ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

74 haber · Sayfa 2

İtalya’dan Gelen Domateslerde Salmonella Bulunduğu Bildirildi
Görsel kaynağı: Index.hr · Özgün haber

İtalya’dan Gelen Domateslerde Salmonella Bulunduğu Bildirildi

İtalya’dan gelen domateslerde salmonella bulunduğu bildirilirken, Hırvatistan’daki Prehrambeno-Biyoteknoloji Fakültesi profesörü ve dekanı Verica Dragović Uzelac konuya ilişkin RTL’ye değerlendirmelerde bulundu. Uzelac, meyve ve sebzelerde salmonella vakalarının hayvansal kaynaklı gıdalara kıyasla daha seyrek olduğunu, ancak herhangi bir meyve veya sebzenin bakterinin bulaşmasına maruz kalabileceğini söyledi. Uzelac’a göre bulaşma, yetiştirme döneminde kirli su nedeniyle meydana gelebileceği gibi hasat sonrasında taşıma, işleme, yıkama veya depolama aşamalarında da gerçekleşebilir. Domateslerdeki son vakayı hem kontroldeki bir zayıflık hem de münferit bir olay olarak değerlendiren Uzelac, üretim ve hijyen uygulamalarıyla gıda güvenliği kontrol sistemlerinin önemine dikkat çekti. Önceden paketlenmiş ve yıkanmış salatalarla ilgili ABD’de çok sayıda salmonella zehirlenmesi vakası kaydedildiğini belirten Uzelac, bu ürünlerdeki yüksek nem oranının salmonella ve diğer mikroorganizmaların gelişmesi için uygun koşul oluşturabileceğini ifade etti. Yapraklı sebzelerde geniş yaprak yüzeyi ve toprağa yakın yetişme nedeniyle kontaminasyonun daha kolay olabileceğini söyleyen Uzelac, hangi meyve ve sebzelerin kesin olarak daha riskli olduğunu belirlemenin zor olduğunu kaydetti. Uzelac, yalnızca yıkamanın salmonellayı etkisizleştirmediğini, ancak toplam mikroorganizma miktarını azaltabileceğini belirtti. Bakterinin ısıl işlemle etkisizleştirilebileceğini söyleyen Uzelac, sirke veya karbonat gibi ev yöntemlerinin güvenilir koruma sağlamadığını aktardı. Bulaşmış gıdayla kullanılan bıçak ve kesme tahtalarının bakteriyi başka gıdalara taşıyabileceği uyarısında da bulundu.

USDA, Federal Arazilerde Otlatma Kapasitesini Artırmayı Hedefliyor
Görsel kaynağı: AgDaily · Özgün haber
Veri haberi

USDA, Federal Arazilerde Otlatma Kapasitesini Artırmayı Hedefliyor

ABD Tarım Bakanı Brooke Rollins, federal otlatma izni sahiplerini, kullanılmayan tahsis alanlarını yeniden açmayı ve kamu meralarına erişimi geliştirmeyi amaçlayan yeni politikaları uygulamak üzere Orman Servisiyle çalışmaya çağırdı. Rollins, 5 Ekim tarihli mektubunda yönetimin 12 Haziran tarihli otlatma direktifini anlattı ve izin sahiplerinin kendi tahsis alanlarındaki fırsatları federal yetkililerle görüşmesini istedi. Direktif, Ulusal Orman Sistemi arazilerinde iki yıl içinde en az 500.000 hayvan-aylık otlatma kapasitesinin yeniden oluşturulmasını hedefliyor. Politikada mevcut otlatma düzeylerinin korunması, tahsis alanlarında Hayvan Birimi Ayları bakımından net kayıp yaşanmaması ve boş ya da kapatılmış alanların hayvan otlatmasına açılması öngörülüyor. Hayvan Birimi Ayı, genel olarak bir hayvan biriminin bir ay boyunca ihtiyaç duyduğu yemi ifade ediyor. Bununla birlikte direktif, bireysel tahsis alanlarında ek hayvanları otomatik olarak yetkilendirmiyor; politika hedefleri belirliyor. Uygulanacak adımların yürürlükteki federal yasa ve düzenlemelere uygun olması gerekiyor. Bir sonraki aşamada hangi boş alanların kullanıma açılabileceği, otlatma kapasitesinin nasıl geri kazanılacağı ve hangi çevresel incelemelerin gerekli olabileceği belirlenecek. ABD Tarım Bakanlığına göre Orman Servisi ile Arazi Yönetimi Bürosu, 28 eyalette yaklaşık 240 milyon akrelik merayı birlikte yönetiyor. Bu alanlar 23.000'den fazla otlatma izin sahibi ile kiracıyı destekliyor. Direktif ayrıca federal arazi yöneticileriyle hayvancılık üreticileri arasındaki iletişim ve koordinasyonun geliştirilmesini, yangın planlaması ile iyileştirme çalışmalarının güçlendirilmesini amaçlıyor.

Ortak Mülkiyetteki Tarım Arazilerinde Kira ve Satış Kuralları Açıklandı
Görsel kaynağı: Terre-net · Özgün haber
Veri haberi

Ortak Mülkiyetteki Tarım Arazilerinde Kira ve Satış Kuralları Açıklandı

Fransa’da birden fazla mirasçıya ait ortak mülkiyetteki tarım arazilerinin yönetiminde, çoğu işlem için tüm ortakların onayı gerekiyor. Medeni Kanun ise payların üçte ikisi çoğunluğuna sahip ortağa kira bedelini belirleme ve tahsil etme, kırsal kira sözleşmesini sona erdirme veya sınır belirleme gibi yönetim işlemlerini yapma imkânı tanıyor. Buna karşılık, ortak arazi üzerinde kırsal kira sözleşmesi yapılması için tüm ortakların onayı şart. Onay vermeyen ortaklara karşı ileri sürülemeyen sözleşme, diğer ortakların özel yetki verdiği bir kişi tarafından tek başına da imzalanabiliyor. Anlaşmazlık halinde mahkeme, kira sözleşmesinin yapılmamasının ortaklığın ortak menfaatini tehlikeye atıp atmadığını değerlendiriyor. Fransız Yargıtayı’nın 29 Ocak 2026 tarihli kararında, bağış sırasında mevcut kira sözleşmesini bilen ve sonradan malik olan ortağa karşı, tek ortak tarafından imzalanan sözleşmenin ileri sürülebileceği belirtildi. Tarım arazisinin satışı da kural olarak oybirliği gerektiriyor; ancak tüm ortakların menfaatine dayanan gerekçeli bir satış projesiyle mahkemeden izin istenebiliyor. Ortaklık yönetilemez hale gelirse, önce uzlaşma girişimleri kanıtlanarak yargısal paylaşım talep edilebiliyor.

