ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

126 haber · Sayfa 2

Sırbistan’da Fındık Yetiştiriciliği Uzun Vadeli Yatırım Seçeneği Olarak Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Fındık Yetiştiriciliği Uzun Vadeli Yatırım Seçeneği Olarak Öne Çıkıyor

Sırbistan’da fındık yetiştiriciliği, gıda sanayisinden gelen talep ve ihracat olanağı nedeniyle uzun vadeli yatırım arayan üreticiler için dikkat çeken seçeneklerden biri olarak değerlendiriliyor. Ülkede 2024 yılında yaklaşık 8.700 hektar alanda fındık yetiştirildiği, bu ürüne yönelik ilginin de artmaya devam ettiği belirtiliyor. Fındık, tek yıllık ürünlerden farklı olarak birkaç yıl süren bir yatırım ve üretim planı gerektiriyor. İlk meyveler dikimden birkaç yıl sonra alınabilirken, ciddi verim seviyelerine daha sonraki dönemde ulaşılması bekleniyor. Bu süreçte çeşidin özellikleri ve yetiştirme koşulları sonuçları etkiliyor. Bahçe kurulmadan önce fidan, toprak hazırlığı, sulama ve bakım giderlerinin hesaplanması gerekiyor. Fındığın çikolata, kremalı ürünler ve diğer şekerleme ürünlerinde yaygın kullanılması pazarı desteklese de kârlılık garanti edilmiyor. Ürün kalitesi, verim, üretim maliyetleri ve güvenilir bir alıcı bulma imkânı kazancı doğrudan etkiliyor. Bu nedenle uygun araziye sahip ve uzun vadeli yatırım yapmaya hazır üreticilerin, dikim öncesinde maliyetleri ve pazar koşullarını ayrıntılı biçimde değerlendirmesi öneriliyor.

Pakistan’da Şeker İhracatı İçin Politika Kılavuzları Ele Alındı
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber

Pakistan’da Şeker İhracatı İçin Politika Kılavuzları Ele Alındı

Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Senatör Mohammad Ishaq Dar, fazla şekere ilişkin ihracat politikası kılavuzlarını kesinleştirmek amacıyla Bakanlar Kurulu Fazla Şeker Komitesi toplantısına başkanlık etti. İslamabad’daki toplantıda, yaklaşan kırma sezonuna kadar ülkenin nihai şeker stok durumu kapsamlı biçimde değerlendirildi. İncelemenin amacı, fazla şeker miktarını doğru belirlemek ve yurt içi tüketim için yeterli rezervin bulunmasını sağlamaktı. Dar, Başbakanın yurt içindeki tüketicileri koruma talimatını vurguladı. Ona göre ihracatın kolaylaştırılması yerel çiftçileri desteklemeyi, şeker sektörünü güçlendirmeyi ve döviz rezervlerini artırmayı hedeflerken, iç piyasada fiyat istikrarının korunması önceliğini sürdürüyor. İhracat süreci devam ederken tedarik zincirinin düzenli işlemesi ve piyasa bozulmasının önlenmesi için ilgili makamlardan güçlü izleme mekanizmaları uygulamaları istendi.

Pakistan, İthal Pamuk Tohumu İçin 12-18 Aylık Hızlandırılmış Onayı İnceleyecek
Görsel kaynağı: The Express Tribune · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan, İthal Pamuk Tohumu İçin 12-18 Aylık Hızlandırılmış Onayı İnceleyecek

Pakistan Ulusal Gıda Güvenliği ve Araştırma Bakanı Rana Tanveer Hussain, ithal pamuk tohumu için önerilen 12-18 aylık hızlandırılmış onay mekanizmasının mevcut yasal çerçevede incelenmesini istedi. Öneri, mevcut prosedürlerde yaklaşık yedi yıl süren onay süreciyle karşılaştırılıyor; henüz uygulanmasına ilişkin kesin bir karar açıklanmadı. Resmi açıklamaya göre mekanizma, zorunlu bilimsel testlerden, biyogüvenlikten ve biyolojik güvenlik standartlarından taviz vermeyecek. Toplantıda özellikle Pencap'ta pamuk ekimindeki kalıcı gerileme ele alınırken, düşen verim, artan üretim maliyetleri ve azalan kârlılığın çiftçileri şeker kamışı, mısır ve diğer ürünlere yönelttiği belirtildi. Değerlendirilen üç ayaklı strateji; yerli geliştirilen pamuk tohumunun güçlendirilmesini, iyileştirilmiş tohum ithalatının kolaylaştırılmasını ve hızlandırılmış mekanizmanın uygulamaya konulmasını kapsıyor. PARC öncülüğünde PARC, NSDRA ve PCCC'den oluşan üç üyeli bir komitenin yabancı pamuk germplazmasının edinilmesini kolaylaştırması planlanıyor. Bitki Koruma Dairesi, bekleyen Zararlı Risk Analizleri ile Kontrollü İthalat İzinlerini hızlandıracak. Çin teknik dosyasını sundu ve ek bilgi istendi. Türkiye ile temasların ise Türkiye'nin yanıtına bağlı olduğu bildirildi. NSDRA ayrıca çeşitleri belirli agroklimatik bölgelerdeki performansa göre değerlendirecek.

Brezilya’nın AB’ye Tarım İhracatı Mayıs-Eylül Döneminde %14,8 Arttı
Görsel kaynağı: CNN Brasil · Özgün haber
Veri haberi

Brezilya’nın AB’ye Tarım İhracatı Mayıs-Eylül Döneminde %14,8 Arttı

Brezilya’nın tarım ve gıda sektörü ürünlerinin Avrupa Birliği’ne ihracatı, Mayıs-Eylül 2026 döneminde geçen yılın aynı dönemine göre %14,8 artarak 12,2 milyar dolara ulaştı. Agrostat verilerine göre 2025’in aynı döneminde 10,6 milyar dolar olan satışlar 1,57 milyar dolar yükseldi. Veriler, Brezilya Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına bağlı Agrostat sistemi tarafından derlendi ve AB’nin 27 ülkesini kapsadı. Artış, Mercosul ile AB arasındaki ticaret anlaşmasının geçici uygulamasının 1 Mayıs 2026’da başlamasından sonraki ilk beş aylık dönemi kapsıyor. Anlaşma, farklı ürünlerde ithalat tarifelerinin azaltılmasını veya kaldırılmasını öngörüyor; ancak uygulama ürün sınıfına göre değişiyor. Bazı ürünlerde indirimler başlangıçta yürürlüğe girerken, diğerlerinde birkaç yıla yayılan takvimler veya özel koşullar bulunuyor. İhracat artışında soya kompleksi öne çıktı. Bu grupta AB’ye satışlar 3,12 milyar dolardan 4,19 milyar dolara çıkarak %34,2 arttı. Et kategorisinde ihracat 604,4 milyon dolardan 1,23 milyar dolara yükseldi. Bununla birlikte Agrostat’ın toplulaştırılmış verileri, artışı hangi et türünün sürüklediğini göstermiyor. Ayrıca Brezilya protein ticaretini etkileyen sağlık kısıtlamalarının satışlar üzerindeki etkisi de bu verilerle ölçülemiyor. Orman ürünleri ihracatı %23, şeker-alkol kompleksi ihracatı ise %19,8 arttı. Bazı ürün gruplarında ise düşüş kaydedildi. AB’ye kahve satışları %7,7 gerileyerek 2,66 milyar dolardan 2,46 milyar dolara indi; kahve buna rağmen Brezilya’nın başlıca ihracat kalemleri arasında kaldı. Meyve suyu ihracatı %35,7 azalarak 445,6 milyon dolara, tahıl, un ve preparat ihracatı da %16,5 düşerek 478,1 milyon dolara geriledi. Kalkınma, Sanayi ve Dış Ticaret Bakanlığının altı tarım ve tarımsal sanayi ürününe ilişkin farklı veri setinde ihracat %137,3 artarak 160 milyon dolardan 379,7 milyon dolara çıktı. Bu grupta taze avokado, doğal bal, mısır yağı, etanol, portakal esansiyel yağı ve taze elma yer aldı. Ancak kaynak, Agrostat verilerindeki genel artışın doğrudan anlaşmanın sağladığı ticari tavizlere bağlanamayacağını belirtiyor. Dış satışları başka etkenler de etkilerken, MAPA ve MDIC farklı metodolojiler kullanıyor.

