ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

1293 haber · Sayfa 1

Irak’da 10 Bin Ağaç İçin Kamu ve Gönüllü Ağaçlandırma Kampanyası
Görsel kaynağı: Al-Mada · Özgün haber

Irak’da 10 Bin Ağaç İçin Kamu ve Gönüllü Ağaçlandırma Kampanyası

Irak’ın Anbar vilayetinde yeşil alanları artırmak amacıyla 10 bin ağacın dikilmesini içeren bir plan yürütülüyor. Irak Çevre Bakanlığının bu yılki ikinci ağaçlandırma kampanyası kapsamında dikimlerin vilayetin çeşitli ilçeleri, Vefa nahiyesi ve bazı okullarda yapılacağı belirtildi. Bakanlığın meyve ağaçları kampanyasında ise özellikle incir ve zeytin ağaçlarının üniversitelere ve kamu kurumlarına dikilmesi planlanıyor. Çevre Bakanlığı yetkilisi Kays Nacih’in aktardığına göre meyve ağaçları kampanyasının 8 Kasım saat 10.00’da Irak’ın tüm vilayetlerinde başlatılması öngörülüyor. Kampanyaların finansmanı Çevre Koruma ve İyileştirme Fonu tarafından sağlanacak. Ancak çevre uzmanları, ağaç dikiminin tek başına yeterli olmadığını; fidanların sulanması, bakımının yapılması, gübrelenmesi ve yabancı otlarla tarımsal zararlılara karşı korunması için sürekli sorumlu bir yapıya ihtiyaç bulunduğunu belirtiyor. Anbar’daki çöl bölgelerinin iklim ve çevre koşullarının birbirinden farklı olduğu, bu nedenle tür seçiminin bölgeye göre yapılması gerektiği ifade ediliyor. Irak’ın Ürdün ve Suriye sınırlarına uzanan daha ılıman bölgelerinde zeytin, incir ve Antep fıstığı; Suudi Arabistan yönündeki bölgelerde ise hurma ve incir yetiştirilebileceği belirtiliyor. Okaliptüs de düşük maliyeti ve tuzluluk, susuzluk, yüksek sıcaklık, don ve zorlu iklim koşullarına dayanıklılığı nedeniyle uygun türler arasında gösteriliyor. Ramadi merkezli Uluslararası İnsanlık Platformu gönüllü ekibi, yıllar içinde Irak’ın farklı bölgelerinde yaklaşık 7 bin ağaç diktiğini bildiriyor. Tamamen gönüllü çalışan ve sabit devlet finansmanı bulunmayan ekibin, destek sağlanması halinde diğer vilayetlerde orman, bahçe ve kamusal parklar oluşturmayı hedeflediği aktarılıyor. Ekibin girişimleri arasında, yangınlardan zarar gören alanlar için Türkiye’nin Antalya kentinde yürütülen çalışmalar da yer alıyor.

Hollanda’daki Merkez, Yapay Zekâyla Kuraklığa Dayanıklı Bitkileri Belirliyor
Görsel kaynağı: Canal Rural · Özgün haber
Veri haberi

Hollanda’daki Merkez, Yapay Zekâyla Kuraklığa Dayanıklı Bitkileri Belirliyor

Hollanda’daki Bitki Ekofenotipleme Merkezi (NPEC), kuraklık, yüksek sıcaklık, tuzluluk ve hastalık gibi zorlu koşullarda daha iyi gelişen bitkileri belirlemek için yapay zekâ, robotlar, sensörler ve üç boyutlu kameralar kullanıyor. Wageningen ve Utrecht üniversitelerinin ortak işlettiği merkezde binlerce bitkinin gelişimi izlenerek, dayanıklılıkla ilişkili fiziksel ve fizyolojik özelliklerin ortaya çıkarılması amaçlanıyor. Elde edilen sonuçların yeni tarım çeşitlerinin geliştirilmesinde kullanılabilecek bilgiler sağlaması bekleniyor. Merkezin otomatik yetiştirme sistemi, deneylerin gerektirdiği miktarlarda su ve besin sağlayabiliyor. Seralarda marul, patates ve domates gibi türler sürekli izlenirken bitkilerin büyümesi, kök gelişimi, su tüketimi ve farklı çevresel koşullara verdiği tepkiler kaydediliyor. Sıcaklık, ışık, nem, karbondioksit yoğunluğu, toprak özellikleri, mikroorganizmalarla etkileşim, bitkiler arasındaki rekabet ve hastalıklara dayanıklılık da ölçülen göstergeler arasında yer alıyor. Ekofenotipleme yaklaşımı, bitkilerin toprak üstündeki ve kök bölgesindeki özellikleriyle performansını kontrollü ortamlarda veya tarla koşullarında nicel ve otomatik biçimde değerlendirmeye dayanıyor. Araştırmacılar bu ölçümleri bitkilerin genetik bilgileriyle ilişkilendirerek belirli koşullarda daha iyi performans gösteren genotipleri saptayabiliyor. Bu özellikler, ıslah programlarının kuraklık, tuzluluk ve hastalıklara daha uyumlu materyalleri daha erken seçmesine yardımcı olabiliyor. Merkezdeki çalışma, bitkilerin yalnızca nihai verimini değil, gelişim süreci boyunca çevresel strese nasıl tepki verdiğini de izliyor. Bu sayede ıslah programlarında sonraki aşamalarda test edilmesi gereken çeşit sayısının azaltılmasına ve yeni çeşitlerin geliştirilmesi için gereken sürenin kısaltılmasına katkı sağlanması hedefleniyor. Ancak yapay zekâ ve otomasyonla elde edilen sonuçların gerçek tarla koşullarında doğrulanması gerekiyor. NPEC’in altyapısı diğer ülkelerden araştırmacıların kullanımına da açık. Merkez, Brezilya’daki Campinas Eyalet Üniversitesi’ne bağlı Bitkilerin Moleküler Islah Merkezi ile bilimsel iş birlikleri yürütüyor. Bu çalışmalardan biri, otomatik kök fenotipleme sistemiyle bakteriler ve tahıllar arasındaki etkileşimi inceliyor.