Kazakistan'da Eski Tarım Makinesi Kiralamalarında KDV %16 Uygulanacak
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan'da Eski Tarım Makinesi Kiralamalarında KDV %16 Uygulanacak

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Kazakistan Ulusal Ekonomi Bakanlığı, 1 Ocak 2026'dan önce imzalanan tarım makineleri finansal kiralama sözleşmelerinde Katma Değer Vergisi (KDV) oranının %12 olarak korunması önerisini desteklemedi. Bakanlık, bu tarihten itibaren vadesi gelen ödemelerde yeni %16'lık oranın uygulanacağını bildirdi. Düzenleme, eski sözleşmelerdeki sonraki dönem ödemelerini de kapsıyor. Bakanlığa göre KDV oranı sözleşmenin imzalandığı tarihe göre değil, vergilendirilebilir cironun gerçekleştiği tarihe göre belirleniyor. Finansal kiralamada bu tarih, dönemsel ödemenin tahsil vadesi kabul ediliyor. Bu nedenle %16'lık oran yalnızca 1 Ocak 2026'dan sonra vadesi gelen ödemelerin vergilendirilebilir kısmına uygulanacak; finansal kiralama ücretlendirmesi vergilendirilebilir ciroya dahil edilmeyecek. Bakanlığın örneğine göre vergilendirilebilir tutar 100 bin tenge olduğunda, toplam ödeme %12 KDV ile 112 bin, %16 KDV ile 116 bin tengeye çıkıyor. Böylece ek KDV 4 bin tenge oluyor. Milletvekillerinin başvurusunda aktarılan verilere göre, değişikliklerin KazAgroFinance'ın mevcut sözleşmeleri kapsamında 13.181 işletmeyi etkilemesi ve toplam ek ödeme hacminin 4,6 milyar tengeye ulaşması bekleniyor. İşletme başına ortalama hesaplanan ek yük yaklaşık 349 bin tenge; gerçek tutar makinenin kalan değeri, sözleşme süresi ve ödeme planına bağlı olarak değişiyor. Bakanlık ayrıca 2026'dan itibaren tarım üreticileri, tarım ürünleri işleyicileri ve tarım kooperatifleri için mahsup edilebilen ek KDV tutarının %70'ten %80'e çıkarıldığını belirtti. Köylü ve çiftçi işletmeleri için özel vergi rejiminin korunduğu, tarım üreticileri ve kooperatifler için indirimli kurumlar vergisi oranlarının bulunduğu aktarıldı.

Karadeniz İhracatındaki Aksamalar Ukrayna’da 2027 Ekim Planlarını Küçültüyor
Görsel kaynağı: Realitatea.md · Özgün haber
Veri haberi

Karadeniz İhracatındaki Aksamalar Ukrayna’da 2027 Ekim Planlarını Küçültüyor

Karadeniz üzerinden tahıl ve yağlı tohum ihracatının aksaması, Ukrayna’da depolardaki stokların büyümesine, iç piyasada fiyatların düşmesine ve çiftçilerin 2027 ekim planlarını daraltmasına yol açıyor. İHA ve füze saldırılarının altyapı ile deniz taşımacılığını hedef alması, ticari gemilerin sigortalanmasını zorlaştırırken Ukrayna ve Rusya’dan Avrupa, Orta Doğu, Asya ve Afrika’ya yapılan sevkiyatları da aksatıyor. Odesa bölgesinde çiftçilik yapan Oleksandr Chumak, tahılının yaklaşık %80’ini şu anda kârla satamadığını ve gelecek yıl ekim alanlarını önemli ölçüde azaltmayı planladığını belirtiyor. Ukrayna Tarım Konseyi Başkanı Andrii Dykun ise üreticilerin ürünlerini satamadıkları için vergi ve arazi kirası ödemelerini karşılamakta zorlandığını söylüyor. Dykun’a göre kolza ile ayçiçeği tohumu hâlâ satılabilen ürünler arasında bulunuyor ancak bu satışlar masrafları karşılamaya yetmiyor. Finansman ihtiyacındaki artış da krizin işletme sermayesi üzerindeki etkisini gösteriyor. PrivatBank, haziran-ağustos döneminde tarım işletmelerine işletme sermayesi için 1,53 milyar grivna kredi kullandırdı; bu tutar önceki yılın aynı dönemindeki 718 milyon grivnanın iki katından fazlaydı. Bazı üreticiler nakit yaratmak için ürünlerini düşük fiyatlardan erkenden satarken, depolama imkânı bulunanlar fiyatların toparlanmasını bekleyerek satışları erteliyor. Ukrayna’nın tahıl ve yağlı tohum üretiminin 80 milyon tondan 85 milyon tona çıkması bekleniyor. Ancak önceki sezondan devreden stoklar, saldırılara karşı kırılgan olan depolama ve taşıma altyapısı üzerindeki baskıyı artırıyor. Çiftçiler 2027 planlarında lojistik maliyetlerinden daha az etkilenen yağlı tohumlara ve niş ürünlere yönelirken Chumak, mısır ve arpadan tamamen vazgeçmeyi planladığını belirtiyor. Tarım sektörü ayrıca iş gücü eksikliği, askerî seferberlik, mayınlı araziler ve çiftliklere yönelik saldırılarla karşı karşıya. Ukrayna’nın önemli tarım ihracatının yaklaşık %90’ı normalde Karadeniz’den taşınıyor. Ağustos 2026’da tahıl ve bakliyat ihracatı 981 bin tona gerileyerek önceki yılın aynı ayına göre yaklaşık %58 düştü. Kanada, Avustralya ve Arjantin’deki elverişli buğday ve arpa hasatları ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki iyi üretim, küresel etkileri şimdilik sınırlıyor. Expana’dan Benoit Fayaud ise deniz rotalarının yeniden açılmasının diğer ülkelerdeki tahıl fiyatlarını ton başına birkaç on dolar düşürebileceğini söylüyor. Karadeniz’deki ölümcül olaylar ekim ayında da devam ederken Türkiye, küresel gıda güvenliğine yönelik risklerin ortasında ihracatın yeniden başlaması için bir anlaşmaya arabuluculuk yapmaya çalışıyor.

Romanya’da Küçük Üreticiler Kuraklık ve Satış Baskısıyla Mücadele Ediyor
Görsel kaynağı: HotNews · Özgün haber
Veri haberi

