ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

46 haber · Sayfa 2

Slovakya’da Kaz ve Ördek Sayısı Tarihsel Dipte
Görsel kaynağı: STVR Správy · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Kaz ve Ördek Sayısı Tarihsel Dipte

Slovakya’da ördek ve kaz varlığı tarihsel olarak en düşük seviyeye geriledi. Slovakya Kümes Hayvanı Yetiştiricileri Birliği, su kuşu üretiminin 2000’den bu yana azaldığını ve büyük kaz çiftliklerinin tamamen ortadan kalktığını bildirdi. Birliğin yöneticisi Daniel Molnár’a göre ülkede bugün yaklaşık 850 kaz üretiliyor; 30 yıl önce bu sayı neredeyse 100 bindi. Ördek sayısı da 300 binden fazladan günümüzde 130 bine indi. Gerilemede yüksek yetiştirme maliyetleri ve üretim kapasitesinin daralması etkili oluyor. Slovakya’da ördek yetiştiren yalnızca üç çiftlik kaldığı belirtilirken, ördeklerin yetiştirilmesi tavuklara kıyasla daha uzun sürüyor ve işlenmesi daha zor. Kaynakta, ördeklerin 40–60 günde, tavukların ise 35–40 günde yetiştirildiği aktarılıyor. Su kuşu üretiminin günümüzde profesyonel yetiştiricilerden çok hanelerde yapıldığı da ifade ediliyor. Yüksek maliyetler satış fiyatlarına yansırken tüketiciler daha ucuz ithal kanatlı ürünlerine yöneliyor. Molnár, Slovakya’da satılan ördeklerin %95’inin yurt dışından geldiğini, zincir mağazalarda ise yaklaşık her on ördekten birinin Slovakya menşeli olduğunu söyledi. İthalatın ağırlıklı olarak Polonya, Macaristan, Çekya ve Almanya’dan yapıldığı belirtildi. Yetiştiriciler, Avrupa Birliği’nin ördekleri zorla beslemeyi yasaklayan düzenlemesinin de sektörü etkilediğini savunuyor. Macaristan, Fransa ve İspanya’nın bu konuda istisna oluşturduğu ifade edildi. Sektör temsilcileri devlet desteği talep ederken Slovakya Tarım Bakanlığı, hayvansal üretim ve sektör müdahalelerine yönelik destek seçenekleri ile finansmanını görüştüğünü açıkladı. Yardımın 2028’de gelmesi bekleniyor ancak destek modelinin ayrıntıları henüz kesinleşmedi.

AFD, 2026’da Kanatlı Sektörüne 24,93 Milyon ABD Doları Kredi Onayladı
Görsel kaynağı: La Tribuna · Özgün haber
Veri haberi

AFD, 2026’da Kanatlı Sektörüne 24,93 Milyon ABD Doları Kredi Onayladı

Paraguay Kalkınma Finansmanı Ajansı (AFD), 2026’da ülkenin kanatlı sektörüne toplam 24,93 milyon ABD doları kredi onayladı. Kurum, bu tutarın faaliyetlerinin başlangıcından bu yana sektör için kaydedilen en yüksek finansman düzeyi olduğunu bildirdi. Onaylanan krediler, sektöre tarihsel olarak kullandırılan 51,35 milyon ABD dolarının %48,5’ine karşılık geliyor. Aracı finans kuruluşları üzerinden yönlendirilen kaynaklar, kanatlı değer zincirindeki yatırımları destekledi. Finansman; genetik materyal ve yumurtacı damızlık alımının yanı sıra ileri teknoloji kullanılan kümeslerin inşası ve modernizasyonunda kullanıldı. Projelere, üretim kaynaklarını optimize etmek ve operasyonel verimliliği artırmak amacıyla enerji verimliliği çözümleri de dahil edildi. Kanatlı sektörü, özellikle küçük ve orta ölçekli üreticiler olmak üzere farklı ölçeklerdeki üreticileri üretim zincirine dahil ediyor. Uzun vadeli kredilere erişim yoluyla Central, Caaguazú, Paraguarí, Itapúa, Cordillera, Alto Paraná, Boquerón, Presidente Hayes ve Asunción’da 2.600’den fazla işin desteklendiği tahmin ediliyor. AFD Başkanı Stella Guillén, uzun vadeli finansmanın yatırımları somutlaştırdığını ve üretim kapasitesini artırdığını söyledi. Kaynakta sektörün gelişimi, Tayvan, Birleşik Arap Emirlikleri, Singapur ve Filipinler gibi pazarların açılmasıyla ilişkilendiriliyor. Kalkınma kredisi ile özel yatırımların birleşiminin ise kanatlı sanayisini ekonomik ve ihracat dinamizminin motoru olarak güçlendirdiği belirtiliyor.

Yunan Gıda Üreticileri Stockholm’de Yeni İş Bağlantıları Arıyor
Görsel kaynağı: Butikstrender · Özgün haber
Veri haberi

Yunan Gıda Üreticileri Stockholm’de Yeni İş Bağlantıları Arıyor

Yunanistan’ın altı bölgesinden 82 gıda ve içecek üreticisi, 5 Kasım’da Stockholm’de düzenlenecek Flavours of Greece etkinliğinde İsveçli satın almacılar, ithalatçılar ve distribütörlerle buluşacak. Etkinlikte perakende ve gıda hizmetleri sektörü için daha geniş bir Yunan ürünleri yelpazesinin tanıtılması ve yeni ticari bağlantılar kurulması hedefleniyor. Katılımcıların 68’i gıda, 14’ü ise şarap ve içecek sektörünü temsil ediyor. Üreticiler Girit, Orta ve Batı Makedonya, Epir, Kuzey Ege adaları ve İyon adalarından geliyor. Sunulacak ürünler arasında ödüllü zeytinyağları, Kalamata zeytinleri, bakliyat, bal ve marmelatların yanı sıra tütsülenmiş salyangoz filetoları, trüf mantarlı kekler, lavantalı çikolata ve otlu organik köpüklü çay da bulunuyor. Etkinlik, kasım ayı boyunca Yunan mutfağını ticaret ve restoran faaliyetleriyle öne çıkaran Stockholm Greek Month’un başlangıcını oluşturacak. Stockholm’de 12 market özel ürünler sunarken, 12 restoran farklı Yunan bölgelerinden esinlenen menüler hazırlayacak. Program 6–7 Kasım’da Stockholmsmässan’daki Sthlm Food & Wine etkinliğiyle sürecek. Flavours of Greece, Finlandshuset’te 10.00–17.00 saatlerinde düzenlenecek.

