ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

506 haber · Sayfa 2

Arjantin'de Damızlık Erkek Sığır Fiyatları İhalelerde Peso Bazında %61 Arttı
Görsel kaynağı: TN · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin'de Damızlık Erkek Sığır Fiyatları İhalelerde Peso Bazında %61 Arttı

Arjantin'de damızlık erkek sığırların ihale fiyatları, ağustos-ekim döneminde 2025'in aynı dönemine göre peso bazında %61, dolar bazında %57 yükseldi. Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık Sekreterliğinin açıkladığı veriler, 15.500'den fazla başın satışına dayanıyor. 2026'nın söz konusu döneminde damızlık erkek sığırların ortalama fiyatı 9.770.983 peso ve 6.324 dolar oldu. 2025'in aynı döneminde ortalamalar 6.056.272 peso ve 4.038 dolar seviyesindeydi. Sekreterlik, sonuçların yetiştiriciler ile üreticilerin sürülerinin verimliliğini ve genetik kalitesini artırmak için genetiğe yatırım yapma ilgisini yansıttığını belirtti. Fiyatlardaki yükseliş, daha istikrarlı iklim koşulları ve yem görünümündeki iyileşme beklentileriyle birlikte değerlendirildi. Üreticiler ayrıca Orta Ölçekli Yatırımları Teşvik Rejimi (RIMI) kapsamında, satın aldıkları damızlık hayvanların bedelini aynı dönemde tamamen amorti etme olanağından yararlanabiliyor.

EDA Başkanı Verkerk: Avrupa Süt Sektörü Küresel Pazarda Kaliteyle Rekabet Etmeli
Görsel kaynağı: Pravda Slovakia · Özgün haber

EDA Başkanı Verkerk: Avrupa Süt Sektörü Küresel Pazarda Kaliteyle Rekabet Etmeli

Avrupa Sütçülük Birliğinin (EDA) Bratislava'da düzenlenen yıllık kongresinde Koerk Verkerk başkan seçildi. Verkerk, Avrupa'nın küresel süt pazarında yalnızca fiyat üzerinden rekabet edemeyeceğini, kalite, ürün çeşitliliği ve yüksek kaliteli beslenmenin öne çıkarılması gerektiğini söyledi. Avrupa'nın dünyayı bütünüyle beslemesinin gerekli olmadığını belirten Verkerk, buna karşılık kıtanın yüksek kaliteli gıda ve beslenme sağlamada önemli bir rolü bulunduğunu ifade etti. Bu rolün, yerel üretim gücünün korunması ve süt ürünlerinin küresel pazarlara sunulmasıyla birlikte ele alınması gerektiğini savundu. Verkerk'e göre Avrupa'nın ortak pazar yapısı, bölgeler arasındaki farklılıkları ortadan kaldırmıyor. Slovakya'daki süt çiftçileri kuraklıkla mücadele ederken Hollanda'daki üreticiler çevre mevzuatının oluşturduğu baskıyla karşı karşıya bulunuyor. Bu nedenle süt politikalarının daha esnek olması ve çiftlikleri yalnızca farklı örgütlenme biçimleri ya da büyüklükleri nedeniyle cezalandırmaması gerektiğini belirtti. Çiftliklerin sadece süt üretmediğini; araziyi yönettiğini, biyoçeşitliliği desteklediğini, bölgesel istihdama ve kırsal alanların canlılığına katkı sağladığını söyledi. Piyasanın ödüllendirmediği bu kamu hizmetleri için desteğin gerekçelendirilebileceğini kaydetti. Avrupa'nın yerel ekonomik gücünü korurken ihracata da odaklanması gerektiğini belirten Verkerk, mevcut ürünleri dış pazarlara göndermenin tek başına yeterli olmayacağını ifade etti. Yeni Zelanda'nın yeni ihracat pazarlarına yaptığı yatırımları örnek gösteren Verkerk, Avrupa'nın farklı ülkelerdeki tüketici ihtiyaçlarını anlaması ve ürün teklifini buna göre uyarlaması gerektiğini söyledi. Yerel yatırımlarla yeni ürünlerin geliştirilebileceğini belirten Verkerk, hızla büyüyen peynir altı suyu proteini pazarını Avrupa için bir fırsat olarak gösterdi. Peynir ve peynir altı suyu üretiminin birbirine bağlı olması nedeniyle Avrupa'nın bu alanda mevcut altyapısından yararlanabileceğini dile getirdi. Süt sektörünün çiftçiler ile tüketiciler arasında daha güçlü bir bağ kurması gerektiğini savunan Verkerk, üreticilerin tüketicilerin değer verdiği ürünleri geliştirmesinin önemine dikkat çekti. İklim değişikliğine karşı yem, genetik, çiftlik yönetimi ve yeni teknolojiler alanında yeniliklerden yararlanılabileceğini belirtti; ancak emisyonları ve çevresel ayak izini azaltmanın maliyetinin yalnızca çiftçilere bırakılmaması gerektiğini vurguladı. Avrupa tarımındaki iş gücü ve çiftliklerin devri sorununa karşı gençlere arazi ve sermaye erişimi, eğitim, teknoloji ve güvenilir bir gelecek perspektifi sağlanması gerektiğini söyledi. Süt ürünlerinin besin değerine ilişkin tartışmaların bilimsel kanıtlara dayanması, işlenmiş gıdanın da otomatik olarak aşırı işlenmiş gıda kabul edilmemesi gerektiğini ifade etti.

Arnavutluk’ta 2027 Taslak Bütçesinde Tarıma 17,9 Milyar Lek Ayrılması Öngörülüyor
Görsel kaynağı: MCN TV · Özgün haber
Veri haberi

Arnavutluk’ta 2027 Taslak Bütçesinde Tarıma 17,9 Milyar Lek Ayrılması Öngörülüyor

Arnavutluk’un 2027 taslak bütçesi, Doğal Kaynaklar, Altyapı ve Sürdürülebilir Kalkınma Komisyonunda görüşülüyor. Toplam 976 milyar lek, yaklaşık 10,7 milyar avro büyüklüğündeki taslakta tarım için 17,9 milyar lek ayrılması öngörülüyor. Bu tutar, yılın başlangıç bütçesine göre 1,1 milyar lek artış anlamına geliyor. Maliye Bakan Yardımcısı Andi Mehmeti, uygulanacak politikalarla tarımsal desteklerden yararlananların sayısının artırılmasının hedeflendiğini söyledi. Altyapıya 75,4 milyar lek ayrılması planlanırken su şebekeleri, yeni Dıraç Limanı, Triport Limanı, Tiran-Dıraç hattının genişletilmesi ve Tiran-Ndroq-Plepa güzergâhının rehabilitasyonu yatırım başlıkları arasında yer aldı. Savunma Bakanlığı için öngörülen 76,7 milyar lekin ise silahlı kuvvetlerin modernizasyonu ve NATO kapsamındaki savunma kapasitesinin güçlendirilmesi için kullanılması planlanıyor.

