ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

722 haber · Sayfa 19

COP31, 9-20 Kasım 2026'da Antalya'da Düzenlenecek
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber

COP31, 9-20 Kasım 2026'da Antalya'da Düzenlenecek

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31, 9-20 Kasım 2026'da Antalya'da düzenlenecek. Konferansta ülkeler, hükümetler, şirketler ve çeşitli sektörlerin temsilcileri, iklim değişikliği karşısındaki taahhütleri ve izlenecek yolları görüşecek. Brezilya, düşük karbonlu tarımı ve sürdürülebilir uygulamalarıyla konferansın tarım gündeminde yer alacak. Brezilya tarım ve gıda sektörünün iklim tartışmalarındaki konumunu ve sürdürülebilirliğe katkılarını ele alacak özel yayın hazırlayan Canal Rural, konferansı üst üste altıncı kez takip edecek. COP31, Kasım 2026'da Türkiye'nin Antalya kentinde düzenlenecek.

USDA, Brezilya’nın Buğday Üretim Tahminini 5,8 Milyon Tona İndirdi
Görsel kaynağı: CNN Brasil · Özgün haber
Veri haberi

USDA, Brezilya’nın Buğday Üretim Tahminini 5,8 Milyon Tona İndirdi

ABD Tarım Bakanlığı (USDA), Brezilya’nın 2026/27 sezonu buğday üretim tahminini 6 milyon tondan 5,8 milyon tona düşürdü. USDA, Brezilya’nın iç talebi karşılamak için 7,5 milyon ton buğday ithal etmesi gerekeceğini öngörürken, ülkedeki sektör temsilcileri ithalatın 10 milyon tona ulaşabileceğini değerlendiriyor. USDA’nın ekim raporu, küresel buğday arzı ve tüketiminin artacağı, uluslararası ticaretin ise gerileyeceği bir görünüm ortaya koydu. Dünya üretimi, eylül tahminindeki 822,43 milyon tondan 822,39 milyon tona hafifçe indirilirken, küresel arz 900 bin ton artırıldı. Dünya tüketimi de önceki öngörüye göre 1,2 milyon ton yükseltilerek 827,9 milyon tona çıkarıldı. USDA, tüketimdeki artışın başlıca nedenleri arasında Çin ve Avrupa Birliği’nde buğdayın yemlik kullanımındaki yükselişi gösterdi. Bakanlık, 2026/27 sezonunda dünya buğday ticareti tahminini 2,8 milyon ton düşürerek 209 milyon tona çekti. Rusya ve ABD’nin ihracatındaki gerileme, Arjantin ve Kanada’dan beklenen daha yüksek sevkiyatlarla yalnızca kısmen telafi edilecek. Brezilya’nın başlıca dış tedarikçisi olarak tanımlanan Arjantin’in üretim tahmini 21,5 milyon ton düzeyinde korunurken, ihracat tahmini 15,5 milyon tondan 16 milyon tona yükseltildi. Rusya’nın ihracatının 40 milyon tonla son beş yılın en düşük seviyesine gerilemesi bekleniyor. Rapora göre Karadeniz bölgesindeki çatışmanın sürmesiyle bağlantılı lojistik güçlükler, Rusya sevkiyatlarını uzun dönem ortalamasının altında tutuyor. Sezon sonunda dünya buğday stoklarının ise önceki projeksiyona göre hafif düşüşle 276 milyon ton olması bekleniyor. Türkiye'nin buğday üretimine ilişkin projeksiyon, daha yüksek verim beklentisiyle 500 bin ton artırılarak 23 milyon tona çıkarıldı.

USDA, 2026 Upland Pamuk Tahminini Yükseltti, Pirinç Görünümünü Düşürdü
Görsel kaynağı: Brownfield Ag News · Özgün haber
Veri haberi

USDA, 2026 Upland Pamuk Tahminini Yükseltti, Pirinç Görünümünü Düşürdü

ABD Tarım Bakanlığı (USDA), 2026 sezonunda upland pamuk üretimi beklentisini yükseltirken pirinç üretimi görünümünü düşürdü. Upland pamuk üretimi 13,059 milyon balya olarak tahmin edildi. Bu tahmin, eylül öngörüsünün 250 bin balya üzerinde, 2025 üretiminin ise 433 bin balya altında bulunuyor. Farkların verim değişikliklerinden kaynaklandığı belirtildi. 2026 için verim beklentisi akr başına 781 libre olarak açıklandı.

Baltık Ülkeleri AB'den Rus Tahılı Transitine Yasak İstedi
Görsel kaynağı: RBC-Ukraine · Özgün haber

Baltık Ülkeleri AB'den Rus Tahılı Transitine Yasak İstedi

Estonya, Letonya ve Litvanya, Rusya'dan gelen tahıl ürünlerinin Avrupa Birliği toprakları üzerinden transit geçişinin yasaklanması için ortak girişimde bulundu. Estonya Başbakanı Kristen Mihal, Letonya Başbakanı Andris Kulbergs ve Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa ile Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'e mektup göndererek yasağın derhal uygulanmasını istedi. Mihal, talebin Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşını finanse etmesini engellemeyi amaçladığını söyledi. Baltık ülkeleri liderleri, Rusya'nın Ukrayna limanlarını bombaladığını ve Ukrayna tahılının dünya pazarlarına ulaşmasını engellediğini, buna karşılık kendi tahılını Avrupa Birliği üzerinden taşıyarak gelir elde etmeye çalıştığını ileri sürdü. Mektupta ayrıca Rusya'nın Ukrayna yük gemilerini, demiryollarını ve ticaret yollarını hedef aldığı belirtildi. Liderler, Rusya'nın tahıl ihracatı için Baltık Denizi dahil yeni güzergâhlar aradığını savunarak, işgal altındaki Ukrayna topraklarından çalınan tahılın AB üzerinden ihraç edilmesinin de önlenmesini istedi. Baltık ülkeleri ayrıca Ukrayna ticaretini ve malların dünya pazarlarına ulaşmasını desteklemek amacıyla AB ile Ukrayna arasındaki Dayanışma Şeritlerinin güçlendirilmesi çağrısı yaptı. Mihal, konuyu gelecek hafta Avrupa Konseyi toplantısında gündeme getireceğini açıkladı. Türkiye, Karadeniz’de deniz seyrüseferinin güvenliğine ilişkin Ukrayna ve Rusya’ya barış girişimleri önerdi.

