ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

88 haber · Sayfa 2

Uruguay’da Bitki Koruma Ürünü Kalıntıları İçin Bilimsel Risk Değerlendirmesi Vurgulandı
Görsel kaynağı: Blasina y Asociados · Özgün haber
Veri haberi

Uruguay’da Bitki Koruma Ürünü Kalıntıları İçin Bilimsel Risk Değerlendirmesi Vurgulandı

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Uruguay’da gıdalardaki bitki koruma ürünü kalıntıları, maksimum kalıntı limitleri (MKL), bilimsel risk değerlendirmesi ve risk iletişimi, Camagro’nun 16 Ekim’de düzenlediği etkinlikte ele alındı. Dünya Gıda Günü kapsamında gerçekleştirilen toplantıda tarımsal üretim, ticaret, sanayi, kamu kurumları ve toksikoloji alanından temsilciler bir araya geldi. Etkinlikte, sürdürülebilir, güvenli, yeterli, erişilebilir ve besleyici gıda üretimi için güçlü bilimsel ve düzenleyici süreçlere ihtiyaç olduğu belirtildi. Toplantıda, bir kalıntının tespit edilmesiyle mevzuata uygunluk ve tüketici açısından gerçek bir sağlık riskinin aynı anlama gelmediği vurgulandı. Değerlendirmede yalnızca bir maddenin bulunup bulunmadığına değil, kalıntının yoğunluğuna ve tüketicinin bu maddeyi içeren gıdadan ne kadar aldığına bakılması gerektiği aktarıldı. Paulina Marchant, MKL’nin toksikolojik bir eşik olmadığını; izin verilen tarımsal kullanım koşullarının uygulanıp uygulanmadığını izlemeye yarayan, tarımsal temelli yasal bir standart olduğunu söyledi. MKL’lerin belirlenmesinde ürünün etkinliği, uygulama dozu ve uygulama sayısı ile izin verilen kullanım koşulları dikkate alınıyor. Bu değerlendirmeler, toksikoloji ve metabolizma çalışmalarıyla tüketim alışkanlıkları ve farklı maruziyet senaryolarıyla birlikte ele alınıyor. Toksikolojik inceleme kısa süreli akut maruziyet ile yaşam boyunca biriken kronik maruziyeti ayrı değerlendiriyor. Bir limitin aşılması mevzuata aykırılık oluşturabilse de bunun sağlık riski yaratıp yaratmadığı, tüketimden kaynaklanan maruziyetin ilgili toksikolojik referansları aşıp aşmadığı incelenerek belirleniyor. Etkinlikte kalıntı izleme programlarının temsili numune alımı, güvenilir laboratuvar yöntemleri ve sonuçların kamuoyuyla paylaşılması temelinde yürütülmesi gerektiği de ifade edildi. Ramiro Vaca, uygulama eğitimi ve bölgesel zararlı yönetimi çalışmalarının yılda 2.000-3.000 üreticiye ulaştığını belirtti. Uruguay’daki düzenleyici araçlar arasında ürün kayıtları, etiketler, bekleme süreleri ve resmi denetimler gösterildi. 2022’de yapılan bahçe bitkileri denetiminde 243 numunenin %4’ünde MKL’lerin üzerinde değer saptandı. Risk iletişimi bölümünde tehlike ile risk arasındaki farkın açıkça anlatılması gerektiği belirtildi. Tehlike bir maddenin zarar verme kapasitesini, risk ise belirli maruziyet koşullarında bu zararın gerçekleşme olasılığını ve ciddiyetini ifade ediyor. Uruguay’da yılda yaklaşık 720 akut ve kronik pestisit zehirlenmesi vakası kaydedildiği, ancak bu toplamın veteriner ürünlerini de içerdiği açıklandı. Bu nedenle yalnızca pestisitlerle bağlantılı vakaların söz konusu toplamdan daha düşük olduğu belirtildi.

Sırbistan’da Gıda Güvenliği Denetimlerinde Yetki Dağılımı Eleştirildi
Görsel kaynağı: N1 Srbija · Özgün haber
Veri haberi

Sırbistan’da Gıda Güvenliği Denetimlerinde Yetki Dağılımı Eleştirildi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Sırbistan Yolsuzlukla Mücadele Konseyi, ülkedeki gıda güvenliği sistemine ilişkin raporunda denetimlerin, farklı bakanlıklar ve denetim kurumları arasındaki yetki paylaşımı nedeniyle zayıfladığını bildirdi. Tarım, Orman ve Su Yönetimi Bakanlığına bağlı veteriner, bitki sağlığı ve tarım denetimleri ile Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık denetimleri arasındaki görev sınırlarının örtüşmesi veya yeterince açık tanımlanmaması, sorumluluğun kurumlar arasında aktarılmasına ve üretim-ticaret zincirinin bazı aşamalarının yeterli denetim dışında kalmasına yol açıyor. Konsey, gıda üretimi ve ticaretiyle herhangi bir biçimde ilgilenen 100 binden fazla işletmeye kıyasla kontrol ve denetim sayısını yetersiz buldu. Bu gruba aile çiftlikleri, küçük üreticiler, mağazalar, fırınlar, restoranlar, sanayi tesisleri ve büyük ticaret zincirleri dahil ediliyor. Raporda bazı kurumlarda son iki yılda denetim sayısının arttığı belirtilse de, mevcut kısıtlamalar nedeniyle gıda güvenliğinin yeterince korunamadığı değerlendirmesi yapıldı. Konsey ayrıca kendisine iletilen verileri bağımsız biçimde doğrulayamadığını, Veteriner İdaresinin verilerinin ise genel ve eksik olduğunu aktardı. Batajnica’daki Ulusal Referans Laboratuvarları Müdürlüğünün açılmış olmasına rağmen tam kapasitesiyle ve bağımsız bir gıda güvenliği kurumu olarak öngörülen yasal rolüyle çalışmadığı belirtildi. Analiz süreçlerinde yetkili özel ve resmi laboratuvarlara büyük ölçüde başvuruluyor. Laboratuvarın 2022-2025 dönemindeki çalışmasının personel eksikliği, yavaş dijitalleşme ve karmaşık prosedürlerle sınırlandığı; bu durumun tüketicileri korumak için sonuçlara hızlı biçimde ulaşılmasını güçleştirdiği kaydedildi. Veteriner İdaresinde sistematize edilmiş 97 müfettiş kadrosunun doldurulmadığı da raporda yer aldı. Konsey, sosyal medya üzerinden kayıt dışı gıda satışlarının ve süt ürünleri, yumurta ile et gibi çabuk bozulan ürünlerin düzenlenmiş pazar yerleri dışında satışının denetim açısından sorun yarattığını belirtti. Tüm gıda işletmeleri için zorunlu olan HACCP özdenetim sistemi bakımından küçük üreticilere yeterli esneklik ve açık prosedür sağlanmadığı, bunun da bazı işletmeleri kayıt dışı alana ittiği ifade edildi. Başvuruların zamanaşımına uğradığı ve cezaların çoğu zaman kanuni asgari sınıra yakın kaldığı da rapordaki eleştiriler arasında bulunuyor. Konsey, tüm denetim hizmetlerini birleştirecek merkezi bir kurum kurulmasını, boş kadroların acilen doldurulmasını ve yüksek usulsüzlük riski taşıyan alanlarda personel sayısının artırılmasını önerdi. Batajnica’daki laboratuvarın toksin, pestisit ve ağır metal analizleri için tam kapasiteyle çalışması; denetim sonuçlarının kamuya açık hale getirilmesi ve gıdanın çiftlikten veya tarladan satış noktasına kadar QR kod ya da barkodla izlenebilmesi için ortak bir dijital platform kurulması da tavsiyeler arasında yer aldı.

