ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

110 haber · Sayfa 2

Avrupa Patates Üretiminde 2026 İçin Zayıf Sezon Beklentisi
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Avrupa Patates Üretiminde 2026 İçin Zayıf Sezon Beklentisi

2026'nın Avrupa patates üretimi açısından en zayıf yıllardan biri olabileceği bildirildi. Sıcak ve kurak hava, başta Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda ve Birleşik Krallık olmak üzere üretimi geriletirken, bu beş ülkedeki toplam kaybın 3,5 milyon tonu aşacağı hesaplanıyor. Sektör temsilcileri Avrupa patates üretiminin 19,5–20,5 milyon ton civarında kalmasını bekliyor. World Potato Markets, Avrupa Birliği patates üretiminin kayıtların tutulmaya başlamasından bu yana en düşük seviyeye gerileyebileceğini belirtiyor. Berzence'deki Solanum Kft.'nin yöneticisi ifj. Varga György ise işletmelerinin patatesi yalnızca sulamayla üretebildiğini, bu durumun giderek diğer bitkiler için de geçerli hale geldiğini söyledi. Solanum Kft. bu yıl 64 hektarda tohumluk patates yetiştirdi. Bunun 30 hektarı MATE Georgikon fakültesi için ayrılırken, yemeklik patateslerle birlikte toplam alan 94 hektara ulaştı. Varga, tohumluk patates sezonunun yavaş başladığını ancak üreticilerin geç kalmadığını düşündüğünü belirtti. Ekim için gereken büyük boyut oranı %20–25'e ulaştığında kurutma işlemine geçiliyor ve bitkinin su ihtiyacı azalıyor. Sulamanın ek maliyeti, suyun kaç pompayla taşındığına ve center-pivot ya da sulama makarası gibi hangi yöntemle verildiğine göre değişiyor. Fiyatların ilk aşamada geçen yıla göre biraz gerilediği, ancak özellikle depolama giderlerinin ne ölçüde yansıyacağının henüz bilinmediği aktarılıyor. Üretimde sıcaklık ve UV ışınımının yanı sıra şiddetli yağışların sırtları bozması, kabuklu bit zararı, Stolbur fitoplazma enfeksiyonu ve kök boğazı fuzaryumu da etkili oldu.

Moldova’da Sebze Üreticilerine Ücretsiz Hassas Tarım Desteği
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da Sebze Üreticilerine Ücretsiz Hassas Tarım Desteği

Moldova’da sera, solaryum ve tünel gibi korumalı alanlarda ticari sebze yetiştiren üreticiler, ücretsiz AgriPlus+ programına 30 Ekim 2026’ya kadar başvurabilecek. Advision Finance tarafından Impact Clusters girişimi kapsamında yürütülen program, Hollanda Girişimcilik Ajansı’nın finansmanıyla Prima Finanțare, Enten ve Planton Solutions ortaklığında uygulanıyor. Program kapsamında üretim alanlarına yerleştirilen sensörlerle bitkilerin gelişim koşullarına ilişkin veriler gerçek zamanlı izlenecek. Toprak besinleri, su kalitesi, sulama verimliliği, hava nemi, mikroiklim ile hastalık ve zararlı riskleri takip edilecek. Romanya ve Hollanda’dan agronomlar, elde edilen verilere dayanarak her ürün için sulama, gübreleme ve bitki koruma önerileri sunacak. Seçilen üreticiler sensör izleme, kişiselleştirilmiş agronomi danışmanlığı, ihtiyaçlara uyarlanmış finansman çözümleri ve hassas tarım eğitimlerinden yararlanacak. Organizatörler, teknolojilerin Romanya’daki uygulamasında verim artışı, pestisit kullanımında azalma ve kök bölgesindeki besin bulunabilirliğinde iyileşme görüldüğünü belirtiyor. Programa katılacak üreticilerin ekipmanları kurması, uzman önerilerini uygulaması ve üretim verilerini paylaşması gerekiyor. Başvurular çevrim içi form üzerinden yaklaşık 10–15 dakikada yapılacak; adaylar incelendikten sonra seçilen üreticiler programa dahil edilecek.

Kuş Göçü, Kuş Gribine Karşı Ek Dikkat Gerektiriyor
Görsel kaynağı: Nieuwe Oogst · Özgün haber

Kuş Göçü, Kuş Gribine Karşı Ek Dikkat Gerektiriyor

Önümüzdeki haftalarda kuş göçünün yeniden başlaması beklenirken, Hollanda’daki kanatlı yetiştiricileri kuş gribine işaret edebilecek belirtilere karşı daha dikkatli olmaya çağrıldı. Sektör kuruluşu AVINED, yetiştiricilerden bu dönemde yürürlükteki biyogüvenlik önlemlerine sıkı ve eksiksiz biçimde uymalarını istedi. Çağrı, kanatlı işletmelerinde göç sırasında hastalık şüphesi oluşturabilecek belirtilerin yakından izlenmesine özellikle odaklanıyor.

Tayland, Üç Gıda Ürünü İçin AB Pazar Erişimi İstedi
Görsel kaynağı: The Nation Thailand · Özgün haber
Veri haberi

