ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

1293 haber · Sayfa 2

Meksika, Avokado İhracatında Çalışma Sertifikasının Geçerliliğini Uzattı
Görsel kaynağı: 24 Horas México · Özgün haber
Veri haberi

Meksika, Avokado İhracatında Çalışma Sertifikasının Geçerliliğini Uzattı

Meksika Çalışma ve Sosyal Refah Sekreterliği (STPS), avokado ihracatına yönelik pilot programın ikinci aşamasında kullanılan Tarımsal İhracat İçin Çalışma Sertifikası’nın (CLA) geçerlilik süresini 7 Mart 2027’ye uzattı. Belgenin önceki geçerlilik süresi 15 Ocak 2027’de sona erecekti. Değişiklik, 5 Kasım’da Meksika’nın Resmî Gazetesi’nde yayımlandı. CLA, ihracata yönelik tarımsal üretime katılanların iş ve sosyal güvenlik yükümlülüklerini yerine getirdiğini belgeleyen bir doküman olarak 1 Ekim’den bu yana avokadoyu yurt dışına satmak için zorunlu tutuluyor. Belgeyi üreticiler, kesim işletmeleri ve paketleme tesisleri gibi zincirdeki tüm aktörlerin ayrı ayrı alması gerekmiyor; başvuruyu ihracatı gerçekleştiren kişi veya şirketlerin yapması gerekiyor. İhracatçıların üreticiler, bahçeler ve üretim-ihracat zincirindeki diğer katılımcılara ilişkin bilgileri VELAGRO platformuna kaydetmesi için son tarih ise 7 Kasım olarak değişmedi. STPS, uzatmanın sisteme daha fazla bilgi eklenmesine ve VELAGRO’nun, ihracata konu bahçe ve hasatların takibini sağlayacak Avokado İhracatı Bilgi İzlenebilirlik Sistemi’ne (SITAEX) bağlanmasına imkân vereceğini açıkladı. SITAEX’in 31 Aralık 2026’da çalışmaya başlaması planlanıyor. Yeni takvime göre ihracatçılar, Mart-Haziran 2027 arasında zincirdeki katılımcıların işveren kayıtlarına sahip olma oranlarını sırasıyla %25, 50, 75 ve 100 olarak belgelemek zorunda olacak. Kalıcı rejime geçiş Kasım 2027’de başlayacak, sistemin resmî uygulamasının ise Şubat 2028’de başlaması öngörülüyor. İhracatçılar ayrıca CLA’yı gümrük beyannamesinde belirtip dijital veya elektronik belge olarak ihracat işlemlerine ekleyecek.

INTA, Uydu Verileriyle Meralardaki Yem Stoğunu Tahmin Ediyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

INTA, Uydu Verileriyle Meralardaki Yem Stoğunu Tahmin Ediyor

Arjantin’deki INTA araştırmacıları, hayvancılık işletmelerinde meralarda bulunan yem miktarını geniş alanlarda tahmin etmeye yönelik bir metodoloji geliştiriyor. Çalışma, Sentinel-2 uydusundan alınan görüntüleri seçilmiş noktalarda yapılan biyokütle ölçümleri ve işletmelerin özelliklerine ilişkin verilerle birleştiriyor. Böylece tüm parsellerin tek tek gezilip ölçülmesine gerek kalmadan ot stoğunun haritalanması amaçlanıyor. Elde edilen bilgiler, işletmelerin taşıyabileceği hayvan sayısını belirlemesine, hayvanların ne zaman başka alanlara taşınacağına ve yem rezervlerinin nasıl yönetileceğine yardımcı olabilir. Sistem, uydu görüntülerindeki farklı spektral bantlardan hesaplanan indeksleri matematiksel modellerle bitki biyokütlesine bağlıyor. Ancak uydu verilerinin tek başına yeterli olmadığı, modellerin kurulması ve kalibre edilmesi için sahadan doğrudan ölçüm alınması gerektiği belirtiliyor. Metodolojinin geliştirilmesi ve değerlendirilmesi kapsamında Balcarce Birleşik Birimi’ndeki ılıman meralarda 46 örnekleme tarihinden alınan verilerle 68 spektral indeks incelendi. Río de la Plata bölgesindeki doğal meralarda ise Arjantin ve Uruguay’daki beş sahada 11 örnekleme tarihi kullanıldı. Çalışmaya Arjantin, Uruguay, Kolombiya ve Kosta Rika’dan araştırmacılar FONTAGRO projesi kapsamında katıldı. Araştırmacılar, kalibrasyonda kullanılmayan daha sonraki tarihlere ait görüntülerde model doğruluğunun azaldığını belirledi. Bu nedenle yöntemin yaygınlaştırılmasından önce periyodik yeniden kalibrasyon yapılması gerekiyor. Ekip ayrıca, Sentinel-2 indeksleriyle saha ölçümlerini birleştirerek işletme ölçeğinde ot bulunabilirliği haritaları üreten pilot bir web uygulaması hazırladı.

Bosna-Hersek Büyükelçiliği Suudi Arabistan’daki Vatandaşlara Bir Aylık Gıda Stoğu Tavsiye Etti
Görsel kaynağı: Klix.ba · Özgün haber
Veri haberi

Bosna-Hersek Büyükelçiliği Suudi Arabistan’daki Vatandaşlara Bir Aylık Gıda Stoğu Tavsiye Etti

Bosna-Hersek’in Suudi Arabistan’daki Büyükelçiliği, ülkede yaşanan güvenlik baskısı nedeniyle vatandaşlarına bir ay yetecek su, uzun süre saklanabilen konserve gıda ve hijyen malzemesi bulundurmalarını tavsiye etti. Bilgilendirme, Bosna-Hersek Dışişleri Bakanlığı tarafından vatandaşlara iletildi. Büyükelçiliğin yazısında, Yemen’den Suudi Arabistan’daki askeri, ekonomik ve sivil altyapıya yönelik günlük saldırıların sürdüğü, ancak bu saldırıların şimdiye kadar ülkenin faaliyetlerinin veya genel işleyişinin tamamen durması tehdidi oluşturmadığı belirtildi. Buna karşın, olası bir ABD-İsrail saldırısında İran’ın Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar düzenleyebileceği ve hayati altyapının hedef alınması halinde tedarikin kesilebileceği veya durabileceği ifade edildi. Bilgilendirmede, uluslararası aktörlerin yürütmeye çalıştığı müzakereler ile olası saldırı senaryosu, gelişmelerin iki yönü olarak sıralandı. Suudi Arabistan’dan düzenli hava bağlantılarının sürdüğü; Flynas’ın Cidde’den Saraybosna’ya pazartesi, çarşamba ve cuma günleri uçtuğu, Medine ve Bureyde’den ise İstanbul aktarmalı Avrupa uçuşlarının bulunduğu aktarıldı. Büyükelçilik, mevcut koşulların vatandaşlara işlerini bırakıp ülkeyi terk etmelerini önerecek düzeyde olmadığını da bildirdi.