AB Tarım Bütçesi İçin Müzakereler Sürerken Örgütlerden OTP Çağrısı
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarım Bütçesi İçin Müzakereler Sürerken Örgütlerden OTP Çağrısı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupa’daki başlıca tarım ve kooperatif örgütleri, Stockholm Bildirgesi ile güçlü, ortak ve yeterli finansmana sahip bir Ortak Tarım Politikası (OTP) talep etti. Copa ve Cogeca’nın çağrısı, Avrupa Birliği’nin 2028-2034 Çok Yıllı Mali Çerçevesi üzerindeki görüşmelerin sürdüğü dönemde geldi. İrlanda Konseyi dönem başkanlığının sunduğu bütçe önerisi henüz onaylanmış değil; liderlerin görüşmesi yalnızca müzakere sürecinin devam ettiğini gösteriyor. Stockholm Bildirgesi, Copa ve Cogeca’nın İsveç’in başkentinde 14-16 Ekim’de düzenlediği 12. Avrupa Çiftçiler Kongresi kapsamında hazırlandı. Kongrede yaklaşık 400 delege ve 54 konuşmacı, rekabetçilik, kuşak yenilenmesi, üretim maliyetleri ve gıda güvenliği gibi başlıkları ele aldı. Örgütler, tarımın Avrupa’nın gıda, yem, yakıt ve lif üretim kapasitesi açısından stratejik bir dayanak olduğunu belirterek OTP’nin bütçesinin en az mevcut düzeyde tutulmasını ve enflasyona göre uyarlanmasını istedi. Copa ve Cogeca ayrıca OTP için ayrı ve korunan bir bütçe, ortak politikanın niteliğinin korunması ve yeniden ulusallaştırmaya yol açabilecek bir yapıdan kaçınılması çağrısında bulundu. Örgütlerin talepleri arasında piyasa ve kriz yönetimi araçlarının güçlendirilmesi, inovasyon, suya dayanıklılık, altyapı, dijitalleşme ve biyoekonomi yatırımları ile daha basit ve orantılı bir OTP de yer aldı. Confagricoltura ve COPA Başkanı Massimiliano Giansanti, bütçe kararlarının Avrupa’nın vatandaşlarını besleme, kırsal alanları destekleme ve rekabetçiliğini koruma kapasitesini etkileyeceğini söyledi. İrlanda başkanlığının 10 Ekim’de yayımlanan önerisi, 2028-2034 dönemi için toplam 1.620 milyar avroluk bütçe öngörüyor. Bu tutar, Avrupa Komisyonu’nun ilk teklifinden yaklaşık %8 daha düşük. Metinde OTP kapsamında çiftçilerin gelir desteğine yönelik en az 261,01 milyar avroluk bir kaynak korunuyor. Öneri ayrıca ulusal planlardaki ilgili kaynakların en az %10’unun kırsal alanlara ayrılmasını ve ulusal tahsislerin %25’ine kadarının krizler ile ara dönem revizyonunda kullanılabilmesini öngörüyor. Ancak bu esneklik, garanti edilmiş ek tarım ödeneği anlamına gelmiyor; nihai kullanım ulusal planlara bağlı olacak. Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, revize önerinin geleneksel politikalarla yeni öncelikler arasındaki dengeyi bozabileceği uyarısında bulundu. Metsola, yeni öz kaynakların ulusal bütçeler üzerindeki baskıyı sınırlayabileceğini ve Parlamento’nun müzakerelerin tamamına dahil edilmesi gerektiğini savundu. Avrupa Konseyi anlaşmayı 2026 sonuna kadar tamamlamayı, yasal düzenlemeleri 2027’de kabul etmeyi ve yararlanıcılara finansman akışını Ocak 2028’den itibaren sürdürmeyi hedefliyor.

İtalya’da Akaryakıt Protestoları Tarımsal Gıda Tedarikini Zorluyor
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’da Akaryakıt Protestoları Tarımsal Gıda Tedarikini Zorluyor

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

İtalya’da çiftçiler ile karayolu taşımacıları, akaryakıt ve üretim maliyetlerindeki artışa karşı bir aydan uzun süredir protesto düzenliyor. Yerel gösteriler ve daha geniş katılımlı eylemlerle sürdürülen protestolarda motorin fiyatları, işletme giderleri ve daralan ekonomik marjlar nedeniyle acil müdahale ve maliyetleri sınırlayacak önlemler talep ediliyor. Eylemler özellikle ülkenin güneyinde yoğunlaşırken Calabria ve Sicilya’da taşımacılık durdurma eylemi 16-20 Ekim 2026 için duyuruldu. Protestoların etkisi akaryakıt dağıtımı ve mal teslimatlarına da yansıdı. Kaynağa göre eski Ilva işçilerinin Taranto’daki Eni rafinerisinin girişlerini bloke etmesi tankerlerin geçişini aksattı; bu durum Puglia ve Basilicata’daki bazı akaryakıt istasyonlarında sorunlara ve saatler süren kuyruklara yol açtı. Il Fatto Quotidiano’nun 15 Ekim tarihli haberinde ise Puglia ve Calabria’nın geniş kesimlerinde birçok istasyonda benzin ve motorin stoklarının tükendiği, gece saatlerinde de uzun kuyruklar oluştuğu aktarıldı. Kaynak, maliyet baskısının haneler ve işletmeler üzerindeki etkisini İtalya Ulusal İstatistik Enstitüsü’nün (Istat) eylül ayı sonunda açıkladığı verilerle birlikte ele alıyor. Buna göre enflasyon %4,2’ye ulaşırken enerji ve gıda, tüketici sepetinde en fazla ağırlık oluşturan temel kalemler arasında yer aldı. Akaryakıt dağıtımı ile mal teslimatlarındaki aksamaların ailelere, ticari işletmelere ve tarımsal gıda sistemine yansıdığı belirtiliyor. Confcooperative Agroalimentare ve Assalzoo, protesto hakkını tanırken bozulabilir tarım ürünlerinin hızlı taşınması ve hayvancılık işletmelerine yem tedarikinin kesintisiz sürmesi gerektiği uyarısında bulundu. Confcooperative Agroalimentare Başkanı Raffaele Drei, meyve ve sebzelerin sınırlı saklama süreleri nedeniyle soğuk muhafaza ve işleme merkezlerine çok kısa sürede ulaştırılması gerektiğini söyledi. Gecikmelerin ürün kalitesini düşürebileceğini ve tarım işletmelerinin bir sezonluk emeğini boşa çıkarabileceğini belirtti. Assalzoo Başkanı Massimo Zanin ise yemlerin hayvanlara her gün verilmesi gerektiğini vurguladı. Tedarikin uzun süre kesilmesinin hayvanların refahını, üretim kapasitesini ve sağlığını, ağır durumlarda yaşamını etkileyebileceğini söyleyen Zanin, yem ve hammadde taşıyan araçlarla çalışmayı sürdüren işletmeler için serbest ve güvenli geçiş talep etti. Tarım, Gıda Egemenliği ve Ormanlar Bakanı Francesco Lollobrigida da gösteri hakkına saygı duyduğunu, ancak ürünlerin dağıtımını engellemek amacıyla yolların kapatılmasının suç olduğunu söyleyerek ulaşım ve tedarikin sürdürülmesi çağrısı yaptı.