Tayland, Üç Gıda Ürünü İçin AB Pazar Erişimi İstedi

Tayland Ticaret Temsilcisi Werapong Prapha, beyaz pirinç, tavuk ve konserve ton balığının Avrupa Birliği (AB) pazarına erişiminin iyileştirilmesi için Hollanda’nın desteğini istedi. Talep, Tayland ile AB arasındaki serbest ticaret anlaşması (STA) müzakerelerinin 2026 sonuna kadar tamamlanmasına yönelik ortak çabalar kapsamında gündeme geldi. Werapong, önerilen anlaşmayı Hollanda Dış Ticaret ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Sjoerd Sjoerdsma ile Tayland’daki Hollanda Büyükelçiliğinde görüştü. Görüşmede ekonomik işbirliğinin yönü ve küresel ticaret ortamı da ele alındı. Werapong’a göre Hollanda’dan beklenen destek, Taylandlı işletmelere ve halka somut fayda sağlayacak pazar açılımı koşullarının güvenceye alınmasını amaçlıyor. Tayland ve Hollanda, müzakerelerin 2026’da sonuçlandırılması için sürecin hızlandırılmasını desteklerken, anlaşmanın kalitesinin korunması ve etkilenen sektörlerde kabul görmesi gerektiğini de vurguladı. Görüşmelerde tarım ve sanayi ürünleri pazarlarının açılması arasındaki denge değerlendirildi. Werapong, tüm sektörlerin kabul edebileceği somut sonuçların önemine dikkat çekti. Hollanda ise sanayi politikası ve ticarette rekabetle ilgili kaygılarını dile getirdi. Hollanda, Tayland’ın dünya genelindeki 19’uncu, AB içindeki ikinci büyük ticaret ortağı konumunda bulunuyor. İki ülke arasındaki ticaret 2025’te 7.967,56 milyon ABD dolarına ulaştı ve Tayland’ın toplam ticaretinin %1,16’sını oluşturdu. Tayland’ın aynı yıl Hollanda’ya ihracatı 7.019,53 milyon ABD doları, Hollanda’dan ithalatı ise 948,03 milyon ABD doları oldu. Tayland’ın başlıca ihracat kalemleri arasında bilgisayarlar ve ilgili parçalar, elektrik transformatörleri, diğer elektrikli cihazlar, entegre devreler ile et ve yenilebilir sakatat yer aldı.

Bitkisel Süt Satışları Gerilerken İnek Sütüne İlgi Dönüyor
Görsel kaynağı: Klix.ba · Özgün haber
Veri haberi

Bitkisel Süt Satışları Gerilerken İnek Sütüne İlgi Dönüyor

ABD’de bitkisel süt satış hacmi son bir yılda %5,4 azaldı. Circana verilerini aktaran The Economist’e göre, kategorinin en çok satan ürünü badem sütünde düşüş %7,9 oldu. Birleşik Krallık’ta hazirana kadar olan yılda satışlar %2,5 gerilerken Fransa, İtalya, Hollanda ve İspanya’da büyüme yavaşladı. Tüketicilerin bir bölümünün inek sütüne yönelmesinde fiyat ve sağlık algısı etkili oldu. The Economist, tüketicilerin inek sütünü hane bütçesi açısından daha uygun ve sağlık bakımından daha iyi gördüğünü aktardı. Dairy Foods’un paylaştığı Circana verilerine göre ABD’de bitkisel süt geliri 14 Haziran’a kadar olan yılda 2,4 milyar dolara indi; gelir önceki yıla göre %2 azalırken satılan paket sayısı %5 düşerek 574 milyona geriledi. Bitkisel süt üreticileri yeni tatlar ve ambalaj biçimleriyle talebi korumaya çalışıyor. Yulaf sütü üreticisi Oatly, patlamış mısır ve matcha gibi tatları ürünlerine ekledi. Kategorideki genel düşüşe rağmen şirketin Kuzey Amerika satışları %3,8, ABD mağazalarındaki satışları %10 arttı. Avrupa gelirleri %27 yükselirken Çin geliri %2 geriledi.

İspanya’nın Biber İhracat Geliri 1,849 Milyar Avroya Ulaştı
Görsel kaynağı: Magyar Mezőgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’nın Biber İhracat Geliri 1,849 Milyar Avroya Ulaştı

İspanya’nın biber ihracat geliri, 1 Ağustos 2025-31 Temmuz 2026 arasındaki ekonomik yılda tüm zamanların en yüksek seviyesine çıkarak 1,849 milyar avroya ulaştı. Hortoinfo’nun İspanya dış ticaret istatistiklerine dayanan analizine göre gelir, on yıl önceki ekonomik yıla kıyasla %80,5 arttı. İspanya bu dönemde uluslararası pazarlara 781,76 milyon kilogram biber sattı. İhracat miktarı önceki ekonomik yıla göre biraz gerilese de on yıl önceki seviyenin %5,79 üzerine çıktı. Kilogram başına ortalama fiyatın 2,37 avroya yükselmesi, gelirin miktardan daha hızlı artmasını sağladı. İhracatta başı çeken Almería’dan 513,38 milyon kilogram biber gönderildi ve bölgenin ihracat geliri yaklaşık 1,233 milyar avroya ulaştı. Bu tutar, İspanya’nın toplam biber ihracat gelirinin %66,66’sına karşılık geldi. Almanya, 277,52 milyon kilogramlık alımla İspanyol biberinin en büyük pazarı oldu ve 695,23 milyon avro ödeme yaptı. Fransa 111,65 milyon, Birleşik Krallık 101,91 milyon, Hollanda 72,15 milyon ve İtalya 45,18 milyon kilogram biber aldı. Birleşik Krallık’a ihracat on ekonomik yılda %35,52 artarken Almanya’ya satış %11,58 yükseldi.

Paris Yakınlarında Uluslararası Gıda Fuarı Açılıyor, Fransa İhracatta Geriliyor
Fotoğraf: ERIC PIERMONT / AFP · Özgün haber
Veri haberi

Paris Yakınlarında Uluslararası Gıda Fuarı Açılıyor, Fransa İhracatta Geriliyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Paris yakınlarındaki Villepinte'de düzenlenen uluslararası gıda fuarı, 17 Ekim Cumartesi günü kapılarını açacak ve 21 Ekim Çarşamba gününe kadar sürecek. Fuar, Fransa'nın tarım ve gıda ürünleri ihracatında gerilediği, İtalya ile İspanya'nın ise Avrupa'da en güçlü ihracat büyümesini gösterdiği bir döneme denk geliyor. Fransa, İtalya ve İspanya'nın önünde bulunmayı sürdürse de geçen yıl 84 milyar avroluk tarım ve tarımsal gıda ürünü ihraç etti. ABD, Hollanda, Brezilya ve Almanya ise daha yüksek ihracat değerlerine ulaştı. Fransa Ulusal Tarım Ürünlerini Tanıtma Merkezi Başkanı Yannick Fialip, İtalya ve İspanya'nın gerçek rakiplere dönüştüğünü ve bazı ürünleri Fransa'ya ihraç etmeye başladığını söyledi. Fialip, ihracatı artırmak ve gıda egemenliğini güvenceye almak için daha fazla üretim yapılması gerektiğini savundu. Varsayımsal örneğinde, gıda ihtiyacının %100'ünü karşılamaya yönelik bir üretim planının kuraklık nedeniyle %70'te kalabileceğini, bunun da kalan %30'luk ihtiyaç için diğer ülkelere bağımlılık yaratacağını belirtti. Fialip ayrıca Fransız diplomasisinin gıda ihracatına daha fazla hizmet etmesini istedi.