Romanya’da Küçük Üreticiler Kuraklık ve Satış Baskısıyla Mücadele Ediyor

Romanya’nın güneyinden üç küçük tarım üreticisi, Bükreş’teki Obor Pazarı’nda ürünlerini satmaya çalışırken kuraklık, dolu, yükselen yakıt maliyetleri ve tüketicilerin azalan alım gücüyle karşı karşıya. HotNews’un röportajında Georgeta Tudose, Niculae Tăchiță ve Geanina Enache, hava koşullarının yanı sıra ürünleri pazara ulaştırmanın ve satmanın da geçimlerini zorlaştırdığını anlattı. Röportajdaki üç üreticinin tamamının 50 yaşın üzerinde olduğu belirtildi. Habere göre 2026, buğday, kolza, patates ve salatalık dahil çoğu ürün için iyi bir yıl olarak öngörülüyor. Ancak Romanya’nın batısındaki illerde kuraklığın üretimi güçlü biçimde etkilediği aktarıldı. Kaynakta ayrıca Romanya’daki çiftçilerin yaklaşık %45’inin 65 yaşın üzerinde olduğu ve tarım iş gücünün yaşlandığı belirtildi. Röportajda konuşan üreticiler, iklim baskısının ekonomik sorunlarla birlikte küçük işletmeler üzerindeki yükü artırdığını ifade etti. Georgeta Tudose, kuraklıktan korunmak için ürünlerinin bir bölümünü seraya taşıdığını söyledi. Buna karşılık açık alandaki ürünlerinin doludan zarar gördüğünü, yeniden ekildikten sonra yetiştiğini belirtti. Tudose’ye göre asıl sorun üretim değil satış. Müşteri sayısının azalması tezgâh fiyatlarını düşürmesine yol açarken satılamayan ürünlerin bir bölümü ertesi gün çöpe gidiyor. Tezgâh ve yakıt giderlerini karşılamak için bazı günler evden para getirdiğini anlatan üretici, her gün saat 04.00’te yola çıkıp Târgovişte’den Bükreş’teki tezgâhına yaklaşık 70 kilometre gidiyor. Meyve üreticisi Niculae Tăchiță ise tarımın kuraklık ve aşırı yağışa bağlı olduğunu, dikilen bir ağacın ürüne yatmasının 6-7 yıl sürdüğünü anlattı. Bu süreçte ağaçlara emek ve yatırım yapılmasına rağmen kuraklık nedeniyle kuruyabildiklerini söyledi. Tăchiță, karacaların her yıl yüzlerce ağacın kabuğuna zarar verdiğini, bu yıl ayının da ağaçlara zarar verdiğini belirtti. Üretiminin iyi olduğunu söylemesine rağmen müşteri azlığı nedeniyle tonlarca şeftali ve kirazın ziyan olduğunu aktardı. Tăchiță, tüketicilerin parasının yetmediğini, parası olanların ise alışveriş için süpermarketleri tercih ettiğini söyledi. Ayrıca artık daha az yemek ve reçel hazırlandığını düşündüğünü belirtti. Gençlerin çok emek ve az gelir nedeniyle tarıma ilgi göstermediğini savunan üretici, tarımla ilgilenecek insan sayısının azalmasının gelecekte ürünlerin niteliğini etkileyebileceğini öne sürdü. Geanina Enache ise ailesi yaşlandığı için işletmenin daha büyük bölümünü devraldığını, dışarıda sıcaklık 30-35 derece olduğunda seralarda sıcaklığın iki katına çıkabildiğini anlattı.

Avusturya’da Gıda Fiyatları Düşük Gelirlileri Zorluyor
Görsel kaynağı: Kronen Zeitung · Özgün haber
Veri haberi

Avusturya’da Gıda Fiyatları Düşük Gelirlileri Zorluyor

Avusturya’da süpermarketlerdeki günlük alışverişlerin son dönemde pahalandığı, düşük gelirli kişilerin ise artan gıda fiyatları karşısında gelecekten endişe duyduğu bildirildi. Krone, Salzburg’daki düşük gelirlilere hizmet veren sosyal markette alışveriş yapanlarla konuştu. Salzburg’un Elisabeth-Vorstadt bölgesindeki markette, koronavirüs pandemisinden bu yana aynı anda en fazla 12 müşterinin alışveriş yapmasına izin veriliyor. Tek başına çocuk büyüten ve yarı zamanlı çalışan Elena, yalnızca kirasının 1.000 avro olduğunu belirterek geçinmekte zorlandığını anlattı.

Mısır Üreticisinin Marjı 2025/26 Sezonunda Yatay Kaldı
Görsel kaynağı: CNN Brasil · Özgün haber
Veri haberi

Mısır Üreticisinin Marjı 2025/26 Sezonunda Yatay Kaldı

Brezilya'da safrinha mısırı üreticisinin medyan finansal marjı 2025/26 sezonunda %36,5 oldu. Aegro Insights tarafından hazırlanan araştırmaya göre bu oran, 2024/25 sezonundaki %36,2'lik seviyeye yakın kaldı. Piyasa fiyatı esas alınarak hesaplanan sonuç hektar başına 2.214 real ve 41,1 çuval olurken, önceki sezonda 2.025 real ve 39,8 çuval olarak kaydedildi. Veriler, yağmurla yetiştirilen mısır üreten çiftliklerin operasyonel kayıtlarına dayanıyor. Araştırmadan sorumlu Aegro'nun piyasa istihbaratı koordinatörü Mathias Bergamin'e göre üreticinin marjını koruyan unsur verim değil, satış fiyatındaki artış oldu. Sezonlar arasında hektar başına görülen 189 reallik fark, her iki sıralamada da yer alan aynı çiftlikler karşılaştırıldığında 90 reale indi. Bergamin, bu nedenle mevcut sezon sonucunun gerçek bir ilerleme anlamına gelmediğini belirtti. Aynı çiftlikler bazında verim de geriledi; çiftliklerin yalnızca %44'ü daha fazla mısır hasat etti. Genel medyan verim 2025/26 sezonunda hektar başına 109,5 çuval olarak ölçüldü. Bu değer, önceki sezondaki 111,1 çuvallık seviyenin 1,6 çuval altında kaldı. İki sezonda da yer alan çiftlikler temel alındığında ise düşüş hektar başına 5 çuval oldu. İşletme maliyeti, kira ve makine amortismanı hariç, hektar başına 3.682 realde büyük ölçüde sabit kaldı ve aynı çiftliklerde %0,9 arttı. Savunma ürünü maliyeti 650'den 707 reale, tohum maliyeti 735'ten 786 reale yükselirken gübre maliyeti 1.211 realde kaldı. Fiyat hareketi, maliyetlerdeki değişime rağmen marjın korunmasına katkı sağladı. Araştırmanın kapsadığı bölgelerde mısır çuvalının referans fiyatı temmuz-eylül döneminde %3,5 artarak 53,74 realden 55,63 reale çıktı. Mato Grosso ve Paraná'da artış %5,3 olurken Mato Grosso do Sul'da fiyat değişmedi. Verim üzerinde ekim zamanı da belirleyici oldu; her iki sezonda da 15 Şubat'a kadar ekim yapan çiftlikler, daha sonra ekenlere göre hektar başına 15 ila 25 çuval daha fazla ürün aldı. Yağış toplamı 2026'da şubat-mayıs döneminde 496 milimetreyle önceki sezondaki 406 milimetrenin üzerine çıktı. Ancak Goiás ve Minas Gerais'te yağışların nisan başında kesilmesi ekimleri olumsuz etkilerken Paraná ve São Paulo mayısta daha yağışlı koşullar yaşadı. Bölgesel sıralamada Paraná hektar başına 2.996 real sonuç ve %43,1 marjla ilk sırayı aldı. Mato Grosso do Sul 2.275 real ve %40,4 marjla ikinci, Mato Grosso ise 1.926 real ve %28,9 marjla üçüncü oldu. Araştırma Goiás, Mato Grosso, Mato Grosso do Sul, Minas Gerais, Paraná ve São Paulo'da, eyalet başına 20 ila 120 çiftliğin verilerini kapsıyor.

