğinde yalnızca arz koşulları değil, üretim maliyetleri, süt ürünlerine yönelik talep ve işletmelerin mali durumu da rol oynayacak. Kaynakta, bu unsurların birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.

İtalya’da Mısır Azalışı ve İthalat Güçlükleri Hayvancılık Zincirini Zorluyor
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’da Mısır Azalışı ve İthalat Güçlükleri Hayvancılık Zincirini Zorluyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İtalya’da mısır üretimindeki düşüş, yem hammaddelerinin kalitesine ilişkin sorunlar, uluslararası tedarik rotalarındaki aksamalar ve enerji maliyetlerindeki artış, hayvancılık yemleri ile işletmeleri üzerindeki baskıyı artırıyor. Assalzoo Başkanı Massimo Zanin, bu etkenlerin birlikte İtalyan hayvancılığının tedarik güvenliği açısından risk oluşturduğunu belirtti. 2026 kampanyasına ilişkin ilk göstergelere göre, kuraklık ve yüksek sıcaklıklardan en fazla etkilenen bölgelerde ulusal mısır üretimindeki düşüş %35’i aşabilir. Avrupa’daki mısır hasadı tahmini de başlangıçta öngörülen yaklaşık 61 milyon tondan 50 milyon tona indirildi. İklim koşulları ayrıca aflatoksin ve fumonisin gibi mikotoksinlerle kontaminasyon riskini artırarak hayvan yemi olarak kullanılabilecek mısır miktarını daha da azaltabilir. Tedarik sıkıntısı fiyatlara da yansıyor. Granaria di Milano verilerine göre, ağustos sonu ile 22 Eylül arasında kabuksuz ulusal soya küspesinin fiyatı ton başına 428 avrodan 476 avroya, ulusal mısırın fiyatı ise 248 avrodan 258 avroya yükseldi. Menşe ve tedarik alanına ilişkin kurallar nedeniyle DOP zincirlerinde alternatif hammadde kaynaklarına yönelmek daha sınırlı kalıyor. Assalzoo’ya göre Rusya-Ukrayna savaşı ve Karadeniz’deki saldırılar tahıl taşımacılığını zorlaştırırken, Avrupa’nın büyük ölçüde ithalata bağlı olduğu soya için EUDR’nin yaklaşan uygulaması da erişimi güçleştirebilir. Dernek, soya için uygulamanın askıya alınmasının değerlendirilmesini, uluslararası hammadde erişiminin korunmasını, ulusal tahıl üretiminin desteklenmesini ve enerji ile lojistik maliyetlerinin azaltılmasını istedi.

Suriye’de Tarımsal Üretim ve Gıda Güvenliği İçin STAR Projesi Başlatıldı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de Tarımsal Üretim ve Gıda Güvenliği İçin STAR Projesi Başlatıldı

Suriye’de tarımsal üretim, gıda güvenliği ve dijital dönüşümü desteklemeyi amaçlayan STAR projesi başlatıldı. Dünya Bankası’nın 175 milyon ABD doları tutarındaki hibesiyle altı yıl yürütülecek proje; bitkisel üretim ve hayvancılığın yanı sıra kooperatifleri ve özel sektörü kapsıyor. Projenin üç ana çalışma alanı, tarımsal girdilerin kalitesinin artırılması, laboratuvar ve kalite belgelendirme sistemlerinin geliştirilmesi ve üretimin pazarlara bağlanması olarak açıklandı. Bu kapsamda tohum eleme ve dezenfeksiyon merkezleri ile depoların yeniden yapılandırılması, kuraklığa dayanıklı tohum sağlanması ve gıda, bitki sağlığı ile hayvan sağlığı laboratuvarlarının uluslararası standartlara uygun hale getirilmesi planlanıyor. Çiftçi ve kooperatiflerin İyi Tarım Uygulamaları (GAP) ile organik tarım sertifikalarına erişiminin de desteklenmesi öngörülüyor. STAR projesi ayrıca ambalajlama ve markalaşmanın geliştirilmesini, hasat sonrası kayıpların azaltılmasını ve ihracat değeri taşıyan üretim zincirlerine odaklanılmasını içeriyor. Zeytin ve Antep fıstığı bu kapsamda öncelikli ürünler arasında gösteriliyor. Kooperatiflere yönelik eş finansman hibeleri planlanırken, üretici gruplarının fabrikalar, ihracatçılar ve toptancılarla üretim ittifakları kurması hedefleniyor. Müdahale bölgeleri ihtiyaç, gıda güvensizliği, buğday ve hayvancılık açısından üretim önemi, güvenli erişim ve uygulama kapasitesine göre belirlenecek. Kuraklıktan etkilenen ve buğday, arpa ile hayvancılık açısından önem taşıyan Haseke, Rakka ve Deyrizor’un bulunduğu doğu bölgesi acil müdahalelerde öncelikli olacak. Projenin dijital ayağında çiftçi ve hayvancılık kayıtları, elektronik ruhsat sistemi, ulusal tarımsal veri platformu ve kuraklık, zararlı ile hastalıklar için erken uyarı sistemi aşamalı olarak kurulacak.

