ARAŞTIRMA MASASI

Haber arşivi

Ülke, konu ve tarihe göre yerel kaynaklardan gelen haberleri keşfedin.

524 haber · Sayfa 2

Gürcistan’da Balık Fiyatları Yıllık Bazda %20,2 Arttı
Görsel kaynağı: Georgia Today · Özgün haber
Veri haberi

Gürcistan’da Balık Fiyatları Yıllık Bazda %20,2 Arttı

Gürcistan Ulusal İstatistik Ofisi (GeoStat) verilerine göre, ülkede gıda ve alkolsüz içecek fiyatları yıllık bazda %3,1 arttı. Bu grup, yıllık enflasyona 1,07 yüzde puan katkı yaptı. Gıda ürünleri içinde en yüksek fiyat artışı balıkta görüldü; balık fiyatları %20,2 yükseldi. Et ve et ürünleri fiyatları %7,6, yağlar ve katı yağlar %7,0, kahve, çay ve kakao %5,7 arttı. Sebze ve kavun fiyatlarında %4,1, ekmek ve tahıllarda %4,0, süt, peynir ve yumurtada ise %0,6 artış kaydedildi. Buna karşılık meyve ve üzüm fiyatları %4,5, şeker, reçel ve diğer tatlılar %3,3 geriledi. Yıllık enflasyona en büyük katkıyı ulaştırma grubu yaptı. Ulaştırma maliyetleri %21,9 artarken, bu grubun enflasyona katkısı 2,54 yüzde puan oldu. Kişisel ulaşım araçlarının işletim maliyeti %30,3, ulaştırma hizmetleri %14,5 ve araç satın alma maliyeti %1,7 yükseldi. Konut, su, elektrik ve gaz fiyatları da %10,1 arttı.

Rusya’nın Saldırıları Ukrayna Ekonomisini Sıkıştırıyor: Çelik Üretimi Durdu, Tahıl İhracatı Aksadı
Görsel kaynağı: Mainichi Shimbun · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’nın Saldırıları Ukrayna Ekonomisini Sıkıştırıyor: Çelik Üretimi Durdu, Tahıl İhracatı Aksadı

Rusya’nın yoğunlaşan hava saldırıları, Ukrayna’daki sanayi ve enerji tesisleriyle lojistik ağlarını, demiryollarını ve ihracat rotalarını hedef alarak üretimi aksatıyor ve taşıma maliyetlerini artırıyor. Ukrayna Merkez Bankası, saldırılar ve küresel enerji fiyatlarındaki artış nedeniyle 2026 ekonomisinin daha önce öngörülen %1,8 büyüme yerine %0,4 daralacağını tahmin etti. Banka, enflasyon tahminini de temmuzdaki %10’dan %12,5’e yükseltti. Çelik sektöründeki kesinti, 5 Eylül’de Kamianske’deki Kamet Steel tesisine beş balistik füzenin isabet etmesinin ardından derinleşti. Tesisin kapanmasıyla Metinvest Group genelinde çelik üretimi durdu. Kamet Steel, 2025’te Ukrayna’nın çelik üretiminin dörtte birinden fazlasını gerçekleştiriyor, binlerce kişiyi istihdam ediyor ve iç inşaat sektörü için çelik ile pik demir üretiyordu. Tesis ayrıca Avrupa pazarına gönderilmek üzere yarı mamul çelik sağlıyordu. Kamet Steel’in kapanmasının inşaat, madencilik, mühendislik, enerji ve lojistik sektörlerini etkilediği belirtildi. Şirketin Üst Yöneticisi Oleksandr Tretyakov, tesise bağlı işletmelerin iş kaybı ve iflas riskiyle karşılaşabileceğini söyledi. Tretyakov, Avrupa Birliği’nin ticaret kısıtlamalarının Ukrayna çeliğinin ihraç edilebileceği pazarları daraltarak toparlanmayı zorlaştırabileceğini ifade etti. Ukrayna’nın çelik üretimi bir dönemde gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık %6’sını oluşturuyordu. Tarım, Ukrayna’nın döviz gelirlerinin %60’ına kadarını sağlıyor. Ancak Karadeniz limanlarına, gemilere ve lojistik altyapısına yönelik saldırılar ihracat trafiğini azalttı. Lloyd’s List Intelligence verilerine göre Ukrayna’nın Karadeniz limanlarına ağustosta yalnızca 21 gemi geldi; bu sayı bir yıl öncesine göre yaklaşık %90 daha düşüktü. Yükselen sigorta primleri ve saldırı riski gemi sahiplerini caydırırken, Tuna rotasında kuraklık ve sığ kanallar taşımayı daha pahalı hale getirdi. Sulina Kanalı’nın büyük gemiler için sığ kalması ve Tuna Nehri’ndeki rekor düşük su seviyeleri nedeniyle daha önce 1.500 ton taşıyan mavnalar 800-900 ton yük alabiliyor. Ukrayna’nın merkezinden İspanya’ya bir ton mısır taşıma maliyeti yılın başlarında 50 dolara kadar çıkarken 150 dolara ulaşabildi. HarvEast, buğdayını silo torbalarında tutup fiyatların istikrar kazanmasını bekliyor; şirketin ticari direktörü Olena Shelest, mısır fiyatının geçen yıl ton başına 210-230 dolardan yaklaşık 130 dolara gerilediğini söyledi. Düşen vergi gelirleri de Ukrayna’nın 2022’deki Rusya işgalinden bu yana en ağır nakit sıkışıklığını yaşamasına yol açıyor.

Türkiye’de Aylık Enflasyon Ekimde %2,6’ya Çıktı; Gıda Fiyatları %3,5 Arttı
Görsel kaynağı: News.Az · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye’de Aylık Enflasyon Ekimde %2,6’ya Çıktı; Gıda Fiyatları %3,5 Arttı

Türkiye’de aylık tüketici enflasyonu ekimde %2,6’ya yükseldi. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre oran, eylüldeki %1,8’in ve piyasanın yaklaşık %2,2’lik beklentisinin üzerinde gerçekleşti. Yıllık enflasyon ise bir ay önceki %29,7’den %27,8’e geriledi. Aylık fiyat artışına en büyük katkıyı gıda ve giyim grupları yaptı. Gıda fiyatları %3,5, giyim fiyatları %12,6 artarken enerji fiyatları da %4,9 yükseldi. Ulaştırma fiyatlarındaki artış %2, konut maliyetlerindeki artış ise %2,8 oldu.

Ermenistan’da Devlet Destekli Akıllı Ahırlar Planlanan Kapasitede İşletilemiyor
Görsel kaynağı: Armenia Sputnik · Özgün haber
Veri haberi