İzlanda’da Tarımın Piyasa Koşullarında Gelişmesi Önerildi
Görsel kaynağı: Bændablaðið · Özgün haber

İzlanda’da Tarımın Piyasa Koşullarında Gelişmesi Önerildi

İzlanda Maliye ve Ekonomi Bakanı Daði Már Kristófersson, ülkede tarımın bölgesel yerleşimi sürdürme rolü ile ticari faaliyet niteliğinin bir ölçüde birbirine karıştırıldığını söyledi. Kristófersson, tarıma piyasa koşullarında gelişme fırsatı verilmesini önerdi. Bakanın değerlendirmesine göre bu yaklaşım, çiftçilerin kendi yatırımları ve emeklerinin karşılığından daha fazla yararlanmasını sağlayabilir. Kristófersson, devletin işletmelerin nerede ve hangi büyüklükte faaliyet göstereceğine ya da desteğin nasıl kullanılacağına daha az müdahale etmesi gerektiğini belirtti. Bununla birlikte desteğin, üretkenlik yaratmak için kullanılması koşulunu vurguladı. Kristófersson, tarıma bölgesel yerleşimi veya başka görevleri sürdürme sorumlulukları yüklenmesinin sektörü geleceğin daha az cazip bir seçeneği hâline getirdiğini ifade etti. Faaliyetin ekonomik açıdan sürdürülebilir olması gerektiğiyle daha fazla yüzleşen tarım kesimlerinin, yerleşim düzenini korumaya daha fazla odaklanan kesimlere kıyasla daha iyi performans gösterdiğini savundu.

Türkiye’de Gıda Fiyatlarının 12 Ayda %24,2 Artması Öngörülüyor
Görsel kaynağı: Világgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye’de Gıda Fiyatlarının 12 Ayda %24,2 Artması Öngörülüyor

FAO sayfasında yer alan verilerden hareketle Visual Capitalist tarafından hazırlanan ülke karşılaştırmasında, gelecek 12 ayda gıda fiyatlarının İran’da %114,4 artabileceği öngörülüyor. Kaynak, bu rakamların kesinleşmiş fiyatlar değil, modellemelere dayalı tahminler olduğunu belirtiyor. İran’daki artış, ülkede gıda fiyatlarının ortalama düzeyinin iki katından fazla yükselme ihtimaline işaret ediyor. Aynı tahmin döneminde Türkiye’de gıda fiyatlarının %24,2 artması bekleniyor. Kaynakta Arjantin, Ruanda ve Nijerya gibi ülkeler için de çift haneli artış öngörüleri yer alırken, Lübnan, Moğolistan, Libya ve başka ülkelerde de gıda fiyatlarının yükselmesinin beklendiği aktarılıyor. Bazı Avrupa ülkelerinde ise gıda fiyatlarının gerilemesi öngörülüyor. Bu tahminler, ülkelerin kesin fiyat düzeylerini değil, gelecek dönemdeki olası değişimleri gösteriyor. İran’daki fiyat baskısının 28 Şubat’ta başlayan savaşla ortaya çıkmadığı, ülkenin daha önce de yüksek enflasyon, riyalin değer kaybı, enerji ve elektrik tedarikindeki sorunlar, yaptırımlar, ithalat maliyetleri ve ulaşım güçlükleriyle karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Aralık 2025’te İran’da yıllık enflasyon %42’ye, gıda fiyatı enflasyonu %72’ye çıktı; ekmek fiyatı da bir yılda %113 arttı. Savaş ve Hürmüz Boğazı’ndaki taşımacılık aksamalarının bu baskıları artırabileceği ifade ediliyor. Kaynağa göre olası etkiler yalnızca tüketici fiyatlarıyla sınırlı kalmayabilir. Hürmüz Boğazı üzerinden gübre ve üretimde kullanılan bazı girdilerin taşınması, enerji ve lojistik maliyetlerindeki artıştan etkilenebilir. Bu nedenle modelleme, gübre ortalama fiyatının 2026’da %30’dan fazla yükselebileceğini öngörüyor; böyle bir artışın tarımsal üretim maliyetlerini de artırabileceği belirtiliyor.

Endonezya ve Özbekistan Gıda Ticareti ve Yeşil Ekonomi İş Birliğini Görüştü
Görsel kaynağı: CNN Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya ve Özbekistan Gıda Ticareti ve Yeşil Ekonomi İş Birliğini Görüştü

Endonezya Gıda İşlerinden Sorumlu Koordinatör Bakanı Zulkifli Hasan, Özbekistan’da gerçekleştirdiği ikili görüşmelerde gıda ticareti, yatırım, yeşil ekonomiye dönüşüm ve sürdürülebilir çevre yönetimi alanlarında iş birliği fırsatlarını ele aldı. Hasan, Özbekistan Yatırım, Sanayi ve Ticaretten Sorumlu Başbakan Yardımcısı Jamshid Khodjaev ile 29 Ekim 2026’da, Cumhurbaşkanlığı Çevre Danışmanı ve Özbekistan Ulusal Ekoloji ve İklim Değişikliği Komitesi Başkanı Aziz Abdukhakimov ile 30 Ekim 2026’da görüştü. Khodjaev ile görüşmesinde Hasan, Endonezya’nın sekiz gıda ürününde kendine yeterliliğe ulaştığını ve 2025’ten bu yana pirinç ithal etmediğini söyledi. Kendi açıklamasına göre ülkede pirinç üretimi %13,54, mısır üretimi ise %9,34 arttı. Hükümetin pirinç rezervinin 4.579.788 tonla tarihinin en yüksek seviyesine ulaştığını belirten Hasan, bu kapasitenin ticaret ve yatırım iş birliğini genişletmek için temel oluşturduğunu ifade etti. Tarım ürünleri ticaretinin yanı sıra Özbekistan’dan Endonezya pazarına kuru meyve tedariki de görüşüldü. Olası tedarikin gıda güvenliği şartlarını karşılaması gerektiği belirtildi. Endonezya-Özbekistan Serbest Ticaret Anlaşması müzakereleri 2 Mart 2026’da başlatılırken, taraflar görüşme sonuçlarını izlemek ve iş birliğini yönlendirmek üzere Hükümetlerarası Ortak Komite kurulması konusunda uzlaştı. Taşkent-Cakarta arasında doğrudan uçuş açılması planı da turizm ve iş bağlantıları açısından değerlendirildi. Abdukhakimov ile görüşmede iklim eylemi, yeşil yatırım ve çevre yönetimi gündeme geldi. Endonezya, Birleşmiş Milletler forumları ile COP31’de iklim çalışmalarının güçlendirilmesini savundu; COP31’in Antalya, Türkiye’de düzenleneceği belirtildi. Özbekistan üç yıl içinde 11, Endonezya ise 2029 sonuna kadar en az 18 atıktan enerji tesisi işletmeyi hedefliyor. Endonezya ayrıca 2015-2025 döneminde yaklaşık 2 milyon hektar kritik araziyi, 90.000 hektar mangrov dahil, rehabilite ettiğini aktardı.