Rus Tahılının En Büyük Alıcıları İran ve Çin Oldu
Görsel kaynağı: Lenta.ru · Özgün haber
Veri haberi

Rus Tahılının En Büyük Alıcıları İran ve Çin Oldu

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

2026/27 tarım sezonunda Rus tahılının en büyük ithalatçıları İran ve Çin oldu. Rusya Tahıl Birliği verilerine göre iki ülke sezonun başlangıcından bu yana 1,1'er milyon ton tahıl aldı. Mısır 873 bin tonla üçüncü sırada yer alırken Türkiye 583 bin, Azerbaycan 448 bin ton ithal etti. Rus tahıl ihracatının ana akışları, Azak-Karadeniz havzasındaki lojistik sorunlar nedeniyle Baltık, Uzak Doğu ve Hazar limanlarına kayıyor. Birlik, Baltık'taki Vısotsk Limanı'nın ayda 1,5 milyon tondan fazla tahıl elleçlemesini bekliyor.

Agrotec, Soya ve Mısır Üreticileri İçin Tarla İzleme Programı Yürütüyor
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber

Agrotec, Soya ve Mısır Üreticileri İçin Tarla İzleme Programı Yürütüyor

Agrotec SA, soya ve mısır üreticilerinin tarladaki sonuçlarını değerlendirmek ve üretim kararlarını güçlendirmek amacıyla Élite de Rinde adlı yıllık programı yürütüyor. Agrihold grubunun üyesi olan şirket, agronomik teknolojiyi teknik takip ve tarla ölçümleriyle birleştirerek ürünlerin üretim potansiyelini incelemeyi amaçlıyor. Program kapsamında izlenen parseller, farklı kategorilerde agronomik çözümler, danışman ziyaretleri ve zafra ile zafriña dönemlerinde yapılan objektif ölçümler birlikte değerlendiriliyor. Bella Vista, Santa Rita, Campo 9, San Alberto, San Pedro, Nueva Esperanza ve Pedro Juan Caballero gibi bölgelerden üreticiler programa katılıyor. Karşılaştırmalar, benzer toprak ve iklim koşullarına sahip aynı agroiklimsel bölgedeki üreticiler arasında yapılıyor. Girişimin amacı, ürünlerin tarladaki davranışı hakkında güvenilir bilgi üretmek ve üreticilere daha temellendirilmiş kararlar için araç sağlamak. Teknik etkinliklerde bitki fizyolojisi, hastalıklar ve yönetim stratejileri ele alınırken, değişken iklimsel ve bitki sağlığı koşullarında yönetimin ayarlanmasına odaklanılıyor. Programda ayrıca piyasa, uluslararası fiyatlar, ekim ilerlemesi ve tahıl pazarlaması hakkında bilgi paylaşılıyor. Agrotec Besleme Müdürü ve program sorumlusu Diego Jacomo, girişimin bilgi ve deneyimleri birleştirerek üreticilerin uygulama kapasitesini güçlendirmeyi amaçladığını belirtiyor.

Karadeniz’deki Buğday Kesintisi İthalat Maliyetlerini Artırdı
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz’deki Buğday Kesintisi İthalat Maliyetlerini Artırdı

Rusya ve Ukrayna limanlarındaki Karadeniz ablukasının üçüncü ayına girmesi, büyük buğday ithalatçılarının maliyetlerini artırdı ve alıcıları alternatif menşelere yöneltti. S&P Global Energy’nin, kesintilerden önceki son ihalelerle yaptığı karşılaştırmaya göre Ürdün buğday için ton başına yaklaşık 57 dolar, Suudi Arabistan 63 dolar, Cezayir 56 dolar ve Tunus 45 dolar daha fazla ödüyor. Maliyet artışında taşımacılık tarifelerindeki yükseliş ile Rusya ve Ukrayna’dan arzın azalması etkili oldu. Rus ihracatçılarının yükleri Baltık limanlarına yönlendirmesi, bu terminallerde yoğunluk yaratırken demiryolu taşımacılığı, depolama ve elleçleme kapasitesindeki sınırlamalar alternatif güzergâhları zorlaştırıyor. Baltık’tan Mısır’a navlun bir hafta içinde ton başına 10 dolar artarak 54 dolara çıktı. Ukrayna’nın buğday ihracatı da daha pahalı alternatif güzergâhlara bağımlı hale geldi. Temmuz-eylül döneminde deniz taşımacılığının ihracattaki payı geçen yılki %98’den %78’e gerilerken demiryolunun payı %17’ye, feribotların payı %4’e yükseldi. Moldova güzergâhlarındaki yoğunluk ve Sulina Kanalı’ndaki kuyruklar ek maliyet oluşturdu. Mısır, artan taşıma maliyetlerinden en fazla etkilenen ülke olarak öne çıktı; ülkenin buğday ithalatı geçen yıla göre %74 azaldı. Mısır teslimatlarındaki navlun primi, Karadeniz’deki FOB referansının ton başına 109 dolar üzerine çıktı. Buna karşılık Romanya’nın işler durumdaki Köstence Limanı ve Avrupa Komisyonu verilerine göre 3,28 milyon tonla Avrupa Birliği’nin buğday ihracatında lider olması, ülkeyi alternatif tedarik noktalarından biri haline getirdi. Talebin Avrupa Birliği’ne kayması, Romanyalı ihracatçıların Suudi Arabistan, Cezayir ve Nijerya’daki konumunu da destekledi. Roma’daki 54 Birleşmiş Milletler üyesi örgüt temsilcisi, Karadeniz’de seyrüsefer özgürlüğünün yeniden sağlanması ve gıda güvenliği üzerindeki etkilerin sınırlandırılması için uluslararası çaba çağrısı yaptı. Bölgenin dünya buğday talebinin yaklaşık %30’unu karşılaması, arz kesintisinin etkisini büyütürken fiyatlar Ocak 2026 seviyesinin %27 üzerine çıktı. Türkiye ise kaynak metne göre rekor iç hasat ve kamu stoklarına daha fazla dayanıyor; Rus arzı sınırlı kalırsa yüksek proteinli buğday için Litvanya ve Almanya’ya yönelebilir. Denizcilik ateşkesi sağlanırsa risk priminin hızla düşebileceği ve buğday fiyatlarının gerileyebileceği belirtiliyor. Reuters analizlerine göre Rusya, terminal kapasitesinin %80’ine kadarını kısa sürede yeniden kullanabilir. Ancak bu koşul gerçekleşene kadar hava, lojistik ve jeopolitik risklerin tahıl piyasalarındaki oynaklığı yüksek tutması bekleniyor.