Ermenistan’da Devlet Destekli Akıllı Ahırlar Planlanan Kapasitede İşletilemiyor

Ermenistan’da devlet desteğiyle inşa edilen akıllı ahırlar, yüksek süt verimli damızlık hayvan temin edilememesi nedeniyle her zaman tam işleyen hayvancılık işletmelerine dönüşemiyor. Geğarkunik bölgesindeki Çambarak topluluğundan bir örnekte, bir işletmecinin ahır yapımına yaklaşık 30 milyon dram yatırdığı, bunun 16 milyon dramının devlet tarafından karşılandığı ancak işletmenin planlanan hacimde çalıştırılamadığı aktarıldı. İşletmeciler, yıllık 4 bin litre süt verebilen inekler bulunmadığında yeni yatırımın geri dönüşünü göremediklerini belirtiyor. Sünik bölgesindeki Şinuhayr topluluğundan yararlanıcı Ararat Galstyan da 2020’de imzaladığı sözleşmeyle 20-25 büyükbaş hayvan bulundurma ve ahırı en az beş yıl amacına uygun kullanma taahhüdünde bulunduğunu, ancak 44 günlük savaşın ardından gerekli hayvanları ithal edemediğini söyledi. Yerli hayvanların süt veriminin yetersiz, mera olanaklarının da sınırlı olduğunu ifade etti. Programın bazı yararlanıcıları için süreç mahkemelere taşındı. Ermenistan Ekonomi Bakanlığı, 2022’den bu yana sağlanan kamu desteğinin geri alınması talebiyle 10 dava açtı. Davalarda 11,5 milyon ila 17,5 milyon dram arasında geri ödeme istendi; yedi dava bakanlık lehine sonuçlanırken bir dosyada uzlaşma onaylandı, iki dosyada ise bakanlığın talepleri reddedildi. Tarım uzmanı Vardan Aleksanyan, programlarda risklerin ve gerekli koşulların çoğu zaman önceden yeterince hesaplanmadığını belirtti. Uzman, uygun hayvan tedarikinin sağlanmasını ve nesnel engellerle karşılaşan işletmeciler için farklılaştırılmış destek uygulanmasını önerdi. Ermenistan’da yem bitkileri ekim alanlarının yaklaşık sekiz yıl önceki 85 bin hektardan bugün yaklaşık 50 bin hektara gerilemesinin yem üretimini azaltıp pahalılaştırdığını, bunun da hayvancılık maliyetlerini artırarak işletmelerin rekabet gücünü düşürdüğünü söyledi.

Haseke Kırsalında Çiftçiler Yedi Yıl Sonra Topraklarına Döndü
Görsel kaynağı: North Press Agency · Özgün haber
Veri haberi

Haseke Kırsalında Çiftçiler Yedi Yıl Sonra Topraklarına Döndü

Suriye’nin kuzeydoğusundaki Haseke kırsalında çiftçiler, yaklaşık yedi yıl boyunca erişemedikleri köylerine ve tarım arazilerine dönerek yeniden ekim yapmaya başladı. Tel Tamer çevresindeki Kasımiyye ve Reyhaniye köylerinden çiftçiler, dönüşün geçim kaynaklarını yeniden kazanmak ve yerinden edilme döneminde biriken kayıpları kısmen telafi etmek için fırsat sunduğunu belirtiyor. Ancak yıkılmış evler, su ve temel hizmet eksikliği, mayınlar ve ulaşım altyapısındaki hasar tarımsal faaliyetin yeniden başlamasını zorlaştırıyor. Kasımiyye köyünden çiftçi Şiyar Musa, yolların kapalı olması nedeniyle yıllarca köylerine ve arazilerine ulaşamadıklarını, üretimi sürdürebilmek için başka bölgelerde tarım arazisi kiralamak zorunda kaldıklarını söyledi. Kiralık arazilerin önemli maliyetler getirdiğini belirten Musa, şimdi kendi toprağını yeniden işleyerek üretimin yerinden edilme yıllarında biriken yükleri ve kayıpları hafifletmesini umuyor. Musa, dönüşün yalnızca yeni bir tarım sezonunun başlangıcı değil, aynı zamanda yıkılan köylerin yeniden kurulmasına yönelik bir adım olmasını beklediğini ifade etti. Kaynakta çiftçilerin dönüşü, bölgede yerinden edilenlerin evlerine ve arazilerine kademeli olarak dönmesi kapsamında aktarılıyor. Bu süreç, 2019’da Serekaniye’ye (Ras el Ayn) düzenlenen ve Türkiye’nin yanı sıra Ankara yanlısı Suriyeli silahlı grupların katıldığı belirtilen saldırının ardından yaşanan yerinden edilmeyle ilişkilendiriliyor. Habere göre saldırı, on binlerce kişinin evlerini ve arazilerini terk etmesine yol açtı. Kaynak, dönüş ile saldırı arasında doğrudan bir neden-sonuç açıklaması yapmıyor. Reyhaniye köyüne dönen çiftçiler ise evlerin büyük bölümünün yıkılmış, su ve temel hizmetlerin hâlâ bulunmuyor olması nedeniyle normal yaşam koşullarına kavuşamadı. Bazı geri dönenler, yıkılmış evlerinin yakınlarına kurulan çadırlarda kalıyor. Kuyuların tahrip edilmesi ve sulanan arazilerin bulunmaması nedeniyle üretim şu anda yağışa bağlı tarımla sürdürülüyor. Çiftçi Ali Nayif, kendi arazisine dönmenin kira kaynaklı mali yükleri azalttığını ve sezonun geçmiş kayıpların bir bölümünü karşılayacak gelir sağlamasını umduğunu söyledi. Tarım arazileri arasındaki mayınlar da çiftçiler ve bölge sakinleri için ek risk oluşturuyor. Çiftçiler, tehlikeli alanlardan uzak durabilmek için araziler arasında tali yollar açtı. Reyhaniye’den Muhammed Ali, kapalı yollar, toprak setler ve yıkılmış köprüler nedeniyle tarım araçlarının bölgeye girişinin zorlaştığını belirtti. Ali, çiftçilerin arazilerine ulaşabilmesi ve araçlarını kullanabilmesi için yolların açılmasını ve köprülerin onarılmasını istedi. Kendi arazilerinde üretim yapmanın kiralık arazilere kıyasla ek maliyetleri azalttığını ve arazi üzerindeki tasarruflarını artırdığını söyledi.

Kanada’da Çiftlik Çıkışı Süt Fiyatı 2027’de %2,8 Artacak
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber
Veri haberi

Kanada’da Çiftlik Çıkışı Süt Fiyatı 2027’de %2,8 Artacak

Kanada Süt Komisyonu (CDC), çiftçilere ödenen çiftlik çıkışı süt fiyatının 1 Şubat 2027’den itibaren %2,8 artırılacağını açıkladı. Artış, litre başına 0,0259 Kanada dolarına, yani 3 Kanada sentinin biraz altında bir yükselişe karşılık geliyor. Yeni fiyatlar, 2026’nın ilerleyen döneminde eyalet yetkililerinin onaylamasının ardından resmileşecek. Açıklanan artış, Ulusal Fiyatlandırma Formülü’ne (NPF) göre hesaplanan %3,5548’lik oranın altında kaldı. CDC, formülü geçici olarak askıya alma ölçütlerinin karşılandığını ve yönetim kurulunun paydaşlarla güncel ekonomik ve sektörel koşulları değerlendiren ayrıntılı bir analiz yaptığını bildirdi. NPF, çiftlik çıkışı süt fiyatını üretim maliyeti endeksindeki yıllık değişimin %50’si ile Tüketici Fiyat Endeksi’ndeki yıllık değişimin %50’sini esas alıyor. CDC Başkanı Jennifer Hayes, enflasyon, artan girdi maliyetleri ve ekonomik belirsizliğin üreticiler üzerindeki baskıyı sürdürdüğünü söyledi. Hayes, kararın fiyat ayarlamasını enflasyona yakın ve ölçülü bir düzeyde tuttuğunu belirtti; tüketici talebinin yüksek protein içeren süt ürünlerine ilgisinin arttığını da ifade etti. CDC, süt fiyatındaki artışa ek olarak depolama programlarının maliyetini kısmen karşılamak için aldığı taşıma ve depolama ücretlerini de artıracak. Bu iki değişiklik, perakende ve restoran sektörleri için süt, krema, yoğurt, peynir ve tereyağı üreten işlemcilerin kullandığı sütün maliyetini toplam %2,8245 yükseltecek. Ancak Komisyon, iş gücü, taşımacılık, dağıtım ve ambalajlama giderleri gibi tedarik zinciri maliyetleri nedeniyle nihai süt ürünleri fiyatlarına yansıyacak etkinin henüz bilinmediğini belirtti. Son bir yılda süt ürünleri fiyat endeksi %1,9 artarken, tüm gıda ürünlerindeki artış %4,2 oldu. Son beş yılda bu endeksler sırasıyla %24 ve %29 yükseldi.