Paraguay Süt Üretiminde 1 Milyar Litre Eşiğini Aşmayı Bekliyor
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay Süt Üretiminde 1 Milyar Litre Eşiğini Aşmayı Bekliyor

Paraguay süt sektörü, bu yıl 1 milyar litrenin üzerinde üretim gerçekleştirmeyi ve %10 büyümeyi bekliyor. Beklentiyi, Paraguay Süt Sanayicileri Odası (Capainlac) Başkanı Erno Becker, La Nación’a verdiği röportajda açıkladı. Becker, sektörde iyi fiyatlar, piyasa istikrarı ve artan tüketim bulunduğunu; Paraguaylı üreticiye ödenen fiyatın bazı komşu ülkelerdeki seviyelerin üzerinde olduğunu söyledi. Üretimin yaklaşık %90’ı başlıca süt sanayileri üzerinden değerlendirilirken, kalan bölüm küçük işletmeler, peynirhaneler ve diğer pazarlama kanallarına gidiyor. Becker’e göre üretimin %84’ü, üreticilerin ve zincirin refahını gözeten büyük ve küçük kooperatifler aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Bu yapı, üretici çıkarları, sanayi gelişimi ve tüketici fiyatları arasında daha istikrarlı bir ilişki kurulmasına katkı sağlıyor. Sektörde yaklaşık 5.000 üretici bulunuyor; sanayi ve pazarlama faaliyetlerinde 15.000-16.000 kişi çalışıyor. Üretim tarafında günlük 8.000-10.000 litre ve daha fazla kapasiteye ulaşan tamamen robotik sağım çiftlikleri bulunurken, sanayide yeni nesil makineler kullanılıyor. Teknoloji yatırımlarıyla ambalajlama geliştiriliyor; yüksek proteinli yoğurtlar, probiyotik ve prebiyotik ürünler ile proteinle zenginleştirilmiş sütlerin yanı sıra kefir de yeni ürünler arasında yer alıyor. Paraguay süt ürünleri ihracatı altı veya yedi yıldır sürüyor ve ağırlıklı olarak fazla üretimin süt tozuna dönüştürülerek satılmasına dayanıyor. İlk pazarlar Orta Amerika ve Dominik Cumhuriyeti olurken, Orta Doğu’da Türkiye, Suriye ve Suudi Arabistan da hedefler arasında sayıldı. Son yıllarda Brezilya başlıca alıcı haline geldi. Ancak uluslararası süt fiyatları düşük olduğunda ihracatın her zaman kârlı olmadığı ve bazı dönemlerde yalnızca maliyetleri karşılayabildiği belirtildi. Becker, süt üretiminin her gün ve uzun vadeli planlamayla yürütülen zorlu bir faaliyet olduğunu söyledi. Üreticilerin sektörden çekilmesini önlemek için daha esnek kredi hatlarına, teknik desteğe, eğitime ve finansal araçlara ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Sektörün daha fazla üretim yapabilecek kapasiteye sahip olduğunu ifade eden Becker, büyümenin daha iyi ticari fırsatlarla, iç piyasa istikrarıyla ve daha elverişli ihracat pazarlarıyla desteklenmesi gerektiğini kaydetti. Kamu-özel işbirliği kapsamında 2012’de kurulan Mesa Láctea; sanayicileri, üreticileri, dağıtıcıları, üniversiteleri, bakanlıkları ve kamu kurumlarını bir araya getiriyor. Asunción’daki merkezi laboratuvarda süt kalite parametreleri inceleniyor. Becker ayrıca sektörün, her gün bir milyondan fazla çocuğa bir bardak süt ulaştıran Hambre Cero programına entegre olduğunu ve hayvan sağlığı, iyi üretim uygulamaları, sanayi sertifikaları ile kalite standartları üzerinde çalışıldığını belirtti.

Paraguay Süt Üretiminde 1 Milyar Litre Eşiğini Aşmayı Bekliyor
Görsel kaynağı: La Nación Paraguay · Özgün haber
Veri haberi

Paraguay Süt Üretiminde 1 Milyar Litre Eşiğini Aşmayı Bekliyor

Paraguay süt sektörü, bu yıl 1 milyar litrenin üzerinde üretim gerçekleştirmeyi ve %10 büyümeyi bekliyor. Beklentiyi, Paraguay Süt Sanayicileri Odası (Capainlac) Başkanı Erno Becker, La Nación/Nación Media’nın Hacedores LN programına verdiği röportajda açıkladı. Becker, sektörde iyi fiyatlar, istikrarlı bir piyasa ve artan tüketim bulunduğunu; Paraguaylı üreticiye ödenen fiyatın bazı komşu ülkelerdeki seviyelerin üzerinde olduğunu söyledi. Üretimin yaklaşık %90’ı başlıca süt sanayileri üzerinden değerlendirilirken, kalan bölüm küçük işletmeler, peynir imalathaneleri ve diğer pazarlama kanallarına gidiyor. Becker, üretimin %84’ünün büyük ve küçük kooperatifler aracılığıyla gerçekleştirildiğini belirtti. Bu yapının üretici, sanayi ve tüketici fiyatları arasındaki dengeyi desteklediğini ve üreticilerin sütlerini satabilecekleri bir sanayi kuruluşuna erişimini kolaylaştırdığını ifade etti. Sektörde günlük 8.000 ila 10.000 litre ve daha fazla kapasiteye sahip tamamen robotize süt işletmeleri bulunuyor. Sanayide yeni nesil makineler, gelişmiş ambalaj teknolojileri ve protein oranı artırılmış yoğurtlar, probiyotik ve prebiyotik ürünler ile proteinle zenginleştirilmiş sütler geliştiriliyor. Becker, kefirin de yeni ürünler arasında yer aldığını ve sektörün katma değer yaratmayı sürdürdüğünü söyledi. Süt zincirinde yaklaşık 5.000 üretici ile sanayi ve pazarlama alanlarında 15.000 ila 16.000 çalışan bulunuyor. Becker ayrıca, Hambre Cero programı kapsamında her gün bir milyondan fazla çocuğa bir bardak süt verildiğini belirtti. Kamu-özel işbirliğinin bir parçası olan ve 2012’de kurulan Mesa Láctea; sanayicileri, üreticileri, dağıtıcıları, üniversiteleri, bakanlıkları ve diğer kamu kurumlarını bir araya getiriyor. Asunción’daki merkezi laboratuvarda süt kalite parametreleri analiz ediliyor. Paraguay’ın süt ihracatı altı ya da yedi yıldır çoğunlukla üretim fazlasının süt tozuna dönüştürülmesiyle yapılıyor. İlk pazarlar arasında Orta Amerika, Dominik Cumhuriyeti ve Orta Doğu’daki bazı ülkeler, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu destinasyonlar yer aldı. Son yıllarda Brezilya ülkenin başlıca alıcısı haline geldi. Bununla birlikte Becker, üretim fazlasını ihraç etmenin her zaman en iyi ticari seçenek olmadığını, uluslararası süt fiyatlarının zaman zaman yalnızca maliyetleri karşılayabildiğini söyledi. Becker’e göre süt üretimi her gün emek gerektiriyor ve bu durum bazı üreticilerin sektörden ayrılmasına yol açabiliyor. Daha esnek kredi hatlarına, teknik desteğe, eğitime ve finansal araçlara ihtiyaç duyulduğunu belirten Becker, sektörün daha fazla üretim potansiyeline sahip olduğunu ancak büyümenin daha iyi ticari fırsatlar, istikrarlı iç piyasa ve daha elverişli ihracat pazarlarıyla birlikte ilerlemesi gerektiğini ifade etti.