G7, Gübre Piyasalarındaki Aksaklıklara Karşı 2,5 Milyar Dolar Mobilize Etti
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

G7, Gübre Piyasalarındaki Aksaklıklara Karşı 2,5 Milyar Dolar Mobilize Etti

G7 ülkeleri, Orta Doğu’daki krizin başlamasından bu yana gübre piyasalarındaki aksaklıklara yanıt vermek ve gıda sistemlerinin dayanıklılığını güçlendirmek amacıyla 2,5 milyar dolar mobilize ettiğini açıkladı. Finansman bilançosu 15 Ekim 2026’da Bangkok’ta sunuldu. Fransa Ekonomi Bakanlığı’nın 1127 sayılı açıklamasına göre tutarın neredeyse tamamı hibe biçiminde sağlandı. Finansman, G7 ile bazı ortak ülkelerin Haziran 2026’da kabul ettiği, enerji ve tarımsal girdilerdeki tedarik zinciri bozulmalarına yanıt veren uluslararası eylem planı kapsamında yürütülüyor. Planda Afrika’daki ülkelerde yeni krizlerin önlenmesine öncelik verilirken, gübrelerin fiziksel olarak bulunabilirliği ile çiftçilerin bu ürünleri satın alma mali kapasitesi ayrı sorunlar olarak ele alınıyor. Düzenek kapsamında ticari akışların ve lojistik koridorların sürdürülmesi, en fazla etkilenen işletmelerin nakit akışının desteklenmesi ve uluslararası finans kuruluşlarının araçlarının kullanılması öngörülüyor. Uzun vadeli hedefler arasında piyasa takibinin güçlendirilmesi, entegre toprak verimliliği yönetiminin teşvik edilmesi ve yerel ya da bölgesel gübre üretim kapasitesinin geliştirilmesi bulunuyor. Bununla birlikte açıklanan 2,5 milyar doların tamamı gübre alımlarına karşılık gelmiyor olabilir. Açıklamada ülkelere ve finansman araçlarına göre dağılım ile finanse edilen gübre hacmi verilmedi. Tutar, Bangkok toplantısında serbest bırakılan yeni bir paket değil, Orta Doğu’daki krizin başlangıcından bu yana mobilize edilen finansmanların kümülatif toplamı. Fas bakımından olası ticari etkilerin ise yararlanıcı ülkelere, tahsis koşullarına ve finanse edilen projelere bağlı olacağı belirtildi.

Avrupalı Çiftçiler Stockholm’de Tarımın Güçlendirilmesini İstedi
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber

Avrupalı Çiftçiler Stockholm’de Tarımın Güçlendirilmesini İstedi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupalı çiftçiler, Stockholm’de tarımın stratejik olarak güçlendirilmesi çağrısı yaptı. Copa ve Cogeca tarafından hazırlanan Stockholm Deklarasyonu’na Slovak Tarım ve Gıda Odası Başkanı Jozef Šumichrast da destek verdi. Çiftçiler, yeterli finansman, istikrarlı kurallar ve Ortak Tarım Politikası’nın (OTP) korunması olmadan Avrupa’nın üretim potansiyelini tam kullanamayacağını ve gıda güvenliğini sağlayamayacağını belirtti. Deklarasyon, Avrupa Birliği’nin gelecekteki yönelimi, rekabet gücü, enerji maliyetleri ve yeni bütçesine ilişkin müzakereler sürerken gündeme geldi. Çiftçilere göre gelecek AB bütçesi ile OTP’nin tasarımı, tarım işletmelerinin önümüzdeki yıllardaki çalışma koşullarını belirleyecek. Gıda üretiminin yalnızca ekonomik faaliyet olmadığı; AB’nin güvenliği, hazırlığı ve krizlere dayanıklılığıyla bağlantılı olduğu ifade edildi. Çiftçiler, OTP bütçesinin en az mevcut düzeyde korunmasını ve enflasyonun dikkate alınmasını istiyor. Tarımsal destek kararlarının üye ülkeler arasında kaynak rekabetini ve üreticiler arasındaki koşul farklarını artırmaması gerektiğini savunan çiftçiler, kuralların ve idari yükümlülüklerin de önemli ölçüde basitleştirilmesini talep ediyor. Gelecekteki politikanın farklı doğal koşulları, işletme büyüklüklerini ve bölgelerin ekonomik gerçeklerini dikkate alması isteniyor.

Zimbabwe, El Niño Kuraklığına Karşı 500 Milyon Dolarlık Rezerv Planlıyor
Görsel kaynağı: TimesLIVE · Özgün haber
Veri haberi

Zimbabwe, El Niño Kuraklığına Karşı 500 Milyon Dolarlık Rezerv Planlıyor

Zimbabwe hükümeti, beklenen El Niño kaynaklı kuraklığın ulusal gıda güvenliği üzerindeki etkisini sınırlamak amacıyla 500 milyon dolarlık nakit ve tahıl rezervi oluşturmayı planlıyor. Maliye Bakanı Mthuli Ncube, plan kapsamında 2027 ulusal bütçesinde 250 milyon dolar nakit, aynı miktarda da tahıl alımı için kaynak ayrılacağını söyledi. Bütçenin gelecek ay sunulması bekleniyor. Ülke, 2027 mahsul sezonunda 1,6 milyon ton mısır hasadı öngörüyor. Bu miktarın 2026 seviyesinden yaklaşık %30 daha düşük olması beklenirken, düşüşün temel nedeni olarak tahmin edilen kuraklık gösteriliyor. Zimbabwe'nin yıllık mısır ihtiyacı yaklaşık 2,2 milyon ton; bunun yaklaşık 400 bin tonu hayvan yemi olarak kullanılıyor. Ncube, hükümetin stratejik tahıl rezervleri için yerel çiftçilerden yaklaşık 200 bin ton mısır satın aldığını da açıkladı. Zimbabwe, 2024'te El Niño kaynaklı kuraklık milyonlarca kişiyi gıda yardımına muhtaç bıraktıktan sonra ulusal afet ilan etmişti. Hükümet ayrıca 2027 ekonomik büyüme tahminini, El Niño'nun tarım sektörüne etkisini gerekçe göstererek %5'ten %3,5'e düşürdü.

Roma’daki FAO Fuarında İran Yemekleri Tanıtıldı
Görsel kaynağı: Shargh · Özgün haber
Veri haberi

Roma’daki FAO Fuarında İran Yemekleri Tanıtıldı

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Dünya Fuarı’nın dördüncü gününde, Roma’daki Circo Massimo tarihi alanında İran geleneksel yemeklerini tanıtma ve pişirme eğitimi programı düzenlendi. İranlı aşçıların hazırladığı çelov kebap ve tahçin, 100’den fazla katılımcıya tanıtıldı ve katılımcılar hazırlanan yemekleri tatma fırsatı buldu. Kültürler arası yemek tanıtımı bölümünde gerçekleştirilen programda aşçılar, yemeklerin pişirme aşamalarını göstererek kullanılan malzemeler, hazırlanış biçimleri ve bu yemeklerin İran gıda kültüründeki yeri hakkında bilgi verdi. Etkinlik ziyaretçiler ve fuar yetkililerinden yoğun ilgi görürken, canlı İran müziği de programa eşlik etti. Törende İran’ın FAO nezdindeki büyükelçisi ve daimi temsilcisi ile FAO genel direktör yardımcılarından biri hazır bulundu. İran ayrıca fuarın Asya ve Pasifik bölümündeki standında safran, Antep fıstığı ve hurma gibi tarım ürünlerini sergiledi. İran’ın katılım amacı, ülkenin üretim kapasitesini ve tarım ürünleri çeşitliliğini tanıtmanın yanı sıra ziyaretçileri gıda ürünlerinin üretim ve işleme zinciriyle tanıştırmak olarak açıklandı. İran’ın FAO temsilcisi Ali Kiyânirad, yerel müzik ve tarımsal faaliyetleri gösteren görsellerin yer aldığı başka bir programın 20 Mehr’de fuarın ana salonunda düzenlenmesinin planlandığını bildirdi. Roma’daki “Tohumdan Gıdaya” fuarının ikinci edisyonu, yaklaşık 140 ülkeden 300’den fazla stand sahibinin katılımıyla 12 Ekim’e kadar sürdü.