İklim Değişikliği Güneydoğu Asya’da Pirinç, Mısır ve Şeker Kamışı Üretimini Azaltabilir
Görsel kaynağı: Astro Awani · Özgün haber
Veri haberi

İklim Değişikliği Güneydoğu Asya’da Pirinç, Mısır ve Şeker Kamışı Üretimini Azaltabilir

Singapur Gıda Ajansı ile Singapur Ulusal Üniversitesi tarafından yayımlanan ASEAN Agri Climate Impact Twenty çalışması, iklim değişikliğinin 2025-2044 döneminde Güneydoğu Asya’daki başlıca ürünlerin ortalama üretimini etkileyeceğini öngörüyor. Buna göre pirinç üretimi %3-5, mısır %5-6, şeker kamışı ise %1-4 azalabilir. Çalışmada manyok üretiminin %16, soya fasulyesi üretiminin %11-13 artacağı tahmin edilse de bu ürünlerin iklim risklerinden muaf olmayacağı vurgulanıyor. Aşırı sıcak, şiddetli yağış ve kuraklık belirli yıllarda üretimi etkileyebilir. Çok güçlü El Niño’nun bölgedeki ortalama bitkisel üretimi yaklaşık %10 azaltabileceği, artan sıcaklıklar ve düzensiz yağışların da su bulunabilirliği ile ekim takvimini zorlayabileceği belirtiliyor.

Karadeniz Gerilimleri ve El Niño Buğday ile Mısır Fiyatlarını Destekleyebilir
Görsel kaynağı: Agronews Greece · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz Gerilimleri ve El Niño Buğday ile Mısır Fiyatlarını Destekleyebilir

Piraeus'ın değerlendirmesine göre buğday ve mısır piyasalarında yeterli arz, fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskıyı sınırlayabilecek başlıca unsur olarak öne çıkıyor. Buna karşılık Karadeniz'deki gerilimler, Avrupa Birliği'nde tarihsel olarak düşük mısır üretimi ve iklim kaynaklı riskler fiyatları destekleyebilir. İncelenen dönemde geniş emtia endeksi yükselirken tarım ürünleri endeksi geriledi; buğday ve mısır fiyatları düşerken şeker, pirinç, pamuk ve sığır fiyatları arttı. Piyasanın önümüzdeki dönemdeki görünümünde hava koşulları ve El Niño belirleyici olabilir. NOAA'ya göre El Niño'nun 2027'nin ilk çeyreğine kadar güçlü veya çok güçlü bir olaya dönüşme olasılığı %83'ün üzerinde. Yüksek enerji fiyatlarının üretim ve taşıma maliyetlerini artırmasıyla birlikte, değerlendirmede emtia piyasalarındaki risk dengesinin yukarı yönlü kaldığı belirtiliyor. USDA'nın 2026/27 küresel buğday tahmininde üretim 822,4 milyon tonla değişmedi. Kanada ve Türkiye'deki üretim artışının Avrupa Birliği'ndeki düşüşü dengelemesi bu sonucun temel nedenleri arasında gösterildi. Aynı dönemde buğday tüketiminin, özellikle yem kullanımındaki artışın etkisiyle 827,9 milyon tona yükselmesi; stokların ise 276 milyon tona gerilemesi bekleniyor. Stokların tüketime oranı %33,4'ten %33,3'e düşüyor. Buğday ticaretinin 2026/27 döneminde 209,0 milyon tona gerilemesi öngörülüyor. Düşüş, Rusya'nın Karadeniz üzerinden ihracat akışındaki sorunlar ve yüksek fiyatların ABD'nin rekabet gücünü sınırlamasıyla ilişkilendiriliyor. Fiyatlar, önceki dönemdeki güçlü yükselişin ardından yatırımcıların kâr realizasyonuna gitmesiyle ay içinde gerilese de tüketimin üretimi aşması, stokların daralması, Karadeniz'deki aksaklıklar ve El Niño orta vadede yukarı yönlü riskleri artırıyor. Mısırda ise 2026/27 küresel üretim tahmini 1.293,8 milyon tona yükseltildi. Artışta ABD üretiminin 5,9 milyon ton yükselmesi etkili olurken, Avrupa Birliği'ndeki düşüşün kuraklık nedeniyle devam ettiği belirtiliyor. Tüketimin 1.320,5 milyon tona, stokların 280,4 milyon tona ve stok/tüketim oranının %20,6'dan %21,2'ye çıkması bekleniyor. Ticaretin ABD'nin artan ihracatıyla 210,7 milyon tona yükselmesi, kısa vadede fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilir; ancak AB'deki düşük üretim, El Niño riski ve ABD'deki güçlü etanol talebi bu baskıyı sınırlayabilir.