Trump'ın İran'ı Tarım ve Gıda Girdileriyle Kuşatma Düşüncesi Üzerine Analiz
Görsel kaynağı: Mehr — Ekonomi · Özgün haber

Trump'ın İran'ı Tarım ve Gıda Girdileriyle Kuşatma Düşüncesi Üzerine Analiz

Konuk yazar ve tarım kalkınması analisti Hüseyin Şirzad'a göre savaşlar, iklim olayları ve jeopolitik parçalanma aynı anda etkili olarak küresel gıda krizi riskini büyütüyor. Analizde Rusya-Ukrayna savaşının iki ülkenin tarımsal ihracatını aksattığı, İran'a yönelik savaş ve Hürmüz Boğazı'ndaki süregelen kapanmanın gübre taşımacılığını sınırladığı, güçlü bir El Niño olasılığının ise geniş bölgelerde kuraklık ve ürün kaybı yaratabileceği savunuluyor. Bu gelişmelerin gıda fiyatlarından daha geniş bir güvenlik zincirine işaret ettiği belirtiliyor. Yazara göre enerji, kimyasal gübre, deniz taşımacılığı ve gıda üretimi birbirinden ayrı başlıklar değil, ulusal güvenliğin birbirine bağlı unsurlarıdır. Hürmüz Boğazı'nda gemi geçişlerinin aksaması petrol ve gazın yanı sıra gübre ile bu gübrelerin hammaddelerinin ticaretini de etkileyebilir. Doğal gazın üre, yani azotlu gübre üretiminde önemli bir girdi olması nedeniyle enerji fiyatlarındaki artış ve gübre ihracatındaki kısıtlamalar, çiftçileri daha az gübre kullanmaya iterek verimi düşürebilir. Analiz, baskının hayvansal üretime de aktarılabileceğini belirtiyor. Mısır, soya küspesi, enerji ve taşımacılık maliyetleri et ile yumurta üretiminin başlıca giderleri arasında gösteriliyor. Bu nedenle yem ve diğer girdilerdeki sıkışma, kanatlı, yumurta ve diğer hayvansal ürünlerin üretim maliyetini artırabilir. Bununla birlikte etkinin şiddetinin ülkeye, mevcut stoklara ve kullanılabilecek alternatif güzergâhlara göre değişeceği vurgulanıyor. İthalata bağımlı ve düşük gelirli ülkelerin gıda enflasyonu ile tüketimde daralma açısından daha kırılgan olabileceği, güçlü iç tarıma ve yeterli rezervlere sahip ülkelerin ise daha dayanıklı kalabileceği ifade ediliyor. Yazar, Avrupa Birliği'nin artan belirsizlik karşısında tarım sektörüne desteği artırırken daha içe dönük ve kısıtlayıcı bir çizgiye yöneldiğini değerlendiriyor. Bu yaklaşım kısa vadede siyasi istikrar sağlayabilse de gerekli girdilere erişimi ve uzun vadeli ihracat fırsatlarını sınırlayabilir. İran ise analizde iki yönlü bir konumda ele alınıyor: Hürmüz Boğazı'na yakınlığı ülkeye enerji ve ticaret yolları bakımından pazarlık gücü sağlayabilir; ancak yaptırım, ticaret kısıtları ve artan ekonomik maliyet risklerini de yükseltebilir. Orta Asya içinse tahıl, gübre, yem, enerji ve alternatif ticaret yollarının birlikte değerlendirilmesi öneriliyor. Kaynak, 2022'de Birleşmiş Milletler ve Türkiye'nin kolaylaştırdığı anlaşmanın Rusya ile Ukrayna'dan tahıl ve gübre akışını alternatif güzergâhlarla sürdürdüğünü hatırlatıyor.

Raj Group, Yeni Zelanda Yün Üreticileriyle Daha Yakın Tedarik İstiyor
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Raj Group, Yeni Zelanda Yün Üreticileriyle Daha Yakın Tedarik İstiyor

Hindistan’ın büyük tekstil tasarım ve işleme şirketlerinden Raj Group, yün tedarikindeki fiyat oynaklığını azaltmak ve gelecekteki satış hacmini artırmak için Yeni Zelanda’daki çiftçilerle daha yakın çalışmak istiyor. Şirketin yönetici ortağı Sumeet Nath, Yeni Zelanda yününün önceden sınıflandırılmış ve yüksek kalite standartlarına sahip olması nedeniyle değer gördüğünü söyledi. Raj Group, Wools of NZ aracılığıyla her ay iki ila üç konteyner Yeni Zelanda yünü alıyor. Nath, şirketin son 18 ayda dalgalı yün fiyatlarıyla karşılaştığını belirtti. Yeni Zelanda’dan verilen sipariş ile ürünün nihai üretimi arasında 75-80 günlük süre bulunduğunu aktaran Nath, tedarik süresini kısaltacak ve arz sürekliliğini artıracak çözümlerin faydalı olacağını ifade etti. Wools of NZ’nin Hindistan temsilcisi Lokesh Misra ise dört ay boyunca fiyat kesinliği sağlayacak uzun vadeli tedarik sözleşmeleri oluşturmak için çalıştıklarını söyledi. Nath ayrıca daha fazla Yeni Zelanda çiftçisinin Wools of NZ üzerinden birlikte ve doğrudan yüksek miktarlarda yün tedarik etmesini, Hindistan’da hazır yün stoku tutulmasını ve üreticilerle işlemciler arasındaki bağların güçlendirilmesini olumlu karşılayacağını söyledi. Misra’ya göre taşımacılık maliyetlerinin son bir yılda iki katına çıkması işlemci marjlarını baskılarken konteyner bulmak da zorlaştı. Nath, daha kısa tedarik sürelerinin tekstile yönelik talebi destekleyebileceğini ve işlemcilerin sipariş edilen malzemeye bağladığı sermayeyi azaltabileceğini belirtti. Raj Group, Hindistan’ın kuzeyindeki Himachal Pradesh bölgesindeki koyun yetiştiricileriyle yün üretim uygulamalarını iyileştirmek için çalışıyor ve yetiştiricileri uluslararası Responsible Wool Standard programıyla tanıştırıyor. Nath, Hindistan yün sektöründe Yeni Zelanda’dakine benzer bir sınıflandırma sistemi bulunmadığını ve sektörün dağınık olduğunu söyledi. Şirket ayrıca Yeni Zelanda yününün renk doygunluğunu kabul etme özelliğinden yararlanarak doğrudan yün baskısını deniyor.