Hindistan’da FSSAI, 3.280 Ton Gıdaya El Koydu
Görsel kaynağı: Business Standard · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan’da FSSAI, 3.280 Ton Gıdaya El Koydu

Hindistan Gıda Güvenliği ve Standartları Kurumu (FSSAI), 1 Eylül-5 Kasım arasında eyaletler ve Birlik Toprakları genelinde yürütülen yoğun denetimlerde 3.280 metrik ton gıda ürününe el koydu. Kurum, el konulan ürünlerin değerini 818 milyon Hindistan rupisi olarak açıkladı. Denetimler 56.000’den fazla gıda işletmesini kapsadı. FSSAI, denetimler sırasında 10.047 iyileştirme bildirimi düzenledi, 1.133 gıda lisansını askıya aldı, 52 lisansı iptal etti ve 312 işletmeyi mühürledi. Kurum ayrıca 43.939 numune topladı; bunların 23.648’ini analiz etti ve 2.273’ünü standartlara uygun bulmadı. İncelemeler sonucunda 410 kovuşturma başlatıldı. El konulan ürünler arasında yağlar, süt ve süt ürünleri, fırın ürünleri, çikolata, dondurma, namkeen, hediye sepetleri ve paketli gıdalar yer aldı.

Pestisit Kalıntısı Tespit Edilen 19,3 Ton Elma İmha Edilecek
Görsel kaynağı: Zelenaberza · Özgün haber
Veri haberi

Pestisit Kalıntısı Tespit Edilen 19,3 Ton Elma İmha Edilecek

Kuzey Makedonya’dan Bulgaristan’a ihraç edilen 19,3 tonluk elma sevkiyatının, meyvelerde izin verilen azami seviyenin üzerinde pestisit kalıntısı tespit edilmesi üzerine imha edilmesine karar verildi. Sevkiyat, Bulgaristan’daki denetimin ardından geri çevrilerek Novo Selo sınır kapısında alıkonuldu. Aynı sevkiyattan alınan kontrol numunesi Üsküp’teki Devlet Fitosaniter Laboratuvarında incelendi ve pestisit kalıntıları yeniden doğrulandı. Yetkililer, ürünleri mühürleyerek yasal prosedür kapsamında imhaya gönderdi; amaç, elmaların piyasaya sürülmesini önlemek ve tüketici sağlığını korumaktı.

Fransa’da Satın Alma Gücü Baskısı Gıda Tüketimini Zorluyor
Fotoğraf: STEPHANE DE SAKUTIN / AFP · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Satın Alma Gücü Baskısı Gıda Tüketimini Zorluyor

Fransa’da satın alma gücü krizinin tüketici davranışlarını belirgin biçimde değiştirdiğini söyleyen Groupement Mousquetaires Başkanı Thierry Cotillard, hanelerin marketlere daha sık geldiğini ancak her ziyarette ortalama olarak 2025’e kıyasla bir ürün daha az aldığını belirtti. Cotillard, bu eğilimin güçlü toplumsal kırılma ve hayat pahalılığıyla bağlantılı olduğunu savundu. Cotillard’a göre tüketiciler pahalı veya keyif ürünleri yerine temel ihtiyaçlara yönelirken market markalarına ve promosyonlara ilgilerini artırıyor. Promosyonlu satışların bazı mağazalarda cironun %20’sini oluşturabildiğini belirten Cotillard, bu durumun perakendecileri müşterileri rakiplere kaptırmamak için fiyatlarda daha agresif olmaya ittiğini ifade etti. Bazı hanelerin et, balık, meyve ve sebze satın almakta zorlandığını söyleyen Cotillard, bu ürünlerin bazılarında yaz aylarındaki sıcak hava dalgası ve kuraklığın ardından %8’i aşan fiyat artışları görüldüğünü aktardı. Deterjan, hijyen ve temizlik ürünlerinde de iki ila üç yıldır tüketim düşüşü yaşandığını belirten Cotillard, bunu kısmen megapro­mosyonlara getirilen kısıtlamalara bağladı. Cotillard, gıda tüketiminin restoran ve teslimat platformlarının daha az kullanılması sayesinde ayakta kaldığını, ancak kopma noktasına yaklaştığını söyledi. Yüksek enflasyonun tüketim azalması ve ardından resesyon döngüsü yaratabileceği uyarısında bulunan Cotillard, hükümetten büyük sanayicileri fiyatlarda daha makul davranmaya çağırmasını istedi. Büyük perakendecilerin hükümet toplantılarına katılımını ise sanayicilerin üreticilere ödediği fiyatlarda daha fazla şeffaflık ve KOBİlerle çok uluslu şirketler arasındaki müzakerelerin ayrılması koşullarına bağladı.

Avustralyalı Gıda İhracatçıları CIIE’de Çin Pazarını Büyütmeyi Hedefliyor
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Avustralyalı Gıda İhracatçıları CIIE’de Çin Pazarını Büyütmeyi Hedefliyor

Avustralyalı ıstakoz, keçi eti ve şarap ihracatçıları, Şanghay’da düzenlenen Dokuzuncu Çin Uluslararası İthalat Fuarı’nda (CIIE) Çin pazarındaki faaliyetlerini ve büyüme hedeflerini tanıttı. Avustralya ulusal pavyonunda ziyaretçilere pişirilmiş kaya ıstakozu sunulurken, Geraldton Fishermen's Co-operative yöneticisi Marc Anderson, Çin’in Avustralya ıstakozu ithalatına yönelik kısıtlamaları kaldırmasından yaklaşık iki yıl sonra fuarın tüketicilerle yeniden bağlantı kurmak için fırsat sağladığını söyledi. Anderson, şirketlerinin yaklaşık 5.000 ton ıstakoza sahip olduğunu ve üretimin yaklaşık %60’ının Çin’e gidebileceğini belirtti. Batı Avustralya açıklarından çıkarılan ürünler hava yoluyla yaklaşık sekiz saatte Hong Kong’a taşınıyor; buradan Xiamen, Guangzhou veya Şanghay’a gönderiliyor. Çin pazarının güçlendiğini söyleyen Anderson, bu pazarı daha geniş ve çeşitlendirilmiş ihracat stratejilerinin parçası olarak gördüklerini ifade etti. Western Meat Exporters Pty Ltd, CIIE’ye ilk kez katılırken bütün keçi karkasları ile sıcak pot ve evde pişirme için hazırlanmış küp keçi eti sundu. Şirket, 13 yıldır Çin’e keçi eti ihraç ediyor ve Çin satışlarının yaklaşık %10’unu oluşturuyor. Avustralya Swan Vintage Pty Ltd ise Çin’e yılda yaklaşık iki ila üç milyon şişe şarap ihraç ediyor; şirket yetkilisi Çin’in Avustralya dışındaki en önemli pazarı olduğunu söyledi. Avustralya’nın 1.700 metrekareden büyük ulusal pavyonunda 190 şirket paketli gıda, şarap, içecek, süt ürünleri, et, deniz ürünleri ve tarım ürünlerini sergiliyor. Austrade verilerine göre Avustralyalı şirketlerin fuardaki sergi alanı geçen yıla göre %25 genişledi; yaklaşık 30 ila 40 katılımcı ise CIIE’ye ilk kez katılıyor. Avustralya hükümeti, Çin’deki fuarlara katılımı destekleyen Access to New Market Initiative programını da uygulamaya koydu.