Milletvekilleri Çiftçilere Daha Fazla Devlet Desteği İstedi
Görsel kaynağı: Cyprus Mail · Özgün haber
Veri haberi

Milletvekilleri Çiftçilere Daha Fazla Devlet Desteği İstedi

Milletvekilleri, artan üretim maliyetleri ve güvenilir olmayan su arzı nedeniyle çiftçilerin zorlandığını belirterek hükümetten tarım sektörüne daha fazla destek istedi. Tarım Bakanı Christos Senekis, bakanlığının 2027 bütçesi parlamentoda görüşülürken soruları yanıtladı. Hükümet ise tarımı desteklemek için elinden geleni yaptığını savundu. Senekis, yağışların iyileşmesine rağmen devletin tuzdan arındırılmış su satın almayı sürdürdüğünü söyledi. 2027 bütçesinde bu alımlar için 168 milyon avro ayrıldı; önceki yılki ödenek 142,1 milyon avroydu. Parlamentoda ayrıca beş kalıcı tesis ile beş mobil ünitenin bulunduğu, Vasiliko ve Mazotos’ta yeni mobil ünitelerin planlandığı aktarıldı. Çiftçilerin yüksek yakıt ve gübre maliyetleriyle karşı karşıya olduğunu kabul eden Senekis, yıl içinde toplam 2,5 milyon avroluk iki destek programı uygulandığını belirtti. Avrupa Komisyonu da önceki yıllardaki uzun süreli kuraklık nedeniyle gelir kaybına uğrayan çiftçileri desteklemek üzere 4,6 milyon avroluk ek AB fonunu onayladı. Milletvekilleri ise bütçedeki rakamların tek başına yeterli olmadığını, desteğin üreticilere ne ölçüde ulaştığının önemli olduğunu vurguladı.

Almanya’da Marketler Tereyağını İndirirken Süt Fiyatlarında Artış Bekleniyor
Görsel kaynağı: agrarheute · Özgün haber
Veri haberi

Almanya’da Marketler Tereyağını İndirirken Süt Fiyatlarında Artış Bekleniyor

Almanya’da Lidl, 250 gramlık Deutsche Markenbutter paketinin fiyatını 4 cent indirerek 1,15 euroya çekti. Norma ile Aldi Nord ve Aldi Süd de cumartesi günü aynı yönde adım attı. Lidl, indirimi fiyat avantajlarını müşterilere aktarma gerekçesiyle açıkladı. Ancak bu gelişme, süt piyasasında hammadde değerleri ve üretici fiyatlarının düşüşe geçtiği anlamına gelmiyor. Almanya’daki mandıralara süt teslimatı mevsimsel olarak azalıyor. Ekim 2026’nın ikinci haftasında teslimat, önceki yılın aynı döneminin %0,3 altına inerken bir önceki haftaya göre %1,3 düştü. 43. haftada spot süt fiyatı kuzeyde 46, güneyde 47 cent/kg oldu. Haftalık bazda gerilese de spot piyasa yüksek seviyesini korudu. Süt Sanayicileri Birliği, üreticilere ödenen fiyatların daha da yükselebileceğini belirtti. Kiel süt hammadde değeri ekimde 3,9 cent veya %9,2 artarak 46,5 cent/kg’a çıktı; ocakta bu değer 30,3 cent/kg’dı. Artışta, Avrupa Birliği ve dünya piyasasında arzı sınırlı olan yağsız süt tozuna yönelik güçlü talep etkili oldu. Euronun dolar karşısında değer kaybetmesi de AB ürünlerinin ihracat rekabetçiliğini artırdı. İfe Enstitüsüne göre yağsız süt tozu gelirleri ekimde %10,6 artarken tereyağı değeri %2,3 yükseldi. AB’nin 43. haftasında tereyağı 406 euro/100 kg ile önceki dört haftanın ortalamasının %1,6 altında kaldı; yağsız süt tozu ise %6,2 artarak 341 euro/100 kg’a çıktı. Kempten tereyağı kotasyonlarının haftalardır değişmemesi nedeniyle perakende indiriminin üretici fiyatlarını etkilemesi beklenmiyor. Buna karşın yem maliyetleri aynı haftada önceki haftaların ortalamasının %6,7 üzerine çıktı; AMI tahminine göre üretici süt fiyatı eylülde 41,1 cent/kg oldu ve bu düzey birçok işletme için yeterli kârlılık sağlamadı.

Kazakistan’da Yüksek Glütenli 3. Sınıf Buğday Fiyatları Geriledi
Görsel kaynağı: ElDala · Özgün haber
Veri haberi

Kazakistan’da Yüksek Glütenli 3. Sınıf Buğday Fiyatları Geriledi

Kazakistan’da geçen hafta tahıl piyasasındaki hareketlilik düşük seviyede kaldı. Sıradan buğday fiyatları değişmezken, glüten oranı %28-29 ve %30’un üzerinde olan 3. sınıf buğdayın fiyatı ton başına 1 bin tenge geriledi. Fiyatlar sırasıyla 100-104 bin ve 105-109 bin tengeye indi. Verileri, Kazakistan Tahıl Birliği Analiz Komitesi Başkanı Yevgeniy Karabanov açıkladı. Diğer buğday çeşitleri, %16 KDV dahil ve EXW elevatör koşulunda ton başına 90-100 bin tenge aralığında işlem gördü. 4. sınıf buğday için 86-90 bin, 5. sınıf buğday için 83-86 bin tenge teklif edildi. İç piyasada arpa fiyatı ise haftalık bazda 1 bin tenge artarak 72-76 bin tengeye yükseldi. Karabanov, artışta yem unu üreticilerinin talebi ile Çin’e yapılan yüksek hacimli ihracatın etkili olduğunu belirtti. Tahılın ihracata sevk edilme temposu, altyapının aşırı yüklenmesi nedeniyle KTJ tarafından uygulanan kısıtlamalar sonucunda yavaşladı. İhracat buğdayı fiyatları genel olarak sabit kalırken, glüten oranı %27 ve %28-29 olan 3. sınıf buğdayın DAP Sarıağaç fiyatları ton başına 1 dolar düştü. Lojistik maliyetlerindeki artış ve yükleme kısıtlamaları, 1. sınıf un ile yem unu fiyatlarını da ton başına 5 dolar yükseltti.