Paraguay’da Verimlilik İçin Hibrit Hayvancılık Sistemleri Önerildi
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber

Paraguay’da Verimlilik İçin Hibrit Hayvancılık Sistemleri Önerildi

Paraguay Et Konseyi (CPC), hayvancılıkta otlatmanın avantajlarını yoğunlaştırma uygulamaları, teknoloji ve işletme yönetimiyle birleştiren hibrit sistemlere geçilmesini önerdi. Konsey, mevcut kaynaklarla daha fazla et üretilebilmesi için hayvan başına ve alan başına verimin artırılmasını hedefleyen bu yaklaşımın, üretim alanlarının genişletilmesinin giderek daha fazla sınırlanması karşısında önem kazandığını belirtti. Konseye göre Paraguay’ın yaygın otlatmaya dayalı sistemleri, rekabetçi maliyetleri ve çoğunlukla meraya dayalı üretim kapasitesi sayesinde sektörün güçlü yönlerinden biri olmayı sürdürüyor. Bununla birlikte üretim döngülerinin kısaltılması, canlı ağırlık artışının iyileştirilmesi ve birim alandan daha yüksek verim alınması gerekiyor. Hibrit sistemler, otlatmanın yerine tek bir model koymak yerine, üretimin belirli aşamalarında yoğunlaştırma araçlarından yararlanmayı öngörüyor. Bu kapsamda kritik dönemlerde stratejik yem takviyesi, yoğun büyütme ve üretim koşullarıyla ekonomik şartların uygun olduğu durumlarda hayvanların ahırda veya kapalı sistemlerde sonlandırılması öneriliyor. Yaklaşımın, iklim ve piyasa koşullarındaki değişimlere daha esnek yanıt verilmesine yardımcı olması bekleniyor. Teknoloji tarafında ise bireysel hayvan tanımlama sistemleri, elektronik teraziler, izleme cihazları ve yönetim platformlarıyla ağırlık, üreme, sağlık, besleme ve ekonomik performans verileri takip edilebilecek. Konsey ayrıca sensörler, su pompaları, su depoları ve izleme araçlarının su yönetimi, sağlık takibi, izlenebilirlik ve üreme göstergelerinin kontrolünde kullanılabileceğini bildirdi. Ancak bu çözümlerin yaygınlaşmasının yatırım, bağlantı, eğitim ve teknik danışmanlık gerektirdiği belirtildi. Chaco, Doğu Bölgesi ve diğer hayvancılık alanlarında su, toprak, altyapı, işletme ölçeği ve üretim yönelimi farklı olduğu için sistemlerin her işletmenin koşullarına göre uyarlanması gerektiği vurgulandı.

Paraguay Kanatlı Ürünleri İhracatında Rekor Artış
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay Kanatlı Ürünleri İhracatında Rekor Artış

Paraguay’ın kanatlı ürünleri ihracatı, Eylül 2026 sonunda 14.690 tona ulaştı. La Nación’un Avipar ve Ulusal Hayvan Kalitesi ve Sağlığı Servisi (Senacsa) verilerine dayandırdığı habere göre bu miktar, Eylül 2025’teki 7.663 tona kıyasla %92’lik artış anlamına geldi. İhracat gelirleri de aynı dönemde 8,3 milyon ABD dolarından 39,6 milyon ABD dolarına yükseldi; haberde yıllık artışın %300’ün üzerinde olduğu belirtildi. Avipar Başkan Yardımcısı Blanca Ceuppens, rekoru daha yüksek işlenen ürün hacmi, Afrika pazarlarındaki güçlü talep ve Asya’da daha yüksek ticari değere sahip yeni destinasyonların açılmasıyla açıkladı. Ceuppens ayrıca üretim kapasitesi, arz ve pazarın ürünleri absorbe etme kapasitesinin artırıldığını, sanayinin kurulu kapasitesinin teknik ve operasyonel verimlilikle çalıştığını söyledi. Ceuppens’e göre 2026 boyunca iç üretimdeki sürdürülebilir artış; altyapı yatırımları, işleme teknolojisi ve sıkı biyogüvenlik programlarıyla desteklendi. İç pazar, artan tüketimle birlikte sektörün ana hacim temeli olmayı sürdürürken, üretim fazlası ile uluslararası talep gören belirli kesimler dış ticaret kanalıyla değerlendirildi. Ceuppens, yılın kalan bölümünde kesim hızının artmasını ve üretimin rekor düzeyde kapanmasını beklediğini aktardı. Tayvan, sektörün stratejik büyüme odağı olarak öne çıktı. Temmuz ortasındaki ilk sevkiyatların ardından bu ülkeye düzenli gönderilerin kademeli olarak büyüdüğü ve aylık 300 tona ulaşılmasının hedeflendiği bildirildi. Senacsa bültenine göre Eylül sonunda Irak, kanatlı ürünleri alımlarında %33 payla ilk sırada yer aldı; Vietnam %14, Arnavutluk ve Kosova ise %8’er pay aldı.

Çin’in Tarım ve Gıda Gücü Olma Hedefi Afrika İçin Önem Taşıyor
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin’in Tarım ve Gıda Gücü Olma Hedefi Afrika İçin Önem Taşıyor