Meksika’dan ABD’ye Hayvan İhracatı Şap Şüphesiyle Geçici Olarak Durduruldu
Görsel kaynağı: La Razón México · Özgün haber

Meksika’dan ABD’ye Hayvan İhracatı Şap Şüphesiyle Geçici Olarak Durduruldu

Meksika’nın Sonora eyaletindeki Agua Prieta karantina istasyonundan ABD’ye hayvan ihracatı, bir buzağıda şap hastalığı belirtileriyle uyumlu lezyon tespit edilmesinin ardından geçici olarak durduruldu. Cuma günü yapılan denetimde fark edilen lezyon nedeniyle sevkiyat süreci, hayvan sağlığı protokolleri kapsamında askıya alındı. Meksika-ABD Şap Hastalığı ve Hayvanların Diğer Egzotik Hastalıklarını Önleme Komisyonu personeli lezyondan numune aldı. Numune, hastalığa neden olan patojeni belirlemek üzere Mexico City’deki Palo Alto Senasica laboratuvarında analiz edilecek. Senasica, lezyonun şap dışında, Sonora ve Chihuahua’da geçmişte endemik olarak görülen veziküler stomatit veya sığırlarda papüler stomatit gibi hastalıklarla da ilişkili olabileceğini bildirdi. Sonora Bölgesel Hayvancılık Birliği, belirtilerin sağlık riski oluşturmayan veziküler stomatitle karıştırılabileceğini belirtti. Şüphe halinde, aynı tesislerde bulunan tüm hayvanların menşe karantina istasyonuna geri gönderilmesini ve ihracatlarının 60 gün süreyle engellenmesini öngören önleyici protokol uygulanıyor. İstasyonda dezenfeksiyon ve kapsamlı temizlik çalışmaları da sürdürülüyor. Birlik, laboratuvar sonucunun negatif çıkması halinde ihracatın gelecek salı yeniden başlayabileceğini açıkladı. Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanlığı (Sader), ülkede bildirimi zorunlu egzotik bir hastalık bulunmadığının doğrulandığını ve epidemiyolojik gözetimin sürdüğünü bildirdi. Askıya alma yalnızca Sonora’daki istasyonu kapsarken, Chihuahua’daki San Jerónimo istasyonunda ihracat normal şekilde devam ediyor. Senasica ayrıca veterinerlerden hayvanları sevk öncesinde menşe ağıllarında kontrol etmelerini ve lezyon görülmesi halinde yetkililere hemen bildirmelerini istedi.

Endonezya, Finlandiya’nın Süt Ürünleri İhracatını Denetledi
Görsel kaynağı: Maaseudun Tulevaisuus · Özgün haber
Veri haberi

Endonezya, Finlandiya’nın Süt Ürünleri İhracatını Denetledi

Endonezya’nın hayvan sağlığı yetkilisi, Finlandiya’nın süt ürünlerini Endonezya’ya ihraç edebilmesine yönelik beş günlük denetim gerçekleştirdi. Denetim, Finlandiya Gıda Otoritesinin (Ruokavirasto) açıklamasına göre ekim ayının başında yapıldı; ancak ihracat izni henüz verilmedi. Programda Finlandiya’nın denetim kuruluşu, süt işletmelerinin gözetimi, süt ürünlerine ilişkin mikrobiyolojik koşullar, kalıntı kontrolleri ve laboratuvar çalışmaları ele alındı; ayrıca bir süt çiftliği ile mandıralar ziyaret edildi. Endonezya Tarım Bakanlığından uzmanlar bulguları değerlendirecek, ardından denetimin ve pazar erişimi girişiminin sonucuna karar verecek.

Pakistan Buğday Verimini Hektar Başına 3,5 Tona Çıkarmayı Hedefliyor
Görsel kaynağı: Business Recorder · Özgün haber
Veri haberi

Pakistan Buğday Verimini Hektar Başına 3,5 Tona Çıkarmayı Hedefliyor

Pakistan hükümeti, buğday verimini hektar başına 3,5 tona çıkarmak için çeşitli önlemler alırken özel sektör ortaklarıyla iş birliğini de güçlendirecek. Ulusal Gıda Güvenliği ve Araştırma Bakanı Rana Tanveer Hussain, hedefi CIMMYT Küresel Buğday Programı Direktörü Flavio Breseghello ve Pakistan ülke temsilcisi Sajid Ali ile İslamabad’da yaptığı toplantıda açıkladı. Hussain, Pakistan’ın buğday verimliliğini geliştirilmiş genetik, modern araştırma tesisleri ve ileri üretim teknolojileriyle artırmak için CIMMYT ile daha güçlü ortaklık kurulmasını istedi. Bakan, yakın dönemdeki buğday ithalatı ihtiyacına atıfla verimlilik açığının daha iyi tohum, güçlü araştırma ve modern tarım teknolojilerinin daha geniş kullanımıyla ele alınması gerektiğini söyledi. Hükümet ayrıca modern reformlarla ulusal gıda güvenliğini güçlendirmek üzere 2026–30 dönemi için kapsamlı ve uzun vadeli bir buğday politikası hazırladı. Hussain, artan girdi maliyetleri ve büyüyen iklim baskıları karşısında araştırma ortaklıkları ile pratik yeniliklerin gerekli olduğunu belirtti. İş birliği kapsamında beş önemli buğday araştırma kurumundaki laboratuvar ve çalışma tesisleri yükseltildi, 11 ulusal araştırma ortağına araştırma çiftliği makineleri sağlandı. Yatırımların saha araştırmalarını, buğday ıslahını ve tohum işlemeyi güçlendirmesi bekleniyor.

Sonora’dan ABD’ye Sığır İhracatı Şap Şüphesiyle Geçici Olarak Durduruldu
Görsel kaynağı: El Financiero · Özgün haber
Veri haberi

Sonora’dan ABD’ye Sığır İhracatı Şap Şüphesiyle Geçici Olarak Durduruldu

Meksika’nın Sonora eyaletinden ABD’ye sığır ihracatı, 16 Ekim Cuma günü yapılan kontrolde bir hayvanda şap belirtileriyle örtüşen aft benzeri lezyon saptanmasının ardından geçici olarak durduruldu. Sonora Bölgesel Hayvancılık Birliği (UGRS), kararın sağlık makamları şap hastalığını dışlayana kadar önlem amacıyla alındığını bildirdi. UGRS, lezyonun şap yerine veziküler stomatitle de ilişkili olabileceğini ve bu hastalığın hayvan sağlığı açısından risk oluşturmadığının belirtildiğini aktardı. Lezyonun kaynağı belirlenene kadar ihracat askıda kalacak. CPA uzmanlarının aldığı numune, analiz için Mexico City’deki Ulusal Hayvan Sağlığı, Gıda Güvenliği ve Kalitesi Servisi (Senasica) laboratuvarına gönderilecek. Önleyici protokol kapsamında karantina istasyonundaki sığırlar geldikleri yere geri gönderilecek, ihracata ayrılan hayvanlar ise Hayvan Hareketlerinin Elektronik Kaydı (REMO) üzerinden 60 gün süreyle bloke edilecek. Tesislerde temizlik ve dezenfeksiyon çalışmaları yürütülüyor. UGRS’ye göre laboratuvar sonuçları şapı dışlarsa ihracat, randevu takvimine bağlı olarak 20 Ekim Salı günü yeniden başlayabilir.

