ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

137 haber · Sayfa 2

Moldova’da 15 Bin Tonluk Tahıl ve Yağlı Tohum Kompleksi Satışa Çıkarıldı
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Moldova’da 15 Bin Tonluk Tahıl ve Yağlı Tohum Kompleksi Satışa Çıkarıldı

Moldova’nın Ștefan Vodă ilçesine bağlı Olănești köyünde, tahıl ve yağlı tohumların kabulü, temizlenmesi, kurutulması, soğutulması ve depolanması için kullanılan bir kompleks satışa sunuldu. Dinyester Nehri kıyısında, yaklaşık 6,53 hektarlık alana yayılan tesisin toplam eşzamanlı depolama kapasitesi yaklaşık 15 bin ton olarak belirtiliyor. Komplekste tahılların temizlenmesi, işlenmesi ve koşullandırılması için ekipmanların yanı sıra saatte 96 ton toplam kurutma kapasitesi bulunuyor. Tesiste ayrıca yükleme ve boşaltma altyapısı, tahıl kabulü ve teslimatında gerekli ölçümleri yapabilen bir laboratuvar ile sonuçları bilgisayara aktarılabilen 60 ton kapasiteli elektronik araç kantarı yer alıyor. Tesisin konumu, Odesa’ya yaklaşık 65 kilometre ve Kişinev’e 125 kilometre mesafede olmasıyla tanımlanıyor. Altı hektarın üzerindeki alanın, gelecekteki yatırımcının stratejisine bağlı olarak modernizasyon veya geliştirme çalışmalarına olanak sağlayabileceği belirtiliyor. İşletme belgelerinde, geçmişte Olănești bölgesinden Dinyester Nehri üzerinden mavnalarla tahıl ve diğer yüklerin taşındığı aktarılıyor. Bu faaliyetlerin yeniden başlatılması için ek yatırım ve altyapı çalışmaları gerektiği kaydediliyor. Satış fiyatı ve koşulları ise talep üzerine paylaşılacak.

Şam Teknik Mezbahası Eylülde 20 Binden Fazla Hayvan Kesti
Görsel kaynağı: Sham Times · Özgün haber
Veri haberi

Şam Teknik Mezbahası Eylülde 20 Binden Fazla Hayvan Kesti

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Şam Teknik Mezbahası, eylül ayında koyun, keçi, sığır ve develerden 20 binden fazla başın kesildiğini bildirdi. Mezbaha Müdürü Halid Karkura’nın SANA’ya yaptığı açıklamaya göre günlük ortalama kesim, erkek Awassi koyunlarında yaklaşık 500, erkek ve dişi keçilerde yaklaşık 150 baş oldu. Deve, sığır, buzağı ve dişi sığırlarda günlük toplam ise yaklaşık 24 başa ulaştı. Kesim süreci, hayvanların veteriner hekimler ve veteriner denetçilerinden oluşan ekip tarafından muayene edilmesiyle başlıyor. Kesim sonrasında etler insan tüketimine uygunluk açısından yeniden inceleniyor. Sağlık koşullarını karşılayan etler resmi mühürle işaretlenerek soğutmalı araçlarla pazarlara ve kasaplara gönderiliyor; uygun bulunmayan etler ise mezbaha içinde imha ediliyor.

Slovakya’da Kuraklık Yardımı İçin 35 Milyon Avroluk Paket Öngörülüyor
Görsel kaynağı: Agrobiznis · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Kuraklık Yardımı İçin 35 Milyon Avroluk Paket Öngörülüyor

Slovakya’da VÚB Agrokonferencija 2026’da tarım sektörünün güncel sorunları ele alınırken, kuraklığın etkilediği işletmelere yönelik 35 milyon avroluk destek paketi gündeme geldi. Tarım Bakanı Richard Takáč, paketin kuraklık yardımında kullanılacağını belirtti. Konferansta kuraklık zararları, iklim değişikliğine uyum, Slovak tarımının gelişimi ve sektörde ekonomik dayanıklılığı artıracak inovasyonlar üç panelde tartışıldı. Takáč, desteğin bütün işletmelere otomatik zarar telafisi olarak verilmeyeceğini söyledi. Sınırlı kaynakların, yem eksikliği nedeniyle üretimi ve faaliyetlerini sürdürmesi en fazla tehdit altında olan işletmelere yönlendirilmesi planlanıyor. Yardımın özellikle kaba yeme bağımlı tüm kategorilerdeki sığır yetiştiricileri ile koyun ve keçi yetiştiricilerine odaklanması bekleniyor. Ödeme mekanizmasının Slovak Hidrometeoroloji Enstitüsü verilerine dayanması planlanıyor. Slovakya’nın kuraklığın yoğunluğuna göre bölgelere ayrılması ve desteğin etkilenme derecesine göre farklılaştırılması öngörülüyor. Taslakta farklı yem türlerinin de dikkate alınması düşünülürken, kesin destek oranları henüz açıklanmadı. Mekanizmanın kasım başında resmen duyurulması bekleniyor. Bitkisel üretim yapan işletmelerin paketten sınırlı pay alacağı, konferanstaki tartışmalardan anlaşılıyor. Yardım için hektar başına verimin yıllık karşılaştırmada %30’dan fazla düşmesi şartı aranacak; bu nedenle kaynakta tahıl ve kolza üreticilerinin destek alamayacağı belirtiliyor. Yardım ödemelerinin 2026 sonuna kadar yapılması gerekiyor.

Kazakistan'ın Türkistan Bölgesi'nde Otrar İlçesinde İki Yeni Pamuk İşleme Tesisi Açıldı
Görsel kaynağı: AgroInfo Kazakhstan · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan'ın Türkistan Bölgesi'nde Otrar İlçesinde İki Yeni Pamuk İşleme Tesisi Açıldı

Kazakistan'ın Türkistan Bölgesi'ne bağlı Otrar İlçesinde iki yeni pamuk işleme tesisi işletmeye alındı. Sırderya köyünün Karakonır kırsalında açılan tesisler, ТОО «Түркістан тоқыма» şirketinin işletmedeki pamuk işleme tesisi sayısını dörde çıkardı. Şirketin ilk iki tesisi 2025'te devreye alınırken, diğer iki tesis kaynakta “bu yıl” olarak belirtilen dönemde tamamlandı ve işletmeye açıldı. Türkistan Bölgesi Valisi Nuralhan Kuşerov'un açıklamasına göre dört tesis yılda 320 bin ton çiğ pamuk işleme ve 110 bin ton pamuk lifi üretme kapasitesine sahip. Tesislerde yerel halk için 100'den fazla sürekli iş oluşturulduğu belirtildi. Üretim kompleksi, Turan özel ekonomik bölgesinde 76,2 hektarlık alana kuruluyor; dört tesisin inşası için toplam yatırım tutarı 17,129 milyar tenge olarak veriliyor. Tesislerde modern Çin teknolojileri kullanılıyor. İşleme hattı çiğ pamuğun kabul edilmesi, temizlenmesi ve kurutulmasının ardından lifin tohumdan ayrılması, preslenmesi ve hazır ürünün paketlenmesi aşamalarından oluşuyor. Kuşerov, projelerin pamuk yetiştirme ve hasattan pamuk lifinden iplik ile hazır tekstil ürünü üretimine uzanan bölgesel bir pamuk-tekstil kümesinin oluşumuna katkı sunduğunu belirtti. Kaynağa göre dört tesisin tam kapasiteyle devreye girmesi, bölgede çiğ pamuğun derin işlenmesini ve yüksek katma değerli ürün üretimini artırabilecek.