Askerden Ayrılan Gaziler İçin Sığır Sektörüne Geçiş Programı Kuruldu
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

Askerden Ayrılan Gaziler İçin Sığır Sektörüne Geçiş Programı Kuruldu

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Avustralya’da askerlerin savunma kuvvetlerinden ayrıldıktan sonra sığır sektörüne geçişini kolaylaştırmak amacıyla Diggers to Stockman adlı yeni bir program kuruldu. Girişimi, ordudan ayrıldıktan sonra sığır sektörüne geçen Jack Blaine başlattı. Program, ayrılma sürecindeki veya savunma kuvvetlerinden ayrılmış kişileri farklı sığır işletmelerine götürerek saha deneyimi ve mesleki eğitim kazandırmayı amaçlıyor. Pilot program, katılımcılara kuzey sığır sektörünü mera yönetiminden boğa yakalamaya ve işlemeye kadar farklı aşamalarıyla tanıttı. Program, Central Queensland’deki Balcomba Station’da mera yönetimi ve takviye çalışmalarıyla başladı. Ardından North Queensland’de bulunan Longton Station’da yaklaşık 1000 damızlık sığır işlendi ve gebelik testinden geçirildi. Katılımcılar daha sonra Mackay’ın batısındaki Cerito Station’da temiz derili sığırların toplanmasına katıldı. Pilotun son durağı olan Clermont’taki Signature Beef mezbahası ve besi işletmesinde ise tedarik zincirinin son aşamasını inceledi. Blaine, helikopter ve atlarla çalışma gibi deneyimlerin katılımcılar için yeniden edinilmesi zor fırsatlar olduğunu söyledi. Programa katılım için başvuru süreci bulunuyor ve girişim, genel olarak sektöre girmek isteyen gazileri hedefliyor. Blaine, bunun bir dinlenme veya ruh sağlığı girişimi olmadığını, gazilere sığır sektöründe yer edinmeleri için başlangıç sağlamayı amaçladığını belirtti. Bir katılımcının arazi satın aldığı, birinin aile arazisini devraldığı, diğerinin ise arazi satın almayı değerlendirdiği aktarıldı. Blaine, Diggers to Stockman’ı hayır kurumu olarak kaydettirme sürecinde olduğunu ve programı yıllık ya da iki yılda bir düzenlemeyi hedeflediğini açıkladı. Pilot gezi, istasyon çalışanlarına da ordudan ayrılan kişilerin değişen yaşam ve kariyerlerini tanıma fırsatı sundu.

Yakıt ve Gübre Maliyetleri ABD'li Çiftçilerin Cumhuriyetçilere Desteğini Zorluyor
Görsel kaynağı: Bangkok Post · Özgün haber
Veri haberi

Yakıt ve Gübre Maliyetleri ABD'li Çiftçilerin Cumhuriyetçilere Desteğini Zorluyor

ABD'nin Ohio eyaletinde yakıt ve gübre maliyetlerindeki sert artış, Cumhuriyetçilerin Kongre'deki kontrolü korumaya çalıştığı kasım ayındaki ara seçimler öncesinde çiftçileri ekonomik ve siyasi açıdan baskı altına alıyor. Cumhuriyetçiler için önemli bir destek tabanı olan çiftçilerin yoğun bulunduğu Ohio, Senato ve Temsilciler Meclisi yarışları bakımından da çekişmeli bir eyalete dönüşüyor. Soya fasulyesi, mısır ve diğer ürünlerin hasadında kullanılan dizelin maliyeti şubattan bu yana %67'den fazla yükseldi. Ohio'lu çiftçi Schacht, gelecek ekim sezonunda kullanacağı bazı gübrelerin fiyatının iki katına çıktığını söyledi. Emtia fiyatları ise bu yıl yaklaşık %20 arttı; bu artış, yakıt ve gübre maliyetlerindeki yükselişin gerisinde kaldı. Orta Doğu'daki savaşın tırmanması da yakıt kullanımının yoğun olduğu ekim ve hasat dönemleri öncesine denk geldi. Habere göre İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki ablukayı sürdürmesi, küresel enerji ve gübre taşımacılığı açısından önem taşıyan güzergâhta baskı oluşturuyor. Soya fasulyesi, mısır ve buğday üreticisi Logan, çiftçilerin çoğunun zaten çok dar bir kârlılık aralığında çalıştığını söyledi. ABD'de çiftlik iflaslarının 2024'ten 2025'e %46 arttığı, Ortabatı'da düşük gelir ve yükselen giderler nedeniyle artışın diğer bölgeleri geride bıraktığı aktarıldı. Maliyet baskısı, ABD tarımının ticaret bağlantılarını da etkiliyor. Logan, ABD soya fasulyesinin yaklaşık %40'ının ihraç edildiğini ve Çin'in geleneksel olarak önemli bir alıcı olduğunu belirtti. Kanada'nın ABD gübre sektörü için başlıca potas tedarikçilerinden biri olması nedeniyle Washington ile Ottawa arasındaki ticaret gerilimi de çiftçilerin gelecek yıl potasyum ve bileşiklerin bulunabilirliğine ilişkin kaygılarını artırıyor. Schacht, Trump'ı destekleyen birçok çiftçinin Cumhuriyetçilere oy vermeyi sürdüreceğini ve kendisinin fikrini değiştirmeyeceğini söyledi. Logan ise Cumhuriyetçi seçmenlerin Demokratlara yönelmesinden çok, Trump ve Cumhuriyetçiler konusunda daha az istekli hale gelerek sandığa gitmemesini bekliyor.