Çam Fıstığı ve Sığır Salamı Ürünleri Geri Çağrıldı
Görsel kaynağı: Der Spiegel · Özgün haber
Veri haberi

Çam Fıstığı ve Sığır Salamı Ürünleri Geri Çağrıldı

dm, Dennree ve Alnatura’nın bazı çam fıstığı ürünleri, Salmonella bulaşması ihtimali nedeniyle geri çağrıldı. Geri çağırma dmBio ve Alnatura’nın 60 gramlık çam fıstıklarını, ayrıca Alnatura’nın 100 gramlık Salatkerne-Mix ürününü kapsıyor. Dennree ürünlerinde belirli parti numaraları ve asgari dayanma tarihleri, diğer ürünlerde ise belirtilen tarih aralıkları dikkate alınıyor. Etkilenen ürünlerin tüketilmemesi ve satın alındıkları satış noktalarına iade edilmesi istendi. Ürünlerin Denns BioMarkt ile seçili doğal ürün mağazalarında satıldığı belirtildi. Şirketlerin açıklamasına göre Salmonella bulaşmış gıdalar ishal, karın ağrısı, bulantı, kusma ve ateşe yol açabilir; bebekler, küçük çocuklar, yaşlılar ve bağışıklığı zayıf kişiler daha ağır hastalık riski taşıyor. Ayrıca Norderstedt merkezli Peter Faden GmbH & Co. KG, 23 Ekim ile 22 Aralık 2026 arasındaki asgari dayanma tarihlerini taşıyan 14 sığır salamı ürününü geri çağırdı. Ürünler Rinder-Peperonisalami’den Pizza-Rindfleischsalami’ye kadar uzanıyor. Şirket, geri çağırmanın ihtiyati olduğunu ve tekil bir incelemede Shigatoksin üreten Escherichia coli (STEC) tespit edildiğini bildirdi. Bu bakteriler, özellikle çocuklar, hamileler, yaşlılar ve bağışıklığı baskılanmış kişilerde ciddi mide-bağırsak rahatsızlıklarına yol açabilir.

Bulgaristan’da Hayvancılar Kuraklık Yardımının Dağıtımını Protesto Etti
Görsel kaynağı: BNT News · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Hayvancılar Kuraklık Yardımının Dağıtımını Protesto Etti

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Bulgaristan’ın Plevne bölgesindeki hayvancılar, kuraklık nedeniyle verilen kriz yardımının dağıtımını protesto ederek Plevne-Sofya yolunu Yasen köyü yakınlarında trafiğe kapattı. Üreticiler, yardımın yalnızca belirli sektörlere ve bölgelere yönlendirildiğini savunarak desteğin tüm hayvancılara adil biçimde verilmesini istedi. Tarım bakanı ise yardım ölçütünün bölge veya sektör değil, kuraklık nedeniyle kanıtlanmış üretim kayıpları olduğunu söyledi. Başvuru yapabilmek için üreticilerin 2025’te kuraklık nedeniyle üretimlerinin %30’unu kaybettiğini kanıtlaması gerekiyor. Bakan, Avrupa Komisyonu’nun destekleme yöntemini değiştirdiğini ve önceki gibi tüm üreticilere hayvan başına ya da arazi büyüklüğüne göre eşit ödeme yapılamayacağını belirtti. Üreticiler, süt sığırcılığı işletmelerinin yıllardır düşük süt fiyatıyla karşı karşıya olduğunu, et sığırcılığı yapanlara ise kuraklık nedeniyle yardım öngörülmediğini dile getirdi. Hayvancıların büyük bölümünün başvuru koşullarını karşılayamadığı belirtilirken, sektör temsilcileri gelecek çarşamba ulusal protesto düzenlemeyi planlıyor.

İsveç’te Kanatlı Kesimhanelerinde Ciddi Refah İhlalleri Kaydedildi
Görsel kaynağı: Syre · Özgün haber

İsveç’te Kanatlı Kesimhanelerinde Ciddi Refah İhlalleri Kaydedildi

İsveç’te 2025 yılına ilişkin kontrol kayıtlarına göre 49 binden fazla tavuk, kesime kadar stres, acı veya erken ölümle sonuçlanabilecek uygulamalara maruz kaldı. Hayvan hakları kuruluşu Djurens Rätt’in Livsmedelsverket ve il yönetimlerinden beş yıl boyunca temin ettiği raporlara dayandırdığı haberde, Livsmedelsverket’in bu uygulamaların hayvanları koruma yasasına aykırı olabileceği uyarısında bulunduğu aktarıldı. Kayıtlarda en az 30 bin tavukta izin verilmeyen düzeyde ayak yarası, en az 39.850 tavukta uygunsuz sıcaklık ve 5.108 tavukta taşıma kafeslerinde aşırı yoğunluk tespit edildi. Djurens Rätt, dışkıdan kaynaklanan amonyağın yol açtığı ayak altı kimyasal yanıkların en yaygın eksiklik olduğunu değerlendiriyor. Taşıma sırasında en az 3.850 tavuğun öldüğü, 81’inin kafeste ezildiği ve 33 kesim eksikliği olayının kayda geçtiği bildirildi. Bu eksikliklerin canlı haşlama veya bayıltılmadan kesme riski taşıyabileceği belirtildi. Livsmedelsverket’in resmî veterinerleri eksiklik bildirmesine rağmen, il yönetimleri 2025’te ülkenin dört büyük tavuk kesimhanesinin hiçbirinde fiziksel denetim yapmadı. Guldfågeln’in Kalmar’daki ve Atria’nın Blekinge’deki kesimhanelerinde beş yıllık dönemde hiç fiziksel denetim yapılmadığı, Torsåsens fågelprodukter tesisinde ise yalnızca 2023’te bir denetim gerçekleştirildiği aktarıldı. Söz konusu şirketlerin yılda 110 milyondan fazla tavuk yetiştirip kestiği belirtildi. Djurens Rätt ayrıca, kesimlik tavukların yaklaşık %99’unu oluşturan hızlı büyüyen “turbotavukların” yaralanma ve hastalıklara daha yatkın olduğunu savunuyor. Danimarka hükümeti ise bu tavukların yasaklanmasını ve ithalatın durdurulmasını tartışıyor.

Arnavutluk'ta Vergi Paketi Tartışması: Uzmanlar Gıda Fiyatları ve Tarımsal Üretim İçin Uyardı
Görsel kaynağı: Shekulli · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk'ta Vergi Paketi Tartışması: Uzmanlar Gıda Fiyatları ve Tarımsal Üretim İçin Uyardı

