ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

1527 haber · Sayfa 19

Rusya Bağlantılı Siber Grup Ukrayna’daki Tahıl Lojistik Şirketine Saldırdı
Görsel kaynağı: Politika · Özgün haber

Rusya Bağlantılı Siber Grup Ukrayna’daki Tahıl Lojistik Şirketine Saldırdı

Devletle bağlantılı Rus bilgisayar korsanları, Ukrayna’daki bir tahıl lojistik şirketinin bilgi sistemini ele geçirerek bulaşmış bilgisayarlardaki verileri sildi. Reuters’ın ESET’in siber güvenlik raporuna dayandırdığı aktarımda, saldırganların kötü amaçlı yazılım iletişimini gizlemek için merkeziyetsiz Yggdrasil ağını kullandığı belirtildi. Saldırı 16 Temmuz 2025’te, kötü amaçlı dosya içeren bir kimlik avı e-postasıyla başladı. ESET’e göre UAC-0099 grubu sisteme ilk erişimi sağladı ve Mythic Ratatoskr adlı özel uzaktan erişim programını kurdu. Yazılım, komut çalıştırma, dosyaları görüntüleme, ekran görüntüsü alma ve belgeleri dışarı aktarma işlevlerine sahipti. Kontrol sunucusunun merkezi otoritesi bulunmayan Yggdrasil ağına yerleştirilmesinin faaliyetlerin tespitini zorlaştırdığı bildirildi. ESET, devletle bağlantılı bir siber tehdit grubunun bu ağı bu şekilde kullandığı ilk belgelenmiş vakanın söz konusu olduğunu açıkladı. İlk sızmadan yaklaşık iki ay sonra ele geçirilen bilgisayarlardaki veriler silindi. Araştırmacılar bu yıkıcı aşamayı Sandworm grubuna ve silme işleminde kullanılan meşru Microsoft SDelete aracına bağladı. ESET, UAC-0099’un başlangıç erişiminin ardından kontrolü Sandworm’a devrettiğini belirtti; ancak iki aşama arasındaki dönemde Mythic Ratatoskr’ı hangi grubun yönettiği belirlenemedi.

Mısır Hurma Festivali Siwa Vahası’na Döndü
Görsel kaynağı: Al-Watan Egypt · Özgün haber
Veri haberi

Mısır Hurma Festivali Siwa Vahası’na Döndü

Uluslararası dokuzuncu Mısır Hurma Festivali, 14-16 Ekim 2026 tarihlerinde, dokuz yıl önce başladığı Siwa Vahası’na döndü. Mısır Sanayi Bakanlığı ile Khalifa Hurma Palmiyesi Vakfı iş birliğiyle düzenlenen etkinlik, tarım, ticaret ve turizmle geçinen, ekonomisi büyük ölçüde palmiye ve hurmaya dayanan vaha sakinlerinden ilgi gördü. Yerel halk, festivalin ekonomik ve turistik hareketlilik yaratmasını bekliyordu. Çocuklar ve gençler etkinliğin en ilgili katılımcıları arasında yer aldı. Bazı gençler organizasyonda gönüllü çalışırken bazıları araştırma kuruluşları ve şirketlerin sergilerini gezerek hurma alanındaki yeni çalışmaları inceledi. İskenderiye Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğrencisi Muhammed Mustafa, Siwa’nın daha iyi tanıtılması, çiftçilerin desteklenmesi ve ihracat kapasitesinin geliştirilmesi amacıyla gönüllü olduğunu söyledi. Festivalde hurmayı kuruyemiş, susam, çikolata ve kahveyle birleştiren, çekici biçimde paketlenmiş ürünler sergilendi. Bu ürünlerin hurmayı geleneksel biçiminin dışına taşıyarak farklı tüketici tercihlerine uygun hâle getirebileceği ve yeni ihracat pazarları açma potansiyeli taşıdığı belirtildi. Etkinlikte ayrıca palmiye atıklarının değerlendirilmesine yönelik çalışmalar öne çıktı. Bir araştırma-geliştirme şirketi bu atıklardan ambalaj kâğıdı, tabak, ayakkabı, dayanıklı halat, bina yalıtımı ve tarım toprağı üretti. Şirketin araştırma-geliştirme kimyageri Yusuf Abdürrahim, her palmiye ağacından yılda 25-27 kilogram atık çıktığını söyledi. Geliştirilen ürünlerin bir bölümünün sanayi aşamasına taşınması planlanıyor. Festival, Siwa’ya yerleşerek bir çiftlikte turistik otel işletmeye başlayan Sari ve Sara çiftinin de ilgisini çekti. Çift, yerel mirasla uyumlu ve çevre dostu otel projeleri için yeni fikirler ararken hurmayı şeker alternatifi olarak kullanan sağlıklı bir ürünü inceledi.

Ukrayna-AB Müzakerelerinde Tarım Kümesi En Zorlu Başlıklardan Biri Olabilir
Görsel kaynağı: Espreso · Özgün haber

Ukrayna-AB Müzakerelerinde Tarım Kümesi En Zorlu Başlıklardan Biri Olabilir

Ukrayna'nın Avrupa Birliği'ne (AB) katılım müzakerelerinde “Kaynaklar, Tarım ve Uyum” kümesinin en zorlu başlıklardan biri olabileceğini söyleyen Ukrayna Avrupa Politikası Merkezi eş kurucusu ve kıdemli analist Dmitro Naumenko, özellikle tarım alanındaki rekabet ve destek koşullarına dikkat çekti. Naumenko'nun değerlendirmesine göre Ukraynalı üreticilerin Avrupa şirketleriyle rekabeti ve Ukrayna tarımına sübvansiyon sağlanması konusunda anlaşmazlıklar yaşanabilir. Naumenko, bazı AB üyesi ülkelerin kendi üreticilerini korumak amacıyla Ukrayna tarım ürünlerine sınırlama getirilmesini savunabileceğini belirtti. Buna karşılık, büyük tarım holdingleri de dahil Ukraynalı tarım şirketlerinin Avrupa pazarında rekabetçi olduğunu söyledi. Hassas Ukrayna tarım ürünleri için destek programları ile Avrupa pazarına erişim konusunda karmaşık sınırlamaların ele alınabileceğini kaydeden Naumenko, bu düzenlemelerin takvimi hakkında kesin konuşmanın mümkün olmadığını ifade etti. Ukrayna tarafı, kapalı kalan iki müzakere kümesini mevcut yılın sonuna kadar açmayı bekliyor. Ancak bunun Avrupa Komisyonu ve çekinceleri bulunan üye ülkelerle koşulların uzlaştırılmasına bağlı olduğu belirtiliyor. Naumenko, kalan kümelerin yıl sonuna kadar açılmasının mümkün olduğunu ancak garanti edilemeyeceğini; Ukrayna'nın sınırlamalar ve geçiş dönemleri konusunda net koşullar elde etmesi gerektiğini söyledi. Sürecin bir ülke ya da aşamada tıkanması halinde sonraki döneme ertelenebileceğini de ekledi. Naumenko'ya göre AB'nin mevcut genişleme prosedürü, tek bir üye ülkenin aday ülkenin müzakerelerdeki ilerlemesini engellemesine imkân veriyor. Avrupa Komisyonu bu siyasi engelleme riskini azaltmak için nitelikli çoğunluk oylaması gibi seçenekleri değerlendiriyor. Komisyon ayrıca yalnızca gerekli yasaların kabulünü değil, rekabet kuralları ve devlet yardımlarının denetimi gibi düzenlemelerin uygulamadaki işleyişini ve Ukrayna kurumlarının personel ile mali kapasitesini de inceleyecek.