Suriye’de Yerli Yemlik Arpa Alımı İçin Teklif Çağrısı
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de Yerli Yemlik Arpa Alımı İçin Teklif Çağrısı

Suriye’de Genel Tedarik ve İkmal Kurumu, Tarım Bakanlığına bağlı Yem Kurumu için 20.000 ton yerli yemlik arpa tedarikine yönelik teklif çağrısı yaptı. Alım, şartnamede belirtilen teknik ve idari koşullara göre gerçekleştirilecek. İlanda tekliflerin 18 Ekim 2026’da mesai bitimine kadar teslim edilmesi istendi. Başvurular, Şam’da Genel Tedarik ve İkmal Kurumu ofisine kapalı ve mühürlü zarfla elden verilecek. Teklif dosyasının bir bölümünde gerekli belgeler ile ilk teminat makbuzu, diğer bölümünde ise mali teklif bulunacak; bu koşulları karşılamayan teklifler değerlendirmeye alınmayacak. Şartnameye göre sözleşmenin uygulama süresi, işe başlama emrinden itibaren 90 takvim günü olacak. Teklif sahipleri, başvuru süresinin sona ermesinden sonraki günden itibaren 60 gün boyunca teklifleriyle bağlı kalacak. Gecikme halinde her gün için malzeme bedelinin binde biri oranında ceza uygulanacak ve toplam ceza sözleşme değerinin %20’sini aşamayacak. İlan kapsamında 32 milyon Suriye lirası tutarında ödeme ile sözleşme bedelinin %10’una ilişkin şartlar da yer aldı.

Holando Buzağı Besi Programı, Hayvan Başına 124 Dolar Marjla Büyütülüyor
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Holando Buzağı Besi Programı, Hayvan Başına 124 Dolar Marjla Büyütülüyor

Uruguay’da Prolesa ile Minerva Foods’un birlikte yürüttüğü Holando buzağı besi programı, pilot uygulamada üreticilere hayvan başına ortalama 124 ABD doları marj sağlanmasının ardından genişletiliyor. İlk döngüde 285 hayvan kesime gönderilirken, programın yeni aşamasında 20’den fazla üretici yaklaşık 800 buzağıyla sisteme dahil oldu. Gelişme, Prolesa’dan Mónica Dialutto tarafından Expo Rural del Prado’da düzenlenen sonuç sunumunda aktarıldı. Program, süt işletmelerinde erkek Holando buzağıların nasıl değerlendirileceği sorununa çözüm bulmak amacıyla geliştirildi. Prolesa, Uruguay’daki işletmelerde uygulanabilecek bir besi sistemi oluşturmak için araştırma yaptı, Arjantin’deki uygulamaları inceledi ve Uruguaylı ve Arjantinli teknik uzmanlara danıştı. Kurum, sistemin ulusal ve uluslararası düzeyde doğrulanmış olduğunu belirterek, modelin yalnızca deneysel değil, işletmelerin günlük faaliyetlerine uyarlanabilir olup olmadığını sahada test etti. Buzağılar, yaklaşık 80 kilogramda buzağı bölmesinden çıkarılarak lif içeren rasyon, su ve gölge bulunan kendi tüketimli yemlik sistemine alınıyor. Yaklaşık dokuz ay süren besi sonunda hayvanların 11 aylıkken yaklaşık 400 kilograma ulaşması hedefleniyor. Minerva Foods yaklaşık 200 kilogram karkas hedefi koyarken, sonuçlar bazı hayvanların daha erken kesime gönderilebildiğini gösterdi. Protokolü daha sıkı uygulayan üreticiler daha iyi ekonomik sonuçlar aldı. Et endüstrisi de hayvanların bitirme özellikleri ve partilerdeki homojenlikten memnun kaldı; bu özellikler, hayvanların iç tüketim ve gıda tedarik zincirine yönlendirilmesini sağlıyor.

Yunan Zeytinyağının Katma Değeri Artıracak
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber

Yunan Zeytinyağının Katma Değeri Artıracak

Yunanistan’da zeytinyağının kalitesini daha yüksek katma değere dönüştürmek için bilimsel kanıt, menşe ve ürün özelliklerinin belgelendirilmesi, özgünlüğün korunması ve uluslararası pazarlardaki varlığın güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Bu yaklaşımın, Yunan zeytinyağının mevcut kalite avantajını ekonomik değere çevirmeyi amaçladığı ifade edildi. Bilimsel çalışmaların Avrupa ve uluslararası düzeyde Yunan ürünlerinin korunmasına katkı sağladığı vurgulanırken, Kornikeiki çeşidi de örnek gösterildi. Uluslararası Zeytin Konseyi’nin ticaret standardındaki son düzenlemeyle, Kornikeiki çeşidinden tek çeşit sızma zeytinyağları için toplam sterollerde özel asgari sınır 800 mg/kg olarak korundu. Genel sınır ise 1.000 mg/kg olarak belirtiliyor. Bu uygulama, yeni bilimsel çalışmalar beklenirken sürdürülecek ve istisna için daha önce konulan zaman sınırlaması kaldırıldı. Araştırmanın iklim değişikliğinin etkileriyle mücadele, suyun daha rasyonel kullanımı ve bitki koruma açısından da önem taşıdığı kaydedildi. Zeytin sineğiyle mücadelede gerekli malzemelerin tedariki 2026-2028 dönemi için çok yıllı planlandı; ilgili sözleşmeler imzalanırken teslimatların başladığı bildirildi. Yunan zeytinciliğinin gelişimi için kamu, bilim dünyası, üreticiler, kooperatifler, zeytinyağı fabrikaları ve ambalajlama-ihracat şirketleri arasında sürekli işbirliği çağrısı yapıldı.