4 yayıncı · 6 haber · Karşılaştır

Arnavutluk Merkez Bankası, hükümetin yeni mali paketine ilişkin güçlü çekincelerini dile getirirken, temel gıdalarda Katma Değer Vergisi'nin (KDV) %6'ya indirilmesi ve diğer vergilerin artırılmasının beklenen rahatlama yerine fiyatları yükseltebileceği uyarısında bulundu. MCN Economy panelinde konuşan ekonomi uzmanları Elvin Meka ve Fatos Fico da paketin tüketiciler, işletmeler ve yerli üretim üzerindeki olası etkilerini değerlendirdi. Paket, kaynaklarda teklif ve tasarı olarak aktarılıyor; bu nedenle düzenlemelerin yürürlükte olduğu belirtilmiyor. Meka, vergi değişikliklerinden doğacak etkinin büyük bölümünün işletmelerde kalmayacağını, mal ve hizmet fiyatları üzerinden nihai tüketiciye aktarılacağını savundu. Uzman, hükümetin daha yüksek vergi geliri hedeflediği durumda etkinin %85-90'ının doğrudan vatandaşların bütçesine yansıyabileceğini söyledi. Ona göre işletmeler, standart KDV oranının %21'e çıkarılmasından kaynaklanan maliyeti uygulamanın ilk gününden itibaren ürün fiyatlarına aktaracak; işletmelerin üstleneceği pay ise sınırlı kalacak. Fico, temel gıdalarda verginin düşürülmesinin tek başına nihai ürün fiyatlarını azaltmayabileceğini belirtti. Maliyet zincirindeki diğer kalemlerin etkisi nedeniyle unun ucuzlamasının ekmek fiyatına aynı ölçüde yansımayabileceğini söyleyen Fico, özellikle tarımsal üretimin yüksek dizel, taşımacılık ve gübre maliyetlerinden ağır biçimde etkileneceğini ifade etti. Bu değerlendirmeye göre girdi maliyetleri, vergi indiriminin sağlayabileceği olası avantajı üretici ve tüketici açısından sınırlayabilir. Enerji maliyetlerinin de işletmeler için önemli bir baskı oluşturduğu aktarıldı. Fico, Fierza'daki hidroelektrik rezervlerinin düşük seviyede olduğunu ve devlet enerji şirketi KESH'in daha fazla elektrik ithal etmesi halinde maliyetlerin artabileceğini söyledi. İthal elektriğin megavatsaat başına 300 avroya ulaştığını belirten uzman, serbest piyasadan elektrik alan işletmelerin bu maliyetleri haneler gibi sabit veya sınırlandırılmış tarifelerle karşılamadığını dile getirdi. Destekleyici parlamento haberlerinde, 2027 mali paketi kapsamında temel gıda ürünlerinde KDV'nin %20'den %6'ya indirilmesinin, standart oranın ise %21'e çıkarılmasının önerildiği bildirildi. İktidar temsilcileri indirimin aile bütçesini rahatlatacağını savunurken, muhalefet ve bazı iş çevreleri paketin hazırlanma sürecini ve işletmeler üzerindeki toplam yükü eleştirdi. Uzmanların değerlendirmeleri, düzenlemenin gerçek etkisinin yalnızca vergi oranlarına değil, fiyatların tedarik zinciri boyunca nasıl oluştuğuna bağlı olacağını gösteriyor.

Slovakya’da Kuraklık ve Pahalı Girdiler Tarımsal Üretimi Geriletti
Görsel kaynağı: O peniazoch · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Kuraklık ve Pahalı Girdiler Tarımsal Üretimi Geriletti

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Slovakya’da çiftçiler, aşırı kuraklık, düşük dünya tahıl fiyatları, pahalı gübre ve artan vergilerin aynı dönemde etkili olması nedeniyle yılı tarım sektörü açısından son 17 yılın en zor dönemlerinden biri olarak değerlendiriyor. Yoğun ekilen tahılların üretimi %16 gerileyerek 2,6 milyon tona indi; bu düşüş 500 bin tonun üzerinde tahıl kaybına karşılık geldi. Mısır üretimi %39 azalarak 686 bin tona geriledi ve kaynakta 2000’den bu yana en düşük hasat olarak nitelendirildi. Şeker pancarı üretimindeki düşüş %53 ila 62, ayçiçeğinde %27, kaba yem ve saman üretiminde ise %40 ila 50 olarak aktarıldı. Kaba yem üretimindeki düşüş hayvancılık işletmelerini de etkiledi. Yem açığı ve ithalat maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle çiftliklerin hayvan varlığını azaltmak zorunda kaldığı, toplam hayvan sayısının 10.390’dan fazla gerilediği belirtildi. Toprak kuraklığının 2026’da Slovakya’nın %70’ine yayıldığı ve ülkenin on aydır nem açığı yaşadığı bildirildi. Slovak Hidrometeoroloji Enstitüsü, yağışlara rağmen kuraklığın sürdüğünü, yetersiz nemin kışlık ekinlerin çıkışını ve köklenmesini zorlaştırarak gelecek yılın verimini olumsuz etkileyebileceğini açıkladı.

Bakü’de İlk Azerbaycan Bölgesel Su Ürünleri Forumu Düzenlendi
Görsel kaynağı: AZERTAC · Özgün haber
Veri haberi

Bakü’de İlk Azerbaycan Bölgesel Su Ürünleri Forumu Düzenlendi

3 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

İlk Azerbaycan Bölgesel Su Ürünleri Forumu, Azerbaycan Tarım Bakanlığının organizasyonuyla Bakü’de düzenlendi. Balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliğinin mevcut durumu ile geleceği, devlet destekleri, bölgesel işbirliği ve sucul biyolojik kaynakların korunması ele alındı. Foruma Azerbaycanlı yetkililerin yanı sıra FAO temsilcileri, Türkiye, Gürcistan, Kazakistan ve Türkmenistan delegeleri, uluslararası kuruluşlar, sektör uzmanları ve özel sektör temsilcileri katıldı. Tarım Bakanı Majnun Mammadov, balık stoklarının korunması, altyapının modernleştirilmesi, ileri teknolojilerin kullanılması ve sektöre yatırım çekilmesini öncelikler arasında gösterdi. Mammadov’un aktardığına göre 2026–2030 Devlet Programı, yıllık su ürünleri yetiştiriciliği üretimini 3.400 tondan 2030’a kadar 7.700 tona çıkarmayı hedefliyor. Bakan ayrıca kamu, işletmeler, akademi ve bölgesel ortaklar arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Forumda, bu hedeflerin gıda güvenliğine katkı sağlaması, ithalata bağımlılığı azaltması ve bölgelerde istihdam oluşturması beklenirken, balıkçılık ve yetiştiriciliğin hukuki çerçevesinin geliştirilmesi, yasa dışı avcılığın önlenmesi ve denetimin güçlendirilmesi de gündeme geldi. Azerbaycan Başbakanlık Kabinesi Tarım ve Çevre İşleri Daire Başkanı Latif Gasimov, dijital izleme, yerel balık türleri ile Hazar Denizi’nin sucul kaynaklarının korunması ve sektörün küresel değer zincirlerine bağlanmasının önemini vurguladı. FAO Avrupa ve Orta Asya Bölge Başkan Yardımcısı Nabil Gangi, iklime dayanıklı uygulamalar, modern teknolojiler, veriye dayalı yönetim, su kaynaklarının verimli kullanımı ve sucul hayvan sağlığına ilişkin daha iyi bilginin önemine dikkat çekti. Trend News Agency’ye göre FAO ile Azerbaycan arasındaki çalışmalar sektör değerlendirmelerini, balıkçılık yol haritasını ve Türkiye ile deneyim paylaşımını da kapsıyor. Forum, bölgesel işbirliği, stokların korunması, düzenleyici çerçeve ve özel sektörün rolüne ilişkin panellerle sürdü.