Estonya’da Buğday Verimi 14 Yılın Zirvesine Çıktı
Görsel kaynağı: MK-Estonia · Özgün haber
Veri haberi

Estonya’da Buğday Verimi 14 Yılın Zirvesine Çıktı

Estonya’da buğday verimi 14 yılın en yüksek seviyesine ulaşırken, toplam tahıl hasadı da bir yılda yaklaşık %9 artarak 1,42 milyon tondan 1,55 milyon tona çıktı. 2013’ten bu yana daha yüksek toplam tahıl hasadı yalnızca 2019 ve 2020’de kaydedildi. Buğday verimi hektar başına 5.396 kilograma yükselerek önceki yıla göre yaklaşık %16 arttı. Luminor kurumsal bankacılık bölümü yöneticisi Marjan Savçenko, üç zorlu yılın ardından elde edilen iyi sonuçların öncelikle finansal rezervleri yenilemek ve en pahalı borçları azaltmak için kullanılmasını önerdi. Savçenko, çiftlik işletmelerinin gelecek yıl bütçelerini tek bir başarılı sezona dayanarak aşırı iyimser hazırlamaması gerektiğini belirtti. Estonya Merkez Bankası istatistiklerine göre tarım sektörünün kiralama portföyü Eylül 2023’te yaklaşık 370 milyon avrodan 305 milyon avroya geriledi. Savçenko, bu düşüşün çiftçilerin borçlarını daha hızlı kapatmasından çok yeni makine alımlarını azaltıp mevcut ekipmanı daha uzun süre kullanmalarıyla ilişkili olabileceğini söyledi. Luminor finansal piyasalar uzmanı Kert Koppel ise yakıt fiyatları ile Euribor’a bağlı faiz ödemelerinin maliyetleri etkilemeyi sürdürdüğünü aktardı. Faiz sabitlemenin gelecekteki nakit akışlarını öngörülebilir kılan bir risk yönetimi aracı olduğu belirtildi.

Ukrayna Tahılları Karadeniz’deki Savaş Nedeniyle Depolarda Birikiyor
Görsel kaynağı: in.gr · Özgün haber
Veri haberi

Ukrayna Tahılları Karadeniz’deki Savaş Nedeniyle Depolarda Birikiyor

Ukrayna’da tahıl ticareti, Karadeniz’de güvenli deniz taşımacılığının yapılamaması ve geleneksel ihracat yollarının aksaması nedeniyle savaşın en ağır dönemlerinden biriyle karşı karşıya. Ukrayna ve Rusya’daki depolama tesislerinde, normal koşullarda Avrupa, Orta Doğu, Asya ve Afrika’ya gönderilecek milyonlarca ton ürün bulunuyor. Ürünlerin savaşan ülkelerde mahsur kalması, küresel arzı baskılıyor ve gıda güvenliği açısından risk yaratıyor. Karadeniz’de Rusya’nın insansız hava aracı ve füze saldırıları 2026 yazı ve sonbaharında yoğunlaştı. Kiev’in misilleme saldırıları da Rusya’nın ihracatını aksatırken ticari gemilerin güvenli geçişini engelliyor. Ekim ayında saldırıların sürmesi, ateşkes beklentilerinin zayıf kalmasına yol açarken Türkiye, küresel gıda güvenliği üzerindeki riskler nedeniyle arabuluculuk çabalarını artırıyor. Ukraynalı çiftçiler, tahıllarının yaklaşık %80’ini şu anda kâr ederek satamadıklarını ve nakit sıkıntısı yaşadıklarını belirtiyor. Yurtiçi fiyatlardaki düşüş, çiftçilerin önümüzdeki aylarda 2027 hasadı için ekim yapma isteğini de azaltıyor. Ukrayna Tarım Konseyi Başkanı Andrii Dykun, üreticilerin vergi ve arazi kirası gibi yükümlülüklerini karşılamakta zorlandığını söyledi. Üreticiler, satış yapabildikleri başlıca ürünlerin kolza ve ayçiçeği tohumu olduğunu, ancak bu ürünlerin hacminin de yeterli olmadığını aktarıyor. Depoların dolu kalması halinde ilkbaharda tarımsal faaliyet yürütmenin zaman ve para kaybına dönüşebileceği belirtiliyor. PrivatBank, haziran-ağustos döneminde tarım işletmelerine 1,53 milyar grivna işletme sermayesi finansmanı kullandırdı. Bu tutar, geçen yılın aynı dönemindeki 718 milyon grivnanın iki katından fazlaydı. Ukrayna’nın tahıl ve yağlı tohum üretiminin 80 milyon tondan 85 milyon tona yükselmesi beklenirken önceki sezondan devreden stoklar depolama ve lojistik altyapısı üzerindeki baskıyı artırıyor. Banka, bazı üreticilerin nakit akışı sağlamak için ürünlerini düşük fiyatlarla sattığını, depolama imkânı olanların ise daha iyi fiyat beklediğini belirtiyor. Ukrayna’nın başlıca tarım ürünleri ihracatının yaklaşık %90’ı normalde Karadeniz üzerinden yapılıyor. Geçen ağustosta tahıl ve bakliyat ihracatı 981 bin tonla yıllık bazda yaklaşık %58 geriledi. Savaş öncesinde Ukrayna ve Rusya dünya ayçiçek yağı arzının yarısından fazlasını, arpa arzının yaklaşık beşte birini ve buğday arzının %14’ünü sağlıyordu. Kanada, Avustralya, Arjantin, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki iyi hasatlar mevcut arz açığının etkisini kısmen sınırlıyor. Expana’dan Benoit Fayaud ise Karadeniz limanlarının açılması halinde ucuz arz dalgasının diğer menşelerdeki tahıl fiyatlarını birkaç on dolar düşürebileceğini belirtiyor.

Çin Şirketleri Arap Pazarlarında Lastik, Lojistik ve Tarım Yatırımlarını Genişletiyor
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Çin Şirketleri Arap Pazarlarında Lastik, Lojistik ve Tarım Yatırımlarını Genişletiyor