Yeni Zelanda’da Otago’daki Engebeli Çiftlikte Sanal Çitten İlk Faydalar
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda’da Otago’daki Engebeli Çiftlikte Sanal Çitten İlk Faydalar

Yeni Zelanda’nın South Otago bölgesindeki Lochindorb Run koyun ve sığır işletmesinde sanal çit kullanımının ilk sonuçları olumlu oldu. Lyndon ve Jade McNab’ın işlettiği 2.500 hektarlık çiftlikte sistem yaklaşık iki aydır kullanılıyor. McNab, sanal çitin zorlu tepe arazisinde mevcut arazi ve hayvan varlığından daha iyi yararlanma fırsatı sunduğunu belirtiyor. McNab, kısa süre önce başlatılan Livestock Innovation Farming Transformation (LIFT) programının katılımcıları arasında yer alıyor. Ülke genelinden dokuz çiftliğin dahil olduğu program, sanal çit ile bağlantılı çiftlik sistemi değişikliklerinin farklı işletme türleri ve koşullardaki ticari sonuçları hakkında ortak bir veri kütüphanesi oluşturmayı amaçlıyor. McNab, programdan aldığı mali ve teknik desteğin karşılığında deneyimini tarla günleri gibi etkinliklerde paylaşmayı kabul etti. Beef + Lamb tarafından “zor tepe arazisi” olarak sınıflandırılan işletmenin geniş bölümlerine yalnızca yürüyerek ulaşılabiliyor. Çiftlikte kış döneminde 600 gebe sığır ve yaklaşık 6.500 koyun bulunuyor; işletme ayrıca her yıl en az 100 gün ot büyümesi olmadan geçecek şekilde planlama yapıyor. McNab, sanal çitin yem kullanımını iyileştirerek israfı azaltmasını ve genç damızlık hayvanların beslenmesini geliştirmesini umuyor. İlk ve ikinci kez buzağılayan sığırların kullanıldığı sistem, özellikle Southland ve Otago’da sezonun çok yağışlı geçtiği dönemde sürekli arka çitlemeye imkân verdi. McNab’a göre bu uygulama, buzağılama alanlarındaki çamur ve hasarı azaltırken hayvanlar taşındıktan sonra ilk otlatma bölümünün yeniden büyümesini hızlandırdı. Sığırlar yağışlı günlerde yüksek alanlara yönlendirilebiliyor; doğum bildirimleri de sorunların daha erken fark edilmesine yardımcı oluyor. Halter’in uydu bağlantısı, tepelik araziye iletişim kuleleri kurma ihtiyacını ortadan kaldırdığı için ayrıca avantaj sağlıyor.

Romanya İçişleri Bakanlığı, Koyun Yetiştiricilerinin Protesto Çağrılarını “Manipülasyon” Saydı
Görsel kaynağı: Adevărul · Özgün haber
Veri haberi

Romanya İçişleri Bakanlığı, Koyun Yetiştiricilerinin Protesto Çağrılarını “Manipülasyon” Saydı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Romanya İçişleri Bakanlığı (MAI), koyun yetiştiricilerine yönelik yeni protesto çağrılarını “manipülasyon girişimi” olarak nitelendirerek çiftçilerin başlıca taleplerinin çözüldüğünü savundu. Bakanlık, hükümetin hedefinin ihracatın yeniden başlatılması ve yetiştiricilerin talep ettiği koşulların sağlanması olduğunu bildirdi. Ancak sektör temsilcileri, bu değerlendirmenin sahadaki sorunları yansıtmadığını belirterek ekonomik kayıpların karşılanmadığını, ihracat kısıtlamalarının sürdüğünü ve veterinerlik kurumlarına güvenin zedelendiğini söylüyor. Tartışmanın önemli başlıklarından biri koyun ve keçilerde aşılama süreci. Romanya, yetiştiricileri desteklemek amacıyla Avrupa Birliği’nin stratejik rezervlerinden 1,1 milyon doz aşı aldı. Moldoovis Başkanı Ionică Nechifor ise bu miktarın sektörün ihtiyacına göre çok düşük olduğunu ve tek başına veterinerlik krizini çözemeyeceğini savunuyor. Nechifor’a göre aşıların etkisi, hastalığın ilk odaklarının görüldüğü Köstence ve Tulcea çevresiyle sınırlı kalabilirken, krizin ülke genelindeki sonuçları daha geniş kapsamlı. Yetiştiriciler ayrıca ihracatın yeniden başlatılması ve daha önce oluşan kayıplar için mali destek talep ediyor. Nechifor, kısıtlamalar nedeniyle kuzuların uygun ağırlık ve dönemde ihraç edilemediğini, bazı hayvanların ek maliyetlerle işletmelerde tutulduğunu, bazılarının ise daha düşük fiyatlarla satıldığını belirtiyor. Kendisinin aktardığı örneğe göre bazı kuzular 24 ley yerine 13-14 leyden değerlendirildi. Sektörün bir diğer itirazı, Ulusal Veterinerlik ve Gıda Güvenliği Kurumu (ANSVSA) yönetimine yönelik güven kaybı. Nechifor, kurum ile yetiştiriciler arasındaki ilişkinin bozulduğunu ve mevcut yönetim görevden alınmazsa federasyon tarafından üstlenilen, organize ve izinli bir protestonun gündeme gelebileceğini söylüyor. Kaynakta yeni bir protestonun kesinleştiğine ilişkin bilgi bulunmuyor. Yetiştiricilerin sorunları veterinerlik kriziyle sınırlı değil. Yem maliyetleri ve iş gücü eksikliğinin yanı sıra yaban hayvanlarının saldırıları da başlıca şikâyetler arasında yer alıyor. Ion Hiru, ayıların öldürdüğü veya zarar verdiği hayvanlar için ödenen tazminatların gerçek değeri yansıtmadığını belirterek, 3.000-5.000 ley değer biçilen bir koç için 1.300 ley teklif edildiğini aktarıyor. MAI, 15 Eylül 2026’daki gösteride şiddete teşvik ve gerçekleşen şiddet nedeniyle 50’den fazla kişinin gözaltına alındığını bildirdi. Nechifor ise Romovis Federasyonu ile meslek örgütlerinin gösteriye resmen katılmadığını, bazı çiftçilerin bireysel olarak geldiğini ve protestoya dışarıdan kişilerin sızdığını öne sürüyor. Kişilerin hukuki durumuna ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.