Kârlı Tarım İçin Örgütlenme, Sulama ve İklime Uygun Üretim Önerildi
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Kârlı Tarım İçin Örgütlenme, Sulama ve İklime Uygun Üretim Önerildi

Modern tarımda yüksek verim elde edilmesi, üreticinin mutlaka kazanç sağlayacağı anlamına gelmiyor. Vojvodina Kooperatifler Birliği Başkanı Jelena Nestorov Bizonj, üreticilerin örgütlenmesinin piyasa gücünü artıracağını belirterek üretim maliyetlerinin düşürülmesi, ürünlere katma değer kazandırılması, kârlılığın artırılması ve doğal kaynaklarla çevrenin korunması gerektiğini söyledi. Bu yaklaşımın örneklerinden biri, Aleksandrovo’daki Polet tarım kooperatifinin sulama çalışmaları oldu. Yıllar içinde sulama sistemlerini geliştiren kooperatif, bu üretim sezonunda yaklaşık 400 hektarı yoğun sulamaya aldı. Polet Direktörü Bojan Stepanović, 240 hektardaki mısırda verimin hektar başına 9,5-13,5 ton arasında değiştiğini, sulanan tohumluk buğdayda ise hektar başına 11 tona ulaşıldığını açıkladı. Stepanović, sulanan buğday veriminin sulanmayan alanlara göre iki katına çıktığını belirtti. Uzmanlar, iklim değişikliğinin meyvecilikte yetiştirme teknolojilerinin ve ürün seçiminin yeniden değerlendirilmesini gerektirdiğini ifade ediyor. Meyvecilik uzmanı Zoran Keserović, meyve türlerinin agroekolojik koşullara uygun seçilmesi gerektiğini ve Avrupa pazarında kaliteli armut açığı bulunduğunu söyledi. Sebze üretiminde ise ürünlerin biyolojisinin dikkate alınması, azaltılmış toprak işleme, düzenli bakım, hastalık ve zararlılara karşı koruma ile biyolojik preparat ve predatörlerden yararlanılması öneriliyor. Keserović, biostimülatör ve biyodüzenleyicilerin bitkilerin stresle başa çıkmasına yardımcı olduğunu belirtti.

ABD, Karadeniz Tahıl Taşımacılığı İçin Türkiye ve Hindistan’ın Önerilerini İnceliyor
Görsel kaynağı: Digi24 · Özgün haber

ABD, Karadeniz Tahıl Taşımacılığı İçin Türkiye ve Hindistan’ın Önerilerini İnceliyor

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Karadeniz üzerinden tahıl taşımacılığının önündeki engellerin kaldırılması için Türkiye ve Hindistan’dan gelen önerileri değerlendirdiklerini açıkladı. Digi24’ün aktardığına göre Rubio, Atlanta’daki G20 toplantısı sırasında yaptığı açıklamada bölgedeki durumun dünya gıda güvenliğini ve kısmen enerji güvenliğini tehdit ettiğini söyledi. Böyle bir girişimin savaşı bitirmese de savaşın belirli bir boyutuna çözüm sağlayabileceğini belirtti. İstanbul’da Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile görüşen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise Karadeniz’de ticari gemilere sık sık saldırı düzenlenmesine dikkat çekti. Erdoğan, sivil gemilere yönelik saldırıların ve gerilimi artıran eylemlerin kimsenin yararına olmadığını, bunları kimin gerçekleştirdiğine veya hangi gerekçeyle yapıldığına bakılmaksızın kabul edemeyeceklerini ifade etti. Rusya ve Ukrayna’yı sorumlu davranmaya çağırdı. Zelenski, Dolmabahçe Sarayı’ndaki görüşmenin ardından Erdoğan ile Karadeniz tahıl koridoru üzerinde çalışmak konusunda anlaştıklarını bildirdi. Açıklamasında, Ukrayna’nın bazı tarım ürünlerini güvenli biçimde ihraç etmesini sağlayan 2022’deki Rusya ile yapılan anlaşmaya atıfta bulundu. Türkiye’nin Karadeniz’de güvenli seyrüseferi sağlamaya yönelik önlemleri desteklediğini de belirtti. Açıklanan gelişme koridorun yeniden çalışması için yürütülecek çalışmalara ilişkin; yeni bir koridorun faaliyete geçtiği duyurulmadı.

Endonezya’da Güçlendirilmiş Pirinçte Etiket Uyumsuzluğu Soruşturması
Görsel kaynağı: VIVA · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Güçlendirilmiş Pirinçte Etiket Uyumsuzluğu Soruşturması

Endonezya’nın Kuzey Sumatra bölgesindeki Deli Serdang Kabupateni’ne bağlı Tembung ilçesinde, PT UDS’ye ait pirinç tesisinde etiket bilgilerindeki besin içeriğiyle uyuşmadığı öne sürülen güçlendirilmiş pirinçler için soruşturma başlatıldı. Satgas Pangan Polri ile Badan Pangan Nasional (Bapanas) tarafından yürütülen incelemede, şirketin Mart-Ağustos 2026 döneminde yaklaşık 525 ton ürün ürettiği tahmin edildi. Üretimin ekonomik değeri 14,175 milyar Endonezya rupisi olarak hesaplandı. İnceleme kapsamında Golden Number 111 Merah, Golden Number 111 Biru, Penari Bangkok ve Ikan Mas Cupang markalarından örnekler alındı. Laboratuvar sonuçlarına göre dört ürünün kalite ve besin içeriği, ambalajlarda yer alan bilgilerle uyuşmadı. Bapanas, bulguları hukuki süreç için Bareskrim Polri’ye bildirdi. Satgas Pangan Polri Başkanı Suhasto, güçlendirilmiş pirincin mikro besin ihtiyacını karşılamaya, anemi ve bodurluğun önlenmesini desteklemeye yönelik olduğunu söyledi. İçeriğin standartlara ve ambalajdaki beyanlara uymamasının bu amacı sınırlayabileceğini, ürünlerin uzun süre düzenli tüketilmesi hâlinde tüketiciler için risk oluşturabileceğini belirtti. Polis, Bapanas ve PT UDS yetkililerinin de aralarında bulunduğu 12 kişinin ifadesini aldı. Tanık ifadeleri, uzman görüşü ve laboratuvar sonuçları temelinde en az iki delil bulunduğu değerlendirilerek dosya soruşturma aşamasına taşındı.

Irak'ta Yedinci Gıda Sepeti Yardımı 1 Kasım'da Başlatılacak
Görsel kaynağı: Al-Naeem News · Özgün haber

Irak'ta Yedinci Gıda Sepeti Yardımı 1 Kasım'da Başlatılacak

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Irak Ticaret Bakanlığı, vatandaşlar ile sosyal yardım yararlanıcılarına yönelik yedinci gıda sepeti yardımının 1 Kasım Pazar günü başlatılacağını açıkladı. Gıda Maddeleri Genel Şirketi Genel Müdürü Luma el-Musavi, yardımın tüm vatandaşlar ve sosyal yardım kapsamındaki yararlanıcılar için dağıtıma sunulacağını söyledi. El-Musavi, gıda sepeti malzemelerinin tedarikinin kesinti yaşanmaması ve dağıtımların belirlenen tarihlerde yapılması için sürdüğünü belirtti. Kasım ayı sepetinin yedinci, aralık ayı sepetinin sekizinci yardım olacağını ve dağıtımların her ay devam edeceğini aktaran el-Musavi, yıl başından bu yana gecikme yaşanmadığını söyledi. Bakanlığın piyasa fiyatlarını izlediği, olağanüstü bir durum oluşması halinde yeni bir yardım başlatılabileceği, mevcut fiyatların ise iyi olduğu bildirildi.