Suriye’de 5 Bin Standardın Uluslararası Ölçütlere Uyumlu Hale Getirilmesi Hedefleniyor
Görsel kaynağı: SANA — Arapça Ekonomi · Özgün haber
Veri haberi

Suriye’de 5 Bin Standardın Uluslararası Ölçütlere Uyumlu Hale Getirilmesi Hedefleniyor

Suriye Arap Standartlar ve Metroloji Kurumu, yaklaşık 5 bin Suriye standardını uluslararası ölçütlerle uyumlu hale getirmek için güncelleme ve geliştirme çalışması yürütüyor. Kurum Genel Müdürü Yaser Aliوي’nin SANA’ya yaptığı açıklamaya göre çalışma, yerel ürünlerin kalitesini ve rekabet gücünü artırmayı, ürünlerin bölgesel ve küresel pazarlara erişimini kolaylaştırmayı amaçlıyor. Toparlanma döneminde mevcut standartları geliştiren ve uluslararası ölçütlere uygun yeni standartlar hazırlayan kurumun çalışmaları mühendislik, gıda, kimya ve tekstil sektörlerinin yanı sıra çeşitli hizmet alanlarını kapsıyor. Sanayici, tüccar ve tüketicilerin standart başvurularını kolaylaştırmak için tek durak sistemi uygulanıyor. Kurum ayrıca standartların internet üzerinden satın alınması ve ödemelerin çevrim içi yapılabilmesi için dijital dönüşüm çalışmalarını sürdürüyor. Kurum, tahrip olan laboratuvarlarını yeniden işler hale getirmek ve devlet kurumlarına bağlı laboratuvarlarla iş birliği yapmak suretiyle ürünlerin standartlara uygunluğuna ilişkin test ve doğrulama süreçlerini sürdürmeye çalışıyor. Sınır kapılarındaki uygunluk denetimleri Genel Gümrük ve Sınır Kapıları Kurumu, iç piyasadaki denetimler ise ticaret ve tüketiciyi koruma birimleri tarafından yürütülüyor. Bu birimler numune alıp gerekli testleri yaptırırken, kurum uygunluk işareti verme ve koşulların karşılanıp karşılanmadığını doğrulama işlemlerini yürütüyor. “Suriye’de Üretim” logosunu taşıyan ürünlerde yerel bileşen oranının en az %40 olması, kalite ve yönetimle ilgili sertifikaların alınması ve diğer koşulların karşılanması gerekiyor. Kurum ayrıca Uluslararası Standardizasyon Örgütü’ndeki varlığını etkinleştiriyor, gıda güvenliğiyle ilgili Kodeks çalışmalarına katılıyor ve helal ile uluslararası sertifikalar konusunda eğitimler düzenliyor. Aliوي, standartların sanayiciler için kısıtlama olmadığını; kalite, güvenlik ve tüketici güvenini destekleyen temel bir araç olduğunu belirtiyor.

Kıbrıs’ta Gıda Numunelerinin %7,3’ünde Pestisit Sınırı Aşıldı
Görsel kaynağı: SigmaLive · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Gıda Numunelerinin %7,3’ünde Pestisit Sınırı Aşıldı

Kıbrıs’ta analiz edilen 466 gıda numunesinin 61’inde yasal pestisit kalıntısı sınırlarının üzerinde sayısal değerler kaydedildi. Devlet Genel Laboratuvarı Direktörü Revekka Kokkinofta’nın açıklamasına göre bu ilk hesaplamada numunelerin %13,1’ine karşılık geldi. Avrupa’daki değerlendirme prosedürlerinde ölçüm belirsizliği de hesaba katıldığında, yasal sınırları aştığı kabul edilen numunelerin oranı %7,3 olarak belirlendi. Kokkinofta, pestisit kalıntısının tespit edilmesiyle yasal sınırın aşılmasının aynı şey olmadığını vurguladı. Bir numunenin pozitif çıkması, otomatik olarak izin verilen seviyelerin aşıldığı veya ürünün insan sağlığına zarar verdiği anlamına gelmiyor. Avrupa mevzuatı kapsamında belirlenen azami kalıntı sınırları tek başına toksikolojik zarar eşiği olarak yorumlanmıyor; sınırları aştığı değerlendirilen numuneler için tüketici sağlığı üzerindeki olası etkiyi inceleyen risk değerlendirmesi yapılıyor. Hayvansal kaynaklı gıdalarda 83 numune incelendi ve 12’sinde pestisit kalıntısı tespit edildi. Ancak bu numunelerden yalnızca biri, bir kas numunesi, izin verilen sınırların üzerinde bulundu. Diğer 11 numune Avrupa mevzuatında belirlenen sınırlar içinde kaldı. Devlet Genel Laboratuvarı, Tarım Dairesi, Veteriner Hizmetleri ve Sağlık Hizmetleriyle yürütülen denetimlerin son aşamasında görev yapıyor. İthal ürünlere, ülkeye girişten önce Kıbrıs’ın yetkili makamlarınca saha denetiminden geçmedikleri için özel önem veriliyor. Laboratuvar kapasitesini genişleterek aynı anda 420’den fazla pestisit parametresini analiz edebiliyor; sonuçlar, üreticiler için düzeltici önlem ve önerileri belirleyen ilgili makamlara iletiliyor.

Kosova, Sırbistan’dan Gelen 27 Ton Mısırın İthalatını Reddetti
Görsel kaynağı: KosovaPost · Özgün haber
Veri haberi

Kosova, Sırbistan’dan Gelen 27 Ton Mısırın İthalatını Reddetti

Kosova Gıda ve Veterinerlik Ajansı (AUV), Sırbistan’dan gelen 27 ton merkantil mısırın ithalatını, laboratuvar analizlerinde kilogram başına 33 mikrogram aflatoksin tespit edilmesi üzerine reddetti. Bu düzey, izin verilen 20 mikrogramlık sınırı aştı. Sonuç, Avusturya’daki referans laboratuvarında yapılan süperanalizle doğrulandı. AUV, IDEAL GROUP SH.P.K. tarafından ithal edilen yükün tamamının menşe ülkeye geri gönderilmesine karar verdi. Tarım, Ormancılık ve Kırsal Kalkınma Bakanlığı, ithalat kontrollerinin süreceğini ve gıda güvenliği standartlarını karşılamayan ürünlerin Kosova pazarına girişinin önleneceğini açıkladı.