Tarımı Yeniden Şekillendiren Riskler Güney Afrika’da Tartışıldı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Tarımı Yeniden Şekillendiren Riskler Güney Afrika’da Tartışıldı

Stellenbosch Üniversitesi Stratejik Çalışmalar Bölümü'nden Prof. Abel Esterhuyse, Güney Afrika'nın Western Cape bölgesindeki Kleinmond yakınlarında düzenlenen Dünya Dohne Merinosu Konferansı'nda küresel tarımın karşı karşıya olduğu riskleri anlattı. Güney Afrikalı üreticilerin güvensizlik, yetersiz altyapı ve bozulan kamu hizmetleriyle çevrili koşullarda işletmelerini çalışır durumda tutmayı öğrendiğini belirten Esterhuyse, benzer baskıların başka ülkelerdeki çiftçileri de etkileyebileceğini söyledi. Esterhuyse, Prof. David Betz'e atfettiği “dünyanın Güney Afrikalaşması” kavramıyla, işleyen özel alanların bozulan kamu altyapısıyla yan yana var olduğu daha parçalı bir ekonomik ve toplumsal yapıya işaret etti. Sunumunda toplumsal parçalanmanın yanı sıra demografik değişim, jeopolitik istikrarsızlık, çevresel baskılar ve teknolojik dönüşümü tarımı yeniden şekillendiren diğer güçler olarak sıraladı. Bu koşulların üreticileri yalnızca işletmelerindeki sorunlarla değil, daha geniş ekonomik ve güvenlik gelişmeleriyle de karşı karşıya bırakabileceğini ifade etti. Demografik eğilimler kapsamında Avrupa Birliği (AB) ve Çin'i örnek gösteren Esterhuyse, AB'nin dünya nüfusundaki payının %5,5 olmasına karşın küresel sosyal refah harcamalarının %58'ini ve savunma harcamalarının %16'sını oluşturduğunu aktardı. AB'de ortanca yaşın 44,7 olduğunu ve 2100'de 49,6'ya çıkmasının beklendiğini belirterek, yaşlanan nüfus ile daha az sayıdaki genç çalışanın mevcut refah modelinin sürdürülebilirliği üzerinde baskı yaratabileceğini söyledi. Çin'de nüfusun yaşlanması, değişen tüketim tercihleri ve azalan genç iş gücü nedeniyle üretimi sürdürmek için yapay zekâ ve insan emeğinin yerine geçebilecek teknolojilere yönelimin arttığını dile getirdi. Afrika'nın bu yüzyılda küresel nüfus artışının büyük bölümünü oluşturacağını ve gelecekte dünya gıda talebini yönlendireceğini belirten Esterhuyse, kıtanın mevcut tarımsal üretiminin küresel toplamın yaklaşık %8 ila %10'u düzeyinde olduğunu söyledi. Hızlı kentleşmenin üretim ile büyüyen şehir pazarları arasındaki bağlantıyı güçlendirmeyi gerektireceğini, ancak nüfus artışının otomatik olarak daha yüksek satın alma gücü anlamına gelmediğini kaydetti. Güvenlik harcamalarının düşük olmasının da kıtanın üretim ve gıda tedarik potansiyelini kullanmasını zorlaştırabileceğini savundu. Jeopolitik gerilimlerin gıda ve gübre ticaretini aksatabileceğini, enerji arzı ve maliyetleri üzerinde baskı oluşturabileceğini belirten Esterhuyse, su, arazi ve diğer stratejik kaynaklar için rekabetin artacağı uyarısında bulundu. Deniz yollarının tehditlere daha açık hâle gelmesinin Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz gibi güzergâhların korunmasını zorlaştırdığını, bu nedenle Ümit Burnu çevresindeki deniz yolunun mal taşımacılığındaki stratejik öneminin arttığını söyledi. Bu risklerin ihracata ve ithal girdilere erişime de yansıyabileceğini ifade etti. İklim değişikliğini çiftçiler açısından tatlı su kıtlığı, gıda sistemlerinde bozulma ve çevresel baskı kaynaklı göçle ilişkilendiren Esterhuyse, biyolojik çeşitlilik kaybı ile ekosistem çöküşünün devletleri kırılganlaştırarak çatışmaları besleyebileceğini belirtti. Ona göre temel zorluk, iklimin daha değişken, suyun daha sınırlı ve ekosistemlerin daha fazla bozulduğu bir ortamda yeterli gıda üretmek olacak.

İtalya'dan Çiftçi, Balıkçı ve Taşımacılara Yakıt Desteği
Görsel kaynağı: Fjala · Özgün haber
Veri haberi

İtalya'dan Çiftçi, Balıkçı ve Taşımacılara Yakıt Desteği

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

İtalya’da Giorgia Meloni liderliğindeki hükümet, artan yakıt maliyetlerinin etkilediği çiftçiler, balıkçılar ve karayolu taşımacıları için yeni bir destek paketi onayladı. Paket kapsamında tarım sektörüne 60 milyon euro, balıkçılara ise 10 milyon euro ayrılması ve bu kaynakların yakıt alımındaki ek giderlerin bir bölümünü karşılaması öngörülüyor. Karayolu taşımacıları, müşteriyle yazılı anlaşma bulunmasa bile yakıt fiyatlarındaki artışı gerekçe göstererek mal taşıma ücretlerini artırabilecek. Araçlara ilişkin leasing ödemeleri de en fazla yedi ay süreyle askıya alınabilecek. Ayrıca mart-ağustos 2026 arasında ödenen ek yakıt maliyetlerinin %70’i için, şubat ayındaki ortalama fiyatlar karşılaştırılarak vergi kolaylığı sağlanması planlanıyor. Karayolu taşımacılığına vergi kolaylıkları ve doğrudan destek kapsamında yaklaşık 126 milyon euro ayrılacak. Karar, İtalya’nın bazı bölgelerinde, özellikle güneyde, taşımacılar ve balıkçıların artan işletme maliyetlerine karşı protesto ve barikat eylemlerini sürdürdüğü dönemde alındı. Hükümet, diyaloğu seçerek protestolarını askıya alan grupları takdir etti ve çalışmaya devam etmek isteyenlere yönelik şiddet ile tehditleri kınadı.