Türkiye’de Gıda Fiyatlarının 12 Ayda %24,2 Artması Öngörülüyor
Görsel kaynağı: Világgazdaság · Özgün haber
Veri haberi

Türkiye’de Gıda Fiyatlarının 12 Ayda %24,2 Artması Öngörülüyor

FAO sayfasında yer alan verilerden hareketle Visual Capitalist tarafından hazırlanan ülke karşılaştırmasında, gelecek 12 ayda gıda fiyatlarının İran’da %114,4 artabileceği öngörülüyor. Kaynak, bu rakamların kesinleşmiş fiyatlar değil, modellemelere dayalı tahminler olduğunu belirtiyor. İran’daki artış, ülkede gıda fiyatlarının ortalama düzeyinin iki katından fazla yükselme ihtimaline işaret ediyor. Aynı tahmin döneminde Türkiye’de gıda fiyatlarının %24,2 artması bekleniyor. Kaynakta Arjantin, Ruanda ve Nijerya gibi ülkeler için de çift haneli artış öngörüleri yer alırken, Lübnan, Moğolistan, Libya ve başka ülkelerde de gıda fiyatlarının yükselmesinin beklendiği aktarılıyor. Bazı Avrupa ülkelerinde ise gıda fiyatlarının gerilemesi öngörülüyor. Bu tahminler, ülkelerin kesin fiyat düzeylerini değil, gelecek dönemdeki olası değişimleri gösteriyor. İran’daki fiyat baskısının 28 Şubat’ta başlayan savaşla ortaya çıkmadığı, ülkenin daha önce de yüksek enflasyon, riyalin değer kaybı, enerji ve elektrik tedarikindeki sorunlar, yaptırımlar, ithalat maliyetleri ve ulaşım güçlükleriyle karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Aralık 2025’te İran’da yıllık enflasyon %42’ye, gıda fiyatı enflasyonu %72’ye çıktı; ekmek fiyatı da bir yılda %113 arttı. Savaş ve Hürmüz Boğazı’ndaki taşımacılık aksamalarının bu baskıları artırabileceği ifade ediliyor. Kaynağa göre olası etkiler yalnızca tüketici fiyatlarıyla sınırlı kalmayabilir. Hürmüz Boğazı üzerinden gübre ve üretimde kullanılan bazı girdilerin taşınması, enerji ve lojistik maliyetlerindeki artıştan etkilenebilir. Bu nedenle modelleme, gübre ortalama fiyatının 2026’da %30’dan fazla yükselebileceğini öngörüyor; böyle bir artışın tarımsal üretim maliyetlerini de artırabileceği belirtiliyor.

Rusya, Tahıl İhracatını Murmansk Üzerinden Deniyor
Görsel kaynağı: in.gr · Özgün haber
Veri haberi

Rusya, Tahıl İhracatını Murmansk Üzerinden Deniyor

Rusya, Ukrayna’nın insansız hava aracı saldırılarının Karadeniz üzerinden geleneksel tahıl ihracat güzergâhını büyük ölçüde aksatmasının ardından, Arktik’teki Murmansk Limanı üzerinden sevkiyat yapmayı deniyor. Financial Times’ın aktardığına göre limanda bir dökme yük gemisi, Kuzey Afrika’daki alıcılara gönderilmek üzere 29.500 ton buğdayı yüklemeye başladı. Normalde gübre taşımacılığında kullanılan tesisler, bu deneme sevkiyatı için tahıl taşımasına uyarlandı. Rusagrotrans’a göre Rusya’nın temmuz-eylül dönemindeki buğday ihracatı, daha iyi bir hasada rağmen geçen yılın aynı dönemine kıyasla %38 azaldı. Fastmarkets ise bazı Karadeniz güzergâhlarındaki navlunların temmuz ortasından bu yana iki katından fazla arttığını bildirdi. Rusya Tahıl Birliği Başkanı Arkadiy Zlotevski, Arktik güzergâhındaki lojistik maliyetlerin Azak ve Karadeniz havzalarından yapılan taşımaya göre önemli ölçüde yüksek olacağını söyledi. Rusya’nın Baltık’taki terminallerinin, Zlotevski’nin tahminine göre yıl sonuna kadar Karadeniz ve Azak Denizi’nden kaybedilen hacmin en fazla yarısını karşılayabileceği belirtildi. Kuzeye yönelen sevkiyatlar demiryollarında yığılmaya yol açarken, bazı ihracatçılar Azak Denizi, Don Nehri, Volga-Don Kanalı ve Hazar Denizi üzerinden alternatif rotalar kullanıyor. Ancak bu hatların güney limanlarının kapasitesinin yerini tamamen alması mümkün görünmüyor. Ukrayna’da Tuna üzerinden ve komşu AB ülkelerinden karayolu veya demiryoluyla uzanan alternatif güzergâhların da ülkenin normal tarımsal ihracat hacminin yaklaşık yarısını taşıyabildiği bildirildi. Tarım Bakanı Taras Visotski, bu rotaların lojistik giderlerini ton başına en az 50 dolar artırdığını söyledi. İç kesimlerdeki Ukrayna mısırının fiyatı üç haftada neredeyse beşte bir düşerken, Türkiye ayrı Rus ve Ukrayna gemileri için güvenli geçiş koridorları oluşturulmasını önerdi.

Kuzey Amerika’da Zorlu Hava Koşulları Bitki Koruma Ürünlerinde Formülasyonun Önemini Öne Çıkardı
Görsel kaynağı: RealAgriculture · Özgün haber

Kuzey Amerika’da Zorlu Hava Koşulları Bitki Koruma Ürünlerinde Formülasyonun Önemini Öne Çıkardı

Kuzey Amerika’da bu sezon yaşanan zorlu hava koşulları, üreticilerin bitki koruma ürünlerinden tutarlı performans almasını güçleştirdi. Şiddetli yağışlar ve dar uygulama pencereleri, çiftçileri ilaçlamayı yağışa dayanıklılık süresinin sınırına çok yakın yapmaya zorladı. Life Scientific’in Kuzey Amerika agronomisti Ryan Adams, bu koşulların ürün değerlendirmesinde yalnızca aktif maddeye değil, tüm formülasyona bakılması gerektiğini gösterdiğini söyledi. Adams’a göre ürün yaprağa ulaştıktan sonra da etkisini tamamlaması, yaprak dokusuna nüfuz ederek çalışması gereken bölgeye ulaşması gerekiyor. Life Scientific, patent dışı ürünlerinin orijinal markalı seçeneklerle eşleşmesi için Dublin, İrlanda’daki formülasyon kimyagerlerinin yürüttüğü tersine mühendislik sürecini kullanıyor. Analitik ekip hedef ürünü ayrıştırıyor, ayrıntılı bir reçete kartı oluşturuyor ve tam eşleşme sağlanana kadar formülasyonları geliştiriyor. Girdi maliyetlerinin önemli bir endişe olduğu dönemde Adams, üreticilerin alternatifleri yalnızca fiyat üzerinden değil, formülasyon eşdeğerliği, garanti ve ürün desteği açısından da değerlendirmesi gerektiğini belirtti.

Rusya, Murmansk Üzerinden Kuzey Afrika’ya Buğday İhracatını Test Ediyor
Görsel kaynağı: Libertatea · Özgün haber
Veri haberi