Çin’in tarım ve gıda gücü olma yönünde ilerlediği, ülkenin üretim kapasitesinin Afrika’daki tarımsal kalkınma için örnek oluşturabileceği savunuluyor. Makalede Çin’in tahıl üretiminin iki yıl üst üste 700 milyon ton seviyesinde kaldığı ve 1,4 milyar kişinin gıda talebini karşıladığı belirtiliyor. Üretimin temel yeterliliğin ötesine geçtiği, gıda politikasının yalnızca yeterli miktara değil, besleyici gıdaya erişime de odaklandığı aktarılıyor. Metne göre Çin, dünya nüfusunun yaklaşık %20’sini dünya ekilebilir arazisinin %9’u ile besliyor. Çinli araştırma kurumları iklim değişikliği ve kuraklığa uyum sağlamak amacıyla tarım teknolojileri ile ıslah çalışmalarını geliştirirken, genetik yatırımları yüksek verim, hastalık direnci ve besin alımı gibi özelliklere yöneliyor. Bu çalışmaların ortak hedefi, istikrarlı ve besleyici bir gıda arzı oluşturmak olarak açıklanıyor. Felix Dapare Dakora’nın aktardığı Hebei örneğinde bir köy, üretimden işleme ve satışa uzanan bir zincir işletiyor. Dakora, çiftçilerin kooperatiflerde örgütlenmesiyle yeni çeşitlerin ve üretim yöntemlerinin komşu işletmelere yayılabileceğini belirtiyor. Afrika’da gıda yoksulluğundan ve ardından gelir yoksulluğundan çıkışın tarımsal üretimle başlaması gerektiğini savunan Dakora, Çinli ve Afrikalı araştırmacıların ortak geliştirdiği teknolojilerle Afrika’da benzer kooperatifler kurulmasını istiyor. Makalede Afrika’nın dünyadaki kullanılabilir ekilebilir arazinin yaklaşık %60’ına sahip olmasına rağmen birçok ülkenin yeterli gıda üretemediği ve ithalata dayandığı ifade ediliyor. Bu durum, başta teknoloji ve makine eksikliği ile tarımsal araştırmalara yetersiz yatırım yapılmasına bağlanıyor. Sichuan’daki bir demonstrasyon üssünde Çin’in yerli süper hibrit pirincinin veriminin hektar başına yaklaşık 18,8 metrik tona ulaştığı da bildiriliyor; metin bu veriyi Çinli bilim insanlarının hedefini aşan bir sonuç olarak aktarıyor. Dakora, Hainan’ın tropikal iklimi ile Afrika’nın büyük bölümündeki iklim koşullarının benzerliğinin ürünlerin iki bölgede test edilip değiş tokuş edilmesine imkân sağlayabileceğini belirtiyor. Ona göre Çin-Afrika tarım işbirliği, sınırlı sayıda bilim insanının eğitilmesinin ötesine geçerek tohum, gübre, tarım makineleri ve sulamayı kapsamalı. Kuraklığa dayanıklı ve yüksek verimli çeşitlerin ortak test edilmesi, mekanik ve sulama teknisyenlerinin eğitilmesiyle geliştirilen kapasitenin proje ekipleri ayrıldıktan sonra da yerel topluluklarda kalması hedefleniyor.

Gübre Desteği Belirsizliği Yunanistan’da Makarnalık Buğday Ekimini Zorluyor
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber
Veri haberi

Gübre Desteği Belirsizliği Yunanistan’da Makarnalık Buğday Ekimini Zorluyor

Yunanistan’da gübre desteğinin geleceğine ilişkin belirsizlik, 2026–2027 üretim dönemi öncesinde makarnalık buğday üreticilerinin ekim alanı ve girdi kullanımına yönelik kararlarını zorlaştırıyor. Üreticilerin önümüzdeki haftalarda kaç dönüm ekeceklerine ve ne düzeyde girdi kullanacaklarına karar vermesi gerekirken, açık bir destek çerçevesinin bulunmamasının tarımsal kararları ve nihai verimleri etkilediği belirtiliyor. Gübre alımlarında ürün değerinin %15’i oranındaki son üretici desteği 31 Ağustos’ta sona erdi; sonrasında hangi uygulamanın yürürlüğe gireceği henüz açıklanmadı. Agronews’un aktardığı değerlendirmeye göre belirsizlik, düşük tarım ürünü fiyatlarıyla yüksek girdi maliyetlerinin aynı döneme denk gelmesiyle ağırlaşıyor. Gübre tedarik maliyeti başlıca sorun olarak gösterilirken enerji ve özellikle motorin giderlerinin makarnalık buğday üretimindeki hesaplamayı zorlaştırdığı ifade ediliyor. Haziran ve Temmuz 2026’da üretici fiyatlarının bazı bölgelerde, verimler tatmin edici olmasına rağmen, kilogram başına 18–21 sent seviyesine kadar gerilediği; üründeki protein sorunlarının da daha iyi pazarlama imkânlarını sınırladığı aktarılıyor. Gübre maliyetinin yıllık bazda %11,3 arttığı bilgisi de Yunanistan İstatistik Kurumu (ELSTAT) verilerine ilişkin yakın tarihli bir rapora dayandırılıyor. Kaynakta, gübre piyasasındaki belirsizliğin alımların gecikmesine ve gübrelemenin sınırlanmasına yol açtığı, bunun da gelecek yılın üretim kapasitesini düşürebileceği belirtiliyor. Daha düşük verimli bazı arazilerin ise ekilmeme riskiyle karşı karşıya olduğu ifade ediliyor. Avrupa Birliği düzeyinde geçen temmuz kararlaştırılan toplam 540 milyon avroluk paketten Yunanistan’a 20,8 milyon avro ayrılması öngörülüyor. Bu payın ulusal kaynaklarla artırılabileceği belirtilirken paketin başlıca yönleri arasında çiftçilere acil ekonomik destek, Ortak Tarım Politikası (OTP) üzerinden yeni likidite mekanizmaları ve destek avanslarında daha fazla esneklik yer alıyor. Ancak Yunanistan’da bu imkânların nasıl ve ne zaman uygulanacağı henüz netleşmiş değil. Açık kalan konular arasında gübre sanayisine olası Avrupa desteği, çiftçilerin gübre alımlarına sübvansiyon verilmesi ve yeni desteğin kapsayacağı dönem bulunuyor. Hükümet, hukuken ve bütçe açısından mümkün olması halinde, gelecekteki bir düzenlemenin 1 Eylül 2026’dan itibaren yapılan alımları geriye dönük kapsayıp kapsamayacağını açıklayabilir. Kaynağa göre böyle bir taahhüt, doğrudan kaynak aktarımı gerektirmeden piyasadaki hareketliliğin bir bölümünü yeniden sağlayabilir.

Birleşik Krallık’ta Fazla Gıdayı Yeniden Dağıtma Hedefi
Görsel kaynağı: The Guardian · Özgün haber
Veri haberi

Birleşik Krallık’ta Fazla Gıdayı Yeniden Dağıtma Hedefi

Birleşik Krallık’ta gıda sektöründe her yıl 1 milyardan fazla öğünlük, kolayca kurtarılabilecek fazla gıdanın israf edildiği belirtiliyor. The Guardian’ın yorum bölümünde yazan ve gıda yeniden dağıtım kuruluşu Felix’in yöneticisi Charlotte Hill, hükümet destekli yeni bir ulusal programla yeniden dağıtılan gıda miktarının gelecek on yılda üç katına çıkarılmasının hedeflendiğini aktardı. Hill, bu miktarın 470 bin tona denk geldiğini ve ülkedeki her çocuğu bir ay boyunca günde üç öğün beslemeye yeteceğini yazdı. Hill’e göre israfın en büyük bölümü perakende mağazaları ve restoranlardan değil, çiftliklerden kaynaklanıyor. Yaklaşık 850 milyon öğünlük fazla gıdanın çiftliklerde, 178 milyon öğünlük kısmının gıda üretim tesislerinde, 71 milyon öğünlük bölümünün konaklama ve yemek hizmetlerinde, 12 milyon öğünlük bölümünün ise perakendede oluştuğu ifade edildi. Felix’in yöneticisi, kuruluşun yenilebilir fazla gıdayı ihtiyaç sahiplerini besleyen 8 binden fazla kuruluşa ulaştırdığını belirtti. Kaynağa göre çiftliklerde öngörülemeyen hava koşulları, ürünlerin sınıflandırılmasına ilişkin standartlar ve hasat miktarıyla alıcı siparişleri arasındaki uyumsuzluk fazla gıda oluşumunda etkili oluyor. Üretim tesislerinde ise üretim fazlası, ambalaj değişiklikleri ve kalite kontrol süreçleri normal satış kanallarında değerlendirilemeyen ürünler yaratıyor. Felix’in geçen yıl dağıttığı gıdanın neredeyse yarısını taze meyve ve sebzelerin oluşturduğu aktarıldı. Hill, bazı işletmelerin gıdayı bağışlamak yerine israf etmeyi daha ucuz bulduğunu savundu. Yazara göre kurumlar vergisi sistemi gıda bağışını yeterince teşvik etmiyor; gıda atıklarının hayvan yemi veya biyogaza dönüştürülmesi gibi alternatif bertaraf yollarına yönelik kamu sübvansiyonları da fazla gıdayı insan tüketiminden uzaklaştırabiliyor. Felix, City Harvest, Community Shop ve diğer ortak kuruluşlarla Food Redistribution Partnership UK’yi kurarak yeniden dağıtımı artırmayı amaçlıyor. Hill, Birleşik Krallık’ta hayır kurumlarının tüm fazla gıdanın yaklaşık %1’ini yeniden dağıttığını, Fransa’nın yaklaşık iki katına, ABD’nin ise üç katına ulaştığını belirtti. Yazara göre gıda yeniden dağıtımı yoksulluğa sistemik bir çözüm oluşturmuyor; ancak israf edilen gıdanın ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması, gıda güvencesizliğinin etkilerini hafifletebilir.