Fidan, Rota Çeşitliliğinin Küresel Tedarik Zincirleri İçin Önemini Vurguladı
Görsel kaynağı: Kıbrıs Haberci · Özgün haber

Fidan, Rota Çeşitliliğinin Küresel Tedarik Zincirleri İçin Önemini Vurguladı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen TRT World Forum 2026 kapsamında deniz yolları, darboğazlar ve koridorlar başlıklı oturumda konuştu. Fidan, küresel ölçekte darboğazların arttığını, enerji ve taşımacılık rotalarının azaldığını ve bunun yapısal bir savunmasızlık oluşturduğunu belirtti. Tek bir darboğazın tedarik zincirlerini bozabileceğini ve binlerce kilometre uzaktaki ekonomileri etkileyebileceğini söyleyen Fidan, ülkelerin temel rotalara, pazarlara ve kaynaklara erişimlerini korumaya çalışacağını ifade etti. Ekonomik güvenlik ile daha büyük bağlantısallık arasında seçim yapılmaması gerektiğini belirten Fidan, mevcut rotaların güçlendirilmesini, koridorların çeşitlendirilmesini ve erişimin artırılmasını savundu. Fidan, Türkiye’nin bu yaklaşım kapsamında coğrafi konumunu yalnızca kıtalar arasındaki bir köprü olarak görmediğini, stratejik bir sorumluluk üstlendiğini söyledi. Güney Kafkaslar’dan Türkiye’ye uzanan Orta Koridor’un önemli bir ticaret ve taşımacılık rotası oluşturduğunu belirten Fidan, Körfez’i Irak ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlayacak projeden de söz etti. Bu girişimlerin enerji portföyünü çeşitlendirme çabasının parçası olduğunu aktardı. Altyapının tek başına bağlantısallığı garanti edemeyeceğini vurgulayan Fidan, rotaların korunması ve çatışmaların kısıtlanması gerektiğini dile getirdi. Türkiye’nin Karadeniz’deki girişiminin sürdürülebilir diplomasiyle temel gıda emtialarının sevkiyatlarının korunmasını sağladığını söyleyen Fidan, diplomatik etkileşim ve üst düzey diyalog yoluyla çözüm üretilebileceğini kaydetti.

ABD, Çin’den Tarım Alımı ve Mineral Taahhütlerini Uygulamasını İstedi
Görsel kaynağı: The Japan Times · Özgün haber

ABD, Çin’den Tarım Alımı ve Mineral Taahhütlerini Uygulamasını İstedi

ABD yönetimi, Çin’in yaklaşık bir yıl önce varılan ticaret anlaşmasındaki taahhütlerini derhal uygulaması gerektiği uyarısında bulundu. ABD Ticaret Temsilciliğine göre özellikle Çin’in tarımsal alımlar ile nadir toprak elementleri ve diğer kritik minerallerin teslimatına ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmesi istendi. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ve ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile telefon görüşmesi yaptı. ABD kurumları, Ekim 2025’te Güney Kore’nin Busan kentinde varılan anlaşmanın şartlarının uygulanması için Çin’in somut adımlar atmasının kritik olduğunu belirtti.

Yeni Zelanda’da Süt Sektörü İçin 46 Milyon Dolarlık Teknoloji Programı
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber

Yeni Zelanda’da Süt Sektörü İçin 46 Milyon Dolarlık Teknoloji Programı

Yeni Zelanda’da süt sektörünün uzun vadeli dayanıklılığını artırmak amacıyla 46 milyon Yeni Zelanda doları bütçeli ve yedi yıl sürmesi planlanan Responsible Dairy Programme başlatıldı. DairyNZ Başkanı Tracy Brown’ın aktardığına göre program, kanıtlanmış ve yeni teknolojilerin çiftliklerde daha hızlı kullanılmasını hedefliyor. Girişim, hükümetin Land Use Flexibility paketinin parçası olarak DairyNZ, Birincil Sanayiler Bakanlığı ve sektör ortakları tarafından yürütülüyor. Program kapsamında yüksek performanslı çiftlik sistemlerini gösterecek 35 ila 40 ortak çiftlikten oluşan bir ağ kurulacak. Bu çiftliklerin, üreticilerin farklı yeniliklerin nasıl çalıştığını görmesine ve bunları kendi işletmelerine nasıl uyarlayabileceklerini değerlendirmesine yardımcı olması planlanıyor. Brown, bu yaklaşımın süt sektöründe verimlilik ve değer artışı sağlarken çiftlik koşullarına uygun çözümlerin yaygınlaşmasına katkı sunacağını belirtiyor. DairyNZ’nin planlanan yıllık harcamasının yaklaşık 40 milyon Yeni Zelanda doları, yani %67’si araştırma, bilim ve yayım çalışmalarına ayrılıyor. Bu çalışmalar genetik, mera, su kalitesinin iyileştirilmesi ve sera gazı azaltımı gibi alanları kapsıyor. DairyNZ araştırmasına göre iyi yönetim uygulamaları, süt üretimini düşürmeden besin kayıplarını azaltabiliyor; süt çiftliklerinin %97’sinde sektörün çevre planı bulunuyor. OneBW projesi de genetik özellikleri kullanarak çiftliklere ve Yeni Zelanda’nın gelecekteki koşullarına daha uygun ineklerin yetiştirilmesini amaçlıyor. Brown, küresel süt talebinin güçlü kaldığını ancak önemli üretim bölgelerinde üretim kısıtları, maliyet baskıları, alternatif proteinlerle rekabet ve küresel belirsizliklerin bulunduğunu ifade ediyor. Yeni Zelanda’nın mera temelli üretim sisteminin sektörün ayırt edici unsurlarından biri olduğunu belirten Brown, gelecek hükümet için kaynak yönetimi reformu, dayanıklı kırsal altyapı ve güçlü biçimde finanse edilen bir biyogüvenlik sistemi çağrısı yapıyor. Yeni Zelanda’nın ulusal süt üretimi ilk kez 2 milyar kilogram süt katısını aşarken süt ürünleri ihracat geliri 28,6 milyar Yeni Zelanda dolarına ulaştı.