Erdoğan ve Zelenski, Karadeniz Tahıl Koridoru İçin Çalışmayı Sürdürecek
Görsel kaynağı: Azernews · Özgün haber

Erdoğan ve Zelenski, Karadeniz Tahıl Koridoru İçin Çalışmayı Sürdürecek

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski, Ukrayna’dan tahıl sevkiyatını kolaylaştırmayı amaçlayan Karadeniz Tahıl Koridoru’nun faaliyetini sürdürmek için çalışmaya devam etme konusunda anlaştı. Zelenski, anlaşmayı Erdoğan’la İstanbul’da yaptığı görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında açıkladı. Taraflar koridorun etkinliğini artırmak için iş birliği yapacak. Erdoğan, Karadeniz’de sivil gemilere yönelik saldırıların kimseye yarar sağlamayacağını belirtirken Türkiye’nin Rusya ile Ukrayna arasında arabuluculuk için gerekli adımları atmaya hazır olduğunu söyledi.

ABD, Meksika’dan Canlı Sığır İthalatını Yeni Dünya Vida Kurdu Vakalarına rağmen Sürdürüyor
Görsel kaynağı: El Financiero · Özgün haber

ABD, Meksika’dan Canlı Sığır İthalatını Yeni Dünya Vida Kurdu Vakalarına rağmen Sürdürüyor

ABD Tarım Bakanlığı (USDA), yeni dünya vida kurdu vakalarının ekimde artmasına ve parazitin bu hafta ilk kez Arizona’da tespit edilmesine rağmen Meksika’dan canlı sığır girişini New Mexico ve Arizona’daki sınır kapılarından durdurmayacağını açıkladı. USDA sözcüsü, ABD’ye giren hayvanlarda herhangi bir istilaya rastlanmadığını ve sığırlar sınıra ulaşmadan önce başlayan sıkı denetim protokollerinin uygulandığını belirtti. ABD’de salgının haziran başında başlamasından bu yana evcil hayvanlarda 73 vaka kaydedildi; USDA’ya göre bunların 21’i hâlen aktif. Yeni dünya vida kurdu, tedavi edilmediğinde sığırlar için ölümcül olabilen istilalara yol açabiliyor. ABD, parazitin yayılmasını önlemek amacıyla 2024’ten beri büyük ölçüde askıda tuttuğu Meksika’dan canlı sığır ithalatını ağustos sonunda yeniden başlatmıştı. Tarım Bakanı Brooke Rollins, eylül ortasında, USDA güvenlik önlemleri ile protokollerin etkinliğinden tamamen emin olmazsa yeniden açılma kararının değerlendirileceğini söylemişti. Buna karşın USDA, mevcut denetimlerin sürdüğünü belirterek sınır geçişlerini kapatma kararı almadı. USDA verilerine göre 23 Ekim’e kadar Douglas, Arizona ve Santa Teresa, New Mexico sınır kapılarından bu yıl 50 binden fazla sığır geçti. Yetiştiriciler, vaka sayısı görece düşükken ticaretin yeniden başlamasını temkinli biçimde desteklemişti; ancak bazı üreticiler parazitin yayılması konusunda yeniden kaygılarını dile getirdi. Arizona Yetiştiriciler Birliği Başkanı Brian DeGanahl, Arizona’daki tespitin sürpriz olmadığını söyledi. Örgüt, Douglas’ta kısır sineklerin salınması için planlanan tesisin hızla açılmasını istiyor ve asıl endişenin parazitin yabani hayvanlar yoluyla yayılması olduğunu belirtiyor.

Rusya'nın Tahıl İhracatının Temmuz-Ekim Döneminde %39,6 Gerilemesi Bekleniyor
Görsel kaynağı: in.gr · Özgün haber
Veri haberi

Rusya'nın Tahıl İhracatının Temmuz-Ekim Döneminde %39,6 Gerilemesi Bekleniyor

Rusya'nın tarım yılının ilk dört ayını kapsayan Temmuz-Ekim 2026 dönemindeki tahıl ihracatının 10,26 milyon ton olması bekleniyor. Rusagrotrans Analiz Merkezi'ne göre bu, yıllık bazda %39,6'lık düşüş anlamına geliyor. Arpa ihracatının %25 azalarak 2,28 milyon tona, mısır ihracatının ise %5,4 gerileyerek 1,23 milyon tona düşeceği öngörülüyor. Kaynakta, temmuz ortasından itibaren düzenlenen insansız hava aracı saldırılarının Karadeniz ve Azak Denizi'ndeki liman altyapısının büyük bölümünü devre dışı bıraktığı ve bu güzergâhtaki tedariklerin sınırlı kaldığı belirtiliyor. Novorossiysk Limanı'ndan haziran-ekim döneminde 2,13 milyon ton buğday ihraç edildi; bu limandaki sevkiyatlar yıllık bazda %71,1 azaldı. Kavkaz Limanı'ndan yapılan ihracat da 2025'teki 3,79 milyon tondan 2026'da 400 bin tona geriledi. Rusya'nın tahıl sevkiyatları ağırlıklı olarak Baltık limanlarına yöneldi. Rusagrotrans analistlerine göre Baltık limanları, Temmuz-Ekim 2026 döneminde Rus buğday ihracatının %38,3'ünü taşıdı; ekim ayında bu payın %65'e ulaşabileceği tahmin edildi. Ust-Luga, dört aylık dönemde toplam ihracatın %14'ünü karşılayarak ana merkez oldu. Ancak limanda tahıl taşımacılığı gübre ve kömür sevkiyatlarıyla kapasite rekabetine giriyor ve demiryolu vagonlarında sıkışıklık yaşanıyor. Hazar Denizi de alternatif güzergâhlardan biri olarak öne çıktı ve temmuz-ekim döneminde bu limanlardan 582 bin ton buğday taşındı. Buna karşın ihracatçılar artan taşıma maliyetleriyle karşılaşıyor. Kpler'e göre Rusya ve Ukrayna'dan tedariklerin azalması, özellikle bu ülkelerin tahılını yoğun tüketen Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerini etkileyebilir. Türkiye ise mevcut kayıpları şu anda Romanya'dan yaptığı tedarikle dengeliyor.