Pakistan'da Temel Gıda Fiyatları İçin İzleme Talimatı
Görsel kaynağı: Dawn · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan'da Temel Gıda Fiyatları İçin İzleme Talimatı

Pakistan’ın başkenti İslamabad’da toplanan Ulusal Fiyat İzleme Komitesi, toptan ve perakende fiyatlar arasındaki farklarla temel ürünlerin fiyatlarını inceledi. Planlama ve Kalkınma Bakanı Ahsan İkbal’in başkanlık ettiği toplantıda, ilgili makamlara taşıma ücretlerini izleme talimatı verildi. Resmî açıklamaya göre İkbal, özellikle buğday unu olmak üzere temel ürünlerdeki fiyat artışlarından endişe duydu. İl ve ilçe yönetimlerinden arzı, piyasa girişlerini, stokçuluğu, fahiş kârı ve gerekçesiz fiyat artışlarını daha sıkı izlemeleri istendi. Yetkililerden ayrıca mevcut taşıma ücretlerini önceki yakıt fiyat artışından sonraki ücretlerle karşılaştırarak, yakıt artışının ücretlerde orantısız bir yükselişe yol açıp açmadığını belirlemeleri talep edildi. Toplantıda, uluslararası fiyatlar gerilemesine rağmen Pakistan’da yüksek kaldığı belirtilen DAP gübresi fiyatlarının da incelenmesi istendi. Gıda Güvenliği Bakanlığı’ndan, düşük uluslararası fiyatların iç piyasaya yansımasını değerlendirmesi bekleniyor. Ghee, yemeklik yağ ve süt ürünlerine ilişkin denetim ve kalite değerlendirme raporunun bir hafta içinde sunulması kararlaştırıldı. Üçüncü taraf doğrulaması önerilmişse maliyetin hükümet değil sektör tarafından karşılanacağı belirtildi. Büyük pazarlar arasında Lahor ve Karaçi’de gerekçesiz toptan-perakende farklarına karşı yaptırım uygulanması ve tedarik zincirleri ile dağıtım maliyetlerinin izlenmesi istendi.

İspanya’da Laktozsuz Süt Satışları %22 Arttı
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Laktozsuz Süt Satışları %22 Arttı

İspanya’da laktozsuz süt ürünlerinin satışları %22 artarken, bu ürünlerin laktozu tamamen içermediği yönündeki yaygın anlayış tartışmaya açıldı. La Razón’un aktardığı bilgilere göre laktozsuz ürünlerdeki laktoz, tüketilmeden önce parçalanıyor. Eczacı Gemma del Caño, laktoz intoleransı bulunan kişilerin bileşiği birlikte değil, parçalanmış basit şekerler hâlinde tüketebildiğini belirtiyor. Geleneksel süt de tüketiciye ulaşmadan önce teknik bir standardizasyondan geçiriliyor. Çiğ sütün kreması ayrılıyor, ardından seçilen ticari çeşide uygun yağ oranı yeniden oluşturuluyor. Yağsız sütte oran %1,5’in altında, yarım yağlı sütte %1,5 ile 3,5 arasında, tam yağlı sütte ise %3,5’in üzerinde tutuluyor. Ayrılan fazla krema peynir veya yoğurt üretiminde kullanılabiliyor. Kaynakta yer alan karşılaştırmaya göre geleneksel süt, 70 derecede 15 saniyelik ısıl işlemden sonra soğukta yaklaşık bir hafta saklanıyor. UHT süt ise 135 derecede buhar enjeksiyonuyla işleniyor ve ambalajı açılana kadar sıkı soğutma gerektirmeden daha uzun süre muhafaza edilebiliyor. Del Caño ayrıca süte su eklendiği yönündeki iddiaları reddederek, başka ürünler eklemek yerine kremayı ayırmanın daha düşük maliyetli olduğunu ifade ediyor.

Tallinn FoodFair’da Bulgar Konserve Ürünlerine Kuzey Avrupa İlgisi
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber

Tallinn FoodFair’da Bulgar Konserve Ürünlerine Kuzey Avrupa İlgisi

Tallinn FoodFair’ın 33. edisyonu, Bulgar konserve üreticileri için Baltık bölgesi ve Kuzey Avrupa pazarlarındaki ürün potansiyelini değerlendirdikleri bir pazar testine dönüştü. Kali 98, Jem i Jem, Peltina, CIMA ve Lyutata Ferma, Tallinn’deki Unibet Arena’nın merkezi sergi alanında ortak ulusal stantta ürünlerini sundu. Bulgaristan’ın fuar katılımı, Geleneksel Bulgar Konserveleri Derneği tarafından Tarım ve Gıda Bakanlığı ile Devlet Tarım Fonu’nun desteğiyle organize edildi. Dernek sekreteri Antoaneta Bojinova, profesyonel ziyaretçilerden alınan geri bildirimlerin geleneksel tadı çağdaş beslenme alışkanlıklarına uygun özelliklerle birleştiren ürünlere yönelimi gösterdiğini söyledi. Bojinova’ya göre klasik Bulgar tarifleri, içerik, besin değeri ve tüketim biçimi bakımından yeni beklentilere uyarlandığında ülke dışında da rekabet edebilir. Acı soslar ve mezeler, Baltık bölgesindeki şirketler ile Finlandiyalı tüccarların yanı sıra şeflerden de ilgi gördü. Bojinova, bu ürünlerin yalnızca perakendede değil, otel, restoran, catering ve profesyonel mutfakları kapsayan HoReCa segmentinde de konumlandırılabileceğini belirtti. Toptan satıcılarla yapılan görüşmelerde ise okul, anaokulu, hastane ve diğer kamu kuruluşlarına yönelik profesyonel ve kurumsal yemek hizmetlerine uygun büyük ambalajlı meyve ve sebze konserveleri öne çıktı. Fuarda ayrıca Baltık ülkelerindeki büyük perakende zincirleriyle çalışan şirketlerle Bulgar üreticiler, yerel distribütörler ve bölgesel perakende işletmecileri arasında bağlantı kurulması olasılıkları ele alındı. Görüşmeler, son tüketicilere yönelik meyve ürünleri, kamu kuruluşları ve HoReCa için büyük ambalajlar, profesyonel mutfaklara yönelik acı soslar ve işlevsel özellik taşıyan ürünler için farklı pazar nişleri bulunduğunu gösterdi. Kurulan bağlantıların Estonya, Letonya, Litvanya ve diğer Kuzey Avrupa pazarlarında gerçek teslimatlara dönüştürülmesi sonraki adım olarak belirtildi.