Şili’de Fransa’dan Gelen 4.000 Civciv Yungay’da Karantinaya Alındı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber
Veri haberi

Şili’de Fransa’dan Gelen 4.000 Civciv Yungay’da Karantinaya Alındı

Şili Tarım ve Hayvancılık Servisi (SAG) görevlileri, Yungay’da Fransa’dan ithal edilen 4.000 bir günlük civcivin ülkeye giriş sonrası denetimini ve teslim alınmasını gerçekleştirdi. Mavi ve yeşil kabuklu yumurta üretimine yönelik genetik hatlara ait civcivler, ithalat sürecinin ardından resmî kontrol altına alındı. Civcivler 30 gün karantinada tutulacak. Bu dönemde, söz konusu hayvan girişleri için belirlenen numune alma ve sağlık izleme çalışmaları yürütülecek. SAG, izolasyon süresince hayvanların sağlık durumunun klinik muayeneler ve laboratuvar analizleriyle kontrol edileceğini bildirdi. Kontrollerin amacı, Şili ulusal topraklarında bulunmayan enfeksiyöz etken veya hastalıkların bulunmadığını doğrulamak ve kanatlı materyalinin ülkeye girişine ilişkin zoosaniter koşulların karşılandığını denetlemek. SAG Ñuble Bölge Müdür Vekili Gabriel Bustos, ithalatın kurumun sağlık ve biyogüvenlik kuralları çerçevesinde yürütüldüğünü söyledi. Kuruma göre işlem, canlı hayvan ithalatında yürürlükteki giriş sonrası karantina mevzuatına dayanan kontrol sisteminin parçası.

Kazakistan Pastörize Deve Sütü İçin Ulusal Standart Onayladı
Görsel kaynağı: Kazinform · Özgün haber

Kazakistan Pastörize Deve Sütü İçin Ulusal Standart Onayladı

Kazakistan, yerli üreticilerin Çin, Orta Doğu ve Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) ülkelerine ihracatını genişletmesine yardımcı olmak amacıyla pastörize deve sütü için yeni ulusal standardı onayladı. Kazakistan Standartlaştırma ve Metroloji Enstitüsü Genel Müdür Yardımcısı Alexander Razzarenov, bilgiyi Merkez İletişim Servisi’ndeki toplantıda aktardı. Razzarenov, bu yıl bilimsel araştırmalara dayalı geliştirilen standardın, laboratuvar testlerinde ticaret ortaklarının karşılaştırılabilir ürünlerinden daha iyi kalite sonucu veren Kazak deve sütü ürünleri için daha sıkı koşullar getirdiğini söyledi. Ticaret ve Entegrasyon Bakanlığına göre standart 11 Eylül 2026’da onaylandı ve 1 Kasım’da yürürlüğe girecek. Düzenleme kalite, güvenlik, etiketleme, ambalajlama, taşıma ve depolama koşullarını kapsıyor. Pastörize deve sütü shubat, dondurma, reçel ve “camelccino” dahil kahve bazlı içeceklerde kullanılıyor.

Kuzey İrlanda’da İki Şüpheli Mavi Dil Vakası İnceleniyor
Görsel kaynağı: Agriland · Özgün haber
Veri haberi

Kuzey İrlanda’da İki Şüpheli Mavi Dil Vakası İnceleniyor

Kuzey İrlanda’da iki şüpheli mavi dil vakası araştırılıyor. Tarım, Çevre ve Kırsal İşler Bakanlığı (DAERA), vakalara ilişkin numunelerin laboratuvara gönderildiğini bildirdi. Hayvanların bulunduğu yerler ve ilgili hayvan türleri henüz doğrulanmadı; bölgede bu yıl şimdiye kadar kesinleşmiş vaka bulunmuyor. İrlanda Cumhuriyeti’nde ise mavi dil vakalarının bulunduğu sürülerin toplamı 28’e çıktı ve hastalık 11 ilçede tespit edildi. Bu vakaların 26’sı sığırlarda, ikisi koyunlarda görüldü. Veriler, İrlanda Tarım, Gıda ve Deniz Bakanlığına (DAFM) dayandırıldı.

Polonya'da Kuduz Odağı Sayısı 7'ye Çıktı
Görsel kaynağı: Agropolska · Özgün haber
Veri haberi

Polonya'da Kuduz Odağı Sayısı 7'ye Çıktı

Główny Inspektorat Weterynarii (GIW), 2026'nın başından 12 Ekim'e kadar Polonya'da laboratuvar sonuçlarıyla 7 kuduz odağının doğrulandığını bildirdi. En son vaka 2 Ekim'de Lubelskie voyvodalığındaki Żurawce'de bir tilkide tespit edildi. Bu vaka, bölgede yılın dördüncü, Tomaszowski ilçesinin ise ikinci odağı oldu. Odakların 4'ü Lubelskie'de görüldü. Podlaskie, Mazowieckie ve Podkarpackie voyvodalıklarının her birinde ise birer odak kaydedildi. Laboratuvarla doğrulanan vakaların 4'ü tilkilerde ortaya çıkarken diğer hayvanlar bir rakun köpeği, bir sansar ve bir kediden oluştu. Yılın ilk odağı 13 Nisan'da Lubelskie voyvodalığındaki Zalesie belediyesinde bir kedide doğrulandı. Bunu 29 Nisan'da Białystok'ta bir rakun köpeğinde tespit edilen vaka izledi. 18 Ağustos'ta Janów Podlaski'de bir tilkide, 3 Eylül'de Mazowieckie'deki Sarnaki'de başka bir tilkide kuduz belirlendi. Eylül ayında Solina'da bir sansar, Telatyn'de ise bir tilki hastalıklı bulundu. GIW'ye göre, kuduz doğrulandıktan sonra kontrol ve hastalıkla mücadele çalışmaları ilçe veteriner hekimleri veya voyvodalar tarafından çıkarılan yerel düzenlemelere dayanıyor. Bu nedenle uygulanacak önlemlerin kapsamı, odağın bulunduğu bölgeye göre değişebiliyor. Çiftçi ve hayvan yetiştiricilerinin, özellikle vaka görülen bölgelerde, yetkili yerel veterinerlik makamlarının güncel duyurularını izlemesi gerekiyor.

Buzağı İshallerinde Besleme ve Hijyen Öne Çıkıyor
Görsel kaynağı: Agropress · Özgün haber
Veri haberi