Demokratlar ABD Kongresi'nde Gıda ve Gübre Maliyetlerini Düşürmeyi Öneriyor
Görsel kaynağı: Telegrafi · Özgün haber
Veri haberi

Demokratlar ABD Kongresi'nde Gıda ve Gübre Maliyetlerini Düşürmeyi Öneriyor

ABD Kongresi'nin kontrolünü alan Demokratlar, yaşam maliyetini düşürmeyi öncelik haline getireceklerini açıkladı. Kaynakta aktarılan planlar arasında, Başkan Donald Trump'ın uyguladığı ithalat vergilerinin kaldırılması ve bu vergilerin ailelere gıda, kimyasal gübre ile inşaat malzemelerinde yılda binlerce dolara mal olduğu yönündeki değerlendirme bulunuyor. Demokratlar ayrıca sağlık sigortası desteklerinin yeniden verilmesini ve Medicaid programındaki kesintilerin tersine çevrilmesini istiyor. Kongre seçimlerinde Demokratların daha önce Cumhuriyetçilerin elinde bulunan en az yedi Senato sandalyesini kazandığı, ABD'lilerin ise yalnızca %21'inin ülkenin gidişatından memnun olduğu aktarıldı. Kaynağa göre seçmenlerin gündeminde ekonomik göstergelerden çok gıda, elektrik ve akaryakıt faturaları yer aldı. Teksas'ın kırsal bölgelerinde Cumhuriyetçi tarım komiseri Sid Miller, hayvancılıkla uğraşanların hayvan başına 300 ila 500 dolar daha az gelir elde ettiğini ve kimyasal gübre fiyatlarının rekor seviyelere ulaştığını söyledi. Demokratlar, İran'daki savaşın sona erdirilmesini de benzin fiyatlarındaki artışla ilişkilendirerek gündeme getiriyor. Kaynakta benzinin galon başına ortalama 4,18 dolara çıktığı ve bunun yaklaşık %40 daha yüksek olduğu belirtiliyor. Bazı Demokratlar gelecek on yılda dört milyon yeni konut inşa edilmesini, milyarderlerin daha fazla vergi ödemesini ve çocuklu ailelere yönelik vergi kredilerinin artırılmasını öneriyor. Ancak bu planların yasalaşması, Başkan Trump'ın veto yetkisi nedeniyle Cumhuriyetçi desteğine bağlı olabilir.

Karadağ’da Çiftçileri AB Tarım Politikasına Hazırlayacak Kampanya Başladı
Görsel kaynağı: Vijesti · Özgün haber

Karadağ’da Çiftçileri AB Tarım Politikasına Hazırlayacak Kampanya Başladı

Karadağ Tarım Bakanı Vladimir Joković, ülke tarımının Avrupa Birliği (AB) üyeliğine hazırlanmasında çiftçilerin zamanında bilgilendirilmesi ve hazırlık sürecine dahil edilmesinin kilit önem taşıdığını söyledi. Açıklama, “Herkes için Ortak Tarım Politikası (OTP) – Çiftliklerimizden Avrupa geleceğine” adlı bilgilendirme kampanyasının başlangıcında yapıldı. Joković, tarımın Avrupa geleceğinin yalnızca mevzuat ve müzakerelerle değil, çiftliklerdeki bilgi, hazırlık ve ortak çalışmayla kurulacağını belirtti. Bakanlık ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) işbirliğinde yürütülen kampanya, Karadağ genelindeki üreticilere AB’nin OTP’sinin ilkelerini, sunduğu imkanları ve getireceği yükümlülükleri anlatmayı amaçlıyor. Bakanlık temsilcilerine göre AB üyeliğine hazırlık; kurumların, uzmanlık hizmetlerinin ve çiftçilerin ortak çalışmasını, zamanında bilgilendirmeyi ve gelecekteki iş koşullarına uyum sağlamayı gerektiriyor. Bakanlığın hazırlıkları arasında kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi, kayıt ve sicil sistemlerinin geliştirilmesi, yerli üretimin Avrupa standartlarıyla uyumlaştırılması ve gelecekteki OTP uygulaması için stratejik çerçeve hazırlanması bulunuyor. Tarım Genel Müdürlüğü Direktörü Miroslav Cimbaljević, üyelik sonrasında kurulacak sistemin yalnızca daha yüksek finansman anlamına gelmeyeceğini; daha düzenli ve öngörülebilir destek, yatırım ve kırsal kalkınma imkanlarının yanı sıra yararlanıcılar için açık koşullar ve sorumluluklar içereceğini ifade etti. Cimbaljević, tarım parsellerinin işlevsel biçimde kimliklendirilmesini, Avrupa fonlarını yönetecek kurumların güçlendirilmesini, danışmanlık hizmetlerinin geliştirilmesini ve üretimin Avrupa standartlarına uyarlanmasını önemli ön koşullar arasında saydı. Joković ise henüz belirlenmemiş destek tedbirleri ve tutarları konusunda gerçekçi olmayan beklentiler oluşturulmaması gerektiğini vurguladı. FAO’nun Karadağ temsilcisi Jovana Šuković, bilginin küçük aile işletmeleri ve en uzak kırsal bölgeler dahil tüm üreticilere ulaştırılması gerektiğini söyledi. Kampanyanın gelecek yılın ocak ayı sonuna kadar sürmesi planlanıyor.

Sırbistan’da Büyük Perakendecilere Dijital Fiyat Listesi Zorunluluğu
Görsel kaynağı: Blic · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Büyük Perakendecilere Dijital Fiyat Listesi Zorunluluğu

Sırbistan’da yeni fiyat listesi düzenlemesi, belirli büyük perakendecilerin kapsamdaki ürünlere ait satış ve birim fiyatlarını dijital ortamda kamuya açık biçimde yayımlamasını zorunlu kılıyor. Uygulama 1 Eylül 2026’da başladı; düzenlemede yapılan değişiklikler ise 24 Ekim 2026’da yürürlüğe girdi. Kapsam, geniş tüketim ürünlerindeki 25 ürün grubunda satış yapan işletmeleri içeriyor ve ekim ayındaki değişikliklerle genişletildi. Yükümlülük, bu ürün gruplarından en az birinde satış yapan ve önceki iş yılında 3 milyar dinardan fazla satış geliri elde eden perakendecilere uygulanıyor. Küçük mağazalar, yerel ticaret işletmeleri ve taşınabilir satış yerleri düzenleme kapsamı dışında tutuluyor. Kaynakta örneklenen ürün grupları arasında süt ve süt ürünleri, yumurta, meyve-sebze işlenmiş ürünleri, bitkisel ezmeler, un ve fırıncılık ürünleri bulunuyor. Perakendeciler fiyat listelerini her satış noktası ve uzaktan satış kanalı için hazırlamak zorunda. Listelerin dijital, otomatik işlenebilir ve makine tarafından okunabilir CSV formatında yayımlanması gerekiyor. İnternet sitesinde yer alan fiyatın kasadaki fiyatla her an aynı olması ve işletmelerin yayımladıkları fiyatlara uyması şart koşuluyor. Ayrıca fiyat toplama ve karşılaştırma yapan yazılım araçlarıyla botların çalışmasına izin verilmesi gerekiyor. Tek markayla faaliyet gösteren işletmeler tüm mağazaları için birleştirilmiş fiyat listesi sunabiliyor; farklı adlarla faaliyet gösterenler ise her marka için ayrı liste hazırlıyor. Aynı ürünün mağazalara göre farklı fiyatlarla satılması halinde devlet portalında geçerli en yüksek satış fiyatı gösteriliyor. Fiyat değiştikçe yeni liste yayımlanacak, her ayın ilk günündeki fiyatlar tarihsel kayıt olarak saklanacak ve eski veriler silinemeyecek veya değiştirilemeyecek.