Ortak Gübre Fermantasyonu Süt Üreticilerine Fırsat Sunabilir
Görsel kaynağı: Nieuwe Oogst · Özgün haber

Ortak Gübre Fermantasyonu Süt Üreticilerine Fırsat Sunabilir

Gübre fermantasyonunun süt üreticilerine fırsatlar sunabileceği, ancak yatırım ve uygulama seçeneklerinin dikkatle değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor. Bireysel fermantasyon bazı işletmeler için uygun olabilirken, bazı durumlarda kolektif işbirliği daha elverişli görülüyor. Hollanda’da Gelderland ve Limburg arasındaki sınır bölgesinde kolektif gübre fermantasyonu seçeneği araştırılıyor. Çalışmalar, ortak bir modelin bu bölgedeki süt üreticileri için uygulanabilir olup olmadığını değerlendirmeye odaklanıyor.

AB Domates Sektörü Maliyet ve Fas Rekabeti Baskısını Gündeme Getirdi
Görsel kaynağı: Agroinformación · Özgün haber
Veri haberi

AB Domates Sektörü Maliyet ve Fas Rekabeti Baskısını Gündeme Getirdi

Avrupa Komisyonu’nun Domates Uzman Grubu, artan üretim maliyetleri ve özellikle Fas’tan gelen ithalatların rekabeti konusunda uyarıda bulundu. Domates sektörü, AB pazarının seyrini ve üretimin karşı karşıya olduğu sorunları değerlendirmek üzere bu hafta Brüksel’de toplandı. Açıklamalar, sorunların yalnızca tek bir ülkeye özgü olmadığını, Avrupa üretiminin farklı kesimlerinde ortaklaştığını gösterdi. Fepex’in aktardığı değerlendirmeye göre İspanya’da 2025/2026 kampanyasında domates üretiminin yaklaşık %2 düşmesi bekleniyor. Fiyatlarda iyileşme görülmesine karşın bu durum kârlılığa yansımadı; enerji, gübre ve petrol türevlerindeki artışlar üretim maliyetleri üzerinde güçlü baskı oluşturdu. İspanya’da enerji ve taşımacılık maliyetleri normal kabul edilen koşullara göre %16, plastikler ile kap ve ambalaj maliyetleri ise %18 arttı. İspanyol delegasyonu, özellikle açıkta satılan cherry domateslerde olmak üzere bu ürün grubunun ekim alanındaki kayıptan endişe duydu. Sektör, söz konusu gerilemeyi Fas rekabetinin yanı sıra işçilik maliyetleri ve düzenleyici koşullardaki farklılıklarla ilişkilendirdi. Dış ticaret verilerine göre AB’nin üçüncü ülkelerden taze domates ithalatı 2025’te 773.000 ton oldu ve bunun 527.000 tonu Fas’tan geldi. AB’nin üçüncü ülkelere ihracatı ise 383.000 ton olarak kaydedildi; bunun 279.000 tonu ağırlıklı olarak Birleşik Krallık’a gönderildi. Belçika, Hollanda ve Polonya temsilcileri de sıcak hava dalgaları, yağışlar, rugose virüsü ve yüksek enerji maliyetleri gibi sorunların Avrupa üretiminde ortak etkiler yarattığını aktardı. Toplantıda ayrıca satın alma gücündeki kayıp ve ekonomik belirsizlik nedeniyle tüketicilerin daha temkinli davrandığı belirtildi. Fransa’da sıcaklıkların desteklediği domates tüketimi, fiyatlardaki güçlü artışın ardından yavaşlayarak talepte önemli daralmaya yol açtı.

Yeni Zelanda Geyik Etinde Olumlu Pazar Sinyalleri Arz Kaygısını Öne Çıkarıyor
Görsel kaynağı: Interest.co.nz · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda Geyik Etinde Olumlu Pazar Sinyalleri Arz Kaygısını Öne Çıkarıyor

Yeni Zelanda’nın geyik eti sektörü, birkaç zorlu yılın ardından başta Avrupa olmak üzere önemli denizaşırı pazarlardan daha olumlu sinyaller alıyor. Deer Industry New Zealand temsilcisi Terry Meikle’nin Avrupa’da müşteriler, ithalatçılar, dağıtıcılar ve şeflerle yaptığı görüşmeler, çiftlikte yetiştirilen geyik etine talebin güçlü kaldığını, asıl kaygının ise mevcut talebi karşılayacak yeterli ürün bulunup bulunmadığı olduğunu gösterdi. Meikle, Yeni Zelanda’nın bu pazarlarda kurduğu güçlü ilişkilerin sektör için önemli bir dayanak oluşturduğunu belirtti. Avrupa’da yüksek enerji ve iş gücü maliyetleriyle genel geçim maliyeti baskısı tüketicileri fiyatlara karşı daha duyarlı hale getiriyor. Meikle, müşterilerin tutumunu temkinli iyimser olarak nitelendirirken geyik etinin bu koşullarda görece iyi konumda kaldığını söyledi. Buna karşılık Yeni Zelanda’daki geyik varlığının önemli ölçüde gerilemesi, çiftçilerin geyik yetiştiriciliğini koyun, sığır ve diğer arazi kullanım seçenekleriyle karşılaştırmasına yol açıyor. Yüksek fiyatlar kısa vadeli teşvik sağlasa da üreticilerin güveninin kalıcı biçimde güçlenmesi, talebin tek bir sezonun ötesinde sürdüğünün görülmesine bağlı. Sektörün Avrupa’daki başlıca avantajlarından biri, çiftlikte yetiştirilen ürünün tutarlı olması olarak öne çıkıyor. Avrupalı müşteriler, Yeni Zelanda’dan öngörülebilir kaliteye sahip geyik eti alabileceklerine güveniyor. Bu durum, yaban avı ürünlerinde görülebilen kalite ve arz değişkenliğinden ayrışıyor. Ancak sektör, yalnızca lezzet ve kaliteye değil; menşe, izlenebilirlik ve sürdürülebilirlik iddialarına da kanıt sunmak zorunda. Yaşam döngüsü değerlendirmesi ve biyoçeşitlilik çalışmaları, bu kanıt altyapısını güçlendirmek için değerlendiriliyor. Avrupa’da geyik eti tüketimi geleneksel olarak, özellikle Almanya’da, av sezonu çevresinde yoğunlaşıyor. Meikle, bazı daha geleneksel bölgelerde bu mevsimselliğin süreceğini kabul ederken İsveç, Hollanda, Benelüks, İsviçre ve Kuzey İtalya’da tüketimin yıl geneline yayılması için alan bulunduğunu düşünüyor. Yıl boyunca soğutulmuş ürün ve perakende programlarının ortaya çıkması, sektörün 52 haftalık bir pazarlama fırsatına ulaşma hedefini destekliyor. Şefler ve perakendeciler de tüketici tercihlerine uygun daha küçük ve belirli parçalara yöneliyor. Covid döneminde restoranların kapanması, Yeni Zelanda geyik etinin Avrupa’daki yiyecek hizmetlerine bağımlılığını görünür hale getirerek perakendeye yönelimi hızlandırdı. Kuzey Amerika bu stratejide giderek daha önemli bir konuma gelirken, Avrupa’nın yüksek değerli parçalar için başlıca pazar olmayı sürdüreceği belirtiliyor. ABD’de burger, kıyma ve kurutulmuş ürünler öne çıkarken sektör, büyük but parçalarının değerini artırmayı ve karkasın tamamından daha yüksek gelir elde etmeyi hedefliyor.