2025/2026 Sezonunda Dünya Kuru Üzüm Üretiminin 2024/2025’e göre %14 Gerilemesi Bekleniyor
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber
Veri haberi

2025/2026 Sezonunda Dünya Kuru Üzüm Üretiminin 2024/2025’e göre %14 Gerilemesi Bekleniyor

INC’nin Mart 2026 raporuna göre kuru üzüm, sultaniye ve Korint üzümünün dünya genelindeki toplam üretiminin 2025/2026 sezonunda yaklaşık 1,16 milyon tona gerilemesi bekleniyor. 2024/2025 sezonunda yaklaşık 1,35 milyon ton olan üretime kıyasla düşüşün yaklaşık %14 düzeyinde olacağı tahmin ediliyor. Gerileme, birkaç büyük üretici ülkede hasadın kötüleşmesiyle ilişkilendiriliyor. Rapora göre Türkiye’nin 2025/2026 sezonunda kuru üzüm üretimi yaklaşık 165 bin tona, Hindistan’ın üretimi 160 bin tona ve İran’ın üretimi 140 bin tona düşecek. ABD üretiminin 157 bin ton olması beklenirken, Çin’de üretimin yaklaşık 190 bin tona, Güney Afrika’da ise 101 bin tona yaklaşacağı öngörülüyor. Türkiye, Hindistan, İran ve ABD, kuru üzümün uluslararası pazarındaki önemli üretici ülkeler arasında yer alıyor. Piyasa görünümünü yalnızca üretim miktarı belirlemiyor. Başlangıç stokları, iç tüketim, ihracat kapasitesi ve sezon sonu stokları da arz koşullarında etkili oluyor. INC, 2025/2026 sezonu sonunda dünya kuru üzüm stoklarının önceki sezondaki yaklaşık 154,2 bin tondan 136,9 bin tona gerileyeceğini tahmin ediyor. Çin için aynı sezon üretim tahminleri ise kurumlara göre farklılaşıyor; USDA FAS yaklaşık 200 bin ton, INC ise 190 bin ton öngörüyor. Üretimdeki düşüş, fiyatların otomatik olarak artacağı anlamına gelmiyor. Talebin zayıflaması veya büyük üretici ülkelerden birinde hasadın beklentileri aşması, piyasa baskısını azaltabilir. 2025–2026 döneminde farklı kuru üzüm türlerinin ihracat fiyatları kilogram başına yaklaşık 1,5–3,2 avro arasında seyretti; bu aralık perakende fiyatlarını değil, ihracat fiyatlarını gösteriyor. Türkiye’de özellikle Avrupa’daki şekerleme ve fırıncılık sektörlerinde kullanılan çekirdeksiz kuru üzüm üretimi, ülkenin uluslararası ticaretteki önemini koruyor.

Güney Afrika’da Kiraz Sezonu Erken Başladı, Ceres’te Üretim %50’den Fazla Düşebilir
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da Kiraz Sezonu Erken Başladı, Ceres’te Üretim %50’den Fazla Düşebilir

Güney Afrika’nın 2026 kiraz sezonu, geleneksel takvimden iki ila üç hafta önce, ekim başında başladı. Tru-Cape Fruit Marketing’in aktardığına göre sezonun ilk meyveleri 8 Ekim’de hasat edilip paketlendi. Ancak ülkenin başlıca kiraz üretim bölgesi Ceres’te üretim hacminin önceki sezona göre %50’den fazla düşebileceği öngörülüyor. Üretimdeki gerileme, sektör tarafından öncelikle çiçeklenme dönemindeki olumsuz hava koşullarına bağlanıyor. Tru-Cape Tedarik Direktörü Calla du Toit, erken çeşitlerin ağustos sonundaki olağanüstü yüksek sıcaklıkların görüldüğü bir hafta içinde çiçeklendiğini belirtti. Şirketin değerlendirmesine göre sıcaklıklar, tozlaşma için etkili süreyi kısaltarak meyve tutumunu azaltmış olabilir. Ardından sıcaklıkların düşmesi, üretimin bir bölümünde soğuk zararına yol açmış olabilir. Düşük üretim beklentisine karşın ilk meyvelerde kalite göstergeleri olumlu oldu. Tru-Cape, kirazların 30 milimetreye kadar kalibreye ve yüksek şeker seviyelerine ulaştığını bildirdi. Daha az meyve bulunması, ürünün optimum olgunlukta toplanmasına daha fazla dikkat edilmesini sağlarken, şirket yeterli iş gücünün bu çalışmayı kolaylaştırdığını belirtti. Buna karşılık düşük hacim, üreticiler açısından ekonomik bir zorluk oluşturuyor. Tru-Cape, arzın azalması ve Güney Afrika’da iç talebin güçlü seyretmesi nedeniyle ticari programlarında yerel pazara öncelik vermeyi planlıyor. Şirket, fiyatların geçen sezondan biraz daha yüksek olmasını bekliyor. İhracatta ise önceki sezon yaklaşık %15 olan payı bu sezon %20’ye yaklaştırmayı hedefliyor; ancak her operasyon için lojistik maliyetleri, taşıma riskleri ve beklenen kârlılık değerlendirilecek.

Ukrayna’da Tahıl ve Yağlı Tohum Hasadı Geçen Yılı Aştı
Görsel kaynağı: ZN.UA · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna’da Tahıl ve Yağlı Tohum Hasadı Geçen Yılı Aştı

Ukrayna’da tarım işletmeleri 27 Ekim itibarıyla 41,70 milyon ton tahıl ve baklagil hasat etti. Tarım Politikası ve Gıda Bakanlığına göre ürünler 8,32 milyon hektardan kaldırıldı; bu alan, tahıl için öngörülen toplam alanın %72’sine karşılık geliyor. Mevcut tahıl hasat miktarı, geçen yılın aynı dönemindeki seviyenin yaklaşık %7,3 üzerinde bulunuyor. Bu artışta ortalama verimin hektar başına 50,2 kental olması etkili oldu; geçen yıl aynı gösterge 45,8 kentaldi. Mısır hasadı son bir haftada 5,4 milyon tondan 7,9 milyon tona yükseldi. Üreticiler mısırı 1,33 milyon hektardan, öngörülen alanların %29’unda topladı. Mısırda ortalama verim hektar başına 59,5 kental olarak kaydedildi; bu değer geçen yılki 61,5 kentalin altında kaldı. Tahıl hasadında toplam miktar bakımından Odesa, Dnipropetrovsk ve Mıkolayiv bölgeleri öne çıktı. En yüksek ortalama tahıl verimi ise hektar başına 69,8 kental ile Sumi bölgesinde görüldü. Yağlı tohum hasadı 16,91 milyon tona ulaştı ve geçen yılın aynı tarihindeki seviyeyi yaklaşık %11,7 aştı. Ayçiçeği hasadı 9,83 milyon ton, soya hasadı 3,18 milyon ton oldu. Buna karşılık şeker pancarı hasadı geçen yılın gerisinde kaldı; 3,92 milyon ton ürün 79,5 bin hektardan toplandı ve ortalama verim hektar başına 493,6 kental olarak hesaplandı. Buğday, arpa, bezelye ve kolza hasadının tamamlandığı; karabuğday ve darı hasadının ise öngörülen alanların sırasıyla %95 ve %94’üne ulaştığı bildirildi.