Tayland Tarım Bakanlığı Güneydeki Muson Yağışlarına Karşı Hazırlık İstedi
Görsel kaynağı: Prachachat Turakij · Özgün haber
Veri haberi

Tayland Tarım Bakanlığı Güneydeki Muson Yağışlarına Karşı Hazırlık İstedi

Tayland Tarım Bakanlığı, muson sezonunun son döneminde yağışların güneye ilerlemesi üzerine riskli bölgelerde hazırlık yapılmasını istedi. Bakanlık, baraj ve su sistemlerinde su seviyesinin düşürülmesi, drenajın hızlandırılması, su tutma alanlarının hazırlanması ile pompa ve iş makinelerinin riskli bölgelere sevk edilmesi talimatını verdi. Güney bölgelerinde muson döneminin ekim-kasım aylarında yoğunlaşması beklenirken, halka resmi uyarıları yakından izleme ve tahliye emri verilmesi halinde beklemeden bölgeden ayrılma çağrısı yapıldı. Sulama Dairesi yetkilisi Thawatchai Traiwari, yağışın miktarı ve zamanlamasının belirleyici olacağını belirtti. Nehirler ile drenaj sistemlerine giren suyun kapasiteyi aşması halinde taşkın yaşanabileceğini söyleyen Traiwari, suyun hızla boşaltılmasının halkın maruz kaldığı riskin süresini azaltacağını ifade etti. Hat Yai’deki drenaj sisteminin toplam kapasitesi saniyede yaklaşık 1.600 metreküp olarak verilirken, bunun yaklaşık 1.200 metreküpü R.1 kanalına, 400 metreküpü U-Tapao kanalına ait. R.1 kanalındaki ana yapıların onarımı ve sızıntı noktalarının kapatılması tamamlandı; yol dolguları ve diğer çalışmalar sürüyor. 6 Ekim 2569 itibarıyla 21 Ağustos’tan bu yana süren seller Tayland’da 53 ilin tarım sektörünü etkiledi. Toplam 193.171 çiftçinin zarar gördüğü belirtilirken, bunların 157.605’i bitkisel üretim, 12.832’si balıkçılık ve 22.734’ü hayvancılık alanında yer aldı. Bakanlık, zarar tespiti ve yardım süreçleri için yerel birimlerle uygulama kılavuzları hazırladı. Çiftçilerden, arazinin genelini, zarar gören noktaları ve kendilerini gösteren fotoğraflar çekerek hasarı belgelemeleri istendi; yardım sürecinin afet sona erdikten sonra 90 günü aşmaması öngörüldü. Bitkisel üretimin yeniden başlatılması için Çeltik Dairesi, yaklaşık 1,3 milyon rai alanı desteklemek üzere 20.000 ton yedek pirinç tohumu hazırladı. Dağıtım, rai başına 15 kilogram ve çiftçi başına en fazla 30 rai sınırıyla yapılacak. Balıkçılık Dairesi ise zarar gören yaklaşık 12.000 üreticiye karşılık başlangıçta yaklaşık 3.000 üreticiyi tilapya yavrularıyla desteklemeyi planlıyor; öncelik kayıtlı ve mesleğine hızla dönmesi gereken üreticilere verilecek. Hayvancılık Dairesi, 29 ilde etkilenen 14.272.781 hayvan için veteriner ekipleri, sağlık malzemeleri, vitamin ve yem desteği sağlıyor; kurumun 5.117 ton yem stoku bulunuyor. Toprak Geliştirme Dairesi, 2570 mali yılı için kuzey, orta ve güney bölgelerinde en az 67 ili kapsayan 50.000 rai tarım alanına yönelik sel, erozyon ve çamur akışının etkilerini azaltma planı hazırladı. Kooperatifler Dairesi de afetten etkilenen üyeler için borç ödeme süresinin uzatılmasını ve mesleki toparlanma amacıyla kişi başına en fazla 30.000 baht tutarında, bir yıl vadeli faizsiz kredi verilmesini planlıyor. Kredi ihtiyacının 30 Ekim 2569’a kadar belirlenmesi, afet sürerse bu sürenin uzatılabilmesi öngörülüyor.

Hırvatistan’da Kişi Başına Yıllık Gıda İsrafı 125 Kilogram
Görsel kaynağı: Index.hr · Özgün haber
Veri haberi

Hırvatistan’da Kişi Başına Yıllık Gıda İsrafı 125 Kilogram

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Hırvatistan’da Tarım, Ormancılık ve Balıkçılık Bakanlığı verilerine göre ortalama kişi yılda yaklaşık 125 kilogram gıdayı çöpe atıyor. Bu miktar ülke genelinde yılda yaklaşık 500.000 tona karşılık geliyor. Brodsko-posavska bölgesi, israfı azaltmak amacıyla vatandaşları daha rasyonel alışveriş yapmaya ve öğünlerini planlamaya çağırıyor. Bölgeden yapılan açıklamaya göre gıda israfının azaltılması, atığın en büyük bölümünün oluştuğu hanelerde başlamalı. İhtiyaçtan fazla gıda satın alınması, ürünlerin bir bölümünün kullanılmadan kalmasının başlıca nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Bu nedenle alışverişte ihtiyaç kadar ürün alınması, öğünlerin daha iyi planlanması, gıdaların doğru saklanması ve hazırlanmış yemek artıklarının değerlendirilmesi isteniyor. Bir araştırmaya göre ankete katılanların %40’ı ayda birkaç kez veya daha sık gıda atıyor. En sık çöpe atılanlar pişmiş ya da hazırlanmış yemek artıkları olurken bunları ekmek ve hamur işleri ile meyve ve sebzeler izliyor. Bölge, üretim ve israf sürecinde su, enerji ve toprak gibi kaynakların kullanılmasının çevre üzerindeki baskıyı artırdığına, bunun karbon ayak izi ve iklim değişikliğiyle de bağlantılı olduğuna dikkat çekiyor.

Yeni Zelanda Tarımında Yapay Zekâ Kullanımı Yavaş İlerliyor
Görsel kaynağı: RNZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda Tarımında Yapay Zekâ Kullanımı Yavaş İlerliyor