Rusya, Azerbaycan’ın Meyve ve Sebze İhracatında Lider
Görsel kaynağı: Trend News Agency · Özgün haber
Veri haberi

Rusya, Azerbaycan’ın Meyve ve Sebze İhracatında Lider

Rusya, Azerbaycan’ın meyve ve sebze ihracatında Ocak-Ağustos 2026 döneminde değer bazında en büyük destinasyon oldu. Azerbaycan Tarım Bakanlığının Trend’in bilgi talebine verdiği yanıta göre Rusya, toplam ihracat değerinin %83,1’ini oluşturdu. Azerbaycan bu dönemde 540.900 ton meyve ve sebzeyi 637,1 milyon dolar değerinde ihraç etti. Rusya’ya gönderilen ürünlerin toplamı 462.200 ton ve 529,5 milyon dolar olarak kaydedildi. İtalya 2.000 ton ve 27,7 milyon dolarlık ihracatla ikinci sırada yer aldı. Almanya, Belarus ve Gürcistan da değer bazında öne çıkan diğer pazarlar oldu; bu ülkelere sırasıyla 17,4 milyon, 13,9 milyon ve 10 milyon dolarlık ihracat yapıldı. Rusya’ya gönderilen başlıca ürünler domates, şeftali ve nektarin, çilek, fındık içi ve elma olarak sıralandı. Rusya’ya 134.500 ton domates, 61.000 ton şeftali ve nektarin ile 55.300 ton çilek ihraç edildi. 2025 verilerinde Türkiye, Azerbaycan’ın önde gelen beş meyve ve sebze ihracat destinasyonundan biri oldu; Türkiye’ye ihracat 28.400 ton ve 31,3 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Libya, Kazakistan’dan Tahıl ve Et İthalatını Artırmak İstiyor
Görsel kaynağı: Kazinform · Özgün haber
Veri haberi

Libya, Kazakistan’dan Tahıl ve Et İthalatını Artırmak İstiyor

Libya, Kazakistan’dan tahıl ve et ithalatını artırmak istiyor. Kazakistan Tarım Bakanı Aidarbek Saparov ile Libya Tarım ve Hayvancılık Bakanı Abdel Latif Al-Tahir, iki ülke arasındaki tarımsal ticaret işbirliğini ve ikili işbirliği olanaklarını görüştü. Saparov, Kazakistan’ın Libya’ya tahıl, sığır eti ve kuzu eti ihracatını artırmaya hazır olduğunu belirtti. Görüşmelerde mevcut potansiyelin somut ticaret projelerine dönüştürülmesi, iş bağlantılarının genişletilmesi ve güvenilir tedarik zincirleri kurulmasına odaklanıldı. Libya tarafı da işbirliğinin genişletilmesi, uzmanlık paylaşımı ve karşılıklı ticaret için yeni fırsatlar oluşturulmasıyla ilgilendi. Taraflar, ilgili kurumlar arasındaki doğrudan temasın ortaklık alanlarını belirlemeye yardımcı olacağı konusunda anlaştı. Kazakistan’da tahıl hasadı iki yıl üst üste 27 milyon tonu aşarken, yağlı tohum üretimi 4,8 milyon tona, baklagil üretimi ise 1 milyon tonun üzerine çıktı. Ülke geçen pazarlama yılında 15,3 milyon ton tahıl ihraç etti; bu miktar önceki döneme göre %70 arttı. Görüşmelerde ayrıca et ihracatı için veterinerlik ve bitki sağlığı şartları, gıda güvenliği önlemleri, pazara erişim prosedürleri ile standart ve ithalat koşullarının uyumlaştırılması ele alındı.

Kazakistan, Libya’ya Tahıl ve Et Tedariki İçin Görüşüyor
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan, Libya’ya Tahıl ve Et Tedariki İçin Görüşüyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Kazakistan ve Libya, tarım ürünleri ticaretini genişletmek amacıyla Kazakistan’dan Libya’ya tahıl, sığır eti ve kuzu eti tedarikini görüştü. Kazakistan Tarım Bakanı Aydarbek Saparov, ülkesinin Libya pazarına yönelik ihracatı artırmaya ve istikrarlı tedarik kanalları oluşturmaya hazır olduğunu açıkladı. Görüşmelerde iki yıl üst üste 27 milyon tonu aşan tahıl üretimi, geçen pazarlama yılında 15,3 milyon tonluk tahıl ihracatı ve bunun önceki eşdeğer döneme göre %70 artması öne çıktı. Taraflar ayrıca veterinerlik ve bitki sağlığı iş birliği, ürün güvenliği ve ticaret prosedürlerini ele aldı. Ürün gereklilikleri ile Libya pazarına giriş koşullarının belirlenmesi sonraki aşamalardan biri olacak; henüz kesin bir tedarik anlaşması açıklanmadı.

Kıbrıs’ta Tarım Yollarının Kaydı İçin Yeni Süreç Açıklandı
Görsel kaynağı: Reporter Cyprus · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Tarım Yollarının Kaydı İçin Yeni Süreç Açıklandı

Kıbrıs İçişleri Bakanı Konstantinos İoannu, Kıbrıs Topluluklar Birliği üyeleri olan köy başkanlarına tarım yollarının kaydı için oluşturulan yeni süreci anlattı. Görüşmede ayrıca yakın zamanda açıklanan iki konut planının temel hükümleri paylaşıldı. Bakanlık, tarım yollarına ilişkin başvuruların daha hızlı ilerlemesi için ilgili kurumlar arasında takvimlendirilmiş ve daha koordineli bir çerçeve oluşturulduğunu bildirdi. Yeni süreçte köy meclislerinin başvuruları önce bölge yönetimleri tarafından incelenecek. Ardından ölçüm çalışmaları özel haritacılara verilecek ve yolun kayda geçirilme yöntemi belirlenecek. Bu aşamada etkilenen maliklerin onaylarının alınması, kamulaştırma veya iki yöntemin birlikte uygulanması seçenekleri bulunuyor. İoannu, bugüne kadar 500 bekleyen dosyanın sonuçlandırıldığını ve 112 yolun kaydının yapıldığını, yeni başvurularla birlikte çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Düzenlemenin, kırsal ve dağlık bölgelerde uzun süredir devam eden sorunlara çözüm sağlaması hedefleniyor. Toplantıda tanıtılan konut planlarından biri, gelir ve diğer kriterlere göre hak sahiplerine arsa tahsis edilmesini öngörüyor. Diğer plan ise mevcut konut alanlarında aynı aileden kişilerin konut ihtiyacını karşılamak üzere ek bir ev yapılmasına imkân veriyor. Bakanlık, bu uygulamaların kırsal kesimde genç ailelerin yerleşmesini ve köylerin nüfus ile kalkınma görünümünün güçlenmesini amaçladığını belirtti. Köy meclislerinden ayrıca yeni program dönemindeki finansman fırsatları için ihtiyaçlarını belirlemeleri ve uygulanabilir projeler hazırlamaları istendi.