Arnavutluk'ta 2027 Mali Paketinde Temel Gıdaların KDV'si İçin İndirim Önerisi
Görsel kaynağı: Euronews Albania · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk'ta 2027 Mali Paketinde Temel Gıdaların KDV'si İçin İndirim Önerisi

4 yayıncı · 5 haber · Karşılaştır

Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, 2027 mali paketi kapsamında temel gıda ürünlerinde Katma Değer Vergisi (KDV) oranının %20'den %6'ya indirilmesini içeren düzenlemeleri açıkladı. Hükümetin sunduğu paket, proje bütçesiyle birlikte önce hükümetin onayına, ardından parlamentoya gönderilme sürecine bağlı bulunuyor. Bu nedenle açıklanan oran ve önlemler henüz yürürlüğe girmiş kesin kararlar olarak aktarılmıyor. İndirim önerisinin 54 temel gıda ürününü kapsaması planlanıyor. Rama'nın açıkladığı listede et, balık, süt ürünleri, yumurta, un, yemeklik yağ, şeker, makarna, meyve, sebze ve bebekler için temel gıdalar yer alıyor. Arnavutluk Radyo Televizyonu (RTSH) tarafından aktarılan taslakta ekmek, pirinç, yoğurt ve bakliyat gibi ürünler de sayılıyor; ancak yararlanacak ürünlerin nihai listesinin Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenmesi bekleniyor. Rama, KDV indiriminin Arnavut ailelerin gıda harcamaları için yılda yaklaşık 150 milyon avro bırakacağını belirtti. Düzenlemeye eşlik edecek fiyat bildirimi uygulamasının genişletilip güçlendirilmesi de planlanıyor. Bu uygulamanın amacı, temel gıda sepetindeki vergi indiriminin büyük işletmeler tarafından kötüye kullanılmasını önlemek olarak açıklanıyor. Rama ayrıca gıda ve akaryakıt fiyatlarındaki artışın farkında olduğunu söyledi. Paketin finansman ve yeniden dağıtım ayağında, gıda sepeti dışındaki mallar için standart KDV oranının %1 artırılması öneriliyor. İşletmelerin kâr vergisinin %15'te tutulacağı, büyük işletmelerin temettü vergisinin ise %8'den %15'e çıkarılacağı belirtiliyor. Ücret vergisinde üst eşik 200 bin lekten 300 bin leke yükseltilirken, 700 bin lek düzeyinde %30'luk yeni bir oran öngörülüyor. İşletmeler bakımından, yıllık cirosu 5 milyon lekin üzerindeki işletmeler için KDV uygulama eşiğinin düşürülmesi planlanıyor. Küçük işletmelerin kâr vergisi muafiyetinin 2029'a kadar korunacağı açıklanırken, otelcilikte KDV'nin %6'dan %10'a çıkarılması ve agroturizmin bu artıştan muaf tutulması öneriliyor. Rama, dolaşım vergisinin akaryakıt fiyatından kaldırılarak motorlu taşıtlara aktarılacağını da duyurdu. Ücret vergilerine ilişkin ayrıntılar bazı kaynaklarda farklı verildiği için bu bölümde yalnızca ortak ve açıkça aktarılan eşikler korunmuştur.

Yunanistan'da Eylül 2026'da Gıda Fiyatları %0,1 Geriledi
Görsel kaynağı: Iefimerida · Özgün haber
Veri haberi

Yunanistan'da Eylül 2026'da Gıda Fiyatları %0,1 Geriledi

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Yunanistan'da genel tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) eylül ayında %5 arttı. İOBE tarafından Yunanistan Gıda Sanayileri Birliği (SEVT) için hazırlanan analize göre artışta başlıca konut ve ulaştırma maliyetlerindeki yükseliş etkili oldu. Konut fiyatları %14,7, ulaştırma fiyatları ise %11,3 arttı. Gıda kategorisindeki artış %0,8'de kalırken, bu kalemin genel enflasyona katkısı 0,16 puan oldu. Gıda fiyatlarında işlenmiş ve ambalajlı ürünlerle taze ürünler arasında farklı bir seyir görüldü. İşlenmiş ve ambalajlı gıdaların fiyatları eylülde %1,1 düşerken, taze ve işlenmemiş gıdaların fiyatları %0,9 arttı. Alt kategorilerde en belirgin artış %7 ile ette kaydedildi. Buna karşılık meyve fiyatları %8, yağlar ve katı yağlar %6,2, diğer gıdalar %1,3, balık %0,4, şeker, çikolata, tatlı ve dondurma grubu ise %0,3 geriledi. Eylül 2026 verilerine göre Yunanistan'da gıda fiyatları %0,1 azalırken Euro Bölgesi'nde %1,1 arttı. Yunanistan'da işlenmiş gıda fiyatlarındaki düşüş, taze ürünlerdeki artışın etkisini dengeledi. Ancak gıda ve içecek sanayisi, fiyat artışlarının sınırlı kalmasına rağmen yüksek işletme maliyetleriyle karşı karşıya bulunuyor. Elektrik maliyeti yıllık bazda %63,8 artarak megavatsaat başına 157,7 avroya çıktı. 2026'nın ikinci çeyreğinde kara taşımacılığı fiyatları %6,9, depolama ve lojistik fiyatları %4,8, imalat sanayisindeki işçilik maliyeti ise yıllık bazda %5,8 yükseldi.

Arnavutluk'ta 2027 Paketinde Temel Gıdaların KDV'si İçin %6 Önerisi
Görsel kaynağı: Java News · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk'ta 2027 Paketinde Temel Gıdaların KDV'si İçin %6 Önerisi

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Arnavutluk hükümeti, 2027 mali paketi kapsamında temel gıda ürünlerinde Katma Değer Vergisi (KDV) oranını %20'den %6'ya indirmeyi önerdi. Düzenlemenin 1 Ocak 2027'de yürürlüğe girmesi bekleniyor. Öneri; ekmek, un, süt, doğal yoğurt, yumurta, pirinç, makarna, yemeklik yağ, et, temel balık ürünleri, meyve-sebze, bakliyat, şeker ve bebek gıdalarını kapsıyor. İndirimden yararlanacak ürünlerin nihai listesi henüz kesinleşmedi; listenin Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenmesi bekleniyor. Hükümet, düzenlemeyle temel tüketim üzerindeki vergi yükünü azaltmayı ve ailelerin gıdaya erişimini kolaylaştırmayı amaçlıyor. Pakette standart KDV oranının %20'den %21'e, turizm sektöründeki oranın ise %6'dan %10'a çıkarılması da öneriliyor. Ekonomi uzmanı Pano Soko, indirimin ticaret zincirindeki işletmeler tarafından emilebileceğini ve tüketiciye sınırlı yansıyabileceğini savundu. Muhasebeci Igli Zepishta ise uygulamanın başarısının, hükümet ve sivil toplumun piyasa fiyatlarını sıkı biçimde izlemesine bağlı olduğunu belirtti.