Fildişi Sahili’nde Dijital Tarım İçin Okul Açıldı
Görsel kaynağı: La Vie Éco · Özgün haber
Veri haberi

Fildişi Sahili’nde Dijital Tarım İçin Okul Açıldı

Fildişi Sahili’nin siyasi başkenti Yamoussoukro’da, Fas’taki Mohammed VI Politeknik Üniversitesi (UM6P) ile Félix Houphouët-Boigny Ulusal Politeknik Enstitüsü (INP-HB), dijital tarım mesleklerine odaklanan Digital Farming School’u (DFS) açtı. Okul, OCP Africa’nın desteği ve LEET Initiative’in katkısıyla kuruldu. INP-HB bünyesinde faaliyet gösterecek DFS, tarımın dijital dönüşümü için Fildişili ve daha geniş anlamda Afrikalı yetenekler yetiştirmeyi amaçlıyor. Girişim, 2023’te Fildişi Sahili devleti ile OCP Grubu arasında başlatılan ortaklık kapsamında geliştirildi. Eğitim modeli tarım bilimleri, bilgisayar programlama ve girişimciliği bir araya getiriyor. Amaç, Afrika tarımının koşullarına uyarlanabilecek teknolojik çözümler tasarlayıp geliştirebilen yetenekler yetiştirmek. Proje, gıda sistemlerinin dönüşümünü; verim artışı, tarımsal uygulamaların gelişmesi, kaynakların daha iyi yönetilmesi ve tarım değer zincirlerinde değer yaratılmasıyla birlikte ele alıyor. DFS’nin ilk öğrenci grubunun 9 Kasım’da başlaması ve 50 katılımcıdan oluşması planlandı. Bu grup için yürütülen başvuru kampanyası yaklaşık 4.000 başvuru aldı. Programda uygulamalı öğrenme öne çıkacak; öğrenciler, teknolojik çözümleri Afrika tarımının gerçeklerine göre geliştirmek, denemek ve uyarlamak için 170 hektarlık deneysel çiftlikten yararlanacak. İki yıllık eğitim, tarla uygulamalarını merkeze alan “Learning by farming” yaklaşımına dayanıyor. Program teknik becerilerle sınırlı kalmayacak; girişimcilik ve kuluçka desteğiyle eğitim sırasında geliştirilen projelerin somut ekonomik uygulamaları araştırmasına imkân tanıyacak. Tarım işletmeleri ve ilgili şirketlerin de piyasa ihtiyaçlarının belirlenmesine ve üretim kollarının koşullarıyla bağlantılı projelerin oluşturulmasına katkı sunması öngörülüyor. UM6P Başkanı Hicham El Habti, Afrika tarımında bilginin kaynakların mevcudiyeti kadar değer yaratacağını belirterek yeteneklerin yetiştirilmesi ile bilgi üretiminin birlikte ilerlemesi gerektiğini söyledi. INP-HB Genel Müdürü Moussa Abdoul Kader Diaby ise büyük dönüşümlerin ortaklık, güven ve uzmanlıkların tamamlayıcılığıyla kurulabileceğini ifade etti. Açılış sonrasında Afrika’da dijital tarımın yeni nesil liderlerinin yetiştirilmesine ilişkin bir panel düzenlendi. DFS, UM6P ile INP-HB arasındaki akademik ve bilimsel iş birliklerini genişleten girişimlerden biri olarak sunuldu; bu iş birlikleri arasında Yamoussoukro’da Şubat 2026’da açılan Green Energy Park Maroc–Côte d’Ivoire da yer alıyor.

Kazakistan’da 24,3 Milyon Ton Tahıl Hasat Edildi
Görsel kaynağı: 24KZ · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da 24,3 Milyon Ton Tahıl Hasat Edildi

2 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

Kazakistan’da bu yıl 24,3 milyon ton tahıl hasat edildi. Akmola Bölgesi’nde üretim 6 milyon tonu aşarken, bölgedeki Burabay ilçesinde hektar başına ortalama 26 kental verim alındı. Hasadın sonuçlarında çiftçilerin bilim kuruluşlarıyla iş birliği ve devlet desteğinin etkili olduğu belirtildi. Ülke genelinde elevatörlere teslim edilen yumuşak buğdayın %70’inden fazlası üçüncü sınıfa uygun bulundu. İncelenen numunelerin neredeyse yarısında gluten oranı %28’in üzerine çıktı. Tarım Bakanlığı, bu kalite göstergelerinin ihracat, un üretimi ve tahılın derin işlenmesi için ek olanaklar yaratabileceğini bildirdi. Tarım Bakanlığı yetkilisi Adilhan Erkenov, bu yıl 2,2 milyon ton gübre kullanıldığını; geçen yılki 1,8 milyon tona göre artış yaşandığını söyledi. Elit tohumların payı da %12’ye çıkarak %11,6’lık planı aştı. Hasat kampanyasında 130 bin traktör ve 29 bin biçerdöver görev yaptı. Tarım ürünlerinin ihracat coğrafyasının 72 ülkeye ulaştığı aktarıldı.

Dakhla’da Deniz Suyu Arıtma Projesinde İlerleme Kaydedildi
Görsel kaynağı: AgriMaroc · Özgün haber
Veri haberi

Dakhla’da Deniz Suyu Arıtma Projesinde İlerleme Kaydedildi

Tarım, Deniz Balıkçılığı ve Gıda Egemenliği Bakanı Khalid Hatimy, 30 Ekim 2026’da Dakhla-Oued Eddahab bölgesinde deniz suyu arıtma tesisi ve yeni sulama alanını kapsayan projenin ilerleme durumunu yerinde inceledi. Yaklaşık 2,6 milyar dirhemlik yatırımla yürütülen proje, bölgedeki sulama ve içme suyu arzını güvence altına almayı ve tarımsal üretimi geliştirmeyi amaçlıyor. Projenin yıllık üretim kapasitesi 37 milyon metreküp olarak planlanıyor. Bunun 30 milyon metreküpü sulamaya, 7 milyon metreküpü ise içme suyuna ayrılacak. Bu kaynakla 5.000 hektarlık yeni bir tarımsal üretim alanı oluşturulması ve yeraltı suyunun yerine arıtılmış deniz suyunun kullanılmasıyla Dakhla akiferinin korunmasına katkı sağlanması hedefleniyor. Proje ayrıca bölgede yüksek katma değerli ürünlerin çeşitlendirilmesini ve üretimin yoğunlaştırılmasını öngörüyor. Tarımsal alanın geliştirilmesi kapsamında bölge gençlerine 5 ila 10 hektar büyüklüğünde 100 küçük proje tahsis edilmesi planlanıyor. Kaynakta, bu girişimlerden yararlanacak gençlere projelerin kurulması ve geliştirilmesi için kapsamlı destek verileceği belirtiliyor. Projenin uzun vadeli hedefleri arasında yaklaşık 500.000 ton erkenci ürün üretimi, 30.000 kalıcı istihdam ve bir milyar dirhemi aşan katma değer yer alıyor. Bir Anzarane belediyesindeki proje; deniz suyu arıtma tesisi, 60 megavatlık rüzgâr parkı ve 130 kilometrelik sulama şebekesinden oluşuyor. Ziyaret sırasında rüzgâr parkının tamamlandığı, arıtma tesisi çalışmalarının %97, sulama şebekesinin ise %99 seviyesine ulaştığı aktarıldı. Bakan ayrıca projedeki tarımsal parselleri alan özel yatırımcılarla görüşerek karşılaştıkları sorunları dinledi.