Mavi Dilin 2027'de Yeniden Ağır Seyretme Riski Uyarısı
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

Mavi Dilin 2027'de Yeniden Ağır Seyretme Riski Uyarısı

Devon merkezli veteriner Mike Glover, Birleşik Krallık'ta mavi dil hastalığına bağlı enfeksiyonlar yavaşlıyor görünse de çiftçilerin en kötüsünün geride kaldığını varsaymaması gerektiğini söyledi. Glover, hastalığın 2027'de yeniden ağır seyredebeileceği uyarısında bulundu. Birleşik Krallık'ta 2026/27 sezonunda BTV-3 veya serotipi belirtilmemiş mavi dil vakalarının sayısı 3.436 olarak bildirildi. Pirbright Laboratuvarı araştırmacıları, virüsün enfekte tatarcıkların korunaklı koşullarda hayatta kalması ve gebe hayvanların virüsü doğmamış kuzu ve buzağılarına aktarması gibi yollarla varlığını sürdürebileceğini belirledi. Bazı enfekte hayvanların virüsü uzun süre taşıyabildiğine dair bulgular da virüsün, tatarcıkların daha az aktif olduğu dönemlerde hayatta kalmasına imkân verebilir. Araştırmaya göre ılıman bir kış riski artırabilir; laboratuvar koşullarında bazı yetişkin tatarcıklar 10°C'de üç aya kadar yaşadı. Glover, mevcut enfeksiyon düzeyi ve doğmamış kuzu ile buzağıların muhtemel enfeksiyonu nedeniyle virüsün gelecek yılın başlarında yeniden görülebileceğini söyledi. Çevre, Gıda ve Köyişleri Bakanlığı (DEFRA) da mavi dilin kışı geçirmesinin muhtemel olduğu uyarısında bulunarak çiftçilere gelecek yılın aşılama programlarını planlamaya başlamalarını tavsiye etti. Aşı talebinin salgının yayılmasıyla keskin biçimde artması, bu yıl tedarik sorunlarına yol açtı. Ulusal Koyun Birliği araştırmasında katılımcıların %40'ı denemesine rağmen aşı bulamadığını, %65'i ise gelecek yıl sürülerini kesinlikle aşılamayı planladığını belirtti. Glover, Güneybatı İngiltere'de salgının zirvesinde çiftçilerin aşıya ulaşmakta zorlandığını ve üreticilerin gelecek yıl için arzı artırmasını umduğunu söyledi. Koyun işletmelerinde çiftleşme sezonu sürerken koçların dölleme kabiliyetiyle ilgili endişeler de arttı. Glover, mavi dilin bu sorunlarda önemli rol oynamış olabileceğini düşünse de olağanüstü sıcak ve kurak yaz ile ot eksikliğinin de koyunları etkilemiş olabileceğini belirtti. Henüz aşılanmayan çiftçilere, bu sonbaharda aşının faydalı olup olmayacağını veya gelecek yıla hazırlanmaları gerekip gerekmediğini veterinerlerine danışmaları çağrısı yaptı.

Moldovalı Üretici Organik Cevizlerini Türkiye Dâhil Avrupa Pazarlarına Taşıyor
Görsel kaynağı: AgroTV Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldovalı Üretici Organik Cevizlerini Türkiye Dâhil Avrupa Pazarlarına Taşıyor

Moldova’da Pavel Pasat’ın yönettiği Terra Tiana şirketi, 100 hektarlık bahçesinde Franquette, Fernor ve Lara çeşitlerinde ceviz yetiştiriyor. Bahçenin organik sertifikasyon süreci öncesindeki dönüşüm dönemi üç yıl sürdü. Litvanya’dan uzmanların sertifikasyonunun ardından üretici, cevizlerini İtalya, Türkiye ve Romanya pazarlarına ulaştırmayı başardı. Üretimde Avrupa organik tarım standartlarına uyum gözetiliyor. Üretici, meyve ağaçlarının bakımında kimyasal maddeler kullanmadığını belirtiyor. Yağışlı ilkbahar döneminde ceviz ağaçlarında görülebilen mantar hastalıklarına karşı bakır içerikli ürünlerden yararlanılıyor. Budama sırasında çıkan dallar ise sıra aralarında parçalanarak toprağa karıştırılıyor. Pasat ayrıca Fransa ve Türkiye’den organik tarım uzmanlarından danışmanlık aldı; Almanya’nın GIZ programı aracılığıyla İspanya ve Portekiz’deki uygulamaları da inceledi. Hasat sonrasında işçiler cevizleri topluyor ve kabuklarını ayırıyor. Ürünler daha sonra kurutma makinesine götürülüyor ve kalibrasyon ekipmanından geçiriliyor. Cevizler önce konteynerlere alınıyor, ardından 20 veya 25 kilogramlık torbalara paketleniyor. Üretici, Moldova iç pazarında organik ürünlerin daha sınırlı olduğunu, Avrupa’daki tüketicilerin ise Moldova cevizlerinin lezzet özelliklerine ilgi gösterdiğini ifade ediyor. Gelecekte daha gelişmiş makineler alarak kabuklu ceviz hasadındaki kapasitesini artırmayı hedefliyor.

AXA Türkiye Raporu: 2050’de 65 Milyon Kişi Su Stresiyle Karşılaşabilir
Görsel kaynağı: Azernews · Özgün haber
Veri haberi

AXA Türkiye Raporu: 2050’de 65 Milyon Kişi Su Stresiyle Karşılaşabilir

AXA Climate ve AXA Türkiye tarafından hazırlanan AXA Türkiye İklim Raporu 2026, iklim değişikliğinin önümüzdeki 25 yılda Türkiye’nin su kaynakları, tarımı, kentleri ve kritik altyapısı üzerindeki risklerini ortaya koydu. Rapora göre 2050’de yaklaşık 65 milyon kişi yüksek veya çok yüksek su stresiyle karşı karşıya kalabilir. Bu sayı, Türkiye’nin mevcut nüfusunun yaklaşık %74’üne denk geliyor. Aynı dönemde 23 milyon kişinin ısı stresine maruz kalabileceği öngörülüyor. Raporda, artan sıcaklıklar, değişen yağış düzenleri ve büyüyen su talebi nedeniyle Türkiye topraklarının yaklaşık %66’sında önemli su kıtlıkları yaşanabileceği belirtiliyor. Su kaynaklarındaki değişimlerin kentlerin su arzından tarımsal verime, sanayi faaliyetlerinden enerji üretimine kadar birçok alanı doğrudan etkileyebileceği ifade ediliyor. Bu nedenle su yönetiminde bugün atılacak proaktif adımların, gelecekteki iklim risklerine uyum kapasitesinin güçlendirilmesinde belirleyici olacağı kaydediliyor. Rapor, su kıtlığı ve aşırı sıcakların yanı sıra orman yangınları, seller ve heyelanları da gelecek dönemin öne çıkan iklim riskleri arasında sıralıyor. Birbirine bağlı bu riskler karşısında kentlerin, tarımsal üretimin, enerji ve ulaşım altyapısının, tedarik zincirlerinin ve yerel ekonomilerin dayanıklılığının artırılması gerektiği vurgulanıyor. Sigorta Haftası kapsamında Yavuz Ölken ve Yekta Kopan’ın sunumlarıyla tanıtılan rapora ilişkin değerlendirmesinde AXA Türkiye CEO’su Ölken, iklim risklerinin Türkiye’nin farklı bölgelerinde değiştiğini ve günlük yaşamdan geniş ekonomiye uzanan etkiler yaratabildiğini belirtti. Ölken, risklerin daha iyi anlaşılması, veri temelli erken öngörülerin geliştirilmesi ve zararların azaltılmasına katkı sağlayacak yaklaşımların önemine dikkat çekti.