ABD'de 250 Hastane Daha Sağlıklı Hastane Yemekleri Taahhüdüne Katıldı
Görsel kaynağı: Fox News · Özgün haber
Veri haberi

ABD'de 250 Hastane Daha Sağlıklı Hastane Yemekleri Taahhüdüne Katıldı

Robert F. Kennedy Jr. ve Medicare ve Medicaid Hizmetleri Merkezleri (CMS) yöneticisi Mehmet Oz’un Fox News’te yayımlanan yazısına göre, ABD genelinde 250 hastane Make Hospital Food Healthier Pledge adlı girişime katıldı. Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı (HHS) ile CMS tarafından başlatılan girişim, hastalara ve hastane personeline sunulan yemeklerin besin kalitesini artırmayı amaçlıyor. Yazıda, hastanelerin ülke genelinde daha sağlıklı yemek seçenekleri sunma konusunda ortak bir taahhütte bulunduğu belirtiliyor. Yazarlar, ameliyat sonrası iyileşen, kronik hastalıklarla yaşayan veya ciddi sağlık sorunları bulunan hastalara yüksek oranda işlenmiş gıdalar, rafine karbonhidratlar ve ilave şeker içeren yemekler sunulabildiğini savunuyor. Yazıya göre uygun beslenme; yara iyileşmesini destekleyebilir, kas kütlesinin korunmasına katkı sağlayabilir, bağışıklık işlevini güçlendirebilir ve iyileşme sürecini geliştirebilir. Buna karşılık yetersiz beslenmenin daha uzun hastane yatışları, daha fazla komplikasyon ve daha yüksek sağlık hizmeti maliyetleriyle ilişkili olduğu ifade ediliyor. Yazıda, ABD’de yaklaşık 6.100 hastanenin her yıl toplam 35 milyondan fazla yatış gerçekleştirdiği ve ülkedeki sağlık hizmetleri yiyecek-içecek pazarının yaklaşık 20 milyar dolarlık yıllık ekonomik faaliyet oluşturduğu aktarılıyor. Hastanelerin gıda hizmeti şirketleri, dağıtıcılar ve üreticiler için önemli müşteriler olduğu belirtilirken, satın alma tercihlerinin tedarikçilerin geliştirdiği ürünleri, fiyatlandırmayı ve diğer kurumlarda bulunabilen seçenekleri etkileyebileceği öne sürülüyor. Yazarlar, daha sağlıklı proteinler, meyveler, sebzeler ve daha az işlenmiş ürünlere yönelik talebin tedarik zincirlerinde değişiklik yaratabileceğini savunuyor. Girişimin gönüllü ve işbirliğine dayalı olduğu, Washington’ın hastane menülerini belirlemesinin veya hekimler ile kayıtlı diyetisyenlerin klinik kararlarının yerine geçmesinin amaçlanmadığı vurgulanıyor. Hastanelerin, özel terapötik diyetlere veya tıbbi beslenme desteğine ihtiyaç duyan hastalar dahil olmak üzere bireysel beslenme gereksinimlerini karşılayabilmesi için esnekliğini koruması öngörülüyor. Yazıda Amerikan Hastaneler Birliği ile çok sayıda sağlık sisteminin girişime ortaklık ettiği belirtiliyor. Metnin bir bölümünde 250 hastanenin katıldığı, başka bir bölümünde ise katılımcı sayısının 250’den fazla olduğu ifade ediliyor.

Karnataka’da Şeker Kamışı Fiyatı Görüşmeleri Sonuçsuz Kaldı
Görsel kaynağı: The New Indian Express · Özgün haber
Veri haberi

Karnataka’da Şeker Kamışı Fiyatı Görüşmeleri Sonuçsuz Kaldı

Hindistan’ın Karnataka eyaletinde Başbakan DK Shivakumar ile şeker kamışı üreticilerinin liderleri arasında yapılan fiyat görüşmeleri karar alınmadan sona erdi. Üretici temsilcileri, Adil ve Ücretlendirilebilir Fiyat’a (FRP) ek olarak ton başına 1.000 rupi Eyalet Tavsiye Fiyatı (SAP) talep ederken hükümet, seçilmiş üretici temsilcileriyle yeni bir görüşme turu yapılacağını açıkladı. Kaynak metinde 29 Ekim için belirtilen ziyaret ise Shivakumar’ın yeni görüşmesinden ziyade Birlik hükümeti komitesinin Karnataka’ya ziyareti olarak aktarılıyor. Shivakumar, taleplerin değerlendirilmesini zorlaştıran başlıca koşulların şiddetli kuraklık, artan elektrik sübvansiyonu harcamaları ve eyaletin mali kısıtları olduğunu söyledi. Karnataka’nın beş on yılın en ağır kuraklıklarından biriyle karşı karşıya olduğunu belirten Shivakumar, yetersiz yağışın Tungabhadra ve Cauvery dahil büyük nehir havzalarını etkilediğini, yeraltı suyu seviyelerinin yaklaşık %38 gerilediğini ve içme suyu sıkıntısı yaşandığını ifade etti. Elektrik maliyetlerinin de baskı oluşturduğu belirtildi. Shivakumar’a göre HESCOM, tarımsal pompa setlerinin elektrik faturaları için 9.000 ila 12.000 crore rupi ek kaynak istedi. Eyalet hükümeti ise sulama ve göl doldurma projelerinin elektrik sübvansiyonları ile enerji ihtiyaçlarına yaklaşık 22.000 crore rupi harcıyor. Shivakumar, mevcut koşullarda üreticilerin istediği ton başına 1.000 rupilik ek ödemenin zor olduğunu, azalan şeker kamışı ekimi, düşük şeker üretimi ve etanol üretimine getirilen kısıtlamaların durumu daha da karmaşıklaştırdığını söyledi. Üretici liderleri hükümetten yeni güvenceler yerine somut bir paket açıklamasını istedi. Talepler arasında ton başına 4.500 rupi alım fiyatı, FRP’nin 4.450 rupiye çıkarılması için Birlik hükümetine baskı yapılması ve SAP’nin uygulanması bulunuyor. Shivakumar, geçen yıl ton başına 250 rupilik ek ödeme kapsamında hükümetin 50 rupilik payını ödediğini, bunun taahhüt edilen katkının %80’ine karşılık geldiğini, ancak şeker fabrikalarının kendi paylarını ödemediğini söyledi. Görüşmelere 81 şeker fabrikasının temsilcileri katılırken Birlik Bakanı Pralhad Joshi başka bir program nedeniyle toplantıda yer almadı. Üretici temsilcileri ayrıca FRP hesaplama yöntemlerinin değiştirilmesini, şeker verimi hesaplarının bağımsız biçimde doğrulanmasını, ödemelerin 15 gün içinde yapılmasını ve gecikmeler için faiz uygulanmasını talep etti. Toplantıda tekrarlanan söz kesmeler ve üreticilerin somut karar talebi görüşmeleri uzattı; bazı BJP milletvekilleri de önceki protestolarda verilen vaatler nedeniyle sorgulanmalarının ardından toplantıdan ayrıldı.