Endonezya Hükümeti Palm Yağı Verimliliğini Hektar Başına 4 Tona Çıkarmayı Hedefliyor
Görsel kaynağı: CNN Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya Hükümeti Palm Yağı Verimliliğini Hektar Başına 4 Tona Çıkarmayı Hedefliyor

Endonezya hükümeti, ülkenin palm yağı plantasyonlarında hektar başına yaklaşık 2 ton olan verimliliği 4 tona çıkarmaya çalışıyor. Hedef, yeni alan açmak yerine mevcut plantasyonlarda verim artırımı ve yoğunlaştırma yoluyla gerçekleştirilecek. Açıklamayı, Gıda Alanından Sorumlu Koordinasyon Bakan Yardımcısı Hanif Faisol Nurofiq yaptı. Hanif, Endonezya’da yaklaşık 17 milyon hektar palm yağı plantasyonu bulunduğunu ve mevcut verimliliğin artırılabilecek durumda olduğunu söyledi. Verimlilik artışının, plantasyon ürünlerinden enerji hammaddesi geliştirme çalışmalarını destekleyecek adımlardan biri olduğu belirtildi. Hedefe ulaşılması için bir takvim veya uygulanacak teknik yöntemler açıklanmadı.

Fas Kanatlı Sektörü 2025'te Et ve Yumurta Hedeflerine Yaklaştı
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Fas Kanatlı Sektörü 2025'te Et ve Yumurta Hedeflerine Yaklaştı

Fas'taki kanatlı işletmeleri 2025'te 828 bin ton kanatlı eti ve 7,06 milyar adet tüketimlik yumurta üretti. Tarım Bakanlığının Dawajine 2026 fuarının açılışında paylaştığı bilançoya göre bu üretim, ulusal talebin tamamını karşıladı. 2021-2030 sözleşme programında 912 bin ton beyaz et ve 7,6 milyar yumurta hedeflenirken sektör bu hedeflerin sırasıyla %91'ine ve %93'üne ulaştı. Üretim, 2023'te açıklanan 745 bin ton beyaz et ve 6,1 milyar yumurtaya göre iki kampanyada arttı. Kaynağa göre beyaz et üretimindeki artış %11, yumurta üretimindeki artış %16 oldu. Kanatlı eti, Fas'ta tüketilen etin %55'ini oluşturuyor; sektörün yıllık cirosu 48 milyar dirhem, doğrudan istihdamı ise 181 bin kişi olarak veriliyor. Devlet ile FISA arasında 4 Mayıs 2023'te imzalanan sözleşme programı, Génération Green 2020-2030 stratejisi kapsamında 2,02 milyar dirhem kaynak öngörüyor. Bunun 1,4 milyar dirhemi sektörler arası kuruluş tarafından, 620 milyon dirhemi ise devlet tarafından karşılanıyor. Program ayrıca 2030'a kadar 140 bin ilave istihdam hedefliyor. Program; işletmelerin modernizasyonu, damızlıkların Fas'ta üretilmesi, kuluçkahaneler ve yem fabrikalarının kurulması ile kesimhane, parçalama, paketleme ve yumurta işleme yatırımlarını destekliyor. Yemlerde kullanılan mısır ve soyanın büyük bölümünün ithal edilmesi, üreticileri dünya fiyatlarındaki değişimlere açık bırakıyor. İç talebin karşılanmasının ardından sektör, özellikle Afrika pazarlarını büyümenin başlıca alanı olarak görüyor.

Euronext, Karadeniz Tahılları İçin Köstence Teslimatlı Vadeli Sözleşmeler Başlatacak
Görsel kaynağı: Agrointeligența · Özgün haber
Veri haberi

Euronext, Karadeniz Tahılları İçin Köstence Teslimatlı Vadeli Sözleşmeler Başlatacak

Avrupa borsası Euronext, Haziran 2027'den itibaren Karadeniz bölgesindeki buğday ve mısır için Köstence Limanı'nda fiziki teslimat içeren vadeli işlem sözleşmeleri başlatmayı planlıyor. Yeni araçlar, Romanya'nın Avrupa tahıl piyasasında fiyat oluşumu ve fiyat riskinden korunma mekanizmasına daha doğrudan dahil edilmesini sağlayacak. Sözleşmelerin, bölgede artan ihracat hacimleri ve Doğu Avrupa ile Batı Avrupa fiyatları arasındaki farklılaşma nedeniyle mevcut vadeli işlem araçlarının yetersiz kaldığı bir dönemde devreye alınması öngörülüyor. Yeni sözleşmeler euro cinsinden düzenlenecek ve Avrupa Birliği standartlarına uygun tahılları kapsayacak. Buğday sözleşmesi %12 protein içeren ürünü hedefleyecek; buğday ve mısır sözleşmelerinde standart lot büyüklüğü 50 ton olacak. Teslimat ayları Euronext'teki mevcut vadeli işlem araçlarıyla aynı tutulacak. Borsa ilk aşamada bu sözleşmeler için opsiyon sunmayı planlamıyor. Sözleşmelerin en önemli özelliği, nakit uzlaşma yerine Köstence Limanı'nda fiziki teslimat öngörmesi. Euronext, teslimat noktalarının belirlenmesi için silo işletmecileriyle görüşüyor. Mekanizmanın çalışabilmesi için depolama, ürün kabulü, kalite ve tahıl transferine ilişkin koşulların netleştirilmesi gerekiyor. Bu nedenle teslimat yapılacak silolar ve uygulamanın teknik ayrıntıları henüz kesinleşmiş değil. Karadeniz havzasındaki üretici ve ticaret aktörleri şimdiye kadar başlıca Paris'teki MATIF kotasyonlarını, Chicago vadeli işlemlerini ve bölgesel fiziki ihracat fiyatlarını referans aldı. Ancak Romanya buğdayının fiyatı, Fransa'daki fiyatlarla her zaman aynı yönde veya aynı hızda hareket etmiyor. Karadeniz arzının arttığı, Rusya ve Ukrayna'nın ihracatta yoğun rekabet ettiği ya da bölgesel limanlarda lojistik sorunlar yaşandığı dönemlerde farklar daha belirgin hale gelebiliyor. Yeni araç, özellikle ihracatçıların ve emtia ticareti şirketlerinin fiyat riskini yönetmesine ve alımlarını planlamasına yardımcı olabilir. Bununla birlikte etkisi, sözleşmelerin yeterli sayıda katılımcı ve işlem hacmine ulaşmasına bağlı olacak. Fiziki teslimat da her çiftçinin doğrudan borsada satış yapabileceği anlamına gelmiyor; standart sözleşmeler teknik ve ticari koşulların yanı sıra finansal teminat ve dikkatli risk yönetimi gerektiriyor. Silo işletmecileri, ihracatçılar ve ticaret şirketleri mekanizmanın işleyişinde önemli rol üstlenecek.