Hollanda, Siber Saldırıların Ardından Gıda Krizleri İçin Plan Hazırlıyor
Görsel kaynağı: BNT News · Özgün haber
Veri haberi

Hollanda, Siber Saldırıların Ardından Gıda Krizleri İçin Plan Hazırlıyor

Hollanda hükümeti, ülkedeki süpermarketleri etkileyen siber saldırıların ardından gıda krizleriyle başa çıkma planı hazırlıyor. Plan kapsamında ulusal düzeyde, kritik ürünlerin en az iki-üç gün yetecek rezervlerinin oluşturulması öngörülüyor. Mağazaların dijital sistemler, ödemeler veya lojistik çalışmadığında kullanılacak alternatif gıda tedarik planlarına ve ek depolara sahip olması isteniyor. Saldırılar, sürekli teslimata ve görece küçük stoklara dayanan sistemde 10 milyon avronun üzerinde zarara yol açtı. Mark Jansen, dijital sistemlere tek başına bağlı olmayan analog bir dağıtım sistemi çağrısı yaptı.

AB Tarımında Üretkenlik Artışı Yavaşladı, Maliyetler Yükseldi
Görsel kaynağı: Terra e Vita · Özgün haber
Veri haberi

AB Tarımında Üretkenlik Artışı Yavaşladı, Maliyetler Yükseldi

Oxford Economics’in Bayer tarafından yaptırılan çalışmasına göre Avrupa Birliği’nde toplam tarla bitkileri üretimi 2011-2023 döneminde yılda ortalama yalnızca %0,1 arttı. Aynı dönemde üretim artışı ABD’de %1, dünya genelinde %2 ve Brezilya’da %3,3 oldu. Çalışmadaki karşılaştırma, tek bir ürünün verimini değil, farklı yüzölçümü, ürün ve işletme yapılarını kapsayan toplam bitkisel üretimi ölçüyor. Avrupa’daki yavaş büyüme, üretim maliyetlerindeki artış ve iklim riskleriyle birlikte değerlendiriliyor. Çalışmaya göre 2025’te AB’de gübre fiyatları 2020’ye göre %60, enerji fiyatları %51, makine ve ekipman fiyatları %25 yükseldi. Oxford Economics’ten Jeremy Leonard, maliyet baskısının özellikle işletme marjlarında görüldüğünü ve kârlılığın azalmasının üretkenliği artırabilecek teknolojilerin satın alınmasını zorlaştırdığını belirtti. Avrupa Yatırım Bankası’nın çalışmada aktarılan tahminlerine göre iklim riskleri Avrupa tarlalarında yıllık ortalama 17,4 milyar avro kayba yol açıyor; bu tutar üretimin %6,4’üne denk geliyor. Kayıpların 2050’de 24,8-28,9 milyar avroya çıkabileceği öngörülüyor. Bu etkinin bölgelere ve ürünlere göre değişeceği belirtilirken, Hollandalı süt sığırı yetiştiricisi Judith de Vor, aşırı yağış dönemleriyle sıcak ve kurak dönemlerin üretim koşullarını değiştirdiğini ve yeni bitki sağlığı sorunları doğurduğunu anlattı. Bitki koruma alanındaki seçeneklerin daralması da çalışmada öne çıkan sorunlar arasında yer aldı. Bayer’in aktardığı verilere göre AB’de onaylı aktif maddelerin sayısı 2000’lerin başındaki binden fazla düzeyden yaklaşık 420’ye geriledi; son yedi yılda 92’den fazla madde piyasadan çıkarken yalnızca bir yeni sentetik aktif madde geldi. Frank Terhorst, bitki koruma programlarındaki boşlukları önümüzdeki beş yılın başlıca sorunlarından biri olarak gösterdi. Bayer, yeni kimyasal ve biyolojik çözümlerin geliştirilmesini ve ruhsatlandırılmasını hızlandırmayı savunuyor. Terhorst, yeni genomik teknikleri çeşitlerin çevre koşullarına daha hızlı uyarlanması için önemli bir platform olarak değerlendirirken, hastalık direnci ve azot beslenmesi gibi daha karmaşık özellikler için zaman ufkunun gelecek on yıla uzandığını belirtti. Bayer’in sekiz Avrupa pazarında 8 binden fazla tüketiciyle yaptığı ankette katılımcıların %84’ü gıda arz güvenliğini ulusal güvenlik meselesi saydı; aynı oran çiftçilerin yeni teknolojilere erişimini destekledi. Ancak genel inovasyon desteğinin belirli teknolojiler üzerindeki görüş ayrılıklarını ortadan kaldırmadığı ve çiftçilerin kendi koşullarına uygun çözümleri seçebilmesi gerektiği vurgulandı.