Kazakistan 2026’da 7 Bin 234 Büyükbaş Hayvan İthal Etti
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan 2026’da 7 Bin 234 Büyükbaş Hayvan İthal Etti

Kazakistan’da 2026 yılında uzak ülkelerden 7 bin 234 büyükbaş hayvan ithal edildi. Kazakistan Tarım Bakanlığı verilerine göre, 2026-2030 Hayvancılık Geliştirme Kapsamlı Planı’nın uygulanması için 80 milyar Kazakistan tengesi ayrıldı. Bu kaynakla 40 bin büyükbaş ve 20 bin küçükbaş hayvan alınması planlanıyor. İthal edilen hayvanlar arasında süt işletmelerine gönderilen Holştayn ırkı sığırlar da bulunuyor. Türkistan bölgesindeki Asia Milk çiftliğine Danimarka’dan 165 başlık yeni parti ulaştı; önceki sevkiyatla birlikte çiftliğe bu ülkeden getirilen hayvan sayısı 330’a çıktı. Kuzey Kazakistan’daki Budennoe SK süt kompleksine Almanya’dan 165 düve gönderildi. Bu sevkiyatla işletmenin sürüsü 825 başa yükseldi ve tesisin toplam 1.200 baş ithal hayvanla tamamlanması planlanıyor. Doğu Kazakistan’daki Moyyldy-Baikonur çiftliğine ise Rusya’nın Perm bölgesinden 224 Holştayn düvesi getirildi. Bakanlık, uygulanan önlemlerin işletmelerin sürülerini yenilemesine, hayvan verimliliğini artırmasına ve üretim kapasitesini genişletmesine katkı sağladığını bildirdi.

OTP Reformu Romanya Tarımını Zorluyor
Görsel kaynağı: Adevărul · Özgün haber
Veri haberi

OTP Reformu Romanya Tarımını Zorluyor

Romanya eski Tarım Bakanı Achim Irimescu, 2028-2034 döneminde Ortak Tarım Politikası (OTP) kapsamında tarıma ayrılan kaynakların azalmasının Romanyalı çiftçileri zorlayabileceğini söyledi. Adevărul’a verdiği röportajda Irimescu, bütçe kesintileri, kırsal kalkınma fonlarının mevcut biçimiyle ortadan kalkması ve doğrudan ödemelere çiftçi başına üst sınır getirilmesi ihtimallerinin sektörü etkileyebileceğini belirtti. Irimescu’ya göre OTP’nin Avrupa Birliği bütçesindeki payı 1980’lerde yaklaşık %70 iken günümüzde %36-37 seviyesinde bulunuyor. Eski bakan, 2028-2034 dönemi için bu oranın yaklaşık %15’e kadar gerileyebileceğini tahmin etti. En büyük sorunlardan birinin, kırsal kalkınma ve yatırımları finanse eden ikinci ayağın kaldırılması olduğunu savunan Irimescu, yeşil dönüşüm için gereken yatırımların ilk hesaplamalara göre en az 60 milyar avro tutacağını, ancak tarım ve gıda sanayisi için bu yatırımlara açık biçimde ayrılmış kaynakların bulunmadığını söyledi. Romanya açısından tahsisatın mevcut dönemdeki 21,5 milyar avrodan gelecek mali dönemde 16,5 milyar avroya düşebileceği aktarıldı. Ancak nihai miktarın, hükümetin kaynakları ulusal düzeyde nasıl dağıtacağına ve AB ülkeleri arasındaki müzakerelere bağlı olacağı belirtildi. Irimescu ayrıca bazı ülkelerin bütçeye yaptıkları katkının aldıkları paydan yüksek olmasına karşı çıkması nedeniyle önerilen bütçenin müzakereler sırasında daha da azaltılabileceği uyarısında bulundu. Eski bakan, doğrudan ödemelerin çiftçi başına 100 bin avro ile sınırlandırılmasının özellikle büyük işletmeler üzerinde baskı oluşturabileceğini ifade etti. Bu işletmelerin makine ve diğer yatırımlar için kredi kullandığını, destek ödemelerine ilişkin belgeleri teminat göstererek finansmana erişebildiğini belirten Irimescu, kesintilerin üretim kapasitesini ve Romanya’nın gıda güvenliğini etkileyebileceğini savundu. Ona göre yaklaşık 13 bin orta ve büyük işletme ülkenin tarımsal üretiminin %75’ini gerçekleştiriyor. Irimescu, destek politikasının yalnızca büyük işletmelere yönelmemesi gerektiğini de söyledi. Küçük çiftçilerin de desteklenmesini, ancak pazar için üretim yapan büyük işletmelerle küçük işletmeler arasında denge kurulmasını istedi. Emeklilik yaşına ulaşan çiftçilerin temel doğrudan ödemeyi kaybetmesi ihtimalini de eleştirdi. Ayrıca AB üreticilerinin pestisit, gübre, kirlilik ve emisyonları azaltmaya yönelik standartların maliyetini taşıdığını, üçüncü ülkelerden gelen ürünlerle rekabette zorlanabileceğini belirtti. Kuraklık, hastalık ve zararlılar karşısında dayanıklı çeşitler ile yeni genomik tekniklerin önem kazanacağını da ekledi.