Türkiye’nin Moldova’dan Koyun ve Keçi Sütü Alımı İçin Görüşmeleri Sertifikaya Takıldı
Görsel kaynağı: Agrobiznes Moldova · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye’nin Moldova’dan Koyun ve Keçi Sütü Alımı İçin Görüşmeleri Sertifikaya Takıldı

Türkiye’den gelen temsilciler, Moldova’daki koyun ve keçi yetiştiricileriyle ticari ortaklık kurma ve süt ürünleri tedarik etme olanaklarını değerlendiriyor. Temsilciler, Moldova’daki çiftlikleri ziyaret ederek sütün kalitesini test etti; dondurulmuş süt ile süt ürünlerinin satın alınmasını inceliyor. Türker Dölekoğlu, kurulması planlanan ortaklıkla koyun ve keçi sütünden elde edilen ürünlerin yalnızca Türkiye’de değil, Avrupa Birliği’nde de pazarlanabileceğini söyledi. Türk temsilcilerine göre keçi sütü dondurma üretiminde, koyun ve keçi sütü ise peynir yapımında kullanılmak üzere talep ediliyor. Moldova ürünlerine yönelik bu ilgi, Türkiye’de süt üretiminin 2025’te gerilemesinin ardından ortaya çıktı. Türk istatistiklerine göre keçi sütü üretimi önceki yıla kıyasla yaklaşık %30, koyun sütü üretimi ise yaklaşık %12 azaldı. Kaynak, bu verilerin Türkiye’deki koyun ve keçi sektörünün genel olarak gelişmiş olduğu koşullarda kaydedildiğini belirtiyor. Türkiye’den gelen temsilciler, 2025 sonbaharında ve Ungheni’de düzenlenen Mioriță Laie, Laie Bucălaie festivalinin bahar etkinliği döneminde Moldova’daki 43 çiftliği ziyaret etti. Ziyaretlerde hayvanların yetiştirme ve bakım koşulları incelendi, hammaddenin kalitesini değerlendirmek için mobil laboratuvarla süt testleri yapıldı. Bu incelemelerin ardından Moldovalı yetiştiriciler, ürünlerini tanıtmak ve potansiyel alıcılarla görüşmek üzere 26-29 Ağustos 2026’da düzenlenmesi planlanan F Istanbul 2026’ya davet edildi. Moldova Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Federasyonu, fuara süt ürünlerinden numunelerle katılabilmek için Haziran 2026’da Moldova Ulusal Gıda Güvenliği Ajansına (ANSA) başvurdu. ANSA’nın Türk makamlarıyla çevrim içi görüşmesinin ardından ilettiği resmî yanıta göre federasyon ve üyeleri, koyun-keçi sütü ile bu sütten üretilen ürünlerin ihracatı için gerekli sertifikalara sahip değildi. Kurum ayrıca Moldova’da bu sütleri Avrupa kalite standartlarına uygun işleyen yetkili bir işletme ve ürünlerin uygunluğunu doğrulayacak laboratuvar bulunmadığını bildirdi. ANSA, bu koşullarda uluslararası fuarlara veya tanıtım faaliyetlerine katılım için gerekli belgeleri de veremeyeceğini açıkladı. Kurumun diğer gerekçesi, Moldova iç piyasasında koyun ve keçi sütünden yapılan ürünlerde açık bulunduğu iddiasıydı. Ancak ANSA’nın yazısında bu açığı kanıtlayan istatistikler ile ihracatı engelleyen somut izin veya sertifikasyon şartları yer almadı. Yetiştirici Alexandru Chiosea ise kurumun değerlendirmesine karşı çıkarak iç piyasada düşük talep, azalan satın alma gücü ve üretim fazlası bulunduğunu söyledi; sektörün ihracatla geliştirilebileceğini savundu.

Kuzu ve Yün İçin Tüketici Beklentileri Üretim Kararlarını Şekillendiriyor
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber
Veri haberi

Kuzu ve Yün İçin Tüketici Beklentileri Üretim Kararlarını Şekillendiriyor

Kuzu ve yünün tüketici için güncel kalmasının yalnızca üretimi artırmaya bağlı olmadığı belirtildi. Güney Afrika’nın Western Cape bölgesindeki Kleinmond yakınlarında düzenlenen Dünya Dohne Merinosu Konferansı’nda yapılan dört sunumda, sektörün tüketicilerin neye değer verdiğini anlaması, bu beklentilere uygun ürünler geliştirmesi ve üreticilerin elde edilen gelirden pay alması gerektiği ele alındı. Sunumlarda yünün çevresel özellikleri, Karoo Kuzu’sunun menşei ve kuzu etinin tüketim kalitesi işlendi. Uluslararası Yün Tekstil Örgütü (IWTO) genel sekreteri Dalena White, yünün çevresel özelliklerinin nasıl ölçüldüğünü ve tüketicilere nasıl anlatıldığını değerlendirdi. White, yünün yenilenebilir ve kullanım ömrünün sonunda biyolojik olarak parçalanabilir olmasına rağmen, perakendecilerin lif seçiminde kullandığı bazı çevresel değerlendirmelerin bu özellikleri yeterince yansıtmayabileceğini savundu. Avrupa Birliği’nin Ürün Çevresel Ayak İzi metodolojisi Ecobalyse ile Higg Materials Sustainability Index’in doğal ve sentetik lifleri karşılaştırma biçiminin, koyun yetiştiriciliğinin doğal karbon döngüsü ile sentetik liflerin mikroplastik ve atık etkilerini tam olarak hesaba katıp katmadığını sorguladı. White’ın sunumunda, küresel giyim ve tekstil üretiminin yüzyılın ilk 15 yılında nüfus artışını aşarak iki katına çıktığı ve bir giysinin atılmadan önce ortalama 7 ila 10 kez giyildiği belirtildi. IWTO’nun Haziran 2026’da yayımlanan Green Book çalışmasının sürdürülebilirlik çerçevesiyle ilgili araştırmaları bir araya getirdiği, uluslararası çiftlik çalışmalarının sonuçlarının ise 2027’nin başında beklenildiği aktarıldı. Stellenbosch Üniversitesi’nden Prof. Johann Kirsten, Karoo Kuzu’sunun menşeini ürün, üretici ve bölge arasındaki ilişkiye dayanan bir coğrafi işaret olarak anlattı. Tüketici araştırmasında 355 katılımcının %93,8’i Karoo Kuzu’sunu Karoo’da yetiştirilen hayvanlarla ilişkilendirirken, %88,5’i belirli Karoo çalılarıyla beslenme ile etin karakteristik tadı arasındaki bağlantıyı tanıdı. Ancak bu bilinirliğin çiftçilere henüz düzenli bir fiyat primi sağlamadığı, bazı uzman kasapların daha yüksek ödeme yaptığı ve bir perakende denemesinde etiketli Karoo Kuzu’sunun daha yüksek fiyata rağmen karşılaştırma ürününden fazla sattığı belirtildi. Queensland Üniversitesi’nden Prof. Louw Hoffman ise karkas ağırlığı, yaş, yağ örtüsü ve konformasyonun tüketicinin yumuşaklık, sululuk, lezzet ve genel beğeni değerlendirmesini tek başına göstermediğini söyledi. Avustralya’da daha ağır ve yağsız karkaslara yönelimin kas içi yağı azaltarak tüketim kalitesini düşürebildiği, 1.471 kuzu üzerindeki araştırmada daha derin göz kası için seçimin tüketici puanlarıyla olumsuz ilişkilendirildiği aktarıldı. Bu nedenle verim ile tüketim kalitesinin birlikte ölçülmesi gerektiği, Avustralya’daki programda 2010’a kadar 90.000’den fazla tadımın yaklaşık 15.000 tüketiciyle gerçekleştirildiği bildirildi.