İranlı Buğday Üreticileri, Kalite Kesintisi İddiasıyla İtiraz Etti
Görsel kaynağı: Shargh · Özgün haber
Veri haberi

İranlı Buğday Üreticileri, Kalite Kesintisi İddiasıyla İtiraz Etti

İran Ulusal Buğday Üreticileri Vakfı Genel Müdürü Ali-Kuli İmani, buğday üreticilerinin vadesi geçmiş alacaklarından kalite gerekçesiyle kesinti yapıldığı iddiasıyla Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’a açık mektup gönderdi. Mektupta, ülke genelindeki üreticilerin ürün teslimi sırasında açıklanan fiyat ile nihai ödeme aşamasında hesaplarına yatırılan tutar arasındaki farka itiraz edildiği belirtildi. Vakfın aktardığına göre üreticilere, buğday teslimi sırasında kalite ölçüm cihazlarının kullanılmaması veya ölçüm sonuçlarının bildirilmemesi nedeniyle, kalite gerekçesiyle 47.500 ila 49.500 tümen arasında fiyat uygulanacağı önceden açıklanmadı. İlk teslim makbuzlarında teslim edilen tüm miktarların en yüksek fiyat olan 49.500 tümen üzerinden hesaplandığı, bunun da üreticilerde fiyatın bu seviyede kesinleştiği izlenimi oluşturduğu ileri sürüldü. Mektupta ayrıca nihai hesaplaşma sırasında, teknik gerekçe ve ön bildirim sunulmadan 47.500 tümenin altında daha düşük bir ortalama fiyat uygulandığı ve bu nedenle üreticilere yatırılan tutarların ilk makbuzlarla uyuşmadığı savunuldu. Vakıf, mali farkların acilen incelenmesini, fiyat hesaplama sürecinin gözden geçirilmesini, kalite ölçüm cihazlarının kullanımında tam şeffaflık sağlanmasını ve fatura tutarlarıyla nihai ödemeler arasındaki farkların belgelenerek üreticilere açıklanmasını talep etti. Mektupta bu uygulamanın kamu alım zincirine güveni ve gelecekteki üretim motivasyonunu zedeleyebileceği de belirtildi.

Kanada ile Çin, Gümrük Vergisi Anlaşmasını 2028'e Uzattı
Görsel kaynağı: Farm Progress · Özgün haber

Kanada ile Çin, Gümrük Vergisi Anlaşmasını 2028'e Uzattı

Kanada ile Çin arasındaki gümrük vergisi anlaşması 2028’e kadar uzatıldı. Anlaşma, iki ülke arasındaki ticarette Kanada’nın tarım ve deniz ürünleri ihracatına yönelik düzenlemelerin sürdürülmesini sağlıyor. Uzatma kapsamında kanola küspesi ve bezelyenin yanı sıra ıstakoz ve yengeç üzerindeki gümrük vergileri düşürülecek. Kaynak, düzenlemenin Kanadalı çiftçiler için ihracat fırsatlarını artırmasının amaçlandığını belirtiyor.

RV ve Metta, İzlanda’da Dijital Gıda Güvenliği İçin İş Birliği Yaptı
Görsel kaynağı: Veitingageirinn · Özgün haber

RV ve Metta, İzlanda’da Dijital Gıda Güvenliği İçin İş Birliği Yaptı

İzlanda’daki Rekstrarvörur ehf (RV) ile yazılım şirketi Metta, restoran, yemekhane, otel ve diğer gıda işletmelerine yönelik dijital iç denetim çözümleri geliştirmek üzere iş birliği başlattı. Ortaklık kapsamında RV’nin hijyen ve işletme ürünleri, Metta’nın gıda güvenliği süreçlerini dijitalleştiren sistemiyle birleştirilecek. Şirketler, uygulamanın büyük mutfakların günlük işleyişini kolaylaştırmasını ve iç denetim süreçlerini daha düzenli yürütmesini amaçlıyor. Metta’nın sistemi, HACCP ve iyi üretim uygulamaları kapsamındaki iç denetim işlemlerini basılı dosya ve kâğıtlar yerine tek bir dijital ortamda topluyor. Kablosuz sensörler soğutucu ve dondurucuların sıcaklığını izliyor; sıcaklık belirlenen sınırların dışına çıktığında bildirim gönderiyor. Çalışanlar temizlik, açılış ve kapanış işlemleri için tablet veya telefonlardaki dijital kontrol listelerini kullanabiliyor. Hammaddelerde ya da ekipmanlarda ortaya çıkan sapmalar da sistem üzerinden kaydedilip izlenebiliyor. RV’nin hijyen ürünleri Metta’nın kimyasal envanterine entegre edilecek ve bu ürünlere ait güvenlik bilgi formları sisteme otomatik olarak eklenecek. RV Genel Müdürü Sigurlaug Þóra Kristjánsdóttir, iş birliğiyle müşterilere hijyen ve işletme ürünlerinin yanı sıra iç denetimi sağlık denetimi gereklerine uygun biçimde yönetmeye yardımcı olacak bir araç sunmayı hedeflediklerini belirtti. Metta’nın kurucusu Árni Már Valmundarson ise sistemin gıda sektöründeki profesyonellerle geliştirildiğini ve farklı büyüklükteki işletmelere uygun olduğunu söyledi. Ortaklık kapsamında özelleştirilmiş çözümlerin RV müşterilerine kısa süre içinde sunulması bekleniyor.

Macaristan, Sırp Cumhuriyeti ve Brçko'daki Tarım Makinesi Hibesini İptal Etti
Görsel kaynağı: Danas · Özgün haber
Veri haberi

Macaristan, Sırp Cumhuriyeti ve Brçko'daki Tarım Makinesi Hibesini İptal Etti

Macaristan hükümeti, Sırp Cumhuriyeti ve Brçko'daki çiftçilerin Macaristan'da üretilen tarım makinelerini satın alması için sağlanan hibe programını iptal etti. Banjaluka merkezli Progresus Vakfı, 16 Ekim'de başvuru çağrısının uygulanmasını durdurduğunu açıkladı. Kararın, Macaristan hükümetinin Viktor Orban hükümeti döneminde 2025'te alınan hibe kararını yürürlükten kaldırmasından kaynaklandığı bildirildi. Yalnızca Sırp Cumhuriyeti'ndeki tarım üreticileri için başlatılan program, 2021'de Viktor Orban ile Sırp Cumhuriyeti'ndeki iktidar koalisyonunun lideri Milorad Dodik arasındaki görüşmenin ardından uygulamaya konulmuştu. Başvuru çağrısı, son başvuru tarihi 13 Nisan olmasına rağmen yalnızca beş gün sonra kapatıldı. Progresus, Sırp Cumhuriyeti ve Brçko'daki üretici ve işleyicilerden 1.025 başvuru geldiğini açıkladı. Program kapsamında çiftçilere 2.500 ila 25.000 avro arasında, satın alma bedelinin en fazla %70'i oranında destek verilmesi öngörülüyordu. Başvuru sahiplerinin bedelin en az %30'unu kendilerinin karşılaması gerekiyordu. Destek yalnızca Macaristan'da üretilen yeni makineler, ekipmanlar ve aletler için kullanılabiliyor; Bosna-Hersek Federasyonu'ndaki çiftçiler programa başvuramıyordu.