Kıbrıs’ta Şap Hastalığı Tazminatları Dört Çiftlik İçin Bekliyor
Görsel kaynağı: SigmaLive · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Şap Hastalığı Tazminatları Dört Çiftlik İçin Bekliyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Kıbrıs’ta şap hastalığından etkilenen dört hayvancılık çiftliğine ilişkin tazminat ödemeleri hâlâ yapılmadı. Panagrotikos Çiftçiler Birliği Başkanı Kyriakos Kailas, etkilenen işletmeler 20 gün içinde yeniden faaliyete başlayamazsa gelir kaybı için tazminat ödemelerinin derhal başlatılmasını talep edeceklerini söyledi. Kailas, diğer etkilenen hayvancılara ödeme yapıldığını, dört çiftliğin ödemesinin ise beklediğini belirtti. Kailas, hastalıktan etkilenen herkesin istisnasız tazmin edilmesini öngören ilk kararın uygulanması gerektiğini savundu. Şüpheli usulsüzlüklerin ayrıca soruşturulabileceğini söyleyen Kailas, işletmelerin yedi veya sekiz ay çalışamamasının ardından üreticilerden daha fazla beklemelerinin istenemeyeceğini ifade etti. Tarım Bakanlığı Daimi Müsteşarı Andreas Gregoriou ise daha önce, bekleyen ödemelerin 2 bin hayvanın daha itlaf edilmesi tamamlandıktan sonra yapılacağını açıklamıştı. Kailas ayrıca tarım sektörüne Avrupa kaynaklarından sağlanan 4,6 milyon avroluk desteğin %200 artırılabileceğini, ancak Maliye Bakanı’nın farklı tutumu nedeniyle bunun gerçekleşmediğini söyledi. Ona göre daha yüksek finansman, daha kapsamlı destek verilmesini ve mevcut desteklerin dışında kalan sektörlerin de programa dahil edilmesini sağlayabilirdi. Panagrotikos, bazı üreticiler için tarımsal dizel desteğinin 5 bin avro ile sınırlandırılmasına da karşı çıktı. Birlik, çiftçilerin ekim ve yetiştirme döneminde yakıt alımlarını artıracağı gerekçesiyle programın ekim sonunda kapatılmak yerine aralık ayına kadar sürdürülmesini önerdi.

Buzağılarda Solunum Sendromunda Erken Tanı ve Koruma Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Agropress · Özgün haber
Veri haberi

Buzağılarda Solunum Sendromunda Erken Tanı ve Koruma Öne Çıkıyor

Buzağıların solunum sendromu, genç sığırlarda sağlık, hayvan refahı ve işletme ekonomisi açısından önemli sonuçlara yol açabilen çok faktörlü bir hastalık grubu olarak tanımlanıyor. Hastalığın oluşumunda patojenlerin yanı sıra barınak koşulları, beslenme ve işletme yönetimi de rol oynuyor. Sığırların akciğer kapasitesinin vücut büyüklüğüne oranla düşük olması, bu hayvanları solunum hastalıklarına karşı daha hassas hâle getiren etkenler arasında gösteriliyor. Sendrom, üst ve alt solunum yollarında iltihabi süreçlere neden olabiliyor. Bovin solunum sinsityal virüsü, parainfluenza 3 ve adenovirüsler başlıca viral etkenler arasında yer alırken, bu virüslerin solunum yolu epitelini zayıflatması ikincil bakteriyel enfeksiyonlara kapı açabiliyor. Mannheimia haemolytica, Pasteurella multocida ve Mycoplasma bovis bu aşamada önem taşıyan bakteriler olarak sıralanıyor. Ateş, solunum hızında artış, zor ve ağrılı nefes alma, burun akıntısı ve öksürük sık görülen belirtiler arasında bulunuyor. Buzağıların yorgun düşmesi, daha az yem tüketmesi ve büyümesinin yavaşlaması da tabloya eşlik edebiliyor; ağır vakalarda zatürre gelişerek ölümle sonuçlanabiliyor. Belirtiler başka hastalıklarla benzerlik gösterebildiği için tanıda yalnızca klinik gözlem yeterli görülmüyor. Solunum yollarından alınan sürüntü veya yıkama örnekleri laboratuvarda incelenerek viral ve bakteriyel etkenler belirlenebiliyor. Kültür ve moleküler yöntemlerin yanı sıra, birden fazla solunum patojenini aynı anda tespit etmeye yönelik hızlı saha testleri de kullanılabiliyor. Etkenin doğru belirlenmesi, uygun tedavinin seçilmesi ve enfeksiyonun sürü içinde yayılmasının sınırlandırılması bakımından önem taşıyor. Tedavide erken müdahale temel koşul olarak öne çıkıyor. Ateşin düşürülmesi, iltihabın azaltılması ve solunum sisteminin desteklenmesinin yanında, gerektiğinde gram-negatif bakterilere yönelik antibiyotiklerden yararlanılabiliyor. Antibiyotik seçiminin duyarlılık testlerine dayandırılması, tedavinin hedefe yöneltilmesi ve direnç gelişimi riskinin azaltılması açısından önem taşıyor. Ağır vakalarda serum veya bağışıklık düzenleyici ürünler kullanılabilirken, sıvı-elektrolit desteği, kaliteli süt ya da süt ikame yemi ve yakın takip de destekleyici bakımın parçalarını oluşturuyor. Korunmada kuru, temiz, tozsuz ve iyi havalandırılan barınaklar ile buzağıların küçük gruplar hâlinde yetiştirilmesi öneriliyor. Yeterli ve kaliteli kolostrumun doğumdan sonra en geç 2 saat içinde verilmesi, bağışıklığın desteklenmesi açısından kritik kabul ediliyor. Dengeli beslenme, vitamin ve iz element eksikliklerinin önlenmesi, erken sütten kesme ve aşırı kalabalık gibi stres etkenlerinin azaltılması da riskin düşürülmesine yardımcı oluyor. Risk döneminden önce uygun aşılama, ilk belirtilerde hasta hayvanın izole edilmesi ve veteriner hekime hızlı başvurulması korunma programının diğer temel adımlarını oluşturuyor.