Mısır’da Sığır ve Koyunlar İçin Ulusal Aşılama Kampanyası Başladı
Görsel kaynağı: Sada El Balad · Özgün haber

Mısır’da Sığır ve Koyunlar İçin Ulusal Aşılama Kampanyası Başladı

Mısır Tarım ve Arazi Islahı Bakanlığı, sığırları nodüler dermatit hastalığına, koyunları ise küçük ruminant vebasına karşı korumayı amaçlayan ulusal aşılama kampanyasının pazar günü başladığını açıkladı. Çalışmalar, Genel Veteriner Hizmetleri Kurumu ile veterinerlik müdürlükleri aracılığıyla ülkenin tüm vilayetlerinde yürütülecek. Kampanya, hayvancılığı koruma ve salgın hastalıkları önleme çabalarının parçası olarak uygulanıyor. Bakanlık, kampanyanın Tarım Bakanı Alaa Faruk’un talimatları ve Bakan Yardımcısı Mustafa es-Sayad’ın gözetimiyle, koruyucu aşılama çalışmalarını yoğunlaştırmak amacıyla yürütüldüğünü bildirdi. Genel Veteriner Hizmetleri Kurumu Başkanı Muhammed Saad, aşılar ile aşılama malzemelerinin bulunurluğu ve veteriner komitelerinin düzenli çalışması için merkezî koruyucu hekimlik birimleriyle yerel müdürlükler arasındaki koordinasyonun önemini vurguladı. Aşılama sırasında aşıların saklanması ve dağıtımına ilişkin kurallara ve teknik standartlara uyulması gerekiyor. Veterinerlik hizmetlerinin köylere ve hedeflenen bölgelere ulaştırılması, yetiştiricilerin hizmetlere erişiminin kolaylaştırılması ve biyogüvenlik konusunda bilgilendirilmesi planlanıyor. Yetiştiricilerden aşılama komiteleriyle iş birliği yapmaları, şüpheli hayvanları taşımamaları veya pazarlarda sergilememeleri istendi. Komitelerin tarih ve yerleri veteriner birimlerinden öğrenilebilecek; bildirim, soru ve aşılama talepleri için 19561 yardım hattı kullanılabilecek.

Fransa’da Sığır Virüsü SHAV’ın İlk İnsan Enfeksiyonu Bildirildi
Görsel kaynağı: La Tribuna · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Sığır Virüsü SHAV’ın İlk İnsan Enfeksiyonu Bildirildi

Fransa sağlık yetkilileri, ağır bağışıklık baskılanması bulunan bir hastanın Shamonda virüsü (SHAV) enfeksiyonu sonrasında öldüğünü açıkladı. Bu vaka, daha önce yalnızca veterinerlik alanında bilinen ve zoonotik kabul edilmeyen SHAV’ın insana bulaştığının belgelenen ilk örneği olarak kayda geçti. Hasta bu ayın başında Lyon’daki bir hastanede hayatını kaybetti. Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC), virüsün ölüme doğrudan neden olup olmadığını veya hastanın önceki durumunu ağırlaştıran bir etken olarak mı rol oynadığını belirlemek için epidemiyolojik takip başlattı. SHAV, Orthobunyavirus cinsine ait ve başlıca Culicoides cinsi sivrisineklerin ısırığıyla yayılıyor. Sığırlar virüse karşı en duyarlı konaklar arasında bulunuyor; hayvanlarda ateş ve ishalin yanı sıra süt üretiminde %10 ila 20 düşüş bildiriliyor. Koyun ve keçiler çoğunlukla belirti göstermeden etkilenirken, atlarda sinirsel bozukluklar saptandı. Yetişkin hayvanlarda virüse doğrudan bağlanan ölüm bildirilmedi ve çoğu hayvan 7 ila 10 günlük akut dönemin ardından iyileşiyor. İlk kez 1960’ların ortasında Nijerya’da tanımlanan patojen, İsviçre’de tespit edilmesinin ardından Almanya, Avusturya, Belçika, Hollanda, Lihtenştayn, İtalya ve Fransa’ya yayıldı; Fransa’da 37 departmanı kapsıyor. IREC-UCLM araştırmacısı David Roiz, bulaşın bağışıklığı baskılanmış bir kişide gerçekleşmesi nedeniyle sağlıklı nüfus için genel bir sağlık tehlikesi bulunmadığını söyledi.

Romanya İçişleri Bakanlığı, Koyun ve Keçi Çiftçilerine Yönelik Protesto Çağrılarını “Manipülasyon” Olarak Niteledi
Görsel kaynağı: G4Media · Özgün haber
Veri haberi

Romanya İçişleri Bakanlığı, Koyun ve Keçi Çiftçilerine Yönelik Protesto Çağrılarını “Manipülasyon” Olarak Niteledi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Romanya İçişleri Bakanlığı (MAI), çiftçilerin bir bölümünü geniş çaplı protestolara yönlendirmeye yönelik girişimler bulunduğunu ve bu girişimlerin “manipülasyon” niteliği taşıdığını açıkladı. Bakanlık, açıklamasında özellikle koyun yetiştiricilerine yönelik protesto çağrılarına işaret etti. Ancak kamuya açık bilgilerde, koyun yetiştiricilerinin yeni bir protesto düzenleyeceğine ilişkin duyuru tespit edilmedi. MAI, protesto çağrılarının kim tarafından yapıldığını, olası gösterinin ne zaman ve nerede düzenleneceğini açıklamadı. Bakanlığa göre çiftçilerin başlıca talepleri çözüme kavuşturuldu. Hükümetin temel hedefleri arasında ihracatın yeniden başlatılması ve yetiştiricilerin talep ettiği koşulların sağlanması yer alıyor. Açıklamada, koyun ve keçiler için satın alma süreci devam eden aşıların ilk dozlarının Romanya’ya ulaştığı ve aşılama işleminin mümkün olan en kısa sürede başlayacağı belirtildi. MAI, çiftçileri bilgileri resmi kaynaklardan takip etmeye ve protesto çağrısı içeren mesajları sorumlu biçimde değerlendirmeye çağırdı. Bakanlık ayrıca 15 Eylül 2026’daki bir gösteride 50’den fazla kişinin şiddete teşvik ve şiddet olayları nedeniyle gözaltına alındığını hatırlattı; ifade özgürlüğü ve toplantı hakkına saygı duyduğunu, ancak güvenliğin öncelik olması gerektiğini bildirdi.