Yeni Zelanda’nın tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörlerinde yapay zekâ kullanımı, Amazon Web Services (AWS) araştırmasına göre %40’ın hemen altında kaldı. Ülke genelindeki işletmelerde bu oran %50 olurken, yapay zekâ kullanan işletmelerin çoğunun teknolojiyi en temel aşamada kullandığı belirtildi. İşletmelerin yalnızca %10’u ileri düzey yapay zekâ kullanımına geçmiş durumda. Araştırmaya göre fiziksel yapay zekâ; robotik, otonom sistemler ve bilgisayarlı görü aracılığıyla tarla yönetimi, hayvanların izlenmesi ve tarımsal ürünlerin işlenmesinde en fazla fırsatı sunuyor. Ancak tarım işletmelerinin yalnızca %30’u bu teknolojiyi duyduğunu bildirdi; bu işletmelerin %7’si teknolojiyi kullanıyor veya pilot uygulama yürütüyor. Yeni nesil yapay zekâ araçlarını benimsemeye hazır olduğunu belirtenlerin oranı ise %9’da kaldı. AWS Yeni Zelanda Ülke Müdürü Manuel Bohnet, en büyük engelin beceri eksikliği olduğunu söyledi. Yapay zekâ ve dijital becerilerdeki yetersizliğin yanı sıra diğer işletme öncelikleri ile yeni nesil araçlara veya gerekli altyapıya sınırlı erişim de başlıca sorunlar arasında gösterildi. AWS, birincil sektör çalışanlarının becerilerini geliştirmesi için ücretsiz bir tarım teknolojileri okulu yürütüyor. Lone Star Farm’ın Güney Adası’ndaki beş koyun ve sığır çiftliğinde 30’dan fazla uygulama veya program kullanılıyor. Çiftliğin stok yöneticisi Carey Pawson-Edwards, Halter sanal çit sistemiyle otlağın metabolik enerjisinin 30 gün sonra yaklaşık 1 ila 2 arttığını ve sütten kesim ağırlığının 10 kilogram yükseldiğini söyledi. İşletmede koyunların tamamında elektronik kulak küpeleri bulunuyor; bu sistem, hayvan performansının izlenmesinin yanı sıra Lumina Lamb adlı kuzu programına tedarik ve izlenebilirlik sağlıyor. Pawson-Edwards, üreticiler için temel ölçütün teknoloji yatırımının karşılığını görmek olduğunu, farklı uygulamalar arasındaki entegrasyonun da faydaları artırabileceğini belirtti.

Sırp Tarım Girişimcisi Vera Škulić, FAO’nun 100 Kadın Kahramanı Arasında
Görsel kaynağı: AgroSmart · Özgün haber
Veri haberi

Sırp Tarım Girişimcisi Vera Škulić, FAO’nun 100 Kadın Kahramanı Arasında

Sırp tarım girişimcisi ve arıcı Vera Škulić, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) agro-gıda sistemleri ve kırsal kalkınma alanındaki “100 Kadın Kahraman” girişiminde tanındı. Girişim, FAO tarafından 2026 Uluslararası Kadın Çiftçiler Yılı kapsamında başlatıldı. Škulić, FAO üyesi 131 ülkeden aday gösterilen 609 kadın arasından seçildi. Tanınma, kadın girişimciliğinin ve tarımının geliştirilmesine yaptığı katkı ile Sırbistan’ın kırsal kesimlerindeki kadınların güçlendirilmesine yönelik çalışmaları nedeniyle verildi. Škulić, yaklaşık 200 hektar arazinin işlendiği aile işletmesindeki tarımsal faaliyetlerini arıcılıkla sürdürülebilir üretim çalışmalarıyla birleştiriyor. Ayrıca Sırbistan Agro-Girişimci Kadınlar Derneği aracılığıyla kadın çiftçilere destek veren girişim, konferans ve ağ oluşturma faaliyetleri yürütüyor. FAO, girişimle kadınların tarım ve kırsal kalkınmadaki katkısını görünür kılmayı; kaynak, hizmet, teknoloji, pazar ve karar alma süreçlerine erişim ihtiyaçlarına dikkat çekmeyi amaçlıyor.

Özbekistan ve Afganistan Tarımsal İşbirliğini Genişletmeyi Görüştü
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber

Özbekistan ve Afganistan Tarımsal İşbirliğini Genişletmeyi Görüştü

Özbekistan ile Afganistan, Taşkent’te tarımsal ticaret, yatırım ve teknoloji işbirliğini genişletme yollarını görüştü. Görüşme, Özbekistan’ın Dünya Ticaret Örgütü nezdindeki cumhurbaşkanlığı temsilcisi ve Gıda Güvenliği Komitesi Başkanı Azizbek Urunov ile Afganistan Tarım, Sulama ve Hayvancılık Bakanı Attaullah Omari arasında yapıldı. Taraflar ikili dış ticaret ve tarımsal işbirliğinin genişletilmesi, tarım ürünleri ticaretinin artırılması, yatırım bağlarının güçlendirilmesi ve gelişmiş tarım uygulamalarıyla modern teknolojilerin paylaşılmasını ele aldı. Hayvancılık ile et ve süt ürünlerinin üretimi ve işlenmesi de görüşme kapsamına girdi. Tarımsal ihracat ve ithalatın artırılması, hayvancılıkta modern teknolojilerin kullanılması, uzmanlık paylaşımı ve karşılıklı yarar sağlayan projeler işbirliğinin umut vadeden alanları olarak belirlendi. Taraflar öncelikli tarım projeleri için diyaloğu sürdürme ve işletmelerle sektör kurumları arasında pratik işbirliği fırsatlarını belirleme konusunda anlaştı. Görüşme, Dünya Pamuk Günü ve gıda güvenliği konulu uluslararası etkinliklerin yanında gerçekleştirildi.

Çin, Sonbahar Tarımında Akıllı Makineleri Yaygınlaştırıyor
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin, Sonbahar Tarımında Akıllı Makineleri Yaygınlaştırıyor

Çin, yaklaşan 2026 sonbahar hasadı ve ekim döneminde akıllı biçerdöverleri, bitki koruma dronlarını ve yeni enerjili traktörleri daha geniş ölçekte kullanıma alıyor. Xinhua'nın Tarım ve Kırsal İşler Bakanlığı yetkililerine dayandırdığı bilgilere göre uygulama, 14. Beş Yıllık Plan dönemindeki mekanizasyon kazanımlarının ardından yüksek teknoloji tarım makinelerini geliştirme politikasının devamı niteliğinde. Saniyede 18 kilogram besleme kapasitesine sahip tahıl biçerdöverleri ile 85 kilogram taşıma kapasiteli bitki koruma dronlarının kullanımı hızlanıyor. Gansu, Chongqing ve Sichuan gibi bölgelerde 6 ila 15 derece eğimli araziler için tasarlanan traktörler yaygınlaştırılırken, güneybatı ve kuzeybatı Çin'de dağlık alanlara uyarlanmış mısır mibzerleri daha geniş üretim alanlarında kullanılmaya başlandı. Yeni enerjili ekipmanlar arasında 200-300 beygir gücündeki hibrit traktörler ile 25-75 beygir gücündeki tamamen elektrikli traktörler bulunuyor. Çin'in tarla sürme, ekim ve hasadındaki genel mekanizasyon oranı 2025'te %76,7'ye, tarım dronu filosu ise 300 binin üzerine çıktı. 2026 destek politikası belirli makinelere sübvansiyonları önceliklendirirken, ulusal akıllı tarım planı 2026 sonu için tarımsal üretimde %30'un üzerinde bilişim oranı hedefliyor.