Paraguay'da Pirinç Üretimi Ekonomiyi Destekliyor, İhracat 251 Milyon Dolara Ulaştı
Görsel kaynağı: ABC Color · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay'da Pirinç Üretimi Ekonomiyi Destekliyor, İhracat 251 Milyon Dolara Ulaştı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Paraguay'da pirinç üretimi, özellikle ülkenin iç kesimlerindeki topluluklarda ekonomik hareketliliğin önemli kaynaklarından biri olarak öne çıkıyor. Paraguay Pirinç Üreticileri Federasyonu (Feparroz) Başkanı Reinerio Franco, pirincin dünya genelindeki başlıca kalori kaynaklarından biri olduğunu, ancak Paraguay'da tüketimin diğer bazı ülkelere göre daha düşük kaldığını belirtti. Franco, pirincin her hektarda yarattığı ekonomik hareketliliğin bazı geniş tarla bitkilerinden daha yüksek olduğunu söyledi. 2026 kampanyası için ülke genelindeki pirinç ekim niyeti yaklaşık 200.000 hektar olarak öngörülüyor. Üretim, Tebicuary Nehri havzası ile Paraguay Nehri kıyısında, Ñeembucú ve Villeta çevresindeki alanlarda yoğunlaşıyor. Bununla birlikte ekim alanları Chaco gibi yeni bölgelere doğru genişliyor. Bu bölgede olumlu sonuç veren deneyimler bulunurken, önümüzdeki yıllarda hayata geçirilebilecek yatırım projelerinden de söz ediliyor. Franco, Paraguay'ın hem ekili alanı hem de pirinç üretim hacmini artırabilecek koşullara sahip olduğunu ifade etti. Dış ticarette Paraguay pirinci, 2026'nın ocak ayından ekim ayının ilk yarısına kadar 251 milyon ABD doları gelir sağladı. Caparroz raporuna dayandırılan bu tutar, 2025'in aynı dönemindeki 293 milyon dolara göre %14,5 düşüş anlamına geliyor. Buna karşılık ihracat hacmi %1 artarak 1.100.419 tona çıktı; geçen yıl aynı dönemde 1.088.303 ton gönderilmişti. Paraguay pirincinin başlıca ihracat pazarları arasında Brezilya, Şili, Panama, Kosta Rika ve Gambiya yer alıyor.

İtalya’nın 2027 Bütçe Tasarısında Tarım 4.0 ve Balıkçılığa Yeni Kaynak
Görsel kaynağı: ANSA · Özgün haber
Veri haberi

İtalya’nın 2027 Bütçe Tasarısında Tarım 4.0 ve Balıkçılığa Yeni Kaynak

3 yayıncı · 3 haber · Karşılaştır

İtalya’nın 2027 bütçe yasa tasarısı, tarım işletmelerinin yatırımlarını desteklemek amacıyla Agricoltura 4.0 vergi kredisine 160 milyon avro ayırıyor. 2027 ve 2028 yılları için 80’er milyon avroluk kaynak, yeni makine ve teknolojilerin alımı, üretim faaliyetlerinin modernizasyonu, enerji verimliliğinin artırılması ve tüketimin azaltılması için kullanılacak. Tasarıda, ulusal balıkçı filosunun enerji verimliliğini ve teknelerin modernizasyonunu desteklemek üzere 100 milyon avroluk yeni bir fon da öngörülüyor. Fonun 60 milyon avrosunun 2027’de, 40 milyon avrosunun 2028’de kullanılması planlanıyor. Kaynaklar ayrıca teknelerde çalışan personelin güvenliği ve çalışma koşulları ile balıkçılık işletmelerinin rekabetçiliğini desteklemeyi amaçlıyor. Finansmana erişim kriterleri ve yöntemleri, Tarım Bakanlığının çıkaracağı sonraki bir kararnameyle belirlenecek. Tasarı, tarımsal ve arazi gelirleri için IRPEF muafiyetini 2027’ye uzatıyor. Buna göre 10 bin avroya kadar gelir tamamen, 10 bin ila 15 bin avro arasındaki bölüm ise %50 oranında vergiden muaf tutulacak. Teknik rapora göre düzenleme 2028’de yaklaşık 221,5 milyon avro daha az vergi geliri yaratacak; 2029’da ise 90,4 milyon avroluk gelir tahsilatı öngörülüyor. Balıkçılık çalışanlarına da yılda en fazla 90 gün için ücretin %80’i oranında destek sağlanacak.

Güney Afrika’da 2026/27 Ekim Sezonunda Kuraklık Riskine Karşı Planlama Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Güney Afrika’da 2026/27 Ekim Sezonunda Kuraklık Riskine Karşı Planlama Öne Çıkıyor

Güney Afrika’da Free State, North West, Mpumalanga ve Limpopo başta olmak üzere yaz yağışlarına bağlı bölgelerde faaliyet gösteren tahıl ve yağlı tohum üreticileri, 2026/27 üretim sezonunda maksimum verim yerine kuraklık riskini yönetmeye hazırlanıyor. Mevsim tahminleri, yaz aylarında güçlenebilecek El Niño’nun ülkenin yaz yağışlı bölgelerinde normalin altında yağış ve normalin üzerinde sıcaklık getirebileceğine işaret ediyor. Güney Afrika Hava Servisi ile Tarım Bakanlığı, sıcaklık stresi, nem açığı ve yağışların düzensiz dağılması konusunda uyarıda bulundu. Kaynakta, verim kayıplarının yalnızca sezon toplamındaki yağış eksikliğinden değil; çiçeklenme, tozlaşma ve tane doldurma dönemlerinde yaşanan sıcaklık stresinden de kaynaklanabileceği belirtiliyor. Bu nedenle üreticilere ekim tarihlerini kademelendirme, marjinal topraklarda mısır alanını azaltma ve ayçiçeğine yönelme gibi seçenekleri değerlendirme önerisi yapılıyor. Free State’te Pannar Seed’den Jaco Naudé, gübre ve ekim miktarlarının yeniden gözden geçirilmesini, sıcak hava dönemlerinde sulamanın günün daha serin saatlerinde yapılmasını tavsiye ediyor. Syngenta Seeds South Africa’dan Charles Basson ise ekim sırasında ve sonrasındaki ilk günlerde toprak sıcaklığının izlenmesi gerektiğini belirtiyor. Sıcak günlerle serin geceler arasındaki dalgalanmaların ayçiçeğinde Sclerotinia mantarını harekete geçirebileceği, mısırda ise erken dönemde yabancı ot kontrolünün önem taşıdığı aktarılıyor. Syngenta Seedcare’den Yolandi Furniss, kurak yazlarda nematodlara karşı tohum uygulamalarının genç kökleri koruyarak riski azaltabileceğini söylüyor. Grain SA’dan Corné Louw ise yüksek girdi maliyetleri, görece düşük tahıl fiyatları ve sezonun ilerleyen dönemlerinde ortaya çıkabilecek kuraklık nedeniyle üreticilerin denenmemiş ürün veya uygulamalara yönelmemesi gerektiğini vurguluyor. Gübre programlarının toprak analizleri, gerçekçi verim beklentileri ve tarla bazındaki maliyetlerle uyumlu hazırlanması isteniyor.