İrlanda’da Mavidil Vakaları Artarken Acil Test Çağrısı
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda’da Mavidil Vakaları Artarken Acil Test Çağrısı

İrlanda Süt Tedarikçileri Birliği (ICMSA) Hayvancılık Komitesi Başkanı Michael O’Connell, mavidil virüsü (BTV) vakalarındaki son haftalardaki artış nedeniyle çiftçileri dikkatli olmaya ve acil test yapılmasına çağırdı. O’Connell, ülkenin damızlık sürü ve sürülerinin yalnızca yaklaşık yarısının aşılandığını belirtti. İrlanda’daki özel veteriner hekimlere BTV-3 aşısından 4 milyon doz sağlandı. Ancak O’Connell, bu miktarın sığır ve koyunlardan oluşan tüm damızlık hayvanların ihtiyacını karşılamaktan çok uzak olduğunu söyledi.

Yeni Zelanda’da WoolWorks Yoğun Sezonda Günde 165.000 Kilogram Yün İşleyecek
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Zelanda’da WoolWorks Yoğun Sezonda Günde 165.000 Kilogram Yün İşleyecek

Yeni Zelanda’nın Hawke’s Bay bölgesindeki WoolWorks yün temizleme tesisi, Kuzey Adası’nda kırkımın yoğunlaştığı aralık-mart döneminde günde yaklaşık 165.000 kilogram yün işleyecek. Napier’in güneyindeki Awatoto fabrikası, koyunlardan elde edilen yağlı yünü temiz, kuru ve preslenmiş ürüne dönüştürerek halı ve yapı ürünleri üreticilerinin kullanımına hazırlıyor. Tesis, işlenen yünü 600 ton basınç uygulayan yeni bir Alman presiyle balyalayıp dünya genelindeki üreticilere gönderiyor. WoolWorks Üst Yöneticisi Rosstan Mazey, sektördeki zorlu koşullara rağmen Yeni Zelanda’nın yün ihracatının geleceği konusunda iyimser olduğunu söyledi. Mazey, son bir yılda özellikle Çin’e gönderilen yağlı yün miktarında zorluk yaşandığını ve Çin’in son aylarda Yeni Zelanda yününe ilgisinin azalmaya başladığını belirtti. Buna karşılık Avrupa ve Hindistan’daki temizlenmiş yün pazarlarına ilginin yeniden arttığını ifade etti. WoolWorks’te temizlenen yünün yaklaşık %85’i Çin, Hindistan, ABD ve Avrupa’ya gidiyor. Bu pazarlarda yün; kilim, yatak ürünleri, halı ve yapı malzemelerine dönüştürülüyor. Yaklaşık %15’lik bölüm ise Yeni Zelanda’da kalıyor. Ülkedeki şirketler temizlenmiş yünü ince yün halılar, yalıtım, akustik paneller ve peyzaj ürünlerinde kullanıyor. Fabrika, Cyclone Gabrielle sırasında Ngaruroro Nehri boyunca taşkın setlerinin yıkılması sonucu yaklaşık iki metre su altında kaldı. İşleme ekipmanlarının hasar gördüğü tesiste yeniden inşa bir yıldan uzun sürdü; elektrik tesisatı yenilendi, elektronik izleme ekipmanı kuruldu ve makineler onarıldı. WoolWorks Grup Güvence Müdürü Tony Cunningham, bazı şirketler yağlı yünü yurt dışına gönderse de Yeni Zelanda’nın yün temizleme kapasitesini korumasının kritik olduğunu söyledi. Şirket ayrıca yüksek enerji maliyetleri ve azalan koyun sayılarıyla karşı karşıya bulunuyor.

Bulgaristan’da Kırcaali’de Koyun ve Keçi Çiçeği İçin İki Odak Tespit Edildi
Görsel kaynağı: Agrozona · Özgün haber
Veri haberi

Bulgaristan’da Kırcaali’de Koyun ve Keçi Çiçeği İçin İki Odak Tespit Edildi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Bulgaristan Gıda Güvenliği Ajansı (BABH), Kırcaali ilinin Zvezden köyündeki iki hayvancılık işletmesinde koyun ve keçi çiçeğine ilişkin iki odak tespit etti. İşletmelerde toplam 21 koyun bulunduğu bildirildi. Hastalık şüphesi, yakınlardaki küçükbaş hayvancılık işletmelerinin sahiplerinin yaptığı ihbarların ardından ortaya çıktı. Odakların çevresinde 5 kilometrelik koruma bölgesi ile 20 kilometrelik gözetim bölgesi oluşturuldu. Koruma bölgesi Kırcaali şehrini ve Kırcaali Belediyesine bağlı çok sayıda köyü kapsarken, gözetim bölgesi Kırcaali ilinin yanı sıra Hasköy ilindeki bazı yerleşimleri de içeriyor. Hastalığın kontrolü ve ortadan kaldırılması için Avrupa Birliği ve Bulgaristan mevzuatına uygun önlemler uygulanıyor. Her iki bölgede koyun ve keçilerin hareketi yasaklandı; belirli koşullarda acil kesime gönderilecek hayvanlar bu kısıtlamanın dışında tutulabilecek. Hayvanların ahırda tutulması istenirken işletmelerde sayım yapılacak, VetİS kayıtları güncellenecek ve resmi veterinerlik denetimleri gerçekleştirilecek. Etkilenen bölgelerden elde edilen çiğ sütün taşınması ve işlenmesi için de özel şartlar uygulanacak. BABH, hastalığın insanlar için tehlike oluşturmadığını, ancak yayılması halinde önemli ekonomik zararlara yol açabileceğini belirtti. Ajans, hayvan sahiplerine biyogüvenlik önlemlerine uymaları ve hayvanları düzenli izlemeleri çağrısı yaptı. Şüpheli durumların derhal veteriner hekime bildirilmesi istendi; ihbarlar ajansın 0 700 122 99 numaralı hattına günün her saati yapılabiliyor.