Rusya, Murmansk Üzerinden Kuzey Afrika’ya Buğday İhracatını Test Ediyor

Rusya, Karadeniz üzerinden yapılan tahıl sevkiyatındaki aksaklıklar nedeniyle Arktik Okyanusu kıyısındaki Murmansk limanından alternatif bir ihracat rotasını test etmeye başladı. Limandaki bir kargo gemisi, Kuzey Afrika’ya deneme teslimatı için 29.500 ton buğday yüklemeye çarşamba günü başladı. Kaynakta, geleneksel Karadeniz ihracat rotalarının Ukrayna’nın Rus limanları ve gemilerine yönelik insansız hava aracı saldırıları nedeniyle neredeyse tamamen kapandığı belirtiliyor. Rus Tahıl Birliği Başkanı Arkady Zlochevsky, Murmansk üzerinden kurulacak lojistiğin Azak-Karadeniz havzasındaki taşımacılıktan çok daha pahalı olacağını ve aradaki farkın karşılanması gerekeceğini söyledi. Rusagrotrans’a göre Rusya’nın buğday ihracatı, daha yüksek bir hasada rağmen Temmuz-Eylül 2026’da 2025’in aynı dönemine kıyasla %38 geriledi. Fastmarkets da Karadeniz rotalarındaki navlun tarifelerinin temmuzdan bu yana iki katına çıktığını bildirdi. Lojistik sorunlar Rusya’daki iç fiyatlara da yansıdı. SovEcon yöneticisi Andrey Sizov, fiyatların ağustos ve eylülde sert biçimde düştüğünü, hafif toparlanmaya rağmen üretim maliyetlerinin onlarca yüzde altında kaldığını belirtti. Ukrayna’da ise Tarım Bakanı Taras Vîșotski’ye göre Tuna Nehri ve komşu AB ülkeleri üzerinden işleyen alternatif rotalar, normal ihracat hacminin yalnızca yarısını taşıyabiliyor. Bu rotaların lojistik maliyeti ton başına en az 50 dolar artırdığı, Ukrayna mısır fiyatlarının da son üç haftada yaklaşık %20 düştüğü aktarıldı. Rusya’da bazı sevkiyatlar Azak Denizi’nden nehir ve kanallar üzerinden Hazar Denizi’ne, oradan İran’a yönlendirilirken bazı tahıllar konteynerlerle taşınıyor. Zlochevsky, Baltık limanlarının yıl sonuna kadar Karadeniz ve Azak Denizi’ndeki kayıpların yalnızca yarısını telafi edebileceğini tahmin etti. Türkiye, 2022’deki tahıl taşımacılığı anlaşmasının arabulucusu olarak Rus ve Ukrayna gemileri için ayrı güvenli koridorlar önermişti; ancak Vladimir Putin’in bu fikri, müzakerelere yakın kaynaklara göre reddettiği belirtildi. Küresel buğday fiyatları ağustosta son üç yılın en yüksek seviyesine çıktıktan sonra geriledi, ancak yüksek taşıma maliyetleri piyasayı etkilemeyi sürdürdü.

Fidan: Rusya ve Ukrayna Anlaşmaya Vararak Savaşı Sonlandırmalı
Görsel kaynağı: Kıbrıs Genç TV · Özgün haber
Veri haberi

Fidan: Rusya ve Ukrayna Anlaşmaya Vararak Savaşı Sonlandırmalı

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yaklaşık beş yıldır devam eden Rusya-Ukrayna Savaşı’nın artık taşınamaz hale geldiğini belirterek iki ülkenin büyük fedakârlıkta bulunup anlaşmaya varması gerektiğini söyledi. Fidan, savaşın Avrupa ekonomilerinin yanı sıra dünya genelinde enerji, ticaret ve tedarik zincirleri üzerinde de ağır sonuçlar doğurduğunu ifade etti. ABD’nin Atlanta kentinde düzenlenen G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı’na katılan Fidan, temasları hakkında AA ve TRT’ye açıklamalarda bulundu. Toplantıda küresel krizler, enerji krizi ve küresel tedarik zincirleri başlıklı oturumlara katıldığını belirten Fidan, Karadeniz, Basra Körfezi ve Kızıldeniz’deki krizlerin küresel tedarik zincirlerini tıkayan etkilerinin ele alındığını aktardı. Fidan, Miami’de 14-15 Aralık’ta yapılacak G20 Liderler Zirvesi öncesindeki toplantının bu açıdan önem taşıdığını söyledi. Rusya-Ukrayna sürecinde tarafların pozisyonlarını açıkça ortaya koymasının önemli olduğunu kaydeden Fidan, Türkiye’nin arabulucu rolünün yanı sıra yapıcı ve problem çözücü bir tutum benimsemeye önem verdiğini dile getirdi. Fidan, savaşın Avrupa’ya enerji bakımından maliyetinin yaklaşık 100 milyar avro olduğu yönündeki açıklamalara atıfta bulunarak toplam ekonomik faturanın daha da büyük olabileceğini belirtti. Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla ortaya çıkan etkilerin de maliyetleri artırdığını söyledi. Fidan, Karadeniz’de ticaretin hissedilir düzeyde sınırlandığını; Rusya ve Ukrayna’nın tahıl ile enerji kaynaklarının dünya piyasalarına ulaştırılamadığını ifade etti. Gıda güvenliğinin son derece sorunlu bir konu haline geldiğini belirten Fidan, tahılın Karadeniz’den çıkarılarak uluslararası piyasalara ulaştırılması için Türkiye’nin yoğun temas ve çalışmalar yürüttüğünü açıkladı. Savaşın sona ermemesi halinde uzama ve yayılma ihtimali bulunduğunu söyleyen Fidan, Türkiye’nin bunu önlemek için çaba gösterdiğini kaydetti. Fidan ayrıca ABD ile İran arasındaki ihtilafın ve Hürmüz Boğazı’nın kapanmasına yol açan sorunların sona ermesi gerektiğini belirtti. Toplantıya katılan ülkelerin yeniden çatışma yaşanmaması ve diplomasiye sürekli şans verilmesi konusunda hemfikir olduğunu aktardı. Açıklamalarında Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği seçim sürecine de değinen Fidan, Türkiye’nin Feridun Sinirlioğlu’nu bu görev için resmen aday gösterdiğini; süreçte aday üzerinde uzlaşma sağlanamaması nedeniyle tıkanma yaşandığını söyledi.

Rusya’da Tahıl Hasadı ve Buğday İhracatı İçin Yeni Tahminler
Görsel kaynağı: Agroinvestor · Özgün haber
Veri haberi

Rusya’da Tahıl Hasadı ve Buğday İhracatı İçin Yeni Tahminler

Rusya’da tarım gündeminde, tarım ve balıkçılık komplekslerinin 2030’a kadar kalkınma stratejisindeki hedeflerin güncellenmesi ile tahıl üretimi ve buğday ihracatına ilişkin yeni tahminler öne çıktı. Hükümet kararında temel ve muhafazakâr olmak üzere iki senaryo yer aldı. Önceki belgede tarım ve gıda sektörü üretimi 2020 ile karşılaştırılırken yeni metinde 2021 baz alındı; ihracat değerlendirmesi de karşılaştırılabilir fiyatlar yerine nominal fiyatlarla yapılacak. Rusagrotrans analitik merkezinin tahminine göre Rusya’nın buğday hasadı 89,8 milyon ton olacak. Bu miktar 2025’e göre 1,2 milyon ton daha düşük olsa da hasadın ülkenin en iyi beş sonucu arasına girmesi bekleniyor. Arpa üretiminin 19,2 milyon ton, mısır üretiminin 16,9 milyon ton ve baklagil üretiminin 5,3 milyon ton olması öngörülüyor. Toplam tahıl ve baklagil üretimi ise önceki yıla göre 4,5 milyon ton düşüşle 137,4 milyon ton olarak tahmin edildi. Buğdayın iç piyasa fiyatları eylül sonu ile ekim başında yükselmeye başladı. Analist Vladimir Petrichenko, fiyatların güçlü düşüşün ardından toparlandığını ve artışta ihracat piyasasındaki olumlu seyrin etkili olduğunu söyledi. Devlet müdahale fonu için tahıl alımlarının 29 Ekim’de başlaması planlandı; ilk gün toplam 18,9 bin ton buğday alınması öngörülüyor. Üreticiler akaryakıt, gübre, tohum ve makine bakım maliyetlerindeki yükselişin 2027 ekim kampanyası ile hasadını etkileyebileceğini belirtti. Rusya Tarım Bakanlığı, kışlık tahıl ekim giderlerinin bir bölümünü karşılamak üzere hektar başına sübvansiyon seçeneğini değerlendiriyor. FAS USDA da Rusya’nın 2026/27 sezonu buğday ihracatı tahminini 40 milyon tona indirdi. Elma hasadının yaklaşık 2,5 milyon ton olması beklenirken, resmi istatistiklere girmeyen satışlarla gerçek miktarın 3 milyon tona yaklaşabileceği aktarıldı.