Arıcılar Kovanları Sonbaharda Farelere Karşı Korumalı
Görsel kaynağı: Agrosavjet · Özgün haber
Veri haberi

Arıcılar Kovanları Sonbaharda Farelere Karşı Korumalı

Sonbaharın gelmesi ve havaların soğumasıyla fareler, sıcaklık ve yiyecek bulmak için kovanlarda barınak arıyor. Kovanlara giren fareler kış boyunca peteklere ve yiyecek stoklarına zarar verebilir, arı kolonisini rahatsız edebilir. Bu nedenle kovanların özellikle eylül ve ekim aylarında korunması, uçuş deliğinin daraltılması ve kemirgen girişinin önlenmesi öneriliyor. Fareler kovana en sık uçuş deliğinden, açıklık 1 santimetreden büyük olduğunda giriyor. Kovanın tabanında, kapak tahtasında veya duvarında açtıkları delikleri de kullanabiliyorlar. İçeri girdiklerinde petek, bal, çiçek tozu ve arıları yiyen fareler, soğuk nedeniyle kışın daha az hareketli olan arılardan etkili bir direnç görmüyor. Depolanan yedek petekler de zarar görebiliyor. Kış kontrolünde uçuş deliğinde fare dışkısı, kemirilmiş petek veya ölü arılar görülürse ve sıcaklık 10°C'nin üzerindeyse kovanın hemen açılması gerekiyor. Sıcaklık 10°C'nin altındaysa kovan ısıtılmayan bir bodrum ya da odaya alınmalı, çerçeveler dikkatle çıkarılarak fare bulunmalı ve işlemden sonra aynı sırayla yerleştirilmelidir. Ortam ısıtılmadan önce uçuş deliğine ağlı tel takılması, arıların toparlanmasının ardından kovanın yeniden arılığa götürülmesi öneriliyor. Arılıktaki yuvalanma malzemeleri kaldırılmalı, kapan kullanılmalı; uçuş deliği ekimde, dağlık bölgelerde ise eylülde daraltılmalıdır.

Republika Srpska’da Kaliteli Tarım Arazilerinin Güneş Santrallerinde Kullanılmaması İstendi
Görsel kaynağı: Agroportal.ba · Özgün haber

Republika Srpska’da Kaliteli Tarım Arazilerinin Güneş Santrallerinde Kullanılmaması İstendi

Republika Srpska Tarım, Ormancılık ve Su Yönetimi Bakanı Anđelka Kuzmić, kaliteli tarım arazilerinin güneş enerjisi santrali inşasında kullanılmaması gerektiğini söyledi. Kuzmić, enerji üretimi kadar gıda üretiminin de önemli olduğunu belirterek açıklamayı Gradiška yakınlarındaki Karajzovci’de yaptı. Kuzmić, yasal düzenlemelerin dördüncü sınıfa kadar olan tarım arazilerinin başka amaçlarla kullanılmasına izin vermediğini aktardı. Bakanlığın geçen yıl sonunda hazırladığı raporda bölgede güneş santrali inşasında genişleme kaydedildiği belirtildi. Küçük santraller için izinleri yerel yönetimler verirken bakanlık, yerel yöneticilere yazı gönderdi ve daha sıkı denetim çağrısı yaptı.

ABD'de İstiridye Bağlantılı Salmonella Salgınında Virginia 55 Hasta Bildirdi
Görsel kaynağı: Food Safety News · Özgün haber
Veri haberi

ABD'de İstiridye Bağlantılı Salmonella Salgınında Virginia 55 Hasta Bildirdi

1 yayıncı · 2 haber · İncele

ABD'de istiridyelerle bağlantılı Salmonella Telelkebir salgınında Virginia Sağlık Departmanı, 19 eyalette 55 hasta belgeledi. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) ise 19 Ekim'de 12 eyalette 27 hasta ve beş hastaneye yatış bildirdi. Virginia'nın sayımı ile CDC'nin sayımı arasındaki farkın nedeni kaynakta açıklanmadı. Virginia Sağlık Departmanına göre hastalıkların başlangıcı mayıs sonundan 6 Ekim'e kadar uzanıyor. Geri çağırma, Little Wicomico Oyster Company'nin Virginia'daki Little Wicomico Nehri'nden 18 Eylül-8 Ekim arasında hasat ettiği istiridyeleri kapsıyor. Şirket etkilenen bölgeden hasadı durdururken, Virginia Sağlık Departmanı nehri 9 Ekim 2026'da kabuklu deniz ürünü hasadına geçici olarak kapattı. Georgia Tarım Departmanı, Publix'in geri çağrılan istiridyeleri “James River Oysters” adıyla 14 Ekim'e kadar, yani geri çağırmadan beş gün sonra sattığını bildirdi. CDC'nin saydığı 27 hastadan 10'u çiğ istiridye tükettiğini söyledi. Yedi hasta için etiket ve iz sürme kayıtları bulunurken, bu kişilerin yalnızca Little Wicomico Nehri istiridyelerinde ortaklaştığı belirtildi. CDC'nin şimdiye kadar saydığı 27 hastanın tamamı, geri çağırma döneminden önce hasat edilmiş istiridyeleri tüketti. Kaynağa göre bazı hastalar sağlık hizmeti almadığı veya Salmonella testi yaptırmadığı için gerçek sayı daha yüksek olabilir. CDC, doğrulanmış her Salmonella hastası için tespit edilemeyen 29 hasta bulunduğunu tahmin ediyor; dışkı kültürlerinin salgınla eşleştirilip sayılabilmesi de üç ila dört hafta sürebiliyor.

Gürcistan’ın Salyangoz İhracatı %75 Arttı
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber
Veri haberi

Gürcistan’ın Salyangoz İhracatı %75 Arttı

Gürcistan, 2026 yılının ocak-eylül döneminde 826 ton salyangoz ihraç etti. İhracatın toplam değeri 3,0 milyon ABD doları olurken, miktar önceki yılın aynı dönemine göre 353 ton ve %75 arttı. Değer bazındaki artış ise 1,2 milyon ABD dolarıyla %67 oldu. Salyangoz ihracatında Fransa %71’lik payla ilk sırada yer alırken, Türkiye’nin payı %29 olarak kaydedildi. Gürcistan’ın salyangoz ihracatının yıllık arttığı belirtilirken, 2025 yılında dış satım miktarının 571 tona ulaştığı ve 2024 seviyesinin 2,1 katına çıktığı aktarıldı.