Sığır İşletmesinde Shamonda Virüsü Enfeksiyonu Doğrulandı
Görsel kaynağı: TV JOJ · Özgün haber
Veri haberi

Sığır İşletmesinde Shamonda Virüsü Enfeksiyonu Doğrulandı

Veteriner denetçiler, Shamonda enfeksiyonunu düşük yapmış bir sığır fetüsünde doğruladı. Aynı işletmedeki bazı yetişkin sığırlarda da enfeksiyonun klinik belirtileri görüldü. Veterinerlik hizmeti, virüsün doğrulanması halinde klinik belirtilerin görüldüğü dönemde etkilenen işletmeden hayvan naklinin sınırlandırılması gibi önlemleri değerlendirebileceğini bildirdi. Mevcut Avrupa Birliği mevzuatına göre ise virüsün görüldüğü üye devletin, hayvancılık işletmelerindeki vakalar nedeniyle olağanüstü veterinerlik önlemleri alma zorunluluğu bulunmuyor. SVC, Batı ve Orta Avrupa'daki birçok ülkede enfeksiyon bildirilmesinin ardından ekim başında işletmelerdeki yayılımı izlemek amacıyla Shamonda için zorunlu inceleme başlattı. İncelemeler yalnızca buzağıların düşük yapması, doğuştan gelişim kusurlarıyla doğması veya ölü ya da yaşama kabiliyeti olmayan buzağıların dünyaya gelmesi durumlarını kapsıyor. Kaynak, doğrulanan sığır işletmesinin bulunduğu yeri açıkça belirtmiyor. Shamonda bu yıl Avrupa'nın birçok ülkesine yayıldı ve Orta Avrupa'da sığırlarda ilk kez yaz aylarında görüldü. Almanya'nın beş eyaletinin yanı sıra Avusturya, İsviçre, Fransa, Hollanda, Belçika, İtalya ve Lüksemburg'da doğrulandı. Virüs sığırlarda ateş, iştahsızlık, ishal ve süt üretiminde belirgin düşüşe; gebe hayvanlarda ise düşüklere veya yavrularda doğuştan gelişim kusurlarına yol açabiliyor. Enfeksiyon anneden fetüse de geçebiliyor. Veterinerlere göre mevcut etkili bir korunma bulunmuyor; çünkü enfeksiyon böceklerle taşınıyor. Yetiştiriciler duyarlı hayvanları kovucu ve insektisitlerle taşıyıcılardan korumayı, tohumlama zamanlamasını da taşıyıcıların aktif olmadığı döneme göre ayarlamayı değerlendirebilir. Çekya Sağlık Bakanlığı, Çekya halkı için riski çok düşük görürken Dünya Sağlık Örgütü virüsün daha fazla yayılmasını olası bulmadığını, ancak durumu izlediğini açıkladı.

Fransa’da Shamonda Virüsünün İlk İnsan Vakası Bildirildi
Görsel kaynağı: CTV News · Özgün haber
Veri haberi

Fransa’da Shamonda Virüsünün İlk İnsan Vakası Bildirildi

Fransa, hayvancılıkta görülen Shamonda virüsünün bilinen ilk insan vakasını perşembe günü bildirdi. Hastanın hayatını kaybettiği açıklanırken, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) vakayı şu ana kadar izole bir durum olarak değerlendiriyor ve genel halk için daha geniş bir risk bulunmadığını belirtiyor. DSÖ, Fransız makamlarla temas halinde olduğunu ve durumu yakından izlediğini açıkladı. DSÖ’ye göre virüs ilk kez 1965’te Nijerya’da sığırlarda tanımlandı ve en sık sığırlarda bildiriliyor. Koyun, keçi, at ve alpakalarda da vakalar görüldü. Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (WOAH), enfekte hayvanlarda ateş, ishal ve süt üretiminde azalma ortaya çıkabileceğini, virüsün yeni doğan buzağılarda doğumsal anormalliklere yol açabileceğini bildiriyor. Shamonda virüsü Avrupa’da ilk kez bu yaz güney Almanya ve İsviçre’deki sığırlarda tespit edildi. Daha sonra Avusturya, Belçika ve Fransa dahil Batı Avrupa’nın diğer bölgelerindeki hayvanlarda da belirlendi. Virüs, sineğe benzeyen küçük bir böcek olan Culicoides tatarcığının ısırığıyla hayvanlara bulaşıyor. Hayvandan hayvana yayılmadığı, ancak gebelik sırasında enfekte hayvandan fetüsüne geçebildiği belirtiliyor. Fransız yetkililer, hastanın virüsü taşıyan bir tatarcık tarafından ısırılmış olabileceğinden şüpheleniyor. Bununla birlikte, enfeksiyonun nasıl oluştuğunu ve virüsün ölüme neden olup olmadığını ya da ölüme katkıda bulunup bulunmadığını belirlemek için daha fazla soruşturma gerekiyor. Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi, hastanın genel nüfusa göre enfeksiyona daha duyarlı olmasına yol açan ciddi bir hastalık nedeniyle tedavi gördüğünü bildirdi. Shamonda virüsü için şu anda tedavi veya aşı bulunmuyor.

Hayvan İmha Hizmeti Anlaşmazlığında Çiftçilere Daha Yüksek Ücret Uyarısı
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber

Hayvan İmha Hizmeti Anlaşmazlığında Çiftçilere Daha Yüksek Ücret Uyarısı

İrlanda Süt Tedarikçileri Birliği (ICMSA), hayvan imha hizmeti sağlayıcıları ile Tarım Bakanlığı arasındaki anlaşmazlığın çözümünün çiftçilere daha yüksek ücret getirmemesi gerektiğini açıkladı. Birliğin başkan yardımcısı Eamon Carroll, çözümün çiftçiler üzerinde ek maliyet oluşturmaması gerektiğini belirtti. Hayvan Toplayıcıları Birliği (ACA), Yeni Düşen Hayvanlar Programı için yürütülen müzakerelerde yaşanan tıkanmanın ardından ülke genelinde hizmetleri azaltacağını duyurdu. Üyeler iş yavaşlatma eylemine başlarken, ölen koyunları scrapie hastalığı için numune alınmak üzere bakanlık veterinerlerine hazırlayıp sunmuyor.