Trump'ın İran'ı Tarım ve Gıda Girdileriyle Kuşatma Düşüncesi Üzerine Analiz
Görsel kaynağı: Mehr — Ekonomi · Özgün haber

Trump'ın İran'ı Tarım ve Gıda Girdileriyle Kuşatma Düşüncesi Üzerine Analiz

Konuk yazar ve tarım kalkınması analisti Hüseyin Şirzad'a göre savaşlar, iklim olayları ve jeopolitik parçalanma aynı anda etkili olarak küresel gıda krizi riskini büyütüyor. Analizde Rusya-Ukrayna savaşının iki ülkenin tarımsal ihracatını aksattığı, İran'a yönelik savaş ve Hürmüz Boğazı'ndaki süregelen kapanmanın gübre taşımacılığını sınırladığı, güçlü bir El Niño olasılığının ise geniş bölgelerde kuraklık ve ürün kaybı yaratabileceği savunuluyor. Bu gelişmelerin gıda fiyatlarından daha geniş bir güvenlik zincirine işaret ettiği belirtiliyor. Yazara göre enerji, kimyasal gübre, deniz taşımacılığı ve gıda üretimi birbirinden ayrı başlıklar değil, ulusal güvenliğin birbirine bağlı unsurlarıdır. Hürmüz Boğazı'nda gemi geçişlerinin aksaması petrol ve gazın yanı sıra gübre ile bu gübrelerin hammaddelerinin ticaretini de etkileyebilir. Doğal gazın üre, yani azotlu gübre üretiminde önemli bir girdi olması nedeniyle enerji fiyatlarındaki artış ve gübre ihracatındaki kısıtlamalar, çiftçileri daha az gübre kullanmaya iterek verimi düşürebilir. Analiz, baskının hayvansal üretime de aktarılabileceğini belirtiyor. Mısır, soya küspesi, enerji ve taşımacılık maliyetleri et ile yumurta üretiminin başlıca giderleri arasında gösteriliyor. Bu nedenle yem ve diğer girdilerdeki sıkışma, kanatlı, yumurta ve diğer hayvansal ürünlerin üretim maliyetini artırabilir. Bununla birlikte etkinin şiddetinin ülkeye, mevcut stoklara ve kullanılabilecek alternatif güzergâhlara göre değişeceği vurgulanıyor. İthalata bağımlı ve düşük gelirli ülkelerin gıda enflasyonu ile tüketimde daralma açısından daha kırılgan olabileceği, güçlü iç tarıma ve yeterli rezervlere sahip ülkelerin ise daha dayanıklı kalabileceği ifade ediliyor. Yazar, Avrupa Birliği'nin artan belirsizlik karşısında tarım sektörüne desteği artırırken daha içe dönük ve kısıtlayıcı bir çizgiye yöneldiğini değerlendiriyor. Bu yaklaşım kısa vadede siyasi istikrar sağlayabilse de gerekli girdilere erişimi ve uzun vadeli ihracat fırsatlarını sınırlayabilir. İran ise analizde iki yönlü bir konumda ele alınıyor: Hürmüz Boğazı'na yakınlığı ülkeye enerji ve ticaret yolları bakımından pazarlık gücü sağlayabilir; ancak yaptırım, ticaret kısıtları ve artan ekonomik maliyet risklerini de yükseltebilir. Orta Asya içinse tahıl, gübre, yem, enerji ve alternatif ticaret yollarının birlikte değerlendirilmesi öneriliyor. Kaynak, 2022'de Birleşmiş Milletler ve Türkiye'nin kolaylaştırdığı anlaşmanın Rusya ile Ukrayna'dan tahıl ve gübre akışını alternatif güzergâhlarla sürdürdüğünü hatırlatıyor.

Canterbury Ovası’nda Süt Sığırı Sayısı 30 Yılda On Kat Arttı
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Canterbury Ovası’nda Süt Sığırı Sayısı 30 Yılda On Kat Arttı

Yeni Zelanda’nın Canterbury Ovası’nda tarımın yapısı son 30 yılda önemli ölçüde değişti. Bölgede koyun sayısı, sürünün 1990’da 10 milyonun üzerine çıkmasının ardından yarıdan fazla azalırken süt sığırı sayısı aynı dönemde on kat artarak 1,2 milyonun üzerine yükseldi. Kuru tarım ve ekin alanlarının yeşil, sulanan otlaklara dönüşmesi, bölgedeki süt hayvancılığı büyümesinin temel unsurlarından biri olarak aktarılıyor. Waiau yakınlarında süt çiftliği işleten Don Galletly, geçen yıl kuzu ve sığır fiyatlarındaki belirgin iyileşmenin topluma enerji kazandırdığını ve genel durumun iyi olduğunu söylüyor. Galletly, kuraklık ihtimaline rağmen yeni bir iyi sezon bekliyor. Geraldine’deki Humdinger Gin’in sahibi Saskia Lewis de kışın genellikle zor geçmesine karşın bu yılın, işletmesinin yedi yıllık tarihindeki en iyi dönem olduğunu belirtiyor. Lewis, bölgesel refahı Canterbury’nin birincil sektörlerinin başarısı ve Fonterra’nın Mainland markalarını satmasının bölgeye para aktarmasıyla ilişkilendiriyor. Bununla birlikte ekonomik canlılığın toplumun tamamına eşit yansımadığı belirtiliyor. Lewis, tarımsal faaliyetlerin güçlü olduğu bölgede yaz aylarında nehir suyunda besin maddelerinin artması nedeniyle yüzülemediğini, su kalitesinin iyileştirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Hinds yakınlarında meyve ve çilek yetiştiren Christine Lallu ise küçük işletmelerin zorlandığını, bazılarının kapandığını ve bazılarının da çöküşün eşiğinde bulunduğunu söylüyor. Ormancılıkta 17 yıl çalıştıktan sonra Geraldine çevresinde yaşayan Lewis MacLeod da ilerleyemediğini düşünerek Dunedin’e dönmeye karar verdi.

Arjantin 2026/27 Sezonunda Yüksek Buğday İhracatına Hazırlanıyor
Görsel kaynağı: Bichos de Campo · Özgün haber
Veri haberi

Arjantin 2026/27 Sezonunda Yüksek Buğday İhracatına Hazırlanıyor

Arjantin, 2026/27 sezonunda yeniden yüksek miktarda buğday ihraç etmeye hazırlanıyor. Rosario Ticaret Borsası, yeni sezonda ihraç edilebilir arzın 17,1 milyon ton olacağını öngörüyor. Bu miktar, 30 Kasım’da sona erecek 2025/26 sezonundaki 18,5 milyon tonun altında kalıyor. Buna rağmen yeni arzın, Karadeniz’deki lojistik kesintilerin oluşturduğu açığın bir bölümünü karşılaması bekleniyor. Yeni hasat edilecek buğdayın kalitesi henüz belli değil; kalite sonuçlarının iklim koşullarına bağlı olacağı belirtiliyor. Bu belirsizlik sürerken 2025/26 sezonunun son partileri, Brezilya başta olmak üzere bölgesel pazarlarda ve Kuzey Afrika ile Güneydoğu Asya gibi geleneksel olmayan destinasyonlarda olağandışı arz baskısıyla karşılaşıyor. Fiyatlardaki baskı, olağanüstü hasadı değerlendirmek için açılan yeni ticaret kanallarına ürün sağlama ihtiyacıyla ilişkilendiriliyor. Arjantin ekmeklik buğdayının spot resmî FOB fiyatı haftayı ton başına 233 ABD dolarıyla tamamladı. Haberde bu değer, Meksika Körfezi çıkışlı, %11,0 protein içeren eşdeğer ABD Hard Red Winter buğdayının ton başına 288 ABD doları olan fiyatıyla karşılaştırılıyor. Uzak pazarlara yönelen sevkiyatlarda, Güneydoğu Asya gibi bölgelere ulaşmanın daha yüksek dış ticaret ve lojistik maliyetleri taşıdığı belirtiliyor. Arjantin’in sevkiyatları Brezilya’nın yanı sıra Endonezya, Vietnam ve Cezayir’e de yöneliyor. Çünkü 2026/27 sezonunda ihraç edilebilir arzın, Brezilya’nın 9,0-10 milyon tonluk ithalat ihtiyacını aşması bekleniyor. Ancak ihracat hacmi Brezilya’nın ihtiyacına yaklaşana kadar piyasanın asıl sınavı yaşanmış olmayacak; bu aşamada FOB fiyatının bölgesel piyasa koşullarınca belirlenmesi bekleniyor. Üreticiler için sabır, finansal yönetim ve pazarlanacak buğdayın kalitesine hâkimiyet öne çıkarken, ihracatçı ve değirmenciler açısından mevcut dönem ile hasat aşaması ürün tedariki için uygun zaman olarak değerlendiriliyor.