Hayvancılık İşletmelerine Kış Hazırlığı İçin Sağlık ve Yem Önerileri
Görsel kaynağı: Nezavisne novine · Özgün haber
Veri haberi

Hayvancılık İşletmelerine Kış Hazırlığı İçin Sağlık ve Yem Önerileri

Sonbaharda hayvancılık işletmelerinde kış koşullarına geçiş öncesi ahırların, yemlerin ve hayvanların hazırlanması önerildi. Kaynakta aktarılan tavsiyelere göre meradan ahırdaki yetiştiriciliğe geçiş, üretimin istikrarını ve hayvanların bağışıklığını koruyacak şekilde planlanmalı; ahırlar tamamen kapatılmadan önce temizlenip dezenfekte edilmeli ve yeterli miktarda kuru, temiz saman bulundurulmalı. Savjetodavna FBiH uzmanları, ahırlarda cereyanın önlenmesiyle birlikte hayvanlar seviyesinde yeterli hava değişimi sağlanması gerektiğini belirtiyor. Böylece nem ve amonyak birikiminin önüne geçilmesi amaçlanıyor. Su sistemleri ile boru yalıtımının da kışın donmayı önleyecek şekilde kontrol edilmesi isteniyor. Yeşil meradan silaj, kuru ot ve diğer kaba yemlere geçişin 10-14 gün içinde kademeli yapılması, yemlerin besin değerlerinin analiz edilerek rasyonun konsantre yemle dengelenmesi tavsiye ediliyor. Ayrıca küf ve mikotoksin kontrolü, parazit uygulamaları, tırnakların düzeltilip dezenfekte edilmesi ve veteriner muayeneleri öneriler arasında yer alıyor. Süt hayvanlarında meme hijyenine, koyun ve keçilerde ise kuzulama ve oğlaklama dönemi için özel bölmelere dikkat çekiliyor.

Paraguay’da Üç Üretici 15.000 Kg/Ha Verim Eşiğini Aştı
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay’da Üç Üretici 15.000 Kg/Ha Verim Eşiğini Aştı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Paraguay’da Agrotec’in Élite del Rinde girişiminin ilk aşamasında soya ve mısır üretim sonuçlarıyla öne çıkan sekiz üretici tanındı. Yedi üretim bölgesini kapsayan girişimde üç üretici, soya ve mısır hasatlarının birlikte değerlendirildiği hektar başına 15.000 kilogramlık hedefi aştı. Ödül töreni 30 Ekim’de Ciudad del Este’de düzenlendi. Fazenda Almeida, 15.783 kg/ha verimle girişimin ulusal şampiyonu oldu. Agro Campo 15.482,68 kg/ha, IMAPO SRL ise 15.387,10 kg/ha seviyesine ulaştı. Diğer bölgesel ödüller Santa Rita, Nueva Esperanza, Bella Vista, San Alberto, Pedro Juan Caballero, San Pedro ve Campo 9’dan üreticilere verildi. Élite del Rinde’in ilk aşamasındaki ortalama verim 12.740 kg/ha olarak açıklandı. Bu sonuç, kaynakta ulusal referans olarak verilen 10.160 kg/ha seviyesinin %25,4 üzerinde gerçekleşti. Girişim, farklı bölgelerdeki agronomik ve çevresel koşulların verim sonuçlarını etkilediğini belirterek, uygulamaların her bölgenin koşullarına uyarlanmasına vurgu yaptı. Agrotec Genel Müdürü Alex Román, ortalamanın aşılmasını şirketin farklı birimlerinin teknik bilgi, piyasa deneyimi ve özel bilgileri sürdürülebilir bir metodolojiyle uygulamasına bağladı. Román, girişimin ilk aşamasında yatırılan her bir dolar için 3,3 dolarlık getiri elde edildiğini söyledi. Program ayrıca teknik karar alma, planlama, kaynakların verimli kullanımı ve teknolojinin tarımsal rekabetçiliği desteklemedeki rolünü öne çıkarıyor.

Çevre Kuralları Sıkılaşırsa Akıllı Tarımın Ekonomik Alanı %75’e Çıkabilir
Görsel kaynağı: Agrárszektor · Özgün haber
Veri haberi

Çevre Kuralları Sıkılaşırsa Akıllı Tarımın Ekonomik Alanı %75’e Çıkabilir

Bonn Üniversitesi liderliğinde hazırlanan kapsamlı bir araştırmaya göre akıllı tarım çözümleri, yalnızca teknolojik bir yenilik olmaktan çıkarak tarım sektörünün rekabetçiliği açısından önemli bir koşula dönüşüyor. Küresel tarım alanlarının yaklaşık yarısında bu sistemlerin ekonomik olarak uygulanabilir olduğu belirtilirken, çevre koruma düzenlemelerinin sıkılaşması halinde oranın %75’e ulaşabileceği aktarılıyor. Kuralların gevşetilmesi durumunda ise ekonomik olarak sisteme dahil edilebilecek alanların oranının %31’e gerileyebileceği ifade ediliyor. Araştırmada akıllı tarımın temelini hedefli müdahale oluşturuyor. Dronlar zararlıları ve besin eksikliklerini erken tespit ederken, GPS kontrollü makineler yalnızca gerekli bölgelere ve ihtiyaç duyulan miktarda bitki koruma ürünü ya da gübre uyguluyor. Otonom yabancı ot temizleme robotları ile toprak nemini izleyen akıllı sulama sistemleri de girdi ve su kullanımını azaltmaya yönelik kullanılıyor. Bu çözümlerin, kuraklık ve aşırı kimyasal kullanımı gibi çevresel sorunların ağır olduğu bölgelerde daha fazla yarar sağladığı belirtiliyor. Teknolojiden elde edilen ekonomik fayda bölgelere göre değişiyor. Yüksek gelirli, ortalama işletme büyüklüğü fazla ve düzenlemeleri sıkı olan Batı Avrupa, Kuzey Amerika ve Avustralya’da robotlaşma ve hedefli uygulamalar önemli tasarruf sağlayabiliyor. Buna karşılık gelişmekte olan bölgelerde geçiş; yüksek yatırım gereksinimi, yetersiz dijital altyapı ve uzmanlık ihtiyacı nedeniyle zorlaşıyor. Araştırmacılar, küçük işletmelerin de bu araçlardan yararlanabilmesi için tarım politikası destekleri ve teşvik sistemlerine ihtiyaç olduğunu belirtiyor.