Slovakya’da Kuraklık Desteği Sığır, Koyun ve Keçi Yetiştiricilerine Yönlendirilecek
Görsel kaynağı: Poľnoinfo · Özgün haber
Veri haberi

Slovakya’da Kuraklık Desteği Sığır, Koyun ve Keçi Yetiştiricilerine Yönlendirilecek

Slovakya’da kuraklıktan etkilenen tarımsal işletmeler için ayrılan 35 milyon avroluk desteğin takvim yılının sonuna kadar ödenmesi planlanıyor. Tarım Bakanı Richard Takáč ile ödeme ajansının genel müdürü Marek Čepko, desteğin hayvansal üretime ve bu üretimle bağlantılı yem bitkilerine yönlendirileceğini açıkladı. Kaynakların tüm üreticilere ve bölgelere eşit biçimde dağıtılmayacağı belirtildi. Dağıtımda Slovak Hidrometeoroloji Enstitüsünün kuraklık verileri kullanılacak. Buna göre Slovakya, kuraklığın etkisinin en ağır olduğu bölgeler ve diğer etkilenme düzeylerini gösteren kategorilere ayrılacak; yardımın kuraklıktan en fazla zarar gören yetiştiricilere verilmesi hedeflenecek. Öncelik, tüm sığır kategorileri ile yemlere bağımlı koyun ve keçi yetiştiricilerine tanınacak. Yem bitkileri tek yıllık ve çok yıllık olarak sınıflandırılırken, bu gruplar için farklı destek oranları önerildi. Ödeme ajansının bir temsilcisi, kanatlı hayvan yetiştiricilerinin destek alamayacağını söyledi. Kuraklık desteğinin kesin dağıtım anahtarı ise henüz açıklanmadı. Slovak Tarım ve Gıda Odası Başkanı Jozef Šumichrast, kuraklığın etkilerinin yıl başından bu yana özellikle yemlerde ağır biçimde görüldüğünü belirtti. Haberde ayrıca yeşil mazot, gübre ve kuraklık desteklerinin takvim yılının sonuna kadar ödenmesinin beklendiği aktarıldı; ancak bu desteklerin dağıtım ayrıntıları verilmedi.

Mavi Dilin 2027'de Yeniden Ağır Seyretme Riski Uyarısı
Görsel kaynağı: Farmers Guide · Özgün haber
Veri haberi

Mavi Dilin 2027'de Yeniden Ağır Seyretme Riski Uyarısı

Devon merkezli veteriner Mike Glover, Birleşik Krallık'ta mavi dil hastalığına bağlı enfeksiyonlar yavaşlıyor görünse de çiftçilerin en kötüsünün geride kaldığını varsaymaması gerektiğini söyledi. Glover, hastalığın 2027'de yeniden ağır seyredebeileceği uyarısında bulundu. Birleşik Krallık'ta 2026/27 sezonunda BTV-3 veya serotipi belirtilmemiş mavi dil vakalarının sayısı 3.436 olarak bildirildi. Pirbright Laboratuvarı araştırmacıları, virüsün enfekte tatarcıkların korunaklı koşullarda hayatta kalması ve gebe hayvanların virüsü doğmamış kuzu ve buzağılarına aktarması gibi yollarla varlığını sürdürebileceğini belirledi. Bazı enfekte hayvanların virüsü uzun süre taşıyabildiğine dair bulgular da virüsün, tatarcıkların daha az aktif olduğu dönemlerde hayatta kalmasına imkân verebilir. Araştırmaya göre ılıman bir kış riski artırabilir; laboratuvar koşullarında bazı yetişkin tatarcıklar 10°C'de üç aya kadar yaşadı. Glover, mevcut enfeksiyon düzeyi ve doğmamış kuzu ile buzağıların muhtemel enfeksiyonu nedeniyle virüsün gelecek yılın başlarında yeniden görülebileceğini söyledi. Çevre, Gıda ve Köyişleri Bakanlığı (DEFRA) da mavi dilin kışı geçirmesinin muhtemel olduğu uyarısında bulunarak çiftçilere gelecek yılın aşılama programlarını planlamaya başlamalarını tavsiye etti. Aşı talebinin salgının yayılmasıyla keskin biçimde artması, bu yıl tedarik sorunlarına yol açtı. Ulusal Koyun Birliği araştırmasında katılımcıların %40'ı denemesine rağmen aşı bulamadığını, %65'i ise gelecek yıl sürülerini kesinlikle aşılamayı planladığını belirtti. Glover, Güneybatı İngiltere'de salgının zirvesinde çiftçilerin aşıya ulaşmakta zorlandığını ve üreticilerin gelecek yıl için arzı artırmasını umduğunu söyledi. Koyun işletmelerinde çiftleşme sezonu sürerken koçların dölleme kabiliyetiyle ilgili endişeler de arttı. Glover, mavi dilin bu sorunlarda önemli rol oynamış olabileceğini düşünse de olağanüstü sıcak ve kurak yaz ile ot eksikliğinin de koyunları etkilemiş olabileceğini belirtti. Henüz aşılanmayan çiftçilere, bu sonbaharda aşının faydalı olup olmayacağını veya gelecek yıla hazırlanmaları gerekip gerekmediğini veterinerlerine danışmaları çağrısı yaptı.

İrlanda’da Mavidil Hastalığı Vakaları 48’e Yükseldi
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

İrlanda’da Mavidil Hastalığı Vakaları 48’e Yükseldi

İrlanda’da mavidil hastalığı vakalarının sayısı 48’e yükseldi. Tarım, Gıda ve Deniz Bakanlığı, 21 Ekim’de yeni vakaların Cork, Wexford, Waterford ve Wicklow kontluklarında belirlendiğini açıkladı. Wexford, 16 sığır vakası ve bir koyun vakasıyla en fazla etkilenen bölge oldu. Mavidil, sokucu tatarcıklarla yayılan, bulaşıcı olmayan viral bir hastalık olarak tanımlanıyor. Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü’ne göre artan sıcaklıklar hastalığın Avrupa genelinde yayılmasını desteklerken, 27’den fazla serotipe sahip virüsün kontrolü zorlaşıyor.

Güçlü Fiyatlara rağmen İrlanda’da Koyun Sürüleri Büyümüyor
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

Güçlü Fiyatlara rağmen İrlanda’da Koyun Sürüleri Büyümüyor

İrlanda’da koyun fiyatları son haftalarda güçlü seyretmesine rağmen çiftçiler martlarda sürülerini büyütmüyor. Kilkenny Mart’ta bu hafta 51 kg’dan ağır besilik ve ağır kuzular için ticaret güçlü olurken, kesimlik tip kuzularda işlem biraz daha zayıf gerçekleşti. Mezatçı George Candler, bu yıl damızlık koyun satışlarının istenen düzeye ulaşmadığını ve bunun çok az sayıda koyun yetiştiricisinin sürüsünü artırdığına işaret ettiğini söyledi. Candler ayrıca genç çiftçilerin kuzulama işini üstlenmeye daha az ilgi gösterdiğini belirterek, eğilim sürerse koyun sayısının kesinlikle azalacağını ifade etti.