Sırbistan’da Süt Üreticileri Düşük Fiyat ve Maliyet Baskısıyla Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: Blic · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Süt Üreticileri Düşük Fiyat ve Maliyet Baskısıyla Karşı Karşıya

Sırbistan’da süt üreticileri, düşük alım fiyatları ve yüksek üretim maliyetleri nedeniyle zorlanırken, sığır varlığının yenilenmesine yönelik destekler sektördeki işletmeler için önemini koruyor. 2026 yılı için kaliteli damızlık inek başına 55.000 Sırp dinarı, düve başına ise 100.000 Sırp dinarı destek öngörülüyor. Buna rağmen üreticiler, elde edilen gelirin üretim giderlerini ve aile geçimini karşılayıp karşılamayacağını sorguluyor. Sırbistan Cumhuriyet İstatistik Kurumu verilerine göre ortalama inek sütü alım fiyatı Ocak 2025’te litre başına 55,1 Sırp dinarından aynı yılın Aralık ayında 51,1 dinara geriledi. Bazı işletmeler ise ortalamanın da altında fiyat aldıklarını belirtiyor. Blic TV’ye konuşan Palamarević, çok sayıda üreticinin litre başına 40 Sırp dinarının altında fiyat aldığını söyledi. Üretici, bir kilogram yoncanın 42 Sırp dinarı olduğu koşullarda bu gelirle ineğin beslenmesinin mümkün olmadığını savundu. Haberde, 2026 yılı için kaliteli damızlık hayvanlara yönelik destek çağrısının yanı sıra sürülerin yenilenmesine dönük ödemelerin de üretim kapasitesini korumak açısından önemli olduğu belirtiliyor. Palamarević, üreticilerin desteklerin devam edeceği beklentisiyle ahır, sağım sistemi, makine ve traktör yatırımları yaptığını aktardı. Sırbistan’ın Avrupa Birliği’ne katılması durumunda işletmeler Ortak Tarım Politikası kapsamındaki doğrudan ödemeler, yatırım önlemleri ve küçük çiftçilere yönelik desteklere erişebilecek. Ancak Avrupa kaynaklarının tek başına düşük alım fiyatı ve pahalı girdiler sorununu çözmeyeceği, güvenli alım ve yatırımların da gerekli olduğu ifade ediliyor.

Kaşgar’da Tarım Teknolojileri Kuraklık ve Tuzluluğa Uyum Sağlıyor
Görsel kaynağı: Kazakhstanskaya Pravda · Özgün haber
Veri haberi

Kaşgar’da Tarım Teknolojileri Kuraklık ve Tuzluluğa Uyum Sağlıyor

Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Kaşgar vilayetinde tarımsal üretim, su kıtlığı, kurak iklim ve tuzlu toprakların oluşturduğu sınırlamalara teknoloji ve işleme yatırımlarıyla yanıt vermeye çalışıyor. 2025’te vilayette tarım, ormancılık, balıkçılık ve hayvancılık ürünlerinin toplam değeri 92,74 milyar yuana ulaşırken, tarım sektörünün katma değeri 52,15 milyar yuan oldu. Bu tutarın bölgesel gayrisafi hasılanın yaklaşık %30’una karşılık geldiği bildirildi. Kaşgar’daki uygulamalar arasında damla ve mikro sulama, boru hatlarıyla su dağıtımı, otomatik ölçüm ve toprak nemi kontrolü bulunuyor. 2024 sonu itibarıyla yüksek standartlı tarım arazilerinin alanı yaklaşık 507 bin hektara çıkarken, 418 bin hektarda su tasarrufu sağlayan teknolojiler kullanıldı. Şufu ilçesindeki yaklaşık 17 hektarlık meyve bahçesinde otomatik sulama sistemi, sensörler ve bir meteoroloji istasyonu bulunuyor. Sulama cep telefonu üzerinden yönetilebiliyor; sistem toprak ve bitkilerin durumunu izleyerek nem eksikliği veya zararlı tehdidi konusunda uyarı veriyor. Şule ilçesindeki bir mantar üretim parkında 26 modern sera, toplam 24 bin metrekarelik sera alanı ve 12 bin metrekare üretim tesisi bulunuyor. Tesisin günlük üretim kapasitesi 60 bin mantar bloğuna kadar çıkıyor. İşletme yılda yaklaşık 300 ton kurutulmuş mantar üretiyor; mantar sosu, atıştırmalık ve diğer işlenmiş ürünlerin üretimi de geliştiriliyor. Parkta yaklaşık 100 kişi sürekli çalışırken, mevsimlik istihdam bini aşıyor ve üretimin bir bölümü beş komşu köye yayılıyor. Meyvecilikte de üretim, işleme ve yeni çeşitlere yönelim öne çıkıyor. 2025’te Kaşgar’daki meyve bahçeleri yaklaşık 360 bin hektar alan kapladı ve 2,4 milyon ton meyve toplandı; bu miktar bir önceki yıla göre %6 arttı. Vilayetteki 152 meyve işleme işletmesi 285,5 bin ton hammadde işledi. Ana meyve türlerinde ileri işleme oranı %38,4’e ulaştı; kuru meyve, meyve suyu ve konsantre, bitkisel yağ, ezme ve toz ürünler üretildi. Tuzlu arazilerin değerlendirilmesi için 2025 sonunda seralarda kayısı yetiştirme projesi onaylandı. Projede mikroiklimin düzenlenmesi, tuzlu toprakların iyileştirilmesi ve su ile gübrenin hassas uygulanması öngörülüyor. Hesaplanan hedefler su ve gübre kullanım verimliliğinde %15, verimde %20 artış ve meyvelerin yaklaşık iki hafta daha erken olgunlaşması. Bu sonuçlar proje parametreleri olarak veriliyor; gerçekleşmiş üretim sonucu olarak sunulmuyor.

Güney Afrika’da Şap Aşısı Üretimine Özel Sektör Desteği Hazırlığı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Şap Aşısı Üretimine Özel Sektör Desteği Hazırlığı

Güney Afrika Tarımsal Araştırma Konseyi (ARC), ülkede geliştirilen şap hastalığı aşısı teknolojisinin özel üreticilere lisanslanması için teknik ve idari hazırlıklara başladı. ARC ve yönetim kurulu, Tarım Bakanı Willie Aucamp’ın teklifini 21 Eylül’de oy birliğiyle onayladı. Yerli veya yabancı şirketlerin, koşullu fikrî mülkiyet lisansları kapsamında aşı üretmesine izin verilmesi planlanıyor. Ancak özel üreticilerin atanacağı ve ortaklıklar kapsamında ilk dozların piyasaya çıkacağı tarih henüz açıklanmadı. Girişimin temel amacı, ARC’nin kendi üretim tesislerini yeniden kurduğu dönemde sınırlı üretim kapasitesini artırmak ve ülkenin hayvancılık sektörünün aşı ihtiyacını karşılamak. Lisans anlaşmalarından elde edilecek ARC gelirlerinin, konseyin şap aşısı üretim kapasitesini genişletmek üzere ayrılması öngörülüyor. ARC, özel üreticilerin sağlayacağı ek üretim miktarını ise açıklamadı. Süreç, kamu kaynaklarıyla geliştirilen fikrî mülkiyet nedeniyle kamu ihale kurallarına uygun yürütülecek. ARC, adil, şeffaf ve mevzuata uygun bir seçim yapılması gerektiğini belirtti. Şap virüsünün yüksek bulaşıcılığı nedeniyle uluslararası biyogüvenlik standartları da belirleyici olacak. Teknik incelemeler ve ilgili makamlarla istişare tamamlandıktan sonra ayrıntılar Aucamp’ın değerlendirmesine sunulacak; bu nedenle uygulama takvimi henüz oluşturulmadı. ARC’nin mevcut üretimi, yaklaşık ayda bir yapılan üretim döngüsünde üç değerlikli aşı için yaklaşık 20.000 doz seviyesinde. Konsey, kapasitesini 20 litrelik pilot işletmeden geçici 200 litrelik kapasiteye çıkardığını bildirdi. Daha büyük bir üretim sistemi ve ilgili altyapının 2027’de ARC’nin aylık üretimini yaklaşık 240.000 üç değerlikli doza yükseltmesi bekleniyor. Aşı SAT1, SAT2 ve SAT3 serotiplerini kapsıyor. ARC’nin aşı için öne sürdüğü 12 aylık koruma iddiası, her hayvanın her epidemiolojik koşulda yılda tam bir kez aşılanacağı anlamına gelmiyor. Aşılama aralıklarının aşı etkinliği, virüsle antijenik uyum, dolaşımdaki virüs, hayvanın yaşı, anne bağışıklığı, epidemiolojik risk ve ulusal stratejiye göre değişebileceği belirtildi. Güney Afrika’dan alınan saha izolatlarının Ekim 2026’da Birleşik Krallık’taki Pirbright Institute’a gönderilerek ikinci aşı eşleştirme testinden geçirilmesi planlanıyor. Sektör temsilcileri özel üretime destek verirken üretici kapasitesi, onaylı laboratuvarlar ve şeffaf seçim sürecinin önemine dikkat çekti.