Buzağı İshallerinde Besleme ve Hijyen Öne Çıkıyor

Buzağılarda ishal, doğumdan hemen sonra karşılaşılan yaygın sağlık sorunlarından biri olarak yetiştiriciler için önemli bir risk oluşturuyor. İshal tek başına bir hastalık değil, farklı uyaranlara karşı organizmanın özgül olmayan tepkisi olarak tanımlanıyor. Tedavi edilmeyen veya geç fark edilen vakalar susuzluk, büyüme geriliği ve ağır durumlarda ölüme yol açabiliyor; bu nedenle sorun hayvan sağlığının yanı sıra yetiştiriciliğin ekonomisini de etkiliyor. Vakalar, beslenmeye bağlı enfeksiyöz olmayan ve enfeksiyöz ishaller olarak iki ana grupta ele alınıyor. Enfeksiyöz olmayan vakalar çoğunlukla besleme hataları, yanlış süt verme tekniği veya uygun olmayan sıcaklıktaki sütün verilmesiyle ilişkilendiriliyor. Bu durumlar genellikle doğrudan yaşamı tehdit etmese de besin emilimini bozarak buzağıları zayıflatıyor ve enfeksiyonlara duyarlılığı artırıyor. Enfeksiyöz ishaller ise viral, bakteriyel ve paraziter etkenlere göre sınıflandırılıyor; bovin rotavirüsü, koronavirüs, enterotoksijenik Escherichia coli ve Cryptosporidium spp. başlıca etkenler arasında sayılıyor. Kaynakta aktarılan 2024 tarihli lisans çalışması kapsamındaki gözlemde, patojen varlığı açısından 71 ishalli buzağı test edildi. Değerlendirilen çiftlikte üç veya daha fazla patojen bulunan örneklerin tamamında Cryptosporidium parvum saptandı. Tek patojenli vakalarda Cryptosporidium parvum dışındaki tek pozitif etkenin Clostridium perfringens olduğu belirtildi. Kaynak, bu vakanın tek patojenli buzağıların %3’üne karşılık geldiğini aktarıyor. Birden fazla etkenin birlikte bulunmasının hastalığın seyrini ağırlaştırdığı ve tedaviyi zorlaştırdığı kaydediliyor. Viral enfeksiyonlar özellikle altı haftalığa kadar olan buzağılarda görülüyor. Rotavirüs ve koronavirüs bağırsak villuslarını etkileyerek su ve besin emilimini azaltabiliyor; bunun sonucunda hızlı susuzluk, asidoz ve büyüme geriliği gelişebiliyor. Bakteriyel etkenlerden enterotoksijenik Escherichia coli sulu ishale, susuzluğa ve bazı vakalarda sepsise neden olabiliyor. Clostridium perfringens toksinleri ise önceki belirtiler görülmeden ani ölüme yol açabiliyor. Paraziter etkenler arasında yer alan Cryptosporidium spp. bağırsak villuslarını tahrip edebiliyor ve zoonoz niteliği nedeniyle hasta hayvanlarla çalışırken sıkı hijyen ile koruyucu ekipman gerektiriyor. Tanıda klinik muayene temel alınırken, ahır testleri başlıca patojenler hakkında yaklaşık on dakikada ön bilgi sağlayabiliyor. Dışkının laboratuvarda incelenmesi daha güvenilir sonuç veriyor ve tek etkenli enfeksiyonlarla birden fazla etkenin birlikte bulunduğu durumların ayırt edilmesine yardımcı oluyor; ancak daha uzun süre ve daha yüksek maliyet gerektiriyor. Tedavinin temelini rehidrasyon oluşturuyor. Elektrolit çözeltileri sıvı, mineral ve enerji desteği sağlarken ağır susuzlukta damar içi uygulama gerekiyor. Buzağıların süt veya süt ikamelerini almaya devam etmesi, antibiyotiklerin ise yalnızca bakteriyel enfeksiyonlarda kullanılması öneriliyor. Korunmada yüksek antikor içeren kaliteli kolostrumun doğumdan sonra mümkün olduğunca erken, kaynakta özellikle iki saat içinde verilmesi önem taşıyor. Kuru ve temiz bölmeler, düzenli temizlik ve dezenfeksiyon, uygun sıcaklıkta ve temiz kaplarla besleme, sağlık durumu ile dışkının izlenmesi ve hasta buzağıların ayrılması da önerilen uygulamalar arasında bulunuyor.

Almanya’da Kuş Gribi İçin Önleyici Aşılama Çağrısı
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Almanya’da Kuş Gribi İçin Önleyici Aşılama Çağrısı

Almanya’da 2025 sonbaharı ile 2026 kışı arasındaki kuş gribi salgınlarında 268 işletmedeki 4 milyondan fazla kümes hayvanı etkilendi. Salgınların yol açtığı kayıplar ve mevcut önlemlerin yeni vakaları güvenilir biçimde engelleyememesi üzerine kümes hayvancılığı, bilim ve kamu yönetiminden oluşan bir uzman grubu, özellikle riskli tür ve bölgelerde önleyici aşılamaya izin verilmesini istedi. Hayvan hastalıkları fonlarının takip maliyetleri 82 milyon avroya ulaştı. Üreticiler ayrıca imha edilen yem, boş kalan kümesler, sürülerin yeniden oluşturulmasına yönelik yasaklar, ihracat kısıtlamaları, numune alma ve laboratuvar incelemeleri nedeniyle ek yüklerle karşılaştı. Kuş gribi virüsü yabani kuş popülasyonlarında endemik kabul ediliyor ve yıl boyunca dolaşıyor. Biyogüvenlik, hızlı teşhis, enfekte hayvanların itlafı, işletmelerin boşaltılması, temizlik, dezenfeksiyon ve kısıtlama bölgelerinin izlenmesini içeren mevcut mücadele yöntemlerinin yeni salgınları etkili biçimde önleyemediği belirtildi. Aşağı Saksonya’da Ekim 2025 ile Şubat 2026 ortası arasında hindi erkekleri ve kaz popülasyonlarının yaklaşık %20’si itlaf edildi. Uzman grubu, aşılamanın ilerletilmesi için kazlarla saha çalışması yapılmasını, uluslararası ticaret ve ihracat etkilerinin erken değerlendirilmesini ve aşı programları için yasal koşulların oluşturulmasını önerdi. Grubun değerlendirmesine göre önleyici aşılama, virüsün enfekte işletmelerden yayılma riskini ve daha yüksek zoonotik potansiyele sahip varyantların gelişme tehlikesini azaltabilir. Fransa’da ördekler 2023’ten beri aşılanıyor; bu uygulamayla bağlantılı başlangıç ihracat kısıtlamaları zaman içinde önemli ölçüde azaltıldı.

Missouri Üniversitesi Hayvancılık Sektörü İçin Yeni Et Laboratuvarı Açtı
Görsel kaynağı: Brownfield Ag News · Özgün haber

Missouri Üniversitesi Hayvancılık Sektörü İçin Yeni Et Laboratuvarı Açtı

Missouri Üniversitesi, hayvancılık sektörünü desteklemek amacıyla yeni bir et laboratuvarı açtı. Michael L. Parson Et Laboratuvarı’nın, et işleme alanındaki iş gücü açığının giderilmesine yardımcı olması ve hayvancılık sektörüne yönelik araştırmaları ilerletmesi bekleniyor. Laboratuvar, adını eski Vali Parson’dan aldı. Kaynakta yer alan açıklamada tesis, “son teknoloji” olarak nitelendirildi.