Güney Afrika’da Tarımsal Dönüşüm İçin “Tek Bir Tarımsal Gelecek” Çağrısı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Tarımsal Dönüşüm İçin “Tek Bir Tarımsal Gelecek” Çağrısı

Güney Afrika’nın Cape Town kentinde 1-5 Kasım’da düzenlenen 31. Commonwealth Tarım Konferansı’nda, başarılı tarımsal dönüşümün yalnızca finansal desteğe dayanamayacağı; ticarileştirme, mentorluk ve pazara erişimin de güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Konferansın açılış gününde dünya genelindeki çiftçilerin karşılaştığı baskılar ve gelişmekte olan çiftçilerin ticari açıdan uygulanabilir işletmeler kurmasına yönelik yollar ele alındı. AgriSA’nın eski Üst Yöneticisi Christo van Der Rheede, Güney Afrika’nın ticari ve gelişmekte olan çiftçilik sektörlerini ayrı yapılar olarak görmek yerine “tek bir tarımsal gelecek” oluşturmaya odaklanması gerektiğini söyledi. Van Der Rheede’ye göre her iki gruptaki çiftçilerin başarısı aynı altyapıya, lojistik sistemlerine, pazarlara ve politika ortamına bağlı. Dönüşüm programlarının başarısının, katılımcıların sürdürülebilir ticari işletmeler yönetebilecek seviyeye gelip gelmediğiyle ölçülmesi gerektiğini ifade etti. Van Der Rheede, Güney Afrika’nın tarımsal ihracatının 2025’te 15,1 milyar ABD dolarına ulaştığını, 2005’te bu rakamın 2 milyar doların altında olduğunu belirtti. Bu büyümenin, daha fazla gelişmekte olan çiftçinin rekabetçi değer zincirlerine ve uluslararası pazarlara erişebilmesi için fırsat oluşturulması gerektiğini gösterdiğini söyledi. Konferansta Mohair Empowerment Trust’ın daha önce dezavantajlı Angora keçisi çiftçilerini geçimlik ve küçük ölçekli üretimden ticari işletmelere taşımaya yönelik çalışmaları da aktarıldı. Trust’ın yöneticisi Beauty Mokgwamme, yararlanıcılara hayvan, eğitim, mentorluk ve teknik yardım sağlandığını; deneyimli ticari üreticilerin ise sürü yönetimi, üretim uygulamaları ve iş planlamasında rehberlik ettiğini belirtti. Yaklaşımın amacı, çiftçilerin kendi ayakları üzerinde durabilen işletmeler kurarak destek programlarına uzun vadeli bağımlılığını azaltmak.

Tayland Hükümeti Udon Thani Bahçecilik Fuarındaki Eleştirilere Yanıt Verdi
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland Hükümeti Udon Thani Bahçecilik Fuarındaki Eleştirilere Yanıt Verdi

Tayland hükümeti, Udon Thani Dünya Bahçecilik Fuarı’nın bütçesi, alan hazırlığı ve organizasyon standardına ilişkin eleştiriler üzerine kapsamlı açıklama yapılacağını bildirdi. Hükümet sözcüsü, Tarım ve Kooperatifler Bakanlığındaki mevcut yönetimin projeyi açılıştan yalnızca 5-6 ay önce devraldığını, buna karşılık projenin planlama, bütçe onayı ve uygulama aşamalarının birkaç yıldır sürdüğünü belirtti. Açıklamaya göre önceki planlar ve sözleşmelerden kaynaklanan süre, bütçe ve hukuki yükümlülükler, yeni yönetimin karşılaştığı başlıca kısıtlar arasında yer alıyor. Hükümet, bu koşulların projenin ilerlemesi ve sorunların çözüm yolları değerlendirilirken dikkate alınması gerektiğini savunurken, mevcut bakanlık yönetiminin çalışmaları hızlandırarak sorunları takip edeceğini, inceleyeceğini ve gidermeye çalışacağını açıkladı. Fuarın açılmasının ardından ziyaretçilerden gelen şikâyetler için bilet satış ve giriş-çıkış sistemi, alan içi servis araçları, bekleme noktaları ve ziyaretçilere yönelik hizmet alanlarının incelenmesi istendi. Temizlik, güvenlik ve alanın düzenine ilişkin sorunların da ilgili kurumlarca ele alınacağı belirtildi. Sergi alanlarının bütünlüğü, bitkilerin bakımı ve bilgi tabelalarının doğruluğu konusunda yapılan gözlemlerin ise bilimsel ilkeler ve organizasyon standartları doğrultusunda kontrol edilmesi planlanıyor. Hükümet ayrıca, Udon Thani fuarının Uluslararası Bahçecilik Birliği (AIPH) tarafından 2022’den beri B sınıfında düzenlenmesine izin verildiğini ve etkinliğin başlangıçtan itibaren bu sınıfta olduğunu açıkladı. B sınıfının, daha büyük ölçekli A1 sınıfı fuarlardan alan, süre ve uluslararası katılım koşulları bakımından farklı olduğu belirtildi; ancak bu sınıflandırmanın kalite, güvenlik ve ilgili standartlardaki eksiklikleri göz ardı etmek için gerekçe olamayacağı vurgulandı. Projenin toplam bütçe çerçevesi 2,75 milyar baht olarak açıklanırken, bu tutarın birkaç yıla yayılan bina yapımı, altyapı, peyzaj ve organizasyon çalışmalarını kapsadığı bildirildi. Hükümet, değerlendirmede onaylanan ödeneklerin, sözleşme tutarlarının, fiili harcamaların ve farklı dönemlerdeki bakanlık işlemlerinin birlikte incelenmesi gerektiğini belirtti. Fuarın başarısının ise yalnızca hedeflerle değil, gerçek ziyaretçi sayısı, bölgede oluşan gelir, yerel işletmelere katkı, istihdam ve fuar sonrasında altyapının kullanımına ilişkin sonuçlarla ölçülmesi gerektiği ifade edildi.

Suriye’de Balıkçılık Kaynaklarını Korumak İçin İzleme ve Yetiştiricilik Çalışmaları Güçlendirilecek
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye’de Balıkçılık Kaynaklarını Korumak İçin İzleme ve Yetiştiricilik Çalışmaları Güçlendirilecek

Suriye’de balıkçılık kaynaklarının kirlilik, iklim değişikliği ve aşırı avcılığın artan baskısıyla karşı karşıya olduğu bildirildi. Genel Balıkçılık ve Su Canlıları Kurumunun araştırma direktörü Heysem Dib, kaynakların korunması için deniz araştırmalarının yoğunlaştırılması, su kalitesinin izlenmesi, istilacı türlerin takip edilmesi ve ilgili kurumlar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Dib’e göre uydu ve uzaktan algılama teknolojileri, su sıcaklığı, klorofil ve deniz planktonu yoğunluğu ile petrol kirliliği alanları ve alg çoğalmasının izlenmesine katkı sağlıyor. Deniz sensörleri oksijen, tuzluluk, asitlik ve bulanıklığı sürekli ölçerek çevresel değişimlerde erken uyarı sağlayabiliyor. Coğrafi bilgi sistemleri kirlilik, balıkçılık ve yetiştiricilik için uygun alanların belirlenmesinde; akustik araştırma ve sonar ise deniz tabanı, balık toplulukları ve balık stoklarının değerlendirilmesinde kullanılıyor. Sürdürülebilir avcılık için üreme dönemlerinde biyolojik dinlenme sürelerinin uygulanması, ruhsatların düzenlenmesi ve patlayıcı, zehir, elektrik akımı ile yasa dışı ve dar gözlü ağların kullanımının önlenmesi gerektiği belirtildi. Aşırı avcılık ve stokların aşırı tüketimi sürerken, patlayıcı kullanımının son dönemde azaldığı ifade edildi. Arıtılmamış kanalizasyon ile sanayi atıklarının deniz ve nehirlere boşaltılmasının su kalitesini düşürdüğü, alg çoğalmasını artırdığı ve çözünmüş oksijenin azalması yoluyla balık yaşamını tehdit ettiği aktarıldı. Doğu Akdeniz’de yükselen su sıcaklığı ve Kızıldeniz’den Süveyş Kanalı üzerinden gelen türlerin istilacı türlerin yayılmasına katkı sağladığı, gemilerin balast suyunun da bu geçiş yollarından biri olduğu kaydedildi. Kurum ayrıca yüzer kafesler ile kıyı ve iç su alanlarında yetiştiricilik projelerini genişletmeyi, kuluçkahane, araştırma merkezi ve kamu çiftliklerini rehabilite etmeyi planlıyor.