Hollanda’da Gıda Tedarikinde Teknoloji Bağımlılığı Tartışılıyor
Görsel kaynağı: De Telegraaf · Özgün haber
Veri haberi

Hollanda’da Gıda Tedarikinde Teknoloji Bağımlılığı Tartışılıyor

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Hollanda’da Albert Heijn’de hafta boyunca süren bir siber olay, gıda tedarikinin teknolojiye bağımlılığı konusunda endişe yarattı. Telegraaf, bu bağımlılığın kamuoyu açısından kaygı verici olup olmadığını tartışmaya açtı. Ahold’daki bilişim sorunları nedeniyle özellikle taze ürünler mağazalara ulaştırılamadı ve raflar boşaldı. Çevrim içi siparişler de verilemezken, uzmanlar tüm süpermarketlerin aynı anda durması halinde gıda tedarikinin geniş ölçekte aksayabileceğini belirtti.

Kıbrıs’ta Kadınlar Tarım Alanlarının %6,5’ini Yönetiyor
Görsel kaynağı: Cyprus Mail · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Kadınlar Tarım Alanlarının %6,5’ini Yönetiyor

Eurostat verilerine göre kadınlar, Kıbrıs’ın kullanılan tarım alanlarının 2023’te %6,5’ini yönetti. Bu oran, Avrupa Birliği ortalaması olan %17,5’in altında kaldı ve Kıbrıs’ı kadınların yönettiği tarım arazisi payında AB’nin alt sıralarındaki ülkeler arasında gösterdi. Karşılaştırma, AB’nin İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması’nın ikinci düzeyindeki NUTS 2 bölgeleri üzerinden yapıldı. İncelenen 241 bölgenin %55,6’sında kadınların yönettiği tarım alanı payı Avrupa ortalamasının altında kaldı. En az %28,5 oranına ulaşan 25 bölgenin 11’i İtalya’da, dördü Yunanistan’da, dördü Avusturya’da ve üçü İspanya’da yer aldı. Bölgesel dağılımda en düşük oran, kadınların kullanılan tarım alanının %2,7’sini yönettiği Hollanda’daki Friesland bölgesinde kaydedildi. En yüksek pay ise Yukarı Avusturya’da %42,5 oldu ve kadınların yönettiği alan yaklaşık 211 bin 600 hektara karşılık geldi. Kadınların yönettiği payın %5’in altında kaldığı 12 bölge arasında Hollanda’nın 10 bölgesi, Finlandiya’daki Åland ve Güney Danimarka bulundu. Eurostat, kadınların yönettiği tarımsal işletmelerin genellikle küçük ölçekli olduğunu belirtti. Kıbrıs’ta kadın çiftçiler toplumsal cinsiyet eşitliği, çocuk bakımı ve kırsal yaşam koşullarıyla ilgili zorluklarla karşılaşıyor.

İspanya’da Gıda Fiyatları Eylülde %2,7 Arttı
Görsel kaynağı: La Razón · Özgün haber
Veri haberi

İspanya’da Gıda Fiyatları Eylülde %2,7 Arttı

İspanya’da gıda fiyatları ağustosta yıllık bazda %2,3 arttı. Eurostat verilerine göre bu oran, Avrupa’daki ikinci en yüksek artış oldu. Kıbrıs’ta artış %3,8’e ulaşırken Fransa ve İtalya’da %1,1, Almanya’da ise %0,2 olarak kaydedildi. Bazı Avrupa ülkelerinde gıda fiyatları geriledi. İspanya’da yıllık artış, Ulusal İstatistik Enstitüsü’nün (INE) kesin verilerine göre eylülde %2,7’ye yükseldi. Süpermarket zincirleri, maliyetlerdeki yükselişi tüketiciye bir anda yansıtmamak için artışların bir bölümünü üstleniyor, verimliliklerini artırıyor ve marjlarını ayarlıyor. Ancak zincirler, tedarik, taşıma ve enerji maliyetlerindeki artışın sürmesi halinde bu çabayı süresiz sürdüremeyecekleri uyarısında bulunuyor. Tarım Bakanı Luis Planas da şirketlerden ürünlerini pahalılaştırmaktan kaçınmalarını istedi. Süpermarketler birliği Asedas, Orta Doğu’daki çatışmanın başlamasından bu yana enerji ve yakıt kaynaklı birikimli ek maliyetin 130 milyon avroyu aştığını bildirdi. Kuruluş, aylık ek maliyeti 20-25 milyon avro olarak hesapladı. Gıda ve içecek sektörünü temsil eden FIAB ise Körfez’deki çatışmanın uzamasından kaynaklanan enerji şokuna karşı hükümet önlemlerini yetersiz buldu; doğrudan yardım, finansman seçenekleri, kefalet ve likidite talep etti. Banco de España verilerine göre 2019-2024 döneminde gıdanın göreli fiyatı İspanya’da %19, avro bölgesinde %13 arttı. Kurum, farkın bir bölümünü tüketim sepetinin bileşimiyle açıkladı. Özellikle zeytinyağı gibi fiyatı daha fazla yükselen ürünlerin İspanyol hanehalkı harcamalarında daha yüksek ağırlığa sahip olması, gıda fiyatlarının genel enflasyon üzerindeki etkisini artırdı.

Polonya ve 16 AB Ülkesi Tarım Bütçesinde Kesintiye Karşı Çıktı
Görsel kaynağı: Rzeczpospolita · Özgün haber
Veri haberi

Polonya ve 16 AB Ülkesi Tarım Bütçesinde Kesintiye Karşı Çıktı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Polonya ile 16 AB üyesi ülke, Avrupa Birliği'nin 2028-2034 bütçesinde bölgelere ve tarıma ayrılan kaynakların daha fazla azaltılmasına karşı ortak tutum aldı. Rzeczpospolita'nın aktardığına göre, dönem bütçesine ilişkin son başkanlık teklifinde 141 milyar avroluk kesinti öngörülüyor. Agropolska'nın aktardığına göre Almanya, Avusturya, Danimarka, Finlandiya, Hollanda ve İsveç ise tarım ve bölgesel kalkınma fonlarının savunma ile inovasyona kaydırılmasını istiyor. Polonya, gelecekteki Ortak Tarım Politikası bütçesinin azaltılmasına alan olmadığını belirtiyor.