Küresel Alkol Tüketimi Gerilerken 50-64 Yaş Grubunda Tüketim Artıyor
Görsel kaynağı: Commersant · Özgün haber
Veri haberi

Küresel Alkol Tüketimi Gerilerken 50-64 Yaş Grubunda Tüketim Artıyor

Küresel alkol tüketimi gerilerken, 50-64 yaş grubunun tüketimindeki artış şarap sektörünün hedef kitlesini yeniden değerlendirmesine yol açıyor. Annals of Internal Medicine araştırmasına göre küresel alkol tüketimi %2, milenyallerin tüketimi ise %17 azalırken, X kuşağı olarak tanımlanan 50-64 yaş grubunda tüketim %4 arttı. Aynı grupta aşırı içme göstergesi de %36 yükseldi; küresel genel gösterge ise %8 geriledi. Drizly ve The Vacationer verileri, seyahat sırasında tüketicilerin %80’inin yeni alkollü içecekleri denemeye ve harcamalarını artırmaya hazır olduğunu gösteriyor. Kaynakta aktarılan şirket verilerine göre 50-64 yaş grubu, Eleven Eleven’ın müşteri tabanının üçte birini oluştururken müşteri başına %32 daha fazla harcama yapıyor, %24 daha fazla sipariş veriyor ve %35 daha yüksek toplam kâr sağlıyor. Willamette Valley Vineyards’ta da bu yaş grubu şarap kulübü üyelerinin %45’ini oluşturuyor. Şarap işletmeleri, genç tüketicilere yönelik viral ve etkileşimli pazarlama yerine derinlemesine eğitim, tadım turları ve premium ürünlere ağırlık veriyor. Sektör ayrıca lüks otelleri ve turistik lokasyonları, tatil dönemlerinde daha fazla harcama eğilimi gösteren tüketicilere ulaşmak için önemli satış kanalları olarak değerlendiriyor. Bu yaklaşım kapsamında The Barker Co., Foster Supply Hospitality otel ağıyla lokasyonlara özel hazır kokteyller geliştirdi. Foley Family Wines ise Lucien Albrecht’in köpüklü şaraplarını 375 mililitrelik şişelerle üst sınıf otellerin minibar ve restoranlarına dağıtmaya başladı; kaynak bu uygulamanın çift haneli büyüme sağladığını belirtiyor. Vineria All’Amarone ise 2026’da daha az masa almasına rağmen masa başına harcamayı ve açılan şişe satışlarını artırdı.

Moldova’da Çiftçilere MAME 2 Kapsamında 35 Milyon Avroluk Finansman Planı
Görsel kaynağı: AgroTV Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da Çiftçilere MAME 2 Kapsamında 35 Milyon Avroluk Finansman Planı

Moldova’da çiftçilerin tarım makineleri ve ekipman alımında kullanabileceği yeni finansman programı MAME 2 için hazırlıklar son aşamaya geldi. Tarımın Geliştirilmesi ve Modernizasyonu Ajansı (ADMA) İcra Direktörü Maxim Popov’un açıklamasına göre program, teminat göstermeden finansmana erişim, daha uzun geri ödeme süresi ve %20 avans koşulu sunacak. Uygulamanın en geç Nisan-Mayıs 2027’de başlaması hedefleniyor. Programın yürürlüğe girmesi için değişim notlarının 9 Kasım’da Japonya’nın Moldova büyükelçisi ile dışişleri bakanı arasında imzalanması planlanıyor. Kredi anlaşması ile uygulama mutabakatının ise 17 Kasım’da Tokyo’da imzalanması öngörülüyor. Popov, değişim notları imzalanmadan kredi anlaşmasının imzalanamayacağını belirterek sürecin henüz planlama aşamasında olduğunu ifade etti. Popov’un verdiği bilgiye göre MAME 2 için 35 milyon avroluk finansman öngörülüyor. İlk MAME programında yaklaşık 18 milyon dolarlık bir finansmandan söz edildiğini belirten Popov, yeni programda kredi geri ödeme süresinin dört veya beş yıl olacağını ve çiftçilerden, yaşları ya da işletme biçimleri ne olursa olsun, %20 avans alınacağını söyledi. MAME 2, önceki programa kıyasla daha geniş bir ekipman grubunu kapsayacak. Finansman; tarım makinelerinin yanı sıra sulama sistemleri, bahçecilik sektörünü destekleyen sistemler ve işleme teknolojilerinin alımında kullanılabilecek. Programla bağlantılı olarak çiftçiler ve bağcılar için Japonya’ya birden fazla çalışma ziyareti düzenlenmesi de planlanıyor. ADMA’ya göre ülkede her yıl yüzlerce çiftçi kurumun finansman araçlarına başvuruyor.

Strajşte Sulama Sisteminin Üçüncü Aşaması İçin 25 Milyon Avroluk Yatırım Başladı
Görsel kaynağı: Telegrafi · Özgün haber
Veri haberi

Strajşte Sulama Sisteminin Üçüncü Aşaması İçin 25 Milyon Avroluk Yatırım Başladı

Piravë’de Strajşte sulama sisteminin üçüncü aşamasının uygulanmasına başlandı. Tarım, Ormancılık ve Su Ekonomisi Bakanı Borçe Serafimovski’nin açıklamasına göre 25 milyon avro değerindeki yatırım, Valandova bölgesinde 1.500 hektar tarım arazisini kapsayacak ve yaklaşık 6.000 çiftçinin sulama ihtiyacını karşılayacak. Proje kapsamında damla sulama sisteminin kurulması, suyun daha hassas dozlanması ve daha ekonomik kullanılması planlanıyor. Serafimovski, altyapının çiftçilere ürün yetiştiriciliği üzerinde daha fazla kontrol sağlamasının yanı sıra daha istikrarlı verim ve özellikle yılın kurak dönemlerinde daha yüksek kaliteli üretim için koşul oluşturacağını belirtti. Yatırımda 70 kilometrelik basınçlı boru şebekesi, yaklaşık 500 hidrant ve yeni bir pompa istasyonunun inşası öngörülüyor. Çiftçilere ayrıca sulama sisteminin verimli kullanımı ve sulamanın toprak nemi, hava koşulları ile ürün ihtiyaçlarına göre ayarlanması için danışmanlık ve uygulamalı eğitim desteği verilecek. Bakanın açıklamasına göre proje, tarımsal işletmelerde uzun vadeli yatırımları desteklemeyi; daha istikrarlı üretim yoluyla çiftçi gelirleri ile işleme, depolama ve ticaret faaliyetlerine katkı sağlamayı amaçlıyor. Strajşte sistemi, Vardar Vadisi projesinin ilk iki aşamasının devamı olarak ve Alman kalkınma bankası KfW ile ortaklığın sürdürülmesi kapsamında uygulanıyor.