Hırvat Arıcılar Tağşişli Bal ve Pazar Sorununa Dikkat Çekti
Görsel kaynağı: Dnevno · Özgün haber
Veri haberi

Hırvat Arıcılar Tağşişli Bal ve Pazar Sorununa Dikkat Çekti

Hırvatistan’ın Đurđevac kentinde Pčelarska udruga Bagrem tarafından düzenlenen Medveni den etkinliği, arıcılık ve arı ürünlerini tanıtırken balın özgünlüğü ve üreticilerin pazarlama sorunlarını da gündeme taşıdı. Etkinlikte 42 katılımcı yer aldı; ziyaretçiler farklı bal türlerini ve diğer arı ürünlerini tattı. Podravina bölgesindeki çocukların katıldığı bir program da düzenlendi. Etkinlik kapsamında il düzeyinde bal değerlendirmesi yapıldı. Yarışmaya 37 numune katılırken bunların 18’i altın, 18’i gümüş ve biri bronz diploma aldı. Serginin şampiyonu Luka Pintar’ın akasya balı oldu. Marijan Gašparov’un ıhlamur balı en iyi ıhlamur balı seçilirken, diğer bal kategorisinde Tatjana Hapavel’in bal çiği balı ödül kazandı. Pčelarska udruga Bagrem Başkanı Mario Rogoz, hava koşullarının arıcılar açısından elverişli geçtiğini ve bu yılki verimlerin iyi olduğunu söyledi. Bununla birlikte Rogoz, balın pazarlanmasında sorun yaşandığını belirtti. Rogoz’a göre büyük perakende zincirlerinin çoğunda kalitesi şüpheli veya tağşiş edilmiş ürünler satılıyor; bu durum Podravina ballarının fiyatlarını düşürüyor ve üreticilerin ürünlerini pazara sunmasını zorlaştırıyor. Arıcılar, tağşişli balı uygun laboratuvar analizleri olmadan ayırt etmenin giderek zorlaştığını bildiriyor. Tağşişin bala daha ucuz şeker şurupları eklenmesiyle veya ürünün botanik ya da coğrafi kökeninin yanlış etiketlenmesiyle yapılabileceği belirtiliyor. Balın rengi, kokusu, tadı, yoğunluğu ya da kristalleşme hızı tek başına özgünlük kanıtı sayılmıyor. Suya bırakma veya kâğıt üzerinde deneme gibi ev tipi testlerin de güvenilir doğrulama sağlamadığı aktarılıyor. Tüketicilere tanınan arıcılardan doğrudan alışveriş yapmaları öneriliyor; bu yöntem ürünün kökenini ve üretim biçimini kontrol etmeyi kolaylaştırabilir. Ancak doğrudan satın alma kesin güvence olarak değerlendirilmiyor. Tüketicilerin korunması için ürün izlenebilirliği, uygun resmi kontroller ve piyasadaki sahteciliğe karşı etkili mücadele de gerekli görülüyor. Kaynakta ayrıca balın bir yaşından küçük çocuklara, bebek botulizmi riski nedeniyle verilmemesi gerektiği belirtiliyor.

Mısır’da Veteriner Hekimlik ve Gıda Güvenliği Zirvesi Düzenlenecek
Görsel kaynağı: Al-Shorouk · Özgün haber
Veri haberi

Mısır’da Veteriner Hekimlik ve Gıda Güvenliği Zirvesi Düzenlenecek

Mısır Veteriner Hekimler Genel Sendikası ile Kahire Badr Üniversitesi Veteriner Hekimliği Fakültesi, fakültenin üçüncü uluslararası bilimsel konferansını 19 Ekim 2026’da düzenleyecek. “Tek Dünya, Tek Sağlık” temalı konferansa yaklaşık 250 kişi katılacak; katılımcıların 50’si Avrupa, Asya, Afrika ve Arap ülkelerindeki üniversite ve akademik-sağlık kurumlarından gelecek. Etkinlik, veteriner hekimliği, halk sağlığı ve gıda güvenliği alanlarında meslek kuruluşları ile akademik sektör arasındaki iletişimi güçlendirmeyi; araştırma, eğitim ve yeniliği desteklemeyi amaçlıyor. Almanya, Romanya, Endonezya, Uganda, Somali, Çin, Güney Kore, Senegal, Türkiye ve Gana’dan uzmanların yanı sıra Arap ülkelerinden katılımcılar, insan, hayvan ve çevre sağlığı arasındaki ilişkiyi “Tek Sağlık” yaklaşımı çerçevesinde ele alacak. Dünya Sağlık Örgütü Doğu Akdeniz Bölge Ofisi de konferansa katılacak; etkinlik kapsamında Mısır Sağlık Konseyi toplantısı yapılacak. Konferans programında yapay zekâ destekli sivrisinek tuzakları, mobil laboratuvarlar, sanal gerçeklik uygulamaları ve epidemiyoloji simülasyonları bulunuyor. Yapay zekânın hızlı tanı, hastalık taşıyıcılarının izlenmesi ve hastalıkların yayılmadan önce tespit edilmesinde kullanılma olasılığı da tartışılacak. Gıda güvenliği, hayvansal üretim ve kanatlılar, su ürünleri, hayvan refahı, antimikrobiyal direnç, iklim değişikliği, epidemiyoloji ve hastalıkların önlenmesi diğer başlıklar arasında yer alıyor. Bilimsel çıktılar kapsamında 25 araştırma, uluslararası veri tabanlarında indekslenen hakemli dergilerde yayımlanmak üzere aday gösterildi.

Güney Afrika’da Şap Hastalığı İçin Süresiz Salgın Uyarısı
Görsel kaynağı: Farmer’s Weekly · Özgün haber

Güney Afrika’da Şap Hastalığı İçin Süresiz Salgın Uyarısı

Güney Afrika’da süt üreticileri, mevcut yaklaşımın sürmesi halinde şap hastalığının (FMD) kontrol altına alınamayabileceği ve ülkenin hastalıkla süresiz yaşamak zorunda kalabileceği uyarısında bulundu. Uyarı, Royal Show’da cuma günü düzenlenen ve süt işletmelerinde sürü sağlığı ile ekonominin ele alındığı Farmer’s Weekly panelinde yapıldı. FMD Response SA sözcüsü ve süt üreticisi Andrew Morphew, hastalığın yok edilmesi için gerekli adımların henüz atılmadığını söyledi. Morphew, süt üreticilerinin hastalığın endemik hale gelmesi ihtimaline karşı düzenli aşılama ve sıkı biyogüvenlik uygulamalarına hazırlanması gerektiğini belirtti. Ona göre Güney Afrika’da hastalığın ne kadar yayıldığını gösteren güvenilir bir tablo bulunmuyor. Geniş kapsamlı gözetim yapılmaması ve aşının klinik belirtileri baskılaması, enfekte hayvanların belirti göstermeden virüsü yayabilmesi riskini artırıyor. Morphew, Tarım Bakanlığının hastalık gözetiminden sorumlu olduğunu ancak FMD testi yapmaya yetkili yalnızca bir laboratuvar bulunduğunu aktardı. Test kapasitesinin artırılmasını ve ulusal bir gözetim planı yayımlanmasını isteyen Morphew, aşılama başarısının uygulanan doz sayısıyla değil, herhangi bir anda bağışık olan hayvanların oranıyla ölçülmesi gerektiğini söyledi. Bulaşmayı önlemek için uluslararası ölçütün popülasyonun %80’inde bağışıklık olduğunu belirtti. Aşı kaynaklı bağışıklığın yaklaşık altı ay sürdüğünü kaydeden Morphew, daha önce aşılanan hayvanların yeniden duyarlı hale gelmesiyle kampanyaların kazanımlarını kaybedebileceği uyarısında bulundu. Süt üreticisi Tom Turner ise aşılı sürüsünde komşu sığırlardan yayılan hastalık nedeniyle salgın yaşadığını, 100 ineğin etkilendiğini ve işletmesinin yaklaşık 960.000 rand kaybettiğini anlattı. Turner, aşı yapılmasaydı maliyetin yaklaşık 12 milyon randa ulaşabileceğini söyledi.