AB Bütçesi İçin Müzakereler Başladı: Tarım ve Savunma Gündemde
Görsel kaynağı: La Libre Belgique · Özgün haber
Veri haberi

AB Bütçesi İçin Müzakereler Başladı: Tarım ve Savunma Gündemde

Avrupa Birliği (AB) liderleri, bir sonraki AB bütçesi için Brüksel’de müzakerelere başladı. Tarım, savunma, rekabetçilik ve göç gibi öncelikleri 2034’e kadar finanse etmesi planlanan bütçe üzerinde anlaşmaya varılması hedefleniyor. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, görüşmelerin çok zor geçeceği uyarısında bulunurken yıl sonuna kadar uzlaşma sağlanmasının hâlâ mümkün olduğunu söyledi. Yaklaşık 2 trilyon avroluk Komisyon teklifinde tarım ve Avrupa bölgelerine ayrılacak kaynak, Ukrayna ve savunma fonlarının büyüklüğü, yapay zekânın bütçedeki yeri ve Afrika’da göçmen merkezlerinin finanse edilip edilmeyeceği gibi başlıklar henüz karara bağlanmadı. AB üyesi birçok ülkenin lideri bu kararları Noel’den önce sonuçlandırmak istiyor. Müzakerelerde bir tarafta daha iddialı bir bütçe isteyen ülkeler bulunuyor. Fransa, Polonya, İtalya ve İspanya tarım ile sosyal ve bölgesel uyum için daha fazla kaynak talep ederken, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez mevcut teklifin açıkça yetersiz olduğunu söyledi. Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda da bütçenin kapsamının kritik olduğunu savundu. Diğer tarafta Almanya, İsveç ve Hollanda’nın öncülük ettiği, bütçede tasarruftan yana ülkeler yer alıyor. Bu ülkeler, ulusal bütçeler üzerindeki baskıyı gerekçe göstererek Komisyon teklifinde büyük kesintiler yapılmasını istiyor. Hollanda, tarım veya uyum harcamalarında azaltım pahasına kaynakların AB’nin modernizasyonuna yönlendirilmesini savunuyor. AB dönem başkanlığını yürüten İrlanda’nın başlangıç teklifine göre 140 milyar avroluk kesinti önerisi ise tarafların hiçbirini memnun etmedi. Fransa ayrıca dijital hizmetler, kripto varlıklar ve kumar üzerinden yeni Avrupa gelirleri oluşturulmasını öneriyor.

AB’den Yeni Zelanda’ya Paris Anlaşması Uyarısı: Ticaret Anlaşması Tehlikeye Girebilir
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

AB’den Yeni Zelanda’ya Paris Anlaşması Uyarısı: Ticaret Anlaşması Tehlikeye Girebilir

Yeni Zelanda’daki bazı koalisyon partileri ülkenin Paris Anlaşması’ndan çıkarılması için kampanya yürütürken Avrupa Birliği (AB) yetkilileri, böyle bir adımın yaptırımlara veya Yeni Zelanda ile AB arasındaki serbest ticaret anlaşmasının tehdit edilmesine yol açabileceği uyarısında bulundu. Yetkililer, yaptırım uygulanmasının ya da anlaşmanın sona erdirilmesinin AB açısından aşırı tepki olacağını, ancak anlaşmadan ayrılmanın ciddi bir güven ihlali sayılacağını belirtti. AB, Yeni Zelanda’nın dördüncü büyük ticaret ortağı konumunda ve geçen yıl ülkenin AB’ye ihracatından 8,8 milyar dolar gelir sağlandı. 2023’te yürürlüğe giren serbest ticaret anlaşmasıyla Yeni Zelanda ihracatının %91’i hemen gümrüksüz hale gelirken, gelecek yıllarda AB’ye giren ihracatın %97’sinin gümrüksüz olması bekleniyor. Anlaşmanın ilk iki yılında toplam ticaret 3 milyar dolar artarak 8,8 milyar dolara çıktı. Yeni Zelanda’nın 2015’te imzaladığı Paris Anlaşması hukuken bağlayıcı bir uluslararası antlaşma. ACT ve Yeni Zelanda First partileri, anlaşmanın özellikle birincil sektörlere maliyet ve yükümlülük getirdiğini savunuyor. ACT şartların yeniden müzakere edilmesini, bu mümkün olmazsa anlaşmadan ayrılmayı isterken Yeni Zelanda First lideri Winston Peters ayrılmayı destekliyor. Başbakan Christopher Luxon ise ayrılmanın müzakereye açık olmadığını ve denizaşırı karbon kredisi satın alınmayacağını söyledi. AB yetkilileri, anlaşmazlıklar için taraflar arasında görüşmeleri de içeren bir süreç bulunduğunu belirtti. Ayrıca Hollandalı çevre grubu Both ENDS’in, Yeni Zelanda’daki çevre gruplarının desteğiyle yaptığı iklim taahhütleri şikâyetinin ilk değerlendirmesinin 120 gün süreceği bildirildi. Başvuru, AB’nin tek başvuru noktası süreci üzerinden yapıldı ve hukuken Yeni Zelanda-AB serbest ticaret anlaşmasıyla doğrudan bağlantılı değil; ancak yetkililer, sonuçlarının AB’nin genel ticaret gündemini etkileyebileceğini söyledi.

Suriye ile Hollanda Arasında Tarım ve Yeniden İmar İş Birliği Görüşüldü
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber

Suriye ile Hollanda Arasında Tarım ve Yeniden İmar İş Birliği Görüşüldü

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Suriye Maliye Bakanı Muhammed Yaser Berne ile Hollanda Dış Ticaret ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Syoerd Syoerdsma, Bangkok’ta düzenlenen 2026 Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası yıllık toplantıları kapsamında iki ülke arasındaki kalkınma iş birliğini ele aldı. Görüşmede, Hollanda’nın Suriye’nin yeniden imarı için kurulması planlanan güven fonuna destek sunma olasılığı da değerlendirildi. Syoerdsma, Hollanda’nın önümüzdeki aylarda Suriye’nin tarım sektörü ve tarım teknolojilerine teknik, teknolojik ve kalkınma desteği vermek için çalıştığını belirtti. Berne ise modern tarım alanında kapasite geliştirme, bilgi ve teknoloji transferinin önemine dikkat çekerek Avrupa Birliği ülkeleriyle, özellikle Hollanda’yla iş birliğini memnuniyetle karşıladı. Berne ayrıca Hollanda bakanı ile uzman ve şirketlerin Suriye’yi ziyaret etmesini olumlu karşıladı.