Çin şirketleri, Mısır’daki lastik yatırımlarını, Orta Doğu’ya doğrudan deniz taşımacılığını ve Arap ülkelerine tarım ürünü ihracatını birlikte büyütüyor. Mısır, Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri öne çıkan merkezler olurken, bu adımlar üretim, lojistik ve ticaret bağlantılarını güçlendirme yönelimiyle ilişkilendiriliyor. Mısır’da Shandong Linglong, İskenderiye’de yıllık 6 milyon yarı çelik radyal lastik üretecek bir fabrika için 270 milyon dolarlık yatırım planını açıkladı. Kaynağa göre Çinli altı lastik şirketinin yıl başından bu yana Mısır’da açıkladığı yeni yatırımların toplamı yaklaşık 40 milyar yuanı buldu. Sailun Grubu’nun ülkedeki birikimli yatırımı da yaklaşık 1,7 milyar dolara ulaşırken, şirket yarı çelik ve tamamen çelik radyal lastiklerle arazi aracı lastikleri üretmeyi planlıyor. Yatırımlar, lastik üretiminin yanı sıra hammadde ve sanayi girdilerini de kapsıyor. Shandong Link, Süveyş Kanalı Ekonomik Bölgesi’ndeki Sokhna sanayi alanında silika ve karbon siyahı üretmek üzere 1 milyar yuanlık proje planlıyor. Himile ise lastik kalıpları ve sanayi bileşenleri projesinin ilk aşamasına 100 milyon dolar ayırmayı öngörüyor. Lojistik tarafında, Çin’in Qinzhou Limanı’ndan Umman’daki Duqm Limanı’na 2.727 Çin yapımı otomobil taşıyan doğrudan sefer başlatıldı. Yaklaşık 15 gün sürmesi beklenen hat, aktarma limanlarına uğramadan ilerliyor ve Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ile Ürdün limanlarını bağlayan ağın parçası olarak tanımlanıyor. Tarım ürünlerinde ise Dubai’ye yıldız anasonu, havuç, portakal ve kiraz sevkiyatları yapıldı. Çin’in tarım ürünü ihracatı 2026’nın ilk sekiz ayında yıllık %4,2 artarak 492,03 milyar yuana çıktı.

Polonya’da Arıcılık Desteği Başvuruları 23 Ekim’de Başlıyor
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Arıcılık Desteği Başvuruları 23 Ekim’de Başlıyor

Polonya’da arıcılar, arıcı kuruluşları, tarımsal danışmanlık birimleri ile bilimsel araştırma kuruluşları, 23 Ekim 2026’dan itibaren arıcılık sektörüne yönelik desteğe başvurabilecek. Ortak Tarım Politikası (OTP) 2023-2027 Stratejik Planı bütçesinden finanse edilen beşinci çağrı 27 Kasım 2026’ya kadar sürecek. Başvuruları Tarımın Yeniden Yapılandırılması ve Modernizasyonu Ajansı (ARiMR) yalnızca Elektronik Hizmetler Platformu üzerinden alacak. 2026 desteği yedi müdahaleyi kapsıyor ve bu sayı değişmiyor. Müdahaleler; arıcılık bilgisinin artırılması, arıcılık işletmelerinde yatırım ve modernizasyon, varroazla ilaçla mücadele, gezginci arıcılığın kolaylaştırılması, arıların yeniden oluşturulması ve kullanım değerinin iyileştirilmesi, bilimsel araştırma ile balın ticari kalitesinin incelenmesi ve çeşit balların tanımlanmasına yönelik desteklerden oluşuyor. ARiMR’nin aktardığı değişikliklere göre varroazla mücadelede, reçetesiz veteriner ilaçları da dahil olmak üzere tedavide kullanılan veteriner ilaçlarının satın alınması için destek istenebilecek. Arıcılık işletmelerindeki yatırımlar ve modernizasyon için geri ödeme kapsamındaki ekipman kataloğu da genişletildi. Balmumu presleri ve santrifüjleri, sterilizatörler, yıkama makineleri, propolis elde etme cihazları ve bal süzme hatları bu kapsamda yer alabilecek. Arıcılık bilgisini artırmaya yönelik eğitimlerde kira, eğitim materyalleri, eğitici ücretleri ve katılımcıların yemek giderleri için uygun maliyetlerdeki azami birim fiyatlar yükseltildi. Arıcılar ya da arı yetiştirmeyi planladığını ve sicile kaydolmak için başvuracağını beyan eden kişiler, birden fazla kuruluşun veya tarımsal danışmanlık biriminin düzenlediği eğitime katılabilecek. Agropolska’nın aktardığı ayrı bir destek verisine göre, kışlatılmış arı kolonileri için kovan başına 50 zloti yardım başvuruları 1 Nisan-31 Mayıs döneminde alındı ve yaklaşık 43,5 bin başvuruyla tamamlandı. Belgelerin incelenmesinin ardından yararlanıcı hesaplarına 72 milyon zlotinin üzerinde ödeme yapıldı. Program kapsamında 2021’den bu yana arı yetiştiricilerine aktarılan toplam kaynak ise 340 milyon zlotinin üzerine çıktı.

Rakka’da Çiftçiler Mısırı Erken Hasat Edip Silaja Çeviriyor
Görsel kaynağı: North Press Agency · Özgün haber
Veri haberi

Rakka’da Çiftçiler Mısırı Erken Hasat Edip Silaja Çeviriyor

Suriye’nin Rakka kırsında bazı çiftçiler, sarı mısırlarını geleneksel hasat döneminden yaklaşık bir veya iki ay önce satıp yem silajına dönüştürmeye başladı. North Press’in haberine göre üreticiler bu yönteme, borçlarını ve sezon giderlerini karşılamak için hızlı nakde ihtiyaç duymaları nedeniyle başvuruyor. Önceki buğday mahsulüne ait ödemelerin gecikmesi, yükselen üretim maliyetleri ve girdi borçları da erken satış kararında etkili oluyor. Çiftçiler, bölgede mısır kurutma makinelerinin bulunmamasının ve mahsulün teslim alınacağı fiyatların belirlenmemesinin seçeneklerini daralttığını belirtiyor. Silaj yöntemi, mısırın geleneksel biçimde hasat edilip kurutulması ve pazarlanması için gereken süreci kısaltıyor. Üreticilere göre bu sayede hasat, kurutma, taşıma, temizlik, yollara serme ve pazarlama giderlerinin bir bölümü azaltılabiliyor. Sonbaharda yağışların geleneksel hasadı zorlaştırabileceği endişesi de erken satışı teşvik ediyor. Rakka kırsalındaki üreticilerden İbrahim el-Kassum, gübre, tohum ve ilaç masraflarını karşılayabilmek için ürününü beklenen tarihten yaklaşık iki ay önce silaj olarak sattığını söylüyor. Bakkar el-Gannam ise önceki sezondan kalan borçlarını ödemek amacıyla aynı yolu seçtiğini belirtiyor. Gannam’a göre sarı mısır üretiminin dönüm başına maliyeti yaklaşık 100 dolara ulaşıyor; hasat ve sürüm giderleri eklendiğinde toplam maliyet yaklaşık 140 dolara çıkabiliyor. Gazal er-Rahil, gübre, yakıt, hasat ve sulama giderlerindeki artışın yanı sıra buğday ödemelerinin gecikmesinin üreticiler üzerindeki baskıyı artırdığını aktarıyor. Rahil, gübre fiyatının peşin alımda yaklaşık 35 dolardan, vadeli alımda 47 dolara yükseldiğini; buğday ödemesini ise 15 Eylül’e kadar alamadığını belirtiyor. Çiftçilere göre sarı mısırda dönüm başına kira bedeli de 100-200 dolar arasında değişiyor. Silaj projesinde kullanılan modern makineler mısırı kesip tanelerini kırıyor ve hızlı fermantasyona hazırlıyor. Proje kapsamında hasattan taşımaya, balyalama ve paketlemeye kadar farklı aşamalar aynı ekip tarafından yürütülüyor. Sürücü Ahmed el-Hüseyin, silajlık mısırın ekimden yaklaşık 80-90 gün sonra hasat edilebildiğini, sarı dane mısır içinse yaklaşık dört ay beklemek gerektiğini söylüyor. Proje sahibi İsmail el-Bedr, bazı üreticilerin ürünü yaklaşık 70 günde hasat ettiğini aktarıyor. Silajın sığır ve koyunların süt üretimi veya besicilik amacıyla beslenmesinde kullanılabildiği belirtiliyor. Erken hasat, çiftçilerin arazilerini yeni bir sezon için daha kısa sürede hazırlamasına da imkân veriyor. Ancak üreticiler, geciken ürün ödemeleri, yüksek girdi fiyatları, belirlenmemiş teslim fiyatları ve kurutma altyapısının yokluğu devam ederse mısır üretiminin ekonomik açıdan sürdürülebilirliğinin daha da zorlaşabileceği uyarısında bulunuyor.