Zayıf Dolar Buğdayı Destekledi, Karadeniz İhracat Beklentileri Kazancı Sınırladı
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Zayıf Dolar Buğdayı Destekledi, Karadeniz İhracat Beklentileri Kazancı Sınırladı

Chicago Ticaret Borsası’nda (CBOT) en çok işlem gören buğday kontratı, zayıflayan ABD dolarının ABD ürünlerinin küresel pazarlardaki rekabet gücünü artırmasıyla perşembe günü yükseldi. Kontrat, 0148 GMT itibarıyla %0,5 artarak kile başına 6,01-3/4 dolara çıktı. Ancak Rusya ve Ukrayna’dan yapılması beklenen güçlü Karadeniz tahıl ihracatı, fiyatları dört ayın en düşük seviyelerine yakın tuttu. Buğday fiyatları, Rusya ve Ukrayna’nın Karadeniz üzerinden ihracatının daha önce aksamasıyla yılın başlarında sert yükselmişti. Alternatif sevkiyat rotaları ise traderların korktuğu arz kıtlıklarının önlenmesine yardımcı oldu. Her iki ülkenin bu rotalardan artan miktarlarda tahıl sevk etmesi ve ABD ile 10-11 Kasım’da Abu Dabi’de üçlü barış görüşmelerine katılacaklarını doğrulaması, Karadeniz deniz taşımacılığının yeniden açılabileceği beklentisini güçlendirdi. Commonwealth Bank analisti Dennis Voznesenski, Rusya ve Ukrayna’nın yüksek ihracatının, Karadeniz anlaşması umutlarının ve Rusya’nın Azak Denizi’nden gemilerin ayrılması için izin vermesinin buğday fiyatları üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi. Voznesenski, Karadeniz limanlarının yeniden açılmasına ilişkin somut gelişmeler olmadan piyasanın daha fazla gerilemesinin beklenmediğini belirtti. Erken eylül zirvelerinden bu yana CBOT buğdayı yaklaşık %25, mısır %20 ve soya fasulyesi %10 geriledi. Mısır vadeli işlemleri %0,4 artışla kile başına 4,46 dolara, soya fasulyesi ise %0,1 yükselişle 12,03-1/2 dolara çıktı. Her iki ürünün kontratı da önceki seansta birkaç ayın en düşük seviyelerine gerilemişti. Emtia ticareti şirketi StoneX, ABD’nin mısır ve soya fasulyesi hasadı tahminlerini yükseltti; traderlar gelecek hafta yayımlanacak güncellenmiş ABD Tarım Bakanlığı tahminlerini bekliyor. ABD soya fasulyesi hasadının rekor, mısır hasadının ise ikinci en büyük seviyeye ulaşması beklenirken, bazı bölgelerdeki yağışlar hasadı yavaşlattı.

Haseke’de Mayınlar Çiftçileri Topraklarından Uzak Tutuyor
Görsel kaynağı: North Press Agency · Özgün haber
Veri haberi

Haseke’de Mayınlar Çiftçileri Topraklarından Uzak Tutuyor

Suriye’nin Haseke kırsalındaki Tel Tamer ve Sere Kaniye çevresinde mayınlar ile savaş kalıntıları, köy sakinlerinin yaşamını ve tarımsal üretimi tehdit etmeyi sürdürüyor. Tel Tamer’in kuzeyindeki Um el-Keyf köyünde 12 yaşındaki Yusuf, ekim sonunda oyun oynarken mayınların patlaması sonucu hayatını kaybetti; yanında bulunan iki çocuk da yaralandı. Yusuf’un amcası İsmail İbrahim, olayın köyde yıl başından bu yana yaşanan dördüncü benzer hadise olduğunu ve bu olaylarda iki kişinin öldüğünü, iki kişinin ağır yaralandığını söyledi. Mayınların yayılması, bölgede hayvan otlatmayı ve tarım arazilerine ulaşmayı riskli hale getirdi. Köylüler, bazı mayınların toprak yüzeyinde görülebildiğini, bazılarının ise gömülü kaldığını belirtiyor. Bab el-Hayr köyü yakınında 26 Ekim’de meydana gelen başka bir patlamada bir kişi elini kaybetti ve bir gözünü yitirdi. Patlama, kişinin iki çocukla birlikte hayvan otlattığı sırada, toprak setin arkasında gerçekleşti. Bölgede Sere Kaniye ve Tel Tamer çevresindeki mayınları ve savaş kalıntılarını temizlemek için ikisi uluslararası, biri yerel olmak üzere üç ekip çalışıyor. Ekipler, çalışmaların başlamasından bu yana Sere Kaniye çevresinde yaklaşık 500 bin metrekarelik alanı temizledi ve 300’den fazla mayın ile savaş kalıntısı buldu. Ancak temizlenen yolların çevredeki tüm köy ve tarım arazilerinin güvenli olduğu anlamına gelmediği vurgulanıyor. Temizleme çalışmaları, yolların ve her iki yanındaki 25 metrelik alanın belirli bölümleriyle sınırlı kalıyor. Asdiye yolunda yaklaşık 200 metrelik, Bab el-Hayr yolunda ise yaklaşık 800 metrelik bölüm, yolun sonunda bulunan Türk askerî üssü nedeniyle tamamlanamadı. Kaynak ayrıca, 2019’un sonlarında Sere Kaniye ve Tel Abyad’a yönelik Türk harekâtı sonrasında bölgede toprak setler oluşturulduğunu ve mayınların özellikle bu setlerin arkasındaki alanlarda bulunduğunu aktarıyor. Bab el-Hayr sakinleri, arazilerinin çoğu toprak setin arkasında kaldığı için 2019’dan bu yana tarlalarını ekemediklerini söylüyor. Tarımın ailelerin temel geçim kaynağı olduğu köyde, arazilere erişimin kesilmesi alternatif gelir bulunmadığı için ekonomik koşulları ağırlaştırdı. Bazı aileler mayın riski nedeniyle köylerine dönemiyor; dönenler ise tarım arazilerine ulaşamadan yeni patlamalarla karşılaşma korkusu yaşıyor. Sakinler, temizleme çalışmalarının mevcut hızının bölgenin tamamen güvenli hale gelmesini uzun yıllar geciktirebileceğini belirtiyor.