Pakistan’da Şeker Fiyatları Son Bir Yılda %25’e kadar Geriledi
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan’da Şeker Fiyatları Son Bir Yılda %25’e kadar Geriledi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Pakistan Şeker Fabrikaları Birliği Kuzey Bölgesi (PSMA-NZ), Pakistan İstatistik Bürosu’nun haftalık verilerine dayanarak şeker fiyatlarının son bir yılda %25’e kadar gerilediğini bildirdi. Birliğe göre fiyat düşüşü, politika kararlarındaki gecikmelerin de etkisiyle mali sıkıntı yaşayan sektörde 98 milyar Pakistan rupisi zarara yol açtı. PSMA-NZ sözcüsü, 2025-26 kırma sezonunun kapanmasından bu yana ülkede 1,3 milyon metrik ton şeker fazlası bulunduğunu, bu stokun zamanında ihraç edilmesi için yapılan taleplerin hükümetçe karşılanmadığını söyledi. Birliğe göre zararlar nedeniyle ülke genelinde en az 12 şeker fabrikası kapandı; birçok fabrika da kapanma riskiyle karşı karşıya. Sektör, stok fazlası nedeniyle 2026-27 kırma sezonunu zamanında başlatamayabileceğini ve şeker kamışı üreticilerine önceki yıllardaki kadar iyi fiyat veremeyebileceğini belirtti. PSMA-NZ, yeni sezon şekeri piyasaya gelmeden en az 1 milyon metrik ton fazlanın ihraç edilmemesi halinde durumun daha da kötüleşeceğini savundu. Yaklaşık bir ay içinde başlaması beklenen sezonda 8,50 milyon metrik tonluk rekor üretim öngörülüyor. PSMA-NZ, daha önce verilen 0,2 milyon metrik tonluk izne ek olarak 0,8 milyon metrik ton ihracat izni ve sektörün serbest piyasa ilkeleriyle çalışmasını sağlayacak düzenlemeler istedi. Birlik, ihracat yapılmaması halinde Pakistan’ın ileride iç tüketim için şeker ithal etmek zorunda kalabileceğini öne sürdü.

Keyhole Beslenme Etiketi Kriterleri Yeniden Değerlendiriliyor
Görsel kaynağı: Agrárszektor · Özgün haber

Keyhole Beslenme Etiketi Kriterleri Yeniden Değerlendiriliyor

Keyhole işareti, tüketicilerin aynı ürün kategorisi içinde daha iyi besin değerine sahip gıdaları seçmesine yardımcı olmayı amaçlıyor. İşaret için gerekli kriterler, 2023’te güncellenen Kuzey Beslenme Tavsiyeleri doğrultusunda yeniden değerlendiriliyor. Kriterler şeker, tuz ve yağ miktarlarının yanı sıra lif ve tam tahıl oranlarını da kapsıyor. Olası değişiklikler, ürün kategorilerine göre izin verilen tuz, şeker ve yağ miktarları ile lif ve tam tahıl içeriği şartlarını etkileyebilir. Ancak somut kuralların ürün kategorisine ve ülkeye göre değişebileceği belirtiliyor. İsveç, Danimarka, Norveç ve İzlanda sistemleri uyumlaştırmaya çalışsa da ülkelerin aynı mevzuat metnini veya aynı takvimleri uygulayacağı anlamına gelmiyor. Keyhole kullanımı gönüllü olduğu için değişiklikler tüm gıdaların bileşiminin değiştirilmesini zorunlu kılmıyor. Buna karşılık işareti kullanan veya kullanmak isteyen üreticilerin bazı ürün reçetelerini gözden geçirmesi gerekebilir. Önceden işarete uygun olan bazı ürünler yeni şartları karşılayamayabilirken, değişiklikler başka ürünler için işaret alma fırsatı yaratabilir. Nihai kurallar ve geçiş süreleri özellikle Keyhole kullanan pazarlara ihracat yapan üreticiler açısından önem taşıyor.

Hindistan’da Şeker Sektöründe Düzenleme Maliyetleri Marjları Baskılıyor
Görsel kaynağı: The Hindu BusinessLine · Özgün haber
Veri haberi

Hindistan’da Şeker Sektöründe Düzenleme Maliyetleri Marjları Baskılıyor

Hindistan şeker sektörüne ilişkin analiz, toptan şeker fiyatları yükselmesine rağmen büyük şirketlerin faaliyet kârlılığı marjlarının baskı altında kaldığını ortaya koyuyor. Beş büyük şeker şirketinde gelire göre ağırlıklandırılmış faiz, amortisman ve vergi öncesi kâr (FAVÖK) marjı mali yıl 2021-22'de %10,8'den mali yıl 2024-25'te %8,4'e geriledi. Marj, mali yıl 2025-26'da %8,47'ye yalnızca sınırlı biçimde toparlandı. Analize göre bu baskı, değirmenlerin çiftçilere şeker kamışı alacakları üzerinden yaptığı ödemeleri geciktirebilir ve hükümet için ek mali yük oluşturabilir. Değirmenlerin yükselen şeker fiyatlarından yararlanma kapasitesi, yurt içi satış kotaları ve uluslararası ticaret üzerindeki hükümet kontrolleriyle sınırlanıyor. Mali yıl 2020-21 ile mali yıl 2025-26 arasında toptan şeker fiyatları %23, şeker kamışı için adil ve karşılıksız fiyat (FRP) %25 arttı. Buna karşılık şeker kamışı suyu ve B-heavy melastan üretilen etanolün alım fiyatları yaklaşık %5 yükselirken C-heavy etanolün fiyatı %27 arttı. Bu tercih, şekeri piyasadan fazla çekmeden etanol üretimini teşvik ederek şeker arzını ve biyoyakıt hedeflerini yönetme aracı olarak kullanılıyor. Kıdemli bir sektör yöneticisinin değerlendirmesine göre Aralık 2023'te şeker kamışı suyu veya şurubunun etanol üretiminde kullanımına önce yasak getirilmesi, birkaç gün sonra ise şeker yönlendirmesine nicel sınır konulması belirsizlik yarattı. Değişiklik, değirmenleri kapasite kullanımı, operasyonel verimlilik ve marjlar bakımından etkiledi; bazı esnek tesisler B-heavy veya C-heavy melas rotalarına geçerken geçici atıl kapasite oluştu. Piyasa fiyatları uygun olduğunda ek maliyetler telafi edilebiliyor, ancak açık piyasa gelirleri yetersiz kaldığında zararlar banka kredileri veya zaman zaman hükümet desteğiyle karşılanıyor. Değirmenler bu nedenle farklı hammaddeler arasında geçiş yapabilen damıtımevi kapasitesine ve bagas kojenerasyonu, biyogübre ile karbondioksit satışı gibi yan ürün yatırımlarına yöneliyor.