Fransa’da Bakır İçeren 20 Fungisit Yasaklandı
Görsel kaynağı: AgroKavkaz · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Bakır İçeren 20 Fungisit Yasaklandı

Fransa’da bakır içeren 20 fungisit yasaklandı. Yasak, çok tanınan preparatlar da dahil toz formdaki ürünleri kapsarken Champ Flo Ampli ve Héliocuivre daha sıkı koşullarla yetkili kaldı. Düzenleyici kararı çiftçiler için riskler ve üreticilerden gelen yetersiz güvenlik verileriyle gerekçelendirdi. Yeni kurallar bakır kullanımını yılda hektar başına en fazla 4 kilogramla sınırlıyor; uygulamalar arasında en az yedi gün bırakılmasını, konut ve su kaynakları yakınında kısıtlamaları ve çiçeklenme döneminde yasağı öngörüyor. Karar organik üzüm üreticileri ve şarap sektörünce eleştirildi. Itab’a göre 2024’te organik bağcılıkta ortalama tüketim 3,72 kilogramdı.

Endonezya’da Yumurta Üreticileri Düşük Fiyat ve Yem Maliyeti Baskısı Altında
Görsel kaynağı: CNN Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya’da Yumurta Üreticileri Düşük Fiyat ve Yem Maliyeti Baskısı Altında

2 yayıncı · 4 haber · Karşılaştır

Endonezya’da yumurta üreticileri, fiyatların nisan ayından bu yana hükümetin belirlediği alım referans fiyatının (HAP) altında kalması ve yem maliyetlerinin yükselmesi nedeniyle hükümetten destek istedi. Üreticiler, sorunlarını 7 Ekim’de Jakarta’da Temsilciler Meclisi Komisyonu IV toplantısında gündeme getirdi. Üretici temsilcisi Suwardi, fiyatların kilogram başına ortalama 19-20 bin Endonezya rupiahında kaldığını, HAP’ın ise 26.500 rupiah olduğunu söyledi. Suwardi, yumurta fiyatının haziranda kilogram başına 17.100 rupiaha kadar gerilediğini, son altı ayın ortalamasının ise 20-21 bin rupiah olduğunu belirtti. Yem maliyetlerinin yükselmesine rağmen fiyatların düşük kalmasının, üreticileri her gün kilogram başına 5.000-7.000 rupiah zarar ettirdiğini tahmin etti. Mısırın yem içindeki payının yaklaşık %50 olduğu, arzın azalmasıyla bu girdinin daha pahalı ve zor temin edilir hale geldiği aktarıldı. Fiyat baskısı bazı üreticilerin yem alamadığı için kümes faaliyetlerini azaltmasına veya durdurmasına yol açtı. Suwardi, bazı kümeslerin boş kaldığını, Kalimantan’daki bazı yumurtaların ise alıcı bulunamadığı için atıldığını söyledi. Üreticiler, piyasada satılamayan yumurtaların hükümetin gıda yardımı programlarına dahil edilmesini ve üretimin bu kanalla değerlendirilmesini istedi. Üreticiler ayrıca ekim 2026-şubat 2027 döneminde yem için en az 223 bin ton mısıra ihtiyaç duyacaklarını bildirdi. Komisyon IV Başkanı Titiek Soeharto, şikâyetleri Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto’ya ileteceğini, hükümet programlarıyla yumurta alımının artırılmasını ve mısır fiyatının istikrara kavuşturulmasını istemeyi planladığını açıkladı.

Slovakya’da Et Zinciri Projesinin Mezbaha Ayağı Hayata Geçmedi
Görsel kaynağı: Aktuality.sk · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Et Zinciri Projesinin Mezbaha Ayağı Hayata Geçmedi

Slovakya’nın Sebechleboch bölgesinde Avrupa Birliği desteğiyle planlanan et üretim ve satış zincirinin mezbaha ayağı kurulmadı. Aktuality.sk’nin Investigatívne centrum Jána Kuciaka’ya (ICJK) dayandırdığı habere göre proje, mezbahadan paketleme tesisine ve Nitra, Bratislava ile Banská Bystrica’daki satış noktalarına uzanacak şekilde tasarlanmıştı. Ancak zincirden Hontianske Nemce’deki tek satış noktası kaldı. Projede Agrospol, Agro HN, Euro-Seb, Roja - Slovensko ve Starohorská vinárska spoločnosť adlı beş şirket yer aldı. ICJK’ya göre şirketler 2017’de kırsal kalkınma programından 6 milyon euronun üzerinde hibe aldı; ödenen tutar 2,7 milyon euro oldu ve mezbaha ile bazı proje kalemleri çıkarıldı. ICJK, Róbert Ďurica ile bağlantılı şirketlerin Slovakya Tarım Ödeme Ajansı’nın (PPA) destek programlarından toplamda en az 12 milyon euro aldığını da bildirdi. Agro HN, Euro-Seb ve Agrospol’un vergi ve sosyal prim borçlarının 260 bin euronun üzerine çıktığı aktarıldı. Slovakya Mali İdaresi, Agro HN hakkında icra işlemi yürütüldüğünü doğruladı. ICJK’ya göre icra görevlilerinin şirketlerle ilgilenmeye başlamasının ardından üç şirket varlıklarını devretti ve PPA ile devam eden dört sözleşmede değişiklik yapıldı. Yeni yararlanıcıların da Ďurica ile bağlantılı şirketler olduğu belirtildi. Hayvancılık yöneticisi Jaroslav Dóbi ise tüm kontrollerin sorunsuz tamamlandığını, proje devirlerinin şirketlerin yasal başvuruları üzerine PPA tarafından onaylandığını söyledi. Dóbi, mezbaha projesinin iptalini 2020-2023 dönemindeki krizlerle açıkladı; vergi borçları ve icralar hakkında yorum yapmadı. Haberde, PPA’daki ek sözleşmelerin bazı destekli binalara icra rehni kaydedilmesinden bir gün önce imzalandığı ve Nisan 2026’da projelerin sürdürülebilirlik dönemi devam ederken düzenlendiği belirtildi. Kurallar uyarınca destekle alınan varlıkların PPA’nın onayı olmadan üçüncü kişiler lehine rehnedilemeyeceği, ihlal halinde hibenin tamamının veya bir bölümünün geri istenebileceği aktarıldı. ICJK’ya göre Auchfarm, Euro-Seb’den Sebechleboch’taki 13 binayı, kiralık araziyi ve ödemesi 2,6 milyon euronun üzerinde olan üç hibe sözleşmesini 100 bin euroya aldı. PPA ve Tarım Bakanlığı, değişikliklerin gerekçesi ile olası çıkar çatışmasına ilişkin soruları yanıtlamadı.