Almanya, 2026'nın İlk Yarısında Polonya'nın Gübre İthalatında Lider Oldu
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber
Veri haberi

Almanya, 2026'nın İlk Yarısında Polonya'nın Gübre İthalatında Lider Oldu

Almanya, 2026'nın ilk yarısında Polonya'nın mineral gübre ithalatında Rusya'yı geride bırakarak en büyük tedarikçi oldu. Polonya Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığının bir milletvekili önergesine verdiği yanıta göre ülke bu dönemde 1,68 milyon ton mineral gübre ithal etti. İthalatın 535,2 bin tonunu azotlu, 631,6 bin tonunu potasyumlu ve 469,3 bin tonunu çok bileşenli gübreler oluşturdu. Almanya'dan Polonya'ya 224,2 bin ton potasyumlu, 220,9 bin ton azotlu ve 13,7 bin ton çok bileşenli gübre gönderildi. Rusya kaynaklı ithalat ise 235,8 bin ton potasyumlu, 23,7 bin ton çok bileşenli ve 1,6 bin ton azotlu gübreden oluştu. Diğer önemli tedarikçiler Litvanya, Kanada ve Hollanda oldu. Litvanya 153,9 bin ton çok bileşenli ve 81,6 bin ton azotlu, Kanada 118 bin ton potasyumlu, Hollanda ise 58,2 bin ton azotlu ve 52,1 bin ton çok bileşenli gübre sağladı. Polonya 2025'in tamamında 4,89 milyon ton mineral gübre ithal etmişti. Rusya 1,82 milyon tonla geçen yılın lideri olurken Almanya 909,8 bin tonla ikinci sırada yer aldı. Agropolska'nın aktardığı değerlendirmeye göre 2026'nın ilk yarısındaki sıralama değişimi, Rusya ve Belarus gübrelerine uygulanan ek Avrupa Birliği tarifeleri ile Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın uygulanmasıyla bağlantılı olabilir. Kaynak bu açıklamayı kesinleşmiş bir neden olarak sunmuyor.

Hollanda Gıda İhracatı Dünya Ticareti Büyürken Geriledi
Görsel kaynağı: Nieuwe Oogst · Özgün haber
Veri haberi

Hollanda Gıda İhracatı Dünya Ticareti Büyürken Geriledi

Hollanda'nın gıda ürünleri ihracatı, 2026'nın ilk yedi ayında geçen yılın aynı dönemine göre %8,7 geriledi. Veriler, ülkenin gıda sektöründeki dış satımın, dünya ticaretindeki genel büyüme eğilimine rağmen zayıfladığını gösterdi. ABN AMRO'nun bugün yayımladığı “Gıda Sektörünün Durumu” raporuna göre, aynı dönemde Hollanda'nın toplam ihracatı %3,7 arttı. Böylece gıda ihracatındaki düşüş, ülkenin genel ihracat performansından ayrıştı.

USDA Tahmini Sonrası CBoT Mısır Fiyatı Geriledi
Görsel kaynağı: Agrobiznis · Özgün haber
Veri haberi

USDA Tahmini Sonrası CBoT Mısır Fiyatı Geriledi

ABD Tarım Bakanlığı’nın (USDA) Dünya Tarımsal Arz ve Talep Tahminleri (WASDE) raporunda ABD’nin mısır üretimi ve stoklarına ilişkin öngörülerin yükseltilmesi, Chicago Ticaret Borsası’nda (CBoT) mısır fiyatlarını aşağı çekti. ABD’nin 2026’da hasat edilecek mısır üretimi tahmini aylık bazda 6 milyon ton artırılarak 407,3 milyon tona çıkarıldı. Rapora tepki olarak CBoT mısır fiyatı %5 gerileyerek 4,75 dolar/buşel, yani 190 dolar/ton seviyesine indi; fiyat ekim başından bu yana %15 düştü. Üretim tahminindeki artışa, ABD’de sezon başlangıcındaki stokların beklenenden yüksek olması da eşlik etti. Eylül sonunda yayımlanan stok raporuna göre 1 Eylül 2026 itibarıyla depolardaki mısır miktarı beklentinin 5 milyon ton üzerindeydi. Bunun sonucunda 2026/27 sezonu için ABD’nin dönem sonu mısır stok tahmini aylık 7,2 milyon ton artırılarak 47 milyon tona yükseltildi. Stokların tüketime oranı da 1,6 yüzde puan artışla %11,3’e çıktı. Kaynak, USDA tahmini gerçekleşirse ABD mısır bilançosunun görece rahat bir seviyeye yaklaşacağını belirtiyor. ABD’deki görünüm Avrupa’dan ayrışıyor. USDA, Avrupa Birliği’nin mısır üretimini 48 milyon ton olarak tahmin ediyor; bu, son iki dekatın en düşük düzeyi olarak aktarılıyor. Buna karşılık dünya arzındaki artışın AB’nin ithalat ihtiyacını karşılamasının mümkün olduğu değerlendiriliyor. Eylül sonuna kadar AB limanlarına 2,4 milyon ton mısır ulaştı; bu miktar geçen yılın aynı tarihindeki hacmin beş katına çıktı. AB’nin sezon boyunca 23-25 milyon ton mısır ithal etmesi gerektiği belirtiliyor. MATIF’te mısır fiyatı, Avrupa’daki üretim açığı ve bölgesel piyasa dinamikleri nedeniyle 280 avro/ton civarında kaldı. Kaynak, küresel mısır bilançosundaki gevşemeye ve CBoT’taki yüksek alım yönlü spekülatif pozisyonlara dayanarak MATIF fiyatının 280 avro/tonu aşmakta zorlanabileceğini öngörüyor. Bu değerlendirmeye göre fiyat önce 260 avro/tona, bu seviyede tutunamaması halinde 238 avro/tona gerileyebilir; söz konusu seviyeler gerçekleşmiş fiyat değil, koşullu beklenti olarak sunuluyor. Kolza piyasasında ise vade farkı ve lojistik sorunlar öne çıktı. MATIF’te Kasım 2026 vadeli kolza kontratı haftalık bazda 21 avro/ton düşerek 517 avro/tona gerilerken, sonraki vadeler 6 avro/ton kayıpla 550 avro/tonun üzerinde işlem gördü. Almanya’nın Kaub kentinde Ren Nehri su seviyesinin 5 santimetreye düşmesi, kuzey Almanya ve Hollanda’daki işleme tesislerine taşımayı fiilen durma noktasına getirdi. Daha pahalı veya sınırlı karayolu ve demiryolu seçenekleri nedeniyle tesislerin alımlarını yavaşlatması, spot kolza fiyatını yaklaşık 500 avro/tona çekti.