Avustralya’da Yağlı Sığır Fiyatındaki Artış Yavaşladı, Kuzu Fiyatı Yükseldi
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya’da Yağlı Sığır Fiyatındaki Artış Yavaşladı, Kuzu Fiyatı Yükseldi

Avustralya’da yağlı sığır fiyatı, ekimdeki yükseliş hızını yavaşlatarak çarşamba günü 6,18 ABD dolarına çıktı. Haftalık artış 2 sent olurken, ineklerin canlı ağırlık fiyatı damızlık dişilerin tutulduğu ve beklenenden daha bol yağış alınan ortamda rekor ortalama olan 2,85 ABD dolarına yükseldi. Kuzu fiyatı haftalık %2,6 artışla kilogram başına 8,12 ABD dolarına çıktı ancak hazirandaki 8,60 ABD dolarlık rekorun altında kaldı. Meat and Livestock Australia’ya göre kesimlik koyun arzının sınırlı olduğu haftada koyunlara yönelik sanayi operasyonu %2, sığır kesimi ise %5 azalarak 140.062 başa geriledi.

Batı Şeria Yerleşimlerindeki Hurmalar Avustralya’ya “İsrail Ürünü” Etiketiyle Gönderildi
Görsel kaynağı: Guardian Australia · Özgün haber
Veri haberi

Batı Şeria Yerleşimlerindeki Hurmalar Avustralya’ya “İsrail Ürünü” Etiketiyle Gönderildi

İşgal altındaki Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerinde üretilen organik hurmaların en az 5 milyon ABD doları değerindeki bölümünün son sekiz yılda Avustralya’ya “İsrail ürünü” etiketiyle gönderildiği bildirildi. Bulgular, insan hakları alanında çalışan Global Echo’nun ticari belgeler ile İsrail hükümeti ve Avustralya İstatistik Bürosu verileri üzerinde yaptığı analize dayanıyor. Global Echo, Ağustos 2018 ile Ağustos 2026 arasında İsrail’den Avustralya’ya gönderilen 132 tarım sevkiyatını inceledi. Bu sevkiyatların 85’inde, yani %64’ünde, yerleşimlerde üretilen ürünler bulundu. Analizde yerleşim ürünlerinin payının son dönemde arttığı belirtildi; Ocak 2025-Ağustos 2026 döneminde incelenen 24 hurma sevkiyatının 20’si yerleşimlerden temin edildi. Hurmaların yetiştirildiği belirtilen Netiv Hagdud, Beit Haarava, Arvot Jericho, Hamra, Tomer, Mechora ve Naaran gibi yerleşimler Batı Şeria’nın işgal altındaki bölümlerinde bulunuyor. Kaynakta, İsrail’in Batı Şeria’daki yerleşimlerinin uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul edildiği ve bu bölgelerin Avustralya tarafından Filistin devletinin parçası olarak tanındığı aktarılıyor. İsrail yasaları, yerleşimlerde üretilen ürünlerin, gönderildiği ülkede bu tür etiketlemeyi yasaklayan bir düzenleme bulunmadığı sürece İsrail menşeli olarak etiketlenmesini zorunlu kılıyor. Avustralya’da yerleşim bölgelerinden gelen ürünlerin ithalatını yasaklayan veya bu ürünlerin işgal altındaki topraklardan geldiğinin belirtilmesini zorunlu kılan bir yasa bulunmuyor. Global Echo yöneticisi Emily Schaeffer Omer-Man, Avustralyalı tüketicilerin İsrail hurmaları ve diğer tarım ürünlerini satın alırken yerleşim ekonomisine katkıda bulunuyor olabileceğini söyledi. Schaeffer Omer-Man ayrıca Avrupa’daki ithalat yasaklarının ardından ihracatçıların Avustralya gibi farklı pazarlara yönelebileceğini belirtti. Dışişleri Bakanı Penny Wong, Avustralya’nın yerleşim ürünlerine kapsamlı bir ithalat yasağı uygulamadığını ve böyle bir yasağın Avustralya işletmeleri açısından istenmeyen sonuçlar doğurabileceği endişesini dile getirdi. Avustralya Dışişleri ve Ticaret Bakanlığı ise yasa dışı yerleşimleri ve yerleşimci şiddetini caydırmak amacıyla uluslararası ortaklarla koordineli hedefli önlemler üzerinde çalışıldığını açıkladı. İnsan Hakları İzleme Örgütü araştırmacısı Sarah Sanbar da uluslararası ticaretin yasa dışı yerleşimlerin ekonomik dayanaklarından biri olduğunu savundu.

Brezilya’nın AB’ye Sığır Eti Sevkiyatlarının En Az İki Yıl Daha Başlamaması Bekleniyor
Görsel kaynağı: CNN Brasil · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’nın AB’ye Sığır Eti Sevkiyatlarının En Az İki Yıl Daha Başlamaması Bekleniyor

Brezilya’nın Avrupa Birliği’ne (AB) sığır eti sevkiyatlarının en az iki yıl daha başlamaması bekleniyor. Rabobank protein analisti Wagner Yanaguizawa, bu değerlendirmenin AB Komisyonu’nun üretim döngüsüne ilişkin yaklaşımına dayandığını söyledi. Buna göre yeniden ihracat için buzağıların doğması ve kesim yaşına ulaşması beklenecek; ancak sevkiyatların hangi tarihte başlayacağı kesinleşmiş değil. AB pazarındaki kısıtlamaya rağmen Rabobank, Brezilya’nın sığır eti ihracatının 2027’de 4,5 milyon tona ulaşacağını ve 2026 projeksiyonuna göre %1,5 artacağını öngörüyor. Daha sınırlı küresel arzın, Brezilya’nın mevcut pazarlarını güçlendirmesine ve yeni alıcılar kazanmasına katkı sağlaması bekleniyor. Japonya ve Güney Kore’de ihracat yetkilendirme süreçlerinin ileri aşamaya geldiği, protokollerin tamamlandığı ve nihai raporların beklendiği belirtildi. Çin, Güneydoğu Asya ve Orta Doğu da dış satışları destekleyebilecek pazarlar arasında gösteriliyor. Rabobank, Çin’in Brezilya’ya tanıdığı kotanın bu yılki hacme göre yaklaşık %3 artabileceğini ve bunun yaklaşık 33 bin ton ek hacim anlamına gelebileceğini değerlendiriyor. Ancak bu olasılık Çin makamlarınca henüz doğrulanmadı. Brezilya Tarım Bakanlığı, Abiec ve frigorifik tesisler, kotanın 12 aya dağıtılmasını görüşüyor. Bu yıl kotanın tükenebileceği beklentisi ihracatçıların Çin’e sevkiyatları öne çekmesine neden olurken, fiyatlarda ikinci çeyrekte zirve, üçüncü çeyrekte baskı ve son çeyrekte toparlanma beklentisi oluştu. Sevkiyatların aylık dağıtılması konusunda uzlaşma sağlanırsa 2027’de fiyat dalgalanmalarının azalabileceği belirtildi. Yanaguizawa ayrıca, özellikle Türkiye’ye yapılan canlı sığır ihracatının Brezilya’nın Kuzey ve Kuzeydoğu bölgelerinde iç piyasadaki hayvan bulunabilirliğini etkileyebileceğine dikkat çekti.