Paraguay'da Gıda Arzının %85'inden Fazlasını Aile Tarımı Sağlıyor
Görsel kaynağı: 1000 Noticias · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay'da Gıda Arzının %85'inden Fazlasını Aile Tarımı Sağlıyor

Paraguay Tarım ve Hayvancılık Bakanı Carlos Giménez, Dünya Gıda Günü kapsamında düzenlenen etkinlikte aile tarımının ülkenin iç gıda arzındaki rolünü öne çıkardı. Giménez’in sunduğu resmi verilere göre, ülke genelindeki hanelerde her gün tüketilen gıda ürünlerinin %85’inden fazlası doğrudan aile tarımından geliyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından “Bugün yenilik yap, yarını besle” temasıyla düzenlenen etkinlikte Paraguay tarımındaki gelişmeler ele alındı. Bakanın 2025–2026 dönemine ilişkin ekonomik bilançoda aktardığı verilere göre domates üretimi 90 milyon ABD doları, locote üretimi ise yaklaşık 70 milyon ABD doları ekonomik hareketlilik oluşturdu. Kaynak metne göre bu üretim, kırsal ailelere doğrudan gelir sağladı ve yerel ticaret ağlarını güçlendirdi. Paraguay domatesi, Brezilya ve Uruguay’a yapılan sevkiyatlarla dış pazarlardaki varlığını sürdürüyor. Giménez, sonuçları hükümet ile sektör kurumlarının, üretici fiyatlarını tarihsel olarak etkileyen kaçakçılıkla mücadeledeki koordinasyonuna bağladı. Ayrıca yaklaşık 259.000 tarım işletmesinin geçimlik üretimden sürdürülebilir ve rekabetçi modele geçmek üzere teknik dönüşüm sürecinde olduğunu belirtti. Bakanlık, küçük üreticilere bilimsel, genetik ve teknolojik desteği sürdürme taahhüdünü yineledi.

Japonya’da Tarım İşletmeleri Yarıdan Fazla Azaldı, Ortak İşletmelerin Rolü Arttı
Görsel kaynağı: JAcom — Tarım Kooperatifleri Gazetesi · Özgün haber
Veri haberi

Japonya’da Tarım İşletmeleri Yarıdan Fazla Azaldı, Ortak İşletmelerin Rolü Arttı

Japonya’daki tarım işletmelerinin sayısı 2010’da 1,679 milyondan 2025’te 836 bine gerileyerek yarıdan daha azına indi. 2020/25 dönemindeki azalış 240 bin işletme oldu. Bu sayı 2015/20 dönemindeki 302 binlik azalıştan düşük kalırken, azalış oranı %22,3’e çıkarak önceki dönemdeki %21,9’u aştı. Temel tarım işgücü de 1,036 milyon kişiye indi ve aynı dönemde %24 azaldı; Çin ve Hokuriku bölgelerinde düşüş yaklaşık %30 oldu. Kaynağa göre gerilemenin arka planında baby boom kuşağının emekliye ayrılması bulunuyor. Sonraki kuşağın bölgeden ayrılarak kentlerde yaşaması da tarım işgücünün yenilenmesini sınırlıyor. Uçida’nın hesaplamasına göre temel tarım işgücü 2035’te 590 bine, 2040’ta 460 bine düşebilir. Uçida, çiftçilerle çalışanları buluşturacak eşleştirme uygulamalarının ve dijital dönüşümün üretim alanında kullanılmasını önerdi. İşletilen tarım arazisi 2020/25 döneminde ülke genelinde 234 bin hektar azalarak 2,999 milyon hektara indi. Hokkaido’da 100 hektar ve üzerindeki işletmelerin payı %4,8 artışla %29,8’e çıktı. Tarım arazisinin sorumlu üreticilere aktarımı ise 2013-19 dönemindeki 301 bin hektarlık artıştan 2019-25 döneminde 125 bin hektara geriledi. Arazi azalırken yerleşim temelli ortak tarım işletmelerinin topladığı alan yaklaşık yatay kaldı ve bu işletmelerin payı Tōfu bölgelerinde yükselerek Çin bölgesinde %32,6’ya ulaştı. Uçida, bu yapıların ağ oluşturarak makineleri ortak kullanmasını ve ortak zararlı mücadelesi yürütmesini; ayrıca değerli tarım arazilerini korumak için arazi kullanım planlamasının güçlendirilmesini ve tarım altyapısına yatırım yapılmasını savundu.

ABD Kongre Adayı Brad Lander, Batı Şeria’da Zeytin Hasadında Gözaltına Alındı
Görsel kaynağı: RFI · Özgün haber
Veri haberi

ABD Kongre Adayı Brad Lander, Batı Şeria’da Zeytin Hasadında Gözaltına Alındı

ABD Kongresi için Demokrat aday Brad Lander, 21 Ekim Çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Beytüllahim yakınlarında zeytin hasadına katıldığı sırada İsrail ordusu tarafından kısa süreliğine gözaltına alındı. Lander, İnsan Hakları İçin Hahamlar adlı sivil toplum kuruluşunun yaklaşık 80 gönüllüsüyle birlikte hasat yapıyordu; grup askerler tarafından gözaltına alındı. Olay, zeytin hasadı döneminde gerilimin yükseldiği ve İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilerin tarlalarına yönelik saldırılar düzenlediği bir dönemde yaşandı. İsrailli ve uluslararası aktivistler, yerleşimci saldırılarına karşı koruyucu bir mevcudiyet sağlamak amacıyla Filistinlilere düzenli olarak eşlik ediyor. Lander, gözaltındayken yayımladığı videoda işgalin uluslararası hukuka göre yasa dışı olduğunu, zeytin hasadının suç teşkil etmediğini ve herhangi bir yasayı ihlal etmediğini söyledi. Birkaç saat sonra serbest bırakılan Lander, gruptan özgürlüğüne kavuşan tek kişi oldu. İsrail ordusu hasadın askerlerle koordine edilmediğini belirtirken, İsrail Dışişleri Bakanlığı girişimi “siyasi provokasyon” olarak nitelendirdi.