Hırvatistan’da Kuraklık İçin Yatay Mücbir Sebep Tanındı
Görsel kaynağı: Gospodarski list · Özgün haber
Veri haberi

Hırvatistan’da Kuraklık İçin Yatay Mücbir Sebep Tanındı

Hırvatistan Tarım, Ormancılık ve Balıkçılık Bakanlığı, kuraklık nedeniyle yatay mücbir sebep durumunu tanıdı. 2026 yılı Tek Başvuru kapsamında 31.05 ve/veya 31.06 müdahaleleri için destek isteyen ve kuraklıktan etkilenen çiftçilerin bireysel başvuru yapması gerekmeyecek. İstisna, 31.05 müdahalesindeki tarım alanlarında en az %20 baklagil bulunması koşulu ile 31.06 kapsamındaki koruyucu tarım uygulamasını kapsıyor. Düzenleme, kuraklıktan etkilenen ve söz konusu müdahalelere başvuran çiftçiler için geçerli.

Slovakya’da Et Zinciri Projesinin Mezbaha Ayağı Hayata Geçmedi
Görsel kaynağı: Aktuality.sk · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Et Zinciri Projesinin Mezbaha Ayağı Hayata Geçmedi

Slovakya’nın Sebechleboch bölgesinde Avrupa Birliği desteğiyle planlanan et üretim ve satış zincirinin mezbaha ayağı kurulmadı. Aktuality.sk’nin Investigatívne centrum Jána Kuciaka’ya (ICJK) dayandırdığı habere göre proje, mezbahadan paketleme tesisine ve Nitra, Bratislava ile Banská Bystrica’daki satış noktalarına uzanacak şekilde tasarlanmıştı. Ancak zincirden Hontianske Nemce’deki tek satış noktası kaldı. Projede Agrospol, Agro HN, Euro-Seb, Roja - Slovensko ve Starohorská vinárska spoločnosť adlı beş şirket yer aldı. ICJK’ya göre şirketler 2017’de kırsal kalkınma programından 6 milyon euronun üzerinde hibe aldı; ödenen tutar 2,7 milyon euro oldu ve mezbaha ile bazı proje kalemleri çıkarıldı. ICJK, Róbert Ďurica ile bağlantılı şirketlerin Slovakya Tarım Ödeme Ajansı’nın (PPA) destek programlarından toplamda en az 12 milyon euro aldığını da bildirdi. Agro HN, Euro-Seb ve Agrospol’un vergi ve sosyal prim borçlarının 260 bin euronun üzerine çıktığı aktarıldı. Slovakya Mali İdaresi, Agro HN hakkında icra işlemi yürütüldüğünü doğruladı. ICJK’ya göre icra görevlilerinin şirketlerle ilgilenmeye başlamasının ardından üç şirket varlıklarını devretti ve PPA ile devam eden dört sözleşmede değişiklik yapıldı. Yeni yararlanıcıların da Ďurica ile bağlantılı şirketler olduğu belirtildi. Hayvancılık yöneticisi Jaroslav Dóbi ise tüm kontrollerin sorunsuz tamamlandığını, proje devirlerinin şirketlerin yasal başvuruları üzerine PPA tarafından onaylandığını söyledi. Dóbi, mezbaha projesinin iptalini 2020-2023 dönemindeki krizlerle açıkladı; vergi borçları ve icralar hakkında yorum yapmadı. Haberde, PPA’daki ek sözleşmelerin bazı destekli binalara icra rehni kaydedilmesinden bir gün önce imzalandığı ve Nisan 2026’da projelerin sürdürülebilirlik dönemi devam ederken düzenlendiği belirtildi. Kurallar uyarınca destekle alınan varlıkların PPA’nın onayı olmadan üçüncü kişiler lehine rehnedilemeyeceği, ihlal halinde hibenin tamamının veya bir bölümünün geri istenebileceği aktarıldı. ICJK’ya göre Auchfarm, Euro-Seb’den Sebechleboch’taki 13 binayı, kiralık araziyi ve ödemesi 2,6 milyon euronun üzerinde olan üç hibe sözleşmesini 100 bin euroya aldı. PPA ve Tarım Bakanlığı, değişikliklerin gerekçesi ile olası çıkar çatışmasına ilişkin soruları yanıtlamadı.

Güney Kore’de K-Brand Ürünleri İçin QR Kodlu Doğrulama Sistemi Başlatıldı
Görsel kaynağı: Malay Mail · Özgün haber
Veri haberi

Güney Kore’de K-Brand Ürünleri İçin QR Kodlu Doğrulama Sistemi Başlatıldı

Güney Kore, tüketicilerin K-brand ürünlerinin gerçekliğini kontrol edebilmesi için yeni bir doğrulama sistemi başlattı. Başkan Lee Jae Myung’ın açıkladığı K-Brand Hükümet Sertifikasyon Sistemi kapsamında ürünlere iliştirilen QR kodlar cep telefonuyla taranarak ürünün gerçek olup olmadığı kontrol edilebilecek. Sistem, Kore kültürel içeriklerinin ve bu dalgayla küresel pazarda yaygınlaşan K-food ile K-beauty ürünlerinin ihracatında rekorlar görülmesinin ardından devreye alındı. Kore kültürel içerik ihracatı geçen yıl 14,9 milyar ABD dolarıyla rekor kırarken, tarım ve balıkçılık ürünleri ihracatı 12,4 milyar ABD dolarına, kozmetik ihracatı ise 11,4 milyar ABD dolarına ulaştı. Lee, K-brand ürünlerinin popülerliği arttıkça Güney Koreli şirketlerin yurt dışındaki sahte ürünler nedeniyle daha fazla zarar gördüğünü söyledi. Hükümetin bu ürünlere karşı hızlı karşılık vereceğini belirten Lee, şirketlerin sahtecilikle mücadelede yalnız bırakılmayacağını ifade etti. Sisteme Buldak acılı tavuk ramen üreticisi Samyang Foods ve kozmetik şirketi Amorepacific’in de aralarında bulunduğu 31 şirket katıldı. OECD’nin 2024’te yayımladığı verilere göre sahte K-brand ürünlerinin küresel pazarı yaklaşık 11 trilyon won büyüklüğünde.