Jordbruksverket, 2028-2034 Dönemi İçin Yeni Tarım ve Balıkçılık Destekleri Önerdi
Görsel kaynağı: Lantbruksnytt · Özgün haber
Veri haberi

Jordbruksverket, 2028-2034 Dönemi İçin Yeni Tarım ve Balıkçılık Destekleri Önerdi

İsveç’te Jordbruksverket, 2028-2034 döneminde tarım, kırsal alan, balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliğine verilecek desteklerin nasıl düzenlenebileceğine ilişkin önerilerini hükümete sundu. Öneriler; rekabet gücünün artırılması, gıda üretiminin güçlendirilmesi ve çevre ile iklim hedeflerine katkı sağlanmasının yanı sıra işletmeler ve destek yararlanıcıları için mevzuat ile idari süreçlerin basitleştirilmesini amaçlıyor. Çalışma, Avrupa Komisyonunun her üye ülke için birden fazla politika alanını tek bir ulusal ve bölgesel ortaklık planında birleştirme önerisi doğrultusunda hazırlandı. Böylece mevcut dönemde farklı fon ve programlara ayrılan yapının daha koordineli bir sisteme dönüştürülmesi hedefleniyor. Jordbruksverket’in tarım ve kırsal alan önerileri arasında alan ve hayvan temelli destekler ile proje ve yatırım destekleri bulunuyor. Kurum ayrıca daha fazla çevre ödemesinin bir yıllık uygulanmasını, bazı desteklerde daha az ve daha açık koşul kullanılmasını ve proje ile yatırımlarda basitleştirilmiş maliyet seçeneklerinin yaygınlaştırılmasını öneriyor. Balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği için önerilen sistemin, sürdürülebilir su ürünleri üretimini ve İsveç’in uzun vadeli gıda arzını desteklemesi bekleniyor. Düzenlemelerin gereksiz bilgi sunma yükünü azaltması, kuralların anlaşılmasını kolaylaştırması ancak denetim ve hukuki güvenlikten taviz vermemesi öngörülüyor. Jordbruksverket, önerilerin mevcut sektör ihtiyaçları, önceki dönem deneyimleri, Avrupa Komisyonunun taslak mevzuatı ve çevre, iklim ile gıda politikası hedefleri temelinde hazırlandığını belirtiyor. Bununla birlikte metin, uygulanacak desteklere ilişkin nihai karar anlamına gelmiyor. Son planı İsveç hükümeti hazırlayacak; kararlar Avrupa Birliği’nin çok yıllı bütçesi, ulusal eş finansman ve devam eden mevzuat müzakerelerine bağlı olacak. İsveç’in plan önerisini Avrupa Komisyonuna 2027 yazında sunması bekleniyor.

Tayland ile Butan, Sağlık, Tarım Finansmanı ve Temiz Enerjide İşbirliği Belgeleri Düzenledi
Görsel kaynağı: Thai Rath · Özgün haber
Veri haberi

Tayland ile Butan, Sağlık, Tarım Finansmanı ve Temiz Enerjide İşbirliği Belgeleri Düzenledi

Tayland ile Butan, sağlık, tarım finansmanı ve temiz enerji alanlarında üç işbirliği belgesi imzaladı veya belge alışverişinde bulundu. Tayland hükümeti sözcüsünün açıklamasına göre tören, Butan’ın başkenti Thimphu’daki Pemako Oteli’nde 31 Ekim 2569’da düzenlendi. İşbirliğinin, iki ülke halkı için ekonomik fırsatlar yaratması ve yaşam kalitesini yükseltmesi hedefleniyor. Tarım finansmanına ilişkin mutabakat, Tayland Tarım ve Tarım Kooperatifleri Bankası ile Bhutan Development Bank Limited arasında imzalandı. Düzenleme, sürdürülebilir tarımı desteklemek üzere yeşil kredilerin geliştirilmesinin yanı sıra kredi risk değerlendirme sistemleri, uluslararası para transferi hizmetlerinin birbirine bağlanması ve tarım ürünleri ile topluluk ürünlerinin ticaretinin teşvik edilmesini kapsıyor. Bu başlıkların, iki ülkedeki çiftçiler ile küçük işletmelerin finansal hizmetlere erişimini ve ticari kanallarını genişletmesi amaçlanıyor. Temiz enerji alanındaki belge ise Tayland’ın ekonomik kalkınma işbirliğinden sorumlu kuruluşu, Butan Maliye Bakanlığı ve Norion Renewable Energy Limited arasında yürütülecek. Taraflar, Butan’daki 100 megavatlık Tareythang tarım-güneş enerjisi projesinin fizibilite çalışmasını gözden geçirmek ve ayrıntılı tasarımını hazırlamak için teknik yardım sağlamayı planlıyor. Sağlık mutabakatı da evrensel sağlık güvencesi, hastalıklarla mücadele, sağlık personeli eğitimi, tıbbi araştırma, dijital sağlık, uzaktan tıp ve yapay zekâ uygulamalarını içeriyor. Ayrıca Butan vatandaşlarının Tayland’daki devlet hastanelerine sevk edilmesi öngörülüyor. Açıklamada, Tayland-Butan Serbest Ticaret Anlaşması’nın 1 Ocak 2570’ten itibaren yürürlüğe girmesinin hedeflendiği belirtildi.

Kanada’da Sığır Piyasasında Güçlü Fiyatlar Sürü Büyümesini Yavaşlatıyor
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber
Veri haberi

Kanada’da Sığır Piyasasında Güçlü Fiyatlar Sürü Büyümesini Yavaşlatıyor

Kanada sığır piyasasında güçlü fiyatlar, sıkı arz ve yüksek ihracat talebi üreticilerin sürü büyütme kararlarını etkiliyor. Gateway Livestock Exchange’den Anne Wasko’nun RealAgriculture’a yaptığı değerlendirmeye göre, sonbahar buzağı satışları sürerken besilik sığır fiyatları görece güçlü kaldı. Ancak sürünün yeniden büyütülmesi birkaç yıllık bir taahhüt gerektiriyor. ABD’de Nebraska nakit sığır fiyatları bu hafta 3-4 dolar gerilerken, toptan sığır eti değerlerindeki düşüş paketleme tesislerinin kâr marjlarını yeniden negatife çevirdi. Buna karşılık Batı Kanada’da besi sığırı fiyatları sabit kaldı veya 5 dolara kadar yükseldi. Karkas fiyatları ise 495-500 dolar aralığında seyretti. Daha az düvenin besi işletmelerine girmesi, üreticilerin sürüyü genişletmek amacıyla daha fazla düve tuttuğuna işaret ediyor. Elverişli nem koşulları da sığırların erken sevk edilmesi gereğini azalttı. Kanada’nın sığır eti ihracatı ağustosta geçen yılın aynı ayına göre %20, yılbaşından bugüne ise %6 arttı. Meksika güçlü pazar konumunu korurken Çin ve Hong Kong sevkiyatları benzer hacimlere ulaştı; ABD tesislerinin Çin’e ihracat uygunluğunu henüz yeniden kazanamaması Kanada için fırsat yaratıyor.