Kosova’da Süt ve Süt Ürünleri İthalatı Miktar Olarak Arttı, Değeri Geriledi
Görsel kaynağı: Paparaci · Özgün haber
Veri haberi

Kosova’da Süt ve Süt Ürünleri İthalatı Miktar Olarak Arttı, Değeri Geriledi

Kosova, 2026'nın ocak-eylül döneminde 42,4 milyon kilogram süt ve süt ürünü ithal etti. Kosova Gümrüğü verilerine göre bu miktar, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık 3,3 milyon kilogram arttı. Buna karşın ithalatın toplam değeri 66,5 milyon avrodan 64,7 milyon avroya geriledi; düşüş yaklaşık 1,8 milyon avro veya %2,73 oldu. İthalat miktarındaki artış ise %8,38 olarak kaydedildi. Ürün gruplarında farklı yönlü değişimler görüldü. Konsantre edilmemiş süt ve krema ithalatının değeri 14,62 milyon avrodan 16,35 milyon avroya, yoğurt ve fermente ürünlerin ithalatı ise 14,52 milyon avrodan 15,64 milyon avroya yükseldi. Buna karşılık peynir ve lor ithalatının değeri 27,87 milyon avrodan 26,07 milyon avroya, konsantre edilmiş veya şekerli süt ve krema ithalatı 3,33 milyon avrodan 1,52 milyon avroya düştü. Gelişmeler, Kosova'nın yerel süt endüstrisinin hükümet önlemleri ve süt ürünlerinde palm yağı kullanımı tartışmalarıyla gergin bir dönem geçirdiği sırada yaşandı. Tarım Bakanlığı nisanda daha sıkı kontroller ve etiketleme kuralları açıklarken, taze sütün toz sütle ve hayvansal yağların palm yağıyla değiştirilmesini önlemeye yönelik tedbirler duyurdu. Çiftçi protestolarının ardından ek önlemler açıklanmasına rağmen yerel üreticiler, ağustosta uygulama biçimine itiraz etti ve bazı palm yağı içeren ürünlerin ithalatına izin verilirken benzer yerli ürünlerin üretiminin sınırlandığını öne sürdü.

Mısır’da Sıcaklık Dalgalanması İçin Ürün Koruma Uyarısı
Görsel kaynağı: Al-Watan Egypt · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Sıcaklık Dalgalanması İçin Ürün Koruma Uyarısı

Mısır Tarım ve Arazi Islahı Bakanlığı İklim Değişikliği ve Uzman Sistemler Bilgi Merkezi Başkanı Muhammed Fehim, ülkenin büyük bölümünde sıcaklıkların gelecek hafta sonuna kadar hafif yüksek seyretmesinin beklendiğini açıkladı. Kuzey bölgelerden Kahire’ye kadar gündüzleri sıcak, Yukarı Mısır’ın güneyinde ise daha sıcak hava beklenirken geceleri hava çoğunlukla ılıman olacak. Kuzeydeki tarım yolları ve hızlı ulaşım yollarında sabah saatlerinde yoğun sis, bazı bölgelerde de rüzgâr görülebileceği belirtildi. Fehim, sonbahara girilmesine rağmen sıcak havanın sürmesi ve gece-gündüz sıcaklıklarının değişmesi nedeniyle çilek, patates, çeşitli sebzeler ve turunçgillerde sorun yaşanabileceği uyarısında bulundu. Yüksek bağıl nem ile sabah çiyinin mantar ve böcek hastalıklarının yayılmasını kolaylaştırabileceği, nemli ve kuru rüzgârların art arda esmesinin de yaprak ve bitki dokularında küçük yaralar oluşturabileceği ifade edildi. Bu koşulların Yukarı Mısır’da bakla, yonca ile tıbbi ve aromatik bitkilerin ekimini geciktirebileceği kaydedildi. Üreticilere özellikle Yukarı Mısır’da buğday ve baklayı aceleyle ekmemeleri, buğdayda uygun çeşitleri ve önerilen ekim tarihlerini dikkate almaları tavsiye edildi. Taşkınla sulanan arazilerde patates, pancar ve baş soğan gibi yumrulu ürünlerin en yakın sulamasında 8-10 litre fosforik asit uygulanması önerildi. Patates, pancar, fasulye, domates, biber, patlıcan, salatalık ve kabakta azotlu gübre, özellikle üre kullanımının azaltılması istendi; geç ekilen mısır ve şeker kamışının da rüzgâr sırasında sulanmaması önerildi.

Mısır Hurma Festivali Siwa Vahası’na Döndü
Görsel kaynağı: Al-Watan Egypt · Özgün haber
Veri haberi

Mısır Hurma Festivali Siwa Vahası’na Döndü

Uluslararası dokuzuncu Mısır Hurma Festivali, 14-16 Ekim 2026 tarihlerinde, dokuz yıl önce başladığı Siwa Vahası’na döndü. Mısır Sanayi Bakanlığı ile Khalifa Hurma Palmiyesi Vakfı iş birliğiyle düzenlenen etkinlik, tarım, ticaret ve turizmle geçinen, ekonomisi büyük ölçüde palmiye ve hurmaya dayanan vaha sakinlerinden ilgi gördü. Yerel halk, festivalin ekonomik ve turistik hareketlilik yaratmasını bekliyordu. Çocuklar ve gençler etkinliğin en ilgili katılımcıları arasında yer aldı. Bazı gençler organizasyonda gönüllü çalışırken bazıları araştırma kuruluşları ve şirketlerin sergilerini gezerek hurma alanındaki yeni çalışmaları inceledi. İskenderiye Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğrencisi Muhammed Mustafa, Siwa’nın daha iyi tanıtılması, çiftçilerin desteklenmesi ve ihracat kapasitesinin geliştirilmesi amacıyla gönüllü olduğunu söyledi. Festivalde hurmayı kuruyemiş, susam, çikolata ve kahveyle birleştiren, çekici biçimde paketlenmiş ürünler sergilendi. Bu ürünlerin hurmayı geleneksel biçiminin dışına taşıyarak farklı tüketici tercihlerine uygun hâle getirebileceği ve yeni ihracat pazarları açma potansiyeli taşıdığı belirtildi. Etkinlikte ayrıca palmiye atıklarının değerlendirilmesine yönelik çalışmalar öne çıktı. Bir araştırma-geliştirme şirketi bu atıklardan ambalaj kâğıdı, tabak, ayakkabı, dayanıklı halat, bina yalıtımı ve tarım toprağı üretti. Şirketin araştırma-geliştirme kimyageri Yusuf Abdürrahim, her palmiye ağacından yılda 25-27 kilogram atık çıktığını söyledi. Geliştirilen ürünlerin bir bölümünün sanayi aşamasına taşınması planlanıyor. Festival, Siwa’ya yerleşerek bir çiftlikte turistik otel işletmeye başlayan Sari ve Sara çiftinin de ilgisini çekti. Çift, yerel mirasla uyumlu ve çevre dostu otel projeleri için yeni fikirler ararken hurmayı şeker alternatifi olarak kullanan sağlıklı bir ürünü inceledi.