Yeni Güney Galler’de İki Büyük İşletme Yeniden Satışta
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

Yeni Güney Galler’de İki Büyük İşletme Yeniden Satışta

Yeni Güney Galler’in Southern Tablelands bölgesindeki bitişik Girrakool ve North Pomeroy işletmeleri, 26-27 milyon Avustralya doları fiyat rehberiyle yeniden satışa çıkarıldı. Mummel yakınındaki 2393 hektarlık işletmeler, Goulburn’un 25 kilometre kuzeyinde ve Crookwell’in 30 kilometre güneyinde bulunuyor. Teklifler 26 Kasım’da kapanacak şekilde alınıyor. İşletmeler Mart 2024’te de satışa sunulmuş, ancak açık artırmada alıcı bulunamayınca geri çekilmişti. Girrakool ve North Pomeroy, iyileştirilmiş meralar ile yıllık kuru ot ve silaj programıyla desteklenen bir sığır ve koyun yetiştiriciliği işletmesi olarak geliştirildi. İşletmenin 1000 damızlık inek ve 1500 koyun taşıdığı, yavruların 400 kilogramın üzerindeki besi giriş ağırlıklarına ulaştırıldığı belirtildi. Kapasite 26.000 DSE veya 1650 damızlık inek olarak değerlendiriliyor; yüksek performanslı SimAngus sürüsü de başarılı alıcıya sunulabilecek. Güney Avustralya’nın Limestone Coast bölgesindeki 3259 hektarlık karma işletme Tolcairn de satışta. Sherwood yakınında, Keith’in 30 kilometre doğusunda ve Bordertown’un 35 kilometre kuzeybatısında bulunan işletme, Rodney, Brian ve Paul Bartlett kardeşler tarafından 1980’den beri işletiliyor. Satış kararı, kardeşlerin emeklilik hazırlığı kapsamında alındı. İşletme, kurumsal alıcılar ve çiftçi ailelerden güçlü ilgi görüyor. Tolcairn’in ekim alanı 1346 hektar olarak veriliyor; bu alanda buğday, arpa, kanola, bakla ve acı bakla yetiştiriliyor. Kalan bölüm yonca temelli meralardan oluşuyor ve 3500 damızlık koyun, 1100 dişi kuzu ile 1130 erkek kuzuyu destekliyor. Elders acentesi Mike Lind, killeme ve derin sürüm uygulamalarının toprağın nem ve sıcaklık tutma özelliklerini iyileştirdiğini, don hassasiyetini azalttığını ve ekim verimlerini artırdığını söyledi.

Avustralya-AB Serbest Ticaret Anlaşmasına Sektörlerden Farklı Tepkiler
Görsel kaynağı: Beef Central · Özgün haber
Veri haberi

Avustralya-AB Serbest Ticaret Anlaşmasına Sektörlerden Farklı Tepkiler

Avustralya ile Avrupa Birliği arasındaki serbest ticaret anlaşması, mart ayında Avustralya Ticaret Bakanı Don Farrell ile Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen tarafından imzalanmasına rağmen henüz yürürlüğe girmedi. Anlaşmanın uygulanabilmesi için Avustralya parlamentosu ile Avrupa’daki parlamento süreçlerinin tamamlanması gerekiyor. Avustralya sığır eti sektörü grupları, anlaşmanın Avustralya parlamentosunda reddedilmesi çağrısı yaparken, diğer siyasi ve sektörel gruplar farklı tutumlar sergiliyor. Cattle Australia Üst Yöneticisi Will Evans, anlaşmayı serbest ticaretten çok “tek yönlü” bir düzenleme olarak nitelendiriyor. Sektörün temel itirazı, Avustralya için öngörülen 30.000 tonluk sığır eti kotasının gelecek on yıl içinde aşamalı biçimde uygulanması. Evans, Avustralya’nın son 12 ayda haftada yaklaşık 30.000 ton sığır eti ihraç ettiğini belirterek, on yıl sonunda elde edilen kotanın yaklaşık bir haftalık üretime denk geleceğini söylüyor. BeefEx konferansında da sektörün müzakerelerin dışında bırakıldığı yönünde eleştiriler dile getirildi. Anlaşmanın Avustralya Senatosu’ndan geçmesi için hükümetin Koalisyon veya Yeşiller’in desteğini alması gerekiyor. Ulusal Parti anlaşmayı “gelmiş geçmiş en kötü anlaşma” olarak tanımlıyor; partinin itirazları arasında sığır eti kotasının yetersizliği ve Avrupa’nın Avustralyalı çiftçilere daha fazla çevre mevzuatı getirebilme ihtimali bulunuyor. Liberal Parti’nin mevcut resmi tutumu da anlaşmayı desteklememek yönünde. Bununla birlikte bazı Liberal üyelerin özel olarak anlaşmaya destek vermek istediği, eski Başbakan Malcolm Turnbull ile eski bakan Mathias Cormann’ın ise anlaşmanın kabul edilmesi için daha açık kampanya yürüttüğü aktarılıyor. Avrupa’daki çiftçi lobileri de anlaşmaya karşı çıkıyor ancak gerekçeleri Avustralya’daki sektör gruplarından farklı. Bu gruplar kotayı yetersiz buluyor ve Avustralya’nın Avrupa Birliği’nden daha düşük üretim standartlarına sahip olduğunu öne sürüyor. İrlanda Çiftçiler Birliği, 2023’te 23.000 tonluk sığır eti teklifinin reddedildiğini, revize taslakta ise Avrupa Komisyonu’nun 30.000 ton sığır eti ve 20.000 ton koyun eti önerebileceğinin konuşulduğunu belirtiyor. Bu miktarlar nihai anlaşma olarak sunulmuyor. Avustralya İş Konseyi, deniz ürünleri sektörü ve AUSVEG anlaşmayı destekleyerek Koalisyon’a onay verme çağrısı yapıyor. AUSVEG, anlaşmanın kabulünü Avustralyalı sebze üreticilerinin ağır işletme koşulları nedeniyle önemli görüyor. Kuruma göre, Orta Doğu çatışmasının etkileri ve üretim maliyetlerindeki artışlar başlamadan önce bile sebze üreticilerinin beşte dördü, uygun bir çıkış stratejisi bulmaları halinde sektörden ayrılacağını bildiriyordu.

AB Organik Otlatma Zorunluluğunu Koruyor, Geçiş Süresi Gündemde
Görsel kaynağı: top agrar · Özgün haber

AB Organik Otlatma Zorunluluğunu Koruyor, Geçiş Süresi Gündemde

Avrupa Parlamentosu, üye ülkeler ve Avrupa Komisyonu, organik üretimde sığır, koyun ve keçiler için otlatma zorunluluğunu koruyor. Organik işletmelerin kuralları uygulaması için daha fazla süre tanınması bekleniyor. Bu yaklaşım, organik sığır, koyun ve keçi yetiştiren işletmelere kurallara uyum için geçiş süresi verilmesini gündeme getiriyor. Ek sürenin işletmelerin uygulamaya hazırlanmasına imkân sağlaması bekleniyor.