Bangkok’ta Marketlerde Hazır Gıda Kıtlığı
Görsel kaynağı: Thai PBS World · Özgün haber

Bangkok’ta Marketlerde Hazır Gıda Kıtlığı

Bangkok ve yakın illerdeki zincir marketlerde, selin ulaşımı ve yerel dükkânlara teslimatları aksatabileceği endişesiyle tüketicilerin evlerinde stok yapması sonucu hazır yenebilir gıda ve diğer temel ihtiyaçlarda kıtlık yaşanıyor. Hazır erişte, dondurulmuş yemek ve ekmek gibi ürünler giderek daha fazla marketin raflarında bulunamıyor. Thai PBS’nin gözlemlerine göre Bang Khen bölgesinde sürücüler, benzin ve motorinin tükenmesinden korkarak akaryakıt istasyonlarına yöneldi. Pathum Thani’nin Lam Luk Ka ilçesinde ise bazı kişiler gıda almak için araç kullanmak yerine pazarlara veya marketlere yürüdü ya da su içinde ilerledi. Ticaret Bakanı Suphajee Suthumpun, arzın korunması ve haksız fiyat artışlarının önlenmesi için yetkililere talimat verdi.

Avrasya Ülkeleri İran’a Temel Gıda Tedarikine Hazır
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber

Avrasya Ülkeleri İran’a Temel Gıda Tedarikine Hazır

İran Tarım Bakanlığı Planlama ve Ekonomik İşler Yardımcısı Akbar Fathi, komşu ülkelerin İran’a temel gıda ve tarımsal girdi tedarikinde iş birliğine hazır olduğunu açıkladı. Fathi, Avrasya Ekonomik Birliği ülkelerinin tedarik noktalarında altyapı oluşturulması ve mısır ile buğdayın doğrudan sağlanması için hazır olduklarını söyledi. Fathi, bazı sınır kapılarında yaşanabilecek olası aksaklıklara karşı lojistikte alternatif güzergâhların önceden tasarlandığını belirtti. Mevcut tedarik zincirinin kesintisiz çalıştığını savunan Fathi, komşu ülkelerin kaliteli ürünlere sahip olduğunu ve tarımsal girdilerle temel gıda ürünlerinin İran’a girişinin bundan sonra da kesintisiz sürmesinin beklendiğini ifade etti.

Hürmüz’deki Aksamalar 45 Milyon Kişiyi Gıda Sıkıntısı Riskiyle Karşı Karşıya Bırakabilir
Görsel kaynağı: Azernews · Özgün haber
Veri haberi

Hürmüz’deki Aksamalar 45 Milyon Kişiyi Gıda Sıkıntısı Riskiyle Karşı Karşıya Bırakabilir

Birleşmiş Milletler Proje Hizmetleri Ofisi (UNOPS) Direktörü George Moreira da Silva, Hürmüz Boğazı üzerinden gübre tedarikinde yaşanabilecek aksamaların gelişmekte olan ülkelerde en az 45 milyon kişiyi gıda sıkıntısıyla karşı karşıya bırakabileceğini söyledi. Moreira da Silva, açıklamayı NHK’ye verdiği röportajda yaptı. Moreira da Silva’ya göre olası bir insani kriz, her gün en az beş ila yedi gübre taşıyan geminin boğazdan geçmesine izin verilmesiyle önlenebilir. Küresel gübre ticaretinin üçte birinin bu deniz geçidinden geçtiği belirtilirken, gübre akışındaki kesintilerin gelişmekte olan ülkelerin gıda güvenliği açısından belirleyici olabileceği ifade edildi. Moreira da Silva, ABD ile İran arasındaki savaşın insani yardım geçişlerini durdurmak için gerekçe oluşturmaması gerektiğini belirterek Washington ve Tahran’a gübre tedariki sorununu kapsamlı bir anlaşma çabasından ayrı biçimde hızla çözme çağrısı yaptı. İran ile Umman arasındaki Hürmüz Boğazı, küresel enerji taşımacılığı açısından da stratejik öneme sahip; dünya petrol arzının yaklaşık %20’si ile sıvılaştırılmış doğal gaz ihracatının yaklaşık %25’i buradan geçiyor.