ABD ve Avrupa’da Buğday Fiyatları 14 Haftanın Dibine Geriledi
Görsel kaynağı: ZN.UA · Özgün haber
Veri haberi

ABD ve Avrupa’da Buğday Fiyatları 14 Haftanın Dibine Geriledi

ABD ve Avrupa’da buğday fiyatları 21 Ekim’de geriledi. Chicago’daki buğday vadeli işlemleri gün içinde %3,5’e kadar düşerek 10 Temmuz’dan bu yana en düşük seviyeye indi. Avrupa kotasyonları da düşüşünü sürdürürken, her iki piyasada fiyatlar beş işlem günü üst üste geriledi. Bloomberg, yatırımcıların ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna’ya Rusya ile barış anlaşması yönündeki baskısı nedeniyle fiyatlara eklenen risk primlerini azalttığını bildirdi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ABD özel temsilcisi Steve Witkoff ile 21 Ekim’de St. Petersburg’da görüşmesine rağmen, müzakerelerdeki somut ilerlemeye ilişkin ayrıntıların sınırlı kaldığı aktarıldı. AgResource Co. da savaşın yakında sona ereceğine dair işaret bulunmadığını, diplomasinin 2027’nin başında fırsat yaratabileceğini ve Rusya ile Ukrayna’nın toprak talepleri ile gelecekteki güvenlik anlaşmaları konusunda birbirinden uzak pozisyonlarda bulunduğunu belirtti. Olası bir ateşkes için uzlaşılan adımların, Ukrayna ve Rusya’dan önemli miktarda buğdayın piyasaya dönmesini sağlayarak fiyatlar üzerinde ek baskı oluşturabileceği ifade edildi. SovEcon, Ukrayna’nın temmuz-ekim dönemi buğday ihracatının 3,8 milyon tonla geçen yılın aynı dönemine göre %39 azalacağını tahmin etti. Bu miktarın, söz konusu aylar için 2011/2012 sezonundan bu yana en düşük seviye olacağı belirtildi. Bununla birlikte Lachstock Consulting, Karadeniz’deki saldırılar ve liman hasarları nedeniyle tedarik risklerinin sürdüğü uyarısında bulundu. ABD buğday ihracatına yönelik zayıf talep ve Güney Yarımküre’deki hasat da fiyatlar üzerinde baskı oluşturdu. Ukrayna ve Rusya’nın birlikte dünya buğday ticaretinin dörtte birinden fazlasını sağladığı, alternatif güzergâhların ise deniz taşımacılığının yerini alamadığı aktarıldı. Poltava Bölgesi Çiftçiler Birliği Başkanı Oleh Slizko, Ukrayna’da dördüncü sınıf buğdayın ton fiyatının geçen yılki 9-10 bin grivnadan 4.400 grivnaya gerilediğini, dizel yakıt ve mineral gübre maliyetlerinin ise arttığını söyledi.

Brezilya Soya Piyasasında İşlemler Yavaşladı, Fiyatlar Sınırlı Değişti
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya Soya Piyasasında İşlemler Yavaşladı, Fiyatlar Sınırlı Değişti

Brezilya soya piyasasında 21 Çarşamba günü işlemler yavaşladı ve fiziksel piyasa fiyatlarında küçük dalgalanmalar görüldü. Safras & Mercado analisti Rafael Silveira’ya göre alıcı ve satıcıların katılımı sınırlı kaldı; limanlardaki teklif kıtlığı ve üreticilerin satıştan uzak durması piyasa hareketliliğini düşürdü. Sanayilerin alım tarafında daha fazla görünmesine karşın, teklif edilen değerlerin satıcıların beklentilerinin altında kalması yeni işlemleri zorlaştırdı. İhracat primlerinde önemli bir değişiklik görülmezken, fiziksel piyasa başlıca bölgelerin çoğunda yatay kaldı. Rio Grande do Sul eyaletinde Passo Fundo’da fiyat R$ 145,00’tan R$ 144,00’a, Santa Rosa’da R$ 146,00’dan R$ 145,00’a geriledi. Rio Grande’de de fiyat R$ 152,00’tan R$ 151,00’a düştü. Cascavel, Rondonópolis, Dourados, Rio Verde ve Paranaguá’da fiyatlar sırasıyla R$ 140,00, R$ 139,00, R$ 139,00, R$ 138,00 ve R$ 151,00 seviyelerinde değişmedi. Chicago Ticaret Borsası’nda (CBOT) soya vadeli kontratları art arda sekizinci seansta gerileyerek ağustostan bu yana en düşük seviyeye indi. Kaynakta, ABD hasadının ilerlemesi ve elverişli hava tahmininin fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğu belirtilirken, ABD’de beklenen yüksek üretimin piyasaya girişi güçlü ihracat satışlarının etkisini aştı. ABD’li ihracatçılar Çin’e 134 bin ton, İspanya’ya 165 bin ton soya satışı bildirdi; Çin devlet şirketi Sinograin ise 27 Ekim’de 512 bin ton ithal soya için ihale planladı. Kasım teslimli soya kontratı %0,24 düşüşle bushel başına 12,45 1/4 dolardan, ocak kontratı ise %0,41 düşüşle 12,58 1/4 dolardan kapandı. Aralık teslimli soya küspesi %0,11 gerileyerek ton başına 348,30 dolara, soya yağı da %1,13 düşüşle libre başına 65,97 sente indi. Ticari dolar seansı %0,17 artışla satışta R$ 5,0265, alışta R$ 5,0245 seviyesinde tamamladı.

Mısır’da Tavuk Fiyatları Haftalık Gerilemenin Ardından Yatay Seyretti
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Tavuk Fiyatları Haftalık Gerilemenin Ardından Yatay Seyretti

Mısır’da tavuk fiyatları, önceki haftadaki düşüşün ardından bu haftaki işlemlerde görece yatay seyretti. Ay başında toplam 26 Mısır lirası yükselen fiyatlar daha sonra 10 lira geriledi, 3 lira arttı ve son olarak sabitlendi. Piyasalarda fiyatların 75 lira seviyesini aştığı, çiftlik fiyatının ise 76 liraya yaklaştığı bildirildi. Tüketiciye ulaşan fiyat bazı bölümlerde kilogram başına 86-90 lira, başka bir bölümde ise 86-89 lira aralığında verildi. Beyaz tavuk çiftlikte kilogram başına 76 liradan satılırken tüketici fiyatı 86-90 lira olarak açıklandı. Anaç tavukta çiftlik fiyatı 75, piyasa fiyatı 80-85 lira; sasso tavukta ise çiftlik fiyatı 103, piyasa fiyatı 113-115 lira aralığında kaydedildi. Fiyatların arz miktarı, üretim maliyetleri ve talep düzeyine göre değiştiği belirtildi. Gize Ticaret Odası Tavukçuluk Şubesi Başkanı Samed es-Seyyid, tavuk ve yumurta fiyatlarının önümüzdeki dönemde daha da yükselebileceğini söyledi. Mısır Tarım Bakanlığı Hayvancılık ve Kanatlı Üretimini Geliştirme Sektörü Başkanı Tarık Süleyman, ülkedeki üretim fazlasının yaklaşık 35 ülkeye ihracatı mümkün kıldığını belirtti. Sektörün yaklaşık 3,5 milyon kişiye istihdam sağladığı ve yatırımların en az 200 milyar Mısır lirası düzeyinde bulunduğu aktarıldı. Toplam kanatlı üretiminin yaklaşık 1,6 milyar kuşa ulaştığı, sofralık yumurta üretiminin ise 16 milyar adetle geçen yıla göre %14 arttığı bildirildi. Beyaz ve kırmızı yumurtanın koli fiyatı 100-110, yerli yumurtanın fiyatı 120-130 lira aralığında verildi.