Queenslandlı Üreticilere Zorlu Yaz Sezonu Hazırlığı Çağrısı
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber

Queenslandlı Üreticilere Zorlu Yaz Sezonu Hazırlığı Çağrısı

Avustralya’nın Queensland eyaletinde çiftçi ve hayvancılardan, zorlu geçebilecek yaz hava sezonu öncesinde hazırlık yapmaları istendi. Aktif El Niño koşullarının eyalet genelinde çalı yangınları ve şiddetli fırtına olasılığını artırdığı belirtildi. Queensland Temel Endüstriler Dairesinin tarımdan sorumlu genel müdür yardımcısı Peter Donaghy, Get Ready Week’in üreticilere şiddetli hava olayları meydana gelmeden önce harekete geçmeleri için önemli bir hatırlatma olduğunu söyledi. Donaghy, yaz mevsiminde seller, çalı yangınları, siklonlar ve fırtınalar yaşanabileceğini ifade etti. Queensland Hükümeti, üreticilerden acil durum planlarını gözden geçirmelerini, işletme risklerini değerlendirmelerini ve gerekli kaynakları yaz öncesinde hazır bulundurmalarını istiyor. Öneriler arasında yem stoklarının güvenceye alınması, hayvanların hızla taşınabilmesi, yiyecek ve suya erişimin sağlanması, kritik altyapının korunması, yangın şeritlerinin sürdürülmesi ve mülk çevresindeki yanıcı yükün azaltılması yer alıyor. Üreticiler ayrıca Industry Recovery and Resilience Officers ile çalışmaya çağrılıyor. Avustralya ve Queensland hükümetleri tarafından ortak finanse edilen bu program, iklim risklerinin yönetimi ve toparlanma planlarının hazırlanmasının yanı sıra toparlanma hibeleri, imtiyazlı krediler ve esenlik desteği hakkında bilgi sunuyor.

Rus Tahılı, Kazakistan’ın İhracat Rekabetini Zorluyor
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Rus Tahılı, Kazakistan’ın İhracat Rekabetini Zorluyor

Kazakistan’da 2026 hasadının tamamlanmasıyla birlikte çiftçilerin ürünlerini iyi fiyatla satabilmesi ve başlıca ihracat pazarlarının belirlenmesi öne çıktı. ElDala’ya konuşan Fergus Genel Müdürü Erbol Eleulov, Rus tarım ürünlerinin Karadeniz limanlarındaki ihracat sorunları nedeniyle Orta Asya pazarlarına yönelmesinin Kazakistan tahılının rekabetini zorlaştırdığını söyledi. Eleulov’a göre Kazakistan, Özbekistan, Tacikistan ve Afganistan’daki pazar payını koruyabilir ancak Rus buğdayının daha düşük fiyatı Kazak ürünlerini baskılayabilir. Rus tahılının kalite bakımından çoğu zaman Kazak tahılının gerisinde kaldığı ve glutenin ekmekçilik özelliklerini ölçen İDK, yani gluten deformasyon indeksi, kriterlerini karşılamadığı belirtildi. Buna rağmen değirmenciler, Rus tahılına Kazak tahılı ekleyerek kabul edilebilir özelliklere sahip un üretebiliyor. Kazakistan ayrıca Hazar üzerinden İran pazarında da geriliyor. Eleulov, geleneksel olarak İran’a gönderilen Kazak arpası için mevcut dönemde sevkiyat yapılmadığını, Rusya’nın Hazar limanları ve nehir taşımacılığı üzerinden bu pazara arpa gönderdiğini aktardı. Rusya’nın daha yüksek verimi ve daha fazla yağış alan üretim koşulları rekabet gücünü artırırken, döviz kurları da Kazak ihracatçıların aleyhine gelişti. Kazak tengesinin bir yılda dolar karşısında yaklaşık 540’tan 440’a güçlenmesi ürünleri yabancı alıcılar için pahalılaştırdı. Buna karşılık ruble aynı dönemde dolar karşısında 75’ten 85’e geriledi. Bu etkenlerin toplamında Rus buğdayı, taşıma giderleri dahil edildiğinde Özbekistan pazarına ton başına 20 dolar daha düşük fiyatla ulaşabiliyor. Yeni pazar arayışında Çin, Kazakistan için istikrarlı bir alıcı ve lojistik açıdan avantajlı bir seçenek olarak gösterildi. Ancak taşıma altyapısının kapasitesi sevkiyatları sınırlıyor. Karadeniz limanları üzerinden dünya pazarlarına çıkışın mümkün olmadığı, Gürcistan limanlarının pahalı ve kapasitesinin düşük kaldığı belirtildi. Baltık limanlarına erişim de Rusya üzerinden demiryolu geçişindeki kısıtlar nedeniyle zorlaşıyor. Bu durum, yüksek proteinli buğdayın Avrupa’ya ve makarnalık buğdayın dış pazarlara gönderilmesini riske atıyor. İhracatçılar, daha önce uzak pazarlara erişimi kolaylaştıran taşıma sübvansiyonlarına ilişkin kamu borçlarının ödenmesini ve gelecekte ödemeleri düzenleyecek açık bir mekanizma kurulmasını bekliyor. Eleulov, sübvansiyon borçları, Katma Değer Vergisi ödemelerindeki sorunlar ve güçlü tengenin çiftçilerin gelirleri ile dış pazarlardaki rekabet gücünü olumsuz etkilediğini söyledi. Bu sorunların çözülmesi halinde buğday fiyatlarının ton başına mevcut 80-90 bin tengeden 100-120 bin tengeye çıkabileceğini öne sürdü. Rusya toprakları üzerinden transit geçiş kapalı kalırsa, Kazakistan durum buğdayının yerini Kanada, Türkiye ve diğer ülkelerin ürünleri alacak.

Şam Ticaret Odası ile Suudi Ticaret Heyeti İş Birliğini Görüştü
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Şam Ticaret Odası ile Suudi Ticaret Heyeti İş Birliğini Görüştü

Şam Ticaret Odası Başkanı İsam el-Griyavati, Suriye’ye gelen Suudi ticaret heyetiyle Şam’daki Dama Rose Oteli’nde bir araya geldi. Şam Ticaret Odası’nın salı günü yaptığı açıklamaya göre görüşmede, Suriye ve Suudi Arabistan iş dünyaları arasındaki doğrudan iletişimin güçlendirilmesi ile ticari ve yatırım iş birliği için yeni olanaklar ele alındı. Toplantıda ayrıca çeşitli ekonomik sektörlerde iş birliği fırsatları ve iş ile yatırım alanlarının tanıtılması değerlendirildi. Görüşmelerin iki ülkenin iş insanları ve şirketleri arasındaki ticari ilişkileri geliştirmesi ve ortaklıkları genişletmesi hedefleniyor.