İran’da Hayvancılık Fuarının Gündeminde Finansman ve Yatırım Var
Görsel kaynağı: IANA — İran Tarım Haber Ajansı · Özgün haber
Veri haberi

İran’da Hayvancılık Fuarının Gündeminde Finansman ve Yatırım Var

İran’da 25. Uluslararası Hayvancılık, Tavukçuluk ve Bağlantılı Sanayiler Fuarı öncesinde düzenlenen basın toplantısında sektörün finansman, yatırım ve tedarik zinciri yönetiminde dönüşüme ihtiyaç duyduğu belirtildi. İran Tarım Bakanlığındaki toplantıda konuşan Muvafık Kadiri, tercihli döviz kurunun kaldırılmasından kalan sorunlar ile bankacılık sisteminin yaklaşımından kaynaklanan likidite yetersizliğinin sektörü zorladığını söyledi. Kadiri, fuarın bu yılki programlarının finansman, yatırım ve iş geliştirme başlıkları etrafında şekillendiğini açıkladı. Fuara 50 yerli bilgi temelli şirketin katılacağı, yerli katılımcıların sayısında %75, yabancı katılımcıların sayısında ise %100 artış görüldüğü bildirildi. Bilgi temelli şirketlere destek amacıyla 1000 metrekarelik alanın ücretsiz tahsis edildiği belirtildi. Fuarda Çin, Almanya, İspanya, Hollanda, Hindistan, Danimarka, Rusya, Kazakistan, İtalya, Arjantin, Türkiye, Ukrayna, Umman, Birleşik Arap Emirlikleri, Malezya ve Brezilya olmak üzere 16 ülkeden şirketlerin yer alacağı aktarıldı. Ayrıca 17 ticari heyetin katılımı için çalışma yürütülecek; heyetler kapsamında 103 yabancı kişi ile ülke genelindeki yem fabrikalarının yöneticileri ve kanatlı yetiştiricileri bulunacak. Programda 10 uzmanlık paneli, tarım fakültelerindeki öğrenciler için ziyaret turları ve ikinci uzmanlık inovasyon etkinliği de yer alacak. Kadiri, geçen yıl 300’den fazla yenilikçi proje arasından 10 projenin seçildiğini ve bu sürecin bu yıl sürdürüleceğini söyledi. Bir ay önce başlatılan ulusal finansman kampanyasına 30’dan fazla bankanın aktif katıldığı, fuarda üreticilerin finansman sorunlarının ilgili kurumların temsilcileriyle ele alınacağı kaydedildi.

AB’nin 2028–2034 Bütçesinde Kritik Pazarlıklar
Görsel kaynağı: Suomen Kuvalehti · Özgün haber
Veri haberi

AB’nin 2028–2034 Bütçesinde Kritik Pazarlıklar

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Avrupa Birliği’nin 2028–2034 dönemini kapsayacak çok yıllı mali çerçevesi için müzakereler kritik aşamaya giriyor. AB liderleri, İrlanda’nın hazırladığı uzlaşma önerisi temelinde 15–16 Ekim’de bütçeyi ele alacak. Konseyin kasımda olağanüstü ve gayriresmî, Noel’den önce ise resmî toplantı yapması planlanıyor. Konsey Başkanı António Costa anlaşmaya Noel’den önce varılmasını umuyor; ancak 2026’nın başı da olası görülüyor. Komisyonun 2025 yazında sunduğu taslağın toplam büyüklüğü yaklaşık 2 trilyon euro. Bunun 150 milyar eurodan fazlasının geçmiş toparlanma kredilerinin geri ödenmesine ayrılması planlanıyor. Finlandiyalı yetkililer, önerinin ülkenin yıllık finansman payını 2 milyar euronun biraz üzerindeyken 3 milyar euronun üzerine çıkarabileceğini değerlendiriyor. Finlandiya’nın AB’den tarım, araştırma ve inovasyon alanlarında fon aldığı belirtiliyor. Finlandiya, Almanya, Hollanda, İsveç, Avusturya ve Danimarka, Komisyon taslağında yüz milyarlarca euroluk kesinti talep ediyor. Bu ülkeler finansmanın özellikle güvenlik ve savunma, rekabet gücü, inovasyon ve göçün önlenmesine yönlendirilmesini, diğer alanlarda ise tasarruf aranmasını istiyor. İtalya, İspanya, Polonya, Baltık ülkeleri ve birçok Doğu Avrupa ülkesi ise Komisyon taslağında yalnızca birkaç on milyar euroluk kesinti öngören Kıbrıs önerisini destekliyor. İrlanda’nın son uzlaşma önerisi Komisyon taslağından 150 milyar euronun üzerinde kesinti öngörüyor. Ancak tasarrufların rekabetçilik fonlarına yönelmesi Almanya ve Finlandiya’nın tepkisini çekti. Finlandiya Başbakanı Petteri Orpo, bütçede kesinti talep ederken tarım desteklerinin korunmasını savunuyor. Komisyonun resmî önerisi de çiftçilere gelir desteği, çevre önlemleri, çiftlik yatırımları, genç çiftçiler ve risk yönetimi için ayrılan kaynakların korunmasını öngörüyor. Komisyon ayrıca karbon sınır vergileri ve atık ücretleri gibi yeni öz kaynaklarla yılda yaklaşık 60 milyar euro gelir toplamayı öneriyor. Bütçenin kabulü için üye ülkelerin oybirliği ve Avrupa Parlamentosu çoğunluğu gerekiyor. Avrupa Parlamentosu üyeleri şu ana kadar daha büyük ve daha iddialı bir bütçe talep ediyor.