Çin'deki Fuarda ABD Tarım Şirketlerinden 650 Milyon Dolarlık Anlaşma
Görsel kaynağı: Global Times · Özgün haber
Veri haberi

Çin'deki Fuarda ABD Tarım Şirketlerinden 650 Milyon Dolarlık Anlaşma

Çin'in Şanghay kentinde düzenlenen 9. Çin Uluslararası İthalat Fuarı'nda ABD Gıda ve Tarım Pavyonu'na 40'tan fazla ticaret birliği ve şirket katıldı. Bu sayı, geçen yılki fuarda yer alan 19 katılımcının üzerine çıktı. ABD'li katılımcılar, fuarın ilk günündeki imza töreninde toplam değeri 650 milyon doları aşan altı anlaşma yaptı. Anlaşmaların en büyüğü, Illinois merkezli Hang Tung Resources'ın sorgum ve buğday için imzaladığı yaklaşık 600 milyon dolar değerindeki üç sözleşme oldu. New York merkezli CLB Management 51 milyon dolarlık sığır eti satışı gerçekleştirirken, Idaho merkezli hayvan besleme şirketi Dynamite da 1,5 milyon dolarlık sözleşme imzaladı. Anlaşmalar, fuardaki ABD tarım ve gıda şirketlerinin Çin pazarına yönelik ticari ilgisini ortaya koydu. Çin Ticaret Bakanlığı Sözcüsü Huang Ling, Çin'in ABD'den tarım ürünü alımlarını genişletmeye her zaman açık olduğunu, ancak bunun iki ülke arasındaki 30 milyar dolarlık karşılıklı gümrük vergisi indirimi düzenlemesinin uygulanmasına bağlı bulunduğunu söyledi. Huang, tarım ticareti için gümrük vergilerinin düşürülmesi, tarife dışı engellerin azaltılması ve pazar erişiminin genişletilmesi çağrısı yaptı. Çin ve ABD, eylül ayında gerçekleştirdikleri ekonomik ve ticari istişarelerin sekizinci turunda, birbirlerinden ithal edilen yaklaşık 30 milyar dolarlık mallar için karşılıklı tarife indirimi konusunda anlaşmıştı. Kapsama alınan ürünlerin yaklaşık %90'ında vergilerin en çok kayrılan ülke oranlarına indirilmesi öngörülüyor. İndirimler, iki tarafın kendi iç hukuk prosedürlerini tamamlamasının ardından eş zamanlı uygulanacak. Çinli analistler, şirketlerin satın alma kararlarını pazar talebi, fiyatlar ve ticari koşullara göre verdiğini belirtti. Analistlere göre, son yıllarda ABD ticaret ortamındaki değişiklikler ve tarife önlemleri nedeniyle birçok Çinli ithalatçı tedarikçilerini çeşitlendiriyor. Bu nedenle, ABD'nin Çin'le tarife indirimleri konusunda karşılıklı uygulamayı ilerletmesinin ikili tarım ticareti için daha istikrarlı koşullar oluşturacağı ifade edildi.

Karadağ, AB Müzakerelerinde Gıda Güvenliği Faslını Kapattı
Fotoğraf: Vlada CG · Özgün haber

Karadağ, AB Müzakerelerinde Gıda Güvenliği Faslını Kapattı

1 yayıncı · 2 haber · İncele

Karadağ, Avrupa Birliği müzakereleri kapsamında gıda güvenliği, resmi kontroller, hayvan ve bitki sağlığı ile hayvansal yan ürünlerin yönetimini içeren 12. Faslı kapattı. Tarım Bakanı Vladimir Joković, bu süreçteki yükümlülüklerin önemli bölümünün Tarım Bakanlığı ile bağlı kurumların sorumluluğunda olduğunu belirtti. Fasıl kapsamında ilgili temel yasalar kabul edilirken resmi kontroller sistemi geliştirildi. Çiğ süt kalitesinin artırılması ve gıda üretim ve işleme tesislerinin Avrupa talepleriyle uyumlu hale getirilmesi konusunda ilerleme sağlandı. Küçük üreticiler ile geleneksel üretime, Avrupa standartlarına uyum sağlanırken yerel tarımın özelliklerinin korunması amacıyla özel önem verildi. Faslın kapatılması reformların tamamlandığı anlamına gelmiyor. Karadağ’ın önündeki öncelikler arasında sınır kontrol noktalarının ve hayvansal yan ürün yönetim tesislerinin kurulması, laboratuvar kapasitesinin geliştirilmesi ve uzman kadronun güçlendirilmesi bulunuyor. Bakanlık, Avrupa Birliği üyeliğine kadar Avrupa standartlarının tam uygulanması için çalışmaların sürdürüleceğini bildirdi.

Fas, İç Piyasa Fiyatlarını Sınırlamak İçin Afrika’ya Domates İhracatını Durdurdu
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

Fas, İç Piyasa Fiyatlarını Sınırlamak İçin Afrika’ya Domates İhracatını Durdurdu

Fas makamları, iç piyasada domates arzını güvenceye almak ve yükselen fiyatları sınırlamak amacıyla Afrika pazarlarına yapılan domates ihracatını geçici olarak durdurdu. Karar, Fas Meyve ve Sebze Üreticileri ile İhracatçıları Mesleklerarası Federasyonu tarafından aktarıldı. İhracatın ne kadar süreyle durdurulacağı açıklanmadı. Fas’ta domates fiyatlarındaki artışın, ülkenin başlıca üretim bölgesi Souss-Massa’da üretimin azalması ile gübre ve yakıt maliyetlerindeki yükselişten kaynaklandığı belirtildi. Yüksek fiyatlı Avrupa pazarlarına gönderilen domatesler ise düzenlemenin dışında bırakıldı. Avrupa pazarları, Fas’ın domates ihracatının büyük bölümünü oluşturuyor. Hükümet sözcüsü Samir Belfkih, hükümetin gıda egemenliğine öncelik verdiğini doğruladı ancak domates ihracatının durdurulması kararını doğrudan teyit etmedi. Bütçeden sorumlu Bakan Delegesi Fouzi Lekjaa ise fiyat artışlarını sınırlamak için gıda ihracatının düzenlenmesinin planlandığını bildirdi. Bu yaklaşımın, ihracat taahhütleri ile iç piyasa talebi arasında denge kurmayı hedeflediği belirtildi.