Raj Group, Yeni Zelanda Yün Üreticileriyle Daha Yakın Tedarik İstiyor
Görsel kaynağı: Farmers Weekly NZ · Özgün haber
Veri haberi

Raj Group, Yeni Zelanda Yün Üreticileriyle Daha Yakın Tedarik İstiyor

Hindistan’ın büyük tekstil tasarım ve işleme şirketlerinden Raj Group, yün tedarikindeki fiyat oynaklığını azaltmak ve gelecekteki satış hacmini artırmak için Yeni Zelanda’daki çiftçilerle daha yakın çalışmak istiyor. Şirketin yönetici ortağı Sumeet Nath, Yeni Zelanda yününün önceden sınıflandırılmış ve yüksek kalite standartlarına sahip olması nedeniyle değer gördüğünü söyledi. Raj Group, Wools of NZ aracılığıyla her ay iki ila üç konteyner Yeni Zelanda yünü alıyor. Nath, şirketin son 18 ayda dalgalı yün fiyatlarıyla karşılaştığını belirtti. Yeni Zelanda’dan verilen sipariş ile ürünün nihai üretimi arasında 75-80 günlük süre bulunduğunu aktaran Nath, tedarik süresini kısaltacak ve arz sürekliliğini artıracak çözümlerin faydalı olacağını ifade etti. Wools of NZ’nin Hindistan temsilcisi Lokesh Misra ise dört ay boyunca fiyat kesinliği sağlayacak uzun vadeli tedarik sözleşmeleri oluşturmak için çalıştıklarını söyledi. Nath ayrıca daha fazla Yeni Zelanda çiftçisinin Wools of NZ üzerinden birlikte ve doğrudan yüksek miktarlarda yün tedarik etmesini, Hindistan’da hazır yün stoku tutulmasını ve üreticilerle işlemciler arasındaki bağların güçlendirilmesini olumlu karşılayacağını söyledi. Misra’ya göre taşımacılık maliyetlerinin son bir yılda iki katına çıkması işlemci marjlarını baskılarken konteyner bulmak da zorlaştı. Nath, daha kısa tedarik sürelerinin tekstile yönelik talebi destekleyebileceğini ve işlemcilerin sipariş edilen malzemeye bağladığı sermayeyi azaltabileceğini belirtti. Raj Group, Hindistan’ın kuzeyindeki Himachal Pradesh bölgesindeki koyun yetiştiricileriyle yün üretim uygulamalarını iyileştirmek için çalışıyor ve yetiştiricileri uluslararası Responsible Wool Standard programıyla tanıştırıyor. Nath, Hindistan yün sektöründe Yeni Zelanda’dakine benzer bir sınıflandırma sistemi bulunmadığını ve sektörün dağınık olduğunu söyledi. Şirket ayrıca Yeni Zelanda yününün renk doygunluğunu kabul etme özelliğinden yararlanarak doğrudan yün baskısını deniyor.

Kârlı Tarım İçin Örgütlenme, Sulama ve İklime Uygun Üretim Önerildi
Görsel kaynağı: Večernje novosti · Özgün haber
Veri haberi

Kârlı Tarım İçin Örgütlenme, Sulama ve İklime Uygun Üretim Önerildi

Modern tarımda yüksek verim elde edilmesi, üreticinin mutlaka kazanç sağlayacağı anlamına gelmiyor. Vojvodina Kooperatifler Birliği Başkanı Jelena Nestorov Bizonj, üreticilerin örgütlenmesinin piyasa gücünü artıracağını belirterek üretim maliyetlerinin düşürülmesi, ürünlere katma değer kazandırılması, kârlılığın artırılması ve doğal kaynaklarla çevrenin korunması gerektiğini söyledi. Bu yaklaşımın örneklerinden biri, Aleksandrovo’daki Polet tarım kooperatifinin sulama çalışmaları oldu. Yıllar içinde sulama sistemlerini geliştiren kooperatif, bu üretim sezonunda yaklaşık 400 hektarı yoğun sulamaya aldı. Polet Direktörü Bojan Stepanović, 240 hektardaki mısırda verimin hektar başına 9,5-13,5 ton arasında değiştiğini, sulanan tohumluk buğdayda ise hektar başına 11 tona ulaşıldığını açıkladı. Stepanović, sulanan buğday veriminin sulanmayan alanlara göre iki katına çıktığını belirtti. Uzmanlar, iklim değişikliğinin meyvecilikte yetiştirme teknolojilerinin ve ürün seçiminin yeniden değerlendirilmesini gerektirdiğini ifade ediyor. Meyvecilik uzmanı Zoran Keserović, meyve türlerinin agroekolojik koşullara uygun seçilmesi gerektiğini ve Avrupa pazarında kaliteli armut açığı bulunduğunu söyledi. Sebze üretiminde ise ürünlerin biyolojisinin dikkate alınması, azaltılmış toprak işleme, düzenli bakım, hastalık ve zararlılara karşı koruma ile biyolojik preparat ve predatörlerden yararlanılması öneriliyor. Keserović, biostimülatör ve biyodüzenleyicilerin bitkilerin stresle başa çıkmasına yardımcı olduğunu belirtti.

Polonya’da Patates Fiyatları Düşerken Üreticiler Yakıt Desteği İstiyor
Görsel kaynağı: Agrofakt · Özgün haber
Veri haberi