Food Innova Ñuble Seminerinde Gıda Teknolojileri Ele Alındı
Görsel kaynağı: Portal Agro Chile · Özgün haber

Food Innova Ñuble Seminerinde Gıda Teknolojileri Ele Alındı

“Food Innova Ñuble: Gıda Sanayisi İçin Teknolojik Fırsatlar” semineri, 8 Ekim'de Universidad del Bío-Bío'nun Andrés Bello Oditoryumu'nda düzenlendi. CREAS tarafından, üniversitenin Gıda Mühendisliği Bölümünün bağlı olduğu FACSA'nın desteğiyle gerçekleştirilen etkinlikte, uygulamalı teknolojinin sürdürülebilir ve daha yüksek katma değerli gıda ürünlerinin geliştirilmesine katkısı ele alındı. Seminerin gündeminde prototipleri laboratuvardan market raflarına taşıma stratejileri, bileşen ve gıda geliştirmesinde yapay zekâ kullanımı ile gıda atıklarının yeniden değerlendirilmesi yer aldı. Mumulkan'ın kurucusu José Cuevas, bileşen ve gıda geliştirmesine yapay zekâ uygulamasını anlatırken, PUCV öğretim görevlisi Francisco Rossier, gıda sektörünün karşı karşıya olduğu küresel eğilimler ve sektörün yönü üzerine konuştu. Universidad del Bío-Bío Gıda Mühendisliği Bölümü Direktörü Gipsy Tabilo, yapay zekâ gibi yeni teknolojilerin süreçleri iyileştirebileceğini, daha yüksek katma değerli ürünler geliştirebileceğini ve yeterince kullanılmayan gıda kaynaklarından daha iyi yararlanılmasını sağlayabileceğini belirtti. Tabilo, akademi ile gıda sektörü arasındaki buluşma alanlarının yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler için fırsatların belirlenmesine katkı sunduğunu söyledi. Sürdürülebilirlik bölümünde etkinlik, tarımsal girdiler ile gıda atıklarının döngüsel ekonomi yoluyla değerlendirilmesine odaklanan TT Green Foods paneliyle sona erdi. CREAS Genel Müdürü Alejandro Osses, seminerde pazar eğilimlerinin yanı sıra şirketler ve akademi arasındaki çalışmalarla prototiplerin laboratuvardan raflara ve nihai pazara taşındığı gerçek inovasyon örneklerinin gösterildiğini belirtti. CREAS, etkinliği akademi ve teknoloji merkezlerinin kapasitesini bölgesel ihtiyaçlarla buluşturmayı amaçlayan ikinci bölgesel bağlantı çalışması olarak nitelendirdi. Seminer, Agencia Nacional de Investigación y Desarrollo (ANID) tarafından finanse edilen CT CREAS projesi CTI 250006 kapsamında, CREAS, PUCV, USM, UBB ve UACh'tan oluşan bir konsorsiyum tarafından yürütüldü.

Washington’da Süt Sığırlarında İlk Kuş Gribi Vakaları Doğrulandı
Görsel kaynağı: AgDaily · Özgün haber
Veri haberi

Washington’da Süt Sığırlarında İlk Kuş Gribi Vakaları Doğrulandı

Washington eyaletindeki iki süt sığırı sürüsünde yüksek patojenik kuş gribi doğrulandı. ABD Tarım Bakanlığına bağlı Hayvan ve Bitki Sağlığı Denetim Servisi, her iki sürüdeki sığırlarda hastalıkla uyumlu klinik belirtiler görülmesinin ardından tespitleri 8 Ekim’de doğruladı. Federal laboratuvarlar, polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) testiyle virüsün H5 suşunu belirledi; virüs hakkında daha fazla bilgi edinmek için ek genetik dizileme sürüyor. Her iki sürü de Ulusal Süt Testi Stratejisi kapsamındaki rutin gözetimde daha önce negatif sonuç vermişti. Yeni vakalarla birlikte, Mart 2024’te başlayan salgından bu yana süt sığırlarında kuş gribi enfeksiyonu bildiren ABD eyaletlerinin sayısı 19’a çıktı. Federal ve eyalet hayvan sağlığı yetkilileri, virüsün sürülere nasıl ulaştığını ve başka sığırların maruz kalıp kalmadığını belirlemek amacıyla ek testler, çiftlik incelemeleri ve epidemiyolojik veri toplama çalışmaları yürütüyor. USDA yetkilileri, Washington’daki tespitlerin gözetim, erken tespit ve çiftlikler arası bulaşmayı önleme önlemlerine dayanan mevcut eradikasyon stratejisini değiştirmediğini bildirdi. Üreticilere gereksiz ziyaretleri sınırlama, hayvan hareketlerini izleme, ortak ekipmanı temizleyip dezenfekte etme ve sığırların potansiyel olarak enfekte yaban hayatıyla temasını azaltma öneriliyor. 2025 MILK Business Conference’ta sunulan araştırmaya göre, en az 250 sığıra sahip süt çiftliklerinin %68’inde biyogüvenlik planı bulunuyordu; ankete katılan işletmelerin %34’ü ise bu planları düzenli olarak gözden geçirmediğini belirtti. Etkilenen sığırlardan elde edilen süt ticari işleme yönlendirilmeli veya imha edilmeli; yalnızca sağlıklı hayvanların sütü insan gıda arzına girebiliyor. Gıda ve İlaç Dairesi, pastörizasyonun kuş gribi virüsünü etkisizleştirdiğini belirtirken, Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri genel halk için riski düşük, enfekte hayvanlarla temas eden çalışanlar ve veterinerler için maruziyet riskini daha yüksek değerlendiriyor.

Kıbrıs’ta Üç Koyun ve Keçi Çiftliğinde Mavidil Tespit Edildi
Görsel kaynağı: Cyprus Mail · Özgün haber
Veri haberi

Kıbrıs’ta Üç Koyun ve Keçi Çiftliğinde Mavidil Tespit Edildi

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

Kıbrıs'ın Lefkoşa ve Limasol bölgelerinde üç koyun ve keçi çiftliği mavidil hastalığından etkilendi. Veteriner Hizmetleri Direktörü Christodoulos Pipis'in Kıbrıs Haber Ajansına yaptığı açıklamaya göre 46 hayvana enfeksiyon tanısı konuldu, 10 hayvan öldü. Pipis, hastalığın küçük, ısıran tatarcıklarla taşındığını ve bu böceklerin hareketlerinin tamamen kontrol edilememesi nedeniyle daha fazla yayılabileceğini söyledi. Pipis, mavidilin insan sağlığı ve enfekte hayvanlardan elde edilen ürünleri tüketenler açısından risk oluşturmadığını, ancak hastalığın üretimi azaltabileceğini belirtti. Hastalık şaptan farklı yönetiliyor; şap Kategori A sayılırken mavidil bu sınıfta yer almıyor. İlgili serotiplere karşı aşılama temel önlem olsa da çiftçiler tercih yapabiliyor. Böcek kovucular ve barınak açıklıklarına ince gözenekli ağ takılması da önlemler arasında bulunuyor. Kıbrıs Veteriner Hizmetleri, son laboratuvar doğrulamalarının serotip 4 olduğunu ve durumu izlediğini bildirdi.