FAO Gıda Fiyat Endeksi Ekimde Geriledi, Şeker Fiyatları Yükseldi
Görsel kaynağı: TimesLIVE · Özgün haber
Veri haberi

FAO Gıda Fiyat Endeksi Ekimde Geriledi, Şeker Fiyatları Yükseldi

FAO Gıda Fiyat Endeksi, ekimde ortalama 133,9 puana gerileyerek revize edilen eylül değerinin %1,3 altında kaldı. Buna rağmen endeks, bir yıl önceye göre %5,9 daha yüksek seyretti ve Mart 2022’deki zirvesinin %16,4 altında bulundu. Tahıl fiyat endeksi eylüle göre %4,5 düştü. Buğday fiyatları zayıf ithalat talebi ve özellikle Arjantin’deki daha iyi üretim beklentileriyle gerilerken, Karadeniz’de ihracat akışının rahatlayabileceği beklentisi düşüşü destekledi. Ancak bölgedeki lojistik aksamalar gerilemeyi sınırladı. Mısır fiyatları da ABD hasadı ve Güney Amerika’da arzın bol olacağı beklentisiyle düştü. Bitkisel yağ fiyatları %0,3 arttı; soya ve ayçiçeği yağı fiyatlarındaki yükseliş, kanola yağı fiyatlarındaki düşüşü aştı. Şeker fiyatları ise %6,6 yükselerek art arda dördüncü aylık artışını kaydetti ve Aralık 2024’ten bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Brezilya’daki yağışların hasadı aksatması, şeker fiyatlarındaki yükselişte etkili oldu. Süt ürünleri endeksi ise bol arz ve zayıf talep nedeniyle %1,1 geriledi.

AB'de Mavidil Hastalığı Nedeniyle Hayvan Hareketi Kuralları Değişti
Görsel kaynağı: Ruminantia · Özgün haber

AB'de Mavidil Hastalığı Nedeniyle Hayvan Hareketi Kuralları Değişti

Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasındaki hayvan hareketlerinde Mavidil Hastalığı için güncellenmiş sağlık koşulları ve sertifika modelleri 1 Kasım 2026 itibarıyla uygulanmaya başladı. Yeni düzenleme, hayvanların menşe bölgesindeki sağlık durumunun, dolaşımdaki serotiplerin ve varış ülkesinin kabul ettiği hareket koşullarının birlikte değerlendirilmesini gerektiriyor. Mavidil Hastalığı virüsü, 1-24 serotipleri için C+D+E kategorisinden D+E kategorisine alındı. Buna bağlı olarak hastalığın yayılmasını önlemeye yönelik ticaret kontrolleri ile gözetim ve bildirim yükümlülükleri sürerken, gönüllü eradikasyon programları ve hastalıktan ari statüsünün tanınmasına ilişkin özel AB hükümleri kaldırıldı. Yetiştirme amacıyla sevk edilen sığır, koyun ve keçiler için olağan koşullar arasında en az 150 kilometre yarıçapındaki bir bölgeden gelme ve önceki iki yılda hastalık bildirimi bulunmaması yer alıyor. Virüsün bildirildiği bölgelerde ise mevsimsel olarak vektörlerden ari alanlarda kalma, korunaklı işletmelerde bulunma veya aşılama seçenekleri uygulanabiliyor. Bu seçeneklere göre bekleme süreleri ve gerekli testler değişiyor; aşılama, menşe bölgesinde önceki iki yılda bildirilen tüm serotipleri kapsamalı. Kesimhaneye doğrudan sevklerde özel hükümler bulunuyor ve öngörülen durumlarda hayvanların varıştan itibaren 24 saat içinde kesilmesi gerekiyor. Olağan koşulların karşılanmadığı durumlarda sığırlar için 13., koyun ve keçiler için 17. madde kapsamındaki derogasyonlar kullanılabiliyor; ancak varış ülkesinin kabul ettiği hareket türlerini önceden bildirmiş olması gerekiyor. Sağlık sertifikaları ile sperma, ovosit ve embriyoları kapsayan germinal materyal düzenlemeleri de güncellendi.

Polonya’da Mercosur Gıda İthalatında 13 Partide Uygunsuzluk Tespit Edildi
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Mercosur Gıda İthalatında 13 Partide Uygunsuzluk Tespit Edildi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Polonya’da Inspekcja Jakości Handlowej Artykułów Rolno-Spożywczych (IJHARS), 1 Mayıs-15 Ekim 2026 döneminde Mercosur ülkelerinden gelen 2.066 tarım ve gıda ürünü partisini sınırda denetledi. Kontrollerde 13 partide uygunsuzluk tespit edildi. Bu sayı, incelenen ürünlerin yaklaşık %0,6’sına karşılık geldi. Denetlenen partiler, aynı dönemde üçüncü ülkelerden Polonya’ya ithal edilen tarım ve gıda ürünlerinin yaklaşık %5’ini oluşturdu. Kontrollerde Arjantin’den 1.564, Brezilya’dan ise 470 parti incelendi. Denetlenen ürünler arasında yer fıstığı, balık ve balık filetoları, mısır, kahve, şarap, bal ve pirinç yer aldı. Uygunsuzlukların başında ürünlerin hatalı etiketlenmesi geldi. Ayrıca laboratuvar analizleri ve duyusal değerlendirmeler sonucunda da ticari kalite şartlarına aykırılıklar belirlendi. IJHARS, uygunsuzluk tespit edilen 13 partinin 12’si için ürünlerin piyasaya arzını yasaklayan kararlar aldı. Bir parti için ise ürünün ticari kalite şartlarını karşılamasını sağlamak amacıyla gerekli işlemlerin yapılmasına karar verildi. Böylece denetimler yalnızca belge ve etiket kontrolüyle sınırlı kalmadı; ürünlerin kalite özellikleri de incelemeye tabi tutuldu. Mercosur kaynaklı ürünlere yönelik denetimler Polonya iç pazarında da sürdürüldü. Avrupa Birliği içindeki serbest dolaşım kapsamında Polonya’ya ulaşan ürünleri kapsayan kontrollerde, 1 Mayıs-15 Ekim döneminde 46 işletmedeki 70 parti incelendi. Bu ürünler arasında meyve ve sebze, sığır ve kanatlı eti, kahve, çay, kamış şekeri, chia tohumu ve şarap bulundu. İç pazar denetimlerinde 8 partide uygunsuzluk saptandı; bu sayı kontrol edilen ürünlerin yaklaşık %11,4’üne denk geldi. Tespitler arasında menşe ülkesinin yanlış belirtilmesi, ürün bilgilerinin eksik olması ve beyan edilen protein içeriğiyle gerçek içerik arasındaki farklılıklar yer aldı. Ayrıca 3 Eylül 2026’dan itibaren Brezilya’dan bazı ürünlerin Avrupa Birliği’ne ithalatına yönelik kısıtlamalar uygulanıyor. Sığır ve kanatlı eti ile ürünleri, yumurta ve yumurta ürünleri, bal, at eti ve su ürünlerini kapsayan kısıtlamalar, hayvanlarda antimikrobiyal veteriner tıbbi ürünlerin kullanımına ilişkin AB gerekliliklerine uyumsuzluk gerekçesiyle açıklandı.