Polonya’da Patates Fiyatları Düşerken Üreticiler Yakıt Desteği İstiyor

Polonya’da patates üreticileri, yaz sonu ve sonbahar döneminde düşük seyreden fiyatlar ile artan üretim ve pazarlama maliyetleri nedeniyle daha yüksek yakıt desteği talep ediyor. Tarım örgütleri, patates ve sebze üretiminde kullanılan motorindeki akaryakıt vergisi iadesinin artırılmasını isterken, Tarım Bakanlığı bu konuda taahhütte bulunmadı ve bunun yerine perakende zincirleriyle Polonya patateslerinin tanıtılmasına işaret etti. İzba Rolnicza Województwa Łódzkiego ile Krajowa Rada Izb Rolniczych’in (KRIR) başvurusuna göre, temmuz-ağustos döneminde borsa fiyatları 40 gr/kg seviyesine kadar geriledi. Łódź’daki Zjazdowa toptan pazarında eylül fiyatı 53 gr/kg olurken, Główny Urząd Statystyczny’nin (GUS) verilerine göre aynı ay alım fiyatı 44,41 zł/dt, yani yaklaşık 44 gr/kg olarak gerçekleşti. Bu fiyat ağustosa göre %29,4, Eylül 2025’e göre ise %19,5 daha düşüktü. Üreticiler açısından sorun yalnızca tarladaki maliyetlerle sınırlı kalmıyor. Ürünün toptan pazara taşınması, pazar giriş ücreti ve satılmadan bekleme ihtimali de giderleri artırıyor. KRIR Başkanı Wiktor Szmulewicz, tek günlük bir pazar seferinin yaklaşık 650 zł’ye mal olabildiğini ve bütün yükün aynı gün satılacağının garanti edilmediğini belirtti. Kuruma göre geçen yıl patates fiyatlarının 10 gr/kg seviyesine kadar gerilemesi, bazı işletmelerin gübre alımını azaltmasına ve bu durumun 2026 verimini etkilemesine yol açmış olabilir. Bakanlık, fiyatları izlediğini ve ihtiyaç halinde üreticileri destekleyecek adımlar atacağını bildirdi; ancak akaryakıt vergisi iadesinin artırılmasını açıklamadı. Bunun yerine, Mayıs 2026’da perakende zincirleriyle yürütülen Polonya patatesi tanıtım kampanyasına dikkat çekti. Bakanlığın aktardığı tahmini verilere göre zincirler, önceki yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık %30 daha fazla Polonya menşeli patates sattı. Benzer tanıtım çalışmalarının sürdürülmesi planlanıyor. Fiyatlar ekim ayında yaz sonuna göre toparlandı. Ekim ayının ilk haftasında toptan piyasalarda ortalama satış fiyatı 1,07 zł/kg’a çıktı ve yıllık bazda %10 yükseldi. Buna karşın bölgesel farklar devam etti: 30 Ekim’de Varşova’daki Bronisze pazarında fiyat 1 zł/kg olurken, Poznań’daki WGRO’da 15 kilogramlık çuval için 20-26 zł, Łódź’daki Zjazdowa’da ise 8-16 zł aralığı bildirildi. Bakanlık, arzın daralmasıyla fiyatların sonraki aylarda da artabileceğini değerlendiriyor. GUS’un tahminine göre Polonya’da 2026 patates hasadı yaklaşık 5,9 milyon ton olacak; bu, 2025’e göre %15,4’lük düşüş anlamına geliyor. Kuzeybatı Avrupa ülkelerindeki hasadın da %25 daha düşük olması bekleniyor. Bakanlık, bu gelişmenin Avrupa pazarındaki arzı sınırlayabileceğini ve fiyatları destekleyebileceğini belirtiyor.

Rusya'nın Tahıl İhracatının Temmuz-Ekim Döneminde %39,6 Gerilemesi Bekleniyor
Görsel kaynağı: in.gr · Özgün haber
Veri haberi

Rusya'nın Tahıl İhracatının Temmuz-Ekim Döneminde %39,6 Gerilemesi Bekleniyor

Rusya'nın tarım yılının ilk dört ayını kapsayan Temmuz-Ekim 2026 dönemindeki tahıl ihracatının 10,26 milyon ton olması bekleniyor. Rusagrotrans Analiz Merkezi'ne göre bu, yıllık bazda %39,6'lık düşüş anlamına geliyor. Arpa ihracatının %25 azalarak 2,28 milyon tona, mısır ihracatının ise %5,4 gerileyerek 1,23 milyon tona düşeceği öngörülüyor. Kaynakta, temmuz ortasından itibaren düzenlenen insansız hava aracı saldırılarının Karadeniz ve Azak Denizi'ndeki liman altyapısının büyük bölümünü devre dışı bıraktığı ve bu güzergâhtaki tedariklerin sınırlı kaldığı belirtiliyor. Novorossiysk Limanı'ndan haziran-ekim döneminde 2,13 milyon ton buğday ihraç edildi; bu limandaki sevkiyatlar yıllık bazda %71,1 azaldı. Kavkaz Limanı'ndan yapılan ihracat da 2025'teki 3,79 milyon tondan 2026'da 400 bin tona geriledi. Rusya'nın tahıl sevkiyatları ağırlıklı olarak Baltık limanlarına yöneldi. Rusagrotrans analistlerine göre Baltık limanları, Temmuz-Ekim 2026 döneminde Rus buğday ihracatının %38,3'ünü taşıdı; ekim ayında bu payın %65'e ulaşabileceği tahmin edildi. Ust-Luga, dört aylık dönemde toplam ihracatın %14'ünü karşılayarak ana merkez oldu. Ancak limanda tahıl taşımacılığı gübre ve kömür sevkiyatlarıyla kapasite rekabetine giriyor ve demiryolu vagonlarında sıkışıklık yaşanıyor. Hazar Denizi de alternatif güzergâhlardan biri olarak öne çıktı ve temmuz-ekim döneminde bu limanlardan 582 bin ton buğday taşındı. Buna karşın ihracatçılar artan taşıma maliyetleriyle karşılaşıyor. Kpler'e göre Rusya ve Ukrayna'dan tedariklerin azalması, özellikle bu ülkelerin tahılını yoğun tüketen Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerini etkileyebilir. Türkiye ise mevcut kayıpları şu anda Romanya'dan yaptığı tedarikle dengeliyor.

Şam’da Mazot Kıtlığı Sebze ve Meyve Taşıma Ücretlerini Yaklaşık İkiye Katladı
Görsel kaynağı: Al-Watan Syria · Özgün haber
Veri haberi

Şam’da Mazot Kıtlığı Sebze ve Meyve Taşıma Ücretlerini Yaklaşık İkiye Katladı

Suriye’nin başkenti Şam’da, üretici illerden Zبلطani hal pazarına sebze ve meyve taşıma ücretleri, mazotun pahalanması ve kıtlaşması nedeniyle yaklaşık %100 arttı. Şam Sebze ve Meyve Tüccarları ve İhracatçıları Komitesi üyesi Muhammed el-Akkad, nakliye araçlarında kullanılan motor yağındaki fiyat artışının da maliyetleri yükselttiğini belirtti. Bazı taşıyıcıların, mazotu kaçak piyasadan yüksek fiyata aldıklarını gerekçe göstererek ücretleri aşırı artırdığı ifade edildi. Körfez ülkelerine yapılan sevkiyatlarda ise belirgin bir taşıma ücreti artışı görülmedi. Akkad, sürücülerin bu ülkelerden daha ucuz mazot alabildiğini söyledi. Ayrıca bu sezon elma üretiminin çok yüksek olduğu, soğuk hava depolarındaki stokun yaklaşık iki yıl yetecek düzeye ulaştığı ve bu nedenle elma fiyatının diğer türlere göre düşük kaldığı belirtildi. Elmanın dış pazarlarda rekabetçi olmasına rağmen ihracatının düşük seviyede kaldığı aktarıldı.

ABD’li Çiftçilerin Cumhuriyetçilere Desteği Ekonomik Baskıyla Sarsılıyor
Görsel kaynağı: Nieuwe Oogst · Özgün haber
Veri haberi

ABD’li Çiftçilerin Cumhuriyetçilere Desteği Ekonomik Baskıyla Sarsılıyor

2 yayıncı · 2 haber · Karşılaştır

ABD’de düşük tarım fiyatları ve yükselen üretim maliyetleri, geleneksel olarak Cumhuriyetçileri destekleyen çiftçilerin siyasi bağlılığını zorluyor. Donald Trump, ara seçimler öncesinde önemli bir seçmen grubunu yanında tutmak amacıyla çiftçilere 8 milyar ABD dolarlık destek paketi sunuyor. Goshen’deki üreticiler yakıt, iş gücü ve diğer girdilerin maliyetlerinden, ayrıca ürün fiyatları üzerindeki sınırlı etkilerinden şikâyet ediyor. Haberde, paketin kısa vadeli destek sağlayabileceği ancak yüksek maliyetler ve borçluluk gibi temel sorunları çözmeyebileceği aktarılıyor.