Kazvin’de Etlik Tavuk İşletmelerinde 21,3 Milyondan Fazla Civciv Yerleştirildi
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

Kazvin’de Etlik Tavuk İşletmelerinde 21,3 Milyondan Fazla Civciv Yerleştirildi

İran’ın Kazvin eyaletindeki etlik tavuk işletmelerine yılın ilk altı ayında 21 milyon 300 binden fazla civciv yerleştirildi. Yetkili Ali Ramazanpur, bu yerleştirmeye göre eyalette tavuk eti üretiminin yaklaşık 41 bin 500 tona ulaştığını bildirdi. Eyalette 412 etlik tavuk işletmesi bulunuyor. İşletmelere aylık ortalama yaklaşık 4 milyon civciv yerleştirildiğini belirten Ramazanpur, üretim kapasitesinin korunması ve tavuk etinin sürdürülebilir arzı için üretim birimlerinin denetim ve desteklenmesinin sürdürülmesi gerektiğini söyledi.

Çiftçilere Güneş Paneli ve Enerji Depolama İçin 200 Bin Zlotiye kadar Destek
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber
Veri haberi

Çiftçilere Güneş Paneli ve Enerji Depolama İçin 200 Bin Zlotiye kadar Destek

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Polonya’da çiftçiler, yenilenebilir enerji kaynakları ve çiftliklerde enerji verimliliğini artırmaya yönelik destek programı kapsamında 5 Ekim-3 Kasım 2026 tarihleri arasında başvuru yapabilecek. Başvurular, Tarım ve Kırsal Kalkınma Ajansının (ARiMR) Portal Rolnika platformu üzerinden alınacak. Programın B alanı, güneş enerjisinden elektrik üreten mikro tesisler, elektrik depolama üniteleri, güneş enerjisiyle ısı üretimi, ısı depolama sistemleri, ısı pompaları ve enerji yönetim sistemlerini kapsıyor. Güneş panelleri ve enerji depolama yatırımlarında destek oranı uygun maliyetlerin %65’i olarak uygulanacak. B alanında bir çiftlik için azami destek tutarı 200 bin zloti olacak. Başvurular, aktif tarımsal faaliyet yürüten gerçek kişiler, tüzel kişiler ve tüzel kişiliği bulunmayan kuruluşlar tarafından yapılabilecek. Başvuru sahibinin ARiMR üretici kayıt numarasına sahip olması, tarımsal faaliyet koşullarını karşılaması ve çiftlik enerji verimliliği konusunda eğitim alması gerekiyor. Program kapsamında üretilen elektriğin öncelikle tarımsal işletmenin ihtiyaçlarında kullanılması şartı bulunuyor. Bununla birlikte, enerjinin bir bölümü çiftçinin konutunun ihtiyaçları için de kullanılabilecek. Bu kullanım, en fazla 10 kilovat panel gücüyle ve çiftlikteki yenilenebilir enerji elektrik üretim kapasitesinin %20’sini aşmayacak şekilde sınırlandırılıyor. Panellerin, yapılaşmış tarım arazileri üzerinde veya bu arazilere komşu alanlarda kurulması gerekiyor. Destek yalnızca panel alımını kapsamıyor; güneş enerjisi kurulumu ile bağlantılı bir enerji depolama ünitesinin de satın alınması zorunlu. Elektrik üretim tesislerinin toplam kapasitesi, her elektrik tüketim noktası için 50 kilovatı aşamayacak. Başvurularda asgari uygun maliyet tutarı 20 bin zloti olarak belirlenirken, yatırımlar için %50 oranında avans talep edilebilecek. Programda ayrıca biyogaz tesisleri ile bina enerji tüketimini azaltan yatırımlar için ayrı destek alanları bulunuyor.

Küresel Sığır Eti Arzında Zamanın Belirleyici Rolü
Görsel kaynağı: LosAgronegocios · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Sığır Eti Arzında Zamanın Belirleyici Rolü

Küresel sığır eti piyasasında artan talep ile sürülerin yenilenme hızı arasındaki fark büyüyor. José Manuel Mesa Cacheiro imzalı değerlendirmeye göre bir sığırın üretimi; ineğin gebe kalması, gebelik, buzağının büyütülmesi ve besiye alınması gibi aşamalar nedeniyle hızla artırılamıyor. Buna karşılık Brezilya, Avustralya ve ABD yüksek kesim dönemlerinin ardından gelecekteki arz baskısıyla karşı karşıya kalıyor. Brezilya 2025'te rekor düzeyde, 42,7 milyon baş sığır kesti ve 3,1 milyon ton et ihraç etti. Ancak sığır varlığı bir yılda %5 azalarak 178 milyon başa geriledi; dişi hayvanların kesimdeki payının artması da gelecek üretim kapasitesi açısından risk oluşturdu. ABIEC tarafından paylaşılan projeksiyonlar, kesimin gelecek üç yılda yıllık yaklaşık %3 azalabileceğine işaret ediyor. Avustralya'da 2025'te 1978'den bu yana en yüksek kesim gerçekleşirken, 2026 için 9,45 milyon başlık yeni bir rekor ve yaklaşık 2,9 milyon ton et üretimi öngörülüyor. Bununla birlikte, 2028'e kadar sığır varlığının yaklaşık %7, kesimin ise 2025'e kıyasla %13'ten fazla azalabileceği belirtiliyor. Genetik, bakım, besleme ve daha yüksek karkas ağırlıkları etkileri sınırlayabilir; ancak döngüyü ortadan kaldırmayabilir. ABD'de sürü 2026 başında 86,2 milyon başla 75 yılı aşkın sürenin en düşük düzeyine indi. Ülkenin yeniden sürü oluşturması için daha fazla dişi hayvanı elde tutması gerekeceğinden, ilk aşamada kesime giden hayvan sayısı daha da azalabilir. Uruguay ise 2026'da sığır varlığını artırmaya başladı; ancak bu genişlemenin arz üzerindeki etkisinin zamanla ortaya çıkacağı değerlendiriliyor.