Güney Kore’de K-Brand Ürünleri İçin QR Kodlu Doğrulama Sistemi Başlatıldı
Görsel kaynağı: Malay Mail · Özgün haber
Veri haberi

Güney Kore’de K-Brand Ürünleri İçin QR Kodlu Doğrulama Sistemi Başlatıldı

Güney Kore, tüketicilerin K-brand ürünlerinin gerçekliğini kontrol edebilmesi için yeni bir doğrulama sistemi başlattı. Başkan Lee Jae Myung’ın açıkladığı K-Brand Hükümet Sertifikasyon Sistemi kapsamında ürünlere iliştirilen QR kodlar cep telefonuyla taranarak ürünün gerçek olup olmadığı kontrol edilebilecek. Sistem, Kore kültürel içeriklerinin ve bu dalgayla küresel pazarda yaygınlaşan K-food ile K-beauty ürünlerinin ihracatında rekorlar görülmesinin ardından devreye alındı. Kore kültürel içerik ihracatı geçen yıl 14,9 milyar ABD dolarıyla rekor kırarken, tarım ve balıkçılık ürünleri ihracatı 12,4 milyar ABD dolarına, kozmetik ihracatı ise 11,4 milyar ABD dolarına ulaştı. Lee, K-brand ürünlerinin popülerliği arttıkça Güney Koreli şirketlerin yurt dışındaki sahte ürünler nedeniyle daha fazla zarar gördüğünü söyledi. Hükümetin bu ürünlere karşı hızlı karşılık vereceğini belirten Lee, şirketlerin sahtecilikle mücadelede yalnız bırakılmayacağını ifade etti. Sisteme Buldak acılı tavuk ramen üreticisi Samyang Foods ve kozmetik şirketi Amorepacific’in de aralarında bulunduğu 31 şirket katıldı. OECD’nin 2024’te yayımladığı verilere göre sahte K-brand ürünlerinin küresel pazarı yaklaşık 11 trilyon won büyüklüğünde.

Fransa’da Bazı Yetiştiriciler İnek Satın Almak Yerine Kiralıyor
Görsel kaynağı: ČT24 · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Bazı Yetiştiriciler İnek Satın Almak Yerine Kiralıyor

Fransa’nın Orne departmanındaki bazı süt sığırcılığı işletmeleri, yüksek hayvan alım maliyetleri ve artan yem giderleri nedeniyle inekleri satın almak yerine kiralamayı tercih ediyor. Rémalard-en-Perche’de çiftlik işleten Benjamin Pelleray, 95 ineği Elevage et Patrimoine My Marguerite şirketinden kiralıyor, 50 ineğe ise kendisi sahip. Böylece sürüsünün yaklaşık üçte ikisini kiralık hayvanlar oluşturuyor. Pelleray, kiralama yoluyla mandırasına her yıl teslim etmesi gereken 1,3 milyon litre süt için yeterli hayvan sayısını koruyor. Bir ineğin satın alma maliyetini yaklaşık 2.000 avro olarak açıklayan yetiştirici, yaklaşık on yıl önce sürüsünü genişletirken hayvanları satın almak yerine kiralamayı seçti. Satın alma için harcayacağı yaklaşık 200 bin avroyu çiftliğinin modernizasyonuna ayırarak sağımhanesini yeniledi. Bankaların, süt sektöründeki krizden yeni çıkıldığı dönemde finansman konusunda isteksiz davranmasının da bu kararda etkili olduğunu söyledi. Kiralık hayvanlar için yetiştiriciler, mülkiyet şirketine hayvan başına aylık 28 avro ödüyor. Şirket temsilcisi Carl Darjinoff, mevcut ekonomik sıkıntılar sırasında kiralama sözleşmelerinin arttığını belirterek binden fazla ortak yetiştiriciye ulaştıklarını ve her ay 20 ila 30 yeni yetiştiricinin sisteme katıldığını söyledi. Modelde yatırımcılar şirket aracılığıyla inek satın alıyor; şirket de hayvanları yetiştiricilere kiralıyor. Darjinoff, yatırımların yaklaşık 10 yılda geri döndüğünü, yıllık getirinin ise garanti edilmeden yaklaşık %3 seviyesinde bulunduğunu aktardı. Yaz kuraklığının ardından yem için daha fazla ödeme yapılması, yetiştiricilerin nakit rezervlerini koruyarak sürülerini ve çiftlik yatırımlarını sürdürme arayışını güçlendiriyor.

Endonezya, Pirinçte Kendi Kendine Yeterlilik Hedefine Üç Yıl Erken Ulaştığını Açıkladı
Görsel kaynağı: CNBC Indonesia · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya, Pirinçte Kendi Kendine Yeterlilik Hedefine Üç Yıl Erken Ulaştığını Açıkladı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Endonezya hükümeti, pirinçte kendi kendine yeterlilik hedefine 2029 hedefinden üç yıl önce ulaştığını açıkladı. Açıklamayı Cumhurbaşkanının İklim ve Enerji Özel Temsilcisi Hashim Djojohadikusumo, 6 Ekim 2026'da Jakarta'daki Endonezya Uluslararası Sürdürülebilirlik Forumu'nda yaptı. Hashim, bunun ülkenin 42 yıl içindeki ilk pirinçte kendi kendine yeterlilik başarısı olduğunu söyledi. Hashim'e göre hükümetin pirinç stoku yaklaşık 5,3 milyon tona ulaştı ve artmaya devam ediyor. Stokların devlet depolarının kapasitesini aşması nedeniyle Perum Bulog'un özel sektörden yeni depolar kiralaması gerektiği belirtildi. Hükümet ayrıca gıda istikrarını korumak için üç yıl içinde soyada da kendi kendine yeterlilik hedefliyor. Hashim, Papua'daki orman alanlarını dönüştürmeden 2 milyon hektarlık bir gıda arazisi programı belirlendiğini, çiftçileri desteklemek amacıyla çeltik ve pirinçte hükümet alım fiyatının %50 artırılarak 4.000 rupiden 6.500 rupiye çıkarıldığını ve gübre fiyatlarının %20 düşürüldüğünü aktardı.