İsveç, 2026 Tarım Destek Tutarlarını Belirledi
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

İsveç, 2026 Tarım Destek Tutarlarını Belirledi

İsveç Tarım Kurulu, 2026 ilkbaharında başvurulan euro cinsinden tarım desteklerinin hektar ve hayvan birimi başına tutarlarını açıkladı. Desteklerin amacı sürdürülebilir ve rekabetçi tarıma katkı sağlamak. Euro üzerinden belirlenen ödemeler, her yıl ekim ayında toplam başvurulan hektar ve hayvan birimi sayıları dikkate alınarak hesaplanıyor. 2026 için çiftlik desteği hektar başına 132,27 euro, ilk 150 hektar için yeniden dağıtım desteği 16,92 euro ve genç çiftçi desteği 90,23 euro olacak. Sığır desteği hayvan birimi başına 93,80 euro olarak belirlendi. Organik üretim desteği tahıl, yağlı tohum ve protein bitkilerinde 162 euro; meyve ve meyvelerde 811 euro; patates, şeker pancarı ve sebzelerde 541 euro olarak uygulanacak. Tarım arazisindeki hayvan desteği ise hektar başına 195 euro. Hassas tarım planlaması desteği hektar başına 31,28 euro, yem bitkisi yetiştiriciliği desteği 59 euro olacak. Çiçekli tarla ve tarla kenarı desteği, bölgeye göre 282 euro, 726,02 euro veya 387,73 euro olarak değişecek. Karbon depolama ve azot sızıntısını azaltma desteği ara ürün için 141 euro, yakalama bitkisi için 156 euro ve ilkbahar işlemesi için 72 euro olarak açıklandı. 2026 ödemelerinde 1 euro 11,331 İsveç kronu üzerinden hesaplanacak. Çoğu ödemenin 11 Aralık'ta başlaması, bazı desteklerde %85'lik kısmi ödemenin ise 13 Kasım'dan itibaren yapılması planlanıyor; bu desteklerin nihai ödemeleri Ocak 2027'de başlayacak.

Avro Bölgesinde Gıda Fiyatı Enflasyonu Eylülde Hafifçe Yükseldi
Görsel kaynağı: Biznis.me · Özgün haber
Veri haberi

Avro Bölgesinde Gıda Fiyatı Enflasyonu Eylülde Hafifçe Yükseldi

Avro Bölgesinde gıda fiyatı enflasyonu ağustosta %1,1’e gerileyerek 2021 ortasından bu yana en düşük seviyeyi gördü; eylülde ise %1,3’e hafifçe yükseldi. Enflasyon ocaktaki %2,6 seviyesinden geriledi. Avrupa Merkez Bankası analistlerine göre yavaşlamada, Avrupa’daki geçen yılın genel olarak iyi tarım hasadı ve tahıl ile yağlı tohumlarda ortalamanın üzerindeki verimler etkili oldu. Ancak kahve, çay, kakao ve şeker gibi temel girdilerde yeni fiyat baskıları oluşuyor. Hanehalkları önceki güçlü gıda fiyat artışlarının etkisini hissetmeye devam ediyor.

Şili Tarımında ABD Tarifeleri 800 Milyon Dolarlık Kayıp Yaratacak
Görsel kaynağı: El Dínamo · Özgün haber
Veri haberi

Şili Tarımında ABD Tarifeleri 800 Milyon Dolarlık Kayıp Yaratacak

Şili Ulusal Tarım Derneği (SNA) Başkanı Antonio Walker, Encuentro Nacional del Agro etkinliğinde, ABD’nin tarım sektörüne uyguladığı tarifelerin 800 milyon ABD doları kayba yol açacağını söyledi. Walker, vergilerin kanatlı hayvan etleri, turunçgiller ve üzümler gibi ürünleri etkilediğini belirtti. Walker, sıfır tarifeye dönülmesinin zor olduğunu ancak hükümetin girişimlerini ve ürün bazında yürütülen müzakereleri değerli bulduklarını ifade etti. SNA, ihracatın Hindistan, Güneydoğu Asya, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Çin’in iç kesimleri gibi pazarlara çeşitlendirilmesini istedi. Walker ayrıca güneydeki liman altyapısının üretim kapasitesinin gerisinde kaldığını söyleyerek Biyoceanik Koridor’da ilerleme çağrısı yaptı. Silvo-tarımsal gayrisafi yurt içi hasıla geçen yıl %6,3 arttı; ancak şarap, geleneksel ürünler, şeker pancarı, ormancılık ve bazı meyvelerde zorluklar yaşandığını aktardı.

Slovakya’da 2026 Şeker Pancarı Sezonu Kuraklık ve Sıcaklıkla Ağır Darbe Aldı
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da 2026 Şeker Pancarı Sezonu Kuraklık ve Sıcaklıkla Ağır Darbe Aldı

Slovakya’da 2026 şeker pancarı sezonu, kuraklık ve aşırı sıcaklıkların etkisiyle ülkenin en kötü sezonlarından biri olmaya aday. Slovak Tarım ve Gıda Odası (SPPK) sözcüsü Jana Holéciová, pancarın 12 bin hektarın biraz üzerindeki alana ekildiğini, ancak hektar başına beklenen 75 bin bitki yerine yalnızca 45 bin bitki yetiştiğini açıkladı. Bu durumun aşırı kuraklık ve sıcaklığın doğrudan etkisini gösterdiğini belirtti. Ekimden hemen sonra nisanda yaşanan kuraklığın ardından bazı bölgelerde geç donlar görüldü ve kimi tarlalar yeniden sürülerek ekildi. Haziran ortasında sıcaklık yaklaşık 40 dereceye çıktı; sonraki yağışlar zayıf kaldı. Ağustosta ise 40 derecenin üzerindeki tropik sıcaklıklar ile süren kuraklık, Şeker Pancarı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Róbert Kovács’a göre ürünün toparlanmasını engelledi. Sezon öncesinde Trenčianska Teplá’daki şeker fabrikasının pancar işleme faaliyetini durdurması da üreticiler üzerindeki baskıyı artırdı. Galanta ilçesindeki Abrahám Tarım ve Ticaret Kooperatifi, sulama yapılan 150 hektarlık alanda parseller arasında büyük farklar gördü. Başkan Marcel Kollár, bir parselde hektar başına 77 ton, diğerinde 37 ton verim alındığını söyledi. Ancak hasat henüz tamamlanmadı; son 47 hektarın ekim sonu ile kasım başı arasında sökülmesi planlandığı için işletmenin nihai sonucu henüz değerlendirilemiyor. Sulamasız işletmelerde 37 tonun ulaşılabilen en yüksek verim olduğu, bazı tarlalarda ise çürüyen pancar nedeniyle hasat yapılmadığı aktarıldı. Kovács, sulamanın şeker pancarında hektar başına 20-25 tonluk fark yaratabildiğini, geçen yıl sulanan alanda verimin sulanmayan alana göre 10-12 ton daha yüksek olduğunu belirtti. Daha düşük pancar üretimi nedeniyle işleme kampanyasının normalde ocakta sona ererken bu yıl aralıkta bitmesi bekleniyor. SPPK, Fransa, Hindistan ve Brezilya’daki üretim sorunlarının dünya şeker arzını etkileyebileceğini; olası fiyat artışının ise Avrupa pazarına gecikmeli yansıyacağını bildirdi.