Dikey Tarım Havacılık ve Otelcilikte Yeni Bir Niş Oluşturuyor
Görsel kaynağı: Dagens PS · Özgün haber
Veri haberi

Dikey Tarım Havacılık ve Otelcilikte Yeni Bir Niş Oluşturuyor

Dikey ve kontrollü tarım uygulamaları, havacılık ve otelcilik sektörlerinde gıda tedarikinin bir parçası hâline geliyor. Dubai’de Emirates Flight Catering’in işlettiği Emirates Bustanica’da yetiştirilen yapraklı sebzeler, Emirates uçuşlarında sunulan yemeklerde kullanılıyor. Kaynak, havayolları açısından yerel üretimin tedarik zincirlerini kısaltabileceğini ve uluslararası taşımacılıktaki aksaklıklara duyarlılığı azaltabileceğini belirtiyor. Singapur’da Singapore Airlines, seçili uçuşlarda yerel yetiştirilen sebzeleri sunmak için ABD’li AeroFarms ile iş birliği yaptı. Fairmont Singapore ise balık yetiştiriciliği ile hidroponik bitki üretimini birleştiren akuaponik tesisindeki ürünleri doğrudan restoran mutfağında kullanıyor; tesis konukların ziyaret edebileceği bir deneyim alanına da dönüştü. Edible Garden City’nin Singapur’da, Marina Bay Sands’taki bahçe de dâhil olmak üzere 270’ten fazla gıda bahçesi kurduğu aktarılıyor. Üretim yer altı alanlarına da taşınıyor: Seul metrosu, kullanılmayan alanları Farm8’e kiralıyor. Dundee’de James Hutton Institute, ışık, sıcaklık ve nemin yıl boyunca kontrol edildiği dikey yetiştirme kulelerini deniyor. Yatırımcılar için pozitif nakit akışı sağlayabilecek şirketler önem kazanırken, sektörün geleneksel tarımın yerini alması beklenmiyor; teknoloji küresel gıda endüstrisinde yeni bir niş oluşturuyor.

Fransa’da Her 10 Kişiden Biri Gıda Güvencesizliği Riskiyle Karşı Karşıya
Görsel kaynağı: Le HuffPost · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Her 10 Kişiden Biri Gıda Güvencesizliği Riskiyle Karşı Karşıya

Fransa’da yayımlanan bir araştırma, ülkede yaşayan her 10 kişiden birinin gelecek 10 yıl içinde gıda güvencesizliğiyle karşılaşma riski taşıdığını ortaya koydu. Beş ekonomist tarafından hazırlanan çalışma, Restos du cœur’un milyonlarca kaydını inceleyerek aşırı yoksulluğa giriş ve çıkış dinamiklerini analiz etti. Araştırmaya göre 2018-2025 döneminde 5,5 milyon kişi Restos du cœur’un gıda yardımından en az bir kez yararlandı. Bu sayı Fransa nüfusunun %8’ine karşılık gelirken, yararlanıcılar ortalama 18 ay boyunca destek aldı. Yardım alanların %90’ı işsizdi; %40’ı ise başka kişilerin yanında barınma, acil konaklama veya evsizlik gibi konut güvencesizliği durumlarıyla karşı karşıyaydı. Çocukların yüksek payı da araştırmanın dikkat çektiği unsurlar arasında yer aldı. 10 yaşından küçükler, yardım alanların %25’ini oluşturdu; oysa bu yaş grubu ülke nüfusunun %10’unu meydana getiriyor. Yardım alan kişi sayısı 2018-2025 arasında %37 artarken, konut güvencesizliği yaşayanlardaki artış %62’ye ulaştı. Araştırma, işsizlik oranı ile kira enflasyonunu gıda güvencesizliğine girişteki başlıca etkenler arasında gösterdi. İşsizlik oranındaki %10’luk artış, gıda güvencesizliği yaşayanların sayısında %13 artışla ilişkilendirildi; kiraların %10 yükselmesi ise gıda güvencesizliği oranında %9 artışla bağlantılı bulundu. Buna karşılık, makroekonomik göstergelerin bu durumdan çıkışta anlamlı etkisi olmadığı belirtildi. Çalışma, mevcut durumdaki haneler için erken ve hedefli desteğin önemine işaret etti.

Divaniye’de Yeni Alanlar Kışlık Tarım Planına Dahil Edilecek
Görsel kaynağı: NINA — Irak Ulusal Haber Ajansı · Özgün haber

Divaniye’de Yeni Alanlar Kışlık Tarım Planına Dahil Edilecek

Irak’ın Divaniye kentinde geniş tarım alanlarının kışlık tarım sezonu planına dahil edilmesi için resmi onay alındığı açıklandı. Divaniye Yerel Birliği Başkanı Halid el-Hazai, açıklamayı Irak Ulusal Haber Ajansına yaptı. Hazai, Tarım Bakanlığının yenilenmemiş sözleşmeli arazilerin tarım planına alınmasını onayladığını belirtti. Kira bedelleri konusunda beklenmesi ve sözleşme yenileme işlemlerinin sürdürülmesi istenirken, genel vekâlet sahiplerinin de plana dahil edileceği ifade edildi.

Avusturya’da Kiraz Hasadı Haziran ve Temmuzda Yapılıyor
Görsel kaynağı: Der Standard · Özgün haber

Avusturya’da Kiraz Hasadı Haziran ve Temmuzda Yapılıyor

Avusturya’da kiraz hasadının haziran ve temmuz aylarında yapılması, bu yıl üreticiler açısından avantaj sağladı. Ancak çekirdekli meyvelerde bazı bölgelerde aşırı sıcaklık kaynaklı zarar ve güneş yanığı görüldü. Hasat bayramları öncesinde birçok çiftçi yılı karışık duygularla değerlendiriyor. Ülkenin birçok bölgesinde devam eden kuraklıklar, hasadın tarihsel olarak zayıf geçmesine neden oldu.

Yüksek Arazi Kiraları Çiftçilerin Yeni Alan Kiralamasını Frenliyor
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Yüksek Arazi Kiraları Çiftçilerin Yeni Alan Kiralamasını Frenliyor

Yüksek arazi kira bedelleri, birçok çiftçinin işletmesini genişletmesini zorlaştırıyor. agrarheute’nin 866 okuyucuyla yaptığı ankette katılımcıların %37’si, mevcut kira fiyatları nedeniyle yeni alanlar için artık teklif vermediğini belirtti. %17’lik kesim ise kiraladığı alanı azaltıyor veya bunu planlıyor. Katılımcıların %28’i, yeni alanların ekonomik görünmemesine rağmen mevcut kira sözleşmelerini sürdürüyor. Bu tercih, arazinin rakiplere gitmesini önleme ve işletmenin mevcut üretim tabanını koruma amacı taşıyor. Böylece ankete katılanların toplam %82’si yeni alan kiralamadığını, kiralanan alanı azalttığını ya da mevcut sözleşmeleri stratejik nedenlerle uzattığını bildirdi. Anket temsilî değil ve sonuçlar okuyucuların kira piyasasındaki baskıyı nasıl değerlendirdiğini gösteriyor. Katılımcıların %7’si yüksek kiralardan pek etkilenmediğini söylerken, %3’ü kendisine uygun bir yanıt seçeneği bulamadı. Kaynakta aktarılan Thünen analizine göre, incelenen başlıca tarım işletmelerinin yaklaşık %60’ında temel rant, ödenen kira giderlerinin altında kaldı. Buna rağmen güçlü ve büyümek isteyen işletmelerin yüksek teklifler vermeyi sürdürdüğü belirtildi.